Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 561Soru

Türkiye'de iç ticaret, dış ticaret, transit ticaret ve serbest bölgeler ülke ekonomisinin dinamizmini belirleyen temel unsurlardır. Bu ticaret türleri ve özellikleri ile ilgili olarak:

I. Türkiye'nin dış satımında (ihracat) en büyük paya sahip olan sektör tarım sektörüdür.
II. Serbest bölgeler, ihracata yönelik üretim ve yatırımları desteklemek amacıyla kurulmuş, gümrük mevzuatının kısmen veya tamamen dışı tutulduğu alanlardır.
III. Ülke içindeki bir bölgede üretilen tarımsal veya hayvansal ham maddelerin, işlenmek üzere başka bir bölgedeki sanayi tesislerine taşınması transit ticaret kapsamına girer.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Serbest bölgelerin gümrük dışı tutularak ihracatı desteklediğini belirten yalnız ikinci öncül doğrudur.
Doğru olan yalnız ikinci ifadedir. Serbest bölgeler, dış ticareti artırmak ve ülkeye döviz girdisi sağlamak amacıyla özel gümrük kurallarına tabi tutulan alanlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin dış ticaret yapısını analiz etmek.
Türkiye'nin ihracatında en yüksek paya sahip olan sektör sanayidir (yaklaşık %94). Tarım sektörünün ihracattaki payı çok daha düşüktür. Dolayısıyla I. öncül yanlıştır.
İhracatta tarımın payının yüksek olduğu yanılgısını düzeltmek.
2
Serbest bölgelerin tanımını ve işlevini incelemek.
Serbest bölgeler, yabancı yatırımları çekmek ve ihracatı artırmak amacıyla kurulan, gümrük bölgesi dışında sayılan alanlardır. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
Serbest bölgelerin yasal ve ekonomik işlevini doğrulamak.
3
Transit ticaret ile iç ticaret ayrımını yapmak.
Ülke sınırları içindeki ham maddelerin sanayi tesislerine taşınması iç ticaret faaliyetidir. Transit ticaret ise bir ülkenin topraklarından geçerek başka ülkeler arasında yapılan ticarettir. Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
Transit taşımacılık ile iç pazar hareketliliğinin karıştırılmasını önlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Ticaret Türleri ve Özellikleri
Soru 562Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde tiyatronun kurumsallaşmasında Darülbedayi önemli bir basamaktır. Bu dönem tiyatrosunda yazarlar hem telif eserlerle hem de başarılı adaptasyonlarla sahne hayatının gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Aşağıdaki sol sütunda yer alan tiyatro yazarlarını sağ sütunda verilen önemli eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Musahipzade Celal
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci
Reşat Nuri Güntekin
Halit Fahri Ozansoy

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Musahipzade Celal - Köprülüler, İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci - Hisse-i Şayia, Reşat Nuri Güntekin - Taş Parçası, Halit Fahri Ozansoy - Baykuş şeklinde eşleşmelidir.
Yapılan doğru eşleştirmede; tarihi oyunlarıyla öne çıkan Musahipzade Celal Köprülüler ile, adapte komedileriyle tanınan İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci Hisse-i Şayia ile, ilk oyunuyla aile kurumunu işleyen Reşat Nuri Güntekin Taş Parçası ile, aruzla yazılmış ilk telif dramın sahibi Halit Fahri Ozansoy ise Baykuş ile bir araya gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Musahipzade Celal'in eserlerinin tespiti
Musahipzade Celal'in Osmanlı tarihine yöneldiği ilk eseri Köprülüler ile eşleştiği belirlenir.
Yazar, töre komedileri ve tarihi oyunlarıyla bilinir; Köprülüler yazarın sahneye konan ilk oyunudur.
2
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci'nin komedi ve adaptasyon çizgisinin analizi
İbnürrefik Ahmet Nuri'nin en popüler uyarlamalarından biri olan Hisse-i Şayia ile eşleştiği görülür.
Yazar, özellikle Fransız komedilerinden yaptığı adaptasyonlarla tiyatro repertuarına katkı sağlamıştır.
3
Reşat Nuri Güntekin'in erken dönem tiyatro çalışmalarının incelenmesi
Reşat Nuri Güntekin'in Darülbedayi'de sahnelenen ilk oyunu olan Taş Parçası ile eşleştiği tespit edilir.
Sanatçı romancılığının yanında tiyatroya da büyük önem vermiş ve ilk oyunlarında aile dramlarına odaklanmıştır.
4
Halit Fahri Ozansoy'un manzum dram geleneğindeki yerinin incelenmesi
Halit Fahri Ozansoy'un Darülbedayi'de sahnelenen ilk telif oyun olan Baykuş ile eşleştiği belirlenir.
Baykuş, hececi bir şair olan yazarın aruz ölçüsüyle yazdığı ve tiyatroda büyük yankı uyandıran manzum dramıdır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi tiyatro yazarlarının sanatsal yönelimleri ve Darülbedayi'de sahnelenen kurucu eserleri
Soru 563Soru

Büyük Selçuklu Devleti'nde meliklerin (şehzadelerin) devlet yönetimi konusunda deneyim kazanması amacıyla görevlendirilen atabeyler, eyaletlerde geniş idari ve askeri yetkilerle hareket etmişlerdir. Merkezi otoritenin güçlü olduğu dönemlerde merkeze bağlı kalan bu görevliler, devletin zayıflama sürecine girmesiyle bulundukları bölgelerde kendi bağımsızlıklarını ilan ederek Selçuklu topraklarında yeni devletçiklerin kurulmasına yol açmışlardır.

Buna göre, atabeylik kurumunun işleyişi ve ortaya çıkardığı sonuçlar dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi otoritenin zayıflaması, geniş idari ve askeri yetkilere sahip yerel yöneticilerin merkezden bağımsız hareket etmesine ve devletin parçalanmasına yol açmıştır.

Cevap

Merkezi otoritenin zayıflaması, geniş idari ve askeri yetkilere sahip yerel yöneticilerin merkezden bağımsız hareket etmesine ve devletin parçalanmasına yol açmıştır.
Merkezi otoritenin zayıflaması, eyaletlerde geniş idari ve askeri yetkilerle donatılmış olan atabeylerin merkezden bağımsız hareket etmesine zemin hazırlamış ve bu durum devletin parçalanmasını hızlandırmıştır. Paragrafta da açıkça belirtildiği üzere, atabeylerin güçlü dönemlerde bağlı kalıp zayıflama döneminde bağımsızlık ilan etmesi yerel askeri/idari güçlerin merkezi kontrolün yokluğunda bölünmeyi tetiklediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tarihsel verileri analiz etme
Atabeylerin merkezi gücün zayıfladığı dönemde bağımsız beylikler kurarak Selçuklu topraklarının parçalanmasına yol açtığı tespit edilir.
Paragrafta verilen sebep-sonuç ilişkisinin doğru kurulabilmesi için öncelikle veriler çözümlenmelidir.
2
Atabeylik sisteminin yapısal özelliklerini değerlendirme
Atabeylerin eyaletlerde askeri ve idari açıdan oldukça geniş yetkilere sahip oldukları anlaşılır.
Atabeylerin bağımsızlık ilan edebilme gücünü nereden aldıklarını (geniş yetkiler ve yerel güç unsurları) saptamak gerekir.
3
Merkeziyetçi yapı ile yerel güçler arasındaki ilişkiyi kurarak doğru sonuca ulaşma
Merkezi kontrol kaybolduğunda, yerel yöneticilerin bağımsızlık eğilimlerinin devleti bölünmeye götürdüğü sonucuna ulaşılır.
Seçenekler arasından paragraftaki tarihsel gelişimi ve yapısal sorunu en kapsamlı açıklayan yargı belirlenir.

Anahtar Kavram

Büyük Selçuklu Devleti'nde merkezi otorite ve eyalet yönetimi arasındaki denge ile atabeyliklerin rolü
Soru 564Soru

Orta Çağ'da Asya ve Avrupa'da hüküm süren devletlerin siyasi meşruiyet kaynakları ve yönetim mekanizmaları hakkında şu bilgiler verilmiştir:

I. Doğu Roma İmparatorluğu'nda imparatorun meşruiyetinin ilahi kaynağa dayandırılması, tahta geçişin kesin kurallara bağlanmasını sağlamış ve hanedan dışından kimselerin tahta çıkmasını tamamen engellemiştir.
II. Sasani İmparatorluğu'nda siyasi gücün meşruiyeti ilahi bir kaynağa (Ahura Mazda'ya) dayandırılmış olsa da yönetimde nüfuzlu aristokrat ailelerin ve Zerdüşt din adamlarının önemli bir ağırlığı bulunmuştur.
III. Moğol İmparatorluğu'nda ülke hanedan üyelerinin ortak malı kabul edilmiş, kurultay adı verilen meclis ise hükümdar seçiminde ve kuralların belirlenmesinde önemli bir karar organı olarak çalışmıştır.

Buna göre, Orta Çağ devletlerinin siyasi yapıları ve güç paylaşımlarıyla ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Sasani İmparatorluğu'nda siyasi gücün ilahi kaynağa dayandırılmasına rağmen aristokrat sülaleler ve din adamlarının yönetimde etkili olması ile Moğol İmparatorluğu'nda ülkenin hanedan üyelerinin ortak malı sayılıp kurultayın önemli bir karar organı olması yönündeki bilgiler doğrudur.
Sasani İmparatorluğu'nda kraliyet gücü soylular ve din adamları sınıfı ile dengelenirken; Moğol İmparatorluğu'nda ise veraset yasaları gereği ülke hanedanın ortak malı sayılmış ve kurultay meclisi yönetimde etkin rol oynamıştır. Dolayısıyla bu iki devletin güç paylaşımlarına dair ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Roma veraset sistemini analiz etme
Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nda tahta geçiş kurallarının kesin ve değişmez olmadığını; ordu komutanları veya güçlü senatörlerin halkın ve ordunun desteğiyle imparator olabildiğini belirlemek. Dolayısıyla hanedan dışından kişilerin tahta çıkmasının tamamen engellendiği iddiasının yanlış olduğu sonucuna varılır.
Birinci öncülde verilen Doğu Roma taht sistemine dair iddianın doğruluğunu sınamak.
2
Sasani yönetim yapısını analiz etme
Sasanilerde kraliyet meşruiyeti ilahi kökenli (Ahura Mazda kaynaklı) olsa da Sasani şahlarının güçlerini pratikte büyük hanedanlar (soylular) ve Zerdüşt rahipleriyle paylaştıklarını doğrulamak. Bu nedenle ikinci öncülün doğru olduğu belirlenir.
İkinci öncüldeki Sasani güç paylaşımı bilgisini kontrol etmek.
3
Moğol siyasi yapısını analiz etme
Moğollarda devlet yönetiminde ülkenin hanedan üyelerinin ortak malı kabul edildiği veraset sisteminin uygulandığını ve kurultay meclisinin kağan seçiminde ve kritik kararlarda en önemli organ olduğunu doğrulamak. Bu nedenle üçüncü öncülün doğru olduğu belirlenir.
Üçüncü öncüldeki Moğol veraset ve yönetim sistemi bilgisinin doğruluğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Orta Çağ siyasi yapılarında güç paylaşımı, veraset sistemleri ve meşruiyet kaynaklarının karşılaştırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 565Soru

Yüksek ateş nedeniyle yatağında dinlenen bir çocuk, pencereden sızan sokak lambası ışığının duvara düşürdüğü ağaç dalı gölgesini kendisine doğru uzanan bir el olarak algılamış ve korkmuştur. Aynı çocuk, ateşinin daha da yükseldiği gece ilerleyen saatlerde ise odada fiziksel hiçbir ses kaynağı bulunmamasına rağmen birilerinin kendisiyle fısıltıyla konuştuğunu iddia etmiştir.

Buna göre, çocuğun yaşadığı bu iki durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci durum, dış dünyada var olan bir uyarıcının yanlış yorumlanmasıyla oluşan illüzyon; ikinci durum ise hiçbir dış uyarıcı olmadığı hâlde varmış gibi algılanan halüsinasyondur.

Cevap

Birinci durumun dış dünyada var olan bir uyarıcının yanlış yorumlanmasıyla oluşan illüzyon, ikinci durumun ise hiçbir dış uyarıcı olmadığı hâlde varmış gibi algılanan halüsinasyon olduğunu belirten ifadedir.
Birinci durumda ağaç dalı gölgesi gibi fiziksel bir uyarıcı mevcut olup yanlış yorumlandığı için bu bir illüzyondur. İkinci durumda ise ortamda hiçbir fiziksel ses kaynağı olmamasına rağmen ses algılandığı için bu bir halüsinasyondur. Dolayısıyla doğru yanıt, birinci durumun illüzyon, ikinci durumun ise halüsinasyon olduğunu doğru şekilde açıklayan ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci durumu analiz etmek.
Pencereden sızan ışıkla duvara yansıyan ağaç gölgesinin (fiziksel bir uyarıcının varlığı) çocuk tarafından el olarak yanlış algılanması illüzyondur.
İllüzyonun temel şartı dış dünyada fiziksel bir uyarıcının bulunması ve bunun zihinde yanlış yorumlanmasıdır.
2
Parçadaki ikinci durumu analiz etmek.
Odadaki fiziksel hiçbir ses kaynağı (dış uyarıcı) bulunmamasına rağmen çocuğun fısıltıyla konuşan sesler duyması halüsinasyondur.
Halüsinasyonun temel özelliği, dış dünyada herhangi bir fiziksel uyarıcı olmaksızın zihinde bir algının oluşmasıdır.
3
Elde edilen sonuçları birleştirerek doğru yargıyı belirlemek.
Birinci durumun illüzyon, ikinci durumun ise halüsinasyon olduğu sonucuna varılır.
İllüzyon ile halüsinasyon arasındaki temel fark dışsal bir fiziksel uyarıcının var olup olmamasıdır.

Anahtar Kavram

İllüzyon ile halüsinasyon arasındaki fark
Soru 566Soru

Türk edebiyatında dilde sadeleşme düşüncesinin gelişimini ve Millî Edebiyat akımının doğuşunu hazırlayan aşağıdaki yayınların/eserlerin yayımlanma kronolojisini geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Şinasi'nin Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi (1860) ile başlar, Mehmet Emin Yurdakul'un Türkçe Şiirler (1899) eseriyle devam eder, Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan makalesi (Nisan 1911) ile sistemleşir ve Türk Yurdu dergisinin yayını (Kasım 1911) ile geniş kitlelere ulaşır.
Sıralama, dilde sadeleşme fikrinin gelişim aşamalarını kronolojik olarak yansıtmaktadır. Süreç, Şinasi'nin Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi'ndeki ilk teorik adımla (1860) başlar. Ardından Mehmet Emin Yurdakul'un Türkçe Şiirler (1899) adlı eseriyle edebî uygulamaya dönüşür. Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan makalesi (Nisan 1911) ile dilde sadeleşmenin kuralları sistemleştirilir ve son olarak Türk Yurdu dergisi (Kasım 1911) ile bu düşünceler İstanbul merkezli olarak geniş kitlelere yayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat Dönemi'ndeki ilk sadeleşme çabalarını belirleme
Şinasi'nin 1860 tarihli Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi ilk sıraya yerleştirilir.
Türk edebiyatında yaz�� dilini halka yaklaştırma düşüncesinin teorik ve yayın yoluyla ilk kez ortaya konduğu metindir.
2
II. Abdülhamid (Servet-i Fünun) dönemindeki hececi ve sade dil yönelimini tespit etme
Mehmet Emin Yurdakul'un 1899 tarihli Türkçe Şiirler eseri ikinci sıraya yerleştirilir.
Yeni Lisan öncesinde, halkın diliyle ve hece ölçüsüyle yazılan şiirlerin kitaplaştığı, döneme damga vuran ilk pratiktir.
3
Yeni Lisan Hareketi'nin manifesto aşamasını belirleme
Ömer Seyfettin'in Nisan 1911 tarihli Yeni Lisan makalesi üçüncü sıraya yerleştirilir.
Dilde sadeleşmeyi kişisel ve düzensiz çabalardan kurtarıp bilimsel ve ilkeli bir hareket hâline getiren kurucu bildiridir.
4
Yeni Lisan'ın İstanbul'da yayılması ve kurumsallaşması aşamasını belirleme
Kasım 1911 tarihli Türk Yurdu dergisi son sıraya yerleştirilir.
Selanik'te başlayan Genç Kalemler hareketinin İstanbul'daki en güçlü destekçisi olmuş ve dil davasının yaygınlaşmasını sağlamıştır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat dilde sadeleşme hareketinin tarihsel gelişimi ve Yeni Lisan'ın kurucu rolü
Soru 567Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen kişilik kuramlarını, sağ sütunda yer alan ve bu kuramların temel varsayımlarını örnekleyen durum açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Psikoanalitik Kuram
Hümanistik (İnsancıl) Kuram
Sosyal Bilişsel Kuram
Ayırıcı Özellik (Treyt) Kuramı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Psikoanalitik Kuram çocukluk döneminde bilinçdışına itilen çatışmalarla; Hümanistik Kuram ideal ve gerçek benlik arasındaki uyumsuzlukla; Sosyal Bilişsel Kuram öz yeterlilik, model alma ve çevre etkileşimiyle; Ayırıcı Özellik Kuramı ise kalıcı ve kararlı yapısal yönelimlerle eşleşir.
Doğru eşleştirmede her kuram kendi temel varsayımı ve kavramıyla eşleşmiştir. Psikoanalitik Kuram bilinçdışı çatışmaları ve bastırmayı temel alır. Hümanistik Kuram ideal benlik ile gerçek benlik tutarsızlığını vurgular. Sosyal Bilişsel Kuram öz yeterlilik ve model almayı öne çıkarır. Ayırıcı Özellik Kuramı ise kişiliği kalıcı ve görece değişmez treytlerle tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Psikoanalitik Kuram'ın bilinçdışı süreçleri, savunma mekanizmalarını ve çocukluk yaşantılarını temel aldığı göz önünde bulundurularak sağ sütundaki uygun açıklama aranır.
Psikoanalitik Kuram ile çocukluk döneminde ebeveynle yaşanan ve bilinçdışına itilen çatışmaları ele alan açıklama eşleştirilir.
Psikoanalitik kuramın davranışların arkasındaki temel itici güç olarak bilinçdışını görmesidir.
2
Hümanistik Kuram'ın insan doğasını olumlu gören, kendini gerçekleştirme, gerçek benlik ve ideal benlik kavramlarını öne çıkaran yapısı değerlendirilir.
Hümanistik Kuram ile ideal benlik ve gerçek benlik arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanan uyumsuzlukları açıklayan ifade eşleştirilir.
Rogers'ın benlik kuramında kişilik uyumsuzluğunun temel nedeninin ideal ve gerçek benlik arasındaki tutarsızlık olmasıdır.
3
Sosyal Bilişsel Kuram'ın öğrenme süreçlerinde çevre, gözlem, model alma ve bireyin kendi kapasitesine olan inancını (öz yeterlilik) vurgulayan yapısı incelenir.
Sosyal Bilişsel Kuram ile model alma, öz yeterlilik ve çevreyle olan dinamik etkileşimi kişiliğin merkezine koyan açıklama eşleştirilir.
Bandura'nın kuramındaki karşılıklı belirleyicilik ve öz yeterlilik kavramlarının bu duruma doğrudan işaret etmesidir.
4
Ayırıcı Özellik (Treyt) Kuramı'nın bireyler arasındaki kalıcı, kararlı ve ayırt edici özelliklere odaklanan yapısı analiz edilir.
Ayırıcı Özellik Kuramı ile bireyin yaşamı boyunca sergilediği görece değişmez ve kalıcı kişisel yapılara (içe dönüklük, sorumluluk vb.) odaklanan açıklama eşleştirilir.
Allport, Eysenck ve Cattell gibi kuramcıların temsil ettiği bu yaklaşımın temel odağının kişiliğin yapısal ve kararlı treytleri (nitelikleri) olmasıdır.

Anahtar Kavram

Kişilik Kuramları
Soru 568Soru

Ülkelerin sahip oldukları doğal kaynak potansiyeli ile ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki her ülkede aynı şekilde gerçekleşmez.

Buna göre, aşağıda doğal kaynak potansiyelleri ve ekonomik özellikleri belirtilen ülkelerin, insani gelişmişlik düzeylerine göre en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralaması İsviçre, Kazakistan, Irak ve Nepal şeklindedir.
Ülkelerin insani ve ekonomik gelişmişlik düzeylerinde en temel belirleyici faktör doğal kaynakların varlığından ziyade sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü gibi unsurlardır. İsviçre doğal kaynak fakiri olmasına rağmen yüksek sermaye ve teknoloji gücüyle listedeki en gelişmiş ülkedir. Kazakistan zengin kaynaklarını verimli kullanarak gelişme gösteren orta-yüksek seviyede bir ülkedir. Irak ise zengin kaynaklarına rağmen sermaye, teknoloji ve istikrar sorunları nedeniyle daha geridedir. Nepal hem doğal kaynak hem de sermaye eksikliği yüzünden en az gelişmiş ülkedir. Dolayısıyla doğru sıralama İsviçre, Kazakistan, Irak ve Nepal şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ülkelerin doğal kaynak ve teknoloji/sermaye durumlarını analiz edin.
İsviçre kısıtlı kaynak/yüksek teknolojiye, Kazakistan zengin kaynak/orta-yüksek gelişmişliğe, Irak zengin kaynak/düşük gelişmişliğe, Nepal ise kısıtlı kaynak/düşük gelişmişliğe sahiptir.
Ülke profillerindeki doğal kaynak varlığı ve beşeri sermaye dengesini doğru tespit etmek sıralamanın temelidir.
2
Beşeri sermaye, sermaye ve teknoloji seviyelerine göre ülkeleri en gelişmiş olandan başlayarak gruplandırın.
Nitelikli iş gücü ve finans sektörü en güçlü olan İsviçre birinci sırada, sanayileşme adımları atan Kazakistan ikinci sırada, altyapı ve istikrar sorunları yaşanan Irak üçüncü sırada, en temel ekonomik imkanlardan yoksun olan Nepal ise dördüncü sırada yer alır.
Doğal kaynak tek başına gelişmişlik getirmeyeceği için asıl belirleyici olan sermaye ve teknolojidir.
3
Elde edilen sonuçları birleştirerek nihai sıralamayı oluşturun.
İsviçre > Kazakistan > Irak > Nepal sıralaması elde edilir.
En yüksek insani gelişmişlik düzeyinden en düşük insani gelişmişlik düzeyine doğru sıralama bu şekilde tamamlanır.

Anahtar Kavram

Ülkelerin doğal kaynak potansiyelleri ile ekonomik gelişmişlik seviyeleri arasındaki ilişkiyi belirleyen temel faktör sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücüdür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 569Soru

Endülüs İslam Devleti'nin (756-1031) İspanya'da uyguladığı yönetim anlayışı ve toplumsal düzenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı din ve kültürlerden toplulukların bir arada barış içinde yaşamasına dayanan 'Convivencia' (birlikte yaşama) kültürü oluşturulmuştur.

Cevap

Farklı din ve kültürlerden toplulukların bir arada barış içinde yaşamasına dayanan 'Convivencia' (birlikte yaşama) kültürü oluşturulmuştur.
Endülüs İslam Devleti'nin İspanya'daki egemenliği süresince Müslüman, Hristiyan ve Yahudi topluluklar bir arada hoşgörü ve barış içinde yaşamışlardır. Bu durum tarih literatüründe 'Convivencia' (birlikte yaşama) olarak adlandırılır ve Endülüs'ün kültürel zenginliğinin temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve öncülleri analiz etme
Endülüs İslam Devleti'nin İspanya'daki toplumsal ve idari yapısıyla ilgili doğru yargının aranması.
Sorunun bizden ne talep ettiğini netleştirmek.
2
Seçenekleri tarihsel doğruluk açısından değerlendirme
Seçeneklerde yer alan mevali politikası, feodalizm, ulus-devlet ve olay-olgu kavramlarının Endülüs ve genel tarih bilgisiyle karşılaştırılması.
Yanlış kavramsal eşleştirmeleri ve anakronizmleri tespit etmek.
3
Doğru seçeneği belirleme
Farklı dinlerin bir arada hoşgörüyle yaşadığı 'Convivencia' ortamının Endülüs'ün temel toplumsal özelliği olduğunun saptanması.
Tarihsel gerçekliğe uygun ve tutarlı olan tek yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Endülüs medeniyetinin hoşgörü ortamı ve toplumsal yapısı (Convivencia)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 570Soru

I. Haçlı Seferi sonrasında Bizans İmparatorluğu, Haçlıların Anadolu'dan geçişinin yarattığı askeri baskıdan faydalanarak İzmir, Efes ve İznik gibi Batı Anadolu kıyılarındaki Türk hakimiyetine son vermi�� ve Selçukluları İç Anadolu'ya çekilmeye zorlamıştır. Bu durum, Türkiye Selçuklu Devleti'nin denizcilik faaliyetlerinden uzaklaşarak İç Anadolu merkezli bir kara devleti yapısına bürünmesine yol açmıştır.

Bu bilgilere göre, Haçlı Seferleri'nin Anadolu'daki siyasi ve demografik etkileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türklerin kıyı bölgelerinden İç Anadolu'ya çekilmek zorunda kalması, bu bölgede Türk nüfusunun yoğunlaşmasına ve Selçuklu egemenliğinin İç Anadolu'da kökleşmesine yol açmıştır.

Cevap

Türklerin kıyı bölgelerinden İç Anadolu'ya çekilmek zorunda kalmasının, bu bölgede Türk nüfusunun yoğunlaşmasına ve Selçuklu egemenliğinin İç Anadolu'da kökleşmesine yol açtığı yönündeki seçenektir.
I. Haçlı Seferi'nin askeri baskısıyla kıyı bölgelerinden çekilen Türk nüfusu İç Anadolu'da toplanmış ve bu durum Selçukluların İç Anadolu'daki hakimiyetini pekiştirerek siyasi ve demografik bir yoğunlaşmaya yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tarihi bilgileri ve coğrafi değişimleri analiz etmek.
Haçlı Seferleri baskısıyla Türklerin kıyı bölgelerinden İç Anadolu'ya çekildiği ve denizcilikten uzaklaşarak kara devleti yapısına büründüğü belirlenir.
Siyasi ve coğrafi yer değiştirmenin demografik ve yönetsel sonuçlarını saptamak.
2
Bu durumun demografik ve siyasi yansımalarını değerlendirmek.
Kıyı bölgelerindeki nüfusun İç Anadolu'da toplanması, bu alandaki Türk nüfus yoğunluğunu artırmış ve Selçuklu egemenliğinin İç Anadolu'da kalıcı hale gelmesini sağlamıştır.
Metinde geçen İç Anadolu merkezli kara devleti yapısı ile Türk nüfus yoğunluğunun artması ifadeleri arasındaki ilişkiyi kurmak.

Anahtar Kavram

Haçlı Seferleri'nin Anadolu Türk tarihi üzerindeki siyasi, coğrafi ve demografik sonuçları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 571Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen toplumsal durum örneklerini, sağ sütunda verilen ilgili norm türü ve yaptırım açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kırmızı ışıkta geçen bir sürücüye trafik polisi tarafından para cezası uygulanması.
Toplu taşıma aracında yüksek sesle müzik dinleyen bir bireyin çevresindekiler tarafından uyarılması ve ayıplanması.
Bayram ziyaretlerine katılmayan bir kişinin, akrabaları tarafından vefasızlıkla suçlanıp aile ortamlarından dışlanması.
Kendi inanç sistemi doğrultusunda kutsal kabul edilen bir günde çalışmayı tercih eden bir kişinin vicdani huzursuzluk yaşaması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kırmızı ışıkta geçen sürücüye ceza verilmesi yasa ihlali ve resmi kontrolle; toplu taşımada yüksek sesle müzik dinleyen kişinin ayıplanması adet normu ihlaliyle; bayram ziyaretine gitmeyen kişinin akrabalarınca dışlanması örf normu ihlaliyle; kutsal günde çalışmaktan kaynaklanan vicdani rahatsızlık ise din kuralı ihlaliyle eşleşir.
Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar (normlar) yazılı/yazısız olmalarına ve uygulanan yaptırımların (kontrol) türlerine göre sınıflara ayrılır. Eşleştirmede trafik cezası yazılı yasa ihlalini; toplu taşımadaki ayıplanma gündelik görgü kuralı olan adet ihlalini; akrabalarca dışlanma köklü ahlaki beklenti olan örf ihlalini; inanca bağlı vicdani rahatsızlık ise din kuralı ihlalini tam olarak temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kırmızı ışıkta geçme ve trafik polisi cezası durumunu analiz etmek.
Bu durum yazılı kurallara (kanunlara) dayanır ve devletin resmi görevlisi (polis) tarafından cezalandırılmıştır. Bu yüzden yasa ihlali ve resmi kontrol açıklaması ile eşleşmelidir.
Hukuki kurallar ve devlet gücünün kullanıldığı yaptırımların resmi niteliğini belirlemek.
2
Toplu taşımada yüksek sesle müzik dinleme ve ayıplanma durumunu analiz etmek.
Bu durum gündelik toplumsal görgü kurallarına (adet) aykırıdır ve yaptırımı resmi olmayan, çevredekilerin kınaması şeklindedir. Dolayısıyla adet normunun ihlali açıklaması ile eşleşmelidir.
Yazısız olan ve hafif toplumsal yaptırımlarla denetlenen gündelik kuralları tespit etmek.
3
Bayram ziyaretlerine katılmama ve akrabalarca dışlanma durumunu analiz etmek.
Geleneksel ve köklü ahlaki beklentiler örf normlarını oluşturur. Bayramlaşma gibi bağların koparılması ve buna yönelik dışlama yaptırımı örfün ihlal edildiğini gösterir. Bu yüzden örf normu ihlaliyle eşleşmelidir.
Toplumda güçlü bağları koruyan ve ihlalinde ciddi gayriresmi yaptırımları (dışlanma) barındıran norm türünü belirlemek.
4
Kutsal günde çalışma ve vicdani huzursuzluk durumunu analiz etmek.
İnanç temelli kutsallıklar din kuralları kapsamındadır ve bu kurallara uymamanın yaptırımı içsel/vicdani bir rahatsızlıktır. Bu yüzden din kuralı ihlaliyle eşleşmelidir.
Manevi inanç sistemine dayanan gayriresmi toplumsal normları saptamak.

Anahtar Kavram

Toplumsal Normlar (Yasa, Örf, Adet, Din) ve Toplumsal Kontrol/Yaptırım Türleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 572Soru

Orta Çağ Avrupa'sında feodal sistemin işleyişini ve sosyo-ekonomik hayatı şekillendiren temel kurumsal terimler ile bunların açıklamalarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Angarya
Banalite
Homage (Sadakat Yemini)
Adli İmtiyaz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Angarya terimi, serflerin hiçbir maddi karşılık almadan senyörün şahsi topraklarında gerçekleştirdiği zorunlu bedensel çalışma yükümlülüğü ile; Banalite terimi, köylülerin senyörün mülkiyetindeki değirmen, fırın gibi araçları kullanma zorunluluğuna bağlı tekel bedeli ile; Homage terimi, vassal ile suzeren arasında bağlılığı resmîleştiren sözleşme töreni ile; Adli İmtiyaz terimi ise senyörün kendi malikanesinde yaşayanlar üzerinde yargılama yapma ve ceza verme yetkisi ile eşleşmektedir.
Kavramların tarihsel karşılıkları doğrudur: Angarya köylünün ücretsiz iş yükümlülüğünü, banalite üretim tekel bedelini, homage vassal-suzeren arasındaki bağlılık törenini, adli imtiyaz ise senyörün bağımsız yargı yetkisini ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senyörün topraklarında zorunlu ücretsiz çalışma yükümlülüğünü temsil eden kavramı bulmak.
Bu durum Orta Çağ feodal iktisadında 'Angarya' olarak adlandırılır. Bu nedenle Angarya, serflerin ücretsiz bedensel çalışma yükümlülüğü ile eşleşir.
Angarya doğrudan köylünün senyöre karşı olan fiziki emek borcudur.
2
Feodal malikanedeki ortak üretim araçlarının kullanım tekelini temsil eden kavramı tespit etmek.
Değirmen, fırın gibi araçların zorunlu kullanımı karşılığı ödenen vergi 'Banalite' kavramıdır. Bu nedenle Banalite, tekel bedeli ile eşleşir.
Feodal beyin malikanedeki teknolojik/üretim altyapısı üzerindeki tekeline banalite denir.
3
Feodal lord (suzeren) ile vassal arasındaki siyasi-hukuki bağları kuran törensel yemini tanımlamak.
Bu hukuki ve törensel sözleşme 'Homage' olarak adlandırılır. Dolayısıyla Homage, vassal ile suzeren arasındaki sadakat sözleşmesi ile eşleşir.
Homage, feodal hiyerarşideki sadakat ilişkisinin temel ritüelidir.
4
Feodal beyin kendi toprakları üzerindeki egemenlik ve yargılama gücünü niteleyen hakkı belirlemek.
Senyörün mahkeme kurma ve ceza verme gücü 'Adli İmtiyaz' kavramıdır. Bu nedenle Adli İmtiyaz, senyörün yargılama gücü ile eşleşir.
Merkezi otorite boşluğunda yargı yetkisinin yerelleşmesini temsil eder.

Anahtar Kavram

Feodalizm sisteminde sosyo-ekonomik, adli ve siyasi yapıyı belirleyen temel terimler ve işlevleri.
Soru 573Soru

Kişilik gelişimi üzerine yapılan tartışmalarda bir grup psikolog; bireyin geçmiş yaşantılarının ve bilinçdışı süreçlerinin tutsağı olmadığını, aksine kendi geleceğini yönlendirebilecek bilinçli seçimler yapma gücüne sahip olduğunu savunur. Onlara göre insan, doğası gereği iyidir ve kendini gerçekleştirme eğilimiyle dünyaya gelir. Bu görüşe göre kişiliği anlamanın yolu, bireyin dünyayı kendi öznel çerçevesinden nasıl algıladığını (fenomenolojik alanını) anlamaktan geçer.

Buna göre, paragrafta temel varsayımları açıklanan kişilik kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hümanistik (İnsancıl) Kuram

Cevap

Hümanistik (İnsancıl) Kuram
Paragrafta açıklanan 'bireyin kendi geleceğini yönlendirebilecek bilinçli seçimler yapma gücüne sahip olması', 'kendini gerçekleştirme eğilimi' ve dünyayı kendi öznel penceresinden algılaması (fenomenolojik yaklaşım) özellikleri doğrudan Hümanistik (İnsancıl) Kuram'ın temel kabulleridir. Bu kuram, insanı pasif bir kurban değil, kendi potansiyelini aktif olarak gerçekleştirebilen değerli bir varlık olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar kavramları analiz etme.
Metinde 'bilinçli seçimler yapma gücü', 'insanın doğası gereği iyi olması', 'kendini gerçekleştirme eğilimi' ve 'öznel/fenomenolojik çerçeve' kavramları öne çıkmaktadır.
Soruda hedeflenen kişilik kuramının ayırt edici özelliklerini tespit etmek için bu ipuçlarının belirlenmesi gerekir.
2
Tespit edilen kavramları bilinen kişilik kuramlarıyla eşleştirme.
Bilinçli özgür seçimler, kendini gerçekleştirme ve fenomenolojik yaklaşım doğrudan insancıl (hümanistik) yaklaşımın temel varsayımlarıdır.
Farklı kuramların insana bakış açılarını karşılaştırarak doğru teoriyi bulmak gerekir.
3
Seçenekleri eleyerek doğru yanıtı onaylama.
Geçmiş yaşantı ve bilinçdışını vurgulayan psikoanalitik kuram, çevresel uyarıcıları temel alan davranışçı kuram, bilişsel süreçler ile çevreyi birleştiren sosyal bilişsel kuram ve özellikleri sınıflayan ayırıcı özellik kuramı elenir. Hümanistik (İnsancıl) Kuram'ın doğru cevap olduğu kesinleşir.
Çeldiricilerin yanlışlığını ve doğru seçeneğin kesinliğini doğrulamak için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

İnsancıl (Hümanistik) kişilik kuramının insan doğası, kendini gerçekleştirme ve fenomenolojik alan kavramları üzerine kurulu temel varsayımları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 574Soru

Gestalt ekolünün öne sürdüğü algı örgütleme ilkeleri, çevremizdeki uyarıcıları karmaşık yığınlar yerine anlamlı bütünler halinde nasıl algıladığımızı açıklar. Buna göre, sol sütunda verilen algı örgütleme ilkelerini sağ sütundaki günlük yaşam senaryoları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şekil-Zemin İlişkisi
Yakınlık İlkesi
Benzerlik İlkesi
Tamamlama İlkesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şekil-Zemin İlişkisi -> Arkadaşın konuşmasına odaklanılıp müziğin arka planda kalması; Yakınlık İlkesi -> Yakın yürüyen yayaların kümelenmiş algılanması; Benzerlik İlkesi -> Aynı renk tişört giyen seyircilerin grup olarak algılanması; Tamamlama İlkesi -> Bazı harfleri silinmiş kelimenin bütün halinde okunması.
Gestalt algı örgütleme ilkeleri doğrultusunda; odaklanılan uyarıcının öne çıkması şekil-zemin ilişkisini, mekansal yakınlığa göre gruplandırma yakınlık ilkesini, görsel benzerliğe (renk) göre gruplandırma benzerlik ilkesini ve eksiklerin zihinde birleştirilmesi tamamlama ilkesini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Şekil-Zemin İlişkisinin günlük yaşam örneğini tespit etme
Gürültülü kafedeki odaklanma örneği (arkadaşın sesi şekil, müzik zemin) Şekil-Zemin İlişkisi ile eşleştirilir.
Algıda seçicilikle ilişkili olarak dikkat yöneltilen uyarıcı şekil, geri kalanlar ise zemin konumundadır.
2
Yakınlık İlkesinin günlük yaşam örneğini tespit etme
Yayaların birbirine yakınlıklarına göre gruplandırılması Yakınlık İlkesi ile eşleştirilir.
Mekansal yakınlık, zihnin bu öğeleri bir arada algılamasını tetikler.
3
Benzerlik İlkesinin günlük yaşam örneğini tespit etme
Seyircilerin giydikleri tişört renklerine göre gruplandırılması Benzerlik İlkesi ile eşleştirilir.
Renk benzerliği, zihnin bu öğeleri aynı grubun parçası olarak kodlamasına yol açar.
4
Tamamlama İlkesinin günlük yaşam örneğini tespit etme
Eksik harfli kelimenin bütün halinde algılanması Tamamlama İlkesi ile eşleştirilir.
Zihin, anlamlı bir bütüne ulaşmak için eksik bilgileri otomatik olarak tamamlar.

Anahtar Kavram

Gestalt Algı Örgütleme İlkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 575Soru

Aşağıdaki Türkiye haritasında bazı tarımsal üretim alanları numaralandırılarak gösterilmiştir.

Bu alanlarda yetiştirilen tarım ürünleri ve bunların coğrafi özellikleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı alanda, kuraklık ve yetersiz sulama nedeniyle nadas alanlarının yaygın olması şeker pancarı gibi su isteği yüksek bir ürünün tarımını sulama imkânları geliştirilse dahi tamamen engellemiştir.

Cevap

İç Anadolu'da sulama imkânları geliştirilse dahi şeker pancarı tarımının tamamen engellendiğini belirten ifade coğrafi gerçeklerle uyuşmamaktadır ve yanlıştır.
Şeker pancarı tarımının İç Anadolu'da yapılmasının tamamen engellendiğini öne süren ifade yanlıştır. İç Anadolu Bölgesi (özellikle Konya Ovası), sulama imkânlarının (KOP ve yer altı suları) kullanılmasıyla Türkiye'de şeker pancarı üretiminin en fazla yapıldığı alandır. Sulama yatırımları nadas ihtiyacını azaltmış ve bu su isteyen ürünün bölgede geniş alanlarda yetiştirilmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Harita üzerindeki numaralı alanların coğrafi bölgelerini ve tarımsal potansiyelini belirleyin.
I: Ergene Havzası, II: Doğu Karadeniz Kıyıları, III: Konya Ovası (İç Anadolu), IV: Şanlıurfa Çevresi (Güneydo��u Anadolu), V: Ege Kıyıları.
Harita okuma becerisiyle bölgelerin coğrafi sınırlarını ve iklim özelliklerini eşleştirmek gerekir.
2
Tarımsal yöntemler ile sulama arasındaki ilişkiyi kurarak nadas alanlarının sulama projeleriyle nasıl değiştiğini analiz edin.
Nadas, sulama yetersizliği ve kuraklığa bağlı zorunlu bir uygulamadır. KOP (Konya Ovası Projesi) gibi sulama projeleri geliştikçe nadas alanları daralır ve şeker pancarı gibi yüksek su isteyen sanayi bitkilerinin üretimi artar.
Şeker pancarı tarımının İç Anadolu'da sulamaya bağlı olarak yoğun şekilde yapıldığını anlamak ve nadasın sulama ile azaltılabileceği gerçeğini kavramak.
3
Yanlış olan seçeneği işaretleyin.
İç Anadolu'da şeker pancarı tarımının tamamen engellendiğini iddia eden önermenin yanlış olduğu tespit edilir.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye bağlı olarak hatalı coğrafi açıklamayı bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım ürünlerinin yetişme koşulları ile nadas ve sulama projeleri arasındaki ilişki
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 576Soru

Noktasal bir cismin eylemsizlik momenti, cismin kütlesi ile dönme eksenine olan dik uzaklığının karesinin çarpımı ile hesaplanır (I=mr2I = m \cdot r^2).

Dönme eksenine olan dik uzaklıkları ve kütleleri şekilde verilen KK ve LL noktasal cisimlerinin eylemsizlik momentleri sırasıyla IKI_K ve ILI_L olduğuna göre, IKIL\frac{I_K}{I_L} oranı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 43\frac{4}{3}

Cevap

Dört bölü üç oranı doğrudur.
Eylemsizlik momenti formülüne göre cisimlerin kütleleri ile dönme eksenine olan dik uzaklıklarının kareleri çarpılır. K cismi için bu değer dört birim, L cismi için üç birim olup oranlandığında dört bölü üç elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
K cisminin eylemsizlik momentini formüle göre yazınız.
IK=m(2d)2=4md2I_K = m \cdot (2d)^2 = 4md^2
K cisminin kütlesi mm, eksene olan uzaklığı ise 2d2d'dir. Formülde uzaklığın karesi alındığından (2d)2=4d2(2d)^2 = 4d^2 olur.
2
L cisminin eylemsizlik momentini formüle göre yazınız.
IL=3md2I_L = 3m \cdot d^2
L cisminin kütlesi 3m3m, eksene olan uzaklığı ise dd'dir. Formülde yerine yazıldığında 3md23md^2 bulunur.
3
K ve L cisimlerinin eylemsizlik momentlerini oranlayınız.
IKIL=4md23md2=43\frac{I_K}{I_L} = \frac{4md^2}{3md^2} = \frac{4}{3}
Her iki ifadedeki ortak çarpanlar (mm ve d2d^2) sadeleştirildiğinde katsayıların oranı nihai sonucu verir.

Anahtar Kavram

Noktasal cisimlerin eylemsizlik momenti formülü ve kütle ile uzaklığın karesine bağlılığı.
Soru 577Soru

Emeviler ve Endülüs İslam Devleti dönemlerinde gerçekleşen siyasi, idari ve kültürel geli��melerle ilgili aşağıdaki kavramları, karşılarında verilen açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Abdülmelik Dönemi
Tavaif-i Mülük
Beni Ahmer Devleti
Muaviye Dönemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Abdülmelik Dönemi - Arapçanın resmi dil yapılması ve ilk İslam parasının basılması, Tavaif-i Mülük - Kurtuba Halifeliği'nin yıkılmasından sonra kurulan küçük devletçikler, Beni Ahmer Devleti - İspanya'daki son İslam devleti ve Elhamra Sarayı, Muaviye Dönemi - Halifeliğin saltanata dönüştürülmesi.
Doğru eşleştirmede; Muaviye Dönemi halifeliğin saltanata dönüştürülmesiyle, Abdülmelik Dönemi ilk İslam parasının basılması ve Arapçanın resmi dil ilanıyla, Tavaif-i Mülük Kurtuba Halifeliği sonrası kurulan bağımsız küçük devletçiklerle, Beni Ahmer Devleti ise Elhamra Sarayı'nı inşa eden son Endülüs devleti olmasıyla ilişkilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Muaviye'nin halifelik makamı üzerindeki uygulamasını belirlemek.
Muaviye, oğlu Yezid'i veliaht göstererek halifeliği saltanata dönüştürmüştür; bu durum ilgili açıklama ile eşleşir.
Emevilerin yönetim yapısındaki en belirgin değişikliğin tespit edilmesi gerekir.
2
Abdülmelik Dönemi'ndeki kurumsallaşma adımlarını analiz etmek.
Bu dönemde Arapça resmi dil yapılmış ve ilk İslam parası basılmıştır; bu durum ulusal devlet kimliğiyle eşleşir.
Devletin Arap milliyetçiliği ve kurumsallaşma politikalarını anlamak için bu eşleşme yapılmalıdır.
3
Endülüs'ün yıkılış sürecinde ortaya çıkan siyasi yapıları incelemek.
Kurtuba Halifeliği'nin yıkılmasından sonra kurulan küçük prensliklerin Tavaif-i Mülük olduğu belirlenir.
Endülüs'teki siyasi bölünmüşlük dönemini tanımlayan doğru kavramı bulmak gerekir.
4
Endülüs coğrafyasındaki son Müslüman devleti ve mimari mirasını tespit etmek.
Gırnata'da hüküm süren ve Elhamra Sarayı'nı yapan devletin Beni Ahmer Devleti olduğu eşleştirilir.
Endülüs medeniyetinin son dönemindeki siyasi ve kültürel faaliyetleri doğru kavramla ilişkilendirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Emeviler ve Endülüs İslam Devleti'ndeki siyasi, idari ve kültürel gelişmeler ile kurumsal yapılar.
Soru 578Soru

Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesiyle başlayan hareket; dilde sadeleşmeyi, Arapça ve Farsça dil bilgisi kuralları ile bu kurallara göre yapılan tamlamaların terk edilmesini ve İstanbul Türkçesinin ortak yazı dili olarak benimsenmesini savunmuştur. Bu doğrultuda Servet-i Fünun ve Fecr-i Âti dönemlerindeki ağır, yapay ve süslü dil anlayışına cephe almıştır.

Buna göre, aşağıdaki parçalardan hangisi Yeni Lisan Hareketi'nin dil ve üslup ilkelerine aykırı bir biçimde kaleme alınmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir subh-ı bârânda, leyl-i târın âğûşunda ümitleri kırılmış bir hâlde, giryân ü nâlân olan bîçârelerin feryatlarını işitiyordum.

Cevap

Bir subh-ı bârânda, leyl-i târın âğûşunda ümitleri kırılmış bir hâlde, giryân ü nâlân olan bîçârelerin feryatlarını işitiyordum.
Doğru olan cümle, Yeni Lisan Hareketi'nin dilden tamamen atmayı hedeflediği Arapça ve Farsça tamlama kurallarını ('subh-ı bârân', 'leyl-i târ'), konuşma dilinde karşılığı olmayan yabancı sözcükleri ('âğûş', 'giryân', 'nâlân') ve yabancı bağlaçları ('ü') barındırmaktadır. Bu üslup, Yeni Lisan'ın tepki gösterdiği Servet-i Fünun ve Fecr-i Âti edebiyatının yapay ve ağır dil anlayışını temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Lisan Hareketi'nin temel dil ilkelerini hatırlamak.
Yeni Lisan; Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarının (tamlamaların vb.) atılmasını, konuşma diline yerleşmemiş yabancı sözcüklerin kullanılmamasını ve sade Türkçeyi savunur.
Soruda istenen aykırı kullanımı tespit etmek için öncelikle hareketin ölçütlerini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümlelerin dil ve üslup özelliklerini incelemek.
Dört seçenekteki cümleler sade, yalın ve Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun iken; bir seçenekte 'subh-ı bârân', 'leyl-i târ', 'âğûş', 'giryân', 'nâlân' gibi kelimeler ve Farsça tamlama kuralları yer almaktadır.
Cümlelerin kelime kadrosu ve dil bilgisi yapısı, hangi edebî anlayışa ait olduklarını gösterir.
3
Yeni Lisan ilkelerine uymayan cümleyi belirlemek.
Yabancı kurallarla ve kelimelerle yüklü olan Servet-i Fünun/Fecr-i Âti tarzındaki cümle, Yeni Lisan'ın dilde sadeleşme ilkesine aykırıdır.
Yeni Lisan, bu tarz yapay ve ağır dili tasfiye etmek amacıyla ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin dil ve sadeleşme ilkeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 579Soru

Aşağıda verilen Haçlı Seferleri ile bu seferlerin Anadolu coğrafyası ve Türk-Bizans ilişkileri üzerindeki sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Haçlı Seferi'nin Anadolu'daki askeri seyri ve Selçuklu savunması
II. Haçlı Seferi'nde Anadolu Selçuklu Devleti'nin mücadelesi
IV. Haçlı Seferi'nin amacından saparak Bizans başkentini hedef alması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Haçlı Seferi'nin Anadolu'daki askeri seyri, Türkiye Selçuklu Devleti'nin başkentini Konya'ya taşıması ve Batı Anadolu kıyılarının Bizans kontrolüne geçmesi ile eşleşir. II. Haçlı Seferi'ndeki mücadele, Sultan I. Mesud'un Haçlıları Eskişehir yakınlarında mağlup etmesiyle eşleşir. IV. Haçlı Seferi'nin İstanbul'u hedef alması ise Bizans hanedan üyelerinin İznik ve Trabzon'da yeni devletler kurmasıyla eşleşir.
I. Haçlı Seferi, Selçukluların başkent İznik'i kaybedip Konya'ya çekilmesine ve Bizans'ın Batı Anadolu kıyılarını almasına yol açmıştır. II. Haçlı Seferi'nde Sultan I. Mesud, Haçlıları Eskişehir'de mağlup etmiştir. IV. Haçlı Seferi'nde ise İstanbul'un Latinler tarafından işgali üzerine İznik ve Trabzon'da Bizans ardılı devletler kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci Haçlı Seferi'nin sonuçlarını analiz etmek.
Bu sefer sonucunda Selçuklular savunmaya çekilmiş, başkent İznik'ten Konya'ya taşınmış ve Bizans kıyı bölgelerini geri kazanmıştır. Bu durum ilk sol öğe ile ilk sağ öğeyi eşleştirir.
Birinci Haçlı Seferi'nin Anadolu Türk tarihi üzerindeki en doğrudan siyasi ve coğrafi etkisini belirlemek için.
2
İkinci Haçlı Seferi'nin askeri gelişmelerini değerlendirmek.
Sultan I. Mesud liderliğindeki Selçuklu ordusu, Dorylaion'da Haçlı kuvvetlerine büyük kayıplar verdirmiştir. Bu durum ikinci sol öğe ile ikinci sağ öğeyi eşleştirir.
İkinci Haçlı Seferi'nin Selçuklu askeri başarısı ve Anadolu'daki Türk direnciyle olan ilişkisini saptamak için.
3
Dördüncü Haçlı Seferi'nin Bizans ve Anadolu üzerindeki etkilerini incelemek.
İstanbul'un işgali sonrası Bizans hanedan üyelerinin Anadolu'da İznik Rum İmparatorluğu ve Trabzon Rum İmparatorluğu'nu kurduğu bilinmektedir. Bu durum üçüncü sol öğe ile üçüncü sağ öğeyi eşleştirir.
Dördüncü Haçlı Seferi'nin Bizans'ın parçalanması ve Anadolu'da yeni siyasi otoritelerin ortaya çıkması üzerindeki etkisini kurmak için.

Anahtar Kavram

Haçlı Seferleri'nin Türkiye Selçuklu Devleti, Bizans İmparatorluğu ve Anadolu'nun siyasi coğrafyası üzerindeki etkileri.
Soru 580Soru
01(2x+1)(x2+x+1)2dx\int_{0}^{1} (2x + 1)(x^2 + x + 1)^2 \, dx

belirli integralinin değeri kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 263\frac{26}{3}

Cevap

İntegralin doğru değeri 263\frac{26}{3} olarak bulunur.
Doğru cevap olan 263\frac{26}{3} değeri, u=x2+x+1u = x^2 + x + 1 dönüşümü yapılarak sınırların 11 ve 33 olarak güncellenmesi ve integralin kurallara uygun olarak hesaplanmasıyla elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Değişken değiştirme yöntemi uygulanır.
u=x2+x+1u = x^2 + x + 1 dönüşümü yapıldığında, her iki tarafın diferansiyeli alınarak du=(2x+1)dxdu = (2x + 1) \, dx elde edilir.
İntegral içindeki (2x+1)dx(2x + 1) \, dx ifadesini yeni değişken uu cinsinden yazmak için.
2
Belirli integralin sınırları yeni değişken uu cinsinden güncellenir.
Alt sınır için: x=0    u=02+0+1=1x = 0 \implies u = 0^2 + 0 + 1 = 1
Üst sınır için: x=1    u=12+1+1=3x = 1 \implies u = 1^2 + 1 + 1 = 3
İntegral değişkeni xx yerine uu olduğunda, sınırların da uu değişkenine uygun hale getirilmesi gerekir.
3
Yeni sınırlar ve değişkenler integralde yerine yazılarak hesaplama tamamlanır.
13u2du=[u33]13=333133=913=263\int_{1}^{3} u^2 \, du = \left[ \frac{u^3}{3} \right]_{1}^{3} = \frac{3^3}{3} - \frac{1^3}{3} = 9 - \frac{1}{3} = \frac{26}{3}
Belirli integralin değerini bulmak için integral alma kuralı uygulanır ve sınırlar yerine yazılır.

Anahtar Kavram

Belirli integralde değişken değiştirme yöntemi uygulanırken sınırların yeni değişkene göre güncellenmesi gerekir.
ÖncekiSayfa 29 / 437Sonraki