Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7641Soru

İslam dininde tıbbi gelişmeler yakından takip edilmiş ve biyoetik sorunlar karşısında makasıdü'ş-şerîa (dinin genel amaçları) ilkeleri temel alınarak çeşitli hükümler ortaya konmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi günümüz biyoetik meselelerine yönelik İslam dininin belirlediği ilke ve sınırlara aykırı bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüp bebek tedavisinde nikah bağı devam eden eşler dışında, tıbbi zorunluluk halinde üçüncü bir şahsın (donörün) üreme hücrelerinin kullanılması neslin korunması ilkesi çerçevesinde meşru kabul edilir.

Cevap

Tüp bebek tedavisinde nikah bağı devam eden eşler dışında donör kullanımının meşru kabul edildiğini belirten ifade İslam dininin ilkelerine aykırıdır.
İslam hukukuna ve Din İşleri Yüksek Kurulu kararlarına göre, tüp bebek tedavisinde üreme hücrelerinin sadece nikahlı eşlere ait olması şarttır. Eşler dışından bir donörden sperm veya yumurta alınarak yapılan tedavi neslin korunması ilkesini zedelediği için caiz değildir. Dolayısıyla donör kullanımının meşru olduğunu savunan değerlendirme İslam dininin sınırlarına aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen biyoetik meseleleri ve bunlara getirilen dini gerekçeleri İslam hukukunun genel amaçları (makasıdü'ş-şerîa) açısından değerlendirmek.
Ötenazi (canın korunması), organ nakli (zaruret ve insan onuru), otopsi (kamu yararı ve zorunluluk) ve klonlama (fıtrat ve aile yapısı) ile ilgili açıklamalar İslam hukukuna uygundur.
Seçeneklerin dini hüküm doğruluğunu kontrol ederek yanlış olan tespiti belirlemek gerekir.
2
Tüp bebek tedavisiyle ilgili açıklamayı neslin korunması ilkesi bağlamında analiz etmek.
Tüp bebek tedavisinde üçüncü şahıslardan donör kullanılması neslin (soyun) karışmasına yol açacağı için meşru kabul edilemez. İslam'da bu tedavi yalnızca nikahlı eşler arasında caizdir.
Donör kullanımının neslin korunması kapsamında meşru sayıldığı iddiasının fıkhi açıdan yanlış olduğunu ortaya koymak gerekir.

Anahtar Kavram

Tıp ve biyoetik meselelerde dinin can ve neslin korunması gibi temel amaçları gözetilerek hüküm verilmesi.
Soru 7642Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri uygun sosyolojik kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kültür, bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve ku��aktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi değerlerin bütünüdür. Kültürün normatif yapısını oluşturan toplumsal kurallar, bireylerin davranışlarını sınırlandırarak toplumsal düzeni sağlar. Bu yönüyle kültür, birey üzerinde bir işlevi görür. Öte yandan, ortak dil, inanç ve semboller etrafında birleşen bireylerin oluşturduğu bütünlük, kültürün işlevini yerine getirdiğini gösterir. Ancak toplumsal değişme sürecinde, teknoloji ve altyapı gibi unsurların hızla değişmesine karşın inanç, ahlak ve hukuk gibi kuralların bu hıza ayak uyduramaması durumunda William Ogburn'ün kavramsallaştırdığı olgusu yaşanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'toplumsal kontrol' (veya 'toplumsal denetim'), ikinci boşluğa 'toplumsal bütünleşme' (veya 'bütünleşme'), üçüncü boşluğa ise 'kültürel gecikme' getirilmelidir.
Metindeki ipuçları sosyolojik kavramlarla eşleştirildiğinde: Kuralların davranışı sınırlandırarak düzeni sağlaması 'toplumsal kontrol' işlevine; ortak dil ve inançların bireyleri bir arada tutması 'toplumsal bütünleşme' işlevine; maddi kültürdeki hızlı değişime manevi kültürün ayak uyduramaması ise William Ogburn'ün 'kültürel gecikme' kuramına işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun ait olduğu cümledeki 'bireylerin davranışlarını sınırlandırarak toplumsal düzeni sağlama' ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, toplumun düzeni korumak amacıyla bireysel davranışlar üzerinde kurduğu denetimi, yani kültürün 'toplumsal kontrol' veya 'toplumsal denetim' işlevini belirtir.
Kültürel normlar ve yaptırımlar bireyleri denetleyerek toplumsal sapmayı önler.
2
İkinci boşluğun yer aldığı 'ortak dil, inanç ve semboller etrafında birleşen bireylerin oluşturduğu bütünlük' ifadesini incelemek.
Bu durum, kültürün bireyleri ortak paydada buluşturup birbirine bağlama özelliğini, yani 'toplumsal bütünleşme' işlevini tanımlar.
Kültür, toplumu oluşturan ögelerin uyumlu bir bütün haline gelmesini sağlar.
3
Üçüncü boşlukta belirtilen 'teknoloji gibi maddi unsurların hızla değişmesi karşısında inanç, ahlak gibi kuralların yavaş değişmesi ve uyumsuzluk yaşanması' durumunu ve bunun William Ogburn'e ait bir kavram olduğunu saptamak.
Maddi kültür ile manevi kültür arasındaki bu dengesiz değişim ve uyum sorunu sosyolojide 'kültürel gecikme' olarak adlandırılır.
William Ogburn'ün teorisine göre maddi kültür ögeleri manevi kültür ögelerine kıyasla çok daha hızlı değişir ve bu durum geçici bir uyumsuzluğa yol açar.

Anahtar Kavram

Kültürün İşlevleri ve Maddi-Manevi Kültür İlişkisi (Kültürel Gecikme)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7643Soru

Yunus Emre’nin;

*Beni bende demen bende değilim,*
*Bir ben vardır bende benden içeri.*

dizelerinde dile getirdiği "kişinin kendi geçici benliğini aşarak gerçek varlık olan Allah'ın varlığında erimesi" tecrübesi tasavvufi düşüncede önemli bir yere sahiptir.

Buna göre, şairin bu dizelerinde işaret edilen ve kulun nefsi arzularından arınarak beşeri benliğinden sıyrılması, ilahi irade içinde eriyip yok olması durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fena

Cevap

Fena
Şairin dizelerinde geçen, insanın kendi nefsini ve maddi benliğini yok sayarak ilahi özle bütünleşmesi ve O'nun varlığında erimesi durumu tasavvufta 'fena' kavramıyla karşılanır. Bu nedenle nefsi arzuları yok etme ve ilahi iradede erime tecrübesini açıklayan en uygun terim fena kavramıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirdeki ana temayı ve tasavvufi çağrışımı analiz etme
Yunus Emre'nin dizelerindeki 'bende benden içeri bir ben olması' ifadesi, insanın görünen maddi benliğinin (nefsinin) ötesinde ilahi bir öz olduğunu ve asıl amacın bu öze ulaşıp geçici benliği ortadan kaldırmak olduğunu gösterir.
Yorumlama sorularında şiirin edebi dilinden tasavvufi kavramsal arka plana geçiş yapabilmek için metnin ana fikri tespit edilmelidir.
2
Seçeneklerdeki tasavvufi kavramların tanımlarıyla eşleştirme yapma
Kulun geçici ve izafi olan kendi benliğinden, nefsinden ve iradesinden vazgeçip Allah'ın iradesinde yok olması durumunun tasavvuf terimleri arasında 'fena' (fena fillah) kavramıyla karşılandığı belirlenir.
Yanlış kavramsal yönelmeleri önlemek ve doğru terimi netleştirmek amacıyla kavramların terim anlamları karşılaştırılır.

Anahtar Kavram

Tasavvufta fena kavramı, kulun nefsi arzularından ve benliğinden sıyrılarak Allah'ın iradesinde ve varlığında erimesidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7644Soru

Aşağıda verilen klasik kıyas örneğinde yer alan terimleri, klasik mantıktaki doğru karşılıkları ile eşleştiriniz.

Kıyas Örne��i:
* Bütün kuşlar kanatlıdır.
* Serçe bir kuştur.
* O hâlde serçe kanatlıdır.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Orta terim
Büyük terim
Küçük terim

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Do��ru eşleştirme şu şekildedir: Orta terim ile 'Kuş', Büyük terim ile 'Kanatlı', Küçük terim ile 'Serçe' eşleşmelidir.
Klasik kıyasta orta terim öncüllerde tekrarlanan fakat sonuçta bulunmayan terimdir (kuş). Büyük terim sonuç önermesinin yüklemi olan terimdir (kanatlı). Küçük terim ise sonuç önermesinin öznesi olan terimdir (serçe).

Adım Adım Çözüm

1
Kıyasın sonuç önermesini bularak özne ve yüklemini belirlemek.
Sonuç önermesi 'O hâlde serçe kanatlıdır' ifadesidir. Burada özne 'serçe', yüklem ise 'kanatlı' terimidir.
Klasik mantık kurallarına göre sonuç önermesinin öznesi küçük terimi, yüklemi ise büyük terimi verir.
2
Öncüllerde yer al��p sonuç önermesinde bulunmayan ortak terimi tespit etmek.
Her iki öncülde de ortak olan ancak sonuçta yer almayan terim 'kuş' terimidir.
Öncülleri birbirine bağlama işlevine sahip olup sonuçta elenen terim orta terimdir.
3
Bulunan terimleri sol taraftaki mantıksal terim adlarıyla eşleştirmek.
Orta terim 'Kuş' ile, Büyük terim 'Kanatlı' ile, Küçük terim ise 'Serçe' ile eşleşir.
Kıyas terimlerinin tanımları ve kıyastaki işlevleri bu eşleşmeyi gerektirir.

Anahtar Kavram

Kıyasın unsurları (büyük terim, küçük terim, orta terim)
Soru 7645Soru

Alevilik-Bektaşilik geleneğinde cemaatle gerçekleştirilen Cem erkanının icra ediliş süreci belirli bir manevi düzen ve disiplin içinde gerçekleşir.

Buna göre, aşağıda karış��k olarak verilen Cem ritüeli basamaklarını ilk aşamadan son aşamaya doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Posta oturan Dede'nin rehberliğinde rızalık alınması, çerağcının kandilleri uyandırması, süpürgecinin meydanı süpürmesi, zakirler eşliğinde semah dönülmesi ve lokmaların dağıtılıp cemin sırlanması şeklindedir.
Cem ibadetinin icrasında sırasıyla şu basamaklar takip edilir: İlk olarak posta oturan Dede rehberliğinde canlardan helallik ve rızalık istenir. Rızalık alındıktan sonra çerağcı tarafından çerağ uyandırılır. Ardından süpürgeci meydan süpürme hizmetini gerçekleştirir. Temizliği takiben zakirlerin deyişleriyle semah dönülür. En sonunda lokmalar pay edilir ve Dede'nin duasıyla cem sırlanarak kapatılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak ibadetin başlayabilmesi için kul hakkının arındırılması basamağını belirlemek.
Posta oturan Dede'nin rehberliğinde helalleşme ve rızalık alma süreci en başa (birinci sıraya) yerleştirilir.
Rızalık alınmadan Cem ritüelindeki diğer hiçbir hizmete başlanamaz.
2
Rızalık alındıktan sonra ger��ekleştirilecek ilk hizmeti belirlemek.
Çerağcının çerağı uyandırması ikinci sıraya yerleştirilir.
İbadet alanının aydınlatılması ve nurun uyarılması rızalıktan hemen sonra gelir.
3
Meydandaki temizlik ve düzenleme hizmetini tespit etmek.
Süpürgecinin meydan süpürme hizmeti üçüncü sıraya yerleştirilir.
Alan temizliği, toplu icra edilen semah ve diğer büyük ritüellerden önce yapılmalıdır.
4
Manevi coşku ve ibadetin hareketli kısmını belirlemek.
Semah dönülmesi dördüncü sıraya yerleştirilir.
Semah, cemin hazırlık ve arınma aşamalarından sonra zakirlerin deyişleriyle icra edilen bir ritüeldir.
5
İbadetin sonlanma aşamasını tespit etmek.
Lokmaların dağıtılması ve cemin sırlanması son sıraya yerleştirilir.
Lokma paylaşımı ve kapanış duası (gülbank) ile cem tamamlanmış olur.

Anahtar Kavram

Cem erkanının icra sırası ve On İki Hizmet içindeki hiyerarşik düzen
Soru 7646Soru

Klasik mantıkta bir önerme sadece "doğru" veya "yanlış" değerini alabilirken, günlük yaşamdaki "ılık", "yaşlı" ya da "hızlı" gibi kesin sınırları olmayan kavramları ifade etmek amacıyla geliştirilen ve doğruluk değerlerini [0,1][0, 1] aralığındaki sayılarla (üyelik dereceleriyle) temsil eden mantık sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bulanık mantık

Cevap

Bulanık mantık
Bulanık mantık, günlük yaşamdaki kesin sınırı olmayan dereceli durumları (ılık, yaşlı vb.) [0,1][0, 1] aralığında yer alan üyelik dereceleriyle temsil eden mantık sistemidir. Bu nedenle soruda tanımlanan özellikler doğrudan bulanık mantığa aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen mantıksal problem durumunu ve özellikleri inceleme.
Klasik iki değerli mantık dışındaki, günlük dildeki belirsiz sınırları olan 'ılık', 'yaşlı' kavramlarını ve [0,1][0, 1] aralığındaki üyelik değerlerini kullanan mantık sistemi aranmaktadır.
Sorunun hangi mantık sistemi türünü hedeflediğini saptamak.
2
Seçeneklerdeki mantık sistemlerinin doğruluk değerlerini ve üyelik anlayışlarını karşılaştırma.
İki değerli mantık, önermeler mantığı, yüklemler mantığı ve kıyas mantığı klasik iki değerli doğruluk (doğru/yanlış) ilkelerine dayanırken; üyelik derecesiyle çalışan tek sistemin bulanık mantık olduğu görülür.
Çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Bulanık mantıkta doğruluk değerlerinin derecelendirilmesi ve klasik iki değerli mantıktan farkı
Soru 7647Soru

Bir mantık öğretmeni, sınıfta kavramlar arası ilişkiler konusunu işlerken tahtaya "omurgalı", "uçabilen" ve "kurbağa" kavramlarını yazmış ve öğrencilerinden bu kavramların kaplam ve içlem yönünden ilişkilerini analiz etmelerini istemiştir.

Öğrenciler ders sonunda şu çıkarımlarda bulunmuştur:

I. Kurbağa ve omurgalı kavramları arasında tam girişimlik ilişkisi vardır. Bu ilişkide kaplamı daha geniş olan omurgalı kavramı, kurbağa kavramını içine alırken; kurbağa kavramının içlemi, omurgalı kavramına göre daha zengindir.

II. Kurbağa ve uçabilen kavramları arasında ayrıklık ilişkisi bulunur. Bu ilişki nedeniyle, iki kavram birbirinin kaplamını tamamen dışarıda bırakır ve aralarında "Hiçbir kurbağa uçabilen değildir" ile "Hiçbir uçabilen kurbağa değildir" şeklinde iki tümel olumsuz önerme kurulabilir.

III. Omurgalı ve uçabilen kavramları arasında eksik girişimlik ilişkisi vardır. Bu ilişki doğrultusunda, her iki kavramın da kaplamında yer alan ortak elemanlar bulunduğundan, bu iki kavram arasında "Her omurgalı uçabilendir" önermesi kurulabilir.

Buna göre, öğrencilerin yaptığı çıkarımlardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Doğru cevap 'I ve II' ifadelerinin yer aldığı seçenektir. Kurbağa kavramı omurgalı kavramının bir alt kümesi olduğundan aralarında tam girişimlik vardır; omurgalının kaplamı (kapsadığı eleman sayısı) daha genişken, kurbağanın içlemi (taşıdığı nitelikler) daha zengindir. Kurbağa ve uçabilen kavramları arasında ise hiçbir ortak eleman olmadığından ayrıklık ilişkisi vardır ve bu durum 'Hiçbir...' ile başlayan iki tümel olumsuz önerme ile doğru şekilde ifade edilir. Üçüncü ifade ise yanlıştır, çünkü omurgalı ve uçabilen arasındaki eksik girişimlik ilişkisinden tümel bir önerme olan 'Her omurgalı uçabilendir' yargısı çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kurbağa ve omurgalı kavramları arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Kurbağa ve omurgalı kavramları arasında "tam girişimlik" ilişkisi vardır. Kurbağa bir alt sınıf (tür), omurgalı ise üst sınıftır (cins). Kaplam (eleman sayısı/kapsam) bakımından omurgalı daha genişken; içlem (ortak özellik sayısı) bakımından kurbağa daha zengindir. Bu nedenle birinci ifade doğrudur.
Kavramların cins-tür ilişkisini belirlemek ve kaplam-içlem ters orantısını uygulamak için.
2
Kurbağa ve uçabilen kavramları arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Kurbağa ve uçabilen kavramları arasında "ayrıklık" ilişkisi vardır, çünkü hiçbir kurbağa uçamaz. Bu durumda iki kümenin kesişimi boştur. Ayrıklık ilişkisi "Hiçbir S, P değildir" ve "Hiçbir P, S değildir" tümel olumsuz önermeleriyle ifade edilir. Bu nedenle ikinci ifade doğrudur.
Ortak elemanı olmayan iki kavramın mantıksal önerme karşılığını belirlemek için.
3
Omurgalı ve uçabilen kavramları arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Omurgalı ve uçabilen kavramları arasında "eksik girişimlik" (kısmi kesişim) ilişkisi vardır. Eksik girişimlikte sadece tikel önermeler ("Bazı omurgalılar uçabilendir") kurulabilir. "Her omurgalı uçabilendir" şeklinde bir tümel önerme kurulamaz çünkü uçamayan omurgalılar (örneğin kurbağalar, insanlar) da vardır. Bu nedenle üçüncü ifade yanlıştır.
Kısmi kesişim gösteren kavramların tümel önerme kurup kuramayacağını denetlemek için.

Anahtar Kavram

Kavramlar Arası İlişkiler (Eşitlik, Ayrıklık, Tam Girişimlik, Eksik Girişimlik) ve Kaplam-İçlem İlişkisi
Soru 7648Soru

İslam medeniyeti, kaynağını vahiyle birlikte insan aklından alan, tarih boyunca farklı coğrafyalardaki milletlerin katkılarıyla zenginleşen evrensel bir medeniyettir. Bu medeniyetin bilimden sanata, mimariden sosyal hayata kadar tüm unsurlarında ve üretimlerinde Allah'ın birliği düşüncesinin izleri açıkça görülür.

Buna göre, İslam medeniyetinin temelini oluşturan ve tüm unsurlarına yön veren bu kurucu ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevhit

Cevap

İslam medeniyetinin kurucu ve temel ilkesi olan, Allah'ın birliği ve benzersizliğini ifade eden kavram tevhit kavramıdır.
İslam medeniyetini diğer medeniyetlerden ayıran en temel özellik, onun 'tevhit' eksenli olmasıdır. Tevhit, Allah'ın birliği esasına dayanır ve bu inanç medeniyetin sanatından bilimine kadar her alanda birlik, bütünlük ve ahenk olarak kendini gösterir. Paragrafta da 'Allah'ın birliği' vurgusu yapıldığından doğru cevap tevhit ilkesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar ifadelerin analiz edilmesi.
Paragrafta, sözü edilen ilkenin İslam medeniyetinin bilim, sanat, mimari ve sosyal hayat gibi tüm alanlarını şekillendirdiği ve temelinde 'Allah'ın birliği' düşüncesinin yer aldığı belirtilmektedir.
Soruda istenen kavramın tanımına ulaşmak için paragraftaki ipuçları değerlendirilmelidir.
2
'Allah'ın birliği' düşüncesinin hangi kavramla karşılandığının belirlenmesi.
İslam inanç sisteminde Allah'ın tek ve bir olması, eşi ve benzerinin bulunmaması inancı 'tevhit' kavramıyla ifade edilir. Dolayısıyla İslam medeniyetinin temelindeki kurucu ilke tevhittir.
Kavramsal bilginin eşleştirilmesiyle doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Tevhit ilkesinin İslam medeniyetinin tanımı, özellikleri ve bütünlüğü üzerindeki kurucu rolü.
Tahmini Süre:45s
Soru 7649Soru

Bir sembolik mantık öğrencisi, aşağ��daki önerme kümesinin tutarlılığını çözümleyici çizelge (ağaç) yöntemiyle denetlemektedir:

I. p(qr)p \rightarrow (q \land r)
II. (pq)\sim(p \rightarrow q)
III. qrq \lor \sim r

Bu denetleme sürecinde kuralların doğru uygulanması ve işlem önceliklerine dikkat edilmesi durumunda elde edilecek çözümleyici çizelgeyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem önceliğine sahip olan II. önerme çözümlendikten sonra, I. önermenin çözümlenmesiyle tüm kollar kapandığından III. önerme çözümlenmeden denetleme tamamlanır ve kümenin tutarsız olduğu görülür.

Cevap

İşlem önceliğine sahip olan değillenmiş koşul önermesi çözümlendikten sonra, koşul önermesinin çözümlenmesiyle tüm yollar çelişki sebebiyle kapanır; böylece üçüncü önerme çözümlenmeden kümenin tutarsız olduğu belirlenir.
İşlem önceliği olan değillenmiş koşul önermesinin öncelikle çözümlenip ardından koşul önermesinin çözümlenmesiyle tüm kolların kapandığını ve üçüncü önermeye gerek kalmadan kümenin tutarsız olduğunu belirten seçenek doğrudur. Çözümleyici çizelgede alt alta yazma kuralları önceliklidir. Bu yüzden önce değillenmiş koşul çözülerek alt alta pp ve q\sim q elde edilir. Daha sonra koşul önermesi için çatal açıldığında, sol koldaki p\sim p yukarıdaki pp ile çelişerek kapanır. Sağ koldaki qrq \land r ise alt alta qq ve rr olarak yazıldığında, qq yukarıdaki q\sim q ile çelişerek bu kolu da kapatır. Tüm kollar kapandığı için kalan tikel evetleme önermesi çözülmeden denetleme biter.

Adım Adım Çözüm

1
Önerme kümesinin elemanları alt alta yazılır.
p(qr)p \rightarrow (q \land r), (pq)\sim(p \rightarrow q) ve qrq \lor \sim r önermeleri başlangıç olarak listelenir.
Kümenin tutarlılık denetimi için tüm önermelerin birlikte doğru olup olamayacağı incelenir.
2
İşlem önceliği kurallarına göre alt alta yazma kuralı gerektiren II. önerme çözümlenir.
pp ve q\sim q önermeleri alt alta yazılır.
Çözümleyici çizelgede alt alta yazma kuralları (çatal açmayan), çatal açma kurallarına göre önceliklidir.
3
I. önerme (p(qr)p \rightarrow (q \land r)) koşul çözümleme kuralına göre çözümlenir.
Çatal açılarak sol kola p\sim p, sağ kola ise qrq \land r yazılır. Sol kol, yukarıdaki pp ile çeliştiği için kapanır.
Koşul ekleminin çözümünde ön bileşenin değili ile art bileşen çatal oluşturacak şekilde yazılır. Kolda çelişen önermeler (pp ve p\sim p) yolu kapatır.
4
Sağ koldaki tümel evetleme (qrq \land r) çözümlenir.
qq ve rr alt alta yazılır. Bu kol, yukarıdaki q\sim q ile çeliştiği için kapanır.
Tümel evetleme eklemi alt alta yazma kuralıyla çözümlenir ve koldaki çelişen önermeler (qq ve q\sim q) yolu kapatır.
5
Denetleme sonlandırılarak nihai yorum yapılır.
Tüm kollar kapandığı için III. önerme çözümlenmeden işlem tamamlanır ve kümenin tutarsız olduğuna karar verilir.
Ağaçtaki tüm kollar kapandığında açık yol kalmadığından sistem tutarsızdır.

Anahtar Kavram

Çözümleyici çizelgede alt alta yazma ve çatal açma kurallarının uygulanması ile işlem önceliği.
Soru 7650Soru

İslam düşüncesinde ortaya çıkan ekoller; inanç esaslarını ve siyasi liderlik gibi konuları ele alan 'itikadi ve siyasi yorumlar' ile ibadet ve günlük hayatın pratik uygulamalarını düzenleyen 'ameli ve fıkhi yorumlar' olmak üzere iki temel gruba ayrılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İslam düşüncesindeki itikadi ve siyasi yorumlar (ekoller) arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maturidilik

Cevap

Maturidilik
Maturidilik, İslam inanç esaslarını aklın ve naklin uyumu çerçevesinde savunan itikadi bir ekoldür ve doğrudan itikadi-siyasi yorumlar sınıfında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki itikadi-siyasi ekoller ile ameli-fıkhi ekoller arasındaki tanım farkı dikkate alınır.
İnanç konuları ile ilgilenen (itikadi) mezhebin tespit edilmesi gerektiği anlaşılır.
Soru, verilen iki gruptan itikadi-siyasi yorumlara ait olanı bulmayı gerektirmektedir.
2
Seçeneklerde verilen mezheplerin çalışma alanları ve konuları incelenir.
Hanefilik, Şafiilik, Malikilik ve Hanbelilik mezheplerinin ibadet ve muamelat (ameli-fıkhi) konularıyla; Maturidiliğin ise inanç esasları (itikat) ile ilgili olduğu belirlenir.
Ekollerin inanç ve fıkıh yönünden doğru şekilde tasnif edilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde İtikadi ve Siyasi Yorumlar ile Ameli ve Fıkhi Yorumların Ayrımı
Soru 7651Soru

İslam medeniyetinde doğa ve sağlık bilimlerinin kurumsallaşması ve bu alanda yürütülen çalışmalarla ilgili;

I. Bağdat'ta kurulan Beytülhikme; Grekçe, Süryanice, Sanskritçe ve Pehlevice kaleme alınmış tıp, felsefe, astronomi ve matematik eserlerinin Arapçaya tercüme edilerek İslam dünyasında doğa bilimlerinin metodolojik temellerinin atılmasında öncü rol oynamıştır.
II. İslam dünyasında kurulan rasathaneler (gözlemevleri), sadece namaz vakitlerinin ve hilalin başlangıcının tespiti gibi ibadet vakitlerini belirleme amacıyla sınırlı kalmış; kozmolojik teorilerin sorgulandığı ve yeni astronomik modellerin geliştirildiği bağımsız bilimsel kurumlar haline gelememiştir.
III. "Bimaristan" veya "darüşşifa" adı verilen sağlık kurumları, sadece hastaların tedavi edildiği yerler olmakla kalmamış; aynı zamanda pratik ve teorik tıp eğitiminin usta-çırak ilişkisi içinde yürütüldüğü birer yükseköğretim okulu işlevi de görmüştür.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III numaralı öncüller doğrudur. Beytülhikme, farklı dillerden yapılan çevirilerle İslam dünyasında bilimsel ve felsefi birikimin oluşmasını sağlamıştır. Bimaristanlar (darüşşifalar) ise hem şifa dağıtan hem de tıp eğitimi veren kurumlardır. Rasathaneler ise sadece dini vakitleri belirlemek için değil, evrenin yapısını ve gök cisimlerini incelemek amacıyla kurulan gelişmiş bilimsel gözlem merkezleridir.
Doğru seçenek 'I ve III' ifadesidir. Beytülhikme, antik Grek, Hint ve Fars dillerinden yapılan tıp, astronomi ve matematik çevirileriyle İslam dünyasında fen bilimlerinin kurulup gelişmesini sağlayan en temel kurumdur. Bimaristanlar (darüşşifalar) ise hem tıp eğitiminin verildiği hem de hastaların tedavi edildiği çift işlevli yükseköğretim kurumlarıdır. Dolayısıyla bu iki öncül doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Beytülhikme'nin işlevini değerlendirme
Bağdat'ta kurulan Beytülhikme'nin farklı medeniyetlerden yapılan tercümelerle doğa bilimlerinin temellerini attığı bilgisi doğrudur, dolayısıyla I. öncül kabul edilir.
Tercüme faaliyetleri İslam dünyasında bilimsel metodolojinin ve terimlerin oluşmasında ilk ve en kritik adımdır.
2
Rasathanelerin (gözlemevlerinin) işlevini ve amacını analiz etme
Rasathanelerin sadece namaz ve hilal tespiti gibi dini vakitleri belirlemekle sınırlı olduğu iddiası yanlıştır. Buralar, büyük astronomik gözlemlerin ve hesaplamaların yapıldığı gelişmiş araştırma merkezleridir, dolayısıyla II. öncül elenir.
İslam medeniyetindeki rasathaneler modern gözlemevlerinin öncüsüdür ve matematiksel astronomi modelleri geliştirmişlerdir.
3
Bimaristanların (darüşşifaların) işlevini inceleme
Bimaristanların sadece hastane değil, aynı zamanda tıp eğitimi veren yükseköğretim kurumları olduğu bilgisi doğrudur, dolayısıyla III. öncül kabul edilir.
İslam dünyasında tıp eğitimi teorik dersler ve pratik uygulamalar eşliğinde doğrudan darüşşifalarda yapılırdı.

Anahtar Kavram

İslam Medeniyetinde Bilim Kurumları ve Doğa Bilimlerinin Gelişimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7652Soru

Kur'an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in İslam dinindeki konumunu netleştirmek adına iki temel vurgu yapar: Bir taraftan onun diğer insanlar gibi ölümlü, beslenen, sevinen ve üz��len bir insan (beşer) olduğu belirtilirken diğer taraftan Allah’tan vahiy alan, dinî hükümleri açıklayan (tebyin) ve uygulayan (temsil) bir elçi (resul) olduğu vurgulanır. Bu iki yön arasındaki dengenin doğru kurulması, hem Hz. Peygamber'in ilahlaştırılmasını önlemek hem de onun dindeki rehberlik ve bağlayıcılık rolünü doğru kavramak açısından elzemdir.

Buna göre, Hz. Muhammed'in 'peygamberlik yönü' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dini konulardaki açıklama, uygulama ve hüküm koyma yetkisi vahye dayandığı için Müslümanlar için bağlayıcı ve rehberlik edici bir nitelik taşır.

Cevap

Dini konulardaki açıklama, uygulama ve hüküm koyma yetkisi vahye dayandığı için Müslümanlar için bağlayıcı ve rehberlik edici bir nitelik taşır.
Hz. Muhammed’in peygamberlik yönü, Allah’tan vahiy almasını ve bu vahyi tebliğ, tebyin, teşri ve temsil görevleriyle hayata geçirmesini kapsar. Dini konulardaki açıklama, uygulama ve hüküm koyma yetkisi doğrudan vahye veya vahyin onayına dayandığı için Müslümanlar için bağlayıcıdır ve rehberlik edici bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen bilgileri analiz etmek.
Hz. Muhammed'in hem beşerî (insan olma) hem de elçilik (risalet) yönleri olduğu ve bu iki yön arasındaki dengenin dindeki rehberlik rolünü kavramak adına önemli olduğu anlaşılır.
Sorunun kökündeki temel tartışmayı saptayarak seçenekleri bu doğrultuda elemek.
2
Peygamberlik yönünün dindeki bağlayıcı rolünü saptamak.
Dini konularda peygamberin vahiy doğrultusundaki açıklama ve uygulamalarının bağlayıcı olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru cevaba ulaşmak için seçenekler arasından Hz. Muhammed'in elçilik yönünü en doğru şekilde tanımlayan ifadeyi bulmak.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Peygamberlik Yönü (Risalet)
Soru 7653Soru

İslam inanç esaslarının taşıdığı temel nitelikler ile bu niteliklerin İslam düşüncesindeki yansımalarını gösteren açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aklî ve naklî delillere (burhana) dayanması
İnançta bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) ilkesi
İradenin serbestliğine ve ikrahın (zorlamanın) bulunmamasına dayanması
İnsan yaratılışıyla (fıtrat) tam bir uyum içinde olması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aklî ve naklî delillere dayanma özelliği 'dinin sunduğu kabullerin sorgulanamaz tabular olmayıp aklın selim işleyişiyle doğrulanabilmesi' ile; bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) ilkesi 'esasların bir paket halinde sunulması ve birinin inkarının diğerlerini hükümsüz kılması' ile; iradenin serbestliğine dayanması 'kişinin baskı altında kalmaksızın kendi seçimiyle tasdikte bulunması' ile; fıtrata uygun olması ise 'insanın özünde var olan yaratıcıyı tanıma meyli ile mutabakat içinde bulunması' ile eşleşir.
İslam inanç esaslarının her biri belirli bir akli, ruhi veya bütüncül özelliğe sahiptir. Aklî ve naklî delillere dayanması özelliği dinin dogma olmadığını ve akılla doğrulanabilir olduğunu; bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) özelliği esasların parçalanamaz bir bütün olduğunu; hür iradeye dayanması imanın baskı veya zorlama olmadan hür iradeyle kabul edilmesi gerektiğini; fıtrata uygun olması ise inanç esaslarının insanın temiz yaratılışı ve özüyle uyumunu ifade eder. Bu yansımalar ve kavramsal temeller eşleştirildiğinde doğru sonuca ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak 'aklî ve naklî delillere dayanma' özelliğinin rasyonel açıklanabilirlik ve dogma karşıtlığı ile ilişkisini belirlemek.
Bu özellik, inanç esaslarının körü körüne taklit edilmediğini ve akılla kavranabilir olduğunu açıklayan ifade ile eşleşir.
İslam inancında körü körüne inanma (taklit) yerine bilgi ve delile dayalı inanma (tahkik) esastır.
2
'Tecezzi kabul etmeme' kavramının itikattaki bölünmezlik ilkesiyle ilişkisini incelemek.
İnanç esaslarının bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamanın imanı geçersiz kılacağını anlatan bütüncül yaklaşımla eşleşir.
Tecezzi kelime anlamı olarak 'bölünme, parçalanma' demektir ve İslam'da inanç esasları bir bütündür.
3
'İradenin serbestliği ve ikrahın bulunmaması' ilkesini insanın özgür seçimi bağlamında değerlendirmek.
İmanın baskı, tehdit veya korku olmadan, hür iradeyle gerçekleştirilmesi gerektiği açıklamasıyla eşleşir.
Kur'an-ı Kerim'de belirtilen 'dinde zorlama (ikrah) yoktur' ilkesi gereği, baskı altında yapılan inanç beyanı geçersizdir.
4
'Fıtrata uygun olma' niteliğinin insanın yaratılış özellikleri üzerindeki yansımasını bulmak.
İnsanın doğuştan getirdiği inanma ihtiyacı ve temiz yaratılış özellikleri ile inanç esaslarının uyumunu belirten açıklamayla eşleşir.
Fıtrat, insanın doğuştan sahip olduğu temiz yaratılış ve Allah'ı bulma potansiyelidir.

Anahtar Kavram

İslam inanç esaslarının dogmatik olmama, tecezzi kabul etmeme, hür iradeye dayanma ve fıtrata uygunluk gibi temel özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7654Soru

Sembolik mantıkta önermelerin ve önerme çiftlerinin doğruluk tablosu ile denetlenmesi sonucunda sahip oldukları çeşitli özellikler bulunmaktadır. Aşağıda sol sütunda verilen önermeleri ve önerme çiftlerini, sağ sütundaki doğruluk tablosu denetleme sonuçlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

ppp \leftrightarrow \sim p
p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p)
pqp \rightarrow q ve pq\sim p \vee q
pqp \wedge \sim q

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki önermeler ve önerme çiftleri, sağ sütundaki doğruluk tablosu denetleme sonuçlarıyla sırasıyla şu şekilde eşleşir: ppp \leftrightarrow \sim p önermesi tutarsız önerme ile; p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p) önermesi geçerli önerme ile; pqp \rightarrow q ve pq\sim p \vee q önermeleri eşdeğer önermeler ile; pqp \wedge \sim q önermesi ise tutarlı ama geçersiz önerme ile eşleşir.
Doğruluk tablosu analizinde: ppp \leftrightarrow \sim p önermesi bileşenlerinin karşılıklı çelişik olmasından dolayı her durumda yanlış çıktığından tutarsızdır. p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p) önermesi mantıksal yapısı gereği tüm yorumlamalarda doğru çıktığından geçerlidir. pqp \rightarrow q ile pq\sim p \vee q önermeleri tüm satırlarda aynı doğruluk değerlerini (D, Y, D, D) paylaştığından eşdeğerdir. pqp \wedge \sim q önermesi ise tek bir satırda doğru, diğer üç satırda yanlış değerini alarak tutarlı ama geçersiz bir yapı sergiler. Eşleştirme bu mantıksal denetim kurallarına dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir önermenin doğruluk değerlerini belirlemek için pp ve qq basit önermelerine ait doğruluk tablosunu hazırlayın.
pp ve qq için 4 satırlı standart doğruluk tablosu (DD, DY, YD, YY) oluşturulur.
Önermelerin doğruluk tablosu ile denetlenebilmesi için tüm olasılıkların listelenmesi gerekir.
2
ppp \leftrightarrow \sim p önermesinin doğruluk değerlerini hesaplayın.
pp doğruyken p\sim p yanlış, pp yanlışken p\sim p doğrudur. İki bileşenin değerleri her zaman zıt olduğundan karşılıklı koşul eklemi (ppp \leftrightarrow \sim p) her iki satırda da Yanlış (YY) sonucunu verir. Bu durum önermenin tutarsız olduğunu gösterir.
Tüm satırlarda yanlış değeri alan önermelerin tutarsızlık özelliğini belirlemek.
3
p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p) önermesinin doğruluk değerlerini her bir satır için hesaplayın.
qpq \rightarrow p bileşeni yalnızca qq doğru ve pp yanlışken Yanlış (YY), diğer durumlarda Doğru (DD) değerini alır. Ana eklem olan koşul eklemi (p(qp)p \rightarrow (q \rightarrow p)) çözümlendiğinde tüm satırlarda Doğru (DD) sonucu elde edilir. Bu durum önermenin geçerli olduğunu kanıtlar.
Tüm satırlarda doğru değeri alan önermelerin geçerlilik özelliğini tespit etmek.
4
pqp \rightarrow q ve pq\sim p \vee q önermelerinin doğruluk değerlerini karşılaştırın.
İki önerme de sırasıyla D, Y, D, D doğruluk değerlerini alır. Bütün satırlarda aynı doğruluk değerlerine sahip oldukları görülür. Bu durum önermelerin eşdeğer olduğunu gösterir.
İki önermenin doğruluk tablosundaki değerlerinin karşılıklı olarak eşdeğerliğini denetlemek.
5
pqp \wedge \sim q önermesinin doğruluk değerlerini hesaplayın.
Önerme yalnızca pp doğru ve qq yanlış olduğunda Doğru (DD) değerini alır. Diğer tüm satırlarda Yanlış (YY) değerini alır. En az bir satırda Doğru aldığı için tutarlı, en az bir satırda Yanlış aldığı için ise geçersizdir.
En az bir satırda doğru ve en az bir satırda yanlış değeri alan önermenin tutarlı ama geçersiz olma durumunu belirlemek.

Anahtar Kavram

Doğruluk Tablosu ile Tutarlılık, Geçerlilik ve Eşdeğerlik Denetleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7655Soru

Aşağıdaki cümlede İslam medeniyetine ait eğitim ve ilim kurumları ile ilgili boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

İslam medeniyetinde özellikle hadis ilimlerinin öğretilmesi ve bu alanda uzman kadroların yetiştirilmesi amacıyla kurulan ihtisas kurumlarına denir. Benzer şekilde, Kur'an-ı Kerim'in usulüne uygun şekilde okunması, ezberlenmesi ve kıraat ilminin öğretilmesi amacıyla kurulan kurumlara ise adı verilir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'Darülhadis', ikinci boşluğa ise 'Darülkurra' kelimeleri gelmelidir.
Metinde geçen ilk tanım doğrudan hadis öğretimi yapan ihtisas kurumu olan Darülhadis'i, ikinci tanım ise Kur'an eğitimi ve kıraat öğretimi yapılan Darülkurra'yı tarif etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tanımı incelemek
Hadis ilimlerinin öğretilmesi ve uzman yetiştirilmesi hedeflenen ihtisas kurumu aranmaktadır.
Hadis öğretimi için kurulan özel kurumlara İslam eğitim tarihinde Darülhadis denir.
2
İkinci tanımı incelemek
Kur'an-ı Kerim eğitimi ve kıraat ilminin öğretildiği kurum aranmaktadır.
Kıraat eğitimi ve hafızlık gibi Kur'an ilimlerinde uzmanlaşmış kurumlara Darülkurra denir.

Anahtar Kavram

İslam Medeniyetinde Bilim ve Düşünce Kurumları
Tahmini Süre:50s
Soru 7656Soru

Hz. Peygamber bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ki doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye sonunda Allah katında sıddîk diye kaydedilir."

Buna göre, hadiste vurgulanan ve kişinin söz, davranış ile niyetlerinde dürüst olmasını ifade eden İslam ahlakındaki temel erdem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıdk

Cevap

Hadiste vurgulanan ve söz, davranış ile niyetlerde dürüst olmayı ifade eden erdem sıdktır.
Verilen hadis-i şerifte yer alan 'doğruluk' ve 'sıddîk' (özü sözü bir olan doğru kişi) ifadeleri doğrudan doğru olmak, dürüst davranmak anlamına gelen sıdk erdemini işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hadis metnindeki anahtar kavramları analiz edin.
Metinde geçen 'doğruluk' ve 'sıddîk' kavramlarının doğrulukla doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Soruda verilen hadisin hangi kavramı vurguladığını tespit etmek.
2
Seçeneklerde yer alan erdemlerin tanımlarını gözden geçirin.
Sıdk kavramının söz, niyet ve davranışlarda dürüstlük anlamına geldiği, adalet, şecaat, iffet ve hikmet kavramlarının ise farklı ahlaki erdemleri ifade ettiği görülür.
Doğru erdem ile hadisteki vurgunun eşleştirilmesini sağlamak.
3
Eşleştirme sonucunda doğru seçeneği belirleyin.
Hadiste övülen ve teşvik edilen değerin sıdk (doğruluk) olduğu sonucuna ulaşılır.
Sorunun doğru cevabını netleştirmek.

Anahtar Kavram

Sıdk erdemi ve İslam ahlakındaki yeri
Soru 7657Soru

Tüm insanlar kanatlıdır.
Sokrates bir insandır.
O hâlde Sokrates kanatlıdır.

Verilen bu akıl yürütme, dış dünyadaki gerçekliğe uymamasına rağmen mantıksal açıdan geçerli kabul edilmektedir.

Buna göre, bu akıl yürütmenin mantıksal olarak geçerli kabul edilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öncüller doğru kabul edildiğinde sonucun mantıksal bir zorunlulukla çıkması

Cevap

Öncüller doğru kabul edildiğinde sonucun mantıksal bir zorunlulukla çıkması
Mantıksal doğruluk (geçerlilik), önermelerin dış dünyadaki olgulara uygunluğunu değil, akıl yürütmenin biçimsel olarak doğru olmasını ve öncüller doğru kabul edildiğinde sonucun zorunlu olarak çıkmasını gerektirir. Örnekte öncüller yanlış olsa bile biçimsel kurala uyulduğu için akıl yürütme geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantıksal geçerlilik ile olgusal doğruluk arasındaki farkın belirlenmesi
Mantıksal geçerlilik (biçimsel doğruluk) önermelerin içeriğine değil, akıl yürütmenin yapısına ve öncüller ile sonuç arasındaki zorunlu ilişkiye bağlıdır.
Soruda verilen örneğin neden mantıksal olarak geçerli olduğunu anlamak.
2
Verilen akıl yürütmenin yapısının analiz edilmesi
Eğer 'Tüm insanlar kanatlıdır' ve 'Sokrates bir insandır' önermelerini doğru kabul edersek, 'Sokrates kanatlıdır' sonucuna varmamız zorunludur.
Öncüller ve sonuç arasındaki mantıksal bağıntıyı test etmek.
3
Doğru seçeneğin saptanması
Öncüller doğru varsayıldığında sonucun zorunlu olarak çıkması durumunun geçerliliği sağladığı görülür.
Seçenekler arasından mantıksal doğruluk tanımına tam uyan ifadeyi seçmek.

Anahtar Kavram

Mantıksal Doğruluk ve Olgusal Doğruluk Ayrımı
Soru 7658Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Hz. Muhammed'in hayatından örnek durumlar ile sağ sütunda verilen peygamberlik görevlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hz. Peygamber'in, bir eline ipeği diğer eline altını alıp 'Bu ikisi ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helaldir.' buyurarak Kur'an-ı Kerim'de yer almayan bir sınırlama getirmesi.
Hz. Peygamber'in, kendisine kötü davranan ve taşlayan Taif halkı için meleklerin helak teklifini reddedip 'Hayır, ben azap vermek için değil, rahmet olarak gönderildim.' diyerek affedici ve hoşgörülü bir tavır sergilemesi.
Hz. Peygamber'in, ilahi vahyi hiçbir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapmadan muhataplarına aynen duyurmas��.
Hz. Peygamber'in, Bakara Suresi'nde geçen 'fecrin beyaz ipliğinin siyah ipliğinden ayırt edilmesi' ifadesini, 'gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığı' şeklinde açıklayarak zihinlerdeki soru işaretlerini gidermesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kur'an'da bulunmayan altın ve ipek yasağı hükmünün konulması Teşri; Taif halkına karşı gösterilen merhamet ve ahlaki duruş Temsil; vahiylerin değiştirilmeden duyurulması Tebliğ; fecrin siyah ve beyaz iplik benzetmesinin açıklanması ise Tebyin göreviyle eşleşmektedir.
Kur'an'da bulunmayan altın ve ipek yasağının belirlenmesi Teşri görevi; Taif halkına merhamet gösterilerek ahlaki örnek oluşturulması Temsil görevi; vahyin aynen aktarılması Tebliğ görevi; mecazi bir ifadenin açıklanması ise Tebyin görevi ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci örnek durumu analiz etme
Kur'an'da doğrudan hükmü bulunmayan bir konuda yasaklama getirilmesi yeni bir hukuki/dinî kural koymaktır.
Teşri kelime anlamıyla 'yasama, hüküm koyma' demektir ve peygamberin vahyin doğrudan değinmediği hususlarda kural belirlemesini ifade eder.
2
İkinci örnek durumu analiz etme
Eziyetlere rağmen affedici davranılması, ahlakın pratik hayata yansıtılarak örnek olunmasıdır.
Temsil, dinin getirdiği inanç ve ahlak esaslarını bizzat yaşayarak insanlara canlı bir örnek (üsve-i hasene) olmaktır.
3
Üçüncü örnek durumu analiz etme
Vahyin eksiltilmeden aktarılması peygamberlik misyonunun temel elçilik görevidir.
Tebliğ, ilahi mesajların muhataplarına aynen duyurulması ve ulaştırılmasıdır.
4
Dördüncü örnek durumu analiz etme
Ayetlerdeki mecazi ifadelerin ne anlama geldiğinin açıklanmasıdır.
Tebyin, Kur'an'ın kapalı, anlaşılması güç veya yoruma açık yönlerini açıklığa kavuşturmaktır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Teşri ve Temsil Görevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7659Soru

İslam inanç esaslarının kendine has bazı nitelikleri bulunmaktadır. Bu nitelikler inancın anlaşılmasını, uygulanmasını ve korunmasını kolaylaştırır. Buna göre, sol sütunda verilen İslam inanç esaslarının temel özellikleri ile sağ sütundaki ilkesel açıklamalar doğru şekilde nasıl eşleştirilmelidir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tevhid merkezli olması
Vahiy kaynaklı (ilahi) olması
Denge esasına (havf ve reca) dayanması
Sade, açık ve anlaşılır olması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevhid merkezli olması özelliği, inanç sisteminin merkezinde Allah'ın birliği ve eşsizliği inancının yer almasıyla; Vahiy kaynaklı (ilahi) olması özelliği, inanç sisteminin doğrudan Allah'tan gelen vahye dayanmasıyla; Denge esasına (havf ve reca) dayanması özelliği, müminin korku ve ümit arasında dengeli bir tutum sergilemesiyle; Sade, açık ve anlaşılır olması özelliği ise inanç esaslarında karmaşık felsefi tartışmalara ve akıl dışı dogmalara yer verilmemesiyle eşleşmektedir.
Tevhid Allah'ın birliğini, vahiy kaynaklı olması kaynağın ilahiliğini, havf ve reca dengesi korku-ümit dengesini, sadelik ve açıklık ise karmaşık dogmaların bulunmamasını temsil eder. Bu durumlar sağ sütundaki ilgili açıklamalarla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'Tevhid merkezli olması' özelliğinin tanımını arayın.
Tevhid, Allah'ın birliği ve benzersizliğidir. Sağ sütundaki üçüncü açıklama doğrudan Allah'ın birliği inancını merkeze almayı ifade ettiği için bu iki unsur eşleşir.
İslam inanç esaslarının temelini oluşturan tevhid ilkesinin tanımını belirlemek amacıyla yapılır.
2
Sol sütundaki 'Vahiy kaynaklı (ilahi) olması' özelliğinin tanımını arayın.
Bu özellik inanç esaslarının kaynağının beşerî değil ilahi (vahiy) olduğunu söyler. Sağ sütundaki birinci açıklama doğrudan vahye dayanmayı ve beşerî müdahaleyi reddetmeyi ifade ettiği için eşleşme kurulur.
İnancın kaynağının belirlenmesi amacıyla yapılır.
3
Sol sütundaki 'Denge esasına (havf ve reca) dayanması' özelliğinin tanımını arayın.
Havf korku, reca ise ümit demektir. Sağ sütundaki dördüncü açıklama Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek ile azabından emin olmamak arasındaki dengeyi belirttiği için eşleşme gerçekleşir.
Müminin psikolojik ve davranışsal dengesini kuran havf-reca kavramını analiz etmek amacıyla yapılır.
4
Sol sütundaki 'Sade, açık ve anlaşılır olması' özelliğinin tanımını arayın.
Bu özellik inançta gizem ve felsefi karmaşa olmamasını ifade eder. Sağ sütundaki ikinci açıklama karmaşık felsefi tartışmaların ve akıl dışı dogmaların bulunmamasını ifade ettiği için eşleşme tamamlanır.
İnanç esaslarının anlaşılırlık ve fıtrîlik yönünü ortaya koymak amacıyla yapılır.

Anahtar Kavram

İslam İnanç Esasları ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7660Soru

İslam düşüncesindeki siyasi-itikadi mezhepler ile bu mezheplerin temel belirleyici özelliklerini doğru ��ekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Haricilik
Şia
Mu'tezile

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Haricilik mezhebi Hakem Olayı sonrası ayrılan ve tekfirci tutumu olan grupla; Şia mezhebi imametin Hz. Ali ve soyuna nassla ait olduğunu savunan grupla; Mu'tezile ise akılcı tutumu ve büyük günah sahibini iki konum arasında gören grupla eşleşir.
Haricilik, Şia ve Mu'tezile mezheplerinin en temel tanımları ve ortaya çıkış zeminleri verilmiştir. Hariciliğin Hakem Olayı sonrası ortaya çıkan tekfirci karakteri, Şia'nın imametin nassla belirlendiği iddiası ve Mu'tezile'nin akılcı yapısı ile büyük günah konusundaki görüşü birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Haricilik tanımını belirleme
Haricilik seçeneği, Hakem Olayı sonrası Hz. Ali'den ayrılan ve tekfirci bir yaklaşıma sahip olan açıklama ile eşleşir.
Hariciler, siyasi ve itikadi olarak Hakem Olayı ile kurumsallaşmış ve katı itikadi kurallar benimsemişlerdir.
2
Şia tanımını belirleme
Şia seçeneği, imameti Hz. Ali ve onun soyunun hakkı olarak gören ve bunun nassla sabit olduğunu savunan açıklama ile eşleşir.
Şia mezhebinin en temel ayırt edici görüşü imamet konusunun inanç esaslarından biri kabul edilmesidir.
3
Mu'tezile tanımını belirleme
Mu'tezile seçeneği, aklı ön plana çıkaran ve büyük günah işleyeni iman ile küfür arasında bir mertebede gören açıklama ile eşleşir.
Mu'tezile'nin beş esasından biri olan el-Menzile beyne'l-menzileteyn ilkesi bu görüşü temsil eder.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde İtikadi ve Siyasi Mezheplerin Temel Görüşleri
ÖncekiSayfa 383 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin