Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 541Soru

Tevaif-i mülük döneminde Mısır'da kurulan Tolunoğulları ve İhşidiler (Akşitler), tarımı geliştirmek için sulama kanalları açmış, bayındırlık faaliyetlerine büyük önem vermiş ve halkın refahını artırmışlardır. Ancak bu parlak döneme rağmen, her iki devlet de kısa süre içinde yıkılmaktan kurtulamamıştır.

Bu devletlerin kısa ömürlü olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin yönetici sınıfı ile askeri gücünün Türklerden oluşmasına rağmen halkın büyük bölümünün Arap olması nedeniyle egemen güç ile toplum arasında güçlü bir bağ kurulamaması

Cevap

Devletin yönetici sınıfı ile askeri gücünün Türklerden oluşmasına rağmen halkın büyük bölümünün Arap olması nedeniyle egemen güç ile toplum arasında güçlü bir bağ kurulamaması
Devletin yönetici sınıfı ile askeri gücünün Türklerden oluşmasına rağmen halkın büyük bölümünün Arap olması nedeniyle egemen güç ile toplum arasında güçlü bir bağ kurulamaması seçeneği doğrudur. Çünkü Tolunoğulları ve İhşidiler, Mısır halkıyla etnik ve kültürel bir bütünleşme sağlayamadıkları için en ufak bir dış baskıda veya iç sarsıntıda hızla yıkılmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Tolunoğulları ve İhşidiler'in kurumsal ve toplumsal yapısını analiz etme
Bu devletlerin Mısır'da kurulduğunu, kurucularının ve ordularının Türk olduğunu ancak yönettikleri tebaanın Arap olduğunu belirleme
Yıkılış nedenlerinin temelinde yatan sosyo-politik yapıyı kavramak için
2
Devlet-toplum ilişkisini değerlendirme
Halkın devleti benimseme düzeyinin zayıf kaldığını ve etnik/kültürel doku farklılığının sosyal kaynaşmayı engellediğini tespit etme
Yıkılış hızını doğrudan etkileyen faktörü açıklamak için
3
Seçeneklerdeki diğer iddiaları eleme
Diğer kavramların ya dönemsel olarak yanlış ya da kavramsal olarak hatalı (kut inancının taht kavgalarını önlemesi yanılgısı, atabeylik kurumunun Selçuklulara ait olması, milliyetçiliğin çağ dışı olması gibi) olduğunu doğrulama
Doğru yanıta kesin olarak ulaşmak için

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam devletlerinin Mısır'daki sosyo-politik yapısı ve yıkılış nedenleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 542Soru

Kök Türk Devleti’nin İpek Yolu ticareti üzerinde denetim sağlamak amacıyla önce Sasanilerle ittifak kurarak Ak Hunları ortadan kaldırması, ardından Sasanilerin Türk tüccarlarına engeller çıkarması üzerine Sasanilere karşı Bizans İmparatorluğu ile diplomatik ve askeri iş birliğine gitmesi, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi ittifakların şekillenmesinde ekonomik çıkarların belirleyici bir rol oynadığının

Cevap

Siyasi ittifakların şekillenmesinde ekonomik çıkarların belirleyici bir rol oynadığının
Kök Türk Devleti'nin İpek Yolu üzerindeki hakimiyetini sürdürebilmek amacıyla değişen şartlara göre farklı devletlerle (Ak Hunlara karşı Sasanilerle, daha sonra Sasanilere karşı Bizans ile) ittifak kurması, dış politikada ve devletler arası diplomatik ilişkilerin şekillenmesinde ekonomik çıkarların belirleyici bir faktör olduğunu açıkça göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kök Türklerin Ak Hunlara karşı Sasanilerle yaptığı ilk ittifakı ve amacını analiz edin.
Bu ittifakla Ak Hun Devleti yıkılmış ve İpek Yolu'nun bu bölgedeki kontrolü Kök Türkler ile Sasaniler arasında paylaşılmıştır.
İlk ittifakın amacının İpek Yolu üzerinde denetim kurmak olduğunu anlamak için.
2
Kök Türklerin Sasanilere karşı Bizans ile yaptığı ikinci ittifakı ve amacını analiz edin.
Sasanilerin Kök Türk tüccarlarının geçişini engellemesi üzerine Kök Türkler, Sasanileri doğudan ve batıdan kıskaca almak için Bizans ile ittifak kurmuştur.
Dönemsel şartlara ve ekonomik menfaatlere göre düşman ve dost tanımlarının değiştiğini tespit etmek için.
3
Her iki ittifakın ortak sonucunu ve devletler arası ilişkilerdeki yerini yorumlayın.
Devletlerin dini veya kültürel yakınlıkları yerine ekonomik çıkarlarının (İpek Yolu gelirlerinin) diplomatik ittifakları yönlendirdiği sonucuna ulaşılır.
Tarihi ticaret yollarının devletler arası siyaset üzerindeki doğrudan etkisini saptamak için.

Anahtar Kavram

İpek Yolu ticareti için yapılan Kök Türk-Sasani-Bizans ittifakları ve bunların siyasi/diplomatik sonuçları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 543Soru

Geleneksel bir köy topluluğunda, köy çeşmesinin temizlenmesi veya ortak yolların onarılması gibi işler yazılı olmayan kurallarla yürütülür. Bu işlere mazeretsiz katılmayan bir köylü, komşuları tarafından dışlanır, onunla selamlaşılmaz (gayriresmi yaptırım). Aynı köylü kente göç ettiğinde ise apartman ortak giderlerine katılmadığı takdirde yasal bir icra takibi ve para cezası (resmi yaptırım) ile karşı karşıya kalır.

Bu durum, toplumsal normlar ve toplumsal kontrol mekanizmaları ile ilgili aşağıdakilerden hangisini göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal kontrolün ve normların niteliğinin, toplumun yapısına ve örgütlenme biçimine göre değişiklik gösterdiğini

Cevap

Toplumsal kontrolün ve normların niteliğinin, toplumun yapısına ve örgütlenme biçimine göre değişiklik gösterdiğini
Paragrafta geleneksel köy topluluğundaki imece ve selamlaşmama gibi durumlar gayriresmi norm ve yaptırımlara; kentteki apartman yönetmeliği ve yasal icra takibi ise resmi norm ve yaptırımlara örnektir. Bu durum, toplumsal kontrolün ve normların niteliğinin, toplumun yapısına (geleneksel/modern) ve örgütlenme biçimine göre değiştiğini açıkça göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki geleneksel köy ve kent ortamlarında uygulanan norm ve yaptırımları belirleme
Köyde yazılı olmayan normlar ve dışlama gibi gayriresmi yaptırımlar uygulanırken, kentte apartman yönetmeliği gibi resmi normlar ve icra takibi gibi resmi yaptırımlar uygulanmaktadır.
Toplumsal normların ve kontrolün uygulandığı sosyal çevreye göre nasıl biçimlendiğini anlamak için.
2
Köy ve kent yapıları arasındaki farkı sosyolojik açıdan yorumlama
Geleneksel ve modern toplumsal yapıların farklı örgütlenme biçimlerine sahip olması, kontrol mekanizmalarının ve normların da niteliğini değiştirmektedir.
Seçenekler arasında doğru genellemeye ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Toplumsal kontrol mekanizmaları ile toplumsal normların (resmi ve gayriresmi) toplumsal yapı türlerine (geleneksel/modern) göre değişmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 544Soru

Yeni Lisan Hareketi'nin Türk yazı dilini sadeleştirmek ve millîleştirmek amacıyla belirlediği temel ilkeler ile bu ilkelerin edebi ve fiili uygulamalarını gösteren örnek durumları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Arapça ve Farsça dil kurallarının ve bu kurallarla yapılan tamlamaların kullanılmaması
Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçedeki telaffuz ve ses kurallarına göre yazılması
Diğer Türk lehçelerinden yazı diline kelime alınmaması
Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkın ortadan kaldırılması amacıyla İstanbul Türkçesinin esas alınması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Arapça ve Farsça dil kurallarının kullanılmaması ilkesi 'siyah-ı ebri' yerine 'bulutun siyahlığı' örneğiyle; Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe söylenişe göre yazılması ilkesi 'kütüb' yerine 'kitap' örneğiyle; diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesi Çağataycadan kelime aktarılmamasıyla; İstanbul Türkçesinin esas alınması ilkesi ise İstanbul halkının günlük konuşma dilinin edebi metin dili yapılmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, Yeni Lisan makalesinde ilan edilen kurallar ile bunların edebi metinlerdeki yansımalarını tam olarak karşılamaktadır. Arapça ve Farsça tamlama kuralı yasağı 'bulutun siyahlığı' örneğinde; Türkçe söylenişe göre yazma kuralı 'kitap' örneğinde; diğer lehçelerden kelime almama ilkesi Çağatayca kelime aktarılmamasında; İstanbul konuşma dilinin esas alınması ise İstanbul hanımlarının konuşmasının edebi metin dili yapılmasında somutlaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Arapça ve Farsça dil kurallarının ve tamlamalarının dilden atılması ilkesi analiz edilir.
Bu ilkenin 'siyah-ı ebri' gibi Farsça tamlama kalıplarının terk edilip Türkçe 'bulutun siyahlığı' ifadesinin kullanılmasıyla eşleştiği belirlenir.
Yeni Lisan Hareketi, yabancı dillerin dil bilgisi kurallarının Türkçeden tamamen çıkarılmasını savunmuştur.
2
Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçedeki söylenişlerine göre yazılması kuralı incelenir.
Arapça 'kütüb' biçimi yerine halkın dilindeki söyleniş olan 'kitap' sözcüğünün tercih edilmesiyle eşleştiği saptanır.
Yeni Lisan, dildeki yabancı kelimelerin kökenine göre değil, Türk halkının söyleyiş biçimine göre yazılmasını kurala bağlamıştır.
3
Diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesi değerlendirilir.
Yazı dilini zenginleştirmek amacıyla Çağatayca gibi diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılmaması uygulamasıyla eşleştiği görülür.
Ömer Seyfettin ve arkadaşları, Türkçeyi yapay yollarla zenginleştirmeye çalışmanın dilin doğallığını bozacağına inanmışlardır.
4
İstanbul Türkçesinin konuşma dilinin esas alınması kuralı ele alınır.
İstanbul hanımlarının günlük konuşma dilindeki tabii söyleyişinin edebi metin dili yapılmasıyla eşleştiği anlaşılır.
Yeni Lisan, yazı dili ile konuşma dili arasındaki kopukluğu gidermek için İstanbul konuşma dilini ortak yazı dili olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat'ın Oluşumu ve Yeni Lisan Hareketi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 545Soru

Aşağıda günlük hayattan verilen örnek olayları, ilgili oldukları unutma nedenleri veya bellek geliştirme teknikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Bey'in, iş yerinde yeni sisteme geçilmesine ra��men veri girişi yaparken sürekli eski programdaki kısayol tuşlarını kullanması
Melis'in, yeni taşındığı evin adresini ezberledikten sonra eski evinin adresini soran arkadaşına adresi bir türlü doğru söyleyememesi
Can'ın, çocukken yaşadığı korku dolu köpek saldırısı anısını bilincinden uzaklaştırarak bu olaya dair detayları hatırlayamaması
Tarık'ın, biyoloji dersinde yağda eriyen vitaminleri daha kolay hatırlamak i��in baş harflerinden 'ADEK' kelimesini türetmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Bey'in durumunun ileriye ket vurma, Melis'in durumunun geriye ket vurma, Can'ın durumunun bastırma ve Tarık'ın durumunun ise akronim tekniğiyle eşleştirilmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede; eski program kısayollarının yeni programa engel olması 'ileriye ket vurma', yeni adresin eski adresi unutturması 'geriye ket vurma', köpeğin saldırması gibi travmatik anıların hatırlanmaması 'bastırma', ve yağda eriyen vitaminlerin baş harflerinden ADEK kelimesi üretilmesi 'akronim' kavramlarıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Örnek olaylardaki bellek durumlarını analiz edin.
Ahmet Bey eski alışkanlığını sürdürüyor (eski yeniyi engelliyor); Melis eski bilgisini unutuyor (yeni eskiyi engelliyor); Can travmatik anıyı hatırlamıyor; Tarık ise baş harflerden kelime türetiyor.
Her bir durumu psikolojideki unutma nedenleri ve bellek teknikleriyle ilişkilendirmek için durumları doğru çözümlemek gerekir.
2
Ket vurma türlerini birbirinden ayırt edin.
Ahmet Bey'in durumunda eski bilgi yeniyi engellediği için 'ileriye ket vurma'; Melis'in durumunda yeni bilgi eskiyi engellediği için 'geriye ket vurma' gerçekleşmiştir.
İleriye ket vurmada eski bilgi yeniye engel olurken, geriye ket vurmada yeni bilgi eski bilginin hatırlanmasını zorlaştırır.
3
Diğer unutma ve bellek geliştirme tekniklerini eşleştirin.
Can'ın rahatsız edici anıyı unutması 'bastırma'; Tarık'ın baş harflerden kelime oluşturması ise 'akronim' tekniğidir.
Bastırma acı veren anıların bilinçaltına itilmesidir; akronim ise ilk harflerle yapılan bir kodlama tekniğidir.

Anahtar Kavram

Unutma Nedenleri ve Belleği Geliştirme Teknikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 546Soru

Doğal kaynakların varlığı ile ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki her ülkede aynı şekilde gerçekleşmez. Bazı ülkeler zengin doğal kaynaklara sahip olmalarına rağmen sermaye ve teknoloji yetersizliği nedeniyle bu kaynakları işleyemez ve gelişemezler. Bazı ülkeler ise doğal kaynak yönünden fakir olsalar da dışarıdan aldıkları ham maddeleri gelişmiş sermaye ve teknolojileriyle işleyerek sanayileşmiş ülkeler haline gelirler.

Aşağıdaki tabloda dört farklı ülkenin doğal kaynak potansiyeli, sermaye/teknoloji birikimi ve ihracat yapılarına dair bazı özellikler verilmiştir:

ÜlkeDoğal Kaynak PotansiyeliSermaye ve Teknoloji Birikimiİhracattaki Sanayi Ürünleri Payı
I. NorveçZenginYüksekYüksek
II. Güney KoreSınırlıYüksekÇok Yüksek
III. VenezuelaZenginSınırlıDüşük
IV. ÇadSınırlıSınırlıÇok Düşük

Buna göre, tablodaki ülkelerle ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venezuela, zengin doğal kaynak potansiyeli sayesinde kendi sermaye ve teknolojisini hızla geliştirerek yüksek katma değerli sanayi ürünleri ihracatında lider konuma gelmiştir.

Cevap

Venezuela'nın zengin doğal kaynak potansiyeli sayesinde sermaye ve teknolojisini geliştirerek yüksek katma değerli sanayi ürünleri ihracatında lider konuma geldiğini belirten ifade yanlıştır.
Venezuela'nın zengin doğal kaynak potansiyeli sayesinde kendi sermaye ve teknolojisini hızla geliştirerek yüksek katma değerli sanayi ürünleri ihracatında lider konuma geldiğini iddia eden seçenek yanlıştır. Çünkü Venezuela, dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip ülkelerinden biri olmasına rağmen sermaye eksikliği, teknolojik yetersizlikler ve yönetimsel sorunlar sebebiyle bu kaynağı işlenmiş yüksek teknolojili sanayi ürünlerine dönüştürememektedir; ihracatı büyük oranda ham petrol gibi birincil ürünlere dayalıdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki ülkelerin doğal kaynak potansiyelleri ile sermaye ve teknoloji birikimleri analiz edilir.
Norveç ve Güney Kore yüksek sermaye/teknoloji birikimine sahipken, Venezuela ve Çad'ın bu birikimleri sınırlıdır.
Ülkelerin doğal kaynak kullanımı ve ekonomik yapılarını belirleyen temel faktörlerin tespit edilmesi gerekir.
2
Venezuela'nın tablodaki verileri ile gerçek ekonomik durumu karşılaştırılır.
Venezuela zengin doğal kaynaklara (petrol) sahip olmasına rağmen sermaye ve teknoloji yetersizliğinden dolayı ham madde ihraç eden bir ülkedir, sanayi ürünleri ihracatında dünya lideri değildir.
Doğal kaynak zenginliğinin doğrudan yüksek teknoloji ve sanayi ihracatı getirmeyeceği gerçeğinin doğrulanması hedeflenir.
3
Seçeneklerdeki iddiaların tablodaki ve coğrafi bilgilerle uyumu denetlenerek yanlış değerlendirme belirlenir.
Venezuela ile ilgili yapılan ve ülkenin yüksek katma değerli sanayi ürünleri ihraç ettiğini savunan ifadenin yanlış olduğu tespit edilir.
Doğal kaynak-ekonomi ilişkisinde en yaygın yanılgı olan 'kaynağı zengin olan ülke sanayileşmiştir' fikrinin çürütülmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Ülkelerin Doğal Kaynak Potansiyeli ve Ekonomi İlişkisi
Soru 547Soru

Bahçedeki bir gülü gören bir bireyde, ışık dalgalarının göz alıcılarına ulaşmasından bu uyarıcının zihinde anlamlı bir bütün olarak kavranmasına kadar geçen süreçteki fizyolojik ve psikolojik aşamaları ilk adımdan son adıma doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gülün algılanması süreci sırasıyla; ışık dalgalarının gözdeki fotoreseptörlere ula��ması (fiziksel etki), bu enerjinin elektrokimyasal sinirsel iletilere dönüştürülmesi (transdüksiyon), sinyallerin beyne taşınması (iletim) ve beynin görme merkezinde anlamlandırılması (algılama) adımlarıyla gerçekleşir.
Süreç dış dünyadaki ışık dalgalarının gözdeki fotoreseptörlere ulaşmasıyla başlar. Reseptörler bu ışık enerjisini elektrokimyasal sinyallere dönüştürür. Bu sinyaller duyu sinirleri ile beynin görme merkezine iletilir ve orada anlamlandırılarak gül algısı oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Fiziksel uyarıcının alıcı hücrelerle buluşmasını belirleme
Işık dalgalarının gözdeki alıcılara ulaşması sağlanır.
Duyusal sürecin başlaması dış çevredeki enerjinin fiziksel olarak alıcı hücreleri uyarmasını gerektirir.
2
Enerji dönüşümünü (transdüksiyon) saptama
Işık enerjisi elektrokimyasal nöral dürtülere dönüştürülür.
Sinir sisteminin dış dünyadaki fiziksel enerjiyi iletebilmesi ve işleyebilmesi için elektrokimyasal sinyallere çevrilmesi şarttır.
3
Sinirsel iletim aşamasını saptama
Sinyaller duyu sinirleri vasıtasıyla beynin ilgili merkezine taşınır.
Anlamlandırma ve yorumlama işleminin yapılabilmesi için bilginin beynin üst merkezlerine ulaşması gerekir.
4
Zihinsel yorumlama ve algılama aşamasını saptama
Görsel bilgi geçmiş şemalarla birleştirilerek gül şeklinde anlamlandırılır.
Duyumların seçilip, örgütlenip, geçmiş deneyimlerle ilişkilendirilerek yorumlanması algılama adımıdır ve sürecin son aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Duyum ve Algı Aşamaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 548Soru

Emeviler ve Endülüs İslam Devleti dönemlerinde yaşanan siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmelerle ilgili araştırma yapan bir öğrenci, hazırladığı sunumda şu bilgilere yer vermiştir:

I. Emeviler Dönemi'nde Arap milliyetçiliğine dayalı mevali politikası uygulanmış, bu durum İslamiyet'in Arap dışı halklar arasında yayılma hızını yavaşlatmıştır.

II. Endülüs Emevi Devleti'nde gayrimüslimlere hoşgörüyle yaklaşılmış, farklı din ve kültürden toplulukların bir arada barış içinde yaşaması sağlanmıştır.

III. Puvatya Savaşı'nda Franklara karşı alınan yenilgiyle birlikte İslamiyet'in Avrupa kıtasındaki askeri ve kültürel varlığı tamamen sona ermiştir.

Buna göre, öğrencinin sunumunda yer verdiği bilgilerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Öğrencinin sunumunda yer verdiği bilgilerden I ve II numaralı öncüller doğrudur.
I ve II numaralı öncülleri içeren seçenek doğrudur. Emevilerin Arap olmayan Müslümanlara yönelik uyguladığı dışlayıcı mevali politikası, İslamiyet'in Arap dünyası dışındaki halklar arasında yayılma hızını yavaşlatmıştır. Buna karşılık İspanya'da kurulan Endülüs Emevi Devleti, gayrimüslim tebaaya geniş bir din ve vicdan hürriyeti tanıyarak çok kültürlü ve hoşgörülü bir toplumsal düzen inşa etmiştir. Puvatya Savaşı ise Müslümanların Batı Avrupa'daki askeri yayılmasını durdurmuş olsa da Endülüs coğrafyasındaki zengin İslam kültür, bilim ve siyasi varlığını sonlandırmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Emeviler Dönemi'ndeki mevali politikasının toplumsal ve dini etkilerini analiz etme
Emevi hanedanının izlediği Arap milliyetçiliği esasına dayanan 'mevali' uygulaması, Arap olmayan yeni Müslümanları dışladığı için İslamiyet'in Arap dışı milletler arasında yayılışını yavaşlatmıştır. Bu nedenle I. öncül doğrudur.
Emevi devlet politikasının İslam dininin yayılma hızına olan etkisini belirlemek.
2
Endülüs Emevi Devleti'nin toplumsal yapısındaki hoşgörü ortamını değerlendirme
Endülüs Emevi Devleti, egemenliği altındaki Hristiyan ve Yahudilere inanç özgürlüğü tanıyarak farklı kültürlerin bir arada barış içinde yaşadığı 'convivencia' ortamını oluşturmuştur. Bu nedenle II. öncül doğrudur.
Endülüs medeniyetinin toplumsal karakterini ve gayrimüslim tebaaya yaklaşımını analiz etmek.
3
Puvatya Savaşı'nın tarihi sonuçlarını ve Avrupa'daki İslam varlığı üzerindeki etkisini inceleme
732 Puvatya Savaşı, Müslümanların Fransa içlerindeki askeri ilerleyişini durdurmuştur ancak İspanya (Endülüs) coğrafyasındaki İslam askeri ve kültürel varlığı 1492 yılına kadar yaklaşık 8 asır boyunca devam etmiştir. Bu nedenle III. öncül yanlıştır.
Askeri sınır genişlemesinin durması ile kültürel/siyasi varlığın sona ermesi arasındaki farkı ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Emevilerin mevali politikasının dini yayılmaya etkisi ve Endülüs Emevilerinin hoşgörü ortamı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 549Soru

20. yüzyıl felsefesinde öne çıkan çağdaş felsefe akımları, geleneksel felsefi sorunlara getirdikleri özgün yöntem ve yaklaşımlarla karakterize edilirler.

Aşağıda verilen 20. yüzyıl felsefe akımları ile bu akımların temel kabullerini ve yöntemlerini gösteren açıklamaları doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fenomenoloji
Varoluşçuluk
Mantıkçı Pozitivizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fenomenoloji ile bilincin yöneldiği nesnelerin özünü kavrayabilmek için ön kabulleri paranteze almayı öneren açıklama; Varoluşçuluk ile insanın kendi özünü özgür eylemleriyle inşa ettiğini savunan açıklama; Mantıkçı Pozitivizm ile doğrulanabilirlik ilkesini merkeze alıp metafiziği dışlayan açıklama eşleşmelidir.
Fenomenoloji akımı Edmund Husserl'in paranteze alma yöntemi ve nesnelerin özüne yönelme fikriyle; Varoluşçuluk akımı insanın özgürlüğü ve varoluşunun özünden önce gelmesi fikriyle; Mantıkçı Pozitivizm akımı ise doğrulanabilirlik ilkesi ve metafizik önermelerin anlamsızlığı teziyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fenomenoloji kavramı ve yöntemi analiz edilir.
Fenomenolojinin kurucusu Husserl'in 'paranteze alma' yöntemiyle nesnelerin özüne yöneldiği bilgisine ulaşılır. Bu doğrultuda Fenomenoloji ile paranteze alma yöntemini içeren üçüncü açıklama eşleştirilir.
Fenomenoloji akımının ayırt edici niteliği olan özü kavrama ve paranteze alma yöntemini doğru tanımlamak için.
2
Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm) kavramı ve insan anlayışı incelenir.
Varoluşçuluğun insanın özgürlüğü ve kendi özünü yaratma sorumluluğu üzerine kurulu olduğu, 'varoluşun özden önce geldiği' teziyle açıklanır. Bu doğrultuda Varoluşçuluk ile insanın özgürce özünü inşa etmesini içeren ikinci açıklama eşleştirilir.
Varoluşçuluk akımının temelini oluşturan özgürlük ve varoluş-öz ilişkisini doğru analiz etmek için.
3
Mantıkçı Pozitivizm kavramı ve bilim/felsefe anlayışı incelenir.
Mantıkçı pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesini savunarak olgusal olmayan ve deneyle denetlenemeyen metafiziksel önermeleri reddettiği ve dil analizini vurguladığı belirlenir. Bu doğrultuda Mantıkçı Pozitivizm ile doğrulanabilirlik ilkesini ve dil analizini içeren birinci açıklama eşleştirilir.
Mantıkçı Pozitivizm akımının dil analizi, olgusallık ve metafizik karşıtlığı gibi kurucu fikirlerini ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Felsefesinin Çağdaş Akımları ve Temel Görüşleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 550Soru

Aşağıda Türkiye'nin önemli ticaret merkezleri ve bu merkezlere ait bazı ticari fonksiyonel özellikler verilmiştir. Sol sütunda yer alan ticaret merkezlerini, sa�� sütunda yer alan uygun ticari özelliklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul
Trabzon
Mersin
Gaziantep

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul - Hinterlandı en geniş limana sahip küresel ölçekli ticaret merkezi; Trabzon - Geçitlerle iç kesimlere bağlanan ve transit ticarette rol oynayan liman şehri; Mersin - Serbest bölgesi ve demir yolu bağlantısıyla öne çıkan Doğu Akdeniz liman şehri; Gaziantep - Orta Doğu ülkelerine ihracatta ve sınır ticaretinde öncü olan sanayi merkezi.
Doğru eşleştirme, Türkiye'deki şehirlerin coğrafi konumları, liman hinterland yapıları, serbest bölge varlıkları ve sanayi kollarına göre sahip oldukları ticari fonksiyonları doğru yansıtmaktadır. İstanbul en yüksek dış ticaret hacmine; Trabzon transit ticarete; Mersin Akdeniz'deki elverişli liman ve serbest bölge konumuna; Gaziantep ise sınır ticareti ve sanayi mamul ihracatına sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin coğrafi konumlarını ve ekonomik fonksiyonlarını belirleyin.
İstanbul'un küresel ve ulusal ticaret merkezi, Trabzon'un Karadeniz'de bir liman, Mersin'in Akdeniz'de bir liman ve Gaziantep'in Güneydoğu'da sınır ticareti odaklı bir sanayi kenti olduğu tespit edilir.
Her şehrin kendine has ticari özellikleri coğrafi konumu ve ulaşım imkânları ile şekillenir.
2
Ulaşım, hinterland ve serbest bölge gibi kriterleri kullanarak doğru eşleştirmeleri yapın.
İstanbul en geniş hinterland ve ticaret hacmine sahip olan merkezle, Trabzon Karadeniz'deki İpek Yolu ve transit ticaret tanımıyla, Mersin Doğu Akdeniz'deki liman ve ilk serbest bölge tanımıyla, Gaziantep ise Güneydoğu Anadolu'daki sanayi ihracatı tanımıyla eşleşir.
Bu kriterler her şehrin ayırt edici ticaret kimliğini doğrular.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki ticaret merkezlerinin coğrafi konum, ulaşım ve hinterland ilişkilerine göre ticari fonksiyonlarının sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 551Soru

Türkiye'de tarım sektörünün yapısını ve tarım ürünlerinin coğrafi dağılışını inceleyen bir araştırmacı, saha çalışmasında şu tespitleri yapmıştır:

* I. Bölge: Yaz kuraklığının şiddetli yaşandığı bu alanda, sulama projelerinin devreye girmesiyle birlikte pamuk ve mısır tarımı yaygınla��mış, nadasa ayrılan topraklar önemli ölçüde azalmıştır.
* II. Bölge: Yıl boyunca nemli ve yağışlı bir iklimin hâkim olduğu bu kuşakta, çay ve kivi gibi yüksek nem ve düzenli yağış isteyen tarım ürünleri yoğun olarak yetiştirilmektedir.
* III. Bölge: Çevresine göre alçakta yer alan bir vadi tabanında bulunması nedeniyle mikroklima özellikleri gösteren bu alanda, zeytin ve narenciye gibi Akdeniz iklimi ürünlerinin tarımı yapılabilmektedir.

Bu araştırmacının tespitlerinden yola çıkılarak, Türkiye'de uygulanan tarım yöntemleri ve tarım ürünlerinin coğrafi özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Bölge'de sulama imkânlarının artmasıyla nadas alanlarının azalması, nadas uygulamasının topraktaki mineral dengesini sağlamak amacıyla yapılan planlı bir gübreleme yöntemi olduğunu gösterir.

Cevap

I. Bölge'de sulama imkânlarının artmasıyla nadas alanlarının azalması, nadas uygulamasının topraktaki mineral dengesini sağlamak amacıyla yapılan planlı bir gübreleme yöntemi olduğunu gösteren ifade yanlıştır ve bu yargıya ulaşılamaz.
I. Bölge'de sulama imkânlarının artmasıyla nadas alanlarının azalması, nadas uygulamasının topraktaki mineral dengesini sağlamak amacıyla yapılan planlı bir gübreleme yöntemi olduğunu gösteren ifade yanlıştır ve bu yargıya ulaşılamaz. Çünkü nadas, kuraklığın ve su yetersizliğinin yol açtığı zorunlu bir dinlendirme (nem biriktirme) yöntemidir. Sulamanın gelişmesiyle bu zorunluluk ortadan kalkar ve kesintisiz tarıma geçilir; mineral dengesi ise gübreleme ve nöbetleşe ekim ile sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Bölge'nin verilerini analiz etme
I. Bölge'de sulama projeleriyle birlikte nadas alanlarının daraldığı ve pamuk, mısır gibi ürünlerin yetiştirildiği görülür.
Sulama imkânları kurak bölgelerde nadas zorunluluğunu ortadan kaldırır.
2
Nadas uygulamasının bilimsel ve coğrafi tanımını değerlendirme
Nadas, toprağın nem biriktirmesi amacıyla bir yıl ekilip bir yıl boş bırakılmasıdır. Planlı bir gübreleme veya mineral zenginleştirme yöntemi değildir.
Nadasın temel nedeni toprağın gübre yetersizliği değil, kuraklık ve su kıtlığıdır. Dolayısıyla nadası planlı bir gübreleme yöntemi olarak tanımlayan yargı yanlıştır.
3
Diğer bölgelerdeki (II. ve III.) coğrafi özellikleri doğrulama
II. Bölge'deki yağış düzeni ile çay/kivi yetiştirilmesi ve III. Bölge'deki yer şekillerine bağlı korunaklı mikroklima alanlarında zeytin/narenciye tarımı yapılması coğrafi olarak tamamen doğrudur.
Doğru yargıların elenerek ulaşılamaz olan yanlış yargının tespit edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarımsal faaliyetleri etkileyen fiziki ve beşerî faktörler ile nadas yönteminin kuraklıkla ilişkisi
Soru 552Soru

Türkiye Selçuklu Devleti hükümdarı II. Kılıç Arslan, saltanatının son yıllarında ülkeyi eski Türk devlet geleneğine uygun olarak on bir oğlu arasında paylaştırmıştır. Bu paylaşımın ardından hükümdar henüz hayattayken başlayan taht mücadeleleri, ölümünden sonra da devam etmiş ve devleti uzun süren bir fetret sürecine sürüklemiştir.

Buna göre, bu tarihsel gelişme ve sonuçları, Türkiye Selçuklu Devleti'ndeki aşağıdaki durumlardan hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülke topraklarının hanedan üyelerinin ortak malı kabul edildiği veraset anlayışının devam ettiğinin

Cevap

Ülke topraklarının hanedan üyelerinin ortak malı kabul edildiği veraset anlayışının devam ettiğinin
Ülkenin hükümdar tarafından oğulları arasında paylaştırılması, İslam öncesinden beri süregelen veraset anlayışının, yani ülkenin hanedanın ortak malı olduğu düşüncesinin Türkiye Selçuklu Devleti'nde de aynen uygulandığını kanıtlamaktadır. Bu geleneksel anlayış taht mücadelelerine doğrudan zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
II. Kılıç Arslan'ın ülkeyi on bir oğlu arasında paylaştırma nedenini eski Türk devlet geleneğiyle ilişkilendirmek.
Eski Türk devletlerinde egemenliğin hanedanın ortak malı sayıldığı veraset anlayışının Türkiye Selçuklu Devleti'nde de sürdür��ldüğü tespit edilir.
Soru kökündeki uygulamanın temelindeki siyasi zihniyeti ve geleneği belirlemek gerekmektedir.
2
Uygulamanın taht mücadelelerine ve fetret sürecine yol açmasını analiz etmek.
Geleneksel veraset anlayışının taht kavgalarına doğrudan zemin hazırlayarak merkezi otoriteyi zayıflattığı sonucuna ulaşılır.
Bölünmenin ve şehzadeler arası savaşların doğrudan bu veraset geleneğinin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu doğrulamak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklu Devleti'nde Veraset Sistemi ve Taht Kavgaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 553Soru

Aşağıdaki tabloda verilen toplumsal norm ve değer kavramlarını, bu kavramlara ait açıklamalarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Toplumsal Değerler
Resmi Normlar
Örfler
Görgü Kuralları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal Değerler ifadesi toplum üyelerinin çoğunluğu tarafından paylaşılan soyut ilkelere dair açıklamayla; Resmi Normlar ifadesi devlet eliyle düzenlenen yazılı kurallara dair açıklamayla; Örfler ifadesi toplumsal vicdanda kökleşmiş ve güçlü gayriresmi yaptırımı olan kurallara dair açıklamayla; Görgü Kuralları ifadesi ise gündelik yaşamdaki nezaket ve adab-ı muaşeret kurallarına dair açıklamayla eşleşmektedir.
Eşleştirme yapıldığında; toplumsal değerlerin genel ve soyut ilkeler olduğu, resmi normların yasal ve yazılı kurallar olduğu, örflerin derin gayriresmi yaptırımları olan gelenekler olduğu, görgü kurallarının ise gündelik nezaket kuralları olduğu görülmektedir. Bu açıklamalar kavramların sosyolojik tanımlarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların tanımlarını ve özelliklerini analiz etmek.
Toplumsal değerlerin genel ve soyut ilkeler olduğu; resmi normların yazılı ve devlet yaptırımlı olduğu; örflerin kökleşmiş geleneksel ve güçlü gayriresmi kurallar olduğu; görgü kurallarının ise adab-ı muaşeretle ilgili olduğu belirlenir.
Her bir kavramın sosyolojik literatürdeki ayırıcı niteliklerini ortaya koymak doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Tanımlarla kavramları teker teker eşleştirmek.
Toplumsal Değerler ile soyut ilkeleri içeren açıklama, Resmi Normlar ile devlet organlarının yazılı kurallarını içeren açıklama, Örfler ile kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü gayriresmi yaptırımlı açıklama ve Görgü Kuralları ile adab-ı muaşeret açıklaması eşleştirilir.
Kavramların ayırıcı özellikleri ile açıklamalardaki anahtar ifadelerin tutarlılığını sağlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Toplumsal değer, norm ve kontrol türlerinin birbirlerinden ayırt edilmesi.
Soru 554Soru

Büyük Selçuklu Devleti'nin siyasi, askeri ve sosyo-kültürel yapısını oluşturan aşağıdaki kurum ve kavramları, yanlarında verilen açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İkta Sistemi
Atabeylik
Nizamiye Medreseleri
Divan-ı İstifa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İkta Sistemi - Devlete ait miri toprakların vergi gelirlerinin askeri ve sivil görevlilere hizmet karşılığı verilmesi; Atabeylik - Taşrada meliklerin eğitimi ve idari tecrübe kazanmasını sağlayan fakat merkezi güç zayıfladığında bağımsızlığa yol açan idari-siyasi düzen; Nizamiye Medreseleri - Şii-Batıni faaliyetlere karşı fikri mücadele yürütmek amacıyla kurulan yükseköğretim kurumları; Divan-ı İstifa - Devletin gelir-gider dengesini kontrol etmekle görevli mali organ.
Doğru eşleştirmede; İkta Sistemi askeri-idari toprak düzeniyle, Atabeylik melik eğitimi ve sonrasındaki parçalanma süreciyle, Nizamiye Medreseleri Batıniliğe karşı fikri mücadele ve eğitimle, Divan-ı İstifa ise devlet bütçesi ve mali işlerle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Toprak idaresi ve askeri gücün birleştiği sistem belirlenir.
İkta sisteminin askeri-idari bir toprak düzeni olduğu saptanarak ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Toprak gelirlerinin doğrudan maaş yerine askeri/sivil hizmete aktarılması ikta sisteminin tanımıdır.
2
Şehzadelerin eğitimi ve taşradaki idari yapı incelenir.
Atabeylik kurumunun melik eğitimiyle ilişkisi kurulur ve feodal eğilimlerine dikkat edilerek eşleştirme yapılır.
Melik yetiştirme görevi atabeylere aittir ve merkezi otoritenin zayıflamasıyla bağımsız beyliklere dönüşmüşlerdir.
3
Eğitim ve fikri mücadele boyutu ele alınır.
Nizamiye Medreseleri'nin Batıni propagandalarla mücadele ve bürokrat yetiştirme rolü saptanır.
Büyük Selçuklu döneminde kurulan Nizamiye Medreseleri ideolojik savunma ve idari kadro yetiştirme amaçlıdır.
4
Merkez teşkilatındaki mali organ tespit edilir.
Divan-ı İstifa mali yönetim ve müstevfi ile ilişkilendirilerek eşleştirilir.
İstifa divanı mali bütçenin hazırlanması ve gelir-gider kontrolünden sorumludur.

Anahtar Kavram

Büyük Selçuklu Devleti'nin idari, askeri, eğitim ve mali kurumlarının işlevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 555Soru

Orta Çağ dünyasındaki farklı siyasi yapılar, güç paylaşımı ve meşruiyet kaynakları açısından kendilerine özgü özellikler barındırmışlardır. Aşağıda verilen siyasi yapıları, bu yapılara ait egemenlik kaynakları ve yönetim özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Doğu Roma İmparatorluğu
Sasani İmparatorluğu
Feodal Siyaset Tarzı
Moğol İmparatorluğu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğu Roma İmparatorluğu sezaropapist otokratik yapıyla; Sasani İmparatorluğu Ahura Mazda kaynaklı monarşiyle; Feodal siyaset tarzı parçalı süzeren-vassal yapısıyla; Moğol İmparatorluğu ise kurultay ve Cengiz Yasası'na dayanan yapıyla eşleşmektedir.
Orta Çağ siyasi yapıları incelendiğinde; Doğu Roma'da sezaropapizm (dini ve siyasi otoritenin tek elde birleşmesi), Sasanilerde Zerdüştlük ve Şehinşahlık unvanı, Feodalitede kral ile senyörler arasında bölünmüş egemenlik (süzeren-vassal), Moğol İmparatorluğu'nda ise kurultay ve töreye dayalı yapı esas alınarak eşleştirme tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Roma İmparatorluğu'nun siyasi yapısını ve meşruiyet kaynağını belirleme
Doğu Roma'da imparator hem dünyevi hem de dini lider (sezaropapizm) olarak kabul edilir ve yönetim otokratiktir.
Bizans imparatorunun otoritesinin dini ve dünyevi birleşimi en belirgin kurumsal özelliğidir.
2
Sasani İmparatorluğu'nun meşruiyet ve yönetim yapısını analiz etme
Sasaniler, krallarını Ahura Mazda'nın yeryüzündeki temsilcisi gören teokratik bir monarşiyle yönetilir ve 'şehinşah' unvanını kullanır.
Zerdüştlük dininin yönetim üzerindeki meşruiyet etkisi Sasanilerin ayırt edici özelliğidir.
3
Feodal siyaset tarzının temel özelliklerini tanımlama
Feodalitede siyasi güç kral ile yerel lordlar arasında paylaşılarak bölünmüştür; süzeren-vassal ilişkisi mevcuttur.
Batı Avrupa'daki bu parçalanmış yapı, merkezi devletlerin zayıflığıyla doğrudan ilişkilidir.
4
Moğol İmparatorluğu'nun kurumsal yapısını inceleme
Moğol devlet yönetimi kurultay kararlarına, töreye ve Cengiz Yasası adı verilen yazılı hukuk kurallarına dayanmaktadır.
Göçebe devlet geleneğindeki kurultay ve Cengiz Han döneminde şekillenen yasa birleşimi bu eşleşmeyi doğrular.

Anahtar Kavram

Orta Çağ siyasi yapılarının egemenlik kaynakları ve yönetim biçimleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 556Soru

1914 yılında kurulan Darülbedayi, Türk tiyatrosunun kurumsallaşmasında ve gelişiminde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu kurumun sahneye koyduğu eserler tiyatro tarihimiz açısından büyük öneme sahiptir.

Buna göre, Darülbedayi sahnesinde gösterime giren ilk telif (yerli) tiyatro eseri ve bu eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baykuş - Halit Fahri Ozansoy

Cevap

Darülbedayi sahnesinde oynanan ilk telif (yerli) tiyatro eseri Halit Fahri Ozansoy'un 'Baykuş' adlı eseridir.
Darülbedayi'de sahnelenen ilk oyun Fransızcadan uyarlanan ve Hüseyin Suat Yalçın tarafından adapte edilen Çürük Temel olsa da, bu sahnede sergilenen ilk telif (yerli/özgün) oyun Halit Fahri Ozansoy'un hece vezniyle yazdığı Baykuş adlı dramıdır. Bu nedenle doğru cevap Baykuş ve Halit Fahri Ozansoy eşleştirmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Darülbedayi'de sahnelenen ilk oyunu belirleme
Darülbedayi'de sahneye konan ilk oyun, Hüseyin Suat Yalçın'ın Fransızcadan adapte ettiği 'Çürük Temel'dir.
Tarihsel sıralamada ilk sergilenen eserin niteliğini (uyarlama/telif) ayırt etmek için bu adımdan başlanır.
2
Telif (yerli/özgün) ve uyarlama ayrımını yapma
'Çürük Temel' bir uyarlama olduğu için ilk telif eser kabul edilemez. İlk orijinal (telif) oyun ise Halit Fahri Ozansoy tarafından yazılan 'Baykuş'tur.
Soruda özellikle 'ilk telif' eserin istendiği dikkate alınmalıdır.
3
Doğru yazar ve eser eşleştirmesini teyit etme
İlk telif eser olan 'Baykuş'un yazarının Halit Fahri Ozansoy olduğu netleştirilir.
Eserin kime ait olduğunu doğru bilgiyle eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Darülbedayi'de sahnelenen ilk oyunların (uyarlama ve telif ayrımıyla) tarihi önemi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 557Soru

Bir restoranda şef olarak çalışan Aylin, yıllardır hazırladığı 'Klasik Sos' tarifinde bazı malzemelerin oranını değiştirmeye ve yerine yeni malzemeler eklemeye karar vermiştir. Ancak yeni tarifi uygulamaya başladıktan sonra, her siparişte el alışkanlığı nedeniyle farkında olmadan yine eski tarifteki ölçüleri kullanmış ve eski malzemeleri tencereye eklemiştir.

Aylin'in yeni tarifi hazırlarken eski tarifin bilgileri do��rultusunda hareket etmesi ve bu nedenle yeni adımları uygulamakta zorlanması, psikolojideki unutma ve bellek süreçleriyle ilgili aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İleriye ket vurma

Cevap

İleriye ket vurma
Şef Aylin'in yıllarca kullandığı eski klasik sos tarifi zihninde güçlü bir şekilde yer etmiştir. Yeni bir tarif uygulamaya çalışırken, bu eski ve baskın bilgi (önceki öğrenme) yeni tarif adımlarını (yeni öğrenme) doğru şekilde uygulamasını zorlaştırmakta ve engellemektedir. Psikolojide eski bilgilerin yeniyi engellemesi 'ileriye ket vurma' olarak adlandırıldığı için bu kavramı içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen günlük yaşam senaryosunu analiz ederek olaydaki bilgi çatışmasının yönünü belirlemek.
Şef Aylin'in zihninde iki farklı öğrenme (eski klasik sos tarifi ve yeni sos tarifi) çatışmaktadır. Aylin, yeni tarifi uygulamaya çalışırken eski tarifin adımlarını yapmaktadır.
Bellekte yaşanan karışıklığın hangi yönde (eskiden yeniye mi, yeniden eskiye mi) olduğunu saptamak, doğru ket vurma türünü bulmak için gereklidir.
2
Bellek süreçlerindeki engelleme türlerinin tanımlarını hatırlamak.
Önceki öğrenmelerin yeni öğrenilenleri engellemesi 'ileriye ket vurma'; yeni öğrenmelerin eski öğrenilenleri unutturması ise 'geriye ket vurma' olarak adlandırılır.
Seçeneklerdeki kavramlar ile senaryodaki durum arasındaki teorik bağı kurmak amaçlanmaktadır.
3
Senaryodaki durumu kavramlarla eşleştirerek doğru sonuca ulaşmak.
Aylin'in eski tarifi (önceki bilgi), yeni tarife (yeni bilgi) engel olduğu için bu durum ileriye ket vurma kavramıyla örtüşmektedir.
Sorunun cevabını kesinleştirmek ve yanlış seçenekleri elemek için son karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

İleriye Ket Vurma (Önceki öğrenilenlerin yeni öğrenilenleri engellemesi)
Soru 558Soru

Yeni Lisan makalesinde Ömer Seyfettin, Türk dilinin tarihsel süreçteki gelişimini ve uğradığı bozulmaları ele alırken geçmişteki bazı edebi yönelimlerin dil konusundaki adımlarını değerlendirir. Yazar, bu dönem sanatçılarının dilde sadeleşme ihtiyacını hissetmelerini ve bu yönde samimi bir niyet taşımalarını takdir eder; ancak sistemli bir dil programından yoksun olmaları, teoride savundukları sadeliği eserlerinde uygulayamamaları ve Arapça-Farsça kuralları kullanmaya devam etmeleri nedeniyle onları hedeflerine ulaşamamakla eleştirir.

Bu parçada sözü edilen ve Yeni Lisan yazarları tarafından 'niyetleri olumlu, yöntemleri yetersiz' bulunarak eleştirilen edebi dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanzimat Edebiyatı

Cevap

Tanzimat Edebiyatı
Yeni Lisan makalesinde Ömer Seyfettin, dilde sadeleşme niyetini ilk olarak ortaya koyan ancak sistemli bir dil politikaları olmadığı için başarısız olan Tanzimat dönemi sanatçılarını eleştirmiştir. Tanzimat Edebiyatı döneminde Şinasi, Namık Kemal gibi isimler halka yönelmek istemiş ancak Arapça ve Farsça kuralları bütünüyle terk edemedikleri için uygulamada dilde sadeleşmeyi gerçekleştirememişlerdir. Bu yüzden Yeni Lisan hareketi, dildeki bu samimi ama sistemsiz teşebbüsü Tanzimat Dönemi ile ilişkilendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Lisan makalesinde geçmiş dönemlere yöneltilen dil eleştirilerini incelemek.
Makalede, geçmişteki bazı sanatçıların dilde sadeleşme niyetinin samimi olduğu ancak bir sistem kuramadıkları belirtilmektedir.
Soruda tasvir edilen eleştirinin hangi edebi döneme yönelik olduğunu belirlemek.
2
Dilde sadeleşme niyetini ilk kez beyan edip uygulamada başarısız olan topluluğu belirlemek.
Şinasi ve Namık Kemal gibi isimlerin öncülük ettiği Tanzimat Dönemi, teoride sadeleşmeyi savunsa da pratikte eski dil alışkanlıklarını ve kurallarını sürdürmüştür.
Yeni Lisan yazarlarının 'yöntemsizlik ve tutarsızlık' eleştirisinin Tanzimat Dönemi'ne uygunluğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin geçmiş dönemlerin dil anlayışına bakışı
Soru 559Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nin Anadolu'da egemenlik kurma ve sınırlarını genişletme sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik s��ralama: Birinci Haçlı Seferi sonrasında başkentin İznik'ten Konya'ya nakledilmesi (1097), Miryokefalon Savaşı (1176), Antalya'nın fethi (1207) ve Yassıçemen Savaşı (1230) şeklindedir.
Türkiye Selçuklu Devleti döneminde yaşanan olaylar sırasıyla şöyledir: İlk olarak I. Kılıç Arslan döneminde, 1097 yılında Birinci Haçlı Seferi nedeniyle başkent İznik'ten Konya'ya taşınmıştır. Ardından II. Kılıç Arslan döneminde, 1176 yılında Bizans'a karşı Miryokefalon Zaferi kazanılmıştır. Daha sonra I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, 1207 yılında Antalya fethedilerek Akdeniz'e kıyı elde edilmiştir. Son olarak I. Alâeddin Keykubad döneminde, 1230 yılında Harzemşahlar ile Yassıçemen Savaşı yapılmıştır. Bu nedenle doğru sıralama başkentin taşınması, Miryokefalon Savaşı, Antalya'nın fethi ve Yassıçemen Savaşı şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin yaşandığı dönemleri ve ilgili hükümdarları belirleme
Başkentin Konya'ya taşınması 1097 (I. Kılıç Arslan Dönemi), Miryokefalon Savaşı 1176 (II. Kılıç Arslan Dönemi), Antalya'nın fethi 1207 (I. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi), Yassıçemen Savaşı 1230 (I. Alâeddin Keykubad Dönemi) olarak tespit edilir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için her bir siyasi olayın tarihsel zaman dilimini belirlemek gerekir.
2
Belirlenen tarihleri eskiden yeniye doğru sıralama
1097, 1176, 1207 ve 1230 yılları sırasıyla dizildiğinde doğru kronolojik hat elde edilir.
Soru kökünde olayların geçmişten günümüze doğru sıralanması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklu Devleti siyasi tarihi kronolojisi ve önemli askeri-siyasi gelişmeleri.
Soru 560Soru

Bir mahallede komşularının haklarına saygı duymayan, çöplerini zamansız dışarı bırakan ve yüksek sesle müzik dinleyen bir kişiye komşuları selam vermeyi keserek ve onunla iletişimi sınırlandırarak tepki göstermişlerdir. Bu yaptırımın sonuç vermemesi üzerine apartman yönetimi durumu yetkili mercilere bildirmiş ve ilgili kişiye idari para cezası uygulanmıştır.

Bu parçada sırasıyla aşağıdaki kavram çiftlerinden hangileri örneklendirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gayriresmi toplumsal kontrol - Resmi toplumsal kontrol

Cevap

Gayriresmi toplumsal kontrol - Resmi toplumsal kontrol
Parçada bahsi geçen bireyin komşuları tarafından dışlanması, selamın kesilmesi gibi yaptırımlar yazılı olmayan kurallara dayanan gayriresmi toplumsal kontrolü ifade eder. Yetkili merciler tarafından idari para cezası uygulanması ise yazılı yasalara dayanan resmi toplumsal kontrol örneğidir. Bu nedenle parça sırasıyla gayriresmi ve resmi toplumsal kontrolü örneklendirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen birinci durumu (bireyin komşuları tarafından selam verilmemesi ve dışlanması) analiz etmek
Bu durumun yazılı olmayan toplumsal normlara dayalı, resmi olmayan bir tepki (gayriresmi toplumsal kontrol) olduğu belirlenir.
Komşuluk ilişkileri ve gündelik sosyal tepkiler resmi kurumlar aracılığıyla yürütülmediği için gayriresmi kontrol mekanizması sınıfına girer.
2
Parçada geçen ikinci durumu (apartman yönetiminin şikayetiyle belediye zabıtası tarafından idari para cezası kesilmesi) analiz etmek
Bu durumun yazılı kurallara (yasalar, yönetmelikler) dayanan ve resmi bir makam (zabıta) tarafından uygulanan resmi toplumsal kontrol olduğu belirlenir.
Yasal yaptırımlar ve kamu kurumlarının müdahaleleri resmi toplumsal kontrol kapsamındadır.
3
Belirlenen iki kavramı sırasıyla birleştirerek doğru seçeneği tespit etmek
İlk yaptırımın gayriresmi toplumsal kontrol, ikinci yaptırımın ise resmi toplumsal kontrol olduğu ve bu ikilinin doğru sırayla sunulduğu seçenek bulunur.
Soru kökünde sırasıyla hangi kavramların örneklendirdiği sorulduğu için doğru sıralama önem taşımaktadır.

Anahtar Kavram

Toplumsal Kontrol Türleri (Resmi ve Gayriresmi)
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 28 / 437Sonraki