Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 7621Soru

Klasik mantıkta karşı olum karesine göre, aynı özne ve yükleme sahip tümel olumlu (AA) bir önerme doğru olduğunda, bu önermenin çelişiği olan tikel olumsuz (OO) önerme zorunlu olarak yanlış değerini alır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Klasik mantıktaki karşı olum karesine göre çelişik önermeler zıt doğruluk de��erleri taşır; dolayısıyla tümel olumlu önerme doğruyken tikel olumsuz önerme zorunlu olarak yanlıştır.
İfade doğrudur çünkü karşı olum karesine göre çelişik olan tümel olumlu (AA) ve tikel olumsuz (OO) önermeler aynı anda aynı doğruluk değerini alamazlar. Birinin doğru olduğu durumda diğeri zorunlu olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin türlerini ve aralarındaki ilişkiyi belirleyin.
Tümel olumlu (AA) önerme ile tikel olumsuz (OO) önerme karşı olum karesinde birbirinin çelişiğidir.
Çelişiklik ilişkisi, nitelik (olumlu/olumsuz) ve nicelik (tümel/tikel) bakımından farklı olan önermeler arasında kurulur.
2
Çelişik önermeler arasındaki doğruluk değeri geçiş kuralın�� uygulayın.
Eğer tümel olumlu (AA) önerme doğru (DD) ise, çelişiği olan tikel olumsuz (OO) önerme zorunlu olarak yanlış (YY) değerini alır.
Çelişik önermeler kuralları gereği aynı anda doğru veya aynı anda yanlış olamazlar; her zaman zıt doğruluk değerine sahip olurlar.

Anahtar Kavram

Çelişik önermelerin doğruluk değerleri
Tahmini Süre:45s
Soru 7622Soru

İslam kelamında ve düşüncesinde iman-bilgi ilişkisi açıklanırken, imanın mahiyeti ve dereceleriyle ilgili çeşitli kavramlar üzerinde durulmuştur. Aşağıda verilen iman-bilgi ilişkisiyle ilgili kavramları ve bu kavramların kelamî tanımlarını doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Marifet
Tasdik
İkrar
Tahkiki İman

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Marifet kavramı Yaratıcı'yı isim ve sıfatlarıyla zihnen tanımakla; tasdik kavramı inancın kalpte kabul edilip onaylanmasıyla; ikrar kavramı inancın dille beyan edilip hukuki statü kazanmasıyla; tahkiki iman ise bilgi ve araştırmaya dayalı sarsılmaz inançla eşleşmektedir.
Marifet kavramı zihnen tanıma ve bilme; tasdik kalben onaylama; ikrar dille beyan etme; tahkiki iman ise bilgi ve araştırmaya dayalı inanç anlamına geldiği için bu eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Marifet ve tasdik kavramları arasındaki farkı belirlemek.
Marifet zihinsel düzeyde bir şeyi bilmek ve tanımaktır; tasdik ise bilginin ötesinde kalben onaylama ve kabule dayanır.
İman-bilgi ilişkisinde bilginin imana dönüşebilmesi için tasdikin (kalben onaylamanın) şart olduğunu anlamak.
2
İkrar ve tahkiki iman kavramlarının tanımlarını analiz etmek.
İkrar dille beyan etmeyi ifade eder ve hukuki boyutu temsil eder; tahkiki iman ise taklidi imanın aksine bilgi ve araştırmaya dayanır.
Kavramları kelamî tanımlarıyla doğru şekilde ilişkilendirerek eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

İman ve Bilgi İlişkisi bağlamında marifet, tasdik, ikrar ve tahkiki iman kavramlarının tanımları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7623Soru

Klasik mantıkta AA ve BB gibi iki kavramın kaplamları (içine aldıkları elemanlar) arasındaki ilişkiler ile bu ilişkilerin sözel önermelerle olan karşılıkları bulunmaktadır. Aşağıdaki sol sütunda verilen kavramlar arası ilişki türlerini, sağ sütundaki bu ilişkileri doğru şekilde ifade eden önerme çifti/koşulları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eşitlik İlişkisi (AA ve BB kavramları arasında)
Ayrıklık İlişkisi (AA ve BB kavramları arasında)
Tam Girişimlik İlişkisi (AA kavramının BB kavramını kaplamca içine alması)
Eksik Girişimlik İlişkisi (AA ve BB kavramları arasında)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşitlik İlişkisi -> 'Bütün A'lar B'dir ve bütün B'ler A'dır.' koşulu; Ayrıklık İlişkisi -> 'Hiçbir A, B değildir ve hiçbir B, A değildir.' koşulu; Tam Girişimlik İlişkisi -> 'Bütün B'ler A'dır önermesi doğruyken bazı A'lar B değildir' koşulu; Eksik Girişimlik İlişkisi -> 'Bazı A'lar B'dir ve bazı A'lar B değildir' koşulu ile eşleşmektedir.
Eşitlik ilişkisi karşılıklı tümel olumluluğu; ayrılık ilişkisi karşılıklı tümel olumsuzluğu; tam girişimlik bir kavramın diğerinin tüm elemanlarını içermesini; eksik girişimlik ise her iki kavramın da sadece bir kısım elemanlarının ortak olmasını gerektirir. Eşleştirmeler bu mantıksal tanımlarla tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eşitlik ilişkisinin mantıksal yapısını analiz etme
Eşitlik ilişkisinde iki küme birbirine eşittir (A=BA = B). Dolayısıyla, hem AA'nın tüm elemanları BB'ye hem de BB'nin tüm elemanları AA'ya dahildir. Bu durum "Bütün AA'lar BB'dir." ve "Bütün BB'ler AA'dır." önermeleriyle ifade edilir.
İki yönlü tümel kapsama ilişkisini belirlemek için.
2
Ayrıklık ilişkisinin mantıksal yapısını analiz etme
Ayrıklık ilişkisinde iki kümenin kesişimi boştur (AB=A \cap B = \emptyset). Bu durumda hiçbir eleman ortak olamaz. Dolayısıyla "Hiçbir AA, BB değildir." ve "Hiçbir BB, AA değildir." önermeleri doğru olur.
Ortak elemanın bulunmadığı durumu saptamak için.
3
Tam girişimlik ilişkisinin mantıksal yapısını analiz etme
A'nın B'yi tam girişimlikle kapsaması, B'nin A'nın öz alt kümesi olması demektir (BAB \subset A ve BAB \neq A). Bu durumda, bütün B'ler A'ya dahildir fakat A'da olup B'de olmayan elemanlar da mevcuttur. Yani, "Bütün BB'ler AA'dır." önermesi doğruyken, "Bazı AA'lar BB değildir." önermesi de doğru olur.
Alt küme ve kapsama yönünü doğru tespit etmek için.
4
Eksik girişimlik ilişkisinin mantıksal yapısını analiz etme
Eksik girişimlik ilişkisinde iki kavramın kesişimi vardır fakat birbirlerini tamamen kapsamazlar. Bu durumda hem ortak elemanlar bulunur hem de her bir kümenin diğerinden farklı elemanları vardır. Dolayısıyla "Bazı AA'lar BB'dir." (kesişim bölgesi) ve "Bazı AA'lar BB değildir." (A'nın B'de olmayan kısmı) önermeleri birlikte doğrudur.
Kısmi ortaklık ve kısmi ayrılık durumunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Kavramlar Arası İlişkiler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7624Soru

(pq)(pr)\sim(p \rightarrow q) \land (p \lor r) bileşik önermesinin çözümleyici çizelge (ağaç) yöntemi kullanılarak tutarlılığının denetlenmesi hedeflenmektedir. Bu denetleme sürecinde uygulanacak çözümleme adımlarının mantıksal ve kuralsal sırasını ilk adımdan son adıma doğru düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çözümleme adımlarının doğru sırası: kök önermenin yazılması, tümel evetleme kuralı ile bileşenlerin alt alta yazılması, öncelik kuralı gereği değillenmiş koşul önermesinin çözümlenmesi, tikel evetleme önermesine çatal açma kuralının uygulanması ve son olarak yolların denetlenip tutarlılık kararının verilmesidir.
Doğru sıralamada öncelikle kök önerme belirlenir. Ardından ana eklem olan tümel evetleme çözümlenerek bileşenler alt alta yazılır. Bir sonraki aşamada çizelge kurallarındaki en temel öncelik olan 'alt alta yazma kuralının çatal açmaya önceliği' uygulanır ve değillenmiş koşul önermesi çözümlenir. Daha sonra tikel evetleme önermesi çözümlenerek çatal açılır. Son olarak yollar denetlenerek tutarlılık kararı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç önermesini belirleme
(pq)(pr)\sim(p \rightarrow q) \land (p \lor r) önermesi çizelgenin tepesine kök (1. adım) olarak yazılır.
Çözümleyici çizelgede her zaman denetlenecek önerme veya önermeler başlangıç adımı olarak kabul edilir.
2
Kök önermenin ana eklemini çözümleme
Tümel evetleme (\land) kuralına göre bileşenler olan (pq)\sim(p \rightarrow q) ve prp \lor r alt alta yazılır.
Ana eklem en dıştaki eklemdir ve önermeyi bölmek için ilk olarak ana ekleme kural uygulanmalıdır.
3
Alt alta yazma öncelik kuralını uygulama
Değillenmiş koşul eklemi [(pq)\sim(p \rightarrow q)] çözümlenerek alt alta pp ve q\sim q yazılır.
Çözümleyici çizelgede alt alta yazma kuralları (değillenmiş koşul gibi), çatal açma kurallarına (tikel evetleme gibi) göre işlem önceliğine sahiptir.
4
Çatal açma kuralını uygulama
prp \lor r önermesi çözümlenerek iki ayrı kola ayrılır (pp ve rr).
Alt alta yazma işlemleri tamamlandığı için sıra çatal açma kuralı gerektiren tikel evetleme eklemine gelmiştir.
5
Yolları denetleme ve tutarlılık kararını verme
Açık yollardan en az birinde çelişen (aynı anda pp ve p\sim p gibi) önermeler olmadığı görülür ve önermenin tutarlı olduğuna karar verilmesi.
Çümlenmemiş bileşik önerme kalmadığında, yolların açık veya kapalı olması denetlenerek geçerlilik/tutarlılık sonucu elde edilir.

Anahtar Kavram

Çözümleyici çizelge çözümleme kuralları ve alt alta yazmanın çatal açmaya önceliği kuralı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7625Soru

Bir ülkede eğitim sisteminde yaşanan aksaklıkları gidermek ve kurumu günün koşullarına daha uygun hale getirmek amacıyla, mevcut yapıyı tamamen ortadan kaldırmadan yasal çerçevede yapılan planlı iyileştirme çalışmaları yürütülmüştür. Bu çalışmalarda görülen toplumsal değişme türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reform

Cevap

Reform
Parçada belirtilen mevcut yapıyı tamamen ortadan kaldırmadan yasal çerçevede yapılan planlı iyileştirme çalışmaları, toplumsal kurumların aksayan yönlerinin düzeltilmesini amaçlayan 'reform' kavramını doğrudan tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etmek.
Mevcut eğitim kurumunun tamamen ortadan kaldırılmadan, aksaklıklarının giderilmesi amacıyla yasal ve planlı çalışmalar yapıldığı belirlenmiştir.
Soruda tanımlanan toplumsal değişmenin temel niteliğini saptamak için.
2
Belirlenen nitelikleri toplumsal değişme türleri ile karşılaştırmak.
Kurumsal yapının korunarak planlı ve yasal yollarla iyileştirilmesi kavramının sosyolojide 'reform' terimine karşılık geldiği görülmüştür.
Doğru kavrama ulaşarak seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Toplumsal değişme türlerinden reform kavramı
Tahmini Süre:45s
Soru 7626Soru

Değerler, kaynağı bakımından dinî değerler ve örfi değerler (örf ve âdetler) olarak sınıflandırılabilir. Dinî değerler, kaynağını ilahi vahiyle alan, evrensel ve değişmez nitelikteki ahlaki ilkelerdir. Örf ve âdetler ise bir toplumun tarihsel süreç içinde oluşturduğu, kültürel birikime dayanan ve zamana göre değişiklik gösterebilen geleneksel uygulamalardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan ilahi vahiy kaynaklı evrensel bir dinî değerden ziyade, toplumsal örf ve âdetlerin etkisiyle şekillenmiş kültürel bir uygulamadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bayram ziyaretlerinde büyüklerin elini öpmek

Cevap

Bayram ziyaretlerinde büyüklerin elini öpmek
Bayram ziyaretlerinde büyüklerin elini öpmek uygulaması, doğrudan ilahi vahiyle belirlenmiş evrensel bir dinî kural olmaktan ziyade, Türk-İslam kültürü içinde tarihsel süreçte şekillenmiş, saygı temelli bir örf ve âdettir. Bu yönüyle diğer seçeneklerdeki doğrudan vahiy temelli ahlak kurallarından ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Dinî değerler ile örfi değerlerin kaynak farkını belirlemek.
Dinî değerler vahiy kaynaklı ve evrenseldir; örf ve âdetler ise kültürel birikime dayalı, yerel ve değişken uygulamalardır.
Soruda istenen kavramsal ayrımı doğru şekilde yapabilmek.
2
Seçeneklerdeki ahlaki davranışları kaynakları yönünden analiz etmek.
Ahde vefa, dürüst ticaret, infak ve adalet doğrudan Kur'an ve sünnet kaynaklı evrensel değerlerdir. Bayramda büyüklerin elini öpmek ise Türk-İslam kültüründe gelişmiş örfi bir uygulamadır.
Kültürel kökenli olan seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

Dinî Değerler ve Örf/Âdet Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 7627Soru

Sanayi 4.0 dönüşümüyle birlikte iş gücü piyasasının teknik beceri talebi artmış, devlet bu ihtiyacı karşılamak amacıyla mesleki ve teknik eğitim yatırımlarını hızlandırmıştır. Eğitim kurumlarının bu yolla bireylere mesleki formasyon kazandırarak onları iş gücüne katması, eğitimin açık işlevlerinden biridir. Ancak yapılan araştırmalar; üst sosyoekonomik düzeydeki ailelerin sosyal ve kültürel sermayelerini kullanarak çocuklarını prestijli teknik üniversitelere yerleştirdiklerini, alt gelir grubundaki ailelerin çocuklarının ise daha düşük gelir getiren ve ara eleman yetiştiren okullara yöneldiğini göstermektedir. Bu durum, eğitim sisteminin liyakate (meritokrasi) dayalı dikey toplumsal hareketliliği sağlama iddiasına rağmen, arka planda mevcut sınıfsal eşitsizlikleri yeniden ürettiğini ortaya koymaktadır.

Bu parçadan hareketle, eğitim kurumu ile toplumsal yapı arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim kurumu, sağladığı fırsat eşitliği sayesinde bireyin aile geçmişinden kaynaklanan sınıfsal farklılıkları tamamen önemsizleştirerek her koşulda dikey hareketlilik gerçekleştirmesini sağlar.

Cevap

Eğitim kurumu, sağladığı fırsat eşitliği sayesinde bireyin aile geçmişinden kaynaklanan sınıfsal farklılıkları tamamen önemsizleştirerek her koşulda dikey hareketlilik gerçekleştirmesini sağlar seçeneğindeki yargıya ulaşılamaz.
Parçada eğitimin liyakate dayalı dikey hareketlilik sağlama iddiasına rağmen, ailelerin sahip olduğu kültürel ve sosyal sermaye farkları nedeniyle sınıfsal eşitsizlikleri arka planda yeniden ürettiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla, eğitimin aile geçmişinden kaynaklanan eşitsizlikleri tamamen önemsizleştirerek her koşulda dikey hareketlilik sağladığını savunan yargı parçayla doğrudan çelişir ve ulaşılamaz bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki eğitim ve ekonomi etkileşimini çözümleme
Sanayi 4.0 dönüşümünün teknik beceri ihtiyacını artırdığı ve devletin bu doğrultuda teknik eğitime yöneldiği tespit edilir. Bu durum eğitimin açık işlevini ve ekonomiyle ilişkisini doğrular.
Seçeneklerdeki ekonomi ve eğitim işlevine dair yargıların doğruluğunu test etmek.
2
Aile faktörünün ve sınıfsal kökenlerin eğitime etkisini değerlendirme
Üst sosyoekonomik sınıfların kendi sosyal/kültürel sermayelerini kullanarak çocuklarını daha iyi okullara yerleştirdiği, alt sınıfların ise daha düşük gelirli işlere yöneldiği görülür. Bu durum liyakate dayalı dikey hareketliliğin önünde aile kökeninin bir engel oluşturabildiğini doğrular.
Sermaye farklarının ve dikey hareketlilik engellerinin parçadaki karşılığını bulmak.
3
Eğitimin açık ve gizli işlevleri ile meritokrasi (liyakate dayalılık) iddiasını karşılaştırma
Eğitimin açık işlevinin mesleki eğitim vermek olduğu, ancak gizli işlev olarak eşitsizlikleri yeniden ürettiği anlaşılır. Dolayısıyla eğitimin aile geçmişini tamamen sıfırlayarak her koşulda dikey hareketlilik sağladığı tezi parçayla çelişmektedir.
En genel ve ulaşılamaz olan yanlış yargıyı belirleyerek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Eğitimin açık ve gizli işlevleri, toplumsal hareketlilik, meritokrasi ve eğitim-aile-ekonomi ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7628Soru

İslam inanç esaslarının yapısı ve birey tarafından kabul ediliş süreciyle ilgili bir makalede şu tespitlere yer verilmiştir:

I. İnanç esasları bir bütün oluşturur; inanılması gereken hususların bir kısmına inanıp bir kısmını reddetmek, inanç sisteminin tamamını geçersiz kılar.
II. İslam'da iman, körü körüne bir teslimiyetten ziyade, bireyin aklını kullanmasını, deliller üzerinde düşünmesini ve araştırarak (tahkiki) inanmasını teşvik eder.
III. Dinde imanın geçerliliği için kişinin dışarıdan bir baskı, tehdit veya zorlama altında kalmaksızın, kendi isteğiyle kalben tasdik etmesi şarttır.

Bu tespitlerde sırasıyla İslam inanç esaslarının hangi özelliklerine vurgu yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) - Dogmatik olmama - Hür iradeye dayanma

Cevap

Bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) - Dogmatik olmama - Hür iradeye dayanma
Doğru olan seçenekte belirtilen inanç esaslarının parçalanamaz bütünlüğü 'bölünmezlik' (tecezzi kabul etmeme) özelliğini; aklın kullanılması ve delil arama süreci inanç esaslarının 'dogmatik olmadığını'; zorlama olmaksızın inanma ilkesi ise imanın 'hür iradeye dayanması' gerektiğini ifade eder. Bu özellikler metindeki I, II ve III numaralı tespitlerle sırasıyla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tespitte yer alan 'inanç esaslarının bir bütün oluşturduğu ve bir kısmının reddinin tamamını geçersiz kılacağı' ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, İslam inanç esaslarının bölünmez bir bütün olması (tecezzi kabul etmeme) özelliğini gösterir.
İnanç esaslarının parçalanamaz yapısı, sistemin tamamına inanmayı gerektirir ve tecezziyi dışlar.
2
İkinci tespitteki 'körü körüne teslimiyet yerine bireyin aklını kullanması ve araştırarak (tahkiki) inanması' ifadesini incelemek.
Bu ifade, İslam inanç esaslarının dogmatik olmadığını gösterir.
Dogmatik sistemlerin aksine İslam, inancın akılla temellendirilmesini ve delillere dayandırılmasını ister.
3
Üçüncü tespitteki 'baskı, tehdit ve zorlama olmaksızın kendi isteğiyle kalben tasdik etmesi' şartını değerlendirmek.
Bu şart, inanç esaslarının kabulünde hür iradenin esas olduğunu ortaya koyar.
İslam kelamına göre zorlama (ikrah) altında yapılan iman geçersizdir; imanın kalbi tasdike ve özgür seçime dayanması gerekir.

Anahtar Kavram

İslam inanç esaslarının özellikleri (tecezzi kabul etmeme, dogmatik olmama, hür iradeye dayanma)
Soru 7629Soru

Tasavvuf düşüncesinde bilginin dereceleri üzerinde durulmuştur. Akıl ve duyu organlarıyla elde edilen bilgilerin ötesinde, kalbin tasfiyesi (temizlenmesi) ve nefsin tezkiyesiyle (arındırılmasıyla) ulaşılan, kulun Allah'ı doğrudan kalbiyle tanımasını sağlayan özel bir bilgi türü vardır. Yunus Emre'nin,

*İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir*
*Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır*

dizeleriyle de işaret ettiği, insanın kendini tanıyarak ilahi gerçekliğe ve Allah bilgisine ulaşmasını ifade eden bu tasavvufi kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marifet

Cevap

Marifet
Tasavvufta akıl ve nakil sınırlarının ötesinde, doğrudan sezgi, keşif ve ilham yoluyla elde edilen kalbi bilgiye 'marifet' denir. Yunus Emre'nin 'kendini bilmek' olarak tanımladığı ve okumanın asıl amacı olarak gösterdiği olgu, insanın kendi hakikatini keşfederek yaratıcısını doğrudan ve içsel bir tecrübeyle bilmesi yani marifete ulaşmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen tanım ve Yunus Emre'nin dizelerini analiz etmek.
Dizelerde insanın 'kendini bilmesi' ile ulaştığı nihai ve gerçek bilgi hedeflenmektedir. Bu bilgi, akıl ve duyuların ötesinde kalbi bir tanımadır.
Tasavvuf felsefesinde 'Kendini bilen, Rabbini bilir' düsturu gereğince ilahi bilgiye ulaşma süreci açıklanmaktadır.
2
Seçeneklerde verilen tasavvufi terimlerin tanımlarını karşılaştırmak.
Tasavvufta Allah'ı vasıtasız ve kalbi tecrübeyle tanıma durumuna 'marifet' (marifetullah) adı verilir.
Diğer kavramlar (zühd, ihsan, seyr-i süluk, hal) bilginin kendisini değil; ahlaki tavırları, ibadet bilincini, manevi yolculuğu veya geçici durumları ifade eder.

Anahtar Kavram

Marifet kavramı ve tasavvuf felsefesindeki bilgi anlayışı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7630Soru

Yüklemler mantığında çözümleyici çizelge (semantik tablo) ile denetleme yapılırken, aynı yol üzerinde hem tümel niceleyici (\forall) hem de tikel niceleyici (\exists) içeren önermeler bulunduğunda, tümel özelleme işleminin tikel özelleme işleminden önce yapılması zorunludur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

��fade yanlıştır. Yüklemler mantığında çözümleyici çizelge ile denetleme yapılırken öncelik sırası tikel özellemeye aittir.
Verilen ifade yanlıştır çünkü çözümleyici çizelge kurallarına göre, aynı yol üzerinde tikel özelleme işlemi her zaman tümel özelleme işleminden önce yapılmalıdır. Böylece tikel özelleme için gerekli olan 'yolda daha önce geçmemiş yeni bir ad sembolü kullanma' kuralı ihlal edilmemiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Özelleme kurallarının öncelik sırasını hatırlayın.
Tikel özellemenin (\exists) tümel özellemeden (\forall) önce yapılması gerektiği belirlenir.
Tikel özellemede yolda daha önce geçmeyen yeni bir ad sembolünün kullanılması zorunludur. Eğer tümel özelleme önce yapılırsa, tikel özelleme için kullanılacak ad sembolü serbestçe seçilemeyebilir veya kural ihlal edilebilir.
2
Soru kökündeki önermeyi bu kural ile karşılaştırın.
Önermedeki 'tümel özellemenin tikel özellemeden önce yapılması zorunludur' iddiasının kuralın tam tersi olduğu görülür.
Doğru işlem sırasının önce tikel özelleme, sonra tümel özelleme olduğu doğrulanır.

Anahtar Kavram

Yüklemler mantığında özelleme öncelik sırası kuralı
Soru 7631Soru

Aşağıda sol sütunda verilen dinî yorum farklılıklarının sebeplerini, sağ sütundaki örnek durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Siyasi Sebepler
Sosyal ve Kültürel Sebepler
İnsanın Yapısından Kaynaklanan Sebepler
Coğrafi Sebepler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Siyasi Sebepler - Hz. Peygamber’in vefatından sonra halifeliğin kimin hakkı olduğu tartışmaları; Sosyal ve Kültürel Sebepler - Fetihler sonucunda farklı milletlerin örf ve adetleriyle karşılaşılması; İnsanın Yapısından Kaynaklanan Sebepler - İnsanların mizaç, karakter ve ilgi alanlarının farklı olması; Coğrafi Sebepler - Çöl veya dağlık bölgelerde yaşayanlar ile şehirde yaşayanların pratik ihtiyaçlarının farklılık göstermesi.
Siyasi sebepler devlet yönetimi ve hilafet gibi otorite konularını; sosyal ve kültürel sebepler fetihlerle gelen kültürel etkileşimleri ve örfleri; insanın yapısından kaynaklanan sebepler mizaç ve yetenek farklılıklarını; coğrafi sebepler ise fiziksel çevre ve yerleşim koşullarının pratik yaşama etkilerini kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Eşleştirilmesi istenen yorum farklılığı sebeplerinin tanımlarını analiz etme.
Siyasi, sosyal/kültürel, insani ve coğrafi faktörlerin teorik çerçevesi belirlenir.
Sağ taraftaki tarihsel ve pratik durumları doğru kategorilere yerleştirmek için.
2
Sağ taraftaki her bir öncülü en uygun kategori ile eşleştirme.
Hilafet tartışması yönetime ait olduğu için siyasiye; örf ve adetlerin değişimi sosyale; mizaç ve karakter insana; çöl ile şehir hayatı koşulları ise coğrafi sebebe bağlanır.
Kavramların örnek olaylarla tam olarak örtüşmesini sağlamak için.

Anahtar Kavram

Dinî Yorum Farklılıklarının Sebepleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7632Soru

Aşağıda verilen Budizm inancına ait temel kavramları karşılarındaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nirvana
Dört Yüce Hakikat
Sekiz Dilimli Yol

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nirvana kavramı dünyevi arzuların söndürülmesiyle ulaşılan aydınlanma durumuyla; Dört Yüce Hakikat kavramı acının kaynağı ve kurtuluş yolunu açıklayan inanç esasıyla; Sekiz Dilimli Yol kavram�� ise acıyı sona erdirmek için takip edilen sekiz ahlaki yaşam ilkesiyle eşleşmelidir.
Nirvana kavramı dünyevi arzuların ve bencilliklerin sönerek nihai huzura kavuşulmasını; Dört Yüce Hakikat acının varlığı, kaynağı ve çözümünü açıklayan temel inancı; Sekiz Dilimli Yol ise bu kurtuluşa ulaşmak için uyulması gereken ahlaki ve zihinsel ilkeleri ifade ettiği için yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Nirvana kavramının tanımını belirleme
Nirvana kavramı, 'Dünyevi arzu, ihtiras ve bencilliklerin tamamen söndürülmesiyle ulaşılan nihai aydınlanma, kurtuluş ve iç huzur durumu' ifadesiyle eşleşir.
Nirvana kelime anlamı olarak 'sönmek' demektir ve Budist öğretide ihtirasların sönmesini simgeler.
2
Dört Yüce Hakikat kavramının tanımını belirleme
Dört Yüce Hakikat, 'Budizm'de varoluşun temelindeki acı ve ıstırabın kaynağını, bu acının sona erdirilebileceğini ve kurtuluş yolunu açıklayan temel inanç esası' ifadesiyle eşleşir.
Dört Yüce Hakikat; acının varlığı, kaynağı, yok edilmesi ve yok edilme yolu olmak üzere dört temel esastan oluşur.
3
Sekiz Dilimli Yol kavramının tanımını belirleme
Sekiz Dilimli Yol, 'Acıyı sona erdirip nihai kurtuluşa ulaşmak amacıyla takip edilen; doğru inanç, doğru davranış ve doğru meditasyon gibi adımlardan oluşan ahlaki yaşam ilkeleri' ifadesiyle eşleşir.
Sekiz Dilimli Yol, Dört Yüce Hakikat'in sonuncusu olan 'acıdan kurtulmanın yolu'nu gerçekleştirmek için uyulması gereken sekiz pratik aşamayı belirtir.

Anahtar Kavram

Budizm'in Temel Öğretileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7633Soru

Bir mantık dersinde öğrencilerden (pq)\sim (p \rightarrow q) ve pqp \wedge \sim q önermelerinin doğruluk tablosunu hazırlayarak tutarlılık, geçerlilik ve eşdeğerlik durumlarını denetlemeleri istenmiştir. Doğruluk tablosunu hatasız bir şekilde tamamlayan bir öğrencinin, bu iki önermeyle ilgili ulaştığı aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki önerme de tek başına tutarlıdır ancak geçersizdir; ayrıca tüm satırlarda aynı doğruluk değerlerini aldıkları için eşdeğerdir.

Cevap

Her iki önerme de tek başına tutarl��dır ancak geçersizdir; ayrıca tüm satırlarda aynı doğruluk değerlerini aldıkları için eşdeğerdir.
Her iki önerme de doğruluk tablosunda en az bir satırda (ikinci satırda) 'Doğru' değeri aldığı için tutarlıdır. Ancak tablonun tamamında 'Doğru' değeri alamadıkları için (birinci, üçüncü ve dördüncü satırlarda 'Yanlış' aldıklarından) geçersizdirler. Buna ek olarak, her iki önerme de tüm yorumlama satırlarında birebir aynı doğruluk değerlerini (Y, D, Y, Y) aldığı için eşdeğerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermelerin bileşenlerini belirleme ve doğruluk tablosu satırlarını oluşturma.
pp ve qq olmak üzere iki farklı basit önerme bulunduğundan 22=42^2 = 4 farklı doğruluk satırı (DD, DY, YD, YY) oluşturulur.
Doğruluk tablosu denetlemesi yapabilmek için tüm olası yorumlama durumlarının listelenmesi gerekir.
2
(pq)\sim(p \rightarrow q) ve pqp \wedge \sim q önermelerinin doğruluk değerlerini hesaplama.
İlk önerme olan (pq)\sim(p \rightarrow q) sırasıyla Y, D, Y, Y değerlerini alır. İkinci önerme olan pqp \wedge \sim q da sırasıyla Y, D, Y, Y değerlerini alır.
Önermelerin geçerlilik, tutarlılık ve eşdeğerlik durumlarını belirlemek için her bir yorumlama satırındaki doğruluk değerlerinin bilinmesi şarttır.
3
Hesaplanan doğruluk değerlerini tutarlılık, geçerlilik ve eşdeğerlik tanımlarına göre yorumlama.
Her iki önerme de en az bir satırda (ikinci satır) 'Doğru' (D) değeri aldığı için tutarlıdır. Tüm satırlarda 'Doğru' alamadıkları için geçersizdir. Tüm satırlarda aynı doğruluk değerlerini (Y, D, Y, Y) aldıkları için eşdeğerdir.
Sembolik mantıkta tutarlılık en az bir doğru yorum, geçerlilik tüm yorumların doğru olması, eşdeğerlik ise tüm satırlarda aynı değerlerin alınması esasına dayanır.

Anahtar Kavram

Doğruluk tablosu kullanarak önermelerin tutarlılık, geçerlilik ve eşdeğerlik durumlarının denetlenmesi.
Soru 7634Soru

Salih amelin kabul edilmesi ve dinen geçerli sayılması için bazı temel şartlar ve ölçütler bulunmaktadır. Aşağıda verilen salih amele dair tanımlamaları, karşılarında yer alan kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İbadet ve güzel davranışların sadece Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla, gösteriş ve menfaatten uzak şekilde yapılması.
Yapılan amellerin dinen geçerli sayılması ve Allah katında değer bulması için kalpten inanmayı gerektiren temel ön şart.
İyi ve yararlı davranışların Kur'an'ın rehberliğinde ve Hz. Peygamber'in gösterdiği örnekliğe göre yerine getirilmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İbadetlerin sadece Allah rızası için yapılması ihlas kavramıyla, kabul için temel ön şart olan inanma durumu iman kavramıyla, peygamberin örnekliğine göre yapılması ise sünnete uygunluk kavramıyla eşleşmektedir.
Tanımlardaki anahtar kelimeler incelendiğinde; 'yalnızca Allah rızası' ihlası, 'kabulün temel ön şartı' imanı ve 'Peygamber'in gösterdiği örnekliğe uygunluk' ise sünnete uygunluğu temsil etmektedir. Dolayısıyla doğru eşleştirme bu şekildedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tanımda yer alan 'sadece Allah rızası için yapılması' ve 'gösterişten uzak olunması' ifadelerini analiz etmek.
Bu özelliklerin dini terim olarak ihlas kavramına karşılık geldiği belirlenir.
İhlas, ibadetlerde samimiyeti ve sadece Allah'ın hoşnutluğunu aramayı ifade eden temel bir kavramdır.
2
İkinci tanımda belirtilen 'amellerin dinen geçerli olması için gereken temel ön şart' ifadesini incelemek.
Kur'an-ı Kerim'de salih amellerin imanla birlikte zikredildiği ve amelin kabulü için imanın ön şart olduğu sonucuna varılır.
İslam inancına göre ahirette amellerin değer bulması, kişinin Allah'a ve O'nun bildirdiklerine inanmasına bağlıdır.
3
Üçüncü tanımda geçen 'Hz. Peygamber'in gösterdiği örnekliğe göre yerine getirilmesi' ifadesini değerlendirmek.
Bu şartın sünnete uygunluk ile örtüştüğü tespit edilir.
İbadet ve davranışların kabul edilebilmesi için Peygamber Efendimiz'in uygulamalarına ve sünnetine göre yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

Salih Amel ve Kabul Şartları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7635Soru

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri ile bu görevlerin İslam dinindeki işlevsel tanımları aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki peygamberlik görevlerini sağ sütundaki en uygun tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tebliğ
Tebyin
Teşri
Temsil

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tebliğ görevi vahyin aynen ulaştırılmasıyla; tebyin görevi kapalı hükümlerin açıklanıp detaylandırılmasıyla; teşri görevi Kur'an'da doğrudan bulunmayan konularda hüküm konulmasıyla; temsil görevi ise dinin ilkelerinin bizzat yaşanarak örnek olunmasıyla eşleşmektedir.
Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüyle ilgili dört temel görev olan tebliğ, tebyin, teşri ve temsil kavramları, dinin ulaştırılması, açıklanması, hükme bağlanması ve yaşanarak örnek olunması süreçlerini karşılar. Yapılan eşleştirmeler bu kavramların terimsel anlamlarıyla tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tebliğ kavramının analizi ve e��leştirilmesi
Tebliğ kelimesi ulaştırmak, duyurmak anlamına gelir. Peygamberlerin Allah'tan aldıkları vahiyleri insanlara eksiksiz ulaştırmasını ifade eder. Bu tanım sağ sütundaki 'Vahyin insanlara herhangi bir ekleme veya çıkarma yapılmadan, Allah'tan alındığı şekliyle aynen ulaştırılması ve duyurulması.' ifadesiyle eşleşir.
Kavramın terim anlamının doğrudan tespiti için.
2
Tebyin kavramının analizi ve eşleştirilmesi
Tebyin, kelime anlamı olarak beyan etmek, açıklığa kavuşturmak demektir. Peygamber'in Kur'an ayetlerindeki kapalı hususları, mücmel ifadeleri açıklaması bu görev kapsamındadır. Bu durum sağ sütundaki 'Kur'an-ı Kerim'deki kapalı kalmış hükümlerin ve ibadetlerin nasıl yapılacağının açıklanıp detaylandırılması.' ifadesiyle eşleşir.
Peygamberin tefsir ve açıklama fonksiyonunun belirlenmesi için.
3
Teşri kavramının analizi ve eşleştirilmesi
Teşri, şeriat yapma yani yasa/hüküm koyma demektir. Hz. Muhammed'in Kur'an'da doğrudan yer almayan konularda helal ve haram belirleme yetkisini ifade eder. Bu durum sağ sütundaki 'Kur'an-ı Kerim'de doğrudan hükmü bulunmayan yeni durumlarda dinî bir kural veya helal/haram sınırı belirlenmesi.' ifadesiyle eşleşir.
Peygamberin yasama ve kural koyma yetkisinin tanımlanması için.
4
Temsil kavramının analizi ve eşleştirilmesi
Temsil, bir modeli bizzat yaşayarak göstermek, örnek olmak demektir. Hz. Peygamber'in İslam dininin ahlak ve ibadet esaslarını kendi hayatında en mükemmel şekilde sergilemesi bu görev kapsamındadır. Bu durum sağ sütundaki 'İslam'ın getirdiği inanç, ibadet ve ahlak ilkelerinin hayatın içinde bizzat uygulanarak somut bir rehber ve model oluşturulması.' ifadesiyle eşleşir.
Peygamberin 'üsve-i hasene' (en güzel örnek) olma yönünün ayırt edilmesi için.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik yönü kapsamında üstlendiği tebliğ, tebyin, teşri ve temsil görevlerinin tanımları ve dinî işlevleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7636Soru

Klasik mantıkta bir önermenin doğruluk değerini ve niteliğini değiştirmeden, öznesini yüklem, yüklemini de özne yapma işlemine 'düz döndürme' adı verilir.

Buna göre, 'Hiçbir ağaç taş değildir.' önermesinin düz döndürmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiçbir taş ağaç değildir.

Cevap

Hiçbir taş ağaç değildir.
Düz döndürme kurallarına göre, tümel olumsuz bir önermenin düz döndürmesi yine tümel olumsuz bir önermedir. 'Hiçbir ağaç taş değildir' önermesi tümel olumsuz bir önerme olduğundan, özne ile yüklemin yerleri değiştirildiğinde nicelik ve nitelik korunarak 'Hiçbir taş ağaç değildir' önermesi elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Önermenin niceliğini ve niteliğini belirlemek.
'Hiçbir ağaç taş değildir.' önermesi tümel olumsuz (E) formundadır.
Düz döndürme kurallarının doğru uygulanabilmesi için öncelikle önermenin hangi kategoride (A, E, I, O) yer aldığının tespit edilmesi gerekir.
2
Tümel olumsuz önerme için geçerli olan düz döndürme kuralını uygulamak.
Tümel olumsuz (E) bir önermenin düz döndürmesi yine tümel olumsuz (E) bir önerme olur.
Klasik mantıktaki E-C-İ-P kuralına göre, E önermesi düz döndürüldüğünde E önermesi özelliğini korur.
3
Önermenin öznesi ve yüklemini yer değiştirerek yeni önermeyi oluşturmak.
'Ağaç' öznesi ile 'taş' yüklemi yer değiştirir ve niteliği korunarak 'Hiçbir taş ağaç değildir.' önermesi elde edilir.
Düz döndürme işleminde önermenin niteliği (olumlu/olumsuz olması) değiştirilmeden özne yüklem, yüklem de özne konumuna getirilir.

Anahtar Kavram

Önermelerde Düz Döndürme Kuralları
Soru 7637Soru

Hz. Muhammed'in peygamberlik misyonu sürecinde yerine getirdiği sorumluluklar farklı kavramlarla ifade edilmektedir. İlahi mesajların hiçbir değişiklik yapılmadan insanlığa ulaştırılması 'tebliğ' olarak adlandırılırken; bu mesajların kapalı yönlerinin açıklanması, anlaşılmayan ifadelerin netleştirilmesi veya pratik hayata aktarılması 'tebyin' görevi kapsamında değerlendirilir.

Buna göre, aşağıdaki öncüllerden hangisinde verilen durumlar sırasıyla Hz. Muhammed'in tebliğ ve tebyin görevlerine doğrudan örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. İslam'a davet amacıyla Bizans ve Sasani imparatorlarına elçiler vasıtasıyla mektuplar göndermesi
II. Ayette geçen 'imanlarına zulüm bulaştırmayanlar' ifadesindeki 'zulüm' kelimesinin 'şirk' olduğunu sahabeye açıklaması

Cevap

İslam'a davet amacıyla Bizans ve Sasani imparatorlarına mektuplar gönderilmesi (tebliğ) ve ayette geçen 'zulüm' kelimesinin 'şirk' olduğunu sahabeye açıklaması (tebyin)
Bizans ve Sasani hükümdarlarına elçiler gönderilmesi ilahi mesajı yayma ve ulaştırma amacı taşıdığı için tebliğ; 'zulüm' ifadesinin 'şirk' olduğunu açıklayarak ayeti tefsir etmesi ise tebyin görevidir. Bu nedenle bu iki durum sırasıyla tebliğ ve tebyin görevlerine örnek oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki ilk öncülleri tebliğ kavramına göre değerlendirmek.
İslam'a davet mektuplarının gönderilmesi ve dinin açıkça duyurulması tebliğ göreviyle; örnek olunması temsil, yeni kural konulması teşri ve namazın detaylandırılması tebyin göreviyle eşleşir.
Tebliğ, ilahi mesajın insanlara değiştirilmeden ulaştırılmasıdır.
2
Seçeneklerdeki ikinci öncülleri tebyin kavramına göre analiz etmek.
Zulüm kelimesinin şirk olduğunun açıklanması ve hac ibadetinin öğretilmesi tebyin göreviyle; yasak konulması teşri, istişare edilmesi temsil ve ilanda bulunulması tebliğ göreviyle eşleşir.
Tebyin, ayetlerin kapalı ve anlaşılmayan kısımlarının açıklanması veya uygulanarak gösterilmesidir.
3
İki görevin sırasıyla doğru verildiği tek seçeneği tespit etmek.
İlk öncülün tebliğ, ikinci öncülün tebyin olduğu doğru eşleştirme belirlenir.
Soruda sırasıyla tebliğ ve tebyin görevlerinin örneklendirilmesi istenmiştir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in tebliğ ve tebyin görevlerinin ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7638Soru

İslam ahlakının kaynaklarına dair aşağıda verilen ifadeleri, ilgili oldukları kaynak veya kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

“Şüphesiz bu Kur’an, en doğru yola iletir ve güzel davranışlarda bulunan müminlere büyük bir mükafat olduğunu müjdeler.” (İsra suresi, 9. ayet)
“Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (Hadis-i Şerif)
Toplumda genel kabul gören, dinin temel ilkelerine aykırı olmayan ve kuşaktan kuşağa aktarılarak ahlaki kuralları destekleyen kültürel uygulamalar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İsra suresinin 9. ayeti Kur'an-ı Kerim (Vahiy) ile, güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildiğini belirten hadis-i şerif Sünnet ile, toplumda genel kabul gören kültürel uygulamalar ise Örf ve adetler ile eşleşmektedir.
İslam ahlakının temel kaynağı Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in sünnetidir. İsra suresindeki ayet Kur'an'ın rehberliğine, 'güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim' ifadesi Peygamberimizin sünnetine, dine aykırı olmayan toplumsal kültürel uygulamalar ise örf ve adetler kavramına karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki ayet mealini incelemek
Ayetin doğrudan Kur'an-ı Kerim'in rehberliğine vurgu yaptığını belirlemek
İslam ahlakının asıl kaynağı olan ilahi vahyi tespit etmek
2
İkinci öncüldeki hadis-i şerifi incelemek
Hadisin Hz. Peygamber'in ahlaki misyonuna ve dolayısıyla sünnete işaret ettiğini belirlemek
Ahlakın şekillenmesinde peygamberi örnekliğin rolünü belirlemek
3
Üçüncü öncüldeki toplumsal tanımlamayı incelemek
Toplumda kuşaktan kuşağa aktarılan ve dine aykırı olmayan kültürel pratiklerin örf ve adetler olduğunu belirlemek
İslam ahlakını besleyen ikincil kaynaklardan örfün tanımını yapmak

Anahtar Kavram

İslam ahlakının temel ve ikincil kaynakları
Soru 7639Soru

Ahmet, çocukluğundan itibaren ailesinden ve çevresinden gördüğü şekilde ibadetlerini yerine getirmekte ve dini değerlere inanmaktadır. Ancak üniversite yıllarında dinin temel inanç esasları, evrenin varoluşu ve yaratılış gayesi üzerine araştırmalar yapmaya başlar. Aklındaki sorulara cevaplar arayarak, ulaştığı deliller ve edindiği bilgiler doğrultusunda inancını temellendirir. Böylece zihnindeki şüpheleri gidererek daha bilinçli ve sarsılmaz bir inanca ulaşır.

Bu parçada Ahmet'in inanç dünyasında yaşadığı değişim, İslam düşüncesindeki aşağıdaki kavramlardan hangilerinin arasındaki geçişi doğrudan örneklendirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taklidi imandan tahkiki imana

Cevap

Taklidi imandan tahkiki imana
Taklidi imandan tahkiki imana geçişi ifade eden seçenek doğrudur. Çünkü taklidi iman, kişinin çevresinden görerek, delillere ve araştırmaya dayanmadan sahip olduğu inançtır. Tahkiki iman ise bilgi, araştırma ve delillere dayalı olarak akli ve kalbi ikna ile ulaşılan sarsılmaz inançtır. Parçada Ahmet'in yaşadığı süreç tam olarak bu kavramsal dönüşümü örnekler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki durum analiz edilir.
Ahmet'in başlangıçta ailesinden ve çevresinden gördüğü şekilde, araştırma yapmadan inanması tespit edilir. Bu durum 'taklidi iman' (taklit yoluyla iman) kavramına karşılık gelir.
Ahmet'in ilk durumundaki iman düzeyini belirlemek için.
2
Parçadaki gelişim süreci incelenir.
Ahmet'in üniversitede araştırma yapması, aklındaki sorulara cevaplar aramas��, deliller ve bilgilerle inancını sarsılmaz kılmaya çalışması tespit edilir. Bu durum 'tahkiki iman' (araştırma ve delile dayalı iman) kavramına karşılık gelir.
Ahmet'in ulaştığı yeni iman düzeyini tespit etmek için.
3
İki durum arasındaki geçiş ilişkilendirilir.
Ahmet'in yaşadığı değişim taklidi imandan tahkiki imana geçiş olarak tanımlanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İslam düşüncesinde bilginin imana katkısı bağlamında taklidi imanın tahkiki imana dönüştürülmesinin önemi.
Soru 7640Soru

Bir ülkede yaşanan hızlı ekonomik dalgalanmalar sonrasında, toplumsal kurallara ve normlara olan bağlılık zayıflamıştır. Kamu kurumlarına duyulan güven azalmış, suç oranlarında artış gözlenmiş ve bireyler arasında ortak değerler etrafında bütünleşme eğilimi yerini bireysel çıkarlara bırakmıştır. Hukuk ve eğitim gibi kurumlar, toplumu bir arada tutan işlevlerini yerine getirmekte yetersiz kalmaya başlamıştır.

Bu durum, sosyolojide aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal çözülme

Cevap

Toplumsal çözülme
Toplumsal çözülme, bir toplumda normların ve ortak değerlerin önemini yitirmesi, toplumsal kurumların işlevlerini yerine getirememesi ve toplumsal dayanışmanın zayıflaması sonucu düzenin sarsılmasını ifade eder. Paragrafta betimlenen kuralsızlık, kurumsal işlevsizlik ve güven kaybı durumları doğrudan bu kavrama karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel ipuçlarını belirleme
Kurallara bağlılığın zayıflaması, kurumlara güvenin azalması, ortak değerlerin önemini yitirmesi ve kurumların işlevlerini yerine getirememesi gibi olumsuz durumlar tespit edilmiştir.
Paragrafın hangi temel sosyolojik sürece işaret ettiğini anlamak için anahtar kelimeleri belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen durumları uygun sosyolojik kavramla eşleştirme
Normların etkisizleşmesi, kurumların işlevsizleşmesi ve dayanışmanın yok olması durumunun 'toplumsal çözülme' kavramına karşılık geldiği belirlenmiştir.
Toplumsal çözülmenin temel tanımı, toplumu bir arada tutan unsurların zayıflaması ve kurumların işlevlerini yitirmesidir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Çözülme
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 382 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin