Göğüs Hastalıkları ve Alerji

218 questions

Question 141Question

Aşıları tam olmayan 44 yaşındaki bir erkek çocuk, ani başlayan yüksek ateş, yutma güçlüğü ve ağzından salya akması şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Muayenede çocuğun öne doğru eğildiği, çenesini ileri uzatarak ağzı açık şekilde oturduğu (tripodtripod pozisyonu) ve belirgin inspiratuar stridoru olduğu gözleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hava yolu güvenliğini sağlamak amacıyla hastanın ameliyathaneye nakledilmesi

Answer

Hava yolu güvenliğini sağlamak amacıyla hastanın ameliyathaneye nakledilmesi en uygun yaklaşımdır.
Vakada tarif edilen yüksek ateş, salya akması ve tripod pozisyonu klasik olarak Akut Epiglottiti işaret etmektedir. Bu durumda en önemli kural hastayı ajite etmeden (damar yolu açmaya çalışmadan, ağız içine bakmadan) hava yolu güvenliğinin sağlanabileceği bir merkeze (tercihen ameliyathaneye) nakletmektir. Burada anestezi ve cerrahi ekip hazır bulunurken kontrollü bir entübasyon yapılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, salya akması (droolingdrooling) ve tripod pozisyonu varlığı Akut Epiglottit tanısını düşündürür.
Tanının hızlıca konulması, uygun yönetim stratejisini belirlemek için kritiktir.
2
Hava yolu riskinin belirlenmesi
Hastanın hava yolunun her an tam olarak tıkanabileceği (akut obstrüksiyon) kabul edilir.
Epiglottitli hastalarda ajitasyon veya invaziv girişimler ani laringospazma neden olabilir.
3
Hava yolu kontrolünün planlanması
Hasta ajite edilmeden, gerekli ekipmanların bulunduğu ameliyathane veya yoğun bakım şartlarına transfer edilir.
Acil entübasyon veya trakeotomi ihtiyacı doğabileceği için hazırlıklı olunmalıdır.

Key Concept

Akut Epiglottitte 'önce hava yolu güvenliği' prensibi ve ajitasyondan kaçınma gerekliliği.
Question 142Question

Tekrarlayan pnömoni atakları nedeniyle tetkik edilen 6 yaşındaki bir çocukta; toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT), sol akciğer alt lob parankimi ile aynı viseral plevra içinde yer alan ve torasik aortadan köken alan sistemik bir arterle beslenen kitle saptanıyor. Venöz drenajın ise pulmoner venlere olduğu görülüyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntralober pulmoner sekestrasyon

Answer

İntralober pulmoner sekestrasyon
İntralober pulmoner sekestrasyon vakalarında anormal akciğer dokusu, normal akciğer lobu ile aynı viseral plevra içinde bulunur. En tipik vasküler özelliği, sistemik bir arterden (genellikle torasik veya abdominal aorta) beslenmesi ve venöz drenajının pulmoner venler aracılığıyla sol atriyuma olmasıdır. Klinik olarak genellikle tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonları ile başvururlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prezantasyonu değerlendir.
6 yaşında tekrarlayan pnömoni öyküsü, intralober sekestrasyon için tipik bir başvuru yaşını ve şeklini gösterir.
İntralober sekestrasyonlar genellikle çocukluk çağında enfeksiyonlarla, ekstralober sekestrasyonlar ise yenidoğan döneminde solunum sıkıntısı veya tesadüfi saptanır.
2
Vasküler beslenme ve drenaj özelliklerini analiz et.
Beslenmenin torasik aortadan (sistemik), drenajın pulmoner venlerden olması intralober tipi işaret eder.
Sekestrasyonların tanısında en kritik nokta sistemik arteriyel beslenmedir; venöz drenaj ise tipler arası ayrımda belirleyicidir.
3
Plevral ilişkiyi kontrol et.
Akciğerin normal viseral plevrası içinde yer alması intralober tanısını doğrular.
Ekstralober sekestrasyon, akciğer parankiminden bağımsız kendine ait bir plevra kılıfına sahiptir.

Key Concept

İntralober sekestrasyonun, ekstralober sekestrasyondan venöz drenaj (pulmoner ven) ve plevral yapı (aynı plevra) ile ayrılması.

Practice More

Sekestrasyon tiplerinin venöz drenaj ve eşlik eden konjenital anomali (örn. diyafram hernisi) sıklığı açısından farklarını tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 143Question

Kistik fibrozis (KF) hastalarında pankreatik fonksiyonların durumu, hastalığın klinik gidişatını ve komplikasyonlarını belirleyen önemli bir faktördür. CFTRCFTR genindeki bazı mutasyonlar (Sınıf IV ve V gibi) pankreatik ekzokrin fonksiyonların bir miktar korunmasına (pankreatik süfisyen) olanak tanır. Buna göre, pankreatik fonksiyonları korunmuş bir KF hastasında, pankreatik yetmezliği olan hastalara kıyasla daha sık görülmesi beklenen klinik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tekrarlayan akut pankreatit atakları

Answer

Pankreatik fonksiyonları korunmuş kistik fibrozis hastalarında, pankreatik yetmezliği olanlara kıyasla tekrarlayan akut pankreatit atakları daha sık görülür.
Kistik fibrozisli hastaların bir kısmı (pankreatik süfisyen grup), pankreatik enzimleri yeterli miktarda salgılayabildiği için steatorre (yağlı dışkılama) veya malabsorbsiyon semptomları göstermez. Ancak bu hastalarda kanalların tıkanması sonucu aktif enzimlerin doku içinde kalarak oto-sindirime yol açması, tekrarlayan akut pankreatit ataklarına neden olur. Tam pankreatik yetmezliği olanlarda ise pankreas dokusu zaten fibrotik/atropik hale geldiğinden akut inflamasyon (pankreatit) gelişme olasılığı çok daha düşüktür.

Step-by-Step Solution

1
Kistik fibrozis hastalarında pankreatik durumu ayırt etmek.
Hastaların %85-90'ında tam pankreatik yetmezlik görülürken, %10-15'inde (süfisyen) pankreatik fonksiyonlar bir miktar korunur.
Sınıf IV ve V gibi hafif mutasyonlar, bir miktar klor kanalı fonksiyonuna izin vererek asiner dokunun tamamen yıkılmasını engeller.
2
Pankreatit oluşum mekanizmasını değerlendirmek.
İnflamasyonun (pankreatit) tetiklenmesi için hâlâ fonksiyonel asiner dokunun bulunması gerekir.
Zaten tamamen fibrotik veya yağlı dokuya dönüşmüş (atropik) bir pankreasın akut olarak iltihaplanma kapasitesi yoktur.
3
Klinik sonuçları karşılaştırmak.
Pankreatik süfisyen hastalar malabsorbsiyon semptomları göstermez ancak akut pankreatit atağı geçirmeye yatkındırlar.
Asiner sekresyonların kanallarda birikmesiyle oluşan asiner hasar, korunan dokularda oto-sindirime neden olur.

Key Concept

Pankreatik süfisyen kistik fibrozis ve akut pankreatit ilişkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 144Question

Beş aylık bir kız bebek; üç gündür süren burun akıntısı ve hafif ateş sonrası gelişen öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayene bulguları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Muayene ParametresiBulgular
Genel DurumHuzursuz, yardımcı solunum kasları kullanımı mevcut
Solunum Sayısı72/dak72/dak
Akciğer OskültasyonuBilateral yaygın ekspiratuar vizing ve ince raller
SpO2SpO_2%88\%88 (Oda havasında)
Batın MuayenesiKaraciğer kot altında 3 cm3\text{ cm} ele geliyor, ancak düzgün kenarlı

Bu klinik tabloya göre, güncel pediatri kılavuzları uyarınca bu hastanın yönetiminde ilk aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nemlendirilmiş oksijen desteği başlanması ve hidrasyonun sağlanması

Answer

Nemlendirilmiş oksijen desteği başlanması ve hidrasyonun sağlanması en uygun yaklaşımdır.
Vakada tarif edilen klinik tablo tipik bir bronşiolit olgusudur. Bronşiolit yönetiminde oksijen saturasyonu %9092\%90-92’nin altında olan hastalarda nemlendirilmiş oksijen desteği verilmesi ve solunum sıkıntısı nedeniyle oral alımı bozulan hastalarda hidrasyonun sürdürülmesi temel tedavi basamaklarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Viral prodromu (ateş, burun akıntısı) takiben gelişen alt solunum yolu bulguları (vizing, raller, takipne) bronşiolit tanısını destekler.
Tanı klinik olarak konulur.
2
Ağırlık derecesinin belirlenmesi
SpO2SpO_2 değerinin %88\%88 olması ciddi solunum sıkıntısı ve hipoksiye işaret eder.
Tedavi stratejisi hastanın hipoksi durumuna ve beslenme toleransına göre belirlenir.
3
Destek tedavisi planlanması
Hastaya nemlendirilmiş oksijen verilmesi ve solunum sıkıntısı nedeniyle oluşabilecek dehidratasyonu önlemek için hidrasyon desteği sağlanması.
Bronşiolit tedavisinde etkinliği kanıtlanmış tek yöntem destek tedavisidir.

Key Concept

Bronşiolit yönetiminde rutin ilaç tedavileri yerine destekleyici bakım (oksijen ve hidrasyon) esastır.

Practice More

Bronşiolit ve astım arasındaki farkları, özellikle yaş grubu ve ilk atak öyküsü üzerinden inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 145Question

Acil servise ani başlayan havlar tarzda öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle getirilen 22 yaşındaki bir çocukta, fizik muayenede istirahatte stridor ve hafif interkostal çekilmeler saptanıyor. Hastaya 'orta dereceli krup' tanısıyla tedavi planlanıyor.

Bu hastanın yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nebulize adrenalin uygulanan hastalar, ilacın etkisinin geçmesiyle semptomların tekrar etme (rebound) riski nedeniyle en az 232-3 saat gözlem altında tutulmalıdır.

Answer

Nebulize adrenalin uygulanan hastalar, semptomların tekrar etme (rebound) riski nedeniyle en az 232-3 saat gözlem altında tutulmalıdır.
Nebulize adrenalin, subglottik bölgedeki mukoza damarlarında vazokonstrüksiyon yaparak ödemi hızla azaltır ve stridoru düzeltir. Ancak bu farmakolojik etki yaklaşık 22 saat içinde sona erer. Eğer eş zamanlı verilen steroidin etkisi henüz başlamamışsa (genellikle 121-2 saat sürer), ödem tekrar artarak hava yolu tıkanıklığına yol açabilir. Bu duruma 'rebound fenomen' denir ve bu nedenle adrenalin alan hastalar en az 232-3 saat acil serviste yakından takip edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunun değerlendirilmesi
İstirahatte stridor ve çekilmeler orta dereceli krup (laringotrakeit) tanısını destekler.
Tanının doğru konulması, uygun farmakolojik ajanların seçimi için gereklidir.
2
Tedavi ajanlarının etki mekanizmalarının analizi
Adrenalin hızlı ancak geçici etki gösterirken, deksametazon daha geç başlayan ancak uzun süreli iyileşme sağlar.
Tedavi protokolündeki ilaçların etki süreleri izlem süresini belirler.
3
Güvenli taburculuk ve izlem kriterlerinin belirlenmesi
Adrenalin sonrası 'rebound' riski nedeniyle hastanın stabil olduğundan emin olmak için gözlem süresi uygulanır.
Hastanın taburcu edildikten sonra evde aniden kötüleşmesini önlemek temel önceliktir.

Key Concept

Krup yönetiminde nebulize adrenalin kullanımı ve rebound fenomeninin klinik önemi
Estimated Time:1m 15s
Question 146Question

On aylık bir erkek bebek; doğumdan itibaren başlayan tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve son aylarda belirginleşen büyüme geriliği nedeniyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Annesi, bebeğin dışkısının çok kötü kokulu olduğunu ve yağlı bir görünümde olduğunu belirtiyor. Fizik muayenesinde boy ve tartısı 3.3. persentilin altında olan hastanın akciğerlerinde yaygın subkrepitan raller duyuluyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla istenmesi gereken altın standart tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Terde klor ölçümü (Pilokarpin iyontoforezi)

Answer

Kistik fibrozis tanısı için altın standart tetkik olan pilokarpin iyontoforezi ile terde klor ölçümü yapılmalıdır.
Hastanın klinik tablosu (tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, pankreatik yetmezlik bulgusu olan steatore ve büyüme geriliği) klasik kistik fibrozis sunumudur. Bu hastalıkta CFTR kanalındaki bozukluk nedeniyle ter kanallarında klor geri emilemez. Pilokarpin iyontoforezi ile yapılan ter testinde klor düzeyinin 6060 mEq/LmEq/L ve üzerinde olması tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları sentezle
Tekrarlayan akciğer enfeksiyonu, steatore ve büyüme geriliği KF'yi düşündürür.
KF, multisistemik tutulum gösteren otozomal resesif bir hastalıktır.
2
Ayırıcı tanıları dışla
Solunum bulgularının varlığı, tabloyu sadece sindirim sistemi hastalıklarından (çölyak vb.) ayırır.
Solunum ve sindirim sisteminin beraber etkilenmesi kistik fibrozis için ayırt edici bir özelliktir.
3
Altın standart testi belirle
Ter testi (Klor > 60 mEq/L) tanıyı doğrular.
CFTR protein defekti sonucu ter kanallarında klor geri emilemez, bu da tanısal anahtardır.

Key Concept

Kistik fibrozis tanısı; tipik klinik bulgulara ek olarak pozitif ter testi (klor düzeyi) veya iki hastalık yapıcı CFTR mutasyonunun gösterilmesi ile konur.

Practice More

Ter testi sınırda (30-59 mEq/L) gelen hastalarda genetik mutasyon analizi veya nazal potansiyel farkı ölçümü gibi ileri tetkikleri inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 147Question

15 aylık bir erkek çocuk, evde kuruyemiş yerken aniden başlayan şiddetli öksürük ve morarma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede sağ akciğerde solunum seslerinde azalma ve lokalize hırıltı (wheezing) saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ akciğerde havalanma artışı (hava hapsi) izleniyor. Bu hastada kesin tanı ve tedavi amacıyla yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rijit bronkoskopi uygulanması

Answer

Rijit bronkoskopi uygulanması
Rijit bronkoskopi uygulanması seçeneği doğrudur çünkü çocukluk çağında ani başlayan öksürük, morarma ve fizik muayenede lokalize hırıltı (wheezing) ile solunum seslerinde azalma saptanan bir hastada klinik tablo yabancı cisim aspirasyonunu işaret eder. Akciğer grafisindeki tek taraflı hava hapsi bulgusu bu tanıyı güçlü şekilde destekler. Bu durumlarda rijit bronkoskopi hem tanıyı kesinleştirmek hem de yabancı cismi güvenli bir şekilde çıkarmak için kullanılan altın standart yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Aniden başlayan öksürük, morarma öyküsü ve lokalize (asimetrik) wheezing bulguları yabancı cisim aspirasyonu için tipiktir.
Yabancı cisim aspirasyonları genellikle 1-3 yaş arası çocuklarda ani solunum sıkıntısı ile prezante olur.
2
Radyolojik bulguları yorumla.
Akciğer grafisindeki tek taraflı havalanma artışı (hava hapsi), yabancı cismin 'check-valf' mekanizmasıyla havayı hapsettiğini gösterir.
Kısmi tıkanıklık durumunda hava akciğere girer ancak ekspiryumda çıkamaz, bu da radyolojik olarak etkilenen tarafta hiperinflasyona neden olur.
3
En uygun tanısal ve terapötik yöntemi belirle.
Kesin tanı ve yabancı cismin çıkarılması için rijit bronkoskopi planlanır.
Rijit bronkoskopi, pediatrik hastalarda havayolu güvenliğini sağlayan ve yabancı cisimlerin çıkarılmasına olanak tanıyan altın standart işlemdir.

Key Concept

Çocuklarda ani başlayan asimetrik solunum bulgularında altın standart yaklaşım rijit bronkoskopidir.

Hints

1
Şikayetlerin başlangıç zamanına dikkat edin; semptomlar 'aniden' ve yemek yerken başlamıştır.
2
Fizik muayenedeki hırıltının tüm akciğerde değil, sadece sağ tarafta (lokalize) olması neyi düşündürür?
3
Çocuklarda hava yolundaki tıkanıklığı hem görüp hem de tedavi edebileceğiniz cerrahi girişim hangisidir?

Practice More

Yabancı cisim aspirasyonlarında radyolojik olarak hava hapsi dışında görülebilecek diğer bulguları (örneğin atelektazi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 148Question

1818 aylık bir çocuk, yer fıstığı yerken aniden başlayan şiddetli öksürük ve morarma atağı sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğerde solunum seslerinin azaldığı ve lokalize vizing duyulduğu saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğerde havalanma artışı (hava hapsi) saptanan bu hastada kesin tanı ve tedavi amacıyla yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rijit bronkoskopi uygulanması

Answer

Rijit bronkoskopi uygulanması
Daha önce sağlıklı olan bir çocukta ani başlayan öksürük ve morarma atağı, ardından fizik muayenede saptanan lokalize bulgular (vizing, ses azalması) ve radyolojik olarak izlenen hava hapsi klasik bir yabancı cisim aspirasyonu tablosudur. Bu durumda vakit kaybetmeden rijit bronkoskopi yapılarak cismin çıkarılması en uygun yönetimdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Sağlıklı bir çocukta ani başlayan öksürük ve boğulma atağı (choking) saptandı.
Yabancı cisim aspirasyonlarının en tipik başlangıç bulgusudur.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguların analizi
Tek taraflı solunum sesi azalması, vizing ve grafide hava hapsi görüldü.
Yabancı cismin havayolunda 'check-valve' mekanizması oluşturarak ekspirasyonda havayı hapsettiğini gösterir.
3
Altın standart yöntemin belirlenmesi
Rijit bronkoskopi planlandı.
Çocuklarda hava yolu kontrolünü en iyi sağlayan ve yabancı cisim çıkarılmasında en güvenli yöntemdir.

Key Concept

Yabancı cisim aspirasyonlarında rijit bronkoskopi, pediatrik popülasyonda hem tanısal hem de terapötik altın standarttır.

Practice More

Yabancı cismin daha çok hangi tarafa (sağ/sol ana bronş) aspire edildiğini ve nedenini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 149Question

44 yaşında bir erkek çocuk; 39C39^\circ C ateş, öksürük ve son 22 ayda 22 kg ağırlık kaybı şikayetleriyle getirilmiştir. Yapılan tetkiklerde gastrik lavajda Asidorezistan Basil (ARBARB) pozitif saptanmış ve akciğer grafisinde sağ hiler lenfadenopati (LAPLAP) izlenmiştir. Hastaya İzoniyazid, Rifampisin, Pirazinamid ve Etambutol tedavisi başlanmıştır. Tedavi uyumu tam olan hastanın izlemindeki bulguları aşağıda özetlenmiştir:

Klinik/Laboratuvar BulgusuBaşlangıç (00. Hafta)Tedavi Altında (44. Hafta)
Ateş39C39^\circ C39.5C39.5^\circ C (Yeniden yükselmiş)
Gastrik Lavaj ARBPozitif (++++)Negatif
Akciğer GrafisiSağ hiler LAPLAPBilateral masif hiler LAPLAP artışı
Fizik MuayeneSağda ral mevcutYaygın raller ve yeni servikal LAPLAP saptandı

Bu klinik tablo için en olası tanım ve yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Paradoksal yanıt; mevcut antitüberküloz tedaviye devam edilmeli ve klinik şiddete göre kortikosteroid eklenmelidir.

Answer

En olası tablo paradoksal yanıttır; tedaviye devam edilmeli ve gerekirse kortikosteroid eklenmelidir.
Hastada tedavinin ilk haftalarında görülen mikrobiyolojik düzelmeye (ARB negatifliği) rağmen klinik ve radyolojik olarak yeni lezyonların (servikal LAP) veya mevcut lezyonların büyümesi (bilateral hiler LAP) 'Paradoksal Yanıt'ın tipik göstergesidir. Bu durum, tedaviyle parçalanan basillerden salınan antijenlere karşı vücudun verdiği gecikmiş tipte bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Tedavi değiştirilmez, ancak bası semptomları veya şiddetli inflamasyon varsa kortikosteroidler eklenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin analizi
Tedavinin 44. haftasında (mikrobiyolojik yanıt varken) klinik ve radyolojik kötüleşme saptanması.
Antitüberküloz tedavinin erken döneminde bakteriyel yıkım sonucu açığa çıkan antijenlere karşı gelişen abartılı inflamatuar yanıtı tanımlamak.
2
Ayırıcı tanı yapılması
İlaç direnci (kültür henüz negatifleşmişken az olası) ve sekonder enfeksiyonların dışlanması.
Hastanın tedavi uyumunun tam olması ve ARBARB'nin negatifleşmesi paradoksal yanıt tanısını destekler.
3
Yönetim planının belirlenmesi
Mevcut ilaçların sürdürülmesi ve LAP basısı veya şiddetli inflamasyon varsa steroid eklenmesi.
Paradoksal yanıt bir tedavi başarısızlığı değildir, immünolojik bir fenomendir.

Key Concept

Tüberküloz tedavisinde Paradoksal Yanıt (Paradoxical Reaction/Response)
Estimated Time:2m 30s
Question 150Question

77 yaşında erkek çocuk; ateş, kusma ve uykuya meyil şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden annesinin 22 ay önce kaviteli akciğer tüberkülozu tanısı aldığı öğrenilmiştir. Yapılan fizik muayenede ense sertliği pozitif saptanmış; beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde lenfositer pleositoz (250/mm3250/mm^3), protein yüksekliği (180180 mg/dLmg/dL) ve düşük glukoz (2525 mg/dLmg/dL) saptanmıştır. Tüberkülin deri testi (TDTTDT) 1616 mmmm olarak ölçülmüştür. Tüberküloz menenjit tanısıyla 2HRZS/10HR2HRZS/10HR ve 22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün dekstametazon tedavisi başlanan hastanın, tedavinin 44. haftasında kliniği düzelmiş ve ateşi düşmüştür. Ancak tedavinin 77. haftasında hastanın aniden sol bacağında kuvvet kaybı gelişmiştir. Çekilen kontrol kraniyal MRMR görüntülemede, bazal sisternalarda başlangıca göre daha belirgin kontrastlanma ve mevcut tüberkülomların boyutlarında artış saptanmıştır. Bu klinik tablo için en olası açıklama ve en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Paradoksal reaksiyon; mevcut antitüberküloz tedaviye devam edilmeli ve gerekirse steroid dozu/süresi ayarlanmalıdır.

Answer

Paradoksal reaksiyon; mevcut antitüberküloz tedaviye devam edilmeli ve gerekirse steroid dozu/süresi ayarlanmalıdır.
Tüberküloz menenjit veya milier tüberküloz tedavisinin erken döneminde, hastanın genel durumu iyileşirken beyinde tüberkülomların büyümesi veya yeni lezyonların ortaya çıkması 'Paradoksal Reaksiyon' olarak adlandırılır. Bu durum, tedaviyle parçalanan basillerden salınan antijenlere karşı vücudun verdiği aşırı immün yanıtla ilişkilidir. Doğru yaklaşım, mevcut antitüberküloz tedaviyi kesmeden devam etmek ve enflamasyonu baskılamak için kullanılan steroid dozunu veya süresini gerekirse artırmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik seyrin analiz edilmesi
Başlangıçta iyileşme, ardından 77. haftada fokal nörolojik bulgu ve radyolojik kötüleşme
Tedavi başarısızlığı ile paradoksal yanıtı ayırt etmek için zamanlama kritiktir.
2
Paradoksal reaksiyon tanımının hatırlanması
Etkin antitüberküloz tedavi sırasında lezyonların büyümesi veya yeni lezyon çıkması
Bakterilerin ölümüyle açığa çıkan antijenlere karşı gelişen yoğun konak immün yanıtıdır.
3
Yönetim stratejisinin belirlenmesi
Mevcut tedaviye (HRZS) dokunulmaması ve steroid desteğinin sürdürülmesi
Bu durum dirençli tüberküloz anlamına gelmez, dolayısıyla rejim değişikliği endike değildir.

Key Concept

Tüberküloz tedavisinde paradoksal yanıt, klinik veya radyolojik olarak geçici kötüleşme ile karakterizedir ve tedavinin değiştirilmesini gerektirmez.
Estimated Time:3m 0s
Question 151Question

Yaklaşık bir haftadır süregelen halsizlik, kuru öksürük ve hafif ateş şikayetleri olan 1212 yaşındaki bir erkek çocukta, son 22 gündür gövdesinde ve kollarında ortası soluk, hedef tahtası (target lezyon) görünümünde döküntüler gelişmiştir. Fizik muayenesinde akciğerlerde bilateral yaygın ince ralleri mevcut olan hastanın akciğer grafisinde bilateral interstisiyel infiltrasyon saptanmıştır. Bu hastadaki klinik tabloya en sık neden olan pnömoni etkeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mycoplasma pneumoniae

Answer

Okul çağı çocuklarında atipik pnömoni kliniği ile birlikte görülen hedef tahtası benzeri döküntüler (eritema multiforme), Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu için karakteristiktir.
Okul çağı çocuklarında subakut başlangıçlı öksürük, hafif ateş ve akciğer grafisinde interstisiyel tutulum atipik pnömoni lehinedir. Bu tabloya eşlik eden 'hedef tahtası' (target) lezyonları, Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonunun en sık görülen ekstrapulmoner bulgularından biri olan eritema multiformeyi işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik başlangıç ve yaşı değerlendir
12 yaşındaki hastada bir haftalık subakut başlangıç ve kuru öksürük atipik pnömoniyi düşündürür.
Okul çağı ve adolesan döneminde Mycoplasma pneumoniae en sık pnömoni etkenidir.
2
Dermatolojik bulguyu tanımla
Hedef tahtası görünümündeki lezyonlar Eritema Multiforme (EM) olarak adlandırılır.
EM, enfeksiyonlara veya ilaçlara karşı gelişen hipersensitivite reaksiyonudur.
3
Etken ve ekstrapulmoner bulgu ilişkisini kur
Mycoplasma pneumoniae, çocuklarda enfeksiyöz kaynaklı EM'nin en yaygın nedenidir.
Laboratuvardaki interstisiyel patern ve raller bu tanıyı destekler.

Key Concept

Okul çağı çocuklarında atipik pnömoni (Mycoplasma pneumoniae) ve ekstrapulmoner komplikasyonları (Eritema Multiforme).

Practice More

Mycoplasma pneumoniae'nin diğer ekstrapulmoner bulgusu olan soğuk aglütinin pozitifliği ve hemolitik anemi ilişkisini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 152Question

66 yaşında bir erkek çocuk, tekrarlayan rinosinüzit atakları ve burun tıkanıklığı şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki nazal pasajda soluk, grimsi, yarı saydam kitleler (nazal polip) saptanıyor. Öyküsünden hastanın iştahının yerinde olmasına rağmen kilo alımının az olduğu ve dışkısının yağlı, kötü kokulu olduğu öğreniliyor. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kistik fibrozis

Answer

Kistik fibrozis
Kistik fibrozis (KF), CFTR genindeki mutasyon sonucu gelişen ve tüm ekzokrin salgıların koyulaşmasına neden olan bir hastalıktır. Solunum yollarında koyu mukus, tekrarlayan rinosinüzit ve nazal polip gelişimine; pankreas kanallarının tıkanması ise yağ emilim bozukluğuna (steatore) ve büyüme geriliğine yol açar. Çocuklarda nazal polip saptandığında öncelikle KF dışlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz etme
Hastada nazal polip, tekrarlayan rinosinüzit ve malabsorbsiyon (yağlı dışkı, kilo alamama) bulguları mevcut.
Bu iki farklı sistem bulgusunun (solunum ve gastrointestinal) ortak bir paydada birleştirilmesi gerekir.
2
Çocukluk çağında nazal polipin önemini değerlendirme
Erişkinlerin aksine, çocuklarda saptanan nazal polipler çok yüksek oranda kistik fibrozis ile ilişkilidir.
Alerjik rinitte çocuklarda polip gelişimi nadirdir, bu nedenle polip saptanan her çocuk KF açısından taranmalıdır.
3
Ayırıcı tanıları dışlama
Primer siliyer diskinezi solunum bulgularını açıklasa da steatoreyi açıklamaz; Çölyak ise tam tersi bir durum sergiler.
Kistik fibrozis hem ekzokrin pankreas yetmezliği hem de kronik sinopulmoner hastalık yapan multisistemik bir hastalıktır.

Key Concept

Çocukluk çağında nazal polip saptanan her hastada, aksi kanıtlanana kadar kistik fibrozis düşünülmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 153Question

2222 aylık bir erkek çocuk, son üç aydır sağ alt lobda tekrarlayan pnömoni atakları nedeniyle getirilmiştir. Öykü derinleştirildiğinde, yaklaşık dört ay önce fındık yerken aniden başlayan şiddetli bir öksürük ve morarma atağı geçirdiği, sonrasında şikayetlerinin azalarak devam ettiği öğrenilmiştir. Fizik muayenede sağ akciğer bazalinde lokalize monofonik hışıltı (wheezingwheezing) ve solunum seslerinde azalma saptanmıştır. Ekspiryum fazında çekilen akciğer grafisinde sağ akciğerde belirgin hiperlüsensi ve mediastenin sola doğru yer değiştirdiği (şift) gözlenmiştir. Bu hasta için en uygun tanısal ve tedavi edici yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rijit bronkoskopi ile havayolu eksplorasyonu ve yabancı cisim çıkarılması

Answer

Rijit bronkoskopi ile havayolu eksplorasyonu ve yabancı cisim çıkarılması
Rijit bronkoskopi, pediatrik yabancı cisim aspirasyonlarında havayolunun en güvenli şekilde kontrol edilmesini ve cismin çıkarılmasını sağladığı için altın standart yöntemdir. Hastadaki ani başlangıç öyküsü, lokalize fizik muayene bulguları ve ekspiryum grafisindeki hava hapsi bulguları bu yaklaşımı zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik Öykü Analizi
Aspirasyon şüphesi
Dört ay önce fındık yerken başlayan ani öksürük krizi, yabancı cisim aspirasyonu (YCAYCA) için tipik bir öyküdür.
2
Fizik Muayene Yorumlama
Lokalize hava yolu obstrüksiyonu
Sağ akciğer bazalindeki monofonik hışıltı ve ses azalması, obstrüksiyonun yaygın bir süreç (astım gibi) değil, lokal bir engel (yabancı cisim gibi) kaynaklı olduğunu gösterir.
3
Radyolojik Bulguların Değerlendirilmesi
Hava hapsi (Çek-valf mekanizması)
Ekspiryumda sağ akciğerin hiperlüsen kalması ve mediastenin sola kayması, havanın girişine izin veren ancak çıkışını engelleyen bir yabancı cismin varlığını (checkvalvecheck-valve) kanıtlar.
4
Kesin Yönetim Kararı
Rijit Bronkoskopi
Pediatrik popülasyonda klinik ve radyolojik olarak yüksek YCAYCA şüphesi varlığında, gecikmeksizin rijit bronkoskopi yapılması hem tanısal hem de tedavi edicidir.

Key Concept

Yabancı cisim aspirasyonlarında kronik dönem bulguları ve rijit bronkoskopinin önemi
Question 154Question

77 yaşında bir kız çocuk; aniden başlayan 40C40^{\circ}C ateş, şiddetli boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın öne eğilerek (tripod pozisyonu) oturduğu, salyasının dışarı aktığı ve belirgin inspiratuar stridoru olduğu gözleniyor. Hastanın özgeçmişinde ulusal aşı takvimine göre tüm aşılarının (H.influenzaeH. influenzae tip b - Hib dahil) tam olduğu öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı ve aşılanmış çocuklarda bu klinik tablodan günümüzde en sık sorumlu olan patojen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut epiglottit - Streptococcus pyogenes

Answer

Akut epiglottit ve Streptococcus pyogenes
Hastanın sunduğu yüksek ateş, salya akması ve tripod pozisyonu gibi bulgular klasik bir akut epiglottit tablosudur. Ancak çocuk ulusal aşı takvimine göre tam aşılı olduğu için (Hib aşısı yapılmış), eskiden en sık etken olan Haemophilus influenzae tip b olasılığı düşüktür. Günümüzde aşılanmış çocuklarda bu tabloya en sık Streptococcus pyogenes (Grup A streptokok), Staphylococcus aureus veya Streptococcus pneumoniae neden olmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Yüksek ateş, salya akışı (drooling), yutma güçlüğü ve tripod pozisyonu varlığı 'Akut Epiglottit' tanısını düşündürür.
Bu bulgular epiglottisin inflamasyonuna bağlı mekanik tıkanıklığın klasik triadıdır.
2
Aşı durumunu değerlendirme
Hastanın Hib aşısı tamdır.
Aşılanmış popülasyonda Haemophilus influenzae tip b sıklığı dramatik olarak azalmıştır.
3
Güncel epidemiyolojik verileri uygulama
Hib aşısı sonrası dönemde epiglottit vakalarından en sık sorumlu olan patojenler Streptococcus pyogenes (Grup A streptokok), Staphylococcus aureus ve Streptococcus pneumoniae'dir.
Aşı koruyuculuğu nedeniyle Hib etkeni nadirleşmiş, diğer fırsatçı bakteriler ön plana geçmiştir.
4
Tanı ve etkeni birleştirme
En uygun eşleşme 'Akut Epiglottit' ve 'Streptococcus pyogenes' olarak belirlenir.
Klinik tablo ve epidemiyolojik gerçeklik bu seçeneği doğrular.

Key Concept

Aşılanmış çocuklarda akut epiglottit etiyolojisi

Practice More

Bakteriyel trakeitin radyolojik 'shaggy trachea' bulgusunu ve laringotrakeobronşitin 'steeple' (çan kulesi) belirtisini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 155Question

44 yaşında bir erkek çocuk, son bir aydır geçmeyen ve sağ tarafta daha belirgin olan hışıltı (wheezingwheezing) şikayetiyle getiriliyor. Dış merkezde bronşiyal astım ön tanısıyla inhale kortikosteroid ve salbutamol tedavisi başlanan hastanın şikayetlerinde belirgin bir düzelme olmamış. Ayrıntılı anamnezde, şikayetlerin bir ay önce evde kuruyemiş yerken gelişen ani bir öksürük ve morarma atağından sonra başladığı öğreniliyor. Fizik muayenede sağ akciğer alt alanda solunum seslerinde azalma ve lokalize hışıltı saptanıyor. Ekspiryumda çekilen akciğer grafisinde mediastenin sola yer değiştirdiği (Holzknecht belirtisi) ve sağ akciğerde hiperlusensi izleniyor. Bu hastada kesin tanı ve tedavi amacıyla yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rijit bronkoskopi uygulanması

Answer

Lokalize hışıltı ve radyolojik olarak hava hapsi (obstrüktif amfizem) bulguları olan, öyküsünde ani tıkanma belirtilen bu hastada en uygun yaklaşım rijit bronkoskopi ile yabancı cismin çıkarılmasıdır.
Hastada saptanan tek taraflı solunum sesi azalması, lokalize hışıltı ve ekspiryumda belirginleşen mediastinal şift, tipik bir 'çek-valv' tipi bronş obstrüksiyonunu gösterir. Öyküde kuruyemiş yerken başlayan ani semptomlar yabancı cisim aspirasyonunu (YCA) doğrular. Çocuklarda YCA'da hem cismi güvenli bir şekilde çıkarmak hem de havayolunu kontrol altında tutmak için rijit bronkoskopi temel yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Bir ay önce kuruyemiş yerken başlayan ani öksürük ve morarma atağı (penetrasyon sendromu) yabancı cisim aspirasyonu için tipiktir.
Yabancı cisim aspirasyonlarında öykü, tanı koydurucu en önemli basamaktır.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguların analizi
Sağda lokalize hışıltı, ses azalması ve ekspiryum grafisinde mediastinal şift (Holzknecht belirtisi) sağ ana bronşta kısmi tıkanıklığa bağlı hava hapsini gösterir.
Yabancı cisim, 'check-valve' (çek-valv) mekanizması ile havanın girişine izin verip çıkışına engel olarak obstrüktif amfizeme yol açar.
3
Altın standart yöntemin seçilmesi
Pediatrik popülasyonda rijit bronkoskopi hem tanısal hem de terapötik altın standarttır.
Mekanik obstrüksiyon varlığında bronşiyal astım tedavisi etkisizdir ve kesin çözüm cismin rijit bronkoskopi ile çıkarılmasıdır.

Key Concept

Yabancı cisim aspirasyonlarında klinik şüphe (öykü + lokalize bulgu) varlığında, radyoloji normal olsa dahi altın standart yaklaşım rijit bronkoskopidir.

Practice More

Yabancı cisim aspirasyonu şüphesi olan ancak radyolojisi normal saptanan bir hastada izlenecek adımları gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 156Question

Türkiye'de uygulanan ulusal yenidoğan tarama programı kapsamında, kistik fibrozis şüphesi olan bebekleri belirlemek amacıyla ilk basamak test olarak kullanılan laboratuvar parametresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İmmünreaktif tripsinojen (IRT)

Answer

İmmünreaktif tripsinojen (IRT)
Kistik fibrozis tarama programında, doğumdan sonraki ilk günlerde alınan topuk kanında immünreaktif tripsinojen (IRT) düzeyine bakılır. Pankreas kanallarındaki tıkanıklık nedeniyle tripsinojenin kana sızması prensibine dayanır.

Step-by-Step Solution

1
Yenidoğan tarama programı basamaklarını hatırla.
İlk basamak topuk kanından IRT bakılmasıdır.
IRT, pankreatik hasar nedeniyle kana sızan bir öncü enzimdir ve taramada yüksek hassasiyet gösterir.
2
Tanı ve tarama testlerini ayırt et.
IRT tarama içindir, ter testi tanı içindir.
Tarama testleri geniş kitlelere uygulanabilir ve maliyeti düşüktür; ter testi ise daha zahmetli bir tanı yöntemidir.

Key Concept

Kistik fibrozis yenidoğan taramasında IRT kullanımı
Estimated Time:45s
Question 157Question

44 yaşında bir çocuk; yaklaşık 66 haftadır devam eden öksürük, iştahsızlık ve düşük dereceli ateş şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde sağ akciğer orta sahada solunum seslerinde hafif azalma saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ hiler bölgede belirgin lenfadenopati görülmesi üzerine yapılan tüberkülin cilt testi (TDT) 18 mm18\text{ mm} (pozitif) olarak ölçülüyor. Tüberküloz şüphesi olan ve balgam çıkaramayan bu hastada, kesin bakteriyolojik tanı amacıyla MycobacteriumMycobacterium tuberculosistuberculosis'i göstermek için yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sabah aç karnına mide aspirasyonu

Answer

Küçük çocuklarda tüberküloz tanısı için sabah aç karnına mide aspirasyonu yapılması en uygun yöntemdir.
Küçük çocuklar balgam çıkaramadıkları için bronşiyal sekresyonları yutarlar. Gece boyunca mide boşluğunda biriken bu sekresyonlardaki Mycobacterium tuberculosis basillerini göstermek için sabah aç karnına mide aspirasyonu (mide açlık suyu) yapılması, çocukluk çağı tüberkülozunda altın standart bakteriyolojik tanı yöntemidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve radyolojik bulgularını (kronik öksürük, hiler lenfadenopati) değerlendir.
Primer akciğer tüberkülozu şüphesi kuvvetlenir.
Çocuklarda hiler lenfadenopati ve uzamış öksürük tüberkülozun tipik sunumudur.
2
Hastanın balgam çıkarıp çıkaramadığını ve yaşını kontrol et.
44 yaşındaki çocuklar genellikle balgam çıkaramazlar.
Küçük çocuklar öksürükle yukarı çıkan bronşiyal sekresyonları (balgamı) refleks olarak yutarlar.
3
Bakteriyolojik kanıt (yayma ve kültür) için mide suyundan örnek almayı planla.
Sabah aç karnına ardışık üç gün mide aspirasyonu örneği alınır.
Yutulan basiller gece boyunca midede biriktiği için en yüksek verim sabah açlık suyundan alınır.

Key Concept

Çocuklarda tüberküloz tanısında mide açlık suyu (gastrik aspirat) kullanımı

Practice More

Primer tüberkülozda görülen Ghon odağı ve Ranke kompleksi arasındaki farkı inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 158Question

44 yaşında bir erkek çocuk, 55 gündür devam eden yüksek ateş, öksürük ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde solunum sesleri azalmış ve perküsyonda matite saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ alt zonda konsolidasyon ve plevral efüzyon izleniyor. Torasentez ile alınan plevral sıvı örneğinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması, ampiyem/komplike parapnömonik efüzyon geliştiğini gösterir ve tüp torakostomi (drenaj) yapılmasını gerektirir?

Show answer & explanation

Answer: Plevral sıvı pH değerinin 7.107.10 olması

Answer

Plevral sıvı pH değerinin 7.27.2'nin altında (örneğin 7.107.10) olması ampiyem/komplike efüzyon lehinedir ve drenaj gerektirir.
Plevral sıvı analizinde pH değerinin 7.207.20'nin altında saptanması, bakteriyel metabolizmanın asiditeyi artırdığını gösterir ve sıvının kendi kendine gerilemeyeceğini, komplike hale geldiğini (veya ampiyem olduğunu) kanıtlayarak cerrahi drenaj (tüp torakostomi) gerekliliğini ortaya koyar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun belirlenmesi
Hastada pnömoniye eşlik eden plevral efüzyon (parapnömonik efüzyon) mevcuttur.
Yüksek ateş, öksürük ve radyolojik konsolidasyon bulgularına eşlik eden matite ve efüzyon görüntüsü bu tanıyı koydurur.
2
Drenaj kriterlerinin gözden geçirilmesi
Plevral sıvıda pH <7.2< 7.2, Glukoz <40 mg/dL< 40 \text{ mg/dL}, LDH >1000 U/L> 1000 \text{ U/L} veya pürülan görünüm drenaj endikasyonudur.
Bu biyokimyasal değişiklikler plevral boşluktaki yoğun bakteriyel aktiviteyi ve asidozu yansıtır.
3
Seçeneklerin analizi
pH değerinin 7.107.10 olması 7.27.2 eşiğinin altındadır.
Düşük pH, komplike parapnömonik efüzyonun en duyarlı göstergelerinden biridir ve tedaviye tüp torakostomi eklenmesini gerektirir.

Key Concept

Parapnömonik efüzyonlarda komplike efüzyon/ampiyem ayrımı ve drenaj (tüp torakostomi) endikasyonları.

Practice More

Plevral sıvı ampiyem tanısında altın standart olan pürülan görünüm ve mikroorganizma saptanması durumlarını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 159Question

22 aylık bir bebek, yaklaşık bir haftadır devam eden ve giderek artan öksürük şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, doğumdan sonraki ikinci haftada her iki gözünde pürülan akıntı olduğu ve kendiliğinden düzeldiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde ateşi 36,8C36,8^\circ C, solunum sayısı 55/dakika55/dakika ölçülüyor; akciğer oskültasyonunda yaygın raller duyuluyor ancak ekspiratuar hışıltı (wheezing) saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde periferik yaymada %12\%12 oranında eozinofili saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chlamydia trachomatis

Answer

En olası etken, klinik ve laboratuvar bulguları ile uyumlu olan Chlamydia trachomatis'tir.
Bu hastadaki 131-3 ay arası yaş grubu, önceki konjonktivit öyküsü, ateşin olmaması (afebrile), kesik kesik (staccato) tarzda öksürük, akciğerde rallerin duyulması ve laboratuvardaki belirgin eozinofili bulguları tipik olarak Chlamydia trachomatis enfeksiyonunu işaret etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve temel semptomlarını değerlendir
Hasta 22 aylık (süt çocuğu) ve ateşsiz, ancak solunum sıkıntısı ve öksürüğü mevcut.
Süt çocukluğu döneminde ateşsiz pnömoni (afebrile pneumonia of infancy) ayırıcı tanısında yaş kritiktir.
2
Öyküdeki spesifik bulguları ve fizik muayeneyi analiz et
Neonatal konjonktivit öyküsü, rallerin varlığı ve hışıltının yokluğu saptandı.
C. trachomatis pnömonisi olan bebeklerin yaklaşık yarısında neonatal konjonktivit öyküsü bulunur.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla
Belirgin eozinofili (%12\%12) saptandı.
Periferik eozinofili, klamidya pnömonisi için oldukça karakteristik bir laboratuvar bulgusudur.

Key Concept

Süt çocukluğunun ateşsiz klamidya pnömonisi kliniği ve laboratuvar özellikleri.
Estimated Time:1m 15s
Question 160Question

44 aylık bir erkek bebek, babasına yayma pozitif akciğer tüberkülozu tanısı konulması nedeniyle kontrol amaçlı getiriliyor. Bebeğin özgeçmişinde 22. ayında BCG aşısının yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenesi ve akciğer grafisi tamamen normal saptanan bebeğin yapılan PPD (Saflaştırılmış Protein Türevi) testi 22 mm olarak ölçülüyor. Bu klinik tabloya göre, bebek için izlenmesi gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzoniazid profilaksisi başlanmalı ve 33 ay sonra PPD testi tekrarlanmalıdır.

Answer

İzoniazid profilaksisi başlanmalı ve 33 ay sonra PPD testi tekrarlanmalıdır.
Tüberkülozlu bir hasta ile yakın teması olan 55 yaş altı çocuklarda, fizik muayene ve radyoloji normalse tüberküloz hastalığı düşünülmez; ancak enfeksiyon riskine karşı PPD bakılır. PPD testi başlangıçta negatif çıksa bile, basilin vücuda girişinden sonra bağışıklık yanıtının oluşması için geçen 22-33 aylık 'pencere dönemi' (window period) nedeniyle çocuk korumasız bırakılmamalıdır. Bu nedenle İzoniazid profilaksisi başlanır ve 33 ay sonra PPD tekrarlanır. Eğer 33. aydaki test de negatifse profilaksi kesilebilir; pozitifleşirse süre 66 aya tamamlanır.

Step-by-Step Solution

1
Temas durumunun ve hastanın yaşının değerlendirilmesi
Hasta 44 aylık (55 yaş altı) ve yayma pozitif bir vaka (babası) ile yakın temaslıdır.
Çocuklarda, özellikle 55 yaş altında tüberküloz basili ile karşılaşma sonrası hastalık gelişme riski erişkinlerden çok daha yüksektir.
2
Tanısal testlerin (Akciğer grafisi ve PPD) yorumlanması
Akciğer grafisi normal ve PPD 22 mm (negatif) olarak bulunmuştur.
Enfeksiyonun başlangıcında PPD testi henüz pozitifleşmemiş olabilir (pencere dönemi, genellikle 22-1212 hafta).
3
Profilaksi kararının verilmesi
İzoniazid (55-1010 mg/kg/gün) profilaksisi başlanması ve 33 ay sonra PPD tekrarı planlanması.
Pencere dönemindeki bulaşı önlemek ve infantta ağır seyirli tüberküloz gelişimini engellemek için koruyucu tedavi şarttır.

Key Concept

Tüberküloz temaslısı 55 yaş altı çocuklarda, PPD negatif olsa dahi 'Pencere Dönemi Profilaksisi' uygulanması zorunludur.

Practice More

Tüberküloz profilaksisinde dirençli vaka temaslarında Rifampisin kullanım endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 8 / 11Next