Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7101Soru

Türkiye'nin jeopolitik önemini artıran ve uluslararası enerji koridoru olmasını sağlayan boru hatlarının, ülkemiz sınırlarına giriş yaptıkları bölgelerin coğrafi konumları enlem derecelerine göre farklılık göstermektedir.

Buna göre, aşağıda verilen boru hatlarını Türkiye sınırlarına giriş yaptıkları noktaların enlem derecelerine göre en kuzeyde olandan en güneyde olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sınır giriş noktalarının en kuzeyden en güneye doğru doğru sıralaması: Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), İran-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı ve Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı şeklindedir.
Türkiye'nin doğu komşularıyla olan sınır kapıları ve enerji hatlarının giriş noktaları kuzeyden güneye doğru incelendiğinde; en kuzeyde Gürcistan sınırındaki Ardahan (TANAP), ortada İran sınırındaki Ağrı (İran-Türkiye Doğal Gaz Hattı) ve en güneyde Irak sınırındaki Şırnak (Kerkük-Yumurtalık) yer alır. Bu nedenle sıralama TANAP, İran-Türkiye ve Kerkük-Yumurtalık şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Boru hatlarının Türkiye sınırına giriş yaptıkları illeri belirleme
TANAP Ardahan'dan, İran-Türkiye hattı Ağrı'dan, Kerkük-Yumurtalık hattı ise Ş��rnak'tan Türkiye sınırına giriş yapar.
Enlem sıralaması yapabilmek için öncelikle giriş noktalarının hangi illerimize karşılık geldiğini saptamak gerekir.
2
Giriş yapılan illerin enlem (kuzey-güney) konumlarını karşılaştırma
Ardahan yaklaşık 41° Kuzey, Ağrı yaklaşık 39° Kuzey ve Şırnak yaklaşık 37° Kuzey enlemlerinde yer almaktadır.
Türkiye'nin doğu sınırındaki illerin kuzeyden güneye coğrafi dizilimi enlem değerlerini belirler.
3
En kuzeyden en güneye doğru sıralamayı oluşturma
Ardahan (TANAP) -> Ağrı (İran) -> Şırnak (Kerkük-Yumurtalık) sırası elde edilir.
Kuzey enlem derecesi büyük olan en kuzeyde, küçük olan ise en güneyde yer alır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Enerji Jeopolitiği ve Boru Hatlarının Coğrafi Dağılışı
Soru 7102Soru

Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla bölgesel ve küresel ölçekte büyük öneme sahip enerji koridorlarının, stratejik su yollarının ve bölgesel iş birliği örgütlerinin merkezinde yer almaktadır. Aşağıda verilen Türkiye'nin jeopolitik önemine sahip unsurlar ile bu unsurların bölgesel ve küresel etkilerine dair açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

TANAP (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı)
Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Petrol Boru Hattı
İstanbul ve Çanakkale Boğazları
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

TANAP ile Azerbaycan gazını Avrupa'ya ulaştıran Güney Gaz Koridoru açıklaması e��leşir. Bakü-Tiflis-Ceyhan ile Hazar petrolünü Akdeniz terminaline taşıyan hat açıklaması eşleşir. İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Karadeniz ülkelerinin açık denizlere erişimini ve Montrö'yü belirten açıklama eşleşir. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ile Türkiye öncülüğünde kurulan bölgesel örgüt açıklaması eşleşir.
TANAP Azerbaycan gazını TAP'a aktaran Güney Gaz Koridoru bileşenidir. BTC petrol boru hattı Hazar petrolünü Ceyhan limanına taşır. Boğazlar Karadeniz'i dünyaya bağlayan ve Montrö ile yönetilen su yollarıdır. KEİ ise Türkiye öncülüğünde kurulan bölgesel ekonomik örgüttür.

Adım Adım Çözüm

1
Enerji nakil hatlarının özelliklerini incelemek.
TANAP'ın Hazar doğal gazını Avrupa'ya taşıdığı, BTC'nin ise Hazar petrolünü Akdeniz'e (Ceyhan) taşıdığı belirlenir.
Doğal gaz ve petrol hatlarını ayırt ederek doğru projelerle eşleştirmek gerekir.
2
Stratejik su yollarının etkilerini değerlendirmek.
İstanbul ve Çanakkale boğazlarının Karadeniz'i açık denizlere bağladığı ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile kontrol edildiği belirlenir.
Boğazların jeopolitik öneminin hukuki ve ticari boyutunu eşleştirmek hedeflenir.
3
Bölgesel iş birliği örgütlerini analiz etmek.
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın Türkiye öncülüğünde Karadeniz havzasında kurulan örgüt olduğu saptanır.
Türkiye'nin kurucu ve öncü rol oynadığı küresel/bölgesel örgütleri jeopolitik konum çerçevesinde belirlemek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin jeopolitik konumunun enerji taşımacılığı, su yolları kontrolü ve bölgesel diplomatik/ekonomik örgütler üzerindeki etkileri.
Soru 7103Soru

Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde kullanılan aşağıdaki enerji kaynaklarını, yıllık üretim miktarlarındaki payı en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'nin elektrik üretiminde payı en yüksek olan kaynak kömürdür (linyit ve ithal kömür dahil). İkinci sırada doğal gaz yer almaktadır. Üçüncü sırada yenilenebilir kaynaklar içinde en büyük paya sahip olan hidroelektrik gelmekte, bunu ise rüzgâr enerjisi takip etmektedir. Bu nedenle doğru sıralama kömür, doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgâr şeklindedir.
Doğru sıralama kömür, doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgâr şeklindedir. Kömür en yüksek paya sahipken, rüzgâr enerjisi bu gruptaki en düşük paya sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Elektrik üretim verilerinin analiz edilmesi
Türkiye'nin toplam elektrik üretiminde kömür (özellikle linyit ve ithal kömürün birleşimi) en yüksek paya (%35 civar��) sahiptir.
En yüksek paya sahip olan birincil kaynağı belirlemek.
2
İkinci sıradaki kaynağın belirlenmesi
Doğal gaz santralleri, elektrik üretiminde yaklaşık %20-25 bandında pay alarak kömürün ardından ikinci sırada gelmektedir.
Doğal gazın üretimdeki ikincil konumunu tespit etmek.
3
Yenilenebilir kaynakların kendi içindeki ve genel sıralamadaki yerinin karşılaştırılması
Yenilenebilir kaynaklar arasında hidroelektrik (%20 civarı) rüzgâr enerjisinin (%10 civarı) önünde yer almaktadır.
Hidroelektrik ve rüzgâr enerjisi kaynaklarının elektrik üretimindeki paylarını karşılaştırarak kalan sıralamayı tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kaynakların üretim payları sıralaması
Soru 7104Soru

Küresel iklim değişimi konusuna ait bazı temel kavramlar ile bu kavramların açıklamaları aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sera Etkisi
Fosil Yakıtlar
Sera Gazları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sera Etkisi kavramı 'Atmosferdeki gazların yeryüzünden yansıyan güneş ışınlarını tutarak yeryüzünün gereğinden fazla soğumasını önlemesi süreci' açıklamasıyla; Fosil Yakıtlar kavramı 'Kömür, petrol ve doğal gaz gibi yandıklarında atmosfere büyük miktarda karbondioksit salan ve küresel iklim değişiminin temel beşerî nedeni olan enerji kaynakları' açıklamasıyla; Sera Gazları kavramı ise 'Atmosferde bulunan ve Güneş'ten gelen ısının uzaya geri kaçmasını engelleyerek Dünya'nın sıcaklık dengesini sağlayan gaz grupları' açıklamasıyla eşleşmektedir.
Sera Etkisi doğal sıcaklık koruma süreciyle, Fosil Yakıtlar karbon salınımına yol açan kömür/petrol/doğal gaz gibi kaynaklarla, Sera Gazları ise ısıyı atmosferde tutan gazlarla doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sera Etkisi kavramının tanımını belirleme
Sera etkisi, Güneş'ten gelen ısının atmosferdeki gazlar tarafından tutulmasıyla Dünya'nın yaşanabilir sıcaklıkta kalmasını sağlayan doğal süreçtir. Bu nedenle 'Sera Etkisi', üçüncü açıklamayla eşleşir.
Doğal sıcaklık dengesini sağlayan sürecin doğru ayırt edilmesi amacıyla.
2
Fosil Yakıtlar kavramının tanımını belirleme
Fosil yakıtlar; kömür, petrol ve doğal gaz gibi yüksek miktarda karbon içeren ve yandıklarında karbondioksit salınımına yol açan birincil enerji kaynaklarıdır. Bu nedenle 'Fosil Yakıtlar', birinci açıklamayla eşleşir.
İklim değişimini tetikleyen temel beşerî faktörün tanımlanması amacıyla.
3
Sera Gazları kavramının tanımını belirleme
Karbondioksit (CO2CO_2), metan (CH4CH_4) gibi ısıyı atmosferde hapsetme özelliği taşıyan bileşenler sera gazlarıdır. Bu nedenle 'Sera Gazları', ikinci açıklamayla eşleşir.
Sera etkisini oluşturan maddelerin gruplandırılması amacıyla.

Anahtar Kavram

Sera etkisi, sera gazları ve fosil yakıtların küresel iklim değişimindeki rolleri ve tanımları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7105Soru

Kültürlerin ilk ortaya çıktığı, şekillendiği ve dünyaya yayıldığı coğrafi alana 'kültür ocağı' adı verilir. Türk kültür ocağının coğrafi özellikleri; iklim koşulları, bitki örtüsü ve yer şekilleri itibarıyla kültürel kimliğin şekillenmesinde en temel belirleyici faktör olmuştur. Bu coğrafyada yaşayan Türk boyları, doğa şartlarına uyum sağlamak amacıyla belirli bir yaşam tarzı benimsemiş ve bu durum kültürün hem maddi (somut) hem de manevi (soyut) ögelerine doğrudan yansımıştır.

Buna göre, Türk kültürünün doğuş yeri (kültür ocağı) ve bu alandaki yaşam tarzının yansımalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk kültürünün ilk şekillendiği yer (kültür ocağı) Orta Asya olup; çadır, at ve demir gibi ögeler bu coğrafyadaki konar-göçer yaşam tarz��nın yansıttığı maddi unsurlardır.

Cevap

Türk kültürünün ilk şekillendiği yer (kültür ocağı) Orta Asya olup; çadır, at ve demir gibi ögeler bu coğrafyadaki konar-göçer yaşam tarzının yansıttığı maddi unsurlardır.
Doğru seçenek, Türk kültür ocağının Orta Asya olduğunu ve bu coğrafyadaki konar-göçer yaşam tarzının çadır, at ve demir gibi maddi (somut) ögeleri şekillendirdiğini doğru bir şekilde açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ocağı kavramını tanımlamak ve Türk kültürünün doğduğu bölgeyi belirlemek.
Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı coğrafi alan (kültür ocağı) Orta Asya'dır.
Kültürün kökenlerini ve şekillendiği ilk coğrafi koşulları doğru analiz edebilmek için bu bilgi gereklidir.
2
Coğrafi şartların yaşam tarzı üzerindeki etkilerini ve bunun maddi kültür ögelerine yansımasını analiz etmek.
Orta Asya'nın karasal iklimi ve bozkır bitki örtüsü konar-göçer yaşam tarzını ortaya çıkarmış; bu yaşam tarzı da at, çadır (yurt) ve demir gibi maddi ögelerin gelişmesini sağlamıştır.
Yaşam tarzı ile maddi kültür unsurları arasındaki nedensellik bağını kurmak için bu analiz önemlidir.
3
Diğer seçeneklerin doğruluk durumunu inceleyerek yanlış kavramsal eşleştirmeleri elemek.
Mezopotamya ve Anadolu'yı kültür ocağı kabul eden veya manevi/maddi ögelerin gelişim sürecini yanlış açıklayan seçenekler elenir.
Öğrencinin kültür ocağı yanılgılarına düşmesini önlemek ve doğru cevaba ulaşmasını sağlamak amacıyla yapılır.

Anahtar Kavram

Türk Kültürünün Coğrafi Kökenleri ve Kültür Ocağı Olarak Orta Asya
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7106Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, ülkenin mekânsal yapısının şekillenmesinde, ulaşım ağlarının gelişiminde ve nüfus hareketlerinde belirleyici olmuştur. Aşağıdaki tabloda Cumhuriyet dönemine ait iki farklı zaman diliminde öne çıkan politikalar ve bunların coğrafi sonuçları özetlenmiştir:

DönemTemel Ekonomi Politikası / UygulamaMekânsal ve Sektörel Coğrafi Sonuçları
I. DönemTarımda makineleşmenin hızlanması, kara yolu altyapısına öncelik verilmesi ve dış kaynaklarla desteklenen liberal politikalarTarımda verimliliğin artmasıyla oluşan iş gücü fazlasının kırdan kente göçü tetiklemesi ve büyük kentlerde sanayi odaklı büyümenin başlaması
II. DönemDevletçilik ilkesi doğrultusunda planlı sanayileşme hamlesi (I. Beş Yıllık Sanayi Planı), Sümerbank bünyesinde KİT'lerin kurulması ve demir yolu ağlarının sanayi bölgelerine ulaştırılmasıSanayinin ham madde kaynaklarına yakın iç kesimlerdeki kentlere (Karabük, Nazilli, Kayseri vb.) yayılması ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmaya çalışılması

Bu tablo ve Türkiye'nin ekonomi tarihi dikkate alındığında, bu dönemlerde uygulanan politikalar ve coğrafi yansımaları ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. Dönem'de devletçilik politikasıyla sanayinin iç kesimlerdeki kentlere yayılması, ham maddeye yakınlık ilkesi ve demir yolu ağlarıyla desteklenerek dengeli bir mekânsal gelişim modeli oluşturmayı amaçlamıştır.

Cevap

II. Dönem'de devletçilik politikasıyla sanayinin iç kesimlerdeki kentlere yayılmasının, ham maddeye yakınlık ilkesi ve demir yolu ağlarıyla desteklenerek dengeli bir mekânsal gelişim modeli oluşturmayı amaçladığını belirten yargı.
Devletçilik döneminde sanayi yatırımlarının Anadolu'nun iç kesimlerine yayılması, hem ham maddeye yakınlığı gözetmiş hem de demir yolu bağlantıları sayesinde dengeli bir mekânsal kalkınma modeli oluşturmayı hedeflemiştir. Bu nedenle bu doğrultudaki yargı tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen dönemlerin tarihsel süreçlerini ve temel ekonomi politikalarını analiz etmek.
I. Dönem'in 1950-1960 liberalleşme ve tarımda makineleşme dönemine, II. Dönem'in ise 1930-1950 devletçilik ve planlı sanayileşme dönemine denk geldiği belirlenir.
Dönemlerin karakterini doğru tespit etmek mekânsal ve sektörel sonuçları doğru yorumlamayı sağlar.
2
II. Dönem'deki devletçilik politikasının mekânsal ve sektörel yansımalarını değerlendirmek.
Sümerbank bünyesinde kurulan fabrikaların (Kayseri, Nazilli) ve Karabük Demir-Çelik fabrikasının iç kesimlerde kurulmasının ve demir yolları ile desteklenmesinin dengeli kalkınmayı hedeflediği doğrulanır.
Devletin bu dönemde sanayiyi Anadolu geneline yayarak bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmayı hedeflediğini ortaya koymak.
3
Diğer seçeneklerdeki çeldiricileri coğrafi kavramlar ve tarihi olgular çerçevesinde incelemek.
Ulaşım yatırımlarının iç ticareti durdurmadığı, demir yollarının hem üretim hem dağıtım unsuru olduğu, bölgesel projelerin (GAP) modern döneme ait olduğu ve makineleşmenin göçü engellemeyip tetiklediği belirlenerek çeldiriciler elenir.
Doğru seçeneğe kesin olarak ulaşmak ve yanlış çıkarımları çürütmek.

Anahtar Kavram

Türkiye Ekonomi Tarihindeki Dönemlerin Mekânsal ve Sektörel Coğrafi Sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7107Soru

Felsefe (philosophia) sözcük anlamı olarak 'bilgelik sevgisi' ya da 'bilgiyi arama' demektir. Hikmet (sophia) ise var olanların ilk ilkelerini ve nihai nedenlerini eksiksiz biçimde kavramak, bilgeliğin kendisine sahip olmak anlamına gelir.

Buna göre, felsefe ile hikmet arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe hakikate ulaşma yolundaki sürekli bir arayış iken, hikmet bu arayışın nihai hedefidir.

Cevap

Felsefe hakikate ulaşma yolundaki sürekli bir arayış iken, hikmet bu arayışın nihai hedefidir.
Felsefe kelime kökeni itibarıyla bilgiyi sevmeyi ve aramayı, yani sürekli bir arayış sürecini temsil eder. Hikmet ise bilginin eksiksiz bir şekilde elde edilmesi durumunu, yani bu arayışın nihai hedefini ifade eder. Dolayısıyla doğru olan yargı, felsefenin sürekli bir arayış, hikmetin ise nihai hedef olduğunu belirten ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Felsefe ve hikmet kavramlarının tanımları incelenir.
Felsefenin bilgiyi arama süreci (yolda olma), hikmetin ise bilginin nihai olarak elde edilmesi (hedef) olduğu belirlenir.
İki kavram arasındaki temel farkı ortaya koymak.
2
Seçeneklerdeki ifadeler bu kavramsal ayrıma göre değerlendirilir.
Felsefenin arayış, hikmetin ise nihai hedef olduğunu belirten ifadenin doğru olduğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Felsefe ve hikmet ilişkisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7108Soru

Küresel ticaret; mal ve hizmetlerin elde edilmesi sürecini kapsayan üretim, bu ürünlerin tüketim merkezlerine ulaştırılması ve pazarlanmasını ifade eden dağıtım ile ürünlerin nihai kullanıcılar tarafından kullanılmasını içeren tüketim unsurlarının etkileşimiyle gerçekleşir. Bu unsurlar arasındaki dinamik ilişki küresel ekonominin işleyişini belirler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi dağıtım faaliyetlerinin üretim veya tüketim üzerindeki doğrudan etkisine örnek gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus miktarının fazla ve gelir düzeyinin yüksek olduğu bölgelerde, sanayi ürünlerine olan talebin artması sonucu fabrikaların üretim kapasitelerini en üst seviyeye çıkarması

Cevap

Nüfus miktarının fazla ve gelir düzeyinin yüksek olduğu bölgelerde, sanayi ürünlerine olan talebin artması sonucu fabrikaların üretim kapasitelerini en üst seviyeye çıkarması seçeneğidir.
Doğru seçenekte belirtilen durum, nüfus miktarı ve gelir düzeyi gibi tüketim unsurlarının sanayi üretimi üzerindeki doğrudan etkisini açıklamaktadır. Dağıtım (ulaşım, pazarlama vb.) faaliyetlerinin üretim veya tüketim üzerindeki bir etkisinden bahsedilmediği için bu durum aranan örnek olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramsal tanımları analiz etmek.
Üretim (elde etme/işleme), dağıtım (ulaşım/pazarlama) ve tüketim (kullanma) kavramlarının tanımları belirlenir.
Seçeneklerdeki olayların hangi unsura ait olduğunu doğru belirlemek için kavramsal netlik gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen durumların neden-sonuç ilişkisini incelemek.
Her seçenekte neden olan faktörün (dağıtım mı, tüketim mi, üretim mi) ve sonuçtaki etkisinin yönü tespit edilir.
Dağıtım faaliyetlerinin üretim/tüketim üzerindeki doğrudan etkisinin olmadığı seçeneği ayırt etmek gerekir.
3
Doğru cevabı belirlemek.
Nüfus ve gelir seviyesindeki artışın (tüketim) üretimi artırması durumunda dağıtımın doğrudan bir etkisi olmadığı, tüketimin üretime etkisi olduğu görülür.
Bu durum, soruda istenen 'dağıtımın etkisine örnek gösterilemez' koşulunu tam olarak sağlar.

Anahtar Kavram

Üretim, Dağıtım ve Tüketim Unsurlarının Etkileşimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7109Soru

Türkiye; üç kıtanın kesişim noktasında yer alması, önemli enerji koridorlarının geçiş güzergâhında bulunması ve köklü tarihi bağları sayesinde bölgesel ve küresel ölçekte siyasi, askeri ve ekonomik ilişkileri yönlendiren stratejik bir aktördür. Bu durum Türkiye'ye çeşitli jeopolitik roller ve etkiler kazandırmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin jeopolitik konumunun bölgesel ya da küresel ölçekteki etkilerine örnek olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İklim çeşitliliğinin fazla olmasına bağlı olarak iç pazarda tüketilen tarım ürünlerinin çeşitlenmesi ve yerel ticaretin gelişmesi

Cevap

İklim çeşitliliğinin fazla olmasına bağlı olarak iç pazarda tüketilen tarım ürünlerinin çeşitlenmesi ve yerel ticaretin gelişmesi
Doğru seçenek olan iklim çeşitliliğine bağlı olarak iç pazarda tarım ürünlerinin çeşitlenmesi ifadesi, Türkiye'nin kendi sınırları içindeki fiziki coğrafya ve iç ticaret özelliklerini yansıtır. Bu durum, Türkiye'nin diğer ülkelerle olan diplomatik, askeri veya küresel ticari ilişkilerini doğrudan şekillendiren jeopolitik bir etki değildir. Diğer seçenekler ise Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu, bölgesel güvenliğe katkısını, sınır aşan enerji projelerini ve stratejik su yollarının küresel etkisini gösteren net jeopolitik örneklerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Jeopolitik kavramının kapsamını belirleme
Jeopolitik konum; bir ülkenin coğrafi özelliklerinin uluslararası siyaset, dış politika, askeri stratejiler ve küresel/bölgesel ekonomik ilişkiler üzerindeki etkisini inceler.
Soruda istenen bölgesel ve küresel etkilerin hangi alanları kapsadığını doğru analiz edebilmek için.
2
Seçeneklerdeki uluslararası ve bölgesel ilişkileri değerlendirme
Enerji koridoru olmak, bölgesel teşkilatlara öncülük etmek, sıcak çatışma bölgelerinde arabuluculuk/barışı koruma görevi üstlenmek ve stratejik boğazların kontrolü doğrudan bölgesel ve küresel jeopolitik etkilerdir.
Jeopolitik konumun dış politikadaki ve küresel sistemdeki yansımalarını tespit etmek için.
3
Ülke içi fiziki ve ekonomik coğrafya özelliklerini ayırt etme
Ülke içindeki iklim çeşitliliğine bağlı olarak tarımsal ürünlerin çeşitlenmesi ve yerel ticaretin canlanması tamamen Türkiye'nin kendi iç yapısıyla ilgili bir durumdur; bölgesel ya da küresel jeopolitik bir etki veya dış politika unsuru değildir.
İç pazara yönelik faaliyetler ile uluslararası/bölgesel jeopolitik etkiler arasındaki farkı ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin jeopolitik konumunun uluslararası siyasi ve ekonomik sistemdeki bölgesel/küresel yansımaları ile ülke içi coğrafi özelliklerin ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7110Soru

Sucul biyomlar; suyun tuzluluk derecesi, derinliği, sıcaklığı ve ışık geçirgenliği gibi abiyotik faktörlere bağlı olarak farklı ekolojik özellikler gösterir. Aşağıda verilen sucul biyom bölgeleri ile bu bölgelerin ekolojik ve biyolojik özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akarsuların yukarı çığırı (kaynak bölümü)
Derin deniz (afotik) biyomu
Mangrov bataklıkları (gelgit kıyıları)
Göllerin litoral (kıyı) bölgesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Akarsuların yukarı çığırı su akış hızı yüksek ve biyoçeşitliliği düşük olan kaynak kesimidir; derin deniz biyomu güneş ışığı almayan ve kemosentezin yapıldığı afotik bölgedir; mangrov bataklıkları gelgit alanlarındaki tuzcul ormanlardır; göllerin litoral bölgesi ise ışıklı sığ kıyılardır.
Eşleştirme, sucul biyomların fiziksel sınırları, ışık geçirgenliği ve akış hızı gibi fiziksel faktörlerin canlı dağılımı üzerindeki doğrudan etkilerine dayanmaktadır. Her bölge, sahip olduğu abiyotik sınırlamalara ve buralarda barınabilen özelleşmiş organizmaların yaşam şartlarına göre doğru özellikleri taşıyan tanımlarla eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsuların yukarı çığırındaki fiziksel özellikleri analiz etmek.
Bu bölümde akış hızı yüksek olduğu için canlıların tutunması zordur, fotosentez yapan canlı azdır ve biyoçeşitlilik düşüktür. Bu durum su akış hızı yüksek ve biyoçeşitliliği az olan açıklamayla eşleşir.
Akarsu boylarındaki yatak eğimi ve akış hızının canlı dağılışına etkisini belirlemek için.
2
Derin deniz (afotik) biyomunun özelliklerini değerlendirmek.
Okyanusların ışık almayan (200 metreden derin) afotik bölgesinde fotosentez yapılamaz, besin üretimi kemosentez yapan bakterilere dayalıdır ve basınç çok yüksektir.
Işık geçirgenliği ve derinliğin denizel ekosistemlerdeki üretim mekanizmasını nasıl sınırlandırmasını anlamak için.
3
Mangrov bataklıklarının kıyı şartlarını incelemek.
Gelgit dalgalarının etkili olduğu tropikal kıyılarda tatlı ve tuzlu su karışır, mangrov ağaçları bu tuzlu ortama uyum sağlamış hava köklerine sahiptir.
Gelgit olayının ve tuzluluk değişiminin kıyı sucul biyomlarındaki adaptasyonlara etkisini görmek için.
4
Göllerdeki litoral bölgenin önemini analiz etmek.
Göllerin güneş ışığı alan, sığ kıyı bölgeleri (litoral bölge) köklü su bitkileri ve zengin biyoçeşitlilik barındırır.
Göl ekosistemindeki dikey/yatay bölümlenmenin biyoçeşitlilik yoğunluğu üzerindeki etkisini ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Sucul biyomların (akarsu, göl, deniz ve kıyı) abiyotik faktörlere bağlı olarak değişen fiziksel ve biyolojik özellikleri.
Soru 7111Soru

Antik Yunan'da felsefi düşüncenin ortaya çıkışında etkili olan bazı tarihsel koşullar ile bu koşulların açıklamaları aşağıda verilmiştir.

Buna göre, solda verilen tarihsel koşulları sağda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Boş zaman (skhole) ve ekonomik refah
Demokratik yönetim ve özgür düşünce ortamı
Kültürel etkileşim ve ticaret limanları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boş zaman ve ekonomik refah koşulu günlük kaygılardan arınarak düşünmeye zaman bulmakla; demokratik yönetim ve özgür düşünce ortamı fikirlerin baskı olmadan savunulabilmesiyle; kültürel etkileşim ve ticaret limanları ise farklı medeniyetlerin bilgi birikimlerinin sentezlenmesiyle eşleşir.
Tarihsel koşullardan ekonomik refah zihinsel faaliyetlere zaman ayırmayı, özgür düşünce dogmalardan bağımsız fikir üretmeyi, liman kentleri ve kültürel etkileşim ise farklı kültürlerden edinilen bilgilerin sentezlenmesini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Boş zaman ve ekonomik refahın etkisi incelenir.
İnsanların temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra felsefeye yönelebildiği açıklamasıyla eşleşir.
Yaşam kaygısının felsefi düşünmeye olan etkisini kavramak için
2
Özgür düşünce ortamı ve demokratik yapının etkisi incelenir.
Fikirlerin toplumsal baskı olmadan savunulması açıklamasıyla eşleşir.
Dogmatik olmayan akılcı tartışma ortamının önemini belirlemek için
3
Kültürel etkileşim ve ticaret limanlarının etkisi incelenir.
Farklı medeniyetlerin birikimlerinin karşılaşması açıklamasıyla eşleşir.
İyonya'nın coğrafi ve ticari konumunun etkisini analiz etmek için

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Ortaya Çıkışını Sağlayan Tarihsel Koşullar
Soru 7112Soru

Türk kültür��nün tarihsel süreçte kültür ocağından başlayarak batı yönünde gerçekleştirdiği göç ve yayılma hareketlerini göz önüne alarak, aşağıda verilen coğrafi bölgeleri kronolojik ve coğrafi yayıl��ş sırasına göre en erken etkilenenden en geç etkilenene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk kültürünün yayılış sırası: Orta Asya, Hazar Denizi çevresi ve Kafkasya, Anadolu yarımadası ve Balkanlar coğrafyası şeklindedir.
Türk kültürü tarihsel süreçte ilk olarak Orta Asya'da ortaya çıkmış (kültür ocağı), ardından göç yolları üzerinde bulunan Hazar Denizi ve Kafkaslar çevresine yayılmış, Malazgirt sonrası Anadolu'yu yurt edinmiş ve en nihayetinde Osmanlı fetihleri ile Balkanlar'a taşınmıştır. Bu coğrafi ve kronolojik sıralama doğudan batıya göç hareketlerini tam olarak yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ocağının belirlenmesi
Sıralamanın ilk sırasına Orta Asya (Ötüken çevresi) yerleştirilir.
Kültür ocağı, bir kültürün ilk ortaya çıktığı ve şekillendiği yerdir; Türk kültürünün ocağı ise Orta Asya'dır.
2
Batıya göç yollarındaki ilk durakların belirlenmesi
İkinci sıraya Hazar Denizi çevresi ve Kafkasya yerleştirilir.
Orta Asya'dan batıya göç eden Türk boyları Anadolu'ya ulaşmadan önce Hazar ve Kafkasya bölgelerinde yerleşmişlerdir.
3
Anadolu'ya yerleşme sürecinin analiz edilmesi
Üçüncü sıraya Anadolu coğrafyası yerleştirilir.
1071 Malazgirt Savaşı sonrasında Türk kültürü Anadolu'yu kalıcı vatanı haline getirmiştir.
4
Batı yönündeki son yayılma alanının bulunması
Dördüncü sıraya Balkanlar yerleştirilir.
Osmanlı Devleti dönemindeki fetih ve iskân politikaları ile Türk kültürü Balkanlar'a taşınmış ve kalıcı eserler bırakılmıştır.

Anahtar Kavram

Türk kültürünün kökeni (kültür ocağı) ve tarihsel göç yolları ile coğrafi yayılış alanları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7113Soru

Atatürk Dönemi Türk dış politikasında uluslararası alanda yaşanan diplomatik gelişmeler ile bu gelişmelerin temel niteliklerini/sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bozkurt-Lotus Davası
Nüfus Mübadelesi (Etabli Sorunu)
Milletler Cemiyeti'ne Katılım
Montrö Boğazlar Sözleşmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bozkurt-Lotus Davası, adli egemenliğin Lahey'de savunulmasıyla; Nüfus Mübadelesi, İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri dışındaki zorunlu göçle; Milletler Cemiyeti'ne Katılım, 1932'de davet üzerine üyeliğe kabul edilmeyle; Montrö Boğazlar Sözleşmesi ise Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılarak egemenliğin tam olarak sağlanmasıyla eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede her diplomatik olay veya antlaşma, Türk dış politikasındaki tarihsel ve hukuki karşılığıyla tam olarak örtüşmektedir. Adli bağımsızlık savunması Bozkurt-Lotus davasıyla, etabli sorunu nüfus mübadelesiyle, davet yoluyla üyelik Milletler Cemiyeti ile ve komisyonun kaldırılarak tam egemenlik kurulması ise Montrö antlaşmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bozkurt-Lotus Davası'nin niteliği değerlendirilir.
Bu davanın, Kabotaj Kanunu sonrasında Fransız gemisiyle yaşanan çarpışma üzerine açıldığı ve Türkiye'nin uluslararası mahkemede adli egemenlik haklarını tescil ettirdiği tespit edilerek ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Olayın deniz kazası kökenli bir hukuk davası ve egemenlik savunması olması eşleştirmeyi doğrular.
2
Nüfus Mübadelesi (Etabli Sorunu) incelenir.
Lozan Antlaşması doğrultusunda Türkiye ile Yunanistan arasındaki Rum ve Türk nüfusunun zorunlu göçünü kapsadığı, ancak İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin yerleşik (etabli) sayılarak muaf tutulduğu bilgisiyle eşleştirilir.
Mübadelenin kapsamı ve istisnaları doğrudan bu tanımı işaret eder.
3
Milletler Cemiyeti'ne Katılım süreci analiz edilir.
Türkiye'nin barışçıl politikasının bir gereği olarak, davet üzerine 1932 yılında bu örgüte katıldığı bilgisi belirlenir.
Üyeliğin davet usulüyle gerçekleşmesi ve 1932 yılı bu olayı doğrular.
4
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin getirdiği değişiklikler incelenir.
Lozan'daki Boğazlar Komisyonu'nun kaldırıldığı ve tam Türk egemenliğinin kurulduğu bilgisi doğrulanır.
Egemenlik kısıtlamalarının kalkması bu sözleşmenin en önemli sonucudur.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi Türk dış politikasındaki temel antlaşmalar, davalar, uluslararası kuruluşlar ve nüfus değişimleri.
Soru 7114Soru

Felsefe, sadece dış dünyayı ve nesneleri anlamaya çalışmakla kalmaz; aynı zamanda bu anlama sürecinde kullanılan aklı, üretilen bilgiyi ve bizzat kendi düşünme eylemini de inceleme konusu yapar. Bu anlamda felsefe, "düşünce üzerine düşünce üretme" etkinliğidir.

Bu parçada felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi üzerine yönelen refleksif bir yapıya sahip olması

Cevap

Kendi üzerine yönelen refleksif bir yapıya sahip olması
Parçada felsefenin sadece dış dünyadaki nesneleri değil, bu anlama sürecinde kullanılan aklı ve bizzat kendi düşünme eylemini de inceleme konusu yaptığı belirtilmiştir. Bu durum, düşüncenin kendi üzerine yönelmesini ifade eden 'refleksif' özelliğine tam olarak karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki 'düşünce üzerine düşünce üretme' ve 'kendi düşünme eylemini de inceleme konusu yapma' ifadeleri analiz edilir.
Bu ifadelerin, zihnin dış dünyaya değil kendi ürettiği bilgi ve süreçler üzerine tekrar dönmesi anlamına geldiği belirlenir.
Felsefede düşüncenin kendine yönelmesi kavramsal düzeyde tanımlanmalıdır.
2
Felsefi düşüncenin temel özelliklerinden hangisinin bu tanıma karşılık geldiği sorgulanır.
Düşüncenin kendi üzerine yönelmesi durumuna 'refleksif olma' dendiği tespit edilir ve bu özelliği içeren seçenek belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için felsefe terminolojisindeki kavramsal karşılığı bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefi düşüncenin refleksif olma özelliği
Tahmini Süre:45s
Soru 7115Soru

Sovyetler Birliği’nin (SSCB) dağılma sürecine girmesiyle birlikte Kafkasya coğrafyasında jeopolitik boşluklar oluşmuş ve etnik çatışmalar hız kazanmıştır. Bu süreçte Ermenistan’ın, Azerbaycan topraklarına yönelik işgal faaliyetleri Dağlık Karabağ Savaşı’na yol açmıştır. Savaş devam ederken, 25-26 Şubat 1992 tarihinde Ermeni güçleri tarafından Dağlık Karabağ bölgesindeki savunmasız sivil Azerbaycan Türklerine yönelik gerçekleştirilen ve uluslararası alanda büyük tepki çeken katliam aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hocalı Katliamı

Cevap

Hocalı Katliamı
Hocalı Katliamı, 25-26 Şubat 1992 tarihinde Dağlık Karabağ Savaşı sırasında Ermeni güçleri tarafından Hocalı kasabasında savunmasız sivil Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştirilmiş büyük bir trajedi ve katliamdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarih, coğrafya ve aktörleri analiz etmek.
Olayın 1992 yılında, Kafkasya coğrafyasında Ermenistan ve Azerbaycan arasında gerçekleştiği tespit edilir.
Dağlık Karabağ sorunu, SSCB'nin dağılması sonrası Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki en temel bölgesel krizdir.
2
Seçeneklerde yer alan katliamların gerçekleştikleri tarihleri ve coğrafi bölgeleri karşılaştırmak.
1992 yılında Dağlık Karabağ bölgesinde sivil Azerbaycan Türklerine yönelik gerçekleştirilen katliamın Hocalı Katliamı olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerde verilen katliamlar farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda (Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika) meydana gelmiştir.

Anahtar Kavram

Küreselleşen dünyadaki bölgesel sorunlar kapsamında Kafkasya'daki Dağlık Karabağ krizi ve Hocalı Katliamı
Soru 7116Soru

Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi boyunca uyguladığı ekonomi politikaları ve bu politikaların temel hedefleri/sonuçları ile ilgili aşağıda verilen açıklamaları ilgili oldukları tarihsel dönem ve gelişmelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ham maddesi ülke içinden temin edilebilecek sanayi kollarının kurulması, yerli üretimin teşvik edilmesi ve yabancı tekellerden kaçınılması kararlarının alınması
Özel sermaye birikiminin yetersizliği nedeniyle dokuma, kimya ve demir-çelik gibi temel sanayi yatırımlarının devlet eliyle ve planlı biçimde yürütülmesi
Karayolu altyapısına öncelik verilmesi, tarımda makineleşmenin (traktör sayısının) artması ve dış kredilerle özel sektörün desteklenmesiyle dış ticaret açığının büyümesi
İthal ikameci modelin terk edilerek dışa açık, ihracata dayalı büyüme modelinin benimsenmesi, döviz rejiminin serbestleştirilmesi ve devalüasyon yapılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci açıklama İzmir İktisat Kongresi Kararları (1923) ile, ikinci açıklama 1930-1950 Dönemi Devletçi Sanayileşme Politikaları ile, üçüncü açıklama 1950-1960 Dönemi Altyapı ve Tarımsal Dönüşüm Politikaları ile, dördüncü açıklama ise 24 Ocak Kararları ve 1980 Sonrası Serbest Piyasa Dönemi ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; ham maddesi yurt içinden karşılanan sanayi hedefleri İzmir İktisat Kongresi'ne; planlı sanayileşme ve devlet eliyle ağır sanayi yatırımları 1930-1950 devletçilik dönemine; tarımda makineleşme, karayolları ve dış borçlanmayla liberalleşme 1950-1960 dönemine; dışa açık ihracat modeli ve devalüasyon ise 24 Ocak Kararları sonrasına aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin analiz edilmesi
Ham maddesi ülke içinden temin edilebilecek sanayi kollarının kurulması, yerli üretimin teşvik edilmesi ve yabancı tekellerden kaçınılması hedefleri doğrudan milli ekonomi (Misak-ı İktisadi) ilkelerinin belirlendiği İzmir İktisat Kongresi (1923) ile ili��kilidir.
Yeni kurulan devletin ekonomik bağımsızlığını sağlamaya yönelik ilk büyük toplantıda alınan kararların analiz edilmesi.
2
İkinci ifadenin analiz edilmesi
Özel sermayenin yetersizliği nedeniyle devletin doğrudan yatırımları üstlendiği (dokuma, kimya, demir-çelik) ve planlı sanayileşme hamlesinin başladığı dönem, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası uygulanan 1930-1950 dönemi devletçi politikalardır.
1929 krizinin getirdiği zorunluluklar ve I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın yürürlüğe girdiği dönemin tespiti.
3
Üçüncü ifadenin analiz edilmesi
Karayolu altyapısına öncelik verilmesi, tarımda traktör kullanımının yaygınlaşması ve liberal politikalar doğrultusunda dış ticaret açığının artması, 1950-1960 Demokrat Parti döneminin belirgin coğrafi ve ekonomik özellikleridir.
İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yeni küresel düzende Türkiye'de tarım ve altyapıdaki mekânsal değişimlerin değerlendirilmesi.
4
Dördüncü ifadenin analiz edilmesi
İthal ikameci modelin terk edilip dışa açık, ihracata dayalı büyümenin ve serbest döviz rejiminin benimsenmesi, devalüasyon kararlarıyla birlikte 1980 yılında alınan 24 Ocak Kararları ile başlamıştır.
1980 yılındaki yapısal dönüşümün ve serbest piyasa ekonomisine geçişin özelliklerinin belirlenmesi.

Anahtar Kavram

Türkiye ekonomisinin tarihsel gelişim evreleri, ekonomi politikalarının dönemsel özellikleri ve bu politikaların mekânsal/sektörel sonuçları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 7117Soru

Türkiye'nin sınır komşuları ile demir yolu bağlantılarına dair verilen metinde boş bırakılan yerleri uygun sınır kapısı isimleriyle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Türkiye'nin sınır komşularıyla olan demir yolu bağlantıları, uluslararası ticarette ve taşımacılıkta stratejik öneme sahiptir. Ülkemizi doğuda İran'a bağlayan ve Van Gölü üzerinden yapılan feribot seferleriyle bağlantılı olan demir yolu hattı sınır kapısından geçmektedir. Batı sınırımızda yer alan Yunanistan ile olan demir yolu bağlantısı ise Edirne il sınırları içerisinde bulunan sınır kapısı üzerinden sağlanmaktadır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa İran demir yolu bağlantısını sağlayan 'Kapıköy', ikinci boşluğa ise Yunanistan demir yolu bağlantısını sağlayan 'Uzunköprü' gelmelidir.
Metindeki ilk boşluk için Van Gölü feribot geçişiyle entegre olan ve İran'a bağlanan demir yolunun geçtiği Kapıköy Sınır Kapısı; ikinci boşluk için ise Edirne'de yer alan ve Yunanistan'a demir yolu bağlantısı sağlayan Uzunköprü Sınır Kapısı doğru cevaplardır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin İran ile olan demir yolu bağlantısını ve Van Gölü feribot geçişini analiz etme.
Türkiye'yi İran'a bağlayan demir yolu hattı Van'daki Kapıköy Sınır Kapısı'ndan geçmektedir.
Metinde belirtilen 'doğuda İran'a bağlayan' ve 'Van Gölü feribot geçişiyle bağlantılı' ifadeleri doğrudan Kapıköy Sınır Kapısı'nı işaret eder.
2
Türkiye'nin Yunanistan ile olan demir yolu bağlantısını analiz etme.
Yunanistan ile demir yolu bağlantısı sağlayan sınır kapısı Edirne'deki Uzunköprü Sınır Kapısı'dır.
Metinde belirtilen 'Yunanistan ile olan demir yolu bağlantısı' ve 'Edirne il sınırları içerisinde bulunan' ifadeleri Uzunköprü Sınır Kapısı'nı işaret eder (Edirne'deki diğer kapılardan Kapıkule Bulgaristan'a bağlanırken, İpsala ve Pazarkule karayolu kapılarıdır).

Anahtar Kavram

Türkiye'nin sınır kapıları ve demir yolu bağlantıları
Soru 7118Soru

I. Dünya Savaşı sonrasında yenilen devletlerle imzalanan barış antlaşmaları ve bu antlaşmaların getirdiği temel yükümlülükler düşünüldüğünde, aşağıdaki devletleri karşılarında verilen uygun antlaşma hükümleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Almanya
Avusturya
Bulgaristan
Macaristan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Almanya ile Alsace-Lorraine ve Polonya Koridoru hükmü, Avusturya ile yeni bağımsız devletlerin tanınması hükmü, Bulgaristan ile Batı Trakya ve Ege Denizi bağlantısının kesilmesi hükmü, Macaristan ile Trianon Antlaşması sonucunda toprak kaybı ve kara devletine dönüşme hükmü eşleşmektedir.
Yenilen devletlerin sınırları ve toprak kayıpları antlaşmalar bazında doğru eşleştirilmiştir. Almanya Versay ile Alsace-Lorraine'i kaybetmiş, Avusturya Saint-Germain ile yeni devletlerin bağımsızlığını kabul etmiş, Bulgaristan Nöyyi ile Ege bağlantısını yitirmiş ve Macaristan Trianon ile denize kıyısı olmayan küçük bir devlete dönüşmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Almanya'nın imzaladığı barış antlaşması (Versay) incelenir.
Almanya'nın Alsace-Lorraine'i Fransa'ya bıraktığı ve Polonya Koridoru'nun kurulduğu bilgisi tespit edilir.
Almanya'nın toprak kayıplarını ve sınır değişikliklerini saptamak amacıyla bu adım atılır.
2
Avusturya'nın imzaladığı barış antlaşması (Saint-Germain) incelenir.
Avusturya'nın imparatorluk yapısının dağıldığı, Macaristan, Çekoslovakya ve Yugoslavya'nın bağımsızlığını tanıdığı bilgisi tespit edilir.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun parçalanma sürecini analiz etmek için bu eşleşme yapılır.
3
Bulgaristan'ın imzaladığı barış antlaşması (Nöyyi) incelenir.
Bulgaristan'ın Batı Trakya'yı Yunanistan'a vererek Ege Denizi ile bağlantısının koptuğu bilgisi tespit edilir.
Bulgaristan'ın jeopolitik konumunda yaşanan değişimi belirlemek için bu bilgi değerlendirilir.
4
Macaristan'ın imzaladığı barış antlaşması (Trianon) incelenir.
Macaristan'ın topraklarının büyük kısmını kaybettiği ve denize kıyısı olmayan bir kara devleti hâline geldiği bilgisi tespit edilir.
Trianon Antlaşması'nın Macaristan üzerindeki ağır ekonomik ve toprak kayıplarını belirlemek için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı sonrasında Paris Barış Konferansı kararları doğrultusunda imzalanan barış antlaşmalarının (Versay, Saint-Germain, Nöyyi, Trianon) yenilen devletler üzerindeki toprak ve egemenlik sınırlandırmaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7119Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile ilgili aşa��ıda verilen kavramları, bu kavramların açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fırat ve Dicle Nehirleri
Bölge dışı göçlerin azaltılması
Pamuk üretimi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fırat ve Dicle Nehirleri -> Baraj ve hidroelektrik santrallerinin kurulduğu su kaynakları; Bölge dışı göçlerin azaltılması -> Sosyo-ekonomik gelişme göstergesi; Pamuk üretimi -> Sulama ile üretimi en çok artan ürün.
Fırat ve Dicle nehirleri GAP'ın temel su kaynaklarını oluşturur. Bölge dışına göçlerin azaltılması projenin temel sosyo-ekonomik hedeflerindendir. Pamuk ise sulamaya bağlı olarak bölgede üretimi en yüksek artışı gösteren tarım ürünüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların analiz edilmesi
Sol sütundaki kavramlar (nehirler, göçün azaltılması, pamuk) ile sağ sütundaki açıklamalar (su kaynakları, sosyo-ekonomik hedef, tarımsal ürün) belirlendi.
Kavramlar ve açıklamalar arasındaki anlamsal ilişkiyi kurmak için öncelikle her iki sütundaki bilgilerin sınıflandırılması gerekir.
2
Kavramların açıklamalarla eşleştirilmesi
Fırat ve Dicle nehirlerinin hidroelektrik kaynak olduğu, göçlerin önlenmesinin sosyo-ekonomik bir hedef olduğu ve sulamayla en çok artan ürünün pamuk olduğu belirlendi.
GAP'ın temel ekonomik ve sosyal sonuçları ile doğal kaynak potansiyeli arasında doğru bağlantıları kurarak eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) temel bileşenleri, su kaynakları, sosyo-ekonomik hedefleri ve tarımsal sonuçları.
Soru 7120Soru

Günümüzde küresel ticaret; ham maddenin elde edilmesinden mamul maddenin üretilmesine, ürünlerin pazarlara ulaştırılmasından nihai tüketiciye sunulmasına kadar uzanan karmaşık bir süreçtir. Bu süreçte üretim, dağıtım ve tüketim unsurları küresel ölçekte birbirine bağımlı bir zincir oluşturur.

Buna göre, modern bir sanayi ürünü olan elektrikli araç bataryalarının küresel ticaret zincirindeki aşamalarının, ham maddeden nihai tüketiciye doğru mantıksal sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; Güney Amerika'dan lityum ham maddesinin çıkarılması (üretim), bunun Doğu Asya'ya taşınması (dağıtım), Doğu Asya'da batarya üretimi (üretim), bataryaların otomotiv fabrikalarına nakli (dağıtım) ve son olarak nihai kullanıcılarca elektrikli araçların kullanılması (tüketim) şeklinde olmalıdır.
Sıralama ham maddenin doğadan çıkarılmasıyla (üretim) başlayıp sırasıyla taşınması (dağıtım), işlenerek yeni bir ürüne dönüştürülmesi (üretim), nihai pazarlara ulaştırılması (dağıtım) ve son tüketicinin kullanımına sunulması (tüketim) mantık zincirini takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Ham madde kaynağının belirlenmesi ve çıkarılması sürecini tespit etmek.
Lityumun Şili, Bolivya veya Arjantin gibi ülkelerdeki doğal kaynaklardan çıkarılması ilk adımdır (Üretim).
Herhangi bir sanayi ürününün küresel ticaret zinciri ham maddenin doğadan elde edilmesiyle başlar.
2
Ham maddenin işleme tesislerine nakledilmesini izlemek.
Lityum karbonatın Doğu Asya ülkelerindeki fabrikalara deniz yoluyla taşınması ikinci adımdır (Dağıtım).
Ham madde kaynağı ile üretim merkezleri farklı bölgelerde olduğundan, ham maddenin taşınması gerekir.
3
Sanayi tesislerinde ham maddenin işlenmesini belirlemek.
Doğu Asya'da lityumun batarya hücresi haline getirilmesi üçüncü adımdır (Üretim).
Sanayi üretimi (mamul madde üretimi) bu aşamada gerçekleşir.
4
Mamul maddenin montaj veya pazar alanlarına sevkini belirlemek.
Üretilen bataryaların Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'daki otomotiv montaj hatlarına taşınması dördüncü adımdır (Dağıtım).
Batarya hücreleri tek başına nihai ürün değildir; otomobillere monte edilmek üzere tüketim bölgelerindeki montaj tesislerine ulaştırılmalıdır.
5
Ürünün nihai tüketiciye ulaşarak kullanılmasını belirlemek.
Elektrikli araçların tüketiciler tarafından satın alınıp kullanılması son adımdır (Tüketim).
Küresel ticaret zincirinin son halkası ürünün tüketiciyle buluştuğu tüketim aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Küresel ticaretin üç temel unsuru olan üretim, dağıtım ve tüketim arasındaki mekânsal ve kronolojik ilişki.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 356 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin