Çalışma Sermayesi Yönetimi

122 questions

Question 21Question

Kurumsal bir sanayi işletmesi, artan finansman maliyetlerini düşürmek ve likidite pozisyonunu güçlendirmek amacıyla nakit yönetimi süreçlerini yeniden yapılandırmaktadır. İşletmenin finansman müdürü, nakit giriş ve çıkışlarını daha etkin yönetebilmek için bir dizi yeni stratejik hedef belirlemiştir.

Nakit ve pazarlanabilir menkul kıymet yönetimi ilkeleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi finansman müdürünün uygulaması beklenen doğru bir strateji olamaz?

Show answer & explanation

Answer: Müşterilere sunulan vade imkânlarını genişleterek ticari alacakların tahsilat sürecini yavaşlatmak ve nakit dönüşüm döngüsünü uzatmak

Answer

Müşterilere sunulan vade imkânlarını genişleterek ticari alacakların tahsilat sürecini yavaşlatmak ve nakit dönüşüm döngüsünü uzatmak nakit yönetimi açısından hatalı bir stratejidir.
Etkin bir nakit yönetiminde temel hedef nakit girişlerini hızlandırmak, nakit çıkışlarını ise yavaşlatmaktır. Nakit dönüşüm süresi (NDS=StoktaKalmaSu¨resi+AlacakTahsilSu¨resiTicariBorc\cO¨demeSu¨resiNDS = Stokta Kalma Süresi + Alacak Tahsil Süresi - Ticari Borç Ödeme Süresi) formülünde açıkça görüldüğü üzere, alacak tahsil süresinin artması nakit dönüşüm döngüsünü uzatır. Bu durum işletmenin nakde daha geç ulaşmasına, atıl finansman ihtiyacının artmasına ve dolayısıyla faiz/finansman yükünün yükselmesine neden olur. Bu nedenle tahsilat sürecini yavaşlatmak yanlış bir stratejidir.

Step-by-Step Solution

1
Nakit yönetiminin temel amacını belirle.
Nakit yönetiminin temel amacı; yeterli likiditeyi sağlamak, atıl fonların fırsat maliyetini en aza indirmek ve nakit dönüşüm döngüsünü kısaltmaktır.
Stratejilerin doğru ya da yanlış olduğunu değerlendirmek için referans noktası gereklidir.
2
Seçeneklerdeki stratejilerin nakit akışlarına etkisini analiz et.
Tahsilatları hızlandırmak (kilitli kutu), ödemeleri yavaşlatmak, senkronizasyon sağlamak ve atıl nakdi menkul kıymete çevirmek nakit yönetimini iyileştirir.
Nakit döngüsünü olumlu yönde etkileyen uygulamaların tespiti için.
3
Nakit dönüşüm döngüsünü uzatan stratejiyi tespit et.
Tahsilat sürecini yavaşlatmak nakit girişini geciktirir ve döngüyü uzatarak dış finansman ihtiyacını artırır.
Soruda finansman müdürünün önermemesi gereken (yanlış) strateji sorulmaktadır.

Key Concept

Nakit Yönetiminde Şamandıra (Float) ve Nakit Dönüşüm Döngüsü
Question 22Question

İleri teknoloji tıbbi görüntüleme sistemleri üreten bir işletmenin, işletme sermayesi yönetimi performansını değerlendirmek amacıyla derlediği bazı yıllık finansal verileri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Finansal KalemTutar (TL)
Yıllık Net Satışlar (Tamamı Kredili)5.400.0005.400.000
Satılan Mamul Maliyeti3.600.0003.600.000
Yıllık Kredili Alışlar4.320.0004.320.000
Ortalama Ticari Alacaklar540.000540.000
Ortalama Stoklar600.000600.000
Ortalama Ticari Borçlar480.000480.000

İşletmenin finansman yöneticisi, tedarikçilere yapılan ödemeler ile müşterilerden sağlanan tahsilatlar arasındaki zaman uyumsuzluğunu analiz etmektedir. (Değerlemelerde bir yıl 360360 gün olarak dikkate alınacaktır.)

Buna göre, işletmenin nakit döngüsü (nakit dönüşüm süresi) kaç gündür?

Show answer & explanation

Answer: 5656

Answer

İşletmenin nakit döngüsü 5656 gündür.
Nakit döngüsü formülü; Stokta Kalma Süresi + Alacak Tahsil Süresi - Ticari Borç Ödeme Süresi şeklindedir. Alacak tahsil süresi 360/(5.400.000/540.000)=36360 / (5.400.000 / 540.000) = 36 gün; stokta kalma süresi 360/(3.600.000/600.000)=60360 / (3.600.000 / 600.000) = 60 gün; ticari borç ödeme süresi ise kredili alışlar baz alınarak 360/(4.320.000/480.000)=40360 / (4.320.000 / 480.000) = 40 gün olarak hesaplanır. Bu durumda döngü süresi 60+3640=5660 + 36 - 40 = 56 gün olarak bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Alacak tahsil süresini (DSO) hesaplayın.
Alacak Devir Hızı = 5.400.000/540.000=105.400.000 / 540.000 = 10. Alacak Tahsil Süresi = 360/10=36360 / 10 = 36 gün.
Müşterilere yapılan kredili satışların ortalama kaç günde tahsil edildiğinin bulunması gerekir.
2
Stokta kalma süresini (DIO) hesaplayın.
Stok Devir Hızı = 3.600.000/600.000=63.600.000 / 600.000 = 6. Stokta Kalma Süresi = 360/6=60360 / 6 = 60 gün.
Üretim ve satış sürecinde stokların ortalama kaç gün işletmede kaldığının belirlenmesi gerekir.
3
Ticari borç ödeme süresini (DPO) hesaplayın.
Ticari Borç Devir Hızı = 4.320.000/480.000=94.320.000 / 480.000 = 9. Ticari Borç Ödeme Süresi = 360/9=40360 / 9 = 40 gün.
Tedarikçilere yapılan alışların ortalama kaç günde ödendiğinin (finansman sağlama süresi) bulunması gerekir. Verilmişse mutlaka kredili alışlar kullanılır.
4
Nakit döngüsünü hesaplayın.
Nakit Döngüsü = 60+3640=5660 + 36 - 40 = 56 gün.
Nakit döngüsü, işletmenin faaliyet döngüsünden (stok + alacak süresi) borçlarını ödeme süresinin çıkarılmasıyla bulunur.

Key Concept

Nakit Döngüsü Hesaplaması ve Devir Hızları
Estimated Time:2m 0s
Question 23Question

Tedarik zinciri süreçlerini yeniden yapılandıran Omega Üretim A.Ş., hammadde alımlarında tedarikçisiyle "4/15, net 75" ödeme koşulu üzerinden yeni bir anlaşma sağlamıştır. Şirketin finans müdürü, nakit döngüsünü optimize etmek amacıyla erken ödeme iskontosundan faydalanmayı ve bu ödeme için gerekirse kısa vadeli banka kredisi kullanmayı değerlendirmektedir.

(Bir yılda 360 gün olduğu varsayılacaktır.)

Buna göre, Omega Üretim A.Ş.'nin iskontodan yararlanmayıp borcunu vade sonunda (75. günde) ödemesi durumunda katlanacağı ticari kredinin basit yıllık maliyeti yüzde kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 25

Answer

Ticari kredinin basit yıllık maliyeti %25'tir.
Ticari kredinin (iskontodan yararlanmamanın) basit yıllık maliyeti iki bileşenden oluşur: Dönemsel faiz oranı ve yıllık devir sayısı. Dönemsel maliyet, kaybedilen iskonto tutarının net ödenmesi gereken tutara bölünmesiyle bulunur (4 / 96 = 1/24). Yıllıklandırılma çarpanı ise 360 günün kredi kullanım süresine (75 gün vade - 15 gün iskonto süresi = 60 gün) bölünmesiyle elde edilir (360 / 60 = 6). Bu iki bileşenin çarpımı işletmenin ticari kredi kullanma maliyetini verir: (1/24) x 6 = 0,25 yani %25. Eğer banka kredisi %25'ten düşükse işletmenin bankadan kredi çekip iskontodan yararlanması mantıklıdır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen ödeme koşullarından iskonto oranını, iskonto süresini ve toplam vadeyi tespit edin.
İskonto oranı = %4, İskonto süresi = 15 gün, Toplam vade = 75 gün.
Ticari kredi maliyeti hesaplamasında kullanılacak temel girdilerin ayrıştırılması gerekir.
2
Erken ödeme yapmamakla kazanılan fiili kredi kullanım süresini (vade farkını) hesaplayın.
7515=6075 - 15 = 60 gün.
İşletme 15. günde ödeme yapmaktan vazgeçtiğinde borcunu 60 gün daha ertelemiş olur.
3
Ticari kredinin basit yıllık maliyet formülünü kurun.
Maliyet=(I˙skonto100 - I˙skonto)×(360Vade - I˙skonto Su¨resi)Maliyet = \left( \frac{\text{İskonto}}{\text{100 - İskonto}} \right) \times \left( \frac{360}{\text{Vade - İskonto Süresi}} \right)
Bu formül, katlanılan dönemsel finansman maliyetinin bir tam yıla (360 güne) oranlanmasını sağlar.
4
Değerleri formülde yerine koyarak matematiksel işlemi tamamlayın.
Maliyet=(41004)×(36060)=(496)×6=124×6=624=0,25 (%25)Maliyet = \left( \frac{4}{100 - 4} \right) \times \left( \frac{360}{60} \right) = \left( \frac{4}{96} \right) \times 6 = \frac{1}{24} \times 6 = \frac{6}{24} = 0,25 \ (\%25)
İskontodan vazgeçmenin işletmeye olan yıllık külfetini (maliyetini) kesin olarak belirlemek.

Key Concept

Nakit İskontosu Maliyeti (Ticari Kredi Maliyeti)
Question 24Question

İşletmeler; işlem, ihtiyat ve spekülasyon güdüleriyle nakit bulundururken, atıl nakdin yaratacağı fırsat maliyeti ile ödeme aczine düşme riski arasındaki kârlılık-likidite ödünleşimini (trade-off) yönetmek zorundadır. Bu süreci optimize etmek için tahsilat ve ödeme şamandıraları (float) ayarlanır ve nakit döngüsü stratejileri geliştirilir.

Nakit ve pazarlanabilir menkul kıymet yönetimi uygulamalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nakit giriş ve çıkışlarının belirsiz olduğu durumlarda Miller-Orr modeli kullanılarak bir alt ve üst sınır belirlenir; nakit bakiyesi üst sınıra ulaştığında aradaki fark tutarında menkul kıymet satın alınarak mevcut nakit seviyesi hedeflenen dönüş noktasına indirilir.

Answer

Doğru seçenek, Miller-Orr modelinde nakit bakiyesinin üst sınıra ulaşması durumunda aradaki fark tutarında menkul kıymet alınarak nakdin hedeflenen dönüş noktasına çekildiğini ifade eden seçenektir.
Miller-Orr modeli, nakit akışlarının belirsiz (rassal) olduğu durumlar için geliştirilmiş stokastik bir modeldir. Modelde nakit bakiyesi önceden hesaplanan üst sınıra (H) ulaştığında, işletmenin elinde optimalin üzerinde atıl fon birikmiş demektir. Fırsat maliyetine katlanmamak için, üst sınır ile hedef dönüş noktası (Z) arasındaki fark kadar pazarlanabilir menkul kıymet satın alınır ve nakit bakiyesi tekrar Z seviyesine düşürülür. Bu uygulama likidite ile kârlılık arasındaki dengeyi başarıyla kurar.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki kavramların (Miller-Orr, nakit döngüsü hesabı, çalışma sermayesi stratejileri) doğruluğunu kontrol et.
Nakit döngüsü formülünün, çalışma sermayesi risk-kârlılık ilişkisinin ve fon/nakit akım farklılıklarının sınandığı tespit edilmiştir.
Hangi ifadenin finansal yönetim literatürüne tam uygun olduğunu saptamak.
2
Kârlılık ve likidite ödünleşimi temelinde yanlış yönlendirmeleri (hatalı eylemleri) ele.
Muhafazakar politikanın kârlılığı düşürdüğü, stok artışının nakit çıkışı olduğu ve uzun vadeli işlemin forfaiting olduğu görülerek ilgili seçenekler elenmiştir.
Çeldiricilerde yer alan teorik tuzakları ortaya çıkarmak.

Key Concept

Nakit ve Pazarlanabilir Menkul Kıymet Yönetimi Stratejileri ve Modelleri
Question 25Question

Hızlı büyüme stratejisi benimseyen bir teknoloji firması, sektördeki düşük kâr marjlarını telafi edebilmek amacıyla kaynak yapısında stratejik bir değişikliğe gitmiştir. Yeni strateji kapsamında firma; yalnızca dönemsel satış artışlarında ortaya çıkan geçici dönen varlıklarını değil, yıl boyunca bilançosunda tutmak zorunda olduğu asgari stok ve ticari alacaklardan oluşan sürekli dönen varlıklarının da önemli bir bölümünü kısa vadeli ticari krediler ve rotatif banka kredileri ile finanse etmeye başlamıştır. Firmanın duran varlıkları ise uzun vadeli yabancı kaynaklar ve özkaynaklarla finanse edilmeye devam edilmektedir.

Buna göre, firmanın benimsediği çalışma sermayesi finansman politikası ve bu politikanın risk-getiri profiline etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Atılgan (agresif) finansman politikası benimsenmiştir; net çalışma sermayesi daraldığı için likidite riski artarken, daha düşük maliyetli kısa vadeli kaynak kullanımı sayesinde kârlılık potansiyeli yükselir.

Answer

Firmanın benimsediği yaklaşım atılgan (agresif) finansman politikasıdır ve bu durum likidite riskini artırırken kârlılık potansiyelini yükseltir.
Doğru yanıt, firmanın uyguladığı stratejiyi atılgan (agresif) politika olarak tanımlayan ve risk-getiri ilişkisini doğru kuran seçenektir. Atılgan finansman politikasında işletme, maliyet avantajı sağlamak için sürekli dönen varlıklarının (hatta bazen duran varlıklarının) bir kısmını dahi kısa vadeli kaynaklarla finanse eder. Bu tercih fonlama maliyetini düşürerek kârlılığı desteklerken, işletmenin net çalışma sermayesini (Dönen Varlıklar - Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar) küçülttüğü için likidite (ödeme güçlüğü) riskini önemli ölçüde artırır.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki finansman yapısını (hangi varlığın hangi kaynakla finanse edildiğini) analiz etme.
Geçici dönen varlıklar ve sürekli dönen varlıkların önemli bir bölümü Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklarla (KVYK) finanse edilmektedir.
Politikanın türünü belirlemek için varlık ve kaynak vadelerinin eşleşme durumunun tespit edilmesi gerekir.
2
Tespit edilen yapıya uygun finansman politikasını isimlendirme.
Sürekli dönen varlıkların kısa vadeli kaynaklarla finanse edilmesi 'Atılgan (Agresif)' finansman politikasıdır.
Dengeli politikada sürekli dönen varlıklar uzun vadeli fonlarla, ihtiyatlı politikada ise geçici varlıkların dahi bir kısmı uzun vadeli fonlarla karşılanır.
3
Atılgan politikanın risk ve getiri üzerindeki etkisini değerlendirme.
KVYK oranının artması net çalışma sermayesini küçülterek vadesi gelen borçların ödenememe (likidite) riskini artırır. Ancak kısa vadeli fonlar genelde daha ucuz olduğundan kârlılık potansiyeli yükselir.
Finansal yönetimde risk ve getiri arasında doğru orantı vardır; yüksek risk üstlenmek, maliyetleri düşürerek yüksek kârlılığı hedefler.

Key Concept

Çalışma Sermayesi Finansman Politikaları ve Risk-Getiri İlişkisi
Question 26Question

Defne Kozmetik A.Ş.'nin 20252025 yılı finansal verileri aşağıdaki gibidir:

- Yıllık kredili satışlar: 54.000.00054.000.000 TL
- Satışların maliyeti: 36.000.00036.000.000 TL
- Ortalama stoklar: 4.500.0004.500.000 TL
- Ortalama ticari alacaklar: 6.000.0006.000.000 TL
- Ortalama ticari borçlar: 5.000.0005.000.000 TL

İşletme yönetimi, likidite pozisyonunu güçlendirmek amacıyla 20262026 yılında nakit döngüsünü (nakit dönüşüm süresini) 2525 güne indirmeyi hedeflemektedir. Stok ve alacak tahsilat politikalarında bir değişikliğe gidilmeyeceği varsayıldığında; işletmenin bu hedefine ulaşabilmesi için ortalama ticari borç ödeme süresi kaç gün olmalıdır ve bu strateji sonucunda işletmenin çalışma sermayesi finansman ihtiyacı nasıl değişir?
*(Bir yıl 360360 gün olarak alınacak ve günlük finansman ihtiyacı satışların maliyeti üzerinden hesaplanacaktır.)*

Show answer & explanation

Answer: 6060 gün ; 1.000.0001.000.000 TL azalır

Answer

İşletmenin hedefine ulaşabilmesi için ortalama ticari borç ödeme süresi 60 gün olmalıdır ve bu durum çalışma sermayesi finansman ihtiyacını 1.000.000 TL azaltır.
İşletmenin stokta kalma süresi (DIO) 4.500.000/(36.000.000/360)=454.500.000 / (36.000.000/360) = 45 gün, alacak tahsil süresi (DSO) 6.000.000/(54.000.000/360)=406.000.000 / (54.000.000/360) = 40 gündür. Nakit döngüsünün (CCC) 2525 gün olabilmesi için ticari borç ödeme süresi (DPO); 25=45+40DPODPO=6025 = 45 + 40 - DPO \Rightarrow DPO = 60 gün olmalıdır. İşletmenin mevcut döngüsü 3535 gün (45+405045+40-50) olup, döngünün 1010 gün kısalması, günlük 100.000100.000 TL (36.000.000/36036.000.000/360) maliyet üzerinden işletmenin fon ihtiyacını 1.000.0001.000.000 TL azaltacaktır.

Step-by-Step Solution

1
Mevcut stokta kalma, alacak tahsil ve borç ödeme sürelerinin hesaplanması
Stok Süresi = (4.500.000 / 36.000.000) * 360 = 45 gün. Alacak Süresi = (6.000.000 / 54.000.000) * 360 = 40 gün. Mevcut Borç Süresi = (5.000.000 / 36.000.000) * 360 = 50 gün.
Nakit döngüsünün mevcut faaliyet sürelerini belirlemek
2
Hedef nakit döngüsü denkleminde yeni borç ödeme süresinin bulunması
25 = 45 + 40 - Yeni Borç Süresi denkleminden Yeni Borç Süresi = 60 gün
İşletmenin 25 günlük hedefe ulaşması için gereken vadeyi hesaplamak
3
Çalışma sermayesi finansman ihtiyacındaki değişimin hesaplanması
Mevcut döngü 35 gün (45+40-50). Hedef döngü 25 gün. Fark = 10 gün. Günlük maliyet = 36.000.000 / 360 = 100.000 TL. Değişim = 10 gün * 100.000 TL = 1.000.000 TL azalış.
Nakit döngüsündeki 10 günlük iyileşmenin (kısalmanın) günlük maliyet bazında işletmeye sağladığı fon tasarrufunu (azalan ihtiyacı) ölçmek

Key Concept

Nakit Döngüsü ve İşletme Sermayesi İhtiyacı
Estimated Time:2m 0s
Question 27Question

Endüstriyel mutfak ekipmanları üreten bir işletme, pazar payını artırmak amacıyla mevcut kredi politikasını esnetmeyi planlamaktadır. İşletmenin mevcut ve planlanan durumuna ilişkin öngörüleri aşağıda verilmiştir:

- Mevcut Yıllık Kredili Satışlar: 10.800.00010.800.000 TL
- Mevcut Ortalama Tahsilat Süresi: 4040 gün
- Planlanan Yıllık Kredili Satışlar: 14.400.00014.400.000 TL
- Planlanan Ortalama Tahsilat Süresi: 6060 gün

İşletmenin değişken maliyet oranı %75\%75'tir ve işletme yönetimi alacaklara bağlanan sermayenin fırsat maliyetini (beklenen getiri oranını) yıllık %20\%20 olarak kabul etmektedir.

Buna göre, kredi politikasındaki bu esnemenin işletmeye sağlayacağı net fayda kaç TL'dir? (Bir yılı 360 gün olarak alınız ve şüpheli alacak giderlerini göz ardı ediniz.)

Show answer & explanation

Answer: 720.000720.000

Answer

İşletmeye sağlanacak net fayda 720.000720.000 TL'dir.
Kredi standartlarının gevşetilmesinden doğan net fayda, ilave satışlardan elde edilen ek katkı payı ile uzayan tahsilat süresi nedeniyle alacaklara bağlanan ilave sermayenin fırsat maliyetinin karşılaştırılmasına dayanır. İlave katkı payı: (14.400.00010.800.000)×(10.75)=900.000(14.400.000 - 10.800.000) \times (1 - 0.75) = 900.000 TL'dir. Alacaklara bağlanan sermayedeki artış: (14.400.000360×60×0.75)(10.800.000360×40×0.75)=1.800.000900.000=900.000\left( \frac{14.400.000}{360} \times 60 \times 0.75 \right) - \left( \frac{10.800.000}{360} \times 40 \times 0.75 \right) = 1.800.000 - 900.000 = 900.000 TL'dir. Bu ilave sermayenin maliyeti ise 900.000×0.20=180.000900.000 \times 0.20 = 180.000 TL olur. Net fayda 900.000180.000=720.000900.000 - 180.000 = 720.000 TL olarak bulunur.

Step-by-Step Solution

1
İlave satışlardan elde edilecek katkı payını hesapla.
İlave Kâr = 900.000900.000 TL
Kredi esnekliğinin getireceği ek satış hacmi üzerinden işletmeye kalacak net katkıyı (sabit maliyetler değişmeyeceği için) bulmak gerekir. İlave Satış = 14.400.00010.800.000=3.600.00014.400.000 - 10.800.000 = 3.600.000 TL. Katkı Payı Oranı = 10.75=0.251 - 0.75 = 0.25. İlave Kâr = 3.600.000×0.25=900.0003.600.000 \times 0.25 = 900.000 TL.
2
Mevcut ve planlanan durumda alacaklara bağlanan sermayeyi hesapla ve aradaki farkı bul.
İlave Sermaye Yatırımı = 900.000900.000 TL
Alacaklara bağlanan sermaye, satışlar üzerinden değil, satılan malların maliyeti (değişken maliyet) üzerinden hesaplanmalıdır. Mevcut: (10.800.000/360)×40×0.75=900.000(10.800.000 / 360) \times 40 \times 0.75 = 900.000 TL. Planlanan: (14.400.000/360)×60×0.75=1.800.000(14.400.000 / 360) \times 60 \times 0.75 = 1.800.000 TL. İlave Yatırım = 1.800.000900.000=900.0001.800.000 - 900.000 = 900.000 TL.
3
İlave sermayenin fırsat maliyetini hesapla.
Fırsat Maliyeti = 180.000180.000 TL
İşletmenin fonlarını alacaklara bağlaması, bu fonların başka bir yerde değerlendirilememesi anlamına gelir. Fırsat Maliyeti = 900.000×0.20=180.000900.000 \times 0.20 = 180.000 TL.
4
Net faydayı hesapla.
Net Fayda = 720.000720.000 TL
Net fayda, ilave katkı payından (kâr) ilave fırsat maliyetinin düşülmesiyle elde edilir. 900.000180.000=720.000900.000 - 180.000 = 720.000 TL.

Key Concept

Kredi Politikası Değişikliğinde Marjinal (İlave) Analiz
Question 28Question

Alfa A.Ş., alacak yönetiminde kredi standartlarını gevşeterek satış hacmini artırmayı planlamaktadır. İşletmenin mevcut durumu ve planlanan kredi politikasına ilişkin veriler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Veri / DurumMevcut DurumPlanlanan Durum
Yıllık Satış Miktarı10.000 birim12.000 birim
Birim Satış Fiyatı50 TL50 TL
Birim Değişken Maliyet30 TL30 TL
Ortalama Tahsilat Süresi30 gün45 gün
Şüpheli Alacak Oranı%0Sadece artan kısım için %10

İşletmenin alacaklara bağlanan fonlar için katlandığı fırsat maliyeti (beklenen getiri oranı) yıllık %20'dir. Alacaklara bağlanan fonların maliyeti değişken maliyetler üzerinden hesaplanmaktadır (1 yıl = 360 gün).

Buna göre, işletmenin kredi standartlarını gevşetme kararının kârlılık üzerindeki net finansal etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 26.000 TL net avantaj

Answer

İşletmenin kredi standartlarını gevşetmesi sonucunda kârlılığı 26.000 TL artacaktır (26.000 TL net avantaj).
Kredi standartlarının gevşetilmesi kararında net etki hesaplanırken, öncelikle satış hacmindeki artıştan doğan marjinal kâr (ek katkı payı) bulunur: (12.00010.000)×(5030)=40.000(12.000 - 10.000) \times (50 - 30) = 40.000 TL. Daha sonra bu kararı almanın maliyetleri hesaplanır. İlk maliyet, sadece artan satışlardan kaynaklanan şüpheli alacak gideridir: (2.000×50)×0,10=10.000(2.000 \times 50) \times 0,10 = 10.000 TL. İkinci maliyet ise ortalama tahsilat süresinin uzaması ve satışların artması nedeniyle alacaklara bağlanan fondaki artışın fırsat maliyetidir. Mevcut durumda alacaklara bağlanan fon (10.000×30×30)/360=25.000(10.000 \times 30 \times 30) / 360 = 25.000 TL iken, yeni durumda (12.000×30×45)/360=45.000(12.000 \times 30 \times 45) / 360 = 45.000 TL olmuştur. Aradaki 20.00020.000 TL'lik fon artışının %20\%20 fırsat maliyeti 4.0004.000 TL'dir. Sonuç olarak: 40.00010.0004.000=26.00040.000 - 10.000 - 4.000 = 26.000 TL net avantaj sağlanır.

Step-by-Step Solution

1
Kredi standartlarının gevşetilmesiyle elde edilecek ek kârı (marjinal katkı payını) hesaplamak.
Ek Kâr = ΔSatıs\c×(FiyatDeg˘is\ckenMaliyet)=(12.00010.000)×(5030)=2.000×20=40.000\Delta Satış \times (Fiyat - Değişken Maliyet) = (12.000 - 10.000) \times (50 - 30) = 2.000 \times 20 = 40.000 TL.
Satışlardaki artışın kârlılığa doğrudan katkısı, yalnızca birim başına sağlanan katkı payı (fiyat eksi değişken maliyet) kadardır.
2
Artan satışlardan doğacak marjinal şüpheli alacak giderini hesaplamak.
Şüpheli Alacak Gideri = (2.000 birim×50 TL)×%10=100.000×0,10=10.000(2.000 \text{ birim} \times 50 \text{ TL}) \times \%10 = 100.000 \times 0,10 = 10.000 TL.
Şüpheli alacak gideri bir maliyettir ve soruda belirtildiği üzere sadece satış hasılatındaki artış (yeni satışlar) üzerinden hesaplanmalıdır.
3
Alacaklara bağlanan fon tutarındaki net değişimi bulmak.
Mevcut Yatırım = (10.000×30×30)/360=25.000(10.000 \times 30 \times 30) / 360 = 25.000 TL. Yeni Yatırım = (12.000×30×45)/360=45.000(12.000 \times 30 \times 45) / 360 = 45.000 TL. Yatırım Artışı = 45.00025.000=20.00045.000 - 25.000 = 20.000 TL.
Kredi politikası değiştiğinde hem yeni satışlar eklenir hem de eski müşterilerin ödeme süresi uzar. Toplam yatırım farkı bulunmalıdır.
4
Alacaklara bağlanan ek fonun fırsat maliyetini hesaplamak.
Fırsat Maliyeti = 20.000×%20=4.00020.000 \times \%20 = 4.000 TL.
İşletme, fazladan alacağa bağladığı bu fonu başka bir alanda değerlendirseydi %20 getiri elde edecekti, bu bir kayıptır.
5
Net finansal etkiyi bularak kararı değerlendirmek.
Net Etki = EkKa^rS\cu¨pheliAlacakGideriFırsatMaliyeti=40.00010.0004.000=+26.000Ek Kâr - Şüpheli Alacak Gideri - Fırsat Maliyeti = 40.000 - 10.000 - 4.000 = +26.000 TL.
Getiriler maliyetlerden büyük olduğu için işletme net avantaj sağlar.

Key Concept

Alacak Yönetiminde Marjinal Analiz (Kredi Standartlarının Gevşetilmesi)
Question 29Question

Delta A.Ş., dönemsel nakit açığını kapatmak amacıyla bir bankadan iskonto esasına dayalı (faizin peşin kesildiği) kısa vadeli bir kredi kullanmıştır. Kredinin nominal tutarı 1.000.000 TL1.000.000 \text{ TL}, vadesi 180 gu¨n180 \text{ gün} ve yıllık nominal faiz oranı %40\%40'tır.

Banka, kredi tahsisi sırasında hesaplanan faiz tutarını peşin olarak kesmiş ve kalan net tutarı işletmenin vadesiz mevduat hesabına aktarmıştır. (Bir yıl 360 gu¨n360 \text{ gün} olarak alınacaktır.)

Buna göre, işletmenin kullandığı bu kredinin yıllık efektif maliyeti yüzde kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 56,25

Answer

İşletmenin kullandığı iskonto esasına dayalı kısa vadeli kredinin yıllık efektif maliyeti %56,25'tir.
İskontolu (faizi peşin tahsil edilen) banka kredilerinde işletme, belirtilen nominal kredi tutarının tamamını değil, peşin kesilen faiz düşüldükten sonra kalan net tutarı kullanır. 1.000.000 TL1.000.000 \text{ TL} nominal tutarlı ve %40\%40 faiz oranlı kredinin 180 günlük faizi 200.000 TL200.000 \text{ TL}'dir. Bu tutar peşin kesildiğinde işletmenin eline 800.000 TL800.000 \text{ TL} geçer. 800.000 TL800.000 \text{ TL} net nakit karşılığında 200.000 TL200.000 \text{ TL} faiz maliyetine katlanmanın 6 aylık dönemsel oranı %25\%25'tir (200.000/800.000200.000 / 800.000). Bu dönemsel maliyet, yılda 2 dönem (360/180) bulunduğu için (1+0,25)21(1 + 0,25)^2 - 1 formülüyle bileşiklendirilerek yıllık efektif oran olarak %56,25\%56,25 bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Peşin kesilecek 180 günlük faiz tutarının hesaplanması
1.000.000×0,40×(180/360)=200.000 TL1.000.000 \times 0,40 \times (180 / 360) = 200.000 \text{ TL}
İskonto esasına dayalı kredilerde bankanın keseceği faiz, nominal kredi tutarı üzerinden vadesine göre hesaplanır.
2
İşletmenin eline geçen (net kullanılabilir) fonun bulunması
1.000.000200.000=800.000 TL1.000.000 - 200.000 = 800.000 \text{ TL}
Faiz peşin olarak tahsil edildiği için işletme gerçekte nominal tutarı değil, kesintiden sonraki net tutarı kullanabilir.
3
180 günlük (dönemsel) maliyet oranının hesaplanması
200.000/800.000=0,25 (yani %25)200.000 / 800.000 = 0,25 \text{ (yani } \%25)
İşletmenin katlandığı gerçek dönemsel maliyet, ödediği faizin eline geçen net paraya oranıdır.
4
Dönemsel oranın yıllık efektif maliyet oranına (EAR) dönüştürülmesi
(1+0,25)21=1,56251=0,5625 (yani %56,25)(1 + 0,25)^2 - 1 = 1,5625 - 1 = 0,5625 \text{ (yani } \%56,25)
Kredi 180 günlük olduğu için yılda 2 kez (360/180360/180) yenilendiği varsayımıyla bileşiklendirme yapılarak efektif orana ulaşılır.

Key Concept

İskontolu Banka Kredilerinde Efektif Maliyet Analizi
Question 30Question

Delta Üretim A.Ş., üretim sürecinde ihtiyaç duyduğu yarı mamulleri tedarikçisinden vadeli olarak satın almaktadır. Tedarikçi firma ile yapılan sözleşmeye göre; fatura kesim tarihinden itibaren ilk 15 gün içerisinde ödeme yapılması hâlinde fatura bedeli üzerinden %4 oranında indirim sağlanmakta, ödemenin ertelenmesi durumunda ise faturanın tamamının en geç 75. gün kapatılması gerekmektedir.

İşletmenin nakit sıkışıklığı sebebiyle bu indirimden yararlanamayıp borcunu vadenin son gününde ödemesi durumunda, katlanacağı ticari kredinin yıllık maliyet oranı yüzde kaçtır?
(Varsayım: 1 yıl = 360 gün olarak dikkate alınacaktır.)

Show answer & explanation

Answer: 25,00

Answer

İşletmenin katlanacağı ticari kredinin yıllık maliyet oranı %25,00'tir.
Satıcı kredisinin (iskontodan vazgeçmenin) yıllık maliyeti şu formülle hesaplanır: Maliyet=I˙skonto Oranı100I˙skonto Oranı×360VadeI˙skonto Su¨resiMaliyet = \frac{\text{İskonto Oranı}}{100 - \text{İskonto Oranı}} \times \frac{360}{\text{Vade} - \text{İskonto Süresi}}. Sorudaki veriler formülde yerine konulduğunda; (41004)×(3607515)=(496)×(36060)=(124)×6=14=0,25(\frac{4}{100-4}) \times (\frac{360}{75-15}) = (\frac{4}{96}) \times (\frac{360}{60}) = (\frac{1}{24}) \times 6 = \frac{1}{4} = 0,25 (yani %25\%25) sonucuna ulaşılır. Doğru yanıt bu hesaplamanın tam ve hatasız sonucunu göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hesaplamada kullanılacak temel değişkenlerin belirlenmesi.
İskonto Oranı = %4, İskonto Süresi = 15 gün, Toplam Vade = 75 gün.
Ticari kredi maliyeti formülünü doğru kurabilmek için parametrelerin sözleşmeden ayrıştırılması gerekir.
2
Kredinin fiili (net) kullanım süresinin hesaplanması.
7515=6075 - 15 = 60 gün.
İşletme ilk 15 gün indirim hakkına sahip olduğundan, indirimden vazgeçerek borcu 75. güne ertelediğinde fiilen sadece 60 günlük ek bir finansman sağlamış olur.
3
Dönemsel kredi maliyetinin (iskonto tutarının net bedele oranının) bulunması.
41004=496=124\frac{4}{100 - 4} = \frac{4}{96} = \frac{1}{24}
İşletme 100 TL'lik bir faturayı erken ödeseydi 96 TL ödeyecekti. İndirimi kaçırdığı için 96 TL'lik bir fon kullanımı için 4 TL ek maliyete katlanmıştır.
4
Dönemsel maliyetin yıllıklandırılarak yıllık maliyet oranının hesaplanması.
124×36060=124×6=624=0,25\frac{1}{24} \times \frac{360}{60} = \frac{1}{24} \times 6 = \frac{6}{24} = 0,25 yani %25,00\%25,00.
Bulunan maliyet 60 günlük süreyi yansıtmaktadır. Bir yılda (360 gün) kaç adet 60 günlük periyot olduğunu (360/60=6360/60 = 6) bularak dönemsel maliyeti yıllık boyuta taşımak gerekir.

Key Concept

Ticari Kredilerin (Satıcı Kredilerinin) Yıllık Maliyeti
Estimated Time:1m 30s
Question 31Question

Zeta Makine A.Ş.'nin finansman departmanı tarafından hazırlanan son çeyrek fon akım raporunda, işletmenin duran varlıklarının, sürekli dönen varlıklarının ve geçici dönen varlıklarının bir kısmının özkaynaklar ile uzun vadeli yabancı kaynaklar kullanılarak finanse edildiği belirtilmiştir. Geçici dönen varlıkların yalnızca geriye kalan küçük bir kısmı kısa vadeli yabancı kaynaklarla karşılanmaktadır.

Bu bilgilere göre, Zeta Makine A.Ş.'nin benimsediği çalışma sermayesi finansman politikası ve bu politikanın vade uyumlu (dengeli) stratejiye kıyasla risk-karlılık üzerindeki beklenen etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İhtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikası benimsenmiştir; işletmenin likidite riski azalırken, yüksek maliyetli uzun vadeli fon kullanımı nedeniyle beklenen karlılığı düşer.

Answer

İhtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikası benimsenmiştir; işletmenin likidite riski azalırken, yüksek maliyetli uzun vadeli fon kullanımı nedeniyle beklenen karlılığı düşer.
Çalışma sermayesi yönetiminde ihtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikası, işletmenin duran varlıklarının, sürekli dönen varlıklarının ve geçici dönen varlıklarının belirli bir kısmının özkaynaklar ve uzun vadeli yabancı kaynaklarla finanse edilmesidir. Bu yaklaşım, net işletme sermayesini (Dönen Varlıklar - Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar) pozitif ve büyük tutarak işletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünü (likiditeyi) garanti altına alır ve riski düşürür. Ancak, uzun vadeli fonların maliyetinin kısa vadeli fonlara göre daha yüksek olması ve ihtiyaç dışı zamanlarda atıl likidite yaratması nedeniyle işletmenin genel karlılığını olumsuz yönde etkiler.

Step-by-Step Solution

1
Varlıkların finansman yapısını analiz et
Duran varlıklar, sürekli dönen varlıklar ve geçici dönen varlıkların bir kısmı uzun vadeli kaynaklarla finanse ediliyor.
İşletmenin benimsediği finansman politikasını belirlemek için varlık-kaynak eşleşmesine bakılmalıdır.
2
Politika türünü tespit et
Uzun vadeli fonların, kısa vadeli (geçici) varlıkların finansmanında dahi kullanılması ihtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikasıdır.
İhtiyatlı politikada işletme vadesi gelen borçlarını ödeyememe riskine karşı uzun vadeli ve güvenli fonlamayı tercih eder.
3
Politikanın risk ve karlılık üzerindeki etkisini değerlendir
Likidite riski azalır, ancak uzun vadeli borçların maliyeti daha yüksek olduğundan ve atıl fon kalma ihtimalinden dolayı karlılık düşer.
Finansmanda temel kural olan risk-getiri ödünleşimi gereği, riskin minimize edildiği durumlarda beklenen karlılık da azalmaktadır.

Key Concept

Çalışma Sermayesi Finansman Politikaları ve Risk-Getiri İlişkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 32Question

Makroekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde, Omega A.Ş. mevcut finansal yapısını gözden geçirerek kaynak bileşiminde yapısal bir değişikliğe gitme kararı almıştır. Alınan yeni yönetim kurulu kararına göre işletme; sahip olduğu duran varlıkların, sürekli dönen varlıkların ve dönemsel dalgalanmalardan kaynaklanan geçici dönen varlıkların belirli bir kısmının finansmanında devamlı sermaye (uzun vadeli yabancı kaynak ve özkaynak) kullanacaktır. Kalan geçici dönen varlık ihtiyacı ise kısa vadeli yabancı kaynaklarla finanse edilecektir.

İşletmenin uygulamaya koyduğu bu yeni finansman politikası ve bunun yaratacağı finansal sonuçlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İşletme ihtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikasına geçiş yapmıştır; bu durum likidite riskini azaltırken, uzun vadeli fonların ihtiyacın azaldığı dönemlerde atıl kalma ihtimali nedeniyle kârlılığı düşürecektir.

Answer

İşletme ihtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikasına geçiş yapmıştır; bu durum likidite riskini azaltırken kârlılığı düşürecektir.
Çalışma sermayesi finansmanında ihtiyatlı (muhafazakâr) politika, işletmenin likidite riskini en aza indirmek amacıyla duran varlıklarının, sürekli dönen varlıklarının ve geçici dönen varlıklarının bir kısmının (veya tamamının) uzun vadeli devamlı sermaye ile finanse edilmesidir. Bu yaklaşım, işletmeyi kısa vadeli borçlarını ödeyememe riskinden korur. Ancak uzun vadeli fonlama maliyetlerinin genellikle kısa vadeli fonlardan yüksek olması ve geçici dönen varlık ihtiyacının düştüğü dönemlerde fazladan alınan bu fonların işletmede atıl beklemesi, toplam kârlılığı azaltıcı bir etki yaratır.

Step-by-Step Solution

1
Varlık ve kaynak eşleşmesini analiz et
Duran varlıklar, sürekli dönen varlıklar ve geçici dönen varlıkların bir kısmı uzun vadeli kaynaklarla (devamlı sermaye) finanse ediliyor.
Uygulanan finansman politikasının türünü belirlemek için hangi varlık kalemlerinin hangi kaynaklarla karşılandığına bakılmalıdır.
2
Finansman politikasının türünü tanımla
Geçici dönen varlıkların bir bölümünün dahi uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi, politikanın 'İhtiyatlı (Muhafazakâr) Finansman Politikası' olduğunu gösterir.
Vade uyumlu politikadan farklı olarak uzun vadeli güvenli kaynakların (ancak yüksek maliyetli) kullanımı artırılmıştır.
3
Politikanın risk ve getiri (kârlılık) üzerindeki etkisini değerlendir
Likidite riski (kısa vadeli borç ödeyememe riski) azalır; ancak uzun vadeli kaynakların maliyetinin yüksek olması ve ihtiyaç dışı dönemlerde fonların atıl beklemesi kârlılığı düşürür.
Finansal yönetimde risk ve getiri arasında ters yönlü bir ilişki vardır; güvenliği merkeze alan düşük riskli politikalar genellikle daha düşük kârlılık getirir.

Key Concept

Çalışma Sermayesi Finansman Politikaları ve Risk-Getiri İlişkisi
Question 33Question

Kredi piyasalarındaki daralma beklentisi üzerine, geniş bir tedarik ağına sahip bir lojistik işletmesi bilanço yapısında stratejik bir değişikliğe gitmiştir. İşletme; duran varlıklarının ve sürekli dönen varlıklarının tamamına ek olarak, faaliyet hacmindeki dalgalanmalardan kaynaklanan geçici dönen varlıklarının da önemli bir bölümünü uzun vadeli yabancı kaynaklar ve özkaynaklarla finanse etme kararı almıştır.

Çalışma sermayesi finansman politikaları çerçevesinde değerlendirildiğinde, işletmenin benimsediği bu yeni politika ve bu politikanın risk-kârlılık üzerindeki beklenen etkisi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İhtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikasına geçilmiştir; likidite riski minimize edilirken, atıl fonların yaratacağı ek maliyetler sebebiyle kârlılık olumsuz etkilenecektir.

Answer

İhtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikasına geçilmiştir; likidite riski minimize edilirken, atıl fonların yaratacağı ek maliyetler sebebiyle kârlılık olumsuz etkilenecektir.
İşletme, mevsimsel veya dalgalı ihtiyaçlarını (geçici dönen varlıklar) kısa vadeli borçlarla karşılamak yerine uzun vadeli kaynaklarla finanse etmeyi seçmiştir. Bu durum, ihtiyatlı (muhafazakâr) finansman politikasının temel özelliğidir. Bu politikanın en büyük avantajı, kısa vadeli borç ödeme baskısını ortadan kaldırarak likidite riskini minimize etmesidir. Ancak uzun vadeli kaynaklar hem genellikle daha yüksek faiz oranlarına sahiptir hem de işletmenin fon ihtiyacının azaldığı dönemlerde bu paralar kasada atıl beklese dahi faizleri ödenmeye devam eder. Bu durum kârlılığı doğrudan düşürür.

Step-by-Step Solution

1
İşletmenin varlık kalemlerini ve bunları finanse ettiği kaynakların vadelerini analiz et.
Duran varlıklar, sürekli dönen varlıklar VE geçici dönen varlıkların bir kısmı uzun vadeli yabancı kaynaklar ve özkaynaklar (devamlı sermaye) ile finanse edilmektedir.
Çalışma sermayesi finansman politikasının türünü belirlemek için varlık-kaynak vade eşleşmesini haritalandırmak gerekir.
2
Belirlenen eşleşmeyi finansman politikaları teorisi ile karşılaştır.
Geçici dönen varlıkların kısa vadeli kaynaklar yerine uzun vadeli kaynaklarla finanse edilmesi, likiditeyi ön planda tutan İhtiyatlı (Muhafazakâr) Finansman Politikasıdır.
Vade uyumu prensibinden sapılarak uzun vadeli fonlama oranının artırılması politikanın yönünü belirler.
3
İhtiyatlı politikanın risk ve kârlılık üzerindeki etkisini değerlendir.
Uzun vadeli borçların vadesi uzun olduğu için kısa vadede ödeme sıkıntısı (likidite riski) azalır. Ancak geçici varlıklara ihtiyaç duyulmayan dönemlerde de uzun vadeli kaynağın maliyetine katlanılacağı için (atıl fon) kârlılık düşer.
Finansal yönetimde risk ve getiri arasında ters yönlü bir ilişki (trade-off) vardır; düşük risk, düşük kârlılık getirir.

Key Concept

Çalışma Sermayesine Yatırım ve Finansman Politikaları: İhtiyatlı Politika ve Risk-Getiri İlişkisi
Question 34Question

Çalışma sermayesi yönetiminde işletmeler, varlık yapısını (yatırım politikası) ve bu varlıkların hangi kaynaklarla fonlanacağını (finansman politikası) belirlerken risk ve getiri dengesini gözetmek zorundadır. Bir üretim işletmesinin bilançosu incelendiğinde; duran varlıklarının tamamı ile sürekli dönen varlıklarının belirli bir kısmının uzun vadeli kaynaklarla finanse edildiği, sürekli dönen varlıkların kalan kısmı ile geçici dönen varlıkların tamamının ise kısa vadeli yabancı kaynaklarla karşılandığı tespit edilmiştir.

Buna göre, işletmenin benimsediği çalışma sermayesi politikası türü ve bu tercihin risk-karlılık üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Atılgan (agresif) finansman politikası izlenmektedir; kısa vadeli kaynakların maliyeti nispeten düşük olduğundan karlılık beklentisi artar, ancak borç ödeme baskısı likidite riskini yükseltir.

Answer

İşletmenin atılgan (agresif) finansman politikası izlediği ve bu durumun karlılığı artırırken likidite riskini de yükselttiğini ifade eden seçenektir.
İşletme, yapısal olarak bilançosunda sürekli bulunması gereken (sürekli dönen varlıklar) bir kısım varlıklarını, vadesi çabuk gelen (kısa vadeli) yabancı kaynaklarla finanse etmektedir. Bu tercih, finansal yönetim terminolojisinde 'atılgan (agresif) finansman politikası' olarak adlandırılır. Kısa vadeli faiz oranları genellikle uzun vadeli faiz oranlarından düşük olduğu için işletmenin finansman maliyeti azalır ve karlılığı artar. Ancak, uzun vadeli yatırımların kısa sürede geri ödenmesi gereken borçlarla finanse edilmesi, işletmeyi sık sık borç yenileme baskısında bırakarak likidite riskini (net çalışma sermayesi noksanlığı riskini) önemli ölçüde yükseltir.

Step-by-Step Solution

1
Varlıkların hangi kaynaklarla finanse edildiğini sınıflandırın.
Duran varlıklar ve sürekli dönen varlıkların bir kısmı uzun vadeli; sürekli dönen varlıkların kalanı ve geçici dönen varlıklar kısa vadeli kaynaklarla fonlanmaktadır.
Uygulanan finansman politikasının türünü belirlemek için kaynak/varlık eşleşmesini görmek gerekir.
2
Mevcut durumu vade uyumlu (dengeli) model ile karşılaştırın.
Dengeli modelde kısa vadeli kaynaklar sadece geçici dönen varlıklara eşit olmalıdır. Senaryoda ise kısa vadeli yabancı kaynaklar > geçici dönen varlıklar eşitsizliği vardır.
Sürekli varlıkların (bilançoda sürekli yer tutan dönen varlıkların) kısa vadeli fonlarla karşılanması agresif (atılgan) yaklaşımdır.
3
Bu agresif politikanın risk ve karlılık üzerindeki etkilerini analiz edin.
Kısa vadeli kaynaklar daha ucuz olduğu için finansman giderleri azalır (karlılık artar), ancak sürekli borç çevirme zorunluluğu doğduğundan ödeyememe ihtimali (likidite riski) yükselir.
Finansal yönetimde risk ve getiri her zaman aynı yönde hareket eder; yüksek getiri beklenen stratejiler daha yüksek risk barındırır.

Key Concept

Çalışma Sermayesi Finansman Politikaları (Agresif, İhtiyatlı, Dengeli) ve Risk-Getiri İlişkisi
Question 35Question

Finansal analiz uzmanı, aynı sektörde faaliyet gösteren rakip K ve L işletmelerinin bilanço kompozisyonlarını değerlendirirken yatırım politikaları (aktif tarafı) ile finansman politikaları (pasif tarafı) arasındaki yapısal uyumu incelemiştir. Yapılan analiz sonucunda işletmelerin kaynak kullanım tercihleri hakkında şu tespitler yapılmıştır:

- K işletmesi, mevsimsel dalgalanmalardan doğan geçici dönen varlıklarının tamamını ve minimum stok/alacak gereksinimini ifade eden sürekli dönen varlıklarının belli bir bölümünü kısa vadeli yabancı kaynaklar ile fonlamaktadır.
- L işletmesi ise sabit nitelikli duran varlıkları ile sürekli dönen varlıklarının tamamını güvence altına aldıktan sonra, geçici dönen varlıklarının da bir kısmını uzun vadeli borçlar ve özkaynaklardan oluşan devamlı sermaye ile fonlamayı tercih etmiştir.

Bu bilgilere dayanarak, K ve L işletmelerinin uyguladığı çalışma sermayesi finansman stratejileri ile risk-kârlılık dengeleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: K işletmesi atılgan (agresif) finansman politikasını benimsemiştir; bu strateji net işletme sermayesini daraltarak likidite riskini artırsa da, kısa vadeli fonların maliyet avantajı sayesinde L işletmesine göre daha yüksek bir kârlılık potansiyeli sunar.

Answer

K işletmesinin atılgan (agresif) finansman politikası izlediğini, bunun sonucunda likidite riskinin ve kârlılık potansiyelinin yüksek olduğunu belirten ifade doğru cevaptır.
Çalışma sermayesi yönetiminde atılgan (agresif) finansman politikası, geçici dönen varlıkların tamamının ve sürekli dönen varlıkların (ve hatta duran varlıkların) bir kısmının kısa vadeli yabancı kaynaklarla finanse edilmesidir. K işletmesi bu politikayı uyguladığı için net çalışma sermayesi daralır ve likidite (ödeme güçlüğü) riski artar. Ancak kısa vadeli borçların maliyeti genellikle uzun vadeli borçlara göre daha düşük olduğundan firmanın kârlılık potansiyeli yükselir. L işletmesi ise ihtiyatlı (muhafazakâr) politika izleyerek geçici dönen varlıklarının bir kısmını dahi devamlı sermaye (uzun vadeli kaynaklar) ile finanse etmiş, böylece nakit sıkışıklığı riskini düşürürken nispeten yüksek fonlama maliyetlerine katlanarak kârlılığından feragat etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
K işletmesinin finansman politikasını tanımlama
K işletmesi, geçici dönen varlıkları ve sürekli dönen varlıkların bir kısmını kısa vadeli borçlarla finanse ettiği için atılgan (agresif) politika izlemektedir.
Kısa vadeli kaynak kullanımının dönemsel ihtiyaçları aşarak sürekli varlıklara yönelmesi agresif politikanın temel özelliğidir.
2
L işletmesinin finansman politikasını tanımlama
L işletmesi, duran ve sürekli dönen varlıklara ek olarak geçici dönen varlıkların bir kısmını da uzun vadeli (devamlı) sermaye ile fonladığı için ihtiyatlı (muhafazakâr) politika izlemektedir.
Vadesi uzun, kalıcı kaynaklarla kısa vadeli dalgalanmaları finanse etmek riski minimize etme amacı taşıyan muhafazakâr bir yaklaşımdır.
3
Risk ve kârlılık profillerini karşılaştırma
Atılgan politika uygulayan K işletmesinde kısa vadeli borç ödeme baskısı likidite riskini artırırken, düşük borçlanma maliyetleri kârlılığı artırır. İhtiyatlı politika uygulayan L işletmesinde ise yüksek maliyetli uzun vadeli fonlar riski düşürürken kârlılığı azaltır.
Finansmanda risk ve getiri arasında doğru orantı vardır; ucuz fonlar yüksek risk (kısa vade) barındırırken, risksiz fonlar (uzun vade) yüksek maliyet gerektirir.

Key Concept

Çalışma Sermayesi Finansman Politikaları ve Risk-Getiri İlişkisi
Question 36Question

Bir sanayi şirketi, pazar payını genişletme sürecinde ortaya çıkan fon ihtiyacını karşılamak ve özkaynak kârlılığını en üst düzeye çıkarmak amacıyla aktif-pasif yapısında radikal bir karar almıştır. Mevcut durumda şirket; mevsimsel dalgalanmaların yarattığı geçici dönen varlıklarının yanı sıra, asgari stok ve nakit gibi unsurlardan oluşan sürekli dönen varlıklarının tamamını ve makine-teçhizat gibi duran varlıklarının da bir bölümünü vadesi bir yıldan kısa olan kaynaklarla finanse etmektedir.

Buna göre, şirketin benimsediği çalışma sermayesi finansman politikası ve bu politikanın risk-getiri profili hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Atılgan (agresif) finansman politikası uygulanmaktadır; kısa vadeli kaynakların maliyeti genellikle daha düşük olduğundan kârlılık potansiyeli artar, ancak borçların yenilenememe ve net işletme sermayesi noksanlığı riski yükselir.

Answer

İşletmenin benimsediği strateji atılgan (agresif) finansman politikasıdır. Bu durum kısa vadeli fonların maliyet avantajıyla kârlılığı artırırken, sık borç yenileme zorunluluğu nedeniyle likidite riskini yükseltir.
Doğru ifade, işletmenin kısa vadeli borç ağırlıklı bu stratejisinin 'Atılgan (Agresif) Finansman Politikası' olduğunu ve normal verim eğrisi varsayımı altında kısa vadeli fon maliyetlerinin daha düşük olması nedeniyle yüksek kârlılık potansiyeli sağlarken, ciddi bir likidite ve borç yenileme riski doğurduğunu eksiksiz bir şekilde açıklamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen finansman yapısını bileşenlerine ayır.
Fonlanan varlıklar: Geçici dönen varlıklar + Sürekli dönen varlıklar + Duran varlıkların bir kısmı. Fonlama kaynağı: Tamamı vadesi 1 yıldan kısa olan (kısa vadeli) yabancı kaynaklar.
Uygulanan finansman politikasının türünü belirlemek için aktif ve pasif eşleşmesinin sınırlarını görmek gerekir.
2
Varlık ve kaynak sürelerini karşılaştırarak politikayı adlandır.
Uzun vadeli yatırımların (sürekli dönen varlıklar ve duran varlıklar) kısa vadeli borçlarla finanse edilmesi, çalışma sermayesi yönetiminde 'Atılgan (Agresif) Finansman Politikası' olarak tanımlanır.
Vade uyuşmazlığı yaratılarak likiditenin feda edilmesi bu politikanın temel belirleyicisidir.
3
Atılgan politikanın risk ve kârlılık üzerindeki teorik etkilerini analiz et.
Kısa vadeli borçların faiz oranı genellikle uzun vadeli borçlardan daha düşüktür, bu durum kârlılığı olumlu etkiler. Ancak, yatırımlardan henüz nakit dönüşü sağlanmadan borçların vadesinin gelmesi likidite krizine (borç ödeyememe riskine) yol açar.
Finansal yönetimde yüksek getiri beklentisinin her zaman yüksek risk üstlenmekle mümkün olduğu (risk-getiri ödünleşimi) kuralı geçerlidir.

Key Concept

Çalışma Sermayesi Finansman Politikaları ve Risk-Getiri Ödünleşimi
Question 37Question

Bir tıbbi cihaz üreticisi, montaj hattında kullandığı özel bir parçadan yılda 24.00024.000 adet tüketmektedir. İşletme yılda 300300 gün faaliyet göstermektedir.

Bu parça için tedarikçiye verilen her siparişin sabit maliyeti 150 TL150\text{ TL}, bir parçanın işletmeye yıllık elde bulundurma maliyeti ise 5 TL5\text{ TL}'dir. Siparişlerin işletmeye ulaşma süresi (tedarik süresi) 44 gün olup, işletme üretimde aksama yaşamamak için 200200 birim emniyet stoku tutma politikası benimsemiştir.

Buna göre, bu parça için Ekonomik Sipariş Miktarı (ESM) ve Yeniden Sipariş Noktası (YSN) sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: ESM=1.200 birim,YSN=520 birim\text{ESM} = 1.200 \text{ birim}, \text{YSN} = 520 \text{ birim}

Answer

Ekonomik Sipariş Miktarı 1.200 birim ve Yeniden Sipariş Noktası 520 birimdir.
Ekonomik Sipariş Miktarı formülü 2DSH\sqrt{\frac{2 \cdot D \cdot S}{H}} şeklindedir. Verilenleri yerine koyduğumuzda 224.0001505=1.440.000=1.200\sqrt{\frac{2 \cdot 24.000 \cdot 150}{5}} = \sqrt{1.440.000} = 1.200 birim bulunur. Yeniden Sipariş Noktası (YSN) ise tedarik süresi boyunca beklenen talep ile emniyet stokunun toplamıdır. Günlük talep 24.000/300=8024.000 / 300 = 80 birimdir. Formülden YSN=(804)+200=320+200=520\text{YSN} = (80 \cdot 4) + 200 = 320 + 200 = 520 birim olarak hesaplanır.

Step-by-Step Solution

1
Ekonomik Sipariş Miktarını (ESM) hesaplama
224.0001505=1.440.000=1.200\sqrt{\frac{2 \cdot 24.000 \cdot 150}{5}} = \sqrt{1.440.000} = 1.200 birim
Optimum sipariş miktarını bulmak için yıllık talep, sipariş maliyeti ve elde bulundurma maliyeti ESM formülünde yerine konur.
2
Günlük talebi (d) belirleme
24.000/300=8024.000 / 300 = 80 birim/gün
Tedarik süresi (teslim süresi) boyunca günlük ne kadar stok tüketileceğini bulmak için toplam talep faaliyet gününe bölünür.
3
Yeniden Sipariş Noktasını (YSN) hesaplama
(804)+200=320+200=520(80 \cdot 4) + 200 = 320 + 200 = 520 birim
Siparişin ulaşması için geçen süredeki beklenen tüketim ile emniyet stoku toplanarak yeni siparişin verilmesi gereken stok düzeyi bulunur.

Key Concept

Ekonomik Sipariş Miktarı ve Yeniden Sipariş Noktası Modeli
Question 38Question

Bir teknoloji mağazası zinciri, ithal ettiği özel bir dizüstü bilgisayar modelinin stoklarını yönetmektedir. Bu model için öngörülen yıllık talep 14.40014.400 adettir. Mağaza yılın 360360 günü faaliyet göstermektedir. Ürünün yurt dışından sipariş edilip mağaza depolarına ulaşması ortalama 1212 gün sürmektedir. İşletme yönetimi, tedarik zincirinde yaşanabilecek olası aksaklıkları göz önüne alarak, 88 günlük satış miktarı kadar emniyet stoku bulundurmayı politika olarak benimsemiştir.

Buna göre, bu dizüstü bilgisayar modeli için yeniden sipariş noktası kaç adet olmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: 800

Answer

İşletmenin bu dizüstü bilgisayar modeli için belirlemesi gereken yeniden sipariş noktası 800 adettir.
Yeniden sipariş noktası (ROP), tedarik süresi boyunca gerçekleşmesi beklenen talep ile emniyet stokunun toplamından oluşur. İlk olarak günlük talep (14.400/36014.400 / 360) 4040 adet olarak bulunur. Ürünün tedarik süresi olan 1212 gün boyunca beklenen talep 40×12=48040 \times 12 = 480 adettir. İşletmenin elinde bulundurmak istediği 88 günlük emniyet stoku ise 40×8=32040 \times 8 = 320 adettir. Toplamda depo seviyesi 480+320=800480 + 320 = 800 adete düştüğünde sipariş verilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Günlük satış miktarını (talebi) hesaplamak.
14.400/360=4014.400 / 360 = 40 adet/gün.
Emniyet stokunu ve tedarik süresince beklenen satış miktarını bulabilmek için öncelikle günlük kullanım hızının bilinmesi gerekir.
2
Tedarik (teslim) süresi boyunca gerçekleşmesi beklenen talebi hesaplamak.
40×12=48040 \times 12 = 480 adet.
Sipariş verildikten sonra mallar fiziksel olarak depoya ulaşana kadar geçecek 1212 günlük sürede ihtiyaç duyulacak asgari ürün miktarını belirlemek içindir.
3
Politika gereği tutulacak emniyet stoku miktarını hesaplamak.
40×8=32040 \times 8 = 320 adet.
İşletme, olası aksaklıklara karşı 88 günlük satış miktarına eşdeğer bir stok bulundurmayı hedeflemiştir.
4
Yeniden sipariş noktasını (ROP) bulmak için teslim süresi talebi ile emniyet stokunu toplamak.
480+320=800480 + 320 = 800 adet.
Depodaki stoklar, sadece tedarik süresindeki talebi ve emniyet stokunu karşılayacak düzeye (toplam 800800 adet) indiğinde yeni sipariş verilmelidir.

Key Concept

Yeniden Sipariş Noktası ve Emniyet Stoku
Question 39Question

Zeta A.Ş., kısa süreli nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla bir banka ile 66 ay (180180 gün) vadeli ve yıllık %16\%16 nominal faiz oranlı 1.000.000 TL1.000.000 \text{ TL} tutarında bir kredi anlaşması imzalamıştır.

Banka, kredi sözleşmesi gereğince kredi anapara tutarının %20\%20'sinin vadesiz bir hesapta blokajlı (vadesiz karşılık) tutulmasını şart koşmuştur. Krediye ilişkin faiz ödemesi ve anapara tahsilatı vade sonunda tek seferde yapılacaktır.

Buna göre, işletmenin kullandığı bu kısa vadeli kredinin efektif yıllık maliyeti yüzde kaçtır? (Bir yıl 360360 gün olarak alınacaktır.)

Show answer & explanation

Answer: 21,00

Answer

İşletmenin kullandığı kısa vadeli kredinin efektif yıllık maliyeti %21,00'dir.
Blokajlı banka kredilerinde efektif maliyet hesaplanırken öncelikle işletmenin fiilen eline geçen net kullanılabilir fon bulunur. 1.000.000 TL1.000.000 \text{ TL} kredinin %20\%20'si olan 200.000 TL200.000 \text{ TL} blokaja ayrıldığında, net kullanılabilir fon 800.000 TL800.000 \text{ TL} olur. 66 aylık dönem için ödenecek faiz 1.000.000×%16×(180/360)=80.000 TL1.000.000 \times \%16 \times (180/360) = 80.000 \text{ TL}'dir. Bu durumda 66 aylık (dönemlik) maliyet oranı 80.000/800.000=%1080.000 / 800.000 = \%10 (0,100,10) olarak gerçekleşir. Bir yılda iki adet 66 aylık dönem olduğu için efektif yıllık maliyet (1+0,10)21=1,211=0,21(1 + 0,10)^2 - 1 = 1,21 - 1 = 0,21, yani %21,00\%21,00 olarak hesaplanır.

Step-by-Step Solution

1
6 aylık dönem faiz tutarının hesaplanması
80.000 TL80.000 \text{ TL}
Maliyet oranını bulabilmek için bankaya ödenecek toplam faiz yükünün belirlenmesi gerekir. (Faiz=1.000.000×0,16×180360\text{Faiz} = 1.000.000 \times 0,16 \times \frac{180}{360})
2
İşletmenin fiilen kullanabileceği net fon tutarının bulunması
800.000 TL800.000 \text{ TL}
Kredinin %20\%20'si olan 200.000 TL200.000 \text{ TL} bankada bloke edildiği için işletme sadece kalan kısmı işletme sermayesi olarak kullanabilir. (1.000.000200.0001.000.000 - 200.000)
3
Dönemlik (6 aylık) gerçek maliyet oranının hesaplanması
%10\%10 (veya 0,100,10)
Ödenecek faizin, fiilen ele geçen net fona oranlanması gerçek dönemlik maliyeti verir. (80.000800.000\frac{80.000}{800.000})
4
Dönemlik maliyetin efektif yıllık maliyete dönüştürülmesi
%21,00\%21,00
Yılda iki adet 6 aylık dönem bulunduğundan maliyet oranı bileşiklendirilerek (1+0,10)21(1 + 0,10)^2 - 1 formülü ile yıllıklandırılır.

Key Concept

Blokajlı Banka Kredilerinde Efektif Maliyet Hesaplaması
Question 40Question

Piyasa koşullarındaki dalgalanmalar nedeniyle nakit giriş ve çıkışları büyük oranda belirsizlik (stokastik yapı) taşıyan bir işletme, nakit yönetimi sürecini yeniden yapılandırmak istemektedir. İşletmenin finans yönetimi, bir yandan ödeme aczine düşme riskini (likidite riski) kontrol altında tutmayı, diğer yandan ise gereğinden fazla atıl nakit bulundurmanın yaratacağı fırsat maliyetini (kârlılıktan fedakârlık) minimize etmeyi hedeflemektedir.

Bu bağlamda, işletmenin nakit ve pazarlanabilir menkul kıymet yönetimi politikaları değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi teorik ve pratik olarak doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kesin öngörülebilen nakit akışlarına dayanan Baumol modelinin aksine, bu işletmenin Miller-Orr modelini benimsemesi daha uygundur; aynı zamanda nakit döngüsünü iyileştirmek için alacak tahsilat süresinin hızlandırılması gerekir.

Answer

Belirsiz nakit akışlarında Miller-Orr modelinin benimsenmesini ve nakit döngüsünü kısaltmak için tahsilatların hızlandırılmasını öneren ifade doğrudur.
Doğru ifade, işletmenin stokastik (belirsiz) nakit yapısına uygun olarak Miller-Orr modelini önermekte ve aynı zamanda finansal yöneticinin likiditeyi desteklemek amacıyla tahsilat sürecini hızlandırması gerektiğini doğru bir şekilde tespit etmektedir. Baumol modeli ise ancak nakit akışlarının kesin olarak bilindiği ortamlarda geçerlidir.

Step-by-Step Solution

1
İşletmenin nakit akış yapısına uygun optimizasyon modelini belirlemek.
Senaryoda belirtildiği üzere nakit akışları tamamen dalgalı ve belirsiz (stokastik) olduğundan, sabit nakit akışlarını varsayan Baumol modeli yerine Miller-Orr modeli tercih edilmelidir.
Miller-Orr modeli, nakit giriş ve çıkışlarının rastlantısal olduğu durumlar için üst, alt ve hedef limitler belirleyerek daha gerçekçi bir çözüm sunar.
2
Nakit döngüsünün nasıl iyileştirileceğini (kısaltılacağını) analiz etmek.
Nakit döngüsünün kısaltılması, nakit girişlerinin hızlandırılması (alacak tahsilat süresinin kısaltılması) ve nakit çıkışlarının yavaşlatılması (ticari borç ödeme süresinin uzatılması) ile mümkündür.
Likiditeyi artırmanın temel kuralı, tahsilatları hızlandırıp ödemeleri vade sonuna kadar geciktirerek işletmede nakit kalma süresini artırmaktır.

Key Concept

Nakit Yönetim Modelleri ve Nakit Döngüsü Optimizasyonu
PreviousPage 2 / 7Next