Kardiyoloji

409 questions

Question 21Question

3232 yaşında erkek hasta, bir hafta önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında başlayan, derin nefes almakla ve sırtüstü yatmakla şiddetlenen, öne eğilmekle hafifleyen göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kardiak odaklar üzerinde ekspiryumda daha belirgin duyulan, gıcırtı sesine benzer bir frotman saptanıyor. Çekilen EKG'de aVRaVR ve V1V1 dışındaki tüm derivasyonlarda yaygın konkav ST segment yükselmesi ve belirgin PR segment depresyonu izleniyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İbuprofen ve kolşisin

Answer

İlk basamak tedavi yaklaşımı ibuprofen ve kolşisin kombinasyonudur.
Hastada saptanan öne eğilmekle hafifleyen göğüs ağrısı, perikardiyal frotman ve EKG'deki yaygın ST segment yükselmesi ile PR segment depresyonu akut perikardit için tanısal kriterlerdir. Güncel kılavuzlara göre akut perikardit tedavisinde ilk seçenek, semptomların kontrolü için NSAİİ (ibuprofen, aspirin gibi) ve nüksleri önlemek amacıyla kolşisin kombinasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Pozisyonel ağrı (öne eğilince azalan) ve frotman varlığı perikarditi düşündürür.
Perikard yapraklarının inflamasyonu sürtünme sesine ve karakteristik ağrıya neden olur.
2
EKG bulgularının analizi
Yaygın ST elevasyonu ve PR depresyonu saptandı.
PR depresyonu, akut perikardit için en spesifik (patognomonik sayılan) EKG bulgusudur.
3
Tedavi planının oluşturulması
NSAİİ + Kolşisin tedavisi başlanmalıdır.
Kılavuzlara göre bu kombinasyon akut perikardit tedavisinde altın standarttır.

Key Concept

Akut perikardit tanısında klinik (pozisyonel ağrı, frotman) ve EKG (yaygın ST elevasyonu, PR depresyonu) birlikteliği tipiktir ve tedavide NSAİİ + Kolşisin kullanılır.

Practice More

Perikardit tanısı alan bir hastada EKG'de elektriksel alternans ve düşük voltaj görülmesi durumunda kardiak tamponad gelişimi açısından ekokardiyografi ile değerlendirme yapılması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 22Question

2626 yaşında erkek hasta, yaklaşık 3030 dakikadır devam eden çarpıntı ve hafif baş dönmesi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, nabız 170/dk170/dk ve düzensiz, solunum sayısı 16/dk16/dk olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda S1S_1 ve S2S_2 doğal, ek ses veya üfürüm saptanmıyor. Çekilen EKG'de; RRRR mesafelerinin değişkenlik gösterdiği (düzensiz), QRS süresinin 140140 msms olduğu ve komplekslerin morfolojisinin vuruşlar arasında farklılık gösterdiği izleniyor. Bu hastanın tedavisi için ilk basamakta uygulanması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Prokainamid infüzyonu

Answer

Hemodinamik olarak stabil olan pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyon vakalarında prokainamid infüzyonu en uygun ilk basamak tedavidir.
Prokainamid infüzyonu, hemodinamik stabilitesi bozulmamış pre-eksitasyonlu (WPW + AF) hastalarda hem atriyal fibrilasyonu sonlandırabilmesi hem de aksesuar yoldaki iletimi baskılayabilmesi nedeniyle önerilen ilk basamak tedavidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg olduğu için hasta stabil kabul edilir.
Tedavi stratejisini (elektriksel vs. farmakolojik) belirlemek için hayati önem taşır.
2
EKG bulgularını analiz et.
Düzensiz ritim ve değişken morfolojili geniş QRS, pre-eksitasyonlu (WPW zemininde) atriyal fibrilasyonu gösterir.
Geniş QRS'li aritmilerde ritmin düzenli olup olmaması ve pre-eksitasyon varlığı ilaç seçimini değiştirir.
3
AV nodu bloke eden ajanlardan kaçınarak uygun farmakolojik ajanı seç.
Prokainamid veya ibutilid gibi aksesuar yolu da baskılayabilen ajanlar tercih edilir.
AV nod blokerleri impulsları tamamen aksesuar yola yönlendirerek ventriküler fibrilasyon riskini artırır.

Key Concept

Hemodinamik stabilitesi korunmuş pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyonda AV nodu bloke eden ilaçlar (Verapamil, Beta bloker, Digoksin, Adenozin) kontrendikedir; tedavi prokainamid veya ibutilid ile yapılmalıdır.

Practice More

WPW sendromu olan bir hastada sinüs ritmi sırasında EKG'de görülen tipik bulguları (kısa PR, delta dalgası) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 23Question

2828 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır özellikle egzersiz sırasında ortaya çıkan çarpıntı ve bir kez gerçekleşen bayılma (senkop) şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesi ve rutin biyokimyasal tetkikleri normal saptanıyor. İstirahat EKG'sinde V1V3V_1-V_3 derivasyonlarında T dalga inversiyonu ve V1V_1 derivasyonunda QRS kompleksinin bitiminde, ST segmentinin başlangıcında düşük amplitüdlü bir çentiklenme (epsilonepsilon dalgası) izleniyor. Ekokardiyografide sol ventrikül boyutları ve fonksiyonları normal bulunurken, sağ ventrikülün belirgin genişlediği ve serbest duvarında bölgesel anevrizmatik genişlemeler olduğu görülüyor.

Bu hastada kesin tanı için yapılması gereken en uygun ileri görüntüleme yöntemi ve altta yatan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kardiyak MR - Hücreler arası desmozomal bağlantı proteinlerinde genetik defekt

Answer

Kardiyak MR - Hücreler arası desmozomal bağlantı proteinlerinde genetik defekt
Hastanın kliniği (egzersizle gelen senkop/çarpıntı), EKG'si (V1V3V_1-V_3 T inversiyonu ve epsilonepsilon dalgası) ve ekokardiyografik bulguları (sağ ventrikül anevrizması) tipik bir Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) tablosudur. ARVC'de kesin tanı ve sağ ventrikülün detaylı değerlendirilmesi için altın standart görüntüleme yöntemi kardiyak MR'dır. Hastalığın temelinde hücreleri birbirine bağlayan desmozomal proteinlerdeki (plakoglobin, desmoplakin, plakofilin-2) genetik mutasyonlar sonucu miyositlerin birbirinden ayrılması ve yerini yağ ve bağ dokusunun alması yatar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve EKG bulgularının analizi
Genç hastada egzersizle tetiklenen senkop, sağ prekordiyal T inversiyonu ve patognomonik epsilonepsilon dalgası saptanması.
Bu bulgular Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) için oldukça spesifiktir.
2
Görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi
Ekokardiyografide sağ ventrikül genişlemesi ve anevrizma saptanması tanıyı destekler.
ARVC'de sağ ventrikül miyokardının yerini fibroyağlı doku alır, bu da duvar hareket kusurlarına yol açar.
3
Kesin tanı yöntemi ve patogenezin belirlenmesi
Kardiyak MR altın standarttır; patofizyolojide desmozomal protein (plakoglobin, desmoplakin) mutasyonları yer alır.
MR, sağ ventrikül hacimlerini, fonksiyonlarını ve miyokardiyal fibroyağlı değişimi en hassas gösteren yöntemdir.

Key Concept

Aritmojenik Sağ Ventrikül Kardiyomiyopatisi (ARVC) Tanı ve Patofizyolojisi
Estimated Time:3m 0s
Question 24Question

Özgeçmişinde geçirilmiş tüberküloz öyküsü bulunan 54 yaşında erkek hasta, son altı aydır ilerleyici nefes darlığı, karında şişlik ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 105/75 mmHg, nabız 92/dk ritmik olarak ölçülüyor. Juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve derin inspiryum sırasında boyun venlerinde genişleme (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Ekokardiyografide perikardiyal kalınlaşma ve ventriküler septumda inspiryumla sol ventriküle doğru kayma (septal bounce) izleniyor. Bu hastada kesin tanı ve ayırıcı tanı için yapılan kardiyak kateterizasyon işleminde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: İnspiryum sırasında sol ventrikül sistolik basıncı düşerken sağ ventrikül sistolik basıncının artması (diskordan değişim)

Answer

İnspiryum sırasında sol ventrikül sistolik basıncı düşerken sağ ventrikül sistolik basıncının artması (diskordan değişim)
Hastadaki bulgular (TB öyküsü, Kussmaul belirtisi, septal bounce) Konstriktif Perikardit ile uyumludur. Konstriktif perikarditin kateterizasyondaki en ayırt edici özelliği, solunumla ventrikül basınçlarında görülen 'diskordan' (ters yönlü) değişimdir (Ventriküler İnterdependans). İnspiryumda sağ ventrikül doluşu artarken septum sola itilir ve sol ventrikül doluşu/basıncı azalır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Tüberküloz öyküsü, sağ kalp yetersizliği bulguları (ödem, asit, JVD), Kussmaul belirtisi ve 'septal bounce' bulguları Konstriktif Perikardit tanısını işaret etmektedir.
Bu bulgular, kalbin diyastolik doluşunun kalınlaşmış perikard nedeniyle kısıtlandığını gösterir.
2
Ayırıcı tanıyı değerlendir
Konstriktif Perikardit ile en çok karışan durumlar Restriktif Kardiyomiyopati ve Kardiyak Tamponaddır.
Her üç durumda da sağ kalp yetmezliği bulguları görülebilir, ancak hemodinamik mekanizmaları farklıdır.
3
Hemodinamik kriterleri uygula
Konstriktif perikarditte solunumla intratorasik basınç değişimleri kalbe iletilmez ancak ventriküller arası etkileşim artar. Bu durum inspiryumda sağ ventrikül doluşu artarken sol ventrikül doluşunun azalmasına (diskordan değişim) yol açar.
Restriktif kardiyomiyopatide ise değişimler paraleldir (konkordan). Tamponadda ise y inişi siliktir.

Key Concept

Konstriktif Perikardit Hemodinamiği ve Ayırıcı Tanısı

Hints

1
Hastada sağ kalp yetmezliği bulguları ve 'Kussmaul belirtisi' var; bu durum kalbin doluşunun kısıtlandığını (konstriksiyon) gösterir.
2
Konstriktif perikarditi Restriktif Kardiyomiyopatiden ayıran en önemli mekanizma, kalınlaşmış perikardın ventrikülleri bir bütün olarak sarması ve solunumla septumun hareket etmesidir.
3
İnspiryumda sağ kalp doluşu artarken, kısıtlı alanda septum sola itilir ve sol kalp doluşu azalır. Bu durum basınçlarda ters yönlü (diskordan) bir ilişki yaratır.

Practice More

Restriktif Kardiyomiyopati ayırıcı tanısında kullanılan BNP düzeyi ve kardiyak MR bulgularını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 25Question

3232 yaşında, aktif intravenöz madde bağımlılığı öyküsü olan erkek hasta; ani başlayan şiddetli nefes darlığı, ortopne ve ateş şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/75105/75 mmHg, nabız 120120/dk, solunum sayısı 3232/dk ve vücut ısısı 38.8C38.8^\circ\text{C} saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda yaygın bilateral raller; kardiyak oskültasyonda ise sternum sol kenarında duyulan kısa süreli, düşük frekanslı, erken diyastolik bir üfürüm saptanıyor. Ekokardiyografide aort kapağı üzerinde 1.51.5 cm boyutunda hareketli vejetasyon ve ciddi aort yetmezliği izleniyor. Bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sol ventrikül diyastol sonu basıncındaki (LVEDPLVEDP) ani artışın sol atriyum basıncını aşması nedeniyle mitral kapak vaktinden önce kapanır.

Answer

Sol ventrikül diyastol sonu basıncındaki (LVEDPLVEDP) ani artışın sol atriyum basıncını aşması nedeniyle mitral kapağın vaktinden önce kapanması bu tablonun tipik özelliğidir.
Akut ciddi aort yetmezliğinde, sol ventrikül diyastol sırasında aorttan gelen ani ve büyük hacimli geri akıma uyum sağlayacak kadar dilate değildir. Bu durum, sol ventrikül diyastolik basıncının (LVEDPLVEDP) hızla yükselmesine neden olur. Basınç, diyastol bitmeden sol atriyum basıncını geçtiği için mitral kapak erken kapanır; bu durum ekokardiyografide net olarak izlenebilir ve fizik muayenede S1S_1 sesinin yumuşamasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Ateş, madde bağımlılığı ve ani dispne varlığı; enfektif endokardite sekonder 'Akut Aort Yetmezliği' tablosunu gösterir.
Hastanın öyküsü ve fizik muayene bulguları (kısa diyastolik üfürüm, dar nabız basıncı) akut gelişen bir yetmezliğe işaret eder.
2
Hemodinamik analizin yapılması
Akut yetmezlikte sol ventrikül (SV) henüz dilate olmamıştır (düşük kompliyans).
Kronik sürecin aksine SV hacim artışını kompanse edemez, bu da SV diyastol sonu basıncının (LVEDPLVEDP) hızla yükselmesine neden olur.
3
Kapak sesleri ve üfürümün değerlendirilmesi
LVEDPLVEDP basıncının sol atriyum basıncını diyastol sırasında erken bir evrede geçmesi, mitral kapağın vaktinden önce kapanmasına (S1'in yumuşaması) yol açar.
Yüksek diyastolik basınç gradiyenti hızla kapandığı için üfürüm kısa süreli ve düşük frekanslıdır.

Key Concept

Akut Aort Yetmezliği Hemodinamisi
Estimated Time:2m 0s
Question 26Question

Ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SVEF) %30\%30 saptanan 6161 yaşında kadın hasta, nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Mevcut tedavisinde 2020 mg/gün Lisinopril ve 1010 mg/gün Bisoprolol bulunmaktadır. Fizik muayenesinde kan basıncı 104/66104/66 mmHg, nabız 68/dk68/dk ritmik olarak ölçülüyor; dinlemekle akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum potasyumu 5.35.3 mEq/L, kreatinin 2.22.2 mg/dL (tahmini GFR: 2626 ml/dk/1.73m21.73m^2) bulunuyor. NYHA sınıf II semptomları olan bu hastada, mortaliteyi azaltmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken en uygun ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dapagliflozin

Answer

Düşük GFR ve hiperkalemisi olan HFrEF hastasında mortaliteyi azaltmak için en uygun seçenek Dapagliflozin'dir.
Dapagliflozin gibi SGLT2 inhibitörleri, HFrEF hastalarında potasyum seviyelerinden bağımsız olarak ve GFR 202520-25 ml/dk düzeyine kadar güvenle kullanılabilen, mortalite ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatışları azalttığı kanıtlanmış bir ajandır. Hastanın mevcut hiperkalemisi ve sınırda GFR değeri, MRA kullanımını engellerken SGLT2 inhibitörü kullanımı için engel teşkil etmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun ve mevcut tedavinin değerlendirilmesi
Hasta HFrEF (EF %30\%30) ve NYHA sınıf II semptomlarına sahip; temel tedavi olan ACE inhibitörü ve Beta bloker kullanıyor.
Tedavi basamaklarını belirlemek için hastanın mevcut evresini ve aldığı tedaviyi netleştirmek gerekir.
2
Mortaliteyi azaltan ek tedavilerin (MRA, SGLT2i, ARNI) laboratuvar kısıtlılıkları açısından incelenmesi
Hastanın potasyumu 5.35.3 mEq/L (sınır >5.0> 5.0) ve GFR'si 2626 ml/dk (sınır <30< 30) olarak saptandı.
MRA ve ACEi/ARB gibi ilaçlar hiperkalemi ve düşük GFR durumunda risklidir; SGLT2i ise bu değerlerde daha güvenlidir.
3
Hastanın nabız ve kan basıncı verilerine göre ilaç seçimi
Nabız 68/dk68/dk olduğu için İvabradin dışlanır. Kan basıncı 104/66104/66 mmHg olduğu için Sakubitril/Valsartan (ARNI) geçişi riskli olabilir ancak SGLT2i (Dapagliflozin) kan basıncını minimal etkiler.
İlaç seçiminde sadece laboratuvar değil, hemodinamik veriler de belirleyicidir.

Key Concept

HFrEF tedavisinde mortaliteyi azaltan 'Dörtlü Sütun' (ACEi/ARNI, BB, MRA, SGLT2i) yönetimi ve kontrendikasyonları.
Estimated Time:3m 0s
Question 27Question

3232 yaşında kadın hasta, yaklaşık 11 hafta önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani başlayan, nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan, öne eğilmekle hafifleyen şiddetli göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde mezokardiyak odakta solunum fazından bağımsız, gıcırtı sesine benzer bir sürtünme sesi (frotman) duyuluyor. Çekilen EKG'de V2V_2-V6V_6, II, IIII, IIIIII ve aVFaVF derivasyonlarında yaygın, yukarı bakan konkav ST segment elevasyonu ve IIII derivasyonunda belirgin PR segment depresyonu saptanıyor. Bu hastanın yönetimi için en uygun ilk basamak yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aspirin ve kolşisin başlanması

Answer

Akut perikardit tanısı konulan bu hastada en uygun yaklaşım aspirin ve kolşisin kombinasyonu tedavisine başlanmasıdır.
Hastanın öyküsü (pozisyonel ağrı), fizik muayenesi (frotman) ve EKG'si (yaygın konkav ST elevasyonu ve PR depresyonu) akut perikardit ile tam uyumludur. Akut perikardit yönetiminde ilk basamak tedavi rekürrensi azaltmak için aspirin veya NSAİİ ile kolşisin kombinasyonudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküyü değerlendir.
Plevritik (nefesle artan) ve pozisyonel (öne eğilmekle azalan) göğüs ağrısı akut perikarditi düşündürür.
Perikardın inflamasyonu, perikard yapraklarının birbirine sürtünmesi sonucu pozisyonla değişen ağrıya yol açar.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla.
Duyulan frotman (sürtünme sesi) akut perikardit için patognomoniktir.
İnflame perikard yüzeylerinin hareketi karakteristik gıcırtı sesini oluşturur.
3
EKG bulgularını analiz et.
Yaygın konkav ST elevasyonu ve PR segment depresyonu akut perikarditin evre 1 bulgusudur.
ST elevasyonunun konkav olması ve PR depresyonu varlığı, miyokard enfarktüsünden (konveks ST ve resiprokal çökme) ayrımda en önemli kriterlerdir.
4
En uygun tedaviyi belirle.
NSAİİ (veya Aspirin) + Kolşisin tedavisi başlanmalıdır.
NSAİİ inflamasyonu baskılarken, kolşisin eklenmesi nüks oranlarını %50'ye varan oranda azaltır.

Key Concept

Akut perikardit tanısında klinik (pozisyonel ağrı), fizik muayene (frotman) ve EKG (yaygın konkav ST elevasyonu, PR depresyonu) üçlüsü esastır; ilk basamak tedavi NSAİİ + Kolşisindir.
Estimated Time:1m 30s
Question 28Question

Bronş karsinomu nedeniyle takip edilen 62 yaşında erkek hasta, son günlerde giderek artan nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 112112/dk olarak ölçülüyor. Hastada boyun venlerinde belirgin dolgunluk izleniyor ve oskültasyonda kalp sesleri derinden, hipoaktif olarak duyuluyor. Ayrıca derin inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1818 mmHg düşüş olduğu saptanıyor.

Buna göre, bu hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) aşağıdaki bulgulardan hangisinin izlenmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: QRS komplekslerinin genliğinde atımdan atıma değişiklik (Elektriksel Alternans)

Answer

QRS komplekslerinin genliğinde atımdan atıma değişiklik (Elektriksel Alternans)
Soruda verilen bulgular (hipotansiyon, boyun ven dolgunluğu, derinden gelen kalp sesleri) klasik Beck Triadı'nı oluşturur ve Kardiyak Tamponad'ı işaret eder. Ayrıca inspiryumda sistolik kan basıncının 1010 mmHg'den fazla düşmesi (Pulsus Paradoxus) tamponad için çok güçlü bir kanıttır. Tamponad durumunda perikard yaprakları arasında biriken masif sıvı, kalbin her atımda serbestçe sallanmasına (swinging heart) neden olur. Bu durum EKG'de QRS komplekslerinin aksının ve voltajının atımdan atıma değişmesi (Elektriksel Alternans) şeklinde görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Hipotansiyon, boyun ven dolgunluğu ve kalp seslerinin derinden gelmesi (Beck Triadı) + Pulsus Paradoxus (>10 mmHg düşüş).
Bu bulgular Kardiyak Tamponad tanısını koydurur.
2
Tanıya özgü EKG bulgusunu belirle
Kardiyak tamponadda, kalbin sıvı dolu perikard boşluğu içinde serbestçe hareket etmesine bağlı olarak QRS genliklerinin bir büyük bir küçük görülmesi (Elektriksel Alternans) tipiktir.
Diğer şıklar (ST elevasyonu, PR depresyonu) daha çok akut perikardit veya MI ile ilişkilidir, tamponadın mekanik etkisini yansıtmaz.

Key Concept

Kardiyak tamponadın klinik tanısı (Beck triadı + Pulsus paradoxus) ve spesifik EKG bulgusu (Elektriksel Alternans)

Hints

1
Hastadaki hipotansiyon, boyun ven dolgunluğu ve sessiz kalp bulguları 'Beck Triadı' olarak bilinir.
2
Bu tablo Kardiyak Tamponad işaretidir. Kalp, perikard içindeki sıvı havuzunda bir sarkaç gibi sallanmaktadır.
3
Kalbin bu 'sallanma' hareketi, EKG'de QRS boyutlarının bir büyük bir küçük görünmesine neden olur.

Practice More

Pulsus paradoxus mekanizmasının fizyolojik detaylarını ve konstriktif perikardit ile ayrımını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 29Question

54 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında yapılan ölçümlerde kan basıncının 158/96158/96 mmHg ve 154/94154/94 mmHg bulunması üzerine değerlendiriliyor. Hastanın özgeçmişinden son iki yıl içerisinde üç kez, özellikle sağ ayak başparmağında ani gelişen, ağrılı ve şişlikle karakterize, medikal tedaviyle düzelen eklem şikayetleri olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı yüksekliği dışında patolojik bulgu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde serum ürik asit düzeyi 8.88.8 mg/dL (N: 3.57.23.5-7.2 mg/dL), kreatinin 0.80.8 mg/dL ve açlık kan şekeri 9595 mg/dL olarak bulunuyor. Bu hastada antihipertansif tedavi planlanırken, eşlik eden klinik durumuna yönelik urikozürik etkisi nedeniyle öncelikle tercih edilmesi gereken ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Losartan

Answer

Eşlik eden gut öyküsü ve hiperürisemisi olan bu hipertansif hastada, ürik asit atılımını artıran (urikozürik) etkisi nedeniyle Losartan en uygun seçenektir.
Losartan, diğer anjiyotensin reseptör blokörlerinden farklı olarak renal proksimal tübüllerde ürat/anyon değiştirici 1 (URAT1) taşıyıcısını inhibe eder. Bu mekanizma ile idrarla ürik asit atılımını artırır (urikozürik etki) ve serum ürik asit konsantrasyonunu düşürür. Bu özelliği nedeniyle, hipertansiyonu olan gut hastalarında kılavuzlar tarafından özellikle önerilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve komorbiditelerin belirlenmesi.
Hastada evre 1 hipertansiyon ile birlikte tekrarlayan gut atakları ve hiperürisemi mevcuttur.
Tedavi seçiminde eşlik eden hastalıkların dikkate alınması, ilaçların metabolik yan etkilerinin yönetimi açısından kritiktir.
2
Antihipertansif ilaçların ürik asit üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi.
Diüretiklerin (tiyazid ve kıvrım) hiperürisemi yaptığı, ARB'lerin ise genellikle nötr olduğu ancak bir istisna olduğu bilinmektedir.
Hiperürisemi varlığında ürik asit seviyesini artıran ilaçlardan kaçınılmalı, azaltanlar tercih edilmelidir.
3
Spesifik urikozürik ajanın seçilmesi.
Anjiyotensin reseptör blokörleri arasında Losartan'ın proksimal tübülde URAT1 inhibisyonu yaptığı belirlenir.
Losartan bu etkisi sayesinde serum ürik asit düzeyini düşüren yegane antihipertansif ajandır.

Key Concept

Hipertansiyon ve Gut Birlikteliğinde Losartan'ın Urikozürik Etkisi

Alternative Method

Laboratuvar verilerinde ürik asit yüksekliği ve klinik gut öyküsü görüldüğünde, ilaç seçenekleri arasından 'pozitif yan etkisi' olan Losartan'ı işaretlemek pratik bir yaklaşımdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 30Question

2828 yaşında, daha önceden bilinen bir hastalığı olmayan kadın hasta, doğumdan 22 hafta sonra ilerleyici nefes darlığı, gece gelen öksürük ve ortopne şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 105/dk105/\text{dk}, kan basıncı 100/60 mmHg100/60 \text{ mmHg} saptanıyor. Bilateral akciğer bazallerinde ince raller duyuluyor ve pretibial ödem izleniyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF) %30\%30 ve tüm kalp boşluklarında dilatasyon saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Peripartum kardiyomiyopati

Answer

Peripartum kardiyomiyopati
Peripartum kardiyomiyopati, gebeliğin son döneminde veya doğumdan sonraki ilk 5 ay içinde gelişen, başka bir kalp hastalığı öyküsü olmayan kadınlarda görülen bir dilate kardiyomiyopati formudur. Vakanın doğumdan 2 hafta sonra başvurması ve ekokardiyografide %30 EF ile dilatasyon saptanması bu tanıya özgüdür.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunun ve zamanlamasının değerlendirilmesi
Doğumdan 2 hafta sonra gelişen kalp yetersizliği (nefes darlığı, ortopne, raller, ödem).
Peripartum kardiyomiyopati tanısı için zamanlama (gebeliğin son ayı - postpartum 5. ay) kritiktir.
2
Ekokardiyografik bulguların analizi
Düşük EF (%30) ve tüm kalp boşluklarında dilatasyon (dilate fenotip).
Bu bulgular primer bir miyokardiyal tutulumu ve sistolik yetersizliği gösterir.
3
Ayırıcı tanının yapılması
Önceden kalp hastalığı olmayan hastada, postpartum spesifik sürede gelişen dilate kardiyomiyopati tablosu.
Klinik kriterler peripartum kardiyomiyopati tanısını karşılamaktadır.

Key Concept

Peripartum kardiyomiyopati; gebeliğin son ayı ile doğum sonrası ilk 5 ay içerisinde, başka bir neden bulunamayan ve önceden kalp hastalığı olmayan kadınlarda gelişen, ejeksiyon fraksiyonunun %45'in altında olduğu dilate kardiyomiyopati tablosudur.

Alternative Method

Zamanlama kriteri (postpartum 5 ay) ve EF eşik değeri (%45) üzerinden eleme yapılarak tanıya ulaşılabilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 31Question

64 yaşında erkek hasta, son 3 aydır artan efor dispnesi ve ortopne şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde ralleri, pretibial +2+2 ödemi ve S3S_3 galosu saptanıyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %3535 olarak ölçülen ve kalp yetersizliği tanısı konulan bu hastada, aşağıdaki ilaçlardan hangisinin mortalite (sağkalım) üzerine anlamlı bir iyileşme sağlaması beklenmez?

Show answer & explanation

Answer: Furosemid

Answer

Furosemid gibi loop diüretikleri kalp yetersizliğinde semptomatik düzelme sağlasa da mortalite üzerine olumlu etkileri gösterilmemiştir.
Furosemid, kalp yetersizliğinde ödem ve nefes darlığı gibi konjesyon bulgularını hafifletmek amacıyla kullanılan bir loop diüretiğidir. Bu ilaç grubu yaşam kalitesini artırsa da, ACE inhibitörleri, ARNI, beta blokerler veya SGLT2 inhibitörlerinin aksine uzun dönem sağkalım (mortalite) üzerinde iyileştirici bir etkiye sahip değildir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve ejeksiyon fraksiyonunu değerlendir.
Hasta düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF, LVEF%40LVEF \leq \%40) tablosundadır.
Tedavi stratejisini belirlemek için yetersizlik tipini (HFrEF vs HFpEF) tanımlamak gerekir.
2
HFrEF tedavisinde prognozu iyileştiren (mortaliteyi azaltan) temel ilaç gruplarını hatırla.
Beta blokerler, ACE inhibitörleri/ARB/ARNI, MRA ve SGLT2 inhibitörleri mortaliteyi azaltan dört temel ilaç grubudur.
Bu ilaçlar nörohormonal aktivasyonu baskılayarak veya metabolik etkilerle kalp yetersizliğinin ilerlemesini yavaşlatır.
3
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını karşılaştır.
Furosemid bir loop diüretiğidir ve sadece konjesyonu (sıvı yükünü) azaltmak için kullanılır; sağkalım üzerine kanıtlanmış etkisi yoktur.
Semptomatik ilaçlar ile mortaliteyi azaltan ilaçlar arasındaki farkı ayırt etmek tedavi yönetimi için kritiktir.

Key Concept

Kalp yetersizliği tedavisinde 'dörtlü sütun' (ACEi/ARB/ARNI, Beta bloker, MRA, SGLT2i) mortaliteyi azaltırken, diüretikler sadece semptomatik tedavi sağlar.

Hints

1
Kalp yetersizliğinde hangi ilaçların 'nörohormonal blokaj' yaparak kalbin yeniden şekillenmesini (remodeling) önlediğini düşünün.
2
Hangi ilaç sadece idrar çıkışını artırarak sıvı yükünü boşaltır ancak altta yatan hastalığın gidişatını değiştirmez?

Practice More

Kalp yetersizliğinde mortaliteyi azaltan beta blokerleri (karvedilol, metoprolol süksinat, bisoprolol) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 32Question

2222 yaşında kadın hasta, işe giriş muayenesi sırasında saptanan kalp üfürümü nedeniyle kardiyoloji polikliniğine sevk ediliyor. Hastanın herhangi bir aktif şikayeti bulunmuyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70110/70 mmHg, nabız 7272/dakika ve düzenli olarak saptanıyor. Kalp oskültasyonunda ikinci kalp sesinde (S2S_2) solunumla değişmeyen sabit çiftleşme (fixed splitting) ve pulmoner odakta 2/62/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Bu hastada pulmoner odakta duyulan üfürümün oluşma mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pulmoner kapaktan geçen kan akım miktarının artması

Answer

Pulmoner kapaktan geçen kan akım miktarının artması
Doğru cevap olan seçenek, ASD'deki karakteristik sistolik ejeksiyon üfürümünün mekanizmasını doğru açıklar. ASD'de sağ ventrikül vuru hacmi artar; bu fazla miktardaki kanın pulmoner kapaktan geçişi 'rölatif pulmoner stenoz' üfürümüne neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Kardiyak oskültasyon bulgularını analiz et.
İkinci kalp sesinde sabit çiftleşme (fixed splitting S2S_2) ve pulmoner odakta sistolik ejeksiyon üfürümü saptandı.
Sabit S2S_2 çiftleşmesi Atrial Septal Defekt (ASD) için patognomoniktir.
2
ASD'deki hemodinamik değişiklikleri değerlendir.
Soldan sağa şant sonucu sağ kalbe dönen kan miktarı artar ve sağ ventrikül vuru hacmi yükselir.
Artan kan hacmi pulmoner kapaktan geçerken türbülans oluşturur.
3
Üfürümün mekanizmasını belirle.
Pulmoner odaktaki üfürüm, pulmoner kapağın kendisinde bir darlık olmamasına rağmen, artan akım nedeniyle oluşan 'rölatif' pulmoner stenoz sonucu oluşur.
ASD seviyesindeki basınç farkı düşük olduğu için defektin kendisi üfürüm yapmaz.

Key Concept

Atrial Septal Defekt'te (ASD) duyulan sistolik üfürümün kaynağı defektin kendisi değil, artan sağ ventrikül vuru hacminin pulmoner kapaktan geçerken oluşturduğu rölatif darlıktır.

Hints

1
İkinci kalp sesindeki sabit çiftleşme (S2S_2 fixed splitting) hangi konjenital kalp hastalığına işaret eder?
2
ASD'de soldan sağa şant olması sağ ventriküle gelen kan miktarını nasıl etkiler?
3
Pulmoner kapakta anatomik bir darlık olmasa bile, kan akımının aşırı artması üfürüme neden olabilir mi?

Practice More

ASD hastalarında triküspit odakta duyulabilen diyastolik rumanın (mid-diastolic rumble) nedenini araştırınız.
Estimated Time:1m 0s
Question 33Question

4545 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan nefes darlığı ve ayak bileklerinde şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/70105/70 mmHgmmHg, nabız 105105/dk; bilateral bazallerde ince raller, S3S_3 gallop ritmi ve her iki bacakta pretibial (++)(\mathbf{++}) ödem saptanıyor. Hastanın özgeçmişinden 2020 yıldır günde yaklaşık 120120 gram alkol tüketimi olduğu öğreniliyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül diyastol sonu çapı 7070 mm ve ejeksiyon fraksiyonu (EF)(\mathbf{EF}) %22\%22 (global hipokinezi) olarak raporlanıyor. Bu hastada kardiyak fonksiyonların iyileşmesi ve ventrikül boyutlarının normale dönme potansiyeli açısından en kritik tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alkol tüketiminin tamamen sonlandırılması

Answer

Alkol tüketiminin tamamen sonlandırılması, alkolik kardiyomiyopatide ventriküler iyileşme için en kritik adımdır.
Doğru yanıt olan alkol tüketiminin sonlandırılması, alkolik miyokardiyal hasarın ilerlemesini durdurur ve erken dönemdeki hastalarda ventrikül çaplarının küçülerek ejeksiyon fraksiyonunun anlamlı şekilde yükselmesini (remodelingi tersine çevirme) sağlayabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastada kalp yetersizliği bulguları (S3S_3, raller, ödem) ve ekokardiyografide dilate kardiyomiyopati (DKMP) paterni saptanmıştır.
Tanıyı ve etiyolojiyi belirlemek için başlangıç adımıdır.
2
Etiyolojik faktörün belirlenmesi
Uzun süreli ve yüksek dozda alkol kullanımı öyküsü, DKMP tablosunun ana nedeni olarak alkolik kardiyomiyopatiyi işaret eder.
Alkol, miyositler üzerinde doğrudan toksik etki gösterir.
3
Tedavi stratejisinin oluşturulması
Standart kalp yetersizliği tedavisine ek olarak alkolün kesilmesi, miyokardiyal fonksiyonların geri dönüşü için tek spesifik yoldur.
Alkolik kardiyomiyopati, erken evrelerde etkenin uzaklaştırılmasıyla fonksiyonel iyileşme gösterebilen geri dönüşümlü bir durumdur.

Key Concept

Alkolik kardiyomiyopati, dilate kardiyomiyopatinin geri dönüşümlü nedenlerinden biridir ve tedavide en önemli basamak tam bir abstinans (alkolü bırakma) sağlanmasıdır.

Practice More

Dilate kardiyomiyopatinin diğer geri dönüşümlü nedenleri (taşikardiye bağlı, peripartum, tirotoksikoz) ve bunların spesifik yönetimlerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 34Question

6262 yaşında erkek hasta, ani başlayan çarpıntı ve belirgin halsizlik şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; konfüzyonel olduğu gözlenen hastanın kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabzı 162162 vuru/dakikavuru/dakika, solunum sayısı 24/dakika24/dakika ve vücut ısısı 36.7C36.7^{\circ}C olarak saptanıyor. Çekilen elektrokardiyografisinde (EKGEKG); dar QRSQRS kompleksleri (<120< 120 msnmsn), düzensiz RRR-R aralıkları ve belirgin PP dalgalarının izlenmediği saptanıyor. Bu hastada uygulanması gereken ilk tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Senkronize elektriksel kardiyoversiyon

Answer

Senkronize elektriksel kardiyoversiyon
Hastada saptanan düşük kan basıncı (85/5585/55 mmHgmmHg) ve konfüzyon, ritmin hemodinamik olarak tolere edilemediğini gösterir. Bu durumlarda, ritim ister dar ister geniş kompleksli olsun, tedavi protokolü acil senkronize kardiyoversiyon uygulanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncının 85/5585/55 mmHgmmHg olması ve konfüzyon varlığı hastanın hemodinamik olarak unstabil olduğunu gösterir.
Tedavi algoritması hastanın stabil olup olmamasına göre değişir.
2
EKG ritmini analiz et.
Dar QRSQRS, düzensiz ritim ve PP dalgası yokluğu, hızlı ventrikül yanıtlı Atriyal Fibrilasyon (AFAF) ile uyumludur.
Ritim tipi, elektriksel tedavinin senkronize mi yoksa defibrilasyon mu olacağını belirler.
3
Acil tedavi yöntemini seç.
Unstabil taşiaritmi varlığında ilk tercih senkronize kardiyoversiyondur.
Farmakolojik tedavilerin etkisinin başlaması beklenemeyecek kadar acil bir durum söz konusudur.

Key Concept

Unstabil taşiaritmilerde (dar veya geniş kompleks fark etmeksizin) acil tedavi senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.
Estimated Time:1m 30s
Question 35Question

5858 yaşında, akciğer adenokarsinomu tanısıyla izlenen bir hasta, son 22 gündür giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve göğüste dolgunluk hissi ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika ve ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu olan hastanın kalp sesleri derinden duyuluyor. Akciğer oskültasyonu her iki hemitoraksta doğal olup, inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1515 mmHg'lik bir düşüş izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kardiyak tamponad

Answer

Beck triadı ve pulsus paradoksus bulguları ile başvuran, akciğer sesleri doğal olan hastada en olası tanı kardiyak tamponaddır.
Hastada saptanan hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı), kardiyak tamponadın klasik klinik tablosudur. Ayrıca inspiryumda sistolik kan basıncında 1010 mmHg'den fazla düşüş (pulsus paradoksus), bu tanıyı güçlü şekilde destekler. Akciğer kanseri gibi maligniteler perikardiyal efüzyon ve tamponadın en sık nedenleri arasındadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hipotansiyon (85/5585/55 mmHg), JVD ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) saptandı.
Bu üçlü bulgu perikardiyal efüzyonun hemodinamik olarak anlamlı olduğunu (tamponad) gösterir.
2
Pulsus paradoksus değerini yorumlama
1515 mmHg'lik düşüş (normali <10<10 mmHg) saptandı.
Tamponadda sağ ventrikülün inspiryumda genişlemesi interventriküler septumu sola iter, bu da sol ventrikül dolumunu ve dolayısıyla sistolik basıncı düşürür.
3
Ayırıcı tanıları dışlama
Normal akciğer sesleri tansiyon pnömotoraksı; elektriksel alternans veya rallerin yokluğu ise MI kaynaklı şoku dışlamada yardımcıdır.
Fizik muayene bulguları arasındaki uyumsuzluklar ayırıcı tanıda kritik rol oynar.

Key Concept

Kardiyak tamponad tanısı klinik olarak konur; Beck triadı ve pulsus paradoksus en önemli fizik muayene bulgularıdır.

Alternative Method

Hemodinamik traseleri hatırlamak: Tamponadda intraperikardiyal basınç çok yüksek olduğu için ventrikülün hızlı diyastolik dolumu engellenir, bu da juguler venöz basınç traselerinde 'y' inişinin kaybolmasına veya azalmasına neden olur.
Estimated Time:1m 30s
Question 36Question

28 yaşında kadın hasta, zaman zaman olan çarpıntı ve sol prekordiyal bölgede atipik ağrı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede apekste oskültasyonla mezosistolik klik ve ardından başlayan geç sistolik üfürüm saptanıyor. Yapılan fizik muayene manevralarında, hastanın ayağa kalkması (ayakta durma pozisyonuna geçmesi) ile kliğin birinci kalp sesine (S1S_1) yaklaştığı ve üfürüm süresinin uzadığı belirleniyor. Bu klinik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mitral kapak prolapsusu

Answer

Mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm ile karakterize olan tablo Mitral Kapak Prolapsusu (MVP) hastalığıdır.
Klinik vakada sunulan apekste mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm bulguları, mitral kapak prolapsusu (MVP) için patognomoniktir. MVP'de ventrikül hacmini azaltan durumlar (ayağa kalkma, Valsalva manevrasının ıkınma fazı) kapağın daha erken prolabe olmasına, dolayısıyla kliğin birinci kalp sesine (S1S_1) yaklaşmasına ve üfürümün daha uzun süreli duyulmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Oskültasyon bulgularını analiz et
Apekste mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm saptandı.
Bu kombinasyon mitral kapak yaprakçıklarının sistol sırasında sol atriyuma prolabe olduğunu (çökme) ve korda tendineaların gerilmesiyle kliğin oluştuğunu gösterir.
2
Dinamik manevraların etkisini değerlendir
Ayakta durma ile klik S1S_1'e yaklaşmış ve üfürüm uzamıştır.
Ayakta durma venöz dönüşü azaltarak sol ventrikül hacmini küçültür. Ventrikül küçüldüğünde kapak yaprakçıkları daha erken prolabe olur, bu da kliğin erkene kaymasına ve yetersizliğin (üfürümün) daha uzun sürmesine yol açar.
3
Ayırıcı tanı yap
Karakteristik klik ve manevra yanıtı ile diğer valvüler hastalıklar dışlanır.
HOKM'de de benzer manevra yanıtı olsa da klik bulunmaz; pansistolik üfürümlerde (VSD, MY) ise klik eşlik etmez.

Key Concept

Mitral kapak prolapsusunda klik ve üfürüm zamanlaması sol ventrikül hacmi ile ters orantılıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 37Question

5656 yaşında erkek hasta, 11 yıl önce geçirdiği anterior miyokard enfarktüsü sonrası halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHgmmHg, nabız 82/dk82/dk, S3S_3 galo ritmi mevcut ve juguler venöz dolgunlukta hafif artış saptanıyor. Yapılan ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %32\%32 olarak ölçülüyor. Mevcut tedavisinde ramiprilramipril 55 mg/gu¨nmg/gün ve furosemidfurosemid 4040 mg/gu¨nmg/gün bulunan hastada, semptomları iyileştirmek ve sağkalımı (mortaliteyi) azaltmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken en uygun ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karvedilol

Answer

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan ve halihazırda ACE inhibitörü kullanan hastaya sağkalım yararı için Karvedilol eklenmelidir.
Karvedilol, kalp yetersizliğinde sempatik sinir sistemi aktivasyonunu bloke ederek ventriküler remodelingi geri çeviren ve mortaliteyi azalttığı geniş klinik çalışmalarla (COPERNICUSCOPERNICUS gibi) kanıtlanmış bir Beta blokerdir. Halihazırda ACEACE inhibitörü kullanan stabil bir kalp yetersizliği hastasında tedaviye eklenmesi gereken ilk ajanlardandır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve ejeksiyon fraksiyonunun değerlendirilmesi
Hasta LVEFLVEF %32\%32 ve S3S_3, juguler venöz dolgunluk gibi bulgularla düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEFHFrEF) tanısı almaktadır.
Tedavi stratejisini belirlemek için yetersizlik tipini (HFrEF vs. HFpEF) tanımlamak gerekir.
2
Mevcut tedavinin analizi ve kılavuz önerilerinin uygulanması
Hasta ACEACE inhibitörü (ramiprilramipril) ve diüretik almaktadır. Kılavuzlara göre bir sonraki temel basamak Beta bloker eklenmesidir.
Mortaliteyi azalttığı bilinen 'dörtlü tedavi' (ACEi/ARNI, Beta bloker, MRA, SGLT2i) bileşenlerinin tamamlanması hedeflenir.
3
Seçenekler arasından mortalite yararı olan ajanın belirlenmesi
Seçenekler içinde Karvedilol, HFrEF'de mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış bir Beta blokerdir.
Digoksin ve diüretikler semptomatiktir; Beta blokerler ise nörohormonal aktivasyonu baskılayarak yaşam süresini uzatır.

Key Concept

HFrEF tedavisinde sağkalımı (mortaliteyi) iyileştiren temel ilaçlar: ACE inhibitörleri, Beta blokerler (Karvedilol, Bisoprolol, Metoprolol süksinat), Mineralokortikoid reseptör antagonistleri (MRA) ve SGLT2 inhibitörleridir.

Practice More

Kalp yetersizliğinde ARNI (Sakubitril/Valsartan) geçiş kriterlerini ve ACE inhibitörü kesildikten sonraki 36 saatlik bekleme süresini (washout) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 38Question

6262 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan çabuk yorulma ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 165/55165/55 mmHgmmHg ölçülüyor. Oskültasyonda sternumun sol kenarında, hasta öne eğildiğinde daha net duyulan, yüksek frekanslı ve diyastolik "çekici" (decrescendo) karakterde bir üfürüm saptanıyor. Bu hastada aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Tırnak yataklarına hafif basınç uygulandığında nabızla uyumlu kızarıp solma (Quincke nabzı)

Answer

Aort yetersizliğinde hiperdinamik dolaşım bulgularından biri olan Quincke nabzı (tırnak yatağında kapiller pulsasyon) saptanması en olasıdır.
Vaka sunumundaki geniş nabız basıncı (110110 mmHgmmHg) ve erken diyastolik 'çekici' üfürüm aort yetersizliğini tanımlamaktadır. Aort yetersizliğinde sol ventrikülün her sistolde pompaladığı kan miktarının artması ve diyastolde aort basıncının hızla düşmesi periferik nabızların sıçrayıcı (hiperdinamik) olmasına yol açar. Quincke nabzı, tırnak yatağına hafif bası yapıldığında kapiller yataktaki bu şiddetli pulsasyonların görünür hale gelmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kan basıncı ve üfürüm karakterini analiz et.
Geniş nabız basıncı (165/55165/55 mmHgmmHg) ve sternumun sol kenarında duyulan diyastolik decrescendo üfürüm.
Bu bulgular klasik olarak aort yetersizliğini (AY) işaret eder.
2
AY'nin periferik fizik muayene bulgularını hatırla.
Hiperdinamik dolaşıma bağlı olarak su çekici nabzı, Corrigan nabzı, Musset belirtisi ve Quincke nabzı gibi bulgular görülebilir.
Sistolik atım hacminin artması ve diyastolde kanın sol ventriküle geri kaçması nabız basıncını artırır.
3
Seçenekleri AY ile uyumluluk açısından değerlendir.
Quincke nabzı AY'nin periferik işaretlerinden biridir.
Diğer seçenekler aort darlığı, ASD veya sağ kalp patolojilerine aittir.

Key Concept

Aort yetersizliğinde geniş nabız basıncı ve periferik hiperdinamik dolaşım bulguları (Quincke, Corrigan vb.)

Practice More

Aort yetersizliğinde duyulabilen Austin-Flint üfürümünün mekanizmasını ve gerçek mitral darlığından nasıl ayırt edileceğini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 39Question

3232 yaşında erkek hasta, ani başlayan şiddetli çarpıntı, nefes darlığı ve baş dönmesi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; hastanın huzursuz ve soğuk terlediği saptanıyor. Kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 210/dk210/dk ve düzensiz ölçülüyor. Çekilen EKG'de; QRSQRS süresinin 130130 msnmsn (geniş) olduğu, RRRR mesafelerinin tamamen düzensiz olduğu ve ventrikül hızının yer yer 250/dk250/dk seviyelerine çıktığı izleniyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Acil senkronize kardiyoversiyon

Answer

Hipotansiyonu ve belirgin semptomları olan (instabil) hastada acil senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır.
Hastanın kan basıncının düşük (85/5585/55 mmHgmmHg) olması ve semptomatik olması 'hemodinamik instabilite' göstergesidir. İleri Yaşam Desteği kılavuzlarına göre, instabilite bulguları (hipotansiyon, şok bulguları, iskemik göğüs ağrısı, akut kalp yetmezliği veya bilinç değişikliği) olan her türlü taşiaritmide öncelikli tedavi senkronize kardiyoversiyondur. Ayrıca hastanın EKG'si düzensiz ve geniş QRS'li olup hızı çok yüksektir; bu tablo tipik olarak WPW sendromu zemininde gelişen Atrial Fibrilasyon (pre-eksite AF) ile uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Hemodinamik stabilite değerlendirmesi
Kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg olduğu için hasta instabil kabul edilir.
Taşiaritmilerde tedavi yaklaşımını belirleyen en önemli kriter hastanın stabil olup olmamasıdır.
2
EKG ritim analizi
Geniş QRS, tam düzensiz ritim ve çok yüksek hız (>200/dk>200/dk) pre-eksite atrial fibrilasyonu işaret eder.
Ritim analizi, stabil hastalarda ilaç seçimini belirlemek için gereklidir; instabil hastalarda ise yöntemi netleştirir.
3
Tedavi protokolünün uygulanması
Senkronize kardiyoversiyon için hazırlık yapılır ve uygulanır.
İnstabil taşikardi algoritmasına göre elektriksel tedavi önceliklidir.

Key Concept

İnstabil Taşikardilerde Acil Yaklaşım
Estimated Time:1m 30s
Question 40Question

Romatizmal kapak tutulumu nedeniyle takip edilen 4242 yaşındaki kadın hasta, son haftalarda belirginleşen çabuk yorulma ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde; nabız 9292/dakika, kan basıncı 110/70110/70 mmHg ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda; apekste S1S_1 sertliği ve açılma sesi (opening snap) duyulurken, sol sternal kenar 2.2. interkostal aralıkta P2P_2 şiddetinde artışla birlikte, derin inspiryum ile şiddeti artan, yüksek frekanslı erken diyastolik bir üfürüm saptanıyor. Ayrıca boyun venöz dolgunluğu ve pretibial (+)(+) ödem izleniyor.

Bu hastadaki klinik tablo ve fizik muayene bulguları değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sol üst sternal kenarda duyulan üfürüm, ciddi pulmoner hipertansiyona bağlı gelişen Graham-Steell üfürümüdür.

Answer

Sol üst sternal kenarda duyulan, inspiryumla artan erken diyastolik üfürüm, ciddi pulmoner hipertansiyona bağlı gelişen Graham-Steell üfürümüdür.
Sol sternal kenar 2.2. interkostal aralıkta duyulan, yüksek frekanslı, dekresendo karakterli ve inspiryumla şiddeti artan (Rivero-Carvallo belirtisi) erken diyastolik üfürüm, ciddi pulmoner hipertansiyona sekonder gelişen fonksiyonel pulmoner yetmezliği (Graham-Steell üfürümü) tanımlar. Mitral darlığı vakalarında pulmoner arter basıncının genellikle 6060 mmHg üzerine çıkmasıyla belirginleşir.

Step-by-Step Solution

1
Apikal bulguları değerlendir
S1S_1 sertliği, açılma sesi ve diyastolik rulman varlığı yapısal Mitral Darlığı tanısını koydurur.
Romatizmal kökenli mitral darlığının patognomonik fizik muayene bulgularıdır.
2
Eşlik eden üfürümün özelliklerini analiz et
Sol üst sternal kenarda (pulmoner odak), erken diyastolik, yüksek frekanslı ve inspiryumla artan (Rivero-Carvallo pozitif) bir üfürüm mevcuttur.
Bu özellikler sağ kalp kaynaklı bir diyastolik üfürüme (pulmoner yetmezlik) işaret eder.
3
Eşlik eden sistemik bulguları yorumla
Boyun venöz dolgunluğu, P2P_2 şiddeti ve ödem, ciddi pulmoner hipertansiyon ve sağ kalp yüklenmesini gösterir.
Mitral darlığında ilerleyen süreçte pulmoner vasküler direnç artar ve sağ kalp yetersizliği gelişir.
4
Özel üfürüm tanısını belirle
Mitral darlığı zemininde pulmoner hipertansiyona bağlı gelişen bu üfürüm Graham-Steell üfürümüdür.
Yüksek basınçlı pulmoner arterin genişlemesi sonucu kapak halkasının gerilmesiyle oluşan fonksiyonel bir yetmezliktir.

Key Concept

Graham-Steell Üfürümü
PreviousPage 2 / 21Next
Kardiyoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 2 | Examkin