Hematoloji ve Onkoloji

409 questions

Question 161Question

1818 aylık bir erkek çocuk; diş etlerinde belirgin şişlik, kanama ve boyunda kitle şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gingival hipertrofi, bilateral servikal lenfadenopati ve kot kavsini 44 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.57.5 g/dL, lökosit 92.00092.000/mm3mm^3 ve trombosit 38.00038.000/mm3mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada bol sitoplazmalı, katlantılı nükleuslu ve belirgin nükleollü blastlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıyı destekleyen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Akut monositik lösemi (AML M5) - Blastlarda non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği

Answer

Akut monositik lösemi (AML M5) tanısında blastlarda non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği saptanması beklenir.
Vakadaki çocukta görülen gingival hipertrofi (diş eti büyümesi) ve splenomegali, monositik seriden köken alan lösemiler için karakteristiktir. AML M5 (Akut Monositik Lösemi) tanısında blastlar morfolojik olarak geniş sitoplazmalı ve katlantılı nükleuslu olup, sitokimyasal olarak non-spesifik esteraz (NSE) ile güçlü pozitif boyanma gösterirler. Bu boyanma sodyum florür ile inhibe edilebilir özelliktedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Gingival hipertrofi (diş eti büyümesi), akut miyeloid löseminin monositik bileşeni olan alt tipleri (AML M4 ve M5) için oldukça spesifik bir fizik muayene bulgusudur.
Lösemi hücrelerinin doku infiltrasyonu, monositik lösemilerde diş eti, cilt (lösemi kutis) ve santral sinir sisteminde daha sık görülür.
2
Morfolojik ve sitokimyasal analiz
Bol sitoplazmalı, katlantılı/serebriform nükleuslu blastlar monositik seriyi işaret eder; bu blastlar non-spesifik esteraz (NSE) boyası ile güçlü pozitif boyanırken, miyeloperoksidaz (MPO) genellikle negatif veya zayıf pozitiftir.
NSE boyası, sodyum florür ile inhibe edilen monositik diferansiasyonun temel sitokimyasal belirtecidir.

Key Concept

AML M5 (Akut Monositik Lösemi) klinik olarak gingival hipertrofi ve ekstramedüller tutulumla, laboratuvar olarak ise NSE pozitifliği ile karakterizedir.
Question 162Question

5 yas¸ında5\text{ yaşında} bir erkek çocuk; yaklaşık üç haftadır devam eden halsizlik, bacak ağrısı, solukluk ve sık tekrarlayan ateş şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın servikal lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7,2 g/dL7,2\text{ g/dL}, trombosit 35.000/mm335.000/\text{mm}^3 ve lökosit 24.000/mm324.000/\text{mm}^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada lenfoblastlar izlenmesi üzerine Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısı konulan bu hastanın klinik yönetimi ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması ve hastanın 191-9 yaş aralığında bulunması iyi prognostik faktörlerdir.

Answer

Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması ve hastanın 191-9 yaş aralığında bulunması iyi prognostik faktörlerdir.
Çocukluk çağı ALL vakalarında prognozu belirleyen en önemli iki faktör tanı anındaki yaş ve lökosit sayısıdır. 11 yaş altı (infantil lösemi) ve 1010 yaş üstü tanı almak kötü prognoz göstergesiyken, 191-9 yaş arası en iyi sonuçların alındığı gruptur. Ayrıca lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması 'standart risk' grubuna girmeyi sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Hastada pansitopeni (anemi, trombositopeni) ve periferik yaymada blastlar mevcuttur. Bu tablo çocukluk çağının en sık malignitesi olan ALL ile uyumludur.
Lösemi tanısı klinik (solukluk, ateş, kemik ağrısı) ve laboratuvar (blast varlığı) bulgularına dayanır.
2
Prognozu belirleyen NCI (National Cancer Institute) risk kriterlerini hatırla.
Yaşın 191-9 arası olması ve lökosit sayısının <50.000/mm3<50.000/\text{mm}^3 olması 'Standart Risk' (iyi prognoz) kriterleridir.
Bu iki parametre, tedavinin başarısını ve nüks riskini öngörmede kullanılan en temel epidemiyolojik verilerdir.

Key Concept

ALL'de NCI Risk Sınıflandırması
Question 163Question

Langerhans hücreli histiyositoz şüphesi olan bir çocukta, biyopsi örneğinin elektron mikroskobik incelemesinde saptanan ve 'tenis raketi' görünümüyle karakterize olan intrasitoplazmik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Birbeck granülü

Answer

Birbeck granülleri, Langerhans hücreli histiyositoz tanısında elektron mikroskobunda görülen karakteristik 'tenis raketi' benzeri yapılardır.
Birbeck granülleri, Langerhans hücrelerinin sitoplazmasında bulunan ve elektron mikroskobunda 'tenis raketi' şeklinde görülen, Langerin (CD207CD207) proteini içeren spesifik organellerdir. Bu bulgu Langerhans hücreli histiyositoz için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Tanısal bulgunun morfolojik tanımını analiz et.
Elektron mikroskobunda görülen 'tenis raketi' yapısı incelenir.
Bu morfolojik özellik spesifik bir organeli tanımlar.
2
Langerhans hücresine özgü intrasitoplazmik yapıları belirle.
Birbeck granülleri saptanır.
Langerhans hücreleri bu granülleri içeren dendritik hücrelerdir.

Key Concept

Langerhans hücreli histiyositozun ultrastrüktürel tanı kriteri Birbeck granülleridir.
Estimated Time:45s
Question 164Question

1212 yaşında kız çocuk, son 22 haftadır artan halsizlik, bacak ağrısı ve diş eti kanaması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde yaygın peteşi ve purpuraları, 4 cm4\text{ cm} splenomegalisi saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}, lökosit 110.000/mm3110.000/\text{mm}^3 (parçalı %5\%5, lenfosit %15\%15, blast %80\%80), trombosit 18.000/mm318.000/\text{mm}^3 olarak bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda %90\%90 oranında L1L_1 morfolojisinde blastlar saptanıyor.

Bu hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, prognoz ve yönetimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tedavinin indüksiyon fazı sonunda saptanan minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi, günümüzde en güçlü bağımsız prognostik gösterge kabul edilmektedir.

Answer

Minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi, günümüzde lösemi tedavisinde en önemli bağımsız prognostik göstergedir.
Modern pediatrik onkoloji pratiğinde, tedavinin başlangıç aşamalarında (genellikle 15. veya 33. günlerde) bakılan minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi, hastanın tedaviye verdiği biyolojik yanıtı en hassas şekilde yansıtan ve prognozu belirleyen en güçlü bağımsız değişkendir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini NCI risk kriterlerine göre analiz et.
Hasta 1212 yaşında ve BK >100.000/mm3> 100.000/\text{mm}^3 olduğu için 'Yüksek Risk' (High Risk) grubundadır.
NCI kriterleri yaş (19.991-9.99 yaş) ve lökosit sayısı (<50.000/mm3< 50.000/\text{mm}^3) üzerinden standart ve yüksek risk ayrımı yapar.
2
Lösemi tiplerini ayırt eden histokimyasal boyanma özelliklerini değerlendir.
ALL'de PAS pozitifliği beklenirken, MPO negatifliği karakteristiktir.
MPO miyeloid seriye özgü bir enzimdir.
3
En güçlü prognostik faktörü belirle.
Minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi seçilir.
Tedavi yanıtı (MRD), başlangıçtaki klinik özelliklerden daha belirleyicidir.

Key Concept

Pediatrik ALL'de Risk Sınıflandırması ve MRD Önemi

Practice More

ALL'de kötü prognozla ilişkili sitogenetik anomaliler (t(9;22), t(4;11), hipodiploidi) ve bunların tedaviye etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 165Question

Çocukluk çağında en sık görülen lösemi türü olan Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanılı hastalarda, tedavi yoğunluğunu belirleyen risk sınıflandırması tanı anındaki bazı klinik ve laboratuvar kriterlerine göre yapılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi ALL tanılı bir çocukta 'standart risk' (iyi prognoz) kriterlerinden biri olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Tanı anındaki lökosit (WBC) sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması

Answer

Tanı anındaki lökosit (WBC) sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması, ALL'de standart risk (iyi prognoz) kriterlerinden biridir.
Çocukluk çağı ALL'de standart risk (düşük risk) kriterleri; hastanın tanı anında 19 yas¸1-9\text{ yaş} aralığında olması ve periferik kan lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Risk gruplarının temel bileşenlerini hatırla.
ALL risk sınıflamasında yaş ve lökosit sayısı en temel iki parametredir.
Tedavi yoğunluğu hastanın bu risk kriterlerine göre belirlenir.
2
Standart risk sınırlarını hatırla.
Yaş için 19 yas¸1-9\text{ yaş} arası, lökosit sayısı için ise <50.000/mm3<50.000/\text{mm}^3 standart risk sınırlarıdır.
Bu sınırlar istatistiksel olarak daha iyi sağkalım sonuçları ile ilişkilendirilmiştir.
3
Diğer seçeneklerin risk durumunu değerlendir.
İnfant dönemi, ileri çocukluk yaşı (>10>10) ve Philadelphia kromozomu gibi sitogenetik anomaliler yüksek risk göstergesidir.
Yüksek riskli hastalar daha yoğun tedavi protokollerine ihtiyaç duyar.

Key Concept

ALL Risk Sınıflandırması (NCI/Rome Kriterleri)

Practice More

ALL ve AML ayrımında kullanılan sitogenetik belirteçlerin tam listesini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 166Question

Beslenme yetersizliği öyküsü olan ve solukluk yakınmasıyla getirilen 22 yaşındaki bir çocukta megaloblastik anemi saptanmıştır. Bu hastanın laboratuvar incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Ortalama eritrosit hacminin (MCVMCV) artmış olması

Answer

Megaloblastik anemili bir hastada ortalama eritrosit hacminin (MCV) artmış olması beklenir.
Megaloblastik anemiler, B12B_{12} vitamini veya folat eksikliğine bağlı olarak gelişen ve DNA sentezindeki bozukluk nedeniyle ortaya çıkan anemilerdir. Bu durumda kemik iliğindeki eritroid öncü hücreler normalden daha yavaş bölünür ancak sitoplazmik protein sentezi devam eder. Sonuç olarak, dolaşıma çıkan eritrositler normalden daha büyük olur ve ortalama eritrosit hacmi (MCVMCV) yükselir.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipini hücre boyutuna göre sınıflandır.
Megaloblastik anemi (B12 veya folat eksikliği) bir makrositer anemi tipidir.
DNA sentezindeki kusur, sitoplazmik olgunlaşmanın çekirdek olgunlaşmasından daha hızlı ilerlemesine ve hücrelerin büyümesine yol açar.
2
Eritrosit indekslerini (MCV) değerlendir.
Makrositoz tanımı gereği MCV değerinin yaşa göre normalin üzerinde (genellikle >100 fL> 100\text{ fL}) olması gerekir.
Hücre hacmindeki artış, MCV değerini doğrudan yükseltir.

Key Concept

Megaloblastik aneminin temel laboratuvar özelliği makrositozdur (MCVMCV artışı).
Estimated Time:45s
Question 167Question

9 yaşında bir erkek çocuk, sağ mandibula bölgesinde yaklaşık iki haftadır bulunan, ağrısız ve hızla büyüyen kitle şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ mandibula yerleşimli kitlenin yanı sıra sağ servikal bölgede çapı 2 cm2 \text{ cm} olan birkaç adet mobil lenfadenopati saptanıyor. Hastaya yapılan batın ultrasonografisinde ileoçekal bölgede lümene doğru büyüyen 3 cm3 \text{ cm} çapında ayrı bir kitle odağı izleniyor. Kemik iliği aspirasyonu ve beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde malign hücreye rastlanmayan bu hasta için Murphy (St. Jude) evreleme sistemine göre en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre III

Answer

Çocukluk çağı Non-Hodgkin lenfomalarında (özellikle Burkitt lenfoma), diyaframın her iki tarafında ekstranodal tutulum (mandibula ve ileoçekal bölge) bulunması hastalığı Murphy (St. Jude) sınıflamasına göre Evre III yapar.
Murphy (St. Jude) evreleme sisteminde, diyaframın her iki tarafında yer alan birden fazla ekstranodal odağın varlığı veya yaygın intraabdominal hastalık Evre III olarak kabul edilir. Vakada hem mandibula (yüz kemiği/ekstranodal) hem de ileoçekal bölge (ekstranodal) tutulumu diyaframın zıt taraflarında olduğu için en doğru tanı Evre III seçeneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın tutulum bölgelerini anatomik olarak belirle.
Diyafram üstü (sağ mandibula ve servikal lenf nodu) ve diyafram altı (ileoçekal bölge) tutulum saptandı.
Evreleme için diyafram ile olan ilişki kritiktir.
2
Sistemik yayılım bulgularını (kemik iliği ve MSS) kontrol et.
Kemik iliği aspirasyonu ve BOS incelemesi normal.
Bu bulgular Evre IV olasılığını dışlamak için gereklidir.
3
Murphy (St. Jude) evreleme kriterlerini uygula.
Diyaframın her iki tarafında iki veya daha fazla ekstranodal odağın bulunması Evre III kriterini karşılar.
Murphy sınıflamasında yaygın batın içi hastalık veya diyaframın her iki yanındaki tutulumlar Evre III olarak kabul edilir.

Key Concept

Çocukluk çağı Non-Hodgkin lenfomalarında kullanılan Murphy (St. Jude) evreleme sisteminde, diyaframın her iki yanındaki tutulumlar Evre III olarak tanımlanır.

Practice More

Burkitt lenfomada t(8;14) translokasyonunu ve 'yıldızlı gökyüzü' (starry sky) görünümünü tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 168Question

1414 aylık bir erkek çocuk; yaklaşık 33 aydır devam eden, tedaviye dirençli, saçlı deride pullanma ve kabuklanma gösteren döküntüler ile her iki kulaktan kronik akıntı şikayetleriyle getiriliyor. Öyküsünden son 11 aydır çok su içme (>2>2 L/gu¨nL/gün) ve sık idrara çıkma şikayetlerinin de eklendiği öğreniliyor. Fizik muayenede yaygın seborreik benzeri krutlu papüler döküntüler, 44 cmcm hepatomegali ve solukluk saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde idrar dansitesi 1.0021.002, hemoglobin 8.28.2 g/dLg/dL, lökosit 3.400/mm33.400/mm^3 ve trombosit 85.000/mm385.000/mm^3 bulunuyor. Cilt biyopsisinde mononükleer hücrelerde CD1aCD1a ve Langerin (CD207CD207) pozitifliği saptanarak multisistem Langerhans hücreli histiyositoz (LCHLCH) tanısı konuluyor. Bu hastanın yönetimi ve klinik seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Diyabetes insipidus mevcudiyeti, sistemik kemoterapiye (Vinblastin + Prednizolon) yanıtla birlikte genellikle kalıcı olarak düzelmesi beklenen bir klinik bulgudur.

Answer

Diyabetes insipidusun sistemik tedaviyle kalıcı olarak düzelmesi beklenen bir bulgu olduğu ifadesi yanlıştır; zira DI genellikle kalıcıdır.
Langerhans hücreli histiyositozda (LCH) gelişen santral diyabetes insipidus (DI), genellikle kalıcı bir hasardır. Sistemik kemoterapi döküntüleri, kemik lezyonlarını ve organomegaliyi düzeltebilse de, DI tablosu tedaviye rağmen nadiren geriler ve hastaların çoğu ömür boyu vazopressin analogları kullanmak zorunda kalır. Dolayısıyla DI'nın tedaviyle düzelmesi beklenen bir erken yanıt bulgusu olduğu ifadesi yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et (seborreik döküntü, kronik otore, hepatomegali, pansitopeni, DI).
Tanı: Langerhans Hücreli Histiyositoz (LCH).
Bu semptom kompleksi multisistem LCH (Letterer-Siwe/Hand-Schüller-Christian) için klasiktir.
2
Risk organ tutulumunu değerlendir.
Hasta 'Risk Organ Pozitif' (Karaciğer + Kemik İliği) kategorisindedir.
4 cm hepatomegali ve pansitopeni (Hb < 10, Plt < 100k, Lökosit < 4k) riskli organ tutulumunu tanımlar.
3
Tanısal markerları ve moleküler profili gözden geçir.
CD1a, S100, Langerin ve BRAF V600E bilgileri güncel tanı/prognoz kriterlerine uygundur.
Langerin (CD207) LCH için en spesifik immunohistokimyasal markerlardan biridir.
4
Diyabetes insipidusun klinik seyrini değerlendir.
DI genellikle kalıcı bir hasardır.
LCH'de gelişen santral DI, sistemik kemoterapiye yanıt alınsa bile çoğu zaman geri dönüşümsüzdür ve ömür boyu replasman tedavisi gerektirir.

Key Concept

Langerhans Hücreli Histiyositozda Riskli Organ Tutulumu ve Prognostik Faktörler
Estimated Time:2m 30s
Question 169Question

8 yaşında bir erkek çocuk, iki haftadır devam eden ve son günlerde şiddetlenen sırt ağrısı şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede T7 vertebrası üzerinde hassasiyet saptanıyor. Çekilen lateral torakal vertebra grafisinde T7 vertebranın korpus yüksekliğinin ileri derecede azaldığı ve vertebranın yassı bir hal aldığı (vertebra plana) izleniyor. İntervertebral disk mesafelerinin normal olduğu saptanan bu hastada, kesin tanı amacıyla yapılan biyopsi örneğinde aşağıdaki immünhistokimyasal belirteçlerden hangisinin pozitif saptanması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: CD1a ve S100

Answer

Langerhans hücreli histiyositoz tanısı için CD1a ve S100 pozitifliği saptanmalıdır.
Vertebra plana, vertebranın korpus yüksekliğinin ileri derecede kaybı ile karakterize bir durumdur ve çocuklarda en sık Langerhans hücreli histiyositoz (özellikle eozinofilik granülom formu) sonucunda gelişir. Bu hastalığın kesin tanısında lezyondan alınan biyopsi örneğinde Langerhans hücrelerinin immünhistokimyasal olarak CD1a ve S100 ile pozitif boyandığının gösterilmesi esastır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Çocukta sırt ağrısı ve radyografide 'vertebra plana' (yassılaşmış vertebra) saptanması.
Vertebra plana, çocukluk çağında Langerhans hücreli histiyositozun (LCH) en tipik radyolojik bulgularından biridir.
2
Ayırıcı tanı için disk mesafesini kontrol et
İntervertebral disk mesafelerinin normal olması.
Enfeksiyöz durumlarda (Pott hastalığı gibi) disk mesafesi daralırken, LCH'de disk genellikle korunur.
3
Tanısal belirteçleri belirle
Kesin tanı biyopsi ile konur; immünhistokimyasal olarak CD1a ve S100 pozitifliği aranır.
Langerhans hücreleri kemik iliği kökenli dendritik hücreler olup bu belirteçleri spesifik olarak eksprese ederler.

Key Concept

Vertebra plana görünümü gösteren Langerhans hücreli histiyositozda (LCH) tanısal immünhistokimyasal belirteçler CD1a ve S100'dür.

Alternative Method

Radyolojide disk mesafesinin korunmuş olması, tüberküloz spondilitini (Pott hastalığı) ekarte ettiren önemli bir ipucudur. LCH'de ayrıca elektron mikroskobunda Birbeck granülleri (tenis raketi görünümü) izlenmesi altın standarttır.
Estimated Time:1m 15s
Question 170Question

1414 aylık bir erkek çocuk, son zamanlarda artan halsizlik, iştahsızlık ve huzursuzluk şikayetleri ile pediatri polikliniğine getirilmiştir. Öyküsünden çocuğun günde yaklaşık 1200 mL1200 \text{ mL} inek sütü tükettiği ve katı gıdaları büyük oranda reddettiği öğrenilmiştir. Fizik muayenede belirgin solukluk dışında patolojik bulgu saptanmamıştır. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)8.8 g/dL8.8 \text{ g/dL}
Hematokrit (Hct)%27\%27
MCV60 fL60 \text{ fL}
RBC (Eritrosit sayısı)3.2×1012/L3.2 \times 10^{12}/L
RDW%19.5\%19.5
Serum Demiri25 \mug/dL25 \text{ \mu g/dL}
Ferritin5 ng/mL5 \text{ ng/mL}
SDBK (TIBC)480 \mug/dL480 \text{ \mu g/dL}

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Demir eksikliği anemisi
Hastada görülen mikrositer anemiye (MCV<70 fLMCV < 70 \text{ fL}), demir depolarının boşalmış olması (ferritin<10ferritin < 10-12 ng/mL12 \text{ ng/mL}), demir bağlama kapasitesinin (SDBK) artmış olması ve RDW'nin yüksekliği (anizositoz) tipik demir eksikliği anemisi tablosudur. Ayrıca aşırı inek sütü tüketimi bu yaş grubunda demir eksikliğinin en sık nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipini belirle
Hb: 8.8 g/dL8.8 \text{ g/dL} ve MCV: 60 fL60 \text{ fL} değerleri mikrositer bir anemiyi işaret eder.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı morfolojik sınıflamadır.
2
Eritrosit indekslerini ve RDW'yi yorumla
RDW'nin %19.5\%19.5 (yüksek) olması anizositozu, Mentzer indeksinin (MCV/RBC = 18.7518.75) >13>13 olması demir eksikliğini destekler.
Demir eksikliği anemisini talasemi taşıyıcılığından ayırmada RDW ve Mentzer indeksi önemli ipuçlarıdır.
3
Biyokimyasal demir parametrelerini değerlendir
Ferritinin çok düşük (5 ng/mL5 \text{ ng/mL}) ve SDBK'nın yüksek (480 \mug/dL480 \text{ \mu g/dL}) olması demir depolarının tükendiğini kesinleştirir.
Ferritin, vücut demir depolarını gösteren en duyarlı laboratuvar parametresidir.

Key Concept

Mikrositer anemilerde demir eksikliği anemisi, talasemi taşıyıcılığı ve kronik hastalık anemisi ayrımı.
Estimated Time:1m 30s
Question 171Question

1414 aylık bir çocuk; belirgin solukluk, halsizlik ve motor gelişim basamaklarında gerileme şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden annesinin uzun süredir strikt vegan (hiçbir hayvansal gıda tüketmeyen) beslendiği ve çocuğun sadece anne sütü aldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde hipotoni ve el eklemleri üzerinde hiperpigmentasyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 6.5 g/dL6.5\text{ g/dL}, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 110 fL110\text{ fL} saptanan bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vitamin B12B_{12} eksikliği

Answer

Vitamin B12B_{12} eksikliği
Doğru yanıt olan durum, Vitamin B12B_{12}'nin sadece hayvansal kaynaklı gıdalarda (et, süt, yumurta vb.) bulunmasından kaynaklanır. Strikt vegan annelerin bebekleri, anne sütüyle yeterli vitamin alamadıkları için yaşamın ilk yılında makrositik anemi, hiperpigmente eklemler ve nörolojik gelişimsel gerilik (hipotoni, gelişim basamaklarında duraklama) ile başvururlar.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar verilerini analiz et.
Hemoglobinin düşük (6.5 g/dL6.5\text{ g/dL}) ve MCV'nin yüksek (110 fL110\text{ fL}) olması makrositik bir anemiyi işaret eder.
Aneminin morfolojik sınıflandırmasını yapmak tanısal algoritmanın ilk adımıdır.
2
Diyet öyküsünü ve klinik bulguları değerlendir.
Annenin strikt vegan olması ve bebekte hiperpigmentasyon/hipotoni gibi nörolojik bulguların varlığı Vitamin B12B_{12} eksikliğine özgüdür.
Vitamin B12B_{12} sadece hayvansal gıdalarda bulunur; folat ise bitkisel kaynaklarda boldur.
3
Tanıyı kesinleştir.
Vitamin B12B_{12} eksikliği.
Klinik, diyet ve laboratuvar bulgularının tümü bu eksikliği desteklemektedir.

Key Concept

Megaloblastik anemide Vitamin B12B_{12} ve Folat eksikliği ayırımı (Diyet öyküsü ve nörolojik bulgular)

Practice More

Vitamin B12B_{12} tedavisinden sonra kanda görülen ilk laboratuvar değişikliğini (retikülositoz) gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 172Question

88 yaşında bir kız çocuk, son iki haftadır giderek artan burun kanaması, halsizlik ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde herhangi bir özellik saptanmayan hastanın fizik muayenesinde boy ve tartısı yaş grubuna uygun ( 50.50. persentil), karaciğer ve dalak palpe edilemiyor, lenfadenopati saptanmıyor ve herhangi bir dismorfik bulguya rastlanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin: 6.8 g/dL6.8\ g/dL, Beyaz küre: 2.100/mm32.100/mm^3, Trombosit: 14.000/mm314.000/mm^3 ve Retikülosit: %0.1\%0.1 olarak saptanıyor. Periferik yaymada blast izlenmiyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akkiz aplastik anemi

Answer

Pansitopeni, düşük retikülosit oranı ve fizik muayenede organomegali/anomali saptanmayan bu hasta için en olası tanı akkiz aplastik anemidir.
Laboratuvar bulgularında hemoglobin, beyaz küre ve trombosit sayısının düşük olması (pansitopeni) ile retikülosit oranının çok düşük olması kemik iliğinde üretim yetersizliğini kanıtlar. Fizik muayenede karaciğer ve dalak büyüklüğünün (organomegali) saptanmaması ve periferik yaymada blast izlenmemesi akut lösemi gibi malign süreçlerden uzaklaştırır. Ayrıca hastada herhangi bir dismorfik bulgu (başparmak anomalisi, kısa boy vb.) bulunmaması tanıyı kalıtsal olan Fanconi aplastik anemisi yerine akkiz aplastik anemiye yönlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar değerlerini analiz etmek
Hemoglobin, beyaz küre ve trombosit değerlerinin düşüklüğü ile pansitopeni tablosu mevcuttur.
Kemik iliği yetersizliği veya infiltrasyonunu belirlemek için ilk adımdır.
2
Retikülosit oranını değerlendirmek
Retikülosit oranının %0.1\%0.1 olması kemik iliğinde üretimin azaldığını (hiporejeneratif) gösterir.
Periferik yıkım ile üretim bozukluğu arasındaki ayrımı yapmak için kritiktir.
3
Fizik muayene ve periferik yayma bulgularını yorumlamak
Organomegali yokluğu ve blast izlenmemesi lösemi gibi infiltratif süreçleri; anomali yokluğu ise konjenital formları dışlar.
Ayırıcı tanıda malignite ve kalıtsal sendromları elemeye yardımcı olur.

Key Concept

Pansitopeni ve düşük retikülosit ile seyreden, organomegali ve konjenital anomalinin eşlik etmediği vakalarda akkiz aplastik anemi ön planda düşünülmelidir.

Practice More

Aplastik anemili bir hastada tedavi planı (KİT vs İmmünsupresif tedavi) kriterlerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 173Question

Rutin kontrolleri sırasında mikrositer anemi saptanan 44 yaşındaki erkek çocuğun laboratuvar tetkik sonuçları şu şekildedir:

- Hemoglobin: 9.89.8 g/dL
- MCV: 6060 fL
- Eritrosit sayısı (RBC): 5.4×106/μL5.4 \times 10^6/\mu L
- RDW: %14\% 14
- Serum ferritini: 4545 ng/mL

Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: β\beta-Talasemi taşıyıcılığı

Answer

Düşük hemoglobin ve MCV düzeyine rağmen eritrosit sayısının (RBC) 55 milyonun üzerinde olması, RDW'nin normal sınırlarda (%<15)(\% < 15) kalması ve Mentzer indeksinin 1313’ün altında olması nedeniyle en olası tanı Beta-Talasemi taşıyıcılığıdır.
Vakada hemoglobin ve MCV değerleri düşük olmasına rağmen eritrosit sayısı (5.4×106/μL5.4 \times 10^6/\mu L) oldukça yüksektir. Mentzer indeksinin (MCV/RBCMCV/RBC) 1313'ten küçük olması (11.111.1) ve RDW'nin normal sınırlarda olması, ayırıcı tanıda β\beta-Talasemi taşıyıcılığını en olası seçenek haline getirir. Ayrıca normal ferritin düzeyi demir eksikliğini dışlar.

Step-by-Step Solution

1
Mentzer İndeksini hesapla
Mentzer İndeksi =MCV/RBC=60/5.4=11.1= MCV / RBC = 60 / 5.4 = 11.1
Mikrositer anemilerin ayırıcı tanısında Mentzer indeksi hızlı bir ipucu sağlar.
2
Mentzer İndeksini yorumla
Değer 1313’ün altında (11.111.1)
Mentzer indeksinin 1313’ten küçük olması talasemi taşıyıcılığını, 1313’ten büyük olması demir eksikliği anemisini düşündürür.
3
RDW ve Ferritin düzeylerini kontrol et
RDW normal (%14\% 14), Ferritin normal (4545 ng/mL)
Demir eksikliğinde RDW artışı ve ferritin düşüklüğü beklenirken, talasemi taşıyıcılığında bu parametreler genellikle normaldir.

Key Concept

Mikrositer anemilerde eritrosit sayısı (RBC) ve Mentzer indeksi ayırıcı tanıda kritiktir; talasemi taşıyıcılığında hemoglobin düşük olsa bile vücut bunu eritrosit sayısını artırarak kompanse etmeye çalışır.

Practice More

Talasemi taşıyıcılığından şüphelenilen bu hastada tanıyı kesinleştirmek için hemoglobin elektroforezi planlanmalıdır.
Estimated Time:1m 0s
Question 174Question

12 aylık bir erkek çocuk, rutin sağlık kontrolü sırasında fizik muayenede konjonktivalarda solukluk saptanması üzerine tetkik ediliyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
Hemoglobin9.5g/dL9.5 \, g/dL
MCV64fL64 \, fL
RDW%19\%19
Serum Ferritini4ng/mL4 \, ng/mL
Serum Demiri20μg/dL20 \, \mu g/dL
TDBK (TIBC)460μg/dL460 \, \mu g/dL

Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Demir eksikliği anemisi
Verilen laboratuvar tablosunda hemoglobin ve MCV düşüklüğü mikrositik anemiyi tanımlar. Yüksek RDW (anizositoz), düşük serum demiri, yüksek total demir bağlama kapasitesi (TIBC) ve özellikle vücut demir depolarının tükendiğini gösteren çok düşük ferritin düzeyi (4ng/mL4 \, ng/mL), demir eksikliği anemisi tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini değerlendir
Mikrositik anemi saptandı
Hemoglobinin düşük olması anemi, MCV'nin yaşa göre düşük olması (<7072fL<70-72 \, fL) mikrositoz göstergesidir.
2
Eritrosit dağılım genişliğini (RDW) kontrol et
Anizositoz (Yüksek RDW) belirlendi
Demir eksikliği anemisinde eritrosit boyutlarındaki değişkenlik nedeniyle RDW erkenden yükselir; bu durum talasemi taşıyıcılığından ayrımda değerlidir.
3
Demir depolarını (Ferritin) ve demir paneli sonuçlarını incele
Mutlak demir eksikliği tanısı kondu
Düşük ferritin (<12ng/mL<12 \, ng/mL), düşük serum demiri ve yüksek TDBK (TIBC) kombinasyonu demir eksikliği anemisi için patognomoniktir.

Key Concept

Pediatrik yaş grubunda mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında RDW, ferritin ve TIBC parametrelerinin kullanımı.
Estimated Time:45s
Question 175Question

On iki günlük bir erkek bebek, göbek kordonu düştükten sonra başlayan ve durdurulamayan sızıntı şeklinde kanama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde doğumun sorunsuz olduğu ve KK vitamini uygulandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde göbek çevresinde yaygın ekimoz ve aktif sızıntı odağı dışında bir özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin: 11.2 g/dL11.2\text{ g/dL}, trombosit sayısı: 280.000/mm3280.000/\text{mm}^3, kanama zamanı: 4 dakika4\text{ dakika}, protrombin zamanı (PTPT): 12.4 saniye12.4\text{ saniye} (N: 111411-14) ve aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTTaPTT): 32 saniye32\text{ saniye} (N: 263626-36) olarak saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Faktör XIIIXIII eksikliği

Answer

Klinik ve laboratuvar bulguları, standart pıhtılaşma testleri ile saptanamayan Faktör XIII eksikliğini işaret etmektedir.
Faktör XIIIXIII (fibrin stabilize edici faktör), oluşan zayıf fibrin pıhtısını çapraz bağlarla güçlü bir ağa dönüştürür. Eksikliğinde pıhtı oluşur (dolayısıyla PTPT ve aPTTaPTT normaldir) ancak pıhtı dayanıksız olduğu için saatler/günler sonra kanama (gecikmiş kanama) başlar. Göbek kordonu kanaması bu hastalık için en spesifik başlangıç bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Bebekte göbek kordonu düştükten sonra durdurulamayan sızıntı şeklinde kanama ve ekimoz mevcuttur.
Göbek kanaması, sekonder hemostaz bozuklukları, özellikle Faktör XIII eksikliği ve afibrinojenemi için karakteristiktir.
2
Laboratuvar bulgularını tarama testleriyle karşılaştır
Trombosit sayısı, PTPT, aPTTaPTT ve kanama zamanı normal saptanmıştır.
Normal tarama testleri, koagülasyon kaskadının fibrin pıhtısı oluşana kadarki kısmının (faktör I, II, V, VII, VIII, IX, X, XI, XII) sağlam olduğunu gösterir.
3
Tarama testlerinin ölçemediği faktörü belirle
Faktör XIIIXIII, fibrin pıhtısını çapraz bağlayarak stabilize eder ve eksikliğinde standart testler normal sonuç verir.
Faktör XIIIXIII eksikliği, pıhtı oluşumunu değil, oluşan pıhtının dayanıklılığını bozar; bu durum klasik testlerle saptanamaz.

Key Concept

Faktör XIII eksikliği, tüm standart pıhtılaşma testlerinin (PT, aPTT, TT, BT) normal olduğu tek ağır sekonder hemostaz bozukluğudur.

Alternative Method

Faktör XIIIXIII eksikliğinden şüphelenildiğinde tanı 'Üre erime testi' (55 molar üre veya monokloroasetik asit içinde pıhtının çözünmesi) veya spesifik faktör düzeyi ölçümü ile konur.
Estimated Time:1m 30s
Question 176Question

Beş yaşında erkek hasta, anaokulu taramasında solukluk fark edilmesi üzerine polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, iki ay önce dış merkezde demir eksikliği anemisi tanısıyla oral demir tedavisi başlandığı, ailenin ilacı düzenli kullandığı ancak kontrol hemogramında değerlerin düzelmediği öğreniliyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede hafif solukluk dışında patolojik bulgu izlenmiyor.

Hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin10,8 g/dL10,8\ \text{g/dL}
RBC (Eritrosit)5,9×106/μL5,9 \times 10^6/\mu\text{L}
MCV58 fL58\ \text{fL}
RDW%13,2\%13,2
Serum Demiri95 μg/dL95\ \mu\text{g/dL}
TDBK310 μg/dL310\ \mu\text{g/dL}
Ferritin55 ng/mL55\ \text{ng/mL}

Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beta talasemi taşıyıcılığı

Answer

En olası tanı Beta talasemi taşıyıcılığıdır.
Hastada derin mikrositoz (MCV<70 fLMCV < 70\ \text{fL}) olmasına rağmen eritrosit sayısının (RBCRBC) yüksek olması ve RDW'nin normal sınırlarda kalması Beta Talasemi Taşıyıcılığı (Minör) için tipiktir. Ayrıca hastanın demir tedavisine yanıt vermemesi ve demir depolarının (ferritin) dolu olması demir eksikliğini ekarte ettirir. Mentzer indeksi (MCV/RBCMCV/RBC) hesaplandığında 58/5,9=9,858/5,9 = 9,8 bulunur; 13'ün altındaki değerler talasemi taşıyıcılığını güçlü şekilde destekler.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipini belirle
MCV değerinin 58 fL58\ \text{fL} olması belirgin mikrositer anemiyi gösterir.
Hastanın anemisi var ve eritrosit hacmi yaşa göre düşüktür.
2
Demir parametrelerini ve tedavi yanıtını değerlendir
Ferritin (55 ng/mL55\ \text{ng/mL}) ve serum demiri normal sınırlardadır; ayrıca demir tedavisine yanıtsızlık (refrakterlik) mevcuttur.
Normal ferritin ve tedaviye yanıtsızlık, demir eksikliği anemisi tanısını dışlar.
3
Ayırıcı tanı için RBC ve RDW değerlerini kullan
RBC sayısı (5,9×1065,9 \times 10^6) yüksek (eritrositoz), RDW (%13,2) ise normaldir.
Demir eksikliğinde RBC düşük ve RDW yüksek iken, talasemi taşıyıcılığında RBC yüksek ve RDW genellikle normaldir.
4
Mentzer İndeksini Hesapla (MCV/RBCMCV / RBC)
58/5,99,858 / 5,9 \approx 9,8
Mentzer indeksinin 13'ün altında olması Beta talasemi taşıyıcılığını, 13'ün üzerinde olması demir eksikliğini destekler.

Key Concept

Mikrositer anemilerde ayırıcı tanı: Mentzer İndeksi ve RDW kullanımı
Question 177Question

1212 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 haftadır devam eden halsizlik, diş eti kanamaları ve bacaklarında yeni çıkan morluklar şikayetiyle getiriliyor. Öyküsünden 33 ay önce ağır bir sarılık atağı geçirdiği ve bu tablonun yaklaşık 11 ayda düzeldiği öğreniliyor. Fizik muayenede yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor; karaciğer ve dalak palpe edilemiyor, lenfadenopati saptanmıyor. Konjenital anomali veya dismorfik bulgu saptanmayan hastanın laboratuvar bulguları şöyledir:

ParametreDeğer
Hemoglobin62 g/dL6{}2\text{ g/dL}
Beyaz Küre1.400/mm31.400\text{/mm}^3
Mutlak Nötrofil Sayısı400/mm3400\text{/mm}^3
Trombosit12.000/mm312.000\text{/mm}^3
Retikülosit%01\%0{}1

Kemik iliği aspirasyonunda belirgin hiposelülerite ve yağ dokusu artışı izlendiğine göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Edinilmiş aplastik anemi

Answer

Edinilmiş aplastik anemi
Laboratuvar bulgularında saptanan pansitopeni ve retikülositopeniye kemik iliğinde hiposelülerite/yağ artışının eşlik etmesi aplastik anemi tanısını koydurur. Fiziksel anomalilerin bulunmaması ve öyküde yer alan sarılık atağı (hepatit), tablonun edinilmiş (post-hepatitik) aplastik anemi olduğunu doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Hematolojik verilerin analizi
Pansitopeni (Hb, BK ve trombosit düşüklüğü) ve kemik iliği yetmezliğini gösteren düşük retikülosit oranı saptandı.
Kemik iliği üretim kapasitesini değerlendirmek için retikülosit kritik bir göstergedir.
2
Fizik muayene ve öykü korelasyonu
Organomegali yokluğu lösemiyi uzaklaştırırken, dismorfik bulgu yokluğu konjenital sendromları (Fanconi vb.) ikinci plana atar.
Aplastik anemide infiltrasyon olmadığı için organomegali beklenmez.
3
Etyolojik faktörün belirlenmesi
Hastanın 33 ay önce geçirdiği sarılık öyküsü, post-hepatitik aplastik anemi (akkiz/edinilmiş) tanısını destekler.
Hepatit sonrası (genellikle non-A, non-B, non-C) gelişen aplastik anemi pediatrik yaş grubunda bilinen bir etyolojidir.
4
Kemik iliği bulgusunun yorumlanması
Hiposelülerite ve yağ dokusu artışı ('boş kemik iliği'), aplastik anemi tanısını kesinleştirir.
Yağ dokusunun hematopoetik hücrelerin yerini alması aplazinin karakteristik bulgusudur.

Key Concept

Pansitopeni ile başvuran bir hastada, kemik iliğinin yağlı/hiposelüler olması ve organomegali bulunmaması öncelikle aplastik anemiyi düşündürür; konjenital anomali yoksa ve tetikleyici bir olay (hepatit, ilaç vb.) varsa edinilmiş (akkiz) form ön plandadır.
Question 178Question

3 yas¸ında3\text{ yaşında} bir erkek çocuk; yaklaşık 10 gu¨ndu¨r10\text{ gündür} devam eden halsizlik, bacak ağrısı, solukluk ve ateş şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede yaygın servikal lenfadenopati ve kostal marjı 4 cm4\text{ cm} geçen splenomegali saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7 g/dL7\text{ g/dL}, lökosit sayısı 45.000/mm345.000\text{/mm}^3 ve trombosit sayısı 25.000/mm325.000\text{/mm}^3 olarak bulunmuştur. Kemik iliği aspirasyonunda görülen blastlarda periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut lenfoblastik lösemi (ALL)

Answer

Akut lenfoblastik lösemi (ALL)
Çocukluk çağının en sık görülen malignitesi olan Akut lenfoblastik lösemi (ALL), tipik olarak 25 yas¸2-5\text{ yaş} arasında pik yapar. Kemik ağrısı, hepatosplenomegali ve lenfadenopati en sık başvuru bulgularıdır. Tanıda histokimyasal olarak blastlarda periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği izlenmesi ALL için oldukça karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Halsizlik, bacak ağrısı, solukluk, ateş, lenfadenopati ve splenomegali varlığı.
Bu bulgular çocukluk çağında kemik iliği infiltrasyonu ve maligniteyi (özellikle lösemi) güçlü şekilde düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Hemoglobin 7 g/dL7\text{ g/dL} (anemi), trombosit 25.000/mm325.000\text{/mm}^3 (trombositopeni) ve lökosit 45.000/mm345.000\text{/mm}^3 (lökositoz).
Pansitopeni veya sitopenilere eşlik eden lökositoz tablosu akut lösemi ön tanısını destekler.
3
Spesifik tanısal belirteci tanımla
Blastlarda periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği saptanması.
PAS pozitifliği akut lenfoblastik lösemi (ALL) için karakteristik bir histokimyasal bulgudur.

Key Concept

Çocukluk çağında akut lösemi ayırıcı tanısında PAS ve MPO boyanma paternlerinin kullanımı.
Question 179Question

2020 aylık bir erkek çocuk, polikliniğe yaklaşık 33 aydır devam eden iştahsızlık, halsizlik ve ciltte solukluk şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden, ek gıda alımının yetersiz olduğu, günde yaklaşık 1.51.5 litre inek sütü tükettiği ve inek sütüne 66 aylıkken başlandığı öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalar ve avuç içleri soluk bulunmuş, diğer sistem muayeneleri doğal olarak değerlendirilmiştir.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin (Hb)8.28.2 g/dL
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)6060 fL
Eritrosit Dağılım Genişliği (RDW)%17.5\%17.5
Eritrosit Sayısı (RBC)3.7×106/μL3.7 \times 10^6/\mu L
Serum Demiri18μg/dL18 \mu g/dL
Ferritin6ng/mL6 ng/mL
Toplam Demir Bağlama Kapasitesi (TDBK)420μg/dL420 \mu g/dL

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği anemisi

Answer

Düşük ferritin, yüksek RDW ve inek sütü fazlalığı öyküsüyle uyumlu olan demir eksikliği anemisi.
Hastanın öyküsünde yer alan erken yaşta başlanan ve aşırı miktarda olan inek sütü tüketimi, demir eksikliği anemisi için klasik bir risk faktörüdür. Laboratuvar bulgularında mikrositik anemiye (düşük MCV) eşlik eden yüksek RDW ve düşük RBC sayısı demir eksikliğine işaret eder. Tanı, demir depolarının boşaldığını gösteren çok düşük ferritin (<1012ng/mL< 10-12 ng/mL) ve artmış demir bağlama kapasitesi ile kesinleşir.

Step-by-Step Solution

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini değerlendir.
Hb: 8.28.2 g/dL (Düşük) ve MCV: 6060 fL (Düşük).
Hastada mikrositik anemi olduğunu belirlemek için ilk adım budur.
2
RDW ve RBC değerlerine bakarak mikrositik anemilerin ayırıcı tanısını yap.
RDW: %17.5\%17.5 (Yüksek), RBC: 3.73.7 (Düşük). Mentzer indeksi (60/3.7=16.260 / 3.7 = 16.2).
Yüksek RDW ve 1313'ten büyük Mentzer indeksi, talasemi taşıyıcılığından ziyade demir eksikliği anemisini destekler.
3
Demir parametrelerini (Ferritin, TDBK, Serum Demiri) analiz et.
Ferritin: 66 (Çok düşük), TDBK: 420420 (Yüksek).
Ferritin değerinin düşüklüğü vücut demir depolarının tükendiğini gösteren en spesifik bulgudur ve tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Pediatrik popülasyonda mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında RDW, RBC sayısı ve ferritin değerlerinin kullanımı.

Practice More

Demir eksikliği anemisi tedavisinde Hb artış hızını ve retikülosit yanıtının zamanlamasını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 180Question

5 yaşındaki bir kız çocuk, bacaklarında aniden oluşan morluklar ve dün akşam başlayan burun kanaması şikayetiyle getiriliyor. Öyküsünden 10 gün önce ateşli bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede gövde ve ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor. Dalak ve karaciğer büyüklüğü saptanmıyor, lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Trombosit Sayısı15,000/mm315,000/mm^3
MPV (Ortalama Trombosit Hacmi)12.5 fL12.5\ fL (Yüksek)
Kanama Zamanı14 dakika (Uzamış)
PT (Protrombin Zamanı)12 saniye (Normal)
aPTT30 saniye (Normal)

Bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İmmün trombositopenik purpura (İTP)

Answer

İmmün trombositopenik purpura (İTP)
Çocuklarda viral bir enfeksiyonu takiben (yaklaşık 1-4 hafta sonra) ani başlayan peteşi, ekimoz ve burun kanaması gibi bulgularla birlikte saptanan izole trombositopenide en olası tanı İTP'dir. Fizik muayenede splenomegali, lenfadenopati gibi ek bulguların olmaması ve koagülasyon parametrelerinin (PT, aPTT) normal olması tanıyı güçlü bir şekilde destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküyü ve fizik muayeneyi değerlendir.
Viral enfeksiyon sonrası ani başlayan kanama ve splenomegali yokluğu saptandı.
Çocukluk çağında akut İTP genellikle bir viral enfeksiyonu takip eder ve organomegali beklenmez.
2
Laboratuvar verilerini (trombosit ve koagülasyon) analiz et.
İzole trombositopeni saptandı, koagülasyon testleri (PT, aPTT) normal bulundu.
Primer hemostaz bozukluklarında (trombosit sorunları) koagülasyon testleri normal kalırken kanama zamanı uzar.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Lökosit ve hemoglobinin normal olması lösemiyi; normal trombosit gerektiren durumlar ise vWD veya HSP'yi dışlar.
İzole trombositopeni ve klasik klinik tablo İTP tanısını kesinleştirir.

Key Concept

İmmün trombositopenik purpura (İTP), çocuklarda izole trombositopeninin en yaygın sebebidir ve sıklıkla bir viral enfeksiyonu takiben ani başlangıçlı mukokutanöz kanamalarla (peteşi, ekimoz, epistaksis) karakterizedir.

Hints

1
Hastada izole bir trombositopeni mi var yoksa başka hücre serileri de etkilenmiş mi?
2
Primer hemostaz bozukluklarında koagülasyon testlerinin (PT, aPTT) nasıl olması beklenir?
3
Viral enfeksiyon sonrası ani başlangıçlı düşük trombosit ve normal dalak boyutu hangi tanıyı işaret eder?

Practice More

İTP tanısı alan bu hastada tedavi endikasyonlarını ve kemik iliği aspirasyonu yapılması gereken durumları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 9 / 21Next
Hematoloji ve Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 9 | Examkin