Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7261Soru

Türkiye'de iç ticaret, dış ticaret, transit ticaret ve serbest bölgelerin ekonomik kalkınmadaki rolünü analiz eden bir araştırmacı raporunda şu ifadelere yer vermiştir:

I. Ülke sınırları içerisinde üretilen sanayi ve tarım ürünlerinin iç piyasadaki dağıtımı ile bölgeler arası mal akışı, Türkiye'nin jeopolitik konumundan kaynaklanan transit ticaret kapsamında yer alır.
II. İhracata yönelik üretim ve yatırımları teşvik etmek, ülkeye yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak amacıyla kurulan serbest ticaret bölgeleri, dış ticaret açığının azaltılmasında stratejik öneme sahiptir.
III. Türkiye'nin dış satım (ihracat) gelirlerinde en yüksek payı tarım sektörü alırken, dış alım (ithalat) giderlerinde en büyük payı enerji hammaddeleri ile sanayi ürünleri oluşturur.
IV. Türkiye'nin en büyük ticaret ve finans merkezi olan İstanbul'un etki alanının küresel ölçekte geniş olmasında, sadece nüfus miktarının fazla olması tek başına yeterli bir faktördür.

Buna göre, raporda yer alan bu ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Yalnız II
Verilen bilgiler incelendiğinde yalnızca serbest ticaret bölgelerinin işlevini açıklayan ikinci ifade doğrudur. Birinci ifadede ülke içi mal akışı yanlış bir şekilde transit ticaret olarak tanımlanmıştır. Üçüncü ifadede Türkiye'nin ihracatında en büyük payın tarım ürünlerine ait olduğu belirtilerek büyük bir bilgi hatası yapılmıştır; gerçekte en büyük pay sanayi ürünlerine aittir. Dördüncü ifadede ise İstanbul'un küresel etki alanı sadece nüfus miktarına bağlanmış, ticaret ve finans gibi fonksiyonel özellikleri göz ardı edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin coğrafi ve ekonomik kavramlar açısından analiz edilmesi.
Ülke sınırları içindeki mal dağıtımı 'iç ticaret' kavramıyla açıklanır. Transit ticaret ise başka ülkeler arasındaki mal taşımacılığının Türkiye sınırlarından geçerek yapılmasıdır. Dolayısıyla birinci ifade yanlıştır.
İç ticaret ve transit ticaret kavramları arasındaki farkın ayırt edilmesi gerekir.
2
İkinci ifadenin serbest ticaret bölgelerinin işlevleri kapsamında değerlendirilmesi.
Serbest bölgeler; ihracat odaklı yatırımları çekmek, teknoloji girişini kolaylaştırmak ve ihracat gelirlerini artırarak dış ticaret açığını kapatmaya katkı sunmak için tasarlanmıştır. Bu ifade doğrudur.
Türkiye'deki serbest ticaret bölgelerinin kuruluş amacının ve ülke ekonomisindeki yerinin doğrulanması gerekir.
3
Üçüncü ifadenin Türkiye'nin dış ticaretindeki sektörel paylar bakımından incelenmesi.
Türkiye'nin ihracatında en yüksek payı tarım sektörü değil, %90'ın üzerinde bir oranla sanayi sektörü (mamul maddeler) almaktadır. Dolayısıyla üçüncü ifade yanlıştır.
Dış ticaretteki sektörel dağılım verilerinin ve tarım-sanayi ihracat oranlarının doğru bilinmesi gerekir.
4
Dördüncü ifadenin şehirlerin fonksiyonları ve küresel etki alanları yönüyle değerlendirilmesi.
İstanbul'un küresel düzeyde büyük bir etki alanına sahip olmasında nüfus miktarı bir faktör olsa da asıl belirleyici olan ticaret, finans, sanayi ve ulaşım gibi gelişmiş fonksiyonel özellikleridir. Dolayısıyla dördüncü ifade yanlıştır.
Bir şehrin etki alanının genişliğini belirleyen temel unsurun nüfus değil, fonksiyonel yapı olduğunun analiz edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de ticaret türleri, serbest bölgelerin kuruluş amaçları, dış ticaretin sektörel yapısı ve ticaret merkezlerinin fonksiyonel özellikleri.
Soru 7262Soru

İslam felsefesinde Yaratıcı'nın varlığını ispatlamak amacıyla geliştirilen kanıtlardan biri de evrenin sonradan yaratılmış olduğu fikrine dayanır. Bu görüşe göre, sonradan meydana gelen (hadis) her varlığın kendisinden önce var olan ve onu var eden bir başlatıc��ya (muhdis) ihtiyacı vardır. Evren de sonradan meydana geldiğine göre, onu var eden sonsuz bir yaratıcı olmalıdır.

Parçada açıklaması verilen ve evrenin sonradan yaratılmış olma özelliğinden hareketle Yaratıcı'nın varlığını temellendiren bu kanıt aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hudûs kanıtı

Cevap

Hudûs kanıtı
Hudûs kanıtı, kelamcılar ve bazı İslam filozofları tarafından savunulan, evrenin zaman içinde sonradan meydana geldiğini (hadis) ve sonradan meydana gelen her şeyin mutlaka bir var ediciye (muhdis) ihtiyaç duyduğunu savunan argümandır. Metinde geçen tanımlama doğrudan bu kanıta karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel anahtar kavramları tespit etme
Metinde geçen 'sonradan meydana gelen (hadis)' ve 'onu var eden bir başlatıcı (muhdis)' kavramları belirlenmiştir.
Soruda sorulan kanıtın hangi felsefi kavrama dayandığını bulmak için metindeki ipuçları analiz edilmelidir.
2
Tespit edilen kavramları İslam felsefesinin Yaratıcı'nın varlığına ilişkin kanıtlarıyla eşleştirme
'Hadis' ve 'muhdis' kavramlarının köken aldığı 'hudûs' (sonradan yaratılma/meydana gelme) kavramı ve buna dayalı kanıt belirlenmiştir.
İslam felsefesinde sonradan yaratılanların bir yaratıcıya muhtaç olduğunu savunan argüman doğrudan hudûs kanıtıdır.

Anahtar Kavram

İslam felsefesinde Yaratıcı'nın varlığına ilişkin kanıtlardan hudûs kanıtı
Tahmini Süre:45s
Soru 7263Soru

Felsefi akıl yürütmede argümanların geçerliliği ve mantıksal yapısı, kullanılan yönteme göre değişiklik gösterir. Aşağıdaki sol sütunda verilen felsefi akıl yürütme ve argümantasyon kavramlarını, sağ sütunda yer alan felsefi metin ve örneklerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tümdengelim (Dedüksiyon)
Tümevarım (Endüksiyon)
Analoji (Benzeşim)
Temellendirme (Gerekçelendirme)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tümdengelim kavramı Spinoza'nın aksiyomlardan zorunlu sonuçlara ulaştığı metinle; Tümevarım kavramı epistemoloğun tikel gözlemlerden genel sonuca ulaştığı metinle; Analoji kavramı Platon'un devlet yönetimini gemi yönetimine benzettiği metinle; Temellendirme kavramı ise Kant'ın ahlak yasasının rasyonel dayanaklarını sunduğu metinle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; Spinoza'nın aksiyomlardan zorunlu ve kesin sonuçlar çıkarması tümdengelime, epistemoloğun tikel dogmatik sistemleri inceleyip genel yargıya varması tümevarıma, Platon'un devlet ve gemi yönetimi arasındaki benzerliği kurması analojiye, Kant'ın ahlak yasasının rasyonel dayanaklarını sunması ise temellendirmeye karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerdeki temel akıl yürütme yöntemlerini belirleme
Birinci metinde genel aksiyomlardan zorunlu sonuçlara varıldığı (tümdengelim), ikinci metinde tikel durumlardan genel bir yargıya ulaşıldığı (tümevarım), üçüncü metinde iki farklı durum arasındaki benzerlikten hareket edildiği (analoji) ve dördüncü metinde bir iddianın mantıksal dayanaklarının sunulduğu (temellendirme) tespit edilir.
Her bir felsefi metnin argümantasyon yapısını analiz etmek ve kavramlarla doğru bir şekilde ilişkilendirmek için gereklidir.
2
Kavramları metinlerle eşleştirme
Tümdengelim -> aksiyomlardan türetilen zorunlu sonuçlar; Tümevarım -> tekil sistemlerden ulaşılan genel yargı; Analoji -> gemi ve devlet yönetimi benzerliği; Temellendirme -> Kant'ın rasyonel dayanaklar sunması.
Eşleştirme mantığını netleştirmek ve doğru eşleşmeleri doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Felsefi Akıl Yürütme Yöntemleri (Tümdengelim, Tümevarım, Analoji ve Temellendirme)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7264Soru

Milet Okulu'nun son temsilcisi olan Anaksimenes, hocası Anaksimandros'un "sınırsız olan" (apeiron) tasarımını fazla soyut bularak arkheyi daha somut ve dinamik bir yapıda belirlemek istemiştir. Ona göre arkhe olan "hava" (pneuma), ruhumuzun bizi ayakta tutması gibi, tüm evreni de kuşatıp ayakta tutar. Hava; gevşeyip seyrekleştiğinde ate��e, yoğunlaştığında ise sırasıyla rüzgara, buluta, suya, toprağa ve nihayetinde taşa dönüşür.

Bu parçadan hareketle Anaksimenes'in doğa felsefesiyle ilgili aşa��ıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrendeki niteliksel çeşitliliğin gerisinde, tek bir ilk nedenin niceliksel değişimlerinin bulunduğunu kabul etmiştir.

Cevap

Evrendeki niteliksel çeşitliliğin gerisinde, tek bir ilk nedenin niceliksel değişimlerinin bulunduğunu kabul etmiştir.
Anaksimenes, evrendeki tüm çeşitliliği tek bir ilk neden olan havanın niceliksel değişimleriyle açıklar. Havanın seyrekleşmesi (gevşemesi) veya yoğunlaşması (sıkışması), onun farklı niteliklere (ateş, su, toprak) bürünmesini sağlar. Bu durum, nitel çeşitliliğin nicel değişimlere indirgenerek açıklandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki Anaksimenes'in arkhe açıklaması ve değişim mekanizması çözümlenir.
Anaksimenes'in ilk neden olarak havayı seçtiği ve bu havanın seyrekleşme ile yoğunlaşma süreçleri vasıtasıyla diğer tüm maddelere (ateş, rüzgar, su, toprak, taş) dönüştüğünü savunduğu görülür.
Filozofun arkheye dayalı varlık açıklamasındaki temel mekanizmayı belirlemek amacıyla bu adım uygulanır.
2
Seyrekleşme ve yoğunlaşma süreçlerinin felsefi anlamı yorumlanır.
Yoğunluk derecelerindeki azalış veya artış niceliksel (sayısal/ölçülebilir) bir değişimi temsil ederken; bu değişim sonucunda ortaya çıkan farklı maddeler (su, taş, ateş) niteliksel çeşitliliği gösterir.
Anaksimenes'in fiziksel dönüşüm açıklamasının ontolojik arka planındaki nitelik-nicelik ilişkisini kavramak için bu adım gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Anaksimenes'in Arkhe Görüşü ve Yoğunlaşma-Seyrekleşme Kuramı
Soru 7265Soru

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerin coğrafi dağılışı; iklim koşulları, toprak özellikleri, su kaynaklarına erişim ve sulama projeleri gibi fiziki ve beşerî faktörlerin etkileşimiyle şekillenmektedir.

Türkiye dilsiz haritası üzerinde işaretlenen beş farklı alan ve bu alanlardaki tarımsal özelliklerle ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi <u>doğru değildir</u>?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V numaralı alanda karstik arazinin su tutma kapasitetinin düşük olması nedeniyle ortaya çıkan sulama yetersizliğini gidermek amacıyla nadas yöntemi, toprağın mineral ve nem ihtiyacını kar��ılayan yapay bir gübreleme tekniği olarak yaygınlaştırılmalıdır.

Cevap

Karstik arazinin su tutma kapasitesinin düşük olması sebebiyle ortaya çıkan sulama yetersizliğini gidermek amacıyla nadas yönteminin yapay bir gübreleme tekniği olarak yaygınlaştırılması gerektiği ifadesi yanlıştır. Nadas, kurakl��k ve sulama yetersizliği sonucu mecbur kalınan, toprağın boş bırakılması esasına dayanan ve erozyonu artıran verimsiz bir yöntemdir; dolayısıyla bir gübreleme tekniği değildir ve yaygınlaştırılmamalı, aksine sulama projeleriyle azaltılmalıdır.
Karstik arazinin su tutma kapasitesinin düşük olması sebebiyle ortaya çıkan sulama yetersizliğini gidermek amacıyla nadas yönteminin yapay bir gübreleme tekniği olarak yaygınlaştırılması gerektiği iddiası coğrafi olarak yanlıştır. Nadas, kuraklık ve sulama imkanlarının yetersizliği nedeniyle toprağın bir yıl ekilmeyip dinlendirilmesi işlemidir. Aktif veya yapay bir gübreleme tekniği olmadığı gibi, toprağın boş bırakılması erozyona davetiye çıkardığı için tarımsal açıdan istenmeyen bir durumdur. Modern tarımda sulama projeleri (GAP, KOP vb.) ile nadas alanlarının azaltılması hedeflenmektedir. Bu nedenle bu ifade doğru değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Harita üzerindeki I, II, III ve IV numaralı alanların iklim, toprak ve sulama projesi özelliklerini incelemek.
I'de Ergene Havzası'nda Meriç boylarında çeltik yetiştirildiği, II'de KOP'un nadası azaltıp şeker pancarı/mısır tarımını artırdığı, III'te Karadeniz kıyılarında çay tarımının yapıldığı ve nadasa ihtiyaç olmadığı, IV'te GAP ile pamuk ekiminin yaygınlaştığı tespit edilir.
Bu alanlardaki tarımsal faaliyetlerin coğrafi ve iklimsel koşullarla uyumunu doğrulamak.
2
V numaralı alanın (Taşeli Platosu) özelliklerini ve nadas yönteminin doğasını analiz etmek.
Taşeli Platosu'nda karstik araziden ötürü suyun yer altına sızdığı ve sulama sorunu yaşandığı doğrudur; ancak nadas yöntemi toprağı mineralce zenginleştiren aktif bir gübreleme yöntemi değil, kuraklıktan ötürü mecbur kalınan pasif ve erozyonu tetikleyen zararlı bir uygulamadır.
Nadasın işlevine yönelik kavramsal yanılgıyı belirlemek ve yanlış değerlendirmeyi saptamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım ürünlerinin yetişme koşulları, iklim bölgeleri ilişkisi, sulama projelerinin (GAP, KOP) etkileri ve nadas yönteminin coğrafi özellikleri ile oluşturduğu riskler.
Soru 7266Soru

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, fosil yakıtların çevreye verdiği zararları azaltmak amacıyla temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim dünya genelinde hız kazanmıştır. Bu kaynaklardan biri olan rüzgar enerjisi, atmosferi kirletmeyen yapısıyla çevre dostu bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Ancak doğal kaynakların kullanım yöntemlerindeki planlama hataları, yenilenebilir enerji kaynaklarında bile çeşitli çevresel sorunlara zemin hazırlayabilmektedir.

Buna göre, bir bölgede kurulan rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) yol açtığı aşağıdaki olumsuz çevresel etkilerden hangisi, santralin kurulduğu alanın coğrafi konumu ve ekolojik özellikleri ile doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göçmen kuşların mevsimsel göç yolları üzerinde kurulması sonucu kuş ölümlerinin yaşanması ve yerel kuş popülasyonlarının zarar görmesi

Cevap

Göçmen kuşların mevsimsel göç yolları üzerinde kurulması sonucu kuş öl��mlerinin yaşanması ve yerel kuş popülasyonlarının zarar görmesi
Göçmen kuşların mevsimsel göç yolları üzerinde kurulması sonucu kuş ölümlerinin yaşanması ve yerel kuş popülasyonlarının zarar görmesi seçeneği doğrudur. Çünkü rüzgar santrallerinin kurulacağı yerlerin seçiminde coğrafi konum ve ekolojik koridorlar dikkate alınmalıdır. Göç yolları üzerindeki türbinler, kuşların çarpmasıyla ölümlere neden olarak biyolojik çeşitliliğe zarar verir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal kaynak kullanımı ve çevresel etkiler ilişkisini analiz edin.
Rüzgar enerjisi temiz bir kaynak olsa da, santrallerin kurulduğu yerlerin ekolojik özelliklerine göre olumsuz etkiler üretebildiği belirlenir.
Yenilenebilir enerji tesislerinin çevre dostu olması, sıfır çevresel etkiye sahip oldukları anlamına gelmez.
2
Seçeneklerdeki etkileri santralin coğrafi konumu ve ekolojik koridor ilişkisi açısından değerlendirin.
Göç yolları üzerinde konumlandırılan türbinlerin biyolojik çeşitlilik üzerinde doğrudan olumsuz etkisi olduğu görülür.
Göçmen kuşların mevsimsel uçuş rotaları coğrafi ve ekolojik birer koridordur.
3
Diğer seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları eleyin.
Ozon tabakası seyrelmesi, rüzgarın tükenmesi, heyelan-erozyon kavram karışıklığı ve kaynak-gelişmişlik ilişkisi gibi bilimsel hatalar içeren seçenekler elenir.
Coğrafya bilimindeki temel fiziki ve beşeri kavram yanılgılarını belirlemek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir doğal kaynakların kullanımında coğrafi konum planlamasının ekolojik etkileri
Soru 7267Soru

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde ham maddeye yakınlık, ulaşım kolaylığı, enerji kaynağına yakınlık, pazar payı ve iş gücü gibi coğrafi faktörler belirleyici olmaktadır. Bazı merkezlerde sanayinin gelişmesinde tek bir coğrafi faktör ön plana çıkarken, bazılarında ise birden fazla faktörün etkileşimi söz konusudur.

Aşağıdaki Türkiye haritasında üç farklı sanayi merkezinin coğrafi konumu gösterilmiştir:

[Harita]

Haritada numaralandırılarak gösterilen merkezlerde faaliyet gösteren temel sanayi kolu ve bu tesislerin kuruluş yerlerinin belirlenmesinde rol oynayan en ��nemli coğrafi faktör aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Cam sanayisi - Ham maddeye yakınlık / II: Alüminyum sanayisi - Ham maddeye yakınlık / III: Demir-çelik sanayisi - Ulaşım ve liman imkânları

Cevap

I numaralı merkezde (Kırklareli) cam sanayisi ham maddeye yakınlık, II numaralı merkezde (Seydişehir) alüminyum sanayisi ham maddeye yakınlık ve III numaralı merkezde (İskenderun) demir-çelik sanayisi ulaşım (liman) faktörü nedeniyle kurulmuştur.
Kırklareli'nde cam sanayisinin kurulmasında Trakya'daki kuvars kumu (ham madde) yatakları; Seydişehir'de alüminyum sanayisinin kurulmasında buradaki boksit (ham madde) yatakları; İskenderun'da demir-çelik sanayisinin kurulmasında ise liman ve gelişmiş ulaşım imkânları temel etken olmuştur. Dolayısıyla cam ve alüminyum tesisleri için ham maddeye yakınlık, demir-çelik tesisi için ulaşım ve liman imkânları belirleyici faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada I numaralı olarak işaretlenen Kırklareli yöresindeki sanayi tesisini ve kuruluş faktörünü belirlemek.
Kırklareli'nde cam ve cam ürünleri sanayisi yaygındır. Cam üretiminin temel ham maddesi olan kuvars kumu bu bölgede bol miktarda bulunduğundan kuruluş yeri seçiminde ham maddeye yakınlık belirleyici olmuştur.
Haritadaki Trakya kesiminin sanayi kollarını ve ham madde kaynaklarını analiz etmek için.
2
Haritada II numaralı olarak işaretlenen Seydişehir (Konya) yöresindeki sanayi tesisini ve kuruluş faktörünü belirlemek.
Seydişehir'de Türkiye'nin tek entegre alüminyum tesisi yer alır. Bu tesisin buraya kurulmasının temel nedeni, Seydişehir yakınlarında zengin boksit (alüminyum ham maddesi) yataklarının bulunmasıdır (ham maddeye yakınlık).
İç Anadolu'nun güneyindeki maden ve metalürji sanayi faaliyetlerini belirlemek için.
3
Haritada III numaralı olarak işaretlenen İskenderun (Hatay) yöresindeki sanayi tesisini ve kuruluş faktörünü belirlemek.
İskenderun'da devasa bir demir-çelik fabrikası bulunur. Bölgede zengin demir yatakları olmamasına rağmen tesisin buraya kurulmasının nedeni, ithal ham maddelerin (kömür, demir cevheri vb.) limana kolayca ulaştırılabilmesi ve üretilen malların deniz yoluyla pazara sunulabilmesidir (ulaşım ve liman imkânları).
Kıyı bölgelerindeki metalürji tesislerinin kuruluş gerekçelerini tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Sanayi Tesislerinin Kuruluş Yeri Seçimini Etkileyen Coğrafi Faktörler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7268Soru

Uluslararası turizm faaliyetleri; ekonomik, sosyo-kültürel, ekolojik ve politik alanlarda küresel ölçekte çeşitli olumlu veya olumsuz etkilere yol açmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen uluslararası turizm senaryolarını, bu durumların doğrudan örneklediği küresel etki sınıflarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maldivler gibi tropikal ada ülkelerinde inşa edilen lüks resort otellerin gıda ve ekipman ihtiyaçlarının çoğunu ithal etmesi nedeniyle, elde edilen turizm gelirlerinin büyük kısmının ülke dışındaki çok uluslu şirketlerin merkezlerine geri sızması.
Doğu Afrika'daki Serengeti Millî Parkı'nda ekoturizm turlarından elde edilen giriş ve izin ücreti fonlarının, bölgedeki kritik göç koridorlarının korunmasında ve kaçak avcılığa karşı korucuların istihdam edilmesinde kullanılması.
Avrupa'nın popüler tarihi kentlerinde aşırı turizme (overtourism) bağlı olarak konut kiralarının aşırı yükselmesi, yerel esnafın yerini küresel zincirlerin alması ve yerel halkın zamanla kenti terk etmek zorunda kalması.
Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki gergin sınır bölgesinde yer alan Silahsızlandırılmış Bölge'de (DMZ) barış turizmi kapsamında turların düzenlenmesiyle iki ülke arasındaki diplomatik diyalog kanallarının açık tutulması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maldivler senaryosu döviz sızıntısına bağlı ekonomik etkiyle; Serengeti senaryosu doğal habitatların korunmasına yönelik ekolojik katkıyla; Avrupa kentlerindeki aşırı turizm senaryosu sosyal dokunun aşınmasına yönelik sosyo-kültürel etkiyle; Kore sınırındaki barış turları ise ülkeler arası ilişkileri geliştiren politik etkiyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; döviz sızıntısı senaryosu ekonomik etkiyle, yaban hayatı koruma fonları ekolojik etkiyle, mahalle kültürünün çözülmesi sosyo-kültürel etkiyle ve barış turları politik/diplomatik etkiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Maldivler'deki ithalata dayalı turizm modelinin ekonomik boyutunu analiz etmek.
Gıda ve ekipmanın çoğunun ithal edilmesiyle gelirlerin dışarı sızması, turizmin döviz sızıntısı (leakage) yaratan ekonomik etkisini gösterir.
Gelişmekte olan ülkelerde turizm gelirlerinin yerel halk yerine yabancı tedarikçilere gitmesi en yaygın olumsuz ekonomik etkidir.
2
Serengeti'deki ekoturizm gelirlerinin kullanım amacını incelemek.
Elde edilen fonların yaban hayatını korumaya ve kaçak avcılığı önlemeye aktarılması, turizmin doğal çevreye doğrudan finansal destek sağladığı ekolojik etkisini gösterir.
Ekoturizm, doğa koruma faaliyetlerinin finansmanı için önemli bir sürdürülebilirlik aracıdır.
3
Avrupa'nın popüler tarihi kentlerindeki aşırı turizm sorununu değerlendirmek.
Kiraların yükselmesi ve yerel halkın göç etmek zorunda kalması, geleneksel sosyal dokunun çözülmesi şeklindeki sosyo-kültürel etkiyi ortaya koyar.
Turizmin yerel halk üzerindeki demografik ve kültürel baskısı doğrudan sosyo-kültürel değişimleri tetikler.
4
Kore sınırındaki barış turlarının amacını analiz etmek.
Silahsızlandırılmış Bölge turlarının iki ülke arasındaki diplomatik diyalog kanallarını açık tutması, turizmin barışçıl ve politik etkisini örneklendirir.
Uluslararası turizm, ülkeler arası diplomatik yakınlaşmayı sağlayan politik bir enstrüman olarak kullanılabilir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Turizmin Küresel Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7269Soru

Küresel ticaret; ham madde üretim alanları, imalat (sanayi) üretim alanları ve tüketim (pazar) alanları arasındaki mal ve hizmet akış��nı sağlayan ticaret ağları üzerinden gerçekleşir. Bu süreçte bölgelerin coğrafi özellikleri ve gelişmişlik düzeyleri, dış ticarete konu olan ürün gruplarını doğrudan belirler.

Aşağıdaki tabloda, küresel ticarette aktif olan bazı ticaret rotaları ve bu rotalarda taşınan temel ürün grupları eşleştirilmiştir:

Ticaret Rotasının BaşlangıcıTicaret Rotasının VarışıTicarete Konu Olan Temel Ürün Grubu
OrtadoğuBatı AvrupaEnerji kaynakları (Petrol ve doğalgaz)
Doğu AsyaKuzey AmerikaSanayi ve teknoloji ürünleri
Batı AvrupaKuzey AmerikaEndüstriyel ürünler ve yüksek teknoloji
Kuzey AfrikaDoğu AsyaOrman ürünleri ve kereste
Güney AmerikaBatı AvrupaTarım ve gıda ürünleri

Buna göre, tablodaki eşleştirmelerden hangisi, bölgelerin doğal ve ekonomik özellikleri göz önüne alındığında küresel ticaret akışına uygun bir eşleştirme değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Afrika \rightarrow Doğu Asya: Orman ürünleri ve kereste

Cevap

Kuzey Afrika'dan Doğu Asya'ya orman ürünleri ve kereste ihraç edilmesini gösteren seçenek coğrafi gerçeklerle uyuşmadığı için doğru cevaptır.
Kuzey Afrika'nın neredeyse tamamı Sahra Çölü ile kaplı olduğundan orman örtüsünden ve dolayısıyla kereste üretiminden yoksundur. Bu bölgeden Doğu Asya gibi büyük pazarlara orman ürünleri ihraç edilmesi coğrafi ve ekonomik koşullara tamamen aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki başlangıç ve varış bölgelerinin coğrafi ve ekonomik özelliklerini incelemek.
Kuzey Afrika'nın büyük oranda çöl (Sahra Çölü) iklimi ve bitki örtüsüyle kaplı olduğu, dolayısıyla orman ürünleri bakımından çok fakir olduğu tespit edilir.
Bölgelerin doğal kaynak potansiyellerini ve üretim özelliklerini belirlemek.
2
Bölgelerin sahip olduğu ham madde potansiyeli ile tabloda eşleştirilen ürün gruplarını karşılaştırmak.
Kuzey Afrika'dan Doğu Asya'ya orman ürünleri ve kereste ticareti yapılmasının bölgenin doğal özellikleri nedeniyle imkansız olduğu görülür.
Yanlış olan ticaret eşleştirmesini bulmak.

Anahtar Kavram

Küresel ticaret bölgeleri arasındaki mal akışının, bölgelerin doğal coğrafi özellikleri ve ham madde kaynaklarıyla ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7270Soru

Küresel iklim değişimi, Sanayi Devrimi'nden bu yana kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanımının artması, ormansızlaşma ve endüstriyel süreçler nedeniyle atmosferdeki sera gazı birikiminin hızla yükselmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu değişim, kutup bölgelerinden ekvatoral kuşağa kadar tüm coğrafi bölgelerde farklı ekolojik ve sosyoekonomik sorunlara yol açmaktadır. Bu küresel tehdide karşı uluslararası alanda çeşitli çevre politikaları ve sözleşmeler geliştirilmektedir.

Buna göre, küresel iklim değişimi, sera etkisi ve bu sürece karşı alınan önlemlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paris Anlaşması, sanayi öncesi döneme kıyasla küresel sıcaklık artışını 2C2^\circ\text{C} (mümkünse 15C1{}5^\circ\text{C}) sınırında tutmayı hedefleyen küresel bir uzlaşıdır.

Cevap

Paris Anlaşması, sanayi öncesi döneme kıyasla küresel sıcaklık artışını 2C2^\circ\text{C} (mümkünse 15C1{}5^\circ\text{C}) sınırında tutmayı hedefleyen küresel bir uzlaşıdır.
Paris Anlaşması, 2015 yılında kabul edilen ve küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme kıyasla 2C2^\circ\text{C}'nin oldukça altında tutmayı, hatta bu artışı mümkünse 15C1{}5^\circ\text{C} ile sınırlandırmayı hedefleyen güncel ve küresel bir iklim koruma rejimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sera etkisi mekanizması ile ozon tabakasının seyrelmesi arasındaki farkı ayırt etme
Sera etkisinin artması, yeryüzünden yansıyan kızılötesi ışınların troposferdeki sera gazları (CO2CO_2, CH4CH_4) tarafından tutulmasıyla ilgilidir. Ozon tabakası seyrelmesi ise stratosferdeki kloroflorokarbon gazlarının ozonu parçalaması ve morötesi (UV) ışınları geçirmesi sürecidir. Dolayısıyla sera etkisinin artış nedenini ozon seyrelmesiyle açıklayan yargı elenir.
Küresel ısınma ile ozon tabakası hasarı arasındaki kavram kargaşasını gidermek.
2
Uluslararası çevre sözleşmelerinin amaç ve kapsamlarını karşılaştırma
Montreal Protokolü ozon tabakasını korumayı amaçlarken, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması sera gazı emisyonlarını düşürerek küresel iklim değişimini engellemeyi amaçlar. Bu durum, Montreal Protokolü'nü sera gazı salınımı sınırlayıcısı olarak gösteren yargıyı eler.
Çevre politikalarının ve anlaşmaların küresel iklim değişimi bağlamındaki yerini tespit etmek.
3
Küresel iklim değişiminin ekolojik geri besleme süreçlerini ve biyom etkilerini analiz etme
Okyanusların ısınması sonucu gaz çözünürlüğünün düşmesi ve karbon yutak kapasitesinin azalması, atmosfere daha fazla sera gazı kalmasına yol açarak küresel ısınmayı daha da hızlandırır (pozitif geri besleme). Bu durum, okyanus yutak kapasitesinin azalmasını süreci yavaşlatan olumsuz geri besleme olarak tanımlayan yargıyı eler. Sıcaklık artışına bağlı olarak tundra biyomunun daralması ise biyoçeşitliliği artırmaz, aksine azaltır.
İklim sistemindeki geri besleme süreçlerini ve ekolojik dengeleri bilimsel olarak değerlendirmek.
4
Doğru iklim politikası hedefini belirleme
2015 Paris Anlaşması'nın küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 2C2^\circ\text{C}'nin altında tutma ve 15C1{}5^\circ\text{C} ile sınırlandırma hedefini içerdiği doğrulanır.
Uluslararası iklim rejiminin temel hedefini doğru bilgiyle eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Sera etkisi, küresel iklim değişimi süreçleri, geri besleme mekanizmaları ve küresel çevre politikaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7271Soru

Felsefe, bireyin hazır bilgilerle yetinmeyip hayatın anlamını, değerlerini ve kabullerini sorgulamasını sağlayarak ona zihinsel bir bağımsızlık kazandırır. Diğer taraftan bu sorgulama kültürü, bireylerin farklı görüşlere açık olmasın��, dogmaları aşmasını ve bir arada yaşama becerilerini geliştirmesini kolaylaştırır. Böylece felsefi düşünüş, hem insanın kendi varoluşunu anlamlandırmasında hem de demokratik ve hoşgörülü bir toplum yapısının kurulmasında kritik bir rol üstlenir.

Bu parçadan hareketle felsefenin bireysel ve toplumsal işlevlerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe, bireyin kendi kararlarını alabilen özerk bir varlık olmasına katkı sağlarken, toplumsal düzeyde de ortak bir sorgulama ve hoşgörü kültürü inşa eder.

Cevap

Felsefe, bireyin kendi kararlarını alabilen özerk bir varlık olmasına katkı sağlarken, toplumsal düzeyde de ortak bir sorgulama ve hoşgörü kültürü inşa eder.
Doğru seçenek, parçada geçen 'zihinsel bağımsızlık' ifadesini bireysel düzeyde 'özerk bir varlık olma' kavramıyla; 'bir arada yaşama becerisi, demokratik ve hoşgörülü toplum' ifadelerini ise toplumsal düzeyde 'ortak sorgulama ve hoşgörü kültürü' kavramıyla doğru bir şekilde eşleştirip birleştirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki bireysel işlevlere yönelik vurguları tespit etmek
Metinde felsefenin bireye zihinsel bağımsızlık kazandırdığı ve kendi varoluşunu anlamlandırmasını sağladığı belirtilmiştir. Bu durum bireysel düzeyde özerklik kazanımı anlamına gelir.
Felsefenin bireysel faydalarını belirlemek için parçanın ilk cümleleri analiz edilmelidir.
2
Parçadaki toplumsal işlevlere yönelik vurguları tespit etmek
Felsefenin farklı görüşlere açık olma, dogmaları aşma, bir arada yaşama, demokrasi ve hoşgörü kültürü kurma gibi toplumsal kazanımlar sağladığı görülmektedir.
Toplumsal işlevleri tanımlayarak bireysel işlevlerden ayırt etmek için metnin ikinci yarısı çözümlenmelidir.
3
Elde edilen çıkarımları seçeneklerle karşılaştırarak en doğru yargıyı belirlemek
Hem bireysel özerkliği hem de toplumsal sorgulama ve hoşgörü kültürünü kapsayan seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir.
Metindeki ana fikri tam olarak yansıtan seçeneğe ulaşmak için sentez yapılması gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Felsefenin Bireysel ve Toplumsal İşlevleri
Soru 7272Soru

Aşağıda verilen coğrafi kavramlar ile bölgesel kalkınma projelerini karşılarında yer alan doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP)
Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP)
İşlevsel Bölge Sınıflandırması
Şekilsel Bölge Sınıflandırması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kıyı kuşağında balıkçılık, tarım ve yayla turizmi hedefleriyle; Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP) taş kömürü ve demir-çelik bağımlılığını azaltma amacıyla; İşlevsel Bölge Sınıflandırması belirli bir merkez etrafındaki yönetim ve hizmet ilişkileriyle; Şekilsel Bölge Sınıflandırması ise fiziki ve beşerî özelliklerdeki homojenlikle eşleşmektedir.
Bölge sınıflandırmasında homojen benzerlik gösteren alanlar şekilsel bölgeyi; hizmet, yönetim veya planlama sınırları işlevsel bölgeyi tanımlar. Bölgesel kalkınma projelerinden DOKAP tarım ve yayla turizmine, ZBKP ise taş kömürü ve demir-çelik sanayisine dayalı bölgesel yapıyı dönüştürmeye odaklanır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler coğrafi ve ekonomik prensiplerle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge türlerinin teorik tanımlarını ayırt etme
Homojenlik esasına dayanan şekilsel bölge tanımı ile yönetim-hizmet odağına dayanan işlevsel bölge tanımı belirlenmiştir.
Teorik kavramların birbirine karıştırılmasını önlemek amacıyla doğru tanımlarla ilişkilendirilmesi gerekir.
2
Bölgesel projelerin temel coğrafi gerekçelerini analiz etme
DOKAP'ın kıyı-iç kesim entegrasyonu ve yaylacılık turizmi, ZBKP'nin ise taş kömürüne dayalı sanayiyi çeşitlendirme hedefi saptanmıştır.
Türkiye'deki kalkınma projelerinin bölgesel sorunlara göre şekillenen özel amaçlarını doğru tanımlarla eşleştirmek.
3
Kavramları ve projeleri eşleştirerek nihai doğrulamayı yapma
Tüm sol ve sağ sütun elemanları hatasız şekilde eşleştirilmiştir.
Sorunun çözümünü eksiksiz bir şekilde tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de bölgesel kalkınma projelerinin amaçları ile işlevsel ve şekilsel bölge ayrımı
Soru 7273Soru

Türkiye’de yürütülen bölgesel kalkınma projelerinden Konya Ovası Projesi (KOP) ile Doğu Anadolu Projesi (DAP), uygulandıkları alanların coğrafi koşulları ve sosyo-ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda farklı yapısal hedeflere sahiptir. Aşağıdaki haritada bu iki projenin kapsadığı alanlar ve KOP kapsamındaki önemli bir su aktarım güzergahı gösterilmiştir.

Bu projelerin uygulandığı alanların coğrafi özellikleri, amaçları ve sosyo-ekonomik etkileri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi yanlış bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DAP kapsamında yer alan illerdeki zengin taş kömürü yataklarının modernize edilerek demir-çelik sanayisine hammadde sağlanması ve bu yolla sanayi istihdamının artırılması projenin öncelikli odağıdır.

Cevap

Doğu Anadolu Projesi kapsamında demir-çelik sanayisi ve taş kömürü yataklarının modernizasyonu hedeflenmemektedir. Bu hedefler Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi'ne (ZBKP) aittir.
Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında sert iklim koşulları ve engebeli arazi yapısı nedeniyle öncelikli hedef hayvancılıkta verimliliği artırmak, meraları ıslah etmek ve tarımsal altyapıyı güçlendirmektir. Zengin taş kömürü yataklarının modernizasyonu ve demir-çelik sanayisine yönelik hedefler ise Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi'ne (ZBKP) aittir. Dolayısıyla bu ifade yanlış bir değerlendirmedir.

Adım Adım Çözüm

1
KOP ve DAP projelerinin uygulandığı bölgelerin coğrafi özelliklerini ve öncelikli ekonomik hedeflerini analiz edin.
Konya Ovası Projesi (KOP) kuraklık ve sulama odaklı iken Doğu Anadolu Projesi (DAP) engebeli yer şekilleri ve tarım-hayvancılık odaklıdır.
Projelerin hedefleri ile bölgesel gerçeklikleri eşleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin bölgesel kalkınma projelerinin hedefleriyle uyumunu denetleyin.
Taş kömürü yataklarının modernize edilmesi ve demir-çelik sanayisinin geliştirilmesi ZBKP'ye aittir, DAP'ın hedefleri arasında yer almaz.
Hangi projenin hangi hedeflere sahip olduğunu netleştirip yanlış eşleştirmeyi bulmak için.
3
Yanlış olan ifadeyi tespit ederek doğru seçeneği belirleyin.
Taş kömürü işletmelerinin modernize edilmesini DAP'ın odağı olarak gösteren ifade yanlıştır.
Soru kökünde yanlış olan değerlendirmenin bulunması istendiği için.

Anahtar Kavram

Bölgesel kalkınma projelerinin (KOP ve DAP) coğrafi ve sosyo-ekonomik hedefleri ile diğer bölgesel kalkınma projelerinden farkları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7274Soru

Gerçek yaşamda karşılaştığımızda bizde tiksinti, korku veya acı uyandırabilecek bir durum ya da nesne—örneğin çürümekte olan bir meyve veya avını parçalayan vahşi bir hayvan—bir sanatçının fırçasından çıkan bir tabloda hayranlıkla izlediğimiz estetik bir yapıta dönüşebilir. Immanuel Kant bu durumu açıklarken doğa güzelliğinin 'güzel bir şey', sanat güzelliğinin ise 'bir şeyin güzel bir temsili' olduğunu belirtir.

Buna göre, doğadaki güzel ile sanattaki güzel arasındaki ayrıma ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat güzelliği, konu alınan nesnenin kendi doğal niteliğinden ziyade, sanatçının yaratıcı zihniyle gerçekleştirdiği estetik dönüştürme ve ifade gücüne dayanır.

Cevap

Sanat güzelliği, konu alınan nesnenin kendi doğal niteliğinden ziyade, sanatçının yaratıcı zihniyle gerçekleştirdiği estetik dönüştürme ve ifade gücüne dayanır.
Doğru seçenek, sanat güzelliğinin temelde konu edilen nesnenin kendi doğal özelliklerinden ziyade, sanatçının yaratıcı zihniyle gerçekleştirdiği estetik dönüştürme ve ifade gücüne dayandığını belirtir. Paragrafta yer alan, gerçek yaşamda tiksinti ve acı veren durumların bir tabloda hayranlıkla izlenebilmesi ve Kant'ın sanat güzelliğini 'bir şeyin güzel bir temsili' olarak tanımlaması, sanattaki güzelliğin taklit edilen konunun kendisinden değil, sanatçının onu tasarlama ve sunma gücünden kaynaklandığını doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın doğa güzelliği ile sanat güzelliği üzerine yaptığı 'güzel bir şey' ve 'bir şeyin güzel bir temsili' ayrımını analiz etmek.
Doğa güzelliğinin doğrudan nesnenin fiziksel varlığıyla, sanat güzelliğinin ise o nesnenin sanatçı tarafından zihinsel bir süzgeçten geçirilerek yeniden üretilmesiyle (temsiliyle) ilgili olduğu belirlenir.
Bu adım, sanatsal üretimin doğayı birebir kopyalamaktan farklı bir yaratım süreci olduğunu kavramak için gereklidir.
2
Gerçeklikte hoşa gitmeyen (tiksindirici, korkutucu) unsurların sanatta estetik haz kaynağı olabilmesini değerlendirmek.
Sanattaki güzelliğin nesnenin kendi doğal özelliklerinden bağımsız olduğu, sanatçının yaratıcı dönüştürme gücünün belirleyici olduğu sonucuna varılır.
Doğada çirkin olanın sanatta güzel kılınabilmesi, sanat güzelliğinin tinsel ve tasarımsal bir karakter taşıdığını gösterir.
3
Seçenekleri analiz ederek bu estetik dönüştürme ve yaratıcı ifade vurgusunu en iyi karşılayan yargıyı tespit etmek.
Sanat güzelliğinin nesnenin doğal niteliklerinden ziyade sanatçının yaratıcı zihni ve ifade gücüne dayandığını belirten seçeneğin doğru olduğu tespit edilir.
Bu yargı, paragraftaki temsil ve estetik dönüşüm fikriyle tam bir tutarlılık gösterir.

Anahtar Kavram

Doğa Güzelliği ve Sanat Güzelliği Ayrımı ile Estetik Yaratım
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7275Soru

15-17. yüzyıl felsefesinin en önemli temsilcilerinden biri olan Descartes, felsefesinde kesin ve sarsılmaz bir temel bulmak amacıyla her şeyden şüphe ederek işe başlar. Ancak onun bu şüphesi, bilginin imkânsız olduğunu savunan Septiklerin (Şüpheciler) aksine bir son değil, doğruya ulaşmak için geçici bir araçtır.

Buna göre, Descartes’ın felsefesinde kullandığı şüphe yönteminin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şüpheyi bir yöntem olarak kullanarak kesin ve sarsılmaz bilgilere ulaşmak

Cevap

Şüpheyi bir yöntem olarak kullanarak kesin ve sarsılmaz bilgilere ulaşmak
Descartes'ın şüphesi metodiktir (yöntemseldir). Şüpheyi, akıl yoluyla ulaşılabilecek apaçık, kesin ve sarsılmaz doğruları bulana kadar zihnini her türlü dogmadan ve yanlış inançtan temizlemek amacıyla bir araç olarak kullanır. Bu nedenle şüpheyi bir yöntem olarak kullanarak kesin ve sarsılmaz bilgilere ulaşmak ifadesi Descartes'ın şüphe anlayışının temel amacını doğru olarak yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel vurguyu analiz etmek
Descartes'ın şüpheyi Septikler gibi nihai bir son olarak değil, geçici bir araç olarak doğruya ulaşmak için kullandığı tespit edilir.
Kartezyen şüphe yönteminin metodik (yöntemsel) karakterini kavramak için bu tespit gereklidir.
2
Seçenekleri bu yöntem ve amaç doğrultusunda değerlendirmek
Şüpheyi bir araç yaparak sarsılmaz ve kesin doğrulara ulaşmayı hedefleyen ifadenin doğru cevap olduğu belirlenir.
Seçeneklerdeki diğer dönem felsefelerine veya yaklaşımlara ait çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kartezyen Şüphe (Metodik Şüphe)
Soru 7276Soru

Fosil yakıtların aşırı kullanımı ve sanayi faaliyetleri sonucu atmosfere salınan gazlar, doğal sistemler üzerinde küresel ve yerel ölçekte olumsuz değişimlere yol açmaktadır.

Bu faaliyetlerin yol açtığı çevresel sorunlar göz önüne olduğunda, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbondioksit ve kükürt gazlarının atmosferde ozon molekülleriyle birleşerek ozon tabakasını kalınlaştırması ve sera etkisini tamamen ortadan kaldırması

Cevap

Karbondioksit ve kükürt gazlarının atmosferde ozon molekülleriyle birleşerek ozon tabakasını kalınlaştırması ve sera etkisini tamamen ortadan kaldırması
Karbondioksit ve kükürt gazlarının ozon tabakasını kalınlaştırarak sera etkisini tamamen ortadan kaldırması bilimsel olarak mümkün değildir ve gerçekleşmesi beklenmez. Fosil yakıtların yanması sonucu açığa çıkan karbondioksit, sera etkisini kuvvetlendirerek küresel ısınmaya neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun kökünde belirtilen insan faaliyetlerinin (fosil yakıt kullanımı ve sanayileşme) çevreye olan etkilerini analiz edin.
Bu faaliyetlerin sera etkisi, asit yağmurları ve yeraltı suyu tüketimi gibi süreçleri tetiklediği belirlenir.
Çevresel sorunların mekanizmalarını anlamak için.
2
Seçeneklerde verilen olayların hangilerinin gerçekleşmesi beklenen doğal veya yapay süreçler olduğunu değerlendirin.
Küresel sıcaklık artışı, asit yağmurlarına bağlı erozyon, su kirliliği ve obruk oluşumu gibi süreçlerin beklenen sonuçlar olduğu saptanır.
Yanlış seçenekleri elemek ve doğru cevaba ulaşmak için.
3
Sera gazları ile ozon tabakası arasındaki ilişkiyi bilimsel olarak sorgulayın.
Sera gazlarının ozon tabakasını kalınlaştırmadığı ve sera etkisini ortadan kaldırmadığı aksine küresel iklim değişikliğine yol açtığı belirlenerek doğru cevaba ulaşılır.
Gerçekleşmesi beklenmeyen seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Beşerî faaliyetlerin doğal çevreye ve küresel iklim sistemlerine olan etkileri ile çevre kirliliği türleri.
Soru 7277Soru

Türkiye'de petrol rafinerilerinin yer seçiminde hammaddeye yakınlık, pazar alanlarına ulaşım kolaylığı, liman imkânları ve güvenli iç bölgelerde bulunma gibi farklı coğrafi faktörler rol oynamıştır.

Buna göre, Türkiye haritasında numaralandırılarak gösterilen petrol rafinerilerinden hangisinin kuruluş yeri seçiminde hammaddeye yakınlık temel gerekçe olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Batman'da bulunan V numaralı tesis
V numarayla gösterilen Batman'daki petrol rafinerisi, Türkiye'nin petrol çıkarılan tek bölgesi olan Güneydoğu Anadolu'da yer alır. Bu nedenle doğrudan petrol kaynağının yakınına kurulmuş olup yer seçiminde hammaddeye yakınlık ilkesi esas alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada işaretlenen numaraların hangi petrol rafinerilerini temsil ettiğini belirlemek.
I numara Kocaeli (İzmit), II numara İzmir (Aliağa), III numara Kırıkkale, IV numara Mersin ve V numara Batman rafinerisini göstermektedir.
Sorunun çözümü için coğrafi konumlar ile rafinerilerin doğru eşleştirilmesi gerekir.
2
Her bir rafinerinin kuruluş yerinin seçilmesindeki coğrafi gerekçeleri analiz etmek.
Kocaeli, İzmir ve Mersin rafinerileri ithal petrolün kolay ulaşımı için liman ve pazar faktörüyle; Kırıkkale rafinerisi güvenlik ve pazar odağında dağıtım kolaylığıyla kurulmuştur. Batman rafinerisi ise doğrudan yerel petrol üretim alanında yer alır.
Kuruluş faktörleri arasında hammaddeye yakınlık ilkesine uyan tek seçeneği belirlemek.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda hammaddeye yakın olan merkezi işaretlemek.
Batman'daki V numaralı rafineri hammadde kaynağına (petrol kuyularına) yakın konumlandırılmıştır.
Soruda istenen hammaddeye yakınlık kriterine uyan doğru cevabı teyit etmek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de petrol rafinerilerinin coğrafi dağılışı ve kuruluş yeri seçimini etkileyen faktörler
Soru 7278Soru

Küresel iklim değişimine bağlı olarak yeryüzünde gerçekleşen bazı çevresel değişimler ile bu değişimlerin doğrudan yol açtığı zincirleme ekolojik ve klimatik sonuçları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Donmuş toprakların (permafrost) küresel ısınma nedeniyle çözülmesi
Okyanusların atmosferdeki artan karbondioksiti (CO2CO_2) daha fazla emmesi
Kutuplardaki örtü buzullarının erimesiyle okyanuslara ani tatlı su girdisi olması
Buzul yüzeylerinin küçülerek yerini koyu renkli okyanus ve kara yüzeylerine bırakması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Donmuş toprakların çözülmesi, metan gazı salınımına; okyanusların karbondioksit emmesi, mercanların zarar görmesine; buzulların erimesiyle tatlı su karışması, termohalin dolaşımının zayıflamasına; buzul yüzeylerinin küçülmesi ise albedonun düşerek ısınmanın hızlanmasına yol açar.
Doğru eşleştirmeler, küresel iklim değişiminin ekosistemler üzerindeki fiziksel, kimyasal ve dinamik etkilerini yansıtır. Donmuş toprakların erimesi metan salınımını tetikler; okyanuslarda biriken karbondioksit asitlenmeye yol açarak mercanları etkiler; buzul erimesi tatlı su girdisi sağlayarak okyanus akıntılarını yavaşlatır; ve buzul alanlarının azalması albedoyu düşürerek güneş enerjisinin daha fazla soğurulmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Permafrost erimesinin etkisini analiz etme
Donmuş toprakların çözülmesiyle organik maddelerin ayrıştığı ve açığa çıkan metan (CH4CH_4) gazının atmosfere salınarak sera etkisini artırdığı belirlenir.
Toprak altındaki donmuş organik materyalin sıcaklık artışıyla çözülmesi, doğrudan sera gazı salınımına yol açan bir geri besleme mekanizmasıdır.
2
Okyanusların karbondioksit emiliminin sonucunu belirleme
Okyanus suyuna karışan fazla karbondioksitin asitliği artırdığı (pH değerini düşürdüğü) ve karbonik asit oluşumu nedeniyle kalsiyum karbonat kabuklu canlılar ile mercanların zarar gördüğü saptanır.
Deniz suyunun kimyasal yapısındaki değişimler, denizel ekosistemlerde kalsifikasyon yapan organizmaları doğrudan etkiler.
3
Buzul erimesinin termohalin dolaşımına etkisini inceleme
Karasal buzulların eriyerek okyanusların üst tabakasına hafif tatlı su eklemesi, tuzluluk oranını azaltarak derin su oluşumunu engeller ve küresel okyanus akıntı sistemini zayıflatır.
Okyanus akıntıları (termohalin dolaşım), sıcaklık ve tuzluluğa bağlı yoğunluk farkları ile hareket eder; tatlı su girdisi bu dengeyi bozar.
4
Albedo geri beslemesini değerlendirme
Buzul örtüsünün küçülüp yerini koyu yüzeylere bırakmasının yansıtma özelliğini (albedoyu) azaltarak yeryüzünün daha fazla güneş enerjisi soğurmasına ve ısınmayı tetiklemesine yol açtığı görülür.
Albedo azalması, küresel iklim sisteminde pozitif bir geri besleme döngüsü yaratarak ısınma sürecini hızlandırır.

Anahtar Kavram

Küresel İklim Değişiminin Geri Besleme Mekanizmaları ve Ekolojik Sonuçları
Soru 7279Soru

Karbon ve oksijen döngüsü içerisinde madde geçişine neden olan aşağıdaki doğal süreçleri, bu süreçlerin döngü üzerindeki temel fonksiyonları ve etkileriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fitoplanktonların güneş ışığı yardımıyla besin üretmesi
Kireç taşlarının yüksek sıcaklık ve kimyasal çözünme ile ayrışması
Deniz kabuklularının kabuk ve iskelet yapımı gerçekleştirmesi
Ölü organik maddelerin toprak altında milyonlarca yıl oksijensiz ortamda kalması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler şu şekildedir: Fitoplanktonların besin üretmesi -> Atmosferdeki serbest oksijen miktarını artırırken karbondioksit tüketimine yol açar; Kireç taşlarının ayrışması -> Litosferde bağlı bulunan inorganik karbonun gaz formunda atmosfere salınmasını sağlar; Deniz kabuklularının kabuk yapması -> Hidrosferdeki çözünmüş karbonatları bünyesine alarak karbonun çökelmesini başlatır; Ölü organik maddelerin kömürleşmesi -> Organik kökenli karbonun litosfer derinliklerinde uzun süreler boyunca depolanmasını sağlar.
Fotosentez yapan birincil üreticiler karbonu tüketip oksijeni artırır. Kayaçlardaki inorganik karbonun (kalker) ayrışması gaz halinde atmosfere karbon verir. Sudaki çözünmüş karbonatların canlılar tarafından kabuk yapımında kullanılması sudan karbonun çökelmesini sağlar. Kömürleşme ise karbonun litosferde milyonlarca yıl depolanmasını sağlayan bir yutaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci sürecin analiz edilmesi
Fitoplanktonların besin üretmesi fotosentez olayıdır; bu olayda karbondioksit tüketilirken oksijen üretilir.
Fotosentez süreci ile atmosferik oksijen artırılır ve karbon yutağı görevi üstlenilir.
2
İkinci sürecin analiz edilmesi
Kireç taşlarının ayrışması litosferdeki karbonun gaz olarak atmosfere verilmesine yol açar.
Kalsiyum karbonatın parçalanması sonucunda serbest kalan karbondioksit atmosfere salınır.
3
Üçüncü sürecin analiz edilmesi
Deniz kabuklularının kabuk yapımı, sudaki çözünmüş karbonatların katı forma dönüştürülerek çökelmesidir.
Hidrosferdeki karbonat iyonları canlılar tarafından kalsiyum karbonat yapımında kullanılır.
4
Dördüncü sürecin analiz edilmesi
Ölü organik maddelerin kömürleşmesi karbonun fosil yakıt olarak litosferde depolanmasıdır.
Kömürleşme karbonun döngüden çekilerek uzun vadeli yutak alanlarında saklanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Karbon ve Oksijen Döngülerindeki Süreçler, Küreler Arası Geçiş ve Yutak/Kaynak Alanları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7280Soru

Ahlak felsefesinde irade özgürlüğü konusu tartışılırken bazı düşünürler, insanın karar ve eylemlerinin tamamen dış dünyadaki nedenler, toplumsal kurallar, genetik yapı ve psikolojik etkenler tarafından belirlendiğini savunur. Bu görüşe göre insan, tıpkı doğadaki diğer nesneler gibi çeşitli neden-sonuç ilişkilerine tabidir ve bu nedenle ahlaki eylemlerinde özgür değildir.

Bu parçada açıklanan ve insanın ahlaki eylemlerinde özgür olmadığını savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Determinizm

Cevap

İnsanın eylemlerinde çeşitli faktörler tarafından belirlendiğini ve özgür olmadığını savunan yaklaşım determinizmdir.
Parçada, insanın kararlarının genetik, psikolojik ve toplumsal etkenler tarafından belirlendiği ve bu sebeple ahlaki eylemlerinde özgür olamayacağı ifade edilmektedir. Bu görüş, felsefede gerekircilik olarak da bilinen determinizm akımının temel iddiasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddia ve anahtar kelimeler belirlenir.
İnsanın karar ve eylemlerinin dış etkenler, genetik ve toplumsal nedenlerle belirlendiği ve insanın ahlaki eylemlerinde özgür olmadığı tespit edilir.
Ahlaki irade özgürlüğüne yönelik yaklaşımlardan hangisinin tanımlandığını anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Tespit edilen tanım, seçeneklerdeki felsefi akımlarla karşılaştırılır.
Eylemlerin çeşitli nedenlerle belirlendiğini ve irade özgürlüğünün olmadığını savunan akımın gerekircilik (determinizm) olduğu bulunur.
Doğru felsefi terimi seçmek için seçeneklerin anlamlarıyla eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Ahlaki İrade Özgürlüğü Yaklaşımları (Determinizm)
ÖncekiSayfa 364 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin