İdarenin Sorumluluğu

152 questions

Question 121Question

Bir devlet üniversitesinin kampüsünde yer alan ve merkezi ısıtma sistemini sağlayan yüksek basınçlı buhar kazanının, tüm teknik bakımlarının zamanında ve eksiksiz yapılmış olmasına rağmen meydana gelen teknik bir arıza nedeniyle patlaması sonucunda, kampüs bitişiğindeki özel bir konutta ağır maddi hasar meydana gelmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde idareye yüklenebilecek herhangi bir ihmal, tedbirsizlik veya hizmet kusuru tespit edilememiştir.

Buna göre, idarenin meydana gelen bu zarardan sorumlu tutulabilmesi için dayanılan kusursuz sorumluluk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tehlike (risk) ilkesi

Answer

İdarenin bünyesinde barındırdığı tehlikeli araçların (yüksek basınçlı buhar kazanı) kusuru olmasa dahi verdiği zararlardan sorumlu tutulmasını öngören Tehlike (risk) ilkesi doğru cevaptır.
Tehlike (risk) ilkesi, idarenin bünyesinde barındırdığı ve doğası gereği tehlike arz eden (yüksek basınçlı kaplar, patlayıcılar, silahlar vb.) nesne ve faaliyetlerden doğan zararları, idarenin kusuru olmasa dahi tazmin etmesini öngörür. Olayda buhar kazanının teknik arıza yapması tipik bir risk sorumluluğu örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Zarara yol açan aracın niteliğini belirle.
Zarar, yüksek basınçlı bir buhar kazanının patlaması sonucu oluşmuştur; bu tür araçlar 'tehlikeli araç/faaliyet' kapsamında değerlendirilir.
Kusursuz sorumluluk hallerinden hangisinin uygulanacağını belirlemek için zararın kaynağının niteliği kritiktir.
2
İdarenin kusur durumunu kontrol et.
İdare tüm bakımları yapmış ve herhangi bir ihmali bulunmamaktadır (kusur yoktur).
Eğer kusur olsaydı, kusursuz sorumluluk yerine hizmet kusuru ilkesine gidilirdi.
3
Zarar gören tarafın sıfatını analiz et.
Zarar gören, kamu görevlisi olmayan üçüncü bir kişidir (konut sahibi).
Zarar gören kişi personel olsaydı 'mesleki risk', toplumun geneli olsaydı 'sosyal risk' gündeme gelebilirdi.
4
Uygun hukuk ilkesini eşleştir.
Tehlikeli bir aracın kusursuz çalışması sırasında üçüncü kişilere verdiği zarar 'Tehlike (Risk) İlkesi' kapsamına girer.
İdare, tehlikeli bir mekanizma işletmenin getirdiği riskleri ve bunun sonucunda oluşan zararları üstlenmek zorundadır.

Key Concept

İdare hukukunda tehlike ilkesi, idarenin tehlikeli araçlar (silah, patlayıcı, yüksek gerilim hattı, basınçlı kaplar vb.) kullanarak yürüttüğü faaliyetlerde, herhangi bir kusuru olmasa bile meydana gelen zararlardan sorumlu tutulmasını ifade eder.

Hints

1
Zararın kaynağı olan cihazın (buhar kazanı) tehlikeli nitelikte olup olmadığına odaklanın.
2
İdarenin kusuru olmadığı belirtildiğine göre, kusursuz sorumluluk hallerinden hangisinin teknik cihaz kazalarını kapsadığını hatırlayın.

Practice More

İlliyet bağını kesen nedenlerin (mücbir sebep vb.) kusursuz sorumluluk üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 122Question

İdare hukukunda idarenin bir eylemi sonucunda ortaya çıkan zararın tazmin edilebilmesi için bu zararın belli başlı niteliklere sahip olması gerekir. Kamu düzenini korumak amacıyla balık avlanmasının kesin olarak yasaklandığı bir bölgede izinsiz avlanan bir kişinin, bölgede devriye görevi yapan sahil güvenlik botunun kusurlu manevrası sonucu ağları parçalanmış ve kişi o gün elde etmeyi umduğu yaklaşık 25.00025.000 TL tutarındaki kazançtan mahrum kalmıştır.

Bu olayda idarenin, söz konusu kişinin "umulan kazanç kaybını" tazmin etmekle yükümlü tutulmaması, zararın aşağıdaki özelliklerinden hangisinin yokluğu ile doğrudan gerekçelendirilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Zararın meşru olması

Answer

İdarenin tazminat sorumluluğunun doğması için zararın "meşru" olması, yani hukuk düzeni tarafından korunan bir hak veya menfaate dayalı olması gerekir.
İdarenin tazminat ödemekle yükümlü kılınabilmesi için, idari işlem veya eylemden zarar gören menfaatin hukuk düzeni tarafından korunmaya değer (meşru) bir menfaat olması gerekir. Olayda balıkçı avlanmanın yasak olduğu bir alanda faaliyet gösterdiği için, bu hukuka aykırı eylemden elde etmeyi umduğu kazanç hukuk tarafından korunmaz ve dolayısıyla 'meşru zarar' olarak nitelendirilmez.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylem ve sonucunu belirle.
Sahil güvenlik botunun manevrası (eylem) sonucu ağların parçalanması ve kazanç kaybı (zarar) oluşmuştur.
Sorumluluk için bir eylem ve bir zararın varlığı ön şarttır.
2
Zararın niteliğini (meşruiyetini) hukuk düzeni açısından değerlendir.
Balıkçılık faaliyeti yasak bir bölgede yapıldığı için bu faaliyetten beklenen menfaat hukuk dışıdır.
Hukuka aykırı durumlardan doğan kazanç beklentileri idare hukukunda korunmaz.
3
Hangi zarar özelliğinin eksik olduğunu saptan.
Zararın "meşruiyet" (meşru olma) unsuru eksiktir.
Danıştay içtihatlarına göre, ruhsatsız veya yasak bir faaliyetten doğan kar mahrumiyeti meşru zarar sayılmaz.

Key Concept

İdari sorumlulukta tazmin edilebilir zararın özellikleri (Meşruiyet, Kesinlik, Şahsilik, Özellik).

Practice More

İdarenin sorumluluğunda illiyet bağını kesen mücbir sebep ve beklenmeyen hal arasındaki farkları inceleyen vakaları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 123Question

TEİAŞ (Türkiye Elektrik İletim A.Ş.) tarafından işletilen bir yüksek gerilim hattında, şiddetli fırtına nedeniyle tellerin kopması sonucu yakındaki bir buğday tarlasında yangın çıkmış ve büyük çaplı maddi zarar meydana gelmiştir. Yapılan teknik incelemede, hattın tüm periyodik bakım ve kontrollerinin zamanında yapıldığı, personelin herhangi bir ihmalinin bulunmadığı ve tesisatın mevzuattaki standartlara tam uygun olduğu tespit edilmiştir.

İdarenin herhangi bir kusuru saptanmamasına rağmen, yürütülen faaliyetin niteliği gereği bu zararı tazmin etmekle yükümlü tutulması, aşağıdaki kusursuz sorumluluk ilkelerinden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Tehlike (Risk) İlkesi

Answer

İdarenin tehlikeli bir faaliyetten (yüksek gerilim hattı işletilmesi) kaynaklanan zararlardan, kusuru bulunmasa dahi sorumlu tutulması Tehlike (Risk) İlkesi'nin bir gereğidir.
Tehlike ilkesine göre, idare yürüttüğü faaliyet veya kullandığı araçlar (silah, mühimmat, yüksek gerilim hattı gibi) toplum için özel bir tehlike oluşturuyorsa, bu tehlikenin gerçekleşmesi sonucu doğan zararları herhangi bir kusuru olmasa dahi tazmin etmekle yükümlüdür. Olayda yüksek gerilim hattı bir tehlike kaynağıdır ve fırtına gibi etkenler bu tehlikenin gerçekleşmesine yol açmıştır; bu nedenle kusur aranmaksızın sorumluluk doğar.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari faaliyetin niteliğini analiz etme
Yüksek gerilim hattı işletilmesi, doğası gereği yüksek risk ve tehlike içeren bir faaliyettir.
Kusursuz sorumluluk hallerini ayırt etmek için öncelikle zarara yol açan eylemin türü belirlenmelidir.
2
Kusur durumunu değerlendirme
İdarenin tüm bakımları yaptığı ve ihmalinin olmadığı (kusursuz olduğu) belirtilmiştir.
Sorumluluğun 'hizmet kusuru' mu yoksa 'kusursuz sorumluluk' mu olduğu bu tespitle anlaşılır.
3
İlgili hukuk kuralını uygulama
Bünyesinde olağanüstü tehlike barındıran araç gereçlerin (patlayıcılar, yüksek gerilim hatları, barajlar vb.) kullanımı sonucu doğan zararlar 'Tehlike (Risk) İlkesi'ne göre tazmin edilir.
Tehlike ilkesi, idarenin kusuru olmasa da riskli bir faaliyetten kazanç/kamu yararı sağladığı için zararı da üstlenmesi esasına dayanır.

Key Concept

Tehlike İlkesi (Risk İlkesi)

Practice More

İdarenin sorumlu tutulabilmesi için kusur şartı aranmayan diğer bir hal olan 'Sosyal Risk' ilkesinin hangi durumlarda uygulandığını (terör olayları vb.) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 124Question

Bir trafik polisi, rutin bir denetim esnasında durdurduğu sürücünün, daha önce kendisini bir asayiş olayında amirlerine şikayet eden kişi olduğunu fark etmiştir. Polis memuru, sürücünün herhangi bir kural ihlali bulunmamasına rağmen, geçmişteki bu şahsi kırgınlığı nedeniyle yetkisini kötüye kullanarak gerçeğe aykırı bir tutanakla sürücüye en üst sınırdan para cezası kesmiş ve aracın haksız yere trafikten men edilmesine yol açmıştır. Sürücü, bu işlem nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramıştır.

Buna göre, söz konusu olaydaki hukuki durum ve idarenin sorumluluk rejimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kamu görevlisinin eylemi kişisel kin ve garez içerdiği için "kişisel kusur" niteliğindedir; idare ödediği tazminatı anayasal zorunluluk gereği ilgili memura rücu etmelidir.

Answer

Kamu görevlisinin şahsi kin ve garezle hareket etmesi kişisel kusur teşkil eder ve idare, ödediği tazminatı anayasal zorunluluk gereği ilgili memura rücu etmekle yükümlüdür.
Doğru cevap olan seçenek, polis memurunun eyleminin kişisel bir husumete dayandığını ve bu durumun 'kişisel kusur' teşkil ettiğini doğru şekilde saptamaktadır. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129.129. maddesinin 5.5. fıkrasında yer alan 'İdarenin, ödediği tazminatı ilgili görevliye rücu etmesi şarttır' hükmüne uygun olarak bu işlemin anayasal bir zorunluluk olduğunu ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kusur türünün belirlenmesi
Kişisel Kusur
Polis memurunun kural ihlali olmayan birine geçmişteki husumeti nedeniyle ceza kesmesi, hizmetten ayrılabilen bir şahsi garez (kötü niyet) içerir.
2
Dava açılacak mercinin belirlenmesi
İdari Yargı (İdareye Karşı)
Anayasa m. 129/5129/5 uyarınca, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları sadece idare aleyhine açılabilir.
3
Rücu mekanizmasının değerlendirilmesi
Rücu Zorunluluğu
Anayasa m. 129/5129/5 son cümlesi uyarınca, idarenin ödediği tazminatı kusurlu görevliye rücu etmesi bir takdir yetkisi değil, anayasal bir şarttır.
4
Rücu davasının görevli yargı yerinin tespiti
Adli Yargı
İdare ile memur arasındaki bu rücu ilişkisi genel hükümlere tabi olup adli yargı kolunda çözümlenir.

Key Concept

İdare hukukunda hizmet kusuru - kişisel kusur ayrımı ve Anayasa m. 129/5129/5 uyarınca rücu zorunluluğu.
Estimated Time:1m 30s
Question 125Question

Bir kamu üniversitesinin laboratuvarı için yurt dışından ithal edilen hassas bir optik cihaz, gümrükteki geçici depolama alanında gümrük görevlilerinin hatalı istifleme yapması ve gerekli hassasiyeti göstermemesi sonucu devrilerek ağır hasar görmüştür. Cihazı ithal eden firma, bu hasarın yanı sıra cihazın zamanında kurulamaması nedeniyle bir sonraki ay almayı planladığı 'muhtemel ek projelerden mahrum kalacağını' da belirterek idareden tüm bu kayıplarının karşılanmasını talep etmektedir.

Bu olayda idarenin tazminat sorumluluğu ile zararın nitelikleri arasındaki ilişki bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Cihazda meydana gelen somut fiziksel hasar 'kesin' bir zarar olduğu için tazmin edilmelidir; ancak firmanın gelecekteki 'muhtemel kâr mahrumiyeti' kesinlik şartını taşımadığı için tazminat kapsamı dışındadır.

Answer

Cihazdaki somut hasarın kesin olduğu için tazmin edilmesi gerektiği, ancak muhtemel kâr mahrumiyetinin kesinlik şartını taşımadığı cevabı doğrudur.
İdare hukukunda tazmin edilebilir bir zararın en temel özelliklerinden biri 'kesin' olmasıdır. Vaka analizinde cihazdaki fiziksel hasar gerçekleşmiş ve somut bir durum olduğu için kesinlik arz eder. Ancak firmanın gelecekte elde etmeyi 'umduğu' veya 'planladığı' kârlar, henüz gerçekleşmemiş ve gerçekleşeceği de hukuken garanti altına alınmamış (muhtemel) olduğu için tazminatın konusunu oluşturamaz.

Step-by-Step Solution

1
Zararın türünü ve gerçekleşme durumunu tespit et.
Cihazdaki kırılma/hasar somut ve gerçektir (kesin zarar).
Tazminat için zararın sadece gerçekleşmiş olması yeterli değildir, aynı zamanda tartışmasız ve net (kesin) olması gerekir.
2
Talep edilen kâr mahrumiyetinin niteliğini analiz et.
İleride almayı 'planladığı' projeler muhtemeldir (varsayımsal zarar).
Henüz gerçekleşmemiş veya gerçekleşeceği kesin olmayan bir menfaat kaybı, idare hukukunda tazmin edilebilir bir zarar olarak kabul edilmez.
3
İdari faaliyet ile zarar arasındaki bağlantıyı (illiyet bağı) kur.
Hatalı istifleme (eylem) ile cihazın hasar görmesi (zarar) arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi vardır.
İlliyet bağı, idarenin eylemi ile ortaya çıkan somut zarar arasında mantıksal bir köprü kurulmasını sağlar.

Key Concept

İdarenin sorumluluğu için zararın meşru, kesin, şahsi ve özel olması şarttır.
Estimated Time:1m 50s
Question 126Question

Terör eylemleri veya anarşi gibi toplumsal olaylar neticesinde, failleri belirlenemeyen kolektif hareketler sonucu oluşan zararların idarece tazmin edilmesinde; idarenin eylemi ile zarar arasındaki bağın (illiyet bağı) durumu bakımından diğer kusursuz sorumluluk türlerinden ayrılan temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağının (nedensellik ilişkisi) aranmaması veya bu bağın kopmuş kabul edilmesidir.

Answer

Sosyal risk ilkesini diğer sorumluluk hallerinden ayıran temel fark, idarenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağının aranmaması veya bu bağın kopmuş kabul edilmesidir.
İdare hukukundaki genel sorumluluk ilkelerinde, idarenin bir eylemi ile meydana gelen zarar arasında mutlaka bir neden-sonuç (illiyet) bağı bulunmalıdır. Ancak sosyal risk ilkesi, bu kuralın en büyük istisnasıdır. Terör ve toplumsal olaylar gibi idarenin doğrudan müdahalesi olmayan, failleri meçhul anonim eylemlerde; zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağı koptuğu halde, sosyal devlet ve sosyal dayanışma ilkeleri gereği idare sorumlu tutulur. Bu nedenle doğru cevap illiyet bağının aranmaması veya gevşetilmesi gerektiğini belirten ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Zararın kaynağını belirleme
Zarar, idarenin doğrudan bir eyleminden değil, toplumsal bir olaydan (terör, anarşi vb.) kaynaklanmaktadır.
Sosyal risk ilkesinin uygulama alanı kolektif ve anonim eylemlerdir.
2
Sorumluluk hukukundaki illiyet bağı şartını değerlendirme
Normalde zarar ile idari eylem arasında bir neden-sonuç bağı (illiyet bağı) aranırken, bu ilke çerçevesinde bu bağın varlığına bakılmaz.
Zararın topluma paylaştırılması (sosyal dayanışma) esası, klasik illiyet bağı şartının önüne geçer.
3
Diğer kusursuz sorumluluk halleriyle karşılaştırma
Tehlike ilkesinde riskli bir faaliyet, eşitlik ilkesinde ise hukuka uygun bir işlem varken; sosyal riskte idarenin hiçbir müdahalesi olmasa dahi sorumluluk doğar.
En belirgin ayırt edici özellik nedensellik bağındaki bu istisnai durumdur.

Key Concept

Sosyal risk ilkesinde 'illiyet bağı' (nedensellik) şartının aranmaması veya gevşetilmesi.

Practice More

Sosyal risk ilkesinin yasal dayanağı olan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un kapsamını inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 127Question

İdare hukukunda "sosyal risk ilkesi" uyarınca idarenin sorumlu tutulabilmesi için zararın terör, anarşi veya toplumsal olaylar gibi kolektif ve anonim hareketlerden kaynaklanması gerekmektedir. Danıştay içtihatları ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun çerçevesinde uygulanan bu ilkeyi, "tehlike (risk) ilkesi" gibi diğer kusursuz sorumluluk hallerinden ayıran en temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Zarar ile idari eylem veya işlem arasındaki klasik illiyet bağının aranmaması veya oldukça gevşemiş olması

Answer

Zarar ile idari eylem veya işlem arasındaki klasik illiyet bağının aranmaması veya oldukça gevşemiş olması
Sosyal risk ilkesi, idarenin herhangi bir eylemi veya işlemi olmasa dahi, toplumun bir parçası olmaktan kaynaklanan ve terör gibi kolektif olaylar sonucu doğan zararların tazmin edilmesini sağlar. Bu ilkenin en belirgin özelliği, idarenin eylemi ile zarar arasındaki o klasik 'illiyet bağı' şartının aranmaması veya toplumsal dayanışma gereği oldukça gevşetilmiş olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal risk ilkesinin kapsamını belirle.
İlke; terör, anarşi ve toplumsal olaylar gibi faili meçhul, kolektif ve anonim zararları kapsar.
Zararın kaynağı idarenin doğrudan bir eylemi değil, toplumsal huzursuzluktur.
2
Sorumluluğun kurucu unsurlarından olan 'illiyet bağı'nı analiz et.
Sosyal risk durumlarında idarenin bir eylemi bulunmadığı için zarar ile idare arasında doğrudan bir nedensellik bağı kurulamaz.
Sosyal risk ilkesinde idare, zararı 'sosyal dayanışma' esasıyla üstlenir.
3
Diğer kusursuz sorumluluk halleriyle karşılaştır.
Tehlike ilkesinde tehlikeli bir 'faaliyet' (ör. mühimmat deposu işletmek), fedakarlığın denkleştirilmesinde ise hukuka uygun bir 'idari işlem' (ör. yol yapımı için kamulaştırma) ile zarar arasında doğrudan illiyet bağı vardır.
Sosyal risk ilkesini özgün kılan, bu bağın kopmuş veya asgari düzeye inmiş olmasıdır.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi ve İlliyet Bağının Gevşemesi
Estimated Time:1m 30s
Question 128Question

İdare, şehir merkezinde bulunan tarihi bir sütunlu yolu dış etkenlerden ve hava kirliliğinden korumak amacıyla, bütünüyle hukuka uygun bir kararla yapının çevresini şeffaf koruma panelleriyle kapatmıştır. Bu uygulama kamu yararı taşımasına ve mevzuata uygun gerçekleştirilmesine rağmen, panellerin konumu nedeniyle yol üzerindeki tescilli olmayan bir dükkanın girişi tamamen kapanmış ve işletme sahibi ticari faaliyetine devam edemez hale gelmiştir. İdarenin herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen, dükkan sahibinin uğradığı bu özel ve olağandışı zararın tazmin edilmesi gerektiğini savunan kusursuz sorumluluk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi

Answer

İdarenin hukuka uygun faaliyetlerinden dolayı bir bireyin katlanmak zorunda kaldığı özel ve olağandışı zararın tazmin edilmesi 'Kamu külfetleri karşısında eşitlik' (fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesiyle açıklanır.
İdare, kamu yararı için bütünüyle hukuka uygun bir eylem gerçekleştirse dahi, bu eylem sonucunda belirli bir kişinin mülkiyetinde veya kazancında 'özel ve olağandışı' bir kayıp meydana geliyorsa, hukuk devleti ve hakkaniyet gereği bu kişi topluma yapılan iyilik için tek başına fedakarlık yapmaya zorlanamaz. Zararın topluma yayılması (tazminatla karşılanması) gerekir ki buna 'fedakarlığın denkleştirilmesi' veya 'kamu külfetleri karşısında eşitlik' ilkesi denir.

Step-by-Step Solution

1
İdari eylemin hukuka uygunluğu kontrol edilir.
Olayda idarenin kararı bütünüyle hukuka uygun ve kamu yararına dayanmaktadır.
Kusursuz sorumluluğun bu türünde, hukuka aykırılık aranmaz.
2
Uğranılan zararın niteliği analiz edilir.
Zarar 'özel' (herkesi değil sadece o dükkanı etkileyen) ve 'olağandışı' (faaliyeti imkansız kılan) niteliktedir.
Fedakarlığın denkleştirilmesi için zararın genel bir yükümlülüğün ötesinde olması gerekir.
3
Sorumluluk ilkesi tespit edilir.
Hak ve nesafet kuralları gereği, toplum için yapılan bir iyileştirmenin maliyeti tek bir kişiye yüklenemez; bu nedenle idare kusursuz sorumlu kabul edilir.
Bu durum kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesinin doğrudan sonucudur.

Key Concept

Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi
Estimated Time:1m 30s
Question 129Question

19821982 Anayasası'nın 125125 ve 129129. maddelerinde düzenlenen idarenin mali sorumluluk rejiminin anayasal temelleri ve genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kamu görevlisinin ağır kişisel kusuru bulunduğu durumlarda, zarar gören vatandaşlar tazminat taleplerini doğrudan ilgili kamu görevlisine yönelterek adli yargıda dava açmakla yükümlüdür.

Answer

Kamu görevlisinin ağır kişisel kusuru bulunsa dahi, görevle ilgili eylemlerinden dolayı doğrudan kendisine adli yargıda dava açılamayacağını belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır; çünkü 19821982 Anayasası'nın 129129. maddesinin 55. fıkrasına göre, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu düzenleme, kamu görevlilerini görevlerini yaparken baskı altında kalmaktan korumayı amaçlayan bir 'anayasal güvence' niteliğindedir. Kişinin kusurunun ağırlığı, davanın idareye açılması kuralını değiştirmez; ancak idarenin ödediği tazminatı kamu görevlisine rücu etmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 125125. maddesinin değerlendirilmesi
İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu genel kuralı tespit edilir.
İdarenin mali sorumluluğunun genel anayasal çerçevesini anlamak için.
2
Anayasa'nın 129/5129/5. maddesinin analizi
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği (doğrudan husumet yasağı) belirlenir.
Kamu görevlisinin kişisel sorumluluğu ile idarenin sorumluluğu arasındaki anayasal sınırı çizmek için.
3
İdarenin sorumluluğunun hukuki niteliğinin belirlenmesi
Sorumluluğun objektif nitelikte olduğu ve bir kamu hukuku sorumluluğu olarak idari yargıya tabi olduğu görülür.
Özel hukuk sorumluluğu ile idare hukuku sorumluluğu arasındaki farkı ayırt etmek için.

Key Concept

İdarenin Mali Sorumluluğunun Anayasal Temelleri (125125 ve 129129. Maddeler)

Hints

1
Anayasa'nın 129/5129/5. maddesinde yer alan 'doğrudan husumet yasağı' ilkesine odaklanın.
2
Kamu görevlisinin kusuru hizmetle ilgiliyse, vatandaşın muhatabı kimdir?

Practice More

İdarenin ödediği tazminatı kamu görevlisine yansıtması olan 'rücu' mekanizmasının şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 130Question

1982 Anayasası'nın 125. maddesinde yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü ile 129. maddesinde düzenlenen kamu görevlilerinin mali sorumluluğuna ilişkin esaslar birlikte değerlendirildiğinde, Türk hukukunda idarenin sorumluluk rejimi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 1982 Anayasası çerçevesinde idarenin sorumluluğu "asli" niteliktedir; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlarda dahi dava, kişiye değil doğrudan idareye yöneltilir.

Answer

1982 Anayasası çerçevesinde idarenin sorumluluğu "asli" niteliktedir; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlarda dahi dava, kişiye değil doğrudan idareye yöneltilir.
Türk idare hukukunda idarenin mali sorumluluğu 'asli' niteliktedir. Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasına göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Bu düzenleme, mağdurun doğrudan doğruya idareyi muhatap almasını sağlar ve idarenin 'asli' sorumluluğunu pekiştirir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa m. 125 ve 129/5 hükümlerini analiz et.
İdarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğü m. 125'te, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken verdikleri zararların ancak idareye karşı açılacak davalarla tazmin edileceği m. 129'da düzenlenmiştir.
Sorumluluğun anayasal dayanağını ve muhatabını belirlemek için.
2
"Asli sorumluluk" ve "Kamu görevlisinin anayasal güvencesi" kavramlarını değerlendir.
Mağdurun doğrudan idareye başvurabilmesi sorumluluğun asli olduğunu, kamu görevlisinin dava tehdidinden korunarak ancak idarenin rücu mekanizmasıyla sorumlu tutulabilmesi ise güvenceyi gösterir.
Sorumluluğun genel karakteristik özelliklerini doğrulamak için.

Key Concept

İdarenin Asli Sorumluluğu ve Kamu Görevlisinin Anayasal Güvencesi
Question 131Question

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bir asayiş denetimi faaliyeti esnasında, kullanılan yüksek teknolojili insansız hava aracının (İHA), her türlü teknik bakımı yapılmış olmasına ve operatörün hiçbir ihmali bulunmamasına rağmen, havada aniden gelişen türbülans (beklenmeyen hal) neticesinde bir vatandaşın aracının üzerine düşerek maddi hasara yol açtığı tespit edilmiştir. İdare hukukundaki sorumluluk ilkeleri göz önüne alındığında, bu olayda idarenin tazminat sorumluluğu ve bu sorumluluğu etkileyen unsurlar hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: İdare, tehlike (risk) ilkesi uyarınca kusursuz olarak sorumludur; zira beklenmeyen haller (kaza), tehlike ilkesine dayanan sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Answer

İdare, tehlike (risk) ilkesi gereği kusursuz sorumludur ve beklenmeyen hal bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
İdare hukukunda 'Tehlike (Risk) İlkesi', idarenin yürüttüğü hizmet sırasında kullandığı araçların (patlayıcılar, yüksek gerilim hatları, hava araçları vb.) doğası gereği tehlikeli olması durumunda, kusuru olmasa dahi oluşan zararlardan sorumlu tutulmasını sağlar. Bu olayda, İHA'nın düşmesine neden olan türbülans bir 'beklenmeyen hal' (cas fortuit) olarak nitelendirilir. Kusur sorumluluğunda beklenmeyen hal sorumluluğu kaldırırken, kusursuz sorumluluk hallerinden olan tehlike ilkesinde sadece mücbir sebep, mağdurun ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını keser; beklenmeyen hal ise idarenin risk alanında kaldığı için sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki aracın niteliğini ve hizmetin türünü belirle.
İHA gibi bünyesinde tehlike barındıran teknolojik bir araç asayiş hizmetinde kullanılmıştır.
Tehlikeli araçların kullanımı, idare hukukunda 'Tehlike (Risk) İlkesi' uyarınca kusursuz sorumluluğu tetikler.
2
İlliyet bağını kesen nedenlerin mevcudiyetini kontrol et.
Olayda 'beklenmeyen hal' (türbülans) mevcuttur; ancak mücbir sebep (dışsallık, öngörülemezlik, önlenemezlik) niteliğinde değildir.
Kusursuz sorumlulukta mücbir sebep sorumluluğu kaldırırken, beklenmeyen hal (kaza) idarenin risk alanında kaldığı için sorumluluğu kaldırmaz.
3
Hukuki sonucu belirle.
İdare, herhangi bir kusuru olmasa dahi meydana gelen zararı tam olarak tazmin etmelidir.
Tehlike ilkesinde kusur aranmaz; sadece zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağının varlığı yeterlidir.

Key Concept

Tehlike (Risk) İlkesi ve Beklenmeyen Hal Ayrımı
Question 132Question

Bir belediye sınırları içerisinde, imar planında 'dere yatağı ve taşkın alanı' olarak belirlenmiş bir bölgede kaçak olarak inşa edilen bir yapı hakkında belediye encümenince yıkım kararı alınmıştır. Ancak idare, aradan geçen altı yıl boyunca bu kararı uygulamamış, herhangi bir denetim yapmamış ve yapının kullanımına fiilen göz yummuştur. Bölgede meydana gelen yoğun yağışlar sonucu oluşan selde binanın yıkılması ve can kaybı yaşanması üzerine açılan tam yargı davasında, idarenin sorumluluğuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin yargı kararı veya yasal düzenleme ile kendisine verilen denetim ve yıkım görevini makul sürede yerine getirmemesi 'hizmetin hiç işlememesi' niteliğinde bir hizmet kusurudur ve idarenin sorumluluğunu doğurur.

Answer

İdarenin denetim ve yıkım görevini yerine getirmeyerek hizmeti işletmemesi bir hizmet kusurudur ve tazminat sorumluluğu doğurur.
İdare hukukunda hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde ortaya çıkar. Olayda, belediyenin kesinleşmiş bir yıkım kararını 6 yıl boyunca uygulamaması ve riskli bölgedeki denetim görevini ihmal etmesi, kamu hizmetinin organizasyonundaki bir aksaklıktır. Danıştay içtihatlarına göre, idarenin yasal görevlerini yerine getirmemesi (eylemsizliği) tipik bir hizmet kusuru olup tam yargı davasına konu olur.

Step-by-Step Solution

1
İdarenin görevini belirle
Belediye, imar mevzuatına aykırı yapıları denetlemek ve yıkım kararlarını uygulamakla yükümlüdür.
Belediye Kanunu ve İmar Kanunu idareye bu görevi açıkça yüklemiştir.
2
Olaydaki eylemsizliği analiz et
6 yıl boyunca yıkım kararının uygulanmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmediğini gösterir.
Hizmetin makul sürede ve gereğine uygun yürütülmemesi hizmet kusuru teşkil eder.
3
Kusur türünü sınıflandır
Hizmetin hiç işlememesi (yıkımın yapılmaması) veya kötü işlemesi (denetimin yetersizliği).
İdarenin objektif bir özen yükümlülüğünü ihlal etmesi söz konusudur.
4
Sorumluluk sonucuna ulaş
İdare, kusurlu eylemsizliği ile oluşan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Anayasa m.125 uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Key Concept

Hizmet Kusuru: İdarenin yürüttüğü bir kamu hizmetinin kuruluşunda, işleyişinde veya düzenlenişindeki bozukluk, aksaklık veya boşluktur.

Practice More

İdarenin sorumluluğunda hizmet kusuru ile kişisel kusur ayrımı ve rücu mekanizmasını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 133Question

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı bir il müdürlüğünde görev yapan veteriner hekim, köylerde yürütülen zorunlu şap aşısı programı kapsamında aşılama yaparken, bir büyükbaş hayvanın ani ve sert müdahalesi sonucu kolundan ciddi şekilde yaralanmıştır. Yapılan inceleme neticesinde; idarenin personele gerekli tüm koruyucu ekipmanı sağladığı, veteriner hekimin de tüm tıbbi ve teknik usullere uygun davrandığı, olayda kimsenin kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İdarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı bu olayda, personelin uğradığı zararın tazmin edilmesi idare hukukundaki hangi sorumluluk ilkesine dayanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Mesleki Risk İlkesi

Answer

İdarenin kendi personeline, mesleğinin doğasından kaynaklanan riskler nedeniyle verdiği zararları kusursuz sorumluluk esasına göre tazmin etmesini öngören 'Mesleki Risk İlkesi'dir.
Mesleki Risk ilkesi, idarenin yürüttüğü hizmetin bünyesinde barındırdığı tehlikeler nedeniyle kamu görevlilerinin uğradığı zararların, idarenin bir kusuru olmasa dahi tazmin edilmesini öngörür. Olayda veteriner hekimin görevi gereği hayvanlarla temas etmesi ve bu temasın doğal bir sonucu olarak yaralanması, personelin mesleki riskinin bir parçasıdır. İdare, tüm önlemleri alsa bile personeline karşı bu ilke gereği sorumlu tutulur.

Step-by-Step Solution

1
Zarar gören kişinin statüsünü ve zararın oluştuğu çerçeveyi analiz etmek
Zarar gören kişi bir kamu görevlisidir (veteriner hekim) ve zarar resmi bir aşılama faaliyeti (kamu hizmeti) sırasında meydana gelmiştir.
Sorumluluk türünü belirlemek için özne (personel) ve faaliyet (mesleki iş) arasındaki illiyet bağını kurmak gerekir.
2
İdarenin ve personelin kusur durumunu değerlendirmek
İdarenin tüm önlemleri aldığı, personelin de kurallara uyduğu (kusur bulunmadığı) belirtilmiştir.
Kusur bulunmadığı durumlarda tazminat yükümlülüğü ancak 'kusursuz sorumluluk' ilkeleri çerçevesinde tartışılabilir.
3
Kusursuz sorumluluk halleri arasından uygun olanı seçmek
Kamu görevlisinin mesleki faaliyetinden kaynaklanan risklerle yaralanması, 'Mesleki Risk' ilkesinin temel uygulama alanıdır.
Tehlike ilkesi personelden ziyade üçüncü kişilere odaklanırken, Mesleki Risk doğrudan idare personeline yönelik koruma sağlar.

Key Concept

İdarenin personeline karşı kusursuz sorumluluğu (Mesleki Risk)
Question 134Question

Bir devlet üniversitesi hastanesinin nükleer tıp anabilim dalında, radyoaktif izotopların hazırlanması ve hastalara uygulanması sürecinde görevli olan bir sağlık teknikeri; tüm radyasyon güvenliği protokollerine harfiyen uyulmasına, gerekli koruyucu ekipmanların eksiksiz kullanılmasına ve cihazların periyodik bakımlarının zamanında yapılmış olmasına rağmen, yürüttüğü faaliyetin doğasından kaynaklanan kümülatif radyasyon etkisiyle bir meslek hastalığına yakalanmıştır. Yapılan incelemede idarenin organizasyonunda veya personelin kişisel tutumunda herhangi bir kusur bulunmadığı tespit edilmiştir.

İdarenin bu olaydan kaynaklanan zararı kusursuz sorumluluk esaslarına göre tazmin etme yükümlülüğünün temelinde yatan hukuki ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mesleki risk ilkesi

Answer

Mesleki risk ilkesi
Mesleki risk ilkesi, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği gereği bünyesinde barındırdığı tehlikelerin, o hizmeti yürüten personele zarar vermesi durumunda uygulanır. Soruda personelin radyoaktif maddelerle çalışması nedeniyle (görevin doğası) ve idarenin herhangi bir kusuru olmaksızın (kusursuzluk) hastalanması, tam olarak bu ilkeyi karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kusur durumunun analizi
İdarenin tüm protokolleri uyguladığı ve bakımları yaptığı belirtildiği için 'Hizmet Kusuru' bulunmamaktadır.
Sorumluluğun türünü (kusurlu/kusursuz) belirlemek için öncelikle bir ihmal veya aksaklık olup olmadığına bakılır.
2
Zarar gören kişinin statüsünün tespiti
Zarar gören kişi idarenin kendi kamu personeli (sağlık teknikeri) statüsündedir.
Kusursuz sorumluluk türleri arasında ayrım yapabilmek için zarara uğrayan kişinin idare ile olan hukuki bağı kritiktir.
3
Zarar ve faaliyet arasındaki bağın kurulması
Zarar, yürüttüğü tehlikeli görevin (radyoaktif maddelerle çalışma) ayrılmaz ve kaçınılmaz bir parçası olarak ortaya çıkmıştır (illiyet bağı mevcuttur).
Mesleki riskin oluşması için zararın kişinin yürüttüğü kamu görevinin doğasındaki tehlikeden kaynaklanması gerekir.
4
Hukuki ilkenin belirlenmesi
Personelin mesleki tehlikelerden dolayı uğradığı kusursuz zarar 'Mesleki Risk' ilkesine dayanır.
Danıştay içtihatları uyarınca, personelin iş kazası veya meslek hastalığı durumlarında özel bir kusursuz sorumluluk türü olan bu ilke uygulanır.

Key Concept

İdarenin Mesleki Risk İlkesi Gereği Sorumluluğu
Estimated Time:2m 0s
Question 135Question

Vergi dairesi kayıtlarında yapılan bir veri girişi hatası sonucunda, hiçbir vergi borcu bulunmayan bir mükellefin banka hesaplarına e-haciz uygulanmış ve bu durum mükellefin ticari itibarının zedelenmesine yol açmıştır. Danıştay kararlarına göre, idarenin tutmakla yükümlü olduğu sicillerin ve kayıtların gerçeği yansıtmaması neticesinde bireylerin zarara uğraması, idarenin mali sorumluluğunu doğuran bir kusur olarak kabul edilmektedir.

Buna göre, söz konusu olayda ortaya çıkan hizmet kusuru, aşağıdaki görünüm biçimlerinden hangisinin kapsamında değerlendirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Hizmetin kötü işlemesi

Answer

Hizmetin kötü işlemesi
İdarenin sunduğu hizmetin mevzuata veya teknik usullere aykırı, hatalı ya da eksik yürütülmesi 'hizmetin kötü işlemesi' olarak tanımlanır. Olayda vergi dairesinin yanlış veri girişi yaparak borçsuz bir mükellefe haciz uygulaması, kayıt tutma ve takip hizmetinin hatalı (kötü) yürütüldüğünü açıkça göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylemin niteliğini tespit edin.
İdare, vergi tahsilatı ve kayıt tutma hizmetini yürütürken maddi bir hata yapmış ve haksız e-haciz uygulamıştır.
Sorumluluğun türünü belirlemek için eylemin hangi aşamada sakatlandığını anlamak gerekir.
2
Hizmet kusurunun üç temel görünüm biçimiyle karşılaştırın.
Hizmet sunulmuştur (hiç işlememe değil), zamanlama sorunu yoktur (geç işleme değil), ancak hizmet sakat ve hatalı sunulmuştur.
Hizmet kusuru; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi şeklinde ortaya çıkar.
3
Kişisel kusur ayrımını değerlendirin.
Veri girişi hatası hizmetin yürütülüşü ile sıkı sıkıya bağlıdır ve idari organizasyonun bir parçasıdır; bu nedenle 'hizmet kusuru'dur.
Hizmetten ayrılabilen ağır kusurlar veya görevle ilgisiz eylemler dışındaki hatalar idareye izafe edilir.

Key Concept

Hizmet Kusuru Biçimleri

Hints

1
İdarenin bir kayıt hatası yapması, hizmetin var olduğunu ancak hatalı yürütüldüğünü gösterir.
Estimated Time:1m 30s
Question 136Question

1982 Anayasası'nın 125. maddesinde yer alan genel sorumluluk ilkesi ile 129. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin hüküm birlikte değerlendirildiğinde; Türk idare hukuku rejiminde idarenin mali sorumluluğunun niteliğine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken isabetli bir tespittir?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin sorumluluğu, zarara yol açan eylem kamu görevlisinin kişisel kusurundan kaynaklansa dahi, zarar gören kişi bakımından her zaman doğrudan ve asli bir sorumluluktur.

Answer

İdarenin sorumluluğu, kamu görevlisinin kişisel kusuru olsa bile zarar gören kişi için doğrudan ve asli niteliktedir.
Türk hukukunda idarenin sorumluluğu, zarar gören şahıs bakımından 'asli' (doğrudan) bir karakter taşır. Anayasa m. 129/5 gereği, kamu görevlisinin yetkilerini kullanırken işlediği kusurlardan dolayı vatandaşlar memuru doğrudan dava edemezler; davayı yalnızca idareye karşı açabilirler. Bu düzenleme, idareyi zarar gören nezdinde tek ve doğrudan sorumlu kılar. Kamu görevlisinin kusurunun 'hizmet kusuru' veya 'kişisel kusur' olması bu doğrudan muhataplık kuralını değiştirmez.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa m. 125'in analiz edilmesi
İdarenin tüm eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etme yükümlülüğü olduğu saptandı.
Genel sorumluluk ilkesinin kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Anayasa m. 129/5'in analiz edilmesi
Kamu görevlisinin kusuru olsa dahi davanın memura değil, sadece idareye açılabileceği (asli/doğrudan muhataplık) saptandı.
Zarar görenin hukuki muhatabının kim olduğunu belirlemek için gereklidir.
3
Sorumluluk niteliğinin sentezlenmesi
İdarenin sorumluluğunun 'tali' (ikinci derece) değil, 'asli' (birinci derece) olduğu sonucuna varıldı.
Özel hukuktan farklı olarak idare hukukunda idarenin birincil muhatap olduğunu doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Asli ve Doğrudan Sorumluluk İlkesi (Anayasa m. 129/5)

Practice More

İdarenin kamu görevlisine rücu etme şartlarını ve rücu davasının adli yargıda açıldığını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 137Question

Bir belediyenin yürüttüğü yol yapım çalışması sahasında, çevre güvenliği amacıyla çekilen şeritlerin bir kısmının koptuğu ve uyarı levhalarının gece karanlığında fark edilmediği görülmüştür. Bu durumu fark etmesine rağmen kestirme bir geçiş arayan bir yayanın, belediye ekiplerince açılan ve üzeri açık bırakılarak etrafı yeterince aydınlatılmayan bir çukura düşerek ağır yaralanması üzerine idare aleyhine tam yargı davası açılmıştır. Bu olayda idarenin sorumluluğunun kurucu unsurları ve illiyet bağına ilişkin aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin şeritleri onarmaması ve yetersiz aydınlatma 'hizmet kusuru' teşkil ederken, yayanın kestirme yol arayışı 'zarar görenin kusuru' niteliğindedir; bu durum illiyet bağını tamamen kesmeyip tazminat miktarında indirim yapılmasını gerektirir.

Answer

İdarenin güvenlik tedbirlerini almaması hizmet kusuru, yayanın riskli davranışı ise zarar görenin kusuru olduğundan, tazminat miktarında kusur oranlarına göre indirime gidilmelidir.
İdarenin yürütmekte olduğu kamu hizmeti sırasında gerekli güvenlik önlemlerini (aydınlatma, sağlam bariyer vb.) almaması hizmetin kötü işlemesi, yani hizmet kusuru teşkil eder. Bununla birlikte, kişinin tehlikeyi fark etmesine rağmen yasak alana girmesi kendi kusurudur. Türk idare hukuku uygulamasında bu gibi durumlarda illiyet bağı tamamen kopmaz; ancak idarenin tazmin yükümlülüğü kişinin kusuru oranında indirilir.

Step-by-Step Solution

1
İdari faaliyetin niteliğini belirle.
Belediyenin yol yapım çalışması bir idari eylemdir.
Sorumluluğun kaynağını tespit etmek için işlem/eylem ayrımı gereklidir.
2
Zarar unsurunu değerlendir.
Bedensel yaralanma gerçekleşmiştir; bu zarar meşru, kesin, şahsi ve somuttur.
Tazminat için hukuken kabul edilebilir bir zararın varlığı şarttır.
3
İlliyet bağını analiz et.
Hem idarenin (ihmal) hem de vatandaşın (kurallara uymama) kusuru zararın oluşumunda pay sahibidir.
Zarar görenin kusuru, illiyet bağını tamamen kesebilir veya idarenin sorumluluğunu daraltarak tazminat indirimine yol açabilir.
4
Hukuki sonucu karara bağla.
Birlikte kusur söz konusu olduğundan, idarenin sorumluluğu ortadan kalkmaz ancak hafifler.
Yargı içtihatlarına göre idarenin asgari özen yükümlülüğünü (aydınlatma/güvenlik) ihlal ettiği durumlarda illiyet bağı tamamen kopmaz.

Key Concept

İlliyet Bağı ve Zarar Görenin Kusuru
Estimated Time:2m 0s
Question 138Question

İdare hukukunda, terör eylemleri ve toplumsal olaylar neticesinde ortaya çıkan anonim zararların tazmininde uygulanan "sosyal risk ilkesi"nin, klasik sorumluluk hukukundaki "illiyet bağı" (nedensellik bağı) kuralı ile ilişkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Zarar ile idarenin belirli bir eylemi arasında doğrudan bir nedensellik bağı aranmaz; kolektif sorumluluk ve sosyal dayanışma esastır.

Answer

Sosyal risk ilkesi uyarınca, zarar ile idarenin belirli bir eylemi arasında doğrudan bir nedensellik bağı aranmaz; kolektif sorumluluk ve sosyal dayanışma esastır.
Sosyal risk ilkesi, idarenin hiçbir kusuru bulunmasa ve zarar ile idari faaliyet arasında doğrudan bir illiyet bağı kurulamasa dahi, toplumsal dayanışma gereği zararın tüm topluma (idare aracılığıyla) paylaştırılmasını öngörür. Bu nedenle nedensellik bağı aranmaması bu ilkenin en tipik özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Sorumluluk rejiminin türünü belirle.
Sosyal risk ilkesi, idarenin kusursuz sorumluluk hallerinden biridir.
İdarenin hiçbir kusuru olmasa dahi toplumsal olaylardan doğan zararları tazmin etme yükümlülüğünü anlamak için bu tespit gereklidir.
2
İlliyet bağı şartını analiz et.
Klasik sorumluluk hukukunda aranan 'idari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı' sosyal risk ilkesinde gevşetilmiş veya tamamen aranmaz hale gelmiştir.
Toplumsal olaylar ve terör eylemleri anonim nitelikte olduğu için zararın idarenin bir eyleminden kaynaklandığını ispatlamak imkansızdır; bu nedenle 'sosyal dayanışma' ilkesi devreye girer.
3
Yasal dayanağı kontrol et.
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun bu ilkenin somutlaşmış halidir.
Terör kaynaklı anonim zararların devlet tarafından karşılanması, sosyal risk ilkesinin pozitif hukukteki karşılığıdır.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi ve İlliyet Bağı İstisnası

Practice More

5233 sayılı Kanun kapsamındaki komisyon kararlarına karşı açılan davalarda görevli mahkemeyi (İdare Mahkemesi) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 139Question

Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan bir arama-kurtarma dalgıcı, fırtınalı bir havada icra edilen bir operasyon sırasında, idarenin herhangi bir hizmet kusuru (ihmal, teçhizat eksikliği veya sevk-idare hatası) bulunmamasına rağmen, deniz şartlarının zorluğu nedeniyle kayalıklara çarparak yaralanmıştır. Yapılan incelemede, meydana gelen zarar ile yürütülen kamu hizmeti arasında doğrudan bir illiyet bağı olduğu saptanmıştır.

Buna göre, söz konusu zararın tazmininde idarenin kusursuz sorumluluğunun hangi ilkesine dayanılması gerekir?

Show answer & explanation

Answer: Mesleki Risk İlkesi

Answer

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan 'Mesleki Risk İlkesi', kamu görevlilerinin mesleklerini icra ederken karşılaştıkları olağanüstü tehlikeler sonucu uğradıkları zararları kapsar.
İdarenin herhangi bir kusuru olmasa dahi, kamu görevlilerinin (polis, itfaiye eri, arama-kurtarma personeli vb.) görevlerini yerine getirirken mesleklerinin doğasındaki risklerden dolayı uğradıkları zararlar 'Mesleki Risk' ilkesi uyarınca tazmin edilir. Olayda dalgıcın fırtınalı havada operasyon yapması mesleki bir risktir ve bu riskin gerçekleşmesi idareyi sorumlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Kusur durumunun analizi
İdarenin ihmal veya hatasının (hizmet kusuru) bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sorumluluğun kusurlu mu yoksa kusursuz mu olduğunu belirlemek için ilk adımdır.
2
Zarara uğrayan öznenin ve faaliyetin niteliğinin belirlenmesi
Zarara uğrayan kişi bir kamu görevlisidir ve zarar, mesleğinin doğasındaki tehlikeli bir operasyon sırasında oluşmuştur.
Kusursuz sorumluluk türleri (sosyal risk, tehlike, mesleki risk) arasında ayrım yapmayı sağlar.
3
İlliyet bağının kontrolü
Operasyon ile yaralanma arasında doğrudan bir nedensellik bağı mevcuttur.
Kusursuz sorumlulukta bile zararın idari faaliyetten kaynaklanması şarttır.
4
Hukuki ilkenin eşleştirilmesi
Mesleki Risk İlkesi uyarınca idarenin sorumluluğuna gidilmelidir.
Kamu görevlilerinin görevleri sırasındaki mesleki kazaları bu özel başlık altında incelenir.

Key Concept

Mesleki Risk İlkesi

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran 'Mücbir Sebep' ile 'Beklenmeyen Hal' arasındaki farkları ve bunların kusursuz sorumluluğa etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 140Question

Bir Sosyal Güvenlik Merkezi'nde görevli veri hazırlama ve kontrol işletmeni, emeklilik başvurusu yapan bir vatandaşın evraklarını incelediği sırada, bu kişinin geçmişte aralarında adli takibe konu olmuş şiddetli bir husumet bulunan eski bir komşusu olduğunu anlamıştır. Memur, intikam almak amacıyla vatandaşa ait güncel sigorta prim dökümlerini ve hizmet birleştirme belgelerini sistemden kasten silmiş ve fiziksel dosyayı imha ederek emeklilik sürecinin durmasına neden olmuştur. Bu olay sonucunda maddi zarara uğrayan vatandaşın hak arama yolu ve idarenin sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Zarara uğrayan vatandaş, Anayasa uyarınca davasını idare aleyhine idari yargıda açmalıdır; idare ise ödediği tazminatı kişisel kusuru bulunan memura adli yargıda rücu edebilir.

Answer

Vatandaşın idare aleyhine idari yargıda dava açması ve idarenin ödediği tutarı memura adli yargıda rücu etmesi gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
Anayasa'nın 129/5129/5. maddesi ve 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 1313. maddesi gereğince; memurların yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. Bu kural, memuru doğrudan dava baskısından korumayı ve mağdurun zararının ödeme gücü olan idare tarafından karşılanmasını amaçlar. İdare, ödediği bu tazminatı, zararın oluşmasında kişisel kusuru (kasıt, ihmal, tedbirsizlik) bulunan memura rücu eder. Rücu davası, idari bir işlem veya eylem değil, bir alacak davası niteliğinde olduğundan adli yargı mercilerinde görülür.

Step-by-Step Solution

1
Eylemin niteliğini belirle
Kişisel Kusur (Kasıtlı imha)
Memurun kişisel husumetle ve kasten hareket etmesi, hizmet kusurundan ayrılan bir kişisel kusur teşkil eder.
2
Dava muhatabını tespit et
İdare (Anayasa m. 129/5)
Anayasa'ya göre memurların görevlerini yaparken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir.
3
Rücu mekanizmasını ve yargı kolunu belirle
Adli Yargıda Rücu
İdare, ödediği tazminatı kusurlu memurdan geri almak (rücu) zorundadır ve bu dava borçlar hukuku hükümleri uyarınca adli yargıda görülür.

Key Concept

Anayasa m. 129 uyarınca İdarenin Sorumluluğu ve Rücu Hakkı
PreviousPage 7 / 8Next
İdarenin Sorumluluğu Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi — Page 7 | Examkin