Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 8701Soru

Ulışıp eren böleyü
Yırtıp yaka ulayu
Sıkrıp ünü yılayu
Közde yaşı sızgurur

İslamiyet öncesi Türk edebiyatı sözlü dönemine ait bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlenen tema ve tören bağlamı göz önüne alındığında, sığır ve şölen adı verilen av ve ziyafet törenlerinde kopuz eşliğinde okunan bir koşuk örneğidir.

Cevap

İşlenen tema ve tören bağlamı göz önüne alındığında, sığır ve şölen adı verilen av ve ziyafet törenlerinde kopuz eşliğinde okunan bir koşuk örneğidir.
Verilen dörtlük, ölen birinin ardından duyulan acıyı, ağlamayı ve yaka yırtmayı anlatan tipik bir sagu örneğidir. Sagular, yuğ adı verilen cenaze törenlerinde söylenir. Oysa şölen ve sığır törenlerinde kopuz eşliğinde okunan ürünler koşuklardır. Dolayısıyla şiirin koşuk olduğunu iddia eden ifade yanlıştır ve doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve anlamlarını çözümleme
'ulışıp' (ulumak/ağlaşmak), 'yırtıp yaka' (yaka yırtmak), 'sıkrıp' (hıçkırarak/feryat ederek) ve 'yaşı sızgurur' (gözyaşı dökerler) kelimelerinin ölüm ve yasla ilgili olduğu belirlenir.
Şiirin konusunu ve hangi törenle ilişkili olduğunu saptamak için dil içi ipuçlarını değerlendirmek gerekir.
2
Şiirin nazım türünü ve tören ba��lamını belirleme
Ölüm konusunu işleyen bu şiirin bir sagu olduğu ve yuğ adı verilen cenaze törenlerinde okunduğu tespit edilir. Şölen veya sığır törenlerinde okunan aşk, doğa ve kahramanlık konulu koşuklarla ilişkisi olmadığı anlaşılır.
İslamiyet öncesi sözlü dönem ürünlerinin (koşuk, sagu) içerik ve törensel bağlam farklarını ayırt etmek soruyu çözmek için esastır.
3
Ahenk ve türsel karşılıkları kontrol etme
Sagunun Halk edebiyatındaki karşılığının ağıt, Divan edebiyatındaki karşılığının mersiye olduğu bilgisi doğrulanır. Ayrıca dize sonlarındaki kafiye ve redif yapısının kurallara uygunluğu teyit edilir.
Diğer seçeneklerde verilen edebi dönem karşılıkları ile şiir bilgisi unsurlarının doğruluğunu test ederek yanlış olan iddiayı kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

İslamiyet Öncesi Sözlü Dönem Ürünlerinin (Sagu ve Koşuk) İçerik, Tören ve Biçim Özellikleri
Soru 8702Soru

Klasik iki değerli mantık sistemlerinde 'bir önerme ya doğrudur ya da yanlıştır' şeklinde ifade edilen üçüncü halin imkânsızlığı ilkesi mutlak kabul edilirken; çok değerli mantık bu ilkeyi aşarak önermelerin 'doğru' (11) ve 'yanlış' (00) dışında üçüncü bir doğruluk değeri alabileceğini savunur, bulanık mantık ise klasik kümelerin keskin sınırlarını esnetip nesnelerin kümelere aidiyetini 00 ile 11 kapalı aralığındaki sonsuz sayıda üyelik derecesiyle ifade eder.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Klasik mantık iki değerli olup üçüncü halin imkânsızlığını savunurken, çok değerli mantık üçüncü bir doğruluk değerini kabul eder; bulanık mantık ise nesnelerin kümelere üyeliğini 00 ile 11 arasında sürekli derecelerle (üyelik derecesi) belirler.
Verilen ifade doğrudur çünkü klasik mantığın iki değerli ve üçüncü halin imkânsızlığına dayalı yapısı, çok değerli mantıkta üçüncü bir doğruluk değerinin kabulüyle esnetilir. Bulanık mantıkta ise küme üyeliği ve doğruluk değerleri 00 ile 11 aralığında sürekli bir ölçekte üyelik dereceleriyle temsil edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik mantığın temel ilkelerinin analiz edilmesi
Klasik mantıkta özdeşlik, çelişmezlik ve üçüncü halin imkânsızlığı ilkeleri geçerlidir. Bir önerme sadece doğru (11) ya da yanlış (00) değeri alabilir.
Çok değerli ve bulanık mantığın klasik mantıktan ayrıldığı temel noktayı belirlemek.
2
Çok değerli mantığın yapısının incelenmesi
Çok değerli mantık, klasik mantığın 'bir önerme ya doğrudur ya da yanlıştır' kabulüne karşı çıkarak önermelere üçüncü bir değer (örneğin 'belirsiz' veya 'olası') atar.
Çok değerli mantığın klasik mantığın sınırlarını nasıl genişlettiğini anlamak.
3
Bulanık mantığın ve üyelik derecesinin analiz edilmesi
Bulanık mantık, nesnelerin kümelere olan üyeliğini 00 ile 11 arasındaki sonsuz değerle (üyelik derecesiyle) tanımlayarak ikili sınıflandırmayı esnetir.
Bulanık mantığın nicel ve nitel açıdan çok değerli mantıktan nasıl ayrıştığını netleştirmek.

Anahtar Kavram

Çok Değerli Mantık, Bulanık Mantık ve Klasik Mantık Karşılaştırması
Soru 8703Soru

Yahudilik'te ibadetler, semboller ve kutsal mekânlar tarih boyunca Yahudi dini kimliğinin korunmasında ve yaşatılmasında merkezî bir rol oynamıştır. Bu bağlamda, Yahudi ritüel, sembol ve kutsal mekânlarına ilişkin;

I. Yom Kippur; Yahudilerin Mısır esaretinden kurtuluşunun anısına kutlanan, neşeli ve coşkulu törenlerin yapıldığı en önemli Yahudi bayramıdır.
II. Ağlama Duvarı (Batı Duvarı); Romalılar tarafından yıkılan İkinci Tapınak'ın günümüze kadar ulaşan batı yönündeki dış istinat duvarıdır.
III. Tallit; Yahudi erkeklerinin sabah ibadetleri sırasında üzerlerine örttükleri, kenarlarında 'tsitsit' adı verilen püsküllerin yer aldığı beyaz renkli dua şalıdır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

II ve III
İkinci öncülde verilen Ağlama Duvarı'nın İkinci Tapınak'ın batı istinat duvarı olduğu bilgisi ile üçüncü öncüldeki tallit ve tsitsit açıklamaları tarihsel ve ritüel açıdan tamamen doğrudur. Bu sebeple doğru seçenek 'II ve III' ifadesini içerendir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol etme
Yom Kippur bayramının niteliği belirlendi.
Yom Kippur, Yahudilikte 'Kefaret Günü' olarak bilinir. Oruç, pişmanlık ve günahlardan arınma günüdür; Mısır esaretinden kurtuluş anısına kutlanan bayram ise Pesah (Fısıh) bayramıdır. Bu nedenle birinci öncül yanlıştır.
2
İkinci öncülün doğruluğunu kontrol etme
Ağlama Duvarı'nın tanımı ve tarihi doğruluğu teyit edildi.
Ağlama Duvarı (Batı Duvarı/Kotel), MÖ 19'da Kral Herodes döneminde genişletilen ve MS 70 yılında Romalılar tarafından yıkılan İkinci Tapınak'ın dış istinat duvarının günümüze kalan batı kısmıdır. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu kontrol etme
Tallit sembolünün tanımı ve kullanımı teyit edildi.
Tallit, Yahudilikte erkeklerin özellikle sabah dualarında (Şahrit) üzerlerine örttükleri, dört köşesinde püsküller (tsitsit) bulunan geleneksel dua şalıdır. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
4
Sonuca ulaşma
Doğru olan öncüllerin II ve III olduğu tespit edildi.
Birinci öncülün yanlış, ikinci ve üçüncü öncüllerin ise doğru olduğu kesinleştiğinden, doğru cevabın II ve III ifadelerini içeren seçenek olduğu anlaşılır.

Anahtar Kavram

Yahudilikteki ibadet ritüelleri, kutsal mekanlar ve sembolik kıyafetlerin işlev ve tanımlarının ayırt edilmesi.
Soru 8704Soru

Kültür, toplumsal yaşamın sürdürülmesini ve bireylerin bir arada yaşamasını sağlayan dinamik bir örüntüdür. Kültürün maddi olmayan (manevi) unsurları, toplumsal düzenin inşasında ve sürdürülmesinde kritik roller üstlenir.

Buna göre, sol sütunda yer alan kültürün temel manevi unsurlarını sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Değer
Norm
Sembol
Dil

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Değer kavramı soyut inançlarla, norm kavramı somut davranış kurallarıyla, sembol kavramı ortak anlam yüklenen işaretlerle, dil kavramı ise kültürel aktarım ve iletişim sistemiyle eşleşmektedir.
Değer, toplumsal olarak arzulanan soyut ilkeleri; norm, somut kuralları ve yaptırımları; sembol, anlam yüklenen işaretleri; dil ise kültürün aktarımını sağlayan temel iletişim sistemini ifade ettiği için yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Değer kavramının tanımını belirleme
Değer, toplumda neyin doğru ve arzulanan olduğunu gösteren genel/soyut yargılardır. Bu durum 'Bir toplumda dürüstlük, adalet veya vatanseverlik...' ifadesiyle örtüşür.
Değerlerin soyut ve yol gösterici doğasını ayırt etmek için.
2
Norm kavramının tanımını belirleme
Normlar, yaptırımları olan somut toplumsal kurallardır. Bu durum 'Toplumsal ilişkileri düzenleyen, bireylerden belirli durumlarda beklenen somut davranış kurallarını...' ifadesiyle uyuşur.
Normların kurallarla ve yaptırımlarla olan doğrudan ilişkisini saptamak için.
3
Sembol kavramının tanımını belirleme
Sembol, ortak anlam taşıyan işaret veya nesnelerdir. Bu durum 'Toplum üyeleri tarafından ortak bir anlam yüklenen...' ifadesiyle eşleşir.
Sembollerin taşıdığı simgesel anlam boyutunu belirlemek için.
4
Dil kavramının tanımını belirleme
Dil, kültürün aktarılmasını sağlayan temel iletişim aracıdır. Bu durum 'Kültürel birikimin korunmasını, yeni nesillere aktarılmasını...' ifadesiyle eşleşir.
Dilin kültürel süreklilikteki kurucu rolünü ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Kültürün manevi unsurları olan değer, norm, sembol ve dil kavramlarının sosyolojik tanımları ve birbirlerinden farkları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8705Soru

İslam düşüncesinde ortaya çıkan itikadi ve siyasi yorumlar, inanç esaslarını yorumlama yöntemleri ve siyasi/itikadi kabulleriyle birbirinden ayrışmaktadır.

Buna göre, sol sütundaki itikadi-siyasi ekoller ile sağ sütundaki kendilerine özgü temel görüşleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mu'tezile
Eş'arilik
Maturidilik
Şia

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mu'tezile ekolü, kulun kendi fiillerini yaratması ve büyük günah işleyenin durumuna yönelik görüşüyle; Eş'arilik ekolü, iyi-kötünün yalnızca vahiyle bilinmesi ve tebliğ ulaşmayanların sorumluluğu olmamasıyla; Maturidilik ekolü, tebliğ ulaşmasa dahi aklın Allah'ı bulma yükümlülüğü ve cüzi irade tanımıyla; Şia ekolü ise imametin nass ve tayinle belirlenmesi inancıyla eşleşmektedir.
Mu'tezile ekolü ilahi adalet ve büyük günah işleyenin durumuyla; Eş'arilik ekolü hüsün-kubhun sadece vahiyle bilinmesi ve tebliğ ulaşmayanların sorumluluğu olmamasıyla; Maturidilik ekolü akılla Allah'ı bulma sorumluluğu ve cüzi irade tanımıyla; Şia ekolü ise imametin nass ve tayinle belirlenmesiyle doğru biçimde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Mu'tezile ekolünün temel prensiplerini incelemek.
Mu'tezile'nin 'adalet' ilkesi insanın kendi eylemlerini yaratmasını gerektirir ve büyük günah işleyen 'iman ile küfür arasında' bir yerdedir (el-menziletü beyne'l-menzileteyn). Bu durum sağ sütundaki ikinci ifadeyle örtüşmektedir.
Ekolün usul-i hamse adı verilen beş temel ilkesindeki adalet ve va'd-vaid prensiplerini doğru tespit etmek amacıyla yapılır.
2
Eş'arilik ekolünün akıl ve sorumluluk anlayışını analiz etmek.
Eş'arilik'te iyi ve kötü (hüsün ve kubuh) ancak vahiyle bilinir ve peygamber gönderilmeyen toplumlar sorumlu değildir. Bu durum sağ sütundaki dördüncü ifadeyle örtüşmektedir.
Ehl-i Sünnet kelam ekollerinden Eş'ariliğin bilgi ve sorumluluk sınırlarını belirlemek için yapılır.
3
Maturidilik ekolünün akıl, tebliğ ve irade görüşlerini değerlendirmek.
Maturidilik'e göre akıl, tebliğ olmasa da Allah'ın varlığını kavrayabilir ve cüzi irade kulun bağımsız yönelişidir. Bu durum sağ sütundaki üçüncü ifadeyle örtüşmektedir.
Maturidi ekolünü Eş'arilik ve Mu'tezile'den ayıran cüzi irade ile tebliğ ulaşmayanların durumu konularındaki görüş farklarını belirlemek için yapılır.
4
Şia ekolünün imamet doktrinini incelemek.
Şia'ya göre imamet dinin asıllarındandır, nass ve tayinle Hz. Ali soyuna aittir. Bu durum sağ sütundaki birinci ifadeyle örtüşmektedir.
Siyasi-itikadi bir ekol olarak Şia'nın en ayırt edici niteliğini tespit etmek için yapılır.

Anahtar Kavram

İslam Düşüncesinde İtikadi ve Siyasi Ekollerin Temel Görüşleri
Soru 8706Soru

Aşağıdaki sol sütunda yer alan manzum parçaları, sağ sütunda verilen ve bu parçalarda ağır basan şiir türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kavaklar silkinir yamaçta bir bir,
Uzakta koyunlar sağnağa durur.
Kavalın sesinde bir keder erir,
Gecenin gölgesi vadiye vurur.
Müftü Efendi bize kafir demiş,
Tutalım ben ona diyem müselman.
Varıldıkta yarın ruz-ı mahşere,
İkimiz de çıkarız orada yalan.
HAKAN: Bu gelen kimdir, elinde meşaleyle yürüyen?
KILAVUZ: Yolunu kaybetmiş bir yolcudur karanlıkta yiten.
HAKAN: Durdurun onu, sorun hele ne arar bu saatte?
KILAVUZ: Efendim, feryat figan içindedir her nefeste.
Edep bir taç imiş nur-ı Hüda'dan,
Giy o tacı emin ol her beladan.
Akl-ı selim ile düşün, dünya bir misafirhane,
İlim tahsil et ki cehlin zeval bulsun her demde.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk manzum parça pastoral şiirle, ikinci parça satirik şiirle, üçüncü parça dramatik şiirle, dördüncü parça ise didaktik şiirle eşleşmektedir.
Birinci parça doğa ve kır yaşamı unsurlarını taşıdığı için pastoral şiirle; ikinci parça kişisel bir tenkit barındırdığı için satirik şiirle; üçüncü parça sahnelenmeye uygun karşılıklı konuşmalardan oluştuğu için dramatik şiirle; dördüncü parça ise bilgi verici ve ahlakî öğütler içerdiği için didaktik şiirle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk manzum parçanın tematik ve kelime kadrosu yönünden incelenmesi.
Parçada 'yamaç', 'koyun', 'kaval' ve 'vadi' gibi kelimelerin baskın olduğu ve doğa/kır hayatının tasvir edildiği görülmüştür. Bu durum parçanın pastoral şiir olduğunu kanıtlar.
Doğa manzaralarını, çoban ve kır yaşamını konu edinen şiirler pastoral şiir olarak adlandırılır.
2
İkinci manzum parçanın üslup ve edebi tutum açısından çözümlenmesi.
Şairin kendisini kafir ilan eden Müftü Efendi'ye karşı geliştirdiği iğneleyici ve mizahi savunma, eleştirel bir üslup barındırmaktadır. Bu durum parçanın satirik şiir olduğunu gösterir.
Kişilerin ya da toplumun aksayan yönlerini, hatalarını mizah ve yergiyle eleştiren şiirler satirik şiir kategorisine girer.
3
Üçüncü manzum parçanın yapısal ve biçimsel özelliklerinin değerlendirilmesi.
Parçanın 'Hakan' ve 'Kılavuz' karakterleri arasında geçen karşılıklı bir diyalog şeklinde yazıldığı ve sahneleme ögeleri içerdiği belirlenmiştir. Bu durum parçanın dramatik şiir olduğunu gösterir.
Tiyatroda kullanılan, karşılıklı konuşma veya monolog şeklinde kurgulanmış manzum eserler dramatik şiir olarak nitelendirilir.
4
Dördüncü manzum parçanın amaç ve içerik yönünden incelenmesi.
Dizelerde insanın edep, akıl ve ilim sahibi olması gerektiği yönünde öğütler verilerek bilgi aktarımı amaçlanmıştır. Bu durum parçanın didaktik şiir olduğunu gösterir.
Belli bir konuda bilgi vermek, ahlaki dersler sunmak veya öğüt vermek amacıyla yazılan öğretici şiirler didaktik şiir sınıfına dahildir.

Anahtar Kavram

Şiir Türleri (Lirik, Epik, Pastoral, Didaktik, Satirik, Dramatik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8707Soru

Hinduizm'in inanç yapısı, kutsal metinleri ve kast sistemi arasındaki ilişkiyle ilgili;

I. Rigveda gibi en eski yazılı metinler (Şruti), kast sisteminin (Varna) kozmik kökenini betimleyen ilahileri içerir.
II. Bireyin içinde bulunduğu kastın ahlaki ve dini sorumluluklarını (dharma) yerine getirmesi, samsara çarkından hemen kurtularak bu dünyadayken kast değiştirmesini sağlar.
III. Kast sisteminin en alt basamağında yer alan paryalar, kozmik varlığın (Purusha) ayak kısmından yaratıldığına inanılan ve kast dışı kabul edilen sınıftır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I
Rigveda, Hinduizm'in en eski Şruti metnidir ve kast sisteminin kozmik başlangıcını anlatan ilahiyi bünyesinde barındırır. Bu durum ilk ifadeyi doğru kılar. İkinci ifade yanlıştır çünkü kast sistemi yaşam boyu sabittir ve bu dünyada geçişe izin vermez. Üçüncü ifade yanlıştır çünkü kozmik varlığın ayaklarından yaratılanlar Şudralardır, paryalar ise sistemin tamamen dışındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kutsal metinlerin sınıflandırılmasını ve kast kökenini inceleme
Rigveda, Hinduizm'in en eski kutsal metni olup Şruti (vahyedilen/işitilen) kategorisindedir. Purusha Sukta ilahisinde kastların (Varna) kozmik yaratılışı anlatılır. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Soruda verilen metin türünün ve içeriğin doğruluğunu belirlemek.
2
Kastlar arası geçiş ve samsara ilişkisini değerlendirme
Kast sistemi son derece katıdır; bireyin içinde bulunduğu yaşamda kast değiştirmesi veya dharmasını yerine getirerek samsaradan (doğum-ölüm çarkı) anında sıyrılması mümkün değildir. Kast değişimi ancak ölümden sonra, bir sonraki bedende gerçekleşebilir. Dolayısıyla ikinci öncül yanlıştır.
Reenkarnasyon, karma ve kast ilişkisinin kurallarını analiz etmek.
3
Paryaların kast sistemi içindeki konumunu ve yaratılış mitini analiz etme
Kozmik varlık Purusha'nın ayaklarından yaratıldığına inanılan sınıf işçiler/hizmetkarlar olan Şudralardır. Paryalar (dokunulmazlar) ise kast sisteminin tamamen dışındadır ve bu dörtlü kast hiyerarşisinde (Brahman, Kşatriya, Vaişya, Şudra) yer almazlar. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Yaratılış miti ile kast sınıflarının eşleşmesini kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Hinduizm'de kutsal metinlerin yapısı, kast sisteminin (Varna) kozmik temellendirilmesi ve karma-samsara-dharma ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8708Soru

Aşağıda sol sütunda 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatına ait beyitler ile bu beyitlerin şairlerine dair üslup özellikleri verilmiştir. Bu özellikleri ve beyitleri, sağ sütunda yer alan ilgili sanatçılarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Beyit: *'Harâmî gözlerin yağmalar cânı / Acep bu memleketin şahı yok mu'*

Edebî Tarz / Yüzyıl: Günlük konuşma diline özgü deyimleri şiir diline başarıyla aktaran, mahallîleşme eğiliminin 15. yüzyıldaki en güçlü temsilcisi kabul edilen şairdir.
Beyit: *'Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş'*

Edebî Tarz / Yüzyıl: Şiirlerinde dünyevi zevkleri, ihtişamı ve rindane yaşam felsefesini işleyen; dil kusursuzluğu ve ahenk başarısıyla 16. yüzyılda 'Sultânü'ş-Şuarâ' unvanını alan şairdir.
Beyit: *'Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb / Kılma dermân kim helâkim zehri dermânındadır'*

Edebî Tarz / Yüzyıl: Aşkın getirdiği acıyı ve ıstırabı ruhun olgunlaşması için gerekli gören, ilahi aşk temalı lirik gazelleriyle tanınan ve Azeri Türkçesiyle eser veren 16. yüzyıl şairidir.
Beyit: *'Sanma ey hâce ki senden zer ü sîm isterler / Yevme lâ-yenfau'da kalb-i selîm isterler'*

Edebî Tarz / Yüzyıl: Toplumsal düzensizlikleri, rüşveti ve ikiyüzlülüğü eleştiren; bilgece ve hicivsel tarzıyla tanınan, özellikle ünlü Terkib-i Bend'i ile edebiyatımızda derin iz bırakan 16. yüzyıl şairidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 1. beyit Necâtî Bey, 2. beyit Bâkî, 3. beyit Fuzûlî ve 4. beyit Bağdatlı Rûhî ile eşleşmelidir.
Her şairin kendine özgü üslup özellikleri, anahtar kelimeleri ve yaşadığı yüzyılın dil yapısı eşleştirmede belirleyicidir. Necâtî Bey deyim ve atasözleriyle, Bâkî rindane neşesi ve mahlasıyla, Fuzûlî lirik aşk acısıyla, Bağdatlı Rûhî ise toplumsal eleştirileriyle öne çıkmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki 'memleketin şahı yok mu' deyimini ve mahallîleşme eğilimini analiz etmek.
Bu özelliklerin 15. yüzyılın ünlü şairi Necâtî Bey'e ait olduğu belirlenir.
Necâtî Bey, atasözleri ve deyimleri divan şiirine sokarak millî ve yerel bir üslup oluşturmuştur.
2
İkinci beyitte geçen 'Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş' dizesindeki 'Bâkî' mahlasını ve rindane tarzı incelemek.
Bu beyit ve üslup, 16. yüzyılın 'Sultânü'ş-Şuarâ'sı Bâkî ile eşleştirilir.
Bâkî, tasavvuftan uzak durup dünyevi aşkı ve rindane zevkleri mükemmel bir İstanbul Türkçesiyle yazmıştır.
3
Üçüncü beyitteki 'aşk derdi', 'tabîb' ve 'dermân' kavramları ile 16. yüzyıl lirik özelliklerini değerlendirmek.
Lirizmin ve ilahi aşk ıstırabının şairi Fuzûlî ile eşleştirilir.
Fuzûlî, aşk acısını ve kavuşamamayı en lirik şekilde dile getiren Azeri sahası sanatçısıdır.
4
Dördüncü beyitteki 'hâce' (hoca/zahid) eleştirisini, dünya malı (zer ü sîm) karşıtlığını ve ünlü Terkib-i Bend formunu incelemek.
Bu hicivsel ve sosyal eleştiri tarzının Bağdatlı Rûhî'ye ait olduğu anlaşılır.
Bağdatlı Rûhî, dönemin din sömürücüsü ve ikiyüzlü tiplerini toplumsal eleştiri süzgecinden geçirmiştir.

Anahtar Kavram

15. ve 16. yüzyıl Divan şairlerinin üslup, edebi kişilik ve beyit bazında tespiti.
Soru 8709Soru

Divan edebiyatında düzyazı (nesir) türü; tarih, coğrafya, seyahatname, tezkire, risale ve ahlaki hikâyeler gibi geniş bir yelpazede gelişim göstermiştir. Aşağıda sol sütunda Divan nesrine ait bazı eser isimleri, sağ sütunda ise bu eserlerin yazarı, içeriği ve edebi önemiyle ilgili açıklamalar verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki eserlerin sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleşmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Düsturü'l-Amel li-Islahi'l-Halel
Nihalistan
Tuhfetü'l-Haremeyn
Mir'atü'l-Memalik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Düsturü'l-Amel li-Islahi'l-Halel eseri Kâtip Çelebi'nin risalesiyle, Nihalistan Nergisî'nin mensur hamsesiyle, Tuhfetü'l-Haremeyn Nâbî'nin hac seyahatnamesiyle ve Mir'atü'l-Memalik Seydi Ali Reis'in Hint seferi dönüşü anılarıyla eşleşir.
Düsturü'l-Amel li-Islahi'l-Halel eseri Kâtip Çelebi'nin mali bozulmaları ele alan risalesiyle, Nihalistan Nergisî'nin edebiyatımızdaki ilk mensur hamseyi oluşturan eseriyle, Tuhfetü'l-Haremeyn Nâbî'nin hac yolculuğunu anlatan ilk mensur hac seyahatnamesiyle ve Mir'atü'l-Memalik Seydi Ali Reis'in Hint Deniz Seferi dönüşünü konu edinen seyahatnamesiyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve türlerini belirleme.
Düsturü'l-Amel -> Kâtip Çelebi (Risale), Nihalistan -> Nergisî (Mensur Hamse), Tuhfetü'l-Haremeyn -> Nâbî (Seyahatname), Mir'atü'l-Memalik -> Seydi Ali Reis (Seyahatname).
Eserlerin edebiyat tarihindeki yerlerini tespit etmek doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Eşleştirme detaylarını doğrulama.
Düsturü'l-Amel'in mali/askeri bozulmaları çözme amacını taşıması, Nihalistan'ın ilk mensur hamse olması, Tuhfetü'l-Haremeyn'in ilk hac seyahatnamesi olması ve Mir'atü'l-Memalik'in Hint seferi sonrasını anlatması doğrulanır.
İçerik ve yapısal özellikler üzerinden seçeneklerin doğruluğu kesinleştirilir.

Anahtar Kavram

Divan nesri eserleri, yazarları, türleri ve edebi özellikleri
Soru 8710Soru

Aşağıdaki dizelerde öne çıkan edebî sanatları, yanlarında verilen kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bütün gün Yahya Kemal'i okudum baş ucumda / İstanbul'un o eski, rüya gibi günlerini anarak.
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem / Mehtabı sürmüş de yüzüne gider
Karalar giyinmiş karlı dağlar / Benim aktır diye güldüğüm güne
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili y��z?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler sırasıyla Mecazımürsel, Teşhis, Tezat ve Tecahülüarif sanatlarıyla eşleşmektedir.
Şiir dizeleriyle edebî sanatlar eşleştirildiğinde; yazar-eser ilişkisiyle ad aktarması (mecazımürsel), doğa unsuruna insani nitelik verilmesi (teşhis), zıt renklerin kullanımı (tezat) ve yaşlılık belirtilerinin soru yoluyla bilmezden gelinmesi (tecahülüarif) tam bir uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
'Yahya Kemal' ifadesi incelenerek şairin kendisi yerine eserlerinin kastedildiği saptanır.
Mecazımürsel (ad aktarması) sanatı tespit edilir.
Sanatçı-eser ilişkisiyle ad aktarması yapılmıştır.
2
'Çay' varlığına yüklenen 'yorgun olmak' ve 'mehtap sürmek' eylemleri incelenir.
Teşhis (kişileştirme) sanatı tespit edilir.
İnsani özellikler doğadaki bir varlığa aktarılmıştır.
3
Dizedeki 'kara' ve 'ak' kelimelerinin anlam ilişkisi incelenir.
Tezat (karşıtlık) sanatı tespit edilir.
Zıt anlamlı kavramlar bir arada kullanılmıştır.
4
Şairin saçının beyazlaması ve yüzünün kırışmasını sorgulayış biçimi incelenir.
Tecahülüarif (bilmezlikten gelme) sanatı tespit edilir.
Bilinen bir gerçek, sanatsal bir amaçla bilmezlikten gelinerek soruyla aktarılmıştır.

Anahtar Kavram

Şiir çözümlemelerinde edebi sanatları (söz sanatlarını) tanıma ve sınıflandırma.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8711Soru

Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri, Kur'an-ı Kerim'in temel kavramları çerçevesinde uygun terimlerle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

İbadet ve salih amellerin yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla, samimiyetle ve riyadan uzak bir şekilde yerine getirilmesi kavramıyla ifade edilir. Kişinin Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyarak O'nun sevgisini kaybetmekten korkması, günahlardan sakınması ve O'nun koruması altına girmesi ise terimi ile tanımlanmaktadır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metindeki ilk boşluğa 'ihlas', ikinci boşluğa ise 'takva' kavramı getirilmelidir.
Metinde geçen 'samimiyetle ve riyadan uzak' ibaresi ihlas kavramını tanımlar; 'Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyarak günahlardan sakınma' ibaresi ise takva kavramının tam karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk tanımın hangi kavrama işaret ettiğini analiz edin.
İbadetleri riya ve gösterişten uzak tutup yalnızca Allah rızası için samimiyetle yapmak 'ihlas' terimini karşılar.
İhlas kavramının sözlük ve terim anlamı, ibadetlerin niyet yönünden her türlü şirk ve gösterişten arındırılıp saf hale getirilmesidir.
2
Metindeki ikinci tanımın hangi kavrama işaret ettiğini analiz edin.
Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyarak O'nun koruması altına girmek ve günahlardan sakınmak 'takva' terimini karşılar.
Takva, kulun sınırlarını bilmesi, haramlardan titizlikle kaçınması ve Allah'ın hoşnutsuzluğunu celbedecek davranışlardan sakınarak O'nun korumasına sığınmasıdır.

Anahtar Kavram

İhlas ve Takva kavramlarının tanımları ve manevi yaşantıdaki anlam karşılıkları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8712Soru

Aşağıda Fecr-i Âti edebiyatı sanatçıları ile bu sanatçıların edebiyat tarihimizde yer edinmiş eserleri verilmiştir. Bu sanatçıları kendilerine ait olan doğru eserlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Emin Bülent Serdaroğlu
Tahsin Nahit
Şehabettin Süleyman

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Emin Bülent Serdaroğlu 'Kin' şiiriyle, Tahsin Nahit 'Rûh-ı Bî-karar' şiir kitabıyla, Şehabettin Süleyman ise 'Çıkmaz Sokak' oyunuyla eşleşmektedir.
Fecr-i Âti sanatçılarından Emin Bülent Serdaroğlu 'Kin' şiiriyle, Tahsin Nahit 'Rûh-ı Bî-karar' adlı şiir kitabıyla, Şehabettin Süleyman ise 'Çıkmaz Sokak' adlı tiyatro oyunuyla doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fecr-i Âti sanatçısı Emin Bülent Serdaroğlu'nun en bilinen eserini belirleme
Sanatçının Victor Hugo'ya tepki olarak yazdığı epik nitelikteki 'Kin' şiiri eşleştirilir.
Sanatçının edebi kimliğindeki en belirgin eseri bularak elemeleri gerçekleştirmek.
2
Tahsin Nahit'in şiir alanındaki tek eserini tespit etme
Sanatçının 'Rûh-ı Bî-karar' adlı şiir kitabı doğru eşleşme olarak belirlenir.
Şairin topluluktaki yerini ve şiir kitabını doğru saptamak.
3
Tiyatro yazarı Şehabettin Süleyman'ın oyununu bulma
Kalan sanatçı Şehabettin Süleyman ile 'Çıkmaz Sokak' tiyatro eseri eşleştirilir.
Tüm sanatçıların eserleriyle doğru biçimde eşleştiğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Fecr-i Âti Temsilcileri ve Eserleri
Soru 8713Soru

Aşağıdaki dizeler Tanzimat Dönemi şairlerinden Muallim Naci’nin *Köylü Kızların Şarkısı* adlı şiirinden alınmıştır:

*Niçin sık sık bakarsın böyle yollara?*
*Gözlerin mi yoruldu, a köylü kızı?*
*Uzat mahzun elini, ver şu dallara,*
*Gönlün mü kırıldı, a köylü kızı?*

Bu dizeler ve şairiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dizelerde geçen 'yollara' ve 'dallara' kelimelerindeki '-ara' sesleri zengin kafiye oluşturarak Tanzimat şiirinin biçimsel mükemmellik arayışını yansıtmaktadır.

Cevap

Dizelerde geçen 'yollara' ve 'dallara' kelimelerindeki '-ara' seslerinin zengin kafiye oluşturduğunu ve bunun biçimsel mükemmellik arayışını yansıttığını savunan yargı söylenemez.
Dizelerin dize sonu ahenk unsurları incelendiğinde; 'yollara' ve 'dallara' kelimelerinin kökleri sırasıyla 'yol' ve 'dal'dır. Bu sözcüklere gelen '-lar' çoğul eki ve '-a' yönelme durumu eki aynı görev ve anlamda kullanıldığı için '-lara' bölümü rediftir. Kelime köklerinde kalan ses benzerliği ise yalnızca tek bir ünsüzden ('l') ibaret olup yarım kafiyeyi oluşturur. Dolayısıyla '-ara' seslerinin zengin kafiye oluşturduğunu iddia eden yargı yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin ait olduğu eseri ve şairini belirlemek.
Dizelerin Muallim Naci'nin 'Köylü Kızların Şarkısı' adlı şiirine ait olduğu ve edebiyatımızdaki ilk köy şiiri olduğu saptanır.
Şiirin edebi değerini ve dönemsel bağlamını doğru analiz edebilmek amacıyla şair ve eser tespiti yapılır.
2
Şiirin biçimsel özelliklerini (ölçü ve hece kalıbı) incelemek.
Dizelerin heceleri sayıldığında 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı doğrulanır.
Şiirin ahenk unsurlarından biri olan ölçü özelliğini teyit etmek için hece sayımı gerçekleştirilir.
3
Dize sonlarındaki kafiye ve redifleri çözümlemek.
'yollara' ve 'dallara' sözcüklerindeki '-lara' (çoğul eki + yönelme durumu eki) ekinin redif, köklerde kalan tek ses benzerliği olan 'l' harfinin ise yarım kafiye olduğu belirlenir. Bu doğrultuda '-ara' seslerinin zengin kafiye oluşturduğu iddiasının dil bilgisi ve kafiye kurallarına aykırı olduğu sonucuna ulaşılır.
Şiirin biçimsel doğruluğunu kontrol etmek ve hatalı ahenk çözümlemesini saptamak amacıyla kök-ek çözümlemesi yapılır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Şiirinde Biçim ve İçerik Yenilikleri (Muallim Naci)
Soru 8714Soru

Bölgesel kalkınma projelerinin hedefleri belirlenirken bölgelerin iklim, yer şekilleri ve su kaynakları gibi fiziki coğrafya özellikleri doğrudan rol oynamaktadır. Örneğin; yer şekillerinin engebeli, yaz yağışlarının fazla olduğu Doğu Anadolu Bölgesi ile yıllık yağış miktarının az, düzlüklerin geniş yer tuttuğu İç Anadolu Bölgesi'nde farklı kalkınma stratejileri izlenmektedir.

Buna göre;

I. DAP kapsamında mera hayvancılığını geliştirmek amacıyla otlakların ıslah edilmesi ve et-süt kombinalarının yaygınlaştırılması,
II. KOP sınırlarında nadas alanlarını daraltmak ve yeraltı su seviyesini korumak amacıyla Mavi Tünel ile Göksu Nehri'nin sularının Konya Ovası'na taşınması,
III. Her iki proje bölgesinde de taş kömürü yataklarına bağlı olarak demir-çelik sanayisinin geliştirilmesi ve bu yolla dış göçün azaltılması

faaliyetlerinden hangileri, uygulandıkları sahaların fiziki coğrafya koşullarına uygun olarak belirlenmiş kalkınma hedefleri arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II öncüllerini içeren seçenek doğrudur. Doğu Anadolu'da mera hayvancılığının desteklenmesi bölgenin dağlık-engebeli yapısı ve yaz yağışlarıyla; Konya Ovası'nda Mavi Tünel ile sulama yapılması ise bölgenin kurak iklimi ve yeraltı su yetersizliğiyle örtüşmektedir. Taş kömürü ve demir-çelik sanayisi ise Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi kapsamında yer alır.
Doğu Anadolu'nun yüksek dağlık meraları ve sert karasal iklimi mera hayvancılığını, İç Anadolu'nun ise düz fakat kurak yapısı tarımsal sulama ihtiyacını ve Göksu Nehri sularının Mavi Tünel ile taşınmasını zorunlu kılmıştır. Bu iki hedef de bölgelerin fiziki coğrafya şartlarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Anadolu Projesi'nin fiziki coğrafya gerekçeleri ve hedefleri analiz edilir.
Doğu Anadolu yüksek ve engebeli yer şekillerine, geniş meralara ve yaz yağışlı bir sert karasal iklime sahiptir. Bu koşullarda mera hayvancılığının geliştirilmesi ve hayvansal ürün tesislerinin kurulması fiziki coğrafyaya en uygun hedeftir.
Bölgenin fiziki koşullarının en verimli ekonomik faaliyete nasıl yön verdiğini saptamak için.
2
Konya Ovası Projesi'nin fiziki gerekçeleri ve Mavi Tünel projesinin amacı incelenir.
İç Anadolu Bölgesi kurak/yarı kurak iklim koşullarına, geniş tarım düzlüklerine ve yetersiz yüzey sularına sahiptir. Nadası azaltmak ve aşırı yeraltı suyu kullanımını önlemek amacıyla Göksu Nehri'nin sularının Mavi Tünel ile bölgeye taşınması fiziki koşullarla doğrudan uyumludur.
Bölgenin kuraklık ve su yetersizliği problemine yönelik geliştirilen çözümü doğrulamak için.
3
Üçüncü öncüldeki sanayi ve maden hedefleri bölgesel kalkınma projeleriyle karşılaştırılır.
Taş kömürü yatakları ve demir-çelik sanayisi Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi'nin ana odak noktasıdır. DAP ve KOP bölgelerinde taş kömürü yatakları bulunmadığından bu hedef fiziki coğrafya koşullarıyla uyumlu değildir.
Yanlış olan kalkınma hedefinin hangi projeye ait olduğunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin (DAP ve KOP) fiziki coğrafya koşullarına göre belirlenen hedefleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8715Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen öğrenmeyi etkileyen faktörleri, sağ sütunda yer alan günlük yaşam senaryolarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Geriye Ket Vurma
Genel Uyarılmışlık Hali
Algısal Ayırt Edilebilirlik
Geri Bildirim (Sonuçların Bilinmesi)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Geriye Ket Vurma kavramı kimyagerin eski element sembollerini hatırlamakta zorlanmasıyla; Genel Uyarılmışlık Hali uykusuzluk veya aşırı sınav kaygısının performansı düşürmesiyle; Algısal Ayırt Edilebilirlik metindeki önemli kavramların renkli/kalın yazılarak ayırt edilmesiyle; Geri Bildirim ise öğrencinin sınav biter bitmez cevap anahtarından hatalarını kontrol etmesiyle eşleşir.
Eşleştirmede her kavram kendi akademik tanımına uygun günlük yaşam senaryosuyla doğru şekilde eşleştirilmiştir. Yeni öğrenilen bilgilerin eski bilgileri unutturması geriye ket vurmadır; bireyin uykusuzluk veya aşırı kaygı gibi durumlarda öğrenememesi genel uyarılmışlık halidir; önemli yerlerin renkli/kalın yazılması algısal ayırt edilebilirliktir; öğrencinin hatasını hemen öğrenmesi ise geri bildirimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryolardaki durumları analiz ederek hangi öğrenme faktörünü temsil ettiklerini belirleyin.
İlk senaryodaki yeni element sembollerinin eski sembolleri unutturması 'Geriye Ket Vurma' ile; uykusuzluk ve kaygı durumu 'Genel Uyarılmışlık Hali' ile; metindeki renkli/kalın kelimeler 'Alg��sal Ayırt Edilebilirlik' ile; sınav sonundaki cevap kontrolü ise 'Geri Bildirim' ile uyuşmaktadır.
Öğrenmeyi etkileyen faktörlerin tanımlarını somut durumlarla ilişkilendirmek doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Eşleştirmelerin doğruluğunu kavramsal temellerle doğrulayın.
Tüm kavramlar doğru senaryolarla eşleştirilmiştir.
Kavramlar arası olası karışıklıkları (örneğin geriye ket vurma ile olumsuz aktarımı veya malzemenin özelliği ile yöntemi) önlemek için bilimsel tanımları kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Öğrenmeyi Etkileyen Faktörler (Öğrenen, Yöntem ve Malzeme ile İlgili Faktörler)
Soru 8716Soru

Tanzimat Dönemi romanlarının yapısal, tematik ve estetik özelliklerini yansıtan aşağıdaki eserler ile bu eserlerin anlatım tekniği ve akım ilişkisi bağlamındaki açıklamalarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İntibah
Karabibik
Araba Sevdası
Sergüzeşt

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İntibah eseri romantik yönelim ve yazarın anlatıya müdahalesi ile; Karabibik eseri realist gözlem ve İstanbul dışındaki mekan-insan ilişkisi ile; Araba Sevdası eseri psikolojik gerçekçilik ve ironik bakış açısıyla; Sergüzeşt eseri ise romantizmden realizme geçiş köprüsü niteliği taşımasıyla eşleşmelidir.
İntibah romanının romantik akımın etkisiyle yazılması ve yazarın araya girmesi özelliğiyle; Karabibik'in Antalya'da geçmesi ve gerçekçi köy tasvirleriyle; Araba Sevdası'nın Bihruz Bey üzerinden alafrangalık eleştirisini ironik ve psikolojik derinlikle sunmasıyla; Sergüzeşt'in ise esaret konusunu işlerken realizme geçiş unsurları barındırmasıyla eşleşmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
İntibah eserinin yapısal ve akımsal özelliklerini analiz etme
İntibah'ın Namık Kemal tarafından romantizm akımının etkisiyle yazıldığını, yazarın anlatıcı olarak olayların akışını kesip ahlaki yorumlar yaptığını belirleme.
Eserin romantik yönelim ve yazarın araya girmesi özelliğini içeren açıklamayla eşleştiğini doğrulamak için.
2
Karabibik eserinin mekan ve gerçekçilik boyutunu değerlendirme
Nabizade Nazım'ın Karabibik eserinin Antalya'nın Kaş ilçesinde (Beymelek) geçtiğini ve ilk köy romanı/uzun hikayesi olarak realizm/natüralizm etkisiyle yerel ağızları kullandığını saptama.
Eserin İstanbul dışındaki mekan-insan ilişkisi ve realist gözlem açıklamasıyla eşleştiğini doğrulamak için.
3
Araba Sevdası eserinin temasını ve anlatım tekniğini inceleme
Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası eserinin yanlış Batılılaşmayı ironik bir bakış açısıyla ve Bihruz Bey'in psikolojik derinliğiyle ele aldığını saptama.
Eserin psikolojik gerçekçilik ve ironik bakış açıklamasıyla eşleştiğini doğrulamak için.
4
Sergüzeşt eserinin edebi konumunu belirleme
Samipaşazade Sezai'nin Sergüzeşt eserinin romantizmden realizme geçiş köprüsü olduğunu ve Dilber'in esaretini gerçekçi ögelerle ele aldığını saptama.
Eserin romantizmden realizme geçiş köprüsü açıklamasıyla eşleştiğini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi romanlarının yapısal, tematik ve akım özellikleri
Soru 8717Soru

Edebiyat tarihi araştırmalarında Tanzimat Dönemi tiyatro eserlerinin kronolojik gelişimi, batılılaşma sürecinin edebi türlere yansımasını izlemek açısından büyük önem taşır.

Aşağıda verilen Tanzimat Dönemi tiyatro eserlerinin, ilk baskı (yayımlanma) yıllarını esas alarak en eskiden en yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama Şair Evlenmesi, Afife Anjelik, Vatan yahut Silistre ve Celalettin Harzemşah şeklinde olmalıdır.
Tanzimat tiyatrosunun ilk örneği olan Şair Evlenmesi 1860'ta, edebiyatımızdaki ilk dram örneği olan Afife Anjelik 1870'te, sahnelenen ilk oyunumuz olan Vatan yahut Silistre 1873'te ve tarihi bir dram olan Celalettin Harzemşah ise 1885'te basılmıştır. Dolayısıyla doğru sıralama Şair Evlenmesi, Afife Anjelik, Vatan yahut Silistre, Celalettin Harzemşah şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin ilk yayımlanma yıllarını belirlemek
Şair Evlenmesi 1860, Afife Anjelik 1870, Vatan yahut Silistre 1873, Celalettin Harzemşah 1885 yılında basılmıştır.
Sıralama ölçütü olarak ilk baskı yıllarının kullanılması istenmiştir.
2
Tespit edilen yılları en eskiden en yeniye doğru dizmek
1860 < 1870 < 1873 < 1885 sıralaması elde edilir.
Kronolojik sıralama en eski tarihten en yeni tarihe doğru yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Tiyatrosunun Kronolojik Gelişimi ve Eserlerin Basım Tarihleri
Soru 8718Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde eser veren aşağıdaki şairler ile onların şiir anlayışlarını yansıtan özellikleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mehmet Emin Yurdakul
Yahya Kemal Beyatlı
Mehmet Âkif Ersoy
Faruk Nafiz Çamlıbel

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mehmet Emin Yurdakul, milliyetçi ve sade dilli didaktik şiirleriyle eşleşir. Yahya Kemal Beyatlı, aruzla yazdığı öz şiir anlayışıyla eşleşir. Mehmet Âkif Ersoy, realist toplumsal manzumeleriyle eşleşir. Faruk Nafiz Çamlıbel ise Beş Hececiler grubu içinde memleketçi şiirin temsilcisi olarak eşleşir.
Şairlerin sanat anlayışları ve eser verme biçimleri doğrudan edebi kimliklerini belirler. Türkçe Şiirler yazarı olan sanatçı heceyi döneminden önce savunmuştur. Öz şiir temsilcisi olan şair aruzla ahenk kurmuştur. Realist manzumelerin yazarı sosyal konuları aruzla işlemiştir. Beş Hececiler'den olan şair memleketçi edebiyata öncülük etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Emin Yurdakul'un edebi kişiliğini analiz edin.
Sanatçı, hece ölçüsü ve sade dille yazdığı milliyetçi şiirlerin öncüsüdür; dolayısıyla ikinci özellik ile eşleşir.
Milli Edebiyat'ın kuruluşundan önce yayımladığı eserlerle heceyi ve Türkçülüğü savunmuştur.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın edebi kimliğini inceleyin.
Sanatçı, aruz ölçüsünü Türkçeye uydurarak öz şiir anlayışıyla eser vermiştir; dolayısıyla dördüncü özellik ile eşleşir.
Ahenk, musiki ve dil işçiliği onun şiir dünyasının temel taşlarıdır.
3
Mehmet Âkif Ersoy'un şiir anlayışını değerlendirin.
Sanatçı, manzum hikâyelerinde halkın sorunlarını realist bir aruzla anlatmıştır; dolayısıyla birinci özellik ile eşleşir.
Sosyal hayatı ve halkın yaşantısını sanatına yansıtmayı temel amaç edinmiştir.
4
Faruk Nafiz Çamlıbel'in edebiyattaki yerini saptayın.
Sanatçı, Beş Hececiler grubunun öncüsü olup memleketçi şiiri temsil eder; dolayısıyla üçüncü özellik ile eşleşir.
Anadolu insanını ve coğrafyasını hece ölçüsüyle anlatan eserler vermiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Şiir Akımları ve Temsilcileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8719Soru

Aşağıda Servet-i Fünun şiirinin iki büyük temsilcisine ait şiirlerden alıntılar ve bu alıntıların günümüz Türkçesine çevirileri verilmiştir:

I. Metin (Cenap Şahabettin - *Elhân-ı Şitâ*):
'Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
Eşini gaib eyleyen bir kuş
Gibi kar'
(Günümüz Türkçesiyle: Bir beyaz titreyiş, bir dumanlı uçuş; eşini kaybetmiş bir kuş gibi kar...)

II. Metin (Tevfik Fikret - *Sis*):
'Sarmış yine âfâkını bir kûd-ı muannid,
Bir zulmet-i beyzâ ki hayâlâtı boğar da...'
(Günümüz Türkçesiyle: Ufuklarını yine inatçı bir duman sarmış; hayalleri boğan, her şeyi örten beyaz bir karanlık ki...)

Bu metinler ve temsilcilerinin sanat anlayışları göz önünde bulundurulduğunda, şairlerin estetik ve tematik tercihleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cenap Şahabettin, birinci metinde doğayı müzikalite ve özgün imgelerle yansıtarak sembolizmin bireysel estetik anlayışını sergilerken; Tevfik Fikret, ikinci metinde parnasyen tasvir gücünü kullanarak sis imgesini dönemin siyasi baskılarına yönelik toplumsal bir eleştiriye dönüştürmüştür.

Cevap

Cenap Şahabettin'in doğayı sembolist bir müzikalite ve bireysel bakışla, Tevfik Fikret'in ise sis imgesini toplumsal ve siyasi eleştiri amacıyla kullandığını belirten seçenektir.
Doğru olan seçenekte Cenap Şahabettin'in sembolist ve bireysel sanat çizgisi ile Tevfik Fikret'in 'Sis' şiirindeki parnasyen tasvir gücünün toplumsal bir eleştiriye (istibdat dönemine yönelik) hizmet ettiği doğru bir şekilde karşılaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerin içeriklerini ve şairlerini analiz etme
I. Metin Cenap Şahabettin'in kar yağışını estetik bir dille tasvir ettiği 'Elhân-ı Şitâ' şiiridir. II. Metin ise Tevfik Fikret'in İstanbul'u karanlık ve sisli bir atmosfere büründürerek dönemin baskıcı yönetimini (istibdat) eleştirdiği 'Sis' şiiridir.
Şiirlerin hangi temalarla yazıldığını ve şairlerin genel edebî tutumlarını belirlemek doğru sonuca ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Edebî akımların ve şairlerin sanat anlayışlarının yansımalarını değerlendirme
Cenap Şahabettin sembolizmin etkisiyle tamamen bireysel ve ahenk odaklı yazarken; Tevfik Fikret parnasizmin betimleyici gücünden yararlansa da toplumsal/siyasi eleştiriye yönelmiştir.
Servet-i Fünun döneminde Tevfik Fikret'in özellikle 'Sis' şiiriyle başlayan toplumsal çıkışını, Cenap Şahabettin'in ise hep bireysel/estetik çizgide kaldığını karşılaştırmak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış çeldiricileri eleme
Tanzimat II. Dönem veya Fecr-i Ati şiir anlayışlarını karıştıran seçenekler elenir. Karşılaştırmanın doğru yapıldığı ve akımların doğru ilişkilendirildiği seçeneğe ulaşılır.
Çeldiricilerdeki dönem dışı akım ve ilkeleri tespit ederek doğru seçeneği doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun şairlerinden Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin'in şiir anlayışları ile Parnasizm ve Sembolizm akımlarının şiirlerine yansıması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8720Soru

Tanzimat I. Dönem Türk edebiyatı sanatçıları, edebi eser üretmenin yanı sıra dil, s��zlük, tiyatro ve gazetecilik gibi alanlarda da öncü rol üstlenmişlerdir.

Aşağıda sol sütunda verilen Tanzimat I. Dönem sanatçılarını, sağ sütunda verilen edebiyat tarihimizdeki kurucu ve öncü faaliyetleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Vefik Paşa
Şemsettin Sami
Direktör Ali Bey
Ahmet Mithat Efendi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Vefik Paşa ile Klasisizm etkisiyle tiyatro uyarlamaları yapıp Bursa'da tiyatro binası kurdurması; Şemsettin Sami ile ilk yerli romanı yazması, sözlük çalışmaları ve Orhun Yazıtları incelemeleri; Direktör Ali Bey ile Seyahat Jurnali ve Ayyar Hamza komedisi; Ahmet Mithat Efendi ile halk için çok sayıda eser vererek 'yazı makinesi' unvanını alması ve Letaif-i Rivayat'ı yazması eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Ahmet Vefik Paşa klasisizm akımı, Molière uyarlamaları ve Bursa tiyatrosu ile; Şemsettin Sami ilk yerli roman (Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat), Kamus-ı Türkî ve Göktürk Yazıtları incelemeleri ile; Direktör Ali Bey ilk günlük (Seyahat Jurnali) ve Ayyar Hamza komedisi ile; Ahmet Mithat Efendi ise Letaif-i Rivayat ve 'yazı makinesi' unvanı ile doğru bir biçimde bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sanatçıların edebi kimliklerini ve öncü çalışmalarını analiz edin.
Tanzimat I. Dönem sanatçılarının her birinin kendine has öncü çalışmaları ve alanları bulunmaktadır.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için her sanatçının edebiyat tarihindeki spesifik rolünü belirlemek gerekir.
2
Tiyatro ve uyarlamalar alanında öne çıkan isimleri belirleyin.
Ahmet Vefik Paşa Molière uyarlamaları ve Bursa'daki tiyatro binasıyla; Direktör Ali Bey ise Ayyar Hamza komedisi ve Seyahat Jurnali ile eşleşir.
Tiyatro alanındaki iki önemli ismi eserleri ve devlet hizmetindeki tiyatro faaliyetleri üzerinden ayırt etmek gerekir.
3
Dil, sözlük, roman ve halk edebiyatı alanındaki çalışmaları değerlendirin.
Şemsettin Sami dil-sözlük çalışmaları ve ilk yerli roman ile; Ahmet Mithat Efendi ise popüler halk romancılığı ve ilk öykü serisiyle eşleşir.
Sözlükçülük ve halk için popüler roman yazımı gibi farklı edebi kulvarlardaki isimleri doğru tespit etmek için bu ayrım gereklidir.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem sanatçılarının edebi özellikleri, kurucu çalışmaları ve Türk edebiyatına kazandırdıkları ilkler
ÖncekiSayfa 436 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin