Uluslararası Hukukun Kişileri
309 questions
Uluslararası hukukta devletlerin birleşme biçimleri ve yapısal özellikleri, bu birimleri oluşturan varlıkların uluslararası hukuktaki hak ve yükümlülük ehliyetlerini (uluslararası hukuk kişiliğini) doğrudan etkiler.
Birleşmiş Milletler normları ve teamül hukuku çerçevesinde şu üç farklı devlet yapılanması incelenmektedir:
1. Durum: X ve Y devletleri, ülkelerinin anayasal veya hanedanlık kuralları gereği aynı devlet başkanı (monark) tarafından yönetilmekte, ancak yasama, yürütme ve yargı organları ile bütçelerini tamamen ayrı tutmaktadırlar.
2. Durum: A ve B devletleri, akdettikleri uluslararası bir antlaşma ile ortak savunma ve dış politika çıkarlarını koordine etmek üzere merkezi bir diyet (meclis) kurmuş, ancak egemenliklerini muhafaza etmişlerdir.
3. Durum: C ülkesi, anayasal bir temel üzerinde bir araya gelmiş geniş iç özerkliğe sahip D ve E federe birimlerinden oluşmakta olup, bu yapıda diplomasi ve savunma tek bir federal merkezden yürütülmektedir.
Bu senaryoda yer alan devlet birleşmeleri ve yapıları dikkate alındığında, devlet türlerinin uluslararası hukuktaki statülerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Uluslararası örgütlerin uluslararası hukuk düzenindeki yeri ve yetkileri, tarihsel süreçte önemli yargı kararlarıyla şekillenmiştir. Özellikle Uluslararası Adalet Divanının (UAD) 1949 tarihli 'Birleşmiş Milletler Hizmetinde Uğranılan Zararların Tazmini' (Bernadotte Vakası) Danışma Görüşü, uluslararası örgütlerin hukuki statüsünün belirlenmesinde bir dönüm noktası kabul edilir.
Bu karar ve uluslararası hukukun genel ilkeleri çerçevesinde, uluslararası örgütlerin hukuki kişiliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kuzey coğrafyasında yer alan 'Borea' isimli federal devletin dağılması sonucunda, eski federe birimlerden biri olan 'Aura', kendi anayasasını ilan ederek bağımsız bir yapı olarak ortaya çıkmıştır. Aura; sınırları belirli bir ülkeye, kalıcı bir nüfusa ve diğer devletlerden bağımsız karar alabilen etkin bir siyasi iktidara sahiptir. Ancak uluslararası toplumun büyük bir çoğunluğu, bölgesel istikrarsızlık endişesiyle Aura'yı devlet olarak tanımayı reddetmektedir. Buna karşın komşusu 'Cetus' Devleti, Aura ile resmi diplomatik ilişkiler kurmuş ve başkentinde karşılıklı büyükelçilik açmıştır. Aynı dönemde, uzun süredir bağımsız ve Birleşmiş Milletler üyesi bir devlet olan 'Doris'te ise askeri bir darbe yaşanmış ve yönetime el koyan yeni otorite, uluslararası alanda hiçbir devlet tarafından tanınmamıştır.
Günümüz uluslararası hukuk kuralları ve 'tanıma' kurumu dikkate alındığında, bu durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
Bağımsızlığını ilan eden bir siyasi otorite; sınırları belirli bir kara ülkesi üzerinde kontrol sağlamış, bu ülke üzerinde yerleşik bir nüfusu yönetmeye başlamış ve diğer uluslararası süjelerle hukuki ilişki kurma iradesi ile kapasitesini ortaya koymuştur. Ancak uluslararası toplumun önemli bir kısmı, siyasi kaygılarla bu yeni yapıyı resmi olarak tanımaktan imtina etmiştir.
Modern uluslararası hukukta devletin asli unsurlarını kodifiye eden 1933 Montevideo Sözleşmesi ve günümüzde genel kabul gören 'açıklayıcı (beyan edici) tanıma teorisi' dikkate alındığında, söz konusu yapının hukuki statüsü hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta asli süje olan devletlerin aksine türev (ikincil) süje konumunda olan uluslararası örgütler, yalnızca kendilerine verilen işlevleri yerine getirebilmek için ihtiyaç duydukları hukuki ehliyete sahiptir. Örgütlerin bu statüsü ve yetkilerinin sınırları, uluslararası yargı içtihatlarıyla belirli ilkelere bağlanmıştır. Buna göre, uluslararası örgütlerin hukuki kişiliği ve yetkilerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
"Nova" adlı siyasi varlık, sınırları belirli bir coğrafi alanda yerleşik bir nüfus üzerinde etkin bir fiili hakimiyet kurmuş; kendi anayasal düzenini tesis ederek yasama, yürütme ve yargı organlarını faaliyete geçirmiştir. Ancak Nova, kabul ettiği anayasasında, savunma ve tüm dış politika yetkilerini münhasıran komşusu olan "Magna" devletine devrettiğini, kendi adına uluslararası antlaşma yapma veya herhangi bir uluslararası örgüte üye olma ehliyetinin bulunmadığını açıkça düzenlemiştir.
Modern uluslararası hukukun kuralları çerçevesinde, Nova'nın hukuki statüsüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta bağımsız iki devlet olan 'Sarmatya' ve 'İskitya', imzaladıkları birleşme antlaşmasıyla eski hukuki varlıklarını sona erdirerek 'Baktriya Federasyonu' adı altında yeni bir devlet kurduklarını tüm dünyaya ilan etmişlerdir. Baktriya Federasyonu, devlet olmanın tüm objektif unsurlarını (ülke, nüfus, egemenlik) eksiksiz olarak sağlamıştır. Üçüncü bir devlet olan 'Kapadokya', Baktriya Federasyonu'nu kesin ve tam olarak kabul ederek derhal karşılıklı büyükelçilikler açmıştır. 'Galatya' Devleti ise birleşme sürecinin siyasi istikrarını henüz kanıtlamadığı gerekçesiyle, Baktriya ile şimdilik yalnızca geçici ve sınırlı resmi ilişkiler yürütme kararı almıştır.
Bu olay bağlamında uluslararası hukukta 'tanıma' kurumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Merkezi otoritenin zayıfladığı 'Tarkus' ülkesinde, 'Valeria' bölgesi tek taraflı bağımsızlık ilan ederek yeni bir anayasa yürürlüğe koymuştur. Bu gelişme üzerine komşu 'Orien' devleti, Valeria ile resmi düzeyde tam ve kesin bir diplomatik ilişki tesis etmekten kaçınmış; ancak sınır güvenliğini koordine etmek ve ticari geçişleri yönetmek maksadıyla Valeria'da fiili kontrolü sağlayan geçici idare ile pratik düzeyde temaslar kurmuştur. Diğer taraftan 'Kalyon' devleti ise yayımladığı resmi bir deklarasyonda, Valeria'nın devlet niteliği kazanabilmesinin bütünüyle diğer devletlerin onu uluslararası bir süje olarak kabul etmesine bağlı olduğunu ve bu kabul işlemi gerçekleşmeden Valeria'nın hukuken varlık kazanamayacağını ilan etmiştir.
Bu senaryodaki devlet tutumları uluslararası hukukta 'tanıma' kurumu bağlamında değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kıta Avrupası'nda yer alan 'Lidya' devleti sınırları içindeki 'Sardes' bölgesi, referandum sonucunda bağlı bulunduğu merkezi idareden ayrılarak bağımsızlık ilan etmiş, sınırlarını belirlemiş ve kendi anayasasını yürürlüğe koyarak fiili bir idare tesis etmiştir. Bağımsızlık ilanı sonrasında, komşu 'Karya' devleti Sardes yönetimine bir diplomatik nota göndererek; Sardes'i bağımsız ve egemen bir uluslararası hukuk kişisi olarak kabul ettiğini, karşılıklı büyükelçilikler açılarak kalıcı ve tam diplomatik ilişkiler kurmak istediğini bildirmiştir.
Uluslararası hukukta devletlerin tanınması kurumu ve tanıma teorileri dikkate alındığında, Karya devletinin bu işlemiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Bağımsız bir devlet olan 'Pangea'da gerçekleşen rejim değişikliğiyle yönetime anayasa dışı yollarla bir askeri konsey el koymuştur. Aynı tarihlerde, 'Sinerji' devletinin 'Vadi' adlı eyaleti, tek taraflı bağımsızlık ilan ederek 'Yeni Vadi Cumhuriyeti'ni kurduğunu duyurmuştur.
Uluslararası toplumun bu olaylara tepkisi şu şekilde olmuştur:
I. 'Alfa' devleti, Pangea'daki yeni askeri konseyi resmi muhatap olarak kabul etmiştir.
II. 'Beta' devleti, Yeni Vadi Cumhuriyeti'nin sınırlarının ve otoritesinin henüz tam kesinleşmemesi nedeniyle bu yapıyı yalnızca geçici ve sınırlı düzeyde muhatap almıştır.
III. 'Gama' devleti ise, Yeni Vadi Cumhuriyeti'nin ancak diğer devletlerce tanındığı andan itibaren uluslararası hukukta bir devlet olarak varlık kazanabileceğini ileri sürmüştür.
Bu duruma ve uluslararası hukukta tanıma kurumuna ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Bir ada ülkesi olan 'Sirius' sınırları içerisindeki 'Vega' bölgesi, tek taraflı bir deklarasyonla bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu gelişmenin ardından komşu 'Orion' devleti bir diplomatik nota yayımlayarak; Vega'nın ülke, insan topluluğu ve egemenlik unsurlarını fiilen sağladığını, kendi yapacakları bu bildirimin sadece var olan durumu tespit etmekten ibaret olduğunu ve Vega'nın devlet niteliği kazanmasının bu bildirim şartına bağlı olmadığını belirtmiştir. Ayrıca Orion devleti, Vega'daki yeni otoritenin kalıcılığı tam olarak kesinleşene kadar bu makamlarla yalnızca geçici ticari ve konsolosluk ilişkileri yürüteceğini ilan etmiştir.
Buna göre, Orion devletinin gerçekleştirdiği bu diplomatik işlem uluslararası hukuk açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Denizaşırı bir gücün yönetimi altında bulunan 'Tarsusya' bölgesi, dekolonizasyon süreci kapsamında yapılan bir referandum neticesinde sömürge statüsünden kurtularak tam bağımsız 'Eridanus' Cumhuriyeti adıyla uluslararası topluma katılmıştır. Bu bağımsızlık kazanılmadan önce sömürgeci devlet, Eridanus topraklarından geçen uluslararası bir su yolunun kullanımına ilişkin komşu ülkelerle ayni (radisite) bir antlaşma yapmış ve Eridanus bölgesinin de dâhil edildiği çeşitli ikili serbest ticaret antlaşmaları imzalamıştır. Bunun yanı sıra sömürgeci devlet, kendi merkezi harcamaları için aldığı dış borçların bir kısmını muhasebe kayıtlarında Eridanus bölgesine tahsis etmiştir.
Devletlerin halefiyetine ilişkin uluslararası hukuk kuralları ve ilgili Viyana Sözleşmeleri (1978 ve 1983) dikkate alındığında, bu durumun hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Uluslararası yargı mekanizmalarının evrimi incelendiğinde, klasik devletler hukuku doktrininin aksine, gerçek kişilerin uluslararası düzeyde hukuki muamelelere doğrudan konu olabildiği görülmektedir. İnsan hakları ihlallerine karşı uluslararası mahkemelere başvuru yolları ve uluslararası suç faillerinin bizzat yargılanması bu dönüşümün temel dayanaklarıdır. Bu kurumsal yapıların işleyişi (örneğin AİHM ve UCM uygulamaları) dikkate alındığında, bireyin modern uluslararası hukuktaki statüsü ve hukuki ehliyeti hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Güneydoğu Asya'da yer alan "Kanto" devletinde meydana gelen sivil bir ayaklanma sonucunda mevcut anayasal düzen yıkılmış ve "Ulusal Kurtuluş Komitesi" isimli grup, ülke genelinde kontrolü tamamen ele geçirerek fiili bir yönetim kurmuştur. Kanto'daki bu anayasa dışı iktidar değişikliği üzerine uluslararası toplumda farklı hukuki ve diplomatik tutumlar ortaya çıkmıştır:
I. Alfa devleti, yeni yönetimin demokratik ve anayasal yollarla işbaşına gelmediğini gerekçe göstererek komiteyi Kanto'nun meşru temsilcisi olarak tanımayı reddetmiştir.
II. Beta devleti, sadece yeni yönetimin Kanto ülkesindeki fiili kontrolünü ve halkın itaatini dikkate alarak komiteyle resmi ilişki kurmuştur.
III. Gama devleti ise, yabancı hükümetleri tanıma veya tanımama şeklinde resmi deklarasyonlar yayımlamanın o devletin içişlerine müdahale olduğunu savunmuş; Kanto'daki diplomatik temsilcilerini geri çekmeden olağan ilişkilerini zımnen sürdürmüştür.
Uluslararası hukukta hükümetlerin tanınması kurumunun özellikleri ve hukuki sonuçları dikkate alındığında, bu senaryoya ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Egemen bir devlet olan 'Meridyen', sınırları içerisinde meydana gelen ayrılıkçı bir hareket sonucunda bağımsızlığını ilan eden 'Zirve Cumhuriyeti'ni yasal bir entite olarak kabul etmemektedir. Komşu 'Liman Devleti' ise Zirve Cumhuriyeti ile resmi diplomatik ilişki kurmaktan kaçınarak, sadece sınır güvenliği ve temel ticari meseleleri koordine etmek amacıyla nihai statüsünü saklı tuttuğu geçici bir ilişki geliştirmiştir. Liman Devleti Dışişleri Bakanı konuya ilişkin açıklamasında, 'Zirve Cumhuriyeti ile tesis ettiğimiz bu fiili ilişki, onların uluslararası hukuk süjesi statüsünü kazanmalarını sağlayan yegane unsurdur. Zira uluslararası hukukta devletler ancak diğer devletlerin tanımasıyla hukuken varlık kazanır. Eş zamanlı olarak, Meridyen'in başkentinde gerçekleşen anayasa dışı rejim değişikliği sonrası işbaşına gelen yeni yönetimi de ülkenin tek meşru temsilcisi sıfatıyla tanıyoruz.' ifadelerine yer vermiştir.
Liman Devleti'nin işlemleri ve Dışişleri Bakanı'nın iddiaları uluslararası hukuktaki 'tanıma' kurumu çerçevesinde değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta devletlerin yapısal özellikleri ve birleşme biçimleri, onların uluslararası alandaki hukuki kişiliklerini ve hak ehliyetlerini doğrudan etkiler. Bu bağlamda, birleşik devlet modelleri ile bağımlı devlet yapılarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Uluslararası hukukta devletlerin birleşmesiyle oluşan yapılar; egemenliğin paylaşımı, dış temsil yetkisi ve üye birimlerin uluslararası hukuk kişiliği bakımından farklılık gösterir. Buna göre, 'Hakkı Birlik' (Real Union) ile 'Konfederasyon' (Confederation) arasındaki temel hukuki farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta, bir devletin ülkesi üzerindeki egemenliğinin başka bir devlete geçmesiyle ortaya çıkan "devletlerin halefiyeti" ile mevcut bir devletin iç yapısında veya yönetiminde meydana gelen "hükümet değişikliği" kavramları, uluslararası hak ve yükümlülüklerin sürekliliği açısından farklı hukuki rejimlere tabidir.
Buna göre, devletlerin halefiyeti ve hükümet değişikliklerinin hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Yeni bağımsızlığını ilan eden 'Arel' Cumhuriyeti; 1933 Montevideo Sözleşmesi'nde belirtilen belirli bir ülke, yerleşik halk ve etkin bir hükümet unsurlarının tamamına sahip olmasına rağmen, henüz hiçbir devlet tarafından resmen tanınmamıştır. Buna karşın Arel Cumhuriyeti, komşu bir devletle balıkçılık kotası üzerine teknik bir antlaşma imzalamış ve kendi karasularında egemenlik yetkilerini kullanmaya başlamıştır. Bu durum, uluslararası hukukta devletlerin tanınmasına ilişkin aşağıdaki teorilerden hangisinin temel varsayımıyla en iyi açıklanır?
Uluslararası hukuk kişiliğinin kazanılması ve devletler topluluğuna katılım sürecinde 'tanıma' işleminin niteliği ve doğuracağı sonuçlar doktrinde farklı teorilerle açıklanmaktadır. Bir birimin devlet olarak kabul edilmesi; hem bu birimin sahip olduğu maddi unsurlara hem de diğer devletlerin bu varlığı hukuken tescil etme iradesine dayanır. Buna göre, devletlerin tanınması ve buna bağlı hukuki sonuçlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?