Romatoloji

547 questions

Question 321Question

On iki yıldır ankilozan spondilit (ASAS) tanısıyla izlenen 3636 yaşındaki erkek hastanın, ardışık iki farklı TNFTNF inhibitörü kullanımına rağmen aksiyel semptomlarının kontrol altına alınamadığı görülüyor. Hastanın tıbbi özgeçmişinde vücut yüzey alanının %15\%15'ini tutan şiddetli plak tipi psoriazis olduğu saptanıyor. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar değerlendirmesinde CRPCRP düzeyi 1818 mg/L (N<5N < 5) ve BASDAIBASDAI skoru 6,46,4 olarak hesaplanıyor. Bu hastada hem psoriazis plaklarını hem de aksiyel spondiloartrit semptomlarını kontrol altına almak amacıyla yapılacak tedavi değişikliğinde; psoriazis ve periferik psoriatik artrit tedavisinde yüksek etkinliğe sahip olmasına rağmen, aksiyel spondiloartrit klinik çalışmalarında plaseboya üstünlüğü gösterilemediği için tercih edilmemesi gereken biyolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Risankizumab

Answer

Psoriazis ve periferik eklem tutulumunda etkili olmasına rağmen aksiyel spondiloartrit çalışmalarında plaseboya üstünlüğü gösterilemeyen Risankizumab bu hastada tercih edilmemelidir.
Risankizumab, IL-23'ün p19 alt birimini hedef alan bir monoklonal antikordur. Psoriazis ve periferik psoriatik artrit tedavisinde oldukça yüksek etkinlik gösterirken, aksiyel spondiloartrit hastalarında yapılan faz 2 ve faz 3 çalışmalarda (örn. MESSINA çalışması) ASAS40ASAS40 yanıtı açısından plaseboya karşı anlamlı bir üstünlük sağlayamamıştır. Bu durum, aksiyel inflamasyonun gelişiminde IL-23'ten bağımsız mekanizmaların varlığını düşündürmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et.
Hasta dirençli aksiyel spondiloartrit ve şiddetli plak tipi psoriazis hastasıdır.
Tedavi seçimi her iki patolojiyi de kapsamalıdır.
2
Biyolojik ajanların aksiyel hastalık üzerindeki etkinliğini değerlendir.
IL-17 inhibitörleri (Sekukinumab, İksekizumab) ve JAK inhibitörleri (Upadasitinib) aksiyel hastalıkta etkilidir. IL-23 inhibitörleri (Risankizumab, Guselkumab) aksiyel hastalıkta etkisizdir.
IL-23 yolu psoriazis ve periferik eklem tutulumunda kritik rol oynarken, aksiyel inflamasyonda IL-23'ten bağımsız bir IL-17 üretimi söz konusudur.
3
En uygun olmayan seçeneği belirle.
Risankizumab aksiyel spondiloartrit çalışmalarında başarısız olduğu için uygun değildir.
Klinik çalışma verileri aksiyel tutulumda plaseboya üstünlük gösterememiştir.

Key Concept

Spondiloartropatilerde IL-23/IL-17 aksı arasındaki terapötik ayrım; IL-23 inhibitörlerinin aksiyel hastalıkta etkisizliği.
Question 322Question

3333 yaşında kadın hasta; el eklemlerinde ağrı, proksimal kaslarda güçsüzlük, soğukta ellerinde morarma ve nefes alırken batan yan ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde ANA 1/12801/1280 (granüler) ve yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği saptanıyor. Hastaya Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı konularak kortikosteroid tedavisi planlanıyor. Bu hastada aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin steroid tedavisine dirençli olması veya zayıf yanıt vermesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Raynaud fenomeni

Answer

Raynaud fenomeni
Karma Bağ Dokusu Hastalığında (MCTD) klinik tablonun yönetiminde steroidler oldukça etkilidir; ancak bu yanıt tüm organ tutulumları için geçerli değildir. Artrit, miyozit, plevrit, perikardit ve ateş gibi inflamatuar bulgular steroid tedavisine mükemmel yanıt verirken, Raynaud fenomeni ve skleroderma benzeri deri değişiklikleri bu tedaviye genellikle dirençlidir. Bu durum, hastanın takibinde tedavi hedeflerinin belirlenmesi açısından kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hasta; SLE (plevrit), Sistemik Skleroz (Raynaud) ve Polimiyozit (proksimal güçsüzlük) bulgularını bir arada göstermektedir.
MCTD, farklı bağ dokusu hastalıklarının özelliklerinin bir arada görüldüğü bir overlap sendromudur.
2
Spesifik laboratuvar belirtecinin değerlendirilmesi
Yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği MCTD tanısı için patognomoniktir.
MCTD tanısının konulabilmesi için yüksek titrede Anti-U1 RNP varlığı zorunludur.
3
Tedavi yanıtı özelliklerinin karşılaştırılması
Miyozit, artrit ve serozit steroidlere duyarlıyken, vazospastik ve fibrotik süreçler (Raynaud, sklerodaktili) dirençlidir.
Vasküler ve fibrotik komponentler inflamatuar süreçlerden farklı bir patofizyolojiye sahiptir.

Key Concept

Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nda (MCTD) inflamatuar bulgular (artrit, miyozit, serozit) steroid tedavisine iyi yanıt verirken; Raynaud fenomeni, sklerodaktili ve pulmoner hipertansiyon steroidlere dirençlidir.

Practice More

MCTD'de en sık ölüm nedeninin Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon olduğunu ve bunun da steroidlere dirençli olabileceğini hatırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 323Question

35 yaşında erkek hasta, son bir yıl içerisinde üç kez tekrarlayan ağrılı oral aftlar, skrotal ülser ve her iki alt ekstremite ekstansör yüzlerinde eritema nodozum benzeri lezyonlar nedeniyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Göz muayenesinde bilateral hipopiyonlu üveit saptanan hastanın paterji testi pozitif bulunuyor. Bu hastadaki en olası tanı düşünüldüğünde, bu hastalık damar çapına göre yapılan vaskülit sınıflamasında hangi grupta yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Değişken çaplı damar vasküliti

Answer

Değişken çaplı damar vasküliti
Hastanın semptomları (oral/genital ülser, üveit, paterji pozitifliği) Behçet Hastalığı tanısını kesinleştirir. 2012 Chapel Hill sınıflamasında Behçet, herhangi bir çapta ve herhangi bir tipte (arter/ven) damarı tutabilme kapasitesi nedeniyle değişken çaplı damar vaskülitleri grubuna dahil edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
Tekrarlayan oral aft, genital ülser, eritema nodozum, üveit ve pozitif paterji testi Behçet Hastalığı'nı işaret eder.
Uluslararası Behçet Hastalığı Tanı Kriterleri ve klinik prezentasyon bu tanıya yönlendirir.
2
Tanısı konulan hastalığın vaskülit sınıflamasındaki yerini belirle.
Behçet hastalığı, 2012 Chapel Hill Uzlaşı Konferansı sınıflamasına göre 'Değişken Çaplı Vaskülit' kategorisindedir.
Hastalığın hem arteriyel hem venöz sistemi, ayrıca büyük damarlardan (aort, vena kava) kapillerlere kadar her seviyeyi tutabilme özelliği bu sınıflamayı gerektirir.

Key Concept

Behçet Hastalığı Sınıflandırması

Hints

1
Hastadaki bulgular (aft, üveit, paterji) Türkiye'de sık görülen bir multisistemik hastalığı düşündürmektedir.
2
Behçet hastalığı sadece arterleri değil, venleri de tutan nadir vaskülitlerden biridir.

Practice More

Behçet hastalığında en sık görülen vasküler tutulum şeklinin (yüzeyel tromboflebit) ve hayatı tehdit eden pulmoner arter anevrizmalarının özelliklerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 324Question

72 yaşında erkek hasta, yaklaşık 3 yıldır yavaşça ilerleyen yürüme güçlüğü ve ellerde beceri kaybı şikayetleriyle Romatoloji polikliniğine başvuruyor. Hasta, özellikle merdiven inerken dizlerinin boşaldığını ve sık sık düştüğünü, ayrıca anahtar çevirme veya poşet taşıma gibi işlerde zorlandığını ifade ediyor. Özgeçmişinde 6 aydır yüksek doz kortikosteroid kullanmasına rağmen kas gücünde düzelme olmadığı, aksine şikayetlerinin arttığı belirtiliyor. Fizik muayenede; ön kol fleksörlerinde ve kuadriseps kaslarında belirgin asimetrik atrofi ve güçsüzlük saptanıyor. Ciltte döküntü izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde CK düzeyi 680 U/L (N: 30-170) bulunuyor. Bu hastanın tanısını desteklemek için bakılması gereken en özgül otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-cN-1A

Answer

Anti-cN-1A
Hastanın klinik tablosu (ileri yaş erkek, yavaş seyir, asimetrik distal tutulum, kuadriseps güçsüzlüğü, steroid direnci ve hafif CK yüksekliği) İnklüzyon Cisimcikli Miyozit (IBM) ile tam uyumludur. IBM tanısını destekleyen ve hastalığa özgü olduğu bilinen antikor 'Anti-cN-1A' (Sitozolik 5'-nükleotidaz 1A) antikorudur. Bu antikorun pozitifliği, özellikle atipik olgularda tanıyı güçlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
İleri yaş (72), erkek cinsiyet, yavaş ilerleyen seyir (3 yıl), distal (ön kol fleksör) ve proksimal (kuadriseps) asimetrik tutulum, steroid direnci.
Bu bulgular klasik Polimiyozit veya Dermatomiyozit'ten ziyade İnklüzyon Cisimcikli Miyozit'i (IBM) işaret eder.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
CK düzeyi hafif/orta yüksek (680 U/L).
PM ve IMNM'de CK genellikle >10 kat yüksektir; IBM'de ise normal veya hafif yüksektir.
3
Tanıya özgü antikoru belirle
IBM klinik tablosu ile uyumlu tek spesifik antikor Anti-cN-1A'dır.
Diğer seçenekler farklı miyopati alt tiplerine aittir.

Key Concept

İnklüzyon Cisimcikli Miyozit (IBM) Tanısı ve Serolojisi

Hints

1
Hastanın yaşı (72) ve tedaviye (kortikosteroid) yanıtsız olması, klasik bir polimiyozit tablosundan uzaklaşmanızı gerektirir.
2
Klinik tutulum paternine dikkat edin: Ön kol fleksörleri (distal) ve kuadriseps (diz ekstansiyonu) tutulumu asimetrik olarak gerçekleşmiş.
3
Bu hastalık, 50 yaş üstü erkeklerde en sık görülen edinilmiş miyopatidir ve 'sitozolik 5'-nükleotidaz 1A' antikorları ile ilişkilidir.

Practice More

İnklüzyon Cisimcikli Miyozit (IBM) kas biyopsisinde görülen tipik histopatolojik bulgunun (rimmed vacuoles / kenarlı vakuoller) sorgulandığı bir soru.
Estimated Time:1m 30s
Question 325Question

5858 yaşında erkek hasta, sağ ayak başparmağında (1.1. MTP eklem) aniden başlayan, üzerine basmasına engel olacak düzeyde şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden hipertansiyonu nedeniyle tiyazid grubu diüretik kullandığı öğreniliyor. Eklem aspiratının polarize ışık mikroskobundaki incelemesinde "hücre içi, iğne şeklinde ve kuvvetli negatif çift kırılım gösteren kristaller" saptanıyor. Bu hastanın akut atağının tedavisinde aşağıdakilerden hangisi ilk tercihtir?

Show answer & explanation

Answer: Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar

Answer

Akut gut atağının tedavisinde inflamasyonu azaltmak amacıyla ilk basamakta non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar kullanılmalıdır.
Hastada saptanan kuvvetli negatif çift kırılım gösteren iğne şeklindeki kristaller monosodyum ürat kristalleridir ve gut artriti için tanısaldır. Akut gut atağının tedavisinde temel amaç inflamasyonu ve ağrıyı hızla kontrol altına almaktır. Bu amaçla kontrendikasyon olmayan hastalarda non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİİ), kolşisin veya sistemik/intraartiküler glukokortikoidler ilk basamakta tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve mikroskobik bulguları değerlendir
Podagra (1. MTP eklem tutulumu) ve negatif çift kırılımlı iğne kristalleri Gut tanısını koydurur.
Doğru tedavi için öncelikle akut kristal artropatisi tipinin belirlenmesi gerekir.
2
Hastalığın evresini belirle
Hastanın mevcut şikayetleri (ani başlangıçlı şiddetli ağrı ve inflamasyon) 'akut atak' evresinde olduğunu gösterir.
Tedavi stratejisi akut atak ile kronik yönetim arasında farklılık gösterir.
3
Kontrendikasyon yokluğunda ilk basamak tedaviyi seç
Eşlik eden ciddi böbrek yetmezliği veya peptik ülser öyküsü belirtilmediği için ilk seçenek NSAİİ'dir.
NSAİİ'ler, kolşisin ve glukokortikoidler akut gut inflamasyonunu baskılamada en etkili ajanlardır.

Key Concept

Gut artritinde akut atak ve kronik yönetim farkı

Alternative Method

Eğer hastada NSAİİ kullanımı için kontrendikasyon (örn. KBY veya aktif mide ülseri) olsaydı, oral kolşisin veya sistemik/intraartiküler steroidler alternatif ilk basamak tedavi olarak düşünülebilirdi.
Estimated Time:45s
Question 326Question

5656 yaşında kadın hasta, son 33 aydır el eklemlerinde epizodik olarak gelişen ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki el distal interfalangeal (DİP) ve proksimal interfalangeal (PİP) eklemlerinde hassasiyet, hafif şişlik ve kızarıklık saptanıyor. Hastanın sabah tutukluğu 1515 dakika sürmektedir. Yapılan laboratuvar incelemesinde Romatoid Faktör (RF) ve Anti-CCP negatif; eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) 2424 mm/saat olarak saptanıyor. El grafisinde DİP eklemlerinde eklem aralığında daralma, subkondral skleroz ve santral erozyonlara bağlı 'martı kanadı' (gull-wing) görünümü izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eroziv osteoartrit

Answer

DİP ve PİP tutulumu, kısa sabah tutukluğu ve grafideki 'martı kanadı' görünümü nedeniyle en olası tanı eroziv osteoartrittir.
Hastada görülen DİP ve PİP eklem tutulumu, epizodik inflamatuar ataklar, kısa süreli sabah tutukluğu ve özellikle radyolojik olarak saptanan 'martı kanadı' (santral erozyon) görünümü eroziv osteoartrit tanısını kesinleştirir. Bu tablo klasik nodal osteoartritten daha agresif seyreder ve RF/Anti-CCP genellikle negatiftir.

Step-by-Step Solution

1
Eklemlerin tutulum yerini ve sabah tutukluğu süresini değerlendir.
DİP/PİP eklem tutulumu ve 1515 dakikalık tutukluk, inflamatuar olmayan veya özel bir osteoartrit formunu düşündürür.
Romatoid artrit gibi inflamatuar artritlerde tutukluk genellikle 11 saatten uzun sürer ve DİP eklemleri korunur.
2
Serolojik belirteçleri ve akut faz reaktiflerini yorumla.
RF ve Anti-CCP negatifliği, hafif ESH yüksekliği ile birlikte romatoid artrit olasılığını azaltır.
Eroziv osteoartrit, klasik osteoartritin aksine hafif bir inflamatuar yanıt (hafif ESH yüksekliği) gösterebilir ancak seronegatiftir.
3
Radyolojik bulguları analiz et.
DİP eklemlerinde santral erozyon sonucu oluşan 'martı kanadı' görünümü tespit edildi.
Bu görünüm, eroziv osteoartrit için patognomonik bir radyolojik bulgudur.

Key Concept

Eroziv osteoartrit, el interfalangeal eklemlerinde santral erozyonlar ve epizodik inflamasyonla seyreden, radyolojik olarak 'martı kanadı' görünümüyle karakterize bir osteoartrit alt tipidir.

Hints

1
Eklemlerdeki sabah tutukluğu süresine dikkat edin; 3030 dakikanın altı genellikle mekanik/dejeneratif süreçleri destekler.
2
DİP eklemlerinde görülen 'martı kanadı' (gull-wing) görünümünün hangi spesifik osteoartrit tipinde görüldüğünü hatırlayın.

Practice More

Eroziv osteoartrit ile romatoid artrit arasındaki radyolojik erozyon yerleşimi farklarını tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 327Question

5252 yaşında erkek hasta; son 11 ay içinde hızla ilerleyen omuz ve kalça kuşağı kaslarında belirgin güçsüzlük, yutma güçlüğü ve çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede proksimal kas gücü 2/52/5 olarak saptanıyor, deri döküntüsü izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 12.00012.000 U/LU/L (Normal: <200<200 U/LU/L) ölçülüyor. Yapılan kas biyopsisinde enflamatuar hücre infiltrasyonu saptanmazken, yaygın kas lifi nekrozu ve rejenerasyon alanları dikkati çekiyor. Bu hastada en olası tanısal antikor ve klinik seyir eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-SRP - Şiddetli kas tutulumu, kardiyak tutulum ve tedaviye dirençli seyir

Answer

İmmün aracılı nekrotizan miyopati tablosuyla uyumlu olan Anti-SRP antikoru ve buna eşlik eden şiddetli kas tutulumu, kardiyak tutulum ve tedaviye dirençli seyir seçeneği doğrudur.
Vakada tanımlanan hızlı ilerleyen şiddetli proksimal güçsüzlük, disfaji ve 12.00012.000 U/LU/L gibi çok yüksek CK düzeylerine eşlik eden 'nekrotizan ama enflamasyonsuz' biyopsi bulgusu, İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati (IMNM) için patognomoniktir. Anti-SRP antikoru bu tablonun temel belirteçlerinden olup, kardiyak tutulumun (çarpıntı şikayetiyle uyumlu) sıklığı ve standart tedavilere dirençli olmasıyla diğer miyozit tiplerinden ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve biyopsi bulgularını analiz et.
Hızlı ilerleyen şiddetli proksimal güçsüzlük, disfaji, çarpıntı ve çok yüksek CK düzeyi (12.00012.000 U/LU/L). Biyopsinin 'nekrotizan, enflamasyon yok' olması İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati (IMNM) tanısını koydurur.
Klasik dermatomiyozit ve polimiyozitten farklı olarak IMNM'de belirgin enflamatuar infiltrat görülmez, nekroz ön plandadır.
2
IMNM ile ilişkili spesifik antikorları hatırla.
Anti-SRP ve Anti-HMGCR antikorları.
Anti-HMGCR genellikle statin maruziyetiyle ilişkiliyken, Anti-SRP daha şiddetli seyir ve sistemik tutulumlarla ilişkilidir.
3
Anti-SRP antikorunun klinik özelliklerini eşleştir.
Şiddetli kas güçsüzlüğü, kardiyak tutulum (aritmi, kardiyomiyopati) ve tedavi direnci.
Anti-SRP pozitifliği, idiyopatik enflamatuar miyopatiler içinde en kötü prognoz ve en şiddetli seyir gösteren alt gruplardan birini tanımlar.

Key Concept

İmmün Aracılı Nekrotizan Miyopati ve Anti-SRP İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 328Question

4545 yaşında erkek hasta, sağ dizinde aniden başlayan şiddetli ağrı, ısı artışı ve şişlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın eklem aspirasyonunda elde edilen sinovyal sıvının polarize ışık mikroskobunda incelenmesinde; iğne şeklinde ve kuvvetli negatif çift kırılım (birefrenjan) gösteren kristaller saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gut

Answer

Gut
Doğru yanıt olan seçenek, polarize ışık mikroskobunda iğne şeklinde ve kuvvetli negatif çift kırılım gösteren kristallerin (monosodyum ürat) gut hastalığı için patognomonik olduğunu doğru bir şekilde tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Akut monoartrit (sağ diz)
Hastanın başvuru şikayeti olan ani başlangıçlı şiddetli eklem enflamasyonu kristal artropatileri veya septik artriti düşündürür.
2
Sinovyal sıvı bulgularını analiz et
İğne şeklinde, kuvvetli negatif çift kırılım
Polarize ışık mikroskobunda kristal morfolojisi, kristal tipini belirlemede altın standarttır.
3
Kristal tipi ile tanıyı eşleştir
Monosodyum ürat kristalleri = Gut
Kuvvetli negatif birefrenjan ve iğne yapısı gut hastalığına özgüdür.

Key Concept

Gut ve psödogut ayrımında polarize ışık mikroskobundaki kristal morfolojisi en önemli tanısal kriterdir.

Hints

1
Sinovyal sıvıda kristallerin şekli ve ışığı kırma özellikleri tanı koydurucudur.

Practice More

Gut ve Psödogut kristallerinin morfolojik farklarını tablo halinde çalışınız.
Estimated Time:45s
Question 329Question

52 yaşında erkek hasta, akşam yediği ağır bir yemek ve alkol alımı sonrası gece aniden başlayan sağ ayak başparmağında (1. metatarsofalangeal eklem) şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede eklemde belirgin hassasiyet, eritem ve ısı artışı saptanıyor. Bu hastadan alınan eklem sıvısının polarize ışık mikroskobunda incelenmesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: İğne şeklinde, kuvvetli negatif çift kırılma gösteren kristaller

Answer

İğne şeklinde, kuvvetli negatif çift kırılma gösteren kristaller (Monosodyum ürat)
Klinik vaka, 50'li yaşlarda bir erkekte ağır yemek ve alkol sonrası aniden gelişen 1. metatarsofalangeal (MTP) eklem tutulumunu (podagra) anlatmaktadır. Bu tablo tipik bir akut gut atağıdır. Gut artritinde eklem sıvısında görülen monosodyum ürat kristalleri, polarize ışık mikroskobunda iğne şeklinde ve kuvvetli negatif çift kırılma (ışık eksenine paralelken sarı, dikken mavi renk) gösterirler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Podagra (1. MTP eklem tutulumu)
Hastanın yaşı, cinsiyeti ve tipik eklem tutulumu akut gut atağını düşündürür.
2
Tetikleyici faktörleri analiz et
Alkol ve pürinden zengin diyet
Ağır yemek ve alkol tüketimi ürik asit seviyesini değiştirerek kristal çökmesini tetikler.
3
Tanısal yöntemi belirle
Polarize ışık mikroskobisi
Kristal artropatilerinde kesin tanı eklem sıvısındaki kristallerin morfolojik incelenmesi ile konur.
4
Kristal özelliklerini eşleştir
İğne şeklinde ve negatif çift kırılma
Monosodyum ürat (MSU) kristallerinin karakteristik fiziksel özelliğidir.

Key Concept

Gut Artriti Tanısal Altın Standart
Estimated Time:45s
Question 330Question

5555 yaşında erkek hasta; son 22 haftadır artan halsizlik, öksürük, hemoptizi ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 150/95150/95 mmHg, her iki akciğer bazalinde raller ve alt ekstremitelerde palpabl purpuralar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin değeri 3.23.2 mg/dL, tam idrar tetkikinde mikroskobik hematüri ve 2+2+ proteinüri izleniyor. Serolojik incelemede p-ANCA (MPOANCAMPO-ANCA) pozitifliği saptanıyor. Böbrek biyopsisinde "pauci-immune" nekrotizan kresentik glomerulonefrit, akciğer biyopsisinde ise nekrotizan kapillerit izleniyor ancak granülomatöz inflamasyona rastlanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikroskobik polianjiitis (MPA)

Answer

Mikroskobik polianjiitis (MPA)
Mikroskobik polianjiitis seçeneği doğrudur çünkü hastada görülen pauci-immune nekrotizan kresentik glomerulonefrit, p-ANCA pozitifliği ve en önemlisi biyopside granülomatöz inflamasyonun olmaması Chapel Hill sınıflamasına göre MPA tanısını doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta hemoptizi ve böbrek yetmezliği (akciğer-böbrek sendromu) ile başvurmuş.
Vaskülitlerin organ tutulum paternini belirlemek ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Serolojik ve patolojik bulguları değerlendir
p-ANCA pozitifliği ve böbrekte pauci-immune glomerulonefrit saptanmış.
Pauci-immune patern ANCA ilişkili vaskülitleri (GPA, MPA, EGPA) işaret eder.
3
Chapel Hill kriterlerine göre granülom varlığını sorgula
Biyopsilerde granülom izlenmemesi MPA'yı GPA ve EGPA'dan ayırır.
MPA, granülomatöz olmayan nekrotizan bir küçük damar vaskülitidir.

Key Concept

Mikroskobik polianjiitis (MPA), pauci-immune kresentik glomerulonefrit ve akciğer kapilleriti ile seyreden, biyopsisinde granülom izlenmeyen bir küçük damar vaskülitidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 331Question

3434 yaşında kadın hasta, her iki el proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) eklemlerinde ağrı, sabah tutukluğu ve yüzünde güneşe maruziyet sonrası artan döküntü şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde malar raş ve eklemlerde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde antinükleer antikor (ANAANA) 1:12801:1280 pozitif, serum kompleman C3C3 ve C4C4 düzeyleri düşük, 2424 saatlik idrarda ise 1.21.2 g proteinüri saptanıyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmede özgüllüğü (spesifitesi) en yüksek olan serolojik test aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Sm

Answer

Sistemik Lupus Eritematozus tanısında özgüllüğü en yüksek olan antikor Anti-Sm antikorudur.
Anti-Sm antikoru, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) için tanısal özgüllüğü (spesifitesi) en yüksek olan serolojik testtir. Duyarlılığı %2525-3030 civarında olsa da, pozitifliği durumunda tanı neredeyse kesindir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
Malar raş, simetrik artralji ve proteinüri (lupus nefriti düşündüren bulgu) mevcut.
Bu bulgular multisistemik bir tutulumu, öncelikle SLE'yi düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir.
ANAANA pozitifliği giriş kriterini sağlar; düşük kompleman düzeyleri ve proteinüri aktif lupus nefritini destekler.
EULAR/ACREULAR/ACR 20192019 kriterlerine göre tanısal puanlama için immünolojik parametreler gereklidir.
3
Antikorların tanısal performansını karşılaştır.
Anti-Sm antikoru, SLE için en spesifik (özgül) belirteçtir.
Anti-dsDNA aktivite ile değişirken, Anti-Sm varlığı tanı koydurucu değer açısından en yüksektir.

Key Concept

Sistemik Lupus Eritematozus'ta antikorların duyarlılık ve özgüllük hiyerarşisi.
Estimated Time:50s
Question 332Question

2929 yaşında erkek hasta, özellikle futbol antrenmanları sırasında ve sonrasında belirginleşen, yaklaşık 11 yıldır devam eden sağ kasık ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede kalçanın fleksiyon, addüksiyon ve iç rotasyonu (FADIR testi) ile ağrı provoke edilmektedir. Çekilen pelvis grafisinde asetabulumda retroversiyonu düşündüren 'crossover' (çaprazlaşma) işareti ve femur başı-boyun bileşkesinde 'pistol-grip' (tabanca kabzası) deformitesi gözleniyor. Bu hastada progresif osteoartrit gelişimini önlemek amacıyla en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Artroskopik veya açık cerrahi ile mekanik sıkışmanın (impingement) giderilmesi ve osteoplasti

Answer

Artroskopik veya açık cerrahi ile mekanik sıkışmanın giderilmesi ve osteoplasti yapılması, femoroasetabular impingement (FAI) saptanan genç hastalarda osteoartrit gelişimini önlemek için en uygun yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan cerrahi yaklaşım (artroskopik veya açık osteoplasti), femoroasetabular impingement (FAI) tablosundaki temel patofizyolojik neden olan kemiksel uyumsuzluğu (cam ve pincer deformiteleri) ortadan kaldırır. Bu müdahale, labrumun ve kıkırdak yüzeyin tekrarlayan travmalardan korunmasını sağlayarak progresif kalça osteoartritine gidişi önlemede güncel ve en etkili stratejidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Genç hastada fleksiyon ve iç rotasyonla artan (FADIR testi +) mekanik kasık ağrısı saptanmıştır.
Bu bulgular kalça ekleminde bir sıkışma patolojisini (FAI) güçlü bir şekilde düşündürür.
2
Radyolojik işaretlerin yorumlanması
Crossover işareti (asetabular retroversiyon/Pincer) ve Pistol-grip deformitesi (Cam tipi) görülmektedir.
Bu bulgular impingement tipini belirlemek ve tanıyı doğrulamak için kritiktir.
3
Uzun vadeli risk analizi ve yönetim kararı
Mekanik sürtünme giderilmediği takdirde labrum yırtığı ve progresif kıkırdak kaybı (erken OA) kaçınılmazdır.
Tedavinin amacı sadece ağrıyı kesmek değil, kalça ekleminin biyomekaniğini düzelterek eklemi korumaktır (osteoplasti).

Key Concept

Femoroasetabular İmpingement (FAI) ve Sekonder Osteoartrit Önlenmesi

Practice More

Kalça osteoartritinde 'Kellgren-Lawrence' radyolojik evreleme sistemini ve cerrahi endikasyon sınırlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 333Question

5454 yaşında kadın hasta, son 66 aydır belirginleşen her iki parotis bölgesinde şişlik, ağızda kuruluk ve gözlerde kuruluk şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde baş-boyun radyoterapisi, Hepatit C veya HIV enfeksiyonu öyküsü bulunmuyor. Yapılan objektif değerlendirmelerde Schirmer testi 44 mm/5 dk, uyarılmamış tam tükürük akış hızı 0.080.08 mL/dk ve oküler boyama skoru (OSS) 66 olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:3201:320 (granüler), Anti-La (SS-B) pozitif, Anti-Ro (SS-A) negatif ve Romatoid Faktör (RF) pozitifliği tespit ediliyor. ACR/EULAR 20162016 sınıflandırma kriterlerine göre bu hastada Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dudak biyopsisi (minör tükürük bezi biyopsisi) yapılması

Answer

Dudak biyopsisi (minör tükürük bezi biyopsisi) yapılması en uygun adımdır.
ACR/EULAR 20162016 kriterlerine göre, bir hastaya primer Sjögren sendromu tanısı konulabilmesi için toplam puanın en az 44 olması gerekir. Sorudaki hastada Schirmer testi (5\leq 5 mm/5 dk) 11 puan, uyarılmamış tükürük akış hızı (0.1\leq 0.1 mL/dk) 11 puan ve oküler boyama skoru (OSS 5\geq 5) 11 puan olmak üzere toplam 33 puan bulunmaktadır. Anti-La (SS-B) pozitifliği güncel kriterlerde yer almadığı için puan kazandırmaz. Tanıyı kesinleştirmek için 33 puan değerindeki minör tükürük bezi biyopsisi (Focus skoru 1\geq 1 olması şartıyla) en uygun ve gerekli adımdır.

Step-by-Step Solution

1
ACR/EULAR 20162016 kriterlerine göre mevcut klinik bulguları puanla.
Schirmer testi (5\leq 5 mm) için 11 puan, uyarılmamış tükürük akış hızı (0.1\leq 0.1 mL/dk) için 11 puan ve OSS (5\geq 5) için 11 puan; toplam 33 puan elde edilir.
Tanı için gerekli olan objektif testlerin ağırlıklarını belirlemek.
2
Laboratuvar bulgularını (seroloji) kriterlere göre değerlendir.
Anti-Ro (SS-A) negatif olduğu için serolojiden puan alınamaz (00 puan). Anti-La (SS-B) 20162016 kriterlerinde yer almaz.
Güncel kriterlerde Anti-SSB'nin tanısal değerinin olmadığını saptamak.
3
Tanı eşiğini kontrol et ve eksik puanı tamamlayacak testi belirle.
Tanı için eşik değer 4\geq 4 puandır. Mevcut 33 puanı artırabilecek en güçlü kanıt 33 puan değerindeki biyopsidir.
Biyopsi sonucunda Focus skoru 1\geq 1 saptanması durumunda toplam puan 66'ya çıkar ve tanı kesinleşir.

Key Concept

ACR/EULAR 2016 Sjögren sendromu sınıflandırma kriterlerinde Anti-La (SS-B) pozitifliği tek başına puan kazandırmaz; tanı için Anti-Ro (SS-A) pozitifliği veya biyopsi (Focus skoru ≥1) en yüksek ağırlığa sahiptir.

Practice More

Sjögren sendromu tanılı hastalarda lenfoma gelişimi risk faktörlerini (purpura, düşük C4, kriyoglobulinemi) tekrar edin.
Estimated Time:2m 30s
Question 334Question

2929 yaşında kadın hasta, son birkaç yıldır tekrarlayan, yaklaşık 1515 gün süren ateş, karın ağrısı ve kas ağrıları (miyajimiyaji) atakları ile başvuruyor. Fizik muayenesinde gövdede başlayıp bacaklara doğru yer değiştiren (gezicigezici), ağrılı ve ödemli eritemli plaklar ile sağ gözde belirgin periorbital ödem saptanıyor. Hastanın babasında da benzer uzun süreli ateş atakları olduğu öğreniliyor. Atak sırasında lökositoz ve CC-reaktif protein (CRPCRP) yüksekliği izlenen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tümör nekroz faktör reseptör-ilişkili periyodik sendrom (TRAPSTRAPS)

Answer

Tümör nekroz faktör reseptör-ilişkili periyodik sendrom (TRAPS)
Tümör nekroz faktör reseptör-ilişkili periyodik sendrom (TRAPSTRAPS), TNFRSF1ATNFRSF1A genindeki mutasyonlar sonucu gelişen, otozomal dominant geçişli bir otoinflamatuar hastalıktır. Diğer sendromlardan farklı olarak ataklar genellikle bir haftadan uzun (ortalama 232-3 hafta) sürer. Hastalıkta görülen döküntü karakteristiktir; proksimalden distale doğru yer değiştiren (gezicigezici), ağrılı, eritemli plaklar ve altta yatan miyalji eşlik eder. Tek taraflı periorbital ödem, bu hastalık için ayırt edici en önemli klinik bulgulardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Atak süresini değerlendir
Hastanın atakları 1515 gün (yaklaşık 22 hafta) sürmektedir. Bu süre, FMFFMF (131-3 gün) ve FCASFCAS (<24<24 saat) için çok uzundur.
Periyodik ateş sendromlarının ayırıcı tanısında en önemli kriter atak süresidir.
2
Eşlik eden klinik bulguları analiz et
Gezici (migratuvarmigratuvar) karakterde miyalji ve üzerine oturan eritemli plaklar ile periorbital ödem saptanmıştır.
Periorbital ödem ve gezici miyalji, TRAPSTRAPS (TNFRSF1ATNFRSF1A mutasyonu) için patognomonik sayılabilecek 'ipucu' bulgulardır.
3
Genetik geçiş paternini sorgula
Hastanın babasında da benzer şikayetlerin olması otozomal dominant geçişi düşündürür.
FMFFMF otozomal resesif iken, TRAPSTRAPS otozomal dominant bir hastalıktır.
4
Tanıyı netleştir
Uzun süreli ataklar, gezici miyalji, periorbital ödem ve aile öyküsü bir araya getirildiğinde tanı TRAPSTRAPS'dır.
Klinik bulgular TNFRSF1ATNFRSF1A gen mutasyonu ile karakterize bu tabloyu doğrular.

Key Concept

Otoinflamatuar Periyodik Ateş Sendromlarında Klinik Ayırıcı Tanı
Question 335Question

5252 yaşında kadın hasta; son 33 aydır giderek artan proksimal kas güçsüzlüğü, merdiven çıkmada zorlanma ve kollarını başının üzerine kaldırmada güçlük şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde üst göz kapaklarında heliotrop döküntü, göğüs ön duvarında "V-belirtisi", sırtın üst kısmında "şal belirtisi" ve metakarpofalangeal eklemler üzerinde Gottron papülleri saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum Kreatin Kinaz (CK) düzeyi 48004800 U/L, ANA 1/3201/320 (benekli patern) olarak ölçülüyor. Bu hastada saptanması beklenen otoantikor ve bu antikorun klinik önemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Mi-2; klasik dermatomiyozit deri bulguları ile güçlü ilişkilidir ve genellikle tedaviye iyi yanıtı öngörür.

Answer

Anti-Mi-2; klasik dermatomiyozit deri bulguları (heliotrop döküntü, V-belirtisi, Gottron papülleri) ile yakından ilişkilidir ve diğer miyozite özgü antikorlara kıyasla daha iyi bir tedavi yanıtı ve prognoz ile karakterizedir.
Dermatomiyozitin klasik kutanöz bulguları (Heliotrop döküntü, Gottron papülleri, V ve şal belirtisi) olan ve belirgin CK yüksekliği saptanan hastalarda Anti-Mi-2 antikoru en olası tanısal belirteçtir. Bu antikorun varlığı, hastanın standart immünsüpresif tedaviye (kortikosteroidler) genellikle iyi yanıt vereceğini ve interstisyel akciğer hastalığı veya malignite riskinin diğer bazı alt tiplere göre daha düşük olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Proksimal kas güçsüzlüğü + Tipik döküntüler (Heliotrop, V, Şal, Gottron) + Yüksek CK = Dermatomiyozit (DM).
Hastanın hem deri hem de kas tutulumu bulguları klasik bir dermatomiyozit tablosuna işaret etmektedir.
2
Otoantikor özgüllüğünün değerlendirilmesi
Anti-Mi-2 antikoru klasik DM bulguları olan hastaların %15-30'unda pozitiftir ve bu bulgularla en spesifik ilişkili antikordur.
Miyozite özgü antikorlar (MSA), hastalığın alt tiplerini ve prognozunu belirlemede kritiktir.
3
Prognoz ve seyir eşleştirmesi
Anti-Mi-2 pozitifliği, düşük interstisyel akciğer hastalığı (İAH) riski ve kortikosteroidlere iyi yanıt ile ilişkilidir.
Anti-SRP veya Anti-MDA5 gibi antikorlar daha agresif ve tedaviye dirençli seyir gösterirken, Mi-2 daha selim bir seyre işaret eder.

Key Concept

Miyozite Özgü Antikorlar (MSA) ve Klinik Fenotipler

Practice More

İnterstisyel akciğer hastalığı ile en güçlü ilişkili miyozit antikorlarını (Anti-Jo-1 ve Anti-MDA5) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 336Question

24 yaşında erkek hasta, çocukluk çağından itibaren yaklaşık ayda bir tekrarlayan, 1-3 gün süren ateş ve şiddetli karın ağrısı atakları nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde atak dışı dönemde olan hastanın sistem muayeneleri doğal saptanıyor. Hastanın özgeçmişinden amcasının genç yaşta proteinüri ve kronik böbrek yetmezliği nedeniyle takip edildiği öğreniliyor. Yapılan tetkiklerinde atak sırasında lökositoz ve akut faz reaktörlerinde belirgin yükseklik saptanmıştır. Bu hastada atak sıklığını azaltmak ve sistemik amiloidoz gelişimini önlemek amacıyla kullanılması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kolşisin

Answer

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) hastalarında atakları kontrol altına alan ve AA tipi amiloidozu önleyen temel tedavi kolşisindir.
Kolşisin, pyrin mutasyonu sonucu aşırı aktive olan inflamazom yolağını ve lökosit kemotaksisini baskılayarak FMF ataklarını önler. En kritik özelliği, ömür boyu düzenli kullanıldığında AA tipi amiloidoz gelişimini neredeyse tamamen engellemesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Tekrarlayan ateş, karın ağrısı (peritonit) ve ailede böbrek yetmezliği öyküsü FMF ve komplikasyonu olan amiloidozu düşündürür.
Hastanın semptomları ve aile öyküsü tipik FMF fenotipine uymaktadır.
2
Tedavi hedeflerini belirle.
Hem semptomatik atakların önlenmesi hem de mortaliteyi belirleyen amiloidozun engellenmesi hedeflenir.
FMF'de tedavi sadece ağrıyı kesmek değil, uzun dönemli organ hasarını önlemektir.
3
Uygun ajanı seç.
Kolşisin tedavisine başlanır.
Kolşisin, mikrotübül polimerizasyonunu ve inflamazom aktivasyonunu inhibe ederek her iki hedefi de sağlayan tek ajandır.

Key Concept

FMF tedavisinde kolşisin kullanımı ve amiloidoz profilaksisi.

Hints

1
Hastanın semptomları ve aile öyküsü bir 'otoinflamatuar' hastalığı işaret ediyor.
2
Böbrek yetmezliği öyküsü, FMF'nin en ciddi komplikasyonu olan amiloidozu düşündürmelidir.
3
Bu hastalıkta kullanılan ilaç, hücre bölünmesi çalışmalarında mikrotübülleri hedef alan, çiğdem çiçeğinden elde edilen bir maddedir.

Practice More

Kolşisin dirençli FMF vakalarında hangi biyolojik ajanların (örneğin Anakinra, Canakinumab) kullanılabileceğini gözden geçirin.
Estimated Time:50s
Question 337Question

3434 yaşında erkek hasta, 55 yıldır ülseratif kolit tanısıyla takip edilmektedir. Son 66 aydır inflamatuar karakterde bel ağrısı ve sabah tutukluğu şikayetleri başlamıştır. Fizik muayenede lomber vertebral hareketlerin kısıtlı olduğu saptanmış; radyolojik incelemede ise bilateral evre 22 sakroiliit izlenmiştir. Yapılan kolonoskopik kontrolde intestinal hastalığının tam remisyonda olduğu saptanmıştır. Bu hastanın klinik tablosu ve seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Aksiyel tutulumun klinik seyri, intestinal hastalık aktivitesinden bağımsızdır.

Answer

Aksiyel tutulumun klinik seyri, intestinal hastalık aktivitesinden bağımsızdır.
Spondiloartropatiler grubunda yer alan enteropatik artritlerde iki ana periferik artrit tipi ve bir aksiyel tutulum tipi tanımlanmıştır. Aksiyel tutulum (ankilozan spondilit ve sakroiliit), altta yatan inflamatuar barsak hastalığının (İBH) aktivitesiyle korelasyon göstermeyen, barsak hastalığı remisyondayken bile progresyon gösterebilen bir tablodur. Ayrıca barsak cerrahisi (kolektomi) aksiyel progresyonu etkilemez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hasta ülseratif kolit tanılı ve bilateral sakroiliit (aksiyel spondiloartropati) bulguları mevcut.
Enteropatik artritlerin tipini belirlemek için tutulum yerini saptamak gerekir.
2
Barsak aktivitesi ile eklem tutulumu ilişkisini değerlendir.
İntestinal hastalık remisyonda olmasına rağmen sakroiliit semptomatiktir.
Aksiyel tutulumun İBH aktivitesinden bağımsız olduğunu doğrulamak için remisyon durumu kritiktir.
3
Tedavi ve prognoz özelliklerini hatırla.
Aksiyel hastalık bağımsız seyrederken, Tip 1 periferik artrit aktiviteyle paraleldir.
Ayırıcı tanıda seyrin bağımsızlığı en önemli klinik özelliktir.

Key Concept

İnflamatuar Barsak Hastalığı (İBH) ile ilişkili aksiyel tutulum (ankilozan spondilit ve sakroiliit), intestinal hastalığın aktivitesinden ve cerrahi tedavisinden bağımsız bir seyir izler.

Practice More

Enteropatik artritlerde periferik tutulum tiplerini (Tip 1 vs Tip 2) eklem sayısı ve barsak aktivitesi ilişkisi açısından tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 338Question

2929 yaşında kadın hasta, son 44 aydır devam eden yaygın halsizlik ve zaman zaman olan el eklemlerinde sızlama şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde eklemlerde şişlik, hassasiyet veya hareket kısıtlılığı saptanmıyor; malar döküntü, fotosensitivite, Raynaud fenomeni veya deri sertleşmesi gibi bulgulara rastlanmıyor. Cilt muayenesi, akciğer ve kalp oskültasyonu normal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde; tam kan sayımı, sedimentasyon ve CRP normal; ANA 1:6401:640 pozitif, patern "yoğun ince benekli" (dense fine speckled - DFS) olarak raporlanıyor. Anti-dsDNA, Anti-Sm, Anti-Ro, Anti-La ve Anti-U1RNP antikorları ise negatif saptanıyor.

Bu hasta için en olası klinik yorum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klinik tablo ve antikor paterni birlikte değerlendirildiğinde, sistemik otoimmün romatizmal hastalık (SARD) dışlanma olasılığı yüksektir.

Answer

Sistemik otoimmün romatizmal hastalık (SARD) dışlanma olasılığının yüksek olmasıdır.
Sistemik otoimmün romatizmal hastalık (SARD) dışlanma olasılığının yüksek olduğu seçeneği doğrudur; çünkü modern romatoloji laboratuvar pratiğinde, izole (diğer spesifik otoantikorların eşlik etmediği) yoğun ince benekli (DFS) paterninin saptanması, hastada gerçek bir sistemik romatizmal hastalık bulunma ihtimalini anlamlı derecede düşürür. Bu durum, gereksiz ileri tetkiklerin ve yanlış tanıların önlenmesinde kritik bir 'negatif belirteç' olarak kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
ANA paternini ve titresini analiz et.
ANA 1:6401:640 (yüksek titre) ve patern "yoğun ince benekli" (DFS - AC-2).
Yüksek titre ANA genellikle hastalık düşündürse de, DFS paterni klinik önemi farklı olan özel bir durumdur.
2
Eşlik eden spesifik antikorları (dsDNA, ENA) ve klinik bulguları değerlendir.
Anti-dsDNA ve ENA paneli negatif; klinik muayene normal (sinovit veya cilt bulgusu yok).
DFS70 antikorlarının tek başına (izole) pozitifliği, sağlıklı popülasyonda görülebilir.
3
Anti-DFS70 antikorlarının klinik önemini yorumla.
İzole DFS70 pozitifliği, SARD tanısını dışlamada yardımcı bir "negatif prediktör" olarak kabul edilir.
ICAP (International Consensus on ANA Patterns) sınıflamasına göre AC-2 paterni, spesifik ENA'lar negatifse sistemik romatizmal hastalık olasılığını ciddi oranda azaltır.

Key Concept

İzole Anti-DFS70 (Yoğun İnce Benekli) Paterninin Negatif Prediktif Değeri
Estimated Time:2m 0s
Question 339Question

2424 yaşında kadın hasta, çocukluk yıllarından itibaren yaklaşık 232-3 ayda bir tekrarlayan, 131-3 gün süren ve kendiliğinden gerileyen ateş ve karın ağrısı atakları şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde atak döneminde batında yaygın hassasiyet ve sağ ayak bileği çevresinde erizipel benzeri eritem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde atak sırasında lökositoz ve CRPCRP yüksekliği gözlenirken, atak dışı dönemde tüm değerlerin normal olduğu saptanıyor. Bu hastada tanı kesinleştirildikten sonra başlanan kolşisin tedavisinin ömür boyu, düzenli kullanımındaki birincil klinik hedef aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amiloidoz (AAAA tipi) gelişimini önlemek

Answer

Kolşisin tedavisinin ömür boyu sürdürülmesindeki birincil klinik hedef, AAAA tipi amiloidoz gelişimini önlemektir.
Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) hastalarında kronik veya tekrarlayan inflamasyon süreci, karaciğerden Serum Amiloid A (SAASAA) proteini sentezini artırır. Bu proteinin organlarda birikmesi sonucu oluşan AAAA tipi amiloidoz, böbrek yetmezliğinin en önemli nedenidir. Kolşisin, mikrotübül inhibisyonu ve inflamatuar yolakların baskılanması yoluyla hem klinik atakları azaltır hem de ataklardan bağımsız olarak amiloidoz gelişimini engeller. Bu nedenle hayat boyu kullanım şarttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Tekrarlayan ateş, serozit (karın ağrısı) ve erizipel benzeri eritem bulguları Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) tanısını destekler.
Hastanın öyküsü ve fizik muayene bulguları tipik bir FMFFMF tablosuna işaret etmektedir.
2
Tedavi yönetimini analiz et.
FMFFMF tanısında standart tedavi kolşisindir.
Kolşisin hem inflamatuar atakları kontrol eder hem de amiloid proteini birikimini engeller.
3
Uzun dönemli komplikasyon riskini belirle.
FMFFMF'in en ciddi komplikasyonu nefrotik sendrom ve böbrek yetmezliğine yol açan AAAA tipi amiloidozdur.
Tedavinin yaşam boyu sürdürülmesinin altında yatan en temel neden, mortalite ve morbiditesi en yüksek olan bu komplikasyonu durdurmaktır.

Key Concept

FMF'de kolşisin tedavisi, ataklar devam etse dahi amiloidoz gelişim riskini belirgin şekilde azaltır ve bu tedavinin en temel amacıdır.
Question 340Question

22 yaşında erkek hasta, bir hafta önce başlayan boğaz ağrısı şikayetinin gerilemesinden sonra, bacaklarında mor renkli döküntüler, şiddetli karın ağrısı ve her iki ayak bileğinde şişlik şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde palpabl purpura ve batın muayenesinde diffüz hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kreatinin 1.1 mg/dL, idrar mikroskopisinde her sahada 15-20 eritrosit ve granüler silindirler görülüyor. Akciğer grafisi normal olarak değerlendirilen hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IgA Vasküliti (Henoch-Schönlein Purpurası)

Answer

IgA Vasküliti (Henoch-Schönlein Purpurası)
Hastada tarif edilen tablo klasik IgA Vasküliti (eski adıyla Henoch-Schönlein Purpurası) tetradını oluşturmaktadır: 1) Palpabl purpura (trombositopeni olmaksızın), 2) Gastrointestinal semptomlar (kolik tarzı karın ağrısı), 3) Artrit/Artralji, 4) Renal tutulum (hematüri/proteinüri). Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkar. Küçük çaplı, immün kompleks birikimi ile giden bir lökositoklastik vaskülittir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları özetle
Genç erkek hasta, ÜSYE sonrası başlayan palpabl purpura, karın ağrısı, artrit (ayak bileği şişliği) ve nefrit (hematüri, silindirler) tablosu.
Vaskülit tiplerini ayırt etmek için tutulan organ sistemlerini belirlemek gerekir.
2
Damar çapı ve tipine göre ayırıcı tanı yap
Cilt (purpura) ve böbrek (glomerülonefrit) tutulumu küçük çaplı damar vaskülitini işaret eder. PAN orta çaplı olduğu için elenir.
Glomerülonefrit varlığı genellikle orta ve büyük çaplı vaskülitleri dışlar.
3
Spesifik sendrom bulgularını eşleştir
Purpura + Karın Ağrısı + Artrit + Renal tutulum dörtlüsü (tetrad) IgA Vasküliti için tipiktir. Akciğer tutulumunun olmaması MPA ve EGPA'dan uzaklaştırır.
IgA vasküliti (HSP), özellikle enfeksiyon sonrası tetiklenen ve gastrointestinal semptomların belirgin olduğu bir immün kompleks vaskülitidir.

Key Concept

IgA Vasküliti (Henoch-Schönlein Purpurası) kliniği: Palpabl purpura, karın ağrısı, artralji/artrit ve renal tutulum tetradı ile karakterize, sıklıkla ÜSYE sonrası gelişen küçük damar vaskülitidir.
PreviousPage 17 / 28Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 17 | Examkin