Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6481Soru

Doğal mirasın korunması kapsamında özellikle göçmen kuşların yaşama ve üreme alanı olan bataklıklar, turbalıklar ve sulak alanların korunmasını ve akılcı kullan��mını amaçlayan uluslararası çevre sözleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramsar Sözleşmesi

Cevap

Sulak alanların ve göçmen kuşların yaşam alanlarının korunmasını amaçlayan uluslararası sözleşme Ramsar Sözleşmesi'dir.
Doğal mirasın korunması kapsamında özellikle sulak alanların, bataklıkların ve göçmen kuşların yaşam alanlarının sürdürülebilir kullanımı ile korunmasını amaçlayan tek uluslararası sözleşme Ramsar Sözleşmesi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları (sulak alanlar, bataklıklar, göçmen kuşların yaşam alanları) analiz edin.
Doğal mirası korumaya yönelik sulak alan odaklı uluslararası bir sözleşme aranmaktadır.
Sorunun hangi çevre sözleşmesini hedeflediğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki sözleşmelerin kapsamlarını değerlendirerek sulak alanlarla ilgili olanı bulun.
İran'ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi'nin doğrudan sulak alanların korunmasını ve akılcı kullanımını amaçladığı belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Doğal miras unsurları olan sulak alanların korunmasında uluslararası çevre sözleşmelerinin (Ramsar Sözleşmesi) rolü
Soru 6482Soru

Aşağıda sol sütunda verilen çevre sorunlarını, sağ sütunda verilen bu sorunlara yol açan başlıca nedenler ve açıklamaları ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ozon Tabakasının Seyrelmesi
Asit Yağmurları
Gürültü Kirliliği
Toprak Erozyonu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ozon tabakasının seyrelmesi kloroflorokarbon gazlarıyla (CFCCFC); asit yağmurları kükürt dioksit (SO2SO_2) ve azot oksit (NOxNO_x) gazlarıyla; gürültü kirliliği beşeri faaliyetlerin ürettiği yapay seslerle; toprak erozyonu ise bitki örtüsünün tahrip edilmesi sonucu toprağın dış kuvvetlerce taşınmasıyla eşleşmektedir.
Ozon tabakasının seyrelmesi kloroflorokarbon (CFCCFC) gazlarının salınımıyla; asit yağmurları fosil yakıtlardan salınan kükürt dioksit (SO2SO_2) ve azot oksit (NOxNO_x) gazlarının su buharıyla birleşmesiyle; gürültü kirliliği ulaşım ve sanayi kökenli yapay seslerle; toprak erozyonu ise bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu toprağın süpürülmesiyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Ozon tabakasının seyrelmesine neden olan fakt��rün belirlenmesi
Ozon tabakasının zarar görmesine atmosfere salınan halojenli gazların (CFCCFC) yol açtığı tespit edilir.
CFC gazları stratosferdeki ozon moleküllerini parçalayarak Güneş'in ultraviyole ışınlarının yeryüzüne daha fazla ulaşmasına neden olur.
2
Asit yağmurlarının oluşum sürecinin incelenmesi
Fosil yakıt kaynaklı kükürt dioksit (SO2SO_2) ve azot oksit (NOxNO_x) gazlarının asit yağmurlarını oluşturduğu saptanır.
Bu gazlar atmosferdeki su buharı ile birleştiğinde sülfürik ve nitrik asit oluşturarak yağışların pH değerini düşürür.
3
Gürültü kirliliğinin tanım ve nedeninin eşleştirilmesi
Gürültü kirliliğinin ulaşım, sanayi ve kentleşme kökenli kontrolsüz seslerden kaynaklandığı belirlenir.
Gürültü kirliliği doğrudan insan faaliyetlerine bağlı, yerel ve bölgesel etkisi olan fiziksel bir kirliliktir.
4
Toprak erozyonunun temel sebebinin bulunması
Toprak erozyonunun bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve dış kuvvetlerin toprağı süpürmesiyle ilgili olduğu saptanır.
Bitki örtüsü toprağı kökleriyle tutar; örtü yok edildiğinde rüzgar ve su toprağın en verimli üst kısmını kolayca taşır.

Anahtar Kavram

Küresel ve yerel çevre sorunlarının nedenleri ve özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6483Soru

Evet, isyan.
Yarım kalmış bir kitabın,
Ezberlenmemiş bir şiirin öfkesiyle
Çıkıyorum sokaklara.

İçerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında bu dizelerin aşağıdaki şiir eğilimlerinden hangisinin temsilcisine ait olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1960 Sonrası Toplumcu Şiir

Cevap

1960 Sonrası Toplumcu Şiir
Verilen dizeler İsmet Özel'in 'Evet, İsyan' şiirinden alınmıştır. Şiirdeki 'isyan', 'öfke' ve 'sokaklara çıkmak' gibi ifadeler, devrimci, toplumsal ve mücadeleci bir sanat anlayışının ürünüdür. Bu özellikler Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında 1960 Sonrası Toplumcu Şiir anlayışıyla örtüşmektedir. Bu nedenle 1960 Sonrası Toplumcu Şiir ifadesini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin tema ve dil özelliklerini inceleme
Dizelerde geçen 'isyan', 'öfke' ve 'sokaklara çıkma' gibi ifadelerin toplumsal bir başkaldırıyı ve devrimci bir duyarlılığı yansıttığı tespit edilir.
Şiirin tematik yönelimini belirlemek, ait olduğu edebi topluluğu tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Şiir eğilimlerinin özellikleriyle karşılaştırma
Tespit edilen toplumsal mücadele, isyan ve öfke temalarının Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde en belirgin şekilde 1960 Sonrası Toplumcu Şiir anlayışında yer aldığı görülür.
Poetika özelliklerini ve şairlerin genel eğilimlerini eşleştirmek doğru sonuca götürür.
3
Doğru seçeneği belirleme
Bu dizelerin İsmet Özel'in 'Evet, İsyan' adlı şiirine ait olduğu bilinmektedir. İsmet Özel, 1960 sonrası toplumcu şiirin en önemli temsilcilerindendir. Dolayısıyla doğru yanıt 1960 Sonrası Toplumcu Şiir seçeneğidir.
Şiirin şairi ve dönemi netleştirilerek doğru seçenek kesinleştirilir.

Anahtar Kavram

1960 Sonrası Toplumcu Şiir Anlayışı ve Temsilcileri
Soru 6484Soru

Sanayileşmiş ülkelerin ürettiği kimyasal ve radyoaktif tehlikeli atıkların, çevre ve sağlık standartları yetersiz olan az gelişmiş ülkeler sınırlarına gönderilmesini ve buralarda denetimsiz biçimde bertaraf edilmesini sınırlandırmayı amaçlayan uluslararası çevre sözleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basel Sözleşmesi

Cevap

Basel Sözleşmesi tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımını ve bertarafını kontrol etmeyi amaçlayan anlaşmadır.
Basel Sözleşmesi, sanayileşmiş ülkelerden az gelişmiş ülkelere tehlikeli ve kimyasal atıkların taşınmasını ve buralarda çevreye zarar verecek şekilde depolanmasını engellemek amacıyla 1989 yılında imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel çevre sorununu analiz etmek.
Sorunun kimyasal ve radyoaktif tehlikeli atıkların sınırlar ötesi taşınması ve bertaraf edilmesi ile ilgili olduğu belirlenir.
Doğru uluslararası sözleşmeyi bulabilmek için hedeflenen çevre sorununun netleştirilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen uluslararası çevre sözleşmelerinin amaçlarını karşılaştırmak.
Basel Sözleşmesi'nin tehlikeli atıkların sınırlar ötesi taşınımını engelleme ve kontrol etme amacıyla imzalandığı belirlenir.
Diğer sözleşmelerin farklı çevre sorunlarına yönelik olduğunu ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Basel Sözleşmesi ve tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımının kontrolü
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6485Soru

Bir tarih bölümü öğrencisi hazırladığı tez çalışmasında şu ifadelere yer vermiştir:

'1648 yılında imzalanan Westphalia Antlaşması ile Avrupa'da Otuz Yıl Savaşları sona ermiştir. Bu antlaşmanın ardından Avrupa genelinde papalık makamının devletlerin iç işlerine müdahale yetkisi sınırlandırılmış, egemenlik kavramı dinî referanslardan arınarak seküler bir zemine taşınmış ve modern uluslararası ilişkiler ağının temelleri atılmıştır. Bu süreç, zamanla kıta genelinde merkezi krallıkların kendi toprakları üzerinde mutlak otorite kurduğu egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesiyle sonuçlanmıştır.'

Bu öğrencinin tezinde geçen ifadeler; tarihî olay ve tarihî olgu kavramları çerçevesinde analiz edildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğru bir değerlendirme olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Westphalia Antlaşması'nın imzalanması belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen somut bir olay iken, egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi uzun bir sürece yayılan soyut bir olgudur.

Cevap

Westphalia Antlaşması'nın imzalanması belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen somut bir olay iken, egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi uzun bir sürece yayılan soyut bir olgudur.
Westphalia Antlaşması'nın imzalanması 1648 yılında gerçekleşen, başlangıç ve bitişi net olan somut bir gelişmedir ve bu özelliğiyle 'tarihî olay' tanımına tam olarak uymaktadır. Buna karşılık, egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi ise anlık bir gelişme olmayıp yüzyıllara yayılan, genel ve soyut bir süreci ifade ettiğinden 'tarihî olgu' kapsamındadır. Bu iki kavramın doğru eşleştirildiği seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen tarihsel gelişmelerin niteliğini ve zaman dilimlerini belirlemek.
Westphalia Antlaşması'nın 1648 yılında imzalandığı ve Otuz Yıl Savaşları'nı bitiren tekil, somut bir gelişme olduğu görülür. Egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi ve egemenliğin sekülerleşmesi ise uzun vadeli, yaygın süreçlerdir.
Tarihî olay ve olgu ayrımını yapabilmek için öncelikle gelişmelerin süreklilik ve somutluk özelliklerini tespit etmek gerekir.
2
Tarihî olay ve tarihî olgu tanımlarını bu gelişmelere uygulamak.
Westphalia Antlaşması'nın imzalanması yer ve zamanı belli, biricik bir gelişme olduğundan 'tarihî olay' tanımına uyar. Egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi ise belirli bir yer ve zamanda anlık olarak gerçekleşmeyip uzun sürece yayıldığı için 'tarihî olgu'dur.
Kavramların teorik tanımları ile metindeki somut örnekleri eşleştirmek doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış yönlendirmeleri ve yanılgıları elemek.
Diğer seçeneklerdeki olay-olgu kavramlarının karıştırılması, tarihsel anakronizm yapılması veya kaynak sınıflandırması hataları belirlenir ve elenir.
Çeldiricilerin hangi metodolojik hataları içerdiğini görerek doğru cevabı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Tarihî olay ve tarihî olgu kavramlarının farkları ve tarihsel süreçteki uygulamaları.
Soru 6486Soru

Doğal kaynak-ekonomi ilişkisi açısından ülkelerin gelişmişlik seviyeleri ile sahip oldukları kaynaklar ve bu kaynakları işleme yetenekleri arasında yakın bir ilişki vardır.

Aşağıdaki tabloda beş farklı ülkenin doğal kaynak potansiyelleri ile sermaye ve teknolojik imkânları gösterilmiştir:

ÜlkeDoğal Kaynak PotansiyeliSermaye ve Teknolojik İmkânlar
IZenginYetersiz
IIYetersizGelişmiş
IIIZenginGelişmiş
IVYetersizYetersiz
VSınırlıGelişmiş

Buna göre, tabloda verilen ülkelerin ekonomik yapıları ve dış ticaret özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. ülke, sanayisi için ihtiyaç duyduğu ham maddeleri ithal etmek zorunda olduğundan ekonomik olarak kalkınamamış ve sanayileşmesini gerçekleştirememiştir.

Cevap

Doğal kaynak yönünden fakir olmasına rağmen yüksek sermaye ve teknolojiye sahip olan II. ülkenin sanayileşemediği ve kalkınamadığı yönündeki ifade yanlıştır. Japonya gibi ülkeler bu gruba girer ve yüksek derecede gelişmişlerdir.
Tabloda II ile gösterilen ülke, doğal kaynak potansiyeli yetersiz olmasına rağmen sermaye ve teknolojik imkânları gelişmiş bir yapıya sahiptir. Bu özelliklere sahip ülkelerin (örneğin Japonya) dışarıdan ham madde ithal edip bunları yüksek teknolojileriyle işleyerek mamul madde olarak ihraç ettikleri ve yüksek düzeyde sanayileştikleri bilinmektedir. Bu nedenle bu ülkenin kalkınamadığı ve sanayileşemediği yönündeki ifade kesinlikle yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki ülkelerin özelliklerini analiz etme
I. ülke kaynak zengini ama sermayesiz; II. ülke kaynak fakiri ama gelişmiş sermaye/teknolojili; III. ülke her iki açıdan zengin; IV. ülke her iki açıdan yetersiz; V. ülke ise sınırlı kaynağa ve gelişmiş imkânlara sahip.
Ülkelerin sahip oldukları koşullar ile ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi kurabilmek için durum tespiti yapılır.
2
Doğal kaynak ve gelişmişlik ilişkisini yorumlama
Doğal kaynağın yetersiz olması bir ülkenin sanayileşmesine engel değildir. Sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü ile dışarıdan ham madde alınarak işlenebilir (örneğin Japonya).
Gelişmişlik düzeyini belirleyen temel faktörün sadece doğal kaynak bolluğu olmadığını anlamak.
3
Seçenekleri değerlendirerek kesinlikle yanlış olan yargıyı belirleme
II. ülkenin sanayileşemediği ve kalkınamadığı yargısı kesinlikle yanlıştır. Çünkü bu ülke gelişmiş sermaye ve teknolojiye sahiptir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için tüm yargıların doğruluk derecesini kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ve Ekonomik Gelişmişlik İlişkisi
Soru 6487Soru

Basra Körfezi'ndeki Kuveyt Limanı'ndan hareket eden ve en kısa deniz rotasını takip ederek Hollanda'nın Rotterdam Limanı'na ulaşmayı hedefleyen bir petrol tankerinin geçeceği aşağıdaki su yollarını, güzergâh sırasına göre (ilk geçilenden son geçilene doğru) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hürmüz Boğazı - Babülmendep Boğazı - Süveyş Kanalı - Cebelitarık Boğazı
Doğru sıralama Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı şeklindedir. Gemi Basra Körfezi'nden çıkıp Hint Okyanusu'na Hürmüz ile geçtikten sonra Babülmendep ile Kızıldeniz'e girer, oradan Süveyş Kanalı ile Akdeniz'e ulaşır ve son olarak Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu'na çıkarak Rotterdam'a doğru yol alır.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç noktasını belirleme ve ilk çıkışı bulma
Gemi Kuveyt Limanı'ndan (Basra Körfezi) yola çıktığı için bu körfezin okyanusa tek bağlantısı olan Hürmüz Boğazı'ndan geçmelidir.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan tek doğal su yoludur.
2
Kızıldeniz'e giriş kapısını belirleme
Gemi Hint Okyanusu üzerinden Kızıldeniz'e girmek i��in Babülmendep Boğazı'ndan geçmelidir.
Babülmendep Boğazı, Aden Körfezi ile Kızıldeniz arasında yer alır.
3
Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçişi sağlayan su yolunu belirleme
Gemi Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçmek için Süveyş Kanalı'nı kullanmalıdır.
Süveyş Kanalı, Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayan yapay bir su yoludur.
4
Akdeniz'den Atlas Okyanusu'na çıkış kapısını belirleme
Gemi Rotterdam'a (kuzeybatı Avrupa) ulaşmak için Akdeniz'den Atlas Okyanusu'na açılan Cebelitarık Boğazı'ndan geçmelidir.
Cebelitarık Boğazı, Akdeniz ile Atlas Okyanusu'nu birbirine bağlayan tek doğal boğazdır.

Anahtar Kavram

Dünya deniz ticaret rotaları üzerinde yer alan boğazlar ve kanalların coğrafi konumları ve güzergâh sıralamaları.
Soru 6488Soru

Aşağıda verilen ülkeleri ve tarihsel dönemleri, uyguladıkları nüfus politikalarının temel amaçları ve demografik sonuçlarıyla eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Japonya
Nijerya
Türkiye (1923-1965 Dönemi)
Hindistan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Japonya'nın nüfus artışını artırmaya çalışmasına rağmen yaşlı nüfus ve iş gücü sorunu yaşaması; Nijerya'nın nüfusu azaltma politikasına rağmen doğum oranlarının yüksekliği; Türkiye'nin Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1923-1965) pro-natalist (artırıcı) politikalar izlemesi; Hindistan'ın ise dünyada ilk aile planlamasını başlatıp sosyo-kültürel engeller nedeniyle yavaş ilerlemesi durumları birbiriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Japonya yaşlanan nüfusu ve aktif nüfusu artırma politikasıyla; Nijerya nüfusu azaltma çabasına rağmen yüksek genç nüfus oranıyla; Türkiye (1923-1965) savaş sonrası kalkınma hedefleri doğrultusundaki nüfus artırıcı önlemleriyle; Hindistan ise dünyada ilk aile planlamasını uygulamaya alan ancak sosyo-kültürel nedenlerle hedeflerine ulaşamayan ülke olarak birbiriyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Japonya'nın gelişmişlik düzeyini ve demografik yapısını incelemek.
Japonya'nın doğum oranlarının çok düşük olduğu, nüfusu artırma politikası uyguladığı ancak iş gücü sıkıntısı ve yaşlı nüfus sorunu yaşadığı belirlenir. Bu durum ikinci açıklamayla eşleşir.
Gelişmiş ülkelerin nüfus politikalarının temel hedeflerini ve karşılaştıkları sorunları ayırt etmek için.
2
Nijerya'nın demografik özelliklerini ve nüfus politikası hedeflerini değerlendirmek.
Nijerya'nın gelişmekte olan bir ülke olarak nüfus artış hızını azaltıcı politikalar izlediği ancak yüksek doğum oranlarının devam ettiği görülür. Bu durum üçüncü açıklamayla eşleşir.
Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin nüfus artış hızı üzerindeki kontrol süreçlerini kavramak için.
3
Türkiye'nin 1923-1965 yılları arasındaki nüfus politikasını analiz etmek.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında savaş kayıplarını telafi etmek ve kalkınmayı desteklemek amacıyla nüfus artış hızını artırıcı (pro-natalist) politikalar izlendiği saptanır. Bu durum dördüncü açıklamayla eşleşir.
Türkiye'nin farklı tarihsel dönemlerdeki nüfus politikalarının gerekçelerini belirlemek için.
4
Hindistan'ın nüfus politikalarının tarihsel sürecini analiz etmek.
Hindistan'ın 1952'de dünyada ilk resmi aile planlamasını başlattığı fakat toplumsal yapı nedeniyle hedeflere ulaşmakta zorlandığı belirlenir. Bu durum birinci açıklamayla eşleşir.
Nüfus politikalarının uygulanmasındaki sosyo-kültürel engellerin etkisini anlamak için.

Anahtar Kavram

Nüfus Politikaları ve Ülkelerin Nüfus Politikaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6489Soru

Balkan Savaşları (1912-1913) döneminde imzalanan antlaşmalar ile bu antlaşmaların getirdiği siyasi ve topraksal sonuçlar tarihsel açıdan büyük önem taşımaktadır. Sol sütunda verilen antlaşmaları, sağ sütundaki uygun sonuçlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Londra Antlaşması (1913)
Atina Antlaşması (1913)
İstanbul Antlaşması (1913)
Bükreş Antlaşması (1913)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Londra Antlaşması Midye-Enez hattının batısındaki toprakların kaybıyla; Atina Antlaşması Girit'in Yunanistan'a bırakılması ve Türk azınlık haklarıyla; İstanbul Antlaşması Edirne, Kırklareli ve Dimetoka'nın Osmanlı'da kalması ve Meriç Nehri sınırıyla; Bükreş Antlaşması ise Balkan devletlerinin kendi aralarında toprak paylaşımıyla eşleşmelidir.
Antlaşmaların ve sonuçlarının doğru eşleştirilmesi, her antlaşmanın tarihi bağlamına ve taraflarına dayanmaktadır. Londra Antlaşması ile I. Balkan Savaşı bitmiş ve Doğu Trakya kaybedilmiştir. Atina Antlaşması ile Yunanistan ile olan sınırlar ve Girit'in durumu kesinleşmiştir. İstanbul Antlaşması ile Edirne ve Kırklareli'nin kurtarılışı tescillenmiş ve Meriç sınırı belirlenmiştir. Bükreş Antlaşması ise Osmanlı'nın taraf olmadığı, Balkan devletlerinin kendi aralarında imzaladığı paylaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Balkan Savaşı'nı bitiren Londra Antlaşması'nın sonuçlarını belirleyin.
Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki toprakları (Edirne dâhil) kaybetmi��tir. Bu durum Londra Antlaşması ile Midye-Enez hattının batısındaki toprakların kaybı seçeneğini eşleştirir.
I. Balkan Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti'nin batı sınırının Midye-Enez hattı olarak belirlendiğini ve Trakya topraklarının kaybedildiğini bilmek gerekir.
2
Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında imzalanan Atina Antlaşması'nın içeriğini analiz edin.
Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti Girit'in Yunanistan'a ait olduğunu resmen kabul etmiş ve Yunanistan sınırları içinde kalan Türklerin azınlık haklarını güvence altına almıştır.
II. Balkan Savaşı sonrasında imzalanan Atina Antlaşması'nın özellikle Girit'in statüsü ve azınlık hakları üzerindeki etkisini tespit etmek amaçlanır.
3
Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasında imzalanan İstanbul Antlaşması'nın sonuçlarını inceleyin.
Bu antlaşmayla II. Balkan Savaşı'nda geri alınan Edirne, Kırklareli ve Dimetoka Osmanlı Devleti'nde kalmış, Meriç Nehri ise iki devlet arasında sınır kabul edilmiştir.
II. Balkan Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasındaki sınırın ve toprak paylaşımlarının nasıl şekillendiğini belirlemek gerekir.
4
Balkan devletlerinin kendi aralarında imzaladığı Bükreş Antlaşması'nın niteliğini belirleyin.
Bükreş Antlaşması, I. Balkan Savaşı'nı bitiren Londra Antlaşması sonrasında en çok payı alan Bulgaristan'a karşı diğer Balkan devletlerinin (Yunanistan, Sırbistan, Karadağ ve Romanya) savaşıp kendi aralarında imzaladıkları antlaşmadır.
II. Balkan Savaşı'nın doğrudan Balkan devletlerinin kendi arasındaki güç mücadelesinden kaynaklandığını ve bu devletlerin toprak paylaşımını kendi aralarında Bükreş Antlaşması ile gerçekleştirdiğini kavramak gerekir.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları Sonucunda İmzalanan Antlaşmalar ve Sınır Değişiklikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6490Soru

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde ham madde, enerji kaynağı, ulaşım ve pazar gibi coğrafi faktörler belirleyici olmaktadır. Her sanayi kolunun özelliğine göre ön plana çıkan coğrafi faktör farklılık gösterir.

Buna göre, sol sütunda verilen sanayi tesislerini kuruluş yerlerinin belirlenmesindeki temel coğrafi faktörlerin yer aldığı sağ sütundaki ifadelerle doğru şekilde eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karabük Demir-Çelik Fabrikası
Samsun Bakır İzabe Tesisleri
Batman Petrol Rafinerisi
��stanbul Hazır Giyim ve Tekstil Sanayisi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karabük Demir-Çelik Fabrikası enerji kaynağına yakınlık; Samsun Bakır İzabe Tesisleri ulaşım ve liman imkânları; Batman Petrol Rafinerisi ham maddeye yakınlık; İstanbul Hazır Giyim ve Tekstil Sanayisi ise pazar alanlarına yakınlık faktörleriyle eşleşmektedir.
Sanayi tesislerinin coğrafi dağılışında ham maddeye yakınlık (Batman Petrol Rafinerisi), enerji kaynağına yakınlık (Karabük Demir-Çelik), ulaşım/liman kolaylığı (Samsun Bakır İzabe) ve pazara yakınlık (İstanbul Hazır Giyim) ilkeleriyle eşleştirme yapılması doğru eşleştirmeyi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş gerekçesini analiz etme
Demir madeni Sivas Divriği'den taşınır, tesisin Karabük'te kurulma nedeni ise taş kömürü (enerji kaynağı) yataklarıdır. Dolayısıyla enerji kaynağına yakınlık ile eşleşir.
Zonguldak taş kömürü havzasına yakınlık, yüksek ısı gerektiren demir-çelik eritme işlemi için temel ihtiyaçtır.
2
Samsun Bakır İzabe Tesisleri'nin kuruluş gerekçesini analiz etme
Samsun'da bakır madeni çıkarılmaz. Çevre illerden getirilen bakır cevheri buradaki tesiste işlenir. Bu durum liman ve ulaşım imkânlarıyla doğrudan ilişkilidir.
Karadeniz'in iç kesimlerle demir yolu bağlantısı olan ve hinterlandı en geniş limanı Samsun'dur.
3
Batman Petrol Rafinerisi'nin kuruluş gerekçesini analiz etme
Batman çevresinden çıkarılan ham petrolün yerinde işlenmesi amacıyla rafineri kurulmuştur. Bu doğrudan ham maddeye yakınlığı gösterir.
Taşıma maliyetlerini azaltmak ve yerel kaynağı doğrudan işlemek amacıyla petrol kuyularına yakınlık tercih edilmiştir.
4
İstanbul Hazır Giyim ve Tekstil Sanayisi'nin kuruluş gerekçesini analiz etme
İstanbul hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, ülkenin en yoğun nüfuslu ve tüketim talebi en yüksek bölgesindedir. Bu durum pazar alanına yakınlık ile eşleşir.
Geniş tüketici kitlesi ve talep yoğunluğu, hazır giyim gibi tüketim sektörlerinin pazar yakınında kurulmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçimini etkileyen coğrafi faktörler (ham madde, enerji kaynağı, ulaşım, pazar)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6491Soru

Orhun Yazıtları’nda yer alan; *«Aç milleti tok kıldım, çıplak milleti elbiseli kıldım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok kıldım. Değerli yurdumdan daha iyi bir yer var mıdır?»* ifadeleri, ilk Türk devletlerindeki yönetim anlayışına dair önemli bilgiler sunmaktadır.

Buna göre, yazıtlarda geçen bu ifadeler doğrultusunda Kök Türk devlet yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kağanın, yönettiği toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olduğunu gösteren sosyal devlet anlayışının benimsendiğine

Cevap

Kağanın, yönettiği toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olduğunu gösteren sosyal devlet anlayışının benimsendiğine
Doğru yanıt, kağanın halkın temel ihtiyaçlarını karşılamasını sosyal devlet ilkesi olarak açıklar. Yazıtlardaki açların doyurulması ve çıplakların giydirilmesi yönündeki ifadeler, kağanın halka karşı sosyal ve ekonomik sorumluluklar taşıdığını ve bunları yerine getirdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazıtlarda geçen ifadeleri analiz etmek
Halkın açlıktan kurtarılması (tok kılınması), giydirilmesi (tonlu kılınması) ve yoksulluktan kurtarılarak zenginleştirilmesi yönündeki icraatlar tespit edilir.
Metnin ana fikrini ve kağanın görevlerini belirlemek için.
2
Bu icraatların siyasi ve sosyal kavramlar karşılığını değerlendirmek
Devletin veya yöneticinin halkın refahını ve sosyal güvenliğini sağlama yükümlülüğü doğrudan 'sosyal devlet' kavramıyla eşleşir.
Seçeneklerdeki doğru kavramsal karşılığı bulmak için.

Anahtar Kavram

Sosyal Devlet Anlayışı ve Orhun Yazıtları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6492Soru

Hazar Havzası'ndaki zengin petrol ve doğal gaz rezervlerinin paylaşımı; kıyıdaş ülkeler olan Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve İran arasında uzun yıllar boyunca hukuki statü uyuşmazlıklarına bağlı olarak bölgesel bir sıcak çatışma potansiyeli yaratmıştır. Bu bağlamda, 2018 yılında imzalanan Aktau Anlaşması ile Hazar Denizi'ne özel bir hukuki statü verilerek su yüzeyi ortak kullanıma açılmış, deniz tabanının ise uluslararası göl hukukunun öngördüğü yüzde 2020’şer eşit pay esasına göre kıyıdaş ülkeler arasında sınırlandırıldığı yönündeki bilgi coğrafi açıdan doğru bir yargı mıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Hazar Denizi tabanındaki sınırlandırmalar ve enerji kaynaklarının paylaşımı, 2018 Aktau Anlaşması ile göl hukukundaki yüzde 2020’şer eşit pay ilkesine göre değil; ülkelerin kıyı uzunlukları ve ikili anlaşmalar temelinde sektörel olarak belirlenmiştir. Bu nedenle önermede verilen bilgi yanlıştır.
Aktau Anlaşması ile Hazar Denizi tabanının uluslararası göl hukukunun öngördüğü şekilde yüzde 2020’şer eşit paylarla bölünmediği, aksine ülkelerin kıyı uzunluklarına göre yapılan ikili anlaşmalarla sınırlandırıldığı gerçeği sunulan yargıyı yanlış kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hazar Havzası'ndaki sıcak çatışma potansiyelinin coğrafi nedenlerini analiz etmek.
Bölgenin zengin petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olması, kıyıdaş beş ülke (Rusya, Kazakistan, Türkmenistan, İran ve Azerbaycan) arasında sınır belirsizliğinden kaynaklanan jeopolitik bir gerilim yaratmıştır.
Soruda bahsedilen çatışma potansiyelinin ekonomik ve coğrafi arka planını anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Hazar'ın hukuki statüsüne dair tarafların tezlerini (deniz vs. göl) karşılaştırmak.
Göl statüsü uluslararası hukukta eşit paylaşımı (her ülkeye yüzde 2020 pay) savunurken, deniz statüsü Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre kıyı uzunluğuna bağlı sektörel paylaşımı öngörmektedir.
Önermedeki yüzde 2020’lik eşit paylaşım ifadesinin hangi hukuki teze dayandığını ayırt etmek için bu karşılaştırma yapılmalıdır.
3
2018 Aktau Anlaşması'nın getirdiği nihai çözümü incelemek.
Anlaşma ile Hazar'a 'özel statü' verilmiş, su yüzeyi ortak kullanıma sunulurken deniz tabanının paylaşımı kıyı uzunlukları esas alınarak ikili anlaşmalara bırakılmıştır. Yani taban eşit olarak paylaşılmamıştır.
Önermede iddia edilen 'göl hukukuna göre eşit paylaşıldığı' bilgisinin coğrafi ve hukuki açıdan asılsız olduğunu ortaya koymak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Hazar Havzası'nın jeopolitik önemi, hukuki statü tartışmaları ve enerji kaynaklarının paylaşımından doğan sıcak çatışma potansiyeli.
Soru 6493Soru

Tarih bilimi; kendine özgü konu, yöntem ve kavramsal çerçeveye sahip bir sosyal bilim dalıdır. Aşağıdaki tabloda yer alan örnek ve durumları, tarih bilimine ait kavramsal başlıklarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sened-i İttifak'ın imzalanması
Osmanlı Devleti'nde demokratikleşme hareketleri
Tarihî bilginin inşasında doğa olaylarının doğrudan değil, insana etkisi yönüyle ele alınması
Tarihî olayların tekrarlanamaz olması nedeniyle araştırmalarda doğa bilimlerindeki gibi laboratuvar çalışmalarına başvurulamaması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sened-i İttifak'ın imzalanması 'Tarihî Olay' ile, Osmanlı'da demokratikleşme hareketleri 'Tarihî Olgu' ile, doğa olaylarının insana etkisi yönüyle ele alınması 'Tarih Biliminin Konusu' ile, deney ve gözlem yapılamaması ise 'Tarih Biliminin Yöntemsel Özelliği' ile eşleşmelidir.
Eşleştirmede olay, olgu, konu ve yöntem kavramlarının ayırt edici nitelikleri esas alınmıştır. Sened-i İttifak somut bir olaydır, demokratikleşme ise bu olayların biriktiği soyut bir olgudur. Doğa olaylarının insani boyutu tarihin konusunu oluştururken, deney/gözlem yapılamaması tarih biliminin yöntem sınırını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihî olay kavramını analiz etme
Belirli bir başlangıç ve bitişi olan somut gelişme belirlenir. Bu tanıma uyan Sened-i İttifak'ın imzalanmasıdır.
Olaylar, kısa sürede gerçekleşen biricik hadiselerdir.
2
Tarihî olgu kavramını analiz etme
Uzun sürede gerçekleşen, soyut ve genel süreç belirlenir. Bu tanıma uyan Osmanlı Devleti'ndeki demokratikleşme hareketleridir.
Olgular, benzer olayların sonucunda biriken uzun süreli değişimlerdir.
3
Tarih biliminin konusu ve yöntem sınırlarını ayırt etme
İnsan faaliyetlerinin ön planda tutulması konuya, deney/gözlem yapılamaması ise yönteme aittir.
Tarih, konusu gereği insanı incelerken, yöntemi gereği geçmişi laboratuvar ortamına taşıyamaz.

Anahtar Kavram

Tarih Bilimi, Olay ve Olgu Kavramları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6494Soru

İnsanlığın yazıyı kullanmaya başlaması ve bu teknolojinin zaman içindeki değişimi göz önüne alındığında, aşağıda verilen gelişim aşamalarının kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç Sümerlerin piktografik yazıyı kullanması ile başlar, bu yazı zamanla çivi yazısına evrilir ve son aşamada Fenikeliler tarafından sesleri temsil eden ilk alfabe geliştirilir.
Yazının gelişim süreci piktografik resim yazısı ile başlamış, zamanla Sümer çivi yazısına evrilmiş ve nihayetinde Fenikelilerin ses esaslı alfabeyi bulmasıyla modern haline yaklaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk aşamanın belirlenmesi
Yazının gelişimindeki en erken aşama Sümer piktografik yazısıdır.
İnsanlığın ilk yazı deneyimi nesnelerin doğrudan resmedilmesine (piktogram) dayanır.
2
İkinci aşamanın belirlenmesi
Piktografik yazının zamanla soyutlaşarak çivi yazısı halini alması ikinci sırada yer alır.
Hızlı yazma ihtiyacı resimleri daha basit çizgilere ve çivi benzeri karakterlere dönüştürmüştür.
3
Son aşamanın belirlenmesi
Fenike alfabesinin geliştirilmesi kronolojik olarak son aşamadır.
Sözcük veya hece temelli yazıların ardından, sesleri temel alan harf yazısı (alfabe) en gelişmiş ve son halkayı oluşturur.

Anahtar Kavram

Yazının piktografik aşamadan çivi yazısına ve ardından ses temelli alfabeye uzanan tarihsel gelişimi.
Tahmini Süre:45s
Soru 6495Soru

Kök Türk Devleti ve Orhun Yazıtları ile ilgili aşağıda verilen tarihi olay ve gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; I. Kök Türk Devleti'nin kurulması (552), Kür Şad İhtilali'nin yaşanması (639), II. Kök Türk Devleti'nin kurulması (682) ve Kül Tigin ile Bilge Kağan yazıtlarının dikilmesi (732-735) şeklindedir.
Verilen gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; 552 yılında I. Kök Türk Devleti kurulmuş, devletin yıkılıp Çin esaretine girilmesinden sonra 639 yılında Kür Şad İhtilali gerçekleşmiş, bu mücadelenin ardından 682 yılında II. Kök Türk Devleti kurulmuş ve son olarak 732-735 yıllarında Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları dikilmiştir. Dolayısıyla doğru sıralama bu şekildedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların tarihlerini belirleme
I. Kök Türk Devleti'nin kuruluşu 552, Kür Şad İhtilali 639, II. Kök Türk Devleti'nin kuruluşu 682, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarının dikilmesi ise 732-735 yılları arasındadır.
Kronolojik sıralama yapabilmek için tarihi gelişmelerin meydana geldiği dönemleri tespit etmek gerekir.
2
Tarihleri eskiden yeniye doğru sıralama
552 < 639 < 682 < 732-735 sıralaması elde edilir.
Soru kökünde geçmişten günümüze (kronolojik) sıralama yapılması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Kök Türk Devleti'nin siyasi tarihi, esaret dönemi, bağımsızlık mücadeleleri ve Orhun Yazıtları'nın dikilme kronolojisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6496Soru

Türk kültürü, tarih boyunca geniş bir coğrafyaya yayılmış ve bu yayılış alanlarında kalıcı maddi ve manevi izler bırakmıştır.

Aşa��ıda verilen Türk kültürüne ait tarihsel özellik veya mimari miraslar ile bu unsurların en yoğun görüldüğü ya da ortaya çıktığı coğrafi bölgeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı ve şekillendiği coğrafi bölge (Kültür Ocağı)
Türk dilinin ve devlet yönetim anlayışının ilk yazılı kaynakları olan Orhun Yazıtları'nın bulunduğu bölge
Mostar Köprüsü ve Selimiye Camii gibi zengin mimari eserlerle Türk kültürünün batıdaki en belirgin yayılış sahası
Türk-İslam mimarisinin estetik zirvelerinden biri olan Taç Mahal'in inşa edildiği coğrafya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kültür ocağı Orta Asya ile, Orhun Yazıtları Moğolistan ile, zengin Osmanlı mimari mirası Balkanlar ile ve Taç Mahal ise Güney Asya (Hindistan) ile eşleşmektedir.
Türk kültürünün ilk doğuş yeri (kültür ocağı) Orta Asya; ilk yazılı belgeler (Orhun Yazıtları) Moğolistan; batıdaki yoğun mimari miras (Mostar vb.) Balkanlar ve Taç Mahal ise Güney Asya ile eşleşmektedir. Bu eşleştirmeler coğrafi ve tarihî gerçeklerle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Türk kültür ocağının coğrafi konumunu belirleme.
Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı yer olan kültür ocağının Orta Asya olduğu tespit edilir.
Öğrencilerin kültür ocağını Anadolu veya başka bir bölgeyle karıştırma yanılgısının önüne geçilerek başlangıç noktası doğru konumlandırılır.
2
Yazılı belgelerin bulunduğu bölgeyi tespit etme.
İlk yazılı kaynaklar olan Orhun Yazıtları'nın Moğolistan sınırlarında bulunduğu belirlenir.
Kültürel miras ögelerinin coğrafi konum eşleştirmesini doğru yapabilmek için tarihî coğrafya bilgisi kullanılır.
3
Batıdaki mimari miras yayılış alanını analiz etme.
Osmanlı döneminde Avrupa'da inşa edilen köprü ve camilerin Balkanlar coğrafyasına ait olduğu tespit edilir.
Türk kültürünün batı yönündeki en yoğun yayılım gösterdiği yerin Balkanlar olduğunu belirlemek için mimari eserlerin konumundan yararlanılır.
4
Taç Mahal'in coğrafi konumunu belirleme.
Türk-İslam mimarisinin şaheseri Taç Mahal'in Güney Asya'da (Hindistan) yer aldığı bulunur.
Babür İmparatorluğu'nun yayılış alanı ile Güney Asya coğrafyası ilişkilendirilir.

Anahtar Kavram

Türk Kültürünün Yayılış Alanları ve Maddi Kültür Mirasları
Soru 6497Soru

Çay ocaklarında, tütün depolarında
Gençliğini yakan işçilerin terinde
Gün doğar elbet bir gün dağların ardında
Bizim de türkülerimiz söylenir dillerde

Bu dizelerin dil, üslup ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki şiir anlayışlarından hangisine ait olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1960 Sonrası Toplumcu Şiir

Cevap

1960 Sonrası Toplumcu Şiir
Dizelerde 'çay ocakları', 'tütün depoları', 'işçilerin teri' gibi işçi ve emek dünyasına ait unsurların ele alınması, sade ve doğrudan bir üslupla kitlelere hitap eden, gelecekten umutlu toplumsal bir yaklaşım sergilenmesi bu şiirin 1960 Sonrası Toplumcu Şiir anlayışına ait olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin içerik ve tema yönünden çözümlenmesi
Dizelerde geçen 'çay ocakları', 'tütün depoları', 'işçilerin teri' kavramları işçi sınıfını ve emeği; 'gün doğması' ve 'türkülerimizin söylenmesi' ifadeleri ise toplumsal kurtuluşa ve geleceğe duyulan inancı ifade etmektedir.
Toplumsal ve sınıfsal temalar, 1960 Sonrası Toplumcu Şiir anlayışının en temel belirleyicisidir.
2
Şiirin dil, üslup ve hitabet yönünden incelenmesi
Dizelerde karmaşık ve soyut imgeler yerine doğrudan, anlaşılır, halkın kolayca kavrayabileceği ve kitleleri harekete geçirmeye yönelik bir hitabet üslubu kullanılmıştır.
Toplumcu gerçekçi şairler, iletmek istedikleri mesajın geniş kitlelere doğrudan ulaşabilmesi için açık ve sade bir dil tercih ederler.
3
Seçeneklerin analiz edilerek doğru akımla eşleştirilmesi
Analiz edilen içerik ve üslup özellikleri, ideolojik söylemiyle öne çıkan 1960 Sonrası Toplumcu Şiir anlayışıyla birebir örtüşmektedir.
Bu özellikler İkinci Yeni'nin soyutluğuna, Garip'in ironisine veya Saf Şiir'in estetikçiliğine zıttır.

Anahtar Kavram

1960 Sonrası Toplumcu Şiir anlayışının içerik (işçi, emek, sınıfsal mücadele, gelecek umudu) ve üslup (sade, doğrudan anlatım, hitabet) yönünden ayırt edilmesi.
Soru 6498Soru

Aşağıda verilen uluslararası örgütleri, kuruluş amaçları ve ölçeklerine göre doğru özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
Birleşmiş Milletler (BM)
Avrupa Birliği (AB)
Greenpeace (Yeşilbarış)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ile Küresel etkiye sahip askeri savunma örgütüdür ifadesi; Birleşmiş Milletler (BM) ile Dünya barışını ve güvenliğini korumak amacıyla kurulan küresel siyasi örgüttür ifadesi; Avrupa Birliği (AB) ile Avrupa ülkeleri arasında ekonomik ve siyasi bütünleşmeyi hedefleyen bölgesel örgüttür ifadesi; Greenpeace (Yeşilbarış) ile Çevre sorunlarına karşı küresel çapta faaliyet gösteren hükümet dışı bir örgüttür ifadesi eşleşmektedir.
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) savunma amaçlı kurulan küresel askeri örgüt, Birleşmiş Milletler (BM) barışı koruma amaçlı küresel siyasi örgüt, Avrupa Birliği (AB) üye ülkeler arasında entegrasyonu amaçlayan bölgesel örgüt, Greenpeace (Yeşilbarış) ise hükümet dışı küresel bir çevre örgütü olarak tanımlanır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme tam olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) kuruluş amacını ve ölçeğini belirleme.
NATO, üye ülkelerin ortak savunmasını hedefleyen küresel askeri örgüttür.
Örgütün askeri karakterini ve küresel çapta ortak savunma sağladığını belirlemek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Birleşmiş Milletler'in (BM) temel amacını ve etki alanını analiz etme.
BM, küresel düzeyde dünya barışını ve güvenliğini koruma amacı güden en geniş üyeli küresel siyasi örgüttür.
Örgütün siyasi kimliğini ve barış odaklı ana hedefini doğrulamak için bu adım gereklidir.
3
Avrupa Birliği'nin (AB) etki alanını ve entegrasyon modelini değerlendirme.
AB, yalnızca Avrupa kıtasındaki ülkeleri hedeflemesi nedeniyle bölgesel; üye ülkeler arasındaki entegrasyon nedeniyle siyasi ve ekonomik bir örgüttür.
Örgütün bölgesel yapısını ve çok yönlü bütünleşme modelini ayırt etmek için bu adım uygulanır.
4
Greenpeace (Yeşilbarış) kuruluşunun yapısını ve çalışma alanını inceleme.
Greenpeace, çevre koruma alanında hükümet dışı statüde çalışan küresel bir sivil örgüttür.
Örgütün çevre odağını ve devletlerden bağımsız yapısını netleştirmek için bu adım izlenir.

Anahtar Kavram

Küresel ve Bölgesel Örgütlerin Sınıflandırılması
Soru 6499Soru

Aşağıdaki haritada, Japonya'nın Tokyo Limanı'ndan hareket ederek İngiltere'nin Londra Limanı'na en kısa deniz rotası üzerinden yük taşıyan bir geminin geçiş yaptığı bazı önemli su yolları numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılmış bu su yollarının 'doğal boğaz' ve 'yapay kanal' olarak sınıflandırılması aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğal Boğaz: I, III ve IV
Yapay Kanal: II

Cevap

Doğal Boğaz: I, III ve IV; Yapay Kanal: II
Doğru sınıflandırmaya göre Malakka, Babülmendep ve Cebelitarık doğal süreçlerle meydana gelmiş boğazlarken, Süveyş ise insan eliyle inşa edilmiş yapay bir kanaldır.

Adım Adım Çözüm

1
Tokyo'dan Londra'ya giden geminin en kısa rotadaki su yollarını harita üzerinden tespit etmek.
Gemi sırasıyla Malakka (I), Babülmendep (III), Süveyş (II) ve Cebelitarık (IV) su yollarından geçer.
Sınıflandırmanın doğru yapılabilmesi için rotadaki su yollarının coğrafi konumlarının netleştirilmesi gerekir.
2
Belirlenen su yollarını oluşum kökenlerine (doğal/yapay) göre gruplandırmak.
I, III ve IV numaralı su yolları doğal jeolojik çökmeler ve kırılmalarla oluşmuş boğazlardır. II numaralı Süveyş su yolu ise 19. yüzyılda insan gücü ve mühendisliği ile açılmış yapay bir kanaldır.
Boğazların doğal, kanalların ise beşerî (yapay) süreçlerle oluştuğu bilgisi sorunun doğru cevabına ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Deniz yollarında doğal boğazlar ile yapay kanalların oluşum kökeni farkı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6500Soru

Aşağıda, doğadaki su döngüsü (hidrolojik döngü) esnasında gerçekleşen bazı olaylar karışık olarak verilmiştir:

I. Atmosferde dikey yönlü hareket eden nemli hava kütlesinin soğuyarak bulutları oluşturması
II. Karaya düşen suların yer çekimi etkisiyle toprak gözeneklerinden süzülerek yer alt�� su tablasını beslemesi
III. Okyanus yüzeyindeki suyun güneş enerjisi etkisiyle sıvı halden gaz haline geçerek atmosfere yükselmesi
IV. Yer altında biriken suların eğim yönünde hareket ederek kaynaklar veya taban suları aracılığıyla göl ya da denizlere dökülmesi
V. Bulutları oluşturan su damlacıklarının yer çekimi etkisiyle karasal yüzeye geri dönmesi

Buna göre, bir su molekülünün okyanustan buharlaşmasıyla başlayan döngü sürecindeki olayların ilk aşamadan son aşamaya doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Su döngüsü sürecindeki doğru sıralama şu şekildedir: İlk olarak okyanus yüzeyindeki su buharlaşır, ardından atmosferde yükselen buhar yoğunlaşarak bulutları oluşturur, bulutlardaki su damlacıkları yağış olarak yere düşer, düşen sular toprağa sızar ve son olarak yer altı akışıyla göl veya denizlere dökülerek döngüyü tamamlar.
Su döngüsü sırasıyla buharlaşma, yoğunlaşma, yağış, sızma ve yer altı akışı şeklinde gerçekleştiği için doğru sıralama okyanustan buharlaşma, havada bulut oluşumu, karaya yağış düşmesi, toprağa sızma ve yer altı akışıyla denizlere dökülme şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Buharlaşma aşamasını tespit etme
Güneş enerjisi etkisiyle okyanustan suyun buharlaşarak yükselmesi birinci aşamadır.
Döngünün başlangıcı suyun sıvı halden gaz haline geçerek atmosfere taşınmasıdır.
2
Yoğunlaşma aşamasını tespit etme
Nemli havanın soğuyarak bulutları oluşturması ikinci aşamadır.
Atmosferdeki su buharının sıvı veya katı forma geçmesi (yoğunlaşma) yağıştan önce gerçekleşir.
3
Yağış aşamasını tespit etme
Suyun yer çekimiyle karasal yüzeye geri dönmesi üçüncü aşamadır.
Yoğunlaşan su damlacıklarının yer çekimi etkisiyle yeryüzüne inmesi yağışı temsil eder.
4
Sızma aşamasını tespit etme
Suyun yer altına sızması dördüncü aşamadır.
Yeryüzüne düşen suların yer altına geçiş süreci sızma olarak adlandırılır.
5
Yer altı akışı aşamasını tespit etme
Yer altındaki suların göl veya denizlere dökülmesi beşinci aşamadır.
Yer altı akışı ile sular tekrar başlangıç havzasına ulaşarak döngüyü tamamlar.

Anahtar Kavram

Hidrolojik döngünün aşamaları (buharlaşma, yoğunlaşma, yağış, sızma ve yer altı akışı) ve bunların ardışık gerçekleşme sırası.
ÖncekiSayfa 325 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin