Tüm alıştırma soruları

1052 soru

Soru 301Soru

A��ağıdaki cümleleri, ögeleri bulurken söz öbeklerinin bölünmezliği kuralını dikkate alarak doğru öge dizilişleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla boğuşan bu küçük tekne, balıkçıların tek geçim kaynağıydı.
Kütüphanenin loş köşesinde oturan genç araştırmacı, eski el yazması eseri titizlikle inceliyordu.
Sonbaharın gelişiyle sararan yapraklar, rüzgârın etkisiyle bahçenin dört bir yanına savruluyordu.
Yıllardır beklenen o büyük projenin hayata geçirilmesi, tüm ülkeyi heyecanlandırdı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin doğru öge dizilişleri sırasıyla şöyledir: Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla başlayan cümle 'Özne - Yüklem', Kütüphanenin loş köşesinde oturan ifadesiyle başlayan cümle 'Özne - Belirtili Nesne - Zarf Tümleci - Yüklem', Sonbaharın gelişiyle başlayan cümle 'Özne - Zarf Tümleci - Dolaylı Tümleç - Yüklem', Yıllardır beklenen diye başlayan cümle ise 'Özne - Belirtili Nesne - Yüklem' şablonuyla eşleşmelidir.
Cümlelerin her birinde yer alan söz öbekleri (sıfat-fiil grupları, isim tamlamaları, edat grupları) doğru biçimde tespit edildiğinde ve bölünmediğinde doğru öge şablonlarıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki söz öbeklerini saptamak ve ögeleri belirlemek.
'Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla boğuşan bu küçük tekne' bir sıfat-fiil grubudur (Özne). 'balıkçıların tek geçim kaynağıydı' ise bir zincirleme ad tamlamasıdır (Yüklem).
Söz öbekleri ve tamlamalar bölünemeyeceği için cümle sadece özne ve yüklemden oluşur.
2
İkinci cümledeki söz öbeklerini saptamak ve ögeleri belirlemek.
'Kütüphanenin loş köşesinde oturan genç araştırmacı' özne; 'eski el yazması eseri' belirtili nesne; 'titizlikle' zarf tümleci ve 'inceliyordu' yüklemdir.
Fiilimsi grupları ve sıfat tamlamaları bölünmeden tek birer öge olarak alınmalıdır.
3
Üçüncü cümledeki söz öbeklerini saptamak ve ögeleri belirlemek.
'Sonbaharın gelişiyle sararan yapraklar' özne; 'rüzgârın etkisiyle' zarf tümleci; 'bahçenin dört bir yanına' dolaylı tümleç ve 'savruluyordu' yüklemdir.
Sıfat-fiil grubu, edat grubu ve isim tamlaması bütünlüklerini koruyarak ilgili ögeleri oluşturur.
4
Dördüncü cümledeki söz öbeklerini saptamak ve ögeleri belirlemek.
'Yıllardır beklenen o büyük projenin hayata geçirilmesi' özne; 'tüm ülkeyi' belirtili nesne ve 'heyecanlandırdı' yüklemdir.
İsim-fiil grubu ve sıfat tamlaması kendi içinde bölünmeyerek sırasıyla özne ve belirtili nesne ögelerini oluşturmuştur.

Anahtar Kavram

Cümlenin ögeleri bulunurken tamlamalar (isim ve sıfat tamlamaları), fiilimsi grupları, edat grupları, ikilemeler ve birleşik fiiller/deyimler gibi söz öbekleri asla bölünmez; bir bütün olarak tek bir öge kabul edilir.
Soru 302Soru

Aşağıdaki numaralanmış metin parçalarını, bu parçalarda belirgin olarak kullanılan düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Epistemoloji; bilginin doğasını, kaynağını, sınırlarını ve geçerliliğini sistematik bir biçimde sorgulayan, insan zihninin bilme yetisinin kapsamını belirlemeye çalışan felsefe disiplinidir.
Klasik fizik, nesnelerin konumunu ve hızını kesin değerlerle ölçebileceğimizi savunurken kuantum mekaniği, atom altı parçacıkların davranışlarında kesinlik yerine sadece olasılıkların hesaplanabileceğini öne sürer.
Yerkürenin geçmişine ışık tutan paleontolojik araştırmalar, canlıların iklimsel değişimlere nasıl uyum sağladığını gösterir; örneğin Sibirya tundralarında bulunan mamut kalıntıları, bu canlıların buzul çağındaki adaptasyon sürecini somutlaştırır.
Teknolojik gelişmelerin insan ilişkilerini mekanikleştirdiği yönündeki iddialar haksız değildir. Sosyolog Bauman da 'Sıvı Modernite' adlı eserinde ilişkilerin artık kalıcı ba��lar değil, geçici ve kolayca koparılabilen bağlantılar haline geldiğini vurgular.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin tanımlama ile, ikinci metin karşılaştırma ile, üçüncü metin örneklendirme ile, dördüncü metin ise tanık gösterme ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; epistemolojiyi açıklayan birinci metin tanımlama, fizik kuramlarını kıyaslayan ikinci metin karşılaştırma, mamut kalıntılarından bahseden üçüncü metin örneklendirme, sosyolog Bauman'ın görüşüne yer veren dördüncü metin ise tanık gösterme ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerdeki temel anlatım özelliklerini ve ana düşünceyi destekleyen yapıları analiz etmek
Metinlerin yazılış amaçlarının ve geliştirdikleri düşünceleri hangi yolla desteklediklerinin belirlenmesi
Metinlerin odaklandığı kavram, kıyaslama, kanıt veya örnek unsurlarını saptamak
2
Tanımlama ve karşılaştırma içeren ifadeleri ayırt etmek
Birinci metinde epistemoloji tanımının yapıldığının, ikinci metinde ise klasik fizik ile kuantum mekaniğinin karşılaştırıldığının bulunması
Kavramsal tanımlar ile karşılaştırma ilişkilerini doğru eşleştirmek
3
Örneklendirme ve tanık gösterme yöntemlerini tespit etmek
Üçüncü metindeki mamut kalıntılarının örnek teşkil ettiğinin, dördüncü metindeki Bauman referansının ise tanık gösterme olduğunun bulunması
Somutlama amacıyla verilen örnekler ile bir düşünürün görüşünü kanıt olarak sunan tanık göstermeyi birbirinden ayırmak

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 303Soru

Aşağıdaki cümleleri, içlerinde barındırdıkları gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğunun nedeni ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bu zor günlerde birbirimize destek olmalı, karşılıklı yardımlaşmalıyız.
Çocuk, yanındakinin kulağına alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
Bu konudaki şüphe ve kuşkularını arkadaşlarıyla paylaştı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle (yardımlaşmalıyız) işteki işteşlik ekiyle, ikinci cümle (fısıldadı) fiilin kendi anlamıyla, üçüncü cümle (şüphe ve kuşku) ise eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla eşleşmektedir.
Eşleştirme yapıldığında, birinci cümledeki 'karşılıklı' kelimesi 'yardımlaşmak' fiilindeki işteşlik ekiyle çakıştığı için ikinci açıklamayla; ikinci cümledeki 'alçak sesle' kelime grubu 'fısıldamak' fiilinin kendi tanımıyla çakıştığı için üçüncü açıklamayla; üçüncü cümledeki 'şüphe' ve 'kuşku' kelimeleri ise eş anlamlı oldukları için birinci açıklamayla doğru bir şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi ('Bu zor günlerde birbirimize destek olmalı, karşılıklı yardımlaşmalıyız.') inceleyip gereksiz sözcüğü belirleyin.
'yardımlaşmak' fiilindeki '-leş' eki eylemin zaten 'karşılıklı' yapıldığını gösterdiğinden 'karşılıklı' sözcüğü gereksizdir.
İşteşlik ekleri (-iş, -leş) cümleye zaten karşılıklı veya birlikte yapma anlamı katar, bu durumdayken 'karşılıklı' gibi belirteçler kullanılamaz.
2
İkinci cümleyi ('Çocuk, yanındakinin kulağına alçak sesle bir şeyler fısıldadı.') inceleyip gereksiz sözcüğü belirleyin.
'fısıldamak' fiili sessizce, alçak sesle konuşmak anlamına geldiği için 'alçak sesle' ifadesi gereksizdir.
Bir fiilin kendi sözlük anlamında var olan bir özellik (alçak sesle olmak), cümlede ayrıca bir sözcükle belirtilirse gereksiz sözcük kullanımı oluşur.
3
Üçüncü cümleyi ('Bu konudaki şüphe ve kuşkularını arkadaşlarıyla paylaştı.') inceleyip gereksiz sözcüğü belirleyin.
'şüphe' ve 'kuşku' sözcükleri eş anlamlı olduğu için ikisinden birinin kullanılması yeterlidir.
Türkçede aynı cümlede aynı anlama gelen eş anlamlı sözcüklerin kullanılması duruluk ilkesine aykırıdır.

Anahtar Kavram

Gereksiz sözcük kullanımı, bir cümlede aynı anlama gelen sözcüklerin veya eklerin bir arada kullanılmasıyla oluşan bir anlatım bozukluğudur. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmayan sözcükler gereksizdir.
Soru 304Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış yüklemleri, cümlenin ögeleri bulunurken bölünemeyen söz öbeği türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kütüphanenin loş köşesinde tozlu raflar arasında duran kitaplar, geçmişin unutulmuş sesleriydi.
Tüm uyarılara rağmen kendi bildiğini okuyan genç, sonunda dile düştü.
Akşamüstü limana yaklaşan gemi, ufuk çizgisine doğru süzülen beyaz bir kuğuydu.
Törende şiir okuyan küçük kızın gözleri, par��l parıl parıldayan iki elmas gibiydi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle isim tamlamasıyla, ikinci cümle deyimle, üçüncü cümle sıfat tamlamasıyla, dördüncü cümle ise edat grubuyla eşleşmelidir.
Koyu yazılmış yüklemlerin yapıları sırasıyla; araya sıfat girmiş belirtili isim tamlaması, anlamca kaynaşmış birleşik eylem (deyim), sıfat tamlaması ve edat grubudur. Bu kelime grupları ögeler bulunurken bölünmez.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin yüklemini inceleme
'geçmişin unutulmuş sesleriydi' söz öbeğinin 'geçmişin sesleri' belirtili isim tamlaması olduğu ve araya 'unutulmuş' sıfatının girdiği tespit edilir.
İsim tamlamaları aralarına sıfat alsa dahi cümlenin ögeleri bulunurken bölünemez.
2
İkinci cümlenin yüklemini inceleme
'dile düştü' ifadesinin kalıplaşm��ş bir deyim olduğu belirlenir.
Deyimler anlamca kaynaşmış birleşik eylemlerdir ve dil bilgisinde cümlenin ögeleri bulunurken bölünemez.
3
Üçüncü cümlenin yüklemini inceleme
'ufuk çizgisine doğru süzülen beyaz bir kuğuydu' söz öbeğinde 'kuğu' isminin sıfat fiil grubu, niteleme sıfatı ve belirtme sıfatı ile nitelendiği görülür.
Sıfat tamlamaları cümlenin ögeleri bulunurken tek bir öge kabul edilir ve bölünmez.
4
Dördüncü cümlenin yüklemini inceleme
'parıl parıl parıldayan iki elmas gibiydi' söz öbeğinin 'gibi' edatı etrafında şekillenen bir edat grubu olduğu tespit edilir.
Edat grupları kendilerinden önceki unsurlarla birleşerek bir bütün oluşturur ve ögeler bulunurken bölünemez.

Anahtar Kavram

Cümlenin ögeleri bulunurken isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, edat grupları, deyimler ve birleşik fiiller gibi söz öbekleri bölünemez; tek bir öge olarak kabul edilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 305Soru

İlk Türk devletleri ve bu devletlerin siyasi/kültürel tarihindeki en belirgin özellikleriyle ilgili aşağıda verilen devletleri, kendilerine uygun olan açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Asya Hun Devleti
I. Kök Türk Devleti
Uygur Devleti

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Asya Hun Devleti'nin tarihteki ilk teşkilatlı Türk devleti olmasıyla, I. Kök Türk Devleti'nin Türk adını ilk kez devlet adı yapmasıyla, Uygur Devleti'nin ise Maniheizm'i kabul edip yerleşik hayata geçmesiyle eşleşmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede Asya Hun Devleti ilk teşkilatlı devlet olmasıyla, Kök Türk Devleti Türk adını ilk kez resmi olarak kullanmasıyla ve Uygurlar ise yerleşik hayata geçişleriyle ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki devletlerin genel tarihi önemini ve sağ sütundaki ayırt edici özellikleri inceleyin.
Asya Hun Devleti'nin ilk teşkilatlanma, Kök Türklerin ulusal isim kullanımı ve Uygurların yerleşik hayat konularında öncü olduğunu hatırlayın.
Her devletin siyasi tarihteki kendine has en bilinen özelliğini belirlemek doğru eşleştirmeye doğrudan ulaştırır.
2
Devletlerin kurucu ve siyasi yapısal özelliklerini doğru eşleşen ifadelerle bağdaştırın.
Hunlar ile ilk teşkilatlı yapı, Kök Türkler ile resmi Türk adı kullanımı, Uygurlar ile Maniheizm dininin getirdiği yerleşik hayat doğru şekilde eşleştirilir.
Bu bilgiler ilk Türk devletlerinin siyasi tarihi ve kültür medeniyet alanındaki en temel kazanımlarıdır.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinin Kuruluşu ve Temel Siyasi/Kültürel Özellikleri
Soru 306Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya sözcük gruplarını, bu sözcüklerin büyük harfle başlama ya da küçük harfle yazılma gerekçelerini içeren kurallarla eşleştiriniz.

Buna göre, sol sütundaki cümlelerde yer alan kullanımların sağ sütundaki yazım kurallarıyla doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeni yayımlanan Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği doğrultusunda kurum içi tüm işleyiş yeniden düzenlendi.
Bölgede yürütülen arkeolojik çalışmalarda Cilalı Taş Devri kültürüne ait önemli kalıntılara ulaşıldı.
Uluslararası ticaret yollarının güvenliği açısından Süveyş Kanalı stratejik bir öneme sahiptir.
Yabancı konuklara akşam yemeğinde Türk mutfağının vazgeçilmezi olan Maraş dondurması ikram edildi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği' ifadesi yönetmeliklerin yazımı kuralıyla, 'Cilalı Taş Devri' ifadesi tarihî dönemlerin yazımı kuralıyla, 'Süveyş Kanalı' ifadesi yer adlarındaki coğrafi ikinci isimlerin yazımı kuralıyla, 'Maraş dondurması' ifadesi ise özel adlarla kurulan birleşik kelimelerin yazımı kuralıyla eşleşmelidir.
Verilen cümlelerdeki koyu yazılmış ifadeler TDK'nin büyük harflerin kullanımıyla ilgili kurallarına göre analiz edildiğinde; yönetmelik adı yönetmeliklerin yazımı kuralıyla, tarihî dönem adı dönemlerin yazımı kuralıyla, yer ve kanal adı coğrafi tür bildiren isimlerin yazımı kuralıyla, bir yer adıyla kurulan birleşik tür adı ise özel adlarla kurulan birleşik kelimelerin yazımı kuralıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği' ifadesini incelemek.
Bu ifadenin bir yönetmelik adı olduğu belirlenir.
Yönetmelik adlarının her kelimesinin büyük harfle başlaması kuralıyla eşleştirilir.
2
İkinci cümledeki 'Cilalı Taş Devri' ifadesini incelemek.
Bu ifadenin tarihî bir dönemi temsil ettiği belirlenir.
Tarihî olay, çağ ve dönem adlarının büyük harfle başlaması kuralıyla eşleştirilir.
3
Üçüncü cümledeki 'Süveyş Kanalı' ifadesini incelemek.
Bu ifadenin yer adından sonra gelen coğrafi bir tür adı (kanal) içerdiği belirlenir.
Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz, kanal vb. tür bildiren ikinci isimlerin büyük harfle başlaması kuralıyla eşleştirilir.
4
Dördüncü cümledeki 'Maraş dondurması' ifadesini incelemek.
Bu ifadenin bir yer adı (Maraş) ile kurulan birleşik bir kelime olduğu belirlenir.
Özel adlarla kurulan birleşik kelimelerde sadece özel adın büyük harfle başlaması, tür bildiren ikinci ismin ise küçük harfle yazılması kuralıyla eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Büyük harflerin kullanım alanları ve özel isimlere bağlı tür, dönem, kanun ve yer adlarının yazım kuralları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 307Soru

Bir tarih araştırmacısının bilimsel çalışma sürecinde gerçekleştirdiği faaliyetler ile tarih biliminin yöntem basamaklarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Üzerinde çalışılan Kadeş Antlaşması metninin yazılı olduğu kil tabletin kil yapısının ve çivi yazısının dönem özelliklerinin incelenerek belgenin sahtelik durumunun incelenmesi
Osmanlı tahrir defterlerindeki nüfus ve vergi verilerinin, o döneme ait diğer kroniklerin beyanları ve seyyahların gözlemleriyle karşılaştırılarak doğruluk derecesinin belirlenmesi
Elde edilen verilerin kaynak değeri açısından yeterli olup olmadığının, konunun hangi yönlerini aydınlatabileceğinin tespiti amacıyla çözümlenmesi
Yöntem basamaklarından geçerek doğruluğu kanıtlanmış verilerin, neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde kronolojik ve mantıksal bir bütünlükle bir araya getirilip yeni bir esere dönüştürülmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci araştırmacı faaliyeti dış tenkit ile, ikinci araştırmacı faaliyeti iç tenkit ile, üçüncü araştırmacı faaliyeti tahlil ile, dördüncü araştırmacı faaliyeti ise terkip basamağı ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede belgenin dış yapısının (kil, yazı özellikleri) incelenmesi belgenin orijinalliğini denetleyen dış tenkit ile; içeriğin doğruluğunun ve diğer kaynaklarla uyumunun karşılaştırılması iç tenkit ile; bilgilerin kaynak değeri yönünden çözümlenmesi tahlil ile; en nihayetinde bu bilgilerin sistemli bir bütün olarak bir araya getirilip sentezlenmesi ise terkip basamağıyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Belgenin sahtelik durumunu ve fiziksel özelliklerini (kil tablet yapısı, yazı türü vb.) inceleyen birinci faaliyeti değerlendirin.
Bu faaliyet belgenin dış yapısına yönelik olduğundan 'Dış Tenkit' ile eşleşir.
Dış tenkit, kaynağın fiziki yapısı, yazarı, yazıldığı yer ve zaman gibi dış özellikleri inceleyerek orijinalliğini doğrular.
2
Bilgilerin doğruluğunu, yazarın tarafsızlığını ve diğer kaynaklarla karşılaştırma durumunu inceleyen ikinci faaliyeti değerlendirin.
Bu faaliyet doğrudan kaynağın içeriğine ve güvenirliğine yönelik olduğundan 'İç Tenkit' ile eşleşir.
İç tenkit, kaynağın içindeki bilgilerin tutarlılığını, doğruluğunu ve başka kaynaklarla uyumunu denetler.
3
Verilerin çözümlenerek konuyu aydınlatma gücünün ve kaynak değerinin ölçüldüğü üçüncü faaliyeti analiz edin.
Bu faaliyet verilerin anlam bakımından değerlendirilmesini içerdiği için 'Tahlil' ile eşleşir.
Tahlil basamağında, toplanan verilerin araştırmanın amacına uygunluğu ve bilgi değeri çözümlenir.
4
Tüm aşamalardan geçen ve doğrulanan verilerin mantıksal bir bütünlükle birleştirilerek esere dönüştürüldüğü dördüncü faaliyeti inceleyin.
Bu son aşama sentez süreci olduğundan 'Terkip' ile eşleşir.
Terkip, elde edilen tüm verilerin bir araya getirilerek yeni bir anlatı, tez veya kitap oluşturulması sürecidir.

Anahtar Kavram

Tarih araştırmalarında kaynakların bilimsel süzgeçten geçirilmesini sağlayan beş temel yöntem basamağı (Tarama, Tasnif, Tahlil, Tenkit, Terkip) ve özellikle eleştiri aşamasındaki iç-dış tenkit ayrımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 308Soru

Aşağıdaki cümlelerde yer alan sözcüklerin yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluklarını düzeltmek için yapılması gereken kelime değişikliklerini uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bahçedeki boş alanları değerlendirmek için bu yıl mısır tohumları diktik.
Yoğun kar yağışı ve fırtına, ilçedeki elektriklerin kesilmesini sağladı.
Kırtasiyeden satın aldığım bu kalın kitabın ücreti otuz liraydı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mısır tohumları dikilmez, ekilir; elektriklerin kesilmesi olumsuz bir durum olduğu için 'sağladı' yerine 'yol açtı' denmelidir; satın alınan kitabın bedeli için ise 'ücret' yerine 'fiyat' sözcüğü getirilmelidir.
Verilen eşleştirmelerde; tohumların ekilmesi gerektiği için ilk cümle 'tohumları ektik' ile, elektrik kesintisi gibi olumsuz bir durumu ifade etmek için ikinci cümle 'kesilmesine yol açtı' ile, satın alınan nesnelerin (kitap) maddi karşılığı 'fiyat' olduğu için üçüncü cümle 'kitabın fiyatı' ile doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki eylemin nesnesi olan 'mısır tohumları' ifadesi incelenir.
Tohumların 'ekildiği', fidanların 'dikildiği' bilgisiyle çelişki tespit edilir ve 'diktik' yerine 'ektik' getirilmesi gerektiği belirlenir.
Tohum ve fidan ekme/dikme eylemlerinin doğru kelimelerle eşleştirilmesi gerekir.
2
İkinci cümledeki 'sağladı' eyleminin cümledeki kullanım amacı incelenir.
'Elektriklerin kesilmesi' olumsuz bir durumdur; 'sağlamak' ise olumlu durumlarda kullanılır. Bu yüzden 'yol açtı' veya 'neden oldu' kelimesinin kullanılması gerektiği belirlenir.
Cümlenin taşıdığı olumsuz anlam ile olumlu eylem bildiren kelimenin uyumsuzluğunu düzeltmek gerekir.
3
Üçüncü cümledeki 'kitabın ücreti' tamlaması incelenir.
Hizmet dışındaki somut malların/ürünlerin bedeline 'fiyat' denildiği, 'ücret'in ise hizmet karşılığı ödendiği belirlenerek 'ücreti' yerine 'fiyatı' kelimesinin kullanılması gerektiği tespit edilir.
Fiyat ve ücret terimlerinin anlam farklarının doğru şekilde uygulanmasını sağlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması (Sözcüklerin birbirinin yerine karıştırılarak kullanılması sonucunda ortaya çıkan anlatım bozukluğu)
Soru 309Soru

Tarih öncesi ve tarihi dönemlere ait araştırmalarda kullanılan çeşitli buluntular ile bu buluntuları inceleyen tarihe yardımcı bilim dallarının doğru eşleştirilmesi gerekmektedir. Sol sütunda tarihe yardımcı bilim dalları, sağ sütunda ise bu bilim dallarının incelediği tarihi buluntular ve kaynaklar verilmiştir. Buna göre, verilen yardımcı bilim dallarını ilgili oldukları tarihi kaynaklarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Epigrafi
Nümizmatik
Paleografi
Heraldik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: Epigrafi bilim dalı taş bloklar üzerine yazılmış Bugut Yazıtı ile; Nümizmatik bilim dalı Lidya sikkeleri ile; Paleografi bilim dalı kûfi hatla yazılmış fermanlar ile; Heraldik bilim dalı ise çift başlı kartal figürlü devlet armaları ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede her bilim dalı kendine özgü çalışma nesnesiyle eşleşmiştir: Epigrafi yazıtları, nümizmatik sikkeleri, paleografi eski el yazısı belgeleri ve heraldik ise armaları inceler.

Adım Adım Çözüm

1
Epigrafi kavramının tanımı ve çalışma alanı analiz edilmelidir.
Epigrafinin kitabeleri inceleyen bilim dalı olduğu belirlenir. Bu doğrultuda sert bir zemin olan taş bloklar üzerine yazılmış Bugut Yazıtı epigrafi ile eşleştirilir.
Yazıtların çözümlenmesi ve incelenmesi doğrudan epigrafi biliminin konusudur.
2
Nümizmatik biliminin çalışma konusu belirlenmelidir.
Nümizmatiğin madeni paraları ve sikkeleri incelediği saptanır. Bu nedenle Lidyalılardan kalan madeni sikkeler nümizmatik ile eşleştirilir.
Paralar üzerindeki sembol ve yazılar nümizmatik bilimi sayesinde tarih araştırmalarına veri sağlar.
3
Paleografi biliminin tanımı göz önünde bulundurulmalıdır.
Paleografinin eski yazıları ve alfabeleri incelediği bilinir. Parşömen üzerine kûfi hatla yazılmış fermanların okunması paleografi ile eşleştirilir.
Yazılı belgelerin üzerindeki yazı türlerinin okunması ve çözülmesi paleografinin uzmanlık alanıdır.
4
Heraldik biliminin inceleme alanı tespit edilmelidir.
Heraldik biliminin arma ve simgeleri incelediği görülür. Çift başlı kartal figürlü devlet armaları heraldik ile eşleştirilir.
Devletlerin ve hanedanların kullandığı armaların çözümlenmesi heraldik bilimiyle gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Tarihe Yardımcı Bilim Dalları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 310Soru

Aşağıdaki numaralanmış cümleleri, içlerinde yer alan isimlerin (adların) sağ sütundaki dil bilgisi özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kış aylarında ormanlar, sessizliğin derinliğinde kendi kabuğuna çekilir.
İnsan, hayatı boyunca sürekli bir anlam arayışı içinde olan tek varlıktır.
Karşılaştığımız sorunları çözmek için her zaman yeni bir yol bulmalıyız.
Genç sanatçı, son kitabında çocukluk yıllarında yaşadığı çevreye geniş yer vermiş.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümledeki 'ormanlar' ifadesi topluluk adının çoğullanmasıyla; ikinci cümledeki 'insan' ifadesi genel anlamlı tekil isimle; üçüncü cümledeki 'yol' ifadesi somut bir ismin soyutlanmasıyla; dördüncü cümledeki 'kitabında' ifadesi ise hem iyelik hem hâl eki alan isimle eşleşir.
Eşleştirmelerin tamamı doğru yapılmıştır: Birinci cümledeki 'ormanlar' kelimesi topluluk isminin çoğullanmasına; ikinci cümledeki 'insan' kelimesi genel anlamda kullanılmış tekil isme; üçüncü cümledeki 'yol' kelimesi somut anlamlıyken soyut anlama kayan bir isme; dördüncü cümledeki 'kitabında' kelimesi ise hem iyelik eki hem bulunma durum eki alan isme örnek teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen isim soylu sözcükleri ve bu isimlerin cümle içindeki görevlerini tespit etmek.
Birinci cümlede 'ormanlar', ikinci cümlede 'insan', üçüncü cümlede 'yol' ve dördüncü cümlede 'kitabında' sözcükleri isim olarak belirlenmiştir.
Eşleştirme yapılacak isimlerin tam olarak hangi kelimeler olduğunu bulmak gerekmektedir.
2
Belirlenen isimlerin anlamsal ve yapısal özelliklerini inceleyerek sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırmak.
'orman' topluluk ismidir ve çoğul eki almıştır; 'insan' türün genelini kapsar; 'yol' soyut anlam kazanmıştır; 'kitabında' sözcüğü iyelik ve durum eklerini barındırır.
Her ismin sahip olduğu dil bilgisel özelliğin sağ taraftaki karşılığını doğru şekilde belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

İsimlerin anlamsal (somut, soyut, genel anlam), sayısal (tekil, çoğul, topluluk) ve çekimsel özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 311Soru

Sol bölümde yer alan cümleleri, sağ bölümde bulunan ve anlamca onlara en yakın olan cümlelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilimsel araştırmalarda ön yargılardan arınmak, doğru bilgiye ulaşmanın ilk ve en önemli koşuludur.
Zor durumlar karşısında gösterilen sabır, karakterin olgunlaşmasında bir okul görevi görür.
Klasik eserler, her okunuşta okura yepyeni pencereler açan ve her döneme hitap eden yapıtlardır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle üçüncü cümleyle (tarafsızlık-ön yargısızlık ilişkisi), ikinci cümle birinci cümleyle (sabır-metanet ilişkisi), üçüncü cümle ise ikinci cümleyle (klasiklerin zamansızlığı ve çok anlamlılığı) eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmelerde her cümlenin anahtar kelimeleri (ön yargı/tarafsızlık, sabır/metanet, klasik eserler/farklı zaman dilimleri) diğer sütundaki eşleriyle doğrudan anlamdaşlık göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
Birinci cümledeki 'ön yargılardan arınmak' (objektiflik) kavramı, üçüncü cümledeki 'tarafsız bir bakış açısı' ile eşleşir.
Cümleler arasındaki yakın anlam ilişkisini kurmak için anahtar sözcüklerin anlamdaşlarını belirlemek gerekir.
2
İkinci cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
İkinci cümledeki 'zor durumlar karşısında gösterilen sabır' (metanet) ve 'karakterin olgunlaşması' kavramları, birinci cümledeki 'güçlükleri metanetle karşılamak' ve 'kişilik gelişimi' ile eşleşir.
Soyut kavramların benzer ifadelerle nasıl karşılandığını tespit etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Üçüncü cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
Üçüncü cümledeki 'klasik eserlerin her döneme hitap etmesi' ve 'yeni pencereler açması' kavramları, ikinci cümledeki 'farklı zaman dilimlerine seslenebilmek' ve 'farklı yorumlara imkan tanımak' ile eşleşir.
Edebi kavramların (klasik eserlerin özellikleri) farklı sözcüklerle nasıl yeniden ifade edildiğini çözümlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Soru 312Soru

Aşağıda sol sütunda verilen isim cümlelerini, sağ sütundaki yüklemlerinin türü veya yapısı yönünden taşıdığı özelliklerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zor günlerde bize her zaman destek olan o yardımsever insan, komşumuzun büyük oğluydu.
Bütün bu hazırlıkların tek amacı, misafirlerimize unutulmaz bir akşam yaşatmaktı.
Şiddetli fırtınada dev dalgalarla boğuşan gemidekilerin hepsi adeta birer mucize gibiydi.
Bu karanlık gecede yolumuzu aydınlatan yegane ışık kaynağı sendin.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki cümleler sırasıyla sağ sütundaki uygun yüklem türü veya yapısıyla eşleştirilmiştir: İlk cümle isim tamlamasıyla, ikinci cümle isim-fiille, üçüncü cümle edat öbeğiyle ve son cümle zamirle kurulmuş birer isim cümlesidir.
Verilen cümlelerin yüklemleri sırasıyla isim tamlaması ('komşumuzun büyük oğluydu'), isim-fiil ('yaşatmaktı'), edat öbeği ('birer mucize gibiydi') ve kişi zamiri ('sendin') olarak tespit edilmiştir. Yapılan eşleştirme bu dil bilgisel özelliklerin bire bir karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin yüklemini bulup dil bilgisini incelemek.
'komşumuzun büyük oğluydu' ifadesinin yüklem olduğunu ve bu yapının arasına sıfat girmiş bir belirtili isim tamlaması olduğunu saptamak.
Ögeler belirlenirken isim tamlamaları gibi söz öbekleri bölünemez.
2
İkinci cümlenin yüklemini bulup kök ve ek tahlilini gerçekleştirmek.
'yaşatmaktı' sözcüğünün yüklem olduğunu ve bu sözcüğün isim-fiil eki aldığını belirlemek.
Fiilimsilerin ek eylem alarak yüklem olduğu cümleler dil bilgisinde isim cümlesi kabul edilir.
3
Üçüncü cümlenin yüklemini ve kelime gruplarını tespit etmek.
'birer mucize gibiydi' ifadesinin 'gibi' edatıyla kurulan bir edat öbeği (ilgeç grubu) olduğunu belirlemek.
Edatlar tek başlarına yüklem olamazlar, mutlaka önündeki sözcüklerle öbekleşerek bu görevi üstlenirler.
4
Dördüncü cümlenin yüklemini bulup türünü belirlemek.
'sendin' sözcüğünün yüklem olduğunu ve bu sözcüğün kişi zamiri olduğunu belirlemek.
Zamirler isim soylu sözcükler oldukları için ek eylem alarak yüklem olup isim cümlesi kurarlar.

Anahtar Kavram

İsim (Ad) Cümlesi
Soru 313Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen koyu yazılmış birleşik kelimeleri, Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kılavuzunda yer alan ayrı yazılma kurallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazarın eserine eklediği kapsamlı ön söz, kitabın ana izleğini anlamamızda önemli bir kılavuz görevi üstleniyor.
Toplumsal değişimi yakından takip eden sosyologlar, bireyler arasındaki iş birliği süreçlerini derinlemesine inceliyor.
Eğitimciler, teorik bilginin yanı sıra pratik uygulamaların da müfredatta daha geniş yer bulması gerektiğini savunuyor.
Sanatçı, yıllarca emek verdiği atölyesini ansızın terk etti ve sessiz sedasız başka bir şehre yerleşti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerdeki birleşik kelimeler ve bunlara ait yazım kuralları şu şekilde eşleşmektedir: ön söz kelimesi ön sözcüğünün başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelimeler kuralıyla; iş birliği kelimesi durum, olgu ve olay bildiren sözlerle kurulan birleşik kelimeler kuralıyla; yanı sıra kelimesi dış, iç, sıra sözleriyle kurulan birleşik kelimeler kuralıyla; terk etti kelimesi ise ses olayına uğramayan yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiiller kuralıyla eşleşir.
Verilen cümlelerdeki birleşik kelimeler sırasıyla ilgili yazım kurallarıyla tam olarak eşleşmektedir. "ön söz" kelimesi ön kelimesiyle başlayan sözcükler kuralına, "iş birliği" kelimesi durum ve olgu bildiren sözcükler kuralına, "yanı sıra" kelimesi sıra kelimesiyle oluşturulan terimler kuralına, "terk etti" kelimesi ise ses olayı olmayan yardımcı fiille kurulan birleşik eylemler kuralına uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki birleşik kelimenin yapısını ve türünü belirlemek.
İlk cümledeki birleşik kelime "ön söz"dür. Kelime, "ön" sözcüğünün başa getirilmesiyle oluşturulmuş bir isim öbeğidir.
"Ön" sözcüğüyle başlayan birleşik kelimelerin yazılış kuralını tespit etmek için.
2
İkinci cümledeki birleşik kelimenin yapısını ve türünü belirlemek.
İkinci cümledeki birleşik kelime "iş birliği"dir. Bu kelime, iki bağımsız sözcüğün anlam kaybına uğramadan birleşmesiyle oluşmuş, durum ve olgu bildiren bir kavramdır.
Durum, olgu ve olay bildiren sözlerin ayrı yazılması kuralını doğrulamak için.
3
Üçüncü cümledeki birleşik kelimenin yapısını ve türünü belirlemek.
Üçüncü cümledeki birleşik kelime "yanı sıra"dır. Bu kelime, "sıra" sözcüğünün sona gelmesiyle oluşturulmuştur.
"Dış, iç, sıra" sözleriyle kurulan birleşik kelimelerin ayrı yazılması kuralını doğrulamak için.
4
Dördüncü cümledeki birleşik eylemin yapısını ve türünü belirlemek.
Dördüncü cümledeki birleşik kelime "terk etti" ifadesidir. Bu eylem, "terk" ismi ve "etmek" yardımcı fiilinin birleşmesiyle oluşmuştur. Birleşme sırasında herhangi bir ünlü düşmesi veya ünsüz türemesi gerçekleşmemiştir.
Ses olayı gerçekleşmeyen yardımcı fiillerin yazım kuralını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Ayrı yazılan birleşik kelimelerin TDK yazım kuralları çerçevesinde sınıflandırılması.
Soru 314Soru

Aşağıda verilen cümlelerdeki soru ve ünlem işaretlerinin kullanım amaçlarını doğru işlevleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1496 (?) yılında doğan şairin hayatı hakkında kaynaklarda çok az bilgi bulunmaktadır.
Bu kadar kısa sürede işleri bitireceğini (!) söyleyen arkadaşımıza inanmak zordu.
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle bilinmeyen/kesin olmayan durumları belirten işlevle; ikinci cümle alay, kinaye ve küçümseme işleviyle; üçüncü cümle ise seslenme ve hitap işleviyle eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki noktalama işaretlerinin işlevleri dil bilgisi kurallarına göre şu şekildedir: Doğum tarihinin yanındaki yay ayraç içindeki soru işareti şüphe ve kesin olmama durumunu ifade eder; vaat edilen eylemin yanındaki yay ayraç içindeki ünlem işareti söze alay/kinaye anlamı katar; hitap bildiren ifadenin sonundaki ünlem işareti ise seslenme işlevini yerine getirir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede geçen yay ayraç içindeki soru işaretinin (?) kullanım amacını analiz etme
Tarihin yanına konulan (?) işaretinin kesinlik taşımayan bilgiyi simgelediği belirlenir.
Yay ayraç içindeki soru işareti Türkçede şüpheli veya kesin olmayan bilgileri göstermek için kullanılır.
2
İkinci cümlede geçen yay ayraç içindeki ünlem işaretinin (!) kullanım amacını analiz etme
Sözü söyleyen kişinin alay veya kinaye yaptığını belirtmek amacıyla (!) kullanıldığı belirlenir.
Bir kelimenin ya da ifadenin tam tersini kastetmek, alay etmek veya küçümsemek için yay ayraç içinde ünlem kullanılır.
3
Üçüncü cümlede cümlenin sonunda yer alan ünlem işaretinin (!) kullanım amacını analiz etme
Cümlenin seslenme sözcüğüyle başlaması nedeniyle seslenme/hitap işleviyle kullanıldığı belirlenir.
Hitap ve seslenme ifadelerinden sonra veya bu ifadelerin bulunduğu cümlelerin sonunda ünlem işareti tercih edilir.

Anahtar Kavram

Soru ve Ünlem İşaretlerinin Kullanım Alanları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 315Soru

Sol sütundaki cümleleri, içerdikleri gereksiz sözcük veya ek kullanımı kaynaklı anlatım bozukluğunun nedenleriyle doğru bi��imde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Onun bu sınavı kazanamamasının tek nedeni, yeterince hazırlık yapmamasındandır.
Sanatçı, söyleşisinde edebiyatın insana kazandırdığı değerleri ve kıymetleri anlattı.
Kulağıma alçak sesle fısıldayarak yarınki toplantının ertelendiğini söyledi.
İki yıldır görüşmeyen eski arkadaşlar törende bir araya gelince karşıl��klı kucaklaştılar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki cümlelerin anlatım bozukluğu nedenleri sırasıyla; neden bildiren sözcük ile ekin bir arada kullanılması, eş anlamlı sözcüklerin kullanılması, anlamca birbirini kapsayan sözcüklerin kullanılması ve işteş eylemle birlikte karşılıklı sözcüğünün kullanılmasıdır.
Verilen cümlelerdeki gereksiz sözcük ya da ek kullanımları, dil bilgisi kurallarına ve anlamsal özelliklerine göre doğru eşleştirilmiştir. 'Nedeni' sözcüğünün '-dandır' ekiyle kullanımı ek-sözcük uyumsuzluğuna; 'değer' ve 'kıymet' eş anlamlılığına; 'fısıldamak' eyleminin 'alçak sesle' ifadesini kapsamasına; 'kucaklaşmak' işteşliğinin ise 'karşılıklı' sözcüğünün gereksizliğine işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'nedeni' sözcüğü ile '-dandır' ekinin aynı gerekçe bildirme işleviyle kullanıldığı görülmüştür.
Türkçede aynı cümlede hem neden bildiren kelimenin hem de aynı anlama gelen ekin bulunması anlatım bozukluğuna yol açar.
2
İkinci cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'değer' ve 'kıymet' sözcüklerinin aynı cümlede ve aynı anlamda kullanıldığı tespit edilmiştir.
Eş anlamlı sözcüklerin aynı cümle içinde bir arada bulunması anlatım bozukluğuna neden olur.
3
Üçüncü cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'Fısıldamak' eyleminin zaten 'alçak sesle' yapıldığı, dolayısıyla bu zarfın gereksiz olduğu bulunmuştur.
Anlamca birbirini kapsayan sözcüklerin bir arada kullanılması, anlatım bozukluğu oluşturan gereksiz sözcük kullanımı türüdür.
4
Dördüncü cümlenin incelenmesi ve anlatım bozukluğunun nedeninin belirlenmesi.
'Kucaklaşmak' eyleminin işteşlik eki (-ş) barındırdığı ve bu yüzden 'karşılıklı' sözcüğünün gereksiz olduğu görülmüştür.
İşteş fiiller zaten karşılıklı veya birlikte yapılma anlamı taşıdığından, bu anlamı pekiştiren kelimelerin ayrıca kullanılması gereksizdir.

Anahtar Kavram

Gereksiz Sözcük Kullanımı
Soru 316Soru

İlk Türk devletlerindeki yönetim, hukuk ve sosyo-ekonomik sisteme ait aşağıdaki kavramları, karşılarında verilen açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kut
Töre
Kurultay
Ülüş

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kut kavramının hükümdarlık yetkisinin Tanrı tarafından verilmesiyle, Töre'nin yazısız hukuk kurallarıyla, Kurultay'ın danışma meclisiyle, Ülüş'ün ise ekonomik pay ve paylaştırma prensibiyle eşleştirilmesi gerekir.
Kut yönetim yetkisini, Töre yazısız hukuku, Kurultay danışma meclisini, Ülüş ise ekonomik pay ve paylaştırılmayı ifade etmektedir. Bu tanımların eşleştirilmesiyle doğru sonuca ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kut kavramının tanımını belirleme
Kut, Gök Tanrı tarafından kağana verildiğine inanılan siyasi meşruiyet ve devlet yönetme gücüdür. Bu nedenle 'Hükümdara ülkeyi yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından verildiğine inanılan kutsal güç' açıklamasıyla eşleşir.
Siyasi yönetim anlayışının temelini oluşturan inancı tespit etmek.
2
Töre kavramının tanımını belirleme
Töre, Türk toplumunda sosyal ve siyasi hayatı düzenleyen yazısız hukuk kurallarıdır. Bu nedenle 'Sosyal hayatı ve devlet yönetimini düzenleyen, köklü geleneklerden oluşan yazısız hukuk kuralları' açıklamasıyla eşleşir.
İlk Türk devletlerindeki hukuk sisteminin kaynağını belirlemek.
3
Kurultay kavramının tanımını belirleme
Kurultay, kağanın başkanlığında toplanan ve boy beylerinin de katıldığı danışma niteliğindeki meclistir. Bu nedenle 'Geniş katılımıyla toplanan, devlet işlerinin görüşüldüğü ve hükümdara danışmanlık yapan meclis' açıklamasıyla eşleşir.
Devlet yönetimindeki meclis yapısını ve karar mekanizmasını analiz etmek.
4
Ülüş kavramının tanımını belirleme
Ülüş, kelime anlamı olarak 'pay, hisse' demektir ve Tanrı'nın hükümdara verdiği ekonomik gücü ve bunun paylaştırılmasını ifade eder. Bu nedenle 'Gök Tanrı'nın kağana bağışladığına inanılan, iktisadi güç ve ülkenin hanedan üyeleri arasında paylaştırılması prensibi' açıklamasıyla eşleşir.
İlk Türk devletlerinde ekonomik üleşme ve paylaştırma anlayışını tespit etmek.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinde Yönetim Anlayışı, Kut, Töre, Kurultay ve Ülüş Kavramları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 317Soru

Aşağıdaki cümleleri, içerdikleri tamlama yanlışlarının nedenleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Siyasi ve ekonomi ilişkileri geliştirmek amacıyla yeni bir heyet kuruldu.
Çocuğun eğitimiyle yakından ilgilenmeli, her türlü ihtiyac��nı karşılamalıyız.
Kitap okumasını sevmeyen kişilerin kendilerini geliştirmesi zordur.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Siyasi ve ekonomi ilişkileri cümlesi sıfat ve isim tamlamasının ortak bir tamlanana bağlanmasıyla; çocuğun eğitimiyle yakından ilgilenmeli cümlesi tamlayan eksikliğiyle; kitap okumasını sevmeyen cümlesi ise gereksiz iyelik eki kullanımıyla eşleşmelidir.
Verilen cümlelerdeki yapısal bozukluklar tamlama kurallarıyla doğrudan ilişkilidir. Sıfat ve isimlerin ortak tamlanana bağlanması, cümlede kime ait olduğu belirtilmeyen isimlerin bulunması (tamlayan eksikliği) ve eylemsilere işlevsiz iyelik eklerinin getirilmesi Türkçedeki en tipik tamlama hatalarını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki tamlama yapısını inceleyiniz.
'Siyasi' (sıfat) ve 'ekonomi' (isim) sözcükleri 'ilişkileri' tamlananına bağlanmıştır. 'Ekonomi ilişkileri' kurallı bir isim tamlamasıyken 'siyasi ilişkileri' ifadesi uyumsuzdur. Bu durum sıfat ve isim tamlamasının ortak tamlanana bağlanması hatasıdır.
Türkçede sıfat tamlamaları ile isim tamlamaları farklı ek yapılarına sahip olduğundan aynı tamlanana bağlanamazlar.
2
İkinci cümledeki iyelik ekli sözcüğü ve anlam ilgisini kontrol ediniz.
'ihtiyacını' sözcüğü iyelik eki almıştır fakat cümlenin başında yer alan 'çocuğun' sözcüğüyle bu öge arasında doğrudan bir tamlama ilişkisi kurulmamıştır. Bu durum tamlayan eksikliğine yol açmaktadır.
Sıralı veya bağlı yapılarda tamlayanın ortak kullanılması hedeflendiğinde ikinci kısımda eksiklik oluşması anlatım bozukluğuna sebep olur.
3
Üçüncü cümledeki fiilimsi eklerini çözümleyiniz.
'okumasını' sözcüğündeki '-sı' eki iyelik (tamlanan) ekidir ancak burada bir iyelik ilişkisi bulunmamaktadır. Sözcük iyelik eki olmadan doğrudan belirtme hal ekiyle çekimlenmelidir.
İsim-fiil gruplarında aitlik bildiren bir durum yoksa iyelik ekinin kullanımı gereksiz kabul edilir ve yapısal bozukluk doğurur.

Anahtar Kavram

Tamlama Yanlışları
Soru 318Soru

Aşağıdaki cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine (içerik, üslup veya hem içerik hem üslup) göre uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanında, yoksul bir kasabada hayata tutunmaya çalışan yetim bir çocuğun dramını gözler önüne seriyor.
Duru, süssüz ve kısa cümlelerle örülmüş dili sayesinde okuru hiç yormayan bir anlatım yakalamış.
Eski İstanbul yaşamını konu edinen bu yapıtında, kahramanların yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir söyleyiş kullanmış.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle İçerik (Konu) Cümlesi ile, ikinci cümle Üslup (Biçem) Cümlesi ile, üçüncü cümle ise Hem İçerik Hem Üslup Cümlesi ile eşleşir.
Cümlelerin her biri incelendiğinde; birinci cümlenin eserin konusunu (yoksul bir kasabadaki çocuğun dramı) belirterek içeriğe, ikinci cümlenin eserin anlatım dilini (duru, süssüz ve kısa cümleler) belirterek üsluba, üçüncü cümlenin ise hem konuyu (Eski İstanbul yaşamı) hem de anlatım dilini (yöresel ağız, samimi söyleyiş) vererek hem içerik hem üsluba karşılık geldiği görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi 'Eser neyi anlatıyor?' sorusu açısından incelemek.
Cümlede eserin 'yoksul bir kasabada hayata tutunmaya çalışan yetim bir çocuğun dramını' anlattığı belirtilmektedir. Bu durum eserin konusu yani içeriğidir.
Bir eserin konusunu, temasını belirten cümleler içerik cümlesidir.
2
İkinci cümleyi 'Eser nasıl anlatılıyor?' sorusu açısından incelemek.
Cümlede eserin 'duru, süssüz ve kısa cümlelerle örülmüş dili' ve 'okuru yormayan anlatımı' belirtilmektedir. Bu durum eserin dil ve anlatım biçimi yani üslubudur.
Bir eserin dilini, anlatım biçimini, sözcük tercihlerini ifade eden cümleler üslup cümlesidir.
3
Üçüncü cümleyi hem ne anlatıldığı hem de nasıl anlatıldığı soruları açısından incelemek.
Cümlede hem eserin konusu ('Eski İstanbul yaşamı') hem de anlatım özellikleri ('yöresel ağız özellikleri', 'samimi bir söyleyiş') bir arada sunulmuştur.
Hem neyin anlatıldığını hem de nasıl anlatıldığını aynı anda içeren cümleler hem içerik hem de üslup özelliklerini barındırır.

Anahtar Kavram

İçerik (konunun ne olduğu) ve Üslup (anlatımın nasıl yapıldığı) cümlelerinin ayırt edilmesi
Soru 319Soru

Aşağıdaki cümleleri, karşılarında verilen işlevsel/anlamsal açıklamalarla doğru bir biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Onca emek verip hazırladığın bu kıymetli projeyi nihayete erdirmek için daha ne kadar bekleyeceksin?
Bunca yıl aynı çatı altında yaşayıp da bir kez olsun beni dinlemek istemeyişini nasıl izah edebilirsin!
Yazarın son romanında çizdiği o buğulu atmosferin, okuyucunun ruhunu nasıl sarıp sarmaladığını hepimiz gördük.
Göz alabildiğine uzanan bu yemyeşil vadide, gökyüzünün maviliğiyle birleşen o eşsiz manzara ne muazzam!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle gerçek soru cümlesiyle (Bilgi almayı amaçlayan gerçek bir soru cümlesidir), ikinci cümle sitem bildiren sözde soru cümlesiyle (Soru biçiminde kurulmuş fakat sitem/yakınma bildiren bir sözde soru cümlesidir), üçüncü cümle soru sözcüğü içeren ama soru cümlesi olmayan seçenekle (Soru sözcüğü içerdiği hâlde soru cümlesi niteliği taşımayan bir cümledir), dördüncü cümle ise beğeni bildiren ünlem cümlesiyle (Hayranlık ve beğenme duygusunu dile getiren bir ünlem cümlesidir) eşleşmelidir.
Verilen cümlelerden birincisi doğrudan cevap talep eden bir soru cümlesidir. İkincisi biçimce soru görünümlü olmasına rağmen sitem bildiren bir sözde soru cümlesidir. Üçüncüsü soru kelimesi barındırsa da soru anlamı taşımayan bir bildirme cümlesidir. Dördüncüsü ise hayranlık duygusunu dile getiren bir ünlem cümlesidir. Eşleştirmeler bu işlevlere dayanarak doğru şekilde yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi analiz ederek cümlenin gerçek soru anlamı taşıyıp taşımadığını belirlemek.
İlk cümlede 'ne kadar' soru ifadesiyle doğrudan bilgi talep edilmektedir; bu yüzden gerçek bir soru cümlesidir.
Gerçek soru cümleleri cevap gerektiren bilgi edinme amaçlı yapılardır.
2
İkinci cümleyi okuyup soru yapısının altındaki duygu ve amacı incelemek.
İkinci cümlede 'nasıl izah edebilirsin' denilerek bir cevap istenmemekte, sitem edilmektedir; dolayısıyla bu bir sözde soru cümlesidir.
Sözde soru cümleleri, cevap alma amacının dışında sitem, onaylatma, şüphe gibi duygusal anlamları taşır.
3
Üçüncü cümledeki soru sözcüğünün görevi ve cümlenin genel anlamına katkısını değerlendirmek.
Üçüncü cümlede 'nasıl' sözcüğü bulunsa da bu kelime yan cümleyi niteleyen bir zarftır ve temel cümlenin yüklemi olan 'gördük' soru anlamı taşımamaktadır.
Soru sözcükleri yan cümlede görev alıp ana cümlede soru anlamı kurmayabilir.
4
Dördüncü cümlede duyguyu belirten ifadenin işlevini saptamak.
Dördüncü cümlede 'ne muazzam!' ifadesiyle coşku ve hayranlık hissi dışa vurulduğu için bu cümle bir ünlem cümlesidir.
Ünlem cümleleri; sevinç, hayranlık, korku, telaş gibi duyguları heyecanlı veya coşkun bir dille aktarır.

Anahtar Kavram

Cümle türlerinde soru ve ünlem cümlelerinin anlamsal, yapısal ve işlevsel farklılıklarının kavranması.
Soru 320Soru

İlk Türk devletlerinde uygulanan yönetim anlayışı, hukuki düzenlemeler ve meclis yapısı ile ilgili aşağıdaki kavramları, karşılarında verilen tarihsel açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kut İnancı
Töre
Kurultay
Ülüş İlkesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Kut İnancı - Hükümdarlık yetkisinin ilahi kaynaklı olduğunu kabul etmekle birlikte taht mücadelelerine zemin hazırlayan egemenlik anlayışı; Töre - Hükümdar da dahil olmak üzere herkesi bağlayan ve devlet otoritesini sınırlandıran yazısız hukuk kuralları; Kurultay - Meclisin tavsiye niteliğindeki yapısı ile kağanın töreye aykırı hareket edememesinin doğurduğu meşruiyet ve denetim zemini; Ülüş İlkesi - İktisadi kaynakların ve ganimetlerin adil bir şekilde paylaştırılması yükümlülüğü.
Kut inancı hanedanın ortak egemenlik hakkını ve bunun yol açtığı veraset mücadelelerini; Töre hükümdar dahil herkesi bağlayan dinamik yazısız hukuku; Kurultay yönetimde meşruiyeti sağlayan ve kağanı denetleyen yapıyı; Ülüş ise ekonomik paylaşımı ve sosyal devleti temsil eder. Bu nedenle kavramlar doğru tanımlarla eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk Türk devletlerinde hükümdarlığın meşruiyet kaynağını ve veraset sisteminin yapısını belirleyen temel kavramı tespit etmek.
İlahi egemenlik yetkisini ifade eden ve taht kavgalarının nedeni olan kavramın 'Kut İnancı' olduğu bulunur.
Kut, devlet yönetim gücünün Tanrı tarafından hanedan üyelerine verildiği inancıdır.
2
Devlet yönetimini ve toplumsal hayatı düzenleyen, kağanı bile sınırlayan yazısız hukuk kurallarını tanımlamak.
Bu kuralları ve onların dinamik göçebe yapısını ifade eden kavramın 'Töre' olduğu belirlenir.
Töre, ilk Türk toplumlarında adalet ve düzeni sağlayan en üst hukuk kaynağıdır.
3
Devlet işlerinin görüşüldüğü danışma ve karar organı ile bunun meşruiyet ilişkisini analiz etmek.
Tavsiye kararları alan ancak töre ve kurultay geleneğiyle yönetimde meşruiyeti pekiştiren yapının 'Kurultay' olduğu anlaşılır.
Kurultay, boy beylerinin katılımıyla gerçekleşen ve kağanın yetkilerini dengeleyen siyasi meclistir.
4
Tanrı'nın kağana bağışladığı ekonomik gücü ve bunun adil paylaşım işlevini eşleştirmek.
Ekonomik refahın halka dağıtılmasını ve sosyal devlet anlayışını temsil eden kavramın 'Ülüş İlkesi' olduğu tespit edilir.
Ülüş, Türkçe karşılığı pay olan ve iktisadi kaynakların adil bölüşümünü ifade eden yönetim ilkesidir.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinde Yönetim Anlayışı, Kut ve Töre
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 16 / 53Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin