Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7461Soru

Bir esnaf, dükkanının önündeki kaldırımı yayaların geçişini zorlaştıracak şekilde mallarıyla kapatmış ve "Burası benim dükkanımın önü, kimseye doğrudan bir zarar vermiyorum." diyerek kendisini savunmuştur. Çevresindekiler ise kamuya açık yolların kullanım hakkının herkese ait olduğunu ve bu durumun kul hakkı ihlali oluşturduğunu belirtmişlerdir.

Bu durum, İslam ahlakındaki kul hakkı ve toplumsal sorumluluk ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Topluma ait ortak kullanım alanlarının bireysel çıkarlar için kısıtlanması, doğrudan kamu hakkı ve kul hakkı ihlali kapsamında değerlendirilir.

Cevap

Topluma ait ortak kullanım alanlarının bireysel çıkarlar için kısıtlanması, doğrudan kamu hakkı ve kul hakkı ihlali kapsamında değerlendirilir.
Topluma ait ortak kullanım alanlarının bireysel çıkarlar için kısıtlanmasının doğrudan kamu hakkı ve kul hakkı ihlali kapsamında değerlendirileceğini belirten ifade doğrudur. İslam ahlakında, kamuya ait olan yolların, parkların ve diğer ortak alanların haksız yere işgal edilmesi veya kirletilmesi, o toplumu oluşturan tüm bireylerin haklarına tecavüz sayıldığından kul hakkı kapsamına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki olay analiz edilir.
Esnafın kaldırımı işgal etmesi, kamuya (topluma) ait ortak kullanım alanlarının bireysel çıkar amacıyla sınırlandırılması durumudur.
Sorunun ahlaki ve toplumsal arka planını doğru tespit etmek için durumun niteliğini belirlemek gerekir.
2
İslam ahlakındaki kul hakkı ve kamu hakkı ilişkisi kurulur.
Kul hakkı sadece bireyler arasında gerçekleşen hak ihlallerini değil, kamuya ait ortak hakların ihlalini de kapsar.
Toplumun her ferdinin hakkı olan ortak alanların engellenmesi, o alandan yararlanan herkesin hakkına girmek demektir.
3
Seçenekler değerlendirilerek doğru yargıya ulaşılır.
Topluma ait ortak kullanım alanlarının kısıtlanmasının kamu hakkı ve kul hakkı ihlali olduğunu belirten ifadenin doğruluğu saptanır.
İslam ahlak felsefesindeki hak kavramı toplumsal düzenin korunmasını ve ortak haklara saygıyı emreder.

Anahtar Kavram

Toplumsal ahlak kuralları çerçevesinde kamu hakkının kul hakkı kapsamında değerlendirilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7462Soru

İslam, toplumsal huzurun sağlanması amacıyla bireylerin birbirlerine karşı olan hak ve sorumluluklarına büyük önem vermiştir. Bir kimsenin malına, canına, namusuna veya kişisel haklarına yönelik yapılan her türlü haksız müdahale ve tecavüz bu kapsamda değerlendirilir. Bu hakların ihlal edilmesi durumunda, ihlali yapan kişinin ibadetleri bulunsa dahi, hak sahibiyle helalleşmedikçe bu günahın doğrudan Allah tarafından affedilmeyeceği bildirilmiştir.

Bu parçada bahsedilen ve toplumsal ahlakın temelini oluşturan hak ihlalleri aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kul hakkı

Cevap

Kul hakkı
Toplumsal ahlakta, bireylerin malı, canı ve namusu gibi değerlerine yapılan haksız saldırılar ve ihlaller 'kul hakkı' olarak nitelendirilir. İslam inancında kul hakkı ihlalleri ancak hak sahibi olan kişinin rızası ve helalleşmesiyle affedilebilecek niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar ifadeleri belirleme
Parçada bireylerin haklarına haksız müdahale yapılması ve bu durumun ancak hak sahibiyle helalleşerek çözülebileceği vurgulanmaktadır.
Soruda istenen kavramın tanımını metinden çıkarabilmek için ipuçlarını toplamak gerekir.
2
Kavramları analiz etme ve eşleştirme
Kişilerin haklarına müdahaleyi kapsayan ve helalleşmeyi gerektiren kavram 'kul hakkı'dır.
Toplumsal ahlakta bireylerin birbirleri üzerindeki haklarını ifade eden en temel terim kul hakkıdır.

Anahtar Kavram

Toplumsal ahlak ve kul hakkı kavramı ile bu hakların İslam ahlakındaki yeri ve önemi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7463Soru

Modern öncesi toplumlarda üretim ve tüketim eylemleri büyük oranda hayatta kalma ve temel biyolojik ihtiyaçların karşılanması ekseninde şekillenirken; modern ve özellikle modern sonrası (post-endüstriyel) toplumlarda tüketim, nesnelerin kullanım değerinden ziyade onlara yüklenen simgesel anlamlar ve prestij arayışı üzerinden gerçekleşmektedir. Jean Baudrillard'ın ifadesiyle birey artık nesneyi değil, nesnenin temsil ettiği statüyü, kimliği ve farklılığı tüketmektedir. Bu durum, ekonomik sistemin sadece mal ve hizmet alışverişini düzenleyen bir yapı olmaktan çıkıp toplumsal ilişkileri, statü hiyerarşilerini ve bireysel kimlikleri inşa eden temel bir mekanizmaya dönüşmesine yol açmıştır.

Bu parçadan hareketle modern tüketim toplumuna ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüketim eylemi, bireyin toplumsal konumunu ve kimliğini belirleyen simgesel bir gösterge sistemine dönüşmüştür.

Cevap

Tüketim eylemi, bireyin toplumsal konumunu ve kimliğini belirleyen simgesel bir gösterge sistemine dönüşmüştür.
Tüketim eyleminin simgesel bir gösterge sistemine dönüştüğünü savunan yargı doğrudur. Parçada açıkça modern sonrası toplumlarda nesnelerin kullanım değerinden ziyade temsil ettikleri statü, kimlik ve prestij için tüketildiği belirtilerek tüketimin toplumsal ilişkileri ve kimlikleri inşa eden simgesel bir mekanizma haline geldiği vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel argümanı tespit etmek.
Modern öncesinde tüketimin biyolojik ihtiyaçlara yönelik olduğu, modern/post-modern dönemde ise nesnelerin kullanım değerinden ziyade simgesel anlamları ve prestij boyutuyla tüketildiği anlaşılır.
Tüketim toplumunun sosyolojik tanımını ve birey üzerindeki etkisini kavramak için parçadaki ana fikri belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki sosyolojik kavramları analiz etmek.
Doğru yargının tüketim eyleminin simgesel bir gösterge (prestij, kimlik, statü) haline gelmesi olduğunu belirlemek, diğer seçeneklerdeki yatay hareketlilik, rol-statü, kültürleşme ve aile türleri ile ilgili kavramsal yanılgıları ayırt etmek.
Soru kökündeki modern tüketim toplumunun özelliklerini yansıtan ve sosyolojik olarak doğru olan tek yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Tüketim toplumu ve tüketimin simgesel işlevi
Soru 7464Soru

Ekonomi kurumu, toplumsal hayatın devamlılığı için mal ve hizmetlerin üretilmesi, dağıtılması ve tüketilmesini organize eden temel bir kurumdur. Aşağıdaki ekonomik süreçleri karşılarında verilen doğru tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Üretim
Bölüşüm
Tüketim

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Üretim süreci mal ve hizmetlerin meydana getirilmesiyle; bölüşüm süreci gelirin üretime katılanlar arasında paylaştırılmasıyla; tüketim süreci ise bu mal ve hizmetlerin doğrudan kullanılmasıyla eşleşmektedir.
Üretim mal ve hizmetlerin meydana getirilmesiyle, bölüşüm bu süreçten elde edilen gelirin paylaştırılmasıyla, tüketim ise bu ürünlerin gereksinimler için kullanılmasıyla doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak 'Üretim' kavramının tanımını belirleyiniz.
'Üretim' kavramı, mal ve hizmetlerin meydana getirilmesi sürecini içeren tanım ile eşleşir.
Toplumda ihtiyaç duyulan mal ve hizmetlerin oluşturulması üretim aşamasıdır.
2
İkinci olarak 'Bölüşüm' kavramının tanımını belirleyiniz.
'Bölüşüm' kavramı, gelirin üretime katılan unsurlar arasında paylaştırılmasını içeren tanım ile eşleşir.
Ekonomik değerlerin pay edilmesi bölüşüm aşamasıdır.
3
Son olarak 'Tüketim' kavramının tanımını belirleyiniz.
'Tüketim' kavramı, mal ve hizmetlerin gereksinimleri karşılamak amacıyla doğrudan kullanılmasını içeren tanım ile eşleşir.
Elde edilen ürünlerin nihai amaçla kullanılması tüketim aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Ekonomik süreçlerin (üretim, bölüşüm, tüketim) temel tanımları ve toplumsal hayattaki işlevleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7465Soru

İslam medeniyetinde bilimsel ��alışmaların altın çağını yaşadığı dönemde, tıp alanında yaptığı çalışmalarla dünya çapında ün kazanan; eczacılık, anatomi ve farmakoloji gibi alanlarda öncü olan ve tıp alanındaki başyapıtı "El-Kanun fi't-Tıb" (Tıbbın Kanunu) yüzyıllar boyunca Avrupa üniversitelerinde temel ders kitabı olarak okutulan Müslüman bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbn Sînâ

Cevap

İbn Sînâ
İslam medeniyetinde doğa ve sağlık bilimleri kapsamında tıp alanındaki en büyük otorite İbn Sînâ'dır. Kendisi tıp alanında yazdığı "El-Kanun fi't-Tıb" (Tıbbın Kanunu) eseriyle tanınır ve bu kitap Batı dünyasında yüzyıllarca tıp eğitiminde temel kaynak olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla doğru yanıt tıp alanındaki bu büyük hekimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar ifadeleri (tıp alanındaki öncülük ve "El-Kanun fi't-Tıb" eseri) analiz etmek.
Belirtilen eserin yazarının tıp alanındaki çalışmalarıyla dünyaca tanınan İbn Sînâ olduğu tespit edilir.
İslam medeniyetinde tıp biliminin en önemli temsilcisi ve bu eserin sahibi İbn Sînâ'dır.
2
Seçeneklerdeki diğer şahsiyetlerin uzmanlık alanlarını doğrulamak.
Diğer şahsiyetlerin matematik, astronomi veya dini ilimler (fıkıh, kelam) alanlarında yetkin olduğu görülür.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru cevabı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

İslam Medeniyetinde Doğa ve Sağlık Bilimleri Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:45s
Soru 7466Soru

Klasik mantıkta bazı kavramlar bireyler grubuna işaret eder. Bu kavramlardan grup adını gösterip grupta gerçekleşenler ile grubun üyesi olan tek tek bireylerde gerçekleşenler mantıksal yapıları bakımından birbirinden ayrılır.

Öğretmen mantık dersinde tahtaya şu iki kavram grubunu yazar:

I. Grup: Üniversite, Takım, Aile
II. Grup: Akademisyen, Sporcu, Anne

Buna göre, tahtadaki kavram grupları ve bu grupları oluşturan kavramların mantıksal özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. gruptaki kavramlar grubun bütününe işaret eden kollektif kavramlar iken, II. gruptaki kavramlar grubun üyelerinde gerçekleşen distribütif kavramlardır.

Cevap

Birinci gruptaki kavramlar grubun bütününe işaret eden kollektif kavramlar iken, ikinci gruptaki kavramlar grubun üyelerinde gerçekleşen distribütif kavramlardır.
Birinci grupta verilen üniversite, takım ve aile kavramları bireyler grubuna işaret edip grubun tüzel bütününde gerçekleşen kollektif kavramlardır. İkinci grupta verilen akademisyen, sporcu ve anne kavramları ise yine bir gruba işaret etmekle birlikte grubun her bir üyesinde tek tek gerçekleşen distribütif kavramlardır. Bu nedenle, birinci grubun kollektif, ikinci grubun distribütif olduğunu belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci grupta yer alan üniversite, takım ve aile kavramlarının yapısal özelliklerini incelemek.
Bu kavramların bir bireyler topluluğunu ifade ettiği ve ancak o topluluğun bütününde (okulda, takımda, ailede) anlam kazandığı görülür. Dolayısıyla bu kavramlar kollektif kavramlardır.
Kollektif kavramlar bireyler grubunu ifade edip grupta gerçekleşen kavramlardır.
2
İkinci grupta yer alan akademisyen, sporcu ve anne kavramlarının yapısal özelliklerini incelemek.
Bu kavramların bir grubu belirtmekle birlikte, o grubun her bir üyesinde tek tek gerçekleştiği (her bir üyenin akademisyen, sporcu veya anne olduğu) görülür. Dolayısıyla bu kavramlar distribütif kavramlardır.
Distribütif kavramlar bireyler grubunu ifade edip bireyde gerçekleşen kavramlardır.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleştirmeyi ve kavramsal doğruluğu tespit etmek.
Birinci grubun kollektif, ikinci grubun distribütif olduğunu belirten yargının doğru olduğu belirlenir. Diğer seçeneklerde yer alan doğruluk değeri alan kavram iddiaları ve akıl ilkeleriyle ilgili çıkarımlar mantıksal olarak hatalıdır.
Mantıkta kavramlar doğruluk değeri alamazlar, doğruluk değeri sadece önermelere aittir.

Anahtar Kavram

Kollektif ve Distribütif Kavramlar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7467Soru

Mantık dersinde öğretmen tahtaya aşağıdaki tabloyu çizmiş ve öğrencilerinden bu kavramları nelik, gerçeklik, kimlik ve doğruluk özellikleri bakımından analiz etmelerini istemiştir:

Kavram/İfadeYapılan Analiz
Anka KuşuDış dünyada somut bir karşılığı bulunmadığı için sadece neliğe sahiptir.
NehirZihindeki tasarımının dış dünyada somut nesnelerle eşleşmesinden dolayı gerçekliği vardır.
Fırat NehriGerçekliği olan bir kavramın belirli bir tek nesneyi işaret etmesiyle kimlik kazanmıştır.
Van GölüGerçekliği olan coğrafi bir oluşuma işaret ettiği için aynı zamanda bir doğruluk değerine sahiptir.
KediHem zihinsel bir tasarıma (nelik) hem de dış dünyada bireysel karşılıklara (gerçeklik) sahiptir.

Buna göre, tablodaki kavramlar ve yapılan analizler dikkate alındığında, hangi satırdaki değerlendirme mantıksal açıdan hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Van Gölü kavramının gerçekliği olan coğrafi bir oluşuma işaret ettiği için aynı zamanda bir doğruluk değerine sahip olduğunu savunan değerlendirme

Cevap

Van Gölü kavramının gerçekliği olan coğrafi bir oluşuma işaret ettiği için aynı zamanda bir doğruluk değerine sahip olduğunu savunan değerlendirme
Van Gölü bir kavram (terim) olup nelik, gerçeklik ve kimlik özelliklerine sahiptir; fakat tek başına bir önerme (yargı) olmadığı için doğruluk değerine (doğru veya yanlış olma) sahip olamaz. Doğruluk değeri yalnızca önermelere has bir niteliktir. Bu nedenle bu değerlendirme mantıksal açıdan hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların nelik, gerçeklik ve kimlik niteliklerini tanımlamak.
Nelik bir kavramın zihindeki tasarımıdır; gerçeklik bu tasarımın dış dünyada somut nesnelerle eşle��mesidir; kimlik ise gerçekliği olan kavramın belirli bir tek nesneyi göstermesidir.
Seçeneklerdeki kavramların mantıksal özelliklerini test edebilmek için temel tanımlardan hareket etmek gerekir.
2
Doğruluk değerinin mantıksal sınırlarını belirlemek.
Doğruluk değeri (doğru/yanlış), kavramlara değil, en az iki kavramdan oluşan ve bir yargı bildiren önermelere ait bir özelliktir.
Van Gölü teriminin tek başına bir kavram olduğunu ve önerme özelliği taşımadığı için doğruluk değeri alamayacağını saptamak.
3
Seçeneklerdeki analizleri karşılaştırarak hatalı değerlendirmeyi bulmak.
Van Gölü kavramına doğruluk değeri atfeden değerlendirme mantıksal olarak hatalıdır. Diğer tüm kavram analizleri (Anka Kuşu'nun sadece neliğe sahip olması, Nehir'in gerçekliği, Fırat Nehri'nin kimliği, Kedi'nin nelik ve gerçekliği) doğrudur.
Hatalı değerlendirmenin yapıldığı satırı tespit edip doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kavram ve Terim Özellikleri (Nelik, Gerçeklik, Kimlik ve Önermelerde Doğruluk Ayrımı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7468Soru

Bilim felsefesinde bilimsel bilginin gelişimi ve doğrulanması üzerine yapılan tartışmalarda şu görüş ileri sürülmüştür:

'Bir kuramın ampirik başarı elde etmesi (pp), onun gözlemlenebilir öngörülerde bulunabilmesine (qq) bağlıdır; ancak gözlemlenebilir öngörülerde bulunsa bile (qq) deneysel verilerle desteklenmedikçe (r\sim r) bu kuram ampirik başarı elde etmiş sayılmaz (p\sim p).'

Buna göre, yukarıda verilen ifadenin önermeler mantığındaki doğru sembolleştirilmiş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (pq)((qr)p)(p \rightarrow q) \wedge ((q \wedge \sim r) \rightarrow \sim p)

Cevap

Kuramın ampirik başarı elde etmesi ile gözlemlenebilir öngörülerde bulunması arasındaki gerekli koşul ilişkisini birinci kısımda, kuramın öngörüde bulunup verilerle desteklenmediğinde başarısız olacağı ilişkisini ise ikinci kısımda doğru eklemlerle birleştiren önerme doğru yanıt oluşturur.
Doğru sembolleştirme, metindeki iki ana yargıyı ve aralarındaki mantıksal eklemleri doğru çözümlemeyi gerektirir. İlk yargı olan 'bir kuramın ampirik başarı elde etmesi (pp), gözlemlenebilir öngörülerde bulunabilmesine (qq) bağlıdır' ifadesi pqp \rightarrow q şeklinde sembolleştirilir. İkinci yargı olan 'gözlemlenebilir öngörülerde bulunsa bile (qq) deneysel verilerle desteklenmedikçe (r\sim r) bu kuram ampirik başarı elde etmiş sayılmaz (p\sim p)' ifadesi ise kuramın öngörüde bulunup verilerle desteklenmemesi durumunda başarısız olacağını ifade ettiğinden (qr)p(q \wedge \sim r) \rightarrow \sim p şeklinde sembolleştirilir. Bu iki yargı 'ancak' (ve) eklemiyle bağlandığından doğru yanıt bu iki bileşenin tümel evetleme eklemi (\wedge) ile birleştiği önermedir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermeyi ana yargılarına ayırmak
İfade iki kısımdan oluşur: 'Bir kuramın ampirik başarı elde etmesi (pp), onun gözlemlenebilir öngörülerde bulunabilmesine (qq) bağlıdır' ve 'gözlemlenebilir öngörülerde bulunsa bile (qq) deneysel verilerle desteklenmedikçe (r\sim r) bu kuram ampirik başarı elde etmiş sayılmaz (p\sim p)'. Bu iki kısım 'ancak' (ve) bağlacı ile birleşmektedir.
Bileşik önermenin ana eklemini ve bileşenlerini belirlemek için ifadeyi yapısal parçalara bölmek gerekir.
2
İlk yargıyı sembolleştirmek
pqp \rightarrow q
'...bağlıdır' ifadesi, qq'nun pp için gerekli bir koşul olduğunu gösterir. Yani, kuram ampirik başarı elde etmişse (pp), kesinlikle gözlemlenebilir öngörülerde bulunabilmelidir (qq).
3
İkinci yargıyı sembolleştirmek
(qr)p(q \wedge \sim r) \rightarrow \sim p
'...olsa bile ... -medikçe ... -maz' yapısı, kuramın öngörüde bulunması (qq) VE deneysel verilerle desteklenmemesi (r\sim r) durumunda ampirik başarı elde edemeyeceğini (p\sim p) ifade eden bir koşul önermesidir.
4
Bileşenleri ana eklemle birleştirirmek
(pq)((qr)p)(p \rightarrow q) \wedge ((q \wedge \sim r) \rightarrow \sim p)
İki yargı 'ancak' (ve) bağlacıyla birbirine bağlandığından, ana eklem tümel evetleme (\wedge) olmalıdır.

Anahtar Kavram

Önermeler mantığında karmaşık bileşik önermeleri doğru eklemler ve parantezler kullanarak sembolleştirme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7469Soru

Kur'an-ı Kerim'de yer alan, "İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik." (Nahl suresi, 44. ayet) ayeti, Hz. Muhammed'in peygamberlik görevlerinden hangisini doğrudan ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebyin

Cevap

Tebyin
Nahl suresinin 44. ayetinde geçen 'insanlara kendilerine indirileni açıklaman için' ifadesi, Hz. Peygamber'in vahiyleri açıklama, kapalı hususları anlaşılır kılma görevi olan 'tebyin' kavramını doğrudan belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metninde yer alan temel yönlendirmeyi tespit etmek.
Ayette geçen 'insanlara kendilerine indirileni açıklaman için' ifadesinin açıklama işlevine işaret ettiği görülür.
Soruda istenen peygamberlik görevini bulmak için ayette geçen eylemin niteliğini belirlemek gerekir.
2
Peygamberin görevlerinin kavramsal karşılıklarını hatırlamak.
Açıklama, beyan etme ve anlaşılır kılma görevinin İslam literatüründe 'tebyin' olarak adlandırıldığı belirlenir.
Doğru terimi diğer görevlerden (tebliğ, teşri, temsil) ayırt edebilmek amacıyla terim tanımlarını eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Kur'an vahiylerini açıklama görevi olan tebyin
Tahmini Süre:45s
Soru 7470Soru

İslam dini, toplumsal refahın korunması ve ekonomik adaletin sağlanması amacıyla serbest piyasa ahlakını zedeleyecek sömürü mekanizmalarını yasaklamıştır. Bu bağlamda, özellikle darlık dönemlerinde insanların temel ihtiyaç maddelerini piyasadan toplayıp stoklayarak fiyatların suni bir şekilde yükselmesine yol açan ve bu yolla fahiş kazanç elde etmeyi amaçlayan karaborsacılık faaliyeti kesin olarak yasaklanmıştır.

Bu parçada söz edilen ve İslam iktisat ahlakında haksız kazanç yollarından biri olarak kabul edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhtikar

Cevap

İhtikar
Paragrafta, darlık zamanında temel ihtiyaç maddelerini toplayıp piyasadan çekerek fiyatları yapay biçimde artırma ve karaborsacılık yapma faaliyeti tanımlanmıştır. İslam iktisat ahlakında bu gayrimeşru faaliyet 'ihtikar' olarak adlandırılmaktadır. Bu sebeple doğru cevap ihtikar seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen temel iktisadi problemleri ve tanımlayıcı ifadeleri tespit edin.
Metinde 'temel ihtiyaç maddelerini toplayıp stoklamak', 'fiyatların suni yükselmesi' ve 'karaborsacılık' ifadeleri vurgulanmaktadır.
Paragrafta açıklanan ekonomik sorunun hangi kavramsal karşılığa sahip olduğunu belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen kavram özelliklerini seçeneklerdeki terimlerle karşılaştırın.
İslam fıkıh ve ahlak literatüründe, gıda maddesi gibi ihtiyaçları stoklayıp pahalılaşmasını bekleyerek piyasada darlık oluşturma eyleminin terim karşılığı 'ihtikar'dır.
Karaborsacılık ve stokçuluk faaliyetinin dini terminolojideki tam adını bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

İktisadi Hayatla İlgili Dinî Meseleler kapsamında ihtikar (karaborsacılık) yasağı
Soru 7471Soru

Bir gözlemcinin doğadaki ekolojik dengeleri ve gök cisimlerinin hareketlerini duyu organlarıyla algılayıp kaydetmesi; ardından bu gözlemlerden hareketle evrenin bilinçli bir yaratıcı tarafından var edildiği sonucuna mantıksal analizlerle ulaşması; nihayetinde ise bu yaratıcının sıfatlarını ve insanlardan beklentilerini vahiyle gelen bildirimler aracılığıyla öğrenmesi söz konusudur.

Bu süreçte gözlemcinin bilgiye ulaşırken sırasıyla kullandığı İslam epistemolojisindeki bilgi kaynakları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber

Cevap

Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber
Metinde geçen süreçte ilk olarak dış dünyanın duyu organlarıyla algılanması ifade edilmiştir ki bu salim duyulardır. İkinci olarak bu verilerden mantıksal analizlerle yaratıcının varlığı sonucuna ulaşılması belirtilmiştir ki bu selim akıldır. Son olarak yaratıcının sıfatlarının vahiyle öğrenilmesi anlatılmıştır ki bu da sadık haberdir. Bu sırayı doğru bir şekilde veren seçenek 'Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber' ifadesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk aşama olan duyu organlarıyla doğadaki dengelerin algılanıp kaydedilmesi durumunu analiz etme.
Bu eylem, İslam epistemolojisinde beş duyunun sağlıklı bir şekilde işlevini yerine getirmesi anlamına gelen 'salim duyular' ile ilişkilendirilir.
Dış dünyadan elde edilen deneysel ve duyusal veriler doğrudan salim duyuların alanına girer.
2
Metindeki ikinci aşama olan duyusal verilerden hareketle mantıksal analizler vasıtasıyla yaratıcıya ulaşma durumunu değerlendirme.
Bu eylem, ön yargılardan ve yanılgılardan uzak bir akıl yürütme sürecini ifade eden 'selim akıl' ile ilişkilendirilir.
Duyularla elde edilen verilerin işlenmesi ve bunlardan mantıksal sonuçlar çıkarılması aklın görevidir.
3
Metindeki son aşama olan yaratıcının niteliklerini ve insanlardan beklentilerini vahiyle gelen bildirimler aracılığıyla öğrenme durumunu analiz etme.
Bu eylem, vahiy ve mütevatir haberleri kapsayan 'sadık haber' ile ilişkilendirilir.
Aklın ve duyuların kendi başlarına ulaşamayacağı gaybi ve ilahi bilgilere ancak peygamberler aracılığıyla iletilen sadık haber vasıtasıyla erişilir.

Anahtar Kavram

İslam epistemolojisinde bilginin güvenilir kaynakları (esbâb-ı ilim): selim akıl, sadık haber ve salim duyular.
Soru 7472Soru

Klasik mantıkta kavramların nelik (zihindeki tasarım), gerçeklik (dış dünyadaki somut karşılık) ve kimlik (gerçekliği olan bir kavramın tek bir nesnede somutlaşması) gibi özellikleri bulunurken; doğruluk değeri (doğru veya yanlış olma) yalnızca yargı bildiren ��nermelere özgüdür.

Buna göre, 'bulut' kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihinsel bir tasarıma (nelik) ve dış dünyada somut bir karşılığa (gerçeklik) sahiptir.

Cevap

Zihinsel bir tasarıma (nelik) ve dış dünyada somut bir karşılığa (gerçeklik) sahiptir.
Bulut kavramı zihinsel bir tasarıma sahip olduğu için neliği olan, aynı zamanda dış dünyada bulutlar var olduğu için gerçekliği olan genel bir kavramdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramın zihindeki anlam boyutunu inceleme.
Bulut kavramı zihinde bir tasarıma sahip olduğu için neliği vardır.
Her kavramın zihinsel bir anlama (nelik) sahip olması kuralını uygulamak amacıyla.
2
Kavramın dış dünyadaki varlık durumunu sorgulama.
Bulutların dış dünyada somut karşılıkları olduğundan, bulut kavramı gerçeklik özelliğine de sahiptir.
Kavramın zihin dışındaki somut dünyada nesnelleşip nesnelleşmediğini belirlemek amacıyla.
3
Kavramın kimlik ve doğruluk yönünden durumunu netleştirme.
Bulut genel bir kavramdır, tek bir nesnede somutlaşmadığı için kimliği yoktur. Ayrıca kavramlar tek başına doğru veya yanlış olamayacağı için doğruluk değeri taşımaz.
Kavramların doğruluk ve kimlik özellikleriyle ilgili yanlış algıları düzeltmek amacıyla.

Anahtar Kavram

Kavramlarda Nelik, Gerçeklik, Kimlik ve Doğruluk Ayrımı
Soru 7473Soru

Geleneksel tarım toplumlarında insanlar benzer ekonomik faaliyetleri yürütürken ve kendi ihtiyaçlarını büyük oranda kendileri karşılarken, modern sanayi toplumlarında üretim süreci küçük parçalara bölünmüş ve her birey belirli bir alanda uzmanlaşmıştır. Bu durum, bireylerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için başkalarının ürettiği mal ve hizmetlere ihtiyaç duymasına, yani toplumsal düzeyde karşılıklı bir bağımlılığın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Buna göre, modern toplumlarda uzmanlaşmaya ba��lı olarak ortaya çıkan ve bireyleri birbirine bağımlı kılan bu ekonomik olgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal iş bölümü

Cevap

Toplumsal iş bölümü
Doğru cevap toplumsal iş bölümüdür. Paragrafta, sanayi toplumunda üretimin parçalara bölünmesi, uzmanlaşma ve buna bağlı olarak gelişen karşılıklı bağımlılık anlatılmaktadır. Bu durum sosyolojide toplumsal iş bölümü kavramı ile tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel vurguyu analiz etmek.
Sanayi toplumunda üretimin parçalara ayrılması, uzmanlaşma ve karşılıklı bağımlılık durumunun ortaya çıktığı belirlenmiştir.
Soruda sorulan sosyolojik kavramın metindeki karşılığını bulmak.
2
Seçeneklerdeki kavramları karşılaştırarak doğru tanımı eşleştirmek.
Uzmanlaşma ve karşılıklı bağımlılık kavramlarının toplumsal iş bölümünü tanımladığı tespit edilmiştir.
Toplumsal iş bölümünün modern toplumlardaki ekonomik ve sosyal işlevini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Toplumsal İş Bölümü
Soru 7474Soru

Önermeler mantığında, günlük dilde verilen bileşik önermeler sembolleştirilirken önermeleri birbirine bağlayan mantık eklemleri ile önermelerin ana yapısı dikkate alınır.

Buna göre, "Hava güneşli (pp) ve sıcak (qq) ise pikniğe gideriz (rr)" ifadesisinin önermeler mantığındaki doğru sembolleştirilmiş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (pq)r(p \wedge q) \rightarrow r

Cevap

(pq)r(p \wedge q) \rightarrow r ifadesi doğru sembolleştirmedir.
Verilen ifade incelendiğinde, "Hava güneşli (pp)" ile "sıcak (qq)" önermeleri birbirine "ve" (\wedge) eklemi ile bağlanmıştır. Bu iki durumun bir arada gerçekleşmesi koşuluyla "pikniğe gideriz (rr)" sonucu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu iki önerme birlikte koşulun ön bileşenini oluşturur ve parantez içinde (pq)(p \wedge q) şeklinde gösterilir. Bu grubun bütünü ise "ise" (\rightarrow) eklemiyle ana sonuç önermesi olan rr'ye bağlanır. Bu nedenle doğru sembolleştirme (pq)r(p \wedge q) \rightarrow r şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşen önermelerin belirlenmesi
p: Hava güneşli, q: Hava sıcak, r: Pikniğe gideriz.
Günlük dildeki ifadenin sembolleştirilmesi için önce basit önermeler belirlenmelidir.
2
Mantık eklemlerinin sembolize edilmesi
"ve" bağlacı tümel evetleme (\wedge), "ise" bağlacı koşul (\rightarrow) eklemi ile gösterilir.
Önermeler arasındaki ilişkileri doğru yansıtmak amacıyla uygun mantıksal eklemler seçilmelidir.
3
Ana eklem ve parantez yapısının kurulması
"Hava güneşli ve sıcak" kısmı öncül (koşul) olduğu için (pq)(p \wedge q) olarak parantez içine alınır ve ana eklem olan \rightarrow ile rr önermesine bağlanarak (pq)r(p \wedge q) \rightarrow r elde edilir.
Önermenin doğruluk değerinin doğru hesaplanabilmesi için işlem önceliği ve ana eklemin doğru konumlandırılması gerekir.

Anahtar Kavram

Önermeler mantığında günlük dil önermelerinin mantıksal eklemler (tümel evetleme, koşul vb.) ve parantezler yardımıyla sembolleştirilmesi.
Tahmini Süre:45s
Soru 7475Soru

Kant'ın ödev ahlakında bir eylemin değeri, onun arkasındaki niyete göre belirlenir. Bu doğrultuda kurulan şu iddiayı ele alalım:

'Bir eylem ödev duygusundan kaynaklanıyorsa ve bencilce bir dürtüye dayanmıyorsa ahlaki bir eylemdir.'

Bu ifadedeki basit önermeler şu şekilde belirlenmiştir:
pp: Eylem ödev duygusundan kaynaklanır.
qq: Eylem bencilce bir dürtüye dayanir.
rr: Eylem ahlaki bir eylemdir.

Buna göre, verilen bileşik önermenin önermeler mantığındaki doğru sembolleştirilmiş biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (pq)r(p \wedge \sim q) \rightarrow r

Cevap

(pq)r(p \wedge \sim q) \rightarrow r
Doğru sembolleştirme, cümlenin mantıksal yapısını tam olarak yansıtır. Cümlede '... ise ...' yapısı ana eklemi koşul eklemi (\rightarrow) yapar. Koşulun ön bileşeni olan kısım 've' bağlacıyla bağlanmış iki ifadeden oluşur: 'eylemin ödev duygusundan kaynaklanması' (pp) ve 'bencilce bir dürtüye dayanmaması' (q\sim q). Bu iki ifade tümel evetleme parantezi içinde (pq)(p \wedge \sim q) şeklinde yazılır. Koşulun art bileşeni ise 'eylemin ahlaki olması' (rr) önermesidir. Hepsi birleştirildiğinde (pq)r(p \wedge \sim q) \rightarrow r elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İfadedeki ana eklemi ve bileşenleri belirleme.
'Bir eylem ödev duygusundan kaynaklanıyorsa ve bencilce bir dürtüye dayanmıyorsa ahlaki bir eylemdir.' ifadesi, '... ise ahlaki bir eylemdir' yapısında olduğu için ana eklemi koşul eklemidir (\rightarrow).
Bileşik önermenin yapısını ve ana eklemini doğru tespit etmek, doğru sembolleştirme için ilk adımdır.
2
Öncül (koşulun ön bileşeni) kısmını analiz etme.
Ön bileşen 'Bir eylem ödev duygusundan kaynaklanıyorsa ve bencilce bir dürtüye dayanmıyorsa' şeklindedir. Burada 've' bağlacı kullanıldığı için bu bileşen bir tümel evetlemedir (\wedge). Birinci basit önerme p ('Eylem ödev duygusundan kaynaklanır') ile ikinci basit önermenin değili olan \sim q ('Eylem bencilce bir dürtüye dayanmaz') önermeleri tümel evetleme eklemiyle birleştirilir: (pq)(p \wedge \sim q).
Koşulun ön bileşenini oluşturan ifadelerin birbiriyle ilişkisini ve değilleme durumunu doğru yansıtmak gerekir.
3
Ardıl (koşulun art bileşeni) kısmını ekleyerek tüm ifadeyi birleştirme.
Art bileşen 'ahlaki bir eylemdir' yani r önermesidir. Ön bileşen ile art bileşen koşul eklemiyle bağlanarak (pq)r(p \wedge \sim q) \rightarrow r ifadesi elde edilir.
Bileşenleri ana eklem olan koşul eklemi altında birleştirerek nihai sembolik ifadeye ulaşılır.

Anahtar Kavram

Önermeler Mantığında Sembolleştirme
Soru 7476Soru

Klasik mantıkta zihnin dış dünyadaki nesneleri kavramlaştırma süreci nelik, gerçeklik ve kimlik boyutlarıyla ele alınır. Zihindeki tasarım olan nelik, her kavram için zorunludur. Dış dünyada bu tasarımın somut bir karşılığın��n bulunması gerçeklik, bu somut karşılığın hangi nesne olduğunu gösteren tekilleşmiş hali ise kimliktir. Örneğin, 'dağ' kavramının neliği ve gerçekliği varken; 'Ağrı Dağı' dendiğinde bu kavram bir kimlik kazanır.

Bu açıklamalardan hareketle nelik, gerçeklik ve kimlik ilişkisine dair aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kimliği olan bir kavramın, dış dünyada somut bir karşılığı ve zihinde bir tasarımı bulunmak zorundadır.

Cevap

Kimliği olan bir kavramın, dış dünyada somut bir karşılığı ve zihinde bir tasarımı bulunmak zorundadır.
Kimlik, gerçekliği olan genel bir kavramın belirli bir nesneye işaret ederek özelleşmiş halidir. Bu nedenle, kimliği olan her kavramın zorunlu olarak dış dünyada somut bir karşılığı (gerçekliği) ve zihinde bir tasarımı (neliği) bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Nelik, gerçeklik ve kimlik kavramlarının tanımları ile aralarındaki mantıksal ilişki incelenir.
Neliğin zihindeki tasarım, gerçekliğin dış dünyadaki somut karşılık, kimliğin ise bu somut karşılığın tekilleşmiş hali olduğu ve aralarında tümelden tikele doğru bir kapsama ilişkisi bulunduğu saptanır.
Kavramlar arasındaki hiyerarşik bağıntıyı doğru çözümlemek için.
2
Seçeneklerdeki doğruluk ve gerçeklik kavramları ayırt edilir.
Doğruluğun sadece önermelere (yargılara) ait olduğu, kavramların tek başlarına doğruluk değeri alamayacağı bilgisiyle doğruluk iddiası taşıyan seçenekler elenir.
Gerçeklik ile doğruluk arasındaki kavramsal ayrımı netleştirmek için.
3
Kimlik kavramının gerektirdiği zorunlu koşullar analiz edilir.
Bir kavramın kimlik kazanabilmesi için öncelikle bir gerçekliğinin (dış dünyada somut karşılığının) olması ve her kavram gibi bir neliğinin (zihinsel tasarımının) bulunması gerektiği belirlenir.
Doğru yargıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Nelik, Gerçeklik ve Kimlik İlişkisi
Soru 7477Soru

İslam medeniyetinde doğa bilimleri alanındaki çalışmalar gözlem, deney ve matematiksel hesaplamalara dayanarak y��rütülmüştür. Bilim insanları hem evreni anlamaya çalışmış hem de pratik ihtiyaçlara çözümler üretmişlerdir.

Bu doğrultuda doğa ve sağlık bilimleri alanında çalışma yapmış bazı İslam bilginleri ve çalışmaları şu şekildedir:

I. Eczacılık ve farmakoloji alanında öncü olmuş, ilaçların yan etkileri üzerine araştırmalar yapmış ve çiçek ile kızamık hastalıkları arasındaki farkları ilk kez bilimsel olarak ortaya koymuştur.
II. *Kitabü'l-Menazır* adlı eseriyle optik alanında devrim yapmış, karanlık oda deneyleriyle modern fotoğrafçılığın ve kameranın temelini atmıştır.
III. Jeodezi (yer ölçüm bilimi) alanında öncü olup, boylam derecelerini hesaplamış ve Dünya'nın yarıçapını oldukça hassas bir şekilde öl��müştür.

Buna göre, özellikleri ve çalışmaları belirtilen İslam bilginleri sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ebû Bekir er-Râzî - İbnü'l-Heysem - El-Bîrûnî

Cevap

Ebû Bekir er-Râzî - İbnü'l-Heysem - El-Bîrûnî sıralaması doğrudur.
Verilen öncüller sırasıyla incelendiğinde; tıp alanında çiçek ve kızamık hastalıklarının klinik ayrımını yapan bilgin Ebû Bekir er-Râzî; Kitabü'l-Menazır adlı eseriyle optiğin kurucularından kabul edilen ve karanlık odayı geliştiren fizikçi İbnü'l-Heysem; jeodezi alanındaki çalışmalarıyla Dünya'nın çapını ve yarıçapını ölçen bilgin ise El-Bîrûnî'dir. Dolayısıyla doğru sıralama Ebû Bekir er-Râzî - İbnü'l-Heysem - El-Bîrûnî şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülde verilen özellikleri analiz etmek.
Çiçek ve kızamık hastalıklarının farkını ilk kez ortaya koyan ve farmakolojide öncü olan tıp bilgini Ebû Bekir er-Râzî olarak belirlenir.
İslam medeniyetinde tıp ve eczacılık alanındaki özgün keşiflerin sahibini tespit etmek.
2
İkinci öncülde verilen eseri ve çalışma alanını analiz etmek.
Kitabü'l-Menazır adlı eserin yazarı ve karanlık oda teorisiyle optik biliminin kurucusu olan bilgin İbnü'l-Heysem olarak belirlenir.
Optik ve fizik alanındaki en önemli temsilciyi bulmak.
3
Üçüncü öncülde verilen jeodezi ve yer ölçümü çalışmalarını analiz etmek.
Dünya'nın yarıçapını ve boylam derecelerini hassas bir şekilde hesaplayan bilgin El-Bîrûnî olarak belirlenir.
Astronomi, coğrafya ve yer bilimleri alanındaki öncüyü tespit etmek.
4
Elde edilen sırayı seçeneklerle karşılaştırmak.
Sıralama Ebû Bekir er-Râzî - İbnü'l-Heysem - El-Bîrûnî şeklindedir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

İslam medeniyetinde doğa bilimleri (fizik, yer bilimleri) ve tıp/sağlık bilimlerindeki öncü bilginler ve eserleri.
Soru 7478Soru

Bir sosyal medya platformunda, kamu kurumunda çalışan bir memurun mesai saatleri içerisinde kendi kişisel sosyal medya hesabı için içerik ürettiğini gösteren ve rızası dışında gizlice çekilmiş bir videosu yayımlanmıştır. Bu paylaşımın altına bir kullanıcı, 'Devletin parasını çalan bu hırsızın tüm mal varlığı yasa dışı yollardan elde edilmiştir.' şeklinde asılsız bir suçlamada bulunmuş ve bu gönderi binlerce kişi tarafından paylaşılarak yayılmıştır.

Bu olayda adı geçen kişilerin tutumları ve karşılaşılan durumlar hakkında yapılan;
I. Memurun mesai saatinde kişisel işleriyle uğraşması, toplumsal kul hakkı (kamu hakkı) ihlali kapsamındadır.
II. Memurun gizlice videosunun çekilip paylaşılması, İslam ahlakındaki 'tecessüs' yasağının ihlalidir.
III. Paylaşımın altındaki asılsız suçlama, kul hakkına giren bir 'gıybet' örneği olup iftira olarak nitelendirilemez.

değerlendirmelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Memurun mesai saatinde şahsi işleriyle uğraşmasının kamu hakkı (toplumsal kul hakkı) ihlali olduğunu ve izinsiz çekilen görüntünün tecessüs yasağına girdiğini belirten 'I ve II' ifadeleri doğrudur.
Memurun mesai saatinde kişisel işleriyle ilgilenmesi, kamu kaynaklarının haksız kullanımı olduğu için kamu hakkı (toplumsal kul hakkı) kapsamına girer. Kişinin izinsiz videosunun çekilip paylaşılması ise gizli hallerin araştırılması yasağı olan tecessüs ihlalidir. Asılsız iddia ise gıybet değil iftiradır. Bu sebeple sadece birinci ve ikinci öncüller doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki birinci öncülü analiz etmek
Memurun mesai saatlerinde kişisel hesapları için içerik üretmesi, devletten aldığı maaş karşılığında yapması gereken kamu görevini aksatması anlamına gelir. Bu durum, kamuya ait kaynakların haksız kullanımı olduğundan 'kamu hakkı' yani toplumsal kul hakkı ihlalidir. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Toplumsal kul hakkının kapsamını belirlemek.
2
Metindeki ikinci öncülü analiz etmek
Bir kişinin rızası dışında, gizlice görüntüsünün çekilmesi ve paylaşılması, İslam ahlakında insanların gizli hallerini, kusurlarını araştırmayı yasaklayan 'tecessüs' kavramı kapsamına girer. Dolayısıyla ikinci öncül de doğrudur.
Tecessüs kavramının tanımını güncel olayla ilişkilendirmek.
3
Metindeki üçüncü öncülü analiz etmek
Gönderinin altındaki iddia 'asılsız suçlama' olarak belirtilmiştir. İslam ahlakında asılsız suçlamalar 'iftira' olarak adlandırılır. Gıybet ise bir kimsenin arkasından, onda bulunan gerçek bir durumu konuşmaktır. Bu nedenle asılsız iddia gıybet değil iftiradır. Üçüncü öncül yanlıştır.
Gıybet ve iftira kavramları arasındaki farkı ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Toplumsal Ahlak ve Kul Hakkı bağlamında gıybet, iftira, tecessüs ve kamu hakkı kavramlarının analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7479Soru

Aşağıdaki mezhepleri kurucuları ve temel özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hanefilik
Şafiilik
Malikilik
Maturidilik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hanefilik akıl ve rey vurgusuyla Ebû Hanîfe'ye, Şafiilik fıkıh usulünü sistemleştirmesiyle İmam Şâfiî'ye, Malikilik Medine halkının örfüne dayanmasıyla İmam Malik'e ve Maturidilik ise itikadi yapısıyla Ebû Mansur el-Mâtürîdî'ye karşılık gelerek eşleşmektedir.
Ameli-fıkhi mezheplerden Hanefilik, Malikilik ve Şafiilik sırasıyla kurucuları Ebû Hanîfe, İmam Malik ve İmam Şâfiî ile doğru özellikleri temel alınarak eşleştirilmiştir. Maturidilik ise ameli-fıkhi değil, inanç esaslarını konu edinen itikadi bir mezheptir.

Adım Adım Çözüm

1
Hanefilik, Şafiilik ve Malikilik mezheplerinin ameli-fıkhi mezhepler olduğunu tespit etmek.
Bu mezheplerin kurucularını ve temel metodolojilerini hatırlamak.
Soruda verilen ameli-fıkhi yorumların özellikleriyle doğru eşleştirilebilmesi için kurucuların ve temel usullerin bilinmesi gerekir.
2
Maturidilik mezhebinin niteliğini belirlemek.
Maturidiliğin ameli-fıkhi değil, itikadi bir mezhep olduğunu ve Ebû Mansur el-Mâtürîdî tarafından kurulduğunu belirlemek.
Seçenekler arasında yer alan itikadi mezhebi ameli mezheplerden ayırt etmek.
3
Eşleştirmeyi tamamlamak.
Hanefilik -> Ebû Hanîfe (akıl ve rey), Şafiilik -> İmam Şâfiî (er-Risale), Malikilik -> İmam Malik (Medine örfü), Maturidilik -> Ebû Mansur el-Mâtürîdî (itikat) eşleştirmesini yapmak.
Tüm mezhepleri doğru kurucu ve tanımlarıyla birleştirmek.

Anahtar Kavram

Ameli ve fıkhi yorumlar ile itikadi yorumların ayrımı ve özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7480Soru

Bir düşünür, "İnsan zihninin ve bilgi araçlarının sınırlılığı nedeniyle, duyular dışı bir alan olan Tanrı'nın var olup olmadığını kesin olarak bilmemiz mümkün değildir. Bu sebeple Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir yargıda bulunmaktan kaçınmalı ve bu konudaki belirsizliği kabul etmeliyiz." şeklinde görüş belirtmektedir.

Bu düşünürün savunduğu bu yaklaşım, inançla ilgili aşağıdaki felsefi akımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Agnostisizm

Cevap

Agnostisizm
Parçada belirtilen, insan zihninin ve bilgi araçlarının sınırlılığı sebebiyle Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamayacağı ve bu sebeple bir yargıda bulunmaktan kaçınılması gerektiği görüşü, agnostisizm (bilinemezcilik) akımının temel iddiasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel felsefi iddiayı analiz etme
Düşünürün, insan zihninin aşkın konuları (Tanrı'nın varlığı veya yokluğu) kesin olarak bilemeyeceğini savunduğu ve bu konuda yargı bildirmekten kaçınmayı önerdiği tespit edilmiştir.
Soruda verilen düşüncenin hangi epistemolojik (bilgi felsefesi) temele dayandığını anlamak için.
2
Seçeneklerdeki felsefi akımların tanımlarıyla karşılaştırma yapma
Tanrı'nın varlığının bilinemeyeceğini ileri süren bilinemezci akımın agnostisizm olduğu belirlenmiştir.
Çeldirici akımların iddiaları ile parçadaki bilgi sınırlandırması iddiasını ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Agnostisizm akımının Tanrı'nın varlığının veya yokluğunun insan zihniyle bilinemeyeceği yönündeki temel iddiası
ÖncekiSayfa 374 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin