Sözcükte Anlam

176 soru

Soru 141Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen koyu yazılı mecaz anlamlı sözcükleri, cümledeki kullanım alanlarına göre sağdaki anlam tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Felsefi düşünceleri zihninde iyice sindirerek kendi süzgecinden geçiren düşünür, çağı aşan tezler sunar.
Sanatçının iç dünyasındaki huzursuzluklar, onun yaratıcılığını kamçılayan en önemli itici güçtür.
Şair, yıllar boyu biriktirdiği insani deneyimlerin hasadını bu olgunluk dönemi eserinde topluyor.
Yazar, ele aldığı sert gerçekleri şiirsel bir dille perdeleyerek okurun estetik algısını ön planda tutmak istemiş.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sözcüklerin cümledeki bağlamına göre anlam eşleştirmeleri şu şekildedir: 'sindirerek' sözcüğü 'İyice öğrenip özümsemek, benimsemek' tanımıyla; 'kamçılayan' sözcüğü 'Bir isteği, gayreti veya gücü artırmak, harekete geçirmek' tanımıyla; 'hasadını' sözcüğü 'Bir çalışmanın, sürecin sonucunda elde edilen verim veya ürün' tanımıyla; 'perdeleyerek' sözcüğü 'Gizlemek, örtmek, belirginliğini azaltmak' tanımıyla eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki tüm hedef kelimeler tamamen soyut ve mecaz anlamlarıyla kullanılmıştır. 'Sindirmek' kelimesi zihinsel özümsemeyi, 'kamçılamak' harekete geçirici gücü, 'hasat' birikimlerin sonucunda elde edilen verimli sonucu, 'perdelemek' ise gerçekleri örtüp gizlemeyi ifade ettiğinden eşleştirmeler bu tanımlarla doğru şekilde örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen hedef sözcüklerin bağlamsal anlamlarını analiz etmek.
'sindirerek', 'kamçılayan', 'hasadını' ve 'perdeleyerek' sözcüklerinin gerçek anlamlarından tamamen uzaklaşarak soyut birer anlam kazandıkları görülmüştür.
Sözcüklerin mecaz anlamlarını doğru belirleyebilmek için cümle içindeki bağlamsal rollerinin incelenmesi gerekir.
2
Mecaz anlam kazanan sözcükleri sağ tarafta verilen sözlük tanımlarıyla eşleştirmek.
'Sindirerek' zihinsel özümsemeyle, 'kamçılayan' yaratıcı gücü tetiklemeyle, 'hasadını' birikimlerin sonucunda elde edilen verimle, 'perdeleyerek' ise gerçekleri gizleme veya örtmeyle eşleşir.
Mecaz anlamlar, kelimenin temel anlamından tamamen koparak kazandığı yeni soyut anlam dünyasını yansıtır.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 142Soru

Sanatçı, atölyesindeki dağınık masanın (I)gözünden çıkardığı eski fırçaları tek tek temizlemeye başladı. Tuvalin karşısına geçip ilk darbeyi vurmadan önce pencereden sızan (II)ışığın odadaki nesneler üzerindeki yansımasını izledi. Dışarıda, sonbaharın (III)ılık rüzgârıyla savrulan sararmış yapraklar uçuşuyordu. Bu sakin günün ardında gizlenen hüznü, fırçasının ucundaki boyalarla tuvalde (IV)şekillendirmeye hazırlanıyordu. Ancak içindeki kararsızlık, atacağı her adımın önüne görünmez bir (V)duvar örüyordu.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Parçada V numarayla belirtilen "duvar" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır.
"duvar" sözcüğü, gerçekte tuğla, taş vb. malzemelerle örülen yapı anlamına gelir. Metinde ise "atacağı her adımın önüne görünmez bir duvar örüyordu" ifadesinde, yazarın önündeki soyut engeli, aşılması zor durumu ifade edecek şekilde kullanılmıştır. Bu nedenle sözcük gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak mecaz anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin metin içindeki bağlamını ve anlamlarını tek tek inceleyin.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından uzaklaşıp uzaklaşmadığı veya yeni bir işlev kazanıp kazanmadığı belirlenir.
Sözcüklerin cümledeki kullanım alanlarına göre kazandıkları anlam türünü ayırt etmek gerekir.
2
Mecaz anlamlı olan sözcüğü belirleyin.
"duvar" sözcüğünün fiziksel bir yapı olmaktan çıkıp soyut bir "engel" anlamı kazandığı tespit edilir.
Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve Yan Anlam Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 143Soru

Terim anlam; bir bilim, sanat, meslek dalı ya da çeşitli çalışma alanlarıyla ilgili özel ve belirli kavramları karşılayan sözcüklerin kazandığı anlamdır. Bir sözcüğün terim anlamlı sayılabilmesi için o alana özgü bilimsel veya teknik bir kavramı doğrudan karşılaması gerekir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkçede isim ve fiil köklerini doğru ayırt etmek, sözcük yapısı sorularını çözmede büyük kolaylık sağlar.

Cevap

Türkçede isim ve fiil köklerini doğru ayırt etmenin sözcük yapısı sorularını çözmedeki önemini belirten cümlede, 'kök' sözcüğü dil bilgisi bilim dalına ait teknik bir terim olarak kullanılmıştır.
İsim ve fiil köklerinden bahseden cümlede geçen 'kök' sözcüğü, dil bilgisi (dil bilimi) alanına ait teknik ve özel bir kavramı karşıladığı için terim anlamlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki hedef sözcüklerin (perde, ağız, kök, açı, nota) cümle içindeki anlamlarını analiz etmek.
Sözcüklerin gerçek, yan, mecaz veya terim anlam kazanıp kazanmadığı belirlenir.
Sözcüklerin kazandığı anlam özelliğini doğru tespit etmek için cümle içindeki bağlamlarına bakılması gerekir.
2
Dil bilgisi alanına ait teknik bir kavramı karşılayan 'kök' sözcüğünün yer aldığı seçeneği belirlemek.
İsim ve fiil köklerinin dil bilgisi terimi olarak kullanıldığı saptanır.
Diğer seçeneklerde geçen sözcükler terim anlamı dışında (mecaz ve yan anlamda) kullanılmışken, bu seçenek bilimsel/teknik bir alanı doğrudan karşılar.

Anahtar Kavram

Terim Anlam
Soru 144Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacı güdülerek kendi anlam alanının dı��ına çıkarılması ve başka bir kavramı karşılayacak şekilde kullanılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ormanın derinliklerinden gelen o tatlı şırıltı eşliğinde, yanımızdaki ağacın gölgesinde biraz dinlenmeye karar verdik.

Cevap

Ormanın derinliklerinden gelen o tatlı şırıltı eşliğinde, yanımızdaki ağacın gölgesinde biraz dinlenmeye karar verdik.
Deyim aktarmaları (anlam aktarmaları); insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya veya duyular arası aktarım şeklinde gerçekleşebilir. Doğru seçenekte yer alan cümlede geçen 'tatlı şırıltı' ifadesinde, tat alma duyusuyla ilgili olan 'tatlı' sözcüğü işitme duyusuyla ilgili olan 'şırıltı' sözcüğüne aktarılarak duyular arası bir deyim aktarması yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki sözcüklerin anlam ilişkilerini incelemek
Cümlelerde geçen mecazlı, yan anlamlı ve aktarmalı kullanımlar tespit edilir.
Deyim aktarmasının varlığını saptamak için öncelikle kelimelerin temel anlamlarının dışındaki kullanımlara odaklanılması gerekir.
2
Tespit edilen mecazi kullanımların türlerini belirlemek
'Anadolu' ve 'tribünler' sözcüklerinde ad aktarması, 'dükkânın yükü' ifadesinde mecaz anlam, 'tatlı şırıltı' ifadesinde ise duyular arası deyim aktarması olduğu belirlenir.
Deyim aktarmasını diğer anlam olaylarından (özellikle ad aktarması ve basit mecaz anlamdan) ayırt etmek doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Deyim aktarması, benzetme ilgisiyle bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Bu olay insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya veya duyular arası aktarımla gerçekleşebilir.
Soru 145Soru

(I) Şair, uzun bir aradan sonra yayımladığı bu şiir kitabında dilin alışılagelmiş sınırlarını aşmayı hedefliyor. (II) Ülkemizdeki birçok önemli kalem, şairin bu çalışmasıyla yeni bir başarıya imza attığını belirtiyor. (III) Kitaptaki şiirlerin bütününde yalnızlık ve ayrılık gibi bireysel temalar, oldukça sade bir dille işlenmiş. (IV) Dizelerin arasına ustalıkla serpiştirilen ılık feryatlar, eserin lirik havasını daha da belirginleştiriyor. (V) Şair, şiirlerinde yerel unsurları evrensel değerlerle harmanlayarak kendine özgü bir dünya kuruyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde deyim aktarmas�� (anlam aktarması) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV numaralı cümle)
Deyim aktarması, benzetme ilgisine dayanılarak bir kavramın özelliklerinin başka bir kavrama aktarılmasıdır. Dördüncü cümlede yer alan 'ılık feryatlar' ifadesinde, dokunma duyusuyla algılanan 'ılık' sözcüğü işitme duyusuyla algılanan 'feryat' sözcüğüne aktarılarak duyular arası aktarım yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerde geçen mecazlı, yan anlamlı ve aktarmalı kullanımları tespit etmek.
Birinci cümlede 'sınırları aşmak' mecaz, ikinci cümlede 'kalem' ad aktarması, üçüncü cümlede 'sade dil' yan/mecaz anlam, dördüncü cümlede 'ılık feryat' anlam aktarması ve beşinci cümlede 'dünya kurmak' mecaz anlam olarak tespit edilmiştir.
Sözcüklerin cümlelerde üstlendikleri anlam rollerini ayırt edebilmek.
2
Deyim aktarması tanımına uyan aktarımı ve türünü belirlemek.
Dördüncü cümledeki 'ılık feryat' ifadesinin dokunma duyusundan işitme duyusuna yapılan bir aktarım (duyular arası aktarma) olduğu ve bunun deyim aktarması kapsamına girdiği belirlenmiştir.
Soruda istenen deyim aktarmasını doğru gerekçesiyle ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Deyim aktarması (anlam aktarması), aralarında benzetme ilgisi bulunan iki kavram ya da duyu arasında yapılan anlam aktarımıdır. Dokunma duyusuna ait 'ılık' sözcüğünün işitme duyusuna ait 'feryat' için kullanılması duyular arası aktarım örneğidir.
Soru 146Soru

Sözcüklerin cümle içinde kazandığı anlam özellikleri, onların gerçek, yan, mecaz veya terim anlam kategorilerinden hangisine ait olduğunu belirler.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içinde verilen sözcük terim anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öğretmenimiz, bugünkü Türkçe dersinde sözcüklerin 'kök' ve ek yapılarını detaylıca inceleyeceğimizi söyledi.

Cevap

Öğretmenimiz, bugünkü Türkçe dersinde sözcüklerin 'kök' ve ek yapılarını detaylıca inceleyeceğimizi söyledi.
Öğretmenimiz, bugünkü Türkçe dersinde sözcüklerin 'kök' ve ek yapılarını detaylıca inceleyeceğimizi söyledi. cümlesindeki 'kök' sözcüğü dil bilgisi (türkçe) alanına ait bir terimdir. Dil bilgisinde sözcüğün anlamlı en küçük parçasına 'kök' denir ve bu bilimsel bir kavramı karşılar. Dolayısıyla sözcük bu cümlede terim anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde tırnak içine alınmış sözcüklerin cümlelerdeki bağlamlarını ve yüklendikleri anlamları analiz etmek.
Sözcüklerin gerçek, yan, mecaz veya terim anlam özelliklerinden hangisine sahip olduğu tespit edilir.
Sözcüklerin tek başlarına değil, cümle içindeki bağlamlarına göre anlam kazandıklarını belirlemek gerekir.
2
Bilimsel, sanatsal ya da mesleki bir alanın özel kavramını karşılayan sözcüğü bulmak.
Türkçe dersi bağlamında kullanılan 'kök' sözcüğünün dil bilgisine ait bir terim olduğu saptanır.
Bilim, sanat ya da meslek alanına özgü bir kavramı karşılayan sözcük terim anlamlıdır.

Anahtar Kavram

Terim Anlam
Soru 147Soru

Deyim aktarması (anlam aktarması); bir sözcüğün benzetme amacı güdülerek kendi anlam alanının dışına çıkarılması ve başka bir kavramı karşılayacak şekilde kullanılmasıdır. Ad aktarması (mecazımürsel) ise aralarında benzerlik ilgisi kurulmaksızın, bir kavramın çeşitli ilişkilerle başka bir kavram yerine kullanılmasıdır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim aktarması vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatçının son tablosunda kullandığı hırçın renkler, sergiyi gezenlerin ruhunda derin bir huzursuzluk uyandırıyordu.

Cevap

Sanatçının son tablosunda kullandığı hırçın renkler ifadesinin yer aldığı cümledir.
Doğru cevap olan 'Sanatçının son tablosunda kullandığı hırçın renkler...' cümlesinde, insana özgü bir nitelik olan 'hırçın' sözcüğü, aralarında benzetme ilgisi kurularak doğadaki bir unsura (renklere) aktarılmıştır. Bu durum insandan doğaya aktarım biçiminde gerçekleşen bir deyim aktarmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerde geçen mecazlı, yan anlamlı ve aktarmalı kullanımları tek tek incelemek.
Tüm cümlelerde temel anlamın dışında kalan çeşitli anlam olayları tespit edilir.
Deyim aktarmasını diğer anlam olaylarından ayırabilmek için her seçenekteki sözcük ilişkilerini çözümlemek gerekir.
2
Benzerlik ilgisine dayalı olan anlam aktarımının (deyim aktarması) hangi cümlede yapıldığını belirlemek.
Sanatçının tablosundaki 'hırçın renkler' ifadesinde insana özgü bir mizacın (hırçınlık) doğaya/cansız varlığa (renkler) benzetme ilgisiyle aktarıldığının görülmesi.
Deyim aktarmasının tanımına uygun olarak aralarında benzetme ilgisi kurulan bu aktarım, sorulan hedefe ulaşmamızı sağlar.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Soru 148Soru

Edebî metinlerde ve günlük konuşma dilinde, anlatımı daha etkili kılmak amacıyla bir duyuya ait kavramın başka bir duyu için kullanılmasına ya da doğa ile insan arasında nitelik aktarımı yapılmasına anlam (deyim) aktarması denir.

Bu açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam aktarması yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konser salonunu dolduran müzikseverler, sanatçının sesindeki o buğulu tınıya adeta hayran kalmıştı.

Cevap

Konser salonunu dolduran müzikseverler, sanatçının sesindeki o buğulu tınıya adeta hayran kalmıştı.
Müzikseverlerin sanatçının sesindeki buğulu tınıya hayran kaldığını belirten seçenekte geçen 'buğulu tını' ifadesi duyular arası bir aktarım örneğidir. Normalde görme duyusuna ait olan 'buğu' (buğulu) sözcüğü, işitme duyusuyla algılanan 'tını' sözcüğüyle bir araya getirilmiştir. Bu durum, Türkçedeki deyim aktarması (anlam aktarması) türlerinden biri olan duyular arası aktarımı doğrudan örnekler.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki mecazlı, yan anlamlı ve aktarmalı kullanımları belirleyin.
Seçeneklerde sırasıyla 'usta kalemi', 'etekleri zil çalan', 'dağın eteklerindeki', 'buğulu tınıya', 'çıkmaza girmesi' ifadeleri mecazi veya yan anlam ilgileri taşımaktadır.
Anlam aktarmasını bulmak için öncelikle temel anlamının dışına çıkmış veya aktarma yapılmış söz öbeklerini tespit etmek gerekir.
2
Tespit edilen bu ifadelerin dil bilgisi ve anlamsal özelliklerini (ad aktarması, deyim, yan anlam, deyim aktarması) çözümleyin.
'Usta kalemi' ifadesinde benzetme amacı olmadan yazar kastedildiği için ad aktarması vardır. 'Etekleri zil çalmak' kalıplaşmış bir deyimdir ancak deyim aktarması değildir. 'Dağın etekleri' yakıştırma yoluyla yan anlamdır. 'Çıkmaza girmek' mecaz anlamdır. 'Buğulu tını' ifadesinde ise görme duyusuna ait bir özellik (buğulu), işitme duyusuna (tını) aktarılmıştır.
Deyim aktarmasının (anlam aktarması) gerçekleşebilmesi için duyular arası aktarım veya insandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya aktarımlardan birinin bulunması şarttır.

Anahtar Kavram

Deyim aktarması (anlam aktarması), aralarında benzetme ilgisi bulunan kavramlar arasında gerçekleşen anlam aktarımıdır. Bu aktarım duyular arası aktarımı da kapsar.
Soru 149Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, ait oldukları bilim veya sanat dallarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Oyunun dramatik yapısını güçlendiren son perde, izleyicilerin salondan büyük bir sessizlikle ayrılmasına neden oldu.
Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan stratejik boğaz, dünya ticaretinin en önemli su yollarından biridir.
Bestekârın eserinde tercih ettiği tiz notalar, kemanın solo performansıyla birleşerek dinleyicileri büyüledi.
İkinci dereceden denklemin diskriminantı sıfırdan küçük olduğu için gerçel sayılar kümesinde herhangi bir kök bulunmamaktadır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

perde sözcüğü Tiyatro ile, boğaz sözcüğü Coğrafya ile, nota sözcüğü Müzik ile, kök sözcüğü Matematik ile eşleşmelidir.
Cümlelerde geçen terimlerin ait oldukları alanlar sırasıyla tiyatro, coğrafya, müzik ve matematiktir. Bu doğrultuda perde tiyatroyla, boğaz coğrafyayla, nota müzikle ve kök matematik alanıyla doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde koyu yazılmış sözcükler tespit edilir ve cümle içindeki bağlamları incelenir.
perde, boğaz, nota, kök sözcüklerinin gerçek anlamlarından uzaklaşarak bilim ve sanat dallarına özgü kavramları karşıladığı görülür.
Bir sözcüğün terim anlamlı olup olmadığını belirlemek için kullanıldığı cümlenin bağlamına bakılmalıdır.
2
Tespit edilen bu terimlerin ait oldukları disiplinler belirlenir.
perde tiyatroyla, boğaz coğrafyayla, nota müzikle, kök ise matematikle eşleşir.
Sözcüklerin karşıladığı kavramların hangi bilim veya sanat dalının çalışma alanına girdiği saptanarak eşleştirme tamamlanır.

Anahtar Kavram

Terim anlam, bir bilim, sanat, meslek dalı ya da bir konuyla ilgili özel ve belirli kavramları karşılayan sözcüklerin kazandığı anlamdır.
Soru 150Soru

Modern çağın getirdiği yoğun bilgi bombardımanı altında insan, zihnini dinlendirecek alanlar bulmakta zorlanıyor. Bu durum, bireyin kendi iç sesini duymasını ve düşüncelerini damıtmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, yıllar boyu biriktirdiği gözlemleri zihninde süzgeçten geçirip en saf, en özlü biçimde kâğıda dökmeyi başarmıştır.

Cevap

Yazarın gözlemlerini zihninde süzgeçten geçirip en saf, en özlü biçimde kâğıda dökmesini belirten seçenek doğru yanıttır.
Cümledeki 'damıtmak' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmış olup 'düşünceleri yabancı ve gereksiz unsurlardan arındırmak, süzmek ve en özlü hale getirmek' anlamını taşımaktadır. Yazarın gözlemlerini zihninde süzgeçten geçirip en saf ve özlü biçimde kâğıda dökmesini belirten ifadede bu anlam tam olarak karşılanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüğün ba��lamsal anlamını belirleme
Cümledeki 'damıtmak' sözcüğü mecazi anlamda kullanılmış olup, 'düşünceleri yabancı unsurlardan arındırmak, süzmek ve en saf/özlü haline getirmek' demektir.
Sözcüğün bağlama göre kazandığı mecaz veya yan anlam sınırlarını doğru belirlemek, seçeneklerdeki karşılığını bulmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki eylemlerin bağlamsal karşılıklarını arama
Seçenekler incelendiğinde 'süzgeçten geçirip en saf, en özlü biçimde sunmak' ifadesinin 'damıtmak' eylemiyle doğrudan örtüştüğü belirlenir.
Eş veya yakın anlamlılık ilişkisinin kurulabilmesi için iki ifadenin de saflaştırma ve özünü elde etme nüansını taşıması gerekir.
3
Çeldirici seçenekleri eleme
Diğer seçeneklerde geçen 'not etmek', 'incelemek', 'paylaşmak' ve 'yeni fikirler geliştirmek' eylemlerinin damıtma eylemindeki arındırma ve özleştirme işlevini karşılamadığı görülür.
Doğru seçeneğin kesinliğinden emin olmak amacıyla çeldiricilerdeki anlam kaymaları teyit edilir.

Anahtar Kavram

Sözcüklerin cümle içindeki bağlamlarına göre kazandıkları eş veya yakın anlam karşılıklarını tespit etme.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 151Soru

Sanatçının yapıtlarında görülen o yalınkat söyleyiş, ilk bakışta okura basit ve sıradan gelse de derinlemesine bir tahlille incelendiğinde eserin içinde barındırdığı zengin çağrışım dünyasını ele verir.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün yerine anlamca aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: derinliği olmayan

Cevap

derinliği olmayan
Altı çizili olan 'yalınkat' sözcüğü, mecaz anlamda 'derinliği olmayan, yüzeysel' durumları nitelemektedir. Paragrafta söyleyişin ilk etapta basit görünmesi fakat incelendiğinde zenginleşmesi, 'derinliği olmayan' ifadesiyle doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki altı çizili 'yalınkat' sözcüğünün cümleye kattığı bağlamsal anlam belirlenir.
'Yalınkat' sözcüğünün edebiyatta ve günlük dilde 'derinliği olmayan, sığ, yüzeysel' anlamında kullanıldığı tespit edilir.
Sözcüğün cümledeki yerini doğru kavramak için temel ve mecaz/yan anlam ayrımının yapılması gerekir.
2
Metnin genelindeki anlam akışı incelenir.
Söyleyişin ilk başta basit gelip daha sonra derinlik kazanması, başlangıçtaki durumun derinlikten yoksun (yalınkat) olduğunu doğrular.
Bağlamsal anlamın sağlamasının yapılması, yanlış çeldiricilere yönelmeyi engeller.
3
Seçeneklerdeki ifadelerle altı çizili sözcüğün anlamı karşılaştırılır.
'derinliği olmayan' ifadesinin 'yalınkat' sözcüğünün yerini tam olarak karşıladığı görülür.
En uygun eş veya yakın anlamlı karşılığın belirlenmesi hedeflenir.

Anahtar Kavram

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Soru 152Soru

(I) Modern şehir hayatının gürültüsünden kaçıp sığındığımız bu Ege köyü, bize unuttuğumuz pek çok değeri yeniden hatırlattı. (II) Güneşin ilk ışıklarıyla uyanıp penceremizi açtığımızda, karşı dağların sırtında asılı duran sis bulutunu izledik. (III) Tüm mahalle, belediyenin düzenlediği yaz şenliğine katılmak için akşam saatlerinde meydanda toplanmıştı. (IV) Akşamüstü deniz kenarına indiğimizde, dalgaların kıyıdaki kayalara fısıldadığı o eski melodiyi dinledik. (V) Burada geçirdiğimiz her gün, zihnimizdeki tüm yorgunluğu adeta bir silgi gibi silip süpürdü.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde deyim aktarması (anlam aktarması) yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümle

Cevap

IV. cümle
Dördüncü cümlede yer alan 'dalgaların kıyıdaki kayalara fısıldadığı' ifadesinde, insana özgü olan 'fısıldamak' eylemi dalgalara yüklenerek kişileştirme yapılmıştır. Kişileştirme (insandan doğaya aktarım), aralarında benzetme ilgisi kurularak yapılan bir deyim aktarması (anlam aktarması) türüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleleri anlam aktarımı (deyim aktarması) yönünden tek tek incelemek.
IV. cümlede geçen 'dalgaların kıyıdaki kayalara fısıldadığı' ifadesinde insana özgü olan fısıldama eyleminin doğadaki bir unsura (dalgalara) aktarıldığı tespit edilmiştir.
İnsana ait özelliklerin doğaya aktarılması (kişileştirme) benzetme ilgisine dayandığı için doğrudan bir deyim aktarması (anlam aktarması) türüdür.
2
Diğer seçeneklerdeki kelimelerin anlam ilişkilerini ayırt etmek.
II. cümlede 'dağların sırtı' ifadesiyle yan anlam, III. cümlede 'tüm mahalle' ifadesiyle ad aktarması, V. cümlede ise 'silgi gibi' ifadesiyle benzetme yapıldığı belirlenmiştir.
Öğrencilerin en çok karıştırdığı ad aktarması (mecazımürsel) ile yan anlam (yakıştırmaca) kavramlarının elenerek doğru cevaptan emin olunması sağlanır.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 153Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu belirtilen sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın veya eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanat dünyasındaki gelişmeleri kendi süzgecinden geçirerek eserlerine yansıtan ressam, başka akımlara öykünmekten her zaman kaçınmıştır.
Yıllardır maruz kaldığı bu haksız eleştirileri artık kanıksadığı için hiçbirine yanıt verme gereği duymuyordu.
Bilim insanı, ulaştığı verilerin doğruluğunu yadsımadan araştırmasının eksik yönlerini de dürüstçe ortaya koymalıdır.
Toplumsal değişimlerin edebiyatla olan ilintisini doğru kuramayan yazarlar, eserlerinde çağın gerisinde kalmaya mahkûmdur.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'öykünmekten' kelimesi sağ sütundaki 'Benzerini yapmaya çalışmak, taklit etmek' tanımıyla; 'kanıksadığı' kelimesi 'Çok tekrarlanması sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak' tanımıyla; 'yadsımadan' kelimesi 'Var olan bir durumu görmezden gelmek, inkâr etmek' tanımıyla; 'ilintisini' kelimesi ise 'Aralarında ilgi veya bağlılık bulunma durumu, ilişki' tanımıyla eşleşmektedir.
Sol sütundaki kelimelerin cümledeki kullanım alanları incelendiğinde; 'öykünmek' kelimesinin taklit etmeyi, 'kanıksamak' kelimesinin bir duruma alışmayı, 'yadsımak' kelimesinin inkâr etmeyi ve 'ilinti' kelimesinin bağ kurmayı ifade ettiği görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri saptamak ve bulundukları cümledeki bağlamlarını analiz etmek.
Birinci cümlede 'öykünmek', ikinci cümlede 'kanıksamak', üçüncü cümlede 'yadsımak' ve dördüncü cümlede 'ilinti' sözcüklerinin anlamları aranacaktır.
Sözcüklerin bağlamsal anlamlarını doğru belirlemek, doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Koyu yazılmış her bir sözcüğü karşı sütundaki tanımlarla eşleştirmek.
'öykünmek' eyleminin taklit etmekle, 'kanıksamak' durumunun bir şeye alışıp tepkisizleşmekle, 'yadsımak' eyleminin inkâr etmekle, 'ilinti' isminin ise ilişki/bağ ile eşleştiği görülür.
Her sözcüğün Türkçedeki sözlük ve bağlam anlamı, doğru seçeneklerle ilişkilendirilir.

Anahtar Kavram

Bağlama uygun eş anlamlı ve yakın anlamlı sözcükleri saptama
Soru 154Soru

Anlatıma canlılık ve etkileyicilik kazandırmak amacıyla sözcüklerin bilinen anlam sınırları aşılarak başka kavram veya varlıkların yerine kullanılması durumuna deyim aktarması adı verilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu söz sanatına yer verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gecenin kör karanlığında, uzaktan gelen o soğuk çığlık içimizdeki korkuyu iyice tetikledi.

Cevap

Gecenin kör karanlığında, uzaktan gelen o soğuk çığlık içimizdeki korkuyu iyice tetikledi.
Doğru cevap olan cümlede birden fazla deyim aktarması (anlam aktarması) örneği bulunmaktadır. Bunlardan ilki, insana ait bir özellik olan 'körlük' durumunun doğadaki 'karanlık' kavramına aktarılmasıdır ('kör karanlık'). İkincisi ise dokunma duyusuyla hissedilen 'soğuk' niteliğinin işitme duyusuyla algılanan 'çığlık' sözcüğü için kullanılmasıyla yapılan 'duyular arası aktarma' örneğidir ('soğuk çığlık'). Bu aktarmalar benzetme esasına dayanan deyim aktarması örnekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan mecazlı söyleyişler, yan anlamlar ve aktarmalar tespit edilir.
Aday cümlelerdeki 'boş söz', 'tüm salon', 'kör karanlık' / 'soğuk çığlık', 'dişini tırnağına takmak' ve 'masanın ayağı' ifadeleri belirlenir.
Sözcük düzeyindeki anlam olaylarını sınıflandırmak için ��ncelikle hedef ifadelerin belirlenmesi gerekir.
2
Belirlenen ifadelerin anlam özellikleri incelenerek ad aktarması, yan anlam, mecaz anlam ve deyim aktarması ayrımları yapılır.
'Tüm salon' ifadesinde benzetme amacı olmaksızın yer-insan ilişkisi kurulduğu için ad aktarması; 'masanın ayağı' yakıştırma yoluyla yan anlam; 'boş söz' ve 'dişini tırnağına takmak' mecaz anlam; 'soğuk çığlık' ve 'kör karanlık' ise benzetme ilgisiyle kurulan deyim aktarması olarak sınıflandırılır.
Deyim aktarmasının temel ayırt edici özelliği olan 'benzetme ilgisiyle anlam aktarımı' ve 'duyular arası aktarım' ilkelerini uygulamak.
3
Deyim aktarması barındıran cümle doğru cevap olarak işaretlenir.
'Gecenin kör karanlığında, uzaktan gelen o soğuk çığlık içimizdeki korkuyu iyice tetikledi.' cümlesi doğru seçenektir.
Bu cümlede hem insandan doğaya hem de duyular arası deyim aktarması gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Deyim Aktarması (Anlam Aktarmaları) ve Çeşitleri
Soru 155Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcük veya söz öbeklerini, cümledeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarihsel verileri göz ardı eden bir sosyolojik analiz, toplumun bugünkü yapısını açıklamakta yetersiz kalacaktır.
Yazar, Batı edebiyatından aldığı teknikleri kendi kültürel potasında eriterek özümsemiştir.
Eleştirmen, genç şairlere öncelikle klasik eserleri defalarca okumalarını salık veriyor.
Toplumun kültürel yozlaşmasından yakınan sanatçılar, çözüm üretmek yerine sadece durum tespiti yapıyorlar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: 'göz ardı eden' ifadesi 'değer vermeyip önemsemeyen, dikkate almayan' ile; 'özümsemiştir' sözcüğü 'kendi malı durumuna getiren, iyice benimseyen' ile; 'salık veriyor' sözü 'yararlı bir şeyi yapmasını tavsiye eden, öneren' ile; 'yakınan' sözcüğü ise 'durumdan memnun olmayıp sızlanan, şikayet eden' ile eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki koyu renkli sözcüklerin bağlamsal anlamları sağ sütundaki tanımlarla bire bir örtüşmektedir. 'Göz ardı etmek' önemsememeyi, 'özümsemek' kendine mal etmeyi, 'salık vermek' tavsiye etmeyi ve 'yakınmak' şikayet etmeyi ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri ve bağlamlarını incelemek.
Sözcüklerin (göz ardı eden, özümsemiştir, salık veriyor, yakınan) cümle içindeki anlamları belirlenmiştir.
Sözcüklerin bağlamsal anlamlarını doğru saptamak eşleştirmenin ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki açıklamaları analiz ederek sol sütundaki kelimelerle eşleştirmek.
göz ardı eden -> değer vermeyip önemsemeyen; özümsemiştir -> kendi malı durumuna getiren; salık veriyor -> tavsiye eden; yakınan -> sızlanan eşleşmeleri kurulmuştur.
Her sözcük veya söz öbeğinin anlamca en yakın tanımını bulmak gerekir.
3
Eşleşen çiftleri kontrol edip doğrulamak.
Tüm kelimeler ve anlamları eksiksiz ve doğru biçimde eşleşmiştir.
Hatalı veya açıkta kalan eşleşme olmadığından emin olmak için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 156Soru

Yazar, roman kahramanlarının iç dünyalarını betimlerken psikolojik analizleri anlatının akışına öyle güzel yedirmiş ki okur hiçbir yerde didaktik bir üslupla karşılaşmıyor.

Bu cümledeki altı çizili sözün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatçı, albümündeki şarkıların arasına serpiştirdi��i geleneksel ezgileri modern ritimlerle başarıyla kaynaştırmış.

Cevap

Geleneksel ezgilerin modern ritimlerle kaynaştırılmasından bahseden cümle doğru cevaptır. Bu cümledeki 'kaynaştırmış' sözcüğü, soru kökündeki 'yedirmiş' sözcüğünün kazandığı soyut bütünleştirme, hissettirmeden katma anlamını tam olarak karşılar.
Geleneksel ezgilerin modern ritimlerle kaynaştırılmasından bahseden cümledeki 'kaynaştırmış' sözcüğü, soru kökündeki 'yedirmiş' sözcüğünün kazandığı soyut bütünleştirme, hissettirmeden katma anlamını tam olarak karşılar. Her iki kullanımda da iki farklı unsurun birbirinin içinde eritilerek uyumlu bir birliktelik oluşturması anlatılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki cümlede geçen 'yedirmiş' sözcüğünün bağlamsal anlamını analiz etmek.
'Yedirmek' sözcüğü bu cümlede 'psikolojik analizleri anlatının akışına hissettirmeden katmak, onun içinde eritip bütünleştirmek' anlamında mecazi olarak kullanılmıştır.
Sözcüklerin cümle içindeki anlamı, sözlük anlamından ziyade etrafındaki kelimelerle kurduğu bağlama göre şekillenir.
2
Seçeneklerde geçen ve 'yedirmek' sözcüğünün farklı anlamlarını karşılayan ifadeleri incelemek.
Hayvanları beslemek temel anlamı, çıkar sağlamak rüşvet anlamını, sürerek emdirmek fiziksel yan anlamı, tüketmek ise harcama anlamını karşılamaktadır.
Çeldiricilerin hangi anlam boyutlarını hedeflediğini belirlemek, doğru yakın anlamlı kullanımı bulmayı kolaylaştırır.
3
Doğru seçenekteki bağlamsal anlamla soru kökündeki bağlamsal anlamın eşleşmesini kontrol etmek.
Geleneksel ezgilerin modern ritimlerle 'kaynaştırılması' ifadesindeki kaynaştırmak eylemi, 'yedirmek' eyleminin hissettirmeden katma ve bütünleştirme anlamıyla birebir örtüşmektedir.
Her iki cümlede de farklı ögelerin (psikolojik tahliller ile anlatı, geleneksel ezgiler ile modern ritimler) uyumlu bir bütün oluşturacak şekilde bir araya getirilmesi anlatılmaktadır.

Anahtar Kavram

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Soru 157Soru

Edebî metinlerde sanatçılar, dilin yerleşik sınırlarını esneterek sözcükler arasında alışılmamış bağlar kurarlar. Bu bağlar kurulurken kimi zaman insana, hayvana veya doğadaki diğer ögelere ait özellikler başka varlıklara aktarılır.

Bu açıklamaya göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam aktarmasına yer verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarp yamaçlardan vadiye doğru esen öfkeli fırtına, yoluna çıkan kuru dalları acımasızca ısırıyordu.

Cevap

Sarp yamaçlardan vadiye doğru esen öfkeli fırtına, yoluna çıkan kuru dalları acımasızca ısırıyordu.
Doğru seçenekte yer alan 'öfkeli fırtına' ifadesinde insana özgü bir durum olan 'öfke' fırtınaya verilerek insandan doğaya aktarım yapılmıştır. Aynı cümlede fırtınanın kuru dalları 'ısırması' eyleminde ise hayvana ait olan ısırma özelliği fırtınaya aktarılarak doğadan doğaya (hayvandan doğaya) aktarım gerçekleştirilmiştir. Bu iki kullanım da deyim aktarması (anlam aktarması) kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerde yer alan mecazlı ve aktarmalı kullanımları tespit etmek.
Cümlelerdeki 'bütün salon', 'kalbini kazanmak', 'öfkeli fırtına', 'uçağın kanadı' ve 'usta kalemleri' ifadeleri belirlendi.
Anlam aktarmasının hangi cümlede yer aldığını bulmak için öncelikle aday ifadeleri ayrıştırmak gerekir.
2
Belirlenen ifadelerin anlamsal ilişkilerini ve hangi edebi sanata/kurala dahil olduğunu incelemek.
'bütün salon' ve 'kalem' ifadelerinin ad aktarması (mecazımürsel), 'kalbini kazanmak' ifadesinin mecaz anlam, 'uçağın kanadı' ifadesinin yan anlam, 'öfkeli fırtına' ve fırtınanın dalları 'ısırması' ifadelerinin ise deyim aktarması (anlam aktarması) olduğu belirlendi.
Kavramların birbirine karıştırılmasını önleyerek doğru aktarım türünü kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Deyim aktarması (anlam aktarması), aralarında benzerlik ilişkisi kurularak bir sözcüğün başka bir varlık veya kavram yerine kullanılmasıdır. İnsandan doğaya, doğadan insana, doğadan doğaya veya duyular arası aktarım şeklinde gerçekleşebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 158Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki bağlamsal anlamlarını karşılayan açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tarihçi, arşivlerdeki dağınık belgelerden devşirdiği bilgileri tutarlı bir kronolojiyle sundu.
Şair, modern yaşamın getirdiği yabancılaşma konusuna bu yapıtında özellikle eğilmiş.
Editör, genç yazarın özgün üslubunu bozacak müdahalelerde bulunmaktan titizlikle imtina etti.
Eleştirmen, kendi estetik ölçütlerini sanat dünyasına dikte etmenin yanlış olduğunu savunuyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

devşirdiği - Farklı kaynaklardan derleyip toplamak, kendi yararına bir araya getirmek; eğilmiş - Bir konuyu ele alıp incelemek, üzerinde yoğunlaşmak ve önem vermek; imtina etti - Herhangi bir işi yapmaktan veya bir davranışta bulunmaktan kaçınmak, çekinmek; dikte etmenin - Bir düşünceyi veya kuralı başkasına zorla kabul ettirmeye çalışmak, empoze etmek
"devşirdiği" sözcüğü dağınık bilgileri bir araya getirmeyi, "eğilmiş" bir konuyu incelemeyi, "imtina etti" bir şeyi yapmaktan çekinmeyi, "dikte etmek" ise zorla kabul ettirmeyi ifade eder. Bu anlamlar sağ sütundaki tanımlarla bire bir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki "devşirdiği" sözcüğünün bağlamını incelemek
"devşirmek" fiilinin dağınık bilgileri toplayıp bir araya getirmek anlamında kullanıldığı belirlenir ve "Farklı kaynaklardan derleyip toplamak..." ifadesiyle eşleştirilir.
Sözcüklerin cümle içindeki anlam kaymalarını tespit etmek.
2
İkinci cümledeki "eğilmiş" sözcüğünün bağlamını incelemek
"eğilmek" fiilinin mecaz olarak bir konuyu detaylıca incelemek anlamında kullanıldığı görülür ve "Bir konuyu ele alıp incelemek..." ifadesiyle eşleştirilir.
Kelimenin gerçek anlamı dışındaki bağlamsal mecaz anlamını bulmak.
3
Üçüncü cümledeki "imtina etti" sözcüğünün bağlamını incelemek
"imtina etmek" ifadesinin yapmaktan çekinmek/kaçınmak anlamında olduğu saptanır ve "Herhangi bir işi yapmaktan veya bir davranışta bulunmaktan kaçınmak..." ifadesiyle eşleştirilir.
Yabancı kökenli klasik Türkçe sözcüklerin bağlamdaki anlamını yakalamak.
4
Dördüncü cümledeki "dikte etmenin" sözcüğünün bağlamını incelemek
"dikte etmek" eyleminin fikirlerini zorla kabul ettirmek/empoze etmek anlamında kullanıldığı saptanır ve ilgili açıklamayla eşleştirilir.
Batı kökenli sözcüklerin Türkçe bağlamındaki kullanımını analiz etmek.

Anahtar Kavram

Sözcüklerin cümle içerisindeki bağlamsal (mecaz, yan veya terim) anlamlarını doğru saptayarak yakın/eş anlamlı karşılıklarıyla eşleştirmek.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 159Soru

Yazarın, yabancı edebiyatlardan yaptığı çevirilerde kendi dilinin inceliklerini koruyarak o metinleri içselleştirmesi, onun başarılı bir çevirmen olmasını sağlamıştır.

Bu cümledeki altı çizili sözcüğün anlamca yerini tutabilecek bir sözcük aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Romanındaki karakterlerin ruh tahlillerini yaparken toplumsal gerçekleri de başarıyla özümsemiş ve bunu yapıtına aktarmıştır.

Cevap

Romanındaki karakterlerin ruh tahlillerini yaparken toplumsal gerçekleri de başarıyla özümsemi�� ve bunu yapıtına aktarmıştır.
Cümledeki 'içselleştirmesi' sözcüğü, dışarıdan alınan bir ögeyi benimseyerek kendinin bir parçası haline getirmek, yani özümsemek anlamını taşımaktadır. Seçeneklerdeki 'toplumsal gerçekleri de başarıyla özümsemiş' ifadesi bu anlamı tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki altı çizili sözcüğün bağlamsal anlamı belirlenir.
��çselleştirmek sözcüğünün bu cümledeki anlamı 'özümsemek, benimsemek, dışarıdan gelen bir unsuru kendi zihinsel/kültürel yapısına katmak' olarak tespit edilir.
Soruda istenen yakın anlamlı kullanımı bulmak için öncelikle kök ifadenin sınırları çizilmelidir.
2
Seçeneklerdeki eylemler ve durum bildiren sözcükler bağlamsal olarak analiz edilir.
Seçeneklerde yer alan 'kanıksamış', 'yansıtmaya', 'özümsemiş', 'dayatması' ve 'onayladı' sözcüklerinin anlamları incelenir.
Sözcüklerin cümle içindeki kazandığı anlamları doğru tespit etmek çeldiricileri eler.
3
Hedef anlamı doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan sözcük belirlenir.
Özümsemiş ifadesinin 'içselleştirmek' ile birebir örtüştüğü ve cümledeki anlamı karşıladığı saptanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için en yakın anlamlı eşleşme tercih edilir.

Anahtar Kavram

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Sözcükler
Soru 160Soru

Yansıma sözcükler, doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşur ve cümlede isim, sıfat, zarf ya da eylem gibi farklı görevlerde kullanılabilir. Ayrıca yansıma sözcükler yapım eki alarak türetilebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansımadan türemiş bir sözcük, sıfat görevinde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gece yarısı ormandan gelen çıtırtılı sesler, çadırda uyumaya çalışan kampçıları tedirgin etti.

Cevap

Gece yarısı ormandan gelen çıtırtılı sesler, çadırda uyumaya çalışan kampçıları tedirgin etti.
Doğru seçenekte yer alan 'çıtırtılı' sözcüğü, doğadaki 'çıt' sesinin taklidiyle oluşmuş bir yansımadır. 'çıt' kökünden türetilerek isimleşmiş ('çıtırtı'), ardından '-lı' sıfat yapım ekiyle sıfat görevine getirilmiş ve 'sesler' ismini nitelemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki yansıma özellikli veya yansımayı çağrıştıran sözcükleri tespit etme
İlk aşamada 'çıtlattı', 'pırıl pırıl', 'çıtırtılı', 'fokur fokur' ve 'gıcırdayarak' sözcükleri belirlenir.
Sorunun çözümü için öncelikle yansıma kökenli veya yansıma görünüşlü sözcüklerin saptanması gerekir.
2
Tespit edilen sözcüklerin yansıma olup olmadığını ve mecazlaşıp mecazlaşmadığını analiz etme
'pırıl pırıl' görsel nitelikli olduğundan yansıma değildir; 'çıtlattı' ise mecazlaştığı için yansıma özelliğini yitirmiştir. Geriye kalan 'çıtırtılı', 'fokur fokur' ve 'gıcırdayarak' sözcükleri gerçek yansımadır.
Yansıma sözcüklerin temel kuralı doğadaki seslerin taklidine dayanması ve cümlede gerçek/yan anlamını korumasıdır.
3
Gerçek yansıma sözcüklerin cümledeki dil bilgisi görevlerini (türlerini) belirleme
'fokur fokur' ve 'gıcırdayarak' sözcükleri fiili ve fiilimsiyi niteleyerek zarf görevindedir. 'çıtırtılı' sözcüğü ise 'sesler' ismini niteleyerek sıfat görevindedir.
Yansımadan türeyen sözcüğün sıfat görevinde kullanılıp kullanılmadığını netleştirmek için hangi ögeyi nitelediğini bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Yansıma sözcüklerin tanımı, mecazlaşarak yansıma özelliğini kaybetmesi, görsel ikilemelerle karıştırılmaması ve cümledeki dil bilgisi görevleri (türleri).
ÖncekiSayfa 8 / 9Sonraki
Sözcükte Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 8 | Examkin