Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6321Soru

Aşağıda verilen göç nedenlerini (itici/çekici faktörler), bu nedenlerin doğrudan ortaya çıkardığı göç türleri ve mekansal/toplumsal sonuçları ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarım topraklarının miras yoluyla bölünmesi ve tarımda makineleşmenin kırsal alanda iş gücü ihtiyacını azaltması
Savaşlar, iç karışıklıklar ve siyasi baskıların bireylerin can güvenliğini doğrudan tehdit etmesi
Eğitimli ve nitelikli uzmanların kendi ülkelerinde yeterli araştırma olanağı ve ekonomik karşılık bulamaması
Ülkeler arasındaki diplomatik antlaşmalar doğrultusunda karşılıklı nüfus takasının zorunlu kılınması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Kırsaldaki iş gücü ihtiyacının azalması ve toprakların bölünmesi iç göçler ve kentlerdeki konut açığıyla; savaş ve can güvenliği tehdidi mülteci hareketleriyle; eğitimli uzmanların imkan yetersizliği yaşaması beyin göçüyle; ülkeler arası nüfus takası antlaşmaları ise mübadele göçüyle eşleşir.
Eşleştirmede, kırsal alandaki ekonomik ve teknolojik değişimler iç göç dalgası ve kentlerdeki mekansal sorunlarla; savaşlar ve can güvenliği tehditleri mülteci hareketleriyle; nitelikli nüfusun imkan yetersizliği beyin göçüyle; devletler arası resmi antlaşmalar ise mübadele göçleriyle doğrudan ilişkilendirilmiştir. Bu ilişkiler göçün itici/çekici nedenleri ile mekansal sonuçlarını doğru şekilde bağdaştırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci maddeyi (kırsal alandaki tarımsal değişimler) incelemek ve bunun sonucunu belirlemek.
Tarımda makineleşme işsizliğe yol açar, bu da kırsaldan kente göçü tetikler ve kentlerde mekansal sorunlara yol açar. Bu durum sağ sütundaki birinci maddeyle eşleşir.
Kırsal alandaki itici ekonomik faktörlerin kentlerdeki mekansal sonuçlarla doğrudan ilişkisini kurmak.
2
Sol sütundaki ikinci maddeyi (savaş ve can güvenliği tehdidi) incelemek.
Can güvenliği tehdidi nedeniyle sınır ötesine sığınan topluluklar mülteci göçlerini oluşturur. Bu durum sağ sütundaki ikinci maddeyle eşleşir.
Siyasi ve zorunlu göç nedenlerinin mülteci hareketleriyle bağdaştırılması.
3
Sol sütundaki üçüncü maddeyi (nitelikli uzmanların araştırma ve ekonomik imkan yetersizliği) incelemek.
Nitelikli uzmanların göç etmesi beyin göçüne ve kaynak ülkede nitelikli iş gücü kaybına yol açar. Bu durum sağ sütundaki üçüncü maddeyle eşleşir.
Beyin göçünün neden ve sonuç ilişkisini analiz etmek.
4
Sol sütundaki dördüncü maddeyi (diplomatik antlaşmalarla zorunlu nüfus takası) incelemek.
Antlaşmaya dayalı nüfus takası mübadele göçüdür ve demografik yapıyı değiştirir. Bu durum sağ sütundaki dördüncü maddeyle eşleşir.
Mübadele göçünün tanımı ve mekansal/nüfus üzerindeki etkilerini eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Göç Türleri, Nedenleri (İtici/Çekici Faktörler) ve Mekansal/Demografik Sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6322Soru

Göçler; nedenleri (doğal, ekonomik, sosyal, siyasi) ve yarattığı mekansal/toplumsal sonuçlar bakımından farklılık gösteren nüfus hareketleridir.

Aşağıda verilen göç olaylarını veya durumlarını (Sol Sütun), bu göçlerin ortaya çıkış nedenleri ve mekansal-toplumsal etkilerini içeren açıklamalarla (Sağ Sütun) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Lozan Barış Antlaşması uyarınca Türkiye ve Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus değişimi.
1960'lı yıllardan itibaren Türkiye'den Federal Almanya'ya sanayi ve hizmet sektörlerindeki iş gücü açığını kapatmak amacıyla yapılan nüfus hareketi.
Orta Asya'da IV. yüzyılda yaşanan iklim değişimleri, kuraklık ve otlak yetersizliği nedeniyle Türk boylarının başlattığı kitlesel hareket.
Gelişmekte olan ülkelerdeki üst düzey eğitim almış uzmanların, daha iyi araştırma ve yaşam koşulları sunan gelişmiş ülkelere yerleşmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Lozan Mübadelesi siyasi zorunlu göç ve demografik yapı değişimiyle; Almanya'ya işçi göçü ekonomik çekicilik ve döviz girdisi/gettolaşmayla; Orta Asya göçleri doğal-klimatolojik kuraklık ve kitlesel Avrupa coğrafyası değişimiyle; nitelikli uzman göçü ise beyin göçü ve beşeri sermaye kaybıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Lozan Antlaşması'na dayanan zorunlu nüfus değişimi siyasi ve demografik yapı odaklı açıklamayla, Federal Almanya'ya yapılan işçi göçü ekonomik çekici faktörler ve gettolaşma/döviz girdisiyle, Orta Asya'daki kuraklığa bağlı göçler klimatolojik itici güçler ve Avrupa'nın etnik/siyasi değişimiyle, nitelikli nüfusun hareketi ise beyin göçü ve beşeri sermaye kaybıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Mübadelesi'nin niteliğini ve etkilerini analiz etmek.
Lozan Mübadelesi'nin devletler arası anlaşmayla yapılan zorunlu ve siyasi bir göç olduğunu belirlemek; bunun demografik yapıyı ani şekilde değiştirdiğini tespit etmek.
Zorunlu nüfus değişiminin siyasi nedenli göçler sınıfına girdiğini ve mekansal nüfus yapısını doğrudan etkilediğini açıklamak için.
2
1960'lardaki dış işçi göçlerinin neden ve sonuçlarını değerlendirmek.
Bu göçün sanayileşmiş ülkelerin iş gücü ihtiyacından kaynaklanan ekonomik çekici faktörlü bir göç olduğunu; döviz girdisi ve gettolaşma gibi sonuçlar doğurduğunu saptamak.
İşçi göçlerinin ekonomik güdülerle yapıldığını ve hem göç alan hem de veren ülkede yarattığı sosyo-ekonomik/mekansal etkileri ortaya koymak için.
3
Orta Asya'daki tarihi göçlerin tetikleyicilerini ve coğrafi sonuçlarını incelemek.
Kuraklık ve otlak yetersizliği gibi iklimsel/doğal itici faktörlerin kitlesel göçlere yol açtığını ve Avrupa'nın siyasi/etnik haritasını değiştirdiğini bulmak.
Doğal çevre şartlarının insan topluluklarını göçe zorlayan en eski itici güçlerden biri olduğunu ve mekansal egemenlik alanlarını nasıl değiştirdiğini anlamak için.
4
Nitelikli nüfusun göçünü (beyin göçü) ve etkilerini belirlemek.
Bilim insanı ve mühendis gibi eğitimli nüfusun daha iyi imkanlar için göç etmesinin beyin göçü olduğunu ve göç veren ülkede beşeri sermaye kaybına yol açtığını belirlemek.
Nitelikli iş gücünün göçünün ülkelerin kalkınma potansiyeli ve beşeri sermayesi üzerindeki doğrudan olumsuz etkilerini analiz etmek için.

Anahtar Kavram

Göçlerin nedenleri (doğal, ekonomik, sosyal, siyasi) ile göç alan ve veren yerlerdeki mekansal ve sosyo-ekonomik etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6323Soru

Gökyüzünün ceplerini arıyorum,
içinden çıkıyor eski bir deniz sessizliği.
Sen bir kere gülümsüyorsun,
şehirde bütün tramvaylar süte batıyor.

Alışılmamış bağdaştırmalara ve soyut bir imge dünyasına yer veren bu dizeler, aşağıdaki şiir eğilimlerinden hangisinin temsilcisine ait olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci Yeni Şiiri

Cevap

İkinci Yeni Şiiri
Verilen dizelerdeki 'gökyüzünün cepleri' ve 'tramvayların süte batması' gibi gerçeklikten kopuk ve çağrışımsal ifadeler, alışılmamış bağdaştırmalara dayanmaktadır. Dilin alışılagelmiş yapısının dışına çıkılması, soyut ve kapalı bir anlatımın benimsenmesi İkinci Yeni şiirinin karakteristik özellikleridir. Bu doğrultuda şiir İkinci Yeni anlayışını yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen dizelerdeki dil ve imge yapısını analiz etmek.
'Gökyüzünün ceplerini aramak' ve 'tramvayların süte batması' gibi akıl ve mantık sınırlarını zorlayan, alışılmamış bağdaştırmaların ve soyut imgelerin kullanıldığı belirlenmiştir.
Şiir alıntılarının hangi topluluğa ait olduğunu saptamak için öncelikle dilin kullanım biçimine ve anlam kapalılığına bakılır.
2
Dizelerdeki edebi yönelimi seçeneklerdeki Cumhuriyet Dönemi şiir anlayışlarıyla karşılaştırmak.
Garip şiirinin günlük yalınlığı, 1960 sonrası toplumcu şiirin ideolojik mesajları, Millî edebiyat zevkini sürdüren şiirin açık ve sade memleket temaları elenmiştir. Geriye soyutlamayı ve anlam kapalılığını ilke edinen anlayış kalmıştır.
Toplulukların poetik manifestoları ve belirgin dil özellikleri, ayırıcı nitelik olarak kullanılır.
3
Doğru şiir anlayışını tespit edip karara varmak.
Gözlenen dil sapmaları ve gerçeküstücü imge dünyasının İkinci Yeni poetikasıyla tam olarak örtüştüğü sonucuna ulaşılmıştır.
Alışılmamış bağdaştırmalar ve anlam kapalılığı İkinci Yeni Şiiri'nin en belirgin ayırıcı özelliğidir.

Anahtar Kavram

İkinci Yeni şiirinde imge, kapalılık ve alışılmamış bağdaştırmalar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6324Soru

Millî Mücadele Dönemi'nde Misak-ı Millî'nin kabulü ve İstanbul'un resmen işgali süreçlerinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Misak-ı Millî kararlarının oy birliğiyle kabul edilmesi, ardından İtilaf Devletleri'nin baskısıyla Ali Rıza Paşa Hükûmeti'nin istifa etmesi, sonrasında İstanbul'un resmen işgal edilerek Mebusan Meclisi'nin basılması ve son olarak Mustafa Kemal'in Ankara'da yeni bir meclis açılması için seçim genelgesi yayımlaması şeklindedir.
Kronolojik sıralama şu şekildedir: İlk olarak Mebusan Meclisinde Misak-ı Millî kararları kabul edilmiştir. Bu kararların ilanı İtilaf Devletleri'nin baskılarına yol açmış ve Ali Rıza Paşa Hükûmeti istifa etmiştir. Bu siyasi krizin ardından İtilaf Devletleri İstanbul'u resmen işgal ederek meclisi dağıtmıştır. Son aşamada ise Mustafa Kemal, meclisin kapatılması üzerine Ankara'da yeni bir meclisin açılması için seçim genelgesi yayımlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişmelerin tarihlerini belirlemek ve kronolojik ilişkiyi kurmak.
Seçeneklerdeki olaylar Ocak - Mart 1920 dönemini kapsamaktadır.
Sıralama yapabilmek için her bir olayın gerçekleşme tarihini saptamak gerekir.
2
Misak-ı Millî'nin kabul edilmesini başlangıç noktası olarak almak.
Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Misak-ı Millî'nin kabulü (28 Ocak 1920) en erken gerçekleşen olaydır.
Bu karar, İtilaf Devletleri'nin baskılarını başlatan ve diğer olayların öncülü olan temel adımdır.
3
İtilaf Devletleri'nin baskılarına bağlı olarak yaşanan siyasi krizi ve hükûmet değişikliğini belirlemek.
İtilaf Devletleri'nin baskısı sonucu Ali Rıza Paşa Hükûmeti'nin istifası (3 Mart 1920) ikinci sırada yer alır.
Bu istifa, Misak-ı Millî kararlarına İtilaf Devletleri'nin gösterdiği tepkinin siyasi bir yansımasıdır.
4
Siyasi krizden sonra gerçekleşen askeri müdahaleyi tespit etmek.
İstanbul'un resmen işgali ve meclisin basılması (16 Mart 1920) üçüncü sıradadır.
Hükûmet değişikliğine rağmen milli kararlardan taviz verilmeyince İtilaf Devletleri askeri güç kullanmıştır.
5
İşgale karşı Anadolu'da alınan tedbiri ve yeni meclis hazırlıklarını belirlemek.
Mustafa Kemal'in Ankara'da yeni bir meclisin toplanması için seçim genelgesi yayımlaması (19 Mart 1920) son sıradadır.
Bu genelge, İstanbul'daki Mebusan Meclisi'nin basılarak işlevsiz hale getirilmesine karşı atılmış meşru bir adımdır.

Anahtar Kavram

Misak-ı Millî'nin ilanı ve buna bağlı gelişen siyasi-askeri süreçler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6325Soru

Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitim ve kültür alanında çağdaş, laik ve millî bir yapı oluşturulması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda gerçekleştirilen aşağıdaki inkılap gelişmelerinin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; eğitim birliğinin sağlanması (1924), harf inkılabı (1928), tarih kurumunun açılması (1931) ve üniversite reformu (1933) şeklinde gerçekleşmiştir.
Tarihsel sıralamada ilk olarak eğitim birliğini sağlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924), ardından okuryazarlık seferberliğini başlatan Yeni Türk harflerinin kabulü (1928), üçüncü olarak millî tarih bilincini geliştirmek amacıyla Türk Tarihi Tetkik Cemiyetinin kurulması (1931) ve son olarak yükseköğretimi çağdaşlaştıran Üniversite Reformu (1933) gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Eğitim ve kültür alanındaki inkılapların gerçekleşme yıllarını belirlemek
Tevhid-i Tedrisat Kanunu 1924'te, Yeni Türk Harflerinin Kabulü 1928'de, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti 1931'de ve Üniversite Reformu 1933'te gerçekleşmiştir.
Olayları kronolojik sıraya dizebilmek için kesin tarihsel tarihlerinin bilinmesi gerekir.
2
Belirlenen tarihleri en eskiden en yeniye doğru sıralamak
1924, 1928, 1931 ve 1933 yılları sırasıyla takip edilmelidir.
Soruda geçmişten günümüze doğru bir kronolojik akış oluşturulması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Eğitim ve Kültür İnkılaplarının Kronolojisi
Soru 6326Soru

Cumhuriyet Dönemi öğretici metin yazarları ile bu yazarların belirgin özelliklerini veya eserlerini içeren açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Suut Kemal Yetkin
Salah Birsel
Şevket Rado
İsmail Habip Sevük

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Suut Kemal Yetkin ile sanat, estetik ve edebiyat konularını öznel ve şiirsel bir dille işleyen Günlerin Götürdüğü ve Düş'ün Payı adlı deneme kitaplarının yazarı olduğu açıklaması; Salah Birsel ile İstanbul'un geçmişteki sosyal hayatını, kahvehanelerini ve edebiyat çevrelerini kendine özgü, ironik bir dille anlatan Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu eseri; Şevket Rado ile radyo konuşmalarından derlediği Eşref Saat adlı sohbet kitabı; İsmail Habip Sevük ile gezi yazısı türünde yazdığı Tuna'dan Batı'ya ve Yurttan Yazılar eserleri eşleşmektedir.
Verilen yazarlardan Suut Kemal Yetkin deneme türündeki 'Günlerin Götürdüğü'; Salah Birsel kendine özgü anlatımıyla 'Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu'; Şevket Rado gençlere ve topluma seslenen sohbet türündeki 'Eşref Saat'; İsmail Habip Sevük ise gezi türündeki 'Tuna'dan Batı'ya' ve 'Yurttan Yazılar' eserleriyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle sol sütundaki isimler sağ sütundaki açıklamalarla sırasıyla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarların belirgin üslup özelliklerini ve eserlerini analiz etme
Suut Kemal Yetkin'in estetik ve deneme üzerine yoğunlaştığı, Salah Birsel'in ironik üslupla İstanbul yaşamını/edebiyat çevrelerini anlattığı, Şevket Rado'nun radyo sohbetleri yaptığı, İsmail Habip Sevük'ün ise gezi yazılarıyla öne çıktığı belirlenir.
Yazarları doğru öğretici metin türleriyle ve eserlerle bağdaştırabilmek için.
2
Sol sütundaki isimleri sağ sütundaki açıklamalarla bire bir eşleştirme
Suut Kemal Yetkin ile birinci açıklama, Salah Birsel ile ikinci açıklama, Şevket Rado ile üçüncü açıklama, İsmail Habip Sevük ile dördüncü açıklama doğru şekilde eşleşir.
Cumhuriyet Dönemi öğretici metinlerindeki eser-yazar ilişkisini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi öğretici metin yazarlarının eserleri, türleri ve ayırt edici üslup özellikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6327Soru

Bir şehrin küresel etkiye sahip olmasında nüfus miktarı tek başına belirleyici değildir. Şehrin sahip olduğu fonksiyonel özellikler (dini, siyasi, finans vb.) etki alanının sınırlarını belirler. Nüfusu az olan bazı şehirler, sahip oldukları küresel fonksiyonlar nedeniyle dünya genelinde etki yaratabilirler.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisi nüfusunun az olmasına rağmen sahip olduğu fonksiyonel özellik nedeniyle küresel bir etki alanına sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatikan

Cevap

Vatikan
Vatikan, Katolik Hristiyanlığın merkezi olması nedeniyle nüfusu bin kişiden az olmasına rağmen tüm dünyadaki Katolikleri etkileyen küresel bir güce sahiptir. Bu durum, nüfusu az olan şehirlerin de fonksiyonel özellikleri sayesinde küresel etki alanı oluşturabileceğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen öncüldeki açıklamayı analiz edin. Açıklamada, nüfusu az olmasına rağmen fonksiyonel özellikleri (dini, siyasi, finans vb.) nedeniyle küresel etkiye sahip olan bir şehrin arandığı belirtilmektedir.
Aranan şehir çok küçük bir nüfusa sahip olmalı ancak küresel ölçekte bir fonksiyona (örneğin Katolik Hristiyanl��ğın merkezi olma) sahip olmalıdır.
Sorunun kökündeki kriterlere uygun seçeneği belirlemek için.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin nüfus ve fonksiyonel özelliklerini karşılaştırın.
Kahire, Lagos, Cakarta ve Karaçi milyonlarca nüfusa sahip bölgesel etkili şehirlerdir. Vatikan ise 1000 kişiden az nüfusa sahip olmasına rağmen Katolik dünyasının lideri olan Papa'nın burada bulunmasıyla dini açıdan küresel etkiye sahiptir.
Her bir şehrin küresel ve bölgesel düzeydeki etkisini ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Şehirlerin fonksiyonları ile küresel, bölgesel ve yerel etki alanları arasındaki ilişki. Nüfus miktarının etki alanını tek başına belirlemediği gerçeği.
Tahmini Süre:45s
Soru 6328Soru

Sucul ekosistemlerde biyoçeşitlilik ve canlı dağılımı; suyun derinliği, ışık geçirgenliği, sıcaklık ve oksijen miktarı gibi fiziksel ve kimyasal faktörlere bağlı olarak de��işen ekolojik bölgelere göre şekillenir.

Buna göre, aşağıda verilen canlı grupları ve adaptasyon özelliklerini, sucul ekosistemlerin yaşam alanını oluşturan ekolojik bölgeler ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Güneş ışığının ulaştığı açık su yüzeyinde asılı kalan ve akıntıyla sürüklenen mikroskobik fotosentetik üreticiler ile bunlarla beslenen birincil tüketiciler
Güneş ışığının tabana kadar ulaşabildiği sığ kıyı kuşağında, zemine tutunarak gelişen köklü saz, kamış gibi bitkiler ve bunlarla beslenen böcek larvaları
Güneş ışığının tamamen yok olduğu, yüksek basınç ve düşük sıcaklık şartlarının hüküm sürdüğü derin su katmanlarında ışık üreterek avlanan veya kemosentez yapan canlılar
Su kütlelerinin dip çamurlarında veya tortul tabakalarında yaşayan, organik madde atıklarını ayrışt��rarak madde döngüsüne katkı sağlayan organizmalar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Canlıların ve ekolojik adaptasyonların sucul ekosistemlerdeki derinlik ve ışık bölgeleriyle doğru eşleşmesi şu şekildedir: Açık su yüzeyindeki planktonlar limnetik bölge ile; sığ kıyılardaki köklü bitkiler litoral bölge ile; karanlık ve derin sulardaki ışık üreten canlılar profundal/abisal bölge ile; dip çamurundaki ayrıştırıcılar ise bentik bölge ile eşleşir.
Canlıların sucul ekosistemlerdeki dağılımı fiziksel koşullarla doğrudan ilişkilidir. Mikroskobik planktonlar ışık alan açık su yüzeyi olan limnetik bölge ile; sığ kıyılardaki köklü bitkiler litoral bölge ile; derin, karanlık ve yüksek basınçlı alanlardaki biyolüminesans canlılar profundal/abisal bölge ile; zemin çamurundaki ayrıştırıcılar ve bentozlar ise bentik bölge ile doğru eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sucul ekosistemlerde derinlik ve ışık geçirgenliğine göre ayrılan ekolojik bölgelerin tanımlarını analiz edin.
Litoral bölgenin sığ kıyıları, limnetik bölgenin açık ve ışıklı üst suları, profundal/abisal bölgenin ışıksız derin suları, bentik bölgenin ise taban sedimentini temsil ettiğini belirleyin.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için her ekolojik bölgenin temel fiziksel özelliklerini ayırt etmek gerekir.
2
Canlı gruplarının adaptasyonlarını ve habitat tercihlerini bölgelerin özellikleri ile ilişkilendirin.
Mikroskobik planktonların açık su yüzeyine, köklü bitkilerin ışık alan sığ zeminlere, ışık üreten canlıların karanlık derinliklere, ayrıştırıcıların ise organik birikimin yoğun olduğu tabana ait olduğunu saptayın.
Canlıların morfolojik ve fizyolojik adaptasyonları, yaşadıkları ortamın çevre şartlarına (ışık, basınç, besin) göre şekillenir.
3
Belirlenen ilişkiler doğrultusunda sol taraftaki canlı özelliklerini sağ taraftaki ekolojik bölgelerle eşleştirin.
Eşleşmeleri gerçekleştirin: sol_1 - sağ_1, sol_2 - sağ_2, sol_3 - sağ_3, sol_4 - sağ_4.
Her canlının ekolojik nişi, ilgili bölgenin sunduğu yaşamsal şartlarla tam uyumluluk gösterir.

Anahtar Kavram

Sucul ekosistemlerin dikey yöndeki ekolojik bölgeleri ve bu alanlardaki canlı adaptasyonları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6329Soru

Orta Amerika ülkelerinde üretilen muz ve ananas gibi tropikal meyvelerin, okyanus aşırı yollarla Avrupa ve Asya pazarlarına bozulmadan taşınabilmesi ve yıl boyunca geniş kitleler tarafından tüketilebilmesi, üretim-dağıtım-tüketim zincirindeki gelişmelerle doğrudan ilişkilidir.

Bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde etkili olan aşağıdaki durumlardan hangisi, dağıtımı etkileyen beşeri faktörlere örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deniz aşırı taşımacılıkta frigorifik (soğutmalı) konteynerlerin ve h��zlı kargo gemilerinin kullanılması

Cevap

Deniz aşırı taşımacılıkta frigorifik (soğutmalı) konteynerlerin ve hızlı kargo gemilerinin kullanılması
Doğru yanıt olan deniz aşırı taşımacılıkta frigorifik (soğutmalı) konteynerlerin ve hızlı kargo gemilerinin kullanılması ifadesi, bozulabilir ürünlerin uzak pazarlara taşınmasını sağlayan beşeri (teknolojik ve ulaşım altyapısı) bir dağıtım faaliyetidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen unsuru belirleme
Soruda 'dağıtımı etkileyen beşeri faktör' sorulmaktadır.
Ulaşım, teknoloji ve pazarlama gibi süreçler dağıtım faaliyetlerinin beşeri boyutunu oluşturur.
2
Seçenekleri ��retim, dağıtım ve tüketim aşamalarına göre sınıflandırma
İklim koşulları ve tarım yöntemleri üretim aşamasına; ürünün yapısı doğal özelliğine; nüfus ve alım gücü tüketim aşamasına; frigorifik taşımacılık ise dağıtım aşamasına aittir.
Ekonomik faaliyetlerin hangi aşamaya ait olduğunu doğru tespit etmek yanılgıları önler.
3
Seçenekleri doğal ve beşeri faktör ayrımına göre analiz etme
Frigorifik konteyner ve hızlı kargo gemileri beşeri (teknolojik/altyapısal) bir unsurdur.
İnsan müdahalesiyle geliştirilen ulaşım teknolojileri doğrudan beşeri faktörler sınıfına girer.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetlerini etkileyen beşeri ve doğal faktörlerin ayrımı ile modern ulaşım teknolojilerinin dağıtım üzerindeki rolü.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6330Soru

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz alır beni

Bu dizelerin dil, üslup ve imge dünyası dikkate alındığında, aşağıdaki şairlerden hangisinin şiir anlayışıyla örtüştüğü söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlhan Berk

Cevap

İlhan Berk
Verilen dizeler İlhan Berk'in İkinci Yeni dönemine ait ünlü bir şiirinden alınmıştır. Şiirde yer alan yoğun imgesel anlatım, çağrışım zenginliği ve alışılmamış bağdaştırmalar İkinci Yeni şiirinin belirleyici özellikleridir. Seçenekler arasında bu topluluğun temsilcisi olan şair İlhan Berk'tir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şiir alıntısının dil, üslup ve imge özelliklerini analiz etmek.
Şiirde 'ceylanın su içmeye inmesi', 'çayırların büyümesi' gibi alışılmamış bağdaştırmalar ve yoğun soyut imgeler tespit edilmiştir. Bu nitelikler İkinci Yeni şiir anlayı��ına aittir.
Şiirin ait olduğu edebi topluluğu belirlemek için üslup analizi gereklidir.
2
Seçeneklerdeki şairlerin edebi dönemlerini ve şiir anlayışlarını belirlemek.
İlhan Berk İkinci Yeni şairidir. Orhan Veli Garip akımının, Faruk Nafiz Beş Hececiler'in temsilcisidir. Mehmet Âkif bağımsız/realist, Ziya Gökalp ise Milli Edebiyat dönemi didaktik şairidir.
Şiirin üslubu ile şairlerin tarzını eşleştirmek için.
3
Eşleşen şairi doğru cevap olarak seçmek.
İlhan Berk İkinci Yeni temsilcisi olarak şiirin tarzıyla örtüşmektedir.
Doğru şairin İkinci Yeni topluluğuna mensup olması gerektiğinden.

Anahtar Kavram

İkinci Yeni Şiirinin İmge Dünyası ve Temsilcileri
Soru 6331Soru

Sosyolog ve yazar Ziya Gökalp, 20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu buhrandan kurtulması için çözüm yolları aramış ve fikirlerini 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' başlığı altında formüle etmiştir. Gökalp; millî kültürün (hars) Türk töresine ve Türkçe dil birliğine dayanması gerektiğini, toplumsal ahlak ve manevi değerlerin korunması için İslam dininden yararlanılması gerektiğini, çağdaşlaşma (medeniyet) için ise Batı'nın sadece bilim ve tekniğinin alınması gerektiğini savunmuştur.

Ziya Gökalp'in bu düşünce yapısı dikkate alındığında, onun 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' senteziyle;

I. Batı medeniyetinin kültürel değerlerinin de aynen benimsenerek toplumsal yapının tamamen Batılılaştırılması,
II. Osmanlıcılık fikrinin geçerliliğini yitirmesi üzerine kültürel ve dilsel birlikteliğe dayalı Türkçülük anlayışının getirilmesi,
III. Millî kimlik inşası sürecinde dinî ve ahlaki değerlerin tamamen dışlanarak seküler bir toplumsal düzen kurulması

hedeflerinden hangilerini amaçladığı savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci öncülde belirtilen kültürel yapının tamamen Batılılaştırılması ve üçüncü öncülde belirtilen dinî-ahlaki değerlerin tamamen dışlanarak seküler bir toplumsal düzen kurulması hedefleri, Ziya Gökalp'in sentezinde yer almaz ve bu amaçları taşıdığı savunulamaz.
Ziya Gökalp'in 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' sentezi, millî kültürün Türk töresi ve dil birliği ile kurulmasını, toplumsal ahlak ve manevi değerlerin İslam dininden alınmasını, Batı'dan ise yalnızca bilim ve tekniğin ithal edilmesini savunur. Bu bağlamda, kültürel değerlerin tamamen Batılılaştırılması ve dinî-ahlaki unsurların dışlanarak seküler bir toplumsal düzen kurulması hedefleri Gökalp'in düşünce yapısıyla çelişmektedir. Dolayısıyla birinci ve üçüncü öncüller onun amaçları arasında yer alamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru öncülündeki Ziya Gökalp'in görüşleri analiz edilir.
Ziya Gökalp'in hars (millî kültür) ile medeniyet (uluslararası bilim ve teknik) kavramlarını birbirinden ayırdığı, kültürel yapıda millî ve dinî değerlerin korunması gerektiğini savunduğu görülür.
Gökalp'in sentezindeki fikirlerin temel dayanağını kavramak için bu analiz gereklidir.
2
Birinci öncülde yer alan kültürel yapının tamamen Batılılaştırılması hedefi değerlendirilir.
Gökalp'in kültürel asimilasyonu (harsın taklit edilmesini) reddettiği ve Batı'nın sadece bilim ve tekniğinin alınmasını savunduğu için bu hedefin savunulamayacağı belirlenir.
Gökalp'in muasırlaşma anlayışının kült��rel boyutu değil, teknolojik boyutu kapsadığını tespit etmek amacıyla bu değerlendirme yapılır.
3
İkinci öncülde yer alan Türkçülük anlayışının getirilmesi hedefi değerlendirilir.
Gökalp'in 'Türkleşmek' ilkesi doğrultusunda millî kültür ve Türkçe dil birliğini temel alan bir benlik inşasını amaçladığı, dolayısıyla bu hedefin savunulabileceği anlaşılır.
Osmanlıcılık yerine Türkçülük fikir akımının ikame edilmesinin Gökalp'in temel amaçlarından biri olup olmadığını saptamak için bu adım uygulanır.
4
Üçüncü öncülde yer alan dinî ve ahlaki değerlerin tamamen dışlanması hedefi değerlendirilir.
Gökalp'in 'İslamlaşmak' ilkesi çerçevesinde dinî ve ahlaki değerleri toplumsal yapıyı ayakta tutan manevi bir güç olarak gördüğü, bu yüzden dinî değerlerin tamamen dışlanmasını amaçlamadığı anlaşılır ve bu hedefin de savunulamayacağı sonucuna varılır.
İslamlaşmak ilkesinin toplumsal işlevini Gökalp'in bakış açısıyla analiz etmek için bu değerlendirme gereklidir.
5
Savunulamayacak hedefleri içeren doğru seçenek belirlenir.
Birinci ve üçüncü öncüllerin savunulamayacağı, ikinci öncülün ise savunulabileceği tespit edilerek birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Elde edilen verileri birleştirerek nihai cevaba ulaşmak için bu son adım tamamlanır.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti'nin Genel Durumu ve Fikir Akımları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6332Soru

Sivas Kongresi'nden sonra Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin baskısıyla Osmanlı Hükûmeti genel seçimleri yapmak zorunda kalmış ve yapılan seçimler sonucunda Son Osmanlı Mebusan Meclisi İstanbul'da toplanmıştır. İtilaf Devletleri bu meclisin açılmasına, kendi çıkarlarına uygun kararlar alacağını düşünerek engel olmamışlardır. Ancak meclisin 28 Ocak 1920'de kabul ettiği Misak-ı Millî kararları, İtilaf Devletleri'nin bu beklentilerini boşa çıkarmıştır. Bu geli��me üzerine İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ederek meclisi dağıtmışlardır.

Buna göre, İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesiyle sonuçlanan bu süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mebusan Meclisinin, işgalci güçlerin beklentilerinin aksine vatanın bütünlüğünü ve tam bağımsızlığı hedefleyen bir programı kabul ettiği

Cevap

Mebusan Meclisinin, işgalci güçlerin beklentilerinin aksine vatanın b��tünlüğünü ve tam bağımsızlığı hedefleyen bir programı kabul ettiği
Mebusan Meclisinin, işgalci güçlerin beklentilerinin aksine vatanın bütünlüğünü ve tam bağımsızlığı hedefleyen bir programı kabul ettiği yargısı doğrudur. İtilaf Devletleri meclisin açılmasına sessiz kalırken teslimiyetçi kararlar çıkacağını umuyorlardı. Ancak meclisin tam bağımsızlık belgesi olan Misak-ı Millî'yi kabul etmesi bu beklentileri yıkmış ve İstanbul'un resmen işgaline yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Misak-ı Millî'yi kabul eden meclisin niteliğini belirlemek
Misak-ı Millî kararları, İstanbul'da toplanan ve padişaha bağlı olan Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmiştir.
Soruda bahsedilen sürecin başlangıç noktasındaki kurumun tespiti ve İtilaf Devletleri'nin beklentilerinin neden boşa çıktığının anlaşılması gerekir.
2
İstanbul'un resmen işgal edilmesinin neden-sonuç ilişkisini kurmak
İtilaf Devletleri, meclisten kendi lehlerine kararlar çıkmasını beklerken meclisin vatanın bağımsızlığını savunan Misak-ı Millî'yi ilan etmesi üzerine İstanbul'u işgal etmiş ve meclisi kapatmıştır.
İşgalin doğrudan gerekçesinin Osmanlı parlamentosunun bağımsızlık kararı alması olduğunu analiz etmek için bu adım gereklidir.
3
Doğru yargıya ulaşmak ve seçenekleri değerlendirmek
Mebusan Meclisi, işgalcilerin beklentisinin aksine vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığını hedefleyen ulusal programı (Misak-ı Millî) kabul etmiştir.
Hatalı tarihsel çıkarımları eleyerek doğru sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Misak-ı Millî'nin kabulü ve İstanbul'un işgali arasındaki neden-sonuç ilişkisi
Soru 6333Soru

Türkiye'de elektrik enerjisi elde etmek amacıyla yararlanılan kaynakların bir kısmı yer altındaki jeolojik yapıya bağlıyken bir kısmı da doğrudan coğrafi konum ve iklim koşullarından etkilenmektedir.

Buna göre, aşağıdaki enerji kaynaklarından hangisiyle çalışan elektrik santrallerinin üretim kapasitesi, doğrudan iklim koşullarındaki (yağış miktarı ve rejimindeki) dalgalanmalardan etkilenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hidroelektrik

Cevap

Hidroelektrik
Hidroelektrik santraller, akarsuların akış gücünden yararlanarak elektrik üretir. Akarsuların taşıdığı su miktarı ve akış rejimi doğrudan iklim koşullarına (yağış miktarı ve rejimine) bağlı olduğundan, hidroelektrik üretim kapasitesi iklimdeki dalgalanmalardan doğrudan etkilenir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen enerji kaynaklarının kökenlerini (jeolojik veya meteorolojik/iklimsel) sınıflandırın.
Linyit, taş kömürü, jeotermal ve doğalgaz yer altı (jeolojik) kökenliyken; hidroelektrik su gücüne (meteorolojik/iklimsel) dayanır.
Hangi kaynağın atmosferik olaylar ve yağış rejimiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirlemek.
2
Yağış miktarındaki dalgalanmaların akarsular ve dolayısıyla enerji üretimi üzerindeki etkisini analiz edin.
Kurak geçen dönemlerde akarsuların taşıdığı su miktarı azaldığı için hidroelektrik santrallerinin elektrik üretim kapasitesi doğrudan düşer.
İklim koşullarından doğrudan etkilenen tek kaynağın hidroelektrik olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de enerji kaynaklarının iklim ve coğrafi koşullarla olan ilişkisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6334Soru

Aşağıdaki şehirleri, küresel veya bölgesel etki kazanmalarında belirleyici olan baskın fonksiyonel özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mekke
Essen
Oxford
Marsilya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mekke dini fonksiyonla, Essen sanayi fonksiyonuyla, Oxford eğitim fonksiyonuyla, Marsilya ise liman fonksiyonuyla eşleşmelidir.
Şehirlerin gelişiminde ve küresel/bölgesel etki kazanmasında ön plana çıkan en belirgin özellikleri dikkate alındığında; Mekke kutsal alanlarıyla dini fonksiyonla, Essen kömür havzalarıyla sanayi fonksiyonuyla, Oxford ünlü eğitim kurumlarıyla eğitim fonksiyonuyla, Marsilya ise önemli deniz ticaret kapısı olmasıyla liman fonksiyonuyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Mekke şehrinin fonksiyonel özelliğini analiz etme.
Mekke, dini önemi nedeniyle küresel etkiye sahip bir inanç merkezidir.
İslamiyet'in kutsal alanlarının burada bulunması şehre dini fonksiyon kazandırır.
2
Essen şehrinin fonksiyonel özelliğini analiz etme.
Essen, sanayi faaliyetleriyle büyüyen bir şehirdir.
Ruhr bölgesinde kömür üretimiyle başlayan sanayileşme sürecinin merkezidir.
3
Oxford şehrinin fonksiyonel özelliğini analiz etme.
Oxford, küresel düzeyde tanınan bir eğitim şehridir.
Üniversitesi ve akademik yapısı şehrin temel gelişim ve etki sebebidir.
4
Marsilya şehrinin fonksiyonel özelliğini analiz etme.
Marsilya, kıyı konumu ve hinterlandıyla liman fonksiyonuna sahiptir.
Akdeniz deniz ticaretinde önemli bir ithalat ve ihracat kapısıdır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin küresel ve bölgesel etki alanlarının belirlenmesinde baskın olan fonksiyonel özelliklerinin rolü.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6335Soru

Mebusan Meclisi onayından geçmediği için hukuki geçersizlik taşıyan ve Saltanat Şûrası tarafından kabul edilen Sevr Antlaşması'nın bazı maddeleri ile bu maddelerin Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları üzerindeki doğrudan etkileri verilmiştir. Sol sütunda yer alan antlaşma maddelerini, sağ sütunda verilen egemenlik ve bağımsızlık ihlali boyutlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çanakkale ve İstanbul boğazlarının; Osmanlı Devleti'nin yer almadığı, kendine ait bütçesi ve bayrağı olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesi.
Kapitülasyonların tüm İtilaf Devletleri yararlanacak şekilde genişletilerek yeniden yürürlüğe konulması ve Osmanlı maliyesinin yabancı denetimine bırakılması.
Zorunlu askerliğin kaldırılması, Osmanlı ordusunun 50.700 kişiyle sınırlandırılması ve orduda ağır silahların bulundurulmasının yasaklanması.
Azınlık haklarının genişletilmesi, hakları ihlal edilen azınlıkların doğrudan İtilaf Devletleri'ne başvurabilmesi ve adli yapının yabancı komisyonlarca düzenlenmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boğazlar maddesi ülke bütünlüğü ve stratejik kontrolün kaybıyla; kapitülasyonlar ve mali denetim maddesi mali bağımsızlığın yok edilmesiyle; ordu ve silah sınırlandırması asker�� bağımsızlığın engellenmesiyle; azınlık hakları ve adli komisyon maddesi ise hukuki bağımsızlığın zedelenmesiyle eşleşmektedir.
Boğazlar maddesi stratejik yollar ve ülke bütünlüğünün kaybıyla; mali denetim ve kapitülasyonlar ekonomik bağımsızlığın yok olmasıyla; askeri sınırlamalar ülkenin savunma hakkının elinden alınmasıyla; azınlık hakları ve adli komisyon ise yargı yetkisinin yani hukuki egemenliğin zedelenmesiyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Boğazlar maddesinin analiz edilmesi
Boğazlar'da bağımsız bir komisyon kurulmasının, devletin coğrafi bütünlüğünü ve jeopolitik su yolları üzerindeki kontrolünü yok ettiği belirlenir ve stratejik geçiş yolları üzerindeki kontrolün kaybedilmesi seçeneğiyle eşleştirilir.
Uluslararası komisyon yapısının toprak egemenliği üzerindeki etkisini saptamak.
2
Mali denetim ve kapitülasyon maddesinin analiz edilmesi
Mali komisyon ve kapitülasyonların devletin ekonomik kaynaklarını sömürge durumuna getirdiği anlaşılır ve mali/iktisadi bağımsızlığın ortadan kaldırılması seçeneğiyle eşleştirilir.
Ekonomik kısıtlamaların bağımsızlık kavramı açısından karşılığını bulmak.
3
Ordu ve savunma maddesinin analiz edilmesi
Asker sayısının kısıtlanması ve ağır silahlardan arındırma hükümlerinin devleti savunmasız bırakmayı amaçladığı görülür ve askerî bağımsızlığın engellenmesi seçeneğiyle eşleştirilir.
Silahsızlandırma ve asker sınırlaması politikalarının savunma hakkı üzerindeki etkisini ilişkilendirmek.
4
Adli düzenlemeler ve azınlık hakları maddesinin analiz edilmesi
Yargı sisteminin denetimi ve azınlık hakları bahanesiyle iç işlerine karışılmasının egemen devlet yetkilerini kısıtladığı fark edilir ve hukuki bağımsızlığın zedelenmesi seçeneğiyle eşleştirilir.
Adli komisyonların ve dış başvuruların yargı bağımsızlığını nasıl zedelediğini kavramak.

Anahtar Kavram

Mebusan Meclisi onayından geçmediği için hukuki geçersizlik taşıyan Sevr Antlaşması maddelerinin bağımsızlık ve egemenlik hakları üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 6336Soru

Günümüzde ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler ve küreselleşme; ��retim, dağıtım ve tüketim faaliyetleri arasındaki mekânsal bağları güçlendirmiş ve doğal faktörlerin sınırlandırıcı etkisini azaltmıştır. Ancak bu durum, doğal çevre faktörlerinin ekonomik faaliyetler üzerindeki belirleyici veya sınırlayıcı etkisinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Buna göre, aşağıda verilen beşerî ve ekonomik durumlardan hangisi, üretim veya dağıtım süreçlerinde doğal çevre faktörlerinin sınırlayıcı ya da belirleyici etkisinin devam ettiğine örnek olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Besi ve kümes hayvancılığı tesislerinin iklim ve bitki örtüsü özelliklerinden bağımsız olarak, tüketim potansiyelinin yüksek olduğu büyük şehirlerin çevresinde yoğunlaşması

Cevap

Besi ve kümes hayvancılığı tesislerinin iklim ve bitki örtüsü özelliklerinden bağımsız olarak, tüketim potansiyelinin yüksek olduğu büyük şehirlerin çevresinde yoğunlaşması
Besi ve kümes hayvancılığı faaliyetlerinin büyük şehirlerin çevresinde yoğunlaşması, tamamen pazar ve tüketim talebi gibi beşerî faktörlerin bir sonucudur. Bu faaliyetler modern barınaklarda yapıldığı için iklim ve bitki örtüsü gibi doğal çevre koşullarından etkilenmez. Bu nedenle, bu durum doğal çevre faktörlerinin üretim üzerindeki sınırlayıcı veya belirleyici etkisinin devam ettiğine örnek olarak gösterilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki önermeyi ve soruyu analiz etme
Gelişen teknolojiye rağmen doğal çevre faktörlerinin üretim, dağıtım ve tüketim üzerindeki sınırlayıcı etkisinin sürdüğü durumları belirleyip, bu duruma uymayan (doğal faktörlerin etkili olmadığı) seçeneği arayacağız.
Sorunun bizden doğal faktörlerin etkisinin devam etmediği (beşerî/ekonomik faktörlerin tamamen belirleyici olduğu) seçeneği bulmamızı istediğini netleştirmek.
2
Seçeneklerdeki doğal çevre ve ekonomik faaliyet ilişkilerini değerlendirme
Doğu Sibirya'daki soğuklar (iklim), çayın çabuk bozulması (ürün özelliği), deniz ürünlerinin kıyıda tüketilmesi (coğrafi konum) ve Doğu Anadolu'nun engebesi (yer şekilleri) doğal faktörlerdir ve ekonomik faaliyetleri doğrudan etkilemektedir.
Doğal faktörlerin etkili olduğu seçenekleri eleyebilmek için coğrafi analiz yapmak.
3
Besi ve kümes hayvancılığı seçeneğini inceleme
Besi ve kümes hayvancılığı ahır/kümes ortamında yapay yemlerle yapıldığı için doğal çevreden bağımsızdır. Kurulduğu yer ise tüketici nüfusa (pazara) yakınlıktır ki bu beşerî bir etkendir.
Doğal faktörlerin değil, tamamen beşerî faktörlerin belirleyici olduğu seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetleri üzerinde doğal faktörlerin etkisi ile entansif hayvancılık faaliyetlerinin beşerî faktörlerle (pazar) ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6337Soru

Aşağıda sol sütunda verilen açıklamaları, sağ sütunda yer alan ilgili Atatürk ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Siyasi meşruiyetin hanedan, sınıf veya zümre yerine doğrudan doğruya halkın iradesine dayandırılmasını ve yönetim yetkisinin millet tarafından seçilen temsilciler eliyle kullanılmasını savunan temel siyasi ilkedir.
Kabotaj Kanunu'nun kabulü ve kapitülasyonların kaldırılması gibi adımlarla, yabancı tekelindeki imtiyazlara son vererek iktisadi ve siyasi kararlarda tam bağımsızlığı hedefleyen ilkedir.
Aşar vergisinin kaldırılması ve kadınlara siyasi hakların tanınması gibi uygulamalarla toplumsal adaleti, kanun önünde eşitliği ve hiçbir sınıfa ayrıcalık tanınmamasını esas alan ilkedir.
Özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle gerçekleştiremediği sanayi yatırımlarının, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı örneğinde olduğu gibi devlet eliyle ve planlı bir şekilde yürütülmesini öngören ilkedir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Açıklamaların ilgili oldukları ilkelerle eşleşmesi şu ��ekildedir: Siyasi meşruiyet ve halk iradesi vurgusu Cumhuriyetçilik ile; bağımsızlık ve millileştirme adımları Milliyetçilik ile; toplumsal eşitlik ve imtiyazsız toplum hedefi Halkçılık ile; devlet eliyle planlı sanayileşme ise Devletçilik ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; halk iradesi ve temsil esaslı yönetim Cumhuriyetçilik ile; bağımsızlık ve millileştirme (Kabotaj Kanunu, kapitülasyonlar) Milliyetçilik ile; eşitlik ve halkın yararı (aşar vergisi, haklar) Halkçılık ile; devletin ekonomik yatırımları üstlenmesi (beş yıllık sanayi planı) ise Devletçilik ile doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklamada yer alan 'siyasi meşruiyetin halk iradesine dayandırılması' ve 'temsilciler eliyle yönetim' ifadelerini analiz etmek.
Bu ifadelerin ulusal egemenlik ve demokrasi esaslarıyla ilgili olduğu görülür.
Söz konusu kavramlar doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin temel unsurlarıdır.
2
İkinci açıklamada geçen 'Kabotaj Kanunu', 'kapitülasyonların kaldırılması' ve 'tam bağımsızlık' kavramlarını değerlendirmek.
Bu adımların milli egemenlik (iktisadi boyutta) ve bağımsızlık hedefleriyle örtüştüğü anlaşılır.
Yabancı imtiyazlarının sonlandırılarak milli ekonominin kurulması Milliyetçilik ilkesinin gereğidir.
3
Üçüncü açıklamada belirtilen 'aşar vergisinin kaldırılması', 'kadınlara siyasi hakların verilmesi' ve 'kanun önünde eşitlik' unsurlarını incelemek.
Bu uygulamaların toplumsal adaleti sağlamaya ve sınıfsal ayrıcalıkları önlemeye yönelik olduğu görülür.
Toplumsal eşitlik ve halkın refahını gözetme amaçları doğrudan Halkçılık ilkesiyle bağdaşır.
4
Dördüncü açıklamada yer alan 'sanayi yatırımlarının devlet eliyle yapılması' ve 'Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı' ifadelerini çözümlemek.
Bu ifadelerin devletin ekonomiye doğrudan müdahalesini ve yatırımcılığını yansıttığı tespit edilir.
Sermaye yetersizliğinden ötürü yatırımların kamu gücüyle gerçekleştirilmesi Devletçilik ilkesinin temel tanımıdır.

Anahtar Kavram

Atatürk İlkeleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6338Soru

Deneme ve eleştiri türünün Türk edebiyatındaki en önemli savunucularından olan yazar, Türkçenin özleşmesi ve yabancı dillerin boyunduruğundan kurtulması için ömrü boyunca mücadele etmiştir. Kendine özgü devrik cümleleriyle konuşma dilinin doğallığını ve içtenliğini yakalamayı amaçlamış, hatta 've' bağlacını dahi Arapça kökenli olduğu gerekçesiyle yazılarında kullanmamıştır. Türk edebiyatına günlük türünün modern anlamdaki ilk yetkin örneklerini de kazandıran yazar, edebiyat dünyasında 'deneme' denince akla gelen ilk isimlerden biri olmuştur.

Bu parçada söz edilen yazar ve onun Türk edebiyatında deneme türünün gelişimine katkı sunan eseri aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nurullah Ataç - Karalama Defteri

Cevap

Nurullah Ataç - Karalama Defteri
Parçada tasvir edilen, dilde özleştirme mücadelesi veren, devrik cümleyi savunan ve Arapça kökenli olduğu için 've' bağlacını yazılarında kullanmayan sanatçı Nurullah Ataç'tır. Kendisi aynı zamanda modern anlamda günlük türünün ilk örneklerini vermiş ve deneme türünün edebiyatımızdaki en büyük temsilcisi olmuştur. Eserlerinden Karalama Defteri de bu türün en önemli örneklerindendir. Dolayısıyla yazar ve eser eşleştirmesi doğru olarak verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki üslup ve dil anlayışı ipuçlarını incelemek.
Türk edebiyatında devrik cümleyi ve öz Türkçeyi radikal bir şekilde savunan, yazılarında Arapça kökenli 've' bağlacını kullanmaktan kaçınan yazarın Nurullah Ataç olduğu belirlenir.
Bu dilsel özellikler ve dilde tasfiyecilik hareketi doğrudan Nurullah Ataç'ın edebî kimliğiyle özdeşleşmiştir.
2
Yazarın deneme türündeki eserini tespit etmek.
Seçenekler arasından Nurullah Ataç ile birlikte verilen Karalama Defteri adlı eserin yazara ait bir deneme kitabı olduğu teyit edilir.
Yazarın edebî kişiliği ile eseri doğru şekilde eşleştirilerek doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Öğretici Metinleri ve Nurullah Ataç'ın Edebî Şahsiyeti
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6339Soru

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin taarruz amacıyla açtığı Kafkas ve Kanal cephelerinde yaşanan aşağıdaki tarihî gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Sarıkamış Harekâtı'nın başarısızlıkla sonuçlanması, I. Kanal Harekâtı'nın başlatılması, Sevk ve İskân Kanunu'nun çıkarılması ve Brest-Litovsk Antlaşması ile Kafkas Cephesi'nin kapanması şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, Kafkas ve Kanal cephelerinde yaşanan gelişmelerin tarihlerine göre oluşturulmuştur. Sarıkamış Harekâtı Aralık 1914 - Ocak 1915'te, I. Kanal Harekâtı Ocak - Şubat 1915'te, Sevk ve İskân Kanunu Mayıs 1915'te ve Brest-Litovsk Antlaşması ise Mart 1918'de gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafkas Cephesi'ndeki ilk askeri harekâtın başlangıcını belirleme
Enver Paşa komutasındaki Sarıkamış Harekâtı Aralık 1914 - Ocak 1915 tarihlerinde gerçekleşmiştir.
Bu harekât, cephedeki Rus ilerleyişini durdurmaya yönelik ilk büyük askeri taarruz girişimidir.
2
Kanal Cephesi'ndeki ilk taarruz girişimini tarihlendirme
Cemal Paşa liderliğindeki I. Kanal Harekâtı Ocak - Şubat 1915 tarihlerinde düzenlenmiştir.
İngiltere'nin Mısır'daki hakimiyetini kırmak ve Süveyş Kanalı'nı ele geçirmek amacıyla Sarıkamış'tan hemen sonra başlatılmıştır.
3
Rus ilerleyişi ve iç güvenlik sorunları nedeniyle çıkarılan yasal düzenlemeyi tespit etme
Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu) 27 Mayıs 1915 tarihinde kabul edilmiştir.
Kafkas Cephesi'ndeki Rus ilerleyişi sırasında Ermeni çetelerinin çıkardığı isyanları ve güvenlik zaafiyetlerini önlemek amacıyla askeri harekâtların ardından yürürlüğe konmuştur.
4
Cepheyi kapatan ve toprak kazanımı sağlayan antlaşmayı belirleme
Rusya ile imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması 3 Mart 1918 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Rusya'daki Bolşevik İhtilali sonucu yeni yönetimin savaştan çekilmesiyle cepheyi kapatan en son gelişmedir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndaki taarruz cephelerinde gerçekleşen askeri harekâtlar, iç güvenlik önlemleri ve diplomatik sonuçların kronolojik seyri.
Soru 6340Soru

Bozkır ekosisteminde yer alan bir besin zincirindeki enerji akışı ve madde döngüsüyle ilgili;

I. Üretici basamağından üst trofik basamaklara doğru gidildikçe bir üst basamağa aktarılan enerji miktarı her seviyede azalarak devam eder.
II. Besin piramidinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe, birey sayısı azalsa da aktarılan toplam enerji miktarı artış gösterir.
III. Ayrıştırıcılar, organik atıkları inorganik maddelere dönüştürerek sistemdeki madde döngüsüne katkı sağlar ve piramidin tüm basamaklarında faaliyet göstererirler.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü öncüllerin doğru olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, birinci ve üçüncü öncüllerin doğru olduğunu ifade etmektedir. Birinci öncülde belirtildiği gibi, besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe her trofik seviyede enerjinin büyük kısmı kaybedildiğinden üst basamaklara aktarılan enerji miktarı sürekli azalır. Üçüncü öncülde belirtildiği gibi, ayrıştırıcılar organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürerek ekosistemdeki madde döngüsünü tamamlar ve besin piramidinin her basamağındaki canlıların atıklarıyla beslendikleri için tüm basamaklarda aktif olarak faaliyet gösterererek döngüye katkı sağlarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu analiz etmek.
Üretici basamağından üst basamaklara doğru gidildikçe enerjinin yalnızca yaklaşık %10\%10'unun aktarıldığı ve kalan %90\%90'ının ısı veya metabolik faaliyetler ile kaybedildiği (%10\%10 kuralı) doğrulanır.
Besin zincirinde enerjinin yukarı doğru azalarak aktarıldığı ilkesini kontrol etmek.
2
İkinci öncülün doğruluğunu analiz etmek.
Besin piramidinde yukarı doğru gidildikçe aktarılan toplam enerji miktarının artmadığı, aksine büyük oranda azaldığı belirlenir. Dolayısıyla ikinci öncül yanlıştır.
Besin piramidinde yukarıya doğru enerji akışındaki değişim kuralını uygulamak.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu analiz etmek.
Ayrıştırıcıların (bakteri, mantar vb.) ekosistemdeki her trofik basamaktan gelen organik atıkları inorganik maddelere (mineral, su vb.) dönüştürerek tekrar üreticilerin kullanımına sunduğu ve piramidin her düzeyinde aktif olduğu doğrulanır.
Ayrıştırıcıların ekosistemdeki rolünü ve besin zincirindeki yerini belirlemek.
4
Doğru öncülleri bir araya getirerek sonucu tespit etmek.
Birinci ve üçüncü öncüllerin doğru, ikinci öncülün ise yanlış olduğu belirlenerek doğru cevaba ulaşılır.
Seçenekler arasından doğru kombinasyonu bulmak.

Anahtar Kavram

Ekosistemlerde Enerji Akışı ve Besin Zinciri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 317 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin