Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 521Soru

Lunaparktaki kahkaha aynalarının önüne geçen Zeynep, aynadaki yansımasında kendisini olduğundan çok daha kısa ve kilolu görmektedir. Yanındaki arkadaşı Buğra ise bu durumu, "Geçen yıl geçirdiğin ağır grip salgınında yüksek ateş nedeniyle odanın tavanında uçuşan kelebekler gördüğünü söylemişti ya, bu aynadaki durumunun da aslında ondan hiçbir farkı yok." şeklinde yorumlamıştır.

Buna göre Buğra’nın yorumu ve Zeynep’in yaşadığı süreçlerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Buğra’nın yorumu yanlıştır; çünkü Zeynep'in aynadaki durumu fiziksel nedenlere dayalı bir illüzyon iken, ateşliyken kelebek görmesi dışsal bir uyarıcı bulunmaksızın ortaya çıkan bir halüsinasyondur.

Cevap

Buğra'nın yorumunun yanlış olduğunu, Zeynep'in aynadaki durumunun fiziksel bir illüzyon (yanılsama), ateşli hastalık durumunda kelebekler görmesinin ise bir halüsinasyon (sanrı) olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Zeynep'in kahkaha aynasındaki yansıması, dış dünyada var olan somut bir nesnenin (ayna) fiziksel yapısından ötürü hatalı algılanmasıdır ve bu durum fiziksel illüzyona örnektir. Buna karşın, ateşli hastalık esnasında kelebekler görmesi, ortamda hiçbir fiziksel uyarıcı yokken zihnin ürettiği bir yaşantıdır ve bu durum halüsinasyon olarak adlandırılır. Dolayısıyla Buğra'nın iki durumu aynı kabul eden yaklaşımı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Zeynep'in lunaparkta kahkaha aynası karşısındaki durumunu analiz etme.
Zeynep'in kendisini aynada farklı boy ve kiloda görmesi, ortamda var olan fiziksel bir uyarıcının (ayna ve yansıması) dışsal/fiziksel etkenler nedeniyle yanlış algılanmasıdır. Bu durum bir illüzyondur (yanılsama).
İllüzyonun gerçekleşmesi için mutlaka dış dünyada fiziksel bir uyarıcının bulunması gerekir.
2
Zeynep'in geçmişte yüksek ateş nedeniyle kelebekler gördüğü durumu analiz etme.
Zeynep'in ateşli hastalık esnasında odada gerçekte var olmayan kelebekler görmesi, hiçbir dışsal fiziksel uyarıcı bulunmaksızın tamamen içsel/fizyolojik etkenlerle ortaya çıkan bir algı hatasıdır. Bu durum bir halüsinasyondur (sanrı).
Halüsinasyonda dış dünyada duyu organını uyaracak somut bir fiziksel kaynak yoktur.
3
Buğra'nın iki durumu aynı kefeye koyan yorumunu değerlendirme.
Buğra'nın bu iki durumu özdeş görmesi yanlıştır. İllüzyon ile halüsinasyon arasındaki temel fark, dış dünyada somut bir fiziksel uyarıcının var olup olmamasıdır.
Duyu organını uyaran bir fiziksel etmen olduğunda illüzyon, olmadığında ise halüsinasyon gerçekleşir.

Anahtar Kavram

İllüzyon (yanılsama) ve halüsinasyon (sanrı) arasındaki fark
Soru 522Soru

Geç Tunç Çağı'nın sonlarında, Ege adaları ve Balkanlar üzerinden gelen toplulukların başlattığı ve 'Deniz Kavimleri İstilası' olarak da adlandırılan Ege Göçleri, Doğu Akdeniz ve Anadolu coğrafyasında derin izler bırakmıştır. Bu göç dalgası, bölgedeki birçok güçlü imparatorluğun yıkılmasına veya zayıflamasına neden olmuştur.

Buna göre, Ege Göçleri'nin siyasi ve askeri sonuçları arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla Anadolu'da merkezi otoritenin kaybolması ve küçük şehir devletlerinin kurulması

Cevap

Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla Anadolu'da merkezi otoritenin kaybolması ve küçük şehir devletlerinin kurulması
Ege Göçleri (Deniz Kavimleri İstilası), Doğu Akdeniz ve Anadolu'da büyük bir yıkıma neden olmuştur. Anadolu'daki en güçlü siyasi otorite olan Hitit İmparatorluğu bu göç dalgasıyla yıkılmış, bu da Anadolu'da merkezi idareyi yok ederek yerini Geç Hitit Şehir Devletleri adı verilen küçük siyasi yapılara bırakmıştır. Bu durum doğrudan siyasi ve askeri bir sonuçtur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde istenen Ege Göçleri'nin siyasi ve askeri sonuç kriterini analiz etmek.
Aranan seçeneğin Ege Göçleri'nin (MÖ 1200 civarı) sebep olduğu bir devlet yıkılışı, sınır değişimi veya siyasi yapılanma olması gerektiği belirlendi.
Siyasi ve askeri sonuçlar doğrudan devlet yapıları, yönetim şekilleri ve askeri mücadelelerle ilgilidir.
2
Seçeneklerdeki olayların zaman dilimini ve niteliklerini (neden-sonuç / olay-olgu) incelemek.
Kuraklık ve kıtlığın neden olduğu göçlerin sebepler kategorisine girdiği; Bizans ve Roma'nın ikiye bölünmesi süreçlerinin ise farklı dönemlere (Orta Çağ ve geç İlk Çağ) ait anakronistik unsurlar barındırdığı saptandı.
Öğrencinin neden-sonuç ilişkilerini doğru kurabilmesi ve tarihi olayları doğru çağlarla eşleştirebilmesi gerekir.
3
Tarihsel olarak Ege Göçleri'nin (Deniz Kavimleri İstilası) Anadolu üzerindeki doğrudan etkisini değerlendirmek.
Göçlerin Anadolu'daki Hitit İmparatorluğu'nu yıkarak buradaki merkezi krallık yapısını bitirdiği ve yerine Geç Hitit Şehir Devletleri'nin (bölgesel küçük siyasi yapılar) kurulmasına yol açtığı bilgisi doğrulandı.
Bu siyasi gelişme, göç dalgasının Anadolu coğrafyasındaki en belirgin siyasi ve askeri neticesidir.

Anahtar Kavram

Ege Göçleri'nin (Deniz Kavimleri İstilası) Anadolu ve Doğu Akdeniz medeniyetlerine siyasi ve askeri etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 523Soru

Yeni Lisan hareketinin ve Millî Edebiyat akımının oluşum sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla; Hüsün ve Şiir dergisinin çıkarılmaya başlanması, Ömer Seyfettin'in dil ihtilali teklif eden mektubu yazması, Yeni Lisan makalesinin yayımlanması ve Ziya Gökalp'in harekete katılarak düşünsel derinlik kazandırması şeklindedir.
Kronolojik sıralama tarihsel olarak 1909 (Hüsün ve Şiir dergisi), Ocak 1911 (Ömer Seyfettin'in mektubu), Nisan 1911 (Yeni Lisan makalesi) ve 1911 ortası/sonrası (Ziya Gökalp'in katılımı) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Derginin ilk evresini belirleme
Genç Kalemler dergisine öncülük eden Hüsün ve Şiir dergisinin 1909'da çıkmaya başladığı tespit edilir.
Sürecin ilk adımı bu yayındır.
2
Edebi ortaklığın ve çağrının yapıldığı anı belirleme
Ömer Seyfettin'in Ocak 1911'de yazdığı mektup tespit edilir.
Bu mektup, Yeni Lisan makalesinin yazılmasından önceki hazırlık aşamasıdır.
3
Hareketin manifestosunun ilanını belirleme
Nisan 1911'de yayımlanan Yeni Lisan makalesi tespit edilir.
Bu makale ile hareket fiilen ve resmen kamuoyuna duyurulmuştur.
4
Sosyolojik ve fikri sistemleşmeyi belirleme
Ziya Gökalp'in kadroya katılması ve Turan gibi şiirlerle hareketi sosyolojik tabana yayması tespit edilir.
Bu katılım, dilde sadeleşmeyi Türkçülük ideolojisiyle birleştirip sistemleştirmiştir.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan ve Millî Edebiyat'ın Tarihsel Gelişim Basamakları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 524Soru

Aşağıda verilen günlük yaşam durumlarını, bu durumların doğrudan ilişkili olduğu temel bellek türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir kişinin uzun yıllar sonra çocukluk memleketine gidip arkadaşlarıyla dere kenarında piknik yaptığı o güneşli günü tüm detaylarıyla zihninde canlandırması
Bir dilbilimcinin, Türkçe dil bilgisinde yer alan büyük ünlü uyumu kurallarını kişisel deneyimlerinden bağımsız bir şekilde açıklaması
Bir aşçının, restoranda hazırladığı özel sosun malzemelerini hiç düşünmeden hızlı ve otomatik el hareketleriyle karıştırıp hazırlaması
Bir kimyagerin laboratuvarda yaptığı deney sırasında tüpte oluşan anlık parlak ışığı saniyeden çok daha kısa bir sürede fark etmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Piknik gününü hatırlama durumu Anısal (Episodik) Bellek ile; dil bilgisi kurallarını açıklama durumu Anlamsal (Semantik) Bellek ile; aşçının sosu otomatik hazırlaması İşlemsel (Prosedürel) Bellek ile; anlık ışık parıltısının fark edilmesi ise Duyusal Bellek ile eşleşir.
Kişisel piknik deneyimi anısal bellek; genel dil kuralları anlamsal bellek; otomatikleşmiş sos hazırlama motor becerisi işlemsel bellek; milisaniyelik ışık farkındalığı ise duyusal bellek tanımlarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumdaki geçmişe dair piknik anısının niteliğini analiz etmek.
Durum, kişinin kendi yaşam öyküsüne ve deneyimlerine dair bir anı barındırdığı için anısal (episodik) bellek kapsamında değerlendirilir.
Anısal bellek, otobiyografik olayları ve kişisel deneyimleri depolar.
2
İkinci durumdaki genel dil bilgisi kurallarını analiz etmek.
Bu durum, kişisel olmayan, nesnel ve kavramsal bilgileri içerdiği için anlamsal (semantik) bellek kapsamında değerlendirilir.
Anlamsal bellek sözcüklerin anlamlarını, kuralları, kavramları ve genel olguları depolar.
3
Üçüncü durumdaki otomatik el hareketleriyle yapılan motor beceriyi analiz etmek.
Bu eylem, motor becerilere dayanan ve pratikle otomatikleşen bir davranış olduğu için işlemsel (prosedürel) bellek kapsamında değerlendirilir.
İşlemsel bellek, fiziksel ve motor becerilerin 'nasıl' yapılacağını organize eder.
4
Dördüncü durumdaki saliselik görsel uyarıcıyı analiz etmek.
Görsel bir uyarıcının ham hâliyle milisaniyeler süresince tutulması duyusal bellek (ikonik bellek) ile ilişkilidir.
Duyusal bellek, dış çevre uyarımını bilginin işlenmesi öncesinde çok kısa süreyle korur.

Anahtar Kavram

Uzun Süreli Bellek Türleri (Anısal, Anlamsal, İşlemsel) ve Duyusal Bellek Ayrımı
Soru 525Soru

Türkiye'nin jeopolitik konumunun tarihsel süreçteki gelişimini ve uluslararası ilişkilerdeki rolünü belirleyen aşağıdaki olayları, geçmişten günümüze doğru (kronolojik olarak) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'nin jeopolitik sürecindeki önemli gelişmelerin kronolojik sıralaması: Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması (1936), NATO üyeliğinin gerçekleşmesi (1952), Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın açılması (2006) ve TANAP projesinin tamamlanması (2018) şeklindedir.
Gelişmelerin kronolojik sıralaması en eskiden en yeniye doğru yapıldığında; Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936), NATO Üyeliği (1952), Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı (2006) ve TANAP projesi (2018) şeklinde bir sıra oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının egemenliğini sağlayan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin yılını belirlemek.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi 1936 yılında imzalanmıştır.
Bu gelişme, Türkiye'nin modern dönem askeri ve siyasi egemenliğinin ilk büyük adımıdır.
2
Türkiye'nin Batı Bloku'ndaki konumunu sabitleyen NATO üyeliği tarihini belirlemek.
Türkiye, NATO'ya 1952 yılında üye olmuştur.
Soğuk Savaş dönemi askeri jeopolitiğinin temelini oluşturan bu adım Montrö'den sonra gerçekleşmiştir.
3
Hazar havzası kaynaklarını Akdeniz'e bağlayan BTC boru hattının faaliyete geçiş yılını tespit etmek.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı 2006 yılında açılmıştır.
Türkiye'nin küresel enerji koridoru rolünü başlatan ilk büyük modern boru hattı projesidir.
4
Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde kritik rol oynayan TANAP projesinin tamamlanma tarihini belirlemek.
TANAP projesi 2018 yılında tamamlanmıştır.
Kronolojik olarak en yakın tarihte gerçekleşen ve doğu-batı enerji koridorunu tamamlayan son büyük adımdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Jeopolitik Konumunun Tarihsel ve Jeoekonomik Gelişimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 526Soru

Türkiye'de kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde nadas uygulamasını azaltmak ve tarımsal verimliliği artırmak amacıyla sulama projeleri geliştirilmiştir. Aşağıdaki haritada, bu amaçla büyük sulama projelerinin uygulandığı Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki I numaralı alan ile Konya Ovası Projesi (KOP) kapsamındaki II numaralı alan gösterilmiştir. Bu alanlarda sulama olanaklarının artmasıyla ürün çeşitliliği artmış ve tarımsal üretim yapısı değişmiştir. Ancak sulama imkânlarındaki bu gelişmeye rağmen, bazı tarım ürünlerinin iklim (sıcaklık, nem, yağış rejimi) ve toprak istekleri nedeniyle bu bölgelerde yetiştirilmesi mümkün olmamıştır.

Buna göre, sulama olanaklarının geliştiği bu alanlarda aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin yetiştirilmesi beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ��ay

Cevap

Çay
Çay bitkisinin yetişebilmesi için sadece topraktaki su miktarı (sulama) yeterli değildir. Bu bitki, yıl boyunca düzenli yağış, yüksek bağıl nem ve yıkanmış, kireçsiz asidik topraklar devlet politikası ve coğrafi şartlar gereği talep eder. I ve II numaralı alanlar (GAP ve KOP bölgeleri) kurak ve yarı kurak iklim özelliklerine sahip olup yaz sıcaklığı ve buharlaşma çok yüksektir. Bu nedenle sulama projeleri tamamlansa dahi atmosferik nem yetersizliği ve toprak kimyası nedeniyle bu alanlarda çay yetiştirilmesi beklenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada gösterilen alanların ve sulama projelerinin belirlenmesi
I numaralı alan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde GAP projesini, II numaralı alan ise İç Anadolu Bölgesi'nde KOP projesini temsil etmektedir.
Sorunun coğrafi çerçevesini ve hangi sulama projelerinin etkisinin inceleneceğini netleştirmek için.
2
Sulamanın bu bölgelerdeki tarım ürünlerine etkisinin analiz edilmesi
Sulu tarıma geçilmesiyle birlikte pamuk, mısır, soya fasulyesi ve şeker pancarı gibi su isteği yüksek olan tarım ürünlerinin ekim alanı ve üretimi artmıştır.
Hangi ürünlerin sulamayla birlikte üretiminin artabileceğini belirlemek için.
3
Çay bitkisinin yetişme koşullarının değerlendirilmesi
Çay bitkisi sadece sulama suyu ile değil, aynı zamanda yüksek bağıl nem, yıl boyu düzenli yağış ve kireçsiz, yıkanmış asidik topraklar isteyen bir üründür. Bu koşullar İç ve Güneydoğu Anadolu'nun kurak/yarı kurak iklim özelliklerine uymamaktadır.
Sulama olanakları artsa dahi çayın bu bölgelerde neden yetişemeyeceğini açıklamak için.

Anahtar Kavram

Tarım ürünlerinin yetişme koşulları ve iklim özellikleri arasındaki ilişki ile sulama projelerinin tarımsal desene etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 527Soru

Köktürk tarihiyle ilgili aşağıda verilen gelişmeleri kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: İstemi Yabgu döneminde Akhun Devleti'nin tasfiye edilmesi (I. Köktürk), Tapo Kağan'ın Budizm yayma çabaları (I. Köktürk), Kürşad İhtilali (Esaret dönemi), sınırların Demir Kapı'ya ulaştırılması (II. Köktürk) ve Kül Tigin ile Bilge Kağan anıtlarının dikilmesi (II. Köktürk) şeklindedir.
Kronolojik gelişim incelendiğinde; ilk olarak 557 yılında İstemi Yabgu liderliğinde Sasanilerle Akhun Devleti'ne karşı ittifak kurulmuş; ardından 572-581 yılları arasında Tapo Kağan Budizm'i kabul ederek iç huzursuzluğa yol açmış; 630'larda başlayan esaret döneminde 639 yılında Kürşad İhtilali gerçekleşmiş; 682'de kurulan II. Köktürk Devleti'nde Kapgan Kağan döneminde (yaklaşık 701) sınırlar Demir Kapı'ya kadar genişletilmiş ve nihayet 732 ile 735 yıllarında Orhun Anıtları dikilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Köktürk Devleti'nin dış politikadaki en önemli adımlarından birini belirlemek
İstemi Yabgu döneminde Sasanilerle yapılan ittifak sonucu Akhun Devleti'nin yıkılması (557) en erken tarihli olaydır.
Bu gelişme devletin batı kanadı kurulduktan kısa bir süre sonra, İpek Yolu ticaretini denetlemek amacıyla yapılmıştır.
2
I. Köktürk Devleti'nin zayıflama sürecindeki dini-kültürel gelişmeleri belirlemek
Tapo Kağan'ın Budizm'i kabul etmesi ve halka yaymak istemesiyle yaşanan iç huzursuzluk (572-581) ikinci sıradadır.
Bu gelişme I. Köktürk Devleti'nin ikiye bölünmesinden ve esaret sürecinden hemen önceki döneme rastlar.
3
Çin esareti (fetret) dönemindeki bağımsızlık girişimini tespit etmek
Kürşad İhtilali (639) üçüncü sıradadır.
Bu olay I. Köktürk Devleti'nin yıkılması ile II. Köktürk Devleti'nin kurulması arasındaki esaret döneminde vuku bulmuştur.
4
II. Köktürk Devleti'nin yükselme dönemindeki askeri yayılmayı belirlemek
Kapgan Kağan ve Vezir Tonyukuk'un Demir Kapı seferi (~701) dördüncü sıradadır.
II. Köktürk Devleti kurulduktan sonra gücünün zirvesine bu dönemde ulaşmıştır.
5
II. Köktürk Devleti'nin sonlarındaki kültürel ve yazılı gelişmeyi saptamak
Orhun Anıtları'nın dikilmesi (732-735) en son sıradadır.
Bu anıtlar devletin kültürel ve siyasi olgunluğa ulaştığı, yıkılışından önceki son parlak dönemde dikilmiştir.

Anahtar Kavram

I. ve II. Köktürk Devletlerinin Siyasi ve Kültürel Gelişmeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 528Soru

Türkiye'de dağların uzanış doğrultusu ve engebeli yer şekilleri kıyı kesimler ile iç kesimler arasındaki karayolu ulaşımını sınırlandırmış, bu durum belirli güzergahlardaki geçitlerin önem kazanmasına yol açmıştır. Aşağıda verilen Türkiye'deki önemli geçitleri (sol sütun) coğrafi konumları ve ulaşım özellikleri (sağ sütun) ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sertavul Geçidi
Zigana Geçidi
Gülek Geçidi
Kop Geçidi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sertavul Geçidi ile İç Anadolu Bölgesi'ni Göksu Vadisi üzerinden Akdeniz kıyılarına bağlayan geçit açıklaması; Zigana Geçidi ile Doğu Karadeniz kıyı kuşağını iç kesimlere bağlayan, Trabzon ile Gümüşhane arasında yer alan geçit açıklaması; Gülek Geçidi ile Orta Toroslar üzerinde yer alan, Çukurova'yı İç Anadolu'ya bağlayan geçit açıklaması; Kop Geçidi ile Doğu Karadeniz'in iç kısımlarını Erzurum'a bağlayan geçit açıklaması eşleşmektedir.
Türkiye'de dağların uzanış doğrultusuna bağlı olarak kuzey-güney yönlü ulaşımda geçitler hayati önem taşır. Sertavul Geçidi Karaman-Mersin, Zigana Geçidi Trabzon-Gümüşhane, Gülek Geçidi Adana-Niğde, Kop Geçidi ise Bayburt-Erzurum yollarını bağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Akdeniz Bölgesi'ndeki geçitlerin konumlarını ve bağladıkları alanları belirleme.
Gülek Geçidi'nin Çukurova'yı (Adana) İç Anadolu'ya otoyol ile bağladığı, Sertavul Geçidi'nin ise Karaman ile Mersin arasında Göksu Vadisi'ni izlediği ayırt edilir.
Akdeniz'deki iki önemli geçidin (Gülek ve Sertavul) birbiriyle karışmasını önlemek.
2
Karadeniz ve Doğu Anadolu bağlantısını sağlayan kuzeydeki geçitleri analiz etme.
Zigana Geçidi'nin kıyıdaki Trabzon'u Gümüşhane'ye bağladığı, Kop Geçidi'nin ise daha içte kalan Bayburt/Gümüşhane hattını Erzurum'a bağladığı tespit edilir.
Karadeniz'in kıyı-iç kesim ve iç kesim-Doğu Anadolu geçitlerini doğru yerleştirmek.
3
Eşleştirmeleri eş zamanlı kontrol ederek tamamlama.
Sertavul Geçidi Göksu Vadisi açıklamasıyla, Zigana Geçidi Trabzon-Gümüşhane açıklamasıyla, Gülek Geçidi Çukurova otoyol bağlantısı açıklamasıyla ve Kop Geçidi Bayburt-Erzurum kış mücadelesi açıklamasıyla eşleştirilir.
Verilen bilgilerin coğrafi gerçeklerle tam uyumunu sağlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de dağların uzanış yönünün ulaşıma etkisi ve önemli karayolu geçitleri
Soru 529Soru

20. yüzyıl çağdaş felsefe akımları, varlık, bilgi ve değer alanlarında geleneksel felsefi yaklaşımlara karşı yeni yöntemler ve kabuller geliştirmiştir.

Aşağıda verilen 20. yüzyıl felsefi akımlarını, bu akımların temel yönelimlerini belirten açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fenomenoloji
Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm)
Mantıkçı Pozitivizm (Neopozitivizm)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fenomenoloji akımı bilincin yönelimselliği ve paranteze alma yöntemiyle; varoluşçuluk akımı insanın kendi özünü eylemleriyle yaratması fikriyle; mantıkçı pozitivizm ise doğrulanabilirlik ve dilin mantıksal analizi ilkesiyle eşleşmektedir.
Fenomenoloji akımı bilincin yönelimselliğini temel alarak özlere ulaşabilmek için paranteze almayı öneren açıklamayla; varoluşçuluk akımı insanın kendi eylemleri ve tercihleriyle kendi özünü yarattığını savunan açıklamayla; mantıkçı pozitivizm ise doğrulanabilirliği temel alarak felsefeyi dilin mantıksal analiziyle sınırlandıran açıklamayla eşleşmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fenomenoloji akımının temel yöntemi ve tezi incelenir.
Fenomenolojinin nesnelerin özünü doğrudan kavramak amacıyla her türlü ön yargıyı, bilimsel ve tarihsel bilgiyi askıya alma (paranteze alma) yöntemini kullandığı saptanır. Bu durum bilincin nesnelere yönelmesiyle ilişkilidir.
Fenomenolojik yaklaşımı doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Varoluşçuluk (egzistansiyalizm) akımının insan doğasına dair görüşü incelenir.
Varoluşçulukta insanın önceden belirlenmiş bir özünün olmadığı, varoluşunun özünden önce geldiği ve özgür seçimleri doğrultusunda kendi özünü yarattığı belirlenir.
Varoluşçu felsefeyi doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
3
Mantıkçı pozitivizm (neopozitivizm) akımının bilim ve felsefe anlayışı incelenir.
Mantıkçı pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesine dayandığı, metafiziksel önermeleri anlamsız ilan ederek dışladığı ve felsefeyi dilin mantıksal çözümlemesiyle sınırladığı saptanır.
Mantıkçı pozitivizmi doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Çağdaş Felsefe Akımlarının Temel İlkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 530Soru

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerin yürütülmesinde su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) gibi büyük ölçekli sulama projeleri hayata geçirilmiştir. Bu projelerle tarım alanlarının sulamaya açılması, uygulandıkları bölgelerin ürün desenini ve toprak kullanım yöntemlerini önemli ölçüde değiştirmiştir.

Bu projelerin uygulandığı alanlarda sulama olanaklarının artmasıyla gerçekleşen tarımsal değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaz kuraklığı ve yüksek sıcaklığın belirgin olduğu bu bölgelerde, sulama yardımıyla çay ve fındık gibi her mevsim bol yağış ve yüksek nem isteyen ürünlerin geniş alanlarda yetiştirilmesi

Cevap

Yaz kuraklığı ve yüksek sıcaklığın belirgin olduğu bu bölgelerde, sulama yardımıyla çay ve fındık gibi her mevsim bol yağış ve yüksek nem isteyen ürünlerin geniş alanlarda yetiştirilmesi
Doğru cevap, çay ve fındık gibi ürünlerin kurak bölgelerde sulamayla yetiştirilebileceği ifadesidir. Çünkü bu ürünlerin yetişmesi için sadece köklerinin sulanması yeterli değildir; Karadeniz iklimine özgü yüksek bağıl nem, bulutluluk ve yıl boyu düzenli yağış rejimi gibi atmosferik koşullar da zorunludur. Dolayısıyla GAP veya KOP alanlarında sulama yapılsa bile bu ürünlerin ticari olarak yetiştirilmesi mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Sulama projelerinin (GAP ve KOP) uygulandığı bölgelerin (Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu) iklimsel özelliklerini analiz etmek.
Bu bölgelerde yaz ayları oldukça sıcak ve kurak geçer, yıllık yağış miktarı düşüktür.
Tarım ürünlerinin yetiştirilme sınırlarını belirleyen temel faktör iklim koşullarıdır.
2
Seçeneklerde verilen tarım ürünlerinin ekolojik isteklerini değerlendirmek.
Çay ve fındık gibi ürünler yüksek bağıl nem, her mevsim düzenli yağış (bulutluluk) ve ılıman kışlar ister; sadece toprağın sulanması bu ekolojik istekleri karşılamaz.
Bitkilerin sadece su isteği değil, hava nemi ve sıcaklık istekleri de dağılışlarını sınırlandırır.
3
Sulama projelerinin nadas ve verimlilik üzerindeki etkilerini incelemek.
Sulama ile nadas alanları azalır, üretimde dalgalanmalar önlenir, verim ve ürün çeşitliliği artar.
Yapay sulama, kuraklığın olumsuz etkilerini en aza indirerek sürekli tarıma olanak sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım ürünlerinin coğrafi dağılışında iklim elemanları (yağış rejimi, nem) ve beşeri müdahalelerin (sulama projeleri) sınırları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 531Soru

1243 yılında gerçekleşen Kösedağ Savaşı'nda Türkiye Selçuklu Devleti'nin Moğollar karşısında yenilgiye uğraması, Anadolu'nun siyasi, sosyal ve demografik yapısında köklü değişimlere yol açmıştır.

Buna göre, Kösedağ Savaşı'nın ardından Anadolu'da yaşanan gelişmeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu sürecin sonuçları arasında yer aldığı savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu topraklarında yeniden mutlak hakimiyet sağlaması

Cevap

Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu topraklarında yeniden mutlak hakimiyet sağlaması
Kösedağ Savaşı sonrasında Bizans İmparatorluğu'nun Anadolu topraklarında yeniden mutlak hakimiyet sağlaması mümkün olmamıştır. Bizans bu dönemde iç karışıklıklar ve Latin istilasının kalıntılarıyla boğuşmakta olup askeri gücü oldukça zayıftır. Üstelik Moğol baskısından kaçarak Bizans sınırlarına yığılan Türkmen boyları bu uç bölgelerde yeni beylikler kurarak Bizans'ın Anadolu'daki varlığını daha da daraltmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kösedağ Savaşı'nın (1243) genel siyasi ve demografik sonuçları analiz edilir.
Savaşın ardından Türkiye Selçuklu Devleti'nin yıkılış sürecine girdiği, İlhanlılara bağlı hale geldiği ve Anadolu'da Türk siyasi birliğinin bozulduğu belirlenir.
Seçeneklerin doğruluğunu test etmek için tarihi arka planı netleştirmek gerekir.
2
Aynı dönemde Bizans İmparatorluğu'nun durumunu ve Türkmenlerin faaliyetlerini incelemek gerekir.
Moğol baskısıyla batı Anadolu sınırlarına yığılan Türkmenlerin Bizans aleyhine sınırları genişlettiği, Bizans'ın ise bu dönemde zayıf olup Anadolu'da yeni bir hakimiyet kurma gücünün bulunmadığı görülür.
Bizans'ın Anadolu'da yeniden güç kazanıp kazanmadığı sorusuna doğrudan cevap bulmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kösedağ Savaşı'nın Anadolu Siyasi Haritasına ve Bizans Sınır İlişkilerine Etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 532Soru

Dört Halife Dönemi'nde (632-661) İslam devletinde hem kurumsallaşma hem de iç ve dış siyasi gelişmeler açısından dönüm noktası olan olaylar yaşanmıştır. Aşağıda sol sütunda verilen tarihî terim ve olayları, sağ sütundaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ridde Savaşları
Kadılık (Kaza) Teşkilatı
Kıbrıs'ın Fethi
Cemel Vakası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ridde Savaşları Hz. Ebubekir Dönemi'ndeki dinden dönme hareketlerinin bastırılmasıyla; Kadılık Teşkilatı Hz. Ömer Dönemi'nde yargı bağımsızlığının sağlanmasıyla; Kıbrıs'ın Fethi Hz. Osman Dönemi'ndeki ilk deniz aşırı fetihle; Cemel Vakası ise Hz. Ali Dönemi'nde Müslümanlar arasındaki ilk iç savaşla eşleşmelidir.
Eşleşmede her terim kendisiyle ilişkili doğru tarihî olgu ve halife dönemiyle eşleştirilmiştir. Ridde Savaşları Hz. Ebubekir ile, Kadılık Teşkilatı Hz. Ömer ile, Kıbrıs'ın fethi Hz. Osman ile, Cemel Vakası ise Hz. Ali ile doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Terimlerin ait olduğu dönemleri ve niteliklerini analiz etmek
Ridde Savaşları iç güvenlik ve dini birlik, Kadılık idari/adli kurumsallaşma, Kıbrıs deniz aşırı askeri fetih, Cemel Vakası ise iç siyasi mücadeledir.
Olayları kronolojik ve tematik olarak Dört Halife Dönemi'nin genel seyriyle bağdaştırmak gerekir.
2
Terimleri doğru tanımlarla eşleştirmek
Ridde Savaşları'nın Hz. Ebubekir'in iç birliği sağlamasıyla, Kadılık Teşkilatı'nın Hz. Ömer'in kurumsallaşma reformuyla, Kıbrıs'ın Hz. Osman'ın donanma faaliyetiyle ve Cemel Vakası'nın Hz. Ali'nin iç mücadelesiyle eşleştiğini doğrulamak.
Her halifenin dönemine özgü en belirgin gelişmeleri ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Dört Halife Dönemi'ndeki kurumsallaşma adımları, iç siyasi çatışmalar ve ilk donanma faaliyetleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 533Soru

İlk Türk-İslam devletlerinin siyasi ve askeri tarihlerinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak en erken tarihten en geç tarihe doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mısır'daki ilk Türk egemenliğinin sona ermesi (905), Samanoğulları Devleti'nin ortadan kaldırılması (999), Maveraünnehir Görüşmeleri'nin yapılması (1025) ve Eyyubiler Devleti'nin kurulması (1171) sırasıyla gerçekleşmiştir.
Doğru kronolojik sıralama Tolunoğulları'nın yıkılışı (905), Samanoğulları Devleti'nin son bulması (999), Maveraünnehir Görüşmeleri (1025) ve Eyyubiler Devleti'nin kurulması (1171) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların tarihlerini ve oluştukları dönemleri tespit etmek.
Tolunoğulları'nın yıkılışı 905, Samanoğulları'nın yıkılışı 999, Maveraünnehir Görüşmeleri 1025 ve Eyyubiler'in kuruluşu 1171 yılındadır.
Olayların zaman dilimlerini doğru belirlemek, kronolojik sıralamayı yapabilmek için gereklidir.
2
Elde edilen tarihsel verileri geçmişten günümüze doğru sıralamak.
905 (Tolunoğulları'nın yıkılışı) < 999 (Samanoğulları'nın yıkılışı) < 1025 (Maveraünnehir Görüşmeleri) < 1171 (Eyyubiler'in kuruluşu).
Soruda en erken tarihten en geç tarihe doğru bir sıralama talep edilmektedir.

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam Devletlerinin Siyasi Tarihi ve Kronolojisi
Soru 534Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen günlük yaşam durumlarını, sağ sütunda yer alan sosyolojik kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Emel Hanım'ın başhekimlik görevinin, onun tüm sosyal ilişkilerinde ve toplum içindeki algısında diğer tüm kimliklerinin önüne geçerek en belirgin konumu haline gelmesi.
Bir anaokulu öğretmeninin, okulda edindiği çocuk psikolojisi bilgilerini evde kendi çocuklarını eğitirken kullanıp ebeveynlik rolünü daha rahat yürütmesi.
Bir ilçede hem kaymakam hem de yerel spor kulübünün başkanı olan bir kişinin, kulübün karıştığı bir olayda resmi soruşturma açma yükümlülüğü ile kulüp başkanlığı sorumluluğu arasında kararsızlık yaşaması.
Bir kişinin, kişisel yetenek veya çabası olmaksızın sadece soylu bir ailede dünyaya gelmesi nedeniyle toplumda doğrudan 'prens' veya 'prenses' unvanıyla anılması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Başhekimlik durumunun anahtar statüyle, öğretmenin ebeveynlik rolünü kolaylaştırmasının rol pekişmesiyle, kaymakamın yaşadığı kararsızlığın rol çatışmasıyla ve doğuştan gelen unvanın edinilmiş statüyle eşleşmesi gerekir.
Verilen eşleştirmelerde, başhekimlik durumunun anahtar statüyle, öğretmenin ebeveynlik rolünü kolaylaştırmasının rol pekişmesiyle, kaymakamın yaşadığı kararsızlığın rol çatışmasıyla ve doğuştan gelen unvanın edinilmiş statüyle eşleşmesi sosyolojik tanımlarla tam bir uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumdaki en belirgin toplumsal kimliğin tespit edilmesi
Emel Hanım'ın başhekimlik konumunun diğer tüm kimliklerini gölgede bırakarak en baskın sosyal konumu haline geldiği görülür. Bu durum, sosyolojide 'Anahtar Statü' olarak adlandırılır.
Bireyin sahip olduğu statülerden en baskın olanını belirlemek için anahtar statü tanımından hareket edilmelidir.
2
İkinci durumdaki roller arası etkileşimin incelenmesi
Öğretmenlik rolüne ait bilgi ve deneyimlerin ebeveynlik rolünü icra etmeyi kolaylaştırdığı görülür. Bir rolün diğerini kolaylaştırması 'Rol Pekişmesi' kavramıyla örtüşür.
Rollerin birbirini destekleyici veya kolaylaştırıcı etkisini analiz etmek için rol pekişmesi kavramı kullanılır.
3
Üçüncü durumdaki roller arası uyuşmazlığın analiz edilmesi
Kaymakamlık rolünün gerektirdiği yasal zorunluluk ile kulüp başkanlığı rolünün gerektirdiği sadakat ve sorumlulukların çeliştiği ve bireyde ikilem yarattığı görülür. Bu durum 'Rol Çatışması' olarak tanımlanır.
Bireyin üstlendiği rollerin beklentilerinin birbiriyle çelişmesi durumunu saptamak için rol çatışması tanımı esas alınır.
4
Dördüncü durumdaki statünün elde ediliş biçiminin belirlenmesi
Prenslik unvanının bireyin kişisel yeteneği veya çabasıyla değil, doğuştan gelen aile bağları nedeniyle kazanıldığı görülür. Bu durum 'Edinilmiş Statü' kavramının doğrudan tanımıdır.
Bireyin iradesi dışında doğumuyla kazandığı toplumsal konumları ayırt etmek için edinilmiş statü ölçütü uygulanır.

Anahtar Kavram

Toplumsal İlişki, Statü, Rol ve Saygınlık
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 535Soru

Jeopolitik, bir ülkenin sahip olduğu coğrafi özellikler ile siyasi gücü arasındaki ilişkiyi inceler. Ülkelerin jeopolitik konumunu belirleyen unsurlar; fiziki coğrafya özelliklerini içeren "değişmeyen unsurlar" ile beşerî, ekonomik ve siyasi gelişmelere bağlı olarak şekillenen "değişen unsurlar" olmak üzere ikiye ayrılır.

Buna göre, Türkiye'nin jeopolitik durumuyla ilgili;

I. Hazar ve Orta Doğu doğalgazını Avrupa'ya taşıyan TANAP gibi enerji nakil hatlarında kilit rol oynaması,
II. Karadeniz Havzası'nı sıcak denizlere bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması,
III. Bölgesel güvenlik ve iş birliği amacıyla Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne (NATO) üye olması

özelliklerinden hangileri jeopolitiğin 'değişen (dinamik) unsurları' arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
Enerji nakil hatları (TANAP) ve askeri-siyasi ittifaklar (NATO üyeliği) beşerî, ekonomik ve siyasi özelliklere dayandığı için jeopolitiğin zamanla değişen (dinamik) unsurlarıdır. İstanbul ve Çanakkale boğazları ise fiziki coğrafya unsuru olduğundan değişmeyen (statik) unsurlar arasında yer alır. Bu nedenle enerji nakil hatları ve askeri ittifaklara dair öncüller doğru seçeneği oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle jeopolitik konumun değişmeyen (statik) ve değişen (dinamik) unsurlarının tanımı analiz edilir.
Değişmeyen unsurların fiziki coğrafya (coğrafi konum, yer şekilleri, iklim, boğazlar), değişen unsurların ise beşerî ve ekonomik coğrafya (siyasi ittifaklar, askeri güç, enerji hatları) özelliklerine dayandığı belirlenir.
Soru kökündeki öncülleri doğru sınıflandırabilmek için teorik altyapı kurulur.
2
Öncüller tek tek incelenerek hangi unsura ait olduğu sınıflandırılır.
I. öncül (TANAP enerji hattı) ekonomik/beşerî olduğu için değişen, II. öncül (İstanbul ve Çanakkale boğazları) fiziki olduğu için değişmeyen, III. öncül (NATO üyeliği) siyasi/askeri olduğu için değişen unsurdur.
Her bir öncülün jeopolitikteki rolü ve zaman içindeki değişkenliği tespit edilir.
3
Soru kökünde bizden istenen değişen (dinamik) unsurların hangileri olduğu belirlenir.
I ve III numaralı öncüllerin değişen unsurlar olduğu sonucuna varılır.
Soruda hedeflenen doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Jeopolitik konumun değişen ve değişmeyen unsurları arasındaki fark
Soru 536Soru

Yemek yapmayı çok seven Aylin, yıllar önce İtalya tatilinde yediği ve çok beğendiği özel bir yemeğin tadını ve o yemeği yerken arkadaşlarıyla yaptığı keyifli sohbeti hatırlamakta güçlük çekmektedir. Buna karşın, İtalyan mutfağında makarnanın genellikle durum buğdayından yapılan irmikle hazırlandığı bilgisini hemen söyleyebilmektedir. Akşam yemeği için mutfağa girdiğinde ise elindeki bıçağı nasıl tutacağını, soğanları hangi hızda ve açıda doğrayacağını hiç düşünmeden, otomatik bir şekilde gerçekleştirmektedir.

Bu durumdan hareketle Aylin'in uzun süreli bellek türlerinin işleyişi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anlamsal ve işlemsel belleğindeki bilgilere kolayca erişim sağlayabilirken, kişisel yaşantılarına dair anısal belleğindeki bilgileri geri çağırmakta güçlük çekmektedir.

Cevap

Anlamsal ve işlemsel belleğindeki bilgilere kolayca erişim sağlayabilirken, kişisel yaşantılarına dair anısal belleğindeki bilgileri geri çağırmakta güçlük çekmektedir.
Parografta Aylin'in geçmişte yaşadığı kişisel bir deneyimi (İtalya tatilindeki yemeği ve sohbeti) hatırlayamaması anısal belleğindeki bilgiye erişimde sorun yaşadığını gösterir. Diğer yandan, makarnanın durum buğdayından yapıldığı gibi genel-kültürel bilgileri bilmesi anlamsal belleğinin; bıçak kullanma gibi motor becerileri otomatik yapması ise işlemsel belleğinin sağlıklı çalıştığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parograftaki durumları bellek türleriyle eşleştirme.
Tatil anısı ve sohbetler anısal bellek (episodic), makarnanın ham maddesi hakkındaki teorik bilgi anlamsal bellek (semantic), bıçak kullanma ve soğan doğrama gibi motor beceriler ise işlemsel bellek (procedural) ile ilişkilidir.
Sorunun doğru cevabına ulaşmak için önce parografta verilen örneklerin hangi bellek türlerine ait olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçenekleri analiz etme ve Aylin'in durumunu değerlendirme.
Aylin'in makarnanın yapılış bilgisine (anlamsal) ve soğan doğrama becerisine (işlemsel) erişebildiği, fakat arkadaşlarıyla olan sohbetini (anısal) hatırlamakta zorlandığı görülmektedir.
Bellek türlerinin aktiflik ve geri getirme durumlarını seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak doğru yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Uzun Süreli Bellek Türleri (Anısal, Anlamsal, İşlemsel Bellek)
Soru 537Soru

Bir düşünür görüşlerini şu şekilde ifade etmektedir:

"Bilimsel önermeler dünyadaki olguları resmeder ve deneysel olarak doğrulanabilirler. Buna karşın, 'Ruh ölümsüzdür' veya 'Evrenin bir amacı vardır' gibi önermeler ne mantıksal birer totolojidir ne de deney dünyasında test edilebilirler. Bu tür iddialar, herhangi bir olguya karşılık gelmedikleri için bilişsel olarak anlamsızdır ve sadece sahte önermelerden ibarettir. Dolayısıyla felsefe, spekülatif sistemler kurmayı bırakmalı ve kendisini bilimsel dilin mantıksal çözümlemesiyle sınırlandırmalıdır."

Buna göre, parçada dile getirilen görüşler 20. yüzyıl felsefesinin aşağıdaki akımlarından hangisinin temel tezlerini yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilgiyi olgusal dünyayla sınırlandırıp metafizik önermeleri anlamsız kabul eden mantıkçı pozitivizm

Cevap

Bilgiyi olgusal dünyayla sınırlandırıp metafizik önermeleri anlamsız kabul eden mantıkçı pozitivizm
Mantıkçı pozitivizm, doğrulanabilirlik ilkesini merkeze alarak sadece duyu deneyimiyle denetlenebilen olgusal önermelerin anlamlı olduğunu savunur. Parçada geçen 'deneysel olarak doğrulanabilir olma', 'metafizik önermelerin anlamsızlığı' ve 'felsefenin görevinin bilimsel dilin mantıksal analizi olması gerektiği' yönündeki ifadeler mantıkçı pozitivizmin kurucu iddialarıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiaları analiz etme
Dü��ünürün önermelerin deneysel olarak doğrulanabilir olması gerektiğini savunduğu ve doğrulanamayan metafiziksel önermeleri anlamsız ilan ettiği görülmüştür.
Parçanın felsefi arka planını ve yazarın savunduğu bilgi kriterini tespit etmek için bu analiz gereklidir.
2
Düşünürün felsefeye biçtiği rolü belirleme
Düşünür felsefenin spekülasyon yapmayı bırakıp, bilimin dilini analiz eden mantıksal bir etkinlik olması gerektiğini savunmaktadır.
Bu rol tanımı, 20. yüzyıl felsefesindeki dilsel ve mantıksal analiz yönelimini belirlemek için kritiktir.
3
Belirlenen özellikleri 20. yüzyıl felsefe akımlarıyla eşleştirme
Doğrulanabilirlik ilkesi, metafizik karşıtlığı ve felsefenin dil çözümlemesi olması gerektiği fikri mantıkçı pozitivizmin kurucu tezleridir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kavramsal eşleştirmeyi tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Mantıkçı Pozitivizmin Doğrulanabilirlik İlkesi ve Metafizik Karşıtlığı
Soru 538Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi tarihinde yaşanan aşağıdaki gelişmeler ile bu gelişmelerin uzun vadeli jeopolitik ve siyasi sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Haçlı Seferi sırasında başkent İznik'in elden çıkması
Bizans İmparatorluğu'na karşı Miryokefalon Savaşı'nın kazanılması
Harzemşahlar Devleti ile yapılan Yassıçemen Savaşı'nın kazanılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Haçlı Seferi sırasında başkent İznik'in elden çıkması -> Devletin merkezinin Konya'ya taşınması ve Batı Anadolu'daki Türk ilerleyişinin bir süreliğine yavaşlaması; Bizans İmparatorluğu'na karşı Miryokefalon Savaşı'nın kazanılması -> Bizans'ın Anadolu'yu Türklerden geri alma ümitlerinin tamamen sona ermesi ve savunma durumuna geçmesi; Harzemşahlar Devleti ile yapılan Yassıçemen Savaşı'nın kazanılması -> Moğol istilasına karşı tampon bölge işlevi gören devletin zayıflamasıyla Anadolu'nun doğrudan Moğol tehdidine açık hale gelmesi.
I. Haçlı Seferi sonucunda başkent İznik'in Bizans'a geçmesiyle merkez Konya'ya taşınmış; Miryokefalon Savaşı ile Bizans savunmaya çekilip Anadolu'nun Türk yurdu olduğu kesinleşmiş; Yassıçemen Savaşı ile de Harzemşahlar yenilerek tampon bölge ortadan kalkmış ve Moğol istilasına zemin hazırlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Haçlı Seferlerinin Türkiye Selçuklu Devleti coğrafyası ve idari merkezi üzerindeki etkisini değerlendirmek.
I. Haçlı Seferi'nde İznik'in Bizans-Haçlı ittifakınca işgal edilmesinden dolayı devlet merkezinin Konya'ya taşındığı belirlenir.
İlk Haçlı dalgasının Selçuklu üzerindeki toprak ve başkent kaybı etkisini saptamak.
2
Bizans İmparatorluğu ile yapılan ve Anadolu'nun tapusu olarak nitelendirilen savaşın sonucunu incelemek.
Miryokefalon Savaşı'nın Bizans taarruz gücünü kırdığı ve Anadolu'daki Türk varlığını kalıcı kıldığı sonucuna ulaşılır.
Bizans'ın Anadolu'yu geri alma umudunun bittiği askeri kırılma noktasını bulmak.
3
Doğu sınırındaki siyasi gelişmelerin Moğol tehdidiyle olan ilişkisini analiz etmek.
Yassıçemen Savaşı ile Harzemşahların yıkılış sürecine girmesinin Selçukluları Moğollarla doğrudan komşu yaptığı ve koruyucu tamponu yok ettiği tespit edilir.
Yaklaşan Moğol tehlikesinin zemin hazırlayıcı askeri nedenini belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi ve askeri tarihindeki dönüm noktaları ve jeopolitik sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 539Soru

Türkiye'de ticaret sektörü; iç ticaret, dış ticaret, transit ticaret ve serbest bölgeler gibi farklı unsurlardan oluşmakta ve şehirlerin gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Ülkedeki ticaret merkezlerinin etki alanları ile ticari faaliyetlerin yapısı coğrafi faktörlere göre şekillenir.

Buna göre, Türkiye'nin ticaret faaliyetleri ve ticaret merkezleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gaziantep, İç Anadolu ve Akdeniz'i Güneydo��u Anadolu'ya bağlayan konumu ve gelişmiş sanayisiyle bölgesel bir ticaret merkeziyken; İstanbul, hem ulusal hem de küresel ölçekte ticaret ve finans fonksiyonlarını bir arada barındıran en büyük ticaret merkezidir.

Cevap

Gaziantep'in bölgesel konum ve sanayisiyle bölgesel bir ticaret merkezi olması, İstanbul'un ise ulusal ve küresel ölçekte finans ve ticaret fonksiyonlarını barındırması doğrudur.
Doğru olan seçenekte ifade edildiği gibi, Gaziantep coğrafi konumu (kavşak noktası olması) ve gelişmiş sanayisiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin lider ticaret merkezidir. İstanbul ise sahip olduğu borsa, bankacılık, ulaşım ağları ve devasa pazar payıyla ulusal ve küresel ölçekte en üst düzey ticaret merkezidir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki şehirlerin ticari fonksiyonlarını ve etki alanlarını coğrafi konum, hinterlant ve sanayi yapılarına göre analiz etmek.
Gaziantep'in bölgesel ölçekte, İstanbul'un ise küresel ve ulusal ölçekte en büyük ticaret merkezi olduğu saptanır.
Şehirlerin ticari etki alanlarının sınırlarını doğru belirlemek.
2
Diğer seçeneklerdeki transit ticaret, nüfus-etki alanı ilişkisi, dağıtım unsurları ve doğal kaynak-ticaret ilişkisine dair yanlış kavramları elenmek.
Seçeneklerdeki kavramsal yanılgılar ve hatalı tanımlamalar belirlenerek elenir.
Ticaretle ilgili doğru coğrafi analizlere ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de ticaret merkezlerinin fonksiyonel özellikleri, etki alanları ve ticaret türlerinin coğrafi temelleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 540Soru

Milli Edebiyat Dönemi tiyatro hayatının ve Darülbedayi'nin önemli şahsiyetleri ile bu şahsiyetlerin Türk tiyatro tarihindeki rollerini ve eserlerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yusuf Ziya Ortaç
Musahipzade Celal
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci
Afife Jale

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yusuf Ziya Ortaç Binnaz adlı eseriyle; Musahipzade Celal Köprülüler ve Lale Devri adlı oyunlarıyla; İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu adlı komedileriyle; Afife Jale ise Yamalar oyununda sahne alarak ilk Müslüman Türk kadın tiyatrocu olma özelliğiyle eşleşmektedir.
Eşleştirmede Yusuf Ziya Ortaç heceyle yazılan ilk manzum tiyatro Binnaz ile, Musahipzade Celal Osmanlı tarihini işleyen Köprülüler ve Lale Devri ile, İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu komedileriyle, Afife Jale ise Yamalar oyunundaki rolüyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Yusuf Ziya Ortaç'ın Milli Edebiyat Dönemi tiyatrosundaki en önemli katkısını belirlemek.
Yusuf Ziya Ortaç, hece ölçüsüyle kaleme alınan ve sahnelenen ilk başarılı manzum oyun olan Binnaz'ın yazarıdır.
Yusuf Ziya Ortaç'ın Binnaz eseri Türk tiyatro tarihinde önemli bir eşiktir.
2
Musahipzade Celal'in tiyatro anlayışını ve öne çıkan eserlerini tespit etmek.
Musahipzade Celal, geleneksel Türk tiyatrosu (orta oyunu, karagöz) teknikleriyle Osmanlı tarihi konularını birleştiren Köprülüler ve Lale Devri oyunlarını yazmıştır.
Yazarın tarihi-töre komedileri Milli Edebiyat Dönemi repertuarının temel taşlarındandır.
3
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci'nin Darülbedayi'deki yerini ve eserlerini incelemek.
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci, özellikle Fransız edebiyatından adapte ettiği Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu gibi komedileriyle Darülbedayi sahnesinde kendine yer bulmuştur.
Yazar, dönemin en üretken komedi yazarlarından biridir.
4
Afife Jale'nin Türk tiyatro tarihindeki öncülüğünü belirlemek.
Afife Jale, 1920 yılında Darülbedayi'de Hüseyin Suat Yalçın'ın Yamalar oyununda Emel rolüyle sahneye çıkarak sahne alan ilk Müslüman Türk kadın oyuncu olmuştur.
Bu olay Türk tiyatrosunda kadınların sahneye çıkması açısından tarihi bir dönüm noktasıdır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi tiyatro yazarları, eserleri ve Darülbedayi bünyesindeki ilklerin belirlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 27 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin