Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 701Soru

Eko-eleştiri; edebiyat ile fiziksel çevre arasındaki ilişkileri disiplinler arası bir yöntemle inceleyen, doğa ile insan arasındaki ontolojik bağı sorgulayan çağdaş bir kuramdır. Geleneksel eleştiri kuramları insanı ve toplumu merkeze alırken eko-eleştiri, yeryüzünün sesini edebiyatın odağına taşır. Örneğin, Yaşar Kemal’in romanlarındaki Çukurova sadece olayların geçtiği coğrafi bir arka plan değil; bitkisiyle, hayvanıyla, toprağıyla anlatının kurucu bir öznesidir. Küresel iklim ve çevre krizlerinin derinleştiği günümüzde bu kuram, doğayı edilgen bir nesne olmaktan çıkarıp etkin bir aktör konumuna yükseltir. Nitekim çevre felsefecisi Lawrence Buell’in belirttiği gibi, 'Ekolojik krizler, özünde bir imgelem krizidir ve bu kriz ancak edebiyatın sunduğu dönüştürücü estetik güçle aşılabilir.' Bu doğrultuda eko-eleştiri, metinlerdeki doğa algısını yeniden inşa ederek insan merkezli bakış açısını sarsmayı hedefler.

Bu parçanın anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık göstermeye başvurulmuştur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Metinde tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık gösterme yollarının tamamına yer verildiği için bu ifade doğrudur.
Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme ve tanık gösterme bir arada kullanılmıştır. Dolayısıyla verilen ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tanımlama cümlesini belirleme.
"Eko-eleştiri; edebiyat ile fiziksel çevre arasındaki ilişkileri... sorgulayan çağdaş bir kuramdır." cümlesinin tanımlama olduğu saptanır.
Kuramın tanımı yapılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur.
2
Karşılaştırma ögesini tespit etme.
"Geleneksel eleştiri kuramları insanı ve toplumu merkeze alırken eko-eleştiri..." cümlesinde iki farklı kuramsal yaklaşımın karşılaştırıldığı belirlenir.
Eko-eleştirinin geleneksel kuramlardan farkı ve özgünlüğü vurgulanmak istenmiştir.
3
Örneklendirme ve tanık gösterme ögelerini kontrol etme.
Yaşar Kemal'in Çukurova örneği örneklendirmeye; Lawrence Buell'in tırnak içindeki doğrudan sözü ise tanık göstermeye örnektir.
Kuramın edebiyattaki karşılığı somutlaştırılmış ve alanında uzman bir ismin görüşüyle sav desteklenmiştir.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 702Soru

Paleoklimatologlar, geçmiş dönemlerin iklim koşullarını araştırmak için Grönland ve Antarktika gibi kutup bölgelerindeki buzul tabakalarından silindir şeklinde buz çekirdekleri çıkarırlar. (I) Yüzlerce metre derinliğe inilerek elde edilen bu çekirdekler, her yıl biriken kar katmanlarının üst üste yığılmasıyla oluşmuş adeta birer zaman kapsülüdür. (II) Bilim insanları, bu doğal arşiv odacıklarını analiz ederek binlerce yıl öncesinin karbondioksit ve metan oranlarını hassas bir şekilde ölçebilirler. (III) Elde edilen bu kimyasal veriler, sanayi devrimi öncesindeki atmosferik koşullar ile günümüzdeki değerlerin karşılaştırılmasına olanak tanır. (IV) Böylece insan faaliyetlerinin küresel iklim sistemi üzerindeki etkisi somut kanıtlarla ortaya konmuş olur. (V)

Bu par��adaki numaralanmış yerlerin hangisine 'Bu katmanlardaki kar tanelerinin arasına sıkışan antik hava kabarcıkları, kar yağdığı dönemdeki atmosferin kimyasal bileşimini doğrudan muhafaza eder.' cümlesi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

Parçanın ikinci boşluğuna (II) getirilmelidir.
İkinci boşluğa getirilen cümle, bir önceki cümlede bahsedilen 'kar katmanları' ifadesini 'Bu katmanlardaki' ifadesiyle bağlarken, kendisinden sonra gelen cümledeki 'bu doğal arşiv odacıklarını' ibaresini de 'antik hava kabarcıkları' kavramı ile anlamca karşılar. Böylece paragrafın yapısal ve anlamsal bütünlüğü eksiksiz kurulmuş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen cümlenin girişindeki belirleyici ipucunu (referans ifadeyi) saptamak.
Cümlenin 'Bu katmanlardaki...' ifadesiyle başlaması, kendisinden önceki cümlede 'katman' veya 'tabaka' kelimesinin geçmesi gerektiğini gösterir.
Paragraftaki cümlelerin birbiriyle kurduğu dilsel köprüleri tespit etmek, doğru yerleşimi bulmanın ilk ve en önemli adımıdır.
2
Parçadaki cümlelerde geçen anahtar kavramları inceleyerek bağları kontrol etmek.
İkinci cümlede yer alan 'kar katmanlarının' ifadesi, aranan katman kavramını karşılar. Üçüncü cümledeki 'bu doğal arşiv odacıklarını' ifadesi ise yerleştirilecek cümledeki 'antik hava kabarcıkları' ifadesinin karşılığıdır.
Cümle yerleştirme sorularında, hem yerleştirilecek cümleden önceki hem de sonraki cümleyle kurulacak anlamsal bağlar kontrol edilmelidir.
3
Mantıksal ve yapısal akışı test etmek.
Cümle ikinci boşluğa (II) yerleştirildiğinde; kar katmanları -> katmanlardaki hava kabarcıkları -> doğal arşiv odacıklarının analizi sırası eksiksiz bir düşünce zinciri oluşturmaktadır.
Anlam akışını doğrulayarak çelişki barındırmayan tek bir sıralamanın varlığından emin olunur.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü, anahtar kelime takibi ve zamirler/işaret sıfatları gibi bağlayıcı ögelerin tespiti.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 703Soru

(I) Antik Çağ'da kütüphaneler, yalnızca parşömen ve papirüslerin korunduğu sessiz depolar değil; dönemin bilginlerinin bir araya gelip tartıştığı canlı birer akademi işlevi görüyordu. (II) Özellikle İskenderiye ve Bergama kütüphaneleri, sundukları geniş kaynakların yanı sıra felsefe okullarına ev sahipliği yaparak entelektüel üretimin merkezleri hâline gelmişti. (III) Bu büyük bilgi merkezleri, dönemin yöneticilerinden aldıkları himaye sayesinde bilimsel çalışmaların sürekliliğini sağlıyordu. (IV) Günümüzün modern kütüphanecilik anlayışında ise dijital veri tabanları ve uzaktan erişim sistemleri bilgiye ulaşma hızını ve yöntemlerini tamamen değiştirmiştir. (V) Nitekim bu destek ve özgür tartışma ortamı, antik kütüphaneleri bilginin sadece saklandığı değil, aynı zamanda yeniden üretildiği toplumsal etkileşim alanları kılmıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV numaralı cümle) düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümlede, antik kütüphanelerin toplumsal ve akademik rollerine değinilirken aniden günümüz kütüphaneciliğindeki dijitalleşmeye geçilmiş ve konunun odağı değiştirilmiştir. Bu cümle çıkarıldığında parçanın anlam bütünlüğü sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin ortak konusunu ve bu konuya yaklaşım açısını belirlemek için tüm cümleleri inceleyin.
Parçanın genelinde antik kütüphanelerin sadece birer depo değil, entelektüel tartışmaların yapıldığı ve yöneticilerce desteklenen sosyal kurumlar olduğu anlatılmaktadır.
Paragrafın ana konusunu saptamak, konu dışına çıkan cümleyi kolayca bulmamızı sağlar.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları (bu nedenle, nitekim, bu destek vb.) kontrol edin.
Üçüncü cümlede geçen 'bu büyük bilgi merkezleri' ifadesi ikinci cümleye; beşinci cümledeki 'bu destek' ifadesi ise üçüncü cümledeki 'yöneticilerinden aldıkları himaye' ibaresine bağlanmaktadır. Ancak dördüncü cümlede aniden günümüz kütüphaneciliğinin dijitalleşme sürecinden bahsedilmektedir.
Akışı bozan cümleler genellikle önceki ve sonraki cümleler arasındaki anlamsal köprüleri koparır.
3
Akışı bozduğundan şüphelenilen cümleyi paragraftan çıkarıp kalan cümlelerin birbiriyle uyumunu test edin.
Dördüncü cümle çıkarıldığında, üçüncü cümlede belirtilen yönetici desteği ile beşinci cümledeki 'Nitekim bu destek...' ifadesi kusursuz bir biçimde birbirine bağlanmaktadır.
Akışı bozan cümle çıkarıldığında paragrafın anlam bütünlüğünün sağlanması, doğru yanıtın teyit edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma

Alternatif Yöntem

Parçayı okurken her cümlenin yanına kısaca konusunu (örneğin: I. Antik kütüphanelerin işlevi, II. İskenderiye ve Bergama örneği, III. Yönetici desteği, IV. Günümüz dijital kütüphaneleri, V. Desteğin entelektüel hayata katkısı) yazabilirsiniz. Bu yöntemle konu zincirinden sapan halkayı (IV. cümle) görsel olarak daha hızlı görebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 704Soru

Derin deniz araştırmaları, okyanus tabanındaki ekstrem koşullar nedeniyle günümüzde de uzay keşifleri kadar karmaşık ve yüksek maliyetlidir. Güneş ışığının tamamen kaybolduğu bu derinlikler, hidrotermal bacaların etrafında kümelenen kemosentetik mikrobiyal canlılar için benzersiz bir sığınaktır. Örneğin fotosentez yapamayan dev tüp solucanları, hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları enerjiyi güneşten değil, yer kabuğunun derinliklerinden sızan hidrojen sülfür bileşiklerini işleyerek elde ederler. Okyanus tabanındaki bu ekstrem yaşam kuşakları, sığ kıyı sularına kıyasla çok daha durağan, dış etkilere kapalı ve yavaş değişen bir yapı sergiler. Ünlü deniz biyoloğu Sylvia Earle bu durumu, "Okyanus derinlikleri, gezegenimizin biyolojik geçmişini kesintisiz saklayan devasa birer arşiv odasıdır." sözleriyle ifade eder. Nitekim bu karanlık bölgelerde yaşayan canlı türlerinin %80'inden fazlası, avlanmak ve eş bulmak için biyolüminesans adı verilen soğuk ışık üretme yöntemini kullanmaktadır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanımlama

Cevap

Parçada tanımlama düşünceyi geliştirme yoluna başvurulmamıştır. Diğer seçeneklerdeki karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme ve sayısal verilerden yararlanma yolları ise metin içinde açıkça kullanılmıştır.
Parçada tanımlama yoluna başvurulmamıştır. Tanımlama, bir kavramın veya varlığın ne olduğunu belirten, "Bu nedir?" sorusuna cevap veren cümlelerdir. Parçada geçen "...uzay keşifleri kadar karmaşık ve yüksek maliyetlidir." ve "...kemosentetik mikrobiyal canlılar için benzersiz bir sığınaktır." cümleleri ek fiille (-dir/-tir) bitmesine rağmen bir kavramı tanımlamamış, durum açıklaması ve betimleme yapmıştır. Bu nedenle doğru cevap tanımlama seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki karşılaştırma unsurlarını tespit etme
Metinde "uzay keşifleri kadar" ve "sığ kıyı sularına kıyasla çok daha durağan" ifadeleriyle iki farklı karşılaştırma yapıldığı belirlenmiştir.
Karşılaştırma seçeneğini elemek için metinde iki kavram, durum veya varlığın benzer ya da farklı yönlerinin kıyaslanıp kıyaslanmadığı kontrol edilmelidir.
2
Metindeki örneklendirme ögesini belirleme
"Örneğin fotosentez yapamayan dev tüp solucanları..." ifadesiyle kemosentetik mikrobiyal canlılara somut bir örnek verildiği tespit edilmiştir.
Örneklendirme seçeneğini doğrulamak amacıyla, soyut bir düşünceyi somutlaştırmak için verilen canlı örneğinin varlığı kontrol edilmelidir.
3
Metindeki tanık gösterme kullanımını inceleme
Deniz biyoloğu Sylvia Earle'ün adı anılarak doğrudan kendi sözüne yer verildiği saptanmıştır.
Tanık göstermeyi saptamak için yazarın kendi savını desteklemek üzere alanında uzman bir kişinin görüşüne doğrudan veya dolaylı olarak başvurup başvurmadığı incelenmelidir.
4
Metindeki sayısal verileri arama
Metnin son cümlesinde geçen "%80'inden fazlası" ifadesinin istatistiksel bir veri sunduğu görülmüştür.
Sayısal verilerden yararlanma seçeneğini doğrulamak için metindeki nicel veya istatistiksel verilerin varlığı araştırılmalıdır.
5
Metinde tanımlama olup olmadığını değerlendirme
Metinde "Nedir?" sorusuna yanıt veren nesnel bir tanım cümlesinin bulunmadığı; "maliyetlidir", "sığınaktır" gibi ek fiilli biten cümlelerin tanım değil, betimleme ve açıklama cümlesi olduğu anlaşılmıştır.
Tanımlama seçeneğinin doğruluğunu test etmek için metindeki ek fiilli cümlelerin kavramların özsel sınırlarını çizip çizmediği analiz edilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama, Karşılaştırma, Örneklendirme, Tanık Gösterme, Sayısal Verilerden Yararlanma)
Soru 705Soru

Aşağıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine "Özellikle o dönemdeki jeofizikçiler, katı yer kabuğunun altındaki katmanların kıtaları sürükleyecek kadar esnek olamayacağını savunmu��lardır." cümlesi getirilmelidir? Cevabınızı Roma rakamıyla (I, II, III, IV veya V) yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Alfred Wegener, 1912 yılında karaların günümüzdeki konumlarına nasıl ulaştığını açıklamak amacıyla kıta kayması teorisini ortaya atmıştır. (I) Wegener bu teorisinde, başlangıçta tüm kıtaların 'Pangea' adı verilen devasa tek bir süper kıta oluşturduğunu ileri sürmüştür. (II) Ona göre bu süper kıta zamanla parçalanmış ve kıtalar manto tabakası üzerinde adeta yüzerek bugünkü yerlerine doğru hareket etmiştir. (III) Ancak Wegener, kıtaları hareket ettiren mekanizmanın ne olduğunu fiziksel kanıtlarla tam olarak açıklayamamıştır. (IV) Bu nedenle onun teorisi, levha tektoniği teorisinin geliştiği 1960'lara kadar bilim dünyası tarafından şüpheyle karşılanmıştır. (V)

Cevap:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen cümle parçada IV numaralı yere getirilmelidir.
Verilen cümle, Alfred Wegener'in kıtaları hareket ettiren mekanizmayı açıklayamadığını belirten ifadenin (4. cümle) hemen ardından gelmelidir. Jeofizikçilerin yer kabuğu altındaki katmanların esnekliğine dair itirazı, mekanizma eksikliği ile doğrudan bağlantılıdır. Bu itiraz ve eksiklik, bir sonraki cümlede geçen 'Bu nedenle onun teorisi şüpheyle karşılanmıştır' yargısının gerekçesini oluşturur. Dolayısıyla bu cümle IV numaralı yere getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal ilişkisini ve akışını inceleyin.
Parçanın genelinde Alfred Wegener'in kıta kayması teorisi ve bu teorinin bilim dünyasındaki yankıları anlatılmaktadır.
Paragrafın ana konusunu ve kronolojik/mantıksal akışını kavramak, yerleştirilecek cümlenin yerini belirlemede ilk adımdır.
2
Yerleştirilecek cümlenin içeriğini ve ipuçlarını analiz edin.
Yerleştirilecek cümlede yer alan 'özellikle o dönemdeki jeofizikçiler' ve kıtaların sürüklenecek kadar 'esnek olamayacağı' argümanı, Wegener'in teorisine yönelik bilimsel bir itiraz ve mekanizma eksikliği eleştirisini barındırmaktadır.
Cümledeki anahtar ifadeler ('o dönemdeki jeofizikçiler', 'savunmuşlardır'), bu ifadeden önce teorinin mekanizma açıklamasına yönelik bir eksiklikten bahsedilmesi gerektiğini gösterir.
3
Parçadaki numaralanmış yerlerin öncesi ve sonrasındaki bağlamı kontrol edin.
Parçanın 4. cümlesinde Wegener'in 'kıtaları hareket ettiren mekanizmayı tam açıklayamadığı' belirtilmiş, 5. cümlesinde ise 'Bu nedenle' ifadesiyle teorinin şüpheyle karşılandığı anlatılmıştır. Araya jeofizikçilerin itirazını içeren cümlenin gelmesi, 5. cümledeki gerekçeyi (Bu nedenle...) mantıksal olarak tamamlar.
Teorinin mekanizmasının açıklanamaması (4. cümle) ile jeofizikçilerin itirazı (yerleştirilecek cümle) birleşerek teorinin şüpheyle karşılanmasının (5. cümle) doğrudan nedenini oluşturur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Yerleştirme ve Anlam Akışı
Soru 706Soru

Akustik ekoloji kavramı, modern kentlerin sadece görsel değil, aynı zamanda işitsel birer kimliğe sahip olduğu gerçeğinden hareket eder. Bir şehrin ses peyzajı (soundscape); rüzgârın uğultusundan sokak satıcılarının nidalarına, trafik gürültüsünden çocuk parklarındaki cıvıltılara kadar uzanan geniş bir akustik yelpazeyi kapsar. Ancak sanayileşme ve kontrolsüz kentleşme, şehirlerin bu özgün ses dokusunu tek tipleştirerek gürültü kirliliğine dönüştürmektedir. Akustik ekologlar, bir bölgenin ses haritasını çıkarırken yalnızca gürültüyü azaltmayı değil, o çevreye karakterini veren ve toplumsal hafızada yer edinen nitelikli sesleri korumayı da hedeflerler. Dolayısıyla ses peyzajı tasarımı, kentsel planlamanın estetik ve kültürel bir boyutu olarak ele alınmalıdır.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kentsel alanların işitsel kimliğini oluşturan ses peyzaj�� kavramı ve bunun korunmasının gerekliliği

Cevap

Kentsel alanların işitsel kimliğini oluşturan ses peyzajı kavramı ve bunun korunmasının gerekliliği
Paragrafın bütününde kentlerin işitsel kimliğini oluşturan 'ses peyzajı' kavramı üzerinde durulmakta ve bu kimliğin kentsel planlama dahilinde korunması gerektiği savunulmaktadır. Dolayısıyla 'Kentsel alanların işitsel kimliğini oluşturan ses peyzajı kavramı ve bunun korunmasının gerekliliği' ifadesi parçanın konusunu tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlesini inceleyerek yazarın çıkış noktasını belirleme.
Yazar, kentlerin sadece görsel değil, aynı zamanda işitsel bir kimliğe de sahip olduğunu belirterek akustik ekoloji ve ses peyzajı kavramını tanıtmaktadır.
Paragrafın giriş kısmı genellikle konunun sınırlarını çizer.
2
Metnin gelişme bölümünde konunun nasıl detaylandırıldığını analiz etme.
Sanayileşmenin ses peyzajını tek tipleştirdiği, akustik ekologların ise özgün ve hafızada yer eden sesleri korumayı hedeflediği belirtilmektedir.
Yazarın neye karşı çıktığını ve neyi savunduğunu belirlemek konuyu netleştirir.
3
Sonuç cümlesiyle metnin ana iletisini ve konusunu bütünleştirme.
Ses peyzajı tasarımının kentsel planlamanın kültürel ve estetik bir boyutu olarak ele alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Sonuç cümleleri genellikle konunun ne amaçla ele alındığını özetler.

Anahtar Kavram

Paragrafta Konu, bir yazıda üzerinde durulan olay, durum, düşünce veya olgudur. Yazarın okura aktarmak istediği temel çerçevedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 707Soru

Sanat eserlerinin insan zihninde yarattığı estetik hazzı nörobiyolojik temellerle açıklamaya çalışan nöroestetik, son yıllarda bilişsel bilimlerin en dinamik alanlarından biri hâline gelmiştir. Klasik sanat kuramcıları güzelliği metafizik bir ideal olarak görürken nöroestetik uzmanları onu beyindeki nöral ağların, özellikle de ödül mekanizmasının aktif bir ürünü olarak ele alır. Örneğin, bir resme baktığımızda beynimizin görme merkezinden salgılanan dopamin miktarı, sıradan bir nesneye baktığımızda salgılanan miktardan yüzde yirmi daha fazladır. Semir Zeki gibi bu alanın öncülerine göre beyin, dış dünyadaki değişmeyen özellikleri aramak üzere görsel verileri filtreleyerek algılar. Dolayısıyla sanat, beynin bu temel arayışını doyurarak estetik deneyimi üst düzeye çıkarır. Sanat algısını nöronların bu elektrokimyasal dansına indirgemek estetik deneyimi basitleştirmek gibi görünse de bu yöntem, insan yaratıcılığının biyolojik sınırlarını anlamamızda çığır açıcıdır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollar��ndan hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanımlama

Cevap

Metinde karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme ve sayısal verilerden yararlanma yöntemleri kullanılmışken tanımlama yöntemi kullanılmamıştır.
Parçada 'nöroestetik' kavramının bilişsel bilimler içindeki yeri ve önemi belirtilmiş, yöntemi açıklanmış ancak 'Nöroestetik nedir?' sorusuna yanıt verecek şekilde kavramın sınırlarını çizen, onu benzerlerinden ayıran nesnel bir tanım cümlesine yer verilmemiştir. Metnin sonundaki 'çığır açıcıdır' ifadesi bir tanımlama gibi görünse de bu cümle bir kavramın tanımı değil, yönteme yönelik öznel bir değerlendirme ve açıklamadır. Bu nedenle tanımlama yöntemi metinde kullanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki karşılaştırma unsurlarını tespit etmek.
Klasik sanat kuramcıları ile nöroestetik uzmanlarının güzellik anlayışlarının '...görürken... ele alır' ifadesiyle karşılaştırıldığı görülür.
Kıyaslama bildiren ifadelerin saptanması, karşılaştırma yönteminin elenmesini sağlar.
2
Metindeki örneklendirme ve sayısal veri unsurlarını incelemek.
'Örneğin' ifadesiyle başlayan cümlede somut bir örnek verilmiş ve bu örnekte 'yüzde yirmi' ifadesiyle karşılaştırmalı nicel bir sayısal veriden yararlanılmıştır.
Örneklendirme ve sayısal verilerin varlığının doğrulanması için ilgili cümlenin taranması gerekir.
3
Metindeki tanık gösterme ögesini değerlendirmek.
Semir Zeki'nin görüşünün dolaylı aktarım yoluyla paylaşılması, düşünceyi inandırıcı kılmak adına tanık göstermeye başvurulduğunu kanıtlar.
Dolaylı alıntıların da tanık gösterme kapsamında değerlendirildiğini teyit etmek.
4
Tanımlama ögesinin varlığını sorgulamak.
Metinde 'Nöroestetik nedir?' ya da 'Sanat algısı nedir?' sorularına yanıt veren, terimin sınırlarını belirleyen nesnel bir tanım bulunmamaktadır. Son cümledeki 'çığır açıcıdır' yargısı tanımlama değil, değerlendirmedir.
Tanımlama yolunun kullanılmadığını kesinleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşünceyi geliştirme yolları; tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme ve sayısal verilerden yararlanma yöntemlerinin metin üzerindeki işlevlerini belirleme.
Soru 708Soru

(I) Kronobiyoloji; canl�� organizmaların gelişim, davranış ve fizyoloji gibi süreçlerindeki ritmik değişimleri inceleyen bilim dalıdır. (II) Canlıların çevreye uyum sağlamasını kolaylaştıran bu içsel ritimler, genetik olarak kodlanmış biyolojik saatler tarafından kontrol edilir. (III) Biyolojik saatlerin en belirgin örneği olan sirkadiyen ritim, temelde ışık ve karanlık döngüsüne göre şekillenen yirmi dört saatlik periyotları kapsar. (IV) Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bireylerin bu içsel ritmin gerektirdiği uyku ve beslenme düzenine uyması tavsiye edilir. (V) Nitekim gözdeki özel fotoreseptörler vasıtasıyla algılanan ışık verisi, beyindeki ana saate iletilerek sirkadiyen ritmin bu döngüye senkronize olmasını sağlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin ak��şını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
Dördüncü cümlede, konunun bilimsel ve mekanik açıklamasından uzaklaşılarak bireylere yönelik sağlıklı yaşam tavsiyelerine geçilmiştir. Bu durum, paragrafın nesnel bilimsel anlatım bütünlüğünü kesintiye uğratmakta ve düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşünce hattını belirlemek.
Metin, kronobiyoloji bilim dalının tanımını yapmakta, biyolojik saatleri açıklamakta ve sirkadiyen ritmin ışık döngüsüyle olan ilişkisini fizyolojik boyutta ele almaktadır.
Konunun sınırlarını ve yazarın odaklandığı bilimsel perspektifi belirlemek, akış dışı unsurları bulmanın ilk adımıdır.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler birbirine organik olarak bağlıdır. Üçüncü cümledeki ışık-karanlık döngüsü ile beşinci cümledeki fotoreseptörler ve ışık verisi doğrudan birbiriyle ilişkilidir. Dördüncü cümle ise bu bilimsel akışı keserek sağlıklı yaşam için uyku ve beslenme önerilerinde bulunmaktadır.
Metindeki düşünce zincirini bozan, konunun farklı bir yönüne kayan cümleyi saptamak gerekir.
3
Akışı bozan cümleyi netleştirip seçeneği işaretlemek.
Düşüncenin akışını bozan cümlenin dördüncü cümle olduğu kesinleşir.
Yanıtın doğruluğundan emin olmak için alternatiflerin elenmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konunun anlatım yönünün, perspektifinin veya üslubunun değiştiği; diğer cümlelerle anlamsal bağları zayıf olan cümleye odaklanılır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 709Soru

Psikocoğrafya, coğrafi ortamın ve kentsel mekânların bireylerin duygu dünyası ile davranışları üzerindeki do��rudan ya da dolaylı etkilerini araştıran disiplinler arası bir yaklaşımdır. Durumcu Enternasyonal akımıyla kuramsallaşan bu kavram, modern kentlerin insanı belirli rutinlere hapseden rasyonel ve işlevselci planlamasına karşı bir tür estetik başkaldırı niteliği taşır. Kent sakininin, kendisi için önceden belirlenmiş tüketim odaklı ve pratik güzergâhları reddederek mekân içinde tamamen amaçsız ve sezgisel bir biçimde sürüklenmesi (dérive), psikocoğrafyanın temel eylemidir. Bu eylemle birlikte sokaklar, yalnızca bir noktadan diğerine ulaşmak için kullanılan işlevsel şeritler olmaktan çıkıp bireyin kendi içsel keşiflerini gerçekleştirdiği duyusal ve psikolojik deneyim haritalarına dönüşür.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern kentlerin tek tipleştirici ve işlevsel yapısına karşı, bireyin mekânla kurduğu duygusal ve sezgisel bağı merkeze alan psikocoğrafya yaklaşımı

Cevap

Modern kentlerin tek tipleştirici ve işlevsel yapısına karşı, bireyin mekânla kurduğu duygusal ve sezgisel bağı merkeze alan psikocoğrafya yaklaşımı
Doğru cevap olan ifade, metnin konusunu tam olarak yansıtmaktadır. Paragrafta, rasyonel kent planlamasının getirdiği tekdüzeliğe karşı psikocoğrafya yaklaşımının, bireyin mekânla sezgisel ve duygusal bir ilişki kurmasını sağlayan yönü anlatılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak anahtar kelimeleri ve metnin yazılış amacını belirleyin.
Metinde 'psikocoğrafya', 'kentsel mekân', 'işlevselci planlama', 'dérive (amaçsız yürüyüş)' gibi kavramların öne çıktığı ve bu kavramların bireyin mekânla ilişkisi bağlamında açıklandığı görülmektedir.
Paragrafın konusunu belirlemek için metinde en çok tekrar eden ve üzerinde durulan kavramların tespit edilmesi gerekir.
2
Yazarın psikocoğrafya kavramını hangi yönüyle ele aldığını çözümleyin.
Psikocoğrafyanın modern kentlerin dayattığı tekdüze ve rasyonel planlamaya karşı estetik bir başkaldırı olduğu, bireye mekânla sezgisel ve duygusal bir bağ kurma imkânı sunduğu anlaşılmaktadır.
Konu sorularında, ele alınan kavramın hangi sınırlılıklar veya bakış açısı içinde işlendiğini saptamak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Seçenekleri inceleyerek parçanın ana düşüncesini ve sınırlarını en iyi kapsayan şıkkı bulun.
Psikocoğrafyanın modern kentlerin işlevsel yapısına karşı bireyin mekânla kurduğu duygusal ve sezgisel bağı merkeze alan bir yaklaşım olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Doğru seçenek metnin ne eksik ne de fazla, tam olarak kapsamını ve konusunu karşılamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Kapsamı
Soru 710Soru

Ormanlardaki ağaçlar, sanılanın aksine birbirlerinden tamamen bağımsız canlılar değildir. Toprağın altında bulunan ve mikorizal ağlar adı verilen mantar iplikçikleri, ağaçların köklerini birbirine bağlar. Bu devasa yeraltı şebekesi sayesinde ağaçlar kendi aralarında besin paylaşımı yapar, kuraklık veya böcek istilası gibi tehlikeleri birbirlerine haber verirler. Böylece orman, tekil ağaçların toplamından ziyade, yardımlaşan ve ortak hareket eden bütüncül bir organizma gibi çalışır.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağaçların toprak altındaki mantar ağları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurması ve yardımlaşması

Cevap

Ağaçların toprak altındaki mantar ağları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurması ve yardımlaşması
Paragrafta, ormanlardaki ağaçların toprak altında mikorizal ağlar adı verilen mantar iplikçikleri vasıtasıyla bağlandığı ve bu bağ sayesinde aralarında besin paylaşımı yaparak, tehlikeleri haber verdikleri anlatılmaktadır. Bu durum, ağaçların toprak altındaki mantar ağları aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurduğunu ve yardımlaştığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesi ve giriş bölümü okunur.
Ağaçların birbirlerinden bağımsız olmadığı ve toprak altında köklerini birbirine bağlayan mantar iplikçiklerinin (mikorizal ağlar) bulunduğu anlaşılır.
Yazarın ele alacağı temel kavramı ve konunun başlangıç noktasını tespit etmek amacıyla bu adım uygulanır.
2
Paragrafın gelişme ve sonuç cümleleri incelenir.
Bu yeraltı şebekesinin ağaçlar arasında besin paylaşımı sağlamak, kuraklık ve böcek istilası gibi tehlikeleri birbirine haber vermek gibi yardımlaşma ve iletişim amaçlarına hizmet ettiği görülür.
Konunun sınırlarını çizmek ve yazarın odaklandığı temel işlevi belirlemek için bu adım gerçekleştirilir.
3
Elde edilen ana fikir ve konu doğrultusunda seçenekler değerlendirilir.
Mantar ağları sayesinde ağaçların haberleştiği ve yardımlaştığını doğrudan belirten seçeneğin doğru cevap olduğu, diğer seçeneklerin ise ya metindeki yan detaylar olduğu ya da parçada hiç geçmeyen konular olduğu belirlenir.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Bir paragrafın konusu, yazarın parçada üzerinde durduğu, hakkında söz söylediği olay, durum, olgu ya da düşüncedir. Konuyu bulmak için 'Bu parçada neyden söz ediliyor?' sorusu sorulur.
Soru 711Soru

(I) İnsan belleği, geçmişi bir kamera gibi eksiksiz ve değiştirmeden kaydeden pasif bir depo değildir. (II) Aksine, hatırlama süreci, geçmiş deneyimlerin zihinde her seferinde yeniden inşa edildiği aktif bir yapılandırma faaliyetidir. (III) Bellek araştırmalarında genellikle kelime listeleri, görsel uyaranlar veya yaşanmış kişisel olaylar gibi farklı deney araçları kullanılır. (IV) Kişi geçmişteki bir olayı hatırlarken o anki duygularından, edindiği yeni bilgilerden ve toplumsal beklentilerden etkilenerek anıyı farkında olmadan yeniden şekillendirir. (V) Bu durum, görgü tanıklarının ifadelerindeki tutarsızlıkların ya da sahte anıların ortaya çıkmas��nın temel psikolojik gerekçesidir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Düşüncenin akışını bozan cümle III numaralı cümledir.
Doğru yanıt III numaralı cümledir. Parçanın genelinde insan belleğinin sabit bir kamera kaydı gibi çalışmadığı, aksine anıları dinamik bir biçimde yeniden yapılandırdığı ve şekillendirdiği anlatılmaktadır. Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler bu düşünsel zincirin halkalarını oluştururken; üçüncü cümle bellek araştırmalarında kullanılan deney araçlarına ve yöntemlere değinerek konunun yönünü ve bakış açısını değiştirmiştir. Bu cümle parçadan çıkarıldığında anlam akışı kesintisiz bir biçimde sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın genelindeki ana düşünce ve konuyu belirlemek için tüm cümleler okunur.
Parçanın insan belleğinin durağan/pasif bir kayıt cihazı olmadığı, aksine dinamik ve aktif bir şekilde anıları yeniden inşa eden (yapılandıran) bir süreç olduğu konusu üzerine kurulduğu tespit edilir.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin ortak paydasını ve yazarın odak noktasını anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal köprüler (bağlayıcı unsurlar, ortak anahtar kelimeler) incelenir.
Birinci ve ikinci cümlelerin birbirini tamamladığı (depo değildir - aksine aktif yapılandırmadır), dördüncü cümlenin bu aktif yapılandırmanın nasıl gerçekleştiğini (farkında olmadan yeniden şekillendirme) anlattığı, beşinci cümlenin ise 'Bu durum' ifadesiyle dördüncü cümleye bağlanarak bu şekillendirmenin sonuçlarını (görgü tanıklığı, sahte anılar) açıkladığı görülür.
Paragrafı oluşturan cümlelerin birbirine nasıl bağlandığını analiz etmek, bu zinciri kıran yabancı ögeyi ortaya çıkarır.
3
Metnin genel konusuyla çelişen veya konuyu farklı bir yöne (örneğin yöntemsel detaylara) çeken cümle belirlenir.
Üçüncü cümlenin, belleğin yapısı ve anıların yeniden üretilmesi tartışılırken birdenbire 'bellek araştırmalarında kullanılan materyallere ve deney araçlarına' geçiş yaptığı görülür. Bu cümle, konuya dair farklı bir odak noktası (yöntembilim) getirdiği için akışı bozmaktadır.
Akışı bozan cümle, parçayla tamamen ilişkisiz olmasa bile konunun işleniş yönünü veya bakış açısını değiştiren cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi belirleme
Soru 712Soru

Tarih yazımı, geçmişte meydana gelmiş olayların tarafsız bir dökümünü yapmaktan çok daha karmaşık bir zihinsel faaliyettir. Tarihçi, belgelerin sunduğu ham verileri seçerken, düzenlerken ve anlamlandırırken kaçınılmaz olarak kendi çağının değer yargılarını, kavramsal araçlarını ve ideolojik konumunu işe koşar. Bu durum, tarihin geçmişin eksiksiz ve değişmez bir kopyası olduğu yönündeki yaygın inancı sarsmaktadır. Geçmiş, kendi başına dilsizdir; ona ses veren, olaylar arasında neden-sonuç ilişkileri kurarak bir 'anlatı' inşa eden tarihçinin kendisidir. Dolayısıyla her tarihsel metin, geçmişe ait gerçeklik kırıntılarından hareketle inşa edilmiş, yazarının bakış açısıyla sınırlı birer yeniden kurgulamadır. Bu kurgusallık, tarihin bir bilim olmadığı anlamına gelmez; aksine onun, insan elinden çıkma bir inşa süreci olduğunu ve her neslin geçmişi kendi soruları ışığında yeniden yazmak zorunda olduğunu gösterir. Geçmişin bilgisi, durağan bir miras değil, şimdiki zaman ile geçmiş arasındaki kesintisiz ve dinamik bir diyalogdur.

Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarih yazımı, geçmişi olduğu gibi yansıtmak yerine, tarihçinin bugünden kurduğu bakış açısıyla şekillenen dinamik bir yeniden inşa sürecidir.

Cevap

Tarih yazımı, geçmişi olduğu gibi yansıtmak yerine, tarihçinin bugünden kurduğu bakış açısıyla şekillenen dinamik bir yeniden inşa sürecidir.
Tarih yazımının geçmişi doğrudan kopyalamak yerine tarihçinin bakış açısıyla yeniden kurulan dinamik bir süreç olduğunu belirten ifade metnin ana düşüncesidir. Paragrafta tarihçinin ham verileri kendi çağının değer yargıları ve sorularıyla işlediği, tarihin geçmiş ile bugün arasında dinamik bir diyalog olduğu vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak yazarın ele aldığı temel konuyu ve bakış açısını belirlemek.
Metinde tarih yazımının belgeleri doğrudan aktaran tarafsız bir süreç olmadığı, tarihçinin kendi dönemi ve yorumuyla şekillenen kurgusal/dinamik bir nitelik taşıdığı tespiti yapılmıştır.
Ana düşünceyi bulmak için öncelikle metnin ne hakkında yazıldığını ve yazarın bu konudaki temel iddiasını anlamak gerekir.
2
Metinde geçen yardımcı düşünceleri ve detayları tespit ederek bunları ana düşünceden ayırmak.
Tarihçinin ham verileri seçmesi, her neslin tarihi kendi sorularıyla yeniden ele alması gibi unsurlar ana düşünceyi destekleyen yardımcı yargılar olarak belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki çeldiriciler genellikle bu tür yardımcı düşüncelerden oluştuğu için bunları ayırt etmek doğru şıkka ulaşmayı kolaylaştırır.
3
Metindeki temel savı genelleyen ve hiçbir cümleyi doğrudan kopyalamadan sentezleyen en kapsamlı yargıyı seçeneklerde aramak.
Tarih yazımının geçmişi doğrudan yansıtmak yerine tarihçinin bugünden kurduğu bakış açısıyla şekillenen dinamik bir yeniden inşa süreci olduğunu belirten ifadenin ana düşünceyi tam olarak karşıladığı görülmüştür.
Ana düşünce, metindeki tüm yardımcı düşünceleri kapsayan ve yazarın okuyucuya iletmek istediği en temel mesajı içeren genel yargıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 713Soru

Fitoremediasyon; ağır metaller, pestisitler ve petrol türevleri gibi çevresel kirleticilerin bitkiler kullanılarak topraktan veya sudan temizlenmesi yöntemidir. Geleneksel kimyasal ve fiziksel temizleme yöntemlerine göre oldukça düşük maliyetli ve çevre dostu bir alternatif sunan bu biyolojik teknik, ekosistemin doğal yapısını bozmadan kirleticileri zararsız hâle getirmeyi amaçlar. Bazı hiperakümülatör bitkiler, kökleri aracılığıyla bünyelerine aldıkları zararlı maddeleri yapraklarında depolayarak toprağı ıslah ederler. Ancak bu sürecin en büyük sınırlılığı, bitki büyüme hızına bağlı olarak temizleme işleminin uzun yıllar alabilmesidir. Ayrıca kirleticilerin bitki tarafından emildikten sonra besin zincirine karışmasını önlemek için bu bitkilerin hasat edilip kontrollü bir şekilde bertaraf edilmesi gerekmektedir.

Bu parçada fitoremediasyon yöntemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hangi kimyasal kirleticilerin temizlenmesinde diğer yöntemlerden daha yüksek başarı oranına ulaştığına

Cevap

Hangi kimyasal kirleticilerin temizlenmesinde diğer yöntemlerden daha yüksek başarı oranına ulaştığına
Metinde fitoremediasyonun temizlediği zararlı maddeler (ağır metaller, pestisitler ve petrol türevleri) belirtilmiş ve yöntemin geleneksel yöntemlere kıyasla daha çevre dostu ve düşük maliyetli olduğu söylenmiştir. Ancak bu yöntemin söz konusu kirleticiler üzerinde diğer yöntemlerden daha yüksek bir başarı oranına ulaştığına dair hiçbir karşılaştırma veya veri bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni dikkatlice inceleyerek fitoremediasyon yönteminin özellikleri, maliyeti, sınırlılıkları ve uygulama aşamaları hakkında bilgi toplamak.
Yöntemin biyolojik olduğu, düşük maliyetli ve çevre dostu olduğu, bitki büyüme hızına göre süresinin değiştiği, yapraklarda depolama yapıldığı ve besin zincirini korumak için kontrollü hasat gerektiği belirlenir.
Seçeneklerin doğruluk kontrolünü doğrudan metne dayandırarak yapabilmek için paragrafın ana hatları tespit edilmelidir.
2
Seçenekleri paragraftaki ifadelerle karşılaştırarak eleme sürecini başlatmak.
Düşük maliyet ifadesiyle ekonomiklik, bitki büyüme hızıyla tamamlanma süresini belirleyen etken, yaprakta depolama ile toplanma bölümleri, hasat edilip bertaraf edilme ile besin zincirini koruma tedbiri eşleştirilir ve bu seçenekler elenir.
Paragrafta açıkça değinilen yardımcı düşünceleri tespit edip devre dışı bırakmak hedeflenir.
3
Eşleşmeyen ve dışarıda kalan seçeneğin paragrafta yer alıp almadığını teyit etmek.
Fitoremediasyon yönteminin diğer geleneksel temizleme yöntemlerine göre başarı oranını kıyaslayan herhangi bir ifadeye rastlanmaz.
Metinden çıkarılamayacak olan asıl yargıyı saptayarak doğru cevaba ulaşmak sağlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 714Soru

Müzik, genellikle seslerin ritmik ve melodik bir düzen içinde bir araya gelmesiyle tanımlanır; ancak bu yaygın tanım, sanatsal üretimin en kurucu ögelerinden birini, yani sessizliği (es) göz ardı eder. Bir müzik yapıtındaki sessizlik anları, yalnızca ses perdeleri arasında kalan pasif ve durağan boşluklar ya da teknik birer geçiş koridoru olarak görülmemelidir. Aksine sessizlik, sesin sınırlarını belirginleştiren, ona dramatik gerilimini ve biçimsel derinliğini kazandıran aktif bir yapı taşıdır. Besteci, notaların arasına yerleştirdiği eslerle dinleyiciye zihinsel bir dinlenme alanı sunmayı amaçlamaz; tam tersine, zihinde bir önceki tınının yankısını canlı tutarken bir sonrakine yönelik estetik beklentiyi inşa eder. Dolayısıyla müzikte sessizlik, fiziksel olarak sesin yokluğu anlamına gelse de işlevsel açıdan sesin anlam kazanmasını ve duygu yüklenmesini sağlayan kurucu ve yönlendirici bir varoluş biçimidir. Notaların kendi başlarına taşımakta zorlanacağı estetik ağırlık, sessizlikle kurulan bu diyalektik karşıtlık sayesinde dinleyicinin algı dünyasında somutlaşarak anlam kazanır.

Bu parçadan hareketle, 'Müzikal yapıtlardaki sessizlik, seslerin dinleyici zihninde estetik bir anlam kazanmasını sağlayan aktif ve belirleyici bir unsurdur.' yargısı doğrudur.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Parçadan hareketle müzikal yapıtlardaki sessizliğin, seslerin dinleyici zihninde estetik bir anlam kazanmasını sağlayan aktif ve belirleyici bir unsur olduğu yargısı doğrudur.
Verilen yargı, parçada detaylandırılan sessizliğin müzikal yapıdaki aktif, yönlendirici ve anlam kurucu işlevini doğrudan özetlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar kavramları ve yazarın odaklandığı temel temayı belirlemek.
Metinde müzik, ses ve sessizlik (es) arasındaki ilişki ele alınmakta; sessizliğin sanatsal üretimdeki aktif rolü vurgulanmaktadır.
Metnin kavramsal çerçevesini kurarak ana düşünceye ulaşmayı kolaylaştırmak.
2
Sessizliğe yüklenen işlevleri ve yazarın iletmek istediği asıl mesajı saptamak.
Sessizliğin sesin sınırlarını belirlediği, estetik beklenti ve gerilim yarattığı ve seslerin zihinde anlam kazanmasını sağlayan kurucu bir öge olduğu sonucuna varılır.
Yardımcı düşünceleri eleyerek paragrafın nihai amacını ve ana iletisini saptamak.
3
Sunulan yargıyı, saptanan ana düşünce ile karşılaştırıp doğruluk değerini belirlemek.
Verilen yargının, metinde savunulan 'sessizliğin estetik anlam yaratmadaki aktif ve kurucu rolü' ana fikrini tam olarak yansıttığı görülür.
Önermenin parçaya göre doğruluk derecesini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce; yazarın metinde okuyucuya doğrudan ya da dolaylı yoldan iletmeyi amaçladığı temel mesaj veya savdır.
Soru 715Soru

Dilbilimsel görelilik hipotezi, konuştuğumuz dilin dünyayı algılama ve sınıflandırma biçimimizi şekillendirdiğini savunur. Bu alanda yapılan klasik çalışmalardan biri, dillerindeki renk kategorilerinin çeşitliliği farklı olan toplulukların renkleri ayırt etme hızlarını incelemiştir. Örneğin, mavi ve yeşil renkleri tek bir sözcükle (grue) karşılayan bir kültürün mensupları ile bu iki rengi ayrı sözcüklerle tanımlayan kültürlerin üyeleri laboratuvar ortamında test edilmiştir. Araştırma sonucunda, dilinde mavi ve yeşil için ayrı kavramlar barındıran bireylerin, bu iki rengin sınır tonlarını çok daha hızlı ve hatasız ayırt ettiği gözlemlenmiştir. Bu durum, dilsel kodlamanın sadece iletişimsel bir araç olmadığını, aynı zamanda görsel girdilerin beyinde işlenme sürecine doğrudan müdahale ettiğini göstermektedir.

Bu parçadan hareketle dilbilimsel görelilik ve yapılan araştırma ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mavi ve yeşil renkleri tek bir kavramla karşılayan kültürlerdeki bireylerin, bu iki rengi fizyolojik olarak birbirinin tamamen aynısı şeklinde gördüğüne

Cevap

Mavi ve yeşil renkleri tek bir kavramla karşılayan kültürlerdeki bireylerin, bu iki rengi fizyolojik olarak birbirinin tamamen aynısı şeklinde gördüğüne
Metinde mavi ve yeşil renkleri tek bir sözcükle karşılayan kültürlerin, bu iki rengin sınır tonlarını ayırt etmede diğer gruplara göre daha yavaş olduğu ve daha çok hata yaptığı belirtilmiştir. Ancak bu durum, onların renkleri fizyolojik olarak tamamen aynı gördükleri ya da ayırt edemedikleri anlamına gelmez. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı ve yardımcı düşünceleri analiz etmek.
Dilbilimsel görelilik hipotezinin, dilin dünyayı algılama ve sınıflandırma biçimimizi şekillendirdiğini savunduğu belirlenir.
Parçadaki bilgi sınırlarını doğru belirleyebilmek için metnin ana eksenini kavramak gerekir.
2
Metinde verilen deneyin sonuçlarını ve bulgularını değerlendirmek.
Mavi ve yeşil için ayrı sözcükleri olan bireylerin sınır tonlarını daha hızlı ve hatasız ayırt ettiği, tek sözcük kullananların ise bu konuda daha yavaş kaldığı tespit edilir.
Renk algısı ile dil arasındaki ilişkinin deneysel sınırlarını netleştirmek.
3
Seçenekleri metindeki bulgularla karşılaştırarak parçadan çıkarılamayacak yargıyı saptamak.
Tek bir sözcük kullananların renkleri fizyolojik olarak tamamen aynı gördüğü iddiasının metinde yer almadığı, sadece algılama hızında ve hatasızlıkta farklar olduğu saptanır.
Metinde doğrudan verilmeyen veya aşırı genelleme barındıran yanlış yargıyı bularak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 716Soru

Müzeler, genellikle geçmişin tozlu sayfalarından kopup gelmiş nesnelerin sessizce sergilendiği, zamanın adeta dondurulduğu pasif mekânlar olarak algılanır. Oysa bir müzenin asıl işlevi, sadece tarihi eserleri fiziksel olarak korumak ve onları cam vitrinlerin ardında ziyarete açmak değildir. Gerçek bir müze deneyimi, ziyaretçinin sergilenen nesneler aracılığıyla kendi kültürel kökleriyle ve insanlığın ortak mirasıyla dinamik bir bağ kurmasını sağlar. Geçmişin yaşam pratiklerini, estetik kaygılarını ve teknolojik adımlarını bugünün insanına aktaran bu mekânlar, aynı zamanda geleceğin tasarlanmasında yönlendirici bir köprü vazifesi görür. Ziyaretçiler buralarda sadece nesneleri seyretmez, aynı zamanda insanlığın gelişim macerasına tanıklık eder. Müzeler, toplumların bellek tazelediği, sorguladığı ve kendi kimliğini yeniden ürettiği aktif öğrenme ve etkileşim alanlarıdır. Dolayısıyla müzeyi yalnızca geçmişe ait nesnelerin korunduğu bir depo olarak görmek, onun insan zihnini ve toplumsal geleceği şekillendiren kurucu rolünü göz ardı etmek anlamına gelir.

Bu parçadan hareketle, 'Müzeler, nesneleri sergileme ve koruma işlevlerinin ötesine geçerek geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran aktif ve kurucu toplumsal alanlardır.' ifadesi bu parçanın ana düşüncesi olarak değerlendirilebilir mi?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade metnin ana düşüncesidir.
Metinde müzelerin sadece tarihi koruyan pasif yerler olmadığı, geçmişle gelecek arasında köprü kurduğu ve toplumsal geleceği şekillendirdiği belirtilmiştir. Bu nedenle ifade paragrafın ana düşüncesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki yardımcı düşünceleri tespit etmek.
Müzelerin pasif sergileme alanları olmanın ötesinde geçmişin birikimini bugüne aktardığı belirlenmiştir.
Ana düşünceye ulaşmak için metindeki ipuçlarını ve yardımcı düşünceleri çözümlemek gerekir.
2
Sonuç cümlesini ve parçanın bütününde verilmek istenen temel mesajı analiz etmek.
Müzelerin insan zihnini ve toplumsal geleceği şekillendiren kurucu rolünün vurgulandığı görülmüştür.
Yazarın okuyucuya iletmek istediği asıl ileti olan ana düşünce genellikle sonuç bölümünde sentezlenir.
3
Sorgulanan ifadedeki ana fikri metinden çıkarılan sonuçla karşılaştırmak.
Verilen yargının metnin bütününde savunulan ana düşünce ile birebir örtüştüğü tespit edilmiştir.
İfadenin ana düşünce olup olmadığını doğrulamak için metnin genelini kapsayan bir sentez yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 717Soru

Bisiklet, çevre dostu bir ulaşım aracı olmasının yanı sıra insan sağlığına sunduğu katkılarla da öne çıkar. Günlük yaşam koşturmacasında bisiklet sürmeyi alışkanlık hâline getiren bireyler, hem kalp ve damar sağlıklarını korur hem de hareketsizliğin yol açtığı obezite gibi risklerden uzaklaşır. Ayrıca doğaya hiçbir zararlı gaz salınımı yapmadığı için hava kirliliğinin önlenmesinde büyük bir rol oynar. Kısacası bisiklet kullanımı, hem bireysel sağlığımızı korumanın hem de çevre kirliliğini azaltmanın en keyifli ve etkili yollarından biridir.

Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bisiklet kullanımının hem insan sağlığı hem de çevre üzerindeki olumlu etkileri

Cevap

Bisiklet kullanımının hem insan sağlığı hem de çevre üzerindeki olumlu etkileri
Doğru cevap olan ifade metnin tamamını kapsamaktadır. Paragrafta bisikletin hem insan sağlığı (kalp sağlığı, obezitenin engellenmesi) hem de çevre (hava kirliliğinin önlenmesi) üzerindeki faydaları bir arada sunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş ve sonuç cümlelerine odaklanarak yazarın üzerinde durduğu temel kavramları belirlemek.
Giriş ve sonuç cümlelerinde bisikletin hem çevre dostu olmasına hem de insan sağlığına olan katkılarına vurgu yapıldığı belirlenmiştir.
Paragrafın konusu genellikle giriş ve sonuç kısımlarında özetlenir.
2
Metinde geçen yardımcı düşünceleri ve metin dışı yorumları eleyerek tüm metni kapsayan ana konuyu tespit etmek.
Obezite, kalp sağlığı ve doğaya gaz salınımı gibi konuların yardımcı düşünce olduğu, asıl konunun ise bisiklet kullanımının hem insan sağlığı hem de çevre üzerindeki faydaları olduğu sonucuna varılmıştır.
Konu, paragrafın tamamını kapsayan en genel ve kapsayıcı yargı olmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu
Soru 718Soru

Aşağıdaki parçayı okuyunuz:

Modern yaşamın dinamikleri, bireyi sürekli bir uyarılma ve eylem hâlinde kalmaya zorlayarak can sıkıntısını adeta acilen bertaraf edilmesi gereken bir tehdit gibi konumlandırır. Gelişen teknoloji, kesintisiz bildirimler ve hızla tüketilen dijital içerikler aracılığıyla zihnin boşlukta kalma, yani hiçbir şeyle meşgul olmama ihtimalini tamamen ortadan kaldırmayı hedefler. Oysa felsefe ve sanat tarihi derinlemesine incelendiğinde, insanın kendi içine dönmesini ve içsel sesini dinlemesini sağlayan o 'verimli boşluğun', yaratıcı üretkenliğin en temel kaynağı olduğu açıkça görülür. Zihin, dış dünyadan gelen yapay ve hazır uyarıcılardan mahrum kaldığında, kendi iç dünyasının labirentlerinde gezinmeye ve sıradan olanın ardındaki gizil anlamları aramaya başlar. Dolayısıyla can sıkıntısı, iddia edildiği gibi insanı uyuşturan pasif bir durağanlık değil; aksine zihnin kendi sınırlarını test etmesi ve yeni düşünsel patikalar inşa etmesi için ihtiyaç duyduğu vazgeçilmez bir kuluçka evresidir. Bu yapıcı sessizliği ve boşluğu dışsal meşguliyetlerle sabırsızca doldurmaya çalışmak, yaratıcı potansiyelimizi daha filizlenmeden kurutmak anlamına gelir.

Bu parçadan yola çıkılarak oluşturulan 'Can sıkıntısı, modern dünyanın dayattığı algının aksine, insan zihnini körelten bir hareketsizlik durumu değil; aksine yaratıcı düşünceyi besleyen ve zihnin derinleşmesini sağlayan üretken bir kuluçka evresidir.' ifadesinin parçanın ana düşüncesi olduğu iddiası doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Sunulan ifade parçanın ana düşüncesiyle örtüştüğü için bu iddia doğrudur.
Savunulan temel tez, modern dünyanın can sıkıntısını yok etme çabasına karşın bu boşluğun yaratıcılık için gerekli bir kuluçka dönemi olduğudur. Sunulan cümle bu savı eksiksiz özetlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel karşıtlığı ve yazarın odaklandığı kavramı tespit etmek.
Modern yaşamın can sıkıntısını olumsuzlamasına karşın felsefe ve sanat tarihinin can sıkıntısını yaratıcılığın kaynağı olarak gördüğü belirlenmiştir.
Yazarın asıl savunmak istediği tezin hangi kavramlar etrafında şekillendiğini anlamak.
2
Parçanın sonuç ve gelişim cümlelerindeki nihai mesajı incelemek.
Can sıkıntısının zihnin kendi sınırlarını keşfettiği üretken bir kuluçka evresi olduğu ve bu boşluğun yapay şekilde doldurulmasının yaratıcılığı yok ettiği saptanmıştır.
Yan detayları eleyerek yazarın ulaştığı temel yargıyı ortaya çıkarmak.
3
Önerilen ana düşünce cümlesinin paragrafın iletisini kapsayıp kapsamadığını kontrol etmek.
Önerilen cümlenin parçada anlatılmak istenen ana savı eksiksiz ve doğru bir biçimde sentezlediği görülmüş ve iddianın doğru olduğu sonucuna varılmıştır.
Ana düşüncenin tüm parçayı kapsayıcı nitelikte olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Soru 719Soru

Epigenetik, DNA dizisinde bir değişiklik meydana gelmeksizin genlerin işleyişinde ve ifadesinde oluşan kalıtsal değişiklikleri inceleyen bilim dalıdır. Klasik genetik anlayışı, organizmanın gelişimini tamamen DNA şifresiyle açıklarken; epigenetik araştırmalar, beslenme biçimi, stres düzeyi ve çevre kirliliği gibi dış faktörlerin genetik kodun okunma biçimini değiştirebildiğini ortaya koymaktadır. Bu değişimler, genlerin üzerine eklenen kimyasal etiketler (örneğin metil grupları) vasıtasıyla gerçekleşir ve genin 'açık' ya da 'kapalı' konuma gelmesini sağlar. En çarpıcı bulgulardan biri ise bu kimyasal işaretlerin sonraki nesillere aktarılabilmesidir; yani bir bireyin maruz kaldığı çevresel koşullar, çocuklarının ve hatta torunlarının fenotipini doğrudan etkileyebilmektedir. Dolayısıyla epigenetik, genetik kadercilik anlayışını yıkarak biyolojik varoluşumuzda çevreyle etkileşimin belirleyici rolünü gözler önüne serer.

Bu parçadan epigenetik ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevresel etkenlerin genlerin okunma biçimi üzerinde yarattığı etkilerin, yalnızca olumsuz dış koşullar altında ortaya çıktığına

Cevap

Çevresel etkenlerin genlerin okunma biçimi üzerinde yarattığı etkilerin, yalnızca olumsuz dış koşullar altında ortaya çıktığına
Doğru cevap, çevresel etkenlerin genler üzerindeki etkilerinin yalnızca olumsuz durumlarla sınırlı olduğunu iddia eden seçenektir. Metinde epigenetik değişimleri tetikleyen unsurlar arasında 'beslenme biçimi' de sayılmıştır. Beslenme biçimi doğası gereği mutlaka olumsuz bir durum teşkil etmez. Dolayısıyla bu değişimlerin yalnızca olumsuz dış koşullar altında ortaya çıktığı yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki temel tanım ve kavramlar çözümlenir.
Epigenetiğin DNA dizisinde değişiklik yapmadan gen ifadesini değiştirdiği ve bunun kalıtsal olduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki yapısal ve işlevsel değişim iddialarını doğrulamak için bu analiz gereklidir.
2
Metinde geçen çevresel etkenler ve etkileri belirlenir.
Beslenme biçimi, stres düzeyi ve çevre kirliliği gibi dış faktörlerin genetik kodun okunma biçimini değiştirdiği ve sonraki nesillere aktarılabildiği görülür.
Çevresel faktörlerin kapsamını ve aktarım özelliklerini test etmek için bu tespit önemlidir.
3
Seçenekler metinden elde edilen bulgularla karşılaştırılır.
Beslenme biçimi gibi nötr/olumlu olabilecek etkenlerin varlığı nedeniyle, epigenetik etkilerin yalnızca olumsuz dış koşullar altında ortaya çıktığı iddiasının yanlış olduğu belirlenir.
Metindeki bilgilerin sınırlarını aşan hatalı genellemeyi tespit edip doğru cevaba ulaşmak için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta yardımcı düşünceler, ana düşünceyi destekleyen, sınırlarını çizen ve metinde doğrudan ya da dolaylı olarak yer verilen yan yargılardır. Yardımcı düşünce sorularında seçeneklerin metindeki ifadelerle anlamca örtüşmesi gerekir; metinde bulunmayan sınırlamalar veya aşırı genellemeler yardımcı düşünce olamaz.
Soru 720Soru

Denizlerin en gizemli canlılarından biri olan mürekkep balıkları, olağanüstü bir kamuflaj yeteneğine sahiptir. Derilerinde bulunan kromatofor adlı özel hücreler sayesinde saniyeden daha kısa bir sürede renk ve desen değiştirebilirler. Bu hücreler, çevrelerindeki ışığ�� ve tonları taklit ederek canlının kum, kaya ya da deniz yosunlarıyla tamamen bütünleşmesini sağlar. Mürekkep balıkları bu yeteneği yalnızca avcılardan korunmak için değil, aynı zamanda avlarına görünmeden yaklaşabilmek amacıyla da kullanır. Ayrıca kendi aralarındaki iletişimde ve eş seçiminde de bu renk değişimlerinden yararlanırlar. Ancak bu süreç canlının sinir sistemi tarafından doğrudan kontrol edildiğinden, ciddi miktarda enerji harcanmasına yol açar.

Bu parçadan hareketle mürekkep balıklarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Renk değişiminin canlının vücut sıcaklığını dengede tutmasını sağladığına

Cevap

Renk değişiminin canlının vücut sıcaklığını dengede tutmasını sağladığına
Doğru seçenek olan renk değişiminin canlının vücut sıcaklığını dengede tutmasını sağladığı yönündeki yargı metinde hiçbir şekilde yer almamaktadır. Metinde renk değişiminin işlevleri olarak avcılardan korunma, avlanma, kendi aralarında iletişim ve eş seçimi sayılmış; enerji kaybına yol açtığı belirtilmiş ancak vücut sıcaklığına dair bir detay verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın satır satır analiz edilmesi ve ana hatlarının belirlenmesi
Mürekkep balıklarının kromatofor hücreleriyle çok hızlı renk değiştirdiği, bu yeteneği korunma, avlanma, kendi aralarında iletişim ve eş seçimi için kullandıkları ancak bu sürecin enerji harcattığı tespit edilmiştir.
Yardımcı düşünce sorularında seçeneklerin metindeki hangi cümlelerle eşleştiğini bulmak gerekir.
2
Seçeneklerin metindeki ifadelerle eşleştirilerek elenmesi
Renk değiştirmenin çok kısa zamanda gerçekleştiği (saniyeden kısa sürede), hem korunma hem avlanmada kullanıldığı (avcılardan korunma ve avına yaklaşma), çevre tonlarını taklit ettiği (ışık ve tonları taklit etme) ve kendi türü içindeki etkileşimde rol oynadığı (kendi aralarındaki iletişim) seçenekleri metinden çıkarılır.
Doğrulanabilen seçeneklerin elenmesiyle ulaşılamayan yargı ortaya çıkarılacaktır.
3
Kalan seçeneğin metinle uyumluluğunun denetlenmesi
Vücut sıcaklığının dengelenmesiyle ilgili metinde hiçbir veri veya değini olmadığı belirlenmiştir. Bu yargı metinden çıkarılamaz.
Doğru yanıtın doğruluğunun kesinleştirilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
ÖncekiSayfa 36 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 36 | Examkin