Özofagus ve Mide Hastalıkları

379 questions

Question 101Question →

2424 yaşında kadın hasta, intihar amacıyla yüksek konsantrasyonlu bir alkali temizlik maddesi (lavabo açıcı) içtikten yaklaşık 33 saat sonra acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ağız içinde yanık alanları ve aşırı salivasyon (drooling) dışında sistemik bir bulgu saptanmıyor; hemodinamisi stabil seyrediyor. Bu hastada özofagus ve mide hasarının derecesini değerlendirmek amacıyla yapılacak olan üst gastrointestinal sistem endoskopisi için en uygun zaman dilimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 1212 ile 2424 saatler arasında

Answer

Kostik yaralanmalarda üst GİS hasarını değerlendirmek için en uygun endoskopi zamanlaması 1212 ile 2424 saatler arasıdır.
Kostik madde alımını takiben ilk 1212-2424 saat, hasarın derinliğinin ve sınırlarının (demarkasyon) endoskopik olarak görülebilecek kadar netleştiği, ancak dokunun likefaksiyon nekrozu ve enzimatik süreçlerle (kolajenaz aktivitesi) henüz aşırı derecede kırılganlaşmadığı 'güvenli pencere'dir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın stabilizasyonu ve anamnez
Hemodinamik stabilite sağlandı, alkali madde alımı doğrulandı.
Endoskopi öncesi hastanın klinik durumu ve altta yatan perforasyon bulgusu olup olmadığı (peritonit, mediastinit) dışlanmalıdır.
2
Doku hasarının patofizyolojik evrelemesini değerlendirme
İlk saatlerde nekroz tam oturmamıştır; 2424-4848 saatten sonra ise doku yumuşaması başlar.
Tanısal doğruluğu artırmak ve iatrojenik perforasyon riskini minimize etmek için ideal pencere belirlenmelidir.
3
Endoskopi zamanlamasına karar verme
1212-2424 saat aralığı seçildi.
Zargar sınıflamasına göre evreleme yapmak ve tedavi stratejisini belirlemek için bu pencere en güvenli ve etkili zamandır.

Key Concept

Kostik yaralanmalarda endoskopi zamanlaması ve güvenli pencere yönetimi.
Estimated Time:1m 30s
Question 102Question →

5555 yaşında kadın hasta, son 22 yıldır aralıklı gelen göğüs ağrısı ve hem katı hem de sıvı gıdalara karşı yutma güçlüğü şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın yapılan baryumlu özofagus grafisinde özofagus gövdesinde çok sayıda tersiyer kontraksiyonlara bağlı "tirbuşon özofagus" (corkscrew esophagus) görünümü saptanıyor. Bu hasta için en olası tanıda manometrik incelemede görülmesi beklenen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Islak yutuşların en az %20\%20'sinde distal latansın 4,54,5 saniyeden kısa olması

Answer

Islak yutuşların en az %20'sinde distal latansın 4,5 saniyeden kısa olması
Vakada tanımlanan 'tirbuşon özofagus' görünümü ve klinik semptomlar Diffüz Özofageal Spazmı (DES) işaret etmektedir. DES'in manometrik tanı kriteri, ıslak yutuşların en az %20\%20'sinde distal latansın 4,54,5 saniyeden kısa olması (prematüre kontraksiyon) olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et
Aralıklı göğüs ağrısı, hem katı hem sıvıya yutma güçlüğü ve baryumlu grafide 'tirbuşon özofagus' bulgusu saptandı.
Bu kombinasyon klasik olarak Diffüz Özofageal Spazm (DES) tablosunu tanımlar.
2
Tanı konulan hastalık için altın standart testin kriterlerini belirle
DES tanısı için manometride prematüre (eş zamanlı) kontraksiyonların varlığı aranmalıdır.
Motilite bozukluklarında kesin tanı manometri ile konur.
3
Yüksek çözünürlüklü manometri (HRM) kriterlerini hatırla
HRM'de prematüre kontraksiyon, distal latansın (DL) 4,5 saniyeden kısa olmasıyla tanımlanır ve bu durumun yutuşların %20'sinden fazlasında görülmesi gerekir.
Chicago Sınıflandırması v4.0'a göre DES tanısı bu sayısal verilere dayanır.

Key Concept

Diffüz Özofageal Spazm (DES) Tanısı
Estimated Time:1m 30s
Question 103Question →

Mide adenokarsinomu tanısı alan bir hastada, preoperatif evreleme amacıyla yapılan laparoskopide peritoneal yüzeylerde makroskobik bir metastaz saptanmamış; ancak alınan batın içi yıkama sıvısının sitolojik incelemesi "pozitif" olarak raporlanmıştır.

Amerikan Kanser Komitesi (AJCCAJCC) 88. edisyonu evreleme kriterlerine göre, bu hastanın klinik evresi ve en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IVIV (M1M1); sistemik kemoterapi ve palyatif yaklaşımlar

Answer

Sitoloji pozitifliği, makroskobik metastaz olmasa bile Evre IV (M1M1) kabul edilir ve sistemik/palyatif tedavi gerektirir.
Pozitif peritoneal sitoloji, peritoneal yüzeylerde makroskobik metastaz olmasa bile AJCC 8. edisyonuna göre M1M1 hastalık (Evre IVIV) olarak tanımlanır. Bu durumda küratif cerrahinin yerini sistemik kemoterapi ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik palyatif yaklaşımlar alır.

Step-by-Step Solution

1
Bulgunun değerlendirilmesi
Laparoskopik yıkama sıvısında pozitif sitoloji saptandı.
Bu bulgu, serozadan batın içine serbest tümör hücrelerinin döküldüğünü gösterir.
2
Evreleme kriterlerinin uygulanması
AJCC 8. edisyonuna göre pozitif sitoloji = M1.
Mevcut evreleme sistemi, görünür nodül olmasa da sitolojik metastazı sistemik yayılım kabul eder.
3
Yönetim stratejisinin belirlenmesi
Tedavi küratiften palyatife kaydırılır.
Uzak metastaz (Evre IV) varlığında büyük cerrahi girişimlerin sağkalıma katkısı sınırlıdır; sistemik kemoterapi önceliklidir.

Key Concept

Mide kanserinde peritoneal sitoloji pozitifliği, AJCC 8. edisyonuna göre metastatik (M1) hastalık olarak sınıflandırılır.
Question 104Question →

6565 yaşında erkek hasta, mide antrumunda yerleşen, endoskopik biyopsisi Lauren sınıflamasına göre "intestinal tip" adenokarsinom olarak raporlanan 33 cm'lik kitle nedeniyle cerrahi servisimize yatırılıyor. Evreleme tetkiklerinde uzak metastaz saptanmayan hastada küratif cerrahi planlanıyor.

Mide adenokarsinomu tanısı alan bu hastanın yönetimi ve mide kanserlerinin genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Gastrik lenfomaların primer tedavisinde cerrahi rezeksiyon, adenokarsinomlarda olduğu gibi her zaman ilk ve en önemli seçenektir.

Answer

Gastrik lenfomaların primer tedavisinde cerrahi rezeksiyonun her zaman ilk seçenek olduğu ifadesi yanlıştır.
Gastrik lenfomalar (özellikle MALTMALT lenfoma ve bazı diffüz büyük B hücreli lenfomalar), adenokarsinomun aksine primer olarak cerrahi ile tedavi edilen hastalıklar değildir. MALTMALT lenfomada HH. pyloripylori eradikasyonu veya radyoterapi ön plandayken, diğer tiplerde kemoterapi ana tedavidir. Cerrahi; perforasyon, obstrüksiyon veya masif kanama gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlar varlığında uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Tanının ve Lauren sınıflamasının özelliklerini değerlendir.
İntestinal tip adenokarsinomun kronik gastrit ve metaplazi ile ilişkili olduğu, diffüz tipin ise daha genç yaşta ve kohezif olmayan hücrelerle görüldüğü doğrulanır.
Lauren sınıflaması mide kanserinin biyolojik davranışını ve epidemiyolojisini anlamak için kritiktir.
2
Adenokarsinom ile diğer mide maligniteleri (GISTGIST, Lenfoma) arasındaki tedavi farklarını karşılaştır.
Adenokarsinomda cerrahi ve D2D2 lenfadenektomi esastır; GISTGIST'de lenfadenektomi nadirdir; lenfomada ise primer tedavi genellikle medikaldir.
Farklı patolojilerin cerrahi yönetim prensipleri TUSTUS sınavında sıkça sorgulanan bir ayırıcı tanıdır.
3
Erken mide kanseri kriterlerini kontrol et.
Tümörün mukozada veya submukozada sınırlı olması (T1T1) erken evre tanımı için yeterlidir.
Evreleme terminolojisinin doğru bilinmesi tedavi kararını etkiler.

Key Concept

Mide malignitelerinin ayırıcı tanısı ve tedavi prensipleri
Question 105Question →

5858 yaşında erkek hasta, son 33 ayda 12 kg12\ kg ağırlık kaybı ve yemek sonrası epigastrik dolgunluk şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide korpus orta kesimde, mukoza kıvrımlarının silindiği, lümeni daraltan infiltratif karakterde bir lezyon izleniyor. Endoskopik biyopsi sonucu "Lauren sınıflamasına göre diffüz tip adenokarsinom" olarak raporlanıyor. Çekilen kontrastlı tüm batın BT'de mide duvarında yaygın kalınlaşma ve küçük kurvatur komşuluğunda 2 cm2\ cm boyutunda lenf nodları saptanıyor, uzak metastaz izlenmiyor (cT3N1M0cT3N1M0). Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı ve lenfadenektomi genişliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total gastrektomi + D2D2 lenfadenektomi

Answer

Mide korpusunda yerleşim gösteren diffüz tip adenokarsinom vakalarında, yeterli cerrahi sınırın sağlanması için total gastrektomi ve nodal tutulum (N1N1) nedeniyle D2D2 lenfadenektomi en uygun yaklaşımdır.
Vakadaki tümör korpus yerleşimli ve Lauren sınıflamasına göre diffüz tiptir. Diffüz tip adenokarsinomlarda submukozal mikroskobik yayılım çok fazla olduğu için makroskobik tümör sınırından en az 6−8 cm6-8\ cm uzaklıktan rezeksiyon yapılmalıdır. Korpus orta kesimdeki bir lezyonda bu sınırları sağlamak ancak midenin tamamının çıkarılması (total gastrektomi) ile mümkündür. Ayrıca klinik evreleme T3N1T3N1 olduğu için D1D1 diseksiyon yetersiz kalır ve standart tedavi olan D2D2 lenfadenektomi eklenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Tümör yerleşimini ve histolojik tipi değerlendir.
Tümör korpus (orta kesim) yerleşimli ve Lauren sınıflamasına göre diffüz tiptir.
Diffüz tip mide kanserleri submukozal yayılım eğilimi gösterir ve genellikle intestinal tipe göre daha geniş (6−8 cm6-8\ cm) cerrahi sınır gerektirir.
2
Cerrahi rezeksiyon tipini belirle.
Total gastrektomi gereklidir.
Korpus orta kesimdeki diffüz bir tümörde hem proksimal hem de distalde 6−8 cm6-8\ cm güvenlik sınırı bırakmak mideyi bütünüyle çıkarmayı zorunlu kılar.
3
Lenfadenektomi genişliğini klinik evreye göre seç.
D2D2 lenfadenektomi uygulanmalıdır.
T2T2 ve üzeri veya N(+)N(+) (bu vakada T3N1T3N1) olan mide adenokarsinomlarında standart küratif cerrahi yaklaşımı D2D2 diseksiyondur.

Key Concept

Lauren diffüz tip mide kanserlerinde infiltratif yayılım nedeniyle proksimal cerrahi sınırın en az 6−8 cm6-8\ cm olması önerilir ve bu durum korpus tümörlerinde total gastrektomiyi zorunlu kılar.

Practice More

Erken mide kanseri (EGCEGC) kriterlerini ve endoskopik submukozal diseksiyon (ESDESD) endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 106Question →

3434 yaşında kadın hasta, 1414 ay önce Vücut Kitle İndeksi (VKI˙VKİ) 49kg/m249 kg/m^2 olması nedeniyle Laparoskopik Roux-en-Y Gastrik Bypass (LRYGBLRYGB) ameliyatı olmuştur. Ameliyat sonrası 42kg42 kg veren hastanın son 22 haftadır yemeklerden bağımsız gelişen, aralıklı kramp tarzında karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleri mevcuttur. Fizik muayenede minimal distansiyon dışında özellik saptanmayan hastaya çekilen batın bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) mezenterik damarların kendi etrafında döndüğü "whirl sign" (girdap belirtisi) izlenmiştir.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnternal herni (Petersen boşluğu)

Answer

En olası tanı, Roux-en-Y gastrik bypass sonrası görülen ve BT'de girdap belirtisi (whirl sign) ile karakterize olan İnternal herni (Petersen boşluğu) durumudur.
İnternal herni (Petersen boşluğu) seçeneği doğrudur çünkü Roux-en-Y gastrik bypass ameliyatı sonrası mezenterik defektlerin (özellikle Roux bacağı mezenteri ile transvers kolon mezenteri arasındaki Petersen boşluğu) kapatılmaması veya hızlı kilo kaybıyla bu boşlukların genişlemesi sonucu ince bağırsaklar buralardan fıtıklaşabilir. BT'deki girdap belirtisi (whirl sign), mezenterin ve vasküler yapıların bu fıtık odağı etrafında dönmesini temsil eden klasik bir radyolojik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik geçmişi ve şikayetleri değerlendir.
LRYGB ameliyatı sonrası belirgin kilo kaybı ve kramp tarzında, aralıklı bağırsak tıkanıklığı semptomları saptandı.
Ameliyat sonrası mezenterik yağ dokusunun azalması, potansiyel fıtık boşluklarını (Petersen boşluğu) genişleterek internal herni riskini artırır.
2
Radyolojik bulguyu (whirl sign) yorumla.
Mezenterik damarların ve bağırsak ansatlarının kendi etrafında dönmesiyle oluşan girdap görüntüsü belirlendi.
Girdap belirtisi (whirl sign), mezenterin bir aks etrafında rotasyonunu gösteren ve internal herni için oldukça spesifik/patognomonik bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanı yaparak sonuca ulaş.
Adhezyon, marjinal ülser veya kolesistit gibi durumların bu radyolojik bulguyla açıklanamayacağı anlaşılarak internal herni tanısı kesinleştirildi.
Klinik senaryo ve radyolojik bulgu birlikteliği bizi doğrudan internal herniye yönlendirir.

Key Concept

Roux-en-Y gastrik bypass sonrası internal herni (Petersen hernisi) gelişimi.

Alternative Method

Klinik olarak hastanın diz-dirsek pozisyonuna gelince ağrısının azalması (bağırsak ansatlarının fıtık boşluğundan geri çıkması nedeniyle) internal herni için ipucu olabilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 107Question →

4848 yaşında kadın hasta, son 66 aydır özellikle soğuk gıdalarla tetiklenen retrosternal göğüs ağrısı ve hem katı hem de sıvı gıdalara karşı gelişen epizodik yutma güçlüğü şikayetiyle başvuruyor. Kardiyak nedenlerin dışlandığı hastaya yapılan özofagus manometrisinde distal özofagusta eş zamanlı (simultane) ve non-peristaltik kontraksiyonlar saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastanın baryumlu özofagus grafisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Tirbuşon (corkscrew) görünümü

Answer

Tirbuşon (corkscrew) görünümü
Hastanın hem katı hem sıvıya karşı disfajisi olması bir motilite bozukluğunu, soğukla tetiklenen göğüs ağrısı ise spazmı düşündürür. Manometride saptanan 'simultane ve non-peristaltik' dalgalar Diffüz Özofageal Spazm (DÖS) için tanı koydurucudur. DÖS'ün radyolojideki karşılığı ise 'tirbuşon' (corkscrew) görünümüdür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik belirtilerin analizi
Soğukla tetiklenen göğüs ağrısı ve hem katı hem sıvıya karşı epizodik disfaji saptandı.
Bu belirtiler özofagusun spastik motilite bozukluklarını (özellikle Diffüz Özofageal Spazm) düşündürür.
2
Manometri bulgularının yorumlanması
Distal özofagusta eş zamanlı (simultane) ve non-peristaltik dalgalar saptandı.
Simultane dalgalar Diffüz Özofageal Spazm (DÖS) tanısı için altın standart bulgudur.
3
Tanı ile radyolojik bulgunun eşleştirilmesi
DÖS tanısı alan hastada baryumlu grafide 'tirbuşon' görünümü beklenir.
Kontrolsüz ve eş zamanlı kasılmalar özofagusun lümenini boğum boğum yaparak tirbuşon veya boncuk dizisi benzeri bir görünüme yol açar.

Key Concept

Diffüz Özofageal Spazm (DÖS) tanısı manometrik olarak simultane non-peristaltik kontraksiyonlarla konur ve radyolojik olarak 'tirbuşon' özofagus görünümü ile karakterizedir.

Hints

1
Manometrideki 'eş zamanlı' (simultane) kontraksiyonlar, normal peristaltizmin bozulduğunu gösterir.
2
Soğuk içeceklerin tetiklediği göğüs ağrısı, özofagusun spastik bozuklukları için tipik bir ipucudur.

Practice More

Nutcracker özofagusta manometrik basınçların 180 mmHg180 \text{ mmHg} üzerinde ancak 'peristaltik' olduğunu hatırlayarak DÖS ile ayırıcı tanısını yapınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 108Question →

5050 yaşındaki erkek hasta, yoğun alkol alımı sonrası şiddetli kusmayı takiben gelişen ani ve şiddetli retrosternal ağrı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede taşikardi ve boyun kökünde krepitasyon (subkutan amfizem) saptanıyor. Akciğer grafisinde pnömomediastinum ve sol plevral efüzyon izleniyor. Semptomların başlamasından itibaren 88 saat geçtiği ve hastanın genel durumunun stabil olduğu belirleniyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Primer cerrahi onarım ve mediastinal drenaj

Answer

Semptomların ilk 24 saati içinde başvuran stabil hastada primer cerrahi onarım ve mediastinal drenaj en uygun yaklaşımdır.
Vaka sunumunda şiddetli kusma sonrası gelişen retrosternal ağrı ve krepitasyon (Mackler triadı) Boerhaave sendromunu işaret etmektedir. Perforasyonun üzerinden henüz 8 saat geçtiği ve hastanın genel durumunun stabil olduğu belirtilmiştir. Bu 'erken' (ilk 24 saat) dönemde primer cerrahi onarım ve eşlik eden mediastinal kontaminasyonun drenajı en yüksek başarı oranına sahip tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir (Mackler triadı)
Hastadaki kusma, göğüs ağrısı ve subkutan amfizem varlığı Boerhaave sendromu (spontan özofagus perforasyonu) tanısını koydurur.
Tanının doğru konulması yönetim stratejisini belirleyen ilk adımdır.
2
Perforasyon süresini ve stabiliteyi belirle
Semptomların 8. saatinde (erken dönem) ve hasta stabil.
İlk 24 saat cerrahi başarı şansının en yüksek olduğu 'altın periyot' olarak kabul edilir.
3
Tedavi yöntemini seç
Primer onarım + mediastinal drenaj.
Doku canlılığının korunduğu bu erken evrede primer sütür ile perforasyonun kapatılması en iyi sonuçları verir.

Key Concept

Boerhaave Sendromu Yönetimi (Altın 24 Saat kuralı)
Question 109Question →

62 yaşında erkek hasta, son 3 aydır giderek artan katı gıdalara karşı disfaji ve 8 kg zayıflama şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 40 paket-yıl sigara ve alkol kullanım öyküsü mevcut. Yapılan endoskopide kesici dişlerden 28 cm mesafede (orta özofagus) lümeni daraltan ülsere vejetan kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu yassı hücreli (skuamöz) karsinom olarak raporlanıyor. Evreleme amacıyla yapılan endoskopik ultrasonografi (EUS) ve toraks/batın BT'de tümörün adventisyaya invaze olduğu, peritrakeal bölgede 1.51.5 cm boyutunda lenf nodu saptandığı, uzak metastaz izlenmediği (T3N1M0T3N1M0) belirleniyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Neoadjuvan kemoradyoterapi sonrası özofajektomi

Answer

Lokal ileri evre (T3N1M0) skuamöz hücreli özofagus kanserinde en uygun yaklaşım neoadjuvan kemoradyoterapiyi takiben cerrahi rezeksiyondur.
Vakadaki hastada T3 (adventisya invazyonu) ve N1 (pozitif lenf nodu) saptanmıştır. Güncel kılavuzlar (CROSS çalışması vb.), uzak metastazı olmayan lokal ileri evre özofagus kanserlerinde (hem skuamöz hem adenokarsinom için) neoadjuvan kemoradyoterapi sonrası özofajektomiyi en yüksek sağkalım avantajı sağlayan yöntem olarak önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Histoloji ve lokalizasyonun belirlenmesi
Orta özofagus yerleşimli yassı hücreli (skuamöz) karsinom.
Tedavi planı tümörün tipine ve yerine göre değişebilir; skuamöz hücreli kanserler radyoterapiye oldukça duyarlıdır.
2
Klinik evrelemenin değerlendirilmesi
T3N1M0 (Evre III) lokal ileri hastalık.
Adventisya invazyonu (T3) ve bölgesel lenf nodu tutulumu (N1) varlığı neoadjuvan tedavinin temel endikasyonudur.
3
Multidisipliner tedavi planının seçilmesi
CROSS protokolü uyarınca neoadjuvan kemoradyoterapi ve ardından özofajektomi.
Lokal ileri evre özofagus kanserlerinde sadece cerrahiye kıyasla neoadjuvan kemoradyoterapi + cerrahi kombinasyonunun sağkalımı anlamlı düzeyde artırdığı kanıtlanmıştır.

Key Concept

Özofagus kanserinde evreye göre tedavi seçimi (Lokal ileri evre için multimodal tedavi).
Question 110Question →

4545 yaşında erkek hasta, 11 yıldır devam eden hem katı hem de sıvı gıdalara karşı yutma güçlüğü, yenilen gıdaların ağza geri gelmesi ve 88 kg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde uzun yıllar Brezilya'da çiftçilik yaptığı öğrenilen hastanın yapılan tetkiklerinde kardiyomegali ve sigmoid kolon dilatasyonu (megakolon) saptanıyor. Özofagus manometrisinde alt özofagus sfinkter (AO¨SAÖS) gevşeme kusuru ve özofagus gövdesinde aperistaltizm izleniyor. Bu hastada saptanan özofagus motilite bozukluğunun etyolojisinden sorumlu olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Auerbach pleksusundaki ganglion hücrelerinin enfeksiyöz harabiyeti

Answer

Auerbach pleksusundaki ganglion hücrelerinin enfeksiyöz harabiyeti
Doğru yanıt olan seçenek, Chagas hastalığının patofizyolojisini tanımlar. Güney Amerika (özellikle Brezilya) endemik bölgelerinde yaşayanlarda görülen bu tablo, paraziter enfeksiyonun intrinsik nöral pleksusları (Auerbach/Miyenterik) harap etmesiyle 'sekonder akalazya' oluşturur. Eşlik eden megakolon ve kardiyomegali bu tanı için klasik triaddır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hem katı hem sıvı disfajisi, regürjitasyon ve manometrik bulgular (aperistaltizm, AO¨SAÖS gevşeme kusuru) Akalazya tablosunu doğrular.
Hastanın semptomatik ve manometrik profilini belirlemek için.
2
Epidemiyolojik ve sistemik ipuçlarını değerlendir
Brezilya seyahat öyküsü, kardiyomegali ve megakolon varlığı 'Chagas Hastalığı' (Amerikan Tripanozomiyazı) tanısını düşündürür.
Primer (idiyopatik) ve sekonder akalazya ayrımını yapmak için.
3
Etyolojik mekanizmayı tanımla
Trypanosoma cruzi enfeksiyonu, özofagus duvarındaki Auerbach (miyenterik) pleksus ganglion hücrelerini tahrip ederek motilite kaybına yol açar.
Motilite bozukluğunun altında yatan patofizyolojik süreci belirlemek için.

Key Concept

Chagas hastalığı, Trypanosoma cruzi parazitinin Auerbach pleksusunu tahrip etmesi sonucu oluşan bir 'sekonder akalazya' nedenidir ve sıklıkla megakolon ve kardiyomiyopati ile birliktelik gösterir.

Practice More

Akalazya tip 1, 2 ve 3 arasındaki Chicago manometrik kriterlerini ve tedavi yanıtı farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 111Question →

Lauren sınıflamasına göre mide adenokarsinomları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diffüz tip tümörler, hücreler arası kohezyon kaybı gösteren ve mide duvarında infiltratif yayılan karakterdedir.

Answer

Diffüz tip mide adenokarsinomunun hücreler arası kohezyon kaybı göstermesi ve infiltratif yayılım özelliği taşıması doğrudur.
Lauren sınıflamasına göre diffüz tip mide kanseri, hücreler arası bağlantıyı sağlayan EE-cadherin proteininin kaybı nedeniyle hücrelerin birbirine tutunma (kohezyon) yeteneğini kaybetmesiyle karakterizedir. Bu durum tümörün mide duvarı boyunca lenfatikler ve submukoza üzerinden infiltratif bir şekilde yayılmasına (linitis plastik) ve kötü prognoza neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Lauren sınıflamasının iki ana tipini (intestinal ve diffüz) hatırla.
İntestinal tip iyi diferansiye/glandüler yapıdadır; diffüz tip ise indiferansiye ve kohezyon kaybı olan hücrelerden oluşur.
Mide adenokarsinomlarının temel ayrımı bu iki biyolojik davranış üzerinden yapılır.
2
Seçeneklerdeki klinik ve patolojik özellikleri her iki tiple eşleştir.
Diffüz tipin EE-cadherin kaybına bağlı kohezyon bozukluğu ve infiltratif yayılımı saptandı.
Diffüz tipin mikroskobik özelliği olan taşlı yüzük hücresi görünümü kohezyon kaybının bir sonucudur.
3
Ayırıcı tanıda yer alan diğer maligniteleri (GIST, lenfoma) ve evreleme kriterlerini (erken mide kanseri) değerlendir.
GIST ve lenfomanın adenokarsinom sınıflaması dışında olduğu, erken mide kanserinin ise muskularis propriaya ulaşmayan tümörler olduğu doğrulandı.
Sınıflama hatalarını ve evreleme yanlışlarını elemek için gereklidir.

Key Concept

Lauren Sınıflaması ve Diffüz Tip Mide Kanseri Özellikleri

Hints

1
Lauren sınıflaması mide adenokarsinomlarını biyolojik davranışlarına göre intestinal ve diffüz olarak ikiye ayırır.
2
Taşlı yüzük hücreli karsinomlar, Lauren sınıflamasındaki diffüz tipin tipik bir örneğidir.

Practice More

Linitis plastik tablosunun hangi Lauren tipi ile ilişkili olduğunu ve bu durumda cerrahi sınır yönetiminin önemini inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 112Question →

Gastrik rezeksiyon ve BillrothBillroth IIII anastomoz uygulanan hastalarda görülen post-gastrektomi sendromları ile ilgili olarak; yemeklerden bir süre sonra ortaya çıkan epigastrik ağrı ve dolgunluğun gıda içermeyen bol miktarda safralı kusma ile tamamen rahatlaması (I) ve yemekle ilişkisiz, sürekli epigastrik yanma hissinin olduğu, kusmanın ağrıyı azaltmadığı tablo (II) aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I: Afferent loop sendromu, II: Alkalen reflü gastrit

Answer

I numaralı tablo Afferent loop sendromu, II numaralı tablo ise Alkalen reflü gastrit ile uyumludur.
I numaralı tabloda belirtilen, yemek sonrası epigastrik ağrının sadece safralı (gıda içermeyen) kusma ile geçmesi afferent loop sendromunun tipik özelliğidir. II numaralı tabloda ise sürekli yanma ve kusma ile rahatlamama durumu alkalen reflü gastrit için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci klinik tabloyu (I) analiz et.
Gıda içermeyen safralı kusma ve kusma ile ağrının geçmesi.
Afferent loop sendromunda proksimal arkta biriken safranın basınç artışı sonrası aniden mideye boşalması ağrıyı dindirir.
2
İkinci klinik tabloyu (II) analiz et.
Sürekli epigastrik yanma ve kusma ile geçmeyen ağrı.
Alkalen reflü gastrit, mide mukozasının safraya bağlı kronik enflamasyonudur ve mekanik değil kimyasal bir süreçtir.
3
Efferent loop ve dumping sendromlarını dışla.
Bu sendromların gıda içeriği ve vazomotor bulguları vaka ile uyumlu değildir.
Efferent loop tıkanıklığında kusmukta gıda bulunur; dumping ise osmotik veya hormonal nedenlerle oluşur.

Key Concept

Afferent loop sendromu ile alkalen reflü gastrit arasındaki temel klinik fark, ağrının kusma ile olan ilişkisidir.

Practice More

Dumping sendromlarının erken ve geç formları arasındaki zaman farkı ve fizyopatolojik mekanizmaları tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 113Question →

4242 yaşında kadın hasta, 1414 ay önce vücut kitle indeksi (VKİ) 48kg/m248 kg/m^2, Tip 22 Diabetes Mellitus ve obstrüktif uyku apnesi tanıları ile laparoskopik Roux-en-Y gastrik bypass (RYGB) ameliyatı edilmiştir. Ameliyat sonrası toplam 52kg52 kg veren hasta, acil servise ani başlayan, şiddetli, kramp tarzında karın ağrısı ve kusma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde batın rahat, minimal distandü olup defans veya rebound saptanmıyor; ancak ağrının şiddeti fizik muayene bulgularıyla orantısız derecede fazladır. Çekilen kontrastlı abdominal BT'de "whirl sign" (mezenterik dönme belirtisi) ve jejunojejunostomi seviyesinde bağırsak anslarında dilatasyon izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnternal herni (Petersen boşluğu hernisi)

Answer

İnternal herni (Petersen boşluğu hernisi)
Roux-en-Y Gastrik Bypass (RYGB) ameliyatı sonrası mezenterik boşlukların kapatılmaması veya kilo kaybı sonrası bu boşlukların genişlemesi sonucu ince bağırsak ansları bu deliklerden geçerek herniye olabilir. En sık Petersen boşluğu (Roux bacağı mezenteri ile transvers kolon mezokolonu arası) etkilenir. Klinik olarak 'muayene ile orantısız ağrı' tipiktir ve BT'deki 'whirl sign' tanıyı koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın cerrahi geçmişini ve mevcut şikayetlerini analiz et.
RYGB ameliyatı sonrası belirgin kilo kaybı olan hastada ani başlayan, kramp tarzı karın ağrısı mevcuttur.
Bariatrik cerrahi sonrası geç dönem mekanik komplikasyonları daraltmak için gereklidir.
2
Fizik muayene ve klinik tabloyu yorumla.
Batın bulgularının silik olmasına rağmen ağrının çok şiddetli olması (muayene ile orantısız ağrı) iskemi veya herni düşündürür.
İnternal hernilerde bağırsak ansları sıkıştığı için iskemi riski yüksektir.
3
Radyolojik bulguları değerlendir.
BT'de izlenen 'whirl sign', mezenterik damarların ve bağırsakların kendi ekseni etrafında döndüğünü kanıtlar.
Bu bulgu internal herni (özellikle Petersen boşluğu hernisi) için patognomonik sayılabilecek kadar spesifiktir.

Key Concept

Roux-en-Y Gastrik Bypass (RYGB) sonrası geç dönemde görülen en ciddi mekanik komplikasyon, mezenterik boşluklardan (Petersen boşluğu ve jejunojejunal mezenterik boşluk) kaynaklanan internal hernilerdir.

Practice More

RYGB sonrası erken dönemde en sık ölüm nedeni olan anastomoz kaçağı ve akciğer embolisi ayrımını inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Question 114Question →

Mide adenokarsinomu tanısıyla küratif cerrahi planlanan bir hastada; rezeksiyon sınırları, lenfadenektomi kapsamı ve evreleme özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Lauren sınıflamasına göre diffüz tipte olan tümörlerde, belirgin intramural yayılım riski nedeniyle proksimal cerrahi sınır en az 66−-8 cm8\text{ cm} olmalıdır.

Answer

Lauren sınıflamasına göre diffüz tipte olan tümörlerde proksimal cerrahi sınırın en az 66−-8 cm8\text{ cm} olması gerektiği ifadesi doğrudur.
Mide adenokarsinomlarında Lauren sınıflaması cerrahi stratejiyi doğrudan etkiler. İntestinal tip tümörler daha sınırlı ve ekzofitik büyüme sergilerken, diffüz tip tümörler (taşlı yüzük hücreli vb.) mide duvarı boyunca belirgin bir intramural/submukozal yayılım gösterir. Bu nedenle diffüz tipte mikroskobik olarak tümör hücresiz bir alan sağlamak için proksimal sınırın en az 66−-8 cm8\text{ cm} olması önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün Lauren sınıflamasına göre histolojik tipini belirle.
İntestinal tip ve Diffüz tip ayrımı yapılır.
Cerrahi sınır gereksinimleri histolojik tipe göre değişir.
2
Histolojik tipe göre gerekli makroskobik güvenli sınırı hesapla.
İntestinal tip için 33−-5 cm5\text{ cm}, Diffüz tip için 66−-8 cm8\text{ cm} sınır belirlenir.
Diffüz tipteki infiltratif yayılım ve submukozal mikroskobik ilerleme daha geniştir.
3
Lenfadenektomi standardını ve evreleme kriterlerini kontrol et.
Standart cerrahi D2 diseksiyondur; Erken Mide Kanseri tanımı sadece TT evresiyle (T1T1) ilgilidir.
Onkolojik kür için lenfatik temizlik ve doğru evreleme esastır.

Key Concept

Mide kanseri cerrahisinde rezeksiyon sınırları Lauren sınıflamasına (İntestinal vs Diffüz) göre belirlenir; standart lenfadenektomi düzeyi D2'dir.

Practice More

Mide kanserinde TT evrelemesine göre EMR/ESD (Endoskopik rezeksiyon) kriterlerini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 115Question →

6868 yaşında erkek hasta, son 33 aydır hızla ilerleyen hem katı hem de sıvı gıdalara karşı yutma güçlüğü ve bu süreçte yaklaşık 1212 kg kilo kaybı şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan baryumlu özofagus grafisinde özofagus gövdesinde belirgin dilatasyon ve distal özofagusta "kuş gagası" (bird's beak) manzarası izleniyor. Özofagus manometrisinde ise alt özofagus sfinkterinde (AO¨SA\ddot{O}S) yutma sonrası yetersiz gevşeme ve özofagus gövdesinde tam aperistaltizm saptanıyor. Bu hastada klinik ve radyolojik bulgular doğrultusunda, primer akalazya tanısı koymadan önce psödoakalazya nedenlerini dışlamak amacıyla yapılması gereken en uygun bir sonraki tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üst gastrointestinal sistem endoskopisi ve kardia bölgesinin dikkatli incelenmesi

Answer

Üst gastrointestinal sistem endoskopisi ve kardia bölgesinin dikkatli incelenmesi
Üst gastrointestinal sistem endoskopisi, özellikle yaşlı, kısa süreli semptomları olan ve belirgin kilo kaybı yaşayan hastalarda akalazya paternini taklit eden mide kardia kanseri veya diğer maligniteleri (psödoakalazya) dışlamak için en duyarlı ve gerekli ilk basamak tetkiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verilerini ve semptom süresini analiz et.
6868 yaşında olması, semptomların sadece 33 aydır var olması ve belirgin kilo kaybı malignite riskini artırır.
Primer akalazya genellikle daha genç yaşlarda ve daha uzun süreli (yıllar içinde) ilerleyen bir tablodur.
2
Radyolojik ve manometrik bulguları yorumla.
Kuş gagası görünümü ve manometrede gevşeme kusuru ile aperistaltizm saptanması akalazya paternini doğrular.
Psödoakalazya, mide kardia kanserinin özofagus alt ucunu dıştan bası veya infiltrasyonla daraltması sonucu akalazya bulgularını taklit etmesidir.
3
En uygun tanısal adımı belirle.
Endoskopi ile kardia ve fundus bölgesinin retrofleksiyon manevrası dahil olmak üzere ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Malignitenin ekarte edilmesi, cerrahi veya balon dilatasyon gibi akalazya tedavilerine başlamadan önce zorunludur.

Key Concept

Psödoakalazya (Sekonder Akalazya)

Practice More

Akalazya cerrahisinde (Heller miyotomi) postoperatif reflüyü önlemek için eklenen fundoplikasyon tiplerini (Dor, Toupet) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 116Question →

5454 yaşında erkek hasta, uzun süreli alkol ve tütün kullanımı öyküsü ile son 33 aydır giderek artan yutma güçlüğü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede servikal bölgede palpe edilebilir lenfadenopati saptanmıyor. Endoskopik incelemede üst kesici dişlerden 1717 cm mesafede özofagus lümenini sirküler tarzda daraltan ve biyopsisi skuamöz hücreli karsinom olarak raporlanan lezyon izleniyor. Klinik evrelemesi cT2N0M0cT_{2}N_{0}M_{0} olarak saptanan bu hasta için en uygun tedavi planı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Definitif kemoradyoterapi

Answer

Servikal özofagus yerleşimli skuamöz hücreli karsinomda en uygun yaklaşım definitif kemoradyoterapidir.
Üst kesici dişlerden 1717 cm mesafede yerleşen tümör servikal özofagus segmentindedir. Bu bölgedeki skuamöz hücreli karsinomlar radyoterapiye oldukça duyarlıdır. Cerrahi seçenek (faringo-laringo-özofajektomi) larenks kaybına ve kalıcı trakeostomiye yol açan çok ağır bir işlem olduğu için, güncel kılavuzlarda larenks koruyucu olan definitif kemoradyoterapi (radyoterapi + eş zamanlı kemoterapi) ilk seçenek küratif tedavi olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Tümörün anatomik lokalizasyonunu belirle.
Üst kesici dişlerden 1717 cm mesafesi, krikofaringeus kasının hemen altındaki servikal özofagus segmentine karşılık gelir.
Özofagus tümörlerinde tedavi planı tümörün yerleşim yerine (servikal, üst/orta/alt torasik) göre radikal değişiklik gösterir.
2
Histopatolojik tip ve klinik evreyi değerlendir.
Skuamöz hücreli karsinom ve cT2N0M0cT_{2}N_{0}M_{0} evresi, uzak metastazı olmayan bölgesel bir hastalığı gösterir.
Erken ve lokal ileri evrelerde küratif amaçlı tedavi seçenekleri (cerrahi veya definitif radyoterapi) değerlendirilmelidir.
3
Lokalizasyona göre küratif tedavi seçeneğini belirle.
Servikal yerleşimli tümörlerde cerrahi, farenks, larenks ve tiroidin çıkarılmasını gerektiren morbid bir işlemdir. Definitif kemoradyoterapi, cerrahiye benzer sağkalım oranları sağlarken organ koruyucu bir yaklaşımdır.
Anatomik kısıtlılıklar ve fonksiyon kaybı riski nedeniyle servikal özofagusta cerrahi ilk seçenek değildir.

Key Concept

Servikal özofagus kanserlerinin (genellikle kesici dişlerden 1515-2020 cm arası) yönetiminde, larenks koruyucu özelliği ve yüksek kür potansiyeli nedeniyle cerrahi yerine definitif kemoradyoterapi tercih edilir.
Question 117Question →

Duodenal ülser nedeniyle trunkal vagotomi ve Billroth II gastrojejunostomi uygulanan 5555 yaşında bir hastada, postoperatif 44. günde aniden şiddetli karın ağrısı ve taşikardi gelişiyor. Fizik muayenede sağ üst kadranda belirgin defans ve rebaund saptanan hastanın batın dreninden bol miktarda safralı içerik geldiği gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Duodenal güdük (stump) patlaması

Answer

Duodenal güdük (stump) patlaması
Doğru yanıt olan duodenal güdük patlaması, Billroth II cerrahisi sonrası erken dönemde (genellikle postoperatif 4-5. günlerde) görülen, sağ üst kadranda peritonit bulguları ve batın dreninden safralı içerik gelmesiyle karakterize hayati bir komplikasyondur. Bu durum genellikle afferent ans içindeki basınç artışının güdüğün dikiş hattını zorlaması veya güdüğün beslenmesinin bozulması sonucu oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Ameliyat tipini ve zamanlamayı analiz et
Billroth II rekonstrüksiyonu sonrası postoperatif 4. gündeyiz; bu süre dikiş hatlarındaki sorunlar için kritiktir.
Postoperatif 4-5. günler doku iyileşmesinin en zayıf olduğu ve dikişlerin en çok zorlandığı dönemdir.
2
Klinik bulguları lokalize et
Sağ üst kadranda defans/rebaund ve batın dreninden gelen safralı içerik saptanmış.
Sağ üst kadran duodenumun anatomik yerleşimidir ve safralı drenaj duodenum içindeki içeriğin sızdığını gösterir.
3
Billroth II rekonstrüksiyonuna özgü riskleri hatırla
Billroth II'de duodenum güdüğü (stump) kör olarak kapatılır ve afferent ans basıncı burayı zorlar.
Duodenal güdük patlaması, Billroth II cerrahisinin en korkulan ve erken dönemde görülen tipik komplikasyonudur.

Key Concept

Billroth II rekonstrüksiyonunda duodenal güdük (stump) patlaması kliniği ve zamanlaması.
Question 118Question →

58 yaşında bir erkek hasta, son altı aydır devam eden belirsiz epigastrik ağrı ve son bir haftadır gelişen melena şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde midenin büyük kurvatüründe, üzerinde düzgün mukoza izlenen ancak santralinde tipik bir 'göbeklenme' (umbilikasyon) ve ülserasyon bulunan, yaklaşık 5 cm çapında submukozal bir kitle saptanıyor. Endoskopik ultrasonografi (EUS) incelemesinde kitlenin muskularis propria tabakasından köken aldığı görülüyor. Tru-cut biyopsi örneğinin immünohistokimyasal incelemesinde; CD117 (c-kit) ve DOG1 pozitifliği saptanırken, S100 ve desmin negatif olarak raporlanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) - 1-2 cm temiz cerrahi sınır sağlanarak mide duvarından wedge rezeksiyon

Answer

En olası tanı Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST) olup, uygun tedavi 1-2 cm negatif cerrahi sınırla yapılan wedge rezeksiyondur.
Vakadaki immünohistokimyasal profil (CD117 ve DOG1 pozitif, S100 ve desmin negatif) tipik olarak Gastrointestinal Stromal Tümör'ü (GIST) işaret etmektedir. GIST cerrahisinde temel prensip, tümör kapsülünü rüptüre etmeden 1-2 cm'lik negatif cerrahi sınırla rezeksiyon yapmaktır. Bu tümörlerin lenfatik yayılım yapma potansiyeli çok düşük olduğu için lenfadenektomi standart olarak uygulanmaz; bu nedenle wedge rezeksiyon en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
İmmünohistokimyasal (İHK) belirteçleri analiz et.
CD117 (c-kit) ve DOG1 pozitifliği, kitlenin GIST olduğunu kanıtlar.
GIST'lerin %95'inden fazlası c-kit mutasyonu sonucu CD117 eksprese eder.
2
Ayırıcı tanıdaki diğer submukozal tümörleri ekarte et.
S100 negatifliği Schwannoma'yı, desmin negatifliği ise Leiomyoma'yı dışlar.
Her tümör tipi kendine özgü İHK profiline sahiptir.
3
Cerrahi stratejiyi belirle.
Lenfadenektomi gerektirmeyen, negatif cerrahi sınır (1-2 cm) odaklı rezeksiyon planla.
GIST'ler genellikle hematojen yolla yayılır, lenfatik yayılım %1'den azdır.

Key Concept

Gastrointestinal Stromal Tümörlerin (GIST) tanısında c-kit (CD117) pozitifliği esastır ve cerrahi tedavide rutin lenfadenektomiye gerek yoktur.
Question 119Question →

Peptik ülser perforasyonu nedeniyle subtotal gastrektomi ve Billroth II rekonstrüksiyonu yapılan 5050 yaşında erkek hasta, ameliyat sonrası 33. günde ani başlayan, sırtına vuran çok şiddetli epigastrik ağrı ve az miktarda safrasız mide içeriği kusma şikayetleri ile değerlendiriliyor. Fizik muayenede epigastriumda hassas, fikse bir kitle palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde lökositoz (16.000/μL16.000/\mu L) ve belirgin serum amilaz yüksekliği (12001200 U/L) saptanıyor. Çekilen kontrastlı abdominal BT'de mide ve efferent ansın boş olduğu, ancak mide arkasında duodenal güdükten başlayarak anastomoz hattına kadar uzanan, ileri derecede dilate ve sıvı dolu bir ans segmenti izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut afferent loop sendromu

Answer

Akut afferent loop sendromu
Doğru yanıt olan durum, afferent loop'un hem anastomoz hem de proksimal duodenal güdük seviyesinde tam olarak tıkanmasıdır. Bu durumda safra mideye geçemediği için kusma safrasızdır ve kapalı lup içinde biriken salgılar nedeniyle belirgin ağrı, kitle etkisi ve pankreatik enzimlerin regürjitasyonu (hiperamilazemi) görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Billroth II sonrası erken dönemde gelişen şiddetli ağrı ve safrasız kusma saptandı.
Afferent loop'un tam tıkanması sonucu safra mideye ulaşamaz, bu da kusmanın safrasız olmasına neden olur.
2
Laboratuvar ve görüntüleme bulgularının yorumlanması
Hiperamilazemi ve BT'de mide arkasında saptanan dilate, sıvı dolu ans kapalı lup obstrüksiyonu olarak yorumlandı.
Kapalı lup içinde artan basınç pankreas salgılarının geri kaçmasına ve serum amilazının yükselmesine (pancreatitis taklidi) yol açar.
3
Ayırıcı tanı ve kesin teşhis
Akut pankreatit ve efferent loop sendromu dışlanarak akut afferent loop sendromu tanısı konuldu.
Radyolojik olarak dilate olan segmentin anatomik konumu ve kusmanın içeriği afferent loop'u işaret eder.

Key Concept

Akut afferent loop sendromu, Billroth II rezeksiyonu sonrası gelişen, tam tıkanıklıkla seyreden ve acil cerrahi müdahale gerektiren bir kapalı lup obstrüksiyonudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 120Question →

6464 yaşında erkek hasta, son 22 ayda belirginleşen iştahsızlık, 77 kg kilo kaybı ve katı gıdalara karşı gelişen yutma güçlüğü ile başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde; mide kardia ve korpus proksimalini tutan, lümeni daraltan, mukozanın ödemli ve sertleşmiş olduğu 'linitis plastica' görünümü izleniyor. Endoskopik biyopsi sonucu 'taşlı yüzük hücreli karsinom' (LaurenLauren diffüz tip) olarak raporlanıyor. Kontrastlı batın BT'de mide duvarında yaygın kalınlaşma ve perigastrik birkaç adet şüpheli lenf nodu saptanırken; uzak metastaz veya asit saptanmıyor (cT3N1M0cT3N1M0). Bu hasta için en uygun küratif cerrahi tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Total gastrektomi + D2D2 lenfadenektomi

Answer

Total gastrektomi + D2D2 lenfadenektomi
Vakada tanımlanan proksimal yerleşim ve diffüz tip (taşlı yüzük hücreli) karsinom, submukozal yayılımın en fazla olduğu tablodur. Bu tip vakalarda proksimal gastrektomi yerine total gastrektomi tercih edilir. Ayrıca klinik olarak evre 2/32/3 (T3N1T3N1) olan hastada küratif cerrahinin standart parçası D2D2 lenfadenektomidir.

Step-by-Step Solution

1
Tümör lokalizasyonu ve histolojik tipin değerlendirilmesi
Proksimal yerleşim (kardia/korpus) ve Lauren diffüz tip (taşlı yüzük hücreli).
Cerrahi sınırların güvenliği ve submukozal yayılım riski bu iki faktöre bağlıdır.
2
Rezeksiyon genişliğinin belirlenmesi
Total gastrektomi kararı.
Diffüz tip karsinomlarda tümör sınırları makroskopik olarak net belirlenemez ve submukozal yayılım fazladır; proksimal yerleşimde total gastrektomi en güvenli seçenektir.
3
Lenfadenektomi düzeyinin seçilmesi
D2D2 lenfadenektomi.
cT3N1cT3N1 evresindeki hastada, küratif amaçlı (R0) rezeksiyon için perigastrik ve ana arterler boyunca uzanan lenf nodu istasyonlarının (D2D2) çıkarılması gerekir.

Key Concept

Mide adenokarsinomunda Lauren sınıflamasına göre cerrahi planlama ve D2 lenfadenektomi endikasyonları.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 6 / 19Next