Non-Epitelyal Over Kanserleri

39 questions

Question 1Question →

Jinekoloji polikliniğine başvuran 32 yaşında nullipar bir kadında rutin ultrasonografide sağ overde 6 cm çaplı solid kitle saptanıyor. CA-125 normal sınırlarda, ancak serum inhibin B düzeyi belirgin yüksek bulunuyor. Operasyona alınan hastanın intraoperatif frozen section incelemesinde; tümörün granüloza hücresi dışı, seks kord komponentinin egemen olduğu, tübüler yapılar oluşturan, Sertoli benzeri hücrelerden ibaret olduğu ve Leydig hücresi içermediği raporlanıyor. Bu histolojik tablo ve klinik bulgular birlikte değerlendirildiğinde, tümörün en olası biyolojik davranışı ve hasta yönetimi açısından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tümör saf Sertoli hücreli tümör olup malign potansiyeli düşüktür; unilateral salpingo-ooforektomi yeterli olup adjuvan tedavi gerekmez.

Answer

Tümör saf Sertoli hücreli tümördür; malignite potansiyeli görece düşüktür ve erken evrede fertilite koruyucu cerrahi yeterlidir.
Frozen section bulgusu; Leydig hücresi içermeyen Sertoli benzeri tübüler yapı bildirmektedir. Bu, saf Sertoli hücreli tümörle uyumludur. Bu tümörler inhibin B salgılayabilir (CA-125 negatif olabilir). Erken evrede, kötü diferansiyasyon veya heterolog eleman yokluğunda, fertilite isteyen genç hastalarda unilateral salpingo-ooforektomi standart yaklaşımdır; rutin adjuvan kemoterapi uygulanmaz.

Step-by-Step Solution

1
Histolojik tanımlamayı analiz et
Frozen section; Leydig hücresi içermeyen, Sertoli benzeri tübüler yapı bildiriyor.
Sertoli-Leydig hücreli tümörden farklı olarak Leydig hücresi yoksa 'saf Sertoli hücreli tümör' tanısı konur. Bu ayrım hem malignite riski hem de androjen salgısı açısından kritiktir.
2
Tümör belirteçlerini değerlendir
CA-125 normal, inhibin B yüksek; AFP/hCG bildirilmemiş ve klinik bağlamda germ hücreli tümör için kanıt yok.
Seks kord stromal tümörler inhibin salgılar; AFP/hCG germ hücreli tümörlerin belirteçleridir. Bu ayrım, belirteç karışıklığı hatasını önler.
3
Benzer tümörlerden ayırıcı tanıyı yap
Granüloza hücreli tümör: Call-Exner ve FOXL2 mutasyonu; SCTAT: halka tübüller + Peutz-Jeghers; Sertoli-Leydig: Leydig hücreleri mevcut.
Frozen section tanımı ve klinik bağlam bu alternatifleri dışlar.
4
Biyolojik davranış ve tedavi kararını belirle
Saf Sertoli hücreli tümörler yaklaşık %10-22 oranında malign davranış gösterir; erken evre, iyi diferansiyelerde unilateral salpingo-ooforektomi yeterlidir.
Kötü diferansiyasyon veya heterolog eleman yoksa adjuvan kemoterapi endikasyonu yoktur. BEP germ hücreli tümör protokolüdür, burada uygulanmaz.

Key Concept

Saf Sertoli hücreli tümör (Leydig hücresi içermeyen seks kord stromal tümör): histoloji, tümör belirteçleri ve tedavi yönetimi
Estimated Time:3m 30s
Question 2Question →

2222 yaşında bir kadın hasta, ani gelişen karın ağrısı ve şişlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenede pelvik bölgede yaklaşık 1515 cm boyutunda, hızlı büyüdüğü anlaşılan hassas kitle saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kalsiyum düzeyi 14,214,2 mg/dL (Normal: 8,5−10,58,5-10,5 mg/dL) ve parathormon (PTH) düzeyi baskılanmış olarak ölçülüyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ile başvuran hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiperkalsemik tip küçük hücreli over karsinomu

Answer

Hiperkalsemik tip küçük hücreli over karsinomu (Small Cell Carcinoma of the Ovary, Hypercalcemic Type - SCCOHT)
Doğru seçenek olan hiperkalsemik tip küçük hücreli over karsinomu, özellikle genç yaştaki hastalarda görülen ve vakaların çoğunda PTH'dan bağımsız (PTH baskılanmış) hiperkalsemi ile seyreden, oldukça malin bir tümördür. Klinik olarak hızlı büyüyen abdominal kitle ve ağrı ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik özelliklerini ve klinik tablosunu değerlendir.
Hasta 2222 yaşında (genç yaş grubu) ve hızlı büyüyen, büyük bir pelvik kitleye sahip.
Non-epitelyal over tümörleri ve nadir agresif varyantlar genellikle genç yaş grubunda görülür.
2
Laboratuvar verilerini, özellikle kalsiyum düzeyini analiz et.
Serum kalsiyum düzeyi 14,214,2 mg/dL (ciddi hiperkalsemi) ve PTH baskılanmış.
Bu bulgular bir paraneoplastik sendroma işaret eder; over tümörleri arasında hiperkalsemi ile en sık ve karakteristik olarak ilişkili olan tümörün belirlenmesi gerekir.
3
Tanısal eşleştirmeyi yap.
Genç yaş + agresif seyirli over kitlesi + paraneoplastik hiperkalsemi üçlüsü SCCOHT tanısını doğrular.
Bu tümör tipi, SMARCA4 gen mutasyonu ile karakterize olup, olguların %\% 60-70'inde hiperkalsemi görülür.

Key Concept

Hiperkalsemik tip küçük hücreli over karsinomu (SCCOHT), genç kadınlarda görülen, paraneoplastik hiperkalsemi ile karakterize, oldukça agresif bir tümördür ve genellikle SMARCA4 mutasyonu ile ilişkilidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question →

35 yaşında nullipar bir kadın hasta, son 2 aydır karın şişliği ve pelvik dolgunluk hissi şikayetiyle başvuruyor. Muayenede sağ adnekste 6 cm kistik-solid kitle saptanıyor. Serum AFP 1200 ng/mL, serum beta-hCG 850 mIU/mL, CA-125 ise normal sınırlarda. Yapılan operasyonda çıkarılan tümörün patoloji raporunda "papiller yapılar içeren ve bu papiller yapıların merkezinde belirgin hyalin damar yapısı içeren glomerüloid cisimcikler" tanımlanıyor. Bu hastada tanımlanan tümörün biyolojik davranışı ve tedavisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tümör %90'dan fazla olguda tek taraflı prezente olur ve erken evre hastalıkta fertilite koruyucu cerrahi standart yaklaşımdır; adjuvan kemoterapi için BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) rejimi tercih edilir

Answer

Tümör %90'dan fazla olguda tek taraflı prezente olur, erken evrede fertilite koruyucu cerrahi uygulanır ve adjuvan BEP kemoterapisi verilir
Patoloji raporundaki 'papiller yapılar içinde hyalin damar içeren glomerüloid cisimcikler' tanımı, yolk sac tümörünün (endodermal sinüs tümörü) patognomik bulgusunu, yani Schiller-Duval cisimciğini tarif etmektedir. Yolk sac tümörleri %90'ından fazlasında tek taraflı görülür; bu nedenle erken evrede fertilite koruyucu cerrahi (unilateral salpingo-ooferektomi ve evreleme prosedürü) standart yaklaşımdır. Adjuvan tedavide BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) rejimi kullanılır ve modern BEP ile evre I hastalıkta %90'ın üzerinde sağkalım elde edilmektedir. AFP primer tümör belirteci olup takipte kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Histopatolojik tanıyı belirle
Papiller yapıların merkezinde hyalin damar içeren glomerüloid cisimcikler → Schiller-Duval cisimciği → Yolk Sac Tümörü (Endodermal Sinüs Tümörü)
Schiller-Duval cisimciği, yolk sac tümörünün (endodermal sinüs tümörü) patognomik bulgusudur. Glomerül benzeri bu yapılar, tümörün yolk sac farklılaşmasını yansıtır.
2
Tümör belirteçlerini doğrula
AFP 1200 ng/mL (çok yüksek), beta-hCG 850 mIU/mL (hafif yüksek), CA-125 normal → Germ hücreli tümör profili ile uyumlu
Yolk sac tümörlerinde AFP primer tümör belirtecidir. CA-125'in normal olması epitelyal kanseri dışlar. Hafif hCG yüksekliği karma germ hücreli tümörlerde veya yolk sac tümörünün kendisinde görülebilir.
3
Tümörün epidemiyolojik ve klinik özelliklerini değerlendir
Yolk sac tümörü: Germ hücreli tümörler arasında disgerminden sonra en sık ikinci tip; %90'dan fazlası tek taraflı; hızlı büyüme ile karakterize
Yolk sac tümörleri tek taraflı olma özelliği nedeniyle kontralateral over ve uterus korunarak fertilite koruyucu cerrahi uygulanabilir.
4
Standart tedaviyi belirle
Fertilite koruyucu cerrahi (unilateral salpingo-ooferektomi + evreleme) → Adjuvan BEP kemoterapisi (Bleomisin + Etoposid + Sisplatin)
BEP rejimi germ hücreli tümörlerde oldukça etkindir. Modern BEP ile evre I yolk sac tümöründe %90+ sağkalım elde edilmektedir. Takipte AFP primer marker olarak kullanılır.

Key Concept

Yolk sac tümörü (endodermal sinüs tümörü): Schiller-Duval cisimciği, AFP yüksekliği, tek taraflı prezentasyon ve BEP kemoterapisine duyarlılık
Estimated Time:3m 30s
Question 4Question →

2727 yaşında kadın hasta, son 33 aydır devam eden çarpıntı, terleme ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 110/dk110/dk saptanıyor ve pelvik muayenede sağ adneksiyel bölgede yaklaşık 77 cm boyutunda, düzgün sınırlı kitle palpe ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde TSH baskılanmış, serbest T4T_4 düzeyi yüksek bulunuyor. Tüm vücut iyot-131 sintigrafisinde tiroid yatağında tutulum izlenmezken, pelvik bölgede yoğun tutulum saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Struma ovarii

Answer

Overde kitle ve hipertiroidi bulguları olan, sintigrafide pelvik iyot tutulumu gösteren hastada en olası tanı Struma ovarii'dir.
Doğru seçenek olan Struma ovarii, monodermal bir teratomdur ve fonksiyonel tiroid dokusu içerir. Hastadaki hipertiroidi bulguları (düşük TSH, yüksek T4T_4) ve sintigrafide pelvik iyot tutulumu bu tanıyı patognomonik olarak destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Çarpıntı, terleme ve kilo kaybı hipertiroidiyi; adneksiyel kitle ise over tümörünü işaret eder.
Hastanın hem endokrin hem de jinekolojik bulgularını birleştiren bir tanı aranmalıdır.
2
Görüntüleme ve laboratuvar bulgularının yorumlanması
Baskılanmış TSH ve yüksek T4T_4 hipertiroidiyi doğrular. İyot sintigrafisinde boyun bölgesinde tutulum olmaması, hipertiroidinin tiroid bezi kaynaklı olmadığını; pelvik tutulum ise kaynağın over olduğunu gösterir.
Ektopik tiroid dokusunun yerini saptamak için sintigrafi altın standarttır.
3
Ayırıcı tanının yapılması
Matür kistik teratomun monodermal tipi olan Struma ovarii tanısına ulaşılır.
Overin germ hücreli tümörleri arasında ektopik tiroid dokusu içeren tek spesifik tümör budur.

Key Concept

Struma ovarii, matür kistik teratomun bir alt tipi olup, %50'den fazlası tiroid dokusundan oluşur ve hastaların yaklaşık %5-10'unda klinik hipertiroidiye neden olur.

Practice More

Germ hücreli tümörlerin yaş gruplarına göre görülme sıklığını ve en sık görülen tiplerini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question →

Bir patoloji laboratuvarına gönderilen over biyopsi materyalinin mikroskopik incelemesinde; merkezi hyalinize fibröz bir çekirdek etrafında radyal dizilim gösteren tümör hücreleri ile bu yapının ortasında yer alan eozinofilik bazal membran birikintisi saptanıyor. Ayrıca tümör dokusunda fokal olarak Reinke kristallerine benzer sitoplazmik inklüzyonlar da raporlanıyor. Serum testosteron düzeyi belirgin yüksek bulunan bu hastada en olası tanı ile birlikte beklenen primer tümör belirteci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sertoli-Leydig hücreli tümör – İnhibin B

Answer

Sertoli-Leydig hücreli tümör – İnhibin B
Histolojik incelemede merkezi hyalinize fibröz çekirdek etrafında radyal dizilim gösteren tümör hücreleri Sertoli tübülü yapısını, Reinke kristalleri ise Leydig hücre komponentini temsil eder. Bu iki komponentin birlikteliği Sertoli-Leydig hücreli tümörün (SLCT) tanısını koydurmaktadır. SLCT, androjen salgılayan bir seks kord stromal tümördür ve serum testosteron yüksekliği bu fizyopatolojiyle uyumludur. Seks kord stromal tümörlerde kullanılan serolojik takip belirteci İnhibin B'dir (ayrıca AMH); bu durum granüloza hücreli tümör ve SLCT gibi tüm seks kord stromal tümörler için geçerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Histolojik bulguları analiz et
Merkezi hyalinize fibröz çekirdek + radyal hücre dizilimi + eozinofilik bazal membran birikintisi = Sertoli tübüllerinden oluşan yapılar; Reinke kristalleri = Leydig hücre komponenti
Sertoli-Leydig hücreli tümörde (SLCT) Sertoli hücreleri tübüler yapılar oluşturur; Leydig hücrelerinin karakteristik sitoplazmik organeli Reinke kristalleridir. Bu iki komponentin bir arada bulunması SLCT tanısını destekler.
2
Klinik prezentasyonu değerlendir
Yüksek serum testosteron + virilizasyon → androjen salgılayan seks kord stromal tümör
SLCT ağırlıklı olarak androjen (testosteron, androstenodin) salgılar; bu durum hirsutizm, kliteromegali, ses kalınlaşması gibi virilizasyon bulgularına yol açar. Epitelyal tümörlerde bu tablo beklenmez.
3
Tümör sınıfını belirle ve doğru belirteci eşleştir
SLCT bir seks kord stromal tümördür → primer serolojik belirteç İnhibin B (ayrıca İnhibin A ve AMH)
Seks kord stromal tümörlerin (granüloza hücreli tümör, SLCT, tekoma) ortak fonksiyonel belirteci İnhibin'dir. CA-125 epitelyal tümörlere, AFP ve hCG germ hücreli tümörlere özgüdür. Bu nedenle SLCT'de takip için İnhibin B kullanılır.
4
Yanlış seçenekleri elenip doğruyu teyitle
Granüloza hücreli tümörde Call-Exner cismi (foliküler rozet) görülür, CA-125 epitelyal belirteçtir; AFP germ hücreli tümörlere aittir; tekoma östrojen salgılar, virilizasyon yapmaz; disgerminom'da Reinke kristali yoktur
Her tümör grubunun kendine özgü histolojik bulgusu ve serolojik belirteci vardır; bunların doğru eşleştirilmesi bu sorunun temel cognitive talebidir.

Key Concept

Sertoli-Leydig hücreli tümörün (seks kord stromal tümör) histolojik tanı kriterleri (Reinke kristalleri + Sertoli tübülleri), klinik virilizasyon prezentasyonu ve doğru tümör belirteci (İnhibin B) ilişkisinin kurulması
Estimated Time:3m 30s
Question 6Question →

Henüz 1717 yaşında olan bir kız hasta, son 11 ay içerisinde karnında hızla belirginleşen şişlik ve ağrı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede batında orta hattı geçen, yaklaşık 20 cm20\text{ cm} boyutunda, fikse olmayan kitle palpe ediliyor. Görüntüleme yöntemlerinde kitlenin içerisinde yağ dokusu ve kalsifikasyonlar içeren solid-kistik alanlar izleniyor. Serum alfa-fetoprotein (AFPAFP) düzeyi 150 IU/mL150\text{ IU/mL} (hafif yüksek) olarak saptanırken, diğer tümör belirteçleri normal bulunuyor. Laparotomi sonrası yapılan patolojik incelemede kitle içerisinde bol miktarda matür dokuların yanında immatür nöroepitel odakları saptanıyor. İmmatür teratom tanısı konulan bu hastada, tümörün biyolojik davranışını ve prognozunu belirleyen en önemli histopatolojik parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Düşük büyütmeli (4X4X) bir alanda saptanan immatür nöroepitel miktarı

Answer

İmmatür teratomlarda prognozu belirleyen en önemli histopatolojik parametre, düşük büyütmeli mikroskop alanında (4X) saptanan immatür nöroepitel miktarıdır.
İmmatür teratomlar, matür kistik teratomlardan (dermoid kist) farklı olarak malign potansiyele sahiptir. Bu tümörlerin biyolojik davranışını ve sağkalımı belirleyen en kritik histopatolojik özellik, tümör dokusu içerisindeki immatür (embriyonel) nöroepitel odaklarının miktarıdır. Norris sınıflamasına göre, en belirgin immatüritenin olduğu tek bir lamda, düşük büyütmeli (4X) alanlardaki nöroepitel yoğunluğu derecelendirmeyi belirler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve radyolojik verilerini analiz edin.
Genç hasta, hızlı büyüyen kalsifikasyonlu kitle ve hafif AFP yüksekliği germ hücreli tümörleri (özellikle immatür teratomu) düşündürür.
İmmatür teratomlar genellikle adolesanlarda görülür ve kalsifikasyon/yağ dokusu içerebilirler.
2
Patoloji bulgusunu değerlendirin.
İmmatür nöroepitel varlığı immatür teratom tanısını kesinleştirir.
İmmatür doku (özellikle nöroepitel) bu tümörün ayırt edici özelliğidir.
3
Derecelendirme (grading) kriterlerini hatırlayın.
Norris sınıflamasına göre grade tayini yapılır.
En önemli prognostik faktör olan grade, immatür nöroepitelin yoğunluğuna göre (Grade 1, 2 veya 3) belirlenir.

Key Concept

İmmatür teratomların derecelendirilmesi (Norris sınıflaması), immatür nöroepitel miktarına dayanır.
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question →

14 yaşındaki kız çocuğu, şiddetli karın ağrısı ve vajinal kanama şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede pelviste solid, hassas bir kitle saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum beta-hCG ve Alfa-fetoprotein (AFP) düzeylerinin her ikisinin de belirgin şekilde yüksek olduğu görülüyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Embriyonel karsinom

Answer

Embriyonel karsinom
Embriyonel karsinom, overin nadir görülen ancak çok agresif seyreden malign germ hücreli tümörlerinden biridir. Histopatolojik olarak ilkel epitelyal hücrelerden oluşur ve hem sinsityotrofoblast hem de yolk sak elemanları içerebilir. Bu nedenle laboratuvar bulgularında hem beta-hCG hem de AFP (Alfa-fetoprotein) yüksekliği saptanması tipiktir. Ayrıca östrojen sekresyonuna bağlı olarak isoseksüel prekoks puberte tablosuna (vajinal kanama, meme gelişimi) neden olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Vakanın klinik özelliklerini analiz et
14 yaşında (adolesan), pelvik kitle, ağrı ve tümör belirteçlerinde yükseklik var. Bu tablo malign germ hücreli tümörleri düşündürür.
Adolesan dönemdeki over kitlelerinde öncelikle germ hücreli tümörler akla gelmelidir.
2
Tümör belirteç profillerini karşılaştır
Hasta hem beta-hCG hem de AFP pozitifliğine sahip.
Her germ hücreli tümörün spesifik bir salgı profili vardır ve tanı buna göre ayrıştırılır.
3
Belirteç kombinasyonuna uyan tanıyı seç
Hem hCG hem de AFP üretebilen tek seçenek Embriyonel Karsinom'dur.
Yolk sak sadece AFP, Koriokarsinom sadece hCG, Disgerminoma ise (nadiren) sadece hCG üretir veya belirteç negatiftir.

Key Concept

Germ hücreli over tümörlerinde ayırıcı tanı, spesifik tümör belirteçleri (AFP, hCG, LDH) kullanılarak yapılır. Embriyonel karsinom her iki belirteci de (AFP ve hCG) yükseltebilmesiyle ayırt edilir.

Hints

1
Soruda verilen ipucu, iki farklı belirtecin (AFP ve hCG) aynı anda yükselmiş olmasıdır. Bu durum çoğu germ hücreli tümör için atipiktir.
2
Sadece AFP yüksek olsaydı Yolk Sak, sadece hCG yüksek olsaydı Koriokarsinom düşünülürdü.
3
Hem AFP hem hCG'yi yükselten tümör, farklılaşmamış ilkel hücrelerden oluşur ve adı 'embriyo' kökenini çağrıştırır.

Practice More

Benzer bir senaryoda sadece AFP yüksekliği ve Schiller-Duval cisimcikleri verilseydi tanı ne olurdu?
Estimated Time:45s
Question 8Question →

2424 yaşında kadın hasta, hızlı büyüyen pelvik kitle ve şiddetli karın ağrısı ile acil servise başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kalsiyum düzeyi 14.214.2 mg/dL (Normal: 8.5−10.58.5-10.5 mg/dL) olarak ölçülüyor. Overdeki kitlenin histopatolojik incelemesinde, 'folikül benzeri' boşluklar oluşturan küçük hücreli neoplazik bir infiltrasyon izleniyor ve immünohistokimyasal boyamada 'BRG1' protein ekspresyonunun kaybolduğu saptanıyor. Bu klinik ve patolojik tabloya göre, bu hastada saptanması en olası genetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: SMARCA4 geninde biallelik inaktivasyon

Answer

SMARCA4 geninde biallelik inaktivasyon seçeneği, overin hiperkalsemik tip küçük hücreli karsinomunun (SCCOHT) temel genetik karakteristiğidir.
Overin hiperkalsemik tip küçük hücreli karsinomu (SCCOHT), oldukça nadir görülen ancak son derece agresif bir tümördür. Hastaların yaklaşık %60'ında paraneoplastik hiperkalsemi görülür. Genetik düzeyde, vakaların neredeyse tamamında kromatin modelleme kompleksi SWI/SNF'nin bir parçası olan SMARCA4 geninde biallelik inaktivasyon saptanır. Bu mutasyonun immünohistokimyasal yansıması, hücre çekirdeklerinde BRG1 protein ekspresyonunun kaybıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik ve klinik bulgularını analiz et.
Genç yaş (2424 yaş) ve paraneoplastik hiperkalsemi (14.214.2 mg/dL) birlikteliği saptandı.
Overin non-epitelyal tümörleri arasında hiperkalsemi ile en güçlü ilişkisi olan tümör SCCOHT'dir.
2
Histopatolojik ve immünohistokimyasal verileri değerlendir.
Küçük yuvarlak hücreler, folikül benzeri boşluklar ve BRG1 protein kaybı saptandı.
BRG1 proteini, SMARCA4 geni tarafından kodlanır; bu proteinin kaybı genin fonksiyonel inaktivasyonunu gösterir.
3
Tanıyı genetik belirteçle eşleştir.
SCCOHT tanısı SMARCA4 inaktivasyonu ile doğrulanır.
SMARCA4 mutasyonu bu agresif tümörün neredeyse tüm vakalarında bulunan temel sürücü mutasyondur.

Key Concept

Hiperkalsemik Tip Overin Küçük Hücreli Karsinomu (SCCOHT) ve SMARCA4/BRG1 İlişkisi
Question 9Question →

22 yaşında bir kadın hasta, alt karın bölgesinde hızla büyüyen ağrılı kitle ve karın şişliği şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede pelviste 15 cm15 \text{ cm} boyutunda, solid komponentleri olan fikse kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Alfa-fetoprotein (AFP) seviyesi 15.000 ng/mL15.000 \text{ ng/mL} (normal: <10<10) bulunurken, hCG ve LDH seviyeleri normal sınırlarda saptanıyor. Yapılan cerrahi evrelemede tek taraflı over tutulumu izleniyor ve histopatolojik incelemede 'Schiller-Duval cisimcikleri' görülüyor. Bu hastanın yönetimi ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tümör evresinden bağımsız olarak, fertilite koruyucu cerrahi sonrası BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) kemoterapisi standart tedavidir.

Answer

Tümör evresinden bağımsız olarak, fertilite koruyucu cerrahi sonrası BEP kemoterapisi verilmesi en doğru yaklaşımdır.
Doğru seçenek olan fertilite koruyucu cerrahi sonrası BEP protokolü, Yolk sak tümörünün standart yönetimidir. Bu tümör, diğer germ hücreli tümörlerden (örneğin evre IA disgerminom veya grade 1 immatür teratom) farklı olarak, evre I olsa bile mutlaka adjuvan kemoterapi gerektirir çünkü nüks riski çok yüksektir ve kemosensitivitesi fazladır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezleyin.
Genç yaş, hızlı büyüme, çok yüksek AFP (15.000 ng/mL15.000 \text{ ng/mL}) ve normal hCG/LDH varlığı.
Germ hücreli tümörler arasında AFP yüksekliği Yolk sak tümörünü (Endodermal Sinüs Tümörü) düşündürür.
2
Patolojik bulguyu tanımlayın.
Schiller-Duval cisimcikleri saptandı.
Schiller-Duval cisimcikleri Yolk sak tümörü için patognomonik bir bulgudur.
3
Cerrahi yönetim ve adjuvan tedavi gerekliliğini belirleyin.
Evre I olsa dahi tüm hastalara cerrahi sonrası BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) kemoterapisi verilmelidir.
Yolk sak tümörü son derece agresiftir ve BEP kemoterapisine mükemmel yanıt verir; adjuvan tedavi hayatta kalma oranlarını dramatik şekilde artırır.

Key Concept

Yolk sak tümöründe (Endodermal Sinüs Tümörü) cerrahi evre ne olursa olsun adjuvan kemoterapi zorunluluğu.
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question →

Patoloji laboratuvarına gönderilen over kitlesi spesimeninin mikroskobik incelemesinde; küçük, yuvarlak hücreler içeren solid adacıklar ile bu adacıkları çevreleyen fibröz stroma görülmektedir. Tümörün bir bölümünde ise granülomatöz iltihap alanları ve merkezi nekroz içeren yapılar dikkat çekmektedir. Serum AFP düzeyi 1200 ng/mL (normal: <10 ng/mL), beta-hCG 3400 mIU/mL, LDH 890 U/L olarak ölçülen 24 yaşındaki hastanın preoperatif görüntülemesinde 11 cm solid over kitlesi ve retroperitoneal lenfadenopati saptanmıştır. Bu tabloda en olası histolojik tanı ve birincil kemoterapötik rejim kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikst germ hücreli tümör (yolk sac tümörü + disgerminom bileşeni) — BEP (bleomisin, etoposid, sisplatin)

Answer

Mikst germ hücreli tümör (yolk sac tümörü + disgerminom bileşeni) ve BEP kemoterapisi
Hem AFP belirgin yüksekliği (yolk sac tümörü bileşenine özgü) hem de beta-hCG yüksekliği (disgerminom veya koryokarsinom bileşenine özgü), LDH yüksekliği ile birlikte değerlendirildiğinde mikst germ hücreli tümörü işaret eder. Histolojik olarak solid adacıklar içinde granülomatöz iltihap alanlarının varlığı disgerminom bileşeniyle, diğer solid alanlar ise yolk sac tümörüyle uyumludur. Bu tablonun standart tedavisi, malign germ hücreli over tümörlerinde altın standart olan BEP rejimidir.

Step-by-Step Solution

1
Tümör belirteçlerini yorumla
AFP 1200 ng/mL → yolk sac tümörü (endodermal sinüs tümörü) bileşeni; beta-hCG 3400 mIU/mL → disgerminom veya koryokarsinom bileşeni; LDH 890 U/L → germ hücreli tümör
Her belirteç farklı germ hücreli tümör tipine özgü olup tek tip tümörle açıklanamayan birden fazla belirteç yüksekliği mikst yapıyı gösterir
2
Histolojik bulguları yorumla
Solid adacıklar + granülomatöz iltihap + merkezi nekrozlu yapılar = disgerminom (granülomatöz iltihap paternl karakteristik) + yolk sac tümörü bileşeni
Disgerminom mikroskobisinde lenfosit ve granülom infiltrasyonu görülmesi tipiktir; yolk sac tümöründe Schiller-Duval cisimleri ve retiküler patern görülür; patolojik raporda her iki pattern kombine olmuştur
3
Klinik bağlamı değerlendir
24 yaşında genç kadın, 11 cm kitle, retroperitoneal LAP → germ hücreli tümör için tipik yaş ve sunum
Germ hücreli tümörler çoğunlukla reprodüktif çağdaki genç kadınlarda görülür; büyük solid kitle ve lenfadenopati agresif germ hücreli tümörü destekler
4
Tedavi rejimini belirle
BEP (bleomisin + etoposid + sisplatin) → germ hücreli over tümörlerinde altın standart birinci basamak kemoterapi
Mikst germ hücreli tümörler dahil tüm malign over germ hücreli tümörlerinde BEP standarddır; testis kaynaklı germ hücreli tümör çalışmalarından extrapolasyon yapılmıştır

Key Concept

Mikst germ hücreli over tümörlerinde tümör bileşenlerine göre marker kombinasyonu yorumu ve BEP kemoterapisi
Estimated Time:4m 0s
Question 11Question →

Yirmi beş yaşında bir kadın hasta, 3 haftadır süren pelvik ağrı ve abdominalde şişkinlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ adnekste 8 cm'lik solid-kistik kitle saptanıyor. Serum AFP: 420 ng/mL (N: <10), β-hCG: 6 IU/L (normal), LDH: 580 U/L (hafif yüksek), inhibin B: normal, CA-125: hafif yüksek (72 U/mL). Tümör cerrrahi olarak rezeke edilir; patoloji raporunda tümörün solid kısımlarında %60 disgerminom bileşeni, %25 immatür teratom bileşeni ve %15 yolk sac tümörü bileşeni içerdiği belirtilmektedir. Bu hastanın marker profili ve histolojisi göz önünde bulundurulduğunda, postoperatif tedavi ve izlemde aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mikst histoloji nedeniyle BEP (bleomisin, etoposid, sisplatin) kemoterapi başlanmalı; izlemde AFP, LDH ve β-hCG birlikte takip edilmeli; immatür teratom bileşeni nedeniyle growing teratoma sendromu açısından da klinik ve radyolojik değerlendirme yapılmalıdır

Answer

Mikst germ hücreli tümör nedeniyle BEP kemoterapisi başlanmalı; AFP, LDH ve β-hCG ile multimarker izlem yapılmalı; immatür teratom bileşeni için growing teratoma sendromu açısından radyolojik takip eklenmelidir.
Mikst germ hücreli tümörlerde tedavi ve izlem her bileşen dikkate alınarak planlanır. BEP kemoterapisi tüm germ hücreli tümörlerde standart birinci basamak tedavidir. AFP yolk sac tümörü bileşeninin, LDH disgerminom bileşeninin belirteci olduğundan her ikisi de izlemde kullanılmalıdır. İmmatür teratom bileşeni, kemoterapi altında mature teratoma dönüşerek growing teratoma sendromuna yol açabilir; bu nedenle marker'lar normalize olsa dahi radyolojik takip zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Histolojik bileşenlerin marker eşleşmesini belirle
Disgerminom → LDH; Yolk sac tümörü → AFP; İmmatür teratom → marker üretmez ancak growing teratoma riski taşır; β-hCG tüm germ hücreli tümörlerde hafif yükselebilir
Mikst germ hücreli tümörlerde her bileşenin marker'ı ayrı klinik öneme sahiptir ve izlemi yönlendirir
2
Marker profilini histoloji ile örtüştür
AFP 420 ng/mL → yolk sac tümörü bileşenini doğruluyor; LDH yüksekliği → disgerminom bileşenini yansıtıyor; β-hCG normal → saf koryokarsinom bileşeni yok; inhibin B normal → granüloza hücreli tümör yok
Serolojik profil histolojik bulgularla uyumlu olup non-epitelyal tümör grubunu kesin biçimde desteklemektedir
3
Tedavi protokolü belirle
BEP (bleomisin + etoposid + sisplatin) — germ hücreli tümörlerin standart kemoterapisi; en agresif bileşen (yolk sac tümörü) tedaviyi yönlendirir
Disgerminom radyosensitif olsa da mikst tümörlerde BEP kullanımı standarttır; yalnızca disgerminom bileşenine göre tedavi planlamak nüks riskini artırır
4
İmmatür teratom bileşeninin özel riskini değerlendir
Kemoterapi sonrası growing teratoma sendromu olasılığı: immatür teratom, BEP tedavisi altında mature teratoma dönüşebilir ve marker'lar negatifleşse dahi büyümeye devam edebilir
Marker normalizasyonuna rağmen kitlede büyüme varsa cerrahi rezeksiyon gereklidir; bu bileşen nedeniyle radyolojik izlem vazgeçilmezdir
5
İzlem protokolünü oluştur
Multimarker izlem: AFP + LDH + β-hCG; radyolojik takip: pelvik USG ve/veya BT; CA-125 birincil izlem parametresi değildir
Her bileşen ayrı marker ile izlenmeli; sadece tek marker ile takip, farklı bileşenden kaynaklanan nüksü atlayabilir

Key Concept

Mikst germ hücreli over tümörlerinde multimarker profili ve bileşen bazlı tedavi-izlem planlaması; growing teratoma sendromu riski
Estimated Time:3m 30s
Question 12Question →

Bir patoloji konseyinde, 29 yaşında bir kadının sol overinden çıkarılan kitlenin frozen section ve kalıcı patoloji sonuçları tartışılmaktadır. Makroskobik incelemede kitlenin solid-kistik yapıda, fokal hemorajik alanlar içerdiği ve kapsülünün sağlam olduğu görülmektedir. Mikroskobik incelemede ise büyük, veziküler nukleuslu ve belirgin nükleolüslü tek tip tümör hücreleri ile bu hücrelerin arasına serpiştirilmiş lenfositik infiltrasyon tespit edilmektedir; fibröz septalar granülomatöz reaksiyon izlenmektedir. İmmünohistokimyasal boyamada tümör hücrelerinin PLAP (+), OCT4 (+), D2-40 (+) olduğu, AFP ve hCG ekspresyonunun negatif olduğu bildirilmektedir. Serum tümör belirteç panelinde LDH: 680 U/L (yüksek), AFP: 4.2 ng/mL (normal), beta-hCG: 6.2 mIU/mL (hafif yüksek) saptanmaktadır. Preoperatif evrelemede retroperitoneal lenfadenopati görülmemiş, kontralateral over normaldir. Bu hastanın en uygun adjuvan tedavi planlamasını etkileyen birincil prognostik faktör ve tedavi tercihine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tümörün PLAP ve OCT4 pozitifliği disgerminom tanısını destekler; evre IA hastalıkta fertilite koruyucu cerrahi sonrası adjuvan BEP kemoterapisi zorunlu değildir, yakın takip yeterlidir

Answer

Disgerminom tanısını destekleyen histolojik ve IHK bulgular doğrultusunda, evre IA hastalıkta fertilite koruyucu cerrahi sonrası adjuvan BEP kemoterapisi zorunlu değildir; yakın takip yeterli bir seçenektir.
Histolojik bulgular (büyük veziküler nukleuslu tek tip hücreler, lenfositik infiltrasyon, fibröz septalarda granülomatöz reaksiyon) ve IHK profil (PLAP+, OCT4+, D2-40+, AFP-, hCG hafif yüksek) bir arada değerlendirildiğinde disgerminom tanısı konulur. Evre IA hastalıkta, fertilite koruyucu cerrahi sonrası adjuvan BEP kemoterapisi zorunlu değildir; disgerminomun kemoradyoterapiye duyarlılığı yüksek olduğundan nüks durumunda kurtarma tedavisi etkilidir ve yakın takip yeterli bir seçenek olarak kabul edilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Histolojik ve IHK bulguları değerlendirerek tümör tipini belirle
Büyük veziküler nukleuslu tek tip hücreler + lenfositik infiltrasyon + fibröz septalarda granülomatöz reaksiyon = disgerminom için patognomonik tablo; PLAP(+), OCT4(+), D2-40(+) IHK profili disgerminomu destekler
Disgerminom, germ hücreli tümörler içinde en sık görülen alt tiptir. Karakteristik histoloji ve IHK paneli ile tanı konulur. D2-40 (podoplanin) disgerminom için yüksek sensitiviteye sahip bir belirteçtir.
2
Hafif yüksek beta-hCG değerini yorumla
Disgerminomların %3-10'unda senkitiyotrofoblastik dev hücreler bulunabilir; bu durum hafif beta-hCG yüksekliğine yol açar ve disgerminom tanısını dışlamaz
Mikst germ hücreli tümörde AFP veya belirgin hCG yüksekliği beklenir. Sadece hafif hCG yüksekliği, AFP normalliği ve disgerminom IHK profili bir arada değerlendirildiğinde mikst tümör değil, senkitiyotrofoblastik dev hücre içeren disgerminom düşünülmelidir.
3
Evrelemeyi belirle
Kapsül sağlam, retroperitoneal LAP yok, kontralateral over normal → Evre IA disgerminom
Over kanserlerinde evre IA: tek taraflı, kapsül intakt, over yüzeyinde tümör yok, peritoneal yıkama sitolojisi negatif.
4
Evre IA disgerminom için tedavi seçeneklerini değerlendir
Fertilite koruyucu cerrahi + yakın takip; adjuvan BEP kemoterapisi evre IA hastalıkta rutin olarak önerilmez
Disgerminom, kemoterapi ve radyoterapiye son derece duyarlıdır. Nüks durumunda kurtarma tedavisinin yüksek başarı oranı göz önüne alındığında, evre IA hastalıkta adjuvan tedavi ile izlem arasında sağkalım açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Nüks riski yaklaşık %15-25 olmakla birlikte, nüks gelişen olguların büyük çoğunluğu kurtarma tedavisiyle kür sağlanabilmektedir.

Key Concept

Disgerminom tanısında IHK belirteçler (PLAP, OCT4, D2-40), tümör belirteçlerinin yorumu (hafif hCG yüksekliği senkitiyotrofoblastik dev hücreler nedeniyle olabilir), ve evre IA hastalıkta adjuvan tedavi kararı
Estimated Time:3m 30s
Question 13Question →

Kırk dört yaşında bir kadın hasta, jinekoloji polikliniğine 3 aydır devam eden karın şişkinliği ve ara kanama şikayetiyle başvuruyor. Pelvik ultrasonografide bilateral over kitleleri saptanıyor ve CA-125 değeri 28 U/mL (normal), AFP 2,1 ng/mL (normal), β-hCG 3,2 mIU/mL (normal), ancak serum inhibin B düzeyi 480 pg/mL (normal: <100 pg/mL) olarak ölçülüyor. Opere edilen hastanın patoloji raporunda tümör hücrelerinin küçük, soluk nükleuslu, longitudinal nükleer oluklara sahip granüloza hücrelerinden oluştuğu, mikrofollüküler yapılar içinde eozinofilik sekresyon birikintilerinin bulunduğu ve FOXL2 c.402C>G (p.C134W) mutasyonu saptandığı belirtiliyor. Postoperatif dönemde hasta kemoterapi almaksızın izleme alınıyor. Olgu kapandıktan 11 yıl sonra hasta tekrar başvuruyor ve karaciğer metastazı saptanıyor. Bu hastanın primer tanısı, geç nüks mekanizması ve metastatik tümörde en duyarlı tümör belirteci açısından aşağıdaki kombinasyonların hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Erişkin tip granüloza hücreli tümör — FOXL2 mutasyonuna bağlı epigenetik instabilite ile geç aktifleşme — Serum inhibin B

Answer

Erişkin tip granüloza hücreli tümör — FOXL2 mutasyonuna bağlı epigenetik instabilite ile geç aktifleşme — Serum inhibin B
Olgudaki 44 yaş, bilateral tutulum, FOXL2 c.402C>G patognomonik mutasyonu, mikrofollüküler yapı içindeki Call-Exner cisimleri ve izole yüksek inhibin B düzeyi birlikte erişkin tip granüloza hücreli tümörü işaret etmektedir. Bu tümör tipinin en önemli klinik özelliği erken evre cerrahi sonrasında bile 5-20 yıl sonra nüks edebilmesidir; bu durum FOXL2 kayıpının neden olduğu transkripsiyon düzensizliği ve tümör hücre dormansisiyle açıklanmaktadır. Metastatik hastalıkta serum inhibin B, CA-125 gibi epitelyal belirteçlere veya germ hücreli tümör belirteçlerine (AFP, β-hCG) kıyasla çok daha duyarlı ve özgündür.

Step-by-Step Solution

1
Tümör tipini belirle: yaş, histoloji, moleküler profil
44 yaş + FOXL2 c.402C>G mutasyonu + Call-Exner cisimleri (mikrofollüküler yapı + eozinofilik sekresyon) + yüksek inhibin B → Erişkin tip granüloza hücreli tümör
FOXL2 c.402C>G mutasyonu erişkin tip granüloza hücreli tümörde >95 oranında saptanır ve patognomoniktir. Call-Exner cisimleri bu tümörün karakteristik histolojik bulgusudur.
2
Geç nüks mekanizmasını değerlendir
FOXL2 mutasyonu granüloza hücresi diferansiyasyonunu düzenleyen transkripsiyon faktörünün işlev bozukluğuna yol açar; bu hücreler dormant kalabilir ve yıllar sonra tetiklenebilir
Erişkin tip granüloza hücreli tümörün en belirgin özelliği geç nüks potansiyelidir; ilk tedaviden 5, 10 hatta 20 yıl sonra nüks izlenebilir. Bu 'dormant' davranış FOXL2 kayıpının neden olduğu epigenetik instabiliteyle ilişkilidir.
3
Metastatik izlemde en duyarlı belirteci belirle
Serum inhibin B ve/veya östradiol
CA-125 epitelyal over kanserlerine özgüdür, AFP ve β-hCG germ hücreli tümörlere aittir. Granüloza hücreli tümörde hem primer hem metastatik hastalıkta serum inhibin B (ve inhibin A) en duyarlı tümör belirtecidir.
4
Yanlış seçenekleri dışla
Juvenil tip → yanlış yaş ve FOXL2 yok; Sertoli-Leydig → DICER1, virilizasyon, Call-Exner yok; NOS → FOXL2 varlığı NOS'u dışlar; CA-125 → epitelyal belirteç
Her bir alternatif, olgudaki bir veya birden fazla bulguyla çelişmektedir.

Key Concept

Erişkin tip granüloza hücreli tümörün FOXL2 mutasyonu ile tanısı, geç nüks potansiyeli ve inhibin B ile izlemi
Estimated Time:3m 30s
Question 14Question →

Otuz sekiz yaşında bir kadın hasta, altı aydır düzensiz vajinal kanama ve belirgin virilizasyon bulguları (klitoromegali, ses kalınlaşması) ile başvuruyor. Serum testosteron düzeyi belirgin yüksek, serum östradiol düzeyi de hafif yüksek bulunuyor. Pelvik MR'da sol overde 6 cm solid-kistik kitle saptanıyor. Laparotomide frozen section incelemesi yapılıyor; patoloji raporu "Sertoli-Leydig hücreli tümör, intermediyer diferansiyasyon, retiküler heterojen alanlar içeriyor" şeklinde geliyor. Tümör over dışına geçmemiş, karşı over ve uterus normal görünümde, omentum ve periton temiz, sitoloji negatif olarak değerlendiriliyor. Ameliyat bulguları tam cerrahi evreleme yapıldığı gösteriyor ve Evre IA olarak kabul ediliyor. Bu hastanın intraoperatif frozen section sonuçları göz önüne alındığında, tümörün diferansiyasyon derecesi ile adjuvan tedavi kararı arasındaki ilişki açısından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İntermediyar diferansiyasyonlu Sertoli-Leydig hücreli tümörde Evre IA hastalıkta adjuvan kemoterapi rutin olarak önerilmez; yüksek riskli özellik yalnızca tümörün rüptüre olması veya Evre IC hastalığı ile ilişkilidir

Answer

İntermediyar diferansiyasyonlu Sertoli-Leydig hücreli tümörde Evre IA hastalıkta adjuvan kemoterapi rutin olarak önerilmez; yüksek riskli özellik yalnızca tümörün rüptüre olması veya Evre IC hastalığı ile ilişkilidir.
Sertoli-Leydig hücreli tümörde adjuvan kemoterapi (BEP) endikasyonları arasında kötü diferansiyelasyon (grade 3), gerçek heterolog elemanlar içermesi, tümör rüptürü ve Evre IC veya üzeri hastalık yer almaktadır. Bu hastada tümör intermediyer diferansiyelasyonlu olup 'retiküler heterojen alanlar' ifadesi WHO sınıflamasında 'heterolog eleman' kategorisini karşılamaz; retiküler pattern intermediyer diferansiyelasyonun alt morfolojik özelliklerinden biridir. Evre IA, kapsül intakt, periton ve sitoloji negatif olan bu olguda adjuvan kemoterapinin rutin olarak önerilmemesi standarttır. Rüptür ya da ileri evre yokluğunda gözlem tercih edilen yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Tümör tipini ve diferansiyasyon derecesini tanımla
Sertoli-Leydig hücreli tümör (SLCT), intermediyer diferansiyasyon, retiküler alanlar içeriyor
SLCT seks kord stromal tümörler grubundadır. Diferansiyasyon dereceleri: iyi (grade 1), intermediyer (grade 2), kötü (grade 3) ve retiküler/heterolog alt tipler. Diferansiyasyon derecesi prognoz ve adjuvan tedavi kararını doğrudan etkiler.
2
Evreyi ve cerrahi bulgularını değerlendir
Evre IA: Tek overde sınırlı, kapsül intakt, periton/sitoloji negatif, karşı over normal
Evre IA hastalık en erken evredir ve en iyi prognozu taşır. SLCT'de 5 yıllık sağkalım Evre IA'da >90%'dır. Evre, adjuvan tedavi kararında diferansiyasyon derecesinin yanı sıra en kritik faktördür.
3
SLCT'de adjuvan kemoterapi endikasyonlarını gözden geçir
Adjuvan BEP için risk faktörleri: Evre IC-IV, kötü diferansiyelasyon (grade 3), heterolog elemanlar, tümör rüptürü
İntermediyar diferansiyelasyonlu SLCT'de 'retiküler pattern' heterolog eleman (kıkırdak, müsin salgılayan epitel, iskelet kası gibi mezodermal türev yapılar) anlamına gelmez. Heterolog elemanlar ayrı tanımlanır ve kötü prognozla ilişkilendirilir. Retiküler pattern intermediyer diferansiyelasyonda görülebilen mikroskobik bir patern olup adjuvan BEP için yeterli endikasyon değildir.
4
Retiküler pattern ile heterolog eleman arasındaki farkı belirle
Retiküler ≠ Heterolog. Bu vakada 'retiküler heterojen alanlar' intermediyer diferansiyelasyonun bir parçasıdır, heterolog mezodermal eleman içerdiği bildirilmemektedir.
WHO sınıflamasına göre SLCT subtipleri: iyi diff., intermediyer diff., kötü diff., retiküler pattern ve heterolog elemanlar içerenler. Retiküler pattern kendi başına bir alt tip ya da kötü prognostik faktör olarak heterolog elemanlarla eşdeğer tutulmaz.
5
Sonucu bütünleştir
Evre IA + intermediyer diferansiyelasyon + heterolog eleman yok = Adjuvan BEP rutin olarak önerilmez, gözlem yeterlidir
Standart yaklaşımda Evre IA intermediyer diferansiyelasyonlu SLCT'de adjuvan tedavi verilmez. Takip inhibin B, androjen düzeyleri ve görüntüleme ile yapılır.

Key Concept

Sertoli-Leydig hücreli tümörlerde adjuvan kemoterapi endikasyonları: diferansiyasyon derecesi, heterolog eleman varlığı ve evre kombinasyonuna göre karar verilir; retiküler pattern ile heterolog eleman ayrımı klinik olarak kritiktir.
Estimated Time:3m 30s
Question 15Question →

15 yaşında bir kız çocuk, son birkaç haftadır hızla artan karın şişliği ve alt karın ağrısı şikayetiyle getirilmiştir. Yapılan pelvik ultrasonografide sağ over lojunda 12 cm12\text{ cm} boyutunda, solid alanlar içeren heterojen bir kitle saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde serum Alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi 20.000 ng/mL20.000\text{ ng/mL} (Normal: <10<10) olarak bulunmuştur. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken non-epitelyal over tümörü hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü)

Answer

Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü)
Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü), germ hücreli over tümörleri arasında en malign olanlardan biridir ve karakteristik olarak Alfa-fetoprotein (AFP) sentezler. Tanı anında serum AFP seviyeleri genellikle binlerce üniteye ulaşır. Bu tümörün histopatolojik incelemesinde Schiller-Duval cisimcikleri görülmesi de patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et.
Hasta 15 yaşında (adolesan dönem) ve hızlı büyüyen adneksiyal kitlesi var. Bu durum öncelikle germ hücreli tümörleri düşündürür.
Genç yaş grubundaki solid over kitlelerinde malign germ hücreli tümörler ön plandadır.
2
Tümör belirtecini yorumla.
Serum AFP düzeyinin 20.000 ng/mL20.000\text{ ng/mL} olması, bu belirtecin çok spesifik olduğu tümörü işaret eder.
AFP, endodermal sinüs dokusunun bir ürünüdür.
3
Tanıyı netleştir.
Belirgin AFP yüksekliği ile seyreden en tipik germ hücreli tümör endodermal sinüs tümörüdür.
Diğer tümörlerin belirteç profilleri (LDH, İnhibin, hCG) bu tabloyla uyumlu değildir.

Key Concept

Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü) için en spesifik tümör belirteci Alfa-fetoprotein (AFP) yüksekliğidir.

Practice More

Endodermal sinüs tümörünün karakteristik patolojik bulgusu olan Schiller-Duval cisimciklerini ve diğer germ hücreli tümörlerin (örneğin koryokarsinom - hCG) belirteçlerini tekrar edin.
Estimated Time:45s
Question 16Question →

5555 yaşında bir kadın hasta, 44 aydır devam eden postmenopozal vajinal kanama şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan pelvik muayenede sağ adneksiyal lojda yaklaşık 12 cm12\text{ cm} boyutunda, mobil kitle palpe ediliyor. Transvajinal ultrasonografide sağ overde solid ve kistik alanlar içeren multilocular kitle izlenirken, endometrium kalınlığı 16 mm16\text{ mm} olarak ölçülüyor. Yapılan endometrial biyopsi sonucu 'atipisiz basit endometrial hiperplazi' olarak raporlanıyor.

Bu klinik tabloya göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granulosa hücreli tümör

Answer

Granulosa hücreli tümör, östrojen salgılayarak endometrial hiperplazi ve postmenopozal kanamaya yol açan en olası seks kord stromal tümördür.
Granulosa hücreli tümörler, overin seks kord stromal tümörleri grubuna dahildir ve belirgin şekilde östrojen salgılarlar. Bu durum hastada endometrial kalınlaşmaya, hiperplaziye ve klinik olarak postmenopozal kanamaya neden olur. Tanıda İnhibin-A ve İnhibin-B seviyelerinin yüksekliği de yardımcıdır. Patolojisinde 'kahve çekirdeği' (coffee bean) nükleuslar ve 'Call-Exner' cisimcikleri patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Postmenopozal kanama ve 12 cm12\text{ cm}'lik adneksiyal kitle varlığı saptandı.
Hastanın yaşı ve ana şikayeti jinekolojik onkolojik bir süreç düşündürür.
2
Hormonal etkileri değerlendir.
Endometriumun 16 mm16\text{ mm} olması ve hiperplazi saptanması, kitlenin östrojen salgıladığını gösterir.
Over tümörleri arasında östrojen üreten en tipik grup seks kord stromal tümörlerdir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Östrojen üreten en yaygın malign seks kord stromal tümör Granulosa hücreli tümördür.
Sertoli-Leydig androjen üretir, germ hücreli tümörler (disgerminom, yolksak) genellikle östrojen üretmez ve daha genç yaşta görülür.

Key Concept

Seks kord stromal tümörler arasında yer alan Granulosa hücreli tümörler, inhibin ve östrojen üretimi ile karakterizedir; bu durum klinik olarak hiperöstrojenizme (çocuklarda puberte prekoks, yetişkinlerde endometrial hiperplazi/kanser) yol açar.
Question 17Question →

Over kaynaklı non-epitelyal tümörler arasında yer alan ve serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyinin belirgin yüksekliğiyle karakterize olan tümör hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yolk sac tümörü (Endodermal sinüs tümörü)

Answer

Yolk sac tümörü (Endodermal sinüs tümörü), serum AFP düzeyinin belirgin yüksekliğiyle karakterize non-epitelyal over tümörüdür.
Yolk sac tümörü (endodermal sinüs tümörü), germ hücreli non-epitelyal over tümörleri içinde AFP'nin en belirgin ve diagnostik düzeyde yükseldiği tümördür. Histolojik olarak Schiller-Duval cisimcikleri patognomiktir. Serum AFP değeri hem tanıda hem de tedavi yanıtını izlemede kullanılır.

Step-by-Step Solution

1
Non-epitelyal over tümörlerini sınıflandır
Non-epitelyal over tümörleri iki ana gruba ayrılır: Germ hücreli tümörler (disgerminom, yolk sac tümörü, matür/immatür teratom, koryokarsinom) ve seks kord-stromal tümörler (granüloza hücreli, teka hücreli, Sertoli-Leydig).
Doğru tümör grubunu ve belirteçlerini ilişkilendirebilmek için sınıflandırma şarttır.
2
Her germ hücreli tümörün belirtecini eşleştir
Disgerminom: LDH, hCG. Yolk sac tümörü: AFP (en yüksek). İmmatür teratom: AFP (hafif). Koryokarsinom: hCG.
AFP'nin en belirgin yükseldiği germ hücreli over tümörü yolk sac tümörüdür.
3
Seks kord-stromal tümörlerin belirteçlerini kontrol et
Granüloza hücreli tümör: İnhibin, östrojen. Teka hücreli tümör: östrojen. Bunların hiçbirinde AFP yükselmez.
AFP, yalnızca yolk sac tümörüne özgü belirteçtir; seks kord-stromal tümörlerle karıştırılmamalıdır.

Key Concept

Non-epitelyal over tümörlerinde tümör belirteçleri: Yolk sac tümörü = AFP (patognomik); Disgerminom = LDH/hCG; Granüloza hücreli tümör = İnhibin
Estimated Time:50s
Question 18Question →

19 yaşında bir kadın hasta, son bir ayda hızla gelişen karın şişliği ve alt karın ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede batında ksifoid seviyesine kadar uzanan kitle palpe ediliyor. Pelvik ultrasonda sağ over kaynaklı 18 cm18 \, cm boyutunda, solid ve kistik alanlar içeren mikst bir kitle saptanıyor. Serum biyokimyasında CA-125 45 U/mL45 \, U/mL, hCG <2 mIU/mL< 2 \, mIU/mL, LDH 210 U/L210 \, U/L (N:140−280N: 140-280) ve α\alpha-fetoprotein (AFP) 12.400 ng/mL12.400 \, ng/mL olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tümöre ait karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yolk sak tümörü - Histopatolojisinde Schiller-Duval cisimciklerinin görülmesi

Answer

Yolk sak tümörü ve bu tümörün histopatolojik belirteci olan Schiller-Duval cisimcikleri
Verilen klinik tabloda genç bir hastada hızla büyüyen kitle ve eşlik eden aşırı AFP yüksekliği (>10.000 ng/mL>10.000 \, ng/mL), Yolk sak (Endodermal Sinüs) tümörü tanısı için tipiktir. Bu tümörün histopatolojik incelemesinde 'glomeruloid' veya 'endodermal sinüs' yapıları olarak bilinen Schiller-Duval cisimcikleri görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin ve yaşın değerlendirilmesi
Genç hasta (19 yaş) ve hızlı büyüyen kitle varlığı malign germ hücreli over tümörlerini düşündürür.
Genç yaş grubundaki adneksiyel kitlelerde non-epitelyal tümörler ön plandadır.
2
Tümör belirteçlerinin (marker) analizi
AFP seviyesinin aşırı yüksekliği (12.400 ng/mL12.400 \, ng/mL) saptandı.
AFP yüksekliği germ hücreli tümörler arasında en spesifik olarak Yolk sak tümöründe görülür.
3
Patolojik korelasyonun kurulması
Yolk sak tümöründe görülen glomeruloid yapılar Schiller-Duval cisimcikleridir.
Tanıyı patolojik olarak doğrulamak için karakteristik morfolojik bulgular kullanılır.

Key Concept

Malign germ hücreli over tümörlerinin (özellikle Yolk sak) ayrımında tümör belirteçleri ve histopatolojik bulgular kullanılır.

Practice More

Germ hücreli tümörlerin tedavisinde kullanılan BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) kemoterapi protokolünü gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 19Question →

1818 yaşında bir kadın hasta, sağ alt kadranda giderek artan ağrı ve karın şişliği şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan pelvik ultrasonografide sağ overde 12×912 \times 9 cm boyutlarında, yoğun solid komponentler içeren düzensiz sınırlı bir kitle saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum α\alpha-fetoprotein (AFP) düzeyi 32003200 ng/mL, β\beta-hCG düzeyi 650650 mIU/mL ve laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyi 800800 U/L bulunuyor. Histopatolojik değerlendirmede kordonlar ve tabakalar oluşturan büyük pleomorfik hücreler, glandüler yapılar ve belirgin nükleoller izleniyor; ancak Schiller-Duval cisimcikleri görülmüyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Embriyonal karsinom

Answer

Embriyonal karsinom
Embriyonal karsinom, overin germ hücreli tümörleri arasında hem α\alpha-fetoprotein (AFP) hem de insan koryonik gonadotropini (hCG) salgılayabilen tek ana tümör tipidir. Histolojisinde büyük, ilkel görünümlü pleomorfik hücrelerin oluşturduğu tabakalar ve primitif glandüler yapılar görülür. LDH yüksekliği de eşlik edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Tümör belirteçlerinin (marker) analiz edilmesi
Hastada hem AFP hem de hCG belirgin düzeyde yüksektir.
Ayırıcı tanıda hem embriyonik (AFP) hem de trofoblastik (hCG) diferansiasyon gösterebilen tekil germ hücreli tümörü belirlemek gerekir.
2
Histopatolojik bulguların değerlendirilmesi
Glandüler yapılar ve pleomorfik hücreler mevcut, Schiller-Duval cisimcikleri negatif.
Schiller-Duval cisimciklerinin yokluğu Yolk sac tümörünü (Endodermal sinüs tümörü) dışlamaya yardımcı olur.
3
Klinik sentez ve tanı koyma
Kombine marker yüksekliği ve histolojik patern Embriyonal Karsinomu işaret eder.
Embriyonal karsinom, overin non-epitelyal tümörleri arasında her iki markerı da yükseltebilen prototipik tümördür.

Key Concept

Embriyonal karsinom, hem AFP hem de hCG üretebilen, agresif seyirli bir germ hücreli over tümörüdür.

Hints

1
Markerlara odaklanın: Hangi germ hücreli tümör hem AFP hem de hCG salgılar?

Practice More

Germ hücreli tümörlerin yaş grupları ve spesifik histopatolojik cisimcikleri (Call-Exner, Schiller-Duval, Reinke) arasındaki farkları tekrar edin.
Estimated Time:2m 0s
Question 20Question →

Adolesan dönemdeki bir kız hastada saptanan hızlı büyüyen adneksiyal kitlenin histopatolojik incelemesinde glomerül benzeri yapılar (Schiller-Duval cisimcikleri) izlenmiş ve laboratuvar tetkiklerinde serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi yüksek saptanmıştır. Bu bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endodermal sinüs tümörü

Answer

Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü)
Endodermal sinüs tümörü, serumda alfa-fetoprotein (AFP) yüksekliği ile seyreden ve histopatolojik olarak Schiller-Duval cisimcikleri adı verilen glomerül benzeri yapıların görülmesiyle tanınan, adolesan döneminde sık izlenen malign bir germ hücreli tümördür.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş grubu ve klinik seyrini değerlendir.
Genç hastada hızlı büyüyen kitle germ hücreli tümörleri düşündürür.
Germ hücreli tümörler adolesan ve genç erişkinlerde en sık görülen malign over tümörleridir.
2
Tümör belirtecini (AFP) analiz et.
AFP yüksekliği spesifik olarak Endodermal sinüs tümörünü (veya embriyonel karsinomu) işaret eder.
AFP, yolk sac elemanlarının varlığını gösteren bir proteindir.
3
Histopatolojik bulguyu (Schiller-Duval) doğrula.
Schiller-Duval cisimcikleri Endodermal sinüs tümörü için patognomoniktir.
Glomerül benzeri bu yapılar bu tümörün ayırıcı tanısında kilit rol oynar.

Key Concept

Endodermal sinüs tümörü (Yolk sac tümörü), AFP yüksekliği ve Schiller-Duval cisimcikleri ile karakterize, gençlerde sık görülen bir germ hücreli tümördür.
Page 1 / 2Next
Non-Epitelyal Over Kanserleri Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin