Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 821Soru

Aşağıda verilen aa, bb ve cc trigonometrik değerlerini küçükten büyüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Trigonometrik değerlerin doğru sıralanışı b<c<ab < c < a şeklindedir.
Verilen trigonometrik ifadeler indirgendiğinde a=cos(40)a = -\cos(40^\circ), b=cos(20)b = -\cos(20^\circ) ve c=tan(40)c = -\tan(40^\circ) elde edilir. Birinci bölgede cos(20)>tan(40)>cos(40)>0\cos(20^\circ) > \tan(40^\circ) > \cos(40^\circ) > 0 olduğu bilinmektedir. Negatif işaretli bu değerlerin sıralaması tersine döneceğinden en küçük değer bb, ortanca değer cc ve en büyük değer aa olur.

Adım Adım Çözüm

1
a=cos(220)a = \cos(220^\circ) ifadesinin bölgesini belirleyip birinci bölgedeki karşılığını bulunuz.
220220^\circ açısı III. bölgededir. Bu bölgede kosinüs fonksiyonunun işareti negatif olduğundan a=cos(180+40)=cos(40)a = \cos(180^\circ + 40^\circ) = -\cos(40^\circ) elde edilir.
Karşılaştırma yapabilmek amacıyla tüm açıları birinci bölgedeki dar açı cinsinden ifade etmek gerekir.
2
b=sin(7π18)b = \sin\left(-\frac{7\pi}{18}\right) ifadesinin esas ölçüsünü bularak veya tek fonksiyon özelliğini kullanarak birinci bölgeye indirgeyiniz.
7π18=70-\frac{7\pi}{18} = -70^\circ açısı için sinüs fonksiyonunun tekliği kullanıldığında sin(70)=sin(70)\sin(-70^\circ) = -\sin(70^\circ) olur. Birbirini 9090^\circ'ye tamamlayan açıların sinüs ve kosinüs değerleri eşit olduğundan b=cos(20)b = -\cos(20^\circ) bulunur.
Farklı trigonometrik fonksiyonları kıyaslarken aynı cinsten (örneğin kosinüs cinsinden) yazmak sıralamayı kolaylaştırır.
3
c=tan(1220)c = \tan(1220^\circ) ifadesinin esas ölçüsünü bulup birinci bölgeye indirgeyiniz.
12201220^\circ açısının 360360^\circ ile bölümünden kalan 140140^\circ'dir. 140140^\circ açısı II. bölgede yer alır ve bu bölgede tanjant negatiftir. Buradan c=tan(140)=tan(18040)=tan(40)c = \tan(140^\circ) = \tan(180^\circ - 40^\circ) = -\tan(40^\circ) elde edilir.
360360^\circ'den büyük açıların birim çember üzerindeki konumunu belirlemek için esas ölçü kullanılır.
4
Elde edilen birinci bölgedeki değerleri mutlak değerlerine göre karşılaştırıp ardından negatif sıralamasını yapınız.
Birinci bölgede kosinüs fonksiyonu azalandır, dolayısıyla cos(20)>cos(40)\cos(20^\circ) > \cos(40^\circ) olur.
Tanjant değeri için tan(40)=sin(40)cos(40)\tan(40^\circ) = \frac{\sin(40^\circ)}{\cos(40^\circ)} ifadesinde sin(40)>cos2(40)\sin(40^\circ) > \cos^2(40^\circ) olduğundan tan(40)>cos(40)\tan(40^\circ) > \cos(40^\circ) bulunur. Ayrıca cos(20)>tan(40)\cos(20^\circ) > \tan(40^\circ)'dir.
Böylece mutlak değerce sıralama 0<cos(40)<tan(40)<cos(20)0 < \cos(40^\circ) < \tan(40^\circ) < \cos(20^\circ) şeklindedir.
İfadeler negatif olduğundan sıralama yön değiştirir: cos(20)<tan(40)<cos(40)-\cos(20^\circ) < -\tan(40^\circ) < -\cos(40^\circ) yani b<c<ab < c < a bulunur.
Negatif gerçel sayılarda mutlak değerce büyük olan sayı sıfırdan daha uzak olduğundan daha küçüktür.

Anahtar Kavram

Trigonometrik ifadelerin bölgelerine göre indirgenmesi ve sıralanması
Soru 822Soru

Ülkelerin doğal kaynak potansiyelleri ile ekonomik yapıları ve gelişmişlik düzeyleri arasında yakın bir ilişki vardır. Gelişmiş ülkeler kendi kaynaklarını ya da ithal ettikleri ham maddeleri yüksek teknolojiyle işleyip mamul madde olarak ihraç ederken, az gelişmiş ülkeler genellikle sahip oldukları doğal kaynakları ham madde olarak ihraç etmek zorunda kalırlar.

Buna göre, aşağıda doğal kaynak potansiyelleri ve ekonomik özellikleri tanımlanan ülkelerin ihracat gelirleri içerisinde ham madde (işlenmemiş doğal kaynak) payının en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İhracat gelirleri içinde hammadde payı en yüksek olan ülke Nijerya, ardından Rusya, sonra Kanada ve en düşük olan ülke ise Japonya şeklindedir. Doğru sıralama II - IV - I - III olmalıdır.
İhracat gelirlerinde hammadde payı en yüksek olan ülke, kaynak bakımından zengin fakat sanayisi yetersiz olan Nijerya'dır (yaklaşık %90). Ardından devasa rezervleri olan ancak ekonomisi büyük oranda enerji ihracatına bağımlı olan Rusya gelir (yarıdan fazla). Üçüncü sırada zengin kaynaklara sahip olmasına karşın sanayisi son derece gelişmiş ve ihracatı çeşitlenmiş olan Kanada yer alır (yaklaşık üçte bir). Son sırada ise kaynağı olmadığı için sadece ithal eden ve mamul ihraç eden Japonya bulunur (yok denecek kadar az). Bu durum bizi II - IV - I - III sıralamasına götürür.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlanan ülkelerin hangi küresel ekonomik aktörler olduğunu tespit etme
Tanımlardan yola çıkarak I numaralı ülkenin Kanada, II numaralı ülkenin Nijerya, III numaralı ülkenin Japonya ve IV numaralı ülkenin Rusya olduğu belirlenir.
Sıralama yapabilmek için öncelikle ülkelerin doğal kaynak ve sanayi yapılarının doğru teşhis edilmesi gerekir.
2
Ülkelerin ihracat yapılarındaki hammadde oranlarını karşılaştırma
Nijerya'nın ihracatının yaklaşık %90'ı ham petroldür. Rusya zengin kaynaklara dayalı bir ihracata sahiptir ve bu oran %50'nin üzerindedir. Kanada gelişmiş ve çeşitlenmiş bir ekonomiye sahip olup bu oran %30-35 civarındadır. Japonya ise neredeyse hiç hammadde ihraç etmez, sadece ithal eder.
Hammadde ihracat payı, ülkenin hem kaynak zenginliğine hem de bu kaynakları içeride işleyecek sanayi ve teknoloji kapasitesine bağlıdır.
3
Verilen oranları en yüksekten en düşüğe doğru sıralama
Sıralama II (Nijerya) > IV (Rusya) > I (Kanada) > III (Japonya) şeklinde gerçekleşir.
Soru kökünün yönlendirmesi doğrultusunda hammadde payının en yüksek olandan en düşük olana sıralanması gerekir.

Anahtar Kavram

Ülkelerin sahip oldukları doğal kaynakların miktarı ile bu kaynakları işleme teknolojileri ve sermayeleri, dış ticaret yapılarındaki (hammadde/mamul madde dengesi) konumlarını ve gelişmişlik düzeylerini doğrudan belirler.
Soru 823Soru

Büyük Selçuklu Devleti'nin siyasi tarihinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze (eskiden yeniye) doğru nasıl sıralamalısınız?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Büyük Selçuklu Devleti'nin siyasi tarihindeki gelişmelerin kronolojik sıralaması Dandanakan Savaşı (1040), Pasinler Savaş�� (1048), Malazgirt Savaşı (1071) ve Katvan Savaşı (1141) şeklindedir.
Büyük Selçuklu Devleti'nin siyasi tarihi incelendiğinde; Dandanakan Savaşı (1040) ile devlet kurulmuş, Pasinler Savaşı (1048) ile Bizans ile ilk büyük çatışma yaşanmış, Malazgirt Savaşı (1071) ile Anadolu'nun kapıları Türklere açılmış ve son olarak Katvan Savaşı (1141) ile devlet yıkılış sürecine girmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin kuruluşu ile ilgili ilk askeri ve siyasi gelişmeyi tespit edin.
Tuğrul ve Çağrı Beyler döneminde Gaznelilerle yapılan Dandanakan Savaşı (1040) devletin resmen kurulmasını sağlamıştır, bu nedenle ilk sıradadır.
Devletin kuruluşu diğer tüm dış askeri faaliyetlerden önce gerçekleşmiştir.
2
Kuruluştan sonra Bizans ile yapılan ilk sınır ve keşif mücadelelerini belirleyin.
Bizans ve Gürcü ittifakına karşı kazanılan Pasinler Savaşı (1048) ikinci sıradadır.
Anadolu'ya yönelik akınların artması sonucunda Bizans ile yapılan ilk büyük meydan savaşıdır.
3
Anadolu'nun fethini kalıcı hale getiren dönüm noktasını bulun.
Sultan Alparslan döneminde Bizans İmparatorluğu ile yapılan ve Anadolu'nun kapılarını Türklere açan Malazgirt Savaşı (1071) üçüncü sıradadır.
Pasinler'deki keşiflerden sonra Anadolu'nun fethini hızlandıran büyük askeri zaferdir.
4
Devletin gerileme ve yıkılış dönemindeki askeri hezimeti belirleyin.
Sultan Sencer döneminde Karahitaylara karşı kaybedilen ve devletin yıkılış sürecini başlatan Katvan Savaşı (1141) son sıradadır.
Yıkılış süreci kronolojik olarak en son gerçekleşen evredir.

Anahtar Kavram

Büyük Selçuklu Devleti'nin Kuruluş, Yükselme ve Yıkılış Dönemi Önemli Siyasi Gelişmeleri
Soru 824Soru

İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi güç merkezlerinin ve yönetim organizasyonlarının gelişimini gösteren aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik gelişim sırası: Sümerlerin şehir devletlerini kurması, Babil Kralı Hammurabi'nin mutlak monarşiyi tesis etmesi ve Perslerin satraplık sistemini uygulamaya koyması şeklindedir.
Doğru sıralama Sümerlerin şehir devletleri kurması (MÖ IV. binyıl), Hammurabi'nin mutlak monarşiyi kurması (MÖ II. binyıl) ve Perslerin eyalet (satraplık) sistemini geliştirmesi (MÖ I. binyıl / MÖ 6. yy) şeklindedir. Bu durum yerel yönetimlerden geniş imparatorluk idaresine doğru giden tarihsel akışla da uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk Çağ Mezopotamya ve Ön Asya tarihindeki en erken siyasi örgütlenme modelini tespit etmek
Sümer şehir devletlerinin kuruluşu (MÖ 4000-3000 arası) en eski siyasi yapıdır ve ilk sıraya yerleştirilmelidir.
Yazının icadı ve kent devletlerinin (sitelerin) ortaya çıkışı, siyasi güç merkezlerinin tarihteki ilk örgütlü formudur.
2
Şehir devletlerinden daha merkeziyetçi krallıklara geçiş dönemini belirlemek
Babil Kralı Hammurabi'nin kurduğu mutlak monarşi modeli (MÖ 18. yüzyıl) ikinci sıraya gelmelidir.
Hammurabi, rahip-kral anlayışını yıkarak gücün dünyevi ve askeri kaynaklara dayandığı merkezi bir krallık kurmuştur.
3
Geniş sınırlara ulaşan imparatorlukların yönetimsel teşkilatlanma aşamasını belirlemek
Perslerin imparatorluk sınırlarında satraplık sistemini kurması (MÖ 6. yüzyıl) son sıraya gelmelidir.
Satraplık sistemi, birden fazla medeniyet havzasını içine alan geniş bir imparatorluğun merkezi kontrolünü sağlamak amacıyla geliştirilmiş ileri düzey bir idari sistemdir.

Anahtar Kavram

İlk Çağ siyasi güç merkezlerinin yerel şehir devletlerinden (site), bölgesel merkezi krallıklara (Babil) ve ardından çok uluslu büyük imparatorluklara (Pers) evrilmesi ve bu yapıların yönetim biçimleri.
Soru 825Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nin yıkılış sürecine zemin hazırlayan ve bu süreçte yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama Babailer İsyanı'nın çıkması (1240), Kösedağ Savaşı (1243), İkinci Dönem Anadolu Beylikleri'nin kurulma sürecinin başlaması ve son olarak Türkiye Selçuklu Devleti'nin resmen yıkılması (1308) şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, Türkiye Selçuklu Devleti'nin zayıflamasını başlatan Babailer İsyanı (1240), Moğollarla yapılan Kösedağ Savaşı (1243), savaş sonrasında Anadolu'da Türk beyliklerinin bağımsızlaşması ve en nihayetinde devletin yıkılması (1308) sırasına dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Babailer İsyanı'nın tarihinin ve öneminin belirlenmesi
Babailer İsyanı 1240 yılında gerçekleşmiştir ve devletin zayıfladığını ortaya koymuştur.
Kronolojinin başlangıç noktasını doğru tespit etmek amacıyla bu adım atılır.
2
Kösedağ Savaşı'nın tarihinin ve öneminin belirlenmesi
Kösedağ Savaşı 1243 yılında gerçekleşmiş ve Selçuklu'nun yenilgisiyle sonuçlanmıştır.
İsyanın devlette yarattığı zaafiyetin ardından Moğolların Anadolu'yu istilaya başladığı ana savaşı yerleştirmek gerekir.
3
İkinci Dönem Anadolu Beylikleri'nin kurulma sürecinin belirlenmesi
Kösedağ Savaşı sonrasında (1243 ve sonrası) Anadolu'da Selçuklu otoritesi sarsılmış ve yeni beylikler bağımsızlık ilan etmeye başlamıştır.
Savaşın doğrudan siyasi sonuçlarından birini kronolojik sıraya koymak için bu adım gereklidir.
4
Türkiye Selçuklu Devleti'nin resmen yıkılış tarihinin belirlenmesi
Devlet, II. Gıyaseddin Mesud'un ölümüyle 1308 yılında resmen son bulmuştur.
Yıkılış sürecinin tamamlandığı nihai olayın tespit edilmesi amacıyla bu adım gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklu Devleti'nin yıkılış sürecindeki olayların kronolojisi ve neden-sonuç ilişkileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 826Soru

Tarım arazilerinde aşırı ve bilinçsiz gübre kullanımı, göl ve gölet gibi tatlı su ekosistemlerinde ötrofikasyon adı verilen ciddi bir çevre sorununa yol açmaktadır.

Buna göre, tarımsal kaynak kullanımıyla tetiklenen ötrofikasyon sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk aşamadan son aşamaya doğru s��ralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; tarım arazilerinde aşırı kimyasal gübre kullanımıyla başlar, yağışlarla göle taşınır, alg patlamasına neden olur, güneş ��şığının ve oksijenin azalmasıyla devam eder ve en sonunda su canlılarının toplu ölümüyle sonuçlanır.
Doğru sıralama, tarımda gübre kullanımıyla başlayan beşerî etkinin, göl ekosisteminde zincirleme fiziksel ve biyolojik değişimlere yol açarak canlı ölümleriyle sonuçlandığı ekolojik neden-sonuç ilişkisini takip eder. Süreç karadaki gübre kullanımıyla başlar, göle taşınmayla sürer, alglerin çoğalmasını tetikler, ışık ve oksijeni keser ve canlı ölümleriyle son bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımda aşırı gübre kullanımı aşamasının tespit edilmesi
Göl ekosistemine dışarıdan yüksek oranda azot ve fosfor girdisi sağlamak üzere toprağa gübre verilir.
Ötrofikasyon sürecinin temel başlangıç noktası karasal kaynaklı besin tuzu kirliliğidir.
2
Gübrelerin göle taşınması aşamasının tespit edilmesi
Topraktaki kimyasal kalıntılar yüzeysel akışla göl suyuna karışır.
Yağışlar ve yüzeysel akış, karadaki kirleticileri su ekosistemine ulaştıran doğal taşıma mekanizmalarıdır.
3
Göldeki alg patlaması aşamasının tespit edilmesi
Besin tuzlarıyla zenginleşen suda algler hızla çoğalır ve yüzeyi kaplar.
Azot ve fosfor alglerin büyümesini kontrolsüz şekilde tetikleyen besin kaynağıdır.
4
Derinlerdeki oksijen ve ışık miktarının azalması aşamasının tespit edilmesi
Alg tabakası güneş ışığını ve atmosferik oksijenin suya geçişini engeller.
Su yüzeyinde oluşan örtücü katman göl tabanına doğru ışık geçirgenliğini sıfırlar ve fotosentezi durdurarak oksijen üretimini engeller.
5
Canlı ölümleri ve ekosistem çöküşü aşamasının tespit edilmesi
Solunum yapamayan su canlıları toplu halde ölür.
Sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin kritik sınırın altına düşmesi canlı yaşamını sonlandırır.

Anahtar Kavram

Tarımsal faaliyetlerin su kaynakları üzerindeki çevresel etkileri ve ötrofikasyon süreci
Soru 827Soru

Bir bobin (akım makarası), üreteç ve anahtar kullanılarak kurulan şekildeki seri devrede, açık olan anahtar kapatılıyor. Anahtar kapatıldığı andan itibaren devredeki akımın kararlı (sabit) maksimum değerine ulaşması sürecinde gerçekleşen olayların doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Anahtarın kapatılmasıyla devredeki akım sıfırdan başlayarak artmaya çalışır \rightarrow Bobin üzerinden geçen akımın artması, bobinin iç bölgesinde oluşan manyetik akıyı artırır \rightarrow Lenz Kanunu uyarınca bobinde, bu akı artışına karşı koyacak yönde bir öz-indüksiyon EMK'si indüklenir \rightarrow Oluşan öz-indüksiyon EMK'si, akımın büyüme hızını azaltarak devredeki akımın anında maksimum değerine ulaşmasını engeller \rightarrow Akım kararlı maksimum değerine ulaştığında manyetik akı değişimi durur ve öz-indüksiyon EMK'si sıfırlanır.
Doğru sıralama, fiziksel olarak neden-sonuç ilişkisini takip eder: İlk olarak devre anahtarının kapatılmasıyla akım artmaya başlar. Akımın artışı bobin içindeki manyetik akıyı artırır. Akı artışı, Lenz Kanunu uyarınca zıt yönde bir öz-indüksiyon EMK'sinin indüklenmesine yol açar. Bu EMK, devredeki akımın aniden maksimuma ulaşmasını engelleyerek büyüme hızını yavaşlatır. Son olarak, akım maksimum kararlı değere ulaştığında akı değişimi sonlanır ve öz-indüksiyon EMK'si sıfırlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtarın kapatılması
Devre akımının sıfırdan artmaya başlaması
Üretecin devreye gerilim uygulaması
2
Bobin içindeki manyetik alanın değişmesi
Manyetik akının zamanla artması
Bobinden geçen akım şiddetinin artması
3
Faraday ve Lenz kanunlarının devreye girmesi
Öz-indüksiyon EMK'sinin indüklenmesi
Bobinin akı artışına karşı tepki göstermesi
4
Öz-indüksiyon EMK'sinin devredeki akıma zıt yönde etki etmesi
Akımın artış hızının yavaşlaması
Öz-indüksiyon etkisinin kaynağına karşı koyma prensibi
5
Akımın sabit (kararlı) maksimum değere ulaşması
Manyetik akı değişiminin durması ve EMK'nin sıfırlanması
Akım sabitlendiğinde zamanla akı değişim hızı sıfır olur

Anahtar Kavram

Öz-indüksiyon akımı ve devrenin kararlı duruma geçiş aşamaları
Soru 828Soru

Bir miktar ideal gaz örneğine yapılan üç farklı etki ve bu etkilerin gerçekleştirildiği kap türleri aşağıda verilmiştir:

* I. Etki: Sürtünmesiz ideal pistonlu bir kapta bulunan gazın mutlak sıcaklığı yarıya indirilip dış basıncı 33 katına çıkarılıyor.
* II. Etki: Sabit hacimli kapalı bir kapta bulunan gazın mutlak sıcaklığı 22 katına çıkarılıp kaba aynı gazdan başlangıçtaki kütlesinin 33 katı kadar daha ekleniyor.
* III. Etki: Sürtünmesiz ideal pistonlu bir kapta bulunan gazın mutlak sıcaklığı 44 katına çıkarılıp kabın bulunduğu ortamdaki dış basınç 22 katına çıkarılıyor.

Buna göre, bu etkiler sonucunda elde edilen gaz özkütlelerini büyükten küçüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gazların son özkütlelerinin büy��kten küçüğe doğru sıralaması I, II, III şeklindedir.
I. işlemde hacim 1/6'sına indiği için özkütle 6 katına çıkar. II. işlemde sabit hacimde kütle 4 katına çıktığı için özkütle 4 katına çıkar. III. işlemde hacim 2 katına çıktığı için özkütle yarıya iner. Bu durumda sıralama I > II > III şeklinde olur.

Adım Adım Çözüm

1
I. Etki için hacim ve özkütle değişimini hesaplama
Hacim VI=16V0V_{\text{I}} = \frac{1}{6}V_0 ve özkütle dI=6d0d_{\text{I}} = 6d_0 olarak bulunur.
Sürtünmesiz pistonlu kapta kütle sabit olup hacim VTPV \propto \frac{T}{P} bağıntısı ile değişir. Sıcaklığın yarıya inmesi ve basıncın 33 katına çıkması hacmi 66 kat azaltır; kütle sabit olduğundan özkütle 66 katına çıkar.
2
II. Etki için hacim ve özkütle değişimini hesaplama
Hacim sabit kalır (VII=V0V_{\text{II}} = V_0) ve özkütle dII=4d0d_{\text{II}} = 4d_0 olarak bulunur.
Sabit hacimli kapalı kapta sıcaklık değişimi hacmi etkilemez. Kaba başlangıç kütlesinin 33 katı kadar gaz eklenmesi toplam kütleyi 44 katına çıkarır (mII=4m0m_{\text{II}} = 4m_0), bu nedenle özkütle 44 katına çıkar.
3
III. Etki için hacim ve özkütle değişimini hesaplama
Hacim VIII=2V0V_{\text{III}} = 2V_0 ve özkütle dIII=0,5d0d_{\text{III}} = 0,5d_0 olarak bulunur.
Pistonlu kapta sıcaklığın 44 katına çıkması ve dış basıncın 22 katına çıkması hacmi 22 katına çıkar (VIII=2V0V_{\text{III}} = 2V_0). Kütle sabit olduğundan özkütle yarıya iner.
4
Özkütle değerlerini karşılaştırıp sıralama
Özkütleler arasındaki ilişki dI>dII>dIIId_{\text{I}} > d_{\text{II}} > d_{\text{III}} şeklindedir.
6d0>4d0>0,5d06d_0 > 4d_0 > 0,5d_0 sayısal karşılaştırması yapılarak büyükten küçüğe doğru sıralama elde edilir.

Anahtar Kavram

İdeal gazlarda basınç, hacim, sıcaklık, kütle ilişkisi ve bu değişkenlerin özkütleye etkisi.
Soru 829Soru

Bir kimya laboratuvarında CrCr, NiNi, PbPb ve AgAg metallerinin aktifliklerini (elektron verme eğilimlerini) karşılaştırmak amacıyla aşağıdaki deneyler gerçekleştirilmektedir:

* 1. Deney: NiNi metalinden yapılmış bir kaşıkla, Cr(NO3)3Cr(NO_3)_3 sulu çözeltisi karıştırıldığında kaşıkta herhangi bir aşınma gözlenmiyor.
* 2. Deney: PbPb levha, Ni(NO3)2Ni(NO_3)_2 sulu çözeltisine daldırıldığında levha üzerinde herhangi bir kimyasal değişim gerçekleşmiyor.
* 3. Deney: PbPb metali HClHCl sulu çözeltisine atıldığında H2H_2 gazı çıkışı gözlenirken, AgAg metali HClHCl çözeltisi ile tepkime vermiyor.

Buna göre; CrCr, NiNi, PbPb ve AgAg metallerini metalik aktifliklerine (elektron verme eğilimlerine) göre en aktif olandan en pasif olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metallerin aktiflik sıralaması en aktiften en pasife doğru Cr, Ni, Pb ve Ag şeklindedir.
Metallerin aktiflikleri arasındaki ilişki deneysel verilere dayanarak sırasıyla Cr>NiCr > Ni (aşınma olmaması nedeniyle), Ni>PbNi > Pb (değişim olmaması nedeniyle) ve Pb>AgPb > Ag (HClHCl ile yalnızca PbPb'nin tepkime vermesi nedeniyle) şeklinde belirlenir. Bu ilişkiler birleştirildiğinde doğru sıralama elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
1. Deneydeki gözlemi analiz etmek.
Cr>NiCr > Ni ilişkisi kurulur.
NiNi metalinden yapılmış kaşık Cr3+Cr^{3+} iyonlarını içeren çözeltide aşınmadığına göre, NiNi metali CrCr metalini indirgeyemez. Dolayısıyla CrCr metalinin elektron verme eğilimi NiNi'den büyüktür.
2
2. Deneydeki gözlemi analiz etmek.
Ni>PbNi > Pb ilişkisi kurulur.
PbPb levha Ni2+Ni^{2+} iyonlarını içeren çözeltide değişime uğramadığına göre, PbPb metali Ni2+Ni^{2+} iyonlarını indirgeyemez. Dolayısıyla NiNi metalinin elektron verme eğilimi PbPb'den büyükt��r.
3
3. Deneydeki gözlemleri analiz etmek.
Pb>AgPb > Ag ilişkisi kurulur.
PbPb metali HClHCl çözeltisi ile tepkimeye girip H2H_2 gazı açığa çıkarırken (Pb>H2Pb > H_2), AgAg metali tepkime vermez (H2>AgH_2 > Ag). Bu durum PbPb metalinin elektron verme eğiliminin AgAg'den büyük olduğunu gösterir.
4
Tüm aktiflik ilişkilerini birleştirmek.
Cr>Ni>Pb>AgCr > Ni > Pb > Ag sıralaması elde edilir.
Elde edilen Cr>NiCr > Ni, Ni>PbNi > Pb ve Pb>AgPb > Ag bağıntıları birleştirilerek en aktif metalden en pasif metale doğru sıralama tamamlanır.

Anahtar Kavram

Metalik aktiflik, metallerin elektron verme (yükseltgenme) eğilimlerinin bir ölçüsüdür. Aktif bir metal, kendisinden daha pasif bir metalin katyonunu içeren çözeltide kendiliğinden yükseltgenerek aşınır. Ayrıca, aktif metaller asitlerden H2H_2 gazı açığa çıkarabilirken, yarı soy ve soy metaller oksijensiz asitlerle tepkime vermez.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 830Soru

Kloroplastın tilakoit zarında yer alan bir fotosistemde, ışığın absorbe edilmesinden uyarılmış elektronun ilk alıcıya aktarılmasına kadar gerçekleşen aşağıdaki olayları doğru bir biyokimyasal ardışıklıkla sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru biyokimyasal sıralama sırasıyla; anten kompleksindeki karotenoidlerin fotonu absorbe etmesi, uyarılma enerjisinin rezonans yoluyla tepkime merkezine iletilmesi, tepkime merkezindeki klorofil a'nın uyarılması ve fırlatılan elektronun ilk alıcı tarafından yakalanması şeklindedir.
Fotosistemde gerçekleşen olayların doğru sırası, ışığın anten kompleksindeki karotenoidler tarafından soğurulmasıyla başlar. Ardından bu uyarılma enerjisi pigmentler arası rezonansla aktarılarak tepkime merkezindeki klorofil a'ya ulaşır. Uyarılmasıyla elektron fırlatan klorofil a yükseltgenirken, bu elektronu yakalayan ilk elektron alıcı indirgenir.

Adım Adım Çözüm

1
Fotosistemdeki ışık emiliminin ilk basamağını belirlemek.
Anten kompleksindeki yardımcı pigmentlerin (karotenoidlerin) ışığı soğurarak uyarılması gerçekleşir.
Fotosentez reaksiyonları, tilakoit zardaki fotosistemin anten kompleksine ışığın (fotonun) çarpması ve pigmentlerin uyarılmasıyla başlar.
2
Soğurulan uyarılma enerjisinin tepkime merkezine iletilme biçimini analiz etmek.
Enerji, anten pigmentleri arasında rezonans enerji aktarımı yoluyla kimyasal bir reaksiyona neden olmadan tepkime merkezine taşınır.
Anten kompleksindeki pigmentler uyarılma enerjisini birbirine aktararak tepkime merkezindeki klorofil a'ya odaklar.
3
Tepkime merkezindeki klorofil a molekülünün uyarılmasını incelemek.
Tepkime merkezindeki klorofil a molekülü gelen enerjiyle uyarılır ve bir elektronu üst enerji düzeyine fırlatılır.
Tepkime merkezindeki klorofil a, uyarılma enerjisini alarak elektron fırlatabilen ve böylece fiziksel ışık enerjisini kimyasal enerjiye dönüştürmeye başlayan tek pigment molekülüdür.
4
Fırlatılan elektronun akıbetini belirlemek.
Elektron, tepkime merkezindeki ilk elektron alıcı tarafından yakalanarak ilk alıcının indirgenmesini sağlar.
Uyarılmış elektronun tekrar eski yörüngesine dönüp enerjisini ısı/floresans ışık olarak kaybetmesini önlemek için ilk elektron alıcı molekül tarafından yakalanması gerekir; bu olay ilk fotokimyasal reaksiyondur.

Anahtar Kavram

Fotosistemde ışık enerjisinin absorbe edilmesi, rezonans enerji aktarımı, klorofil a'nın yükseltgenmesi ve ilk elektron alıcının indirgenmesi süreçlerinin ardışıklığı.
Soru 831Soru

Albert Bandura'nın sosyal öğrenme (gözlem yoluyla öğrenme) kuramına göre, bir bireyin yeni bir davranışı öğrenme ve sergileme sürecinde gerçekleşen aşağıdaki aşamaları, ilk adımdan son adıma doğru sırasıyla diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sosyal öğrenme kuramına göre süreç sırasıyla; dikkat etme, hatırda tutma, davranışı meydana getirme (uygulama) ve güdülenme şeklinde gerçekleşir.
Sosyal öğrenme süreci sırasıyla dikkat etme, hatırda tutma, davranışı meydana getirme ve güdülenme adımlarından oluşur. Birey önce davranışı gözlemler ve dikkatini yöneltir, ardından bu bilgiyi belleğe kodlar, daha sonra fiziksel eyleme dönüştürür ve son olarak bu eylemi sürdürmek için güdülenir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk aşamayı saptama
Dikkat etme (Model alınan davranışa odaklanılması)
Gözlem yoluyla öğrenmenin ilk koşulu, modelin davranışına odaklanmaktır.
2
İkinci aşamayı saptama
Hatırda tutma (Zihinsel kodlama ve bellekte saklama)
Dikkat edilen davranışın daha sonra taklit edilebilmesi için belleğe kaydedilmesi gerekir.
3
Üçüncü aşamayı saptama
Davranışı meydana getirme (Motor üretime dönüştürme)
Zihindeki bilginin fiziksel performans olarak sergilenmesi aşamasıdır.
4
Son aşamayı saptama
Güdülenme (Motive olma ve pekiştireç beklentisi)
Öğrenilen davranışın kalıcı olması ve sergilenmesi için güdülenmeye ihtiyaç vardır.

Anahtar Kavram

Sosyal Öğrenme (Gözlem Yoluyla Öğrenme) Aşamaları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 832Soru

Bir dış uyarıcının alınmasından zihinde anlamlandırılmasına kadar geçen duyum ve algı süreci belirli aşamalardan oluşur. Buna göre, aşağıda verilen olayların kronolojik olarak doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir uyarıcının duyumlanıp algılanması süreci; uyarıcının reseptörlerle teması, enerjinin elektrokimyasal sinyale dönüşmesi, bu sinyalin beyne iletilmesi ve beynin veriyi yorumlaması sırasıyla gerçekleşir.
Duyum ve algı zinciri, dış dünyadan alınan fiziksel bir uyarının sırasıyla reseptör uyarımı, elektrokimyasal dönüşüm, sinirsel iletim ve en nihayetinde beyndeki bilişsel yorumlama aşamalarından geçmesiyle tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiziksel temasın belirlenmesi
Çevredeki ışık dalgasının göze ulaşması ilk adımdır.
Süreç her zaman dış dünyadaki bir fiziksel uyarım ile başlar.
2
Dönüşüm (transdüksiyon) işleminin belirlenmesi
Fiziksel enerjinin sinirsel sinyallere dönüştürülmesi ikinci adımdır.
Beyin yalnızca elektrokimyasal sinyalleri işleyebilir, bu nedenle ham fiziksel enerjinin dönüştürülmesi gerekir.
3
İletim aşamasının belirlenmesi
Oluşan sinyallerin duyu sinirleriyle beyndeki merkeze iletilmesi üçüncü adımdır.
Sinyallerin anlamlandırılabilmesi için beyndeki ilgili duyusal merkeze ulaşması gerekir.
4
Anlamlandırma (algılama) aşamasının belirlenmesi
Beynin bu verileri geçmiş yaşantılarla yorumlaması son adımdır.
Duyusal verilerin zihinsel düzeyde anlam kazanması algılamayı oluşturur ve süreci tamamlar.

Anahtar Kavram

Duyum ve algı süreçlerinin aşamaları (fiziksel uyarım, transdüksiyon, fizyolojik iletim ve psikolojik anlamlandırma).
Soru 833Soru

Milli Mücadele Dönemi hazırlık safhasında Temsil Heyeti'nin kuruluşu, yetki sınırları ve siyasi/hukuki kazanımları ile ilgili aşağıda verilen tarihsel gelişmeleri, en erken tarihliden en geç tarihliye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'nın istifası, bölgesel Temsil Heyeti'nin kuruluşu, Temsil Heyeti'nin ulusallaşması ve Ali Fuat Paşa ataması, Amasya Görüşmeleri, Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişi şeklindeki kronolojik sıra doğrudur.
Milli Mücadele hazırlık döneminde kronolojik sıra şu şekildedir: İlk olarak Mustafa Kemal'in 8-9 Temmuz 1919'da askerlikten istifa etmesi gelir. Ardından Erzurum Kongresi'nde (Temmuz-Ağustos 1919) bölgesel Temsil Heyeti kurulmuştur. Sivas Kongresi'nde (Eylül 1919) bu heyet tüm yurdu temsil edecek şekilde genişletilmiş ve Ali Fuat Paşa'yı atayarak ilk kez yürütme yetkisini kullanmıştır. Sonrasında Damat Ferit Paşa kabinesinin düşmesiyle Ekim 1919'da Amasya Görüşmeleri yapılmıştır. Son olarak, Mebusan Meclisi çalışmalarını yakından izlemek amacıyla 27 Aralık 1919'da Temsil Heyeti Ankara'ya taşınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Genelgesi sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendirme
Mustafa Kemal Paşa'nın 8-9 Temmuz 1919 gecesi Erzurum'da askerlikten istifa ettiği belirlenir. Bu adım, Temsil Heyeti'nin kurulmasından öncedir.
Mustafa Kemal'in sine-i millete dönerek sivil bir önder olarak mücadeleye devam etme kararının zamanlamasını saptamak.
2
Erzurum Kongresi kararlarını analiz etme
23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihli kongrede Doğu illerini temsil edecek ilk bölgesel Temsil Heyeti'nin oluşturulduğu saptanır.
Temsil Heyeti'nin ilk kez nerede ve hangi nitelikte kurulduğunu tespit etmek.
3
Sivas Kongresi kararlarını ve Temsil Heyeti'nin yetkilerini analiz etme
4-11 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin tüm yurdu temsil edecek şekilde genişletildiği ve Ali Fuat Paşa'nın Batı Cephesi Komutanlığına atanarak ilk kez yürütme gücünün kullanıldığı belirlenir.
Temsil Heyeti'nin bölgesel nitelikten ulusal niteliğe geçiş anını ve yürütme organı gibi hareket etmeye başladığı zamanı belirlemek.
4
Sivas Kongresi sonrası siyasi gelişmeleri ve İstanbul Hükümeti ile ilişkileri inceleme
Damat Ferit Paşa hükümetinin düşmesi ve yerine gelen Ali Rıza Paşa hükümetiyle 20-22 Ekim 1919'da Amasya Görüşmeleri'nin yapıldığı saptanır.
Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti tarafından hukuken tanındığı ilk resmi temasın zamanını belirlemek.
5
Mebusan Meclisi öncesi Temsil Heyeti'nin son hazırlık adımlarını belirleme
Meclis çalışmalarını takip etmek ve ulaşım/haberleşme kolaylığı gibi stratejik nedenlerle Temsil Heyeti'nin 27 Aralık 1919'da Ankara'ya ulaştığı belirlenir.
Milli Mücadele'nin yönetim merkezinin Ankara'ya taşınma tarihini saptamak.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi'nde Temsil Heyeti'nin kurumsal gelişimi, yürütme gücünü kullanması ve siyasi/hukuki meşruiyet kazanma süreci.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 834Soru

20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'nde anayasal düzenin tesisi, iç siyasi çatışmalar ve iktidar deği��iklikleri kapsamında gerçekleşen aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Osmanlı Devleti'nde meşrutiyet rejiminin ikinci kez ilan edilerek anayasal monarşi sürecinin yeniden başlaması (Temmuz 1908), Meşrutiyet rejimine ve anayasal düzene karşı çıkan ayaklanmayı bastırmak amacıyla Hareket Ordusu'nun İstanbul'a müdahale etmesi (Nisan 1909), İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetimdeki baskıcı nüfuzuna karşı çıkan subayların (Halaskâr Zâbıtân) müdahalesiyle hükûmet de��işikliğinin yaşanması (Temmuz 1912) ve I. Balkan Savaşı'ndaki büyük toprak kayıplarını gerekçe gösteren İttihat ve Terakki liderliğinin hükûmet darbesiyle yönetimi tamamen ele geçirmesi (Ocak 1913) şeklindedir.
Doğru sıralama kronolojik olarak II. Meşrutiyet'in ilanı (1908), 31 Mart Vakası'nın bastırılması (1909), Halaskâr Zâbıtân müdahalesi (1912) ve Bâb-ı Âli Baskını (1913) şeklindedir. Bu sıra, Osmanlı Devleti'nin son döneminde anayasal monarşiden rejim krizine, ardından ordu içi cuntaların mücadelesine ve en nihayetinde askeri diktatörlüğe giden süreci net bir şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
II. Meşrutiyet'in ilanı ile anayasal monarşiye geçiş tarihinin belirlenmesi.
23 Temmuz 1908
Verilen gelişmeler arasında kronolojik olarak ilk sırada yer alan ve diğer siyasi olayların zeminini hazırlayan temel anayasal adım II. Meşrutiyet'in ilanıdır.
2
Anayasal düzene yönelik ilk büyük iç reaksiyon olan 31 Mart Vakası'nın bastırılması tarihinin tespit edilmesi.
Nisan 1909
1908'deki ilana tepki olarak Nisan 1909'da çıkan isyan, Hareket Ordusu tarafından bastırılarak meşruti düzen korunmuştur.
3
Ordu içindeki siyasallaşmanın bir diğer sonucu olan Halaskâr Zâbıtân müdahalesinin tarihinin belirlenmesi.
Temmuz 1912
İttihat ve Terakki'nin seçimlerdeki hileli uygulamalarına ve baskılarına karşı ordu içindeki muhalif subayların Sait Paşa kabinesini devirmesi bu tarihte gerçekleşmiştir.
4
Balkan Savaşları sırasındaki krizden faydalanan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin gerçekleştirdiği Bâb-ı Âli Baskını tarihinin saptanması.
23 Ocak 1913
Kâmil Paşa hükûmetinin Edirne'yi Bulgarlara teslim edeceği iddiasıyla Enver Bey ve arkadaşları tarafından yapılan askerî darbe, kronolojik olarak en son gerçekleşen olaydır.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti'ndeki İç Siyasi Gelişmeler ve İktidar Mücadeleleri
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 835Soru

Hristiyanlık tarihi boyunca ritüellerin, sakramentlerin ve mezhepsel yapıların gelişimini gösteren aşağıdaki tarihsel gelişmeleri, en eskiden en yeniye doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hristiyanlıkta mezhepsel bölünmelerin ve ritüel tartışmalarının doğru kronolojik sıralaması sırasıyla Kadıköy Konsili (M.S. 451), Doğu-Batı Bölünmesi (M.S. 1054), Reformasyon ile sakramentlerin sorgulanması (1517) ve Trento Konsili ile Katolik sakramentlerinin resmileşmesi (1545-1563) şeklindedir.
Hristiyan mezheplerinin oluşumu ve sakramentlerin gelişimi tarihsel bir sıra izler. İlk olarak M.S. 451 Kadıköy Konsili ile ilk kurumsal ayrışmalar (Monofizit kiliseler) olmuştur. Ardından 1054'te Katolik ve Ortodoks bölünmesi gerçekleşmiştir. 1517'de başlayan Reformasyon ile Protestanlık ortaya çıkmış ve yedi sakrament reddedilerek sadece iki sakrament kabul edilmiştir. Son olarak, 1545-1563 Trento Konsili ile Katolik Kilisesi yedi sakramentin dogmatik yapısını sabitlemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Monofizit-diyafizit tartışmalarını ve Süryani/Ermeni kiliselerinin ayrılışını temsil eden Kadıköy Konsili'nin tarihini (M.S. 451) belirlemek.
Kadıköy Konsili en eski olay olarak birinci sıraya yerleştirilir.
Bu olay Hristiyanlık tarihindeki ilk büyük bölünmeyi temsil eder.
2
Katolik ve Ortodoks kiliselerinin teolojik ve ritüel sebeplerle aforozlaştığı Doğu-Batı Bölünmesi'nin tarihini (1054) belirlemek.
Büyük Bölünme ikinci sıraya yerleştirilir.
Bu olay 11. yüzyılda gerçekleşmiş olup, ilk bölünmeden sonra, Reformasyon'dan ise öncedir.
3
Martin Luther'in başlattığı Reformasyon ile sakrament sayısının ikiye düşürülmesinin ve Protestanlığın ortaya çıkışının tarihini (1517) belirlemek.
Reformasyon üçüncü sıraya yerleştirilir.
Bu olay 16. yüzyılın başında gerçekleşerek Katolik ritüel sistemine doğrudan itiraz etmiştir.
4
Katolik Kilisesi'nin Protestan iddialarına karşı yedi sakramenti resmen teyit ettiği Trento Konsili'nin tarihini (1545-1563) belirlemek.
Trento Konsili son sıraya yerleştirilir.
Trento Konsili, Reform hareketinin yayılmasından sonra Katolik Kilisesi'nin doktrinlerini savunmak için topladığı karşı-reform hamlesidir.

Anahtar Kavram

Hristiyanlıkta mezheplerin ortaya çıkış süreci ile ritüel ve sakramentlerin bu bölünmelerdeki belirleyici rolü.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 836Soru

(pq)(pr)(p \lor q) \land \sim(p \rightarrow \sim r) önermesinin çözümleyici çizelge kurallarına göre tutarlılık denetimi sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki işlem adımlarını, mantıksal ve kuralsal öncelik sırasına göre sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İşlem adımlarının doğru sırası: İlk olarak ana önermeye tümel evetleme kuralı uygulanarak alt bileşenler alt alta yazılır. Ardından, işlem önceliği gereği alt alta yazma kuralı içeren değillenmiş koşul önermesi çözümlenir ve bileşenleri elde edilir. Elde edilen çift değillemeli önerme sadeleştirildikten sonra, çatal açma kuralı gerektiren tikel evetleme önermesi çözümlenir ve son olarak yolların çelişki durumu denetlenerek işlem tamamlanır.
Doğru sıralamada öncelikle ana eklem çözümlenir. Ardından alt alta yazma kuralına sahip olan değillenmiş koşul önermesi, çatal açma kuralına sahip tikel evetleme önermesinden önce çözümlenir. Çift değilleme kuralı uygulanıp önerme sadeleştirildikten sonra çatal açma işlemi yapılır ve son olarak yolların açık/kapalı olma durumu denetlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Ana önermenin ana eklemi olan tümel evetleme (\land) kuralını uygulamak.
pqp \lor q ve (pr)\sim(p \rightarrow \sim r) önermelerinin alt alta yazılması.
Çözümlemeye her zaman en dıştaki ana eklemden başlanır.
2
Çatal açmayan (alt alta yazılan) önermeyi belirleyip çözümlemek.
(pr)\sim(p \rightarrow \sim r) önermesinden pp ve r\sim\sim r önermelerinin elde edilmesi.
Alt alta yazma kuralı, çatal açma kuralına göre önceliklidir.
3
Çift değilleme kuralını uygulamak.
r\sim\sim r önermesinden rr önermesinin elde edilmesi.
Daha sonraki adımlarda çelişki denetiminin doğru yapılabilmesi için çift değillemeler sadeleştirilmelidir.
4
Çatal açma kuralı gerektiren önermeyi çözümlemek.
pqp \lor q önermesinin çözümlenerek pp ve qq dallarının açılması.
Alt alta yazma işlemleri tamamlandıktan sonra çatal açma kuralına geçilir.
5
Açılan yollarda çelişki olup olmadığını denetlemek.
Yolların açık kalması ve denetlemenin tamamlanması.
Çözümlenmemiş önerme kalmadığında, dallardaki önermeler ile değillerinin varlığı kontrol edilerek tutarlılık durumu belirlenir.

Anahtar Kavram

Çözümleyici çizelgede kural uygulama öncelikleri ve işlem sırası
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 837Soru

Tek yarıkta kırınım deneyi gerçekleştirilen üç farklı düzenekte kullanılan ışığın dalga boyu, yarık genişliği, ekran ile yarık düzlemi arasındaki uzaklık ve ortamın kırıcılık indisi değerleri aşağıda belirtilmiştir:

* Düzenek I: Dalga boyu 5λ5\lambda olan ışık, yarık genişliği ww, ekran uzaklığı LL, hava ortamı (n1=1n_1 = 1)
* Düzenek II: Dalga boyu 6λ6\lambda olan ışık, yarık genişliği ww, ekran uzaklığı LL, hava ortamı (n2=1n_2 = 1)
* Düzenek III: Dalga boyu 6λ6\lambda olan ışık, yarık genişliği ww, ekran uzaklığı LL, cam ortamı (n3=15n_3 = 1{}5)

Buna göre, bu düzeneklerde ekran üzerinde oluşan **merkezi aydınlık saçak genişliklerini (2Δx2\Delta x)** büyükten küçüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Merkezi aydınlık saçak genişliklerinin büyükten küçüğe doğru sıralaması: Düzenek II > Düzenek I > Düzenek III şeklindedir.
Düzeneklerin merkezi aydınlık saçak genişliği değerleri hesaplandığında sırasıyla 12λLw12 \frac{\lambda L}{w}, 10λLw10 \frac{\lambda L}{w} ve 8λLw8 \frac{\lambda L}{w} katsayıları elde edilir. Bu durum saçak genişliklerinin Düzenek II > Düzenek I > Düzenek III şeklinde sıralanmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kırınım saçak genişliği ve merkezi aydınlık saçak genişliği bağıntılarını tanımlamak.
Tek yarıkta kırınım deneyinde ardışık iki karanlık veya iki aydınlık saçak arasındaki mesafe (saçak genişliği) Δx=λLwn\Delta x = \frac{\lambda L}{w \cdot n} formülüyle bulunur. Merkezi aydınlık saçak genişliği ise standart saçak genişliğinin iki katıdır, yani 2Δx=2λLwn2\Delta x = 2\frac{\lambda L}{w \cdot n} olarak ifade edilir.
Her bir düzenek için hesaplanacak değerlerin hangi fiziksel parametrelere bağlı olduğunu netleştirmek gerekir.
2
Düzenek I için merkezi aydınlık saçak genişliğini hesaplamak.
2Δx1=25λLw1=10λLw2\Delta x_1 = 2 \frac{5\lambda L}{w \cdot 1} = 10 \frac{\lambda L}{w} olur.
Dalga boyunun 5λ5\lambda ve ortam kırıcılık indisinin 11 (hava) olması değerlerini formülde yerine koymak için.
3
Düzenek II için merkezi aydınlık saçak genişliğini hesaplamak.
2Δx2=26λLw1=12λLw2\Delta x_2 = 2 \frac{6\lambda L}{w \cdot 1} = 12 \frac{\lambda L}{w} olur.
Dalga boyunun 6λ6\lambda ve ortam kırıcılık indisinin 11 (hava) olması değerlerini formülde yerine koymak için.
4
Düzenek III için merkezi aydınlık saçak genişliğini hesaplamak.
2Δx3=26λLw15=8λLw2\Delta x_3 = 2 \frac{6\lambda L}{w \cdot 1{}5} = 8 \frac{\lambda L}{w} olur.
Dalga boyunun 6λ6\lambda ve ortam kırıcılık indisinin 151{}5 (cam) olması değerlerini formülde yerine koymak için.
5
Elde edilen merkezi aydınlık saçak genişliği değerlerini kıyaslayarak sıralamak.
12λLw>10λLw>8λLw12 \frac{\lambda L}{w} > 10 \frac{\lambda L}{w} > 8 \frac{\lambda L}{w} olduğundan sıralama 2Δx2>2Δx1>2Δx32\Delta x_2 > 2\Delta x_1 > 2\Delta x_3 şeklindedir.
Düzeneklerin saçak genişliklerini büyüklüklerine göre sıralayarak sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Tek yarıkta kırınım olayında saçak genişliğinin ışığın dalga boyu ve ortamın kırıcılık indisi ile ilişkisi.
Soru 838Soru

Sokrates, bilginin insanda doğuştan var olduğunu ve sorgulama yoluyla açığa çıkarılabileceğini savunur. Bu amaçla uyguladığı diyalog yöntemi (Sokratik Yöntem) belirli aşamalardan oluşur. Buna göre, aşağıda karışık olarak verilen adımları Sokrates'in yönteminin başlangıcından sonucuna doğru mantıksal ve kronolojik bir sıra izleyecek şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sokratik yöntemin doğru sıralaması: muhatabın ilk tanımı yapması, ironi aşamasıyla bu tanımın çelişkilerinin gösterilmesi, aklı kullanarak ruhta saklı olan bilgilerin hatırlanmaya başlanması ve maiotik (doğurtma) aşamasıyla tümel hakikate ulaşılmasıdır.
Doğru sıralamada öncelikle muhatap kavram hakkında bir tanım ortaya koyar. Ardından Sokrates bu tanımın çelişkilerini göstererek kişiye bilgisizliğini fark ettirir (ironi). Yanlış kabullerinden kurtulan kişi aklını kullanarak ruhundaki bilgilere yönelir ve en sonunda sorular eşliğinde doğru bilgi zihninden doğurtulur (maiotik).

Adım Adım Çözüm

1
Diyaloğun başlangıç noktasını belirleme.
Diyaloğa katılan kişinin ele alınan kavram hakkında doğru olduğunu düşündüğü ilk tanımı/savı sunması adımı birinci sıraya yerleştirilir.
Sokratik yöntem her zaman muhatabın kendinden emin bir şekilde sunduğu bir iddia veya tanım ile başlar.
2
İroni (alay) aşamasını belirleme.
Sokrates'in sorularıyla ilk tanımın çelişkilerini göstererek muhatabına aslında hiçbir şey bilmediğini fark ettirmesi adımı ikinci sıraya yerleştirilir.
Sokrates, muhatabının doğru bilgiye ulaşabilmesi için öncelikle yanlış sanılarından arınması gerektiğine inanır; bu da ironi ile sağlanır.
3
Bilgi arayışı ve hatırlama sürecini belirleme.
Zihni yanlış sanılardan temizlenen kişinin, Sokrates'in yönlendirici sorularıyla ruhta uykuda olan bilgileri hatırlamaya başlaması adımı üçüncü sıraya yerleştirilir.
Yanlış bilgilerinden arınan insan, zihnindeki uykuda olan doğruları hatırlamaya hazır hale gelir.
4
Maiotik (doğurtma) aşaması ile nihai bilgiye ulaşmayı belirleme.
Sorgulama sürecinin sonunda, muhatabın kendi zihnindeki değişmez ve tümel hakikate ulaşması adımı dördüncü sıraya yerleştirilir.
Yöntemin amacı, Sokrates'in dışarıdan bilgi vermesi değil, muhatabın kendi zihnindeki doğruyu doğurmasını sağlamaktır.

Anahtar Kavram

Sokratik Yöntem (İroni ve Maiotik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 839Soru

Mezopotamya medeniyetleri, insanlık tarihinin siyasi, hukuki ve kültürel gelişimine yön vermiş birçok önemli aşamadan geçmiştir. Aşağıda bu coğrafyada ve çevresinde gerçekleşen bazı tarihsel gelişmeler verilmiştir. Bu gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sümerlerin çivi yazısını icat etmesi, Akadların ilk merkezi imparatorluğu kurması, Asurlu tüccarların yazıyı Anadolu'ya taşıması ve Babil Kralı Hammurabi'nin kanunlarını ilan etmesi sıralaması doğrudur.
Kronolojik gelişim incelendiğinde; ilk olarak Sümerler MÖ 3200 civarında çivi yazısını icat etmiş, ardından MÖ 2350 civarında Akadlar ilk merkezi imparatorluğu kurmuş, MÖ 1950 civarında Asurlular yazıyı Anadolu'ya taşımış ve en son MÖ 1760 civarında Babil Kralı Hammurabi kendi kanunlarını ilan etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazının icadı ile tarihi devirlerin başlangıcını tespit etmek.
Sümerlerin çivi yazısını icat etmesi (MÖ 3200 civarı) en eski tarihsel gelişme olarak ilk sıraya yerleştirilir.
Yazı, Mezopotamya'da diğer tüm siyasi ve hukuki kayıtların tutulmasına zemin hazırlayan ilk temel gelişmedir.
2
Mezopotamya'daki ilk merkezi imparatorluğun kuruluşunu belirlemek.
Akadların Mezopotamya'da ilk imparatorlu��u kurması (MÖ 2350 civarı) ikinci sıraya yerleştirilir.
Akadlar, Sümer şehir devletlerinin ardından bölgedeki dağınık siyasi yapıyı birleştirerek ilk merkezi devleti kurmuştur.
3
Yazının Mezopotamya dışına yayılma sürecini analiz etmek.
Asurlu tüccarların Kültepe tabletleriyle yazıyı Anadolu'ya taşıması (MÖ 1950 civarı) üçüncü sıraya yerleştirilir.
Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Mezopotamya'daki kültürel birikimin Anadolu'ya aktarılmasını sağlayan sonraki aşamadır.
4
Babil dönemindeki hukuki ve siyasi kurumsallaşmayı değerlendirmek.
Hammurabi Kanunları'nın ve mutlak monarşi anlayışının ilan edilmesi (MÖ 1760 civarı) son sıraya yerleştirilir.
Babil Devleti'nin merkeziyetçi idari yapısı ve gelişmiş kanunları, Mezopotamya medeniyetinin ulaştığı en olgun aşamalardan biridir.

Anahtar Kavram

Mezopotamya Medeniyetlerinin kronolojik gelişimi, kültürel etkileşimleri ve insanlık tarihine katkıları.

Alternatif Yöntem

Sıralama yaparken medeniyetlerin tarih sahnesine çıkış sırasına (Sümer - Akad - Asur - Babil) dikkat ederek de doğru sıralamaya ulaşılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 840Soru

Osmanlı Devleti'nde anayasal düzene geçiş, parlamenter yönetim tecrübesi ve bu süreçte yaşanan siyasi gelişmeler dikkate alındığında, aşağıda verilen olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı: İlk olarak Genç Osmanlılar'ın çalışmalarıyla Kanun-i Esasi ilan edilmiş (1876), ardından II. Abdülhamid 93 Harbi'ni gerekçe göstererek meclisi kapatmış (1878), daha sonra Reval Görüşmeleri ve İttihat ve Terakki'nin baskısıyla II. Meşrutiyet ilan edilerek meclis yeniden açılmış (1908) ve son olarak 31 Mart Vakası sonrasında Kanun-i Esasi'de yapılan değişikliklerle padişahın yetkileri sınırlandırılarak hükümet meclise karşı sorumlu kılınmıştır (1909).
Sıralama kronolojik olarak 1876 yılında Kanun-i Esasi'nin ilanı, 1878 yılında meclisin kapatılması, 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanı ve 1909 yılında yapılan demokratik anayasa değişiklikleri şeklinde gerçekleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk anayasal geli��meyi tespit etme
Genç Osmanlılar'ın çabalarıyla 1876 yılında Kanun-i Esasi ilan edilmiştir.
Anayasal düzene geçişin başlangıcı olan bu olay kronolojinin ilk adımını oluşturur.
2
Meclisin ilk kez kapatıldığı tarihi belirleme
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) gerekçe gösterilerek 1878 yılında parlamentonun tatil edilmesi.
Bu gelişme ile meşrutiyet rejimine ve anayasal uygulamalara geçici olarak ara verilmiştir.
3
II. Meşrutiyet'in ilanı sürecini kronolojiye yerleştirme
Reval Görüşmeleri'nin yarattığı dış baskı ve İttihatçı subayların ayaklanması sonucu 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilan edilmesi.
Bu olay anayasanın tekrar yürürlüğe girmesini ve meclisin yeniden açılmasını sağlamıştır.
4
Anayasa üzerindeki en demokratik düzenlemenin tarihini belirleme
31 Mart Vakası'nın bastırılmasından sonra 1909 yılında Kanun-i Esasi'de yapılan köklü değişiklikler.
Bu değişiklikler II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gerçekleşen ve padişahın yetkilerini meclis lehine kısıtlayan son hukuki adımdır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde anayasal süreçlerin kronolojik gelişimi ile padişah ve parlamento arasındaki yetki dengesinin değişimi.
ÖncekiSayfa 42 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin