Tüm alıştırma soruları
8734 soru
Aşağıda verilen beyit ve şiir parçalarını, ait oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Yük elinden katı şikeste vü zâr
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
Ârzû-yı muhâl imiş ancak
Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
Eşleşmeler
Divan edebiyatında şairler, ele aldıkları temaya ve amaca bağlı olarak farklı nazım türlerinde eserler kaleme almışlardır. Aşağıda verilen beyitleri, yansıttıkları içerik özelliklerine göre uygun nazım türleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Sana mahsustur ey Hâlık kemâl-i iktidâr ancak
Âb-ı lutfun dökülüp nâr-ı cehennem üstüne
Boynuz umdum kulaktan ayrıldım
Çarh ile söyleşemem ayinesi sâf değil
Eşleşmeler
Tanzimat Dönemi'nin ikinci kuşağında edebi tartışmaların odağını oluşturan eski-yeni kutuplaşması, Türk şiirinin estetik ve teknik gelişiminde belirleyici bir rol oynamıştır.
Bu dönemde yaşanan 'eski-yeni' tartışmaları ve bu tartışmaların aktörleri ile ilgili;
I. Recaizade Mahmut Ekrem, şiirde güzellik unsurunu ön plana çıkarmış ve Zemzeme mukaddimesinde 'kafiye kulak içindir' görüşünü savunmuştur.
II. Muallim Naci, eski edebiyat taraftarlarının sözcüsü olarak görülmüş ve Recaizade Mahmut Ekrem'in görüşlerine karşı Demdeme adını verdiği eleştirileriyle 'kafiye göz içindir' anlayışını müdafaa etmiştir.
III. Bu tartışmalar sonucunda taraflar arasında tam bir uzlaşı sağlanmış ve Muallim Naci'nin önderliğinde Servet-i Fünun dergisi etrafında yeni bir edebi topluluk kurulmuştur.
yargılarından hangileri doğrudur?
Suna başın alıp gitmiş
Bülbülün feryadı artmış
Aşkın beni mecnun etmiş
Dolaşırım çöller gibi
Bu dörtlük, biçim ve içerik özellikleri dikkate alındığında Halk edebiyatının aşağıdaki genel niteliklerinden hangisiyle çelişir?
Edebiyat araştırmacısı Ahmet ile Bülent, 17. ve 18. yüzyıl Divan şiirindeki yönelimler üzerine bir çalışma yapmaktadırlar. Çalışma sırasında şu iki beyit üzerinde dururlar:
I. Beyit:
*Biz arâyiş-i rûy-ı suhanı reng-i edâdan bulduk*
*Gencîne-i ma'nîyi lafz-ı kûtâhtan bulduk*
II. Beyit:
*Haddeden geçmiş edâlar yakışır kāmetine*
*Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni*
Ahmet, I. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Bu beyitte şair; süslü, sanatlı söyleyiş yerine iç ses ve derin hayallere dayalı yeni bir söyleyiş tarzını benimsemiştir. Az sözle derin anlamlar ifade etmeyi amaçlayan bu akım, Türk edebiyatında 17. yüzyılda [Şair I] ile başlamış, 18. yüzyılda ise [Şair II] ile en olgun seviyesine ulaşmıştır."
Bülent ise II. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Burada ise günlük hayatın canlılığını, somut sevgilinin güzelliğini ve konuşma dilinin doğallığını şiire taşıyan bir yönelim hâkimdir. Bu akımın 18. yüzyıldaki en b��yük temsilcisi olan [Şair III], divan şiirinde şarkı türünün en önemli ismi olmuş ve mahallileşme akımını zirveye taşımıştır."
Buna göre diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Divan edebiyatında şairler; ele aldıkları konulara, şiirin yazılış amaçlarına ve hitap ettikleri zümrelere göre farklı nazım türlerinde eserler kaleme almışlardır. Aşağıda bazı nazım türlerinin açıklamaları verilmiştir:
* Şairin kendi sanat gücünü, şairlik yeteneğini ve üslubunu abartılı ve gururlu bir dille övdüğü türdür.
* Bir şehrin güzelliklerini, sosyal ve kültürel hayatını, o şehrin dikkat çeken güzellerini genellikle mesnevi biçiminde anlatan türdür.
* Ölen önemli bir kişinin (padişah, devlet büyüğü vb.) ardından duyulan acıyı ve onun erdemlerini dile getiren türdür.
* Bir kimseyi, toplumsal aksaklıkları ya da inançları yermek amacıyla alaycı, iğneleyici ve eleştirel bir dille yazılan türdür.
Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi açıklaması verilen nazım türlerinden herhangi birine örnek gösterilemez?
Çerh ile söyleşemem ayînesi sâf değil
Cihânın dîdesine sürme-i bînâdur Edirne
Kamu mahlûkuna rızkın verirsin ey ganî Hâlık
Kılmaz mı cilve hayme-i sîmîn-tanâbdan
İltifatı bu sözde zâhirdir
Önce tevhit eyle dilin temizle
Mürşidin sözünü can ile dinle
Erenler sırrına erersin böyle
Bu yola girenler edebi gözler
Bu dörtlüğün içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında, dinî-tasavvufî halk edebiyatı nazım t��rlerinden hangisine örnek oluşturduğu söylenebilir?
Halkın hayal gücüyle oluşturduğu; bir dağın, gölün, kaya oluşumunun veya tarihî bir kahramanın ortaya çıkışını ya da şekil değiştirmesini açıklayan ve anlatılanların kutsal veya gerçek olduğuna inanılan kısa anlatılardır. Masallardan farklı olarak inanç unsurunun ön planda olduğu bu anlatılarda kalıplaşmış tekerlemelere yer verilmez.
Bu parçada özellikleri belirtilen halk anlatısı türü aşağıdakilerden hangisidir?
Kuşların dili anlamına gelen, tasavvufi ve alegorik bir mesnevi olan Mantıku't-Tayr adlı eseri 14. yüzyılda Farsçadan Türkçeye kazandıran Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?
İstanbul'un günlük yaşamını, Lale Devri'nin eğlence anlayışını ve somut aşkı şiirlerine yansıtan, Divan şiirinde şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisi kabul edilen 18. yüzyıl şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Türk edebiyatında Batılı anlamda roman türünün ilk örnekleri Tanzimat Dönemi'nde görülmeye başlanmıştır. Bu dönemde telif (yerli) eserler yazılmadan önce, Batı edebiyatından yapılan çeviriler yoluyla bu türün ilk örnekleri edebiyatımıza kazandırılmıştır. Buna göre, Türk edebiyatında ilk roman çevirisi kabul edilen eser ve bu eseri çeviren yazar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
Geçiş Dönemi Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olan Atabetü'l-Hakayık'ın dil, biçim ve içerik özelliklerinin kavranması eserin edebi değerini anlamak açısından büyük önem taşır. Buna göre, esere ait sol sütundaki yapısal veya içeriksel yönleri, sağ sütundaki en doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı beyitlerini, sağ sütundaki ait oldukları nazım türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Mümkin olmaz irişilmek künhine
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
Kuhl-i bînâ-yı basîret kıla şâhân-ı cihân
Dutalım ben ana diyem müselmân
Eşleşmeler
Aşağıdaki sol sütunda verilen tasavvufi şiir alıntılarını, sağ sütundaki ait oldukları Tekke (dinî-tasavvufî) halk edebiyatı nazım türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Ağlar ağlar Hak'kı anar
Deryaya düşen balıklar
Yine deryaya can atar
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıdı
Der ne yersin kozumu
Vardık ol Sultan'ın divanındaydık
Kalem levhe gelip yazı yazmadan
Levh ü kalemin de canındaydık
Eşleşmeler
17. yüzyılda divan şiirine rindane ve şuhane edayı pürüzsüz bir İstanbul Türkçesiyle taşıyan şair, gazellerindeki sade söyleyiş ve canlı tasvirlerle 18. yüzyıl mahallîleşme akımının öncülerinden biri olmuştur. Dinî-tasavvufî konulara şiirlerinde pek yer vermeyen ve din dışı konuları işleyen bu sanatçı, hayatı boyunca devlet kademelerinde ve şeyhülislamlık makamında görev yapmıştır.
Bu parçada söz edilen divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda verilen tiyatro terimlerini, bu terimlerin doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Halk hikâyeleri üzerine yapılan bir çalışmada araştırmacı, incelediği metinden şu kesiti alıntılar:
'Tahir sazı eline aldı, bakalım Zühre’sine ne cevap verdi:
*Karşıdan geliyor benim efendim*
*Göz süzüp gerdanını kıran efendim*
*Eğer senin sevdiğin ben isem*
*Ağlama göreyim gözün efendim*
Tahir böyle söyleyince Zühre’nin gözyaşları sel oldu, bağr�� yandı. Araya giren vezir, padişahın fermanını okudu ve Tahir’in Mardin Kalesi'ne sürgün edilmesine hükmetti. Tahir, yollara düşüp gurbetin acısını çekerken Zühre sarayda onun aşkıyla sararıp soldu.'
Bu parçadan hareketle halk hikâyelerinin yapısal, üslupsal ve icra özellikleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. y��zyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen ve bu şairlerin edebî anlayışlarını veya şiir tarzlarını en belirgin şekilde yansıtan beyitleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı beyitlerini, sağ sütundaki ait oldukları nazım türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Rahm eyle bu bağrı yanık zâra benim
Ki nazmım reşk-i gülistân u nesrim bağ-ı İrem
Kendini halka satar dîn ile dünyâyı arar
Eyle kim şebnem kılur reng-i gülistâna heves
Eşleşmeler
XVII. ve XVIII. yüzyıl divan şiirinde yaşanan üslup ve yönelim farklılıklarını inceleyen bir araştırmacı, çalışma notlarında şu şairleri ve özelliklerini kaydetmiştir:
* I. Şair: XVII. yüzyılda Sebk-i Hindi akımının Türk edebiyatındaki ilk temsilcilerindendir. Şiirlerinde anlam derinliğine, soyut ve özgün imgelere önem veren sanatçı, divan edebiyatında şarkı nazım şeklinin ilk örneklerini vermesiyle de tanınır.
* II. Şair: XVIII. yüzyılda Nabî'nin öncülük ettiği hikemî (didaktik) tarzın bu yüzyıldaki en güçlü temsilcisidir. Sadrazamlık da yapmış olan şair, devlet adamlığı tecrübesini şiirlerine yansıtmış; ahlaki öğütler ve bilgece söyleyişlerle örülü gazeller kaleme almıştır.
* III. Şair: XVIII. yüzyılın sonlarında Sebk-i Hindi akımının estetik sınırlarını zirveye taşımış ve divan şiirinin son büyük temsilcisi kabul edilmiştir. İlahi aşkı alegorik bir yolculuk üzerinden anlatan, Türk edebiyatının en özgün mesnevilerinden birini yazmıştır.
Buna göre özellikleri belirtilen divan şairleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?