Kardiyoloji

409 questions

Question 181Question

5858 yaşında kadın hasta, halsizlik ve kabızlık şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 160/95160/95 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum düzeyi 11,211,2 mg/dL (8,510,58,5-10,5 mg/dL), fosfor düzeyi 2,12,1 mg/dL (2,54,52,5-4,5 mg/dL) ve paratiroid hormon (PTHPTH) düzeyi yüksek bulunuyor. Primer hiperparatiroidi ve hipertansiyon tanıları konulan bu hastada, aşağıdaki antihipertansif ilaçlardan hangisinin kullanımı tercih edilmemelidir?

Show answer & explanation

Answer: Hidroklortiyazid

Answer

Hidroklortiyazid kullanımı, hastada mevcut olan hiperkalsemiyi daha da derinleştirebileceği için tercih edilmemelidir.
Tiyazid grubu diüretikler (örneğin hidroklortiyazid), distal kıvrımlı tübülde kalsiyum geri emilimini artırarak serum kalsiyum düzeylerinin yükselmesine neden olurlar. Primer hiperparatiroidi gibi zaten hiperkalsemi ile seyreden durumlarda bu ilaçların kullanımı sakıncalıdır ve hiperkalsemiyi kötüleştirebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada hipertansiyon ile birlikte hiperkalsemi, hipofosfatemi ve yüksek PTH düzeyi saptanmıştır.
Bu tablo primer hiperparatiroidi ile uyumludur.
2
Antihipertansif ilaçların kalsiyum metabolizması üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Tiyazid grubu diüretikler distal tübülden kalsiyum geri emilimini artırırken, loop diüretikler (furosemid) kalsiyum atılımını artırır.
Primer hiperparatiroidi gibi hiperkalsemi ile seyreden durumlarda, serum kalsiyumunu daha da artıracak ilaçlardan kaçınılmalıdır.
3
En uygun olmayan ilacın belirlenmesi
Hidroklortiyazid (tiyazid diüretik) kalsiyum geri emilimini artırdığı için bu hastada kontrendikedir veya tercih edilmemelidir.
Tiyazid kullanımı hiperkalsemik krizi tetikleyebilir.

Key Concept

Tiyazid diüretikler kalsiyum geri emilimini artırırken (hiperkalsemi riski), loop diüretikler kalsiyum atılımını artırır.

Alternative Method

Diüretiklerin kalsiyum etkisini hatırlamak için 'Loops lose calcium' (Looplar kalsiyum kaybettirir) mnemonik ifadesi kullanılabilir. Tiyazidlerin ise osteoporozda kalsiyumu koruduğu için faydalı olduğunu bilmek, hiperkalsemide neden tercih edilmediğini anlamayı kolaylaştırır.
Estimated Time:1m 0s
Question 182Question

5555 yaşında erkek hasta, rutin kontrol sırasında üfürüm duyulması üzerine kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın herhangi bir şikayeti olmayıp günlük aktivitelerini kısıtlamasız sürdürebilmektedir. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 7474/dakika ve ritmiktir. Dinlemekle apekste koltuk altına yayılan 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm saptanıyor. Yapılan ekokardiyografide ciddi mitral yetmezliği, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %62\%62 ve sol ventrikül sistol sonu çapı (LVESD) 4343 mm olarak ölçülüyor. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mitral kapak tamiri planlanması

Answer

Ciddi organik mitral yetmezliği olan asemptomatik hastada sol ventrikül sistol sonu çapının (LVESD) 4040 mm ve üzerinde olması nedeniyle mitral kapak tamiri planlanmalıdır.
Ciddi organik mitral yetmezliği tanısı alan ve asemptomatik olan hastalarda, sol ventrikül disfonksiyonuna dair kanıtlar (LVEF %60\leq \%60 veya LVESD 40\geq 40 mm) varsa cerrahi müdahale gereklidir. Bu hastada LVESD 4343 mm ölçüldüğü için cerrahi endikasyon doğmuştur ve kapak yapısı uygunsa mitral kapak tamiri ilk tercihtir.

Step-by-Step Solution

1
Kapak lezyonunun ve ciddiyetinin tanımlanması
Fizik muayenedeki pansistolik üfürüm ve eko bulguları ciddi organik mitral yetmezliği (MY) ile uyumludur.
Yönetim planı oluşturulmadan önce lezyonun şiddeti ve tipi (organik/fonksiyonel) belirlenmelidir.
2
Semptom ve sol ventrikül fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Hasta asemptomatiktir; ancak sol ventrikül sistol sonu çapı (LVESD) 4343 mm (40\geq 40 mm) ve LVEF %62\%62 (sınırda düşük) saptanmıştır.
Mitral yetmezliğinde sol ventrikül, düşük basınçlı sol atriyuma boşaldığı için ejeksiyon fraksiyonu olduğundan yüksek görünür; bu nedenle cerrahi eşiği %60\%60 olarak kabul edilir.
3
Güncel kılavuzlara göre cerrahi endikasyonun belirlenmesi
ESC ve ACC/AHA kılavuzlarına göre asemptomatik ciddi organik MY hastalarında LVESD 40\geq 40 mm veya LVEF %60\leq \%60 olması Sınıf I cerrahi endikasyonudur.
Bu eşik değerler aşıldığında operasyonun geciktirilmesi, postoperatif sonuçların kötüleşmesine ve mortalite artışına neden olur.

Key Concept

Asenkron sol ventrikül disfonksiyonu gelişmeden önce ciddi mitral yetmezliğinde cerrahi zamanlama kriterleri.

Practice More

Aort yetmezliğinde cerrahi endikasyon için kullanılan LVESD eşik değerlerini (5050 mm) mitral yetmezliği ile karşılaştırarak çalışınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 183Question

Nefes darlığı ve çarpıntı şikayetiyle başvuran 6262 yaşındaki erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde; arteriyel kan basıncı 170/60170/60 mmHg, nabız ise 8888/dakika ve 'sıçrayıcı' (Corrigan) karakterde saptanıyor. Kalp oskültasyonunda sol sternal kenarda en iyi duyulan erken diyastolik 'çekici' karakterde bir üfürümün yanı sıra, apekste düşük frekanslı middiyastolik bir gürültü (rumble) tespit ediliyor.

Bu hastadaki fizik muayene bulguları ve olası tanı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Apeksteki middiyastolik üfürüm (Austin Flint), aort yetmezlik jetinin mitral ön yaprağının açılmasını engellemesiyle oluşur.

Answer

Apeksteki middiyastolik üfürüm (Austin Flint), aort yetmezlik jetinin mitral ön yaprağının açılmasını engellemesiyle oluşan fonksiyonel bir darlıktır.
Aort yetmezliği olan hastalarda apekste duyulan middiyastolik gürültü 'Austin Flint' üfürümü olarak adlandırılır. Bu üfürüm, aorttan sol ventriküle doğru yüksek basınçla geri kaçan kan jetinin, o sırada açılmaya çalışan mitral kapağın ön yaprağına (anterior leaflet) çarparak kapağın tam açılmasını fiziksel olarak kısıtlaması sonucu oluşur. Bu durum bir 'fonksiyonel' mitral darlığı tablosu yaratır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et.
170/60170/60 mmHg (geniş nabız basıncı), Corrigan nabzı ve diyastolik dekreşendo üfürüm.
Bu bulgular tipik bir kronik ciddi Aort Yetmezliği (AY) tablosunu işaret eder.
2
Apikal bulguyu tanımla.
Aort yetmezliğine eşlik eden apikal middiyastolik üfürüm saptandı.
AY zemininde apekste duyulan bu gürültüye Austin Flint üfürümü denir.
3
Mekanizmayı değerlendir.
Aorttan kaçan jetin mitral kapağa etkisi.
Geri kaçan kan akımı mitral ön yaprağı geriye iterek sol ventrikül doluşunu engeller, bu da fonksiyonel mitral darlığı gürültüsü oluşturur.

Key Concept

Austin Flint üfürümü ve Aort Yetmezliği patofizyolojisi
Estimated Time:1m 15s
Question 184Question

6060 yaşında erkek hasta, 44 saat önce başlayan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı mevcut olan hastanın çekilen EKGEKG'sinde DIDI, aVLaVL, V5V_5 ve V6V_6 derivasyonlarında 22 mmmm STST segment elevasyonu saptanıyor. Hastaya acil primer perkütan koroner girişim (PKKPKK) ile stent yerleştiriliyor. Yatışının 33. gününde hastada ani başlayan nefes darlığı ve ortopne şikayeti gelişiyor.

Fizik muayenede:
- Kan basıncı: 105/65105/65 mmHgmmHg
- Nabız: 98/dakika98/dakika
- Solunum sayısı: 24/dakika24/dakika
- Oskültasyonda: S3S_3 galo ritmi ve akciğer bazallerinde orta derecede raller duyuluyor, yeni üfürüm saptanmıyor.
- Ekokardiyografi: Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %35\%35, lateral duvar hipokinezi.

Bu hastada prognozu iyileştirmek ve mortaliteyi azaltmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken en uygun ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ramipril

Answer

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği gelişen bu hastada mortaliteyi azaltmak için en uygun seçenek bir ACE inhibitörü olan Ramipril'dir.
Ramipril, bir ACE inhibitörü olarak renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini (RAAS) bloke eder. Akut MI sonrası sol ventrikül disfonksiyonu olan hastalarda 'remodeling' sürecini yavaşlatarak kalp yetersizliği ilerlemesini durdurur ve mortaliteyi azalttığı 'SAVE', 'AIRE' ve 'TRACE' gibi büyük çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
EKG bulgularını yorumlayarak MI lokalizasyonunu belirle.
DI,aVL,V5,V6DI, aVL, V_5, V_6 derivasyonlarındaki ST elevasyonu Lateral MI olduğunu gösterir.
Bu derivasyonlar sol ventrikülün lateral duvarını görür ve genellikle sirkumfleks arter (LCXLCX) veya proksimal LADLAD diagonal dalı tıkanıklığını yansıtır.
2
Klinik ve ekokardiyografik bulgulara göre komplikasyonu tanımla.
S3S_3, raller ve EFEF %35\%35 olması, hastada sistolik kalp yetersizliği geliştiğini gösterir.
Miyokard hasarı sonrası gelişen sol ventrikül disfonksiyonu, kalp yetersizliği semptomlarına yol açmıştır.
3
Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi azaltan ajanları seç.
ACE inhibitörleri (veya ARB/ARNI), Beta-blokerler ve Mineralokortikoid reseptör antagonistleri (MRA) mortaliteyi azaltır.
Bu ajanlar nörohumoral aktivasyonu baskılayarak kalbin patolojik şekil değiştirmesini (remodeling) engeller.

Key Concept

Akut miyokard enfarktüsü sonrası sistolik disfonksiyon (EF<%40EF < \%40) gelişen hastalarda ACE inhibitörleri mortaliteyi azaltmak için ilk seçenek tedaviler arasındadır.
Estimated Time:1m 30s
Question 185Question

Uzun süredir kontrolsüz hipertansiyonu olan 6565 yaşındaki bir kadın hastanın fizik muayenesinde; apeks vurusunun lateral ve aşağı yer değiştirdiği, oskültasyonda ise çan tamburu ile apekste S1S_1 sesinden hemen önce düşük frekanslı ek bir ses saptanmıştır.

Bu hastadaki fizik muayene bulgusu ve saptanan ek ses (S4S_4) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bu ses, sağlıklı çocuklarda ve genç erişkinlerde sıklıkla duyulan fizyolojik bir bulgudur.

Answer

Dördüncü kalp sesinin (S4) sağlıklı çocuklarda ve genç erişkinlerde fizyolojik bir bulgu olarak saptanması yanlıştır; bu durum S3 için geçerlidir.
S4 (atriyal galop), kompliyansı azalmış ventrikülün atriyal sistole verdiği yanıttır. Bu ses hemen her zaman patolojik bir durumun (hipertansiyon, aort darlığı, İskemik kalp hastalığı) göstergesidir. Sağlıklı çocuklarda ve genç erişkinlerde fizyolojik olarak duyulabilen ek ses S4 değil, S3'tür.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve fizik muayene verilerini analiz et.
Hipertansiyon, yer değiştirmiş apeks vurusu ve presistolik (S1 öncesi) ek ses, sol ventrikül hipertrofisine bağlı gelişen S4 (atriyal galop) sesini işaret eder.
S4 sesinin zamanlamasını ve klinik bağlamını belirlemek için.
2
S4 sesinin oluşum mekanizmasını değerlendir.
Atriyal sistol sırasında kanın kompliyansı azalmış (sertleşmiş) ventrikül duvarına çarpmasıyla oluşur.
Sesin neden duyulduğunu anlamak için.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri mekanizma ile karşılaştır.
Atriyal fibrilasyonda atriyal sistol olmadığı için S4 kaybolur (C doğru). S3 gençlerde fizyolojiktir ancak S4 patolojiktir (E yanlış).
Yanlış olan ifadeyi saptamak için.

Key Concept

S4 (Atriyal Galop) mekanizması ve klinik özellikleri
Estimated Time:50s
Question 186Question

7272 yaşında erkek hasta, son bir haftadır devam eden halsizlik ve bugün aniden gelişen baş dönmesi ile bayılma hissi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg, nabız 3535/dakika, solunum sayısı 2020/dakika olarak ölçülüyor. Hastanın çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) PP dalgalarının kendi içinde, QRSQRS komplekslerinin kendi içinde düzenli olduğu ancak PP dalgaları ile QRSQRS kompleksleri arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı saptanıyor. Atrial hız 100100/dakika, ventrikül hızı 3535/dakika ve QRSQRS süresi 150150 msms (genis\cgeniş) olarak izleniyor. Bu hasta için en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Acil transkutanöz pacing uygulanması

Answer

Hemodinamisi bozulmuş (hipotansif) ve semptomatik olan tam AV bloklu hastada acil transkutanöz pacing uygulanması en uygun ilk adımdır.
Hastada saptanan PP ve QRSQRS uyumsuzluğu (AV dissosiasyon) tam blok tanısı koydurur. Kan basıncının düşük olması (85/5085/50 mmHgmmHg) ve geniş QRSQRS (150150 msms) varlığı, durumun aciliyetini ve infranodal karakterini gösterir. Bu tablo ACLS kılavuzuna göre 'unstable bradikardi' olarak sınıflandırılır ve ilk tedavi basamağı transkutanöz pacing'dir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik durumunu ve EKG bulgularını analiz et.
Kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg (unstable) ve EKG'de tam (3. derece) AV blok saptandı.
Tedavi algoritması hastanın stabil olup olmamasına göre değişir.
2
Bloğun seviyesini (nodal vs. infranodal) değerlendir.
QRSQRS süresinin 150150 msms (geniş) olması bloğun His huzmesi altında olduğunu düşündürür.
İnfranodal bloklar atropine genellikle yanıt vermez ve daha risklidir.
3
ACLS (İleri Kardiyak Yaşam Desteği) kılavuzuna göre uygun tedaviyi seç.
Unstable bradikardi ve yüksek dereceli blok varlığında pacing kararı verildi.
Hipotansiyon varlığında kesin ve hızlı çözüm pacing uygulamasıdır.

Key Concept

Tam (3. derece) AV blokta hemodinamik instabilite (hipotansiyon, şok bulguları) varlığında ilk seçenek atropin yanıtını beklemeden veya atropine dirençli vakalarda pacing uygulamaktır.

Practice More

Mobitz Tip II ve Tam Blok arasındaki EKG farklarını ve pacing endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.

Alternative Method

Pacing hazırlanırken veya pacing'e yanıt alınana kadar dopamin (5205-20 μg/kg/dk\mu g/kg/dk) veya epinefrin (2102-10 μg/dk\mu g/dk) infüzyonu bir seçenek olarak düşünülebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 187Question

6868 yaşında kadın hasta, ani başlayan çarpıntı ve beraberinde gelişen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 150/dak150/dak ve solunum sayısı 22/dak22/dak olarak ölçülüyor. Çekilen elektrokardiyografisinde (EKGEKG) dar QRSQRS kompleksli, düzenli bir ritim izlenirken; V1V_1, DIID_{II}, DIIID_{III} ve aVFaVF derivasyonlarında tipik "testere dişi" görünümlü dalgalar saptanıyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Senkronize kardiyoversiyon

Answer

Anstabil kriterlerine sahip olan bu hastada senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır.
Hastada saptanan hipotansiyon (85/5585/55 mmHgmmHg) ve akut iskemik göğüs ağrısı, taşiaritmi algoritmasına göre anstabilite kriterleridir. Atriyal flutter gibi hızlı ventrikül yanıtlı ritimlerde bu kriterler varlığında, farmakolojik tedaviler yerine vakit kaybetmeden senkronize kardiyoversiyon uygulanması hayati önem taşır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncının 85/5585/55 mmHgmmHg (hipotansiyon) olması ve iskemik göğüs ağrısı mevcudiyeti hastanın "anstabil" olduğunu gösterir.
Taşiaritmilerde tedavi stratejisi hastanın stabilitesine göre belirlenir.
2
EKG ritmini analiz et.
Dar QRS, düzenli ritim ve testere dişi dalgalar Atriyal Flutter (muhtemelen 2:1 geçişli) tanısını koydurur.
Ritim tipi, stabil hastalarda farmakolojik seçenekleri belirlemek için kritiktir.
3
Anstabil taşikardi algoritmasını uygula.
Anstabil bulguları olan dar veya geniş kompleksli tüm taşikardilerde ilk seçenek elektriksel tedavidir.
Hipotansiyon ve organ perfüzyon bozukluğu durumunda ilaçlarla zaman kaybetmek mortaliteyi artırabilir.

Key Concept

Taşiaritmilerde (atriyal flutter dahil) hipotansiyon, akut mental durum değişikliği, şok bulguları, iskemik göğüs ağrısı veya akut kalp yetmezliği varsa tedavi daima senkronize kardiyoversiyondur.

Practice More

Atriyal flutter ve atriyal fibrilasyon arasındaki EKG farklarını ve stabil hastalardaki tromboemboli profilaksisi gerekliliğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 188Question

6464 yaşında erkek hasta, 1010 yıldır Tip 22 Diyabetes Mellitus ve 22 yıldır iskemik etyolojili kalp yetersizliği (LVEF %30\%30, NYHA Sınıf II-III) tanılarıyla takip edilmektedir. Eforla artan nefes darlığı şikayeti olan hastanın fizik muayenesinde bilateral pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde HbA1c düzeyi %8,8\%8,8 ve serum kreatinin düzeyi 1,11,1 mg/dL olarak ölçülüyor. Kan şekeri regülasyonu için tedavi değişikliği planlanıyor.

Buna göre, sıvı retansiyonunu artırarak kalp yetersizliği tablosunu ağırlaştırma riski en yüksek olan ve bu hastada kaçınılması gereken antidiyabetik ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiazolidindionlar (Pioglitazon)

Answer

Sıvı retansiyonuna neden olarak kalp yetersizliğini kötüleştirme riski nedeniyle kaçınılması gereken ilaç grubu Tiazolidindionlar (Pioglitazon)'dır.
Tiazolidindionlar (Pioglitazon, Rosiglitazon), PPAR-gama reseptör aktivasyonu üzerinden böbrek toplayıcı tübüllerinde sodyum ve su geri emilimini artırırlar. Bu mekanizma belirgin sıvı retansiyonuna (ödem) ve plazma hacminde artışa neden olur. Zaten hacim yükü sorunu olan kalp yetersizliği hastalarında bu durum, akut dekompansasyona ve hastaneye yatış riskinde artışa yol açar. Bu nedenle semptomatik kalp yetersizliği olan hastalarda kullanımı kontrendikedir veya önerilmez.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu analiz et
Hasta Tip 2 DM ve düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tanılı, aktif ödem bulgusu var.
Komorbiditeler (DM + KY) ilaç seçimini doğrudan etkiler.
2
Antidiyabetik ilaçların yan etki profillerini kalp yetersizliği fizyopatolojisi ile eşleştir
Tiazolidindionlar (Glitazonlar), PPAR-gama agonisti etkileriyle renal sodyum ve su tutulumunu artırır.
Kalp yetersizliğinde intravasküler volüm artışı (preloud artışı) dekompansasyonun ana nedenidir.
3
Kılavuz önerilerine göre kontrendikasyonları belirle
Tiazolidindionlar, NYHA Sınıf III-IV kalp yetersizliği olan hastalarda kontrendikedir ve ödemi olan hastalarda başlanmamalıdır.
Sıvı retansiyonu riski nedeniyle kalp yetersizliği hastalarında 'kaçınılması gereken' ilaçlar listesinde yer alırlar.

Key Concept

Kalp Yetersizliğinde İlaç Güvenliği

Hints

1
Kalp yetersizliğinin ana sorunu kalbin pompa gücünün yetersizliği ve buna bağlı sıvı birikimidir. Seçeceğiniz ilaç bu sıvı birikimini (ödemi) daha da artırıcı bir yan etkiye sahiptir.
2
Seçeneklerdeki ilaçlardan biri, özellikle insülin duyarlılığını artırırken yan etki olarak belirgin periferik ödem ve kilo artışı yapmasıyla bilinir.
3
'Glitazonlar' olarak da bilinen bu grup, PPAR-gama üzerinden sodyum geri emilimini artırır.

Practice More

Kalp yetersizliğinde mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış ilaç gruplarını (Dörtlü tedavi) gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 189Question

6262 yaşında erkek hasta, kronik iskemik kalp yetersizliği tanısıyla takip edilmektedir. Hasta; ramipril 1010 mg/gün, metoprolol süksinat 100100 mg/gün ve spironolakton 2525 mg/gün tedavisi almasına rağmen son 11 aydır efor kapasitesinde kısıtlanma ve geceleri artan nefes darlığı şikayetleri ile başvurmuştur. Fizik muayenesinde kan basıncı 102/64102/64 mmHg, nabız 7474/dakika, solunum sayısı 2222/dakika ölçülmüştür. Juguler venöz dolgunluk (++), oskültasyonda bilateral akciğer bazallerinde ince raller ve S3S_3 gallop ritmi saptanmıştır. Ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SVEF) %28\%28 olarak ölçülen hastanın laboratuvar tetkiklerinde; serum kreatinin 1.81.8 mg/dL (eGFR: 3636 mL/dk/1.73m21.73m^2) ve serum potasyumu 5.25.2 mEq/L saptanmıştır. Bu klinik tabloya göre, hastanın sağkalımını artırmak için mevcut tedaviye eklenmesi en uygun olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dapagliflozin

Answer

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan ve üçlü tedaviye (ACEi, Beta Bloker, MRA) rağmen semptomatik seyreden hastalarda, mortaliteyi azaltmak için eklenmesi gereken dördüncü temel ilaç grubu SGLT2 inhibitörleridir (Dapagliflozin).
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) yönetiminde güncel kılavuzlar, sağkalımı artırdığı kanıtlanmış dört temel ilaç grubunun (ACE inhibitörü/ARNI, kanıta dayalı Beta Bloker, Mineralokortikoid Reseptör Antagonisti ve SGLT2 inhibitörü) kullanılmasını önermektedir. Hastanın mevcut tedavisinde SGLT2 inhibitörü eksiktir. Dapagliflozin, eGFR >25>25 mL/dk olan hastalarda güvenle başlanabilir ve sağkalımı anlamlı düzeyde iyileştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve SVEF değerinin analizi.
SVEF %28 ve NYHA Sınıf III semptomlar ile hasta HFrEF (Düşük EF'li Kalp Yetersizliği) kategorisindedir.
Tedavi protokolünü belirlemek için kalp yetersizliği alt tipini tanımlamak gerekir.
2
Mevcut ilaç tedavisinin kılavuzlara göre değerlendirilmesi.
Hasta üçlü temel tedaviyi (ACEi: Ramipril, Beta Bloker: Metoprolol, MRA: Spironolakton) almaktadır ancak halen semptomatiktir.
Kılavuzlar (ESC/AHA), 'Dörtlü Sütun' (Four Pillars) tedavisinin tamamlanmasını önermektedir.
3
Eksik olan mortalite azaltıcı ilaç grubunun belirlenmesi.
Tedaviye SGLT2 inhibitörü (Dapagliflozin veya Empagliflozin) eklenmelidir.
SGLT2 inhibitörleri, HFrEF hastalarında diyabetten bağımsız olarak sağkalımı artıran dört temel gruptan biridir.
4
Laboratuvar bulgularına (Kreatinin, Potasyum) göre ilaç güvenliğinin kontrolü.
eGFR 3636 mL/dk ve Potasyum 5.25.2 mEq/L, SGLT2 inhibitörü başlanması için engel teşkil etmez (eGFR >25>25 olması yeterlidir).
İlaç seçiminde renal fonksiyon ve elektrolit dengesi kritik öneme sahiptir.

Key Concept

HFrEF tedavisinde sağkalımı artıran 'Dörtlü Sütun' tedavisi: ACEi/ARNI + Beta Bloker + MRA + SGLT2i.

Alternative Method

Hastanın mevcut ACE inhibitörü (Ramipril) tedavisi, kan basıncı ve renal fonksiyonlar uygunsa Sacubitril/Valsartan (ARNI) ile değiştirilerek de mortalite yararı artırılabilir; ancak seçeneklerde bu bir değişim olarak değil, ekleme olarak sorgulanmıştır.
Estimated Time:2m 0s
Question 190Question

6868 yaşında erkek hasta, son zamanlarda yokuş çıkarken nefes darlığı ve bir kez olan bayılma (senkop) şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 110/85110/85 mmHg, nabız 6464/dakika ve ritmiktir. Kalp oskültasyonunda sağ üst sternal kenarda 3/63/6 şiddetinde, karotislere yayılan sert karakterli sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Bu hastada aort darlığının ciddi (severe) olduğunu en iyi gösteren fizik muayene bulgusu hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üfürümün tepe noktasının (en şiddetli olduğu an) sistol sonuna doğru gecikmesi

Answer

Aort darlığında üfürümün tepe noktasının sistol sonuna doğru kayması (geç pik yapması), darlığın ciddiyetini gösteren en önemli fizik muayene bulgularından biridir.
Ciddi aort darlığında (AD), sol ventrikül (SV) kanı ileriye doğru pompalamakta büyük zorluk çeker. SV ile aorta arasındaki basınç gradyentinin maksimuma ulaşması zaman alır ve bu durum ejeksiyon süresinin uzamasına neden olur. Sonuç olarak, sistolik ejeksiyon üfürümünün tepe noktası sistol ortasından sistol sonuna doğru (S2'ye yakın) kayar. Bu 'geç pik yapma' bulgusu, darlığın mekanik olarak ileri derecede olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Senkop ve yokuşta nefes darlığı (anjina, senkop, kalp yetersizliği üçlemesi) ciddi aort darlığını düşündürür.
Hastanın semptomları valvüler darlığın hemodinamik olarak anlamlı olduğunu gösterir.
2
Fizik muayene bulgularını ciddiyet açısından değerlendir.
Aort darlığında darlık arttıkça ejeksiyon süresi uzar ve üfürümün şiddetinin en yüksek olduğu nokta sistol sonuna yaklaşır.
Sol ventrikül ile aorta arasındaki basınç farkının tepe noktasına ulaşması, darlık arttıkça zaman alır.
3
Diğer ciddiyet kriterlerini hatırla.
Pulsus parvus et tardus, S2'nin yumuşaması/kaybolması ve S2'nin paradoksal çiftleşmesi diğer önemli ciddiyet belirteçleridir.
Bu bulgular kapağın mekanik kısıtlılığının ve ventrikül üzerindeki yükün derecesini yansıtır.

Key Concept

Aort darlığında şiddet kriterleri (Fizik Muayene)

Practice More

Ciddi aort darlığında S2 çiftleşmesinin karakterini (paradoksal çiftleşme) ve nedenini tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 191Question

4242 yaşında kadın hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede apekste diyastolik rulman ve açılma sesi (openingopening snapsnap) duyuluyor. Transtorasik ekokardiyografide saptanan bulgular aşağıda özetlenmiştir:

ParametreBulgular
Mitral KapakRomatizmal, ileri kalsifik, WilkinsWilkins skoru: 1212
Mitral Kapak Alanı0.80.8 cm2cm^2
Trikuispit YetmezliğiHafif derece (Santral jet)
Trikuispit Anülüs Çapı4444 mmmm (2323 mm/m2mm/m^2)
Sağ Ventrikül FonksiyonuNormal (TAPSETAPSE: 2222 mmmm)
Sol Ventrikül Ejeksiyon Fraksiyonu%6262

Hastaya mitral kapak replasmanı yapılması planlanmaktadır. Bu hasta için trikuispit kapağa yönelik en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Trikuispit anüloplastisi uygulanmalıdır

Answer

En uygun yaklaşım trikuispit anüloplastisi uygulanmasıdır.
Doğru seçenek olan yaklaşımda, hastanın trikuispit anülüs çapının 4040 mmmm eşiğinin üzerinde olması (4444 mmmm) temel belirleyicidir. Güncel kardiyoloji kılavuzlarına göre, mitral veya aort kapak cerrahisine giden hastalarda hafif veya orta derecede ikincil trikuispit yetmezliği bulunsa dahi, eğer anülüs çapı 40\geq 40 mmmm veya >21> 21 mm/m2mm/m^2 ise trikuispit anüloplastisi yapılması Sınıf IIa endikasyonla önerilmektedir. Bu sayede hastanın uzun dönemde sağ kalp yetmezliğine girmesi önlenmiş olur.

Step-by-Step Solution

1
Mitral darlığı ve trikuispit kapağın değerlendirilmesi
İleri mitral darlığı (MKA<1.0MKA < 1.0 cm2cm^2) ve cerrahi endikasyon (WilkinsWilkins 1212) mevcut; trikuispit yetmezliği ise hafiftir.
Sol kapak cerrahisi planlanan bir hastada trikuispit kapağın anotomik ve fonksiyonel durumu cerrahi planı etkiler.
2
Trikuispit anülüs çapının analizi
Trikuispit anülüs çapı 4444 mmmm (veya >21> 21 mm/m2mm/m^2) olarak ölçülmüştür.
Kılavuzlarda (ESC/EACTS 2021) anüler dilatasyon eşiği 40\geq 40 mmmm olarak belirlenmiştir.
3
Cerrahi endikasyonun belirlenmesi
Hafif-orta sekonder trikuispit yetmezliği olan ancak anülüs dilatasyonu (>40> 40 mmmm) saptanan hastalarda sol kapak cerrahisi sırasında anüloplasti önerilir (Sınıf IIa).
Bu yaklaşım, postoperatif dönemde ilerleyici sağ kalp yetmezliğini önlemeye yardımcı olur.

Key Concept

Sol taraf kapak cerrahisi planlanan hastalarda, trikuispit yetmezliği hafif/orta derecede olsa bile trikuispit anülüs çapı 40\geq 40 mmmm (veya >21> 21 mm/m2mm/m^2) ise trikuispit kapağa cerrahi müdahale (anüloplasti) düşünülmelidir.
Question 192Question

6262 yaşında erkek hasta, ani gelişen şiddetli göğüs ağrısı ve belirgin nefes darlığı şikayeti ile acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 102102/dakika ve düzenli olarak saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda her iki hemitoraksta solunum sesleri doğal olarak duyuluyor. Juguler venöz dolgunluğu belirgin olan hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) DIID_{II}, DIIID_{III} ve aVFaVF derivasyonlarında 2.52.5 mm STST segment elevasyonu izleniyor. Bu klinik tabloya göre, hastanın fizik muayenesinde saptanması en olası ek bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnspiryum sırasında juguler venöz basıncın paradoksal olarak yükselmesi

Answer

İnspiryum sırasında juguler venöz basıncın paradoksal olarak yükselmesi (Kussmaul belirtisi)
Vakadaki inferior MI (DII, DIII, aVF'de ST elevasyonu) zemininde gelişen hipotansiyon, temiz akciğer sesleri ve artmış juguler venöz basınç birlikteliği Sağ Ventrikül Enfarktüsü (RVMI) tanısını koydurur. RVMI'da sağ ventrikül kompliyansı azaldığı için inspiryum sırasında intratorasik basınç düşmesine rağmen sağ ventrikül artan venöz yükü karşılayamaz. Bunun sonucunda, normalde inspiryumda düşmesi gereken juguler venöz basınç paradoksal olarak yükselir. Bu fenomene Kussmaul belirtisi denir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
İnferior MI (DII, DIII, aVF'de ST elevasyonu), hipotansiyon, temiz akciğer sesleri ve yüksek juguler venöz basınç saptandı.
Bu bulgular klasik Sağ Ventrikül Miyokard Enfarktüsü (RVMI) triadını ve ek bulgularını oluşturur.
2
RVMI fizyopatolojisinin değerlendirilmesi
Sağ ventrikül iskemisi nedeniyle ventrikül duvarı sertleşir ve kompliyansı azalır.
Diyastolik disfonksiyon gelişen sağ ventrikül, inspiryumla artan venöz dönüşü içine alamaz.
3
Fizik muayene bulgusu ile eşleştirme
İnspiryumda juguler venöz basınçta paradoksal artış (Kussmaul belirtisi) gözlenir.
RVMI hastalarının yaklaşık %10-40'ında görülen ve prognozla ilişkili spesifik bir fizik muayene bulgusudur.

Key Concept

Sağ Ventrikül Miyokard Enfarktüsü (RVMI) Fizik Muayene Bulguları

Practice More

RVMI şüphesinde çekilmesi gereken sağ derivasyonlardaki (özellikle V4R) ST değişikliklerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 193Question

6868 yaşında erkek hasta, son zamanlarda artan efor dispnesi ve göğüs ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 150/90150/90 mmHg, nabız 8282/dakika ve düzenli saptanıyor. Kalp oskültasyonunda ikinci kalp sesinin (S2S_2) ekspiryumda çift duyulduğu, inspiryumda ise tek ses olarak algılandığı fark ediliyor. Bu hastada saptanan fizik muayene bulgusunun (paradoksal çiftleşme) en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sol dal bloğu

Answer

Sol dal bloğu, sol ventrikülün elektriksel aktivasyonunu ve mekanik kasılmasını geciktirerek aort kapağının pulmoner kapaktan daha sonra kapanmasına (A2A_2 sesinin P2P_2 sesinden sonra gelmesine) yol açar, bu da paradoksal çiftleşme ile sonuçlanır.
Paradoksal (ters) çiftleşme, aort kapağının pulmoner kapaktan daha geç kapanması durumudur. Normalde inspiryum sırasında sağ ventriküle dönen kan miktarı arttığı için pulmoner kapağın kapanması (P2P_2) gecikir. Paradoksal çiftleşmede ise zaten gecikmiş olan A2A_2 sesi, inspiryumda geciken P2P_2 sesi ile üst üste biner ve tek ses duyulur. Ekspiryumda ise P2P_2 öne çekildiği için A2A_2 ile arasındaki mesafe açılır ve çiftleşme duyulur. Sol dal bloğu, sol ventrikül aktivasyonunu geciktirerek bu duruma neden olan en tipik örnektir.

Step-by-Step Solution

1
S2S_2 sesinin bileşenlerini ve normal fizyolojisini hatırla.
S2S_2, aort (A2A_2) ve pulmoner (P2P_2) kapakların kapanmasıyla oluşur. Normalde inspiryumda venöz dönüş artışı nedeniyle P2P_2 gecikir ve çiftleşme belirginleşir.
Paradoksal çiftleşmeyi anlamak için önce normal fizyolojik çiftleşmeyi bilmek gerekir.
2
Vakadaki 'paradoksal çiftleşme' tanımını analiz et.
Ekspiryumda çift, inspiryumda tek duyulan S2S_2, A2A_2'nin P2P_2'den sonra kapandığını gösterir.
İnspiryumda geciken P2P_2, zaten gecikmiş olan A2A_2 ile çakışarak sesi tek hale getirir.
3
A2A_2 sesini geciktiren klinik durumları değerlendir.
Sol dal bloğu, şiddetli aort darlığı ve sol ventrikül yetmezliği A2A_2 sesini geciktiren başlıca nedenlerdir.
Sol ventrikülün boşalmasını veya aktivasyonunu geciktiren her durum paradoksal çiftleşme yapabilir.

Key Concept

Paradoksal S2S_2 çiftleşmesi, A2A_2 sesinin patolojik olarak gecikmesi sonucu oluşur.
Question 194Question

34 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla gelişen nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol sternal kenarda en iyi duyulan, Valsalva manevrası ile şiddeti artan 3/63/6 sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi saptanıyor ve mitral kapakta sistolik anterior hareket (SAM) izleniyor. Bu hastanın tedavisinde aşağıdakilerden hangisinin kullanılması, sol ventrikül çıkış yolu gradiyentini artırarak semptomların kötüleşmesine yol açabilir?

Show answer & explanation

Answer: Digoksin

Answer

Digoksin, pozitif inotropik etkisi nedeniyle hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide (HOCM) sol ventrikül çıkış yolu tıkanıklığını artırabileceği için kaçınılması gereken bir ajandır.
Pozitif inotropik ajan olan digoksin, kalp kasının kasılma gücünü artırarak hipertrofik septumun çıkış yoluna daha fazla yaklaşmasına ve gradiyentin artmasına neden olur. Bu durum hastanın semptomlarını ve tıkanıklığı kötüleştirir. Bu nedenle, atriyal fibrilasyon gibi ek bir endikasyon olmadıkça HOCM hastalarında kullanılmamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç hastada efor dispnesi, sistolik ejeksiyon üfürümü ve Valsalva ile üfürüm şiddetinin artması saptanmıştır.
Bu bulgular tipik olarak Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOCM) tanısını düşündürür.
2
Ekokardiyografi bulgularını yorumla.
Asimetrik septal hipertrofi ve SAM pozitifliği mevcuttur.
SAM (sistolik anterior hareket), mitral kapağın septumla temas ederek çıkış yolunda dinamik tıkanıklık oluşturduğunu kanıtlar.
3
Farmakolojik kontrendikasyonu belirle.
Kontraktiliteyi artıran (pozitif inotrop) veya ön yükü (preload) azaltan ilaçlar tıkanıklığı artırır.
Digoksin pozitif inotropik etkisiyle çıkış yolu gradiyentini artırarak klinik tabloyu kötüleştirir.

Key Concept

Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide (HOCM), sol ventrikül çıkış yolu gradiyentini artıran pozitif inotroplar (digoksin) ve preload azaltıcılar (nitratlar, yüksek doz diüretikler) kontrendikedir.

Practice More

Hipertrofik kardiyomiyopatide ani kardiyak ölüm risk faktörlerini ve ICD endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 195Question

7272 yaşında erkek hasta, son 66 aydır eforla gelen göğüs ağrısı ve dün merdiven çıkarken yaşadığı bayılma atağı sonrası polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/90110/90 mmHg, nabız 7878/dakika ve düzenli saptanıyor. Kalp oskültasyonunda aort odağında mezosistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor ve bu üfürümün boyun her iki yanına yayıldığı fark ediliyor. Bu hastanın fizik muayenesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Karotis arterlerde palpasyonda saptanan düşük amplitüdlü ve geç yükselen nabız

Answer

Karotis arterlerde palpasyonda saptanan düşük amplitüdlü ve geç yükselen nabız (Pulsus parvus et tardus)
Hastadaki eforla senkop, göğüs ağrısı ve aort odağından karotislere yayılan mezosistolik ejeksiyon üfürümü, ciddi aort darlığının klasik klinik tablosudur. Bu durumda, darlığa bağlı olarak karotis arterlerde hissedilen nabız dalgasının amplitüdü düşük (parvus) ve zirveye ulaşma süresi uzamıştır (tardus).

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları ve üfürüm özelliklerini analiz etme
Eforla gelen angina ve senkop ile aort odağında duyulan, boyuna yayılan mezosistolik ejeksiyon üfürümü 'Aort Darlığı' tanısını koydurur.
Aort darlığının klasik triadı angina, senkop ve kalp yetmezliğidir.
2
Tanıya özgü fizik muayene bulgularını hatırlama
Aort darlığında sol ventrikül ejeksiyonunun obstrüksiyonu nedeniyle periferik nabızlarda 'pulsus parvus et tardus' gelişir.
Darlık nedeniyle kanın aortaya atılması güçleşir ve nabız dalgasının zirve noktasına ulaşması gecikir.

Key Concept

Aort darlığında nabız muayenesi bulguları
Question 196Question

5555 yaşında erkek hasta, elektif bir cerrahi girişim öncesi yapılan rutin kontrollerinde saptanan üfürüm nedeniyle kardiyoloji polikliniğine konsulte ediliyor. Hastanın aktif bir semptomu bulunmuyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 165/55165/55 mmHgmmHg, nabız 82/dk82/dk ve ritmik olarak ölçülüyor. Kalp oskültasyonunda, ikinci kalp sesini takiben başlayan, aort odağında ve sol sternal kenarda en iyi duyulan, hasta öne eğilince şiddetlenen dekreşendo tarzda diyastolik üfürüm saptanıyor.

Bu klinik tabloya sahip bir hastada aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Corrigan nabzı

Answer

Corrigan nabzı (su çekici nabzı)
Hastada saptanan geniş nabız basıncı (110110 mmHgmmHg) ve aort odağındaki dekreşendo diyastolik üfürüm kombinasyonu kronik aort yetmezliği için karakteristiktir. Bu hastalıkta, sol ventrikülün attığı büyük hacimli kanın diyastolde aortadan ventriküle geri kaçması sonucu 'Corrigan nabzı' (su çekici nabzı) olarak adlandırılan, hızla yükselen ve hızla çöken nabız dalgası saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Kan basıncı değerlerini analiz et.
Nabız basıncı (16555=110165 - 55 = 110 mmHgmmHg) belirgin şekilde artmıştır.
Geniş nabız basıncı, kronik aort yetmezliğinin en önemli hemodinamik göstergelerinden biridir.
2
Oskültasyon bulgularını yorumla.
S2'den sonra başlayan dekreşendo diyastolik üfürüm aort yetmezliğini işaret eder.
Aort odağında ve sol sternal kenarda duyulan erken diyastolik üfürümler AY için tipiktir; öne eğilmekle aortun göğüs duvarına yaklaşması sonucu şiddeti artar.
3
AY'ye özgü periferik nabız bulgusunu tanımla.
Yüksek stroke volüm ve hızlı diyastolik geri akım nedeniyle 'Corrigan nabzı' görülür.
Sol ventrikülün aortaya attığı kanın bir kısmının diyastolde ventriküle geri kaçması, nabız dalgasının hızla sönümlenmesine yol açar.

Key Concept

Kronik aort yetmezliğinde geniş nabız basıncı ve buna bağlı periferik bulgular (Corrigan nabzı, Quincke nabzı, vb.) tanısal ipuçlarıdır.
Question 197Question

48 yaşında erkek hasta, son iki haftadır ilerleyen nefes darlığı, çarpıntı ve göğüste huzursuzluk şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde tansiyonu 85/5585/55 mmHgmmHg, nabzı 115/dk115/dk, solunumu 24/dk24/dk olarak saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu belirgin olan hastada kalp sesleri derinden geliyor ve inspiryumda sistolik kan basıncında 1818 mmHgmmHg düşüş (pulsus paradoks) izleniyor. EKG'de tüm derivasyonlarda düşük voltaj ve elektriksel alternans görülüyor. Acil perikardiyosentez ile 450450 mLmL serosanjinöz sıvı aspire ediliyor. İşlem sonrasında perikard içi basınç 1616 mmHgmmHg'den 11 mmHgmmHg'ye düşmesine rağmen, sağ atriyum basıncının 1414 mmHgmmHg düzeyinde kaldığı ve belirgin 'y' inişi saptandığı gözleniyor. Bu tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Efüzif-konstriktif perikardit

Answer

Efüzif-konstriktif perikardit
Efüzif-konstriktif perikardit, hem perikardiyal efüzyonun (tamponad etkisi) hem de visseral perikard kalınlaşmasının (konstriksiyon etkisi) eş zamanlı bulunduğu nadir bir tablodur. Perikardiyosentez ile sıvı boşaltıldığında tamponad fizyolojisi ortadan kalkar (perikard içi basınç düşer), ancak altındaki konstriktif tabaka kalbi sıkıştırmaya devam eder. Bu durum sağ atriyum basıncının düşmemesi ve tamponadda görülmeyen belirgin 'y' inişinin (y-descent) ortaya çıkması ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik muayene ve EKG bulgularının analizi
Hipotansiyon, venöz dolgunluk, derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı), pulsus paradoks ve EKG'de elektriksel alternans varlığı akut kardiyak tamponadı düşündürür.
Bu bulgular perikard boşluğunda basınçlı bir efüzyon biriktiğinin kanıtıdır.
2
Perikardiyosentez sonucunun değerlendirilmesi
Sıvı boşaltılınca perikard içi basınç 11 mmHgmmHg'ye düşer (tamponad fizyolojisi çözülür).
Perikard içi basınç düşüşü, efüzyonun mekanik etkisinin ortadan kalktığını gösterir.
3
Sağ atriyum (RA) basıncının sebat etmesinin yorumlanması
RA basıncı 1414 mmHgmmHg (yüksek) kalmış ve derin bir 'y' inişi (konstriksiyon bulgusu) belirginleşmiştir.
Tamponadda y inişi ya hiç yoktur ya da sığdır; y inişinin belirginleşmesi ve RA basıncının düşmemesi, visseral perikardın hala kalbi sıkıştırdığını (konstriksiyon) kanıtlar.
4
Ayırıcı tanının kesinleştirilmesi
Tanı efüzif-konstriktif perikardittir.
Hem tamponad (efüzyon) hem de konstriksiyonun aynı anda bulunması bu tablonun patognomonik özelliğidir.

Key Concept

Efüzif-konstriktif perikarditte hemodinamik profil (tamponadın çözülmesine rağmen konstriksiyonun devam etmesi)
Question 198Question

4848 yaşında erkek hasta, son bir haftadır eforla tetiklenen ve istirahatle 5105-10 dakika içerisinde tamamen gerileyen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Son 2424 saat içinde istirahat halindeyken de yaklaşık 1515 dakika süren benzer bir ağrı atağı geçirdiğini ifade eden hastanın fizik muayenesi ve başvuru anındaki kan basıncı (125/80125/80 mmHg), nabız hızı (76/dk76/dk) normaldir. Hasta başvuru anında tamamen ağrısızdır. Çekilen istirahat EKG’sinde V2V_2 ve V3V_3 derivasyonlarında T dalgalarının başlangıç kısmının pozitif, uç kısmının ise derin simetrik negatif (bifazik) olduğu izlenmektedir. ST segment elevasyonu veya patolojik Q dalgası saptanmayan hastanın kardiyak troponin I düzeyi 0.050.05 ng/mL (N<0.04N < 0.04) olarak ölçülmüştür.

Bu hastada yapılması gereken en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Koroner anjiyografi planlanması

Answer

Wellens Sendromu kriterlerini karşılayan bu hastada en uygun yaklaşım koroner anjiyografi yapılmasıdır.
Hastanın klinik tablosu ve EKG bulguları klasik 'Wellens Sendromu' ile uyumludur. Wellens Sendromu'nda hastalar genellikle ağrısız dönemdedir; EKG'de V2V3V_2-V_3 derivasyonlarında bifazik (Tip A) veya derin ters (Tip B) T dalgaları izlenir. Bu durum proksimal sol ön inen arterde (LAD) %9090 ve üzeri bir darlığın habercisidir. En önemli yönetim kuralı, hastaya efor testi gibi provokatif işlemler yapmadan doğrudan koroner anjiyografi uygulanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Hastanın crescendo angina (artan sıklıkta efor ağrısı) ve istirahat ağrısı olması instabil angina pektoris (UAP) veya NSTEMI düşündürür.
Akut koroner sendromun klinik tipini belirlemek için gereklidir.
2
EKG bulgularının analizi
V2V3V_2-V_3 derivasyonlarında izlenen bifazik T dalgaları (Tip A Wellens), ağrısız dönemde yakalanan spesifik bir bulgudur.
Bu spesifik patern, proksimal LAD arterinde kritik (subtotal) darlığa işaret eder.
3
Risk stratifikasyonu ve kontrendikasyon kontrolü
Wellens Sendromu varlığında efor testi gibi provokatif işlemler kesinlikle kaçınılması gereken (kontrendike) durumlardır.
Kritik darlık nedeniyle stres altında tam tıkanma ve kardiyak arrest gelişme riski çok yüksektir.
4
Tedavi kararının verilmesi
Hastanın invaziv koroner anjiyografi ile değerlendirilmesine karar verilir.
Anterior duvarın korunması için revaskülarizasyon (PCI veya CABG) gereklidir.

Key Concept

Wellens Sendromu (LAD Kritik Stenozu Belirteci)

Practice More

Wellens Sendromu Tip A ve Tip B arasındaki morfolojik farkları ve LAD oklüzyonunun diğer nadir belirtilerini (örn. De Winter bulgusu) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 199Question

56 yaşında, tip 2 diyabet ve yeni tanı hipertansiyonu olan kadın hastanın poliklinik muayenesinde kan basıncı 158/94158/94 mmHg saptanıyor. Özgeçmişinde bronşiyal astım tanısı olan hastanın laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 1.01.0 mg/dL, potasyum 4.14.1 mEq/L ve idrar albümin/kreatinin oranı 120120 mg/g (mikroalbüminüri) saptanıyor. Bu hasta için en uygun başlangıç tedavisi ve hedef kan basıncı (mmHg) aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri; < 130/80 mmHg

Answer

En uygun yaklaşım ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu ile kan basıncını < 130/80 mmHg hedefinin altına düşürmektir.
Diyabetik ve mikroalbüminürisi olan hastalarda renal koruyucu etkileri nedeniyle ACE inhibitörleri veya ARB'ler tedavinin temelini oluşturur. Evre 2 hipertansiyon (>150/95>150/95 mmHg) varlığında tedaviye doğrudan ikili kombinasyonla başlanması önerilir. Bronşiyal astım varlığı, özellikle non-selektif beta bloker kullanımı için kontrendikasyon oluşturur. Güncel ESC/ESH kılavuzlarına göre diyabetik hastalarda hedef kan basıncı < 130/80 mmHg olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve komorbiditelerini analiz ediniz.
Hastada tip 2 diyabet, mikroalbüminüri (120120 mg/g) ve bronşiyal astım mevcuttur.
İlaç seçimi ve hedef kan basıncı değerleri hastanın ek hastalıklarına göre belirlenir.
2
Hipertansiyonun evresini ve başlangıç tedavi stratejisini belirleyiniz.
Kan basıncı 158/94158/94 mmHg olduğu için Evre 2 hipertansiyon tanısı konur ve ikili kombinasyon tedavisi planlanır.
Güncel kılavuzlar (ESC/ESH), Evre 2 ve üzeri hastalarda tedaviye ikili kombinasyon ile başlanmasını önermektedir.
3
Ek hastalıklara göre uygun ilaç gruplarını seçiniz.
Diyabet ve mikroalbüminüri varlığı ACEİ/ARB kullanımını zorunlu kılar; astım varlığı beta blokerleri dışlar.
RAAS inhibitörleri nefropati progresyonunu yavaşlatır; beta blokerler astım alevlenmesine yol açabilir.
4
Hedef kan basıncı değerini belirleyiniz.
Diyabetik hastalarda kardiyovasküler risk yönetimi için hedef kan basıncı <130/80< 130/80 mmHg'dir.
Diyabetiklerde daha sıkı kan basıncı kontrolünün organ hasarını azalttığı kanıtlanmıştır.

Key Concept

Diyabet ve mikroalbüminürisi olan hipertansiyon hastalarında RAAS inhibitörü içeren ikili kombinasyon tedavisi ve sıkı kan basıncı kontrolü (< 130/80 mmHg) esastır.

Alternative Method

Hastanın astım öyküsü olması durumunda, eğer mutlak bir endikasyon (kalp yetmezliği, MI sonrası vb.) varsa vazodilatör etkili selektif beta blokerler (nebivolol gibi) çok dikkatli kullanılabilir, ancak rutin hipertansiyon başlangıç tedavisinde tercih edilmezler.
Estimated Time:1m 30s
Question 200Question

Acil servise şiddetli retrosternal göğüs ağrısı ile getirilen 5454 yaşındaki erkek hastanın çekilen elektrokardiyogramında (EKGEKG); V1,V2V_1, V_2 ve V3V_3 derivasyonlarında belirgin horizantal STST segment depresyonu, V2V_2 derivasyonunda R/SR/S oranının 11'den büyük olması ve TT dalga pozitifliği saptanmıştır. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHgmmHg, nabız 8282/dakika olan hastanın kardiyak oskültasyonunda ek ses veya üfürüm saptanmamış, akciğer sesleri doğal olarak değerlendirilmiştir. Bu klinik ve elektrokardiyografik bulgulara sahip hastada, miyokardiyal iskeminin lokalizasyonunu doğrulamak ve tedavi planını netleştirmek için yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: V7,V8V_7, V_8 ve V9V_9 derivasyonlarının kaydedilerek posterior duvar ST elevasyonlu MI varlığının araştırılması

Answer

Hastada posterior duvar miyokard enfarktüsünü doğrulamak için arka derivasyonlar olan V7, V8 ve V9 kayıtları alınmalıdır.
Hastanın EKG'sinde izlenen V1V3V_1-V_3 derivasyonlarındaki horizantal STST segment depresyonu, V2V_2'de uzun RR dalgası ve dik TT dalgaları tipik bir posterior duvar enfarktüsü (Posterior STEMISTEMI) tablosuna işaret eder. Bu bulgular aslında posterior duvarın transmural iskemisinin anterior derivasyonlardaki ayna (resiprokal) hayalidir. Bu durumu doğrulamak için kalbin arka kısmını doğrudan gören V7V_7 (sol arka aksiller hat), V8V_8 (sol skapula ucu) ve V9V_9 (paraspinal bölge) derivasyonları kaydedilmelidir. Bu derivasyonlarda 0,50,5 mmmm ve üzerindeki STST elevasyonu STEMISTEMI tanısı koydurur ve hastanın acil primer perkütan koroner girişime alınmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
EKG'deki V1V3V_1-V_3 derivasyonlarındaki değişikliklerin analiz edilmesi
V1V3V_1-V_3'te horizantal STST depresyonu, uzun RR dalgası ve dik TT dalgası saptandı.
Bu patern, posterior duvarın transmural enfarktüsünün anterior derivasyonlardaki resiprokal (yansıma) görüntüsüdür.
2
Posterior MI şüphesinin klinik öneminin belirlenmesi
Durum bir STEMISTEMI eşdeğeri olarak kabul edilir.
Posterior duvar iskemisi standart 1212 derivasyonlu EKGEKG'de STST yükselmesi yapmaz, ancak acil revaskülarizasyon gerektirir.
3
Tanısal doğrulama için ek derivasyonların planlanması
V7,V8V_7, V_8 ve V9V_9 derivasyonlarının çekilmesi kararlaştırıldı.
Posterior duvarı doğrudan gören bu derivasyonlarda 0,5\geq 0,5 mmmm STST elevasyonu tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Posterior Miyokard Enfarktüsü ve Resiprokal Değişiklikler
PreviousPage 10 / 21Next
Kardiyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 10 | Examkin