Endokrinoloji ve Metabolizma

491 questions

Question 201Question

44 günlük erkek bebek; beslenmeyi reddetme, letarji ve derin solunum (Kussmaul) şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Laboratuvar incelemesinde; kan gazında pH: 7.187.18, HCO3HCO_3: 99 mEq/LmEq/L, plazma amonyak düzeyi: 380380 μ\mu g/dL ve idrarda keton pozitif (+++)(+++) saptanmıştır. Anyon açığı 2828 mEq/LmEq/L olarak hesaplanan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Propionik asidemi

Answer

Propionik asidemi, yüksek anyon açıklı metabolik asidoz, ketozis ve hiperamonemi ile prezente olan klasik bir organik asidemi tablosudur.
Propionik asidemi seçeneği doğrudur çünkü hastada saptanan düşük pH, düşük bikarbonat, yüksek anyon açığı, pozitif idrar ketonu ve hiperamonemi bulguları bu tanı ile tam uyumludur. Organik asidemilerde biriken organik asitler anyon açığını artırır ve keton cisimciklerinin oluşumuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Kan gazı değerlerini değerlendir.
pH: 7.187.18 ve HCO3HCO_3: 99 mEq/LmEq/L olması hastada ciddi bir metabolik asidoz olduğunu gösterir.
Hastanın klinik tablosundaki Kussmaul solunumu asidoza bağlı gelişen kompanzasyon mekanizmasıdır.
2
Anyon açığını ve keton varlığını kontrol et.
Anyon açığı 2828 mEq/LmEq/L (normali <12<12) ve idrarda keton (+++)(+++) pozitiftir.
Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz ile birlikte ketozisin olması, organik asitlerin biriktiğini gösterir.
3
Amonyak düzeyini yorumla.
Amonyak düzeyi 380380 μ\mu g/dL ile normalin üzerindedir (hiperamonemi).
Organik asidemilerde üre döngüsünün sekonder inhibisyonuna bağlı orta/ağır hiperamonemi görülebilir.
4
Ayırıcı tanı yap.
Üre döngüsü bozukluklarında asidoz ve ketozis yoktur. Organik asidemilerde her ikisi de mevcuttur.
Hastadaki yüksek anyon açıklı asidoz, ketozis ve hiperamonemi üçlüsü organik asidemi tanısını (örneğin Propionik asidemi) doğrular.

Key Concept

Neonatal dönemde yüksek anyon açıklı metabolik asidoz, ketozis ve hiperamonemi birlikteliği organik asidemileri (Propionik asidemi, Metilmalonik asidemi vb.) düşündürmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 202Question

Beş aylık bir bebek; büyüme geriliği, irritabilite ve inatçı kabızlık yakınmalarıyla polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde; belirgin yanaklar, basık burun kökü, uzun filtrum ve 'elfin yüz' görünümü dikkati çekiyor. Kardiyovasküler sistem muayenesinde supravalvüler aort darlığı ile uyumlu bulgular ve hipertansiyon saptanan hastanın laboratuvar incelemelerinde kalsiyum-fosfor metabolizması ile ilgili aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Hiperkalsemi ve düşük serum parathormon düzeyi

Answer

Hiperkalsemi ve düşük serum parathormon düzeyi
Williams sendromu, karakteristik 'elfin yüz' görünümü, supravalvüler aort darlığı ve gelişme geriliği ile seyreden mikrodelesyon sendromudur. Bu hastalarda kalsiyum-fosfor metabolizması ile ilgili en tipik bulgu, idiopatik infantil hiperkalsemidir. Serum kalsiyumunun yüksek olması, fizyolojik olarak paratiroid bezlerinden parathormon (PTH) salınımını baskılayarak PTH düzeyinin düşük saptanmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada 'elfin yüz', supravalvüler aort darlığı ve hipertansiyon saptandı.
Bu bulgular klasik bir genetik sendromun tanınmasını sağlar.
2
Sendromu tanımla
Williams sendromu (7q11.23 delesyonu) tanısı konuldu.
Karakteristik yüz görünümü ve kalp defekti bu sendromu işaret eder.
3
Metabolik ilişkiyi kur
Williams sendromunda görülen idiopatik infantil hiperkalsemi saptandı.
Bu sendromda D vitamini metabolizmasına duyarlılığın artması sonucu hiperkalsemi gelişebilir.
4
Hormonal yanıtı belirle
Yüksek kalsiyumun negatif geri bildirimle paratiroid bezlerini baskıladığı saptandı.
Paratiroid bezi dışı nedenlere bağlı hiperkalsemilerde serum parathormonu (PTH) düzeyi baskılanır (düşük bulunur).

Key Concept

Williams Sendromu ve İdiopatik İnfantil Hiperkalsemi
Estimated Time:1m 30s
Question 203Question

1414 aylık bir erkek çocuk, bacaklarda belirgin eğrilme ve yürümede gecikme nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde frontal tümseklik, el ve ayak bileklerinde genişleme ve tüm vücutta total alopesi (saç, kaş ve kirpik yokluğu) saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum7,17,1 mg/dL8,810,88,8 - 10,8
Serum Fosfor2,72,7 mg/dL4,55,54,5 - 5,5
Alkalen Fosfataz (ALP)14501450 U/L150400150 - 400
Parathormon (PTH)520520 pg/mL106510 - 65

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vitamin D bağımlı raşitizm tip 2

Answer

Vitamin D bağımlı raşitizm tip 2
Vitamin D bağımlı raşitizm tip 2 (Kalıtsal 1,25-dihidroksivitamin D direnci), kalsitriol reseptörlerindeki mutasyon sonucu gelişir. Hastalarda ağır raşitizm klinik ve laboratuvar bulgularına ek olarak, olguların büyük bir kısmında total alopesi görülmesi en ayırıcı özelliktir. Laboratuvarda düşük kalsiyum ve fosfor, yüksek ALP ve PTH saptanır. Ayrıca bu hastalarda dolaşımdaki 1,25(OH)2D1,25(OH)_2D düzeyi, reseptör direnci nedeniyle kompansatuar olarak çok yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ağır raşitizm bulguları (frontal tümseklik, bileklerde genişleme) ve patognomonik olan total alopesi saptandı.
Alopesi, kalsiyum metabolizması bozuklukları arasında sınırlı sayıda hastalıkta görülür.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Hipokalsemi, hipofosfatemine eşlik eden yüksek ALP ve sekonder hiperparatiroidi (yüksek PTH) tablosu görüldü.
Bu tablo Vitamin D'nin etkisizliğini veya eksikliğini gösteren tipik raşitizm profilidir.
3
Diferansiyel tanı yapılması
Alopesi varlığı, Vitamin D reseptör mutasyonuna bağlı gelişen Vitamin D bağımlı raşitizm tip 2 tanısını doğrular.
Vitamin D reseptörleri kıl foliküllerinin döngüsü için kritiktir ve reseptör direnci total saç kaybına yol açar.

Key Concept

Vitamin D Bağımlı Raşitizm Tip 2 ve Alopesi İlişkisi

Alternative Method

Laboratuvar değerlerinde Ca ve P düşük, ALP ve PTH yüksekse bu bir Vitamin D etkisi eksikliğidir. Seçeneklerde alopesi ile giden tek durum Vitamin D bağımlı tip 2 raşitizmdir.
Estimated Time:1m 30s
Question 204Question

Topuk kanı taramasında toplam tiroksin (T4T4) düzeyi düşük saptanan 33 haftalık bir erkek bebeğin poliklinik kontrolünde fizik muayene bulguları tamamen normaldir. Bebeğin fontanelleri normal genişlikte olup; uzamış sarılık, makroglossi veya konstipasyon saptanmamıştır. Laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
TSHTSH2.8 mIU/L2.8\text{ mIU/L}0.5100.5 - 10
Serbest T4T4 (fT4fT4)1.4 ng/dL1.4\text{ ng/dL}0.92.30.9 - 2.3
Toplam T4T4 (TT4TT4)3.8 \mug/dL3.8\text{ \mu g/dL}7167 - 16

Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiroksin bağlayan globulin (TBG) eksikliği

Answer

Tiroksin bağlayan globulin (TBG) eksikliği
Vakada serbest T4 ve TSH değerleri normal sınırlardadır, bu da bebeğin metabolik olarak sağlıklı (ötiroid) olduğunu kanıtlar. Toplam T4'ün düşük olması, kandaki hormonun yaklaşık %99.9\%99.9'unu taşıyan 'Tiroksin Bağlayan Globulin (TBG)' miktarının azlığından kaynaklanır. Bu durum genellikle X'e bağlı kalıtılır ve tedavi gerektirmez.

Step-by-Step Solution

1
TSH ve Serbest T4 değerlerini değerlendir.
TSH ve serbest T4 değerleri normal referans aralığındadır.
Hastanın biyolojik olarak ötiroid (normal tiroid fonksiyonlu) olduğunu teyit etmek için.
2
Toplam T4 değerini Serbest T4 ile karşılaştır.
Toplam T4 düşükken Serbest T4 normaldir.
Toplam T4'ün düşük olmasının tiroid bezi yetersizliğinden değil, taşıyıcı protein miktarındaki azalmadan kaynaklandığını anlamak için.
3
Klinik bulgularla laboratuvarı korele et.
Bebekte hipotiroidi bulgusu (uzamış sarılık, geniş fontanel vb.) yoktur.
Klinik durumun ötiroid tabloyu desteklediğini ve tedavinin gerekmediğini belirlemek için.

Key Concept

TBG eksikliğinde toplam T4 düşük, serbest T4 ve TSH normaldir.
Estimated Time:1m 30s
Question 205Question

Postnatal 30.30. gebelik haftasında prematüre doğan ve respiratuar distres sendromu nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen bir bebeğe, 2.2. günden itibaren yüksek doz protein içeren total parenteral nütrisyon (TPN) desteği başlanmıştır. 5.5. günde alınan genişletilmiş yenidoğan tarama testinde tandem kütle spektrometrisi (MS/MS) ile lösin ve izolösin düzeyleri 800μmol/L800 \mu\text{mol/L} (Eşik değer: <200<200) saptanmıştır. Bebek klinik olarak stabil olup idrarında herhangi bir koku fark edilmemiştir. Bu hastada, TPN kullanımına bağlı 'yalancı pozitifliği' dışlayarak gerçek bir Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD) tanısını doğrulamak için plazmada bakılması gereken en spesifik ve patognomonik biyobelirteç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Allo-izolösin

Answer

MSUD tanısını doğrulamak için plazmada bakılması gereken en spesifik biyobelirteç Allo-izolösin'dir.
Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı'nda (MSUD), dallı zincirli alfa-ketoasit dehidrogenaz (BCKAD) kompleksinin eksikliği nedeniyle izolösinin ketoasidi olan alfa-keto-beta-metilvalerat birikir. Bu ketoasit, vücutta enzimatik olmayan bir şekilde epimerizasyona uğrayarak allo-izolösin formuna dönüşür. Allo-izolösin normal plazmada bulunmaz ve TPN solüsyonlarında yer almaz; bu nedenle saptanması MSUD tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik senaryoyu analiz et
Prematüre bir bebekte TPN desteği altında MS/MS taramasında lösin/izolösin yüksekliği saptanmıştır.
TPN solüsyonları yüksek miktarda dallı zincirli amino asit (lösin, izolösin, valin) içerir ve bu durum tarama testlerinde yalancı pozitifliğe yol açabilir.
2
MSUD ve TPN farkını belirle
MSUD'da biriken izolösin ketoasidinden (alfa-keto-beta-metilvalerat) vücutta allo-izolösin oluşur.
Allo-izolösin TPN solüsyonlarında bulunmayan, sadece in vivo metabolik birikim sonucu oluşan bir izomerdir.
3
En spesifik belirteci seç
Allo-izolösin düzeyinin >5μmol/L>5 \mu\text{mol/L} olması MSUD tanısı için patognomoniktir.
Diğer amino asitler TPN içeriğinde bulunduğu için ayırıcı tanıda güvenilir değildir.

Key Concept

Allo-izolösin, MSUD tanısında en duyarlı ve özgül belirteçtir ve tarama testlerindeki TPN kaynaklı yalancı pozitiflikleri ayırt etmek için kullanılır.

Hints

1
TPN solüsyonları temel dallı zincirli amino asitleri içerir, ancak bu amino asitlerin in vivo dönüşüm ürünlerini içermez.
2
MSUD tanısında izolösinin bir izomeri olan ve sadece hastalık durumunda saptanan maddeyi düşünün.

Practice More

Akçaağaç şurubu idrar hastalığının tiamine yanıt veren (Thiamine-responsive) formunda mutasyona uğrayan E2 alt birimini ve diğer metabolik kokuların (fare ölüsü, terli ayak vb.) nedenlerini tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 206Question

77 yaşında bir kız çocuk, son 66 aydır her iki memesinde büyüme ve boyunda hızlı uzama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 132132 cm (9797. persentil), vücut ağırlığı 2828 kg (7575. persentil) olarak saptanıyor. Pubertal evrelemede meme gelişimi Tanner evre 33, pubik kıllanma evre 11 olarak değerlendiriliyor. Kemik yaşı 9.59.5 yaş ile uyumlu bulunan hastanın bazal laboratuvar tetkiklerinde; serum LH:0.1 IU/LLH: 0.1\text{ IU/L} (prepubertal <0.3< 0.3), FSH:1.4 IU/LFSH: 1.4\text{ IU/L} ve Estradiol:18 pg/mLEstradiol: 18\text{ pg/mL} ölçülüyor. Bu hasta için en uygun bir sonraki tanısal adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: LHRHLHRH (GnRH) stimülasyon testi yapılması

Answer

En uygun bir sonraki tanısal adım LHRH (GnRH) stimülasyon testi yapılmasıdır.
Vakada klinik olarak pubertenin başladığına dair objektif bulgular (Tanner 3 meme gelişimi, belirgin boy artışı, kemik yaşında ilerleme) mevcuttur. Santral puberte prekoks (SPP) tanısında bazal LH düzeyinin >0.3 IU/L> 0.3\text{ IU/L} (bazı merkezlerde >0.1> 0.1) olması tanı koydurucudur. Ancak erken dönem SPP vakalarında bazal LH düşük çıkabilir. Bu durumda hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın aktive olup olmadığını anlamak için LHRH (GnRH) stimülasyon testi yapılması en uygun adımdır. Test sonrası pik LH düzeyinin >5 IU/L> 5\text{ IU/L} olması santral aktivasyonu doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada erken yaşta (<8< 8 yaş) başlayan telarş (meme gelişimi), büyüme hızında artış ve belirgin kemik yaşı ileriliği saptandı.
Bu bulgular gerçek bir pubertal sürecin (santral veya periferik) varlığına işaret eder.
2
Bazal hormon düzeylerinin yorumlanması
Bazal LH düzeyi 0.1 IU/L0.1\text{ IU/L} (prepubertal) saptandı.
Bazal LH'nın >0.3 IU/L> 0.3\text{ IU/L} olması santral puberteyi kanıtlar, ancak erken evrelerde bazal değer düşük kalabilir; bu durum tanıyı dışlamaz.
3
Tanısal altın standart testin seçilmesi
LHRH stimülasyon testi planlandı.
Düşük bazal LH varlığında hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın uyarılabilirliğini test etmek gerekir.

Key Concept

Santral Puberte Prekoks Tanısı

Hints

1
Kemik yaşı takvim yaşından belirgin olarak ileridir.
2
Bazal LH değerinin düşük olması gerçek puberteyi dışlamak için yeterli değildir.
3
Hipofizden gonadotropin salınım kapasitesini ölçen uyarı testi tanıda belirleyicidir.

Practice More

LHRH testinde pik LH değerinin anlamlılığını ve santral puberte prekoks tedavisinde kullanılan ilaç grubunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 207Question

Rutin kontrolleri sırasında rastlantısal olarak aşağıdaki laboratuvar bulguları saptanan bir çocuk hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum11.8 mg/dL11.8\text{ mg/dL}8.510.5 mg/dL8.5 - 10.5\text{ mg/dL}
Serum Fosfor2.4 mg/dL2.4\text{ mg/dL}4.55.5 mg/dL4.5 - 5.5\text{ mg/dL}
Parathormon (PTH)155 pg/mL155\text{ pg/mL}1065 pg/mL10 - 65\text{ pg/mL}
Show answer & explanation

Answer: Primer hiperparatiroidi

Answer

Primer hiperparatiroidi
Primer hiperparatiroidi tanısı, laboratuvar olarak hiperkalsemi (>10.5 mg/dL>10.5\text{ mg/dL}), hipofosfatemi (<4.5 mg/dL<4.5\text{ mg/dL} - çocuk yaş grubu için) ve bu hiperkalsemiye eşlik eden yüksek parathormon (>65 pg/mL>65\text{ pg/mL}) varlığı ile konur. PTH kemikten kalsiyum salınımını ve renal tübüllerden fosfor atılımını artırarak bu tabloyu oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Kalsiyum ve fosfor düzeylerini değerlendirin.
Kalsiyum yüksek (11.8 mg/dL11.8\text{ mg/dL}), fosfor düşüktür (2.4 mg/dL2.4\text{ mg/dL}).
Primer sorunun kalsiyum metabolizmasıyla ilgili olduğunu belirlemek için.
2
Parathormon (PTH) düzeyini kalsiyum ile birlikte yorumlayın.
Hiperkalsemiye rağmen PTH düzeyi baskılanmamış, aksine çok yüksek saptanmıştır.
Normal şartlarda hiperkalsemi PTH'ı baskılamalıdır; PTH'ın yüksek olması otonom bir üretim olduğunu gösterir.
3
Bulguları birleştirerek tanıya ulaşın.
Yüksek Ca, düşük P ve yüksek PTH kombinasyonu primer hiperparatiroidi tanısını koydurur.
Laboratuvar paterninin spesifik hastalığı doğrulaması.

Key Concept

Primer hiperparatiroidide, otonom PTH artışı kemikten kalsiyum rezorpsiyonunu artırırken böbreklerden fosfor atılımını hızlandırarak hiperkalsemi ve hipofosfatemiye neden olur.
Estimated Time:45s
Question 208Question

22 aylık bir bebek, tekrarlayan hipoglisemi atakları ve buna bağlı jeneralize nöbet geçirme şikayetiyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Kan şekeri 3535 mg/dLmg/dL saptandığı sırada alınan "kritik örnek" sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Kan şekeri3535 mg/dLmg/dL
İnsülin1515 μIU/mL\mu IU/mL
Serbest yağ asitleri0.20.2 mmol/Lmmol/L (Düşük)
İdrar ketonuNegatif
LaktatNormal

Bu hastada tanıya yönelik yapılan glukagon stimülasyon testi sonucunda aşağıdakilerden hangisinin saptanması "hiperinsülinemik hipoglisemi" tanısını en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: Kan şekerinde 3030 mg/dLmg/dL üzerinde bir artış olması

Answer

Glukagon stimülasyon testi sonrasında kan şekerinde 3030 mg/dLmg/dL üzerinde bir artış olması, hiperinsülinemik hipoglisemi tanısını doğrular.
Hiperinsülinemik hipoglisemide, yüksek dolaşım insülin düzeyleri karaciğerde glukojen yıkımını (glukojenoliz) ve yağ dokusunda yağ asidi salınımını baskılar. Bu durum karaciğerin glukojen depolarının 'aşırı dolu' kalmasına neden olur. Hipoglisemi anında dışarıdan glukagon uygulandığında, bu dolu depolar hızla mobilize edilir ve plazma glukoz düzeyinde TUS ve pediatri literatüründe tanısal eşik kabul edilen 3030 mg/dLmg/dL üzerinde bir artış meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Kritik örnekteki insülin ve glukoz düzeyini karşılaştırın.
Kan şekeri < 4040 mg/dLmg/dL iken insülinin saptanabilir düzeyde (>2>2 μIU/mL\mu IU/mL) olması uygunsuz insülin salınımını gösterir.
Normal bir fizyolojik yanıtta hipoglisemi anında insülinin tamamen baskılanmış olması gerekir.
2
Keton ve serbest yağ asidi düzeylerini değerlendirin.
Hipoketotik hipoglisemi saptanması, insülinin lipolizi baskıladığını teyit eder.
Düşük keton ve düşük yağ asidi birlikteliği hiperinsülinizm veya yağ asidi oksidasyon defektlerini düşündürür.
3
Glukagon stimülasyon testinin mekanizmasını uygulayın.
Hiperinsülinizmde glukojen depoları doludur çünkü insülin glukojenolizi baskılar; glukagon verildiğinde bu depolar hızla boşalır.
Glukagon sonrası >30>30 mg/dLmg/dL artış, karaciğerde mobilize edilecek zengin glukojen depolarının varlığını kanıtlar.

Key Concept

Hiperinsülinemik hipoglisemi tanısında glukagon stimülasyon testi yanıtı.

Practice More

Konjenital hiperinsülinizm tedavisinde kullanılan potasyum kanalı açıcı ilaçların (örneğin Diazoksit) etki mekanizmasını gözden geçirin.

Alternative Method

Hiperinsülinemik hipoglisemide tanı için bir diğer önemli kriter, glukoz infüzyon hızının (GIR) >1215>12-15 mg/kg/dkmg/kg/dk olması gerekliliğidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 209Question

55 aylık bir erkek bebek; aşırı huzursuzluk, sese aşırı duyarlılık, çevreye ilginin azalması ve motor gelişim basamaklarında gerileme şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde aksiyel hipotoni ile birlikte ekstremitelerde belirgin spastisite, hiperrefleksi ve bilateral optik atrofi saptanıyor. Batın muayenesinde organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde BOS protein düzeyi 160160 mg/dL (belirgin yüksek) bulunuyor. Beyin MRG incelemesinde serebral beyaz cevherde yaygın demiyelinizasyon izlenen bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Krabbe hastalığı

Answer

Krabbe hastalığı
Krabbe hastalığı, galaktoserebrosidaz enzim eksikliğine bağlı olarak gelişen bir sfingolipidozdur. Sfingozin türevi olan 'psikozin' birikimi oligodendrositler için toksiktir ve yaygın demiyelinizasyona neden olur. Klinik olarak 363-6. aylarda başlayan aşırı huzursuzluk, motor beceri kaybı, spastisite ve optik atrofi ile karakterizedir. Fizik muayenede organomegali görülmemesi ve BOS proteininin 100100 mg/dL'nin üzerinde olması en önemli ipuçlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Bebekte erken başlangıçlı (55 ay) nörolojik gerileme, huzursuzluk, hiperakuzi ve spastisite saptandı.
Bu bulgular lizozomal depo hastalıkları ve lökodistrofileri akla getirir.
2
Organomegali varlığını değerlendir
Hastada hepatosplenomegali (HSM) saptanmadı.
HSM olmaması Tay-Sachs, Krabbe ve Metakromatik lökodistrofi gibi tanıları ön plana çıkarırken; Gaucher ve Niemann-Pick hastalıklarını dışlamaya yardımcı olur.
3
Yardımcı tetkikleri (BOS ve MRG) yorumla
BOS proteininde belirgin artış ve MRG'de beyaz cevher tutulumu (demiyelinizasyon) saptandı.
BOS protein artışı ve erken süt çocukluğu dönemindeki beyaz cevher tutulumu Krabbe hastalığı için karakteristiktir.
4
Tanıyı kesinleştir
Krabbe hastalığı (galaktoserebrosidaz eksikliği).
Tüm klinik ve laboratuvar bulguları galaktoserebrosid birikimiyle seyreden Krabbe hastalığı ile uyumludur.

Key Concept

Krabbe hastalığında erken infantil dönemde nörolojik yıkım, organomegali yokluğu ve BOS protein yüksekliği tanısal üçlüdür.

Practice More

Lökodistrofilerde beyaz cevher tutulum paternleri ve BOS bulguları arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 210Question

Yenidoğan tarama testinde fenilalanin düzeyi 2222 mg/dL saptanan ve vücudunda karakteristik "fare idrarı" (mousy odor) kokusu olduğu fark edilen bir erkek bebeğe fenilalaninden kısıtlı diyet başlanmıştır. Plazma fenilalanin düzeyleri hedef aralıkta (262-6 mg/dL) tutulmasına rağmen, bebek 4. aya geldiğinde ilerleyici gövde hipotonisi, yutma güçlüğü, salya akıtma ve nöbetler ile başvurmuştur. Hastaya yapılan tetrahidrobiopterin (BH4BH_4) yükleme testinde (2020 mg/kg), kan fenilalanin seviyesinin 4 saat içinde %8080 oranında düştüğü gözlenmiştir. İdrar pterin analizinde neopterin ekskresyonunun belirgin arttığı, biopterin düzeyinin ise saptanamayacak kadar düşük olduğu saptanmıştır. Bu hastada klinik tablodan sorumlu olan en olası enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 6-piruvoiltetrahidropterin sentaz

Answer

En olası tanı, neopterin artışı ve biopterin eksikliği ile karakterize olan 6-piruvoiltetrahidropterin sentaz (PTPS) eksikliğidir.
Vakadaki çocukta fenilalanin diyetle kontrol altına alınmasına rağmen gelişen hipotoni ve nöbetler, dopamin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin sentezlenemediğini gösterir. BH4BH_4 yükleme testine verilen pozitif yanıt, bir kofaktör defektini doğrular. İdrar pterin analizinde neopterin birikmesi ve biopterin eksikliği, blokajın neopterini biopterine çeviren 6-piruvoiltetrahidropterin sentaz (PTPS) enzimi düzeyinde olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin analizi
Fenilalanin düzeyi diyetle kontrol edilmesine rağmen nörolojik kötüleşme olması, primer enzim (PAH) eksikliğinden ziyade bir kofaktör (BH4BH_4) metabolizma bozukluğunu düşündürür.
BH4BH_4, sadece fenilalanin hidroksilaz için değil, aynı zamanda tirozin ve triptofan hidroksilaz enzimleri (dopamin ve serotonin sentezi) için de zorunlu bir kofaktördür.
2
BH4BH_4 yükleme testinin yorumlanması
Fenilalanin düzeyindeki hızlı düşüş (%8080), hastanın kofaktör desteğine yanıt verdiğini ve sorunun BH4BH_4 eksikliği olduğunu kanıtlar.
Klasik fenilketonüride dışarıdan verilen BH4BH_4 genellikle bu kadar dramatik bir akut düşüş sağlamaz.
3
Pterin profilinin değerlendirilmesi
Yüksek neopterin ve düşük biopterin seviyeleri, blokajın neopterinden sonraki basamakta olduğunu gösterir.
GTP \rightarrow Neopterin \rightarrow (PTPS) \rightarrow Biopterin yolağında, PTPS enzimi neopterini biopterine dönüştürür.

Key Concept

Atipik Fenilketonüri (Biopterin Metabolizma Bozuklukları) Diferansiyel Tanısı

Practice More

BH4 defektlerinde dopamin eksikliğine bağlı gelişen hiperprolaktinemi bulgusunu gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 211Question

Dış genital yapısı ambigü (klitoromegali ve labial füzyon) saptanan 1010 günlük bir kız bebek; emmeme, kusma ve letarji şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları mevcuttur. Laboratuvar incelemesinde serum sodyumu 122122 mEq/L, potasyumu 7.17.1 mEq/L, kan gazında ise pH 7.227.22 ve HCO3HCO_3 1212 mEq/L olarak bulunmuştur. Bu hastada klinik tabloya neden olan en olası enzim eksikliği hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2121-hidroksilaz

Answer

En olası tanı 2121-hidroksilaz eksikliğidir.
Kız bebekte ambigü genitalya varlığı prenatal dönemden itibaren yüksek seviyede androjene maruz kalındığını (virilizasyon), laboratuvar bulgularındaki hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz ise mineralokortikoid eksikliğini (tuz kaybı) gösterir. Bu iki klinik/laboratuvar fenomenin birleştiği en yaygın durum 2121-hidroksilaz eksikliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Ambigü genitalya varlığı androjen fazlalığını (virilizasyon) göstermektedir.
Konjenital adrenal hiperplazi tiplerini ayırt etmek için dış genital yapı kritik bir veridir.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Hiponatremi, hiperkalemi ve metabolik asidoz (tuz kaybı tablosu) mineralokortikoid eksikliğini kanıtlamaktadır.
Aldosteron eksikliği sodyum kaybına ve potasyum tutulumuna yol açarak tipik elektrolit bozukluklarını oluşturur.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Androjen fazlalığı ile tuz kaybının eşlik ettiği en sık tablo 2121-hidroksilaz eksikliğidir.
Diğer virilize eden formlarda (11β11\beta-OH gibi) genellikle DOC birikimine bağlı hipertansiyon görülür.

Key Concept

2121-hidroksilaz eksikliği, androjen fazlalığı (virilizasyon) ve mineralokortikoid/kortizol eksikliği (tuz kaybı) ile karakterizedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 212Question

15 yaşında bir erkek çocuk, geçirdiği trafik kazası sonrası femur cisim kırığı nedeniyle 4 haftadır pelvipedal alçı ile yatak istirahatindedir. Son üç gündür bulantı, kabızlık, karın ağrısı ve poliüri şikayetleri başlayan hastanın yapılan tetkiklerinde serum kalsiyum düzeyi 12.8mg/dL12.8 \, mg/dL ve serum fosfor düzeyi 4.2mg/dL4.2 \, mg/dL saptanıyor. Bu hastada gelişen hiperkalseminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İmmobilizasyona bağlı kemik rezorpsiyonunda artış

Answer

İmmobilizasyona bağlı kemik rezorpsiyonunda artış
Doğru seçenek olan immobilizasyona bağlı kemik rezorpsiyonunda artış, özellikle kemik döngüsünün (bone turnover) yüksek olduğu çocuk ve adolesanlarda uzun süreli hareketsizlik sonrası görülen klasik bir hiperkalsemi nedenidir. Osteoblastik aktivite azalırken osteoklastik rezorpsiyonun artması, kana aşırı miktarda kalsiyum salınmasına ve serum PTH düzeylerinin baskılanmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik senaryoyu ve semptomları değerlendir
Adolesan dönemde uzun süreli yatak istirahati (pelvipedal alçı) ve hiperkalsemi bulguları (abdominal ağrı, kabızlık, poliüri) mevcut.
Klinik ipuçları tanıya giden ilk adımdır.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Serum kalsiyum düzeyi 12.8mg/dL12.8 \, mg/dL (hiperkalsemi) olarak saptandı.
Hiperkalsemi tanısını doğrulamak için eşik değerlerin üzerinde bir ölçüm gereklidir.
3
Etyolojik faktörü fizyopatolojik olarak eşleştir
Hızlı kemik büyümesinin olduğu adolesanlarda immobilizasyon, kemik yapımı ve yıkımı arasındaki dengeyi yıkım (rezorpsiyon) lehine bozar.
Mekanik yüklenmenin azalması osteoklastik aktiviteyi artırır.

Key Concept

İmmobilizasyon Hiperkalsemisi
Estimated Time:1m 30s
Question 213Question

11 günlük bir yenidoğan, dış genital yapıda belirsizlik (Prader evre 33) nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde sağ inguinal kanalda bir gonad palpe edilirken sol tarafta gonad saptanmıyor. Hastanın karyotipi 46,XX46,XX, serum 1717-hidroksiprogesteron düzeyi ise normal bulunuyor. Ultrasonografide uterusun varlığı izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ovotestiküler cinsiyet gelişim bozukluğu

Answer

Ovotestiküler cinsiyet gelişim bozukluğu
Doğru seçenek olan ovotestiküler cinsiyet gelişim bozukluğu, bireyde hem ovaryan hem de testiküler dokunun bir arada bulunmasıyla tanımlanır. Olguların çoğunda karyotip 46,XX46,XX olup, testiküler dokunun varlığı nedeniyle bir gonadın inguinal kanala inmesi (palpable gonad) ve lokal androjen etkisiyle dış genital yapının virilize olması (Prader 33) beklenen bir tablodur. Aynı zamanda Müllerian İnhibe Edici Madde (AMH) eksikliği veya yetersiz etkisi nedeniyle uterus varlığı da bu tanıyı destekleyen en güçlü bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Karyotip ve biyokimyasal verilerin değerlendirilmesi
46,XX karyotipi ve normal 17-OHP düzeyi, en sık görülen DSD nedeni olan 21-hidroksilaz eksikliğini dışlar.
Adrenal nedenli virilizasyonda 17-OHP yüksekliği beklenir.
2
Gonad palpasyonu bulgusunun yorumlanması
Gonadın palpe edilmesi, yapıda testis dokusunun bulunduğuna işaret eder.
Overler inguinal kanala veya skrotuma inmez; palpable bir gonad ya testistir ya da ovotestistir.
3
İç genital yapılar ile tanının kesinleştirilmesi
Uterus varlığı (Müllerian yapıların varlığı) ve palpable gonad (testiküler doku) kombinasyonu ovotestiküler DSD'ye özgüdür.
Testiküler dokudan salınan lokal androjenler Wolffian yapıları destekleyebilirken, AMH yetersizliği veya zamansal uyumsuzluk Müllerian yapıların kalmasına neden olur.

Key Concept

46,XX karyotipine rağmen palpable gonad saptanan ve normal 17-OHP düzeyine sahip olan belirsiz dış genital yapılı bir yenidoğanda ilk akla gelmesi gereken tanı ovotestiküler DSD'dir.

Practice More

Ovotestiküler DSD tanılı bir hastada SRY pozitiflik oranlarını ve cerrahi yaklaşım ilkelerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 214Question

66 günlük bir yenidoğan; beslenme güçlüğü, kusma ve letarji şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede kas tonusunda artış, opistotonus postürü ve "bisiklet çevirme" benzeri anormal ekstremite hareketleri saptanmıştır. Bebeğin bezinde akçaağaç şurubuna veya çemene benzer tatlı bir koku fark edilmiştir. Laboratuvar incelemesinde ketozis ve metabolik asidoz saptanan bu hastada, tanıyı kesinleştirmek için plazma amino asit kromatografisinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması patognomoniktir?

Show answer & explanation

Answer: Allo-izolösin

Answer

Plazma amino asit analizinde allo-izolösin saptanması
Soruda tanımlanan 'akçaağaç şurubu' (çemen) kokusu, lösin, izolösin ve valin amino asitlerinin alfa-ketoasit türevlerinin dekarboksile edilememesi sonucu oluşan Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı (MSUD) için karakteristiktir. Bu hastalıkta izolösinin bir yan ürünü olan allo-izolösinin plazmada saptanması tanı koydurucu (patognomonik) bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların ve kokunun değerlendirilmesi
Yeni doğan döneminde ensefalopati bulguları ve 'akçaağaç şurubu/çemen' kokusu MSUD'u (Akçaağaç Şurubu İdrar Hastalığı) düşündürür.
Klinik ipuçları tanı algoritmasının ilk basamağıdır.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Ketozis ve metabolik asidoz varlığı organik asidemi veya dallı zincirli amino asit metabolizma bozukluğunu destekler.
Ayırıcı tanıda üre döngüsü bozukluklarından (genelde asidoz olmaz) ayrım sağlar.
3
Patognomonik metabolitin belirlenmesi
Lösin, izolösin ve valin artışının yanı sıra patognomonik olan allo-izolösin saptanır.
Allo-izolösin normalde vücutta bulunmayan, sadece bu hastalıkta sentezlenen tanısal bir belirteçtir.

Key Concept

Metabolik hastalıklarda koku ve laboratuvar belirteçleri ilişkisi

Practice More

Yenidoğan tarama testlerinde (Guthrie) fenilketonüri için yalancı negatiflik nedenlerini (erken taburculuk, yetersiz protein alımı) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 215Question

Sadece anne sütü aldığı dönemde tamamen sağlıklı olan 55 aylık bir bebekte, beslenmesine meyve suları ve şekerli püreler eklendikten sonra tekrarlayan kusma, aşırı terleme, huzursuzluk ve solukluk atakları başlıyor. Fizik muayenede karaciğerin kosta kenarını 44 cm geçtiği görülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde hipoglisemi ve idrarda non-glukoz redüktan madde pozitifliği saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Herediter fruktoz intoleransı

Answer

Herediter fruktoz intoleransı
Herediter fruktoz intoleransı, Aldolaz B enzim eksikliği sonucu gelişir. Bebekler fruktoz, sukroz veya sorbitol içeren gıdalarla karşılaşana kadar sağlıklıdırlar. Ek gıdaya (meyve, şekerli püreler) başlanmasıyla birlikte fruktoz-1-fosfat hücre içinde birikerek inorganik fosfatı tüketir ve glikojen fosforilaz ile fruktoz-1,6-bisfosfatazı inhibe eder. Bu durum hem glikojenolizi hem de glukoneojenezi durdurarak yemek sonrası ağır hipoglisemi, kusma ve hepatomegaliye yol açar. İdrarda redüktan madde (fruktoz) pozitif, glukoz ise negatiftir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tetikleyiciyi belirle.
Semptomların meyve suyu ve püre (fruktoz/sukroz) alımından sonra başlaması.
Herediter fruktoz intoleransı (HFI), diyetle fruktoz alınana kadar (ek gıda dönemi) sessiz kalır.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla.
Hipoglisemi ve idrarda glukoz olmayan redüktan madde varlığı.
Aldolaz B eksikliğinde biriken fruktoz-1-fosfat, glikojenoliz ve glukoneojenezi inhibe ederek ağır hipoglisemiye yol açar; idrardaki şeker fruktozdur.
3
Ayırıcı tanı yap.
Hepatomegali ve sarılık ile birlikte HFI tanısına ulaşılması.
Galaktozemi laktozla başlar, esansiyel fruktozüri zararsızdır, GSD tip I ise besin spesifik değil açlık ilişkilidir.

Key Concept

Herediter fruktoz intoleransı (Aldolaz B eksikliği), fruktoz alımıyla tetiklenen ve karaciğer yetmezliği ile ağır hipoglisemiye neden olan metabolik bir acildir.

Practice More

Galaktozemi ve HFI arasındaki en temel ayırıcı nokta olan 'tetikleyici besin' farkına odaklanın.
Estimated Time:1m 30s
Question 216Question

55 yaşında sağlıklı bir çocukta, rutin okul taraması sırasında yapılan idrar analizinde redüktan madde pozitifliği saptanmıştır. Çocuğun büyüme ve gelişmesi normaldir, fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulgu yoktur ve kan glukoz düzeyi normaldir. Bu çocukta görülen durumun en olası nedeni olan enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fruktokinaz

Answer

Esansiyel fruktozüriye neden olan fruktokinaz eksikliği
Doğru seçenek olan fruktokinaz eksikliği, fruktozun fruktoz-11-fosfata dönüşemediği selim bir durumdur. Bu durumda fruktoz kanda yükselir ve idrarla atılır. İdrarda bakılan redüktan madde (Benedict testi gibi) pozitif sonuç verirken, glukoz spesifik dipstick testleri negatiftir. Hasta tamamen sağlıklıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Hastanın tamamen sağlıklı ve asemptomatik olduğu, büyüme gelişmesinin normal olduğu saptandı.
Laboratuvar bulgusu ile klinik uyumu belirlemek için ilk adımdır.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et
İdrarda redüktan madde pozitif ancak kan glukozu normal.
Redüktan madde pozitifliği fruktoz, galaktoz veya laktoz gibi şekerlerin varlığını gösterir.
3
Asemptomatik redüktan madde pozitifliğini eşleştir
Bu kombinasyon klasik olarak esansiyel fruktozüriyi (fruktokinaz eksikliği) işaret eder.
Diğer metabolik bozukluklar (galaktozemi, HFI, GSD) belirgin klinik semptomlara yol açar.

Key Concept

Esansiyel fruktozüri (fruktokinaz eksikliği), klinik olarak sessiz seyreden ve sadece idrarda redüktan madde (fruktoz) pozitifliği ile fark edilen selim bir metabolik varyanttır.

Hints

1
Hastanın klinik olarak tamamen sağlıklı olması en önemli ipucudur.
2
İdrarda redüktan madde pozitifliği fruktoz metabolizmasındaki bir soruna işaret edebilir.

Practice More

İdrarda redüktan madde pozitifliği veren diğer durumları ve bunların ayırıcı tanısını (örn. Galaktozemi, HFI) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 217Question

Üç günlük bir erkek bebek; doğumdan sonraki ilk iki gün normal beslenirken, üçüncü gün emmeme, fışkırır tarzda kusma ve uyuklama şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde letarjik ve hipotoni saptanan hastanın laboratuvar incelemesinde amonyak düzeyi 1200μmol/L1200 \, \mu mol/L (Normal: <100<100), kan gazında pH: 7,507,50, HCO3:25mEq/LHCO_3: 25 \, mEq/L ve anyon açığı normal bulunuyor. İdrarda keton saptanmayan bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ornitin transkarbamilaz eksikliği

Answer

En olası tanı, üre döngüsü bozuklukları arasında yer alan ornitin transkarbamilaz eksikliğidir.
Yenidoğan döneminde semptomatik olan bir bebekte çok yüksek amonyak düzeylerine rağmen metabolik asidoz ve ketozis saptanmaması, tablonun bir üre döngüsü bozukluğuna bağlı olduğunu gösterir. Ornitin transkarbamilaz eksikliği, bu grubun en sık görülen hastalığıdır ve hiperamonemiye bağlı hiperventilasyon sonucu solunumsal alkaloz tablosuyla (pH yüksek, pCO2pCO_2 düşük) seyredebilir.

Step-by-Step Solution

1
Amonyak düzeyini değerlendir
Amonyak çok yüksek (1200μmol/L1200 \, \mu mol/L)
Yenidoğan dönemindeki metabolik acillerin (üre döngüsü vs. organik asidemi) ayırt edilmesinde ilk adımdır.
2
Asit-baz durumunu kontrol et
pH: 7,507,50 (Alkaloz), asidoz ve anyon açığı yok
Organik asidemilerde anyon açığı artmış metabolik asidoz görülürken, üre döngüsü bozukluklarında solunumsal alkaloz veya normal pH görülür.
3
İdrar ketonunu değerlendir
Keton negatif
Organik asidemilerin aksine üre döngüsü bozukluklarında keton artışı beklenmez.

Key Concept

Yenidoğan hiperamonemisinde üre döngüsü bozuklukları (asidoz yok) ile organik asidemilerin (asidoz var) ayırıcı tanısı.
Estimated Time:45s
Question 218Question

Doğum sonrası ilk 4 günü sorunsuz geçiren, 5. günde beslenme güçlüğü, kusma ve huzursuzluk şikayetleri başlayan kız bebek acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde letarjik olan hastanın derin ve hızlı soluduğu (Kussmaul solunumu) gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde; kan amonyak düzeyi 380μg/dL380 \mu g/dL (Normal: <100), kan pH: 7.187.18, HCO3:10mEq/LHCO_3: 10 mEq/L, PaCO2:24mmHgPaCO_2: 24 mmHg ve idrarda keton ++++++ saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Propiyonik asidemi

Answer

Hiperamonemiye eşlik eden yüksek anyon açıklı metabolik asidoz ve ketozis bulguları nedeniyle en olası tanı Propiyonik asidemi seçeneğidir.
Vakada sunulan düşük pH ve bikarbonat düzeyleri metabolik asidozu, eşlik eden yüksek amonyak ve idrar ketonları ise tipik olarak organik asidemi tablosunu gösterir. Propiyonik asidemi bu klinik ve laboratuvar bulgularıyla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendirin.
pH: 7.187.18 ve HCO3:10mEq/LHCO_3: 10 mEq/L değerleri metabolik asidozu kanıtlamaktadır.
Vakadaki derin ve hızlı solunum (Kussmaul), asidozu kompanse etmeye yönelik bir bulgudur.
2
Anyon açığı ve eşlik eden metabolik bulguları analiz edin.
Hiperamonemi (380μg/dL380 \mu g/dL) ve ketozis (++++++) saptanmıştır.
Üre döngüsü bozukluklarında (örneğin OTC eksikliği) asidoz ve ketozis görülmez; bu bulgular organik asidemileri (propiyonik, metilmalonik asidemi vb.) destekler.
3
Ayırıcı tanıya odaklanın.
Metabolik asidoz + Hiperamonemi + Ketozis üçlüsü organik asidemi lehinedir.
Seçenekler arasında bu tabloyu karşılayan tek hastalık propiyonik asidemidir.

Key Concept

Organik asidemilerde (OA), üre döngüsü bozukluklarının (ÜDB) aksine, hiperamonemiye belirgin bir yüksek anyon açıklı metabolik asidoz ve ketozis eşlik eder.

Practice More

Propriyonik asidemi ile Metilmalonik asidemi ayrımında idrarda metilmalonik asit varlığının önemini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 219Question

Kafa travması sonrası yoğun bakım ünitesinde izlenen 1212 yaşındaki bir erkek hastanın klinik seyri sırasında elde edilen laboratuvar verileri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Zamanİdrar Miktarı (mL/kg/saat \text{mL/kg/saat} )İdrar Dansitesi / OsmolalitesiSerum Sodyumu (mEq/L \text{mEq/L} )
121-2. Gün7.57.51.0021.002 (Dansite)156156
454-5. Gün0.70.7740 mOsm/kg740 \text{ mOsm/kg} (Osmolalite)129129

Bu hastadaki klinik tablonun seyri ve mekanizmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu tablo, nörohipofizer aksonların hasarı sonucu depolanmış antidiüretik hormonun (ADH) kontrolsüz salınımıyla karakterize "trifazik yanıt"ın ikinci aşamasıdır ve genellikle kalıcı santral diyabetes insipidus ile sonuçlanır.

Answer

Bu tablo, nörohipofizer aksonların hasarı sonucu depolanmış antidiüretik hormonun (ADH) kontrolsüz salınımıyla karakterize "trifazik yanıt"ın ikinci aşamasıdır ve genellikle kalıcı santral diyabetes insipidus ile sonuçlanır.
Doğru seçenek, hastadaki laboratuvar değişimlerini kafa travması sonrası görülen klasik "trifazik yanıt" ile açıklar. İlk aşamadaki poliüri ve hipernatremi ADH eksikliğini (faz 1), 4. gündeki oligüri ve hiponatremi ise hasarlı aksonlardan sızan ADH'nın etkisini (faz 2) gösterir. Bu durumun sonunda genellikle kalıcı santral diyabetes insipidus gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın ilk iki gündeki verilerini analiz etmek.
Poliüri (>4 mL/kg/saat>4 \text{ mL/kg/saat}), düşük idrar dansitesi (1.0021.002) ve hipernatremi (156 mEq/L156 \text{ mEq/L}) saptandı. Bu, akut santral diyabetes insipidus (faz 1) ile uyumludur.
Travma sonrası nörohipofizden ADH salınımının ani kesilmesi ilk aşamayı oluşturur.
2
4. ve 5. gündeki değişimleri yorumlamak.
İdrar miktarı azaldı (0.7 mL/kg/saat0.7 \text{ mL/kg/saat}), idrar konsantre oldu (740 mOsm/kg740 \text{ mOsm/kg}) ve serum sodyumu düştü (129 mEq/L129 \text{ mEq/L}). Bu durum uygunsuz ADH salınımı sendromuna (SIADH) benzeyen bir antidiüretik fazdır.
Hasar gören nöronal aksonlardan depolanmış ADH'nın kontrolsüz bir şekilde dolaşıma sızması (faz 2) bu tabloya neden olur.
3
Trifazik yanıtın doğal seyrini öngörmek.
Bu geçici antidiüretik faz genellikle birkaç gün sürer ve sonrasında ADH depoları tükendiğinde hasta kalıcı santral diyabetes insipidus (faz 3) evresine girer.
Hücre ölümü tamamlandığında ADH üretimi ve salınımı kalıcı olarak durur.

Key Concept

Trifazik Yanıt (Triphasic Response)
Estimated Time:2m 30s
Question 220Question

Yenidoğan tarama testi sonuçları beklenirken beslenme sonrası kusma ve letarji şikayetleri gelişen 55 günlük bir bebeğin muayenesinde idrar ve terinde 'akçaağaç şurubu' (maple syrup) kokusu fark edilmiştir. Yapılan tetkiklerde dallı zincirli alfa-ketoasit dehidrogenaz enzim kompleksinde fonksiyon kaybı saptanmıştır.

Bu enzim kompleksinin aktivitesini artırmak amacıyla, hastalığın bazı genetik varyantlarında yüksek dozda verilmesi metabolik kontrol sağlayabilen vitamin aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tiamin (B1B_1)

Answer

Tiamin (B1B_1), dallı zincirli alfa-ketoasit dehidrogenaz enzim kompleksinin kofaktörüdür ve bu hastalığın tiamine yanıtlı formlarında kullanılır.
Dallı zincirli alfa-ketoasit dehidrogenaz (BCKAD) enzim kompleksi, dallı zincirli amino asitlerin yıkımında kritik bir basamaktır. Bu kompleksin çalışabilmesi için tiamin pirofosfat (B1B_1), FAD (B2B_2), NAD (B3B_3), lipoik asit ve koenzim A (B5B_5) gereklidir. Klinik pratikte 'tiamine yanıtlı MSUD' (Tip 2) olarak bilinen vakalarda, yüksek doz tiamin desteği enzim aktivitesini kısmen düzelterek metabolik stabilizasyon sağlayabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların (akçaağaç şurubu kokusu) hangi hastalığa işaret ettiğini belirlemek.
Akçaağaç şurubu idrar hastalığı (MSUD).
Karakteristik koku, dallı zincirli amino asitlerin (özellikle lösin) ketoasit metabolitlerinden kaynaklanır.
2
Hastalıkta etkilenen enzim kompleksini ve biyokimyasal sürecini tanımlamak.
Dallı zincirli alfa-ketoasit dehidrogenaz (BCKAD) kompleksi.
Bu kompleks lösin, izolösin ve valin'in oksidatif dekarboksilasyonundan sorumludur.
3
Enzimin çalışması için gerekli kofaktörleri ve tedavi edici vitamini belirlemek.
Tiamin (B1B_1).
BCKAD kompleksi; Tiamin (B1B_1), Riboflavin (B2B_2), Niasin (B3B_3), Pantotenik asit (B5B_5) ve Lipoik asit kofaktörlerini kullanır. Bazı mutasyonlar tiaminin enzime bağlanma afinitesini düşürür; bu durum yüksek doz tiamin ile düzeltilebilir.

Key Concept

Akçaağaç şurubu idrar hastalığı (MSUD) kofaktör tedavisi ve enzim mekanizması.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 11 / 25Next
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin