Kardiyovasküler ve Solunum Sistemi Patolojisi

462 questions

Question 81Question →

5858 yaşında erkek hasta, ani başlayan titreme ile yükselen ateş, paslı balgam (rusty sputum) ve sağ yan ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer orta ve üst zonlarda konsolidasyon bulguları saptanıyor. Hastalığının 66. gününde progresif solunum yetmezliği nedeniyle eksitus olan hastanın otopsisinde; sağ akciğer üst lobunun tamamen konsolide, gri-kahverengi renkte, karaciğer sertliğinde ve kesit yüzeyinin kuru olduğu izleniyor. Bu evredeki akciğer dokusunun mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Alveol boşluklarında bol miktarda fibrinopürülan eksuda, parçalanmış (lizise uğramış) eritrositler ve azalmış vasküler konjesyon.

Answer

Lobar pnömoninin gri hepatizasyon evresinde alveol boşlukları fibrinopürülan eksuda ve lizise uğramış eritrositlerle doludur; vasküler konjesyonun azalması nedeniyle makroskobik olarak gri-kuru bir görünüm izlenir.
Vakada tarif edilen 66. gün bulguları (gri-kahverengi renk, kuru ve sert kesit yüzeyi) lobar pnömoninin gri hepatizasyon evresini tanımlar. Bu evrede mikroskobik olarak, daha önce alveollere sızan eritrositler parçalanmış (lizis), vasküler konjesyon azalmış ve alveol içi eksuda daha yoğun bir fibrinopürülan karakter kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin ve zamanlamanın analizi
66. günde izlenen gri-kahverengi, sert ve kuru akciğer bulguları 'Gri Hepatizasyon' evresine işaret eder.
Lobar pnömonide evreler kronolojik bir sıra izler (1−21-2. gün konjesyon, 3−43-4. gün kırmızı hepatizasyon, 5−75-7. gün gri hepatizasyon).
2
Gri hepatizasyon evresinin morfolojik özelliklerinin belirlenmesi
Bu evrede eritrositlerin parçalanması (lizis) ve vasküler yapıların eksuda tarafından basıya uğraması sonucu konjesyonun azalması beklenir.
Gri rengin temel sebebi vasküler dolgunluğun kaybolması ve eritrositlerin parçalanmış olmasıdır.
3
Diğer patolojik süreçlerden ayrım yapılması
Taze eritrosit varlığı (kırmızı hepatizasyon), fibroblastik organizasyon (karnifikasyon) ve doku yıkımı (apse) elenir.
Olguda tarif edilen makroskobik bulgular sadece gri hepatizasyon ile uyumludur.

Key Concept

Lobar pnömoninin gri hepatizasyon evresinde vasküler konjesyon azalırken, alveollerde fibrinopürülan eksuda ve parçalanmış eritrositler baskındır.
Question 82Question →

62 yaşında, karaciğer sirozu zemininde gelişen masif asiti (asit) ve belirgin abdominal distansiyonu olan bir hastada solunum sıkıntısı gelişiyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer bazalinde hacim kaybı ve opasite artışı (atelektazi) saptanıyor. Bu hastada gelişen atelektazinin temel mekanizması ve sınıflandırması aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Diyaframın elevasyonu ile akciğer parankimi üzerine uygulanan dış basınç - Kompresyon atelektazisi

Answer

Diyaframın elevasyonu ile akciğer parankimi üzerine uygulanan dış basınç sonucu gelişen durum Kompresyon atelektazisidir.
Doğru yanıt olan seçenek, asit veya abdominal kitle gibi durumlarda diyaframın yükselerek akciğer alt loblarına yaptığı mekanik baskıyı (kompresyon) ve bunun sonucunda gelişen atelektazi tipini doğru tanımlamaktadır. Kompresyon atelektazisi, plevral boşluktaki efüzyon, pnömotoraks veya diyafram yüksekliği gibi parankimi dışarıdan sıkıştıran durumlarda görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bağlamın analizi
Hastada masif asit ve abdominal distansiyon mevcuttur.
Abdominal basınç artışının akciğer üzerindeki etkisini belirlemek gerekir.
2
Mekanik etkinin belirlenmesi
Yükselen abdominal basınç diyaframı yukarı iterek (elevasyon) akciğer bazallerini sıkıştırır.
Bu durum akciğer parankimi üzerinde dışarıdan bir baskı (kompresyon) oluşturur.
3
Atelektazi tipinin sınıflandırılması
Dış baskıya bağlı gelişen bu tablo Kompresyon (pasif) atelektazisi olarak adlandırılır.
Atelektazi tiplerini etiyolojik mekanizmalarına göre ayırt etmek tanıyı netleştirir.

Key Concept

Kompresyon atelektazisi, plevral boşlukta sıvı/hava birikimi veya diyafram elevasyonu gibi nedenlerle akciğer parankimi üzerine uygulanan mekanik dış baskı sonucu oluşur.

Practice More

Rezorpsiyon ve kompresyon atelektazilerinde mediastinal shift (yer değiştirme) yönlerini karşılaştıran bir tabloyu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 83Question →

5252 yaşında erkek hasta, esansiyel hipertansiyon tanısıyla tiyazid grubu bir diüretik başlanmasından yaklaşık 1515 gün sonra evinde aniden ölü bulunuyor. Yapılan otopside kalbin makroskopik olarak normal ağırlıkta ve görünümde olduğu izleniyor. Miyokardın histopatolojik incelemesinde; özellikle perivasküler ve interstisyel alanlarda yoğunlaşan, lenfositler ve plazma hücrelerinin eşlik ettiği, belirgin eozinofil lökosit infiltrasyonu saptanıyor. Mevcut inflamatuar odaklarda miyosit nekrozunun yok denecek kadar az (minimal) olduğu dikkati çekiyor. Bu klinik ve morfolojik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipersensitivite miyokarditi

Answer

İlaç kullanımını takiben gelişen, perivasküler interstisyel eozinofilik infiltrasyonun izlendiği ve miyosit nekrozunun eşlik etmediği tablo Hipersensitivite miyokarditidir.
Hipersensitivite miyokarditi, sıklıkla tiyazid grubu diüretikler, penisilinler veya sülfonamidler gibi ilaçların kullanımından sonra ortaya çıkar. Histolojik olarak perivasküler ve interstisyel alanlarda lenfositler, plazma hücreleri ve çok sayıda eozinofil görülür. Bu tablonun en karakteristik özelliği, belirgin bir miyosit hasarı (nekroz) izlenmemesidir. Bu özellik onu nekrozun şiddetli olduğu viral veya dev hücreli miyokarditten ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Hastanın 1515 gün önce yeni bir ilaç (tiyazid) kullanmaya başlaması ve ani ölüm gerçekleşmesi.
İlaçla tetiklenen immün yanıtlar genellikle kullanımın ilk haftalarında ortaya çıkar.
2
İnflamatuar hücre tipinin analizi
Belirgin eozinofil lökosit infiltrasyonu saptanması.
Eozinofiller, ilaç aşırı duyarlılığına bağlı miyokarditlerde karakteristik hücrelerdir.
3
Nekroz varlığının kontrol edilmesi
Miyosit nekrozunun minimal veya hiç olmaması.
Bu özellik, hipersensitivite miyokarditini daha agresif seyreden viral veya dev hücreli miyokarditlerden ayıran en kritik patolojik kriterdir.
4
Tanısal sentez
Klinik ve patolojik bulguların 'Hipersensitivite miyokarditi' tanısında birleşmesi.
İlaç öyküsü + Eozinofili + Nekroz yokluğu patognomonik bir kombinasyondur.

Key Concept

Hipersensitivite miyokarditi, çeşitli ilaçlara (diüretikler, antibiyotikler vb.) karşı gelişen, doza bağımlı olmayan, karakteristik olarak eozinofillerin izlendiği ancak miyosit nekrozunun belirgin olmadığı bir patolojidir.
Estimated Time:2m 30s
Question 84Question →

5555 yaşında kadın hasta, 1515 paket/yıl sigara öyküsü ile rutin kontrole geliyor. Çekilen göğüs tomografisinde sağ akciğer üst lob periferinde 33 cm çapında, düzensiz sınırlı soliter bir kitle saptanıyor. Alınan transtorasik iğne biyopsisinde asiner yapılar oluşturan atipik epitel hücreleri ve hücre içi müsin varlığı izleniyor. Bu hastadaki neoplazmın tanısını doğrulamada en duyarlı ve özgül olan immünhistokimyasal belirteç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TTF-1

Answer

Akciğerin periferik yerleşimli, asiner yapı oluşturan ve müsin içeren tümörü adenokarsinomdur; bu tümörün tanısında kullanılan en özgül belirteç TTF-1'dir.
Vakada tanımlanan periferik yerleşimli, asiner (glandüler) yapı oluşturan ve müsin üreten tümör akciğer adenokarsinomudur. TTF-1 (Thyroid Transcription Factor-1), primer akciğer adenokarsinomlarının yaklaşık %75-80'inde pozitiftir ve tanıda en değerli immünhistokimyasal belirteçlerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik verileri analiz etme
Kadın hasta, nispeten az sigara öyküsü ve periferik yerleşimli kitle saptanması.
Akciğer adenokarsinomları kadınlarda ve sigara içmeyenlerde/az içenlerde en sık görülen, tipik olarak periferik yerleşimli akciğer tümörüdür.
2
Morfolojik bulguları yorumlama
Asiner yapılar ve müsin varlığı.
Glandüler (asiner) diferansiyasyon ve müsin üretimi adenokarsinomun temel histopatolojik özelliğidir.
3
Uygun immünhistokimyasal belirteci seçme
TTF-1 (Thyroid Transcription Factor-1) pozitifliği.
TTF-1 ve Napsin A, akciğer adenokarsinomlarını diğer akciğer tümörlerinden ve metastazlardan ayırmada kullanılan temel belirteçlerdir.

Key Concept

Akciğer adenokarsinomu, periferik yerleşimi, glandüler morfolojisi ve TTF-1 pozitifliği ile karakterizedir.

Practice More

Akciğer adenokarsinomlarında saptanan EGFR, ALK ve ROS1 gibi mutasyonların hedefe yönelik tedavideki önemini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 85Question →

6262 yaşında, akciğer karsinomu tanısıyla takip edilen bir erkek hastada; ani gelişen nefes darlığı, göğüs ağrısı ve fizik muayenede perikardiyal frotman (friction rub) saptanıyor. Hastada ayrıca inspiryum sırasında sistolik kan basıncının 1515 mmHg düştüğü (pulsus paradoxus) gözleniyor. Perikardiyal efüzyon sitolojisinde malign hücreler saptanıyor. Bu klinik tablo ve genel kardiyak tümör özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kalbin en sık görülen tümörleri metastatik olanlardır ve perikard tutulumu genellikle hemorajik efüzyona neden olur.

Answer

Kalbin en sık görülen tümörleri metastatik olanlardır ve perikard tutulumu genellikle hemorajik efüzyona neden olur.
Kalbin en sık görülen tümörleri metastatik tümörlerdir (akciğer, meme, lenfoma, melanom). Bu tümörler perikarda yayıldığında sıklıkla hemorajik karakterde perikardiyal efüzyona, inflamasyona (frotman) ve ilerlerse kardiyak tamponada (pulsus paradoksus) neden olurlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Hastada akciğer kanseri öyküsü, frotman ve pulsus paradoksus bulunması, metastatik bir sürecin perikardiyal efüzyona ve tamponada yol açtığını gösterir.
Primer tümör öyküsü olan hastalarda kardiyak bulgular öncelikle metastaz açısından değerlendirilmelidir.
2
Epidemiyolojik ve morfolojik bilgilerin doğrulanması
Kalbin en sık tümörlerinin metastatik olduğu (akciğer, meme, lenfoma) ve perikardda hemorajik efüzyon yaptığı bilgisiyle eşleştirilir.
Metastatik tümörler primer kalp tümörlerinden 2020-4040 kat daha sıktır.
3
Diğer seçeneklerin terminolojik olarak elenmesi
'Lepidic growth' miksoma, 'spider cell' ise rabdomyom için özgün tanımlamalardır.
TUS sınavında kalp tümörlerinin karakteristik morfolojik isimleri sıkça ayırıcı tanıda kullanılır.

Key Concept

Kalp tümörlerinin sıklık hiyerarşisi ve perikardiyal metastazların klinik yansıması.
Estimated Time:1m 15s
Question 86Question →

7272 yaşındaki erkek hasta, geçirdiği geniş batın cerrahisinden 33 gün sonra ani başlayan nefes darlığı ve göğüs ağrısı ile değerlendiriliyor. Fizik muayenede sol hemitoraks bazalinde vibrasyon torasik (vokal fremitus) azalmış, perküsyonla matite saptanmış ve solunum sesleri derinden duyulmaktadır. Akciğer grafisinde sol diyaframın belirgin derecede elevasyonu ve trakeanın sağa (kontralateral) deviye olduğu izleniyor. Bu hastadaki akciğer hacim kaybının en olası patofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diyafram elevasyonuna bağlı gelişen kompresyon atelektazisi

Answer

Diyafram elevasyonuna bağlı gelişen kompresyon atelektazisi
Kompresyon atelektazisi; plevral boşlukta sıvı (hidrotoraks), hava (pnömotoraks) veya belirgin diyafram elevasyonu (asit, ağrı, cerrahi sonrası) gibi akciğer parankimine dışarıdan mekanik bası uygulanan durumlarda gelişir. Bu mekanizmada plevral boşluktaki basınç artışı veya kitle etkisi nedeniyle mediastinum etkilenen akciğerden uzaklaşacak şekilde karşı tarafa (kontralateral) itilir. Hastadaki sol diyafram elevasyonu ve sağa trakeal deviasyon bu mekanizmayı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik Verilerin Değerlendirilmesi
Sol akciğer bazalinde hacim kaybı (atelektazi) bulguları ve sol diyafram elevasyonu saptandı.
Fizik muayene ve radyoloji verileri lokalize bir patolojiyi işaret etmektedir.
2
Mediastinal Şift Yönünün Analizi
Trakeanın sağa (karşı tarafa) deviye olduğu saptandı.
Mediastinal şiftin yönü, atelektazi tiplerini (resorpsiyon vs. kompresyon) ayırmada en kritik kriterdir.
3
Patofizyolojik Mekanizmanın Belirlenmesi
Plevral boşlukta yer kaplayan bir durum (yüksek diyafram) akciğeri ittiği için tanı kompresyon atelektazisidir.
Kontralateral şift sadece kompresyon atelektazisinde görülür; resorpsiyon ve kontraksiyon tiplerinde şift lezyon tarafınadır.

Key Concept

Atelektazi tiplerinde mediastinal şift yönü

Practice More

Kompresyon atelektazisi ile tansiyonlu pnömotoraks arasındaki mediastinal şift benzerliğini ve klinik farkları gözden geçirin.

Alternative Method

Mediastinal şiftin yönüne bakarak seçenekleri ikiye ayırabilirsiniz: İpsilateral (Resorpsiyon, Kontraksiyon) ve Kontralateral (Kompresyon). Soruda 'sağa deviasyon' (sol patolojiye göre kontralateral) dendiği için doğrudan kompresyon tipine yönelebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 87Question →

32 yaşında kadın hasta, evinde beslediği güvercinlerle ilgilendikten saatler sonra ortaya çıkan nefes darlığı, kuru öksürük, ateş ve halsizlik atakları şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde akciğer bazallerinde inspiratuar ralleri saptanıyor. Solunum fonksiyon testlerinde FVCFVC değerinin beklenen değerin %65\%65'i olduğu, FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının ise %88\%88 olduğu görülüyor. Transbronşiyal biyopsi örneğinde interstisyumda lenfositik infiltrasyon ve küçük, tam organize olmamış (gevşek), kazeifiye olmayan granülomlar izleniyor. Bu klinik ve histopatolojik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipersensitivite pnömonisi

Answer

Hipersensitivite pnömonisi (Ekstrinsik allerjik alveolit)
Hipersensitivite pnömonisi (ekstrinsik allerjik alveolit), kuş proteinleri, mantarlar veya bakteriler gibi organik tozların solunmasıyla gelişen immünolojik bir hastalıktır. Klinik olarak akut, subakut ve kronik seyredebilir. Histopatolojik olarak interstisyel lenfositik infiltrasyon, bronşiolosentrik tutulum ve gevşek (tam şekillenmemiş) non-kazeifiye granülomlar ile karakterizedir. SFT'de restriktif patern (FVCFVC düşük, FEV1/FVCFEV_1/FVC normal) görülmesi tanıyı destekler.

Step-by-Step Solution

1
Solunum fonksiyon testlerini (SFT) analiz et.
FVCFVC azalmış, FEV1/FVCFEV_1/FVC normal/artmış.
Bu bulgular restriktif akciğer hastalığı paternini gösterir.
2
Hastanın klinik maruziyetini ve biyopsi bulgularını değerlendir.
Kuş maruziyeti + Gevşek, non-kazeifiye granülomlar.
Organik toza (kuş antikoru) bağlı Tip III ve Tip IV hipersensitivite reaksiyonu düşünülmelidir.
3
Tanıyı netleştir.
Hipersensitivite pnömonisi.
Klinik öykü, SFT ve histopatoloji bu tanı ile tam uyumludur.

Key Concept

Hipersensitivite pnömonisi, inhale edilen organik antijenlere karşı gelişen, interstisyel tutulum ve granülom varlığı ile karakterize bir restriktif akciğer hastalığıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 88Question →

4242 yaşında, 2020 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta, son aylarda giderek artan nefes darlığı ve kuru öksürük şikayetiyle başvuruyor. Solunum fonksiyon testlerinde zorlu vital kapasitede (FVCFVC) belirgin azalma ve FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının %8585 (normal/artmış) olduğu saptanıyor. Akciğer biyopsisinde, alveol boşlukları içerisinde bol miktarda ince granüler kahverengi pigment içeren makrofaj birikimi ve alveol duvarlarında hafif kalınlaşma izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Deskuamatif interstisyel pnömoni

Answer

Deskuamatif interstisyel pnömoni
Deskuamatif interstisyel pnömoni seçeneği doğrudur çünkü hastanın yoğun sigara öyküsü, restriktif SFT bulguları ve biyopsisinde izlenen alveol içi 'sigara içicisi makrofajları' birikimi bu tanı için klasiktir.

Step-by-Step Solution

1
Solunum fonksiyon testlerini (SFT) analiz et.
FVCFVC azalması ve normal/artmış FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı restriktif bir paterni işaret eder.
Restriktif hastalıklarda akciğer volümleri azalır ancak hava yolu obstrüksiyonu olmadığı için oran korunur.
2
Klinik öykü ve histopatolojik bulguları değerlendir.
Sigara içicisi makrofajlarının (kahverengi pigmentli) alveol boşluklarını doldurması tanıyı belirler.
DIP, sigara ile güçlü ilişkisi olan ve alveol içi makrofaj birikimiyle karakterize spesifik bir restriktif hastalıktır.

Key Concept

Deskuamatif interstisyel pnömoni (DIP), sigara içenlerde görülen ve alveol boşluklarında bol miktarda makrofaj birikimi ile seyreden interstisyel bir akciğer hastalığıdır.

Hints

1
SFT bulgularına bakarak hastalığın obstrüktif mi yoksa restriktif mi olduğuna karar verin.
2
Hastanın sigara öyküsü ile alveol içi kahverengi pigmentli makrofaj birikimi arasındaki ilişkiyi düşünün.

Practice More

Respiratuar bronşiyolit ilişkili interstisyel akciğer hastalığı (RB-ILD) ile DIP arasındaki histopatolojik farkları gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 89Question →

2222 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında kan basıncının 160/95160/95 mmHg saptanması üzerine ileri tetkik ediliyor. Fizik muayenesinde üst ekstremite nabızları kuvvetli alınırken, femoral nabızların zayıf olduğu ve radyofemoral gecikme bulunduğu saptanıyor. Arka-ön akciğer grafisinde interkostal arterlerin genişlemesine bağlı olarak 33-88. kaburgaların alt kenarlarında simetrik "çentiklenmeler" (rib notching) izleniyor. Bu hastada, mevcut vasküler anomaliye eşlik etme olasılığı en yüksek olan ek konjenital kalp anomalisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Biküspit aort kapağı

Answer

Erişkin tip aort koarktasyonuna en sık eşlik eden ek konjenital anomali biküspit aort kapağıdır.
Vignette'de tarif edilen tablo (üst ekstremite hipertansiyonu, alt ekstremitede nabız zayıflığı ve kollateral dolaşımın kanıtı olan kaburga çentiklenmesi) klasik bir erişkin tip aort koarktasyonudur. Bu duruma hastaların yaklaşık %50'sinde biküspit aort kapağı eşlik eder. Bu birliktelik, aort koarktasyonu tanısı alan hastalarda rutin olarak taranması gereken bir durumdur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Üst ekstremitede hipertansiyon, alt ekstremitede zayıf nabız ve kaburga çentiklenmesi saptandı.
Bu bulgular, sol subklavyen arterin distalinde daralma ile karakterize 'erişkin tip' (postduktal) aort koarktasyonunu işaret eder.
2
Radyolojik bulgunun mekanizmasını belirle.
Kaburga çentiklenmesi, daralmayı baypas etmek için genişleyen interkostal arterlerin kemik erozyonuna neden olmasıdır.
Vücut, daralma sonrası bölgelere kan taşımak için internal torasik ve interkostal arterler üzerinden kollateral dolaşım geliştirir.
3
Eşlik eden anomalileri hatırla.
Biküspit aort kapağı en sık eşlik eden anomalidir.
Literatürde aort koarktasyonu vakalarının yaklaşık yarısında bu kapak anomalisinin eşlik ettiği bilinmektedir.

Key Concept

Aort koarktasyonu (erişkin tip) ve en sık eşlik eden anomalisi biküspit aort kapağıdır.

Hints

1
Hastadaki radyofemoral gecikme ve hipertansiyon aortun bir noktasında mekanik bir darlık olduğunu gösterir.
2
Kaburga altındaki çentiklenmeler, interkostal arterlerin kollateral olarak aşırı genişlemesinden kaynaklanır.

Practice More

İnfantil tip (preduktal) aort koarktasyonunun Turner sendromu ile olan ilişkisini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 90Question →

68 yaşında kadın hasta, eşinin ani ölümü sonrası gelişen şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Elektrokardiyografisinde (EKG) anterior derivasyonlarda ST segment yükselmesi izleniyor. Yapılan koroner anjiyografide epikardiyal koroner arterlerin normal olduğu saptanıyor. Sol ventrikülogramda bazal segmentlerin hiperkontraktil olduğu, ancak apeksin genişleyerek balonlaştığı görülüyor. Bu hastanın miyokardında saptanması en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miyositlerde aşırı katekolamin düzeylerine bağlı gelişen kontraksiyon bandı nekrozu

Answer

Miyositlerde aşırı katekolamin düzeylerine bağlı gelişen kontraksiyon bandı nekrozu
Takotsubo kardiyomiyopatisi (Broken Heart Syndrome), özellikle postmenopozal kadınlarda şiddetli fiziksel veya duygusal stres sonrası gelişir. Patogenezinde katekolaminlerin (epinefrin gibi) miyositler üzerindeki doğrudan toksik etkisi ve mikrovasküler spazm suçlanmaktadır. Bu durum mikroskobik düzeyde miyofibrillerin aşırı kısalmasıyla karakterize 'kontraksiyon bandı nekrozu'na yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada duygusal stres (eş ölümü), göğüs ağrısı, EKG'de ST yükselmesi ancak normal koroner arterler ve 'apikal balonlaşma' saptanmıştır.
Bu kombinasyon Takotsubo (Stres) kardiyomiyopatisi için tanısal bir patern teşkil eder.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirleme
Şiddetli stresin tetiklediği aşırı katekolamin (adrenalin/noradrenalin) deşarjı miyositlerde kalsiyum aşırı yüklenmesine neden olur.
Takotsubo tablosunun temel etiyolojik faktörü sempatik aşırı aktivasyondur.
3
Histopatolojik karşılığı eşleştirme
Katekolamin toksisitesinin morfolojik belirtisi kontraksiyon bandı nekrozudur.
Sarkomerlerin aşırı kasılması sonucu oluşan yoğun eozinofilik bantlar, iskemik nekrozdan farklı olarak kontraksiyon bandı nekrozu olarak tanımlanır.

Key Concept

Takotsubo Kardiyomiyopatisi (Stres Kardiyomiyopatisi)

Alternative Method

Klinik tanıda koroner anjiyografinin normal olması ve ekokardiyografide saptanan segmental duvar hareket bozukluğunun (balonlaşma) tek bir koroner arter trasesine uymaması en önemli ayırt edici özelliklerdir.
Estimated Time:2m 0s
Question 91Question →

3838 yaşında erkek hasta; son 22 aydır devam eden inatçı sinüzit, burun kanaması, öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Çekilen akciğer tomografisinde bilateral kavitasyon gösteren çok sayıda nodüler lezyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hematüri, proteinüri ve serum c−ANCAc-ANCA (PR3−ANCAPR3-ANCA) pozitifliği tespit ediliyor.

Bu hastanın solunum yollarındaki lezyonların histopatolojik incelemesinde görülmesi beklenen en karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Coğrafi (geografik) nekroz alanları ve çevresinde granülomatöz inflamasyon

Answer

Coğrafi (geografik) nekroz alanları ve çevresinde granülomatöz inflamasyon
Vaka sunumundaki üst solunum yolu tutulumu, akciğerdeki kavitasyonlu nodüller ve böbrek tutulumu (hematüri/proteinüri) klasik Granülomatoz Polianjitis (GPA) tablosudur. GPA'nın histopatolojik özelliği, düzensiz sınırlı (coğrafi/geografik) nekroz alanları ve bu alanları çevreleyen palizatik dizilimli lökositler, histiyositler ve dev hücrelerden oluşan granülomatöz inflamasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Üst solunum yolu (sinüzit), alt solunum yolu (kavitasyonlu nodüller) ve renal tutulum (hematüri/proteinüri) triadı saptandı.
Bu triad, Granülomatoz Polianjitis (GPA/Wegener) tanısını güçlü bir şekilde düşündürür.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
c−ANCAc-ANCA (PR3−ANCAPR3-ANCA) pozitifliği GPA tanısını destekler.
GPA vakalarının çoğunda c−ANCAc-ANCA pozitifliği görülür ve hastalık aktivitesi ile ilişkilidir.
3
Histopatolojik korelasyonun yapılması
GPA'nın solunum yolu lezyonlarında coğrafi nekroz ve granülomatöz vaskülit beklenir.
Kavitasyonlu lezyonların temelinde yatan morfolojik değişiklik, nekrotizan granülomatöz inflamasyondur.

Key Concept

Granülomatoz polianjitisin (Wegener) klasik triadı: üst ve alt solunum yolu nekrotizan granülomları, küçük-orta damar nekrotizan vasküliti ve kresentik glomerülonefrittir.
Estimated Time:2m 0s
Question 92Question →

Üç günlük bir yenidoğanda hafif siyanoz, takipne ve beslenme güçlüğü saptanıyor. Fizik muayenede sternum sol kenarında pansistolik üfürüm ve geniş nabız basıncı dikkati çekiyor. Laboratuvar incelemelerinde dirençli hipokalsemi saptanan hastanın ekokardiyografisinde; her iki ventrikülün üzerinde ortak bir kapakla oturan, geniş bir ventriküler septal defektten (VSDVSD) kan alan tek bir arteriyel trunkus izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan embriyolojik gelişim kusuru aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nöral krest hücrelerinin aorta-pulmoner septum oluşumuna yetersiz katkısı

Answer

Nöral krest hücrelerinin aorta-pulmoner septum oluşumuna yetersiz katkısı
Kalıcı trunkus arteriyozus, embriyolojik dönemde trunkus arteriyozusu aorta ve pulmoner arter olarak ikiye bölen aorta-pulmoner septumun oluşamaması sonucu gelişir. Bu septumun oluşumu için farengeal arkuslara nöral krest hücrelerinin göç etmesi ve bu bölgedeki mezenşimal dokuya katkıda bulunması gerekir. DiGeorge sendromunda (22q1122q11 delesyonu) nöral krest kaynaklı yapılar (kalp çıkış yolları, paratiroid bezleri, timus) etkilenir, bu nedenle trunkus arteriyozus ve hipokalsemi bu sendromda sıkça bir arada görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Yenidoğanda siyanoz, VSDVSD bulguları ve ekokardiyografide tek bir büyük damar (trunkus) saptanması Kalıcı Trunkus Arteriyozus tanısını koydurur.
Vakadaki 'tek bir arteriyel trunkus' ifadesi tanı için spesifiktir.
2
Eşlik eden bulguları değerlendirme
Dirençli hipokalsemi (paratiroid hipoplazisi belirtisi), hastada DiGeorge sendromunun (22q1122q11 delesyonu) eşlik ettiğini gösterir.
DiGeorge sendromu conotruncal kalp kusurları ile sık birliktelik gösterir.
3
Embriyolojik kökeni belirleme
Hem aorta-pulmoner septum oluşumu hem de paratiroid/timus gelişimi nöral krest hücrelerinin göçüne ve katkısına bağlıdır.
Nöral krest hücreleri trunkusu ikiye bölen septumun ana bileşenidir.

Key Concept

Kalıcı Trunkus Arteriyozus ve DiGeorge Sendromu İlişkisi
Question 93Question →

28 yaşında kadın hasta, rutin kontrol sırasında oskültasyonda mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm saptanması üzerine ekokardiyografi ile değerlendiriliyor. Mitral kapak yaprakçıklarının sistol sırasında sol atriyuma doğru balonlaşma yaptığı izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan temel patolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kapak stromasındaki spongioza tabakasının miksomatöz materyal birikimi ile belirgin genişlemesi

Answer

Mitral kapak prolapsusunun temel patolojik süreci, kapak stromasındaki spongioza tabakasının miksomatöz materyal (proteoglikanlar) birikimiyle genişlemesidir.
Doğru seçenek olan spongioza tabakasının genişlemesi, miksomatöz dejenerasyonun patognomonik bulgusudur. Mitral kapak prolapsusunda (MVP), kapak dokusundaki kollajen yapı zayıflar ve spongioza tabakasında proteoglikan birikimi kapağın mekanik direncini azaltarak sistol sırasında balonlaşmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm, klasik olarak Mitral Kapak Prolapsusu'nu (MVP) işaret eder.
Genç kadın hastalarda sık görülen MVP, ekokardiyografide yaprakçıkların sol atriyuma balonlaşması ile doğrulanır.
2
MVP'nin histopatolojik karşılığını belirle
Miksomatöz dejenerasyon (spongioza tabakasında genişleme).
MVP'de kapağın orta tabakası olan spongioza, dermatan sülfat gibi glikozaminoglikanların birikimiyle aşırı büyür ve fibroza tabakasını zayıflatır.

Key Concept

Mitral Kapak Prolapsusu (Miksomatöz Dejenerasyon) patolojisi

Hints

1
Hastadaki mezosistolik klik sesi kapak yaprakçıklarının aniden gerilmesine bağlıdır.
2
Bu durum histopatolojik olarak 'miksomatöz dejenerasyon' olarak adlandırılır.
3
Hangi tabakada proteoglikan/glikozaminoglikan birikimi kapak direncini azaltır?

Practice More

Marfan sendromu ile mitral kapak prolapsusu arasındaki ilişkiyi ve kapağın hangi tabakasındaki zayıflığın ön planda olduğunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 94Question →

6060 yaşında erkek hasta, ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede perikardiyal frotman ve 15 mmHg15 \text{ mmHg}'lik pulsus paradoksus saptanıyor. Acil perikardosentez ile aspire edilen sıvının makroskobik olarak yoğun kanlı (hemorajik) karakterde olduğu görülüyor. Buna göre, bu hastadaki klinik tabloya neden olma olasılığı en düşük olan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Coxsackie virüslerine bağlı gelişen akut perikardit

Answer

Coxsackie virüslerine bağlı gelişen akut perikardit, tipik olarak seröz karakterde efüzyona neden olduğu için bu hastada izlenen yoğun kanlı (hemorajik) sıvı ile uyumu en düşüktür.
Hemorajik perikardit, perikardiyal boşlukta kanlı eksüda birikimidir ve en sık malign tümör metastazları (akciğer, meme, lenfoma) nedeniyle görülür. Coxsackie virüsleri gibi viral ajanlar ise perikardın en sık görülen enfeksiyöz nedenleri olup, genellikle seröz perikardit tablosuna yol açarlar. Bu nedenle viral kaynaklı bir süreçte hemorajik efüzyon beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Efüzyonun makroskobik niteliğini analiz et
Hemorajik (kanlı) perikardit
Perikardosentez sıvısının niteliği, etiyolojik ayrımda en önemli ipucudur.
2
Hemorajik perikardit nedenlerini hatırla
Malignite metastazları (en sık), Tüberküloz, cerrahi girişimler, anjiyosarkom ve yaygın koagülopatiler
Hemorajik efüzyon genellikle ciddi doku yıkımı veya vasküler bütünlüğün bozulmasıyla ilişkilidir.
3
Viral ajanların perikarddaki etkisini değerlendir
Seröz inflamatuar eksüda
Viral enfeksiyonlar (Coxsackie A ve B gibi) genellikle hafif dereceli inflamasyona ve seröz sıvı birikimine yol açar.

Key Concept

Hemorajik perikardit etiyolojisinde maligniteler ve tüberküloz ön planda iken; viral perikarditler tipik olarak seröz efüzyon yaparlar.

Practice More

Primer kalp tümörleri arasında miksomanın histolojik 'lepidik' büyüme özelliğini ve anjiyosarkomun en sık sağ atrium yerleşimli olduğunu tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 95Question →

6868 yaşında erkek hasta, şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle başvurduğu acil serviste akut transmural miyokard enfarktüsü tanısı alarak koroner yoğun bakım ünitesine yatırılmıştır. Yatışının 55. gününde hastada aniden ağır bir nefes darlığı ve hipotansiyon gelişmiş; fizik muayenede apekste yeni ortaya çıkan 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm duyulmuştur. Yapılan ekokardiyografide akut mitral yetmezlik saptanmıştır. Hasta yapılan müdahalelere rağmen kaybedilmiştir.

Otopsi incelemesinde papiller kasta rüptür saptanan bu hastada, söz konusu bölgenin mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Ölü miyositlerin makrofajlar tarafından fagositozu ve erken granülasyon dokusu

Answer

Ölü miyositlerin makrofajlar tarafından fagositozu ve erken granülasyon dokusu
Miyokard enfarktüsü sonrası 3-7. günler arası, ölü miyositlerin makrofajlar tarafından fagositoza uğradığı ve enfarkt alanının sınırlarında granülasyon dokusunun (yeni damarlar ve fibroblastlar) oluşmaya başladığı dönemdir. Bu evrede miyokard dokusu fagositoz nedeniyle oldukça yumuşaktır, bu da papiller kas rüptürü veya serbest duvar rüptürü gibi mekanik komplikasyonların bu dönemde sık görülmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve zamanlamayı analiz etme
Enfarktın 5. gününde ani mitral yetmezlik ve papiller kas rüptürü gelişmiştir.
Miyokard enfarktüsü sonrası 3-7. günler dokunun fagositoz nedeniyle en yumuşak (myomalacia cordis) ve rüptüre en duyarlı olduğu dönemdir.
2
Zaman dilimine uygun histopatolojik bulguyu belirleme
Makrofaj aktivitesi ve fagositoz ön plandadır.
Nötrofiller 3. günden sonra azalırken yerlerini ölü hücreleri temizlemek üzere makrofajlara bırakırlar.

Key Concept

Miyokard enfarktüsü morfolojik evrimi ve mekanik komplikasyon zamanlaması
Question 96Question →

5454 yaşında erkek hasta, ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı ile acil servise başvurmuş ve akut transmural miyokard enfarktüsü tanısı almıştır. Semptomların 22. saatinde hastaya primer perkütan koroner girişim uygulanarak tıkanmış olan sol ön inen arter (LADLAD) açılmış ve tam reperfüzyon sağlanmıştır. Yatışının 1212. saatinde ani gelişen bir aritmi nedeniyle kaybedilen hastanın otopsisinde, reperfüzyon alanındaki miyositlerde izlenmesi en olası histopatolojik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kontraksiyon bandı nekrozu

Answer

Kontraksiyon bandı nekrozu
Miyokard enfarktüsü sonrası erken dönemde sağlanan reperfüzyon, hücre içine aşırı kalsiyum girişine ve sarkomerlerin aşırı kasılmasına neden olur. Bu durum, histopatolojik olarak 'kontraksiyon bandı nekrozu' denilen yoğun eozinofilik transvers bantlar şeklinde izlenir. Senaryoda hastanın 22. saatte reperfüzyon alması bu bulguyu en olası seçenek yapar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik senaryodaki müdahaleyi analiz etme
Hastaya enfarktın 22. saatinde primer perkütan koroner girişim ile reperfüzyon sağlanmıştır.
Reperfüzyonun varlığı, dokuda oluşacak patolojik değişikliklerin seyrini değiştirir.
2
Reperfüzyon hasarının mekanizmasını hatırlama
İskemik hücreye kan akımının dönmesi, hücre içine kontrolsüz kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) girişine neden olur.
Yüksek hücre içi kalsiyum, sarkomerlerin aşırı ve düzensiz kasılmasına yol açar.
3
Histopatolojik karşılığı belirleme
Mikroskobik olarak izlenen yoğun eozinofilik transvers yapılar 'kontraksiyon bandı nekrozu' olarak adlandırılır.
Bu bulgu, reperfüzyon uygulanmış miyokard enfarktüslerinin tipik mikroskobik işaretidir.

Key Concept

Reperfüzyon hasarı ve kontraksiyon bandı nekrozu

Hints

1
Hastaya yapılan primer perkütan koroner girişimin doku üzerindeki etkisini düşünün.
2
İskemik dokuya kan akımının hızla dönmesi, hücre içine kalsiyum akışını artırarak sarkomerlerde ne tür bir değişikliğe yol açar?

Practice More

Miyokard enfarktüsünün 33-77. günlerinde görülen en tehlikeli komplikasyonları (serbest duvar rüptürü gibi) ve bunların altındaki patolojik mekanizmayı (makrofaj aracılı yumuşama) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 97Question →

Doğumundan 2424 saat sonra derin siyanoz gelişen bir yenidoğanda yapılan fizik muayenede triküspit odak üzerinde holosistolik üfürüm duyulmaktadır. Elektrokardiyografide (EKGEKG) siyanozlu bebeklerde beklenen sağ aks sapmasının aksine "sol aks sapması" ve "sol ventrikül hipertrofisi" saptanması üzerine çekilen ekokardiyografide sağ ventrikülün oldukça küçük olduğu ve triküspit kapak bölgesinde geçişe izin vermeyen fibröz bir doku bulunduğu izleniyor.

Bu klinik tablo (triküspit atrezisi) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sağ ventrikül, triküspit kapağın kapalı olmasına bağlı olarak gelişen yüksek basınç yükü nedeniyle masif konsantrik hipertrofiye uğrar.

Answer

Sağ ventrikülün basınç yükü nedeniyle hipertrofiye uğradığını belirten ifade yanlıştır; çünkü triküspit atrezisinde sağ ventriküle kan girişi yoktur ve organ hipoplazik kalır.
Triküspit atrezisinde triküspit kapak hiç oluşmamıştır (agenezi). Sağ atriyuma gelen kan sağ ventriküle geçemez, bu nedenle sağ ventrikül hiçbir zaman dolmaz ve gelişemez (hipoplazik kalır). Hipertrofi gelişebilmesi için ventrikülün içine kan girmesi ve bir dirence karşı pompalaması gerekirdi; oysa burada ventriküle giriş yolu tamamen kapalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve EKG bulgularını analiz edin.
Derin siyanoz (sağ-sol şant) ve EKG'de sol aks sapması/sol ventrikül hipertrofisi kombinasyonu saptandı.
Siyanozlu bir yenidoğanda sol ventrikül hipertrofisi görülmesi, sağ ventrikülün devre dışı kaldığı triküspit atrezisi için karakteristiktir.
2
Morfolojik yapıyı değerlendirin.
Triküspit kapağın tam agenezisi (yokluğu) ve sağ ventrikülün ciddi hipoplazisi saptandı.
Triküspit kapak gelişmediği için sağ ventrikül giriş yolu yoktur ve ventrikül boşluğu küçük kalır (hipoplazi).
3
Hemodinamik zorunlulukları belirleyin.
Yaşam için sağ atriyumdan sol atriyuma (ASD/PFO) ve sol ventrikülden akciğerlere (VSD/PDA) geçiş yolları gereklidir.
Sistemik kanın kalpten çıkabilmesi ve akciğerlere ulaşıp oksijenlenebilmesi için bu şantlar olmazsa olmazdır.
4
Adaptasyon mekanizmasını kontrol edin.
Sağ ventrikülün hipertrofi değil, hipoplazi gösterdiği sonucuna varıldı.
Bir organın hipertrofiye uğraması için iş yükünün (basınç veya hacim) artması gerekir; akımın hiç olmadığı bir durumda atrofi/hipoplazi gelişir.

Key Concept

Triküspit Atrezisi Morfolojisi ve Hemodinamisi
Question 98Question →

70 yaşındaki bir erkek hasta, eforla tetiklenen göğüs ağrısı (angina pektoris) ve senkop (bayılma) şikayetleriyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde aort odağında kreşendo-dekreşendo karakterli sistolik ejeksiyon üfürümü ve 'pulsus parvus et tardus' saptanıyor. Bu hastada kapak replasmanı sonrası aort kapağının makroskobik incelemesinde saptanması en muhtemel bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Valsalva sinüsleri içerisinde kümelenmiş, yaprakçıkların açılmasını engelleyen düzensiz kalsifiye kitleler

Answer

Valsalva sinüsleri içerisinde kümelenmiş, yaprakçıkların açılmasını engelleyen düzensiz kalsifiye kitleler
İleri yaşlı bir hastada görülen angina, senkop ve sistolik ejeksiyon üfürümü tipik olarak senil kalsifik aort stenozuna işaret eder. Bu hastalıkta, aşınma ve yıpranmaya (wear and tear) bağlı olarak gelişen distrofik kalsifikasyonlar Valsalva sinüsleri içerisinde kümelenmiş sert kitleler oluşturur. Bu kalsifikasyonlar yaprakçıkların serbestçe açılmasını engeller, ancak romatizmal kalp hastalığının aksine kapak komissuralarında füzyon (birleşme) görülmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları analiz et
İleri yaş (70), angina, senkop ve sistolik üfürüm aort stenozuna işaret eder.
Bu klasik üçlü (angina, senkop, kalp yetmezliği), aort kapağının daralması sonucu gelişen semptomlardır.
2
Etiyolojiyi belirle
Yaşlı popülasyonda aort stenozunun en sık nedeni senil kalsifik dejenerasyondur.
Romatizmal kalp hastalığı genellikle daha erken yaşlarda semptom verir ve komissural füzyon ile karakterizedir.
3
Patolojik bulguyu eşleştir
Senil kalsifik aort stenozunda kalsifikasyonlar kapak tabanında (Valsalva sinüslerinde) toplanır.
Patognomonik olarak bu durumda komissuralarda füzyon izlenmez; bu da onu romatizmal aort stenozundan ayırır.
4
Sekonder etkileri değerlendir
Aort stenozuna bağlı kronik basınç yüklenmesi sol ventrikülde konsantrik hipertrofiye neden olur.
Daralmış bir kapaktan kanı pompalamak için ventrikül duvar kalınlığını artırarak adaptasyon sağlar.

Key Concept

Senil Kalsifik Aort Stenozu Morfolojisi

Practice More

Biküspit aort kapağı varlığında kalsifikasyon sürecinin 50-60'lı yaşlarda daha erken başlayabileceğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 99Question →

3838 yaşında kadın hasta, yaklaşık 22 haftadır devam eden ve hızla kötüleşen nefes darlığı, ortopne ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede her iki akciğer bazalinde raller ve juguler venöz dolgunluk saptanıyor. Ekokardiyografide ejeksiyon fraksiyonu %25\%25 olarak ölçülüyor. Hastaya yapılan endomiyokardiyal biyopside; miyosit nekrozu ile birlikte lenfositler, makrofajlar ve belirgin granülom yapısı içermeyen multinükleer dev hücrelerden oluşan yaygın bir inflamatuar infiltrat izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dev hücreli miyokardit

Answer

Dev hücreli miyokardit tablosu, hızlı seyirli kalp yetmezliği klinik tablosu ve histopatolojide granülom yapısı içermeyen multinükleer dev hücreler ile miyosit nekrozunun birlikteliği sayesinde diğer miyokardit tiplerinden ayırt edilir.
Dev hücreli miyokardit, klinik olarak çok hızlı ilerleyen kalp yetmezliği ve aritmi ile karakterize agresif bir tablodur. Histolojik olarak miyokardda yaygın nekroz, lenfosit, makrofaj ve en önemlisi granülom yapısı oluşturmayan multinükleer dev hücreler izlenir. Bu özellikleri ile lenfositik veya dev hücreli sarkoidozdan ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyri analiz et.
Hızlı seyirli (22 hafta içinde) ve ağır kalp yetmezliği bulguları saptandı.
Dev hücreli miyokardit genellikle fulminan ve agresif bir seyir izler.
2
Histopatolojik infiltratı değerlendir.
Miyosit nekrozu, lenfositler ve dev hücreler saptandı.
Nekroz varlığı, inflamasyonun doku yıkıcı karakterini gösterir.
3
Granülom varlığını kontrol et.
Belirgin granülom yapısı izlenmedi.
Bu bulgu, dev hücreli infiltrasyonun sarkoidoz gibi granülomatöz hastalıklardan ayrılmasını sağlar.

Key Concept

Dev hücreli miyokardit, granülom yapısı içermeyen multinükleer dev hücreler ve yaygın miyosit nekrozu ile karakterize, mortalitesi yüksek bir miyokardit formudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 100Question →

Geçirilmiş serebrovasküler olay sonrası yutma güçlüğü (disfaji) nedeniyle takip edilen 6565 yaşında bir hastada; sağ akciğerin alt lobunda makroskobik incelemede sarı-yeşil renkli pürülan materyal içeren, çevre parankimden fibrotik bir duvarla ayrılan ve doku bütünlüğünün tamamen bozulduğu bir boşluk saptanıyor. Bu lezyonun mikroskobik incelemesinde yoğun nötrofil infiltrasyonu ve hücresel debris izlendiğine göre, bu patolojik tablo için en olası oluşum mekanizması ve nekroz tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aspirasyon - Likefaksiyon nekrozu

Answer

Aspirasyon sonucu gelişen likefaksiyon nekrozu (Akciğer absesi)
Disfajiye bağlı aspirasyon, akciğer absesinin en yaygın nedenidir. Abse, lokalize bir süpüratif nekroz alanıdır ve bu süreçte salınan enzimler dokuyu sıvılaştırarak 'likefaksiyon nekrozu'na yol açar. Sağ akciğer alt lobu, bronşun anatomik yapısı nedeniyle aspirasyona en açık bölgedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik risk faktörlerini değerlendir
Serebrovasküler olay sonrası gelişen disfaji, aspirasyon pnömonisi ve ardından akciğer absesi gelişimi için en önemli risk faktörüdür.
Yutma refleksi bozulan hastalarda orofaringeal flora bakterilerinin akciğere kaçması süpüratif enfeksiyonu tetikler.
2
Makroskobik ve mikroskobik bulguları analiz et
Pürülan materyal içeren kavite ve yoğun nötrofil varlığı, 'abse' tanısını doğrular.
Akciğer absesi, parankim içinde lokalize, doku destrüksiyonu ile seyreden süpüratif bir süreçtir.
3
Baskın nekroz tipini belirle
Doku bütünlüğünün bozulduğu ve sıvılaşmanın izlendiği bu nekroz tipi 'likefaksiyon nekrozu'dur.
Piyojenik bakterilerden ve nötrofillerden salınan hidrolitik enzimler dokuyu sindirerek sıvılaşmaya (likefaksiyona) neden olur.

Key Concept

Akciğer absesi patogenezi ve likefaksiyon nekrozu ilişkisi
PreviousPage 5 / 24Next
Kardiyovasküler ve Solunum Sistemi Patolojisi Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 5 | Examkin