Tüm alıştırma soruları

1052 soru

Soru 161Soru

Aşağıdaki parçada numaralandırılmış cümleler yer almaktadır. Bu parçada yazarın içinde bulunduğu duygu durumları numaralanmış cümlelerle verilmiştir.

*Yıllar boyu, kelimelerin o soğuk ve mesafeli duruşunu eritmek için adeta bir simyacı gibi çalıştım masamın başında. (I) Her sabah yeni bir umutla beyaz kâğıda eğilirken aslında içimdeki o dinmek bilmeyen huzursuzluğu teskin etmeye uğraşıyordum. (II) Ne var ki yazdığım her satırda, o çok güvendiğim kelimelerin hislerimin gerisinde kaldığını, içimdeki asıl yangını anlatmaya yetmediğini fark ettikçe kalemi elimden bırakıp dakikalarca boşluğa bakardım. (III) Keşke o ilk gençlik heyecanıyla yazdığım coşkulu satırlardaki cesareti, olgunluk çağımın bu temkinli yalnızlığına feda etmeseydim. (IV) Şimdi ise etrafımda yükselen bu modern binaların gölgesinde, geçmişin o samimi sokaklarını ararken sadece rüzgârın uğultusunu duyuyorum; yine de biliyorum ki yarına kalacak olan, bu kırgınlığın içinden süzülen sessiz çığlıktır.*

Buna göre, parçadaki numaralanmış cümleleri içerdikleri baskın duygu durumlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle 'İç çatışma ve arayış', II. Cümle 'Çaresizlik ve hayal kırıklığı', III. Cümle 'Hayıflanma ve pişmanlık', IV. Cümle 'Yabancılaşma ve geleceğe dair inanç' durumlarıyla eşleşmektedir.
Parçadaki her bir cümle yazarın iç dünyasındaki farklı bir duygu durumunu yansıtmaktadır. Birinci cümledeki umut ile huzursuzluk iç çatışmayı ve arayışı; ikinci cümledeki kelimelerin yetersizliği karşısında boşluğa bakma çaresizlik ve hayal kırıklığını; üçüncü cümledeki pişmanlık ifadesi hayıflanmayı; dördüncü cümledeki modern çevreye uyum sağlayamama ile kalıcılık inancı ise yabancılaşma ve geleceğe dair inancı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın birinci cümlesi analiz edilir.
Yazarın her sabah beyaz kâğıda eğilirken umutlu olduğu ancak içsel bir huzursuzluğu dindirmeye çalıştığı görülür.
Umut ile huzursuzluğun bir arada var olması iç çatışmaya ve içsel bir arayışa işaret eder.
2
Parçanın ikinci cümlesi analiz edilir.
Yazarın kelimelerin yetersizliğini fark ettiğinde kalemi bırakıp boşluğa bakması değerlendirilir.
Bu eylem, hedeflenen anlatıma ulaşılamamasından kaynaklanan hayal kırıklığını ve çaresizliği gösterir.
3
Parçanın üçüncü cümlesi analiz edilir.
'Keşke feda etmeseydim' ifadesinin anlamı yorumlanır.
Geçmişte yapılan bir eylemden duyulan üzüntü Türkçede hayıflanma ve pişmanlık kavramlarıyla karşılanır.
4
Parçanın dördüncü cümlesi analiz edilir.
Modern binaların gölgesinde geçmişin samimiyetini arama ile yarına kalma inancı bir arada değerlendirilir.
Bu durum yazarın günümüze yabancılaştığını fakat yarına kalma düşüncesiyle geleceğe inandığını gösterir.

Anahtar Kavram

Paragraftaki cümlelerin hissettirdiği temel duyguları ve yazarın ruh halini analiz etme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 162Soru

Aşağıdaki edebiyat eleştirisi yazılarından alınan parçaları, öne çıkardıkları anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçı, yapıtını oluştururken kelimeleri süsleyip püslemekten, onları göz alıcı boyalarla boyamaktan özenle kaçınmış. Söz sanatlarının, imgelerin ve debdebeli ifadelerin gölgesine sığınmadan, düşüncelerini zihinde hiçbir dolambaçlı yola sapmadan doğrudan doğruya aktarmayı başarmış.
Eserdeki her bir sözcük, gövdeyi ayakta tutan hayati birer organ gibidir. Cümlelerden herhangi birini veya cümle içindeki tek bir ifadeyi dışarıda bıraktığınızda, metnin anlam dünyasında onarılmaz gedikler açıldığını görürsünüz. Anlatımda fazlalık olan hiçbir unsura yer verilmemiştir.
Romanın dilinde pürüz yaratan, okurun zihnini veya dilini tırmalayan tek bir kelimeye rastlayamazsınız. Cümleler, kendi doğal ritmi içinde, hiçbir engele çarpmadan bir nehir gibi çağlayarak akıyor; okuma eylemini kesintisiz ve zahmetsiz bir serüvene dönüştürüyor.
Onun öykülerini okurken birkaç satırlık bir anlatımın arkasında koca bir yaşam felsefesinin gizlendiğini fark edersiniz. Az sözle çok şey anlatma becerisinin zirvesi olan bu metinler, okundukça genişleyen, her okurun kendi deneyimiyle çoğalttığı birer anlam deryasıdır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk metin yalınlık, ikinci metin duruluk, üçüncü metin akıcılık ve dördüncü metin özlülük ilkesiyle eşleşmelidir.
Süsten ve sanattan arınmış bir anlatımı betimleyen birinci metin yalınlık ilkesiyle; metinde hiçbir gereksiz söze yer verilmemesini ve her sözcüğün vazgeçilmez olmasını betimleyen ikinci metin duruluk ilkesiyle; zihni ve dili tırmalamayan, su gibi akan pürüzsüz anlatımı betimleyen üçüncü metin akıcılık ilkesiyle; az sözle derin ve geniş anlam dünyaları kurmayı betimleyen dördüncü metin ise özlülük ilkesiyle doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'kelimeleri süsleyip püslemekten kaçınmak' ve 'imgelerin gölgesine sığınmamak' ifadeleri öne çıkmaktadır. Bu durum sadeliğe, dolayısıyla yalınlık ilkesine karşılık gelir.
Yalınlık, anlatımın süslü ve sanatlı söyleyişlerden uzak olması durumudur.
2
İkinci parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'hiçbir ifadeyi dışarıda bırakamamak', 'fazlalık olan hiçbir unsura yer verilmemesi' vurgulanmıştır.
Duruluk, anlatımda gereksiz sözcüklere yer verilmemesidir.
3
Üçüncü parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'pürüz yaratan kelimelerin olmaması', 'dilini tırmalamaması' ve 'kesintisiz' akması özellikleri belirtilmektedir.
Akıcılık, metnin okunuşunu zorlaştıran pürüzlerin bulunmaması ve kolayca okunabilmesidir.
4
Dördüncü parçadaki üslup özelliklerinin tespit edilmesi
Parçada 'birkaç satırlık anlatımın arkasında yaşam felsefesi gizlenmesi' ve 'az sözle çok şey anlatma' özellikleri vurgulanmaktadır.
Özlülük (yoğunluk), az sözle zengin ve kapsamlı anlamlar ortaya koyabilmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 163Soru

Aşağıdaki numaralanmış metinleri, içerdikleri anlatım biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Güneş dağların ardına çekilirken ihtiyar balıkçı ağlarını yavaşça tekneye çekti. Motoru çalıştırıp limana doğru yol aldı; aklında yarım kalan sıcak çorbası vardı.
Eski konağın bahçesindeki yüksek duvarlar sarmaşıklarla kaplıydı. Kırmızı kiremitli çatının hemen altında, ahşap oymalı pencereler nemden kararmış bir hâldeydi.
Fotosentez, yeşil bitkilerin ışık enerjisini kullanarak organik bileşikler üretmesi sürecidir. Bu süreçte klorofil pigmenti güneş ışığını soğurarak kimyasal enerjiye dönüştürür.
Bazı eleştirmenler sanatın sadece topluma fayda sağlaması gerektiğini savunuyor. Bana kalırsa bu yaklaşım, sanatın özgür ruhunu dar bir kalıba hapsetmekten başka bir işe yaramaz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk metin öyküleme, ikinci metin betimleme, üçüncü metin açıklama ve dördüncü metin tartışma anlatım biçimiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; birinci metin bir olay akışı içerdiği için öyküleme ile, ikinci metin durağan bir tasvir sunduğu için betimleme ile, üçüncü metin fotosentez hakkında bilgi sunduğu için açıklama ile, dördüncü metin ise bir teze karşı savlar geliştirdiği için tartışma ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metindeki eylemleri ve hareketliliği inceleme.
Metinde balıkçının hareketleri zaman akışı içinde verildiği için öyküleme belirlenir.
Olay, kişi, yer ve zaman unsurlarının bulunması öyküleme anlatım biçiminin temel özelliğidir.
2
İkinci metindeki niteleyici sözcükleri ve görselliği inceleme.
Konağın fiziksel özellikleri göz önünde canlandırılacak şekilde betimlendiği için betimleme belirlenir.
Varlıkların özelliklerini belirterek okuyucunun zihninde resmetme betimleme anlatım biçimidir.
3
Üçüncü metindeki amacın bilgi verme olup olmadığını kontrol etme.
Fotosentez hakkında bilimsel ve nesnel tanımlar yapıldığı için açıklama belirlenir.
Okuyucuya bilgi aktarmak ve bir konuyu öğretmek açıklama anlatım biçiminin temel amacıdır.
4
Dördüncü metindeki yazarın kişisel görüşünü kanıtlama çabasını inceleme.
Yazar yerleşik bir kanıya karşı çıkarak kendi tezini öne sürdüğü için tartışma belirlenir.
Farklı görüşlerin karşı karşıya getirilmesi ve bir fikrin savunulması tartışma anlatım biçimidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 164Soru

Aşağıda verilen paragrafları, içlerinde ağır basan anlatım biçimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazının icadı, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Sümerler tarafından milattan önce 3500'lerde kil tabletler üzerine çivi yazısıyla kaydedilen ilk belgeler, başlangıçta sadece ticari kayıtları tutmak amacıyla kullanılmıştır. Zamanla bu sistem, yasaların yazılmasına, edebi metinlerin kaydedilmesine ve bilginin gelecek kuşaklara aktarılmasına olanak tanıyarak insan belleğinin sınırlarını genişletmiştir.
Sanatın sadece güzelliği yansıtması gerektiği yönündeki yaygın kanıya katılmak mümkün değildir. Güzellik, sanatın binbir yüzünden sadece biridir; oysa sanat, hayatın tüm gerçekliğini, çirkinliğini ve çelişkilerini de içine almalıdır. İnsanı sadece hoş duygularla uyutmak sanatın işlevi olabilir mi? Aksine sanat, insanı sarsmalı, onu rahatsız ederek kendi gerçeğiyle yüzleşmeye zorlamalıdır.
Güneş henüz dağların arkasından yüzünü göstermemişken ihtiyar balıkçı kayığının iplerini çözdü. Serin sabah rüzgârı yüzünü kamçılarken denizin dingin sularına doğru kürek çekmeye başladı. Birkaç mil açıldıktan sonra ağlarını yavaşça suya bıraktı ve sabırla beklemeye koyuldu.
Kasabanın dar ve dolambaçlı sokaklarına dizilmiş iki katlı ahşap evler, zamana meydan okurcasına ayakta duruyordu. Pencerelerindeki saksılardan sarkan kırmızı sardunyalar, griye dönmüş ahşap duvarlara canlı birer renk katmıştı. Sokaklardaki taş parkeler, yağmurun ardından nemli ve parlak bir görünüm kazanmıştı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin Açıklayıcı Anlatım, ikinci metin Tartışmacı Anlatım, üçüncü metin Öyküleyici Anlatım, dördüncü metin ise Betimleyici Anlatım ile eşleşmektedir.
Birinci metinde nesnel bilgiler sunularak açıklayıcı anlatım yapılmıştır; ikinci metinde bir teze karşı çıkılarak tartışmacı anlatım benimsenmiştir; üçüncü metinde balıkçının eylemleri zaman sırasıyla aktarılarak öyküleyici anlatım kullanılmıştır; dördüncü metinde ise kasaba sokakları durağan bir tasvirle verilerek betimleyici anlatım gerçekleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerdeki temel amacı ve üslubu incelemek.
Birinci metnin bilgi verme, ikinci metnin ikna etme, üçüncü metnin bir olayı aktarma ve dördüncü metnin tasvir etme amacıyla yazıldığı belirlenmiştir.
Anlatım biçimlerini doğru saptayabilmek için yazarın metni yazış amacının ve hareketlilik/durağanlık durumunun belirlenmesi gerekir.
2
Bilgi verici ve nesnel yapıya sahip metni tespit etmek.
Birinci metinde yazının Sümerler tarafından icadı ve işlevi hakkında nesnel veriler sunulmuştur. Bu durum açıklayıcı anlatıma işaret eder.
Açıklayıcı anlatım, okuyucuya bilgi sunmayı ve onu aydınlatmayı amaçlar.
3
Karşıt fikir barındıran ve soru-cevaplarla ilerleyen metni bulmak.
İkinci metinde 'Sanatın sadece güzelliği yansıtması gerektiği...' kanısına karşı çıkılarak öznel bir sav savunulmuş ve sorularla okuyucu düşündürülmüştür. Bu durum tartışmacı anlatımı gösterir.
Tartışmacı anlatımda yerleşik bir kanıyı çürütme ve kendi fikrini kabul ettirme amacı vardır.
4
Zaman akışı ve olay örgüsü içeren metni belirlemek.
Üçüncü metinde ihtiyar balıkçının kayığı çözmesi, kürek çekmesi ve ağ atması gibi eylemler bir süreç içinde verilmiştir. Bu durum öyküleyici anlatımla uyuşur.
Öyküleyici anlatımda temel unsur harekettir; olaylar kişi, yer ve zaman bağlamında aktarılır.
5
Niteleyici ögelerin yoğun olduğu, durağan tasvire dayalı metni seçmek.
Dördüncü metinde kasabadaki ahşap evler ve sokaklar adeta bir fotoğraf karesi gibi durağan bir şekilde betimlenmiştir. Bu durum betimleyici anlatımın örneğidir.
Betimleyici anlatımda izlenim kazandırma ve kelimelerle resim çizme amacı güdülür.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 165Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralanmış metin parçalarını, sağ sütunda verilen ve bu parçalarda ihlal edilen (aykırı davranılan) anlat��m ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Genç şairin ilk kitabındaki şiirler; yoğun imajları, ağır tamlamaları ve söz sanatlarıyla örülü dili yüzünden okuyucuyu adeta yoran bir labirente benziyor.
Öğretmenimiz, dünkü derste tahtaya yazdığı konuyu herkesin kendi kişisel birikimine göre farklı yorumlayabileceği şekilde, kapalı bir dille anlattı.
Yazar, son makalesinde henüz yayınlanmamış olan basılmamış şiirlerinden örnekler sunarak okuyucularına gelecekteki projeleri hakkında ipuçları veriyor.
Romanın bazı bölümlerinde yer alan söylenmesi güç, telaffuzu zor yabancı kelimeler ve kulağı tırmalayan ses tekrarları okuma ritmini kesintiye uğrat��yor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin yalınlık, ikinci metin açıklık, üçüncü metin duruluk, dördüncü metin ise akıcılık ilkesinin ihlaliyle eşleşmektedir.
Sol sütundaki metinler analiz edildiğinde süslü anlatım yalınlığı, kapalı anlatım açıklığı, gereksiz sözcük kullanımı duruluğu ve telaffuz güçlüğü akıcılığı ihlal etmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin incelenmesi
Metinde geçen 'yoğun imajlar, ağır tamlamalar ve söz sanatları' ifadeleri, dilin süslü ve sanatlı olduğunu gösterir. Bu durum yalınlık (sadelik) ilkesinin ihlalidir.
Yalınlık, anlatımın süsten ve sanattan uzak olmasıdır.
2
İkinci metnin incelenmesi
Metinde geçen 'herkesin farklı yorumlayabileceği şekilde, kapalı bir dille' ifadesi, metnin tek bir net anlama sahip olmadığını gösterir. Bu durum açıklık ilkesinin ihlalidir.
Açıklık, metinden tek ve net bir anlam çıkarılabilmesidir.
3
Üçüncü metnin incelenmesi
Metinde geçen 'yayınlanmamış olan basılmamış şiirler' ifadesinde aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır. Bu durum duruluk ilkesinin ihlalidir.
Duruluk, cümlede gereksiz sözcük bulunmamasıdır.
4
Dördüncü metnin incelenmesi
Metinde geçen 'söylenmesi güç, telaffuzu zor yabancı kelimeler ve kulağı tırmalayan ses tekrarları' ifadeleri, okuma hızını yavaşlatır. Bu durum akıcılık ilkesinin ihlalidir.
Akıcılık, metnin takılmadan, kolayca okunabilmesidir.

Anahtar Kavram

Anlatım İlkeleri ve İhlal Durumları
Soru 166Soru

Aşağıda sol sütunda tanımları verilen anlatım ilkelerini, sağ sütundaki kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir cümlede veya paragrafta anlamı daraltmadan çıkarılabilecek hiçbir gereksiz sözcüğün bulunmaması durumudur.
Yazının süslü, sanatlı ve özentili söyleyişlerden uzak; herkes tarafından kolayca anlaşılabilen sade bir dille yazılmasıdır.
Metnin dil ve telaffuz pürüzlerinden arındırılmış olması sayesinde okurun okuma esnasında hiçbir kelimeye takılmadan akıp gitmesidir.
Az sözle çok şey anlatma, yoğun ve derin bir anlam d��nyasını az sayıda kelimeyle ifade edebilme niteliğidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: 1. tanım Duruluk ile, 2. tanım Yalınlık ile, 3. tanım Akıcılık ile, 4. tanım Özlülük ile eşleşir.
Sol sütundaki her tanım, sağ sütundaki kavramın temel özelliğini eksiksiz bir şekilde yansıtmaktadır: gereksiz sözcük bulunmaması durulukla; süssüzlük ve sadelik yalınlıkla; takılmadan okunabilme akıcılıkla; az sözle çok şey anlatma ise özlülükle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tanımdaki 'gereksiz sözcük bulunmaması' ifadesi analiz edilir.
Bu tanım 'duruluk' ilkesine aittir.
Duruluk, metinde gereksiz sözcüklerin bulunmamasını temel alır.
2
İkinci tanımdaki 'süslü, sanatlı ve özentili söyleyişlerden uzak olma' ifadesi incelenir.
Bu tanım 'yalınlık' kavramıyla eşleşir.
Yalınlık, anlatımın süsten ve sanatlı dilden uzak olması demektir.
3
Üçüncü tanımdaki 'okurun kelimelere takılmadan akıp gitmesi' ifadesi değerlendirilir.
Bu tanım 'akıcılık' ilkesini belirtmektedir.
Akıcılık, okuma sırasında pürüzsüz bir dil akışını hedefler.
4
Dördüncü tanımdaki 'az sözle çok şey anlatma' ifadesi ele alınır.
Bu tanım 'özlülük' kavramını açıklamaktadır.
Özlülük, az kelimeyle zengin ve derin anlamlar sunabilmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlatım ilkelerinden duruluk, yalınlık, akıcılık ve özlülük kavramlarının tanımları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 167Soru

Aşağıda verilen açıklamaları, öne çıkan anlatım ilkeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçı, eserinde yabancı sözcüklerden ve süslü tamlamalardan kaçınarak düşüncelerini doğrudan ve sade bir dille aktarmıştır.
Yazar, metinde aynı anlama gelen kelimeleri bir arada kullanmamış, cümleden çıkarıldığında anlam kaybına yol açacak hiçbir gereksiz söze yer vermemiştir.
Şair, az sayıda sözcük kullanarak okuyucunun zihninde geniş ve derin anlam dünyaları oluşturmayı başarmıştır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci açıklama yalınlık ilkesiyle, ikinci açıklama duruluk ilkesiyle, üçüncü açıklama ise özlülük ilkesiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; süslü anlatımdan kaçınma yalınlık ile, gereksiz sözcük kullanmama duruluk ile, az sözle yoğun anlam aktarma ise özlülük ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Açıklamalarda öne çıkan anahtar ifadeleri tespit etmek.
Birinci açıklamada 'sade bir dil', ikinci açıklamada 'gereksiz söze yer vermemek', üçüncü açıklamada ise 'az sayıda sözcükle geniş anlam dünyaları oluşturmak' ifadeleri anahtar kelimelerdir.
Anlatım ilkelerini doğru eşleştirmek için tanımlardaki temel kavramların bulunması gerekir.
2
Anahtar kavramları anlatım ilkelerinin tanımlarıyla karşılaştırmak.
Sadelik yalınlığı; gereksiz söz barındırmama duruluğu; az sözle derinlik sağlama ise özlülüğü ifade eder.
Bu temel kavramsal tanımlar bizi doğrudan doğru eşleşmelere götürür.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 168Soru

A��ağıdaki numaralanmış paragrafları, karşılarında verilen temel anlatım özellikleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edebiyat eserinin yalnızca toplumsal fayda sağladığı ölçüde değerli olduğunu savunanlar, sanatın özündeki o sınırsız özgürlük arayışını tamamen göz ardı etmektedirler. Bir romanın ya da şiirin asli görevi, topluma doğrudan yön vermek veya ahlaki reçeteler sunmak mıdır gerçekten? Sanat, ideolojik kalıpların içine sıkıştırılamayacak kadar geniş ve bağımsız bir yaratım alanıdır. Estetik hazdan arındırılmış, yalnızca didaktik amaçlar güden bir metin, sanat eseri değil; olsa olsa süslü bir manifestodur. Bu yüzden sanatın işlevini toplumsal yararla sınırlamak, onun estetik gücünü ve özgünlüğünü tamamen yok etmek demektir.
Geniş vadinin ortasında yalnız başına yükselen eski taş konak, zamanın y��pratıcı rüzgârlarına inatla direniyordu. Konağın ahşap panjurları yer yer dökülmüş, kırmızı kiremitli çatısının kuzey cephesi tamamen yosun tutmuştu. Bahçesindeki asırlık çınar ağacının kalın dalları, konağın tozlu pencerelerine adeta koruyucu bir kalkan gibi uzanıyordu. Rüzgâr estikçe sararmış kuru yapraklar bahçedeki taş patikada hışırtıyla sürükleniyor, havaya nemli toprak ve çürümüş meşe kokusu yayılıyordu. Bu ıssız köşede, geçmişin izleri her bir taşta somut bir biçimde gözler önüne seriliyordu.
Günün ilk ışıkları odaya sızarken yatağından doğruldu, eski sırt çantasını omuzlayıp aceleyle dışarı çıktı. İstasyona vardığında trenin hareket etmesine sadece iki dakika kalmıştı. Telaşla cebindeki bileti kontrol etti, kalabalığı yararak üçüncü perona doğru hızla koşmaya başladı. Tam trenin kapıları kapanmak üzereyken son bir hamleyle kendisini vagonun içine atmayı başardı. Derin bir nefes alarak koridor boyunca ilerledi ve pencere kenarındaki boş bir koltuğa yerleşti. Tren yavaşça raylar üzerinde süzülürken geride bıraktığı şehrin silüetine bakıp rahatladı.
Nanoteknoloji, maddelerin atomik ve moleküler düzeyde kontrol edilmesi ve işlenmesiyle ilgilenen çok disiplinli bir mühendislik dalıdır. Genellikle 1 ila 100 nanometre boyutundaki yapıların tasarımı, üretimi ve karakterizasyonu bu alanın temelini oluşturur. Bu mikro ölçekte maddeler, makro boyutlarından farklı olarak kuantum mekaniğinin etkisiyle benzersiz fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikler kazanırlar. Günümüzde tıp, enerji depolama ve malzeme mühendisliği gibi pek çok sektörde çı��ır açan çözümler sunan bu alan, geleceğin sanayi ve teknoloji devrimlerinin en önemli itici gücü olarak görülmektedir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci paragraf tartışmacı anlatımla (okuyucunun yerleşik kabulünü değiştirmeyi hedefleyen), ikinci paragraf betimleyici anlatımla (mekânı zihinde canlandırmayı hedefleyen), üçüncü paragraf öyküleyici anlatımla (olay akışı ve hareket bildiren), dördüncü paragraf ise açıklayıcı anlatımla (nesnel bilgi vermeyi hedefleyen) eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; fikirlerin çarpıştırıldığı birinci metin tartışmacı anlatımın özellikleriyle, gözleme dayalı görselliğin sunulduğu ikinci metin betimleyici anlatımın özellikleriyle, hareket ve olay akışının bulunduğu üçüncü metin öyküleyici anlatımın özellikleriyle, nesnel bilgi aktarımının yapıldığı dördüncü metin ise açıklayıcı anlatımın özellikleriyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafların ana amaçlarını ve tonlarını belirleyin.
Birinci paragraf bir görüşü sorgularken ikinci paragraf bir tasvir sunmakta, üçüncü paragraf bir olayı hikaye etmekte, dördüncü paragraf ise bilimsel bir tanım yapmaktadır.
Anlatım biçimlerini ayırt etmenin en temel yolu, metnin yazılış amacını saptamaktır.
2
Paragraflardaki dil özelliklerini ve anahtar kavramları inceleyerek anlatım biçimleriyle eşleştirin.
Birinci paragraftaki soru cümleleri ve eleştirel tutum 'tartışma' ile; ikinci paragraftaki niteleme sıfatları ve durağan görseller 'betimleme' ile; üçüncü paragraftaki eylem bildiren ifadeler 'öyküleme' ile; dördüncü paragraftaki terimler ve nesnel açıklamalar ise 'açıklama' ile eşleşmektedir.
Anlatım biçimleri, metnin dil ve üslup özellikleri ile yapısal unsurlarına göre sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklama, Tartışma, Öyküleme, Betimleme)
Soru 169Soru

Eski bir dağ kasabasındaki ahşap atölyemde, yıllardır çam kokulu tahtaları yontar, onlara can vermeye çalışırım. (I) Keşke yolun en başında, ustamın 'Acele etme, sabır ağacın köküdür.' sözüne kulak asıp o ilk çıraklık döneminde daha titiz davransaydım. (II) Şimdilerde ise pencerenin önüne oturup rüzgârın vadide uğuldayarak esişini izlerken geçmişin o heyecan dolu, cıvıl cıvıl günlerini içimde derin bir sızıyla arıyorum. (III) Olsun, yine de bu yaşımda bile her sabah tezgâhımın başına geçtiğimde yepyeni bir şekil ortaya çıkarabileceğime, bu ahşabın içindeki ruhu nihayet özgür kılacağıma inanıyorum. (IV) Bazen komşular��n 'Artık dinlenmelisin, bu yaşta bu zahmet niye?' diyen bakışlarını görüyor, onların bu anlayışsız, tekdüze yaşam kaygılarını sessizce, hiç bozuntuya vermeden geçiştiriyorum.

Bu parçada numaralanmış cümleleri, yansıttıkları baskın duygu durumlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle ('Keşke yolun en başında, ustamın "Acele etme, sabır ağacın köküdür." sözüne kulak asıp o ilk çıraklık döneminde daha titiz davransaydım.')
II. Cümle ('Şimdilerde ise pencerenin önüne oturup rüzgârın vadide uğuldayarak esişini izlerken geçmişin o heyecan dolu, cıvıl cıvıl günlerini içimde derin bir sızıyla arıyorum.')
III. Cümle ('Olsun, yine de bu yaşımda bile her sabah tezgâhımın başına geçtiğimde yepyeni bir şekil ortaya çıkarabileceğime, bu ahşabın içindeki ruhu nihayet özgür k��lacağıma inanıyorum.')
IV. Cümle ('Bazen komşuların "Artık dinlenmelisin, bu yaşta bu zahmet niye?" diyen bakışlarını görüyor, onların bu anlayışsız, tekdüze yaşam kaygılarını sessizce, hiç bozuntuya vermeden geçiştiriyorum.')

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle Hayıflanma, II. Cümle Özlem, III. Cümle Umut, IV. Cümle Kanıksama duygusuyla eşleşmektedir.
I. cümlede yazarın geçmişe yönelik 'keşke' ile başlayan pişmanlığı hayıflanmaya; II. cümlede eski günlerin derin bir sızıyla aranması özleme; III. cümlede geleceğe dönük yaratma inancı umuda; IV. cümlede ise komşuların sürekli tekrarlanan tavırlarına karşı tepkisiz kalınması kanıksama durumuna karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. cümlenin incelenmesi
Cümledeki 'keşke... daha titiz davransaydım' ifadesiyle geçmişte yapılmayan bir eyleme yönelik pişmanlık tespit edilir.
Geçmişte yapılması mümkünken yapılmayan işler için hissedilen üzüntü hayıflanmadır.
2
II. cümlenin incelenmesi
Cümledeki 'geçmişin o heyecan dolu, cıvıl cıvıl günlerini içimde derin bir sızıyla arıyorum' ifadesinden geçmişe özlem duyulduğu belirlenir.
Geçmişe ait bir kesiti veya yaşantıyı özleme durumunun kelimelerle ifade edilmesidir.
3
III. cümlenin incelenmesi
Cümledeki 'yepyeni bir şekil ortaya çıkarabileceğime... inanıyorum' ifadesiyle geleceğe dair olumlu bir beklenti tespit edilir.
Gelecekten olumlu sonuçlar beklemek ve inanmak umut kavramıyla ilgilidir.
4
IV. cümlenin incelenmesi
Cümledeki komşuların tekrarlayan eleştirel bakışlarını 'sessizce, hiç bozuntuya vermeden geçiştiriyorum' ifadesiyle yazarın duruma alıştığı belirlenir.
Çok sık karşılaşılan olumsuz bir durumun artık yadırganmaması ve normal karşılanması kanıksama durumunu gösterir.

Anahtar Kavram

Metindeki ifadelerden yola çıkarak karakterin psikolojik durumunu, hissettiği duyguyu ve olaylar karşısındaki tavrını analiz etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 170Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerin yansıttığı duygu veya karakter özellikleriyle eşleştiriniz.

Çeviri masasının başına her oturduğumda, karşımdaki yabancı metnin labirentlerinde kaybolacağımı bile bile o ilk adımı atarım; çünkü kelimelerin ruhunu kendi dilimde yeniden diriltme arzusuna asla ket vuramıyorum. (I) İlk yıllarda, özgün metnin tek bir virgülünü bile feda etmemek için kendimi boş yere nasıl hırpaladığımı, uykusuz gecelerde nasıl didindiğimi hatırladıkça içim sızlıyor. (II) Oysa ne yapsam da o kusursuz çeviriye asla ulaşamayacağımı, her çevirinin nihayetinde bir eksilme olduğunu artık kabullendim ve bu durumu hiç yadırgamıyorum. (III) Şimdilerde ise genç çevirmenlerin, o hırslı çocukların harfler üzerinde kurduğu mutlak egemenlik iddialarını gördükçe onlara sessizce kırılıyorum. (IV) Yine de önümdeki bu yeni dosyanın zorlu sayfalarını çevirirken içimdeki o eski heyecanla, bu kez en iyisini yapacağıma dair kendime verdiğim sözü her şeye rağmen yineliyorum.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I numaralı cümle
II numaralı cümle
III numaralı cümle
IV numaralı cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı cümle Hayıflanma ile, II numaralı cümle Kanıksama ile, III numaralı cümle Sitem ile, IV numaralı cümle Kararlılık ile eşleşmelidir.
I numaralı cümlede geçmişte boş yere harcanan emeğe üzülme söz konusu olduğundan hayıflanma ile eşleşir. II numaralı cümlede artık kusursuzluğa ulaşamamayı kabullenip yadırgamama durumu vurgulandığı için kanıksama ile eşleşir. III numaralı cümlede gençlerin iddialı tavırlarına sessizce kırılma dile getirildiği için sitem ile eşleşir. IV numaralı cümlede ise tüm zorluklara rağmen sözünü yenileme vurgulandığı için kararlılık ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı genel olarak okuyarak anlatıcının mesleğine ve çeviri sürecine yönelik geliştirdiği tutum ve hisleri tespit edin.
Yazarın çeviride mükemmelliğe ulaşma çabası, genç meslektaşlarına yönelik hisleri ve genel direnci hakkında genel bir izlenim edinildi.
Cümlelerin bağlamını doğru kurmak ve duygusal tonları ayrıştırmak için metnin tamamını kavramak gerekir.
2
I numaralı cümlede yer alan 'kendimi boş yere nasıl hırpaladığımı... hatırladıkça içim sızlıyor' ifadesini analiz edin.
Bu ifadenin, geçmişte yapılmış olan ve artık değiştirilemeyen bir eylemden duyulan pişmanlık ve üzüntüyü, yani 'hayıflanma' duygusunu yansıttığı belirlendi.
Geçmişte kaçırılan fırsatlar veya yapılan yanlışlar için üzülmek doğrudan hayıflanma kavramıyla eşleşir.
3
II numaralı cümlede yer alan 'ne yapsam da o kusursuz çeviriye asla ulaşamayacağımı... artık kabullendim ve bu durumu hiç yadırgamıyorum' ifadesini analiz edin.
Yazarın olumsuz bir durumu (kusursuzluğa ulaşamamayı) zaman içinde kabullenerek normal karşılaması, yani 'kanıksama' durumunu ifade ettiği saptandı.
Sık tekrarlanan olumsuz bir duruma alışarak onu yadırgamaz hale gelmek kanıksamanın temel tanımıdır.
4
III numaralı cümlede yer alan 'genç çevirmenlerin... mutlak egemenlik iddialarını gördükçe onlara sessizce kırılıyorum' ifadesini analiz edin.
Bu ifadenin, gençlerin hırslı tavırlarından duyulan kırgınlığın öfke gösterilmeden, yumuşak bir dille ifade edildiğini (sitem) gösterdiği belirlendi.
Bir kişinin davranışından duyulan incinmeyi o kişiye veya onun tavrına yönelik dile getirme biçimi sitemdir.
5
IV numaralı cümlede yer alan 'en iyisini yapacağıma dair kendime verdiğim sözü her şeye rağmen yineliyorum' ifadesini analiz edin.
Tüm zorluklara ve geçmişteki eksilmelere rağmen işini en iyi şekilde yapma niyetini ve sözünü sürdürmesi, yani 'kararlılık' özelliğini yansıttığı tespit edildi.
Bir hedefe ulaşma konusundaki kesin niyet ve dirençlilik kararlılığı gösterir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 171Soru

Aşağıda sol sütunda verilen numaralanmış metinleri, sağ sütundaki işlevsel anlatım biçimi tanımlarıyla doğru olacak biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Dilsel göstergelerin rastlantısallığı ilkesi, gösteren ile gösterilen arasındaki bağın nedensizliğini açık bir biçimde ortaya koyar. Ferdinand de Saussure’ün temellendirdiği bu bilimsel yaklaşımda, dış dünyadaki somut bir nesneye verilen adın o nesnenin özsel ya da fiziksel nitelikleriyle doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır. Örneğin, 'ağaç' sözc��ğünün çıkardığı ses birimleri ile yeşil yapraklı gövde kavramı arasındaki ilişki tamamen uzlaşımsal ve yapaydır. Bu durum, dildeki her ögenin ancak sistem içindeki diğer ögelerle olan karşıtlık ilişkisi sayesinde bir değer kazanmasını zorunlu kılar; böylece dil, kendi kuralları olan kapalı bir dizgeye dönüşür.
II. Edebiyatın doğrudan toplumsal fayda sağlama misyonu olduğunu hararetle iddia edenler, sanatın özgün doğasını ve estetik bağımsızlığını büyük ölçüde göz ardı etmektedir. Sanatçı bir ahlak memuru, bir siyasetçi ya da sosyolog mudur ki eserini toplumu dönüştürme aygıtı olarak kullansın? Estetik kaygının tamamen arka plana itildiği, belirli ideolojik söylemlerin metni esir aldığı her anlatı, sanat eseri olmaktan çıkarak değersiz bir propaganda broşürüne dönüşür. Hakiki sanat, okura hazır reçeteler ve ahlak dersleri sunmak yerine, onu kendi zihinsel labirentlerinde estetik bir sorgulamayla baş başa bırakan özgür yaratıcı eylemin ta kendisidir.
III. Gıcırtıyla açılan ahşap kapıdan içeri süzülen soluk ışık, odanın tozlu kitap raflarında bir anlığına gezindi. İhtiyar sahaf, gözlüklerinin üzerinden sessizce gelen yabancıya bakarken masanın üzerindeki sararmış sayfayı telaşla katlayıp cebine koydu. Yabancı, yavaş ve kararlı adımlarla odaya doğru ilerledi, elini aniden pardösüsünün iç cebine götürdüğünde sahafın korkudan nefesi kesilir gibi oldu. Zamanın adeta durduğu o daracık mekânda, dışarıdaki yağmurun tıkırtısı iki insanın gergin bekleyişine ritim tutuyordu. Yabancı nihayet elini çıkardı ve masanın ortasına eski, meşin kaplı kalın bir defter bıraktı.
IV. Kasabanın batı ucundaki eski su değirmeni, yılların getirdiği yorgunluğu sırtlanmış bir ihtiyar gibi nehrin kenarında sessizce bekliyordu. Kerpiç duvarlarındaki derin çatlaklardan sızan yosun yeşili sular, ahşap çarkın çürümeye yüz tutmuş büyük dişlileri arasında ince, gümüşi sızıntılar oluşturmaktaydı. Rüzgâr estikçe etrafa yayılan nemli toprak ve çürük tahta kokusu, havada asılı duran puslu akşam ışığıyla birleşerek insana hüzün veren sonbahar tablosunu tamamlıyordu. Uzakta, ufuk çizgisini kesen mor dağlar ise üzerlerine çöken gri ve kurşuni bulutların ağırlığıyla ezilmiş gibi duruyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı metin nesnel ve bilgi verici yapısıyla açıklayıcı anlatımla; II numaralı metin yerleşik görüşü eleştiren üslubuyla tartışmacı anlatımla; III numaralı metin kişi ve hareket ögeleriyle öyküleyici anlatımla; IV numaralı metin ise duyusal niteliklerin tasvir edilmesiyle betimleyici anlatımla eşleşmektedir.
Metinlerin yazılış amaçları ve dil özellikleri incelendiğinde; birinci metinde kavramsal bir analiz ve nesnel bilgi sunulduğu (açıklama), ikinci metinde yerleşik bir kanıya soru cümleleriyle karşı çıkıldığı (tartışma), üçüncü metinde zaman ve mekân ögelerine bağlı bir olay örgüsü sunulduğu (öyküleme), dördüncü metinde ise görsellik ve duyusal ögelerle izlenim oluşturulduğu (betimleme) görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir metnin yazılış amacını ve odaklandığı ana unsuru belirlemek.
Birinci metnin dil bilimsel bir kavramı öğretme, ikinci metnin edebiyatın işlevine dair bir tezi çürütme, üçüncü metnin bir sahaf dükkanında geçen olay akışını aktarma, dördüncü metnin ise bir değirmen manzarasını tasvir etme amacıyla yazıldığı saptanır.
Anlatım biçimlerini doğru sınıflandırabilmek için metinlerin yazılış hedeflerini anlamak gerekir.
2
Metinlerdeki dilsel ve üslupsal ipuçlarını analiz etmek.
Birinci metinde nesnel terimler ve örnekleme; ikinci metinde soru yoluyla eleştirel üslup; üçüncü metinde hareket bildiren ifadeler ve kişi/mekân bağı; dördüncü metinde görsellik, koklama gibi duyusal ögeler ve benzetmeler tespit edilir.
Üslup özellikleri, anlatım biçimlerinin ayırt edici anahtar göstergeleridir.
3
Sağ sütundaki işlevsel tanımları, sol sütundaki metin özellikleriyle eşleştirmek.
I numaralı metin açıklayıcı anlatım tanımıyla, II numaralı metin tartışmacı anlatım tanımıyla, III numaralı metin öyküleyici anlatım tanımıyla, IV numaralı metin ise betimleyici anlatım tanımıyla eşleşir.
Her metnin üslup ve amaç özellikleri sağdaki tanımlarla birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklama, Tartışma, Öyküleme, Betimleme)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 172Soru

Aşağıdaki metin parçalarını, bu parçalarda ihlal edilen anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanın ilk sayfalarında karşılaştığımız o uzun, ağdalı ve telaffuzu zor kelimelerle örülü cümle zinciri, okurun zihninde bir pürüz oluşturuyor; adeta dili yorarak metnin doğal ritmine ve okunuşuna sekte vuruyor.
Genç yazarın son yapıtında yer alan paragrafları incelerken cümlelerin özenle kurulduğunu görüyoruz; ancak yazarın aynı anlama gelen eş anlamlı sözcükleri aynı cümle i��inde kullanmaktan kaçınamamış olması dikkatli okurlardan kaçmıyor.
Yazarın ele aldığı toplumsal konuyu aktarırken tercih ettiği aşırı sanatsal ve süslü üslup, anlatılmak istenen gerçeğin arkasında kalarak okurun konuyu doğrudan kavramasını ve anlamasını zorlaştırıyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin parçası (telaffuzu zor kelimelerle akışın engellenmesi) akıcılık ilkesiyle, ikinci metin parças�� (eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması) duruluk ilkesiyle, üçüncü metin parçası ise (aşırı süslü ve sanatsal üslup) yalınlık ilkesiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; dilin takılmadan okunabilmesini ve pürüzsüz olmasını ifade eden akıcılık ilkesinin ihlali birinci metin parçasıyla, cümlede gereksiz sözcüklerin bulunmamasını ifade eden duruluk ilkesinin ihlali ikinci metin parçasıyla, süssüz ve sade bir anlatımı ifade eden yalınlık ilkesinin ihlali ise üçüncü metin parçasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk metin incelenerek anlatım kusuru belirlenir.
Metinde 'telaffuzu zor kelimelerle örülü cümle zinciri' ve 'metnin doğal ritmine ve okunuşuna sekte vuruyor' ifadelerinden hareketle bu parçanın pürüzsüz okumayı engelleyen bir yapıya sahip olduğu, dolayısıyla akıcılık ilkesini ihlal ettiği saptanır.
Anlatımda ses akışını bozan unsurların bulunması akıcılıkla ilgilidir.
2
İkinci metin incelenerek anlatım kusuru belirlenir.
Metinde 'aynı anlama gelen eş anlamlı sözcükleri aynı cümle içinde kullanmaktan kaçınamamış olması' ifadesinden hareketle gereksiz sözcük kullanımına yer verildiği, dolayısıyla duruluk ilkesinin ihlal edildiği saptanır.
Gereksiz sözcük barındırmayan anlatım duruluk ilkesi kapsamındadır.
3
Üçüncü metin incelenerek anlatım kusuru belirlenir.
Metinde 'aşırı sanatsal ve süslü üslup' ifadesinden hareketle sadelikten uzaklaşıldığı, mecazlı ve şatafatlı bir dilin anlatımı gölgelediği, dolayısıyla yalınlık ilkesinin ihlal edildiği saptanır.
Süsten, sanattan ve gereksiz mecazlardan uzak duran anlatım yalınlık ilkesiyle tanımlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 173Soru

Yıllarımı bu loş atölyede, irili ufaklı saat dişlilerinin arasında sessizce geçirdim. (I) Her sabah eski masama oturup mikroskop altında milimetrik vidaları yerleştirmek, dışarıdaki dünyanın gürültüsünü unutturarak beni derin bir dinginliğe kavuşturuyor. (II) Bazen keşke ömrümün ilk yıllarını başka işlerin peşinde harcamak yerine, bu mesleğe çok daha erken yaşlarda adım atabilseydim, demekten kendimi alamıyorum. (III) Yine de önüme getirilen ve artık tamir edilemez denilen asırlık saatleri günlerce uğraşarak yeniden çalışır hâle getirmek için bıkmadan, usanmadan denemeler yapıyorum. (IV) Ancak bazen, ne kadar uğraşsam da zamanın yıprattığı o çok eski çarkların bir daha dönmeyeceğini anladığım anlarda içimi tarif edilemez bir burukluk kaplıyor.

Bu parçada numaralanmış cümleleri, yansıttıkları baskın duygu veya karakter özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle huzur ve dinginlik, ikinci cümle hayıflanma, üçüncü cümle kararlılık, dördüncü cümle ise hüzün duygusuyla eşleşmektedir.
Cümlelerde geçen 'dinginlik', 'keşke', 'bıkmadan usanmadan' ve 'burukluk' gibi ifadeler sırasıyla huzur, hayıflanma, kararlılık ve hüzün duygularıyla/nitelikleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümleyi okuyup hissettirdiği duygu durumunu analiz etmek.
Cümledeki 'dinginliğe kavuşturuyor' ifadesi ile huzur/dinginlik kavramı eşleştirilir.
Metindeki anahtar kelimelerin hangi duygu durumuna karşılık geldiğini tespit etmek.
2
İkinci cümledeki 'keşke' sözcüğü ile başlayan pişmanlık ifadesini incelemek.
Geçmişte yapılmayan bir şey için duyulan üzüntü 'hayıflanma' olarak tanımlanır.
Hayıflanma ile pişmanlık arasındaki nüansı belirlemek.
3
Üçüncü cümlede kişinin çalışma tarzını ve çabasını değerlendirmek.
'Bıkmadan, usanmadan denemeler yapmak' ifadesi kararlılık özelliğini gösterir.
Karakterin karşılaştığı zorluklara rağmen devam etme iradesini tespit etmek.
4
Dördüncü cümlede çarkların tamir edilememesi durumunun kişide uyandırdığı etkiyi incelemek.
'Burukluk kaplıyor' ifadesi hüzün duygusuyla eşleşir.
Metindeki sonuç bildiren duygu ifadesini doğru duyguyla ilişkilendirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 174Soru

A��ağıdaki anlatım ilkelerini karşılarında verilen tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Duruluk
Yalınlık
Özlülük

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Duruluk ilkesi gereksiz sözcük barındırmama tanımıyla, Yalınlık ilkesi süssüz ve sanatsız anlatım tanımıyla, Özlülük ilkesi ise az sözle çok şey anlatma tanımıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; Duruluk ilkesi gereksiz sözcüklerin bulunmamasıyla, Yalınlık ilkesi edebi sanatlar ve süslerden uzak olmakla, Özlülük ilkesi ise az sözle çok anlam ifade etmekle eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Duruluk ilkesinin tanımını belirleme
Duruluk, gereksiz sözcük kullanımından kaçınmaktır. Bu tanım ikinci açıklama ile eşleşir.
Duruluk ve gereksiz sözcük ilişkisinin kavranması gerekir.
2
Yalınlık ilkesinin tanımını belirleme
Yalınlık, süsten ve sanattan uzak anlatımdır. Bu tanım birinci açıklama ile eşleşir.
Yalınlık ve sadelik ilişkisinin kavranması gerekir.
3
Özlülük ilkesinin tanımını belirleme
Özlülük, az kelimeyle çok ve derin anlamlar ifade etmektir. Bu tanım üçüncü açıklama ile eşleşir.
Özlülük ve az sözle yoğun anlatım ilişkisinin kavranması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 175Soru

Aşağıda sol sütunda verilen numaralanmış edebiyat eleştirisi parçalarını, sağ sütundaki uygun anlatım ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçı, kelimelerin ardına gizlediği o uçsuz bucaksız anlam deryasıyla okuru baş başa bırakıyor. Her okumada, daha önce fark edilmeyen yepyeni bir duygu adası keşfediliyor bu dizelerde. Şair, adeta hacimli bir romanı birkaç dizeye sığdırmayı başarmış.
Metni okurken diliniz hiçbir engele çarpmıyor; sözcükler adeta bir su gibi akıp gidiyor. Yabancı kelimelerin ve telaffuzu güç seslerin bulunmaması, okuma hızını kesmeden zihinde pürüzsüz bir iz bırakıyor.
Kalemini hiçbir akımın veya ustanın gölgesine sığdırmayan yazar, edebiyat dünyasında eşine rastlanmamış bir patika açıyor kendine. Onun cümlelerindeki tınıyı duyar duymaz, kapaktaki isme bakmadan eserin kime ait olduğunu hemen anlıyorsunuz.
Yazar, metnindeki tek bir kelimeyi bile feda edemeyeceğimiz bir dil işçiliği sergilemiş. Cümlelerden herhangi birini veya cümle içindeki bir sözcüğü çıkardığınızda, yapının hemen sarsıldığını ve anlam kalesinde bir gedik açıldığını görüyorsunuz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Birinci metin parçası yoğunluk ilkesiyle, ikinci metin parçası akıcılık ilkesiyle, üçüncü metin parçası özgünlük ilkesiyle, dördüncü metin parçası ise duruluk ilkesiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede birinci metin, az sözle derin anlamlar ifade etmeyi içeren yoğunluk ilkesiyle; ikinci metin, dilin telaffuz engellerine takılmadan akıp gitmesini belirten akıcılık ilkesiyle; üçüncü metin, yazarın kendine has olmasını ve kimseyi taklit etmemesini vurgulayan özgünlük ilkesiyle; dördüncü metin ise cümleden hiçbir sözcüğün çıkarılamayacağını, yani gereksiz sözcük bulunmadığını belirten duruluk ilkesiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metindeki 'hacimli bir romanı birkaç dizeye sığdırmak' ve 'anlam deryası' ifadeleri çözümlenir.
Bu ifadelerin az sözle derin anlamlar oluşturmayı belirten 'yoğunluk' ilkesine karşılık geldiği saptanır.
İlk metnin hangi anlatım niteliğini taşıdığını belirlemek için.
2
İkinci metindeki 'dilin hiçbir engele çarpmaması' ve 'telaffuzu güç seslerin bulunmaması' ifadeleri analiz edilir.
Bu durumun, metnin pürüzsüzce okunmasını sağlayan 'akıcılık' ilkesiyle uyuştuğu görülür.
İkinci metnin anlatım özelliğini tespit etmek için.
3
Üçüncü metindeki 'başka bir ustanın gölgesine sığınmamak' ve 'kendine has bir patika açmak' ifadeleri değerlendirilir.
Bu ifadelerin taklitçilikten uzak durmayı ve kendine özgü olmayı açıklayan 'özgünlük' ilkesiyle eşleştiği belirlenir.
Üçüncü metnin hangi ilkeyi temsil ettiğini bulmak için.
4
Dördüncü metindeki 'tek bir kelimeyi bile feda edemeyeceğimiz' ve 'sözcük çıkarıldığında yapının sarsılması' ifadeleri incelenir.
Bu durumun, cümlede gereksiz sözcüklere yer verilmediğini ifade eden 'duruluk' ilkesiyle ilişkili olduğu saptanır.
Son metnin anlatım niteliğini netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 176Soru

Aşağıdaki parçada bir kâğıt restoratörünün çalışma hayatı ve iç dünyası anlatılmaktadır. Bu parçada numaralanmış cümleleri, yansıttıkları baskın duygu veya karakter özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

(I) Kadim bir el yazmasının zamana yenik düşmüş sayfalarını büyük bir titizlikle temizlerken titreyen parmaklarıma bakıp 'Nerede o eski gözlerimin keskinliği, ellerimin çevikliği!' diye iç geçiriyorum. (II) Ancak bu zahmetli yolda ne kadar yorulursam yorulayım, o yıpranmış satırları geleceğe taşımak adına her sabah aynı masaya aynı inançla oturmaktan asla vazgeçmiyorum. (III) Yıllardır bu daracık atölyede yalnız başıma kâğıt kokusunu solumak ömrümü tüketse de artık bu tekdüzeliğin ve yalnızlığın getirdiği ruhsal aşınmayı kabullendim, bu durum bana son derece doğal geliyor. (IV) Yine de benden sonra bu narin sayfalara aynı şefkatle dokunacak, onların asırlık fısıltılarını duyabilecek bir halefin yetişip yetişmeyeceği sorusu içimi kemiren en büyük dert olmaya devam ediyor.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle ile Hayıflanma, ikinci cümle ile Kararlılık, üçüncü cümle ile Kanıksama ve dördüncü cümle ile Kaygı kavramları eşleşmektedir.
Birinci cümle geçmişteki göz keskinliği ve el çevikliğinin kaybına duyulan özlem ve üzüntüyü bildirdiği için hayıflanma; ikinci cümle zorluklara rağmen her gün masaya aynı inançla oturmayı sürdürdüğü için kararlılık; üçüncü cümle monoton yalnızlığı kabullenip doğal bulmaya başladığı için kanıksama; dördüncü cümle ise kendisinden sonra bir halefin yetişip yetişmeyeceği konusundaki tasasını yansıttığı için kaygı ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci cümleyi inceleyerek yansıtılan duyguyu belirleme.
Birinci cümledeki 'Nerede o eski...' ifadesinden yola çıkılarak geçmişte var olan bir özelliğin yitirilmesinden duyulan üzüntü, yani hayıflanma tespit edilmiştir.
Yazarın geçmişe ve kayıplarına yönelik hislerini analiz etmek için.
2
İkinci cümledeki eylemleri ve yazarın tutumunu değerlendirme.
İkinci cümledeki 'asla vazgeçmiyorum' ve 'aynı inançla oturmaktan' ifadelerinden yola çıkılarak zorluklar karşısında gösterilen azim ve kararlılık özelliği bulunmuştur.
Karakterin karşılaştığı engeller karşısındaki duruşunu saptamak için.
3
Üçüncü cümledeki alışkanlık ve kabullenme durumunu saptama.
Üçüncü cümledeki 'kabullendim', 'son derece doğal geliyor' ifadelerinden hareketle olumsuz bir durumun zamanla kanıksandığı belirlenmiştir.
Karakterin rutine ve çevresel etmenlere karşı geliştirdiği psikolojik uyumu anlamak için.
4
Dördüncü cümlede geleceğe dönük olası olumsuzluklara karşı tutumu inceleme.
Dördüncü cümledeki 'yetişip yetişmeyeceği sorusu içimi kemiren en büyük dert' ifadesiyle geleceğe dair duyulan tasa, yani kaygı duygusu teşhis edilmiştir.
Karakterin gelecek hakkındaki belirsizliklere yönelik hissettiği kaygıyı çözümlemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 177Soru

Aşağıdaki paragrafta bir deniz feneri bekçisinin iç dünyası ve düşünceleri yansıtılmıştır.

Yalçın kayalıkların üzerinde, rüzgârın ve hırçın dalgaların hiç dinmediği bu yalnız kulede ömrümün yarısını tükettim. (I) Gecenin en koyu anında o devasa fenerin merceğini titizlikle temizlerken her parıltıda kaybolup giden gençliğimin izlerini arıyorum sanki. (II) Zamanında bu ıssız yere sığınmak yerine, kentin o hareketli ve gürültülü sokaklarında kalıp hayatın ritmine ayak uydurabilseydim belki de bambaşka bir hikayem olurdu. (III) Ama ne fayda, o günkü kararım beni bu dalga seslerinin arasına hapsetti ve artık geri dönüşü olmayan bir yoldayım. (IV) Yine de fırtınalı gecelerde uzaktan geçen gemilerin fenerin ışığıyla yollarını bulduğunu gördüğümde içimi kaplayan o sessiz gurur, tüm yalnızlığımı bir anda unutturuyor. (V) Yarın da bu kayalıklara dalgalar vuracak, rüzgâr yine fenerin camlarını dövecek; ben ise ilk günkü özenle burayı aydınlatmaya devam edeceğim.

Parçada numaralanmış cümleleri, bu cümlelerin yansıttığı duygu veya karakter özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. cümle
II. cümle
III. cümle
IV. cümle
V. cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle 'Hüzün ve geçmişe özlem', II. cümle 'Hayıflanma ve pişmanlık', III. cümle 'Çaresizlik ve kabulleniş', IV. cümle 'Kıvanç ve teselli (avuntu)', V. cümle 'Kararlılık ve görev bilinci' ile eşleşmektedir.
Metindeki I. cümle anlatıcının geçmişe duyduğu melankolik özlemi (Hüzün ve geçmişe özlem), II. cümle kentin hareketli yaşamını seçmediği için duyduğu üzüntüyü (Hayıflanma), III. cümle artık geriye dönemeyeceğini anlamış olmasını (Çaresizlik ve kabulleniş), IV. cümle gemilere yardım etmenin verdiği mutluluğu (Kıvanç ve teselli), V. cümle ise feneri aydınlatmayı sürdürme azmini (Kararlılık ve görev bilinci) ifade ettiğinden doğru eşleşme bu şekilde kurulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki I. cümlede geçen 'kaybolup giden gençliğimin izlerini arıyorum' ifadesini analiz etme.
Bu ifade, anlatıcının geçmişe duyduğu özlemi ve zamanın geçişinden duyduğu hüznü yansıtır.
Anlatıcının geçmiş günleri araması ve hissettiği melankoli bizi hüzün ve geçmişe özlem kavramlarına ulaştırır.
2
Metindeki II. cümlede geçen 'uydurabilseydim belki de bambaşka bir hikayem olurdu' ifadesini inceleme.
Bu ifade, geçmişte kaçırılan fırsatların yarattığı üzüntüyü, yani hayıflanmayı belirtir.
Yapılmayan veya gerçekleştirilmeyen durumlardan ötürü duyulan pişmanlık doğrudan hayıflanma duygu durumuyla ilişkilidir.
3
Metindeki III. cümlede geçen 'Ama ne fayda... artık geri dönüşü olmayan bir yoldayım' ifadesini değerlendirme.
Bu ifade, durumun değiştirilemeyeceğinin kabul edildiğini ve çaresizlik yaşandığını gösterir.
'Ne fayda' ifadesi çaresizliği, 'geri dönüşü olmayan bir yolda olmak' ise kaçınılmaz olarak mevcut durumu kabullenişi yansıtır.
4
Metindeki IV. cümlede geçen 'sessiz gurur' ve 'tüm yalnızlığımı bir anda unutturuyor' ifadelerini analiz etme.
Bu ifadeler, yapılan işten duyulan memnuniyeti (kıvanç) ve yalnızlığın giderilmesini (teselli/avuntu) gösterir.
Gurur duymak kıvançla, yalnızlığın unutturulması ise avuntu ve teselliyle doğrudan örtüşür.
5
Metindeki V. cümlede geçen 'ilk günkü özenle burayı aydınlatmaya devam edeceğim' ifadesini inceleme.
Bu ifade, anlatıcının işine bağlılığını ve zorluklar karşısındaki azmini gösterir.
Gelecekte de aynı titizlikle çalışmaya devam edeceğini söylemek kararlılık ve görev bilinci özelliklerini yansıtır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümlelerin Duygu ve Karakter Özellikleriyle İlişkilendirilmesi
Soru 178Soru

Aşağıdaki numaralanmış paragrafları, içlerinde ağır basan anlatım biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Küçük çocuk, elindeki kırmızı balonu sıkıca tutarak kalabalık caddede yürüyordu. Birden r��zgâr sertçe esti ve balon çocuğun elinden sıyrılıp gökyüzüne doğru süzüldü. Çocuk, arkasından çaresizce bakakaldı.
Köyün girişindeki eski ahşap evin önünde devasa bir çınar ağacı duruyordu. Sararmış yaprakları toprağa dökülmüş, gövdesindeki derin yarıklar yılların yorgunluğunu gözler önüne seriyordu. Pencerelerinden sızan lo�� ışık, sokağa hüzünlü bir hava katıyordu.
Fotosentez, yeşil bitkilerin ışık enerjisini kullanarak karbondioksit ve sudan organik besin maddesi ��retmesi sürecidir. Bu süreçte klorofil pigmenti önemli bir rol oynar ve havaya oksijen salınımı gerçekleşir.
Bazı yazarlar, edebiyatın sadece estetik bir zevk vermesi gerektiğini savunuyor. Bana göre bu yaklaşım son derece yanlıştır. Edebiyat, toplumun sorunlarına ayna tutmalı ve insanları düşünmeye sevk etmelidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Küçük çocuğun balonuyla olan olay akışını anlatan birinci paragraf öykülemeyle; eski ahşap ev ve çınar ağacını tasvir eden ikinci paragraf betimlemeyle; fotosentezin tanımını yapan üçüncü paragraf açıklamayla; edebiyatın işlevi hakkındaki savı ele alan dördüncü paragraf ise tartışma anlatım biçimiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede hareket bildiren ve olay akışına dayanan birinci paragraf öykülemeyle, durağan nitelikler barındıran ikinci paragraf betimlemeyle, nesnel bilgi sunan üçüncü paragraf açıklamayla, savunulan bir tezi içeren dördüncü paragraf ise tartışmayla eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafların yazılış amaçlarını ve yapısal özelliklerini inceleyin.
Birinci paragrafta olay akışı ve hareketlilik, ikinci paragrafta bir yerin durağan tasviri, üçüncü paragrafta bilimsel bilgi aktarımı ve dördüncü paragrafta bir fikrin savunulması belirlenmiştir.
Anlatım biçimlerini belirlemek için metinlerin temel işlevlerini ve dil özelliklerini saptamak gerekir.
2
Paragraflardaki bu belirleyici özellikleri uygun anlatım terimleriyle eşleştirin.
Hareket içeren metin öyküleme, tasvir içeren metin betimleme, bilgi veren metin açıklama ve fikir savunan metin tartışma olarak eşleşir.
Metin analizi sonucunda elde edilen bulguları doğru terimlerle eşleştirip sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 179Soru

Aşağıda verilen anlatım ilkelerine ait tanımları, karşılarında bulunan uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anlatımda gereksiz sözcüklere yer verilmemesi; cümleden bir sözcük çıkarıldığında cümlenin anlamında daralma ya da bozulma oluşmasıdır.
Süslü, sanatlı ve abartılı söyleyişlerden kaçınılarak düşüncelerin sade, gösterişsiz ve doğrudan bir dille aktarılmasıdır.
Metnin dil ve telaffuz yönünden hiçbir engele takılmadan, pürüzsüzce ve kolayca okunabilmesi özelliğidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gereksiz sözcüklere yer verilmemesi tanımı Duruluk ile; süslü söyleyişlerden kaçınılması tanımı Yalınlık ile; pürüzsüz ve kolay okunabilirlik tanımı Akıcılık ile eşleşmelidir.
Gereksiz sözcük barındırmayan anlatım duruluk, süsten uzak sade anlatım yalınlık, pürüzsüz akıp giden okunuş ise akıcılık ilkesini karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk tanımda yer alan 'gereksiz sözcük kullanmama' ve 'sözcük çıkarıldığında anlamın daralması veya bozulması' ifadeleri analiz edilir.
Bu niteliklerin 'Duruluk' ilkesine ait olduğu belirlenir.
Duruluk ilkesi gereksiz sözcük kullanımını kesin olarak engeller.
2
İkinci tanımda yer alan 'süslü ve sanatlı söyleyişten kaçınma' ve 'sade, gösterişsiz dil' ifadeleri incelenir.
Bu özelliklerin 'Yalınlık' ilkesi ile ilgili olduğu saptanır.
Yalınlık anlatımın süsten ve sanatlılıktan uzak olması durumudur.
3
Üçüncü tanımda yer alan 'engelsiz, pürüzsüz ve kolayca okunabilme' durumları değerlendirilir.
Bu ifadenin 'Akıcılık' ilkesini karşıladığı görülür.
Akıcılık, telaffuzu zor kelimelerden kaçınarak okuma kolaylığı sağlamayı amaçlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 180Soru

Aşağıdaki sol sütunda yer alan numaralanmış metin parçalarını, sağ sütunda verilen anlatım ilkelerinin ihlaline yönelik açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hayatım boyunca her zaman ve daima kendi kararlarımın arkasında durmayı bir ilke edindim. Karşıma çıkan engeller karşısında asla ve kat'i surette geri adım atmadım; zira insanın kendi yolunu kendisinin çizmesi gerektiğine inanıyorum.
Ruhumun ıstırap yüklü sahillerine vuran hırçın dalgalar, zihnimin karanlık dehlizlerinde yankılanan birer feryat gibiydi; bu efsunlu melankoli, kelimelerin o yaldızlı sarayında kendine süslü tahtlar kuruyordu.
Tarihçi, meslektaşının hazırladığı yeni raporu okuduktan sonra onun tarihi gerçekleri tamamen çarpıttığını iddia ederek sert bir eleştiri yazısı kaleme aldı.
Sanat, tamamen bireysel bir çabanın ürünüdür; sanatçı eserini üretirken toplumun beklentilerinden ve yönlendirmelerinden tamamen bağımsız hareket etmelidir. Bu yüzden her sanat eseri, ait olduğu toplumun kültürel ve sosyal dinamiklerini yansitmaktan ve toplumu eğitmekten kaçınamaz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci parça; aynı ya da benzer anlama gelen ifadelerin kullanılmasına (duruluk ihlali), ikinci parça; süslü ve sanatlı anlatıma (yalınlık ihlali), üçüncü parça; zamir belirsizliğinden doğan çok anlamlılığa (açıklık ihlali), dördüncü parça ise mantıksal çelişkilere (tutarlılık ihlali) işaret eden açıklamalarla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; birinci parçadaki gereksiz sözcük kullanımı duruluk ilkesinin ihlaliyle, ikinci parçadaki süslü üslup yalınlık ilkesinin ihlaliyle, üçüncü parçadaki zamir belirsizliği açıklık ilkesinin ihlaliyle ve dördüncü parçadaki fikirsel uyuşmazlık tutarlılık ilkesinin ihlaliyle ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçadaki anlatım özelliklerini analiz etme
'Her zaman ve daima' ile 'asla ve kat'i surette' ifadelerinin eş anlamlı olduğu ve gereksiz sözcük kullanımı nedeniyle duruluk ilkesinin ihlal edildiği tespit edilir.
Duruluk ilkesi, cümlede gereksiz sözcük bulunmamasını gerektirir.
2
İkinci parçadaki üslup özelliklerini inceleme
'Ruhumun ıstırap yüklü sahilleri', 'kelimelerin yaldızlı sarayı' gibi yoğun söz sanatları ve mecazlı ifadelerin kullanımı nedeniyle yalınlık ilkesinin ihlal edildiği saptanır.
Yalınlık ilkesi, anlatımın süsten ve sanatlı söyleyişlerden uzak olmasını esas alır.
3
Üçüncü parçadaki anlam ilişkilerini değerlendirme
'Onun' zamirinin 'tarihçi'yi mi yoksa 'meslektaş'ı mı kastettiği belirsiz olduğundan, cümleden iki farklı anlam çıkması nedeniyle açıklık ilkesinin ihlal edildiği belirlenir.
Açıklık ilkesi, metnin tek bir net anlama gelmesini ve anlam belirsizliği barındırmamasını gerektirir.
4
Dördüncü parçadaki mantıksal tutarlılığı sorgulama
Sanatın toplumsal beklentilerden tamamen bağımsız olduğunun söylenip hemen ardından toplumu yansıtmak ve eğitmekle yükümlü olduğunun belirtilmesinin çelişki yarattığı ve tutarlılık ilkesinin ihlal edildiği görülür.
Tutarlılık ilkesi, metinde birbiriyle çelişen düşüncelerin bulunmamasını ve düşüncelerin mantıksal bir sıra izlemesini öngörür.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlatım ilkeleri (duruluk, yalınlık, açıklık ve tutarlılık) ve bunların ihlal durumları.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 9 / 53Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin