Endokrinoloji ve Metabolizma

491 questions

Question 341Question

Son iki yıldır boy uzama hızı belirgin şekilde yavaşlayan ve bu süreçte yaşıtlarına göre fazla kilo almaya başlayan 1010 yaşındaki bir kız çocuk polikliniğe getirilmiştir. Yapılan ölçümlerde boyu 122122 cm (<3<3. persentil), vücut ağırlığı 4242 kg (>95>95. persentil) olarak saptanmıştır. Yıllık boy uzama hızı 22 cm/yıl, kemik yaşı ise 6,56,5 yıl bulunan hastanın son birkaç aydır özellikle sabahları belirginleşen baş ağrısı ve kusma şikayetleri olduğu öğrenilmiştir. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kraniyofarenjioma

Answer

En olası tanı, klinik bulgular ve nörolojik semptomlar temelinde kraniyofarenjiomadır.
Hastada saptanan patolojik boy uzama hızı (22 cm/yıl), kemik yaşı gecikmesi ve boy kısalığına eşlik eden obezite tablosu tipik olarak büyüme hormonu eksikliği veya hipotiroidi gibi endokrin patolojileri düşündürür. Sabahları olan baş ağrısı ve kusma gibi kafa içi basınç artışı semptomlarının varlığı, hipotalamo-hipofizer bölgeyi etkileyen ve çocukluk çağında en sık görülen tümör olan kraniyofarenjiomayı tanıda ilk sıraya yerleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Boy uzama hızını değerlendir.
Boy uzama hızının 22 cm/yıl olması (<5<5 cm/yıl), patolojik bir boy kısalığına işaret eder.
Prepubertal dönemde yıllık 55 cm altındaki uzama hızı tetkik gerektirir.
2
Vücut ağırlığı ve boy ilişkisini yorumla.
Boyun <3<3. persentil, tartının >95>95. persentil olması (obezite), sorunun sistemik hastalıklardan ziyade endokrin bir nedene bağlı olduğunu gösterir.
Endokrin nedenlerde (GH eksikliği, hipotiroidi, Cushing) boy kısalığına rağmen tartı artışı veya obezite beklenir.
3
Kemik yaşı ve nörolojik bulguları birleştir.
Belirgin kemik yaşı gecikmesi (3,53,5 yıl) ve kafa içi basınç artışı bulguları (baş ağrısı, kusma), santral bir patolojiyi işaret eder.
Kraniyofarenjioma, çocukluk çağında kazanılmış hipopituitarizmin ve büyüme hormonu eksikliğinin en sık görülen nedenidir.

Key Concept

Patolojik boy kısalığında boy uzama hızı, kemik yaşı ve vücut kitle indeksinin birlikte değerlendirilmesi; obezitenin eşlik ettiği durumlarda santral nedenlerin dışlanması.
Estimated Time:2m 0s
Question 342Question

1212 günlük bir bebek; ciddi halsizlik, emme güçlüğü ve fışkırır tarzda olmayan kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde gebelik ve doğum öyküsünün normal olduğu, ancak son 44 günde belirgin tartı kaybı (600600 g) yaşadığı öğreniliyor. Fizik muayenede dehidratasyon bulguları (++), kan basıncı 50/3050/30 mmHg ve kalp hızı 175175 atım/dakika saptanıyor. Dış genital muayenesinde; penis boyunun 1.61.6 cm (mikropenis), üretral açıklığın penoskrotal bileşkede olduğu, skrotumun bifid yapıda ve hiperpigmente olduğu, her iki testisin inguinal kanalda palpe edildiği (Prader evre 33) gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde; serum sodyumu 122122 mEq/L, potasyumu 7.47.4 mEq/L bulunuyor. Hormon profilinde 1717-hidroksipregnenolon ve dehidroepiandrosteron (DHEA) düzeyleri çok yüksek, androstenedion ve testosteron düzeyleri ise belirgin düşük saptanıyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak rapor edilen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği

Answer

3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği, 46,XY46,XY bir bebekte hem adrenal yetmezlik (tuz kaybı) hem de testosteron sentez kusuruna bağlı yetersiz virilizasyon (ambiguus genitalya) ile seyreden karakteristik bir tablodur.
Doğru yanıt olan enzim eksikliğinde, pregnenolonun progesterona, 1717-OH pregnenolonun 1717-OH progesterona ve DHEA'nın androstenediona dönüşümü bozulur. Bu durum mineralokortikoid ve glukokortikoid eksikliğine bağlı tuz kaybına (hiponatremi, hiperkalemi, dehidratasyon) neden olurken, testosteron sentezlenememesi 46,XY46,XY bireylerde yetersiz virilizasyona ve dış genital belirsizliğe yol açar. Karakteristik olarak Δ5/Δ4\Delta^5/\Delta^4 steroid oranı artmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hipotansiyon, hiponatremi ve hiperkalemi bulguları 'tuz kaybettiren' bir adrenal yetmezlik tablosunu (Konjenital Adrenal Hiperplazi - KAH) gösterir.
Hastanın tartı kaybı ve biyokimyasal değerleri mineralokortikoid eksikliğini kanıtlar.
2
Genital fenotip ve karyotip uyumunun analizi
46,XY46,XY karyotipli hastada Prader evre 33 (yetersiz virilizasyon) mevcuttur.
Androjen sentezinin intrauterin dönemde bozulduğunu gösterir.
3
Laboratuvar/Hormon profilinin yorumlanması
Δ5\Delta^5 yolu steroidlerinin (1717-hidroksipregnenolon ve DHEA) çok yüksek, Δ4\Delta^4 yolu ürünlerinin (androstenedion, testosteron) düşük olması saptanmıştır.
Δ5\Delta^5 steroidlerini Δ4\Delta^4 steroidlerine çeviren 3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz enziminde blokaj olduğunu kanıtlar.
4
Ayırıcı tanı ve kesinleşme
3β3\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği tanısına ulaşılır.
Hem tuz kaybı yapıp hem de 46,XY46,XY bireyde yetersiz virilizasyona yol açan, yüksek Δ5\Delta^5 steroid seviyeleri ile karakterize tek KAH tipidir.

Key Concept

3β-Hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği, adrenal korteksin tüm bölgelerini ve gonadları etkileyen, hem XX hem de XY bireylerde ambiguus genitalyaya yol açabilen nadir bir KAH formudur.

Practice More

Karyotipi 46,XX46,XX olan ve benzer enzim eksikliği saptanan bir bebekte dış genital yapının nasıl etkileneceğini (hafif virilizasyon) araştırınız.
Estimated Time:3m 0s
Question 343Question

On beş aylık bir erkek çocuk, ilerleyici karın şişliği ve büyüme geriliği nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin hepatosplenomegali, asit ve avuç içlerinde eritem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde karaciğer enzimlerinde orta derecede yükseklik ve hafif açlık hipoglisemisi görülüyor. Karaciğer biyopsisinde PASPAS (+) boyanan, ancak diyastaz sindirimine direnç gösteren, amilopektine benzer yapıda anormal polisakkarit birikimi saptanıyor.

Bu hastada en olası enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amilo-1,41,61,4 \rightarrow 1,6-transglukozidaz

Answer

Andersen hastalığında (GSD Tip IV) eksik olan Amilo-1,41,61,4 \rightarrow 1,6-transglukozidaz enzimidir.
Vakadaki çocukta progresif karaciğer sirozu bulguları (asit, palmar eritem) ve hepatosplenomegali mevcuttur. Karaciğer biyopsisinde görülen diyastaza dirençli amilopektin birikimi, Glikojen Depo Hastalığı Tip IV (Andersen) için tipik bir bulgudur. Bu hastalıkta eksik olan enzim ise dallandırıcı enzim olarak bilinen Amilo-1,41,61,4 \rightarrow 1,6-transglukozidaz enzimidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
İlerleyici karaciğer yetmezliği (asit, siroz bulguları) ve hepatosplenomegali varlığı saptandı.
Metabolik karaciğer hastalıkları arasında ayırıcı tanı yapmak için sistemik tutulum ve siroz varlığı kritiktir.
2
Biyopsi ve histokimyasal bulguları yorumla.
PASPAS pozitif ve diyastaz sindirimine dirençli inklüzyonlar (anormal glikojen/amilopektin) saptandı.
Diyastaza dirençli birikim, dallanma kusuru olan Tip IV Glikojen Depo Hastalığı için patognomoniktir.
3
Eksik enzimi tanımla.
Andersen hastalığında dallandırıcı enzim (Amilo-1,41,61,4 \rightarrow 1,6-transglukozidaz) eksiktir.
Bu enzim düz glikojen zincirlerine dallar ekleyerek çözünürlüğü artırır; eksikliğinde biriken amilopektin benzeri yapı karaciğerde fibrozis ve siroza neden olur.

Key Concept

Glikojen Depo Hastalığı Tip IV (Andersen Hastalığı) ayırıcı tanısında progresif siroz ve biyopside diyastaza dirençli inklüzyon cisimcikleri temel ayırt edicidir.

Practice More

Glikojen depo hastalıklarında splenomegali görülmeyen tipleri (Tip I) ve sirozla giden tipleri (Tip IV) karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 344Question

1515 günlük bir erkek bebek; uzamış sarılık, beslenme güçlüğü ve kabızlık yakınmalarıyla polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinden 3434. gebelik haftasında doğduğu, doğum sonrası gelişen şiddetli respiratuar distres sendromu (RDS) nedeniyle sürfaktan tedavisi aldığı ve 1010 gün mekanik ventilatörde izlendiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde makroglossi, göbek fıtığı ve 3 cm3\ cm genişliğinde posterior fontanel saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum TSH:72 mIU/LTSH: 72\ mIU/L (N: 0.55.00.5-5.0) ve serbest T4:0.5 ng/dLT_4: 0.5\ ng/dL (N: 0.82.20.8-2.2) olarak bulunuyor. Tiroid ultrasonografisinde tiroid bezinin normal yerleşimde ve normal boyutlarda olduğu izleniyor. Bu hastada en olası genetik defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: NKX2.1NKX2.1 mutasyonu

Answer

Hastadaki konjenital hipotiroidi bulgularına eşlik eden neonatal RDS öyküsü ve ultrasonografide bezin yerinde (ortotopik) olması, tiroid ve akciğer gelişimini ortak yöneten NKX2.1 gen defektini (Beyin-Akciğer-Tiroid sendromu) işaret eder.
Doğru yanıt olan NKX2.1NKX2.1 seçeneği, hastadaki tiroid (KH), akciğer (RDS) ve muhtemelen ileride gelişecek olan beyin (koreoatetoz) tutulumunu açıklayan tek genetik defekttir. TTF-1 olarak da bilinen bu transkripsiyon faktörü, hem tiroid folikül hücrelerinin hem de tip 2 pnömositlerin gelişimi ve fonksiyonu için gereklidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Uzamış sarılık, kabızlık, geniş posterior fontanel ve makroglossi bulguları konjenital hipotiroidi (KH) için tipiktir.
Primer hipotiroidinin yenidoğan dönemindeki klasik fizik muayene bulgularını tanımak.
2
Laboratuvar ve görüntüleme entegrasyonu
Yüksek TSHTSH ve düşük serbest T4T_4 primer KH'yi doğrular. Ultrasonografide tiroidin yerinde (ortotopik) olması, ektopi veya agenezi gibi yaygın dizgenezileri dışlar.
Bezin yerleşimine göre ayırıcı tanı listesini daraltmak.
3
Sistemik bulgularla bağlantı kurma
Hastanın öyküsündeki şiddetli RDS ve sürfaktan ihtiyacı, tiroid gelişimi ile akciğer matürasyonunu (sürfaktan proteinleri SP-A, SP-B, SP-C ekspresyonu) ortak etkileyen bir faktörü düşündürür.
Sindromik KH nedenleri arasında akciğer tutulumu olan spesifik genetik defekti saptamak.
4
Tanının konulması
Bu tablo NKX2.1NKX2.1 (Thyroid Transcription Factor-1 / TTF-1) mutasyonu ile uyumlu 'Beyin-Akciğer-Tiroid' sendromudur.
Genetik ve klinik korelasyonu tamamlamak.

Key Concept

NKX2.1 (TTF-1) mutasyonu; konjenital hipotiroidi, akciğer hastalıkları (RDS, interstisyel akciğer hastalığı) ve nörolojik bulguların (benign herediter kore, koreoatetoz) bir arada görüldüğü 'Beyin-Akciğer-Tiroid sendromu'na yol açar.
Question 345Question

Miyadında, normal vajinal yolla doğan ve sadece anne sütüyle beslenen 66 günlük bir kız bebek; son 2424 saattir gelişen beslenmeyi reddetme, fışkırır tarzda kusma ve letarji şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, hipotoni ve derin solunum (Kussmaul) saptanıyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
Kan Şekeri6262 mg/dLmg/dL
Plazma Amonyak480480 μg/dL\mu g/dL
Kan Gazı pH7.157.15
HCO3HCO_31111 mEq/LmEq/L
PaCO2PaCO_23030 mmHgmmHg
Serum Sodyum (Na+Na^+)140140 mEq/LmEq/L
Serum Klor (ClCl^-)101101 mEq/LmEq/L
İdrar KetonuPozitif (++++++)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, bebek için en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Propiyonik asidemi

Answer

Propiyonik asidemi
Propiyonik asidemi bir organik asidemidir. Yenidoğan döneminde proteinli beslenmeyi takiben (süt alımı) semptomsuz bir süreçten sonra kusma, letarji ve koma ile başvurur. Laboratuvarda hiperamonemiye eşlik eden geniş anyon açıklı metabolik asidoz, ketozis ve sıklıkla pansitopeni görülür. Vakadaki amonyak yüksekliği (480480), düşük pH (7.157.15), düşük bikarbonat (1111), yüksek anyon açığı (2828) ve pozitif idrar ketonu bu tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve amonyak düzeyinin değerlendirilmesi
Bebekte letarji, kusma ve belirgin hiperamonemi (480480 μg/dL\mu g/dL) mevcuttur.
Yenidoğan döneminde semptomsuz bir dönemi izleyen bu tablo metabolik acil durumları akla getirir.
2
Asit-baz durumunun ve anyon açığının hesaplanması
pH=7.15pH=7.15 ve HCO3=11HCO_3=11 ile metabolik asidoz mevcuttur. Anyon açığı: 140(101+11)=28140 - (101 + 11) = 28 mEq/LmEq/L olarak hesaplanır.
Normal anyon açığı 12±212 \pm 2 olup, 2828 değeri geniş anyon açıklı metabolik asidozu gösterir.
3
Ketozis varlığının kontrol edilmesi ve ayırıcı tanı
İdrarda keton pozitifliği mevcuttur.
Hiperamonemi + Geniş anyon açıklı metabolik asidoz + Ketozis kombinasyonu Organik Asidemileri (Propiyonik, Metilmalonik vb.) Üre Döngüsü Bozukluklarından ayırır.

Key Concept

Yenidoğanda metabolik acillerin ayırıcı tanısında amonyak, anyon açığı ve ketonların kullanımı
Question 346Question

1414 yaşında Tip 11 Diabetes Mellitus tanılı bir hasta, diyabetik ketoasidoz (DKA) nedeniyle hastaneye yatırılarak IV insülin ve sıvı tedavisine alınmıştır. Tedavinin 1212. saatinde hastanın bilinci açık, genel durumu iyi ve oral alımı başlamıştır. Yapılan laboratuvar değerlendirmesinde şu bulgular saptanmıştır:

ParametreSonuç
Kan Şekeri185185 mg/dLmg/dL
Venöz pHpH7.347.34
Bikarbonat (HCO3HCO_3)1818 mEq/LmEq/L
Aniyon Açığı1111 mEq/LmEq/L (Normal: 101210-12)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada subkutan (SC) insülin tedavisine geçişle ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IV insülin kesilmeden 3030-6060 dakika önce subkutan hızlı etkili insülin uygulanmalıdır.

Answer

Subkutan insülin tedavisine geçişte, IV insülin infüzyonu kesilmeden yaklaşık 3030-6060 dakika önce subkutan hızlı etkili insülin dozu yapılmalıdır.
Diyabetik ketoasidoz (DKA) tablosunda venöz pHpH 7.307.30'un, bikarbonatın 1515 mEq/LmEq/L'nin üzerine çıkması ve aniyon açığının normale dönmesi, ketoasidozun düzeldiğini gösterir. Bu aşamada hasta oral beslenebiliyorsa subkutan (SC) insüline geçilebilir. Ancak IV insülinin kanda kalış süresi çok kısadır. SC yapılan insülinin emilip etki göstermesi için belirli bir süre gerektiğinden, IV infüzyonun SC dozdan 3030-6060 dakika sonra kesilmesi (overlap) gerekir. Bu uygulama, hastanın insülinsiz kalmasını ve rebound ketoasidoz gelişimini önler.

Step-by-Step Solution

1
DKA düzelme kriterlerini değerlendir.
Hastanın pH>7.30pH > 7.30, HCO3>15HCO_3 > 15 mEq/LmEq/L, aniyon açığı normal ve oral alımı var. DKA düzelmiş kabul edilir.
Subkutan insüline geçiş için metabolik asidozun düzelmiş olması şarttır.
2
İnsülin farmakokinetiğini analiz et.
IV insülinin yarı ömrü birkaç dakikadır; subkutan insülinin (lispro/aspart) etki başlangıcı ise 1515-3030 dakikadır.
IV insülin kesildiği an kandaki düzeyi hızla düşer.
3
İnsülinsiz kalma süresini önle (Overlap).
SC doz yapıldıktan 3030-6060 dakika sonra IV infüzyon kapatılır.
Bu süre, subkutan insülinin emilip kanda terapötik düzeye ulaşmasını sağlayarak asidozun tekrarlamasını önler.

Key Concept

DKA tedavisinde IV'den SC insüline geçişte asidozun düzelmesi (pH>7.30pH > 7.30, HCO3>15HCO_3 > 15, Anyon Açığı normal) ve SC dozun IV kesilmeden 3030-6060 dakika önce yapılması (overlap) zorunluluğu.
Question 347Question

Beş yaşındaki kız çocuğu, memelerde büyüme ve bir kez olan vajinal kanama şikayetiyle ebeveynleri tarafından getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 115 cm (>97. persentil) ölçülüyor. Meme gelişimi Tanner evre 3, pubik kıllanması ise Tanner evre 1 olarak değerlendiriliyor. Vücudunun sol yarısında orta hattı geçmeyen, sınırları düzensiz, geniş "sütlü kahve" (café-au-lait) renkli maküler lezyonlar saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde; kemik yaşı 8 yaş ile uyumlu, bazal LH: 0.1 mIU/mL, bazal FSH: 0.2 mIU/mL ve serum estradiol düzeyi 75 pg/mL (yüksek) bulunuyor. LHRH (GnRH) uyarı testinde pik LH yanıtı 0.4 mIU/mL olarak ölçülüyor. Pelvik ultrasonografide sol overde 4 cm çapında kistik görünüm izleniyor.

Bu hastanın tanısı ve patogenezi göz önüne alındığında, puberte bulgularının ilerlemesini durdurmak amacıyla ilk aşamada aşağıdaki farmakolojik ajanlardan veya yaklaşımlardan hangisinin tercih edilmesi en uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Letrozol başlanması

Answer

Letrozol başlanması (Aromataz inhibitörü tedavisi)
Hastadaki klinik bulgular (izoseksüel erken ergenlik, düzensiz sınırlı café-au-lait lekeleri) ve laboratuvar sonuçları (baskılanmış bazal ve uyarımlı LH, otonom over kisti) McCune-Albright Sendromu (MAS) ile uyumludur. MAS, GNAS genindeki somatik aktive edici mutasyon sonucu cAMP'nin sürekli yüksek kalmasıyla karakterizedir. Bu durum overlerde gonadotropinden (FSH/LH) bağımsız, otonom östrojen üretimine (periferik puberte prekoks) neden olur. Hipotalamo-hipofizer aks zaten negatif geribildirim ile baskılanmış durumdadır; bu yüzden GnRH analogları tedavide etkisizdir. Birinci basamak tedavi, overlerde androjenlerin östrojene dönüşümünü engelleyen aromataz inhibitörleridir (örn. Letrozol).

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının sentezlenmesi
Tanner evre 3 meme gelişimi ve yüksek estradiol östrojene maruziyeti gösterir. LHRH testinde baskılanmış LH (<0.4 mIU/mL) yanıtı, pubertenin santral olmadığını, over kaynaklı (periferik) olduğunu kanıtlar.
Puberte prekoks vakalarında ilk adım santral (gonadotropin bağımlı) ile periferik (gonadotropin bağımsız) ayrımının yapılmasıdır.
2
Sendromik tanı konulması
Periferik puberte prekoks, sınırları düzensiz café-au-lait lekeleri (Sahil şeridi manzarası) ve over kisti kombinasyonu McCune-Albright Sendromu tanısını koydurur.
Spesifik sendrom tanısı, uygulanacak patofizyolojik tedaviyi belirler.
3
Uygun farmakolojik ajanın seçilmesi
Sorun overdeki otonom hücrelerden kontrolsüz östrojen salınımıdır. Bu üretimi durdurmak için aromataz inhibitörleri (letrozol) kullanılır.
Hipofiz zaten baskılanmış olduğu için santral etkili ilaçlar (GnRH analogları) çalışmaz. Hedef doğrudan overdeki steroidogenez basamağı olmalıdır.

Key Concept

McCune-Albright Sendromunda Periferik Puberte Prekoks Yönetimi
Estimated Time:1m 30s
Question 348Question

Maternal öyküsünde özellik saptanmayan ve miadında doğan 5 günlük bir kız bebek; son 24 saattir beslenmeyi reddetme, fışkırır tarzda kusma ve uyandırılamama şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hiperpneik solunumu (KussmaulKussmaul), belirgin dehidratasyon bulguları ve derin letarji saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde pH: 7,057,05, HCO3HCO_3: 55 mEq/L, Na: 142142 mEq/L, Cl: 105105 mEq/L, kan amonyak düzeyi: 620620 µmol/L (N: <100100), idrarda keton (+++) ve tam kan sayımında lökopeni (2800/mm32800/mm^3) ile trombositopeni (85.000/mm385.000/mm^3) tespit ediliyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Propiyonik asidemi

Answer

Propiyonik asidemi; anyon açığı artmış metabolik asidoz, ketoz, hiperamonemi ve kemik iliği baskılanması bulgularının (lökopeni, trombositopeni) bir arada görüldüğü en olası tanıdır.
Hastada saptanan pH: 7,057,05 (asidoz), anyon açığının 3232 mEq/L olması (artmış), idrarda keton varlığı ve hiperamonemi kombinasyonu organik asidemi lehinedir. Ayrıca lökopeni ve trombositopeni gibi hematolojik bulgular, organik asidlerin kemik iliği üzerindeki baskılayıcı etkisini yansıtarak propiyonik asidemi tanısını destekler.

Step-by-Step Solution

1
Amonyak düzeyini değerlendir.
620620 µmol/L (Belirgin hiperamonemi).
Hiperamonemi varlığı, ayırıcı tanıda hem üre döngüsü bozukluklarını hem de organik asidemileri ön plana çıkarır.
2
Anyon açığını (AGAG) hesapla: AG=Na(Cl+HCO3)AG = Na - (Cl + HCO_3).
142(105+5)=32142 - (105 + 5) = 32 mEq/L (Normal: 12±212 \pm 2).
Artmış anyon açığı, laktik asidoz veya organik asid birikimini gösterir.
3
Asit-baz durumunu ve ketozu kontrol et.
pH 7,057,05 (Ağır asidoz) ve idrarda (+++) keton.
Üre döngüsü bozukluklarında asidoz/ketoz beklenmezken, organik asidemilerde bu bulgular karakteristiktir.
4
Hematolojik bulguları (lökopeni ve trombositopeni) entegre et.
Pansitopeni lehine bulgular.
Organik asid birikimi kemik iliği üzerinde toksik etki yaratarak nötropeni ve trombositopeniye yol açar; bu durum propiyonik ve metilmalonik asidemiler için tipiktir.

Key Concept

Neonatal dönemde hiperamonemiye eşlik eden 'anyon açığı artmış metabolik asidoz' ve 'ketoz' varlığı, tanıyı Üre Döngüsü Bozukluklarından (asidoz/ketoz yok) ayırarak Organik Asidemilere yönlendirir.
Question 349Question

55 aylık bir erkek bebek; çevreye olan ilginin azalması, aşırı huzursuzluk, beslenme güçlüğü ve vücudunda giderek artan "katılık" şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde; opistotonus postürü, ekstremitelerde belirgin spastisite, derin tendon reflekslerinde artış ve optik atrofi saptanmıştır. Hepatosplenomegali saptanmayan hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde protein düzeyi 160 mg/dL160\text{ mg/dL} (Normal: <45 mg/dL<45\text{ mg/dL}) saptanırken, hücre görülmemiştir. Bu hastada klinik tablodan sorumlu olan eksik enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Galaktoserebrosidaz

Answer

Galaktoserebrosidaz enzimi eksikliğine bağlı gelişen Krabbe hastalığı
Vakada tanımlanan aşırı huzursuzluk, opistotonus postürü, hipertoni ve BOS'ta saptanan albuminositolojik disosiasyon (protein yüksekliği, hücre normal) Krabbe hastalığının (Globoid hücreli lökodistrofi) tipik sunumudur. Bu hastalıkta galaktoserebrosidaz enzimi eksiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Erken süt çocukluğu döneminde başlayan aşırı irritabilite, spastisite (hipertoni) ve gelişimsel duraklama saptandı.
Lökodistrofilerin ayırıcı tanısında başlangıç yaşı ve nörolojik bulguların tipi kritiktir.
2
Ek bulguları ve laboratuvarı değerlendir
Organomegali olmaması lizozomal depo hastalıklarının çoğunu dışlarken; BOS'ta albuminositolojik disosiasyon (yüksek protein, normal hücre) Krabbe hastalığını işaret eder.
Krabbe hastalığında periferik sinir tutulumu ve santral demiyelinizasyon BOS proteinini belirgin artırır.
3
Enzim eşleştirmesi yap
Krabbe hastalığında (Globoid hücreli lökodistrofi) eksik olan enzim Galaktoserebrosidazdır.
Tanı, klinik şüphe sonrası enzim düzeyi ölçümü ile doğrulanır.

Key Concept

Krabbe Hastalığı (Globoid Hücreli Lökodistrofi)
Question 350Question

Dirençli kusma, dehidratasyon ve şok tablosuyla acil servise getirilen bir yenidoğanda; fizik muayenede hiperpigmente skrotum saptanması üzerine tuz kaybettiren tip 2121-hidroksilaz eksikliğine bağlı konjenital adrenal hiperplazi düşünülüyor. Bu hastada tanısal süreci destekleyen en olası laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiponatremi ve hiperkalemi

Answer

Hiponatremi ve hiperkalemi
Doğru seçenek olan hiponatremi ve hiperkalemi bulguları, 2121-hidroksilaz eksikliğinde aldosteronun sentezlenememesi sonucunda böbrek tübüllerinde sodyumun geri emilememesi ve potasyumun atılamaması nedeniyle oluşur. Bu durum adrenal krizin temel laboratuvar göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Yenidoğanda kusma, dehidratasyon ve hiperpigmentasyon (ACTH artışına bağlı) mevcuttur.
Bu bulgular primer adrenal yetmezliği veya tuz kaybettiren konjenital adrenal hiperplaziyi düşündürür.
2
2121-hidroksilaz eksikliğinin biyokimyasal sonuçlarını analiz et.
Aldosteron sentezi blokajı nedeniyle sodyum atılır, potasyum ve hidrojen iyonu tutulur.
Mineralokortikoid eksikliği direkt olarak elektrolit dengesizliğine yol açar.
3
Laboratuvar bulgularını öngör.
Düşük sodyum (Na+Na^+), yüksek potasyum (K+K^+) ve metabolik asidoz tablosu oluşur.
Tuz kaybı krizinin tipik laboratuvar triadını bu bulgular oluşturur.

Key Concept

2121-hidroksilaz eksikliğinde aldosteron yetersizliğine bağlı olarak gelişen tuz kaybı krizi, hiponatremi ve hiperkalemi ile karakterizedir.

Practice More

Konjenital adrenal hiperplazi tipleri arasındaki kan basıncı ve elektrolit farklarını bir tablo üzerinden tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 351Question

55 yaşında bir kız çocuk, son 22 aydır her iki memesinde büyüme ve son 11 haftadır vajinal kanama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 97.97. persentilde (+2+2 SD), Tanner evre 33 meme gelişimi saptanıyor. Hastanın sırtında ve kalçasında düzensiz kenarlı (Maine kıyısı tipi), orta hattı geçmeyen geniş sütlü kahve (café-au-lait) lekeleri dikkati çekiyor. Pelvik ultrasonografide sağ overde 3,53,5 cm çapında kistik bir yapı ve endometriumda kalınlaşma saptanıyor. Kemik yaşı 88 yıl olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: McCune-Albright sendromu

Answer

McCune-Albright sendromu
McCune-Albright sendromu; periferik puberte prekoks (genellikle otonom folikül kistlerine bağlı), polyostotik fibröz displazi ve düzensiz kenarlı (Maine kıyısı tipi) sütlü kahve lekeleri ile karakterize bir klinik tablodur. Hastadaki 55 yaşında başlayan vajinal kanama, meme gelişimi ve büyük over kisti periferik puberteyi desteklerken, tipik cilt lekeleri bu sendromun en spesifik bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sınıflandırılması
Meme gelişimi, vajinal kanama ve ileri kemik yaşı, puberte prekoksu doğrular.
Hastanın yaşı (55 yaş) ve sekonder seks karakterlerinin varlığı patolojik süreci tanımlamak için gereklidir.
2
Etyolojik ayrım (Santral vs Periferik)
Unilateral büyük over kisti ve otonom hormon üretimi (endometrial kalınlaşma) periferik bir süreci düşündürür.
Ovarian kistler otonom östrojen üretimine neden olarak gonadotropinlerden bağımsız (periferik) puberteyi tetikler.
3
Sendromik tanının konulması
Periferik puberte prekoks bulgularına eşlik eden tipik sütlü kahve lekeleri McCune-Albright tanısını kesinleştirir.
McCune-Albright sendromu GNAS genindeki mutasyon sonucu oluşan otonom endokrin hiperfonksiyon ve deri/kemik bulguları ile karakterizedir.

Key Concept

McCune-Albright sendromunda görülen otonom periferik puberte prekoks ve karakteristik cilt bulgularının tanınması.
Estimated Time:1m 30s
Question 352Question

88 yaşında bir erkek çocuk, okulda boyunun kısa olduğu şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan ölçümde boyu 33. persentil eğrisi üzerinde saptanıyor. Ancak hastanın geçmiş kayıtları incelendiğinde; 66 yaşındayken 2525. persentilde, 77 yaşındayken ise 1010. persentilde olduğu görülüyor. Bu klinik tabloya dayanarak yapılabilecek en doğru yorum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Büyüme hızı yetersiz olduğu için altta yatan patolojik nedenler araştırılmalıdır.

Answer

Büyüme hızı yetersiz olduğu için altta yatan patolojik nedenler araştırılmalıdır.
Çocuklarda büyüme izleminde en önemli parametre büyüme hızıdır. Bir çocuğun büyüme eğrisinde iki ana persentil çizgisinden (55., 1010., 2525., 5050., 7575., 9090., 9595.) fazla aşağı doğru sapma göstermesi (kanal kaybı), boyu henüz 33. persentilin altına düşmemiş olsa bile patolojik kabul edilir ve mutlaka altta yatan nedenler (sistemik hastalıklar, endokrin bozukluklar vb.) açısından tetkik edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın büyüme verilerini zaman içindeki eğilim (trend) açısından analiz edin.
22 yıl içinde 2525. persentilden 1010. persentile, ardından 33. persentile doğru bir gerileme saptandı.
Tek bir ölçüm anlık durumu gösterirken, seri ölçümler büyüme hızını (volositeyi) belirlemeyi sağlar.
2
Büyüme hızındaki sapmanın (persentil kaybı) klinik önemini değerlendirin.
İki ana persentil çizgisinden fazla kayıp olması veya boyun kanal değiştirmesi patolojik büyüme göstergesidir.
Büyüme hızı, çocuklarda sağlık durumunun en hassas göstergelerinden biridir.
3
Mevcut boyun persentil sınırları içindeki yerini kontrol edin.
Boyun 33. persentilin üzerinde olması, büyüme hızındaki yetersizliği normal kılmaz.
Patolojik süreçler boy 33. persentilin altına düşmeden çok daha önce büyüme hızını etkiler.

Key Concept

Büyüme Hızı ve Kanal Kaybı (Growth Velocity)

Practice More

Büyüme hızı düşük saptanan bir çocukta kemik yaşı tayini ve sistemik tarama testleri (tam kan sayımı, tam idrar tahlili, tiroid fonksiyon testleri vb.) ile ayırıcı tanıya devam edilmelidir.
Estimated Time:45s
Question 353Question

Yeni doğan bir bebekte dış genital yapıda belirsizlik (ambiguousambiguous genitaliagenitalia) saptanıyor. Yapılan fizik muayenede klitorisin hipertrofik olduğu ve labial füzyonun bulunduğu görülüyor; ancak her iki inguinal bölgede veya skrotumda gonadlar ele gelmiyor. Laboratuvar incelemesinde hastanın karyotipi 46,XX46,XX olarak raporlanıyor. Serum sodyum (139139 mEq/LmEq/L) ve potasyum (4.14.1 mEq/LmEq/L) düzeyleri normal sınırda olan bebeğin 1717-hidroksiprogesteron düzeyi ise belirgin yüksek saptanıyor.

Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2121-hidroksilaz eksikliği (basit virilize form)

Answer

2121-hidroksilaz eksikliği (basit virilize form)
Hastada saptanan 46,XX46,XX karyotipi, virilizasyon bulguları (klitoromegali, labial füzyon) ve ele gelmeyen gonadlar, olayın bir adrenal kaynaklı maskülinizasyon olduğunu düşündürür. 1717-hidroksiprogesteronun (1717-OHP) yüksekliği en sık neden olan 2121-hidroksilaz eksikliğini kanıtlar. Serum sodyum ve potasyum düzeylerinin normal olması ise enzim aktivitesinin mineralokortikoid sentezi için kısmen yeterli olduğunu ve tuz kaybının eşlik etmediği 'basit virilize' formu işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Dış genital yapının ve palpasyon bulgularının değerlendirilmesi
Virilize dış genital yapı ve ele gelmeyen gonadlar (dişi psödohermafroditizm)
Gonadların ele gelmemesi, Müllerian yapıların (uterus) varlığına ve genetik cinsiyetin 46,XX46,XX olma ihtimaline işaret eder.
2
Biyokimyasal verilerin ve elektrolitlerin analizi
Normal sodyum ve potasyum seviyeleri ile birlikte çok yüksek 1717-hidroksiprogesteron düzeyi
Yüksek 1717-OHP düzeyi 2121-hidroksilaz enzim eksikliği için patognomoniktir; normal elektrolitler ise hastada tuz kaybı krizinin olmadığını gösterir.
3
Tanının netleştirilmesi
Basit virilize form 2121-hidroksilaz eksikliği tanısı
Konjenital adrenal hiperplazinin en yaygın formu olan 2121-hidroksilaz eksikliğinde, mineralokortikoid üretimi yeterli olan olgular 'basit virilize form' olarak adlandırılır.

Key Concept

46,XX46,XX bireylerde konjenital adrenal hiperplaziye bağlı virilizasyon ve elektrolit takibi.
Estimated Time:45s
Question 354Question

77 yaşında bir erkek çocuk, geçirdiği kafa travması sonrası çocuk yoğun bakım ünitesinde izlenirken idrar çıkışının azaldığı ve vücut ağırlığının son 2424 saatte 400400 gg arttığı fark ediliyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı ve kalp hızı normal sınırlarda, turgor-tonusu doğal saptanıyor; ödem izlenmiyor. Laboratuvar incelemelerinde:

- Serum sodyumu (Na+Na^+): 122122 mEq/LmEq/L
- Serum osmolalitesi: 252252 mOsm/kgmOsm/kg H2OH_2O
- İdrar osmolalitesi: 510510 mOsm/kgmOsm/kg H2OH_2O
- İdrar sodyumu: 5555 mEq/LmEq/L
- Serum ürik asit: 2,12,1 mg/dLmg/dL (Düşük)

Bu hastada başlangıç aşamasında yapılması gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serbest sıvı alımının kısıtlanması

Answer

Başlangıç tedavisinde serbest sıvı alımının kısıtlanması en uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan övolemi, hiponatremi, plazma hipoosmolalitesi ve idrar hiperosmolalitesi Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu'nu (UADHS) işaret eder. Bu tabloda vücutta serbest su tutulumu söz konusu olduğundan, başlangıç tedavisinde serbest sıvı alımının kısıtlanması (genellikle idame sıvısının %5075\%50-75'ine düşürülmesi) altın standarttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Hasta kafa travması sonrası övolemik hiponatremi tablosundadır (ödem yok, dehidratasyon yok, kilo artışı var).
UADHS tanısı için volüm durumunun doğru değerlendirilmesi kritiktir.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Düşük serum osmolalitesine (<280<280) karşın yüksek idrar osmolalitesi (>100>100) ve yüksek idrar sodyumu (>2040>20-40) saptanmıştır.
Bu bulgular böbreklerin idrarı konsantre etme yeteneğinin (ADH etkisiyle) uygunsuz olarak devam ettiğini gösterir.
3
Tanı ve tedavi stratejisi belirleme
Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHS) tanısı konulur ve ilk tedavi olarak sıvı kısıtlaması planlanır.
Hafif ve orta dereceli UADHS vakalarında serbest suyun azaltılması sodyum düzeyini güvenli şekilde yükseltir.

Key Concept

Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHS) Yönetimi
Question 355Question

22 aylık bir kız bebek; karın şişliği, kabızlık ve uzamış sarılık şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde makroglossi, göbek fıtığı ve masif hepatomegali saptanıyor. Ayrıca hastanın gövde ve ekstremitelerinde çok sayıda kavernöz hemanjiyom izleniyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuçReferans Aralığı
TSH42 mIU/L42 \text{ mIU/L}0.55.00.5 - 5.0
Serbest T4T_40.4 ng/dL0.4 \text{ ng/dL}0.92.30.9 - 2.3
Ters T3T_3 (rT3rT_3)195 ng/dL195 \text{ ng/dL}105010 - 50

Bu hastadaki hipotiroidi tablosuna neden olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 3 deiyodinaz enziminin aşırı ekspresyonu

Answer

Tip 3 deiyodinaz enziminin aşırı ekspresyonu
Doğru seçenek olan 'Tip 3 deiyodinaz enziminin aşırı ekspresyonu', bebeklik dönemindeki büyük hemanjiyomlarda (özellikle karaciğer yerleşimli) görülen konsumptif hipotiroidinin temel nedenidir. Bu enzim, tiroid hormonlarını (T4 ve T3) hızlı bir şekilde inaktif formlarına (rT3 ve T2) dönüştürerek dolaşımdaki hormon seviyelerini düşürür ve yüksek doz levotiroksin tedavisine dirençli bir hipotiroidi tablosu oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hipotiroidi (sarılık, kabızlık, fıtık) ile birlikte masif hepatomegali ve kutanöz hemanjiyomlar saptandı.
Vasküler tümörler ile hipotiroidi arasındaki ilişkiyi kurmak için klinik ipuçlarını birleştirmek gerekir.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Düşük serbest T4, yüksek TSH ve belirgin şekilde artmış ters T3 (rT3) düzeyi.
Normalde konjenital hipotiroidilerde rT3 düşük veya normaldir; rT3 yüksekliği periferal inaktivasyonu işaret eder.
3
Tanıyı netleştir
Konsumptif (tüketimsel) hipotiroidi.
Hemanjiyom dokusunda bulunan Tip 3 deiyodinaz enziminin T4'ü rT3'e, T3'ü ise T2'ye dönüştürerek tüketmesi sonucu oluşan tablodur.

Key Concept

Konsumptif Hipotiroidi (Tip 3 Deiyodinaz Aktivitesi)
Estimated Time:2m 30s
Question 356Question

77 yaşında kız çocuk, son 33 aydır fark edilen koltuk altı kokusu ve pubik bölgede tüylenme şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 122122 cm (507550-75 persentil), ağırlığı 2424 kg (5050 persentil) olarak ölçülüyor. Sistem muayenesinde meme gelişimi Tanner evre 11, pubik kıllanma Tanner evre 22 saptanıyor. Çekilen sol el-bilek grafisinde kemik yaşı 77 yaş ile uyumlu bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Prematür adrenarş

Answer

Prematür adrenarş
Tanım gereği, kızlarda 8 yaşından önce meme gelişimi olmaksızın görülen pubik veya aksiller tüylenme, aksiller koku ve yağlı cilt bulguları prematür adrenarş olarak adlandırılır. Bu hastada kemik yaşının takvim yaşıyla uyumlu olması ve büyüme hızında aşırı bir artış olmaması, adrenal bezden androjen salınımının hafif artışına (adrenarş) bağlı selim süreci destekler.

Step-by-Step Solution

1
Sekonder seks karakterlerinin değerlendirilmesi
Hastada izole pubik tüylenme (Tanner 2) ve aksiller koku mevcut, ancak meme gelişimi prepubertal (Tanner 1).
Kız çocuklarında pubertenin başlangıç sırasını belirlemek gerçek puberte ile izole gelişimleri ayırmayı sağlar.
2
Büyüme parametrelerinin ve kemik yaşının analizi
Boy ve ağırlık normal persentillerde, kemik yaşı takvim yaşıyla (77 yaş) uyumlu.
Patolojik puberte prekoks veya adrenal bozukluklarda kemik yaşının ileri olması ve büyüme hızının artması beklenir.
3
Ayırıcı tanının netleştirilmesi
Normal kemik yaşı ve izole adrenarş bulguları ile prematür adrenarş tanısına ulaşılır.
İzole adrenarş genellikle selim bir durumdur ve adrenal androjenlerin (DHEA-S) erken artışına bağlıdır.

Key Concept

Prematür adrenarş, kemik yaşı ilerlemesi ve meme gelişimi olmaksızın izole pubik/aksiller tüylenme ile karakterize selim bir durumdur.

Practice More

Prematür adrenarş tanısı alan hastalarda insülin direnci ve ileride polikistik over sendromu gelişme riskinin arttığını unutmayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 357Question

Yedi yaşında bir kız çocuk, zaman zaman ellerinde uyuşma ve ağrılı kas krampları şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 3.3. persentilin altında saptanıyor. Hastanın yuvarlak bir yüz yapısı olduğu, kısa ve kalın boyunlu olduğu dikkati çekiyor. Elleri muayene edildiğinde, yumruk yaptığında 4. ve 5.4. \text{ ve } 5. metakarp hizasında çukurlaşma (Archibald bulgusu) izleniyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum (CaCa)7,1 mg/dL7,1 \text{ mg/dL}8,510,5 mg/dL8,5 - 10,5 \text{ mg/dL}
Serum Fosfor (PP)7,9 mg/dL7,9 \text{ mg/dL}3,55,5 mg/dL3,5 - 5,5 \text{ mg/dL}
Serum Alkalen Fosfataz (ALPALP)180 U/L180 \text{ U/L}100350 U/L100 - 350 \text{ U/L}
Serum Paratiroid Hormon (PTHPTH)450 pg/mL450 \text{ pg/mL}1065 pg/mL10 - 65 \text{ pg/mL}

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Psödohipoparatiroidi tip 1a

Answer

Psödohipoparatiroidi tip 1a
Hastada saptanan yuvarlak yüz, boy kısalığı ve metakarp kısalığı gibi bulgular Albright’ın Herediter Osteodistrofisi (AHO) fenotipini oluşturur. Laboratuvarında izlenen hipokalsemi ve hiperfosfatemiye eşlik eden yüksek PTHPTH düzeyi, PTHPTH reseptör sinyal yolundaki (GsαGs\alpha mutasyonu) bir bozukluğa bağlı hedef organ direncini, yani Psödohipoparatiroidi tip 1a tanısını doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Boy kısalığı, yuvarlak yüz ve 4./5. metakarp kısalığı (Archibald bulgusu) saptandı.
Bu bulgular topluca Albright'ın Herediter Osteodistrofisi (AHO) fenotipini tanımlar.
2
Laboratuvar verilerinin analiz edilmesi
Hipokalsemi (7,1 mg/dL7,1 \text{ mg/dL}), hiperfosfatemi (7,9 mg/dL7,9 \text{ mg/dL}) ve normal ALPALP saptandı.
Bu tablo paratiroid hormon eksikliği veya paratiroid hormon direncine işaret eder.
3
PTH düzeyinin yorumlanması
Serum PTHPTH düzeyi belirgin şekilde yüksek (450 pg/mL450 \text{ pg/mL}) bulundu.
Düşük kalsiyum ve yüksek fosfor varlığında PTH'ın yüksek olması, hedef organların (böbrek ve kemik) PTH etkisine dirençli olduğunu (Psödohipoparatiroidi) kanıtlar.

Key Concept

Psödohipoparatiroidi (PTH Direnci) ve Albright Herediter Osteodistrofisi Fenotipi
Estimated Time:1m 30s
Question 358Question

Üç günlük bir erkek bebek; doğumdan sonraki ilk 4848 saat normal beslenirken, son 2424 saattir tekrarlayan kusma, emmede azalma ve letarji şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenede hipotoni ve takipne saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; kan gazında pH:7.18\text{pH}: 7.18, HCO3:9 mEq/L\text{HCO}_3: 9 \text{ mEq/L}, anyon açığı 26 mEq/L26 \text{ mEq/L} ve plazma amonyak düzeyi 380 \mumol/L380 \text{ \mu mol/L} bulunuyor. İdrar analizinde keton (+++)(+++) saptanıyor.

Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Propionik asidemi

Answer

Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz, orta/ağır düzeyde hiperamonemi ve idrarda keton pozitifliği ile seyreden yenidoğan vakasında en olası tanı propionik asidemidir.
Vakada sunulan pH:7.18\text{pH}: 7.18, anyon açığı 2626 ve ketonüri (+++)(+++) bulguları, hastada metabolik bir asit birikimi olduğunu kanıtlar. Bu kombinasyon (asidoz + yüksek anyon açığı + ketozis + hiperamonemi) organik asidemilerin, özellikle de propionik asideminin tipik sunumudur.

Step-by-Step Solution

1
Kan gazı analizi
pH:7.18\text{pH}: 7.18 ve HCO3:9 mEq/L\text{HCO}_3: 9 \text{ mEq/L} değerleri hastada belirgin bir metabolik asidoz olduğunu gösterir.
Asit-baz dengesini belirlemek ayırıcı tanının ilk adımıdır.
2
Anyon açığı hesaplanması
Hesaplanan veya verilen anyon açığı (26 mEq/L26 \text{ mEq/L}) normalin (12±212 \pm 2) çok üzerindedir.
Yüksek anyon açıklı asidoz, vücutta organik asitlerin biriktiğine işaret eder.
3
Amonyak ve keton değerlendirmesi
Amonyak düzeyi yüksek (380 \mumol/L380 \text{ \mu mol/L}) ve idrarda keton (+++)(+++) pozitiftir.
Organik asidemileri üre döngüsü bozukluklarından ayıran en önemli bulgular asidoz ve ketozis varlığıdır.
4
Tanısal eşleştirme
Tüm bu bulgular (Asidoz + AG yüksekliği + Hiperamonemi + Ketozis) propionik asidemi gibi bir organik asidemi tanısını doğrular.
Üre döngüsü bozukluklarında (OTC eksikliği, sitrülinemi) tipik olarak ketozis görülmez ve kan gazında respiratuar alkaloz hakimdir.

Key Concept

Yenidoğanda hiperamonemi varlığında, anyon açıklı metabolik asidoz ve ketozis eşlik ediyorsa organik asidemiler; respiratuar alkaloz ve ketozis yokluğu varsa üre döngüsü bozuklukları düşünülmelidir.

Alternative Method

Ayırıcı tanıda 'anyon açığı' ve 'idrarda keton' parametrelerine bakmak, organik asidemiler ile üre döngüsü bozukluklarını saniyeler içinde birbirinden ayırmanızı sağlar.
Estimated Time:1m 30s
Question 359Question

44 yaşında bir çocuk, klitorisinde büyüme ve genital bölgede tüylenme şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, yenidoğan döneminde herhangi bir sağlık sorunu yaşamadığı; kusma, dehidratasyon veya şok nedeniyle hastaneye yatışının olmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde; vücut ağırlığı ve boyu 9090. persantilde, kan basıncı 95/6095/60 mmHg (normal) saptanıyor. Genital muayenede klitoromegali (22 cm) ve Prader evre 2 virilizasyon gözleniyor; labioskrotal kıvrımlarda gonad palpe edilemiyor. Laboratuvar bulguları; serum sodyum: 139139 mEq/L, potasyum: 4,14,1 mEq/L, 1717-hidroksiprogesteron (1717-OHP): 6565 ng/mL (Normal: <22 ng/mL) olarak saptanıyor. Kemik yaşı 66 yaş ile uyumlu bulunan hastanın karyotip analizi 46,XX46,XX olarak sonuçlanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 2121-hidroksilaz eksikliği (Basit virilize form)

Answer

2121-hidroksilaz eksikliğinin basit virilize formu
Hastanın 46,XX46,XX karyotipine sahip olması, palpe edilemeyen gonadlar (uterus varlığına işaret eder) ve virilizasyon bulguları mevcuttur. 1717-OHP yüksekliği 2121-hidroksilaz eksikliği için tipiktir. Sodyum ve potasyumun normal olması ve yenidoğan krizinin olmaması, tanıyı mineralokortikoid yetmezliği görülmeyen basit virilize forma yönlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Karyotip ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
46,XX46,XX karyotipi ve virilize dış genital yapı (Prader 2), Müllerian yapıların (uterus, over) varlığına ve androjen fazlalığına işaret eder.
46,XX46,XX bireyde virilizasyonun en sık nedeni konjenital adrenal hiperplazidir.
2
Biyokimyasal markerları ve elektrolitleri analiz et.
1717-OHP'nin belirgin yüksekliği (6565 ng/mL) 2121-hidroksilaz eksikliğini doğrular; sodyum ve potasyumun normal olması mineralokortikoid eksikliğinin olmadığını gösterir.
2121-hidroksilaz enziminin kısmi aktivitesinin korunduğu durumlarda aldesteron üretimi yeterli olup tuz kaybı görülmez.
3
Klinik seyri ve kemik yaşını yorumla.
Yenidoğan döneminde kriz öyküsü olmaması ve kemik yaşının ileri olması (44 yaşında 66 yaş kemik yaşı) kronik androjen maruziyetini destekler.
Basit virilize form genellikle geç çocukluk döneminde büyüme hızlanması ve erken puberş ile tanınır.

Key Concept

Basit virilize 2121-hidroksilaz eksikliğinde, mineralokortikoid üretimi yeterli olduğundan tuz kaybı görülmez; ancak yüksek androjenler nedeniyle 46,XX46,XX bebeklerde doğumda genital belirsizlik ve çocuklukta virilizasyon bulguları ortaya çıkar.
Estimated Time:1m 30s
Question 360Question

99 yaşında bir kız çocuk; son bir yıldır belirginleşen okul başarısında düşme, dengesizlik ve sık düşme şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden hastanın heyecanlandığında veya güldüğünde aniden kas tonusunu kaybederek yere kapaklandığı öğreniliyor. Fizik muayenede; hafif splenomegali, dizartrik konuşma ve vertikal supranükleer bakış kısıtlılığı saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Niemann-Pick Hastalığı Tip C

Answer

Niemann-Pick Hastalığı Tip C
Niemann-Pick Hastalığı Tip C (NPC), lizozomlarda kolesterol ve glikosfingolipidlerin birikimiyle karakterize nörodejeneratif bir hastalıktır. Okul çağındaki bir çocukta ataksi, konuşma bozukluğu, splenomegali ve özellikle 'vertikal supranükleer bakış felci' (yukarı bakamama) ile 'jelastik katapleksi' (gülme veya heyecanla tetiklenen ani tonus kaybı) birlikteliği tanı için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada okul çağı başlangıçlı nörolojik regresyon (okul başarısında düşme), ataksi, hafif splenomegali, jelastik katapleksi (gülme ile düşme) ve vertikal supranükleer bakış felci mevcuttur.
Bu bulgular lizozomal depo hastalıkları arasında spesifik bir ayrım yapmayı sağlar.
2
Patognomonik bulguları tanımla
Vertikal supranükleer bakış felci (yukarı/aşağı bakış kısıtlılığı) ve jelastik katapleksi Niemann-Pick Tip C için karakteristiktir.
Bu bulgular hastalığı Niemann-Pick Tip A/B (sfingomiyelinaz eksikliği) ve diğer depo hastalıklarından ayırır.
3
Ayırıcı tanı yap
Gaucher Tip 33'te horizontal bakış felci, Adrenolökodistrofide splenomegali yokluğu ve adrenal tutulum, MLD'de ise saf beyaz cevher tutulumu ve splenomegali yokluğu ile tanıdan uzaklaşılır.
Hastalığın moleküler temeli NPC1 veya NPC2 proteinlerindeki kusura bağlı kolesterol trafiği bozukluğudur.

Key Concept

Niemann-Pick Tip C, lizozomal bir lipid depo hastalığı olmasına rağmen enzim eksikliği ile değil, NPC1/NPC2 proteinlerindeki kusur sonucu intrasellüler kolesterol transportunun bozulmasıyla oluşur.

Practice More

Niemann-Pick Tip C tanısında kullanılan filipin boyaması ve NPC1/NPC2 genetik analizlerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 18 / 25Next
Endokrinoloji ve Metabolizma — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 18 | Examkin