Nefroloji

349 questions

Question 261Question

18 aylık bir kız çocuk, ilk kez geçirdiği ateşli idrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) sonrasında değerlendirilmektedir. Çekilen işeme sistoüretrografisinde (VCUGVCUG); retrograd yolla verilen kontrast maddenin renal pelvise ulaştığı, üreterde orta derecede dilatasyon ve hafif kıvrımlanma (tortuosite) oluşturduğu, tüm renal kalykslerde papiller impresyonların tamamen silindiği ancak kalyks yapılarının genel konveksitesinin (dışa bükeyliğinin) korunmuş olduğu saptanmıştır.

Bu bulgular ışığında, hastadaki vezikoüreteral reflü (VURVUR) evresi ve izlenmesi gereken en uygun strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IV VURVUR - Sürekli antibiyotik profilaksisi ile izlem

Answer

Vezikoüreteral reflü tanısında kullanılan uluslararası evreleme sistemine göre; papiller impresyonların silindiği ancak kalyks yapılarının genel konveksitesinin korunduğu durum Evre IV olarak tanımlanır ve 2 yaş altındaki bu hastalarda öncelikli yaklaşım antibiyotik profilaksisidir.
Vezikoüreteral reflü evrelemesinde (International Reflux Study Grading); Evre III'te hafif-orta dilatasyon vardır ancak papiller impresyonlar korunur. Evre IV'te dilatasyon daha belirgindir ve papiller impresyonlar tamamen silinir, fakat kalyksların genel konveksitesi korunur. Evre V'te ise kalyksler balonlaşır (konveksite kaybı) ve üreter aşırı derecede kıvrımlıdır. Sorudaki 'papiller impresyonların silinmesi' ve 'konveksitenin korunması' ifadeleri hastayı Evre IV yapar. 2 yaş altındaki yüksek evreli reflülerde ilk basamak yaklaşım, böbrek fonksiyonlarını korumak için sürekli antibiyotik profilaksisidir.

Step-by-Step Solution

1
VCUG bulgularının analizi
Üreterde dilatasyon/kıvrımlanma ve kalikslerde papiller impresyonların kaybı saptandı.
Uluslararası Reflü Çalışma Grubu (International Reflux Study in Children) evreleme kriterlerini uygulamak için.
2
Evre IV ve V ayrımının yapılması
Kalyks konveksitesinin (dışa bükeylik) korunması nedeniyle Evre IV tanısı kondu.
Evre V'te kalyksler tamamen balonlaşır ve konveksite kaybolur.
3
Hastanın yaşına ve evresine göre yönetim kararı
18 aylık (2 yaş altı) ve Evre IV hasta için medikal profilaksi seçildi.
Yüksek evreli reflülerde (IV-V) 2 yaş altında spontan gerileme ihtimali nedeniyle cerrahi öncesi profilaksi standart yaklaşımdır.

Key Concept

VUR Evreleme Kriterleri ve Yaşa Göre Yönetim İlkeleri
Question 262Question

44 yaşında bir çocuk, vücudunda yaygın ödem ve karın şişliği şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde idrarda masif proteinüri (120 mg/m2/saat120 \text{ mg/m}^2/\text{saat}), serum albümin düzeyi 2.0 g/dL2.0 \text{ g/dL}, total kolesterol 410 mg/dL410 \text{ mg/dL} ve serum C3C3 düzeyi normal saptanıyor. Minimal değişiklik hastalığı ön tanısıyla steroid tedavisi başlanan hastanın izleminin 55. gününde ani gelişen ateş, yaygın karın ağrısı ve batında hassasiyet gelişiyor. Fizik muayenede rebound ve defans saptanıyor. Bu klinik tablo ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: En olası tanı spontan bakteriyel peritonit olup, en sık etken StreptococcusStreptococcus pneumoniaepneumoniae'dir.

Answer

En olası tanı spontan bakteriyel peritonit olup, en sık etken Streptococcus pneumoniae'dir.
Hastada masif proteinüri, hipoalbüminemi ve ödem ile karakterize nefrotik sendrom tablosu mevcuttur. Steroid tedavisi sırasında gelişen ateş ve akut batın bulguları, opsonizasyon kusuru nedeniyle riskin arttığı spontan bakteriyel peritoniti düşündürür. Pediatrik nefrotik sendrom hastalarında bu tablodan sorumlu en yaygın patojen Streptococcus pneumoniae'dir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Ödem, masif proteinüri ve hipoalbüminemi ile seyreden nefrotik sendrom tanısı doğrulanır.
Tanısal kriterler (proteinüri > 40 mg/m2/saat40 \text{ mg/m}^2/\text{saat} ve albümin < 2.5 g/dL2.5 \text{ g/dL}) sağlanmaktadır.
2
Yeni gelişen komplikasyonu tanımla
Ateş, akut karın ağrısı ve rebound bulguları 'Spontan Bakteriyel Peritonit' (SBP) tablosunu işaret eder.
Nefrotik sendromlu çocuklarda asit sıvısının enfeksiyonu en sık görülen ciddi enfeksiyon komplikasyonlarından biridir.
3
Patofizyolojik bağlantıyı kur
İdrarla IgG, Faktör B ve Faktör D kaybı sonucunda opsonizasyonun bozulduğu belirlenir.
Bu immün yetmezlik durumu kapsüllü bakterilere (özellikle Streptococcus pneumoniae) karşı duyarlılığı artırır.

Key Concept

Nefrotik sendromda gelişen spontan bakteriyel peritonitin en sık etkeni Streptococcus pneumoniae'dir.
Question 263Question

1111 yaşında bir erkek çocuk, okulda yapılan tarama testinde idrarında anormallik saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Hastanın öyküsünde herhangi bir yakınması olmadığı, fizik muayenesinde ise kan basıncının 105/70105/70 mmHgmmHg (normal) ve sistem muayenelerinin doğal olduğu saptanıyor. Hastadan alınan idrar örneklerinin sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreRastgele İdrar Örneğiİlk Sabah İdrar Örneği
Protein (Dipstick)2+2+Negatif
Eritrosit (Dipstick)3+3+3+3+
MikroskopiBol eritrosit, izomorfikBol eritrosit, izomorfik

Bu verilere göre, hastanın değerlendirilmesinde bir sonraki en uygun tanısal adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spot idrarda kalsiyum/kreatinin oranının hesaplanması

Answer

Spot idrarda kalsiyum/kreatinin oranının hesaplanması
Hastanın klinik tablosunda iki temel bulgu vardır: birincisi, sadece ayaktayken ortaya çıkan ve sabah ilk idrarda kaybolan 'ortostatik proteinüri'; ikincisi ise persistans gösteren 'izomorfik hematüri'dir. Ortostatik proteinüri selim bir durumdur ve ileri tetkik gerektirmez. Ancak persistan mikroskobik hematüri, özellikle izomorfik karakterdeyse non-glomerüler nedenler açısından araştırılmalıdır. Çocuklarda bu tablonun en yaygın nedeni idiyopatik hiperkalsiüridir ve taranması için spot idrarda kalsiyum/kreatinin oranı (>0.2>0.2 olması anlamlıdır) ilk seçilecek testtir.

Step-by-Step Solution

1
Proteinüri karakterinin belirlenmesi
Rastgele idrarda 2+2+ olan proteinin sabah ilk idrarda negatifleşmesi saptandı.
Bu durum proteinürinin ortostatik (benign) olduğunu ve ileri tetkik gerektirmediğini gösterir.
2
Hematüri karakterinin belirlenmesi
Eritrositlerin her iki örnekte de persistans gösterdiği ve 'izomorfik' yapıda olduğu saptandı.
İzomorfik eritrositler hematürinin glomerüler değil, toplayıcı sistem kaynaklı (taş, hiperkalsiüri, enfeksiyon vb.) olduğunu düşündürür.
3
Etiyolojiye yönelik ilk testin seçilmesi
Spot idrarda kalsiyum/kreatinin oranı istenir.
Çocukluk çağında asemptomatik izole izomorfik hematürinin en sık nedenlerinden biri idiyopatik hiperkalsiüridir.

Key Concept

Ortostatik proteinüri ile izomorfik hematürinin ayırıcı tanıda birlikte değerlendirilmesi
Question 264Question

1111 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 yıldır devam eden persistan mikroskobik hematüri ve son kontrolünde saptanan 1+1+ proteinüri nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg (normal) olup ödem saptanmamıştır. Aile öyküsü sorgulandığında, dayısının 2828 yaşında kronik böbrek yetmezliği nedeniyle böbrek nakli olduğu öğrenilmiştir. İdrar mikroskopisinde her sahada bol miktarda dismorfik eritrosit saptanmıştır.

Bu hastada en olası tanı ve tanıyı desteklemek amacıyla yapılması gereken bir sonraki en uygun değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alport sendromu; odyometrik inceleme yapılmalıdır

Answer

Alport sendromu tanısını desteklemek için odyometrik inceleme (işitme testi) yapılmalıdır.
Hastada saptanan dismorfik eritrositler hematürinin glomerüler kaynaklı olduğunu kanıtlar. Ailede (özellikle dayıda) erken yaşta son dönem böbrek yetmezliği öyküsü ve hastada gelişen proteinüri, X'e bağlı geçiş gösteren Alport sendromu için tipiktir. Bu hastalarda Tip IV kollajen sentez bozukluğuna bağlı olarak glomerül dışında iç kulak da etkilenir; bu nedenle sensörinöral işitme kaybını belirlemek için odyometrik inceleme yapılması tanısal açıdan en uygun bir sonraki adımdır.

Step-by-Step Solution

1
Eritrosit morfolojisinin analizi
Dismorfik eritrositlerin varlığı, hematürinin böbrek parankimi (glomerül) kaynaklı olduğunu gösterir.
Hematüriye yaklaşımda ilk adım kaynağın (glomerüler vs non-glomerüler) belirlenmesidir.
2
Aile öyküsünün değerlendirilmesi
Dayıda (erkek akraba) genç yaşta böbrek yetmezliği öyküsü, X'e bağlı geçiş gösteren bir herediter nefriti düşündürür.
Aile öyküsü, persistan hematürilerin ayırıcı tanısında kritiktir.
3
Eşlik eden bulguların ve sonraki adımın belirlenmesi
Hematüriye proteinürinin eklenmesi progresif renal hasarı destekler. Alport sendromu şüphesiyle ekstra-renal bulgular araştırılmalıdır.
Alport sendromunda sensörinöral işitme kaybı ve oküler bulgular tanısal ipuçlarıdır.

Key Concept

Herediter nefritlerde (Alport sendromu) persistan glomerüler hematüri, aile öyküsü ve eşlik eden işitme kaybı ile tanıya gidilir.

Practice More

Alport sendromunda görülen göz bulgularını (anterior lentikonus) ve genetik geçiş modellerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 265Question

18 aylık bir erkek çocuk, büyüme geriliği, halsizlik ve tekrarlayan kusma şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde vücut ağırlığı ve boyu 3. persentilin altında saptanıyor. Kan basıncı normal sınırlardadır. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuç
Serum Sodyum (Na)136136 mEq/L
Serum Potasyum (K)3,13,1 mEq/L
Serum Klor (Cl)112112 mEq/L
Serum Bikarbonat (HCO3HCO_3)1515 mEq/L
Kan pH7,287,28
pCO2pCO_23232 mmHg
İdrar pH6,86,8

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Distal renal tübüler asidoz (Tip 1)

Answer

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Distal renal tübüler asidoz (Tip 1) ile uyumludur.
Hastada saptanan normal anyon açıklı metabolik asidoz (AA=9AA=9), hipokalemi (K=3,1K=3,1) ve sistemik asidoza rağmen idrarın 5,55,5'in altına düşürülememesi (İdrar pH 6,86,8) distal renal tübüler asidozun (Tip 1) karakteristik özellikleridir. Büyüme geriliği bu hastalarda sık görülen bir klinik sonuçtur.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunun değerlendirilmesi
pH 7,287,28 ve HCO3HCO_3 1515 mEq/L olması metabolik asidozu gösterir.
Primer asit-baz bozukluğunu saptamak için.
2
Anyon açığının (AA) hesaplanması
AA=Na(Cl+HCO3)=136(112+15)=9AA = Na - (Cl + HCO_3) = 136 - (112 + 15) = 9 mEq/L.
Metabolic asidozun tipini (normal veya artmış AA) belirlemek için.
3
İdrar pH'sının ve potasyum düzeyinin yorumlanması
Sistemik asidoza rağmen idrar pH'sının 6,86,8 olması ve serum potasyumunun 3,13,1 mEq/L (hipokalemi) saptanması.
Böbreğin asit atılım kapasitesini değerlendirerek RTA tipini belirlemek için.

Key Concept

Distal RTA (Tip 1), toplayıcı kanallarda H+H^+ salınımındaki defekt nedeniyle idrarın asidifiye edilememesi (idrar pH >5,5> 5,5) ve buna bağlı gelişen hipokalemik, normal anyon açıklı metabolik asidoz tablosudur.

Alternative Method

İdrar anyon açığı (İAA) hesaplanarak da ayrım yapılabilir. RTA vakalarında NH4+NH_4^+ atılımı bozulduğu için İAA pozitif saptanır.
Estimated Time:1m 30s
Question 266Question

1111 yaşında erkek çocuk, spor lisesine giriş için istenen sağlık raporu taraması sırasında idrar tetkikinde anormallik saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70 mmHg110/70 \text{ mmHg} olup ödem saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde serum kreatinin 0.6 mg/dL0.6 \text{ mg/dL}, serum kompleman (C3,C4C3, C4) ve ANAANA düzeyleri normal bulunuyor. İdrar mikroskopisinde her sahada 253025-30 eritrosit görülüyor ve bu eritrositlerin %12\%12'si akantosit morfolojisindedir. Vücut yüzey alanı 1.2 m21.2 \text{ m}^2 olan hastanın 2424 saatlik idrarında toplam protein miktarı 540 mg540 \text{ mg} olarak hesaplanıyor. Öyküsünde babasının 4040 yaşında kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz programına alındığı öğreniliyor.

Bu hastaya kesin tanı koymak amacıyla yapılacak böbrek biyopsisinde, elektron mikroskopisinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Glomerüler bazal membranın lamina densasında düzensiz kalınlaşma ve ayrışmalar

Answer

Elektron mikroskopisinde bazal membranın lamina densasında saptanan düzensiz kalınlaşma ve ayrışmalar (sepet örgüsü görünümü) Alport sendromu için en olası bulgudur.
Verilen vakada proteinüri miktarı hesaplandığında (18.75 mg/m2/saat18.75 \text{ mg/m}^2/\text{saat}) hastada belirgin bir proteinüri olduğu görülmektedir. Akantosit varlığı hematürinin glomerüler orijinini doğrular. Aile öyküsünde babanın erken yaşta (4040 yaş) kronik böbrek yetmezliğine girmesi, tabloyu herediter bir nefrit olan Alport sendromu ile uyumlu hale getirir. Alport sendromunun elektron mikroskopisindeki en tipik bulgusu ise bazal membran lamina densasında görülen düzensiz kalınlaşma ve ayrışmalardır (basket-weave appearance).

Step-by-Step Solution

1
Proteinüri miktarının hesaplanması ve yorumlanması.
540 mg/1.2 m2/24 saat=18.75 mg/m2/saat540 \text{ mg} / 1.2 \text{ m}^2 / 24 \text{ saat} = 18.75 \text{ mg/m}^2/\text{saat} bulunur.
Normal proteinüri sınırı 4 mg/m2/saat4 \text{ mg/m}^2/\text{saat} altıdır; 4404-40 arası non-nefrotik proteinüri olarak kabul edilir.
2
İdrar sedimentindeki eritrosit morfolojisinin değerlendirilmesi.
%12\%12 akantosit varlığı, hematürinin glomerüler kaynaklı olduğunu kanıtlar.
%5\%5 ve üzeri akantosit varlığı glomerüler hastalıklar için oldukça spesifiktir.
3
Klinik ve aile öyküsünün sentezlenmesi.
Glomerüler hematüri + persistent proteinüri + ailede erken yaşta KBY öyküsü = Alport Sendromu tanısına yönlendirir.
İnce Bazal Membran Hastalığında ailede KBY görülmesi beklenmez; Alport sendromunda ise her iki bulgu da sıktır.
4
Patolojik bulgunun belirlenmesi.
Alport sendromunun elektron mikroskopisindeki tipik bulgusu lamina densa ayrışmalarıdır.
Tip IV kolajen zincirlerindeki defekt bazal membranın yapısal bütünlüğünün bozulmasına ve ayrışmalara yol açar.

Key Concept

Alport sendromu; persistent glomerüler hematüri, progresif proteinüri ve karakteristik elektron mikroskopisi bulguları (sepet örgüsü) ile seyreden herediter bir nefrittir.

Practice More

Alport sendromu şüphesi olan hastalarda eşlik edebilecek sensorinöral işitme kaybı ve anterior lentikonus gibi göz bulgularını araştırmayı unutmayınız.

Alternative Method

Proteinüri miktarı mg/m²/saat cinsinden hesaplanırken, toplam mg miktarı vücut yüzey alanına ve ardından 24 saate bölünür. Bu hesaplama yapılmadan sadece spot değerlere bakmak tanısal yanılgıya yol açabilir.
Estimated Time:3m 0s
Question 267Question

1010 aylık bir erkek bebek, büyüme geriliği, iştahsızlık ve huzursuzluk şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 3.3. persentilin altında saptanmıştır. Yapılan laboratuvar incelemelerinde serum sodyum: 137137 mEq/L, potasyum: 6.26.2 mEq/L, klor: 114114 mEq/L, kalsiyum: 9.69.6 mg/dL, magnezyum: 2.02.0 mg/dL bulunmuştur. Kan gazı analizinde pH: 7.267.26, HCO3HCO_3: 1515 mEq/L ve pCO2pCO_2: 3232 mmHg saptanmıştır. İdrar analizinde idrar pH'sı 5.25.2 ölçülmüş; glukozüri veya proteinüri saptanmamıştır. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 4 renal tübüler asidoz

Answer

Tip 4 renal tübüler asidoz
Hastada saptanan hiperkloremik metabolik asidoz tablosuna eşlik eden hiperkalemi (6.26.2 mEq/L) ve idrarın 5.55.5'in altına asidifiye edilebilmesi (idrar pH: 5.25.2), Tip 4 renal tübüler asidozun tipik bulgularıdır. Tip 4 RTA genellikle hipoaldosteronizm veya toplayıcı tübüllerde aldosterona direnç (örneğin obstrüktif üropati sonrası) durumlarında gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendir
pH: 7.267.26 ve HCO3HCO_3: 1515 mEq/L olması metabolik asidozu gösterir.
Düşük pH ve düşük bikarbonat metabolik asidozun temel göstergesidir.
2
Elektrolitleri ve anyon açığını analiz et
Potasyum: 6.26.2 mEq/L (hiperkalemi) ve Klor: 114114 mEq/L (hiperkloremi). Anyon açığı [137(114+15)=8][137 - (114 + 15) = 8] normaldir.
Normal anyon açıklı hiperkloremik metabolik asidoz renal tübüler asidozları (RTA) düşündürür.
3
Potasyum düzeyine göre RTA tipini belirle
Hiperkalemik seyreden tek RTA tipi Tip 4'tür.
Tip 1 ve Tip 2 RTA'da potasyum düşüktür; Tip 4 ise hipoaldosteronizm veya aldosteron direncine bağlı olarak hiperkalemiyle seyreder.
4
İdrar pH'sını kontrol et
İdrar pH'sı 5.25.2 (asidik).
Tip 4 RTA'da distal asidifikasyon mekanizması sağlam olduğu için idrar pH'sı 5.55.5'in altına düşebilir.

Key Concept

Renal tübüler asidozlar arasında hiperkalemi ile giden tek tip Tip 4 RTA'dır.

Hints

1
Hastanın potasyum değerine dikkat edin; hiperkalemi mi yoksa hipokalemi mi var?
2
Normal anyon açıklı metabolik asidoz (RTA) tiplerinden hangisi yüksek potasyum ile seyreder?

Practice More

RTA tiplerini birbirinden ayırmak için potasyum düzeyi ve idrar pH'sını içeren bir karşılaştırma tablosu oluşturun.
Estimated Time:45s
Question 268Question

8 yaşında bir erkek çocuk, idrar miktarında azalma ve idrar renginin "çay rengine" dönüştüğü şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Hikayesinde yaklaşık 12 gün önce bacaklarında cerahatli yaralar (piyodermi) çıktığı ve kendiliğinden iyileştiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/90 mmHg135/90 \text{ mmHg}, göz kapaklarında ve her iki bacakta hafif ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum C3C3 düzeyi belirgin düşük, C4C4 düzeyi ise normal sınırlarda bulunuyor. İdrar mikroskopisinde her sahada bol dismorfik eritrosit ve eritrosit silindirleri izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut poststreptokok glomerülonefrit

Answer

Akut poststreptokok glomerülonefrit
Vakada tanımlanan çocukta, cilt enfeksiyonunu (piyodermi) takip eden 12 günlük latent periyot sonrasında gelişen makroskobik hematüri, hipertansiyon ve ödem tablosu tipik bir nefritik sendromdur. Laboratuvarda serum C3C3 düzeyinin düşük, C4C4 düzeyinin normal bulunması tanıyı destekleyen en kritik bulgudur. Bu profil, streptokok enfeksiyonu sonrası gelişen immün kompleks birikimine bağlı akut glomerülonefriti işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sendromun belirlenmesi
Nefritik Sendrom
Hastada hematüri (çay rengi idrar, eritrosit silindirleri), hipertansiyon ve ödem mevcuttur; bu üçlü nefritik sendromu tanımlar.
2
Latent periyot ve enfeksiyon odağının değerlendirilmesi
Post-enfeksiyöz süreç
Cilt enfeksiyonundan (piyodermi) 12 gün sonra semptomların başlaması, post-streptokok süreci destekler (boğaz ağrısı sonrası 1-2 hafta, cilt enfeksiyonu sonrası 2-3 hafta).
3
Kompleman profilinin analizi
Alternatif yol aktivasyonu
Serum C3'ün düşük, C4'ün normal olması, kompleman sisteminin alternatif yoldan aktive olduğunu gösterir ki bu durum APSGN için karakteristiktir.

Key Concept

Akut poststreptokok glomerülonefritte (APSGN), enfeksiyon sonrası latent bir dönem vardır ve kompleman C3 seviyesi geçici olarak düşer.
Estimated Time:1m 30s
Question 269Question

66 yaşında bir çocuk, vücutta yaygın ödem ve idrar miktarında azalma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri sonucunda hastaya nefrotik sendrom tanısı konuluyor. Bu hastada, başlangıç tedavisi olarak steroid başlanmadan önce böbrek biyopsisi yapılmasını gerektiren atipik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum C3C3 düzeyinin düşük olması

Answer

Biyopsi gerektiren atipik bulgu, serum C3 düzeyinin düşük olmasıdır.
Çocukluk çağı nefrotik sendromlarında, hasta 1-10 yaş arasındaysa ve nefritik özellikler (hipertansiyon, makroskobik hematüri, böbrek yetmezliği, düşük kompleman düzeyi) yoksa, en olası tanı Minimal Değişiklik Hastalığı'dır ve biyopsisiz steroid başlanır. Serum C3 düzeyinin düşük olması, tanıyı MDH'dan uzaklaştıran 'atipik' bir bulgudur ve biyopsi yapılmasını gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Hastanın çocukluk çağında (1-10 yaş) tipik nefrotik sendrom bulguları ile başvurduğu saptanır.
Pediatrik nefrotik sendromlarda en sık neden (%85-90) Minimal Değişiklik Hastalığı'dır (MDH).
2
Biyopsi endikasyonlarını (atipik özellikleri) gözden geçir.
MDH'da serum kompleman (C3, C4) düzeylerinin normal olması beklenir.
Düşük C3 düzeyi; membranoproliferatif glomerulonefrit (MPGN), poststreptokokal glomerulonefrit veya sistemik lupus eritematozus gibi farklı patolojilere işaret eder.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Hipokomplemantemi (düşük C3), steroid tedavisine başlamadan önce histopatolojik tanı için biyopsi yapılmasını zorunlu kılar.
Atipik bulgular (yaş <1 veya >10, dirençli hipertansiyon, belirgin hematüri, düşük C3) varlığında ampirik tedavi yerine biyopsi önceliklidir.

Key Concept

Pediatrik nefrotik sendromda ampirik steroid tedavisi öncesi böbrek biyopsisi endikasyonları.
Estimated Time:1m 30s
Question 270Question

1010 aylık bir erkek bebek, 44 gündür devam eden ishal ve kusma şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde turgor ve tonusun azaldığı, fontanelin çökük olduğu ve cildin hamur kıvamında (doughy skin) olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyum düzeyi 168168 mEq/L, potasyum 4.54.5 mEq/L, klor 132132 mEq/L, pH:7.30pH: 7.30, HCO3:14HCO_3: 14 mEq/L ve pCO2:28pCO_2: 28 mmHg olarak bulunuyor. Bu hastanın sıvı tedavisi ve klinik yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Serebral ödem riskini önlemek için serum sodyum düşüş hızı saatte 0.50.5 mEq/L'yi (günlük 1212 mEq/L) geçmemelidir.

Answer

Serebral ödem riskini önlemek için serum sodyum düşüş hızının saatte 0.50.5 mEq/L (günlük 1212 mEq/L) sınırını geçmemesi gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Hipernatremik dehidratasyonda beyin hücreleri, büzülmeyi önlemek için 'idiopatik ozmoller' adı verilen maddeler sentezleyerek hücre içi ozmolariteyi artırır. Eğer serum sodyum düzeyi (hücre dışı ozmolarite) çok hızlı düşürülürse, ozmotik gradyan nedeniyle su hızla beyin hücrelerinin içine girer ve bu durum yaşamı tehdit eden serebral ödeme yol açar. Bu riski önlemek için sodyum düşüş hızı saatte 0.50.5 mEq/L, günlük ise 1212 mEq/L'yi aşmamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hamur kıvamında cilt ve 168168 mEq/L sodyum düzeyi ile 'hipernatremik dehidratasyon' tanısı konur.
Tedavi stratejisini belirlemek için dehidratasyonun tipini (izotonik, hipotonik, hipertonik) belirlemek gerekir.
2
Patofizyolojik risklerin değerlendirilmesi
Hipernatremide beyin hücrelerinin ozmotik denge için 'idiopatik ozmoller' ürettiği ve hızlı sodyum düşüşünün serebral ödeme yol açacağı hatırlanır.
Hücre dışı sıvı ozmolaritesi aniden düşerse, su hücre içine girerek hücrenin şişmesine neden olur.
3
Tedavi hızının belirlenmesi
Sodyum düşüş hızının saatte 0.50.5 mEq/L'yi geçmeyecek şekilde 4848-7272 saatlik bir plana yayılması gerektiğine karar verilir.
Güvenli sodyum düşüş hızı nörolojik komplikasyonları önlemek için kritiktir.

Key Concept

Hipernatremik dehidratasyon tedavisinde serebral ödem riskini önlemek için serum sodyum düzeyi yavaşça (<0.5<0.5 mEq/L/saat) düşürülmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 271Question

1212 yaşında bir erkek çocuk, deprem sonrası her iki bacağının ağır bir beton blok altında kalması sonucu acil servise getiriliyor. Fizik muayenede her iki alt ekstremitede yaygın ezilme yaralanmaları, gerginlik ve ödem saptanıyor. Hastanın son 66 saattir idrar çıkışının belirgin azaldığı (<0.5< 0.5 ml/kg/saatml/kg/saat) öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin değeri 2.62.6 mg/dLmg/dL, potasyum 6.46.4 mEq/LmEq/L ve kreatin kinaz (CK) değeri 55.00055.000 U/LU/L (Normal: <200< 200) bulunuyor. İdrar analizinde dipstick ile 3+3+ kan pozitifliği saptanmasına rağmen, mikroskopik incelemede her sahada yalnızca 121-2 eritrosit görülüyor. İdrar biyokimyasında idrar sodyumu (UNaU_{Na}) 5555 mEq/LmEq/L ve fraksiyonel sodyum ekskresyonu (FENaFENa) %2.4\%2.4 olarak hesaplanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki akut böbrek yetmezliğinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut tübüler nekroz (Pigment nefropatisi)

Answer

Vakadaki klinik ve laboratuvar verileri, rabdomiyolize ikincil olarak gelişen pigment nefropatisi ve buna bağlı Akut Tübüler Nekroz (ATN) tablosunu göstermektedir.
Ezilme yaralanması sonucu gelişen rabdomiyoliz tablosunda, kaslardan salınan miyoglobin böbrek tübüllerde hasar oluşturarak Akut Tübüler Nekroza (ATN) neden olur. Bu durumda tübüler sodyum emilimi bozulduğu için FENa>%1FENa > \%1 ve idrar sodyumu >40> 40 mEq/LmEq/L olarak bulunur. Ayrıca idrar dipstick testinin miyoglobine duyarlı olması nedeniyle kan pozitif çıkar ancak mikroskopide eritrosit saptanmaz.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Ezilme yaralanması (crush) ve aşırı yüksek CK değeri (55.00055.000 U/LU/L) rabdomiyoliz tanısını koydurur.
Kas yıkımı sonucu kana yoğun miyoglobin salınır.
2
İdrar bulgularını analiz et.
Dipstick kan (+) ancak mikroskopi eritrosit (-) olması miyoglobinüriyi doğrular.
Dipstick hem grubuna duyarlıdır; hem hemoglobin hem miyoglobin pozitif sonuç verir.
3
Üriner indeksleri yorumla.
FENa>%1FENa > \%1 (%2.4\%2.4) ve idrar sodyumu >40> 40 mEq/LmEq/L (5555 mEq/LmEq/L) renal parankimal hasarı gösterir.
Tübüler fonksiyonlar bozulduğu için böbrek sodyumu tutamaz ve idrarı konsantre edemez.
4
Tanıyı netleştir.
Akut Tübüler Nekroz (Pigment nefropatisi).
Miyoglobin tübüllerde obstrüksiyon ve doğrudan toksisite yaparak ATN'ye yol açmıştır.

Key Concept

Rabdomiyolizde miyoglobinüriye bağlı gelişen Akut Tübüler Nekrozun (ATN) üriner indeksler ve idrar analizi ile tanınması.

Practice More

Rabdomiyolizli hastada gelişen hiperkalemi ve hipokalsemi mekanizmalarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 272Question

99 aylık bir erkek bebek; iştahsızlık, büyüme geriliği, çok su içme ve sık idrara çıkma yakınmaları ile getirilmiştir. Öyküsünden son 33 aydır kilo alımının durduğu ve polidipsi-poliüri şikayetlerinin belirginleştiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 3.3. persentilin altındadır. Kan basıncı 85/5585/55 mmHg (normal) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum NaNa: 138138 mEq/L, KK: 2.62.6 mEq/L, ClCl: 116116 mEq/L, CaCa: 9.69.6 mg/dL, MgMg: 2.12.1 mg/dL saptanıyor. Venöz kan gazında pHpH: 7.227.22, HCO3HCO_3: 1212 mEq/L, pCO2pCO_2: 2929 mmHg bulunuyor. İdrar analizinde pHpH: 7.07.0, glukoz ()(-), protein ()(-) ve sediment normal saptanırken; idrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.60.6 (yüksek) ve idrar anyon açığı pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 11 (Distal) renal tübüler asidoz

Answer

Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz
Hastada saptanan normal anyon açıklı metabolik asidoz, hipokalemi ve sistemik asidoza rağmen idrar pH'ının 7.07.0 olması (asidifikasyon kusuru) Tip 11 (Distal) RTA tanısını koydurur. Ayrıca idrar kalsiyum atılımının yüksek olması (Ca/CrCa/Cr oranı >0.2> 0.2) distal RTA için beklenen, nefrokalsinozise yol açabilen bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu ve serum anyon açığını değerlendir
pHpH: 7.227.22 (Asidoz) ve Anyon Açığı: 138(116+12)=10138 - (116 + 12) = 10 (Normal)
Normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz saptanması, RTA veya gastrointestinal kayıpları düşündürür.
2
İdrar anyon açığını ve idrar pH'ını kontrol et
İdrar pHpH: 7.07.0 ve İdrar Anyon Açığı: Pozitif
Sistemik asidoza rağmen idrarın asidifiye edilememesi (pH > 5.5) ve pozitif idrar anyon açığı (NH4+ atılım kusuru), distal tübüler fonksiyon bozukluğunu (Tip 1 RTA) doğrular.
3
Ek laboratuvar bulguları ile ayırıcı tanı yap
Hipokalemi, glukozüri yokluğu ve hiperkalsiüri (Ca/Cr:0.6Ca/Cr: 0.6)
Tip 2 RTA'da Fanconi bulguları beklenirdi; Bartter/Gitelman'da alkaloz görülürdü. Hiperkalsiüri varlığı Tip 1 RTA'da nefrokalsinozis riskini artırır.

Key Concept

Distal RTA (Tip 1), hidrojen iyonu salgılanmasındaki bozukluk nedeniyle idrar pH'ının 5.5'in altına düşürülememesi, hipokalemi ve hiperkalsiüri ile karakterizedir.

Practice More

Tip 4 RTA'nın hipoaldosteronizm veya direnci sonucu hiperkalemi ile seyrettiğini ve idrar pH'ının genellikle 5.5'in altında olabildiğini unutmayın.
Estimated Time:2m 30s
Question 273Question

Böbreklerin embriyolojik gelişimi sırasında alt pollerin orta hatta birleşmesi sonucu oluşan ve kraniyale göçün inferior mezenterik arter tarafından engellendiği doğumsal anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: At nalı böbrek

Answer

At nalı böbrek
At nalı böbrek, metanefrik dokuların pelviste, genellikle alt pollerinden birleşmesiyle oluşur. Böbrekler embriyolojik gelişim sırasında pelvisten yukarı doğru yükselirken, birleşmiş olan kısım (istmus) inferior mezenterik arterin başlangıç seviyesine çarpar ve daha fazla yükselmesi engellenir.

Step-by-Step Solution

1
Anomalinin temel anatomik özelliğini belirle.
Soruda böbreklerin alt pollerinin birleştiği ve yükselmenin kısıtlandığı belirtilmektedir.
At nalı böbrek, en sık görülen birleşme (füzyon) anomalisidir.
2
Embriyolojik göçü sınırlayan anatomik yapıyı hatırla.
Inferior mezenterik arter (İMA), böbreklerin pelvisten lomber bölgeye yükselmesi sırasında birleşmiş olan alt pollerin (istmusun) önüne geçer.
Böbrekler normalde pelvisten yukarı göç ederken damarsal yapılar bu göçü kısıtlayabilir.
3
Tanımlanan kriterlere uyan anomaliyi seç.
At nalı böbrek, İMA seviyesinde durduğu için genellikle normalden daha aşağı yerleşimlidir.
Bu anomaliye özgü klasik bir bilgidir.

Key Concept

At nalı böbrek anomalisi ve inferior mezenterik arter ilişkisi

Practice More

At nalı böbreği olan hastalarda artmış taş oluşumu ve idrar yolu enfeksiyonu riskini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:30s
Question 274Question

1111 yaşında kız hasta; 1010 gün önce geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası idrar renginde koyulaşma, göz kapaklarında şişlik ve baş ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde kan basıncı 140/95140/95 mmHg (yaş ve boya göre >95.>95. persantil), pretibial (++)(++) ödem saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde; tam idrar tetkikinde protein (+++)(+++), bol dismorfik eritrosit ve eritrosit silendirleri izlenmiştir. Serum C3C3 düzeyi 2828 mg/dL (N: 8016080-160), C4C4 düzeyi 55 mg/dL (N: 154515-45), ASOASO titresi 600600 IU/ml olarak bulunmuştur. Takibinde 2.2. haftada proteinürinin 4545 mg/m²/saat düzeyine ulaştığı gözlenen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip 1

Answer

Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip 1
Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip 1 (MPGN Tip 1), hem klasik hem de alternatif kompleman yollarını aktive eder, bu nedenle serumda C3C3 ve C4C4 düzeyleri birlikte düşük bulunur. Vakadaki hastanın hem nefritik bulgular (HT, hematüri) hem de nefrotik düzeyde proteinüri sergilemesi, karma bir tablo olan MPGN için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analizi
Hipertansiyon, hematüri ve ödem varlığı ile hastada nefritik sendrom tablosu mevcuttur.
Vakadaki semptomlar ve idrar sedimentindeki eritrosit silendirleri glomerüler bir hasarı (nefritik süreç) doğrular.
2
Kompleman profili değerlendirmesi
Hem C3C3 hem de C4C4 düşüktür.
Kompleman yolağının klasik yoldan aktive olduğunu gösterir. Akut poststreptokoksik glomerülonefritte ise sadece C3C3 düşüklüğü (alternatif yol) beklenir.
3
Ayırıcı tanı ve proteinüri takibi
Proteinürinin 4545 mg/m²/saat (nefrotik düzey) seviyesine çıkması ve düşük C4C4 varlığı.
ASOASO yüksekliği yanıltıcı olabilir; ancak hem nefritik hem nefrotik bulguların bir arada olması ve klasik yolak aktivasyonu en çok Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip 1 ile uyumludur.

Key Concept

Glomerülonefritlerde kompleman profili ve proteinüri şiddeti ayırıcı tanıda kritiktir; C4C4 düşüklüğü klasik yolak aktivasyonunu (MPGN Tip 1, SLE) gösterir.
Question 275Question

55 aylık bir kız bebek, 38,5C38,5^\circ\text{C} ateş, huzursuzluk ve beslenme güçlüğü şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde patolojik bir bulguya rastlanmıyor. Kateterizasyon (sondaj) yöntemiyle alınan idrar örneğinin mikroskopisinde her sahada 2020 lökosit görülüyor; idrar kültüründe ise 10510^5 cfu/mlcfu/ml E.E. colicoli üremesi saptanıyor. Hastanın ilk ateşli idrar yolu enfeksiyonu atağı olduğu öğreniliyor. Yapılan renal ultrasonografide (USGUSG) sol böbrek pelvisi 88 mmmm (dilatasyon lehine) ölçülüyor.

Bu hasta için bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) uygulanması

Answer

İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) uygulanması
Beş aylık, yani 2 ay-2 yaş aralığındaki bir çocukta ilk ateşli idrar yolu enfeksiyonu (İYE) sonrası yapılması gereken ilk tetkik renal ultrasonografidir. Eğer ultrasonografide hidronefroz, skar şühesi veya pelvikaliektazi (dilatasyon) saptanırsa, vezikoüreteral reflü (VUR) açısından hastaya işeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) yapılması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Tanısal kriterlerin kontrolü
İdrar yolu enfeksiyonu tanısı kesinleşmiştir.
Kateterizasyon ile alınan idrarda >50.000>50.000 cfu/mlcfu/ml üreme tanı için yeterlidir.
2
İlk görüntüleme sonucunun değerlendirilmesi
Renal ultrasonografide anormal bir bulgu (pelvis dilatasyonu) mevcuttur.
Ateşli İYE geçiren 2 ay-2 yaş arası çocuklarda ilk adım renal USG'dir.
3
Bir sonraki görüntüleme adımının belirlenmesi
Vezikoüreteral reflü (VUR) araştırması için VCUG planlanmalıdır.
USG'de dilatasyon, skar veya hidronefroz saptanması veya tekrarlayan ateşli İYE öyküsü olması VCUG endikasyonudur.

Key Concept

Pediatrik ateşli idrar yolu enfeksiyonu sonrası görüntüleme algoritması ve VCUG endikasyonları.

Alternative Method

NICE (İngiliz) kılavuzlarına göre, ilk İYE sonrası USG normal ise VCUG yapılması gerekmezken; AAP (Amerikan) kılavuzları USG'de dilatasyon saptanan veya ikinci ateşli İYE geçiren çocuklara VCUG önermektedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 276Question

55 yaşında bir kız çocuk, karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayetiyle başvuruyor. İdrar çubuğu (dipstick) testinde 4+4+ proteinüri saptanıyor. Fizik muayenede asit ve pretibial ödem saptanırken, kan basıncı yaşına göre normal bulunuyor. Bu hastada Nefrotik Sendrom tanısı koyabilmek için aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin varlığı şarttır?

Show answer & explanation

Answer: Hipoalbüminemi

Answer

Hipoalbüminemi
Nefrotik sendromun tanımı gereği, masif proteinüriye (>40>40 mg/m2/saatmg/m^2/saat veya idrar protein/kreatinin oranı >2>2) eşlik eden serum albümin düzeyinin 2.52.5 g/dLg/dL altında olması (hipoalbüminemi) tanı için temel ve zorunlu bir laboratuvar kriteridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada yaygın ödem ve masif proteinüri (4+4+) mevcuttur, kan basıncı normaldir.
Bu tablo öncelikle nefrotik sendromu düşündürür.
2
Nefrotik sendromun tanı kriterlerini hatırla.
Nefrotik sendrom tanısı için: 1. Masif proteinüri, 2. Hipoalbüminemi (<2.5<2.5 g/dLg/dL), 3. Ödem ve 4. Hiperlipidemi gereklidir.
Tanıyı netleştirmek için proteinüriye eşlik eden diğer temel bileşenleri belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri diferansiyel tanı açısından değerlendir.
Hipoalbüminemi nefrotik sendromun tanı kriteri iken; hematüri, hipertansiyon ve hipokomplementemi nefritik sendrom özellikleridir.
Doğru tanıyı koymak için nefrotik ve nefritik sendrom bulgularını ayırt etmek şarttır.

Key Concept

Nefrotik Sendrom Tanı Kriterleri
Estimated Time:45s
Question 277Question

55 yaşında bir erkek çocuk, tüm vücudunda yaklaşık bir haftadır devam eden yaygın ödem şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6095/60 mmHgmmHg (normal) ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde tam idrar analizinde 4+4+ proteinüri saptanırken, mikroskobik incelemede silindir veya eritrosit görülmüyor. Serum albümin düzeyi 1.81.8 g/dLg/dL, total kolesterol düzeyi 320320 mg/dLmg/dL, serum C3C3 ve C4C4 düzeyleri ise normal olarak bulunuyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin varlığı, steroid tedavisi başlanmadan önce böbrek biyopsisi yapılmasını gerektiren kesin bir endikasyondur?

Show answer & explanation

Answer: Belirgin makroskobik hematüri

Answer

Belirgin makroskobik hematüri varlığı, çocuklarda steroid tedavisine başlamadan önce böbrek biyopsisi yapılması gereken atipik durumlardan biridir.
Çocuklarda nefrotik sendromun en sık nedeni Minimal Değişiklik Hastalığı'dır ve bu yaş grubunda normal laboratuvar bulguları varlığında doğrudan steroid başlanır. Ancak belirgin makroskobik hematüri, MDH tablosunda beklenmeyen bir durumdur. Bu bulgu, eşlik eden başka bir glomerülonefrit veya vaskülit ihtimalini doğurduğu için tedavi öncesi biyopsi endikasyonu oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada masif proteinüri, hipoalbüminemi ve ödem ile karakterize tipik bir nefrotik sendrom tablosu mevcuttur.
Tanı kriterlerini doğrulamak için gereklidir.
2
Hastanın yaşını ve kompleman düzeylerini kontrol et.
55 yaş ve normal C3/C4C3/C4 düzeyleri, çocukluk çağının en sık nefrotik sendrom nedeni olan Minimal Değişiklik Hastalığı (MDH) ile uyumludur.
MDH'da genellikle biyopsi yapılmadan steroid tedavisine başlanır.
3
Biyopsi endikasyonlarını gözden geçir.
Makroskobik hematüri, MDH için çok nadir bir bulgudur ve diğer glomerülopatileri (örn. IgA nefropatisi, MPGN) dışlamak için biyopsi gerektirir.
Atipik seyirli olguları ayırt etmek için biyopsi şarttır.

Key Concept

Çocukluk çağı nefrotik sendromunda (genellikle MDH şüphesiyle) başlangıçta biyopsi yapılmaz; ancak atipik yaş (<1<1 veya >12>12 yaş), dirençli hipertansiyon, makroskobik hematüri, düşük kompleman düzeyleri veya açıklanamayan böbrek yetmezliği varlığında biyopsi endikedir.

Hints

1
Minimal Değişiklik Hastalığı (MDH) çocuklarda nefrotik sendromun en yaygın nedenidir ve genellikle steroidlere iyi yanıt verir.
2
Hangi bulgular MDH tanısından uzaklaştırıp bizi biyopsiye yönlendirir? Yaş, tansiyon, kompleman ve idrar içeriğine odaklanın.

Practice More

Nefrotik sendromlu bir çocukta steroid tedavisine rağmen proteinürinin 484-8 hafta sürmesi (steroid direnci) durumunda bir sonraki adımın ne olması gerektiğini araştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 278Question

12 yaşında bir erkek çocuk, kronik böbrek yetmezliği (GFHGFH: 1818 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) nedeniyle izlenmektedir. Hastaya hemoglobin değerinin 8.28.2 g/dLg/dL saptanması üzerine haftalık subkutan eritropoetin (EPOEPO) tedavisi başlanmıştır. Tedavinin 3. ayında hemoglobin değerinin halen 8.58.5 g/dLg/dL olduğu ve hedeflenen artışın sağlanamadığı görülmüştür. Laboratuvar incelemesinde ferritin: 350350 ng/mLng/mL ve transferrin satürasyonu: %35\%35 olarak saptanmıştır. Bu hastada eritropoetin direncine neden olan en olası patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sekonder hiperparatiroidi

Answer

Sekonder hiperparatiroidi
Sekonder hiperparatiroidi, kronik böbrek yetmezliğinde fosfor birikimi ve Vitamin D eksikliği sonucu gelişir. Yüksek parathormon (PTHPTH) düzeyleri kemik iliğinde fibrozise (Osteitis fibrosa cystica) yol açarak eritroid serinin eritropoetine yanıtını azaltır ve direnç oluşturur. Demir depoları yeterli olan bir KBY hastasında EPO'ya yanıtsızlıkta bu durum akla gelmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın anemi tablosu ve tedavi yanıtı değerlendirilir.
Hb 8.28.2 g/dLg/dL olan hastaya EPO başlanmış ancak 3 ayda anlamlı artış sağlanamamış (EPO direnci).
Tedavi yanıtını değerlendirmek için yeterli süre (en az 4-8 hafta) geçmiştir.
2
Eritropoetin direncine yol açan ilk ve en sık neden olan demir eksikliği dışlanır.
Ferritin 350350 ng/mLng/mL ve TSATTSAT %35\%35 saptanarak demir depolarının yeterli olduğu görülmüştür.
Demir eksikliği, EPO direncine yol açan nedenlerin başında gelir.
3
Demir eksikliği dışındaki direnç nedenleri (enfeksiyon, inflamasyon, hiperparatiroidi, alüminyum toksisitesi) incelenir.
KBY hastalarında yüksek PTHPTH düzeylerinin kemik iliğinde yaptığı değişiklikler analiz edilir.
Sekonder hiperparatiroidi, osteitis fibrosa cystica ve kemik iliği fibrozisi yaparak eritroid öncüllere baskı uygular.

Key Concept

Eritropoetin Direnci ve Sekonder Hiperparatiroidi İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 279Question

Nefrotik sendrom tanısıyla takip edilen 99 yaşındaki bir erkek çocukta, ani gelişen sağ yan ağrısı, makroskobik hematüri ve sağ lomber bölgede ağrılı bir kitle saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar incelemelerinde serum kreatinin düzeyinin 0.50.5 mg/dL'den 1.31.3 mg/dL'ye yükseldiği, proteinürinin ise belirgin şekilde arttığı gözleniyor. Serum kompleman (C3C3, C4C4) düzeyleri normal sınırlardadır.

Bu klinik tabloya göre, bu hastada gelişen en olası komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Renal ven trombozu

Answer

Nefrotik sendromlu bir hastada yan ağrısı, makroskobik hematüri ve kitle saptanması durumunda en olası tanı renal ven trombozudur.
Renal ven trombozu, nefrotik sendromun ciddi bir vasküler komplikasyonudur. Yan ağrısı, makroskobik hematüri, böbrekte büyüme (kitle) ve böbrek fonksiyonlarında akut bozulma (kreatinin artışı) bu durum için karakteristik klinik triadı oluşturur. Nefrotik sendromdaki hiperkoagülabilite durumu (antitrombin III, protein S ve C kaybı, trombositoz, artmış fibrinojen) bu tabloya zemin hazırlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yan ağrısı + hematüri + ele gelen kitle + kreatinin artışı saptandı.
Bu bulgular böbrek damarlarında akut bir tıkanıklığa işaret eder.
2
Nefrotik sendromun komplikasyonlarını değerlendir
Nefrotik sendromda hiperkoagülabilite nedeniyle tromboembolik olay riski yüksektir.
Antitrombin III kaybı ve fibrinojen artışı gibi faktörler tromboza zemin hazırlar.
3
Diferansiyel tanı yap
Kitle ve hematüri varlığı, enfeksiyon (peritonit) veya basit taş hastalığından ziyade renal ven trombozunu destekler.
Özellikle membranöz nefropatili hastalarda bu risk en yüksektir.

Key Concept

Nefrotik sendromun tromboembolik komplikasyonları ve renal ven trombozu klinik triadı.

Practice More

Nefrotik sendromda tromboz riskinin en yüksek olduğu spesifik histopatolojik tanıyı (Membranöz Nefropati) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 280Question

1010 aylık bir erkek bebek; iştahsızlık, kusma ve beklenen ağırlık artışının olmaması şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden son birkaç aydır çok su içtiği ve bezinin normalden daha sık dolduğu öğrenilmiştir. Fizik muayenede vücut ağırlığı ve boyu 33. persentilin altındadır. Laboratuvar incelemelerinde elde edilen bulgular aşağıda sunulmuştur:

İncelemeDeğer
Kan gazı pH7.267.26
HCO3HCO_31313 mEq/LmEq/L
pCO2pCO_23030 mmHgmmHg
Serum Na+Na^+137137 mEq/LmEq/L
Serum K+K^+2.72.7 mEq/LmEq/L
Serum ClCl^-114114 mEq/LmEq/L
Serum Ca2+Ca^{2+}9.29.2 mg/dLmg/dL
Serum Mg2+Mg^{2+}2.02.0 mg/dLmg/dL
İdrar pH6.56.5
İdrar glukozuNegatif

Böbrek ultrasonografisinde medüller bölgede ekojenite artışı (nefrokalsinozis) saptanmıştır. Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Distal renal tübüler asidoz (Tip 1)

Answer

Hiperkloremik metabolik asidoz, hipokalemi, alkali idrar (pH>5.5pH > 5.5) ve nefrokalsinozis bulguları ile seyreden tablo Distal renal tübüler asidoz (Tip 1) olarak tanımlanır.
Hastada saptanan normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz, hipokalemi ve idrarın asidifiye edilememesi (pH>5.5pH > 5.5) klasik distal (Tip 1) RTA bulgularıdır. Ayrıca, distal RTA'da görülen hiperkalsiüri ve hipositratüri, kalsiyum fosfat taşlarına ve medüller nefrokalsinozise yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz dengesi ve elektrolit analizi yapılması
Kan gazında pH 7.267.26 ve HCO3HCO_3 1313 mEq/LmEq/L saptanması metabolik asidozu; serum ClCl^- 114114 mEq/LmEq/L olması hiperkloremik (normal anyon açığı) durumu; K+K^+ 2.72.7 mEq/LmEq/L olması hipokalemiyi gösterir.
Ayırıcı tanıda asidozun tipi ve potasyum düzeyi kritik öneme sahiptir.
2
İdrar pH'ının değerlendirilmesi
Sistemik asidoza rağmen idrar pH'ının 6.56.5 (>5.5> 5.5) olması, böbreğin distal tübülünde hidrojen iyonu salgılama yeteneğinin bozulduğunu gösterir.
Normal bir yanıtta asidoz durumunda idrarın 5.55.5'in altına asidifiye olması beklenir; olmaması distal tübül hasarını işaret eder.
3
Klinik ve radyolojik bulguların birleştirilmesi
Büyüme geriliği, poliüri ve radyolojik olarak nefrokalsinozis varlığı distal RTA tanısını kesinleştirir.
Nefrokalsinozis, hiperkalsiüri ve düşük idrar sitratı nedeniyle Tip 1 RTA'da sık görülürken proksimal RTA'da görülmez.

Key Concept

Distal RTA (Tip 1), hidrojen salınımı bozukluğu nedeniyle asidoza rağmen idrarın asidifiye edilememesi ve sıklıkla nefrokalsinozis ile karakterizedir.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 14 / 18Next
Nefroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 14 | Examkin