Tüm alıştırma soruları

1797 soru

Soru 1721Soru

Sosyoloji, toplumsal yapıyı ve bu yapıyı oluşturan unsurları incelerken diğer sosyal bilim disiplinleriyle yakın bir ilişki içerisindedir. Aşağıdaki sol sütunda sosyolojik perspektifle hazırlanan araştırma konuları, sağ sütunda ise bu araştırmalarda iş birliği yapılması gereken disiplinler yer almaktadır.

Buna göre, sol sütundaki araştırma konularını sağ sütundaki en uygun bilim dallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeni bir dini hareketin ritüellerinin, üyelerin kişisel kaygı düzeyleri ve bireysel benlik algıları üzerindeki etkilerini ölçmeyi amaçlayan çalışma.
Uzak Doğu'da tarım toplumlarından sanayi toplumlarına geçiş sürecinde yerel halkların kültürel gelişim çizgileri ile etnografik geleneklerini karşılaştıran araştırma.
Modern ulus devletlerin inşasında, feodal bürokratik yapıların merkezi otoriteyle girdikleri egemenlik mücadelelerini ve iktidarın meşruiyet kaynaklarını inceleyen makale.
Coğrafi Keşifler sonrasında Avrupa'da yükselen burjuvazinin, dönemin lonca sistemini nasıl çözdüğünü o döneme ait günlük ve resmi yazışmalar üzerinden çözümleyen inceleme.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal ritüellerin bireysel kaygı ve benlik üzerindeki etkisini inceleyen araştırma psikolojiyle; yerel halkların etnografik geleneklerini karşılaştıran araştırma antropolojiyle; ulus devletlerin inşasındaki egemenlik ve iktidar mücadelelerini ele alan makale siyaset bilimiyle; Coğrafi Keşifler sonrasında burjuvazinin lonca sistemini çözmesini dönem belgeleriyle inceleyen çalışma ise tarihle eşleşmelidir.
Araştırma konuları analiz edildiğinde; bireysel benlik ve kaygı düzeyini ele alan birinci çalışma psikolojiyle, etnografik gelenekleri inceleyen ikinci çalışma antropolojiyle, iktidar ve egemenlik odaklı üçüncü çalışma siyaset bilimiyle ve son olarak geçmişe ait lonca yapısının çözülmesini belgelerle inceleyen dördüncü çalışma tarih disipliniyle eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci araştırmanın konusunu analiz etme.
Birinci araştırmada, dini ritüeller gibi toplumsal bir olgunun bireysel kaygı ve benlik algısı (birey psikolojisi ve davranışı) üzerindeki etkileri incelenmektedir. Bu durum sosyoloji ile psikoloji arasındaki ilişkiyi gösterir.
Toplumsal süreçlerin bireysel yansımalarını incelemek psikoloji ile iş birliği gerektirir.
2
İkinci araştırmanın konusunu analiz etme.
İkinci araştırmada, yerel halkların fiziksel-kültürel gelişimi ve etnografik (kültür bilimi) gelenekler karşılaştırılmaktadır. Bu inceleme, sosyolojinin kültürün kökenini ve ilkel/geleneksel toplulukları inceleyen antropolojiyle ilişkisini ortaya koyar.
Etnografik öğeler ve kültür tarihi antropolojinin temel çalışma alanıdır.
3
Üçüncü araştırmanın konusunu analiz etme.
Üçüncü araştırmada, ulus devletlerin inşası, merkezi otorite, egemenlik mücadeleleri ve iktidarın meşruiyeti gibi devlet ve yönetim odaklı konular ele alınmaktadır. Bu konular siyaset biliminin çalışma alanına girer.
İktidar, egemenlik ve devlet kurumları siyaset bilimi ile sosyolojinin kesişim noktalarıdır.
4
Dördüncü araştırmanın konusunu analiz etme.
Dördüncü araştırmada, geçmişte (Coğrafi Keşifler sonrası) yaşanmış bir toplumsal değişimin (loncaların çözülmesi) o dönemin yazılı belgeleri üzerinden incelenmesi söz konusudur. Geçmişteki olayların belgelere dayanarak incelenmesi tarih biliminin alanıdır.
Geçmiş toplumsal olayları arşiv belgeleriyle ele almak sosyoloji-tarih iş birliğini gerektirir.

Anahtar Kavram

Sosyolojinin Diğer Bilimlerle İlişkisi
Soru 1722Soru

Dinî-tasavvufî Türk edebiyatında her nazım türü, kendine has bir içeriğe ve hitap tarzına sahiptir. Bu şiirler; şairin ilahi aşkı anlatma biçimine, tasavvufi öğretileri aktarma tarzına veya varoluş felsefesine göre sınıflandırılır.

Buna göre, aşağıda verilen şiir bentleri ile ait oldukları Tekke edebiyatı nazım t��rlerinin doğru eşleştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cihana gelmeden iz ü nişanım
Hakikat ilminde bir hece idim
Arş u kürs üstünde ulu mekanım
Hak ile hak idim bir gece idim
Bilmek istersen sen seni
Geç canından bul canı
İletme taşra yönünü
Kendi içinde ara bul
Yeri göğü ins ü cinni yarattın
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Ayı günü çarkı burcu var ettin
Ey mekan sahibi devrancı mısın
Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir:
- 'Cihana gelmeden iz ü nişanım...' dörtlüğü -> Devriye
- 'Bilmek istersen sen seni...' dörtlüğü -> Nutuk
- 'Yeri göğü ins ü cinni yarattın...' dörtlüğü -> Şathiye
- 'Güzel aşık cevrimizi...' dörtlüğü -> Nefes
Doğru eşleştirmede: İlk dörtlükte yer alan ruhun dünyadan önceki varoluşuna dair ifadeler 'Devriye' türünü; ikinci dörtlükte yer alan nefs terbiyesine yönelik didaktik öğütler 'Nutuk' türünü; üçüncü dörtlükte yer alan yaratıcıyla teklifsiz söyleşi havası 'Şathiye' türünü; dördüncü dörtlükte yer alan Bektaşi geleneğine özgü lirik ve tasavvufi hitap ise 'Nefes' türünü karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dörtlüğün ('Cihana gelmeden iz ü nişanım...') ana fikrini ve anahtar kelimelerini inceleyin.
Dörtl��kte ruhun bedenleşmeden önceki hâlinden, arşta Hak ile beraber olmasından bahsedildiği tespit edilir. Bu tema tasavvuftaki 'devir' (Allah'tan gelip Allah'a dönme) kuramıyla ilgilidir ve 'devriye' nazım türüne aittir.
Şiirlerin tematik içeriklerini belirleyerek doğru türle eşleştirmek.
2
İkinci dörtlüğü ('Bilmek istersen sen seni...') üslup ve hitap yönünden değerlendirin.
Dörtlükte doğrudan bir hitap ve öğreticilik (didaktik üslup) söz konusudur; kişiye nefsini bilmesi yönünde yol gösterilmektedir. Bu nitelikler mürşitlerin müridleri eğitmek için yazdığı 'nutuk' türüne uygundur.
Şiirin didaktik ve eğitici yönünü tespit edip türünü belirlemek.
3
Üçüncü dörtlüğün ('Yeri göğü ins ü cinni yarattın...') anlatım tarzını analiz edin.
Yaratıcıya hitaben mizahi, senli benli ve görünüşte alaycı fakat derinde tasavvufi anlamlar barındıran bir söylem olduğu görülür. Bu nitelikler 'şathiye' türünü tanımlar.
Şiirdeki teklifsiz söylemi ve şakacı üslubu analiz ederek şathiyeyi ayırt etmek.
4
Dördüncü dörtlüğü ('Güzel aşık cevrimizi...') Alevi-Bektaşi terimleri ve edası yönünden inceleyin.
Şiirde geçen 'rıza lokması' gibi kavramlar Alevi-Bektaşi tasavvuf anlayışını yansıtır ve törenlerde okunmaya uygun bir lirizme sahiptir. Bu özellikler 'nefes' nazım türüne aittir.
Kavramsal ipuçlarından yola çıkarak Alevi-Bektaşi tekke şiiri türü olan nefesi bulmak.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve İçerik Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1723Soru

Tanzimat II. Dönem Türk edebiyatı sanatçıları, edebi kimlikleri ve savundukları estetik görüşlerle Türk edebiyatının yönünü tayin etmişlerdir.

Buna göre, sol sütunda verilen Tanzimat II. Dönem sanatçılarını sağ sütunda verilen edebi anlayış ve yönelimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Abdülhak Hamit Tarhan
Recaizade Mahmut Ekrem
Muallim Naci
Samipaşazade Sezai

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Abdülhak Hamit Tarhan - Düzensizlik, metafizik düşünce ve Şair-i Azam; Recaizade Mahmut Ekrem - 'Güzel olan her şey şiirin konusudur' görüşü ve Servet-i Fünun'a öncülük etme; Muallim Naci - Eski estetiği yeni bir solukla ve kusursuz Türkçe ile sürdürme; Samipaşazade Sezai - Realist hikaye ve Sergüzeşt romanı.
Eşleştirmede her sanatçı, kendisiyle özdeşleşen estetik ilke ve eserlerle doğru biçimde eşleştirilmiştir: Abdülhak Hamit Tarhan metafizik şiirleri ve Şair-i Azam unvanıyla; Recaizade Mahmut Ekrem şiirin konusunu genişleten teziyle; Muallim Naci geleneksel estetiği kusursuz Türkçe ile sürdürme gayretiyle; Samipaşazade Sezai ise realizmi ve cariyelik konusunu ele alan Sergüzeşt eseriyle eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Abdülhak Hamit Tarhan'ın edebi kimliğini ve lakabını belirleme.
Sanatçının 'Şair-i Azam' olarak anıldığı, kuralsızlığı ilke edindiği ve ölüm temalı metafizik şiirler yazdığı tespit edilir. Bu özellikler dördüncü ifadeyle eşleşir.
Eşleştirmenin ilk halkasını doğru kurarak seçenekleri daraltmak.
2
Recaizade Mahmut Ekrem'in şiir teorisini ve edebi etkilerini analiz etme.
Ekrem'in 'zerreden şemse kadar güzel olan her şeyin şiire konu olabileceği' ilkesini savunduğu ve Servet-i Fünun edebiyatının doğuşuna liderlik ettiği belirlenir. Bu özellikler üçüncü ifadeyle eşleşir.
Sanatçının Türk edebiyatı tarihindeki kuramsal ve yönlendirici rolünü saptamak.
3
Muallim Naci'nin edebi tavrını ve eski-yeni tartışmasındaki yerini değerlendirme.
Naci'nin eski şiir geleneğini büsbütün reddetmeden, Türkçenin dil kusursuzluğuyla yeni bir estetik yakalamaya çalıştığı anlaşılır. Bu özellikler birinci ifadeyle eşleşir.
Naci'nin salt 'eski' taraftarı değil, geleneğe yaslanan yenilikçi bir sanatçı olduğunu fark etmek.
4
Samipaşazade Sezai'nin realizm akımıyla ilişkisini ve eserlerindeki temayı saptama.
Sezai'nin realist öykücülüğün kurucularından olduğu ve Sergüzeşt'te cariyelik/esaret konusunu işlediği bulunur. Bu özellikler ikinci ifadeyle eşleşir.
Sanatçının edebiyatımıza kazandırdığı türsel ve tematik yenilikleri netleştirmek.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem Sanatçılarının Estetik Görüşleri, Edebi Yönelimleri ve Eserleri
Soru 1724Soru

Aşağıda verilen şiir parçalarını, mısra sonlarında sergiledikleri ölçü, kafiye ve redif özellikleri yönünden sağdaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cihânı kaplayıp gitmiş o rüzgârın hayâli
Gönülde sönmeyen her dem o aşkın melâli
Yeşil başlı gövel ördek
U��ar gider göle karşı
Eğrice boyun, ince bilek
Kızlar gider yola karşı
Kış geldi kapandı yollar
Yarim bana selam yollar
Yüce dağ başında parıldar ışık,
Gönül bir güzele ezelden âşık.
Yollar uzaklaştı, kafam karışık,

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol taraftaki şiir parçaları sırasıyla sağ taraftaki aruz ölçülü/zengin kafiyeli açıklama, 8'li hece ölçülü/yarım-tam kafiyeli açıklama, hece ölçülü/cinaslı kafiyeli açıklama ve 11'li hece ölçülü/redifsiz zengin (tunç) kafiyeli açıklama ile eşleşmektedir.
Eşleştirmede her şiir parçası, hece veya aruz ölçüsü özelliklerine, kafiye türlerine (zengin, tam, yarım, cinaslı, tunç) ve redif çeşitlerine göre doğru analiz edilerek eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
Bu beyit 'Cihânı kaplayıp gitmiş o rüzgârın hayâli / Gönülde sönmeyen her dem o aşkın melâli' ��eklindedir. Beyit aruz ölçüsüyle yazılmıştır. 'hayâl-i' ve 'melâl-i' kelimelerindeki '-i' ekleri 3. tekil şahıs iyelik ekidir ve aynı görevde kullanıldıkları için ek halinde rediftir. Geriye kalan 'hayâl' ve 'melâl' kelimelerinde ise '-âl' sesleri ortaktır. Uzun ünlü 'â' iki ses değerinde kabul edildiğinden, toplamda 3 ses benzerliğiyle zengin kafiye oluşur.
Şiir parçasının ölçüsünü ve ahenk unsurlarını belirleyerek doğru tanım ile eşleştirmek.
2
İkinci şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
Dörtlük 'Yeşil başlı gövel ördek / Uçar gider göle karşı / Eğrice boyun, ince bilek / Kızlar gider yola karşı' şeklindedir. Hece sayıları sayıldığında 8'li hece ölçüsüyle yazıldığı görülür. 1 ve 3. dizelerdeki 'ördek' ve 'bilek' kelimelerinde '-ek' sesleri ortak olup 2 ses benzerliğiyle tam kafiyedir. 2 ve 4. dizelerdeki 'göle karşı' ve 'yola karşı' kısımlarında 'karşı' kelimeleri kelime halinde rediftir; '-e' ve '-a' yönelme hal ekleri ise ek halinde rediftir. Kelime köklerindeki 'göl' ve 'yol' sözcüklerinde ise '-l' sesi ortak olup tek ses benzerliğiyle yarım kafiyedir.
İkinci parçanın hem ek/kelime rediflerini hem de yarım/tam kafiye durumunu tespit edip doğru tanıma ulaşmak.
3
Üçüncü şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
İki mısradan oluşan parça 'Kış geldi kapandı yollar / Yarim bana selam yollar' şeklindedir. Hece sayıları 8'dir. Mısra sonlarındaki 'yollar' kelimelerinden ilki 'yol' isminin çoğul eki almış halidir (yol-lar); ikincisi ise 'yollamak' fiilinin geniş zaman çekimidir (yolla-r). Yazılışları aynı, anlam ve görevleri tamamen farklı olduğu için bu kelimeler arasında redif yoktur, doğrudan cinaslı kafiye oluştururlar.
Sesteş sözcüklerin oluşturduğu ahenk unsurunu (cinas) belirleyip doğru seçenekle eşleştirmek.
4
Dördüncü şiir parçasının ölçü, kafiye ve redif özelliklerini analiz edin.
Üç dizeden oluşan parça 'Yüce dağ başında parıldar ışık / Gönül bir güzele ezelden âşık / Yollar uzaklaştı, kafam karışık' şeklindedir. Hece sayıları sayıldığında 11'li hece ölçüsü olduğu görülür. Mısra sonlarındaki 'ışık', 'âşık' ve 'karışık' kelimelerinde ortak görevli herhangi bir ek bulunmadığından redif yoktur. Kelimelerdeki '-şık' sesleri 3 ses benzerliğiyle zengin kafiyedir. Ayrıca 'ışık' kelimesi 'karışık' kelimesinin içinde aynen yer aldığı için bu durum tunç kafiye örneğidir.
11'li hece ölçüsüyle yazılmış bu parçada redif olmadığını ve zengin (tunç) kafiye kullanıldığını görerek eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 1725Soru

Edebî öğretici nesir türlerinin kendine has dil, üslup ve içerik yapılanmaları bulunmaktadır. Buna göre, sol sütunda verilen özgün metin kesitlerini sağ sütundaki öğretici metin türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat sosyolojisi alanında yapılan son araştırmalar, Tanzimat Dönemi gazetelerindeki tefrika romanların okur kitlesi üzerindeki etkisini nicel verilerle ortaya koymaktadır. 18601860 ile 18761876 yılları arasında yayımlanan Cerîde-i Havâdis ve Tercümân-ı Ahvâl gazetelerindeki okur mektupları incelendiğinde, edebî metinlerin toplumsal modernleşme sürecinde birer katalizör işlevi gördüğü saptanmıştır. Bu durum, öğretici ve sanatsal metinlerin toplumsal yapıdan bağımsız düşünülemeyeceğini kanıtlar niteliktedir.
Kendimle baş başa kaldığım o sessiz saatlerde, ruhumun kuytu köşelerine sığınırım. İnsan neden yazar? Belki de sadece kendi varlığını kendine ispat etmek, dünyadaki o geçici izini kalıcı kılmak için. Ben de bu satırları karalarken kimseye bir hakikati dikte etme niyetinde değilim. Sadece kendi iç sesimin yankılarını, kendi gerçeğimi arıyorum; çünkü insan en çok kendini sorguladıkça zenginle��ir.
Dün sabah metroda giderken herkesin elindeki akıllı telefonlara gömüldüğünü, yanındakinin yüzüne bile bakmadığın�� fark ettim. Toplum olarak nereye gidiyoruz dersiniz? Gündelik hayatın bu koşturmacasında insan ilişkilerimiz can çekişiyor. Belediye meclisinde alınan son kararla ulaşıma yapılan zamlar da cabası; sanki insanları daha da yalnızlaştırmak, evlerine hapsetmek istiyorlar. Bu gidişata acilen bir dur demek gerekmiyor mu?
��imdi siz bana soracaksınız, 'Yahu, bunca yıllık yazarız, hiç mi hayal kırıklığına uğramadınız?' diye. Uğramaz olur yum hiç, sevgili okurum! Sanatın o çileli yolunda öyle anlar gelir ki kalemi elinizden bırakıp kaçmak istersiniz. Ama gelin görün ki edebiyat bir kere kanınıza girdi mi ondan kurtulamazsınız. Siz de benim gibi düşünmüyor musunuz, yoksa yanılıyor muyum?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça makale, ikinci parça deneme, üçüncü parça fıkra ve dördüncü parça söyleşi türüyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede birinci metin makale ile eşleşir çünkü bilimsel terimler, nesnel saptamalar ve kanıtlama kaygısı ön plandadır. İkinci metin deneme ile eşleşir çünkü yazar kendi benliği etrafında öznel sorgulamalar yapar. Üçüncü metin fıkra ile eşleşir çünkü günlük, güncel bir olay kanıtlama amacı gütmeden köşe yazısı samimiyetinde ele alınmıştır. Dördüncü metin söyleşi ile eşleşir çünkü okuyucuya doğrudan seslenilerek karşılıklı konuşma havası yaratılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci pasajdaki dil ve anlatım özelliklerinin incelenmesi.
Pasajda edebiyat sosyolojisi, nicel veriler, saptama gibi terimler kullanılmış ve nesnel, kanıtlayıcı bir anlatım benimsenmiştir. Bu özellikler makale türüne işaret eder.
Metnin yazılış amacının bilimsel bir gerçeği kanıtlamak olup olmadığını belirlemek.
2
İkinci pasajın incelenmesi.
Yazarın kendi iç dünyası, yazma nedeni üzerine kişisel ve özgürce düşüncelerini paylaştığı görülür. Kanıtlama amacı yoktur, 'ben' dili hakimdir. Bu nitelikler deneme türünün karakteristik özellikleridir.
Yazarın konuyu ele alırken takındığı kişisel tutumun sınırlarını belirlemek.
3
Üçüncü pasajın incelenmesi.
Metro yolculuğu, teknoloji kullanımı ve ulaşıma yapılan zam gibi güncel ve toplumsal olaylar ele alınmıştır. Derinlemesine kanıtlara girilmeden, gazete köşesi üslubuyla aktarılmıştır. Bu da fıkra (köşe yazısı) türünü gösterir.
Ele alınan konunun güncelliğini ve aktarım mecrasının (gazete/köşe yazısı) izlerini aramak.
4
Dördüncü pasajın incelenmesi.
Okuyucuya 'sevgili okurum', 'siz' şeklinde hitap edilmiş, soru-cevaplarla sohbet havası oluşturulmuştur. Bu üslup söyleşi (sohbet) türüne hastır.
Metinde okuyucu ile kurulan doğrudan iletişimin üslup üzerindeki etkisini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Öğretici metin türlerinin (makale, deneme, fıkra, söyleşi) dil, üslup ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 1726Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan uygun nazım biçimi ve nazım türü eşleştirmeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif deyi
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif deyi
Yiğit olan yiğitliğin gizlemez
K��tüler kendini uzağa çekmez
Mert olanlar asla geriye dönmez
Düşman üstümüze gelse ne eyler
Gün doğdu şâh-ı âlem uyanmaz mı hâbdan
Kılmaz mı cilve hayme-i gerdûn-ı fâbdan
Gitti o deryâ-yı kerem kân-ı atâ
Gitti o âleme veren nûr-ı ziyâ
Bize kâfir demiş Müftî Efendi
Tutalım ben ana diyem müselmân
Vardıkta yarın rûz-ı cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Karacaoğlan'ın dörtlüğü Semai-Güzelleme; Köroğlu'nun dörtlüğü Koşma-Koçaklama; Bâkî'nin beyitleri Terkibibent-Mersiye; Nef'î'nin dörtlüğü Kıta-Hicviye ile eşleşir.
Doğru eşleştirme şiirlerin hece/aruz ölçüleri ve konularının doğru analiz edilmesine dayanır. Karacaoğlan'ın şiiri 8'li hece ölçüsüyle güzelleme türünde bir semai; Köroğlu'nun şiiri 11'li hece ölçüsüyle koçaklama türünde bir koşma; Bâkî'nin şiiri ölüm konusunu işleyen terkibibent biçiminde bir mersiye; Nef'î'nin şiiri ise yergi içeren kıta biçiminde bir hicviyedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dörtlüğün hece sayısını ve temasını belirleme.
Dörtlük 8'li hece ölçüsüyle yazılmıştır ve Elif adındaki sevgiliye duyulan lirik aşkı anlatmaktadır. Bu durum biçim olarak semaiyi, tür olarak güzellemeyi gösterir.
Halk edebiyatında 8'li hece ölçüsüyle yazılan lirik şiirlerin nazım biçimi semai, aşk ve güzellik konularını işleyen türü ise güzellemedir.
2
İkinci dörtlüğün hece sayısını ve temasını belirleme.
Dörtlük 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır ve kahramanlık, yiğitlik temasını işlemektedir. Bu durum biçim olarak koşmayı, tür olarak koçaklamayı gösterir.
11'li hece ölçüsü koşmanın genel biçimsel özelliğidir, kahramanlık konusu ise koçaklama türüne aittir.
3
Üçüncü beyitlerin dil, ölçü ve konusunu inceleme.
Aruz ölçüsüyle ve divan şiiri geleneğiyle yazılan bu parça, Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatı üzerine yazılmış olup bentlerden oluşur. Dolayısıyla nazım biçimi terkibibent, türü ise mersiyedir.
Divan edebiyatında ölen kişilerin ardından duyulan acıyı işleyen nazım türü mersiye; bu türün en bilinen biçimi ise terkibibenttir.
4
Dördüncü şiirin yapısal ve tematik incelemesini yapma.
Şiir, divan edebiyatı ölçüsüyle (aruz) yazılmış, abcb şeklinde kafiyelenmiş iki beyitlik (dört satırlık) bir yapıya sahiptir. İçeriğinde ise dönemin müftüsüne yönelik bir yergi bulunmaktadır. Bu durum biçim olarak kıtayı, tür olarak hicviyeyi gösterir.
Divan edebiyatında kısa yergiler ve felsefi düşünceler genellikle kıta biçimiyle yazılır; yergi konulu şiirlerin türü ise hicviyedir.

Anahtar Kavram

Şiirlerin ölçü, uyak ve nazım birimi gibi şekilsel özelliklerine göre 'nazım biçimi'; işledikleri konuya göre ise 'nazım türü' olarak sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1727Soru

Divân-ı Hikmet'in dil, üslup ve içerik özelliklerine dair aşağıdaki kavramları, karşılarında verilen doğru açıklamalar��yla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hikmet kavramı
Hakaniye Türkçesi
Didaktik yaklaşım
Hece ve aruz sentezi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hikmet kavramı Hoca Ahmed Yesevî'nin tasavvufi manzumeleriyle; Hakaniye Türkçesi Karahanlı dönemi dil hususiyetlerini yansıtan dil zeminiyle; Didaktik yaklaşım dinî-ahlaki konuları öğretmeyi hedefleyen anlatım tarzıyla; Hece ve aruz sentezi ise eserde hem dörtlüklerin/hece ölçüsünün hem de gazel/aruz yapısının bir arada kullanılmasıyla eşleşmektedir.
Divân-ı Hikmet'in dilinin Hakaniye Türkçesi olması, içeriğindeki didaktik yaklaşım, şiirlerinin genel adı olan hikmet kavramı ve biçimsel olarak hece ve aruz sentezini barındırması eserin karakteristik nitelikleridir. Yapılan eşleştirmeler bu temel özellikleri doğru tanımlarıyla buluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hikmet kavramının edebiyatımızdaki yerini belirleme
Hikmet, Ahmed Yesevî'nin dinî-tasavvufi içerikli manzumelerine verilen addır, dolayısıyla bu kavram ilgili tanımla eşleştirilir.
Kavramın terim anlamını doğrudan saptamak için.
2
Eserin yazıldığı yazı dilini tespit etme
Divân-ı Hikmet, Karahanlı Türkçesi (Hakaniye lehçesi) ile yazılmıştır. Bu dil özelliği geçiş dönemi metinlerinin ortak niteliğidir.
Eserin dilsel kökenini doğru açıklamayla ilişkilendirmek için.
3
Metnin yazılış amacına yönelik üslup özelliğini inceleme
Eserde sanatsal kaygı güdülmeyip dinî kuralların ve tasavvuf ahlakının öğretilmesi hedeflendiği için bu didaktik yaklaşımdır.
Metnin öğretici yönünü ve sanatsal arka planını kavramak için.
4
Şiirlerin ölçü ve biçim özelliklerini değerlendirme
Divân-ı Hikmet hece ölçüsüyle dörtlükler halinde yazılsa da yer yer aruz vezni ve gazel biçimi de kullanılmıştır, bu da hece ve aruz sentezini gösterir.
Eserin ahenk ve biçim özelliklerinin çeşnisini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Divân-ı Hikmet'in genel dil, üslup ve biçim özellikleri ile edebiyat tarihindeki önemi
Soru 1728Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı beyitlerini, sağ sütundaki ait oldukları nazım türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gün doğdu şâhım uyanmaz mı hâb-ı râhatdan / Belirdi subh-ı kıyâmet nişânı firkatden
Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni / Bir dem belâ-yı aşktan etme cüdâ beni
Cihânı kıldı müşerref kudûm-ı pâk-i Resûl / Ne mutlu âleme kim geldi ol penâh-ı enâm
Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden anınla zâr u fikâr

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci beyit Mersiye, ikinci beyit Münacat, üçüncü beyit Naat ve dördüncü beyit Hicviye ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirme yapıldığında; birinci beyit ölüm temasıyla mersiyeye, ikinci beyit Allah'a yakarışıyla münacata, üçüncü beyit Hz. Peygamber övgüsüyle naata ve dördüncü beyit ise alaycı yergi unsuru taşıyan Harnâme'den alındığı için hicviyeye karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki anahtar kelimeleri ve temayı analiz etme
Beyitte geçen 'hâb-ı râhat' (ölüm uykusu) ve 'firkat' (ayrılık) kelimeleri ile şahın uyanmamasından bahsedilmesi, bu şiirin bir ölümün ardından yazılan mersiye olduğunu gösterir.
Beytin konusunu belirleyerek doğru türle eşleştirmek.
2
İkinci beyitteki hitap ve dua ifadelerini inceleme
Beytin 'Yâ Rab' seslenişiyle başlaması ve Allah'tan aşk belası dilemesi, doğrudan Allah'a yalvarış içeren bir münacat olduğunu ortaya koyar.
Yakarış ve dua konulu şiirlerin münacat başlığı altında toplandığını saptamak.
3
Üçüncü beyitteki dini şahsiyet referansını tespit etme
Beyitte geçen 'Resûl' (Hz. Muhammed) ve 'penâh-ı enâm' (insanlığın sığınağı) ifadeleri, bu şiirin Hz. Peygamber'i öven bir naat olduğunu gösterir.
Peygamber övgüsü içeren nazım türünü ayırt etmek.
4
Dördüncü beyitteki sembolik anlatımı ve eleştiriyi değerlendirme
Eşek figürü üzerinden çekilen eziyetin ve zayıflığın hikaye edilmesi, allegorik bir hiciv (hicviye) niteliği taşımaktadır.
Toplumsal veya bireysel aksaklıkları alaycı bir dille eleştiren türü belirlemek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerin işledikleri temalara (övgü, yergi, ölüm, yakarış vb.) göre nazım türlerine ayrılması
Soru 1729Soru

Verilen dizeleri içlerinde barındırdıkları en belirgin edebî sanatlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Marmara’da her yelken uçar gibi hafifken
Bizim gemi yavaşça uzaklaştı limandan
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Hâk-i pâkine varam deyü süregitti revân
Serv-i ser-keş ki ayağını çekmez sudan
Gülmek ol gonce-dehene yaraşır
Ağlamak bu dil-i hazîne yaraşır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Marmara'da uçan yelken dizesi mecazımürsel ile, gökyüzü ve taş dizesi tecahülüarif ile, servinin ayağını sudan çekmemesi dizesi hüsnütalil ile, gülmek ve ağlamak dizesi ise tezat sanatı ile eşleşmektedir.
Eşleştirme tamamen doğru yapılmıştır. Birinci dizede yelken (gemi yerine) mecazımürseldir; ikinci dizede taşın sertliğine şaşırma tecahülüariftir; üçüncü dizede servinin suda durması hüsnütalildir; dördüncü dizede gülmek ve ağlamak ise tezattır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizedeki mecazı incelemek
"Yelken" sözcüğüyle kastedilenin geminin kendisi olduğu tespit edilmiş ve mecazımürsel ile eşleştirilmiştir.
Benzetme amacı olmadan bir sözün başka bir söz yerine kullanılması ad aktarmasıdır.
2
İkinci dizedeki şairin tavrını incelemek
Şairin bilinen gerçekleri şaşkınlıkla karşılayıp bilmezlikten geldiği tespit edilmiş ve tecahülüarif ile eşleştirilmiştir.
Anlama derinlik katmak amacıyla bilinen bir durumu bilmezden gelme sanatı tecahülüariftir.
3
Üçüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisini incelemek
Servi ağacının suda büyümesi gibi doğal bir durumun sevgiliye kavuşma isteğine bağlandığı tespit edilmiş ve hüsnütalil ile eşleştirilmiştir.
Doğal bir olayı güzel ve hayalî bir nedene bağlama sanatı hüsnütalildir.
4
Dördüncü dizedeki kavram çiftini incelemek
"Gülmek" ve "ağlamak" zıt kavramlarının kullanıldığı tespit edilmiş ve tezat ile eşleştirilmiştir.
Karşıt kavramların veya durumların bir arada kullanılması tezat sanatıdır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1730Soru

Aşağıda verilen İslamiyet öncesi Türk edebiyatına ait yazılı metinler ile bu metinlerin belirleyici özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tonyukuk Yazıtı
Kül Tigin Yazıtı
Sekiz Yükmek
Kalyanamkara ve Papamkara Hikâyesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tonyukuk Yazıtı - Yazarının kendisi olmasıyla öne çıkan Göktürk anıtı; Kül Tigin Yazıtı - Yollug Tigin tarafından söylev üslubuyla kaleme alınan Göktürk anıtı; Sekiz Yükmek - Budist felsefeyi ve beş duyu organını anlatan Uygur metni; Kalyanamkara ve Papamkara Hikâyesi - İyi ve kötü şehzadenin maceralarını konu alan Uygur eseri.
Doğru eşleştirmede; Tonyukuk Yazıtı vezirin kendisi tarafından sade bir üslupla yazılan anıta, Kül Tigin Yazıtı Yollug Tigin'in söylev dilindeki anıtına, Sekiz Yükmek beş duyu organını açıklayan Budist öğretiye, Kalyanamkara ve Papamkara ise iyi-kötü şehzade masalına karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Göktürk Dönemi yazıtlarının dil, üslup ve yazarlık özelliklerini incelemek.
Tonyukuk Yazıtı'nın bizzat vezir tarafından dikildiğini ve atasözleriyle yüklü sade bir anlatımı olduğunu; Kül Tigin Yazıtı'nın ise Yollug Tigin tarafından yazılıp söylev niteliği taşıdığını belirlemek.
Göktürk Yazıtları arasındaki yazar, diktirici ve üslup farklarını ayırt etmek amacıyla.
2
Budist Uygur metinlerinin konularını çözümlemek.
Sekiz Yükmek'in Budist inançları ve beş duyu organını anlattığını; Kalyanamkara ve Papamkara'nın ise iyi ve kötü iki şehzadeyi konu edinen bir çatik (Budist masalı) olduğunu saptamak.
Uygur Dönemi dinî ve din dışı/masal türü eserlerin içerik farklarını ortaya koymak amacıyla.
3
Belirlenen özellikleri metinlerle birebir eşleştirmek.
Tonyukuk Yazıtı'nın ikinci özellikle, Kül Tigin Yazıtı'nın üçüncü özellikle, Sekiz Yükmek'in birinci özellikle ve Kalyanamkara ve Papamkara Hikâyesi'nin ise dördüncü özellikle doğru eşleştiğini doğrulamak.
Doğru eşleştirme kombinasyonuna ulaşmak amacıyla.

Anahtar Kavram

Göktürk ve Uygur dönemlerine ait yazılı metinlerin dil, yazar, üslup ve içerik bakımından ayırt edici özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1731Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde yayın organları, hem edebi ve estetik anlayışın şekillenmesinde hem de dönemin kurtuluş reçetesi olarak sunulan fikir akımların��n kitlelere ulaştırılmasında öncü rol oynamıştır.

Aşağıda verilen yayın organları ile bu organların dönemin düşünce dünyasındaki işlevlerini ve ideolojik yönelimlerini belirten açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Genç Kalemler
Türk Yurdu
Yeni Mecmua
Dergâh

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Genç Kalemler dergisi Yeni Lisan ve dil tasfiyesiyle; Türk Yurdu dergisi Yusuf Akçura liderliğindeki kültürel ve sosyolojik Türkçülükle; Yeni Mecmua dergisi Ziya Gökalp'in sosyolojik ve bilimsel Türkçülük sistemleştirmesiyle; Dergâh dergisi ise Anadolu milliyetçiliği ve mistik estetikle eşleşmektedir.
Genç Kalemler, Yeni Lisan makalesi ile edebi/dilsel Türkçülüğü Selanik'te başlatmıştır. Türk Yurdu, Yusuf Akçura liderliğinde Türkçülüğün kültürel ve sosyolojik boyutlarını işleyen ilk cemiyet yayınıdır. Yeni Mecmua, Ziya Gökalp öncülüğünde Türkçülüğü bilimsel ve sosyolojik kuramlarla sistemleştirmiştir. Dergâh ise Anadolu milliyetçiliğini mistik ve estetik bir çizgiyle savunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Genç Kalemler dergisinin yayın yeri ve temel amacını incelemek.
Dergini Selanik'te basıldığı ve Yeni Lisan hareketiyle edebi sadeleşmeyi savunduğu tespit edilir. Bu durum birinci açıklama ile örtüşür.
Edebi akımın dilsel kuramlarının hangi organla duyurulduğunu saptamak için.
2
Türk Yurdu dergisinin kurucusu ve misyonunu belirlemek.
Yusuf Akçura'nın yönetiminde Türkçülüğün kültürel ve kurumsal temellerini atan yayın olduğu belirlenir. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Fikir akımının kurumsal ve cemiyet düzeyindeki ilk temsilcisini bulmak için.
3
Yeni Mecmua dergisinin yönetici kadrosunu ve içeriğini değerlendirmek.
Ziya Gökalp'in İstanbul'da çıkardığı, sosyoloji ve bilimsel makalelerle Türkçülüğü sistemleştiren yayın olduğu saptanır. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Türkçülüğün bilimselleşme sürecinin hangi dergi kanalıyla yürütüldüğünü bulmak için.
4
Dergâh dergisinin yayın dönemi ve edebi çizgisini analiz etmek.
Milli Mücadele yıllarında İstanbul'da çıkan, mistik ve Anadolu merkezli milliyetçilik anlayışına sahip Dergâh dergisi olduğu anlaşılır. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Cumhuriyet öncesi Anadolu milliyetçiliğinin mistik estetiğini yansıtan mecmuayı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi'nde fikir akımlarının yayın organları aracılığıyla yayılması ve sistemleştirilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1732Soru

Aşağıda sol sütunda verilen edebi akım estetiğine ve poetik görüşlere dair açıklamaları, sağ sütunda verilen akım ve Türk/Batı edebiyatındaki temsilcileriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şiirde musiki her şeyden önce gelmelidir; melodiye önem verilmeli, kelimelerin açık anlamlarından ziyade ruhsal çağrışımları ön plana çıkarılarak dış dünya bir tül arkasından izlenir gibi yansıtılmalıdır.
Sanat sanat içindir ilkesiyle şiir, plastik bir güzellik taşımalı; ressam duyarlılığıyla nesnel tasvirler yapılmalı ve biçim kusursuzluğu bir kuyumcu titizliğiyle işlenmelidir.
Şiirde önemli olan kelimelerin sözlük anlamı değil, şiirsel ahenk ve telkindir. Şiir, anlaşılmak için değil, duyulmak için yazılan, musikiyle söz arasında fakat musikiye daha yakın bir dildir.
Şiirde tablo gibi tasvir yapma (pitoresk) eğilimi öne çıkar; dış dünya, şairin kişisel duygularından arındırılarak nesnel bir gözlemle, adeta bir resim çizilir gibi kelimelerle kurulur.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki estetik açıklamaların ve poetik görüşlerin, sağ sütundaki edebi akım ve temsilcilerle sırasıyla doğru eşleşmesi şöyledir: Şiirde musiki ve kapalılığı savunan Verlaine'in sembolizm akımıyla; biçim kusursuzluğunu ve plastik güzelliği savunan Gautier'nin parnasizm akımıyla; şiiri musikiye yakın telkin edici bir dil olarak gören Ahmet Haşim ile; nesnel tablo-şiir (pitoresk) anlayışı ise Tevfik Fikret ile eşleşmelidir.
Şiirde musiki ve kapalı anlatımı öne çıkaran sembolist ilkelerin Paul Verlaine ve Ahmet Haşim ile; biçimsel mükemmelliği ve nesnel betimlemeleri savunan parnasyen ilkelerin ise Théophile Gautier ve Tevfik Fikret ile ilişkilendirilmesi doğru bir edebi sınıflandırma sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin çözümlenmesi
İfade musikiye, loşluğa ve çağrışıma odaklandığı için sembolizmin Batı'daki öncüsü Paul Verlaine ile eşleşir.
Sembolizmin musikiyi anlamın önüne koyan temel ilkesini kavramak.
2
İkinci ifadenin çözümlenmesi
Biçim kusursuzluğu, nesnellik ve 'kuyumcu titizliği' ifadeleri parnasizmin kurucusu Théophile Gautier ile eşleşir.
Parnasizmin sanatsal titizlik ve plastik güzellik ilkelerini belirlemek.
3
Üçüncü ifadenin çözümlenmesi
Anlaşılmak için değil duyulmak için yazılan ve musikiye yakın bir dil tanımı Ahmet Haşim'in şiir görüşünü temsil eder.
Ahmet Haşim'in saf şiir bildirgesindeki sembolist görüşleri tanımak.
4
Dördüncü ifadenin çözümlenmesi
Tablo gibi tasvir (pitoresk) anlayışının nesnel tasvirlerle şiire yansıması Tevfik Fikret ile eşleşir.
Tevfik Fikret'in Türk edebiyatındaki parnasyen etkilerini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Parnasizm ve Sembolizm akımlarının Batı ve Türk edebiyatındaki kuramsal temelleri ve temsilcileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1733Soru

İlk Türk devletlerindeki yönetim anlayışı ve teşkilatlanması ile ilgili aşağıda verilen kavramları, karşılarındaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kut İnancı
Kurultay
İkili Teşkilat
Töre

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kut İnancı - Devlet yönetme yetkisinin hükümdara Tanrı tarafından verildiğine inanılmasıdır; Kurultay - Devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı danışma meclisidir; İkili Teşkilat - Taht kavgalarını önlemek ve yönetimi kolaylaştırmak için ülkenin doğu ve batı olarak ikiye bölünerek yönetilmesidir; Töre - Sosyal hayatı ve devlet yönetimini düzenleyen yazısız hukuk kurallarıdır.
Eşleştirmede her kavram kendi tarihsel tanımıyla eşleşmektedir: Kut inancı egemenliğin Tanrı kaynaklı olmasıyla, kurultay yönetim meclisiyle, ikili teşkilat coğrafi bölünmeyle, töre ise yazısız hukukla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların tanımlarını gözden geçirme
Kut, kurultay, ikili teşkilat ve töre kavramlarının siyasi, hukuki ve sosyal anlamları belirlenir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için her bir kavramın tarihsel karşılığının netleştirilmesi gerekir.
2
Kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştirme
Kut inancı Tanrı vergisi egemenlikle, kurultay meclisle, ikili teşkilat ülkenin bölünerek yönetilmesiyle, töre ise yazısız hukukla eşleştirilir.
Devlet yönetimi ve teşkilatlanması konularındaki kavramsal eşleşmeler tamamlanır.

Anahtar Kavram

İlk Türklerde devlet yönetimi, egemenliğin meşruiyet kaynağı (kut), kurultay (toy), ikili teşkilat ve hukuki yapı (töre) temellerine dayanır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1734Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Türk devlet ve topluluklarını, sağ sütunda verilen kendilerine ait en belirgin tarihi özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türgişler
İtil Bulgarları
Peçenekler
Kıpçaklar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türgişler - Kendi adına para bastırma ve Emevi mücadelesi; İtil Bulgarları - Almış Han dönemi İslamiyet kabulü; Peçenekler - Malazgirt Savaşı taraf değişimi; Kıpçaklar - Deşt-i Kıpçak, Igor Destanı ve Codex Cumanicus.
Türgişler kendi adına para bastırmaları ve Emevi mücadeleleriyle; İtil Bulgarları Almış Han döneminde İslamiyet'i kabul etmeleriyle; Peçenekler devlet kuramayıp Malazgirt'te taraf değiştirmeleriyle; Kıpçaklar ise Ruslarla mücadeleleri ve Codex Cumanicus adlı sözlükleriyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Türgişler topluluğunun ayırt edici siyasi ve ekonomik faaliyetlerini analiz etmek.
Türgişler, Baga Tarkan adına basılan ilk Türk parası ve Emevilere karşı verdikleri mücadeleyle bilinir. Bu durum birinci açıklama ile doğrudan eşleşir.
Türgişlerin Orta Asya'daki siyasi rolleri ve para bastırmaları en belirgin özellikleridir.
2
İtil Bulgarlarının dini ve kültürel gelişimlerini incelemek.
İtil Bulgarları, Abbasi halifesinden yardım isteyerek Almış Han döneminde İslamiyet'i resmen kabul etmişlerdir. Bu durum ikinci açıklama ile örtüşür.
İtil Bulgarlarının Doğu Avrupa'daki varlığı ve İslamiyet'i kabul etmesi tarihi kimliklerinin temelini oluşturur.
3
Peçeneklerin teşkilatlanma yapısı ile askeri tercihlerini değerlendirmek.
Peçenekler devlet kuramamış, Bizans ordusunda görev almış ve Malazgirt Savaşı'nda Selçuklu safına geçmişlerdir. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Peçeneklerin Malazgirt'teki taraf değiştirme eylemi Türk tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biridir.
4
Kıpçakların coğrafi yerleşimi ile edebi miraslarını değerlendirmek.
Kıpçaklar, Deşt-i Kıpçak bölgesinde yaşamış, İgor Destanı'na ve Codex Cumanicus sözlüğüne konu olmuşlardır. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Kıpçakların dil ve kültür birikimi ile Ruslarla ilişkileri belirleyici özellikleridir.

Anahtar Kavram

Orta Çağ Türk dünyasında kurulan diğer Türk devlet ve topluluklarının siyasi, askeri, dini ve kültürel gelişimleri.
Soru 1735Soru

Aşağıdaki sol sütunda Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında ele alınan bazı sosyo-ekonomik çatışma konuları ve olay örgüleri, sağ sütunda ise bu konuların odak noktası olan eserler ve yazarları verilmiştir. Sol sütundaki açıklamalarla sağ sütundaki eser-yazar eşleştirmesini doğru şekilde yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yarı sömürgeleşme sürecindeki Osmanlı toplumunda, dış pazardan gelen ucuz ithal malların yerli dokuma sanayisini yok etmesini ve bu ekonomik çöküşün Bolu-Gerede yöresindeki esnaf ve köylülerin ayaklanmasına yol açmasını anlatan eser.
Toprağın işlenmesinde hayati öneme sahip olan su kaynaklarının paylaşımı sorununu merkeze alarak, köylülerin su hakkı mücadelesini, kendi aralarındaki çatışmaları ve doğayla olan savaşımlarını konu edinen eser.
Taşra eşrafı ile yerel bürokrasinin çıkar ortaklığına dayalı yozlaşmış yapısını, kasaba hayatının boğucu ahlak anlayışını ve bu sömürü düzenine karşı bir gencin başkaldırısını ve trajik sonunu işleyen eser.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Doğu Anadolu coğrafyasındaki feodal ilişkileri, ağalık ve şeyhlik düzeninin köylüler üzerindeki baskısını, törelerin kıskacındaki bir kadının mücadelesiyle birlikte masalsı ve destansı bir dille aktaran eser.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci tanım Çıkrıklar Durunca - Sadri Ertem eseriyle, ikinci tanım Yarbükü - Talip Apaydın eseriyle, üçüncü tanım Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali eseriyle ve dördüncü tanım Cemo - Kemal Bilbaşar eseriyle eşleşir.
Verilen açıklamaların her biri, Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi çizginin önemli temsilcilerinin sosyo-ekonomik çatışmaları işledikleri başyapıtlarıyla tam olarak örtüşmektedir: Dokuma tezgahlarının çöküşü Çıkrıklar Durunca ile, su paylaşımı Yarbükü ile, taşra ve bürokrasi yozlaşması Kuyucaklı Yusuf ile, feodal düzen ve ağalık/şeyhlik baskısı ise Cemo ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki sanayileşme sancılarını ve dokuma tezgahlarının kapanmasını konu alan ilk tanımı analiz etmek.
Bu tanım, Sadri Ertem'in Avrupa'dan gelen ucuz malların el tezgahlarını yok etmesini işleyen Çıkrıklar Durunca adlı eseriyle eşleşir.
Çıkrıklar Durunca eseri, Osmanlı'nın son dönemindeki yarı sömürgeleşme sürecini ve esnaf ayaklanmalarını konu alır.
2
Toprağın sulanması ve su hakkı üzerinden gelişen köylü çatışmalarını ele alan ikinci tanımı değerlendirmek.
Bu tanım, Talip Apaydın'ın köydeki su kavgalarını ve mülkiyet çatışmalarını işleyen Yarbükü adlı eseriyle eşleşir.
Talip Apaydın, Yarbükü romanında köylülerin su paylaşım mücadelesini ve doğayla olan savaşını gerçekçi bir dille aktarır.
3
Taşra hayatındaki yozlaşmayı, bürokrasi ve eşraf ilişkilerini bir başkaldırı hikayesiyle sunan üçüncü tanımı incelemek.
Bu tanım, Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf adlı eseriyle eşleşir.
Kuyucaklı Yusuf, kasaba hayatının adaletsizliğini ve yozlaşmış bürokratik düzeni Yusuf karakteri üzerinden eleştirel bir dille yansıtır.
4
Doğu Anadolu coğrafyasındaki feodal ilişkileri, ağalık ve şeyhlik baskısını masalsı bir dille ve kadın kahraman üzerinden ele alan dördüncü tanımı analiz etmek.
Bu tanım, Kemal Bilbaşar'ın Cemo adlı eseriyle eşleşir.
Kemal Bilbaşar, Cemo romanında Doğu Anadolu'daki feodal sömürü çarkını, töreleri ve ağalık sistemini masalsı-destansı bir dille betimler.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Hikaye ve Romanında Toplumcu Gerçekçi Eserler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1736Soru

Osmanlı Devleti'nin klasik döneminde eyalet yönetimi ile tımar sisteminin askeri, mali ve hukuki işleyişine dair bazı kavramlar aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda yer alan kavramları sağ sütunda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cebelü
Kılıç Hakkı
Çiftbozan
İltizam

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cebelü kavramı dirlik sahiplerinin beslemek zorunda olduğu zırhlı eyalet askerleriyle; Kılıç Hakkı kavramı dirlik gelirinin asker besleme yükümlülüğü dışındaki temel geçim payıyla; Çiftbozan kavramı toprağı boş bırakan reayadan alınan cezai vergiyle; İltizam kavramı ise salyaneli eyaletlerin vergi gelirlerinin açık artırmayla kiralanması usulüyle eşleşir.
Eşleşmeler, Osmanlı klasik dönemi taşra teşkilatındaki temel mali, askeri ve idari terimlerin işlevlerini doğru bir biçimde ilişkilendirmektedir. Cebelü eyalet ordusunun temel atlı askerini, Kılıç Hakkı dirlik sahibinin en temel geçim kaynağını, Çiftbozan üretimin sürekliliğini koruma amaçlı cezai yaptırımı, İltizam ise nakit ihtiyacını karşılamaya yönelik vergi kiralama yöntemini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'Cebelü' teriminin askeri tanımını inceleyiniz.
Cebelü, tımar ve zeamet sahiplerinin yetiştirmekle yükümlü olduğu atlı askerlerdir.
Bu terim dirlik sahiplerinin beslemek ve savaşa götürmek zorunda olduğu zırhlı eyalet askerlerini açıklayan ifade ile eşleşir.
2
Sol sütundaki 'Kılıç Hakkı' terimini toprak sistemi çerçevesinde değerlendiriniz.
Kılıç hakkı, dirlik sahibinin cebelü yetiştirme yükümlülüğü dışında kalan ve kendi şahsi geçimi için ayırdığı asgari gelir dilimidir.
Bu durum, dirlik gelirinin asker besleme dışındaki temel geçim payı açıklamasıyla örtüşür.
3
Sol sütundaki 'Çiftbozan' teriminin iktisadi ve hukuki amacını analiz ediniz.
Çiftbozan, toprağını mazeretsiz boş bırakarak tarımsal üretimin aksamasına yol açan reayadan alınan cezai bir vergidir.
Bu bilgi doğrultusunda, tarımsal üretimi durduran köylüden alınan cezai vergi açıklamasıyla eşleşme sağlanır.
4
Sol sütundaki 'İltizam' teriminin eyalet yönetimindeki mali rolünü belirleyiniz.
İltizam, tımarın uygulanmadığı salyaneli eyaletlerde devletin nakit ihtiyacını karşılamak üzere vergileri mültezimler aracılığıyla peşin toplama usulüdür.
Dolayısıyla vergi gelirlerinin açık artırma yoluyla kiralanması açıklamasıyla eşleşir.

Anahtar Kavram

Osmanlı taşra teşkilatında eyalet yönetimi biçimleri, tımar sisteminin askeri-ekonomik işleyişi ve vergi toplama yöntemleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1737Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen divan edebiyatı nazım şekillerini, sağ sütundaki en belirleyici özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tuyuğ
Şarkı
Terbi
Murabba

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tuyuğ - Divan şiirine Türklerin kazandırdığı tek dörtlükten oluşan şekil; Şarkı - Bestelenmek üzere yazılan, meyan ve nakaratı bulunan tür; Terbi - Gazelin beyitlerinin üzerine ikişer dize eklenerek oluşturulan bent yapısı; Murabba - Dörder dizelik bentlerden oluşan ve ilk bendi aaaa şeklinde kafiyelenen tür.
Verilen nazım şekillerinin ayırt edici özellikleri doğru biçimde eşleştirilmiştir: Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı ve tek aruz kalıbıyla yazılan tek dörtlük tuyuğdur. Bestelenmek üzere yazılan, meyan ve nakarat barındıran nazım şekli şarkıdır. Gazel beyitlerinin üzerine aynı kafiye ve ölçüde iki dize eklenmesiyle elde edilen dörtlük yapısı terbiyi tanımlar. Dörder dizelik bentlerden oluşan ve ilk bendi aaaa şeklinde kafiyelenen genel biçim ise murabbadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki Tuyuğ nazım şeklinin yapısal ve kökensel özelliklerini taramak.
Tuyuğ biçiminin Türklerin divan şiirine kazandırd��ğı ve aruzun yalnızca 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılan tek dörtlükten ibaret bir nazım şekli olduğu bilgisine ulaşılır.
Tuyuğ ve rubai tek dörtlük olmaları yönüyle benzeşse de köken ve aruz kalıbı sınırlılığı tuyuğ şeklini ayırt eder.
2
Şarkı nazım şeklinin bestelenme amacı ve bent yapısı ögelerini analiz etmek.
Şarkı biçiminin bestelenmek amacıyla yazıldığı, meyan ve nakarat gibi kavramları barındırdığı saptanır.
Meyan ve nakarat bölümleri, şarkıyı diğer dörtlüklerle kurulan nazım şekillerinden ayıran en temel teknik terimlerdir.
3
Terbi kelimesinin etimolojik ve yapısal anlamını divan şiiri bent kurma yöntemleriyle ilişkilendirmek.
Arapça kökenli 'r-b-a' kökünden gelen terbi teriminin 'dörtleme' anlamına geldiği ve bir gazelin beyitlerinin üzerine ikişer dize eklenerek oluşturulduğu görülür.
Gazel beytine (iki dize) iki dize eklenerek toplam dört dize elde edildiği için bu işleme terbi adı verilir.
4
Murabba nazım şeklinin genel bent ve kafiye yapısını incelemek.
Murabbanın dörder dizelik genel bent yapısına sahip olduğu ve ilk bendinin aaaa şeklinde kafiyelendiği saptanır.
Murabba, şarkı gibi bestelenme zorunluluğu taşımayan ve meyan/nakarat içermeyen genel bir dörtlük yapısıdır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında dörtlük ve bentlerle kurulan nazım şekillerinin ayırt edici yapısal ve içeriksel özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1738Soru

Osmanlı Klasik Dönemi'nde Divan-ı Hümayun üyeleri, yüklendikleri idari ve hukuki sorumluluklar doğrultusunda devlet teşkilatındaki çeşitli resmi kayıtların tutulmasından ve belgelerin tanzim edilmesinden sorumluydu.

Aşağıda verilen Divan-ı Hümayun üyelerini, kendi yetki alanlarında bulunan resmi işlem veya belgelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nişancı
Kazasker
Defterdar
Sadrazam

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nişancı'nın tahrir işlemleri ve tuğra çekilmesiyle; Kazasker'in kadı-müderris atama kayıtlarını içeren ruznamçesiyle; Defterdar'ın Hazine-i Amire bütçe kayıtlarıyla; Sadrazam'ın ise padişah vekili sıfatıyla çıkardığı buyruldu emirleriyle eşleşmesi gerekir.
Divan-ı Hümayun üyelerinin görev ve sorumluluk eşleşmesi şu şekildedir: Nişancı, arazilerin kaydedildiği tahrir kayıtlarını tutar ve belgelere padişahın tuğrasını çeker. Kazasker, şer'i ve hukuki kararların yanı sıra atadığı kadı ve müderrislerin kayıtlarını kendi ruznamçe defterinde tutar. Defterdar, devletin bütçesini hazırlar ve Hazine-i Amire kayıtlarını denetler. Sadrazam ise padişahın mutlak vekili olarak buyruldu adı verilen resmi emirleri çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Nişancı'nın klasik dönem devlet teşkilatındaki bürokratik işlevini analiz etmek.
Nişancı'nın yazışmalar, tuğra çekme ve toprakların dirlik sistemine kaydı (tahrir) işlemlerinden sorumlu olduğu belirlenir.
Toprak kayıtlarının tescili ve örfi yazıların onaylanması doğrudan bu makamın yetkisindedir.
2
Kazasker'in hukuki ve idari yetki sınırlarını tespit etmek.
Kazasker'in ilmiye sınıfını temsil ederek kadı ve müderris atamalarını yürüttüğü ve bu atamaları ruznamçesine kaydettiği anlaşılır.
Yargı ve eğitim bürokrasisinin kayıtları Kazasker ruznamçesinde tutulur.
3
Defterdar'ın mali yönetimdeki görev tanımını belirlemek.
Defterdar'ın bütçe yapmak, maliye kayıtlarını tutmak ve Hazine-i Amire akçe dengesini padişah adına korumakla yükümlü olduğu görülür.
Devletin hazine ve genel bütçe işleri Defterdar'ın gözetiminde yürütülür.
4
Sadrazam'ın mutlak vekillik yetkisi kapsamındaki belge düzenleme usulünü incelemek.
Sadrazam'ın padişah adına işleri yürütürken çıkardığı yazılı emirlere 'buyruldu' denildiği saptanır.
Sadrazam, yürütmenin en üst merci olarak kendi mührü ve iradesi doğrultusunda buyruldu çıkarabilir.

Anahtar Kavram

Divan-ı Hümayun üyelerinin yetki sınırları, sorumlulukları ve tanzim ettikleri resmi belgeler.
Soru 1739Soru

Aşağıda verilen varlık felsefesi (ontoloji) yaklaşımlarını ve varlığa dair temel kabullerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilim Açısından Varlık
Felsefe Açısından Varlık
Düalist Varlık Görüşü
Fenomenolojik Varlık Görüşü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bilim Açısından Varlık ifadesi varlığı ön kabul olarak alıp parçalara bölen tanım ile; Felsefe Açısından Varlık ifadesi varlığı sorgulayıp bütünsel ele alan tanım ile; Düalist Varlık Görüşü ifadesi iki farklı tözü (madde ve zihin) savunan tanım ile; Fenomenolojik Varlık Görüşü ifadesi ise paranteze alma yöntemiyle öze ulaşmayı amaçlayan tanım ile eşleşir.
Varlık felsefesinde bilimin ve felsefenin varlığa yaklaşımları temelde birbirinden ayrılır. Bilim varlığı sorgusuz kabul ederek parçacı bir yöntem izlerken, felsefe varlığın özünü ve varlığını tartışmaya açarak bütünsel bir bakış açısı sunar. Ayrıca ontolojideki düalizm iki tözlü (zihin ve madde), fenomenoloji ise paranteze alma yöntemiyle özsel bir varlık açıklaması getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Bilim ve felsefenin varlığa yaklaşım farkını ayırt edin.
Bilim varlığın varlığını ön kabul olarak alıp olgusal ve parçacı incelerken; felsefe varlığın kendisini problem edinip bütüncül inceler. Bu doğrultuda birinci sol öge birinci sağ ögeyle, ikinci sol öge ise ikinci sağ ögeyle eşleşir.
Bilimin ontolojik sorgulama yapmadığını, felsefenin ise en temelde bu sorgulamayı başlattığını anlamak için bu adım gereklidir.
2
Düalist (ikici) varlık görüşünün niteliklerini inceleyin.
Düalizm, varlığın kökeninde iki ayrı tözün (madde ve ruh/zihin) bulunduğunu savunur. Bu durum üçüncü sol ögenin üçüncü sağ ögeyle eşleşmesini sağlar.
Descartes'ın kartezyen düalizminin tözsel ayrımını belirlemek için bu adım gereklidir.
3
Fenomenolojik yaklaşımın temel metodolojisini belirleyin.
Fenomenoloji, özsel varlığa ulaşmak için 'paranteze alma' (epokhe) yöntemini kullanır. Bu da dördüncü sol ögenin dördüncü sağ ögeyle eşleşmesine yol açar.
Husserl'in fenomenolojisindeki öz kavrayışını ve yöntemini çözümlemek amacıyla bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Varlık Felsefesinin Temel Yaklaşımları ve Bilim-Felsefe İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1740Soru

Milli Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde gerçekleştirilen askerî mücadeleler, gerek ulusal alanda meclisin otoritesinin güçlenmesine gerekse uluslararası alanda diplomatik gelişmelerin yaşanmasına zemin hazırlamıştır.

Aşağıda verilen Batı Cephesi muharebelerini, bu muharebelerin doğrudan sonucu olarak yaşanan gelişmelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnönü Muharebesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Sakarya Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Muharebesi - Moskova Antlaşması ve Londra Konferansı; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri - Ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi ve Başkomutanlık Kanunu; Sakarya Meydan Muharebesi - Ankara ve Kars antlaşmaları; Büyük Taarruz - Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Doğu Trakya'nın kurtarılması
Eşleştirme, Batı Cephesi'ndeki her muharebenin kendine has iç ve dış siyasi/diplomatik sonuçlarını temel almaktadır. I. İnönü zaferi Moskova Antlaşması ve Londra Konferansı'na; Kütahya-Eskişehir yenilgisi Sakarya'nın doğusuna çekilmeye ve Başkomutanlık yetkisine; Sakarya Zaferi Kars ve Ankara antlaşmalarına; Büyük Taarruz ise Mudanya Ateşkesi'ne yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını analiz etmek
Bu zafer sonrasında iç politikada Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ve İstiklal Marşı kabul edilmiş, dış politikada ise Londra Konferansı düzenlenmiş ve Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır.
Savaşın hem ulusal hem de uluslararası diplomatik sonuçlarını belirlemek.
2
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin sonuçlarını analiz etmek
Bu muharebe düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki tek yenilgisidir. Savaş sonrasında ordu Sakarya'nın doğusuna çekilmiş, yasama ve yürütme yetkilerini kendisinde toplayan Başkomutanlık Kanunu ile Mustafa Kemal Paşa tam yetkilendirilmiştir.
Yenilginin ordu ve meclis üzerindeki etkilerini anlamak.
3
Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçlarını analiz etmek
Sakarya Zaferi'nden sonra İtilaf Devletleri ile ilişkiler değişmiş; Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars Antlaşması imzalanarak doğu sınırı kesinleşmiş, Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanarak Güney Cephesi kapatılmıştır.
Savaşın güney sınırları ve doğu sınırları üzerindeki etkisini belirlemek.
4
Büyük Taarruz'un sonuçlarını analiz etmek
Askerî safhayı sonlandıran bu büyük zafer, Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasını sağlamış ve diplomatik yollarla Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar kurtarılmıştır.
Milli Mücadele'nin askerî safhasının bitişini ve diplomatik kazanımları tespit etmek.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi Savaşları'nın askerî ve diplomatik sonuçları arasındaki neden-sonuç ilişkileri
ÖncekiSayfa 87 / 90Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin