Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8721Soru

İlk Türk-İslam devletlerinde devletin idari, adli ve sosyo-ekonomik yapısını oluşturan çeşitli görevliler bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda verilen yönetim ve yargı görevlilerini, üstlendikleri temel sorumluluklarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kadı'l-kudat
Emir-i dad
Muhtesip
Melik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kadı'l-kudat şer'i yargıdan; Emir-i dad örfi yargıdan; Muhtesip belediye ve çarşı denetiminden; Melik ise eyalet yönetiminden sorumludur.
Kadı'l-kudat şer'i yargının, Emir-i dad örfi yargının en üst yöneticisidir; Muhtesip çarşı ve pazarı denetleyen belediye görevlisidir; Melik ise eyalet yönetimindeki hanedan üyesidir. Bu eşleştirmeler idari ve hukuki teşkilatın yapısal özelliklerini tam olarak yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı sistemindeki şer'i ve örfi ayrımını analiz etmek.
Kadı'l-kudat teriminin 'kadıların kadısı' anlamına geldiği ve şer'i yargının başında yer aldığı belirlenir. Örfi yargının başında ise Emir-i dad görevlisinin bulunduğu tespit edilir.
İlk Türk-İslam devletlerinde adalet mekanizması şer'i ve örfi olmak üzere iki ana kola ayrılmıştı.
2
Taşra idaresi ve yerel yönetim birimlerindeki görevlileri tespit etmek.
Muhtesip görevlisinin çarşı, pazar ve esnaf denetimini (belediye işleri) yürüttüğü; Melik'in ise eyaletlerde yöneticilik yapan hanedan üyesi (şehzade) olduğu belirlenir.
İlk Türk-İslam devletlerinde eyaletlerin idari yapısında hanedan üyeleri ve yerel denetim mekanizmaları kritik roller üstlenmiştir.
3
Kavramları eşleştirerek nihai tabloyu oluşturmak.
Kadı'l-kudat şer'i yargı başkanıyla, Emir-i dad örfi yargı başkanıyla, Muhtesip belediye denetçisiyle ve Melik eyalet yöneticisi şehzadeyle doğru şekilde eşleşir.
Bütün terimlerin kendi tanımlarıyla eksiksiz ve doğru eşleşmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam Devletlerinde Hukuk, Taşra ve Belediye Teşkilatı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8722Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda yer alan en belirgin edebî sanatlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmuş gözümden akan ya��tır dönen
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabib
Kılma derman kim helâkim zehri dermanındadır
Marmara’da her yelken uçar gibi hafifken
Süzülür engine doğru sessiz ve derinden

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk dize tecahülüarif ile, ikinci dize hüsnütalil ile, üçüncü dize tezat ile ve dördüncü dize mecazımürsel ile eşleşmelidir.
Dizelerdeki edebi sanatlar çözümlendiğinde; bilinen bir durumun bilmezlikten gelindiği ilk dize tecahülüarif ile; doğa olayının güzel bir sebebe bağlandığı ikinci dize hüsnütalil ile; zıt durumların bir arada sunulduğu üçüncü dize tezat ile ve parça-bütün ilişkisiyle ad aktarması yapılan son dize mecazımürsel ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki anahtar kelimeleri ve anlam ilişkilerini çözümleme.
İlk dizedeki 'bilmezem' (bilmiyorum) ifadesi, ikinci dizedeki suyun akış nedeninin sevgiliye bağlanması, üçüncü dizedeki 'dert' ve 'derman' tezatlığı, dördüncü dizedeki 'yelken' ile gemi kastı tespit edilir.
Dizelerde yer alan edebi sanatları saptamak için kelime düzeyinde anlam ve bağlam analizi yapılması gerekir.
2
Dizelerde öne çıkan edebi sanatları sağ sütundaki terimlerle eşleştirme.
Belirlenen edebi sanatlar sırasıyla tecahülüarif, hüsnütalil, tezat ve mecazımürsel olarak sağ sütundaki ilgili kavramlarla eşleştirilir.
Sanat tanımları ile dizelerdeki dilsel özelliklerin örtüştürülmesi doğru eşleştirmeye ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Edebi sanatların (söz sanatlarının) beyit ve dizelerde tespiti ve sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8723Soru

Psikolojide duyum ve algı süreçleri incelenirken algı yanılmaları önemli bir yer tutar. Bu kapsamda değerlendirilen illüzyon (algı yanılması) ile halüsinasyon (sanrı) kavramları günlük yaşamda veya teorik düzeyde sıklıkla karşılaştırılmaktadır.

Buna göre, illüzyon ile halüsinasyon arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İllüzyonda dış dünyada fiziksel bir uyarıcı mevcutken, halüsinasyonda herhangi bir dış uyarıcı bulunmaz.

Cevap

İllüzyonda dış dünyada fiziksel bir uyarıcı mevcutken, halüsinasyonda herhangi bir dış uyarıcı bulunmaz.
Doğru cevap olan seçenekte belirtildiği gibi, illüzyon ile halüsinasyon arasındaki en temel fark dış dünyada fiziksel bir uyarıcının bulunup bulunmamasıdır. İllüzyonda zihin var olan bir uyarıcıyı yanlış algılarken, halüsinasyonda ortada hiçbir uyarıcı yokken varmış gibi algı gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İllüzyon kavramının tanımı incelenir.
İllüzyon (algı yanılması), dış dünyadan duyu organlarına ulaşan gerçek bir fiziksel uyarıcının zihin tarafından yanlış veya farklı yorumlanmasıdır. Örneğin, yerdeki halatın yılan sanılması.
Kavramsal ayrımın ilk basamağını oluşturmak için.
2
Halüsinasyon kavramının tanımı incelenir.
Halüsinasyon (sanrı), dış dünyada duyu organını uyaran hiçbir fiziksel nesne veya enerji bulunmadığı hâlde, zihinde bir algılamanın gerçekleşmesidir. Örneğin, boş odada ses duyulması.
Kavramsal karşılaştırmayı tamamlamak için.
3
İki kavram arasındaki temel fark belirlenir.
Aralarındaki en belirgin fark, illüzyonda fiziksel bir uyarıcının (nesnenin) var olması, halüsinasyonda ise herhangi bir dış uyarıcının bulunmamasıdır.
Soruda istenen doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İllüzyon ve halüsinasyon kavramları arasındaki nesnel uyarıcı farkı
Soru 8724Soru

Bir araştırma grubu, "İş yerinde esnek çalışma saatleri uygulandığında çalışanların iş doyumu artmaktadır." hipotezini test etmektedir. Bu araştırmada, çalışanların iş doyumunda meydana gelen değişim esnek çalışma saatleri uygulamasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Buna göre, araştırmada başka bir değişkene ba��lı olarak değişen ve sonuç konumunda olan "iş doyumu" değişkeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımlı değişken

Cevap

Bağımlı değişken
Araştırmada bir başka değişkene bağlı olarak değişen, etkiyi üzerinde taşıyan ve sonuç konumunda olan değişken bağımlı değişkendir. Senaryoda esnek çalışma saatlerinin (neden) etkilediği sonuç konumundaki iş doyumu bağımlı değişkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma hipotezindeki değişkenlerin rollerinin belirlenmesi.
Esnek çalışma saatleri 'etkileyen neden' konumundadır. İş doyumu ise bu nedene bağlı olarak değişen 'sonuç' konumundadır.
Hipotezde hangi değişkenin neden, hangisinin sonuç olduğunu belirlemek doğru kavramı bulmak için ilk adımdır.
2
Sonuç konumundaki değişkenin bilimsel adının tespit edilmesi.
Etkilenen durumundaki sonuç değişkeni 'bağımlı değişken' olarak tanımlanır.
Sosyolojik ve bilimsel yöntem kurallarına göre, bağımsız değişkene bağlı olarak değer alan ve araştırma sonucunu gösteren değişken bağımlı değişkendir.

Anahtar Kavram

Sosyolojide Araştırma Yöntemleri - Bağımlı ve Bağımsız Değişkenler
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8725Soru

Bir okul psikolojik danışmanı, akademik başarısızlık yaşayan bir öğrencinin durumunu değerlendirirken şu uygulamaları gerçekleştirmiştir:

I. Öğrencinin ders çalışma esnasında dikkatini dağıtan çevresel uyarıcıları saptamış ve düzenli çalışma alışkanlığı kazanması için her verimli çalışmanın ardından pekiştireç uygulamıştır.
II. Öğrencinin problem çözme sırasında kullandığı zihinsel stratejileri, bilgiyi nasıl kodlayıp geri getirdiğini ve akademik başarısızlığa yönelik geliştirdiği olumsuz inanç kalıplarını analiz etmiştir.
III. Öğrencinin kendi potansiyelini gerçekleştirmesinin önündeki engelleri anlamak için onun öz saygısını, kişisel hedeflerini ve kendini nasıl algıladığını (benlik tasarımını) araştırmıştır.

Buna göre, okul psikolojik danışmanının yaptığı bu uygulamalarda sırasıyla hangi psikolojik yaklaşımların ilke ve yöntemlerinden yararlandığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranışçı - Bilişsel - Hümanistik

Cevap

Davranışçı - Bilişsel - Hümanistik
Doğru cevap olan seçenekteki sıralama, danışmanın uygulamalarıyla birebir örtüşmektedir. Birinci uygulamada çevresel uyarıcılar, davranış ve pekiştireç kavramları davranışçı yaklaşımı; ikinci uygulamada zihinsel stratejiler ve bilgi işleme süreçleri bilişsel yaklaşımı; üçüncü uygulamada ise kendini gerçekleştirme potansiyeli ve benlik tasarımı hümanistik yaklaşımı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci önc��ldeki uygulamanın kuramsal temelini belirleme.
Birinci öncülde yer alan 'çevresel uyarıcı', 'düzenli çalışma alışkanlığı kazanma' ve 'pekiştireç' kavramlarının do��rudan gözlenebilir davranışları ve çevreyle etkileşimi temel alan Davranışçı Yaklaşım'a ait olduğu tespit edilir.
Sorunun doğru yanıtına ulaşmak için öncüllerdeki uygulamaların hangi psikolojik ekollerin kavramsal setine ait olduğunu tek tek çözümlemek gerekir.
2
İkinci öncüldeki uygulamanın kuramsal temelini belirleme.
İkinci öncüldeki 'zihinsel stratejiler', 'bilgiyi kodlayıp geri getirme' ve 'inanç kalıpları' ifadelerinin, zihnin bilgiyi alma ve işleme süreçlerine odaklanan Bilişsel Yaklaşım'a ait olduğu belirlenir.
Sıralamadaki ikinci ekolün tespit edilmesi için zihinsel süreçlere yapılan vurgu analiz edilmelidir.
3
Üçüncü öncüldeki uygulamanın kuramsal temelini belirleme.
Üçüncü öncülde geçen 'potansiyelini gerçekleştirme', 'öz saygı' ve 'benlik tasarımı' kavramlarının, insanı aktif, özgür ve kendini var etmeye çalışan bir bütün olarak gören Hümanistik (İnsancıl) Yaklaşım'a ait olduğu bulunur.
Sıralamanın son halkasını bulmak için bireyin öznel deneyimlerine ve potansiyeline odaklanan kuram saptanmalıdır.
4
Bulunan yaklaşımları sırasıyla birleştirerek doğru seçeneği belirleme.
Uygulamaların sırasıyla Davranışçı, Bilişsel ve Hümanistik yaklaşımlara karşılık geldiği görülür. Bu sıralamayı veren 'Davranışçı - Bilişsel - Hümanistik' yanıtı doğru cevap olarak belirlenir.
Elde edilen analiz sonuçlarının sırasıyla bir araya getirilmesiyle nihai cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Psikolojide Ekoller ve Yaklaşımlar
Soru 8726Soru

Divan edebiyatında mahallîleşme yöneliminin ilk adımları sayılabilecek dil bilinciyle, şiirlerinde Türkçe deyim ve atasözlerini sıklıkla kullanan 15. yüzyıl şairidir. Şiir dilini klasik Fars şiiri etkisinden kurtarıp halkın konuşma dilindeki tabii söyleyişlere yaklaştırmaya çalışmıştır. Sanatçının bu üslup özelliğini ve halk söyleyişlerine olan yönelimini yansıtan şu beyit, onun bu tarzının en belirgin örneklerindendir:

*Eser etmez n'eylesin âh u fig��nım yâra hiç*
*Sanki mermer taşa yağmur yağar, eser yel geçer*

Bu parçada sözü edilen divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Necâtî

Cevap

Necâtî
Parçada sözü edilen ve beyitte halk söyleyişinden gelen 'mermer taşa yağmur yağması, yel esip geçmesi' gibi deyim benzeri ifadeleri kullanan şair Necâtî'dir. Necâtî, 15. yüzyıl Divan edebiyatında Türkçe kelime, deyim ve atasözlerini şiire taşıyarak mahallîleşme cereyanının zeminini hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki şair tanıtımında yer alan ipuçlarını analiz etme.
Tanıtımda şairin 15. yüzyılda yaşadığı, şiirlerinde Türkçe deyim ve atasözlerini kullandığı ve mahallîleşme yöneliminin ilk adımlarını attığı belirtilmektedir.
Şairin dönemini ve üslup özelliklerini belirlemek, seçenek sayısını azaltmaya yardımcı olur.
2
Verilen beyit alıntısını dil ve üslup yönünden inceleme.
'Sanki mermer taşa yağmur yağar, eser yel geçer' dizesindeki halk söyleyişi (deyim/atasözü aktarımı) şairin irsal-i mesel sanatına ve Türkçe söyleyişe verdiği önemi gösterir. Bu üslup özellikleri ve yüzyıl bilgisi bizi doğrudan Necâtî'ye götürür.
Beyit analizi ile şairin üslup özelliklerini eşleştirip doğrulamak.

Anahtar Kavram

15. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Necâtî'nin Mahallîleşmedeki Rolü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8727Soru

Aşağıda, küresel ölçekte farklı ekonomik ve doğal kaynak profillerine sahip iki ülkenin genel özellikleri verilmiştir:

* I. Ülke: Sermaye birikimi yüksek, modern teknoloji kullanımı gelişmiş ve iş gücü niteliklidir. Ancak sanayisinde ihtiyaç duyduğu demir, petrol ve kömür gibi temel kaynaklar bakımından büyük oranda dışa bağımlıd��r.
* II. Ülke: Kobalt, altın, bakır gibi zengin yer altı kaynaklarına sahiptir. Buna karşın, ülke genelinde birincil ekonomik faaliyetler yoğunlukta olup dış ticarette hammadde ihracatı ön plandadır.

Bu ülkelerin sahip olduğu ekonomik ve doğal kaynak özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. ülke sermaye ve teknoloji gücüyle hammadde eksikliğini ithalatla kapatırken, II. ülke kaynaklarını işleyecek sanayi altyapısından yoksundur.

Cevap

I. ülke sermaye ve teknoloji gücüyle hammadde eksikliğini ithalatla kapatırken, II. ülke kaynaklarını işleyecek sanayi altyapısından yoksundur.
Doğru yargı, sanayileşmiş fakat kaynak fakiri olan ülkenin hammadde ithal ederek bu açığı kapatması, buna karşın kaynak zengini ama sanayileşmemiş ülkenin kendi kaynağını işleyememesidir. Bu durum, gelişmiş ülkelerin dışarıdan hammadde alıp mamul madde satma eğilimi ile gelişmemiş ülkelerin kaynaklarını doğrudan ham satma eğilimiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. ülkenin doğal kaynak ve ekonomik yapısını analiz etmek.
I. ülke yer altı kaynakları açısından fakir olsa da yüksek sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü sayesinde gelişmiş bir sanayiye sahiptir. Bu durum, ülkenin ham maddeyi ithal edip işleyerek ihraç ettiğini gösterir.
Gelişmiş ülkelerin hammadde-ekonomi ilişkisini belirlemek.
2
II. ülkenin doğal kaynak ve ekonomik yapısını analiz etmek.
II. ülke zengin doğal kaynaklara sahip olmasına rağmen birincil ekonomik faaliyetlerin yoğun olması ve hammadde ihraç etmesi, bu kaynakları işleyecek sermaye ve sanayi altyapısına sahip olmadığını gösterir.
Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin kaynak-ekonomi ilişkisini analiz etmek.
3
Seçenekleri analiz ederek bu iki durum arasındaki ilişkiyi doğru ifade eden yargıyı bulmak.
I. ülkenin sermaye gücüyle hammadde açığını ithalatla kapattığı, II. ülkenin ise sanayi altyapısı eksikliği nedeniyle kaynaklarını işleyemeden ihraç ettiği sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneğe karar vermek.

Anahtar Kavram

Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile doğal kaynakların işlenmesi, ihracatı ve ithalatı arasındaki ilişki.
Soru 8728Soru

Namık Kemal'in *Hürriyet Kasidesi* adlı eserinden alınan aşağıdaki beyitler verilmiştir:

*Ne efsunkâr imişsin ey didâr-ı hürriyet*
*Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten*

*Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma*
*Yere düşmekle gevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten*

Bu beyitlerden hareketle Tanzimat I. Dönem şiir anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dilde sadeleşme teorisi şiirde de tam olarak hayata geçirilmiş, tamamen yalın ve Türkçe kelimelerden oluşan bir dil kullanılm��ştır.

Cevap

Dilde sadeleşme teorisinin şiirde tam olarak hayata geçirildiğini ve tamamen yalın bir Türkçe kullanıldığını savunan seçenek söylenemez. Çünkü şairler bu ideali şiirlerinde uygulayamamışlardır.
Tanzimat I. Dönem sanatçıları dilde sadeleşme fikrini savunmuş olmalarına rağmen bu fikirlerini şiir diline yansıtamamışlardır. Şiirde aruz ölçüsü, divan şiiri nazım şekilleri ve ağır, süslü dil kullanılmaya devam etmiştir. Hürriyet Kasidesi'nden alınan beyitlerde geçen 'didâr-ı hürriyet', 'esîr-i aşk', 'gevher', 'sâkıt' gibi tamlama ve kelimeler bu ağır dilin açık örnekleridir. Bu nedenle dilde sadeleşmenin şiirde tamamen başarıldığını savunan seçenek söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beyitlerin dil ve biçim özelliklerini incelemek.
Beyitlerde 'didâr-ı hürriyet', 'efsunkâr', 'gevher', 'sâkıt' gibi Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin kullanıldığı ve kaside formunun korunduğu görülür.
Şiirin biçimsel ve dilsel yapısını tespit ederek seçenekleri elemek.
2
Verilen beyitlerin tematik içeriğini analiz etmek.
Şiirde 'hürriyet' ve 'millet' gibi toplumsal ve siyasi kavramlar işlenmiştir.
Şiirin içerik düzeyindeki yeniliğini belirlemek.
3
Seçeneklerdeki Tanzimat I. Dönem edebiyatı özelliklerini değerlendirmek.
Sanatçıların dilde sadeleşmeyi teoride savunmalarına rağmen şiir pratiğinde divan edebiyatının ağır dilini ve aruz ölçüsünü kullanmaya devam ettikleri gerçeğini ortaya koymak.
Teori ve pratik arasındaki bu tutarsızlığı bularak söylenemeyecek olan yargıyı tespit etmek.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem şiirinde eski biçim ile yeni içerik sentezi ve dil teorisi ile pratiği arasındaki fark.
Soru 8729Soru

Edimsel koşullanma sürecinde pekiştirme ve ceza ilkeleri, organizmanın davranışlarının sıklığını doğrudan etkiler. Pekiştirme davranışın ileride tekrarlanma olasılığını artırırken, ceza bu olasılığı azaltır.

Buna göre, aşağıda verilen günlük yaşam durumlarını (Sol Sütun), bu durumlarda örneklendirilen edimsel koşullanma süreçleriyle (Sa�� Sütun) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ders çalışırken dışarıdan gelen inşaat gürültüsünden rahatsız olan bir öğrencinin, kulaklık takarak bu rahatsız edici durumdan kurtulması ve sonraki çalışmalarında kulaklık takma sıklığının artması
Derste izinsiz konuşan bir öğrencinin, çok sevdiği resim dersi malzemelerinin öğretmen tarafından geçici olarak elinden alınması sonucu derste izinsiz konuşma davranışının azalması
Sınıf içi etkinliklere aktif katılan bir öğrenciye öğretmeni tarafından yıldız verilmesi sonucunda öğrencinin etkinliklere katılma isteğinin ve sıklığının artması
Temizlik kurallarına uymayan bir fabrika işçisinin müdürü tarafından herkesin önünde sert bir şekilde uyarılması (azarlanması) sonucu kuralları ihlal etme davranışının azalması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki durumlar ile sağ sütundaki süreçlerin doğru eşleşmesi: Ders çalışırken gürültüden kaçınmak amacıyla kulaklık takılması davranışının artması 'Olumsuz Pekiştirme' ile; derste konuşan öğrencinin resim malzemelerinin alınarak konuşmasının azaltılması 'II. Tip Ceza' ile; aktif katılan öğrenciye yıldız verilerek bu davranışın artırılması 'Olumlu Pekiştirme' ile; kurallara uymayan işçinin azarlanarak bu davranışının azaltılması ise 'I. Tip Ceza' ile eşleşir.
Sol sütundaki durumlar ile sağ sütundaki süreçlerin doğru eşleşmesi: Ders çalışırken gürültüden kaçınmak amacıyla kulaklık takılması davranışının artması 'Olumsuz Pekiştirme' ile; derste konuşan öğrencinin resim malzemelerinin alınarak konuşmasının azaltılması 'II. Tip Ceza' ile; aktif katılan öğrenciye yıldız verilerek bu davranışın artırılması 'Olumlu Pekiştirme' ile; kurallara uymayan işçinin azarlanarak bu davranışının azaltılması ise 'I. Tip Ceza' ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Durumlardaki davranışların sonuçlarını ve davranış sıklığındaki değişimi analiz edin.
Birinci durumda gürültüden kurtulma ve davranışın artması; ikinci durumda resim malzemelerinin gitmesi ve davranışın azalması; üçüncü durumda yıldız kazanma ve davranışın artması; dördüncü durumda azar işitme ve davranışın azalması görülmektedir.
Davranışın artması pekiştirmeyi, azalması ise cezayı gösterir.
2
Davranışı izleyen uyarıcının ortama eklenip eklenmediğini veya ortamdan çıkarılıp çıkarılmadığını belirleyin.
Birinci durumda gürültü ortamdan çıkmıştır (olumsuz pekiştirme). İkinci durumda sevilen resim malzemeleri ortamdan çıkmıştır (II. Tip ceza). Üçüncü durumda yıldız ortama eklenmiştir (olumlu pekiştirme). Dördüncü durumda ise azar ortama eklenmiştir (I. Tip ceza).
Bu adımlarla pekiştirme ve cezanın türleri (olumlu/olumsuz veya I. Tip/II. Tip) doğru bir şekilde ayırt edilir.
3
Durumları ilgili kavramlarla eşleştirin.
İlk durum Olumsuz Pekiştirme ile, ikinci durum II. Tip Ceza ile, üçüncü durum Olumlu Pekiştirme ile, dördüncü durum ise I. Tip Ceza ile eşleşir.
Eşleştirmenin doğruluğunu teyit etmek için her kavramın tanımına uygunluğu kontrol edilmiştir.

Anahtar Kavram

Edimsel Koşullanma İlkeleri (Pekiştirme ve Ceza Türleri)
Soru 8730Soru

İslam felsefesinde irade özgürlüğü ve insan eylemleri problemi; yaratılış, kader ve sorumluluk ilişkisi bağlamında farklı ekollerce ele alınmıştır. Aşağıda sol sütunda bu problemi tartışan İslam felsefesi ekolleri, sağ sütunda ise bu ekollerin insan eylemleri ve iradeye dair temel savunuları verilmiştir. Sol sütundaki ekolleri, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cebriye
Mu'tezile
Eş'ariye
Maturidiye

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cebriye - İnsanın eylemlerinde hiçbir irade gücü bulunmadığını savunan yaklaşım; Mu'tezile - İnsanın fiillerinde tamamen hür olduğunu ve eylemlerinin yaratıcısı olduğunu savunan yaklaşım; Eş'ariye - İnsanın eylemlerini kesbeden olduğunu ve yaratmanın Tanrı'ya ait olduğunu savunan yaklaşım; Maturidiye - İnsana cüzi irade verildiğini ve aklın vahiy olmadan da yaratıcıyı kavrayabileceğini savunan yaklaşım.
Doğru eşleştirmede; insan iradesini tamamen yok sayan Cebriye ekolü mutlak zorunluluk (cebr) ilkesiyle; insanın eylemlerinde tamamen hür ve kendi fiillerinin yaratıcısı olduğunu savunan Mu'tezile ekolü adalet ilkesiyle; iradeyi 'kesb' teorisiyle temellendirerek yaratmanın sadece Tanrı'ya ait olduğunu ve naklin önceliğini savunan Eş'ariye ekolüyle; insana cüzi irade tanıyan ve aklın vahiy olmadan da Tanrı'yı bulabileceğini kabul eden Maturidiye ekolüyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki ekollerin temel felsefi tezleri ve insan iradesi konusundaki konumları analiz edilir.
Dört farklı kelami ve felsefi yaklaşımın ayırt edici nitelikleri belirlenir.
Eşleştirme sürecinde kavram kargaşasını önlemek.
2
İradeyi tamamen reddeden Cebriye ile mutlak kaderci ve zorlayıcı fiil açıklaması eşleştirilir.
Cebriye ekolü, eylemlerde iradenin olmadığını savunan tanım ile eşleşir.
Cebriye kelimesinin zorunluluk (cebr) kökünden gelmesi ve eylemleri rüzgardaki yaprağa benzetmesi.
3
İradeyi mutlak özgürlük ve adalet bağlamında sorumluluk olarak tanımlayan Mu'tezile ile insan fiillerinin yaratıcısının insan olduğu fikri eşleştirilir.
Mu'tezile ekolü, insanın fiillerinde tamamen hür olduğunu belirten tanım ile eşleşir.
Mu'tezile'nin Tanrı'nın adalet sıfatını korumak için kötülüğü insana yüklemesi ve aklı öncelemesi.
4
Eş'ariye'nin insan eylemini açıklamak için kullandığı 'kesb' (kazanım) teorisi ve vahyin akla önceliği ilkesi tespit edilerek eşleştirilir.
Eş'ariye ekolü, eylemleri kesbeden ve yaratmanın Tanrı'ya ait olduğunu savunan tanım ile eşleşir.
Eş'ariye'nin insan iradesini sınırlı tutarak yaratma tekelini Tanrı'ya vermesi ve nakil merkezli olması.
5
Maturidiye'nin cüzi irade anlayışı ile aklın vahiy olmadan da yaratıcının varlığını kavrama yetisi eşleştirilerek tüm çiftler tamamlanır.
Maturidiye ekolü, cüzi irade ve aklın bağımsız kavrayış gücünü savunan tanım ile eşleşir.
Maturidiye'nin akıl ile vahiy arasında kurduğu dengeli ilişki ve insan sorumluluğunu cüzi iradeye dayandırması.

Anahtar Kavram

İslam Felsefesinde İrade Özgürlüğü ve İnsan Eylemleri Problemi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8731Soru

Servet-i Fünun şiirinin iki büyük temsilcisi olan Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin’in yapıtlarına dair sol sütunda verilen edebi uygulamaları, sağ sütundaki estetik ve tematik açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tevfik Fikret’in *Sis* şiirinde İstanbul’u ahlaki çöküşün ve zulmün merkezi olarak karamsar bir atmosferde tasvir etmesi
Cenap Şahabettin’in *Elhan-ı Şita* şiirinde kış mevsimini ve karın yağışını ahenk unsurları ve 'siyah nurlar' gibi alışılmamış imgelerle sunması
Tevfik Fikret’in *Promete* şiirinde mitolojik bir kahramandan hareketle Türk gençliğine Batı'nın bilimini ve ışığını getirme vazifesi yüklemesi
Cenap Şahabettin'in *Yakazat-ı Leyliyye* şiirinde gece vakti uyanan hisleri ve doğa manzaralarını adeta resim çizer gibi kelimelerle işlemesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevfik Fikret’in Sis şiiri parnasist tasvirli toplumsal karamsarlıkla; Cenap Şahabettin’in Elhan-ı Şita şiiri sembolist müzikaliteyle; Tevfik Fikret’in Promete şiiri didaktik ve toplumsal Batılılaşma ülküsüyle; Cenap Şahabettin’in Yakazat-ı Leyliyye şiiri ise parnasist tablo-şiir anlayışıyla eşleşir.
Sis şiiri toplumsal eleştiriyle, Elhan-ı Şita sembolist müzikaliteyle, Promete gençliğe didaktik mesajla ve Yakazat-ı Leyliyye parnasist tablo-şiir tekniğiyle eşleştiği için bu eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak toplumsal yönü ağır basan Sis ve Promete şiirleri belirlenir ve Tevfik Fikret'in toplumsal sanat anlayışı doğrultusunda elenir.
Sis şiiri toplumsal karamsarlık ve parnasist tasvirle, Promete ise didaktik Batılılaşma ülküsüyle eşleştirilir.
Fikret'in sanat yaşamının ikinci döneminde toplumsal konulara yönelmesi, bu şiirlerde didaktik ve sosyal temaların öne çıkmasını sağlamıştır.
2
Ardından bireysel duyarlılığı ve estetik zevki ön plana çıkaran Cenap Şahabettin'in Elhan-ı Şita ve Yakazat-ı Leyliyye şiirleri incelenir.
Elhan-ı Şita sembolist müzikaliteyle, Yakazat-ı Leyliyye ise parnasist tablo-şiir tekniğiyle eşleştirilir.
Cenap Şahabettin şiirde müziği ön planda tutan sembolizmi ve resimsel ögeleri kullanan parnasizmi sentezlemiş, toplumsal konulara hiç değinmemiştir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Şiirinde Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in Bireysel ve Toplumsal Sanat Anlayışları ile Edebi Akımların Etkileri
Soru 8732Soru

Aylin Hanım bir lisede rehber öğretmen olarak görev yapmaktadır. Aylin Hanım'ın okulda rehber öğretmen olarak sahip olduğu bu konum onun toplumdaki yerini gösterirken; öğrencilerine rehberlik yapması, sorunlarını dinlemesi ve onlara yol göstermesi ise bu konumun gereği olarak kendisinden beklenen davranışlardır.

Buna göre, parçada geçen Aylin Hanım'ın 'rehber öğretmen olması' ve 'öğrencilere yol göstermesi' sırasıyla aşağıdaki kavram çiftlerinden hangisine örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Statü - Rol

Cevap

Toplumsal statü bireyin konumunu (rehber öğretmen), toplumsal rol ise bu konumun gerektirdiği davranışları (öğrencilere yol göstermek) ifade eder; dolayısıyla doğru cevap statü ve rol kavramlarıdır.
Toplumsal statü, bireyin toplum içindeki konumunu veya yerini belirtir. Bu parçada Aylin Hanım'ın 'rehber öğretmen' olması bu konuma, yani toplumsal statüye örnektir. Toplumsal rol ise, bireyin sahip olduğu statü gereği sergilemesi beklenen davranış kalıplarıdır. Aylin Hanım'ın öğrencilerine 'yol göstermesi ve rehberlik etmesi' de bu rolü temsil eder. Dolayısıyla sırasıyla statü ve rol kavramları doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Aylin Hanım'ın 'rehber öğretmen olması' ifadesinin sosyolojik karşılığını belirleyin.
Bu ifade bireyin toplum içindeki yerini yani konumunu belirttiği için 'toplumsal statü' kavramına karşılık gelir.
Toplumsal statü bireyin toplumsal yapıdaki yerini tanımlar.
2
Aylin Hanım'ın 'öğrencilere yol göstermesi' ifadesinin sosyolojik karşılığını belirleyin.
Bu ifade rehber öğretmen konumundan beklenen davranışları yansıttığı için 'toplumsal rol' kavramına karşılık gelir.
Toplumsal rol, statünün dinamik yönü olup bireyden beklenen eylemlerdir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Statü ve Toplumsal Rol
Soru 8733Soru

Bir insan davranışının nedenlerini araştıran psikologların, benimsedikleri ekollere göre sordukları temel araştırma soruları farklılık göstermektedir. Aşağıda sol sütunda psikolojideki bazı yaklaşımlar, sağ sütunda ise bu yaklaşımların odaklandığı temel sorular verilmiştir. Sol sütundaki yaklaşımlar ile sağ sütundaki soruları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Davranışçı Yaklaşım
Bilişsel Yaklaşım
Hümanist Yaklaşım
Biyolojik Yaklaşım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Davranışçı Yaklaşım somut çevresel uyarıcılara odaklanan soruyla, Bilişsel Yaklaşım bilginin zihinde işlenmesi ve depolanmasına odaklanan soruyla, Hümanist Yaklaşım bireyin potansiyeli ve seçimlerine odaklanan soruyla, Biyolojik Yaklaşım ise nörokimyasal salgılar ve genetik faktörlere odaklanan soruyla eşleşmelidir.
Davranışçı yaklaşım organizmanın gözlemlenebilen tepkilerini ve bunları başlatan çevresel uyarıcıları sorgular. Bilişsel yaklaşım dış dünyadaki bilgilerin zihinde nasıl kodlandığını ve işlendiğini inceler. Hümanist yaklaşım insanın kendi yaşamını şekillendirme gücüne ve potansiyeline değer verir. Biyolojik yaklaşım ise sinir sistemi ve hormonlar gibi biyolojik mekanizmaların davranış üzerindeki etkisini arar. Bu nedenle eşleştirmeler kuramların temel varsayımlarına göre tam olarak birbirini karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki psikolojik yaklaşımların temel çalışma alanlarını analiz edin.
Davranışçı yaklaşım dışsal ve gözlemlenebilir etkenleri, bilişsel yaklaşım zihinsel bilgi süreçlerini, hümanist yaklaşım insan doğasının biricikliğini ve özgür iradeyi, biyolojik yaklaşım ise organizmanın biyolojik yapılarını temel alır.
Yaklaşımların kuramsal odaklarını belirlemek doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki araştırma sorularında geçen anahtar kavramları tespit edin.
Sorulardaki 'somut uyarıcılar ve pekiştireçler' dışsal davranış odağını, 'bilgiyi işlemleme ve depolama' zihinsel süreç odağını, 'kendini gerçekleştirme ve özgür irade' insani potansiyel odağını, 'nörokimyasal salgılar ve genetik' ise biyolojik yapıyı gösterir.
Soruların odağındaki kavramlar ilgili ekollerin temel savlarıyla doğrudan örtüşmektedir.
3
Elde edilen analizleri birleştirerek eşleştirmeleri tamamlayın.
Davranışçı yaklaşım somut uyarıcı sorusuyla; bilişsel yaklaşım bilgiyi işlemleme sorusuyla; hümanist yaklaşım kendini gerçekleştirme sorusuyla; biyolojik yaklaşım nörokimyasal süreçler sorusuyla eşleşir.
Tüm eşleştirmeler ilgili yaklaşımların metodolojik ve kuramsal çerçevesine tam uyum sağlamaktadır.

Anahtar Kavram

Psikolojide Ekoller ve Yaklaşımların Davranışı Ele Alma Biçimleri
Soru 8734Soru

Bir psikolog, farklı ritimlerdeki fon müziklerinin bireylerin yaratıcı yazarlık süreçlerindeki özgün fikir üretme performansı üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Araştırmada yaş, eğitim düzeyi ve yazarlık deneyimi açısından benzer özelliklere sahip katılımcılar iki gruba ayrılmıştır. İlk gruba sakin ve yavaş tempolu klasik müzik dinletilirken, ikinci gruba hızlı tempolu elektronik müzik dinletilmiştir. Her iki gruptan da belirlenen ortak bir tema üzerinde 30 dakika boyunca kompozisyon yazmaları istenmiş ve yazılan metinler uzman bir jüri tarafından özgünlük düzeyine göre puanlanmıştır. Araştırma sonucunda klasik müzik eşliğinde yazan grubun özgünlük puanlarının elektronik müzik grubuna göre daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Buna göre, gerçekleştirilen bu araştırmanın değişkenleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Araştırmada etkisi incelenen ve araştırmacı tarafından manipüle edilen 'fon müziği türü' bağımsız değişken; bu etkiye bağlı olarak ölçülen 'metinlerin özgünlük puanı' ise bağımlı değişkendir.

Cevap

Araştırmada etkisi incelenen ve araştırmacı tarafından manipüle edilen fon müziği türünün bağımsız değişken, bu etkiye bağlı olarak ölçülen metinlerin özgünlük puanının ise bağımlı değişken olduğunu belirten ifade doğrudur.
Araştırmada etkisi incelenen ve araştırmacının değiştirdiği fon müziği türü bağımsız değişkendir; bu uygulamaya bağlı olarak ortaya çıkan ve ölçülen metinlerin özgünlük puanı ise bağımlı değişkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmadaki neden-sonuç ilişkisinde etkiyi yaratan (bağımsız) değişkeni belirlemek.
Araştırmacının doğrudan değiştirdiği ve etkisini gözlemlemek istediği faktör 'fon müziği türü'dür. Dolayısıyla fon müziği türü bağımsız değişkendir.
Bağımsız değişken, deneysel bir araştırmada araştırmacı tarafından kontrol edilen ve etkisinin ne olduğu araştırılan başlangıç değişkenidir.
2
Bağımsız değişkene bağlı olarak değişen ve ölçülen sonuç (bağımlı) değişkenini belirlemek.
Müzik türüne bağlı olarak değişim gösteren ve jüri tarafından puanlanan ölçüm 'metinlerin özgünlük puanı'dır. Bu nedenle özgünlük puanı bağımlı değişkendir.
Bağımlı değişken, bağımsız değişkene bağlı olarak değer alan ve araştırmada sonucu temsil eden değişkendir.
3
Araştırmada sabit tutulan (kontrol) değişkenleri tespit etmek.
Katılımcıların yaş, eğitim düzeyi, yazarlık deneyimleri ve kompozisyon yazma süresi (30 dakika) gibi gruplar arasında eşit ve sabit tutulan faktörler kontrol değişkenleridir.
Kontrol değişkenleri, bağımsız değişken dışındaki diğer faktörlerin sonuca etki etmesini engellemek amacıyla sabit tutulan değişkenlerdir.
4
Elde edilen analiz doğrultusunda seçenekleri değerlendirmek.
Fon müziği türünün bağımsız değişken, metinlerin özgünlük puanının ise bağımlı değişken olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir.
Değişkenlerin doğru tanımlandığı tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Psikoloji araştırmalarında bağımsız, bağımlı ve kontrol değişkenlerinin tespiti ve aralarındaki neden-sonuç ilişkisinin analizi.
ÖncekiSayfa 437 / 437
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin