Tüm alıştırma soruları

1052 soru

Soru 381Soru

Aşağıdaki tabloda ahlaki eylemde özgürlük konusuna dair farklı felsefi gerekçelendirmeler ve bu gerekçelendirmelerin temellendirdiği yaklaşımlar yer almaktadır.

Buna göre, solda yer alan ahlaki argümanlar ile sağdaki felsefi yaklaşımların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bireyin ahlaki kararları, onun fiziksel çevre, biyolojik kalıtım ve sosyal koşullanmalarının kaçınılmaz birer çıktısıdır; dolayısıyla iradenin nedensellik dışı bir seçimi söz konusu olamaz.
Birey, ahlaki olgunluğa eriştikçe ve kendi aklını etkin bir biçimde kullanmayı öğrendikçe eylemlerinin belirleyicisi hâline gelir; yani özgürlük, kişinin kendini var etme derecesiyle orantılıdır.
Devletin ya da toplumsal kurumların bireyin ahlaki alanına müdahalesi kabul edilemez; ahlaki değer, bireyin kendi kararlarını hiçbir dış kısıtlama olmaksızın alabilmesinde yatar.
Kişinin iyiyi ya da kötüyü seçmesi, kendi gücünün ötesinde, kozmik veya ilahi bir yazgı tarafından önceden çizilmiş yolda ilerlemesinden ibarettir; insan bu yazgının edilgen bir izleyicisidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci argümanın belirlenimcilikle, ikinci argümanın ahlaki özerklikçilikle, üçüncü argümanın bireysel özgürlükçülükle ve dördüncü argümanın yazgıcılıkla eşleştiği düzenleme doğru cevaptır.
Doğru eşleştirmede; biyolojik ve sosyal nedenlerin ahlaki eylemi belirlediğini savunan birinci ifade belirlenimcilikle; ahlaki özerkleşmeyi aklın kullanımına bağlayan ikinci ifade ahlaki özerklikçilikle; otorite müdahalesini reddeden üçüncü ifade bireysel özgürlükçülükle; eylemleri aşkın bir gücün senaryosuna bağlayan dördüncü ifade ise yazgıcılıkla bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci argümanı analiz etme
İlk ifade, eylemlerin biyolojik, sosyal ve fiziksel etkenlerle belirlendiğini savunarak nedensellik bağına vurgu yapmakta ve irade özgürlüğünü reddetmektedir. Bu durum belirlenimcilik yaklaşımına işaret eder.
Nedensellik ve dış etkenlerin kaçınılmazlığı belirlenimciliğin temel kabulleridir.
2
İkinci argümanı analiz etme
İkinci ifade, özgürlüğün akıl yoluyla sonradan kazanılan ve kişinin kendi ahlaki yasasını kendisinin koymasıyla (özerklik) gelişen bir süreç olduğunu öne sürmektedir. Bu durum ahlaki özerklikçilik ile örtüşür.
Kişinin bilgi ve ahlaki gelişim seviyesiyle özgürleşebileceğini savunmak ahlaki özerklikçiliğin (otodeterminizm) tanımıdır.
3
Üçüncü argümanı analiz etme
Üçüncü ifade, bireyin ahlaki seçimlerinde devlet ve toplumsal otoritelerin müdahalesine karşı çıkmakta ve tamamen bağımsız iradeyi savunmaktadır. Bu durum bireysel özgürlükçülük yaklaşımını yansıtır.
Bireyin özgürlüğünü her türlü devlet ve otorite kısıtlamasının üstünde tutmak bireysel özgürlükçülüğün (libertaryenizm) esasıdır.
4
Dördüncü argümanı analiz etme
Dördüncü ifade, ahlaki tercihlerin ilahi veya kozmik bir kaderin sonucu olduğunu, insanın sadece bu yazgıyı yaşadığını belirterek insanı edilgen kılmaktadır. Bu durum yazgıcılık ile doğrudan ilişkilidir.
İnsan iradesini tamamen yok sayıp eylemleri doğaüstü bir gücün yazgısına bağlamak yazgıcılık (fatalizm) görüşüdür.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Problemi kapsamında felsefi yaklaşımların (belirlenimcilik, ahlaki özerklikçilik, bireysel özgürlükçülük ve yazgıcılık) temel tezlerinin ayırt edilmesi
Soru 382Soru

Aşağıda verilen yoğunlaşma türlerini, bu yoğunlaşma türlerinin gerçekleşme koşulları ve biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çiy
Kırağı
Sis

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çiy kavramı su damlacıklarının birikmesiyle, kırağı buz kristallerinin oluşmasıyla, sis ise havada asılı kalan mikroskobik damlacıklarla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede çiy kavramı sıvı formdaki su damlacıklarıyla, kırağı kavramı sıfır derecenin altında oluşan buz kristalleriyle, sis kavramı ise yerle temas eden havada asılı kalan bulut benzeri damlacıklarla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık azaldıkça maksimum nemin azaldığını ve mutlak nem sabitken bağıl nemin artarak yoğunlaşmanın başladığını analiz edin.
Sıcaklığın düşmesiyle havanın neme doyma oranı (bağıl nem) %100'e ulaşır ve havadaki su buharı sıvı veya katı fazda yoğuşmaya başlar.
Yoğunlaşma türlerinin oluşabilmesi için havanın soğuyarak neme doyması (maksimum nemin küçülmesi ve bağıl nemin yükselmesi) gereklidir.
2
Verilen yoğunlaşma türlerinin sıcaklık ve fiziksel hal özelliklerini belirleyin.
Çiy sıvı haldedir ve 0C0^\circ\text{C}'nin üzerinde oluşur. Kırağı katı haldedir ve 0C0^\circ\text{C}'nin altında oluşur. Sis ise havada asılı kalan mikroskobik damlacıklardan oluşur.
Yoğunlaşma ürünlerinin ayırt edilmesinde sıcaklık sınırları ve yoğuşmanın nerede gerçekleştiği belirleyicidir.
3
Yoğunlaşma türlerini tanımlarıyla karşılaştırın.
Çiy su damlacıkları birikmesiyle, kırağı buz kristalleriyle, sis ise yerle temas eden havada asılı kalma tanımıyla eşleşir.
Tanımlardaki buz kristalleri, su damlacıkları, havada asılı kalma gibi ayırt edici ifadeler doğru eşleşmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Yoğunlaşma Türleri ve Oluşum Koşulları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 383Soru

Ahlak felsefesinde, bireyin ahlaki eylemde bulunurken ne ölçüde özgür olduğu sorusu etrafında şekillenen çeşitli görüşler bulunmaktadır. Aşağıda sol sütunda yer alan ahlaki özgürlük argümanlarını, sağ sütundaki temsil ettikleri felsefi yaklaşımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İnsanın eylemleri ve kararları, fiziksel, psikolojik ve toplumsal nedenlerin zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkar; bu yüzden bireyin ahlaki bir seçimde bulunurken gerçek bir özgürlüğü yoktur.
İnsan eylemlerini sınırlayan dışsal nedenler bulunsa da, birey aklını kullanıp kendini geliştirdiği ve kendi ahlaki ilkelerini koyabildiği ölçüde kararlarında özgürleşir.
Birey, ahlaki kararlarında ve eylemlerinde hiçbir otorite veya toplumsal kural tarafından kısıtlanmamalıdır; bireysel özgürlüğün önündeki tüm engellerin kaldırılması gerekir.
İnsan iradesi ahlaki eylemde bulunurken tamamen serbesttir. Ahlaki kararların arkasında onları belirleyen hiçbir öncül neden, yasa veya zorunluluk bulunmaz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk argüman Determinizm ile, ikinci argüman Otodeterminizm ile, üçüncü argüman Libertaryenizm ile ve dördüncü argüman İndeterminizm ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede felsefi yaklaşımların temel iddiaları esas alınmıştır. İnsanın eylemlerinin nedenlerle belirlendiğini söyleyen görüş determinizm; ahlaki özerkliğe vurgu yapan görüş otodeterminizm; toplumsal/siyasal müdahalelerin reddini savunan görüş libertaryenizm; iradenin tamamen nedensizce serbest olduğunu savunan görüş ise indeterminizmdir.

Adım Adım Çözüm

1
Argümanlarda öne çıkan anahtar kavramları analiz etme.
İlk ifadede 'zorunlu sonuç ve özgürlüğün olmaması', ikinci ifadede 'akıl ve kendini geliştirme yoluyla özgürleşme', üçüncü ifadede 'bireysel özgürlük ve kısıtlanmama', dördüncü ifadede ise 'iradenin tamamen serbest olması' öne çıkan belirleyici ifadelerdir.
Her felsefi yaklaşımın ahlaki özgürlük problemine getirdiği özgün açıklamaları belirlemek, doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
Belirlenen anahtar kavramlar ile felsefi yaklaşımları eşleştirme.
Belirlenmişliği temel alan ilk argüman determinizme, ahlaki özerkliği savunan ikinci argüman otodeterminizme, kısıtlanamaz bireysel özgürlüğü savunan üçüncü argüman libertaryenizme ve kuralsız irade serbestliğini savunan dördüncü argüman indeterminizme aittir.
Felsefi tanımların, ahlak felsefesinde kabul gören teorik yaklaşımların adlarıyla örtüştürülmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Problemi Yaklaşımları
Soru 384Soru

Aşağıda verilen soru örneklerini, taşıdıkları niteliklere göre en uygun soru türüyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Suyun deniz seviyesinde (1 atm1\text{ atm} basınç altında) kaynama sıcaklığı kaç derecedir?
Bir eylemin ahlaki açıdan 'iyi' olarak nitelendirilmesini sağlayan temel ölçüt nedir?
Kütüphaneye gitmek için en hızlı toplu taşıma rotası hangisidir?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Suyun kaynama sıcaklığı sorusu Bilimsel Soru ile, ahlaki iyi ölçütü sorusu Felsefi Soru ile, kütüphaneye giden rota sorusu ise Gündelik Soru ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede olgusal ve ölçülebilir olan suyun kaynama sıcaklığı sorusu bilimsel soruyla; ahlaki değerlerin özünü sorgulayan iyi kavramı felsefi soruyla; gündelik yaşamdaki ulaşım ihtiyacını çözmeye çalışan rota sorusu ise gündelik soruyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen soruların yöneldiği konuları ve amaçlarını analiz edin.
Sorulardan biri fiziksel bir olguya (suya), diğeri soyut ahlaki bir kavrama (iyiye), üçüncüsü ise günlük pratik bir ihtiyaca (rotaya) yöneliktir.
Soruların hangi alana hitap ettiğini belirlemek, doğru sınıflandırma yapabilmek için ilk temel adımdır.
2
Felsefi, bilimsel ve gündelik soruların niteliksel farklarını uygulayın.
Bilimsel sorular olgusal ve nesneldir; felsefi sorular kavramsal ve refleksiftir; gündelik sorular ise pratik ve durumsaldır.
Her sorunun kendi doğasına uygun yöntemsel ve amaçsal niteliğini tespit etmek gerekir.
3
Eşleştirmeleri gerçekleştirin.
Kaynama sıcaklığı sorusu bilimsel soruyla, iyi kavramının ölçütü sorusu felsefi soruyla, rota sorusu ise gündelik soruyla eşleşir.
Belirlenen nitelikler doğrultusunda her soru kendi kategorisine yerleştirilir.

Anahtar Kavram

Felsefi Soruların Nitelikleri ve Diğer Sorulardan Farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 385Soru

Bir coğrafya öğretmeni, harita bilgisini pekiştirmek amacıyla öğrencilerden haritanın elemanları ile bu elemanların temel işlevlerini eşleştirmelerini istemiştir. Aşağıdaki sol sütunda verilen harita elemanlarını, sağ sütundaki işlevleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Harita Ölçeği
Lejant (Harita Anahtarı)
Yön Oku
Coğrafi Koordinat Sistemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Harita Ölçeği -> Harita üzerindeki küçültme oranını göstererek uzunluk ve alan hesaplamalarında kullanılan unsurdur; Lejant (Harita Anahtarı) -> Haritadaki özel işaretlerin, sembollerin ve renk tonlarının ne anlama geldiğini açıklayan bölümdür; Yön Oku -> Paralel ve meridyen çizgilerinin bulunmadığı haritalarda coğrafi yönlerin belirlenmesini sağlayan işarettir; Coğrafi Koordinat Sistemi -> Dünya üzerindeki bir noktanın mutlak konumunun tespit edilmesinde ve yerel saat farklarının bulunmasında kullanılan kılavuz çizgilerdir.
Doğru eşleştirmede; harita ölçeği küçültme oranı ve hesaplamalarla, lejant sembollerin ve renklerin açıklamalarıyla, yön oku koordinat çizgileri olmayan haritalardaki yön bulmayla ve coğrafi koordinat sistemi mutlak konum ile yerel saat hesaplamalarıyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Harita ölçeğinin tanımını arama
Ölçeğin küçültme oranı olduğu ve uzunluk/alan hesaplarında kullanıldığı bilgisine ulaşılarak birinci işlevle eşleştirilir.
Haritalar yeryüzünü belirli bir oranda küçülterek gösterir; bu küçültme oranına ölçek denir.
2
Lejant elemanının işlevini tespit etme
Lejantın haritadaki sembol ve renklerin anlamlarını açıklayan harita anahtarı olduğu bilgisiyle ikinci işlev eşleştirilir.
Haritanın okunabilmesi ve doğru yorumlanabilmesi için lejant bölümüne ihtiyaç duyulur.
3
Yön okunun kullanım amacını belirleme
Koordinat çizgileri bulunmayan haritalarda yön belirlemeyi sağladığı bilgisiyle üçüncü işlev eşleştirilir.
Koordinat sistemi olan haritalarda paralel ve meridyenler yön gösterir; ancak bu çizgiler yoksa yönün anlaşılması için yön okuna ihtiyaç vardır.
4
Coğrafi koordinat sisteminin amacını değerlendirme
Mutlak konum tespiti ve yerel saat farklarının hesaplanması işleviyle dördüncü eleman eşleştirilir.
Paraleller mutlak konum enlemini, meridyenler ise boylamı belirleyerek yerel saat hesaplamalarını mümkün kılar.

Anahtar Kavram

Haritanın elemanları (başlık, ölçek, yön oku, koordinat sistemi, lejant) ve bunların harita okumadaki temel işlevleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 386Soru

Batı Cephesi'ndeki askerî gelişmelerin siyasi ve toplumsal sonuçlarıyla ilişkisini kurmak isteyen bir tarih araştırmacısının aşağıdaki askerî gelişmeleri bu gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan siyasi/toplumsal durumlar ile eşleştirmesi gerekmektedir.

Buna göre, sol sütunda yer alan askerî gelişmeler ile sağ sütunda yer alan siyasi ve toplumsal sonuçların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. ��nönü Savaşı'nın Batı Cephesi'nde zaferle sonuçlanması
II. İnönü Savaşı'nda Yunan taarruzunun başarıyla durdurulması
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda düzenli ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi
Başkomutanlık Kanunu'nun kabul edilmesinin ardından Tekalif-i Millîye Emirleri'nin yayımlanması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Savaşı'nın kazanılması İtilaf Devletleri'nin Sevr Antlaşması'nı hafifleterek kabul ettirmek amacıyla Londra Konferansı'nı toplaması ile; II. İnönü Savaşı'nda Yunan taarruzunun durdurulması Fransa'nın Zonguldak'tan askerlerini çekmesi ve İtalya'nın Anadolu'yu tahliye sürecini başlatması ile; Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi TBMM'de hükümet merkezinin Kayseri'ye taşınması tartışmalarının yaşanması ile; Tekalif-i Millîye Emirleri'nin yayımlanması ise Millî Mücadele'de topyekûn seferberlik sürecinin başlatılarak ordunun lojistik ihtiyaçlarının halktan karşılanması ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede: I. İnönü Savaşı zaferi İtilaf Devletleri'nin Londra Konferansı'nı düzenlemesiyle; II. İnönü Savaşı zaferi Fransa'nın Zonguldak'ı boşaltması ve İtalya'nın çekilmeye başlamasıyla; Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki geri çekilme mecliste Kayseri'ye taşınma tartışmalarının çıkmasıyla; Tekalif-i Millîye Emirleri ise ordunun ihtiyaçlarının halktan karşılandığı topyekûn seferberlikle ilişkilendirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Savaşı'nın uluslararası diplomatik yansımasını analiz etmek
I. İnönü Savaşı'nın kazanılması TBMM'nin askerî gücünü kanıtlamış ve İtilaf Devletleri'ni Sevr'i yumuşatarak kabul ettirmek amacıyla Londra Konferansı'nı düzenlemeye sevk etmiştir.
Askerî başarıların uluslararası diplomatik gelişmelere zemin hazırlama ilişkisini kavramak.
2
II. İnönü Savaşı'nın İtilaf Devletleri üzerindeki etkisini incelemek
II. İnönü Savaşı'nın kazanılmasıyla İtilaf bloku arasındaki çatlaklar derinleşmiş, İtalya Anadolu'yu boşaltmaya başlarken Fransa da TBMM ile anlaşma zemini arayarak Zonguldak'tan askerlerini çekmiştir.
İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarının somut askerî sonuçlarla ilişkisini belirlemek.
3
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın iç politikadaki yansımalarını değerlendirmek
Kütahya-Eskişehir yenilgisi üzerine ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi TBMM'de büyük bir sarsıntıya yol açmış, meclisin Kayseri'ye taşınması fikri tartışılmış ve düzenli orduya yönelik eleştiriler artmıştır.
Cephedeki başarısızlıkların iç siyasete ve TBMM'deki güç dengelerine olan etkisini analiz etmek.
4
Tekalif-i Millîye Emirleri'nin niteliğini ve amacını belirlemek
Başkomutanlık yetkisini alan Mustafa Kemal Paşa, ordunun donatım eksikliklerini gidermek için Tekalif-i Millîye Emirleri'ni yayımlayarak halkın desteğiyle topyekûn seferberlik başlatmıştır.
Ulusun maddi ve manevi tüm kaynaklarıyla savaşa katılımının sağlanması sürecini anlamak.

Anahtar Kavram

Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi Savaşlarının askerî, diplomatik ve iç siyasi yansımaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 387Soru

Varlık felsefesinde nihilizm ve realizm, varlığın insan zihninden bağımsız bir gerçekliğe sahip olup olmadığı sorusuna zıt yanıtlar sunar. Realizm, dış dünyanın varlığını kabul ederken algılama biçimlerine göre çeşitli kollara ayrılır; nihilizm ise varlığın gerçekliğini metafiziksel veya epistemolojik gerekçelerle reddeder.

Buna göre, sol sütunda verilen felsefi açıklamaları sağ sütundaki doğru ontolojik yaklaşımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Duyuların dış dünyadaki nesneleri doğrudan ve olduğu gibi yansıttığını, nesnelerin zihnimizden bağımsız olarak tam da algılandığı biçimiyle var olduğunu savunur.
Evrenin başlangıcındaki temel ilkenin (Tao) şekilsiz, isimlendirilemez ve duyularla kavranamaz olduğunu; bu nedenle varlığın özünde duyusal anlamda bir hiçliğe dayandığını ileri sürer.
Dış dünyada zihinden bağımsız nesnelerin varlığını kabul etmekle birlikte, duyusal verilerin bizi yanıltabileceğini ve nesneleri doğrudan değil, zihindeki temsiller vasıtasıyla dolaylı olarak bildiğimizi savunur.
Ontolojik, epistemolojik ve dilsel düzeyde üçlü bir inkâr geliştirerek; varlığın olmadığını, olsa bile bilinemeyeceğini, bilinse dahi başkalarına aktarılamayacağını iddia eder.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Duyuların doğrudan yansımasını savunan görüş naif realizmle; evrenin ilkesini duyusal hiçlik olarak gören yaklaşım Taoist ontolojiyle; zihinsel temsillerle dolaylı algıyı savunan görüş eleştirel realizmle; varlığın inkârına dayalı üçlü argüman ise Gorgias'ın nihilist teziyle eşleşir.
Dış dünyanın duyularla doğrudan algılandığını savunan görüş naif realizm; evrenin ilkesini duyusal hiçlik olarak gören görüş Taoizm; zihinsel temsillerle dolaylı algıyı savunan görüş eleştirel realizm; varlığı kökten inkâr eden üçlü argüman ise Gorgias'ın nihilizmidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki ilk tanımı (duyuların nesneleri doğrudan ve olduğu gibi yansıttığını savunan görüş) analiz etmek.
Bu tanım, dış dünyadaki nesneleri aracı olmadan algıladığımızı iddia eden naif realizm (kaba gerçekçilik) ile eşleşir.
Naif realizm, duyusal algımızın nesneleri çarpıtmadan doğrudan yans��ttığını savunur.
2
İkinci tanımı (evrenin ilkesi olan Tao'nun duyusal anlamda bir hiçlik/yokluk olmasını savunan görüş) analiz etmek.
Bu tanım, evrenin temelindeki ilkeyi (Tao) duyusal anlamda hiçlik olarak niteleyen Taoist ontoloji ile eşleşir.
Taoizm'e göre somut, duyusal varlıklar aldatıcıdır ve gerçek varlık tanımlanamaz bir hiçlik olan Tao'dur.
3
Üçüncü tanımı (dış dünyanın varlığını kabul edip zihinsel temsillerle dolaylı bilindiğini savunan görüş) analiz etmek.
Bu tanım, duyuların doğrudan değil dolaylı bilgi sunduğunu savunan eleştirel (kritik) realizm ile eşleşir.
Eleştirel realizm, realizm sınırları içinde kalarak duyu verilerinin bizi yanıltabileceğini ve nesnelerin zihinsel temsillerle bilindiğini ileri sürer.
4
Dördüncü tanımı (varlığın olmadığını, bilinemeyeceğini ve aktarılamayacağını savunan üçlü tez) analiz etmek.
Bu tanım, ilkçağ nihilizminin kurucularından Gorgias'ın nihilist tezi ile eşleşir.
Gorgias'ın ontolojik ve epistemolojik hiççiliği, bu meşhur üçlü önerme üzerine kuruludur.

Anahtar Kavram

Varlığın Varlığı: Nihilizm ve Realizm
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 388Soru

Evrensel ahlak yasasının varlığını kabul etmekle birlikte, bu yasanın kaynağını dışsal ve nesnel bir otoritede değil, insanın kendi öznel yapısında (duygu, sezgi veya fayda arayışında) bulan filozoflar vardır. Bu düşünürler, ahlak yasasının temelinin öznel olduğunu savunurlar.

Buna göre, sol sütunda verilen filozofları sağ sütunda yer alan ahlaki yaklaşımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Henri Bergson
Jeremy Bentham
John Stuart Mill

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Henri Bergson sezgi ve iç ses vurgusuyla doğrudan eyleme açıklamasıyla; Jeremy Bentham niceliksel hazza dayalı en fazla sayıda insana en büyük mutluluk ilkesiyle; John Stuart Mill ise hazların niteliksel ayrımlarını öne çıkaran fayda anlayışıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede Henri Bergson'un sezgi temelli yaklaşımı, Jeremy Bentham'ın niceliksel faydacılığı ve John Stuart Mill'in niteliksel faydacılığı doğru biçimde bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Henri Bergson'un ahlak felsefesindeki temel kavramını belirlemek.
Bergson'un sezgicilik (entüisyonizm) akımı çerçevesinde ahlakı insanın iç sesine ve sezgilerine dayandırdığı görülür.
Filozofu doğru ahlaki açıklamayla eşleştirmek.
2
Jeremy Bentham'ın faydacılık yaklaşımının temel ayırt edici özelliğini tespit etmek.
Bentham'ın ahlakı çoğunluğun niceliksel hazzı ve faydası üzerine kurduğu anlaşılır.
Faydacılığın niceliksel boyutunu Bentham ile eşleştirmek.
3
John Stuart Mill'in fayda anlayışını Bentham'dan ayıran yönü bulmak.
Mill'in fayda ilkesini savunurken hazların niteliksel (zihinsel hazların üstünlüğü) yönüne vurgu yaptığı görülür.
Niteliksel faydacılık açıklamasını Mill ile eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul edenlerin (Bergson, Bentham, Mill) görüşleri
Soru 389Soru

Aşağıda verilen soru örneklerini, taşıdıkları niteliklere ve yöneldikleri hedeflere göre en uygun soru türü/özelliği ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Evrensel bir ahlak yasasının varlığından ve bu yasanın insanın özgür iradesi üzerindeki bağlayıcılığ��ndan söz edilebilir mi?
İnsanların kendilerini özgür hissettikleri anlarda beyindeki dopamin ve serotonin hormonlarının salgılanma miktarları nasıl değişir?
Yoğun bir iş gününün ardından kendimi özgür ve dinlenmiş hissetmek için bu akşam hangi filmi izlemeliyim?
İnsanın özgür iradesini sorgularken kullandığı aklın ve düşünme yetisinin sınırlarının ne olduğunu yine akıl yoluyla belirlemesi mümkün müdür?

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Ahlak yasası ve özgürlük sorusu felsefi soruyla; hormon salgıları sorusu bilimsel soruyla; akşam izlenecek film sorusu gündelik soruyla; aklın sınırlarını sorgulayan soru ise refleksif soruyla eşleşir.
Doğru eşleştirme; her sorunun kendi niteliğine (kavramsal derinlik, olgusallık, pratiklik veya kendi üzerine dönme) uygun olarak doğru kategorilerle eşlenmesiyle elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruların yöneldiği konuları ve amaçlarını analiz edin.
Sorulardan birinin olgusal dünyaya, birinin kavramsal temellere, birinin pratik yaşama, diğerinin ise düşünmenin kendisine odaklandığı belirlenir.
Soruların niteliksel farklarını ayırt etmek için öncelikle yönelimlerini saptamak gerekir.
2
Ölçülebilir ve denenebilir olgular içeren soruyu ayırt edin.
Hormon seviyeleri ve fizyolojik verileri sorgulayan soru bilimsel soru kategorisine dahil edilir.
Bilimsel soruların temel ayırt edici özelliği olgusal, deneysel ve ölçülebilir olmalarıdır.
3
Pratik fayda ve anlık çözüm arayan soruyu sınıflandırın.
Akşam izlenecek film tercihi gibi soru gündelik soru kategorisiyle eşleştirilir.
Gündelik sorular yaşamı kolaylaştırma, pratik çözümler bulma ve kişisel beğenilere dayanma amacı taşır.
4
Kavramsal derinlik taşıyan ve kendi üzerine dönen felsefi soruları birbirinden ayırt edin.
Evrensel ahlak yasasına yönelik soru genel felsefi soruyla, aklın kendi kendini sorgulamasına yönelik soru ise felsefi düşüncenin 'refleksif' olma özelliğiyle eşleştirilir.
Felsefi sorular kavramsal temellere yönelirken, refleksif sorular düşüncenin kendi üzerine dönerek kendisini konu edinmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Felsefi Soruların Nitelikleri ve Diğer Sorulardan Farkı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 390Soru

Bilim felsefesinde bilimselliğin sınırlar��nı belirleme ve yöntemsel geçerlilik tartışmalarında doğrulanabilirlik ile yanlışlanabilirlik ilkeleri kritik roller üstlenmiştir. Aşağıda bu iki ilkeye ve bunlara dayanan bilimsel yöntem anlayışlarına dair açıklamalar ile ilgili kavramsal yaklaşımlar verilmiştir. Sol sütundaki açıklamaları sağ sütundaki en uygun kavramsal yaklaşım ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir teorinin bilimsel nitelik taşıyabilmesi için deneysel olarak hangi olası gözlem veya olgu karşısında geçersiz kılınabileceğinin önceden belirlenmiş olması gerekir.
Bilimsel bir önermenin anlamlı ve bilimsel değeri, onun olgusal dünyada duyu deneyimleri ve gözlemler yoluyla doğrudan ya da dolaylı olarak tasdik edilmesine bağlıdır.
Bilim, gözlemlenen tekil durumlardan hareketle genel yasalara ulaşılması ve bu yasaların olgusal kanıtlar biriktirilerek pekiştirilmesi süreci olarak ilerler.
Bilimsel kuramlar mutlak doğrular değil; hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamayan, ancak çürütme girişimlerinden başarıyla çıkarak geçici olarak kabul gören varsayımlardır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşmeler şu şekildedir: Birinci ifade yanlışlanabilirlik sınır çizme ölçütüyle, ikinci ifade doğrulanabilirlik anlamlılık ölçütüyle, üçüncü ifade doğrulanabilirliğe eşlik eden tümevarımcı yöntemle ve dördüncü ifade ise yanlışlanabilirliğe eşlik eden sınamacı (tümdengelimci) bilim yöntemiyle eşleşir.
Sol sütundaki ifadeler sırasıyla; kuramın çürütülebilme sınırını (yanlışlanabilirlik ölçütü), duyu deneyimleriyle tasdik edilme şartını (doğrulanabilirlik anlamlılık ölçütü), gözlemlerle genel yasalara ulaşıp onları pekiştirmeyi (tümevarımcı bilim yöntemi) ve teorilerin elenmekten kurtulan geçici varsayımlar olduğunu (sınamacı tümdengelim yöntemi) doğru bir şekilde karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin anahtar kavramlarını analiz etmek
Geçersiz kılınabilirlik ve sınır çizme kavramlarının yanlışlanabilirlik ilkesine ait olduğu belirlenir.
Popper, bilim ile bilim-dışı (özellikle metafizik) ayrımını yapmak için kuramların yanlışlanabilir (çürütülebilir) olması gerektiğini savunur.
2
İkinci ifadenin temel iddiasını değerlendirmek
Duyusal deneyim ve tasdik kavramlarının doğrulanabilirlik ilkesine karşılık geldiği tespit edilir.
Mantıkçı pozitivistler, duyu verileriyle doğrulanabilen önermeleri anlamlı ve bilimsel kabul eder.
3
Üçüncü ifadedeki yöntemsel yaklaşımı belirlemek
Tekil durumlardan genel yasalara ulaşma ve kanıt biriktirme sürecinin tümevarımcı doğrulama yöntemi olduğu saptanır.
Klasik pozitivist bilim anlayışı, gözlemlerin birikmesiyle teorilerin doğrulanma olasılığının arttığı tümevarımsal yöntemi kullanır.
4
Dördüncü ifadedeki geçici kabul ve tahmin vurgusunu analiz etmek
Bu yaklaşımın yanlışlanabilirlik ilkesinin önerdiği sınamacı ve tümdengelimci bilim yöntemi olduğu belirlenir.
Popper'a göre hiçbir yasa kesin olarak doğrulanamaz; tümdengelimsel olarak test edilen varsayımlar yanlışlanmadığı sürece geçici olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik ilkelerinin bilimsellik ölçütü ve bilimsel yöntem (tümevarım - tümdengelimsel sınama) açısından farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 391Soru

Aşağıda sol sütunda felsefenin toplumsal işlevleri, sağ sütunda ise bu işlevlerin toplumsal yaşamdaki somut yansımaları verilmiştir. Sol sütundaki her bir işlevi, sağ sütundaki uygun yansımayla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Farklılıklara saygı duyma ve hoşgörü kültürü geliştirme
Bilimsel araştırmaların önünü açma ve sorgulayıcı bakış açısı yayma
Toplumsal gelecek vizyonu oluşturma ve ortak hedefler belirleme

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Farklılıklara saygı duyma ve hoşgörü kültürü geliştirme işlevi, farklı dünya görüşlerine sahip insanların barış içinde bir arada yaşamasıyla; bilimsel araştırmaların önünü açma işlevi, dogmatik olmayan sorgulayıcı bilimsel çalışmaların gelişmesiyle; toplumsal gelecek vizyonu oluşturma işlevi ise toplumun adalet ve özgürlük etrafında bir gelecek ideali tasarlamasıyla eşleşir.
Felsefenin toplumsal işlevleri ile bunların toplumsal yaşamdaki yansımaları anlamca doğrudan ilişkilidir. Farklılıklara hoşgörü demokratik bir kamuoyunu, sorgulayıcı bakış açısı bilimsel ilerlemeyi, gelecek vizyonu ise ortak toplumsal idealleri beraberinde getirir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak, farklılıklara saygı duyma ve hoşgörü kültürü geliştirme işlevi ele alınır.
Bu işlev, toplumda farklı görüşlere sahip bireylerin bir arada huzurla yaşayabilmesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle farklı dünya görüşlerine sahip bireylerin barış içinde bir arada yaşayabildiği demokratik bir kamuoyunun kurulması ifadesiyle eşleştirilir.
Hoşgörü ve saygı kavramları toplumsal birliktelik ve demokrasi ortamıyla doğrudan örtüşmektedir.
2
İkinci olarak, bilimsel araştırmaların önünü açma ve sorgulayıcı bakış açısı yayma işlevi incelenir.
Bu işlev, önyargılardan arınarak dogmatik olmayan sorgulayıcı bilimsel çalışmaların gelişmesi ifadesiyle eşleştirilir.
Felsefi sorgulama ve rasyonel düşünce, dogmatik engelleri aşarak bilimsel ilerlemenin temelini oluşturur.
3
Son olarak, toplumsal gelecek vizyonu oluşturma ve ortak hedefler belirleme işlevi değerlendirilir.
Bu işlev, toplumun adalet ve özgürlük gibi evrensel değerler etrafında ortak bir gelecek ideali tasarlaması ifadesiyle eşleştirilir.
Gelecek vizyonu ve ortak hedefler, toplumsal değerler üzerinden yapılan ideal gelecek tasarımlarıyla ilgilidir.

Anahtar Kavram

Felsefenin toplumsal işlevleri ve önemi
Soru 392Soru

Türkiye'deki köy altı yerleşmelerinin ortaya çıkmasında coğrafi şartlar, ekonomik faaliyetler ve arazi yapısı belirleyici olmuştur. Aşağıda verilen köy altı yerleşmesi tanımlarını ilgili oldukları yerleşme tipleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Geniş tarım alanları içinde yer alan, bir veya birkaç ev ile bunların eklentilerinden (ahır, samanlık vb.) oluşan ve mülkiyeti genellikle tek bir kişiye ya da aileye ait olan kalıcı köy altı yerleşmesidir.
Genellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde engebeli arazilerde kurulan, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü, idari olarak bir köye bağlı olan kalıcı yerleşmedir.
Toroslar başta olmak üzere Akdeniz ve Ege'nin dağlık alanlarında g��çebe hayvancılıkla uğraşan ailelerin çadırlardan oluşturduğu geçici yerleşmelerdir.
Batı Karadeniz'in engebeli ve ormanlık alanlarında tarım arazilerinin yetersiz ve dağınık olmasına bağlı olarak birkaç mahalle biriminin tek bir muhtarlık altında birleşmesiyle oluşan kalıcı yerleşmelerdir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Geniş tarım arazileri ve tek aile mülkiyeti ile tanımlanan yerleşme çiftlik; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarım ve hayvancılık yapılan kalıcı köy altı birimi mezra; Toroslar'daki göçebe hayvancılığa dayalı çadır birimi oba; Batı Karadeniz'deki dağınık mahallelerin birleşimi ise divan yerleşmesiyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; geniş tarım toprakları ve tek kişiye/aileye ait mülkiyet yapısıyla tanımlanan yerleşme çiftlik; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da engebeli arazilerdeki tarım ve hayvancılık yapılan kalıcı birime mezra; Toroslar'da göçebe hayvancılık yapan yörüklerin çadırlarından oluşan geçici birime oba; Batı Karadeniz'de dağınık mahallelerin birleşmesiyle oluşan kalıcı birime ise divan karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Geniş tarım alanları ve tek şahıs mülkiyeti vurgulanan yerleşme tanımını analiz etmek.
Bu özelliklerin çiftlik yerleşmesine ait olduğu belirlenir.
Çiftlikler, tarımsal üretimin ön planda olduğu, geniş düzlüklerde yaygın olan kalıcı köy altı yerleşmeleridir.
2
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun engebeli kesimlerindeki tarım ve hayvancılık yapılan kalıcı köy altı yerleşme özelliklerini incelemek.
Bu yerleşmenin mezra olduğu tespit edilir.
Mezralar, ailelerin geçimini sağlamak üzere tarım ve hayvancılık yaptığı, idari olarak bir köye bağlı kalıcı yerleşim alanlarıdır.
3
Toroslar'da hayvancılık yapan ailelerin çadırlardan oluşturduğu geçici yerleşmeyi tanımlamak.
Bu geçici yerleşmenin oba olduğu saptanır.
Oba yerleşmeleri, hayvancılık faaliyetlerinin mevsimlik karakterine bağlı olarak kurulan geçici köy altı yerleşmelerindendir.
4
Batı Karadeniz'de dağınık mahallelerin birleşmesiyle oluşan kalıcı yapıyı analiz etmek.
Bu yerleşmenin divan olduğu belirlenir.
Divan yerleşmeleri, Karadeniz coğrafyasında tarım alanlarının parçalı olması sebebiyle kurulan mahallelerin tek muhtarlık altında birleşmesiyle oluşan kalıcı yerleşmelerdir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Köy Altı Yerleşme Tipleri ve Geçici-Kalıcı Yerleşme Ayrımı
Soru 393Soru

Aşağıdaki sol sütunda farklı hava kütlelerinin hareket durumları, sağ sütunda ise bu hareketlerin sonucunda meydana gelen nem ve yağış koşullarındaki değişimler verilmiştir. Sol sütundaki her bir hava kütlesi hareketini, sağ sütundaki en uygun nem ve yağış değişimi açıklamasıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Deniz üzerinden gelen nemli bir hava kütlesinin, kıyı çizgisine paralel uzanan yüksek bir dağ sırası boyunca yükselmesi
Dağ zirvesini aşarak diğer yamaç boyunca aşağıya doğru hızlı bir şekilde süzülen kuru bir hava kütlesi
Sıcak deniz yüzeyinden nem kazanmış ılık bir hava kütlesinin, kış mevsiminde karla kaplı soğuk bir kara üzerine doğru ilerlemesi
Güneş ışınlarının etkisiyle ısınan nemli havanın dikey yönde hızla yükselerek atmosferin üst katmanlarına doğru hareket etmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Dağ yamacı boyunca yükselen hava kütlesi orografik yağışlarla (Sol 1 - Sağ 3), zirveyi aşarak alçalan hava fön etkisiyle bağıl nemin düşmesiyle (Sol 2 - Sağ 4), soğuk zemin üzerine yatay hareket eden hava sis oluşumuyla (Sol 3 - Sağ 2) ve dikey yönde yükselen hava konveksiyonel yağışlarla (Sol 4 - Sağ 1) eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, hava kütlelerinin hareket biçimlerinin sıcaklık üzerindeki etkisine dayanır. Dağ yamacı boyunca yükselen hava soğuyarak orografik yağış bırakır; yamaçtan aşağı inen hava fön etkisiyle ısınır ve bağıl nemi düşer; soğuk zemin üzerine hareket eden ılık hava alttan soğuyarak sis oluşturur; dikey yükselen sıcak hava ise yükselim yağışlarına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hava kütlelerinin hareket yönü ve karşılaştığı zemin özelliklerine göre sıcaklık değişimlerini belirlemek.
Dağ yamacı boyunca yükselen (Sol 1) ve dikey yükselen (Sol 4) hava kütleleri soğur. Dağdan aşağı inen (Sol 2) hava ısınır. Soğuk zemin ��zerine hareket eden (Sol 3) hava alttan soğur.
Sıcaklık değişimi, havanın nem taşıma kapasitesini belirleyen en temel fiziksel faktördür.
2
Sıcaklık değişimlerinin maksimum nem kapasitesi ve bağıl nem üzerindeki etkisini analiz etmek.
Soğuyan hava kütlelerinde maksimum nem azalır ve bağıl nem doyma noktasına yaklaşır. Isınan hava kütlesinde ise maksimum nem artar ve bağıl nem düşer.
Sıcaklık ile maksimum nem doğru orantılıyken, bağıl nem maksimum nem ile ters orantılıdır.
3
Her bir hava hareketinin oluşturacağı yoğuşma veya yağış türünü eşleştirmek.
Yükselen nemli hava orografik yağışa (Sol 1 - Sağ 3); alçalan hava fön rüzgarına (Sol 2 - Sağ 4); soğuk zemine çarpan hava sise (Sol 3 - Sağ 2); dikey yükselen hava ise konveksiyonel yağışa (Sol 4 - Sağ 1) dönüşür.
Nem ve sıcaklık koşullarındaki değişimler, havanın yoğuşma biçimini ve yağış oluşum mekanizmasını doğrudan belirler.

Anahtar Kavram

Hava kütlelerinin dikey veya yatay hareketlerine bağlı olarak sıcaklıklarının değişmesi, buna paralel olarak maksimum nem kapasitesi ve bağıl nem oranlarının değişmesiyle farklı yağış/yoğuşma türlerinin oluşması.
Soru 394Soru

Haritaların amacına uygun olarak kullanılabilmesi ve doğru yorumlanabilmesi için bazı temel elemanları barındırması gerekir. Aşağıda verilen harita elemanlarını, bu elemanların harita üzerindeki işlevleri veya eksikliklerinde ortaya çıkacak sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çizgi Ölçek
Coğrafi Koordinat Ağı
Lejant
Yön Oku

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çizgi Ölçek -> Fotokopi veya dijital yöntemlerle boyutu değiştirilen bir haritada ölçümlerin doğruluğunu korumasını sağlar; Coğrafi Koordinat Ağı -> Bölgenin yer aldığı yarım küreyi, sıcaklık kuşağını ve yerel saat özelliklerini belirlemeyi sağlar; Lejant -> Harita üzerinde kullanılan özel işaretlerin, renklerin ve sembollerin ne anlama geldiğini gösterir; Yön Oku -> Üzerinde meridyen ve paralellerin çizilmediği haritalarda yönlerin hatasız belirlenmesini sağlar.
Çizgi ölçek haritayla orantılı büyüyüp küçüldüğü için harita boyutunun değiştirilmesi durumunda doğruluğunu yitirmez. Coğrafi koordinat ağı enlem ve boylam değerleriyle matematik konumu, yarım küreyi ve yerel saat durumunu belirler. Lejant haritadaki sembolleri tanımlar. Yön oku ise koordinat ağı bulunmayan haritalarda yön bulmayı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Çizgi ölçeğin fotokopi veya boyut değiştirme işlemlerindeki davranışını analiz etmek.
Çizgi ölçeğin haritayla aynı oranda değişmesi nedeniyle ölçüm doğruluğunu koruduğu tespit edilir.
Çizgi ölçeğin boyutu fiziksel olarak değiştiği için kesir ölçek gibi hata vermez.
2
Coğrafi koordinat ağının mutlak konum ve yerel saat üzerindeki etkilerini belirlemek.
Koordinat ağının enlem/boylam dereceleri vasıtasıyla yarım küre ve yerel saat tespiti sağladığı belirlenir.
Paraleller yarım küreyi ve sıcaklık kuşaklarını, meridyenler ise yerel saat farklarını verir.
3
Lejantın haritadaki sembol ve renkleri açıklama işlevini incelemek.
Lejantın harita üzerindeki özel işaretlerin ne anlama geldiğini açıklayan rehber olduğu saptanır.
Haritadaki sembollerin ve renk tonlarının anlam kazanabilmesi lejantın varlığına bağlıdır.
4
Yön okunun koordinat çizgileri bulunmayan haritalardaki yön tayini işlevini değerlendirmek.
Yön okunun paralel ve meridyen çizgileri yokken kuzey yönünü göstererek haritayı yönlendirdiği anlaşılır.
Koordinat çizgileri bulunmayan bir haritada yön okunun bulunmaması yön karmaşasına yol açar.

Anahtar Kavram

Haritanın Elemanları ve İşlevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 395Soru

Filozofların felsefe yaparken sergiledikleri bazı zihinsel tavırlar ve bu tavırların felsefi düşüncenin hangi ayırt edici özelliğine karşılık geldiği aşağıda verilmiştir. Bu tavırları, ilgili oldukları felsefi düşünce özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir düşünürün ahlak üzerine geliştirdiği tezlerin, bilgi felsefesinde savunduğu temel kabullerle mantıksal bir tezat oluşturmamasına özen göstermesi.
Bir filozofun dış dünyaya dair geliştirdiği kuramları incelerken, bu kuramları üreten kendi zihninin ve bilincinin sınırlarını da sorgulama nesnesi haline getirmesi.
Yeni Çağ'da ortaya konan devlet teorilerinin, Antik Yunan'dan beri süregelen siyasi tartışmaların birikiminden beslenerek ortak düşünce mirasına eklemlenmesi.
Bir düşünürün varlık, bilgi ve değer alanındaki görüşlerini rastgele değil, belirli bir yöntemle birbirini destekleyecek şekilde örülmüş bütünsel bir yapı olarak sunması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Ahlak tezlerinin temel kabullerle çelişmemesi 'Tutarlılık' ile; zihnin kendi sınırlarını sorgulaması 'Refleksiflik' ile; devlet teorilerinin geçmiş birikime eklemlenmesi 'Kümülatiflik' ile; görüşlerin bütünsel bir yapıda sunulması ise 'Sistemlilik' özelliği ile eşleşir.
Felsefi düşüncenin ayırt edici özelliklerinin doğru eşleştirilmesinde mantıksal tutarlılık, düşüncenin kendi üzerine yönelmesi (refleksiflik), tarihsel birikim (kümülatiflik) ve bütünsel düzen (sistemlilik) kavramlarının doğru analizi belirleyicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantıksal çelişmezlik durumunu inceleme
Bu durum, düşüncelerin kendi içindeki uyumunu ifade eden 'Tutarlılık' özelliği ile eşleşir.
Tutarlılık, felsefi sistemin kendi içinde çelişkili önermeler barındırmaması ilkesidir.
2
Düşüncenin kendi üzerine dönmesini inceleme
Bu durum, düşünce üzerine düşünme anlamına gelen 'Refleksiflik' özelliği ile eşleşir.
Refleksiflik, felsefi bilginin kendine yönelmesi, zihnin kendi ürettiği bilgi ve yöntemleri sorgulamasıdır.
3
Düşünsel birikimi ve tarihsel eklemlenmeyi inceleme
Bu durum, felsefi bilginin yığılarak birikmesini ifade eden 'Kümülatiflik' özelliği ile eşleşir.
Kümülatiflik, felsefi soruların ve yanıtların tarihsel süreçte ortak bir birikim oluşturmasıdır.
4
Bütünsel yapıyı ve düzeni inceleme
Bu durum, organize ve yapılandırılmış olma anlamına gelen 'Sistemlilik' özelliği ile eşleşir.
Sistemlilik, felsefi düşüncelerin düzenli ve bir bütün oluşturacak şekilde organize edilmesidir.

Anahtar Kavram

Felsefi Düşüncenin Ayırt Edici Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 396Soru

Bilim ve felsefe varlığı farklı yöntem ve bakış açılarıyla ele alır. Aşağıda sol sütunda yer alan bilim ve felsefenin varlığa yaklaşım biçimlerini, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilimin varlığı olgu olarak kabul etmesi
Felsefenin varlığı bütüncül olarak ele alması
Bilimin varlığı parçalara ayırarak incelemesi
Felsefenin varlığa refleksif ve şüpheci yaklaşması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu ��ekildedir: Bilimin varlığı olgu olarak kabul etmesi - Varlığın yalnızca deney ve gözlem konusu olabilen, somut ve ölçülebilir yönlerini gerçek kabul edip incelemesi; Felsefenin varlığı bütüncül olarak ele alması - Varlığı genel, tümel ve hiçbir sınırı olmadan, tüm boyutları ve ilişkileriyle bir bütün hâlinde anlamlandırmaya çalışması; Bilimin varlığı parçalara ayırarak incelemesi - Varlığı fiziksel, kimyasal ya da canlılık gibi alt dallara bölerek kendi sınırları içinde mikro düzeyde araştırması; Felsefenin varlığa refleksif ve şüpheci yaklaşması - Varlığın ardındaki ilk nedenleri, özü ve anlamı sorgularken düşüncenin kendi üzerine yönelmesiyle kesin kabullerden kaçınması.
Eşleşmeler, bilim ve felsefenin varlığa yaklaşımlarındaki temel metodolojik ve epistemolojik farklara dayanmaktadır. Bilim olgusal ve parçacı iken, felsefe tümel, sorgulayıcı ve refleksiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Bilimin varlığı olgu olarak ele almasının ne anlama geldiğini belirleme.
Bilim için varlık olgusal, yani deneye ve gözleme konu olabilen somut bir gerçekliktir.
Bilimin inceleme alanını doğrulanabilir somut gerçeklikle sınırladığını anlamak için bu adım gereklidir.
2
Felsefenin varlığı bütüncül ele alması ile bilimin parçalara ayırması arasındaki farkı ayırt etme.
Felsefe varlığı tümel bir bakış açısıyla sınırlamadan incelerken, bilim kendi alanlarına bölerek (fiziksel, biyolojik vb.) inceler.
Felsefi ve bilimsel metodoloji arasındaki kapsam farkını ortaya koymak için.
3
Felsefenin refleksif ve şüpheci yapısının varlık anlayışına etkisini tespit etme.
Felsefe, varlığı kesin kabullerle (dogmatik) ele almaz; daima sorgular ve düşünce üzerine düşünce üretir (refleksiftir).
Felsefenin sorgulayıcı doğasının varlık konusundaki işlevini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Bilim ve felsefenin varlığı ele alış yöntemleri ve temel nitelikleri arasındaki farklar.
Soru 397Soru

Bölge sınırlarının belirlenmesi, sınırların zamanla değişebilirliği ve farklı bölge türlerinin birbiriyle çakışma durumları dikkate alındığında, sol tarafta verilen beşerî şekilsel ve fiziki bölge özelliklerini sağ taraftaki sınır dinamiği açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Siyasi ve askeri bölgelerin sınır yapısı
Fiziki bölgelerin beşerî bölgelere kıyasla sınır değişimi
Yoğun nüfuslu bölgeler ile sanayi bölgelerinin mekânsal ilişkisi
Ekonomik şekilsel bölgelerin sınır esnekliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Siyasi ve askeri bölgelerin sınır yapısı idari sınırlarla çakışır ve resmi kararlarla anında değişebilir; fiziki bölgelerin sınır değişimi doğal faktörlere bağlı olduğundan çok uzun sürer; yoğun nüfuslu bölgeler ile sanayi bölgelerinin sınırları büyük oranda örtüşür; ekonomik şekilsel bölgelerin sınırları beşerî faktörlerle görece hızlı değişebilir.
Siyasi bölgelerin sınırları idari nitelik taşıdığı için keskindir ve resmi kararlarla anında değişebilir. Fiziki bölgelerin sınırları doğal faktörlere bağlı olduğundan değişimi çok uzun zaman alır. Sanayi ve nüfus yoğunluğu birbirini çeken beşerî etmenler olduğundan sınırları çakışır. Ekonomik bölgelerin sınırları ise fiziki bölgelere kıyasla beşerî müdahalelerle görece hızlı değişir.

Adım Adım Çözüm

1
Siyasi ve askeri bölgelerin sınır dinamikleri analiz edilir.
Bu bölgelerin resmi/idari sınırları takip ettiği ve siyasi kararlarla (örneğin bir ülkenin bir örgüte üye olması veya ayrılmasıyla) bir günde değişebildiği tespit edilerek ilgili açıklama ile eşleştirilir.
Siyasi kararların beşerî sınırlar üzerindeki doğrudan ve hızlı etkisini belirlemek.
2
Fiziki bölgelerin sınır değişim süreci beşerî bölgelerle karşılaştırılır.
Doğal süreçlere bağlı fiziki bölgelerin sınırlarının değişmesinin çok uzun zaman aldığı ve kademeli olduğu belirlenerek ilgili açıklama ile eşleştirilir.
Fiziki unsurlar ile beşerî unsurların zamansal değişim farkını ayırt etmek.
3
Yoğun nüfuslu bölgeler ile sanayi bölgelerinin mekânsal örtüşme ilişkisi incelenir.
Ekonomik faaliyetlerin nüfus çekim gücü nedeniyle bu iki beşerî bölgenin coğrafi sınırlarının büyük ölçüde çakıştığı belirlenerek ilgili açıklama ile eşleştirilir.
Beşerî faaliyetlerin coğrafi dağılıştaki karşılıklı etkileşimini çözümlemek.
4
Ekonomik şekilsel bölgelerin sınır esnekliği değerlendirilir.
Tarım, maden veya sanayi bölgelerinin sınırlarının beşerî yatırımlar, teknoloji veya kaynak tükenmesiyle görece hızlı değişebildiği belirlenerek ilgili açıklama ile eşleştirilir.
Beşerî/ekonomik dinamiklerin bölge sınırlarını fiziki bölgelerden daha hızlı dönüştürdüğünü kavramak.

Anahtar Kavram

Beşerî şekilsel bölgelerin sınır özellikleri, çakışma durumları ve fiziki bölgelerden farkları
Soru 398Soru

Aşağıda verilen filozofları, evrensel ahlak yasasını nesnel temelde açıklarken kullandıkları temel yaklaşımlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Platon
Immanuel Kant
Baruch Spinoza

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Platon, ahlak yasasını 'İyi İdeası' ile; Immanuel Kant, 'ödev' ve 'koşulsuz buyruk' kavramıyla; Baruch Spinoza ise doğanın nesnel yasalarına uyum sağlamakla eşleşir.
Filozofların ahlaki görüşleri nesnel temellere dayanır: Platon aşkın İyi İdeası'nı, Kant akla dayalı ödev bilincini, Spinoza ise panteist doğa yasalarını evrensel ahlakın nesnel kaynağı olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Platon'un ahlak felsefesindeki temel kavramını belirleme.
Platon, evrensel ahlak yasasını rasyonel bir temele ve idealar kuramına dayandırarak 'İyi İdeası' ile ilişkilendirir.
Platon'a göre en yüksek iyiye ulaşmak ahlaki eylemin amacıdır ve bu nesnel bir gerçeklik olan İyi İdeası'na yönelmekle mümkündür.
2
Immanuel Kant'ın nesnel ahlak anlayışını inceleme.
Kant, evrensel ahlak yasasını öznel duygulardan arındırarak herkes için geçerli olan 'ödev' bilinci ve 'koşulsuz buyruk' ile temellendirir.
Kant'ın ödev ahlakında ahlaki eylem, hiçbir koşula veya kişisel çıkara bağlı olmaksızın sadece ödev olduğu için yapılmalıdır.
3
Baruch Spinoza'nın doğa ve ahlak anlayışını ilişkilendirme.
Spinoza, evrendeki determinist yapıyı ve panteist doğa-Tanrı özdeşliğini vurgulayarak ahlakı doğa yasalarına uyum sağlamakla açıklar.
Spinoza'ya göre insan, doğanın zorunlu yasalarına ve Tanrı'nın bilgisine ulaştığı ölçüde ahlaki ve özgür bir yaşama kavuşur.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasını Nesnel Temelde Kabul Edenler
Soru 399Soru

Ahlak felsefesinde bireyin eylemlerinde ne ölçüde özgür olduğu sorusuna verilen cevaplar farklı yaklaşımları ortaya çıkarmıştır. Aşağıdaki sol sütunda bu yaklaşımlara ait temel argümanlar, sağ sütunda ise felsefi yaklaşımların isimleri yer almaktadır. Sol sütundaki argümanları sağ sütundaki doğru yaklaşımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İnsanın eylemleri ve kararları; genetik yapısı, aldığı eğitim ve toplumsal çevre gibi kendisi dışındaki etkenler tarafından belirlenir. Bu nedenle birey eylemlerinde özgür değildir.
Ahlaki eylemler hiçbir neden-sonuç zincirine bağlı değildir. İrade, kararlarını alırken tamamen serbesttir ve herhangi bir belirleyiciden bağımsız olarak kendi seçimlerini yapar.
İnsan doğuştan tamamen özgür ya da tamamen tutsak değildir. Kişi akli ve ahlaki kapasitesini geliştirdiği, kendi kararlarını kendi aklıyla verebildiği ölçüde özgürleşir.
İnsanın hayatındaki tüm olaylar ve eylemler, önceden aşkın bir güç tarafından belirlenmiştir. İnsanın bu kaderi değiştirme veya onun dışına çıkma gücü yoktur.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci argümanın determinizm, ikinci argümanın indeterminizm, üçüncü argümanın otodeterminizm ve dördüncü argümanın fatalizm ile eşleşmesi gerekir.
Sol sütundaki ifadelerin sırasıyla determinizm, indeterminizm, otodeterminizm ve fatalizm kavramlarıyla eşleştirilmesi ahlak felsefesindeki özgürlük yaklaşımlarının temel tanımlarına uygun olarak yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci ifade analiz edilir.
İfadenin insanın kararlarının çevresel ve genetik etkenlerle belirlendiğini savunduğu tespit edilir.
Bu görüş ahlak felsefesinde gerekircilik anlamına gelen determinizm kavramına karşılık gelir.
2
Sol sütundaki ikinci ifade analiz edilir.
Eylemlerin hiçbir dış etkenle sınırlandırılmadığı ve iradenin tamamen serbest olduğu tespit edilir.
Bu görüş ahlaki eylemde nedensizliği savunan indeterminizm kavramını temsil eder.
3
Sol sütundaki üçüncü ifade analiz edilir.
Özgürlüğün kişinin aklını ve kişiliğini geliştirmesine bağlı olarak kazanılan bir özerklik derecesi olduğu tespit edilir.
İnsanın kendi kendini aklıyla belirlemesi fikri otodeterminizm kavramına karşılık gelir.
4
Sol sütundaki dördüncü ifade analiz edilir.
Eylemlerin doğaüstü bir güç (kader) tarafından önceden belirlendiği ve değiştirilemeyeceği savunulduğu tespit edilir.
Bu kaderci yaklaşım felsefede fatalizm olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Problemi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 400Soru

Aşağıda verilen büyük iklim tipleri ile bu iklim tiplerinin karakteristik bitki örtüsü özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akdeniz İklimi
Ekvatoral İklim
Sert Karasal İklim
Tundra İklimi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Akdeniz İklimi yaz kuraklığına dayanıklı bodur ağaç ve çalılıklarla; Ekvatoral İklim her mevsimi sıcak ve yağışlı geçen gür ormanlarla; Sert Karasal İklim iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlarla; Tundra İklimi ise donmuş toprağın çözülmesiyle ortaya çıkan liken ve yosunlarla eşleşir.
Büyük iklim tiplerinin sıcaklık ve yağış rejimleri, üzerlerinde gelişen karakteristik bitki topluluklarını doğrudan belirler. Akdeniz iklimi maki ile, Ekvatoral iklim yağmur ormanları ile, sert karasal iklim tayga ormanları ile, tundra iklimi ise tundra bitki örtüsüyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Akdeniz ikliminin özelliklerini ve bitki örtüsünü analiz etmek.
Akdeniz iklimi yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçen bir rejime sahiptir. Bu rejime uyum sağlayan karakteristik bitki örtüsü makidir (bodur ağaç ve çalılıklar). Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
İlk iklim tipinin karakteristik bitki örtüsünü belirlemek için.
2
Ekvatoral iklimin özelliklerini ve bitki örtüsünü analiz etmek.
Ekvatoral iklim her mevsim sıcak ve bol yağışlıdır. Bu sürekli nemli ve sıcak ortamda her dem yeşil kalan geniş yapraklı yağmur ormanları yetişir. Bu durum ilk açıklama ile eşleşir.
İkinci iklim tipinin karakteristik bitki örtüsünü belirlemek için.
3
Sert karasal iklimin özelliklerini ve bitki örtüsünü analiz etmek.
Sert karasal iklimde kışlar çok soğuk geçer ve yazlar serindir. Bu iklimin nemli yüksek enlem alanlarında soğuğa dayanıklı iğne yapraklı ormanlar (tayga) yaygındır. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Üçüncü iklim tipinin karakteristik bitki örtüsünü belirlemek için.
4
Tundra ikliminin özelliklerini ve bitki örtüsünü analiz etmek.
Tundra ikliminde sıcaklıklar yılın büyük bölümünde sıfır derecenin altındadır ve toprak donmuştur. Yazın sıcaklığın hafifçe artmasıyla çözünen bataklık alanlarda liken ve yosunlar oluşur. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Son iklim tipinin karakteristik bitki örtüsünü belirlemek için.

Anahtar Kavram

Büyük iklim tiplerinin iklim özellikleri ile bitki örtüsü ilişkisi
ÖncekiSayfa 20 / 53Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin