Romatolojik Değerlendirme ve Laboratuvar

59 questions

Question 1Question

5252 yaşında kadın hasta, son 33 ay içerisinde el sırtından başlayıp proksimal ekstremite ve gövdeye hızla yayılan cilt sertleşmesi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın deri sertliği (difüz tutulum) ve gövdede "tuz-biber" görünümü (perifolliküler hipopigmentasyon) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANAANA 1:6401:640 (benekli/nükleolar) pozitifliği bulunuyor. Takibinde hastada ani gelişen kan basıncı yüksekliği (185/110 mmHg185/110\text{ mmHg}) ve periferik yaymada şistositlerin izlendiği mikroanjiopatik hemolitik anemi tablosu gelişiyor. Bu hastanın klinik tablosu ile en güçlü korelasyona sahip olan ve aynı zamanda artmış malignite riski ile ilişkili olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-RNA Polimeraz III

Answer

Anti-RNA Polimeraz III antikoru, difüz sistemik sklerozlu hastalarda skleroderma renal krizi için en yüksek spesifiteye sahip olan ve malignite birlikteliği gösteren antikor seçeneğidir.
Vakada tanımlanan hızlı ilerleyen difüz cilt tutulumu, ani hipertansif atak ve mikroanjiopatik hemolitik anemi bulguları Skleroderma Renal Krizi'ni işaret etmektedir. Anti-RNA Polimeraz III antikoru, bu komplikasyonla en güçlü (odds ratio yaklaşık 10-15) ilişkiye sahip olan serolojik belirteçtir. Ayrıca bu antikorun pozitif olduğu hastalarda, skleroderma tanısı ile eş zamanlı (genellikle 2 yıl içinde) kanser saptanma riski diğer antikorlara göre anlamlı düzeyde yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hızlı ilerleyen cilt sertleşmesi ve gövde tutulumu hastada 'Difüz Sistemik Skleroz' olduğunu düşündürür.
Hastalığın başlangıç süresi ve yaygınlığı klinik formu ayırt etmek için kritiktir.
2
Komplikasyonun analiz edilmesi
Ani hipertansiyon, kreatinin artışı ve mikroanjiopatik hemolitik anemi (şistositler) varlığı 'Skleroderma Renal Krizi' (SRK) tanısını koydurur.
Sistemik sklerozda yaşamı tehdit eden en önemli böbrek komplikasyonu renal krizdir.
3
Serolojik eşleştirme yapılması
SRK ile en güçlü ilişkili antikorun Anti-RNA Polimeraz III olduğu belirlenir.
Anti-RNA Polimeraz III hem renal kriz riskini hem de deri tutulumunun şiddetini öngören spesifik bir belirteçtir.

Key Concept

Sistemik sklerozda otoantikorların klinik komplikasyonlarla (özellikle Anti-RNA Polimeraz III ve Renal Kriz) olan spesifik ilişkisi.

Practice More

Sistemik sklerozda kullanılan antikorların (RNA Polimeraz III gibi) neden olduğu renal krizde ACE inhibitörlerinin (özellikle kaptopril) hayat kurtarıcı etkisini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question

Halsizlik ve simetrik eklem ağrıları nedeniyle polikliniğe başvuran 2626 yaşındaki kadın hastanın fizik muayenesinde her iki el proksimal interfalangeal (PI˙FPİF) ve metakarpofalangeal (MKFMKF) eklemlerde hassasiyet ile yüzde malar döküntü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökopeni (3200/mm33200/mm^3) ve proteinüri (12 g/gu¨n1{}2 \text{ g/gün}) tespit ediliyor. Antinükleer antikor (ANAANA) testi 1:3201:320 homojen patern ile pozitif sonuçlanan bu hastada, tanıyı kesinleştirmek için istenebilecek özgüllüğü en yüksek otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Sm antikor

Answer

Anti-Sm antikor
Anti-Sm (anti-Smith) antikoru, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısı için yaklaşık %99\%99 özgüllüğe sahiptir. Klinik olarak SLE düşünülen hastalarda, bu antikorun pozitifliği tanıyı kesinleştirmede en güvenilir laboratuvar bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Genç kadın hasta, artrit (PİF, MKF), malar döküntü, lökopeni ve proteinüri bulguları Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını güçlü şekilde düşündürür.
ACR/SLICC kriterlerine göre bu bulgular SLE için tanısal bileşenlerdir.
2
Otoantikor profilini değerlendir.
ANA pozitifliği SLE için çok duyarlıdır ancak özgüllüğü düşüktür.
ANA tarama amaçlı kullanılır, tanıyı kesinleştirmek için daha özgül antikorlara ihtiyaç vardır.
3
En özgül antikor seçeneğini belirle.
Anti-Sm (Smith) antikoru SLE için en yüksek özgüllüğe sahip antikordur.
Literatürde Anti-Sm antikoru SLE için yaklaşık %99 özgüllükle 'tanı koydurucu' özellik taşır.

Key Concept

SLE tanısında Anti-Sm antikoru, Anti-dsDNA'ya göre daha düşük duyarlılığa ancak daha yüksek özgüllüğe sahiptir.
Estimated Time:1m 15s
Question 3Question

2424 yaşında kadın hasta, yaklaşık 22 yıl önce tanı almış olan sistemik lupus eritematozus (SLESLE) nedeniyle izlenmektedir. Son 11 haftadır ailesi tarafından fark edilen belirgin içe kapanma, mutsuzluk, takip edildiği düşüncesi ve başkaları tarafından duyulmayan sesler işitme şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde aktif artrit bulgusu saptanmayan hastanın laboratuvar incelemesinde tam kan sayımı ve biyokimyasal değerler normaldir; C3C_3 ve C4C_4 düzeyleri normal sınırlardadır. Bu hastadaki nöropsikiyatrik tablodan sorumlu tutulan ve SLESLE için yüksek özgüllüğe sahip olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Ribozomal P protein

Answer

Sistemik lupus eritematozusta nöropsikiyatrik bulgular (özellikle psikoz ve depresyon) ile ilişkili olan spesifik otoantikor Anti-Ribozomal P protein antikorudur.
Sistemik lupus eritematozusta (SLESLE) çok sayıda otoantikor görülmesine rağmen, bazıları spesifik organ tutulumları ile ilişkilidir. Anti-Ribozomal P protein antikoru, SLESLE için yüksek tanısal özgüllüğe sahip olmasının yanı sıra, özellikle merkezi sinir sistemi tutulumu, psikoz ve depresyon ile klinik bir korelasyon gösterir. Sorudaki vakada hastanın hallüsinasyonlar ve içe kapanma gibi psikotik bulgular sergilemesi bu antikoru ön plana çıkarır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada SLE tanısı mevcut ve yeni gelişen psikoz (hallüsinasyonlar ve sanrılar) tablosu var.
SLE hastalarında gelişen yeni nörolojik veya psikiyatrik semptomlar nöropsikiyatrik lupusu (NP-SLE) düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Kompleman düzeyleri (C3,C4C_3, C_4) normal bulunmuştur.
Bu durum, tablonun aktif bir nefrit veya yaygın sistemik aktivite yerine daha spesifik bir immünolojik süreçle ilişkili olabileceğini düşündürür.
3
Antikor-klinik ilişkisini eşleştir
Anti-Ribozomal P protein antikoru belirlenir.
Literatürde Anti-Ribozomal P pozitifliği, SLE'de nöropsikiyatrik tutulum (özellikle psikoz ve ağır depresyon) için oldukça spesifik bir gösterge olarak kabul edilir.

Key Concept

SLE'de otoantikorların klinik manifestasyonlarla korelasyonu (özellikle nöropsikiyatrik tutulumda Anti-Ribozomal P).
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

6262 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon nedeniyle yaklaşık 88 aydır hidralazin kullanmaktadır. Son 22 haftadır halsizlik, ateş, yaygın eklem ağrısı ve nefes alırken batan yan ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde matite ve her iki el bileğinde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANAANA 1:6401:640 (homojen patern) pozitif saptanırken; anti-dsDNA ve anti-Sm antikorları negatif, kompleman (C3C3, C4C4) düzeyleri ise normal bulunuyor. Bu hastada tanıyı desteklemek için istenmesi en uygun laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-histon antikorları

Answer

İlaçla indüklenen lupus tanısını destekleyen en spesifik laboratuvar bulgusu anti-histon antikorlarının pozitifliğidir.
İlaçla indüklenen lupus (DIL) tablosunda hastaların %95'ten fazlasında anti-histon antikorları pozitif bulunur. Vaka sorusundaki hidralazin kullanımı, normal kompleman düzeyleri ve anti-dsDNA negatifliği bu tanıyı destekleyen klasik bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Hidralazin kullanımı, plöritik ağrı ve artralji varlığı ilaçla indüklenen lupusu düşündürür.
Hidralazin, prokainamid ve izoniazid gibi ilaçlar lupus benzeri sendroma yol açabilir.
2
Laboratuvar verilerini idiyopatik SLE ile karşılaştır
Anti-dsDNA negatifliği ve normal kompleman düzeyleri idiyopatik SLE'den uzaklaştırır.
İlaçla indüklenen lupusta genellikle kompleman düşüklüğü ve anti-dsDNA pozitifliği görülmez.
3
Tanısal antikor seçimi yap
Anti-histon antikorları bu tabloda en yüksek duyarlılığa sahip testtir.
Otoantikor özgüllüğü romatolojik değerlendirmede ayırıcı tanının temelidir.

Key Concept

İlaçla indüklenen lupus (DIL) laboratuvar tanısında anti-histon antikorlarının yüksek duyarlılığı.
Question 5Question

3434 yaşında kadın hasta; el parmaklarında soğukla tetiklenen renk değişikliği, ellerde şişlik ve son bir aydır merdiven çıkarken zorlanma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki el parmaklarında proksimal interfalangeal eklemleri de kapsayan yaygın ödem ("puffy" el) ve omuz kuşağı kaslarında hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
AST120 U/L120\ U/L0400 - 40
ALT90 U/L90\ U/L0410 - 41
Kreatin Kinaz (CK)1800 U/L1800\ U/L3017030 - 170
ANA Titresi1:12801:1280Negatif
ANA PaterniBenekli (Speckled)-

Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için istenmesi gereken en özgül otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-U1 RNP

Answer

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en özgül otoantikor Anti-U1 RNP'dir.
Hastada saptanan Raynaud fenomeni, ellerde 'puffy' görünüm ve laboratuvarda saptanan CK yüksekliği (miyozit), Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin iç içe geçtiği Mikst Bağ Dokusu Hastalığı'nı (MBDH) işaret eder. MBDH tanısında en karakteristik ve özgül bulgu, yüksek titrede benekli patern ANA ile birlikte Anti-U1 RNP pozitifliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezini yapmak.
Raynaud fenomeni, el parmaklarında yaygın ödem (puffy hands) ve proksimal kas güçsüzlüğü (miyozit) birlikteliği saptandı.
Bu kombinasyon, farklı bağ dokusu hastalıklarının özelliklerini taşıyan bir 'overlap' sendromuna işaret eder.
2
Laboratuvar verilerini yorumlamak.
Belirgin CK yüksekliği ve çok yüksek titrede (1:12801:1280) benekli (speckled) ANA pozitifliği görüldü.
Yüksek titreli benekli ANA, Mikst Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH) için tipik bir laboratuvar bulgusudur.
3
Tanısal antikor eşleştirmesi yapmak.
MBDH tanısı için gerekli olan majör serolojik kriter belirlendi.
MBDH tanısı için yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği şarttır.

Key Concept

Mikst Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH) tanısı, SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit klinik özelliklerinin bir arada bulunması ve serolojik olarak yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği ile konur.

Practice More

MBDH hastalarında en sık ölüm nedeninin pulmoner hipertansiyon olduğunu unutmayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

6262 yaşında erkek hasta, gövdesinin üst kısmında, omuzlarında ve sırtında yaygın eritematöz döküntüler (Şal belirtisi) ile uyluk ve kol proksimalinde belirginleşen, simetrik kas güçsüzlüğü nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede el eklemleri üzerinde Gottron papülleri ve periorbital heliotrop döküntü izleniyor. Laboratuvar incelemesinde Kreatin Kinaz (CK) düzeyi 5.2005.200 U/L saptanıyor. Bu hastada dermatomiyozit tanısı ile takip planlanırken, klinik tabloya eşlik edebilecek okült bir malignite (paraneoplastik süreç) açısından en güçlü belirleyici olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-TIF1-gama (p155/140)

Answer

Anti-TIF1-gama (p155/140) antikoru, erişkin dermatomiyozit hastalarında malignite riskini en güçlü şekilde öngören otoantikordur.
Dermatomiyozit (DM), özellikle ileri yaş grubundaki hastalarda okült malignitelerle yakından ilişkilidir. Yapılan çalışmalar, Anti-TIF1-gama (p155/140) ve Anti-NXP2 antikorlarının pozitifliğinin, paraneoplastik dermatomiyozit için en spesifik laboratuvar belirteçleri olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, proksimal kas güçsüzlüğü ve karakteristik deri döküntüleri ile başvuran yaşlı bir hastada bu antikorun pozitifliği, hekimi kapsamlı bir kanser taramasına yönlendirmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada izlenen Şal belirtisi, heliotrop döküntü, Gottron papülleri ve proksimal kas güçsüzlüğü tipik bir dermatomiyozit tablosunu ortaya koymaktadır.
Tanının doğru konulması, spesifik risklerin belirlenmesi için ilk adımdır.
2
Yaş ve risk faktörlerinin analizi
6262 yaşındaki bir hastada dermatomiyozit tanısı konulduğunda, bu durumun bir paraneoplastik sendrom olma ihtimali yüksektir.
Erişkinlerde (>50 yaş) dermatomiyozit ve malignite birlikteliği literatürde güçlü bir korelasyona sahiptir.
3
Miyozite özgü antikorların (MSA) taranması
Anti-TIF1-gama (ve ayrıca Anti-NXP2) antikorlarının, erişkin miyozit olgularında malignite riskini belirgin şekilde artırdığı bilinmektedir.
Bu antikorlar, hastalığın alt tiplerini ve prognozu belirlemede kritik rol oynar.
4
Ayırıcı tanının yapılması
Diğer antikorların (Mi-2, Jo-1, MDA5, SRP) malignite yerine akciğer hastalığı, tedavi yanıtı veya nekrotizan süreçlerle ilişkili olduğu teyit edilerek doğru seçeneğe ulaşılır.
Otoantikorların klinik spesifisitesini ayırt etmek TUS sınavındaki temel yetkinliklerden biridir.

Key Concept

Erişkin dermatomiyozitinde miyozite özgü antikorlar (MSA) ile klinik fenotipler ve malignite riski arasındaki ilişki.
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

Otuz iki yaşındaki kadın hasta, iki yıldır sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısıyla takip edilmektedir. Son bir aydır bacaklarında şişlik ve idrarında köpürme şikayeti başlayan hastanın yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 155/95155/95 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde günlük 4,24,2 gram proteinüri ve idrar sedimentinde eritrosit silendirleri izleniyor. Serum kompleman (C3C3, C4C4) düzeylerinde düşme ve anti-dsDNA titresinde belirgin artış saptanan bu hastada, aktif proliferatif lupus nefriti ile en güçlü korelasyonu gösteren ve renal nüksü öngörmede en değerli olan laboratuvar belirteci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-C1q antikoru

Answer

Aktif proliferatif lupus nefriti ile en güçlü korelasyonu gösteren belirteç Anti-C1q antikorudur.
Doğru cevap olan Anti-C1q antikoru, SLE hastalarında kompleman sisteminin klasik yolunu aktive eden immün komplekslerin böbrek dokusundaki birikimiyle yakından ilişkilidir. Bu antikorların varlığı, aktif proliferatif nefrit (Sınıf III/IV) varlığını ve tedavi sonrası renal nüks olasılığını belirlemede anti-dsDNA'dan daha yüksek bir negatif prediktif değere ve renal spesifikliğe sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hastada proteinüri, hipertansiyon ve eritrosit silendirleri olması aktif lupus nefritini (muhtemelen evre III veya IV) düşündürür.
SLE hastalarında bu bulgular glomerüler hasarın ve aktif inflamasyonun göstergesidir.
2
Laboratuvar belirteçlerinin analiz edilmesi
Düşük kompleman ve yüksek anti-dsDNA aktiviteyi destekler ancak organ spesifikliği (böbrek) daha sınırlıdır.
Genel serolojik aktivite markers'ları tüm sistemik alevlenmelerde yükselebilir.
3
Böbrek spesifik aktivite marker'ının seçilmesi
Anti-C1q antikorunun varlığı aktif proliferatif nefrit ile %90'ın üzerinde korelasyon gösterir.
Anti-C1q antikorları glomerüllerde biriken C1q proteinine karşı gelişir ve renal histolojik aktivite indeksi ile doğrudan ilişkilidir.

Key Concept

SLE'de Anti-C1q antikorları aktif lupus nefriti varlığını ve renal nüks riskini öngörmede en yüksek özgüllüğe sahip aktivite belirtecidir.

Practice More

Anti-C1q antikorunun negatif olduğu bir hastada aktif proliferatif nefrit görülme olasılığının çok düşük olduğunu (yüksek negatif prediktif değer) unutmayınız.
Estimated Time:2m 30s
Question 8Question

3838 yaşında kadın hasta, bir yıldır devam eden Raynaud fenomeni ve son aylarda gelişen gövde ile kolların proksimalinde belirginleşen deri sertliği şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sklerodaktili, göğüs ön duvarı ve karın bölgesinde deri kalınlaşması ile akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. Bu hastada tanıyı destekleyen ve interstisyel akciğer hastalığı gelişimi ile en güçlü ilişkisi olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-topoisomeraz I (Anti-Scl-70)

Answer

Anti-topoisomeraz I (Anti-Scl-70) antikoru, diffüz sistemik sklerozun karakteristik belirtecidir ve pulmoner tutulumla (İAH) doğrudan ilişkilidir.
Vakadaki deri tutulumunun proksimal dağılımı (gövde tutulumu) ve akciğer bazallerindeki raller (fibrozis belirtisi), diffüz sistemik sklerozu işaret eder. Anti-topoisomeraz I (Anti-Scl-70), bu tabloya en spesifik olan ve pulmoner fibrozis gelişme riskini artıran antikordur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik fenotipi belirle
Hastada proksimal deri tutulumu (gövde ve kolların üst kısmı) mevcut, bu durum diffüz sistemik skleroz (dSSc) tanısını destekler.
Sistemik sklerozda cilt tutulumunun dağılımı alt tipi belirler.
2
Komplikasyon bulgusunu analiz et
Akciğer bazallerinde ince raller ve nefes darlığı, interstisyel akciğer hastalığını (İAH) işaret eder.
SSc'de pulmoner fibrozis en önemli mortalite nedenlerinden biridir.
3
Fenotip ve komplikasyona uygun antikoru seç
dSSc ve İAH ile en spesifik ilişki gösteren antikor Anti-Scl-70'tir.
Tanısal antikorlar hastalık seyrini ve organ tutulum paternini öngörmede kullanılır.

Key Concept

Sistemik skleroz alt tiplerinde otoantikorların prognostik değeri ve organ tutulumu ile ilişkisi.

Practice More

Sistemik sklerozda renal kriz riskini artıran ilaçları (örn. yüksek doz steroid) ve ilişkili antikoru (Anti-RNA polimeraz III) tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 9Question

4545 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki akciğer bazallerinde bilateral ince krepitan raller (velcro raller) duyuluyor. Hastanın el muayenesinde işaret ve orta parmakların radyal yüzlerinde ağrısız hiperkeratotik çatlaklar ve soyulmalar ("mekanikçi eli" görünümü) saptanıyor. Proksimal kas gücü muayenesinde hafif güç kaybı izlenen hastanın laboratuvar incelemesinde Kreatin Kinaz (CK) düzeyi 32003200 U/L (N: <200<200) ve AST düzeyi 120120 U/L olarak saptanıyor. Bu klinik tablo ile başvuran hastada aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin pozitif saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Jo-1

Answer

Anti-Jo-1 antikoru, miyozit, interstisyel akciğer hastalığı ve mekanikçi eli bulgularından oluşan Antisentez Sendromu'nun en tipik göstergesidir.
Hastanın sunduğu interstisyel akciğer hastalığı, proksimal miyozit ve karakteristik "mekanikçi eli" bulguları, romatolojide klasik olarak Antisentez Sendromu'nu tanımlar. Bu klinik tablo ile en yüksek özgüllüğe sahip ve en sık saptanan antikor, bir aminoaçil-tRNA sentezaz antikoru olan Anti-Jo-1'dir. Anti-Jo-1 pozitifliği, interstisyel akciğer hastalığının seyri açısından önemli bir prognostik göstergedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları sentezle
İnterstisyel akciğer hastalığı (dispne + raller), miyozit (kas güçsüzlüğü + yüksek CK) ve deri bulgusu (mekanikçi eli) birlikteliği saptandı.
Bu üçlü bulgu kümesi romatolojide spesifik bir sendroma işaret eder.
2
Sendromu tanımla
Hastadaki tablo "Antisentez Sendromu" olarak tanımlanır.
Antisentez sendromu; miyozit, İAH, mekanikçi eli, artrit ve Raynaud fenomeni ile karakterizedir.
3
Otoantikor eşleşmesini yap
Antisentez sendromu ile en sık ve en güçlü ilişkili antikor Anti-Jo-1 (histidil-tRNA sentezaz) antikorudur.
Bu antikorun varlığı, özellikle akciğer tutulumu riskinin yüksek olduğunu ve prognozun buna göre takip edilmesi gerektiğini gösterir.

Key Concept

Antisentez Sendromu ve Anti-Jo-1 İlişkisi

Practice More

İdiyopatik inflamatuar miyopatilerde 'miyozit spesifik antikorlar' (MSA) ile klinik fenotipler arasındaki eşleşmeleri bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 10Question

3232 yaşında kadın hasta; son 33 aydır belirginleşen halsizlik, her iki el bileği ve dizlerinde ağrı, güneşe maruziyet sonrası yüzde kızarıklık ve ağız içinde tekrarlayan aft şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki yanak üzerinde yerleşen ve nazolabial sulkusu koruyan eritematöz döküntü (malar raş) izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde ANA 1:6401:640 homojen patern pozitif, anti-dsDNA pozitif ve C3C_3 düzeyi düşük saptanıyor. Sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısı alan bu hastada, tanıya özgüllüğü (spesifitespesifite) çok yüksek olan ancak anti-dsDNA'nın aksine hastalık aktivitesi veya lupus nefriti varlığı ile korelasyon göstermeyen otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Smith (Anti-Sm) antikoru

Answer

Sistemik lupus eritematozus tanısında özgüllüğü en yüksek olan ancak hastalık aktivitesini takipte kullanılmayan antikor Anti-Smith (Anti-Sm) antikorudur.
Doğru yanıt olan seçenek, SLE için en yüksek özgüllüğe (%99) sahip antikorlardan birini belirtmektedir. Anti-Smith (Anti-Sm) antikoru, SLE sınıflandırma kriterlerinde yer alır ancak anti-dsDNA'nın aksine düzeyi hastalık seyrindeki alevlenmelerden veya organ tutulumlarından etkilenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Genç kadın hasta, malar raş, artralji, fotosensitivite ve ağızda aft bulguları SLE ile uyumludur.
SLE tanısı için gerekli olan klinik kriterlerin varlığını doğrulamak.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et.
ANA, anti-dsDNA pozitifliği ve kompleman düşüklüğü SLE tanısını destekler.
Tanısal antikorların ve aktivite belirteçlerinin (dsDNA ve kompleman) durumunu görmek.
3
Otoantikor özelliklerini karşılaştır.
Anti-dsDNA ve Anti-Sm her ikisi de SLE için çok özgüldür; ancak dsDNA aktiviteyle değişirken, Sm değişmez.
Soruda istenen 'aktivite ile korelasyon göstermeme' kriterine uyan antikoru seçmek.

Key Concept

SLE'de anti-dsDNA ve anti-Sm antikorlarının tanısal özgüllüğü yüksektir; ancak sadece anti-dsDNA düzeyi hastalık aktivitesi ve nefrit ile korelasyon gösterir.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

4545 yaşında kadın hasta; yaklaşık 66 aydır her iki el küçük eklemlerinde ve el bileklerinde ağrı, şişlik ve sabahları 11 saatten uzun süren tutukluk şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki el metakarpofalangeal (MKP) ve proksimal interfalangeal (PİP) eklemlerde bilateral hassasiyet ve şişlik saptanıyor. Bu hastada düşünülen ön tanı için özgüllüğü (spesifitesi) en yüksek olan laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-siklik sitrüline peptid (Anti-CCP)

Answer

Anti-siklik sitrüline peptid (Anti-CCP)
Vignette'de tanımlanan simetrik küçük eklem artriti ve sabah tutukluğu olan hastada en olası tanı Romatoid Artrit'tir. Anti-siklik sitrüline peptid (Anti-CCP) antikorları, RA tanısında Romatoid Faktör'e (RF) benzer duyarlılığa (%70-80) sahip olmakla birlikte, %95-98 gibi çok yüksek bir özgüllüğe sahiptir. Bu nedenle RA tanısını doğrulamada en değerli laboratuvar testidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Simetrik küçük eklem tutulumu (MKP, PİP) ve uzun süreli sabah tutukluğu (>1 saat), tipik olarak Romatoid Artrit (RA) klinik tablosunu işaret eder.
RA tanısında anamnez ve fizik muayene bulguları temeldir.
2
Tanısal testlerin değerlendirilmesi
RF duyarlıdır ancak özgüllüğü düşüktür; Anti-CCP ise RA için en yüksek özgüllüğe sahip markerdır.
Doğru ayırıcı tanı ve kesin tanı için laboratuvar testlerinin özgüllük oranları bilinmelidir.

Key Concept

Romatoid Artrit tanısında Anti-CCP, RF'ye göre çok daha yüksek özgüllüğe (%95-98) sahiptir.
Estimated Time:45s
Question 12Question

5454 yaşında kadın hasta; son 66 ayda ellerinden başlayıp kollara, yüze ve gövdeye yayılan cilt sertleşmesi, eklem ağrıları ve soğukta ellerde morarma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede metakarpofalangeal eklemleri aşan yaygın deri kalınlaşması, gövdede yamalı hipopigmentasyon alanları ("salt and pepper" görünümü) ve bilateral tendon sürtünme sesleri saptanıyor. Takibinin ikinci haftasında hastada aniden gelişen 195/115195/115 mmHgmmHg kan basıncı yüksekliği, idrar çıkışında azalma ve kreatinin düzeyinde bazale göre 2,52,5 kat artış gözleniyor. Periferik yaymada şistositler saptanıyor.

Bu hastada mevcut klinik tablo ve gelişen akut komplikasyon riski ile en güçlü ilişkisi olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-RNA polimeraz III

Answer

Sistemik sklerozda diffüz cilt tutulumu ve renal kriz tablosu ile en ilişkili antikor Anti-RNA polimeraz III'tür.
Vakadaki klinik tablo, diffüz kutanöz sistemik skleroz zemininde gelişen Skleroderma Renal Krizi'ni (SRC) tarif etmektedir. Anti-RNA polimeraz III antikoru, %98-100 özgüllükle sistemik skleroza işaret eder ve özellikle diffüz deri tutulumu, tendon sürtünme sesleri ve skleroderma renal krizi ile çok güçlü ilişkilidir. Ayrıca bu antikorun pozitifliği, skleroderma başlangıcıyla eş zamanlı (senkron) neoplazi riski ile de ilişkilendirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yaygın cilt sertleşmesi (proksimal tutulum), tendon sürtünme sesleri ve 'salt and pepper' görünümü diffüz kutanöz sistemik sklerozu (dcSSc) işaret eder.
Tanıyı belirlemek için deri tutulumunun yaygınlığı kritiktir.
2
Akut komplikasyonu tanımla
Ani gelişen hipertansiyon, oligüri, kreatinin artışı ve periferik yaymada şistositler (MAHA bulgusu) Skleroderma Renal Krizi'dir (SRC).
Sistemik sklerozun en mortal komplikasyonlarından birini tanımak tedaviyi ve prognozu belirler.
3
Komplikasyon-antikor ilişkisini kur
Anti-RNA polimeraz III antikoru, hem diffüz deri tutulumu hem de SRC gelişimi için en spesifik risk faktörüdür.
Spesifik otoantikorlar sistemik sklerozda organ tutulum paternlerini öngörmede kullanılır.

Key Concept

Skleroderma Renal Krizi (SRC) riski ile Anti-RNA polimeraz III antikoru arasındaki güçlü korelasyon.

Practice More

Sistemik sklerozda RNA polimeraz III pozitifliği saptanan hastalarda senkron malignite taraması yapılması gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:2m 30s
Question 13Question

42 yaşında erkek hasta; son 3 aydır tekrarlayan sinüzit atakları, burun kanaması, öksürük ve nefes darlığı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde burun kökünde çökme (semer burun deformitesi) ve akciğer bazallerinde ralller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde kreatinin: 2,22,2 mg/dLmg/dL bulunurken, idrar mikroskopisinde her sahada bol eritrosit ve eritrosit silendirleri görülüyor. Akciğer grafisinde her iki akciğerde kaviter nodüler lezyonlar izleniyor.

Bu hastada klinik tabloyu en duyarlı ve özgül şekilde destekleyen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-proteinaz 3 (Anti-PR3) pozitifliği

Answer

Anti-proteinaz 3 (Anti-PR3) pozitifliği
Hastadaki semer burun deformitesi, tekrarlayan sinüzit, kaviter akciğer nodülleri ve hematüri ile giden klinik tablo Granülomatöz Polianjiit (GPA) tanısını güçlü bir şekilde düşündürmektedir. Bu hastalık için en spesifik laboratuvar belirteci, indirekt immünofloresan (IIF) yönteminde c-ANCA paternine karşılık gelen ve ELISA yöntemiyle saptanan Anti-proteinaz 3 (Anti-PR3) antikorlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada üst solunum yolu (sinüzit, semer burun), alt solunum yolu (kaviter nodüller) ve böbrek (glomerulonefrit) tutulumundan oluşan karakteristik triad mevcuttur.
Bu triad Granülomatöz Polianjiit (GPA - eski adıyla Wegener) tanısı için tipiktir.
2
Şüphelenilen hastalık için en özgül serolojik testi belirle.
Anti-proteinaz 3 (Anti-PR3) / c-ANCA.
GPA hastalarının %90'ından fazlasında c-ANCA (Anti-PR3) pozitifliği saptanır ve bu bulgu hastalık için yüksek özgüllüğe sahiptir.

Key Concept

Vaskülitlerde ANCA serolojisi ve özgüllüğü
Estimated Time:1m 0s
Question 14Question

2828 yaşında kadın hasta, son 11 yıl içinde iki kez derin ven trombozu (DVT) öyküsü ile başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki bacakta livedo reticularis dikkati çekiyor. Laboratuvar tetkiklerinde aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTT) 5858 saniye (N:2636N: 26-36 sn) olarak saptanıyor. Normal plazma ile yapılan karışım (mixing) testi sonrası aPTT süresinin kısalmadığı (düzelmediği) gözleniyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla istenmesi gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lupus antikoagülanı doğrulama testleri (örneğin DRVVT)

Answer

Lupus antikoagülanı doğrulama testleri (örneğin DRVVT)
Hastanın klinik tablosu (tekrarlayan tromboz ve livedo reticularis) ile laboratuvar bulguları (uzamış aPTT ve karışım testi ile düzelmeme) tipik bir Lupus antikoagülanı varlığına işaret eder. Lupus antikoagülanı, antifosfolipid antikorlarından biridir ve in vitro ortamda pıhtılaşma faktörlerinin bağlandığı fosfolipidlere tutunarak aPTT süresini yapay olarak uzatır. Bu durumun doğrulanması için fosfolipid konsantrasyonunun değiştirildiği DRVVT gibi özel testler kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Genç kadın hastada tekrarlayan venöz trombozlar ve livedo reticularis varlığı Antifosfolipid Sendromu'nu (AFS) düşündürür.
AFS, hiperkoagülabilite ve karakteristik cilt bulguları ile seyreder.
2
Koagülasyon testlerini yorumla.
aPTT'nin uzamış olması ve karışım (mixing) testi ile düzelmemesi, kanda pıhtılaşma faktörü eksikliği değil, bir 'inhibitör' olduğunu gösterir.
Mixing testinde normal plazma eklenmesine rağmen süre kısalmıyorsa, ortamda pıhtılaşma reaksiyonunu engelleyen bir madde (genellikle lupus antikoagülanı) vardır.
3
Lupus antikoagülanı (LA) özelliğini hatırla.
LA, in vitro (test tüpünde) pıhtılaşma süresini (aPTT) uzatırken, in vivo (vücutta) tromboza yol açar.
LA, pıhtılaşma kaskadındaki fosfolipid yüzeylere bağlanarak reaksiyonu yavaşlatır.
4
Doğrulama testini belirle.
LA tanısı için seyreltilmiş Russell Viper Venom Testi (DRVVT) gibi fosfolipid bağımlı özel testler gereklidir.
Standart koagülasyon testleri tarama amaçlıdır, spesifik tanı için fosfolipid bağımlılığı kanıtlanmalıdır.

Key Concept

Lupus antikoagülanı paradoksu ve laboratuvar tanısı

Practice More

Antifosfolipid sendromu tanısı için diğer iki ana kriter olan antikardiyolipin ve anti-beta2 glikoprotein I antikorlarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 15Question

4848 yaşında kadın hasta; her iki elinde soğukla tetiklenen soluklaşma ve sonrasında morarma, parmak uçlarında iyileşmeyen küçük yaralar ve son 66 aydır giderek artan nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde cilt sertleşmesinin el parmakları ve el sırtı ile sınırlı olduğu (sklerodaktili), dirsek proksimalinde ve gövdede cilt tutulumu olmadığı gözleniyor. Akciğer oskültasyonunda bazallerde bilateral ince krepitan raller duyuluyor. Laboratuvar tetkiklerinde ANA 1:3201:320 nükleoler patern saptanıyor. Bu hastada hangi otoantikorun pozitif saptanması, hastanın klinik fenotipi (sınırlı tutulum) ile uyumlu olup interstisyel akciğer hastalığı ve pulmoner arteriyel hipertansiyon gelişimi için en güçlü öngördürücü laboratuvar bulgusudur?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Th/To

Answer

Sınırlı sistemik sklerozda nükleoler patern ile birlikte hem interstisyel akciğer hastalığı hem de pulmoner arteriyel hipertansiyon riskini en iyi öngören antikor Anti-Th/To antikorudur.
Anti-Th/To antikoru, sınırlı tip sistemik skleroz (lcSSc) hastalarında yaklaşık %22-55 oranında görülür. İndirekt immünofloresan (İİF) testinde 'nükleoler' boyanma paterni oluşturur. Bu antikorun pozitifliği, sınırlı cilt tutulumu olan hastalarda hem interstisyel akciğer hastalığı (İAH) hem de pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) gelişme riskinin, Anti-sentromer pozitif hastalara göre çok daha yüksek olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik fenotipi belirle
Hastada Raynaud fenomeni ve dirsek distaliyle sınırlı cilt tutulumu (sklerodaktili) olması 'Sınırlı (Limited) Sistemik Skleroz' tanısını düşündürür.
Cilt tutulumunun yayılımı, sistemik skleroz alt tiplerini ayırmada temel kriterdir.
2
ANA paternini analiz et
Nükleoler patern (nükleollerin boyanması), Anti-Th/To, Anti-U3 RNP, Anti-RNA polimeraz I/III ve Anti-Pm/Scl gibi antikorlar için karakteristiktir.
ANA paternleri, olası otoantikor hedefleri hakkında önemli ipuçları sunar.
3
Organ tutulumu ve antikor ilişkisini kur
Akciğer bazallerindeki raller interstisyel akciğer hastalığını (İAH) gösterir. Anti-Th/To pozitifliği, sınırlı tip sklerodermada hem İAH hem de PAH riskini anlamlı düzeyde artıran spesifik bir belirteçtir.
Anti-sentromer sınırlı tipte sık olsa da İAH riski düşüktür; Anti-Th/To ise kötü akciğer prognozu ile ilişkilidir.

Key Concept

Sistemik sklerozda otoantikorların klinik fenotip, ANA paterni ve prognoz (organ tutulumu) ile spesifik eşleşmeleri.

Practice More

Sistemik sklerozda otoantikorların ANA paternleri ile birlikte sınıflandırıldığı bir tabloyu incelemek, bu karmaşık konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Estimated Time:2m 0s
Question 16Question

34 yaşında kadın hasta, son iki yıldır soğuk havalarda ellerinde oluşan renk değişikliği (beyazlaşma ve morarma), parmaklarında şişlik ve yaygın eklem ağrıları şikayetleriyle romatoloji polikliniğine başvuruyor.

Fizik muayenede her iki el parmaklarında sosis benzeri şişlik (puffy fingers), metakarpofalangeal eklemlerde hassasiyet saptanıyor ancak sklerodaktili veya malar döküntü izlenmiyor.

Yapılan laboratuvar tetkiklerinde:

TetkikSonuç
Lökosit3.200/mm³ (Lökopeni)
Hemoglobin11.2 g/dL
Trombosit185.000/mm³
ANAPozitif (1:1280, Benekli patern)
Romatoid FaktörPozitif

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları eşliğinde, hastada Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısını kesinleştirmek için saptanması gereken en karakteristik otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-U1 RNP

Answer

MCTD tanısını kesinleştiren karakteristik antikor Anti-U1 RNP'dir.
Sorudaki hasta Raynaud fenomeni, şiş parmaklar (puffy fingers), artrit ve lökopeni bulguları ile Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) kliniğini yansıtmaktadır. MCTD; Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Sistemik Skleroz (Skleroderma) ve Polimiyozit hastalıklarının özelliklerini barındıran bir örtüşme (overlap) sendromudur. Bu hastalığın en belirleyici serolojik özelliği ve tanı kriteri, diğer spesifik antikorların (Anti-Sm, Anti-dsDNA vb.) yokluğunda Anti-U1 RNP antikorunun yüksek titrede pozitif olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Raynaud fenomeni, parmaklarda sosis benzeri şişlik (puffy fingers), sinovit ve lökopeni varlığı; SLE, Skleroderma ve Miyozit örtüşme sendromlarını düşündürmektedir.
Bu bulgular tek bir hastalığa özgü olmayıp, bağ dokusu hastalıklarının ortak özelliklerini (overlap) yansıtmaktadır.
2
ANA paternini değerlendir.
ANA 1:1280 gibi yüksek bir titrede ve benekli (speckled) paternde pozitiftir.
Benekli patern sıklıkla ENA (Ekstrakte Edilebilir Nükleer Antijenler) paneli antikorlarını (Anti-Sm, Anti-RNP, Anti-Ro/La) işaret eder.
3
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanı kriterlerini hatırla.
MCTD, klinik olarak SLE, Skleroderma ve Polimiyozit bulgularının karışımı ile karakterizedir ve serolojik olarak yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği gerektirir.
Tanı kriterlerinde (örneğin Alarcon-Segovia) Anti-U1 RNP pozitifliği zorunlu tutulurken, Anti-Sm ve Anti-dsDNA gibi diğer spesifik antikorların yokluğu tanıyı destekler.

Key Concept

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit klinik özelliklerinin örtüştüğü bir tablodur ve serolojik işareti yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliğidir.

Hints

1
Hastadaki 'Puffy fingers' (sosis parmak) ve Raynaud bulgusu, skleroderma ile karışabilir ancak skleroz (deri sertleşmesi) yoktur.
2
Bu hastalık SLE, Skleroderma ve Miyozit'in 'karışımı' gibi davranır.
3
Tanı için Ribonükleoprotein (RNP) kompleksine karşı gelişen antikorun yüksek titresi şarttır.

Practice More

MCTD hastalarında en sık ölüm nedeni olan pulmoner hipertansiyonun taranması gerektiğini hatırlayınız.
Estimated Time:1m 0s
Question 17Question

3434 yaşında kadın hasta; sağ bacakta ani gelişen ağrı ve şişlik (derin ven trombozu) şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 12.12. gebelik haftasında gerçekleşmiş bir adet abortus öyküsü olduğu öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde aPTT süresi 5858 saniye (Normal: 263626-36 sn) saptanıyor. Normal plazma ile yapılan karıştırma çalışmasında (mixing study) aPTT süresinde düzelme izlenmiyor.

Bu hastada Antifosfolipid Sendromu (APS) tanısını kesinleştirmek ve saptanan inhibitörü karakterize etmek için yapılan laboratuvar testleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Lupus antikoagülanı; in vitro ortamda fosfolipide bağımlı pıhtılaşma testlerini uzatan, ancak ortama fazla fosfolipid eklenmesiyle bu uzamanın düzeldiği patolojik bir inhibitördür.

Answer

Lupus antikoagülanı; in vitro ortamda fosfolipide bağımlı pıhtılaşma testlerini uzatan, ancak ortama fazla fosfolipid eklenmesiyle bu uzamanın düzeldiği patolojik bir inhibitördür.
Lupus antikoagülanı (LA), Antifosfolipid Sendromu'nda tromboz riski ile en güçlü ilişkisi olan laboratuvar parametresidir. Laboratuvar ortamında fosfolipide bağımlı testleri (aPTT, DRVVT) uzatmasına rağmen, hastada kanama eğilimi değil aksine tromboz eğilimi yaratır. LA tanısı koymak için tarama testinin (uzamış aPTT) ardından karıştırma çalışmasıyla düzelmediği gösterilmeli ve son olarak ortama fazla fosfolipid eklenerek pıhtılaşma süresinin kısaldığı ispatlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Tromboz + gebelik kaybı + aPTT uzaması tablosu Antifosfolipid Sendromu (APS) şüphesini doğurur.
APS tanısı için hem klinik (vasküler tromboz veya gebelik morbiditesi) hem de laboratuvar kriterlerinin karşılanması gerekir.
2
Karıştırma çalışması (Mixing study) yorumu
aPTT süresinin normal plazma ile düzelmemesi, ortamda bir 'inhibitör' olduğunu gösterir.
Faktör eksikliklerinde eksik faktör normal plazmadan sağlandığı için süre düzelir; inhibitör varlığında ise süre uzun kalmaya devam eder.
3
Lupus antikoagülanı (LA) doğrulama prensibinin uygulanması
Ortama ekzojen fosfolipid eklendiğinde aPTT süresinin kısalması LA tanısını doğrular.
LA, antikorların test ortamındaki kısıtlı fosfolipidlere bağlanarak pıhtılaşmayı in vitro geciktirmesidir; fosfolipid miktarı artırıldığında bu etki nötralize olur.
4
Sınıflama kriterlerinin ve zamanlamanın kontrolü
Tanı için 1212 hafta kuralı ve spesifik antikorların (LA, aCL, aB2GP1) varlığı sorgulanmalıdır.
Kalıcı ve klinik olarak anlamlı antifosfolipid antikorlarını belirlemek için 1212 haftalık ara kriteri zorunludur.

Key Concept

Lupus Antikoagülanı Tanı Algoritması ve APS Kriterleri
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

4848 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden tekrarlayan sinüzit, burun kanaması ve öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde burun sırtında çökme (semer burun) saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral kaviter nodüler lezyonlar izleniyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.22.2 mg/dLmg/dL ve idrar tetkikinde eritrosit silindirleri görülüyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla bakılan indirekt immünofloresan (IIF) testinde "sitoplazmik patern" (cANCAc-ANCA) pozitifliği saptanmıştır. Bu antikorun hedef aldığı spesifik antijen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Proteinaz-3

Answer

Proteinaz-3
Vignette'de tarif edilen tablo (üst solunum yolu + akciğer + böbrek tutulumu) tipik bir Granülomatoz Polianjiitis (GPA - eski adıyla Wegener) vakasıdır. Bu hastalıkta indirekt immünofloresan yöntemiyle saptanan sitoplazmik ANCA (c-ANCA) pozitifliği %90'ın üzerindedir. c-ANCA paterninin ELISA yöntemindeki karşılığı ise nötrofil granüllerinde bulunan Proteinaz-3 (PR3) antijenine karşı gelişen antikorlardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada üst solunum yolu (sinüzit, semer burun), alt solunum yolu (kaviter nodüller) ve böbrek (hematüri, kreatinin yüksekliği) tutulumu mevcuttur.
Bu triad (üst-alt solunum ve böbrek), Granülomatoz polianjiitis (GPA) için karakteristiktir.
2
Laboratuvar belirtecini değerlendirme
GPA tanısında en duyarlı ve özgül laboratuvar bulgusu c-ANCA pozitifliğidir.
Soruda c-ANCA paterninin pozitif olduğu belirtilmiştir.
3
Antikor-antijen eşleşmesini belirleme
c-ANCA (sitoplazmik patern), ELISA yönteminde Proteinaz-3 (PR3) antijenine karşı gelişen antikorlara karşılık gelir.
p-ANCA (perinükleer) ise Miyeloperoksidaz (MPO) ile ilişkilidir.

Key Concept

ANCA paternleri ve spesifik antijenleri
Estimated Time:1m 15s
Question 19Question

2626 yaşında kadın hasta; son 22 aydır yüzünde güneş ışığına maruziyet sonrası artan kızarıklık, el eklemlerinde sabah tutukluğu yapmayan ağrı ve belirgin halsizlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede her iki malar bölgede nazolabial sulkusu koruyan, köprü tarzında eritematöz döküntü saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde ANA 1:6401:640 (granüler) pozitif, lökosit sayısı 3200/mm33200/mm^3 ve tam idrar tetkikinde +1+1 proteinüri saptanıyor. Bu hastada klinik tabloyu destekleyen, tanıda özgüllüğü (spesifitesi) en yüksek olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-Smith (Sm)

Answer

Sistemik Lupus Eritematozus tanısında özgüllüğü en yüksek olan antikor Anti-Smith (Sm) antikorudur.
Anti-Smith (Sm) antikoru, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) hastalarının yaklaşık %20-30'unda pozitif saptanmasına rağmen, bu hastalık için özgüllüğü (spesifitesi) %99'un üzerindedir. Bu nedenle, Anti-Sm pozitifliği klinik şüphe varlığında tanı koydurucu kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastadaki malar döküntü (fotosensitivite), artralji ve genç kadın cinsiyeti öncelikle Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını düşündürmektedir.
Malar döküntü ve sistemik semptomlar SLE'nin klasik başlangıç bulgularıdır.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
ANA pozitifliği, lökopeni ve proteinüri bulguları SLE tanı kriterlerini (ACR/EULAR) desteklemektedir.
Hematolojik tutulum ve böbrek tutulması SLE'nin önemli tanısal bileşenleridir.
3
Otoantikor özgüllüğünün sorgulanması
SLE şüphesi olan bir hastada tanıyı kesinleştirmek için özgüllüğü en yüksek olan antikor Anti-Sm'dir.
Anti-dsDNA ve Anti-Sm, SLE için en spesifik antikorlardır; ancak Anti-Sm hastalığın varlığına karşı daha özgül kabul edilir.

Key Concept

Sistemik Lupus Eritematozus'ta otoantikorların tanısal değeri

Practice More

SLE aktivitesini ve nefrit gelişimini takip etmek için Anti-dsDNA düzeyleri ve kompleman (C3, C4) seviyelerinin incelenmesi önerilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 20Question

45 yaşında bir kadın hasta, el eklemlerinde simetrik ağrı ve şişlik ile sabahları 11 saatten uzun süren eklem sertliği şikayetleriyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan muayenede metakarpofalangeal (MCP) ve proksimal interfalangeal (PİP) eklemlerde sinovit saptanan bu hastada, Romatoid Artrit (RA) tanısı için özgüllüğü en yüksek (>%95>\%95) olan laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (Anti-CCP)

Answer

Romatoid Artrit tanısında özgüllüğü en yüksek olan test Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (Anti-CCP) antikorudur.
Anti-siklik sitrülinlenmiş peptid (Anti-CCP) antikorları, romatoid artrit tanısında yaklaşık %9598\%95-98 oranında bir özgüllüğe sahiptir. Bu antikorlar hastalığın erken döneminde saptanabilir ve radyolojik olarak daha agresif/eroziv bir seyirle ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et.
Simetrik küçük eklem tutulumu ve uzun süreli sabah sertliği Romatoid Artrit (RA) düşündürür.
RA tipik olarak simetrik poliartrit ve inflamatuar tipte ağrı ile karakterizedir.
2
Laboratuvar belirteçlerinin tanısal performansını karşılaştır.
RF duyarlıdır ancak Anti-CCP çok daha özgüldür.
Anti-CCP antikorları RA'ya özgü sitrülinasyon sürecini hedef alır ve yalancı pozitiflik oranı çok düşüktür.

Key Concept

Romatoid Artrit tanısında Anti-CCP antikoru, RF'den daha yüksek özgüllüğe sahiptir ve erozif hastalık seyrinin bir göstergesidir.

Practice More

Anti-dsDNA ve Anti-Sm antikorlarının hangi hastalık için yüksek özgüllüğe sahip olduğunu gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Page 1 / 3Next
Romatolojik Değerlendirme ve Laboratuvar Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin