Gastrointestinal Sistem Enfeksiyonları

43 questions

Question 1Question →

6 yaşında bir kız çocuk; üç gün önce başlayan şiddetli karın ağrısı ve başlangıçta sulu olan, ancak son 24 saattir kanlı karakter kazanan dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Anamnezinde ateşinin hiç yükselmediği ve son bir haftada dışarıda hamburger yeme öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet saptanıyor, defans veya rebound saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.2 g/dL8.2\ g/dL, trombosit sayısı 65.000/mm365.000/mm^3, serum kreatinin düzeyi 1.6 mg/dL1.6\ mg/dL saptanıyor ve periferik yaymada yaygın şistositler görülüyor. Bu klinik tablo ve olası etken göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastada antibiyotik tedavisi uygulanması, Shiga benzeri toksin salınımını artırarak hemolitik üremik sendrom tablosunun ağırlaşmasına neden olabilir.

Answer

EHEC enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımı toksin salınımını artırarak hemolitik üremik sendrom (HÜS) riskini artırdığı için önerilmez.
Doğru seçenek, EHEC enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımının bakteriyel Shiga toksin salınımını artırarak HÜS riskini %15-20 oranında yükseltebileceğini belirtmektedir. Bu, pediatrik gastroenteroloji ve enfeksiyon yönetiminde kritik bir kontrendikasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Kanlı ishal, karın ağrısı ve düşük ateş (veya ateşsizlik) ile birlikte hamburger öyküsü Enterohemorajik E. coli (EHEC) enfeksiyonunu işaret eder.
EHEC tipik olarak az pişmiş et tüketimi sonrası gelişen, ateşsiz seyreden kanlı diyare etkenidir.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla.
Anemi (Hb 8.2), trombositopeni (65.000) ve şistosit varlığı Hemolitik Üremik Sendromu (HÜS) doğrular.
HÜS triadı; mikroanjiopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve akut böbrek hasarıdır.
3
Tedavi kontrendikasyonlarını değerlendir.
Antibiyotikler ve antimotilite ilaçları bu tabloda risklidir.
Antibiyotikler bakteriyel ölümü hızlandırarak Shiga benzeri toksinlerin sistemik dolaşıma daha fazla geçmesine ve endotel hasarının şiddetlenmesine neden olur.

Key Concept

EHEC (STEC) ve Hemolitik Üremik Sendrom Yönetimi

Practice More

EHEC enfeksiyonlarında HÜS gelişimini öngören en önemli laboratuvar bulgusu olan nötrofili (sol shift) varlığını araştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 2Question →

55 yaşında bir erkek çocuk, 22 hafta önce geçirdiği pnömoni nedeniyle 1010 gün süreyle sefalosporin grubu bir antibiyotik kullanmıştır. Tedavisinin bitiminden 55 gün sonra başlayan, günde 7−87-8 kez olan, kan veya mukus içermeyen sulu ishal ve kramp tarzında karın ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde Rotavirüs dahil tüm aşılarının takvime uygun ve tam olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde hafif dehidratasyon bulguları dışında patolojik özellik saptanmıyor. Bu çocukta klinik tablodan sorumlu olması en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Clostridioides difficile

Answer

Antibiyotik kullanımı sonrası gelişen sulu ishal tablosunda en olası etken Clostridioides difficile'dir.
Antibiyotik kullanımı (özellikle sefalosporinler, klindamisin ve geniş spektrumlu penisilinler) bağırsak mikrobiyotasını bozarak Clostridioides difficile'nin toksin üreten suşlarının çoğalmasına zemin hazırlar. Hastada görülen sulu ishal ve kramp tarzı ağrı, bu enfeksiyonun klasik bir başlangıç sunumudur. Tedavi bitiminden sonraki ilk haftalarda ortaya çıkması tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün analiz edilmesi.
Hastada sefalosporin kullanımı sonrası 55. günde başlayan sulu ishal tespit edildi.
Antibiyotikler bağırsak florasını bozarak Clostridioides difficile gibi dirençli patojenlerin aşırı çoğalmasına neden olur.
2
Aşı geçmişi ve yaşın değerlendirilmesi.
Rotavirüs aşısının tam olması viral etken olasılığını azaltır.
Rotavirüs aşısı, ağır ishal vakalarına karşı yüksek koruyuculuk sağlar.
3
Etkenin belirlenmesi.
Klinik tablo ve ilaç öyküsü en çok antibiyotik ilişkili ishali desteklemektedir.
Clostridioides difficile toksinleri (Toksin A ve B) bağırsak epitelinde inflamasyona ve sıvı sekresyonuna yol açar.

Key Concept

Antibiyotik İlişkili İshal ve Clostridioides difficile Enfeksiyonu

Practice More

C. difficile tanısında kullanılan dışkıda Toksin A ve B araştırılmasının duyarlılık ve özgüllüğünü gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 3Question →

1818 aylık bir kız çocuk; yaklaşık 1212 saat önce aniden başlayan, günde 5−65-6 kez tekrarlayan kusma ve ardından gelişen bol sulu, kan ve mukus içermeyen dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Kreşteki diğer çocuklarda da benzer semptomların olduğu öğreniliyor. Özgeçmişinde Rotavirüs aşı serisinin (22 doz) uygun aylarda tamamlandığı biliniyor. Fizik muayenesinde ateşi 37.2∘C37.2^{\circ}C, mukozaları hafif kuru saptanıyor; diğer sistem muayeneleri doğal bulunuyor.

Bu çocukta mevcut klinik tabloya neden olan en olası viral etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Norovirüs

Answer

Mevcut klinik ve epidemiyolojik veriler ışığında en olası etken Norovirüs'tür.
Norovirüs, özellikle kış aylarında görülen ve her yaştan bireyi etkileyebilen, toplu alanlarda (kreş, okul, gemi) hızlı salgınlar yapan bir etkendir. Rotavirüs aşısının uygulanmaya başlanmasından sonra gelişmiş ülkelerde ve aşılama oranı yüksek bölgelerde çocuklarda akut gastroenteritlerin en sık nedeni olarak saptanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Aniden başlayan şiddetli kusma ve sulu ishal tablosu viral bir gastroenteriti düşündürmektedir.
Ateşin düşük olması ve dışkıda kan/mukus bulunmaması bakteriyel etkenlerden (Şigella, Salmonella vb.) uzaklaştırır.
2
Epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
Kreş ortamında benzer şikayetlerin olması, yüksek bulaşıcılığı olan bir etkene (Norovirüs veya Rotavirüs) işaret eder.
Norovirüs çok düşük inokülum dozları ile bile hızlı salgınlara yol açabilir.
3
Aşılama durumunun yorumlanması
Rotavirüs aşı serisinin tamamlanmış olması, bu etkene bağlı ağır gastroenterit riskini minimalize eder.
Rotavirüs aşılamasının yaygınlaştığı popülasyonlarda Norovirüs, çocukluk çağı viral gastroenteritlerinin ve salgınlarının birinci sıradaki nedeni haline gelmiştir.

Key Concept

Rotavirüs aşılaması sonrası pediatrik viral gastroenterit epidemiyolojisindeki değişim.
Estimated Time:1m 15s
Question 4Question →

77 yaşında, Beta-talasemi major tanısıyla düzenli eritrosit transfüzyon programında olan ve demir şelasyonu amacıyla desferrioksamin kullanan bir çocuk; 33 gündür devam eden ateş, sağ alt kadran ağrısı ve kanlı ishal şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet saptanıyor. Batın ultrasonografisinde apendiks normal izlenirken, mezenterik lenfadenopati ve terminal ileumda duvar kalınlaşması tespit ediliyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica

Answer

En olası etken YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica'dır.
Doğru yanıt olan seçenek YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica'dır. Bu bakteri siderofilik bir organizmadır. YersiniaYersinia türleri kendi sideroforlarını (demir bağlayan moleküller) üretemezler, ancak desferrioksamin gibi ekzojen sideroforları kullanarak ortamdaki demiri bünyelerine alabilirler. Bu nedenle Beta-talasemi gibi demir yüklenmesi olan ve desferrioksamin tedavisi alan hastalarda ciddi invaziv enfeksiyonlara ve enterokolite yol açarlar. Ayrıca, terminal ileum ve mezenterik lenf nodlarını tutarak 'psödoapandisit' tablosuna neden olmaları tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın özgeçmişindeki risk faktörlerini değerlendir
Beta-talasemi major ve desferrioksamin kullanımı hastada demir yüklenmesi olduğunu ve bakteriyel üreme için uygun ortam sağlandığını gösterir.
YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica siderofilik (demir seven) bir bakteridir ve desferrioksamini bir siderofor olarak kullanarak demir yakalayabilir.
2
Klinik tabloyu ve ultrasonografi bulgularını analiz et
Sağ alt kadran ağrısı ve normal apendiks varlığında mezenterik lenfadenit saptanması 'psödoapandisit' (yalancı apandisit) olarak tanımlanır.
YersiniaYersinia enfeksiyonları terminal ileum ve mezenterik lenf nodlarını tutarak akut apandisiti taklit edebilir.
3
Etiyolojik etkeni belirle
Demir yüklenmesi + Psödoapandisit = YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica.
Bu kombinasyon pediatrik gastrointestinal enfeksiyonlarda spesifik bir tanısal ipucudur.

Key Concept

YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica enfeksiyonlarının siderofilik doğası ve psödoapandisit kliniği.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question →

2.52.5 yaşında bir çocuk; 33 gündür devam eden yüksek ateş, huzursuzluk ve sağ alt kadranda belirginleşen şiddetli karın ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Annesi, çocuğun başlangıçta sulu olan dışkılamasının son 2424 saatte az miktarda, mukuslu ve kanlı bir hal aldığını belirtmektedir. Fizik muayenede batın sağ alt kadranda belirgin hassasiyet ve defans saptanmıştır. Özgeçmişinde rotavirüs aşılarının takvime uygun olarak tamamlandığı öğrenilmiştir. Yapılan dışkı incelemesinde bol polimorf nüveli lökosit ve eritrosit saptanmıştır. Bu çocukta akut apandisiti taklit edebilen (psödoapandisit) bu klinik tabloya en olası neden olan patojen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yersinia enterocolitica

Answer

Yersinia enterocolitica
Doğru yanıt olan patojen, özellikle süt çocukluğu ve oyun çocukluğu döneminde terminal ileit ve mezenterik lenfadenite yol açarak sağ alt kadran ağrısı ve defans gibi akut apandisit bulguları oluşturur. Bu tabloya sıklıkla başlangıçta sulu olan ancak sonradan invaziv karakter kazanan (kanlı-mukuslu) dışkılama eşlik eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Yüksek ateş, sağ alt kadran ağrısı (psödoapandisit) ve başlangıçta sulu olup sonradan kanlı/mukuslu hale gelen ishal saptandı.
Ayırıcı tanıda hem invaziv ishal hem de cerrahiyi taklit eden tablolar düşünülmelidir.
2
Laboratuvar ve özgeçmiş verilerini değerlendir.
Dışkıda bol lökosit (invaziv süreç) var ve rotavirüs aşısı tam (viral etken olasılığı düşük).
İnvaziv bakteriyel etkenlerin (Salmonella, Shigella, Campylobacter, Yersinia) dışlanması gerekir.
3
Spesifik klinik tabloyu etkenle eşleştir.
Sağ alt kadran ağrısı ve mezenterik lenfadenit ile seyreden 'psödoapandisit' tablosu Yersinia için karakteristiktir.
Yersinia enterocolitica özellikle küçük çocuklarda terminal ileit ve mezenterik lenfadenit yaparak bu tabloya yol açar.

Key Concept

Yersinia enterocolitica enfeksiyonu, çocuklarda yüksek ateş ve invaziv ishalin yanı sıra akut apandisiti taklit eden 'psödoapandisit' (mezenterik lenfadenit) tablosu ile karakterizedir.
Question 6Question →

10 aylık bir erkek bebek, iki gündür devam eden kusma ve ardından başlayan günde 10-12 kez bol miktarda sulu, kansız dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanan hastanın dışkı mikroskopisinde lökosit ve eritrosit görülmemiştir. Bu klinik tabloya çocukluk çağında en sık neden olan ve korunmada oral yolla uygulanan canlı aşısı bulunan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rotavirüs

Answer

Çocukluk çağında ağır dehidratasyonlu sulu ishalin en sık nedeni olan ve aşısı bulunan etken Rotavirüs'tür.
Rotavirüs, bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen ağır sulu ishalin en yaygın nedenidir. Klinik olarak kusma ile başlar, ardından bol miktarda sulu dışkılama gelir ve dehidratasyona yol açar. Dışkıda inflamasyon bulgusu (lökosit) saptanmaz. Piyasada bulunan oral canlı aşılar sayesinde hastaneye yatış oranları önemli ölçüde azalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Bebekte kusma, bol sulu ishal ve dehidratasyon var; dışkıda lökosit/eritrosit yok (non-inflamatuar).
Bu bulgular tipik olarak viral bir gastroenteriti işaret eder.
2
Yaş grubuna göre en sık etkeni belirle.
10 aylık bir bebekte bu tablonun en yaygın nedeni Rotavirüs'tür.
Rotavirüs, özellikle 2 yaş altı çocuklarda hastaneye yatış gerektiren ishallerin bir numaralı sorumlusudur.
3
Korunma yöntemini doğrula.
Rotavirüs'ün ağız yoluyla uygulanan canlı aşıları mevcuttur.
Soruda belirtilen 'canlı oral aşı' kriteri Rotavirüs tanısını kesinleştirir.

Key Concept

Rotavirüs Gastroenteriti ve Korunma

Hints

1
Dışkıda lökosit görülmemesi, etkenin bağırsak mukozasında invazyon yapmadığını, yani viral veya toksik bir süreç olduğunu gösterir.

Practice More

Rotavirüs aşısının uygulama zamanlarını ve intusepsiyon riskini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 7Question →

33 yaşında bir erkek çocuk, akut tonsillofarenjit nedeniyle başlanan oral sefalosporin tedavisinin 55. gününde; karın ağrısı, kramp şeklinde sancılar ve günde 66 kez sulu, bazen kan bulaşıklı dışkılama şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde batın distandü ve yaygın hassas saptanıyor. Özgeçmişinde rotavirüs dahil tüm rutin aşılarının tam olduğu ve benzer bir tablonun daha önce yaşanmadığı öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde lökositoz (18.500/mm318.500/mm^3) saptanan bu hastada, olası tanıyı doğrulamak için dışkıda bakılması gereken en duyarlı (sensitif) yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toksin AA ve BB genlerini hedefleyen nükleik asit amplifikasyon testi (NAAT)

Answer

En duyarlı tanı yöntemi, dışkıda toksin A ve B genlerini hedefleyen nükleik asit amplifikasyon testidir (NAAT).
Nükleik asit amplifikasyon testi (NAAT), ClostridioidesClostridioides difficiledifficile'nin toksin üreten suşlarına ait genleri saptar. Bu yöntem, barsaktaki çok düşük miktardaki patojeni bile gösterebildiği için günümüzde mevcut en duyarlı (sensitif) laboratuvar testidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Antibiyotik kullanımı (sefalosporin) sonrası gelişen ishal, karın ağrısı ve lökositoz varlığı ClostridioidesClostridioides difficiledifficile enfeksiyonunu düşündürür.
Antibiyotikler barsak florasını bozarak bu patojenin aşırı çoğalmasına zemin hazırlar.
2
Ayırıcı tanıda aşı öyküsünü kullan.
Rotavirüs aşısının tam olması, viral ishal olasılığını azaltır; klinik tablo bakteriyel bir süreci destekler.
Aşılanmış çocuklarda rotavirüse bağlı ağır ishal insidansı belirgin düşüktür.
3
Tanı yöntemlerini karşılaştır.
NAAT yöntemi genetik materyali saptadığı için en yüksek duyarlılığa (%90-100) sahiptir. EIA toksini saptar ancak duyarlılığı daha düşüktür.
NAAT, düşük konsantrasyondaki genleri bile çoğaltarak saptayabilir.

Key Concept

Antibiyotik ilişkili ishallerde ClostridioidesClostridioides difficiledifficile tanısı ve laboratuvar testlerinin hiyerarşisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question →

22 yaşında bir kız çocuk; 39.5∘C39.5^{\circ}C ateş, karın ağrısı ve günde 1010 kez tekrarlayan kanlı-mukuslu dışkılama şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Muayene sırasında hastanın kısa süreli, jeneralize tonik-klonik karakterde bir nöbet geçirdiği gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Shigella

Answer

Yüksek ateş ve kanlı-mukuslu ishal (dizanteri) tablosuna jeneralize nöbetin eşlik ettiği durumlarda çocuklarda en olası etken Shigella'dır.
Doğru yanıt olan mikroorganizma, çocukluk çağında kanlı ishal, yüksek ateş ve nörotoksik bulguların (özellikle nöbet) bir arada görüldüğü klasik tablonun en sık nedenidir. Shigella suşları tarafından salgılanan Shiga toksini veya diğer enterotoksinler bu nörolojik bulgulardan sorumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada yüksek ateş, dizanterik dışkılama ve jeneralize nöbet mevcuttur.
Bu üçlü pediatrik gastroenteritlerde spesifik patojenleri ayırt etmek için kritiktir.
2
Nöbet ile ilişkili patojenleri değerlendir.
Gastrointestinal enfeksiyonlarda nörotoksin etkisiyle nöbete en sık neden olan etken Shigella türleridir.
Shigella'nın salgıladığı toksinler kan-beyin bariyerini etkileyerek nöbet eşiğini düşürebilir.

Key Concept

Shigella enfeksiyonlarında (Şigelloz) yüksek ateş ve dizanteriye ek olarak nörotoksisiteye bağlı jeneralize nöbetler görülebilir.
Question 9Question →

3 aylık bir erkek bebek, rutin sağlam çocuk izlemi için aile hekimine getirilmiştir. Anamnezinde, 6 haftalıkken ani başlayan huzursuzluk, safralı kusma ve bezinde 'çilek jölesi' görünümünde kanlı-mukuslu dışkılama şikayetleriyle acil servise başvurduğu; yapılan tetkiklerde invajinasyon (bağırsak düğümlenmesi) saptanarak pnömatik redüksiyon ile tedavi edildiği öğrenilmiştir. Fizik muayenesi ve büyüme gelişimi şu an doğal olan bebeğin eksik aşıları tamamlanmak istenmektedir.

Buna göre, hastanın özgeçmişindeki bu klinik tablo dikkate alındığında, uygulanması kesinlikle kontrendike olan aşı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rotavirüs aşısı

Answer

Rotavirüs aşısı
Rotavirüs aşısı, nadir de olsa invajinasyon (intussusepsiyon) riskini artırabilen canlı, oral bir aşıdır. Bu nedenle, daha önce invajinasyon geçirmiş bebeklerde aşı sonrası rekürens riski nedeniyle uygulanması mutlak kontrendikedir. Sorudaki bebekte 'çilek jölesi' dışkı ve redüksiyon öyküsü açıkça invajinasyonu işaret etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın öyküsündeki anahtar bulguları analiz et.
6 haftalıkken 'çilek jölesi' dışkılama ve safralı kusma ile giden, redüksiyonla düzelen invajinasyon (bağırsak düğümlenmesi) öyküsü mevcut.
Bu öykü, gastrointestinal sistemde daha önce mekanik bir obstrüksiyon ve vasküler bozukluk yaşandığını gösterir.
2
Seçeneklerdeki aşıların kontrendikasyonlarını invajinasyon ile eşleştir.
Rotavirüs aşısının nadir yan etkilerinden biri invajinasyondur ve geçirilmiş invajinasyon öyküsü bu aşı için mutlak kontrendikasyon oluşturur.
Rotavirüs aşısı canlı bir aşıdır ve bağırsak lenfoid dokusunu uyararak invajinasyon riskini hafifçe artırabilir; daha önce bu tabloyu geçirenlerde risk daha yüksektir.
3
Diğer aşıları ele.
BCG, DaBT, Pnömokok ve Hepatit B aşılarının invajinasyon ile bilinen bir ilişkisi veya kontrendikasyonu yoktur.
Bu aşılar farklı mekanizmalarla çalışır ve gastrointestinal motilite veya lenfoid hiperplazi üzerinde invajinasyonu tetikleyici etkileri gösterilmemiştir.

Key Concept

İnvajinasyon Öyküsü ve Aşı Kontrendikasyonu

Hints

1
Hastanın öyküsündeki 'çilek jölesi' kıvamında dışkı ve 'pnömatik redüksiyon' ifadeleri, bağırsak segmentlerinin iç içe geçmesi (invajinasyon) tanısını koydurur.
2
Bu klinik tablo, viral gastroenteritlerin en sık etkenine karşı geliştirilen oral aşının nadir bir yan etkisi ile ilişkilidir.
3
Geçirilmiş invajinasyon öyküsü, Rotavirüs aşısı için mutlak kontrendikasyondur.

Practice More

Rotavirüs aşısının diğer kontrendikasyonları (SCID) ve uygulama zamanlaması (ilk dozun en geç 14 hafta 6 günlükken yapılması) da sorgulanabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 10Question →

77 aylık bir erkek bebek; 22 gündür devam eden şiddetli kusma ve günde 1010 kez olan bol sulu, kan ve mukus içermeyen dışkılama şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde letarjik görünümde olan hastanın turgor ve tonusunun azaldığı, ön fontanelin çökük olduğu saptanmıştır. Özgeçmişinde hastanın 33 aylıkken invajinasyon (intusepsiyon) nedeniyle cerrahi operasyon geçirdiği öğrenilmiştir.

Bu klinik tabloya göre en olası etken ve bu etkenin aşısı ile ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: En olası etken Rotavirüs'tür; hastanın geçirilmiş invajinasyon öyküsü bu aşı için kesin kontrendikasyon teşkil eder.

Answer

En olası etken Rotavirüs olup; geçirilmiş invajinasyon öyküsü bu aşı için kesin kontrendikasyon oluşturur.
Süt çocukluğu döneminde kusma ve bol sulu, kansız ishal ile karakterize, ağır dehidratasyona yol açan klinik tablolarda en olası etken Rotavirüs'tür. Rotavirüs aşısının uygulanması için belirlenmiş iki temel kesin kontrendikasyon mevcuttur: Ağır kombine immün yetmezlik (SCID) ve geçirilmiş invajinasyon (intusepsiyon) öyküsü. Bu nedenle, hastada en olası etken Rotavirüs olsa da aşı uygulanmamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Bebekte bol sulu, kansız ishal ve belirgin kusma olması viral bir gastroenteriti (özellikle Rotavirüs) düşündürür.
Rotavirüs, infantlarda ağır dehidratasyona yol açan en yaygın patojendir.
2
Özgeçmiş verisinin analiz edilmesi
Hastanın invajinasyon (intusepsiyon) öyküsü olduğu belirlenir.
İnvajinasyon, Rotavirüs aşılaması sonrası risk artışı ile ilişkilendirildiği için aşılama için kesin kontrendikasyon kabul edilir.
3
Tanı ve aşılama kuralının birleştirilmesi
Doğru yaklaşımın Rotavirüs tanısı ve aşı kontrendikasyonu olduğu saptanır.
TUS sınavında Rotavirüs aşısının iki kesin kontrendikasyonu (İnvajinasyon öyküsü ve SCID) sıkça sorgulanır.

Key Concept

Rotavirüs gastroenteriti tanısı ve aşı kontrendikasyonları

Hints

1
Bebeklerde kansız, bol sulu ishal ve şiddetli kusma dendiğinde ilk akla gelen viral etkeni düşünün.
2
Rotavirüs aşısının canlı bir aşı olduğunu ve bağırsak hareketleri ile ilgili spesifik bir cerrahi öyküde yasaklandığını hatırlayın.

Practice More

Rotavirüs aşısının diğer kesin kontrendikasyonu olan SCID (Ağır Kombine İmmün Yetmezlik) tablosunu gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question →

77 yaşında bir kız çocuk, tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle 1414 gün süreyle sefalosporin tedavisi almıştır. Tedavi bitiminden bir hafta sonra başlayan karın ağrısı, kramp tarzında sancı ve günde 8−108-10 kez olan, kan içermeyen, bol sulu dışkılama şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede bağırsak sesleri artmış ve batında yaygın hassasiyet saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Clostridioides difficile

Answer

Hastanın klinik tablosu ve yakın zamandaki antibiyotik kullanım öyküsü değerlendirildiğinde, en olası etken Clostridioides difficile'dir.
Clostridioides difficile, özellikle sefalosporin, klindamisin ve penisilin grubu antibiyotiklerin kullanımından sonra normal bağırsak florasının baskılanmasıyla aşırı çoğalan ve toksin üreten bir bakteridir. Hastanın öyküsündeki sefalosporin kullanımı ve sonrasında gelişen sulu ishal tablosu bu tanıya özgüdür.

Step-by-Step Solution

1
Anamnezdeki risk faktörlerini değerlendir.
Hastanın 1414 gün süren sefalosporin kullanımı olması, normal bağırsak florasının bozulduğunu düşündürür.
Geniş spektrumlu antibiyotikler Clostridioides difficile enfeksiyonu için en önemli risk faktörüdür.
2
Klinik bulguları analiz et.
Bol sulu ishal, karın ağrısı ve batın hassasiyeti mevcuttur.
C. difficile toksinleri (Toksin A ve B) bağırsak epitelinde inflamasyona ve sıvı sekresyonuna neden olur.
3
Ayırıcı tanı yap.
Antibiyotik kullanımıyla kronolojik uyum gösteren sulu ishal tablosu diğer infeksiyöz nedenleri dışlar.
Diğer etkenlerin çoğunda antibiyotik öyküsü yerine kontamine gıda veya temas öyküsü ön plandadır.

Key Concept

Antibiyotik ilişkili ishal ve psödomembranöz enterokolitin en sık nedeni Clostridioides difficile'dir.

Alternative Method

Tanıda en hızlı ve yaygın kullanılan yöntem dışkıda Toksin A ve B'nin ELISA veya PCR yöntemiyle gösterilmesidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 12Question →

99 yaşında bir kız çocuk; yaklaşık 1515 gündür devam eden karın ağrısı, tenezm ve günde 1010 kez olan, az miktarda, kanlı ve müküslü dışkılama şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 38.2∘C38.2^{\circ}C, batında yaygın hassasiyet saptanıyor ve karaciğer palpasyonla kot kenarını 33 cm geçiyor. Dışkı yaymasında bol eritrosit ve lökosit saptanırken; hareketli, içinde yutulmuş eritrositlerin bulunduğu trofozoit yapıları görülüyor.

Bu hasta için en olası tanıya bağlı gelişebilecek en yaygın ekstraintestinal komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Karaciğer apsesi

Answer

Karaciğer apsesi
Hastanın klinik tablosu (uzamış dizanteri, tenezm) ve özellikle dışkı mikroskopisinde saptanan eritrofagositoz yapan trofozoitler Entamoeba histolytica tanısını kesinleştirir. Bu patojenin en yaygın ekstraintestinal komplikasyonu karaciğer apsesidir. Fizik muayenede saptanan hepatomegali de bu süreci desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Kronikleşme eğiliminde olan (15 gün), kanlı-müküslü ve tenezmin eşlik ettiği dizanterik bir tablo mevcuttur.
Semptomların süresi ve karakteri bakteriyel (akut) ve paraziter (subakut/kronik) ayrımı için kritiktir.
2
Mikroskobik bulgunun analizi
Dışkıda fagositoz yapmış (içinde eritrosit bulunan) trofozoitlerin görülmesi.
Eritrofagositoz yapan trofozoitler, Entamoeba histolytica için patognomonik bir bulgudur.
3
Komplikasyonun belirlenmesi
Entamoeba histolytica'nın en yaygın ekstraintestinal yayılım bölgesi karaciğerdir.
Patojen, portal ven yoluyla karaciğere ulaşarak tipik 'ançüez ezmesi' görünümlü apse oluşumuna yol açar.

Key Concept

Entamoeba histolytica'da eritrofagositoz bulgusu ve karaciğer apsesi komplikasyonu.

Alternative Method

Tanı için dışkıda amip antijeni (ELISA) veya dışkı PCR yöntemleri, mikroskopiye göre daha duyarlı ve özgüldür. Ayırıcı tanıda bakteriyel nedenler için dışkı kültürü, enflamatuar bağırsak hastalıkları için ise endoskopi düşünülebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 13Question →

88 yaşında bir erkek çocuk; 1515 gündür devam eden bol miktarda sulu ishal, kramp tarzında karın ağrısı ve 33 kg tartı kaybı şikayetleriyle getiriliyor. Öyküsünden yaz tatilinde düzenli olarak halka açık bir yüzme havuzuna gittiği öğreniliyor. Yapılan fizik muayenede hafif dehidratasyon bulguları saptanıyor. Gaitanın Modifiye Asit-Fast (Kinyoun) boyamasında 4−6μm4-6 \mu m çapında, yuvarlak, parlak kırmızı renkli ookistler saptanıyor.

Bu patojen ve klinik tablo ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Etken, havuz sularının standart klorlanma seviyelerine karşı yüksek düzeyde direnç gösterir.

Answer

Etkenin klorlama gibi standart dezenfeksiyon yöntemlerine karşı yüksek düzeyde dirençli olması (Cryptosporidium karakteristik özelliği)
Cryptosporidium ookistleri, kalın ve çift katmanlı duvar yapıları sayesinde dış ortam koşullarına ve standart havuz klorlama seviyelerine karşı son derece dirençlidir. Bu durum, havuz sularının filtrasyonu düzgün yapılsa bile klor ile temizlenememesi sonucunda yaygın salgınlara yol açar. Vakadaki 'havuz öyküsü' ve 'modifiye asit-fast pozitifliği' tipik bir Cryptosporidium tablosunu işaret etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
15 gündür süren (kronik/persistan) sulu ishal, tartı kaybı ve havuz öyküsü saptandı.
Cryptosporidium, çocuklarda persistan sulu ishalin ve rekreasyonel su (havuz) kaynaklı salgınların en önemli nedenlerinden biridir.
2
Mikroskobik bulgunun yorumlanması
Modifiye asit-fast boyamada saptanan 4-6 mikronluk ookistler Cryptosporidium tanısını kesinleştirir.
Asit-fast boyanma özelliği (Kinyoun) bu patojen için ayırt edicidir; Giardia veya virüslerde görülmez.
3
Patojenin biyolojik özelliklerinin hatırlanması
Cryptosporidium ookistlerinin kalın duvar yapısı nedeniyle klora dirençli olduğu sonucuna varıldı.
Halka açık havuzlardaki standart klor seviyeleri bu patojeni inaktive etmekte yetersiz kalır.

Key Concept

Cryptosporidiosis tanısal özellikleri (asit-fast boyanma) ve çevresel direnci (klor direnci).

Practice More

İmmün yetmezliği olan çocuklarda (özellikle HIV/AIDS) Cryptosporidium'un kronik, şiddetli ishal ve malabsorbsiyon yapabileceğini, bu vakalarda Nitazoksanid tedavisinin etkinliğinin sınırlı olabileceğini unutmayınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 hafta önce başlayan karın ağrısı ve başlangıçta sulu, son 33 gündür kanlı karakterde olan dışkılama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın belirgin soluk ve halsiz olduğu, gövdesinde yer yer peteşiler bulunduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.27.2 g/dL, trombosit sayısı 45.00045.000/mm³, periferik yaymada şistositler ve serum kreatinin düzeyinde belirgin artış saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Enterohemorajik Escherichia coli

Answer

HÜS triadı (mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni, akut böbrek yetmezliği) ve öncesindeki kanlı ishal öyküsü nedeniyle en olası etken Enterohemorajik Escherichia coli'dir.
Hastada tarif edilen klinik tablo; mikroanjiyopatik hemolitik anemi (şistositler), trombositopeni ve akut böbrek hasarı (yüksek kreatinin) ile karakterize olan Hemolitik Üremik Sendrom'dur (HÜS). Bu tablonun çocukluk çağındaki en sık nedeni, özellikle az pişmiş et tüketimiyle ilişkili olan ve Shiga toksin (Verotoksin) üreten Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC/STEC) suşlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Hastada kanlı ishal sonrası gelişen sistemik bir tablo (peteşi, solukluk, oligüri) mevcuttur.
Başlangıçtaki gastrointestinal semptomların sistemik bir komplikasyona ilerleyip ilerlemediğini anlamak gerekir.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Düşük hemoglobin ve trombosit değerlerine eşlik eden şistositler (miğfer hücreleri) ve kreatinin artışı saptanmıştır.
Şistosit varlığı mikroanjiyopatik hemolitik anemiyi doğrular; bu bulguların birlikteliği HÜS tanısı koydurur.
3
Etiyolojik ajanın belirlenmesi
Çocukluk çağında diyare ile ilişkili HÜS vakalarının büyük çoğunluğundan Shiga toksin üreten EHEC (özellikle O157:H7) sorumludur.
TUS sınavında kanlı ishal sonrası böbrek yetmezliği sorulduğunda akla ilk gelmesi gereken patojen EHEC'tir.

Key Concept

Hemolitik Üremik Sendrom (HÜS) Triadı ve EHEC İlişkisi

Practice More

Shigella dysenteriae tip 1'in de benzer şekilde Shiga toksini üzerinden HÜS tablosuna yol açabileceğini unutmayınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 15Question →

55 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık 33 haftadır devam eden, karında şişkinlik, kötü kokulu ve yağlı görünümlü (su yüzeyinde yüzen) dışkılama şikayetleriyle getiriliyor. Ateşi olmayan hastanın dışkısında kan veya mukus saptanmıyor. Öyküsünden, kreşteki bazı arkadaşlarında da benzer şikayetler olduğu ve hastanın Rotavirüs aşısı da dahil olmak üzere tüm çocukluk çağı aşılarının tam olduğu öğreniliyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Giardiazis

Answer

Klinik bulgular ve epidemiyolojik öykü doğrultusunda en olası tanı Giardiazis'tir.
Giardiazis, çocuklarda özellikle kreş ve okul gibi toplu yaşam alanlarında sık görülen, yağ emilimini bozarak karakterize 'steatore' (yağlı, su yüzeyinde yüzen dışkı) ve karın şişkinliği ile seyreden subakut bir tablodur. Hastanın ateşinin olmaması ve dışkısında kan/lökosit bulunmaması invaziv olmayan karakterini destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
33 haftalık süre (subakut/kronik), pis kokulu ve yağlı dışkı (steatore) saptandı.
Giardia lamblia, ince bağırsak mukozasına yapışarak yağ emilimini bozar ve steatoreye yol açar.
2
Epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
Kreş ortamında benzer vakaların olması enfeksiyöz bir salgını düşündürür.
Giardia kistleri kontamine su ve gıdalarla veya kreş gibi ortamlarda fekal-oral yolla kolayca yayılır.
3
Laboratuvar ve aşı öyküsü ile ayırıcı tanı
Dışkıda kan/lökosit olmaması invaziv etkenleri; Rotavirüs aşı öyküsü ise viral etken olasılığını azaltır.
Giardia invaziv olmayan, toksin üretmeyen ancak emilim yüzeyini mekanik olarak kapatan bir protozoondur.

Key Concept

Giardia lamblia, çocuklarda subakut/kronik seyirli, yağlı ve kötü kokulu ishalin en yaygın protozoal etkenidir.
Question 16Question →

55 yaşında orak hücreli anemi tanılı bir çocuk; 22 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı ve kanlı dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 39∘C39^{\circ}C, nabız 110/dk110/dk, yaygın karın hassasiyeti ve splenomegali saptanıyor. Özgeçmişinde rotavirus aşılarının bebeklik döneminde tam olarak yapıldığı öğreniliyor. Bu hastada izlenen gastroenterit tablosuna eşlik etmesi en muhtemel ekstra-intestinal komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osteomiyelit

Answer

Orak hücreli anemi hastalarında Salmonella türlerinin neden olduğu gastrointestinal enfeksiyonlara en sık eşlik eden komplikasyon osteomiyelittir.
Orak hücreli anemisi olan çocuklarda, fonksiyonel aspleni ve kompleman sistemindeki (özellikle alternatif yolak) bozukluklar nedeniyle Salmonella türlerine karşı belirgin bir yatkınlık vardır. Bu hastalarda Salmonella'nın neden olduğu gastrointestinal enfeksiyonlar sırasında gelişen bakteriyemi, kemiklerdeki oraklaşmaya bağlı mikro-infarkt alanlarına yerleşerek osteomiyelit tablosuna yol açar. Bu durum, orak hücreli anemi hastalarında osteomiyelitin en sık nedeni olarak Salmonella'nın görülmesine sebep olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın temel risk faktörünü ve klinik bulgularını değerlendirin.
Orak hücreli anemi (fonksiyonel aspleni) + Yüksek ateş + Kanlı ishal.
Orak hücreli anemi hastalarında kapsüllü bakteriler ve Salmonella türlerine karşı duyarlılık artmıştır.
2
Olası etken patojeni belirleyin.
Orak hücreli anemili bir çocukta kanlı ishal ve ateş varlığında Salmonella türleri (tifo dışı) öncelikli etkendir.
Salmonella, orak hücreli anemili hastalarda bakteriyemi yapma eğilimi yüksek bir patojendir.
3
Patojen ve konak arasındaki spesifik ilişkiyi/komplikasyonu belirleyin.
Salmonella bakteriyemisi sonrası kemik dokusuna yerleşim ve osteomiyelit gelişimi.
Orak hücreli anemi hastalarında kemiklerdeki mikro-infarkt alanları Salmonella yerleşimi için uygun bir ortam hazırlar.

Key Concept

Orak hücreli anemili çocuklarda Salmonella enfeksiyonları ve hematojen yolla gelişen osteomiyelit ilişkisi.

Practice More

Salmonella türlerinin tifo (enterik ateş) ve gastroenterit formları arasındaki klinik farkları ve tanı yöntemlerini (kültür duyarlılıkları) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 17Question →

66 yaşında bir erkek çocuk, kırsal bir yerleşim yerindeki tatili sırasında kaynağı belirsiz su tüketiminden 22 gün sonra aniden başlayan, karın ağrısı veya ateşin eşlik etmediği, günde 1515’ten fazla, çok bol miktarda, kokusuz ve sulu dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde Rotavirus aşılarının takvime uygun olarak tamamlandığı öğrenilen hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 75/4075/40 mmHgmmHg, nabız 135/dk135/dk, deri turgor ve tonusu azalmış, göz küreleri çökmüş olarak saptanıyor. Dışkı incelemesinde kan veya mukus görülmezken "pirinç suyu" görünümü saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken ve patogenezinde rol oynayan temel hücresel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vibrio cholerae - Adenilat siklaz aktivasyonu ile intestinal sekresyon artışı

Answer

Vibrio cholerae'nin neden olduğu adenilat siklaz aktivasyonu sonucu intestinal sekresyon artışı
Vibrio cholerae tarafından salınan kolera toksini, intestinal epitel hücrelerinde Gs proteinini ADP-ribozilleyerek adenilat siklaz enzimini sürekli aktif halde tutar. Bu durum hücre içi cAMP düzeylerini aşırı yükselterek kript hücrelerinden lümene yoğun klor, sodyum ve su sekresyonuna yol açar. Sonuçta ateşsiz, ağrısız ve 'pirinç suyu' görünümünde masif diyare gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Ateşsiz, ağrısız, masif sulu dışkılama ("pirinç suyu") ve ağır dehidratasyon bulguları saptandı.
Ayırıcı tanıda invaziv (kanlı) ve sekresuar (sulu) diyare ayrımı yapmak için ilk adımdır.
2
Olası etkeni belirle
Bu tablo klasik olarak Vibrio cholerae enfeksiyonunu (Kolera) işaret eder.
Pirinç suyu görünümü ve "çamaşırcı eli" gibi ağır dehidratasyon bulguları kolera için patognomoniktir.
3
Patogenetik mekanizmayı tanımla
Kolera toksini Gs proteinini ADP-ribozilleyerek adenilat siklazı sürekli aktif tutar, cAMP artar ve lümene klor ve su sekresyonu artar.
Hastalığın fizyopatolojik temelini ve tedavi yaklaşımını anlamak için gereklidir.

Key Concept

Kolera, Vibrio cholerae toksininin adenilat siklazı sürekli aktif hale getirerek masif, ağrısız ve 'pirinç suyu' benzeri sekresuar diyareye yol açtığı ciddi bir tablodur.

Alternative Method

Klinik sorularda 'pirinç suyu dışkı' ifadesi görüldüğünde, ateşin yokluğu ve ağır dehidratasyon varlığı doğrudan Kolera ve adenilat siklaz mekanizmasını hatırlatmalıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 18Question →

55 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık bir aydır devam eden karın şişkinliği, tenezm olmaksızın günde 3−43-4 kez gerçekleşen, kötü kokulu, bol miktarda ve yağlı görünümlü dışkılama ile kilo kaybı şikayetleriyle getiriliyor. Özgeçmişinde bebekliğinden itibaren çok sayıda sinopulmoner enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatış öyküsü olduğu ve fizik muayenesinde servikal lenf nodları ile tonsiller dokunun izlenemediği saptanıyor. Bu klinik tablo ve altta yatan olası immün yetmezlik durumu göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastada kronik ishal tablosundan sorumlu olması en muhtemel etken Giardia lamblia'dır.

Answer

En muhtemel etkenin Giardia lamblia olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Verilen vaka Bruton hastalığı (X-linked agammaglobulinemia) zemininde gelişen kronik bir ishal tablosudur. B-hücre yetmezliklerinde, özellikle salgısal IgA eksikliğine bağlı olarak bağırsak lümeninde Giardia lamblia kolonizasyonu artar ve malabsorptif (yağlı, kötü kokulu, kansız) ishal tablosu gelişir. Bu hastalar için Giardia en muhtemel etkendir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendirme
Tekrarlayan sinopulmoner enfeksiyonlar ve fizik muayenede tonsil dokusunun yokluğu, X'e bağlı agammaglobulinemi (Bruton) hastalığını işaret eder.
Primer B-hücre yetmezliklerinde lenfoid doku (tonsiller, lenf nodları) gelişmez.
2
Gastrointestinal semptomları analiz etme
Kötü kokulu, yağlı ve bol miktarda dışkılama malabsorbsiyonu (steatore) gösterir.
Giardia lamblia ince bağırsak mukozasına yapışarak emilim yüzeyini bozar ve fırçamsı kenar enzimlerini inhibe eder.
3
İmmün yetmezlik ve patojen ilişkisini kurma
Lümen içi parazitlere karşı en önemli savunma mekanizması olan salgısal IgA, Bruton hastalarında eksiktir.
Salgısal IgA eksikliği, Giardia trofozoitlerinin mukozaya tutunmasını ve kolonizasyonunu kolaylaştırır.
4
Tanı yöntemini belirleme
Kesin tanı dışkıda kist/trofozoit görülmesi veya duodenal aspirat/biyopsi ile konur.
Hücre dışı parazit olduğu için antikor testi değil, doğrudan etkenin gösterilmesi gereklidir.

Key Concept

B-hücre yetmezliklerinde (Bruton, CVID, IgA eksikliği) en sık görülen paraziter gastrointestinal enfeksiyon etkeni Giardia lamblia'dır.
Estimated Time:2m 0s
Question 19Question →

88 yaşında bir erkek çocuk; ailesiyle çıktığı deniz tatili sonrası aniden başlayan, günde 15−2015-20 kez olan, ağrısız, çok bol miktarda, sulu dışkılama ve kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Ateşi olmayan hastanın fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları (turgor-tonus azalması, çökmüş göz küreleri, kuru mukozalar) saptanıyor. Dışkı incelemesinde kan ve mukus görülmediği, dışkının 'pirinç suyu' görünümünde olduğu bildiriliyor. Özgeçmişinde Rotavirus aşısı dahil tüm aşılarının takvime uygun yapıldığı öğrenilen bu hastada, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vibrio cholerae

Answer

Vibrio cholerae
Vibrio cholerae tarafından salgılanan kolera toksini, adenilat siklazı aktive ederek cAMP düzeylerini artırır. Bu durum bağırsak lümenine net klor, sodyum ve su sekresyonuna yol açar. Sonuçta ağrısız, çok bol miktarda ve klasik 'pirinç suyu' görünümünde (kansız, mukuslu sıvı) dışkılama meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları değerlendir
Ateşsiz, ağrısız, bol miktarda sekretuar (sulu) ishal saptandı.
Sekretuar ishal, bağırsak lümenine aktif elektrolit ve su sekresyonu olduğunu gösterir.
2
Dışkı görünümünü analiz et
'Pirinç suyu' (rice-water) dışkılama Vibrio cholerae için ayırt edici bir bulgudur.
Kolera toksini, cAMP artışı üzerinden bağırsak epiteli kanallarını etkileyerek bu spesifik tabloya yol açar.
3
Ayırıcı tanı ve aşı geçmişini kontrol et
Rotavirus aşısı olan bir çocukta bu derece şiddetli bir tablo kolerayı ön plana çıkarır.
Epidemiyolojik veriler (tatil, su kaynağı) ve dışkı özellikleri tanıyı destekler.

Key Concept

Vibrio cholerae'nin neden olduğu kolera; ağrısız, bol sulu, 'pirinç suyu' görünümünde dışkılama ve hızlı gelişen dehidratasyon ile karakterize sekretuar bir ishal tablosudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question →

33 yaşında bir erkek çocuk, 22 gündür devam eden 39.6∘C39.6^{\circ}C ateş, şiddetli karın ağrısı ve tenezm şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Başlangıçta sulu olan dışkılamanın son 2424 saatte kanlı ve mukuslu bir hal aldığı öğreniliyor. Fizik muayene sırasında hastanın yaklaşık 22 dakika süren jeneralize tonik-klonik bir nöbet geçirdiği gözleniyor. Bu hastada klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *Shigella sonnei*

Answer

Klinik tabloyu en iyi açıklayan etken Shigella sonnei'dir.
Shigella enfeksiyonları, yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı, tenezm ve kanlı-mukuslu dışkılama ile karakterize 'basilli dizanteri' tablosunun en tipik nedenidir. Çocuklarda bu tabloya sıklıkla meningismus ve nöbet gibi nörolojik bulgular eşlik eder. Bu durum genellikle etkenin salgıladığı nörotoksinlere veya hızlı yükselen ateşe bağlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Yüksek ateş (39.6∘C39.6^{\circ}C), karın ağrısı, tenezm ve kanlı-mukuslu ishal varlığı 'basilli dizanteri' tablosuna işaret eder.
Bu bulgular invaziv bakteriyel gastroenteritlerin temel özellikleridir.
2
Eşlik eden komplikasyonu değerlendir.
Hastanın geçirdiği jeneralize tonik-klonik nöbet, etkenin nörotoksik etkisini gösterir.
Shigella türleri (özellikle S. dysenteriae tip 1 ve S. sonnei) salgıladıkları toksinler veya yüksek ateş aracılığıyla merkezi sinir sistemi bulgularına yol açabilir.
3
Etkenler arasında ayırıcı tanı yap.
Nöbet ile birliktelik gösteren dizanteri tablosunda ilk akla gelmesi gereken patojen Shigella'dır.
Diğer invaziv etkenler (Salmonella, Campylobacter, EHEC) kanlı ishal yapsa da, nörolojik semptomlar Shigella için çok daha tipik bir ayırt edici özelliktir.

Key Concept

Shigella enfeksiyonlarında (basilli dizanteri) yüksek ateş ve kanlı ishalin yanı sıra, nöbet gibi nörolojik komplikasyonlar çocukluk çağında sık görülür.
Estimated Time:1m 15s
Page 1 / 3Next
Gastrointestinal Sistem Enfeksiyonları Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin