Nefroloji

349 questions

Question 41Question

Antenatal ultrasonografisinde sol böbrekte çift toplayıcı sistem şüphesi ve üst polde hidronefroz saptanan kız bebek, doğum sonrası 10.10. günde değerlendiriliyor. Postnatal ultrasonografide sol böbrek üst polünde ileri derecede dilatasyon ve parankimal incelme, alt polde ise hafif dilatasyon izleniyor. Mesane içerisinde sol üreterin sonlanma bölgesinde ince duvarlı, kistik bir genişleme (üreterosel) saptanıyor. Bu hastanın klinik yönetimi ve eşlik edebilecek anomaliler dikkate alındığında, yapılacak olan işeme sistoüretrografisinde (VCUG) saptanma olasılığı en yüksek olan ek patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aynı taraf (sol) böbrek alt polüne vezikoüreteral reflü

Answer

Çift toplayıcı sisteme sahip bu hastada, Weigert-Meyer kanunu uyarınca aynı taraf böbreğin alt polüne vezikoüreteral reflü saptanma olasılığı en yüksektir.
Çift toplayıcı sistemlerde üreterlerin mesaneye giriş ilişkisini açıklayan Weigert-Meyer kanununa göre; üst polü drene eden üreter mesaneye daha aşağıda ve içte (inferomedial) sonlanarak sıklıkla obstrüksiyona veya üreterosele yol açar. Alt polü drene eden üreter ise mesaneye daha yukarıda ve dışta (superolateral) girer. Bu yerleşim, alt pol üreterinin mesane duvarı içindeki tünel boyunun kısa kalmasına neden olarak koruyucu kapak mekanizmasını bozar ve vezikoüreteral reflü riskini (vakaların yaklaşık %405040-50'sinde) artırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablodaki anatomik anomaliyi tanımlayın.
Hastada çift toplayıcı sistem (duplex collecting system) ve üst pol üreteriyle ilişkili bir üreterosel mevcuttur.
Ultrasonografi bulguları üst polde dilatasyon ve mesanede kistik yapı (üreterosel) göstermektedir.
2
Weigert-Meyer kanununu uygulayın.
Üst pol üreteri inferomedialde (ektopik) ve sıklıkla obstrüktif sonlanırken; alt pol üreteri superolateralde (ortotopik) ve reflüye meyilli sonlanır.
Çift toplayıcı sistemlerde üreterlerin çaprazlaşma kuralı anatomik yerleşimi belirler.
3
Tanısal testin (VCUG) amacını belirleyin.
VCUG, vezikoüreteral reflüyü (VUR) saptamak için en duyarlı yöntemdir ve bu vakada alt poldeki reflüyü gösterecektir.
Üreterosel nedeniyle üst pol obstrükte olduğundan VCUG'da genellikle reflü izlenmez; reflü zayıf kapak düzeneği nedeniyle alt polde beklenir.

Key Concept

Weigert-Meyer Kanunu

Practice More

Çift toplayıcı sistemlerde üst polün parankim fonksiyonunu değerlendirmek için hangi nükleer tıp yönteminin (DMSA/MAG3) seçilmesi gerektiğini araştırınız.

Alternative Method

Vakayı çözerken 'Üst-Obstrüksiyon, Alt-Reflü' (ÜO-AR) şeklinde bir kısaltma kullanmak Weigert-Meyer ilişkisini hatırlamayı kolaylaştırabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 42Question

Antenatal 3434. haftada oligohidramniyos ve belirgin batın distansiyonu saptanan erkek bebek, miadından erken sezaryen ile doğurtuluyor. İlk muayenesinde batın ön duvarının ince ve buruşuk olduğu, bağırsak anslarının dışarıdan izlenebildiği dikkati çekiyor. Bilateral testisleri skrotumda ve inguinal kanalda palpe edilemeyen bebeğin postnatal üriner ultrasonografisinde; her iki üreterin ileri derecede dilate ve tortuöz olduğu, mesanenin çok geniş (megasistis) olduğu ve prostatik üretranın dilate göründüğü saptanıyor.

Bu klinik tablo ile izlenen hastada, uzun dönem prognozu belirleyen en önemli faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek displazisinin derecesi

Answer

Uzun dönem prognozu belirleyen en önemli faktör böbrek displazisinin derecesidir.
Prune-Belly sendromunda (Eagle-Barrett) hastaların yaşam kalitesini ve uzun dönem sağkalımını belirleyen en kritik yapısal faktör böbrek displazisinin varlığı ve derecesidir. Bu sendromda üriner sistem boyunca (üreterler, mesane, üretra) dilatasyon izlense de, asıl parankimal hasar displazi ile ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Eagle-Barrett (Prune-Belly) Sendromu tanısı konur.
Batın kaslarının yokluğu (erik kurusu karın), bilateral kriptorşidizm ve üriner sistem anomalileri (megaüreter, megasistis) klasik triadını oluşturur.
2
Neonatal dönem risk değerlendirmesi
Akciğer hipoplazisi dışlanmalıdır.
Bu hastalarda neonatal dönemdeki en sık ölüm nedeni oligohidramniyosa sekonder gelişen akciğer hipoplazisidir.
3
Uzun dönem prognozun belirlenmesi
Renal parankim ve displazi değerlendirilir.
Hayatta kalan bebeklerde kronik böbrek yetmezliğine gidişi belirleyen temel unsur, doğumda mevcut olan renal displazinin derecesidir.

Key Concept

Prune-Belly Sendromu (Eagle-Barrett) Triadı ve Prognozu

Practice More

Prune-Belly sendromu ile Posterior Üretral Valv (PUV) arasındaki ayırıcı tanıyı, üretra dilatasyonunun seviyesi üzerinden çalışınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 43Question

1818 aylık bir erkek çocuk; boy ve kilo alımında duraklama, aşırı su içme ve sık idrara çıkma yakınmaları ile getirilmiştir. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulgusu saptanmamış olup, tartı ve boyunun 3.3. persentilin altında olduğu görülmüştür. Hastanın laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

ParametreDeğer
Kan pHpH7.227.22
Serum HCO3HCO_3^-12 mEq/L12\text{ mEq/L}
Serum pCO2pCO_228 mmHg28\text{ mmHg}
Serum Na+Na^+138 mEq/L138\text{ mEq/L}
Serum K+K^+2.8 mEq/L2.8\text{ mEq/L}
Serum ClCl^-114 mEq/L114\text{ mEq/L}
Serum CaCa9.4 mg/dL9.4\text{ mg/dL}
Serum MgMg2.0 mg/dL2.0\text{ mg/dL}
İdrar pHpH6.86.8
İdrar Na+Na^+45 mEq/L45\text{ mEq/L}
İdrar K+K^+30 mEq/L30\text{ mEq/L}
İdrar ClCl^-35 mEq/L35\text{ mEq/L}

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz

Answer

Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz tanısı, hiperkloremik metabolik asidoz, hipokalemi, uygunsuz alkali idrar (pH>5.5pH > 5.5) ve pozitif idrar anyon açığı bulgularıyla konur.
Doğru seçenek olan Distal (Tip 1) RTA, hastadaki hiperkloremik metabolik asidoz, hipokalemi ve alkali idrar bulgularını tam olarak açıklar. İdrar anyon açığının pozitif olması (+40+40), böbreğin distal tübül yoluyla amonyum üreterek asit yükünü atamadığını gösterir; bu bulgu distal asidifikasyon defekti için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendir.
Kan pHpH 7.227.22 ve HCO3HCO_3 12 mEq/L12\text{ mEq/L} ile metabolik asidoz mevcuttur.
Tanısal sürecin ilk adımı asidoz varlığını kanıtlamaktır.
2
Serum anyon açığını hesapla.
Na(Cl+HCO3)=138(114+12)=12 mEq/LNa - (Cl + HCO_3) = 138 - (114 + 12) = 12\text{ mEq/L} (Normal).
Normal anyon açıklı (hiperkloremik) asidoz, bikarbonat kaybı veya RTA'yı düşündürür.
3
İdrar asidifikasyonunu ve idrar pHpH'ını kontrol et.
Sistemik asidoza rağmen idrar pHpH6.86.8 (alkali).
İdrar pHpH'ının 5.55.5 altına inememesi distal tübülde hidrojen sekresyonu bozukluğunu gösterir.
4
İdrar anyon açığını (İAA) hesapla.
(Na+K)Cl=(45+30)35=+40(Na + K) - Cl = (45 + 30) - 35 = +40.
Pozitif İAA, idrarla amonyum (NH4+NH_4^+) atılımının olmadığını göstererek distal tübüler disfonksiyonu kesinleştirir.

Key Concept

Distal (Tip 1) RTA'da temel kusur distal tübülde H+H^+ sekresyonu yapılamamasıdır. Bu durum sistemik asidoza rağmen idrarın 5.55.5 altına asidifiye edilememesine ve pozitif idrar anyon açığına yol açar.
Estimated Time:2m 30s
Question 44Question

Üç aylık bir bebek, son iki gündür beslenme azlığı ve huzursuzluk şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde %8\%8 tartı kaybı saptanmış, cildin palpasyonda 'hamur kıvamında' (doughy) olduğu fark edilmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde; pH:7.32pH: 7.32, HCO3:16HCO_3: 16 mEq/L, pCO2:32pCO_2: 32 mmHg, Potasyum: 4.54.5 mEq/L ve Klor: 112112 mEq/L olarak saptanmıştır. Bu klinik bulgular ve laboratuvar sonuçları doğrultusunda, hastada saptanması en olası ek elektrolit bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipernatremi

Answer

Hipernatremi, çocuklarda dehidratasyon sırasında saptanan 'hamur kıvamında cilt' bulgusunun en olası nedenidir.
Doğru yanıt olan hipernatremi seçeneği, hastada görülen 'hamur kıvamında cilt' bulgusuyla tam uyumludur. Hipernatremik dehidratasyonda hücre dışı sıvının yüksek osmolalitesi nedeniyle hücrelerden su çekilir; bu durum cilt altı yağ dokusunun kıvamını değiştirerek tipik doughy (hamur) hissini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada saptanan 'hamur kıvamında cilt' (doughy skin) ve 'aşırı huzursuzluk' bulguları değerlendirilir.
Bu bulgular pediatride hipernatremik (hipertonik) dehidratasyonun patognomonik işaretleridir.
2
Patofizyolojik ilişkilendirme
Hücre dışı sıvının (HDS) osmolalitesinin artması, suyun hücre içinden (HİS) hücre dışına çıkmasına neden olur.
Hücre içi suyun kaybı, cilt altı dokularının dolgunluğunu koruyarak o karakteristik hamur kıvamını oluşturur.
3
Tanının netleştirilmesi
Laboratuvar değerlerindeki metabolik asidoz tablosu dehidratasyonun şiddetiyle uyumludur; ancak spesifik cilt bulgusu sodyum yüksekliğine işaret eder.
Huzursuzluk ve susuzluk hissi, hipernatreminin santral sinir sistemi üzerindeki etkilerinden kaynaklanır.

Key Concept

Hipernatremik dehidratasyonda, suyun hücre içinden hücre dışına çekilmesi nedeniyle cilt turgoru korunmuş gibi görünebilir ve palpasyonda 'hamur kıvamı' hissedilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 45Question

Antenatal takiplerinde 18.18. haftadan itibaren şiddetli oligohidramniyos saptanan bir gebenin miadında doğan bebeğinde; gaga burun, düşük ve basık kulaklar, hipertelorizm ve alt ekstremitelerde fleksiyon kontraktürleri saptanıyor. Bebek, doğum sonrası gelişen ağır pulmoner hipoplazi nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu klinik tabloya (Potter sekansı) neden olan en olası konjenital anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilateral renal agenezi

Answer

Bilateral renal agenezi
Bilateral renal agenezi (böbreklerin hiç oluşmaması), fetal idrar üretiminin olmamasına bağlı olarak ağır oligohidramniyosa yol açar. Bu durum fetüsün uterus içinde basıya maruz kalmasına (Potter yüzü, gaga burun, ekstremite deformiteleri) ve en önemlisi akciğerlerin gelişememesine (pulmoner hipoplazi) neden olur. Bu klinik tablo 'Potter Sekansı' olarak adlandırılır ve genellikle yaşamla bağdaşmaz.

Step-by-Step Solution

1
Prenatal bulguları analiz et.
Şiddetli oligohidramniyos, fetüsün idrar üretemediğini veya idrarın amniyotik boşluğa çıkamadığını gösterir.
Amniyotik sıvının temel kaynağı ikinci trimesterden itibaren fetal idrardır.
2
Postnatal fizik muayene bulgularını (Potter stigmaları) yorumla.
Gaga burun, basık kulak ve ekstremite kontraktürleri, uterus içi basıya ikincil gelişen bulgulardır.
Amniyotik sıvı azlığı uterus duvarının fetüse doğrudan baskı yapmasına neden olur.
3
Ölüm nedenini ve primer anomaliyi ilişkilendir.
Bilateral renal agenezi, amniyotik sıvı yokluğu üzerinden akciğer alveollerinin genişlemesini engelleyerek ölümcül pulmoner hipoplaziye yol açar.
Akciğer gelişimi için fetal solunum hareketleri ve yeterli amniyotik sıvı basıncı gereklidir.

Key Concept

Potter Sekansı ve Bilateral Renal Agenezi İlişkisi

Practice More

Bilateral multikistik displastik böbrek veya posterior üretral valv gibi durumların da Potter sekansına yol açabileceğini unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 46Question

1515 yaşında bir kız çocuk, evde bulduğu bir kutu ilacı içtikten yaklaşık 44 saat sonra bulantı, kusma ve kulak çınlaması şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hiperpneik solunumu olduğu gözlenen hastanın kan gazı ve elektrolit sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuç
pH7.427.42
pCO2pCO_22222 mmHg
HCO3HCO_31414 mEq/L
Sodyum (Na+Na^+)140140 mEq/L
Klor (ClCl^-)102102 mEq/L

Bu laboratuvar bulgularına göre, hastadaki asit-baz bozukluğu için en olası tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Respiratuar alkaloz ve yüksek anyon açıklı metabolik asidoz birlikteliği (Mikst bozukluk)

Answer

Respiratuar alkaloz ve yüksek anyon açıklı metabolik asidoz birlikteliği (Mikst bozukluk)
Salisilat zehirlenmesinde iki farklı mekanizma aynı anda işler: Salisilatlar medulladaki solunum merkezini doğrudan uyararak hiperventilasyona ve respiratuar alkaloza yol açar. Eş zamanlı olarak, mitokondriyal oksidatif fosforilasyonu bozarak laktik asit ve ketoasitlerin birikmesine, dolayısıyla yüksek anyon açıklı bir metabolik asidoza neden olurlar. Bu iki primer bozukluk birbirini dengelediği için pH genellikle normal veya normale yakın sınırlarda saptanır.

Step-by-Step Solution

1
pH değerini değerlendir.
pH: 7.427.42 (Normal sınırlar: 7.357.457.35 - 7.45)
pH'ın normal olması, ya bir bozukluk olmadığını ya da zıt yönlü iki ana bozukluğun (mikst tip) birbirini dengelediğini gösterir.
2
Anyon açığını (AG) hesapla.
AG=Na(Cl+HCO3)=140(102+14)=24AG = Na - (Cl + HCO_3) = 140 - (102 + 14) = 24 mEq/L
Anyon açığının 1212 mEq/L üzerinde olması, ortamda eklenmiş asitlerin (salisilat gibi) bulunduğunu ve yüksek anyon açıklı metabolik asidoz varlığını kanıtlar.
3
pCO2pCO_2 değerini değerlendir.
pCO2=22pCO_2 = 22 mmHg (Belirgin düşük)
Düşük pCO2pCO_2 tek başına respiratuar alkaloz göstergesidir. Salisilatlar solunum merkezini direkt uyararak bu tabloya yol açar.
4
Sonucu sentezle.
Mikst bozukluk
Hem primer bir metabolik asidoz (yüksek AG) hem de primer bir respiratuar alkalozun (pCO2pCO_2 düşüklüğü) aynı anda bulunması pH'ı normal seviyeye çekmiştir. Bu tablo salisilat zehirlenmesi için klasiktir.

Key Concept

Mikst Asit-Baz Bozuklukları ve Salisilat Zehirlenmesi
Question 47Question

9 yaşında bir erkek çocuk, kronik böbrek yetmezliği (GFH:25GFH: 25 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) tanısıyla çocuk nefroloji polikliniğinde izlenmektedir. Hastanın yapılan rutin laboratuvar incelemesinde serum fosforu 6.26.2 mg/dLmg/dL, serum kalsiyumu 8.48.4 mg/dLmg/dL ve intakt paratiroid hormon (iPTH) düzeyi 250250 pg/mLpg/mL (normal: 106510-65 pg/mLpg/mL) saptanmıştır. Bu hastada gelişen mineral ve kemik bozukluğunun yönetimi için atılması gereken ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diyetle fosfor alımının kısıtlanması ve kalsiyum bazlı fosfor bağlayıcıların başlanması

Answer

Sekonder hiperparatiroidi ve hiperfosfatemi gelişen bu hastada ilk adım diyetle fosfor kısıtlaması ve kalsiyum bazlı fosfor bağlayıcıların kullanılmasıdır.
Kronik böbrek yetmezliğinde glomerüler filtrasyon hızının düşmesiyle birlikte fosfor atılımı azalır. Hiperfosfatemi, kalsiyumu bağlayarak hipokalsemiye yol açar ve doğrudan PTH salınımını uyarır. Bu tablonun (sekonder hiperparatiroidi) yönetiminde ilk ve en kritik adım serum fosfor düzeyinin düşürülmesidir. Bu amaçla diyette fosfor kısıtlaması (süt ve ürünleri vb.) yapılır ve kalsiyum bazlı fosfor bağlayıcılar (kalsiyum karbonat veya kalsiyum asetat) kullanılarak besinlerdeki fosforun bağırsaktan emilmesi engellenir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın biyokimyasal değerlerini analiz et.
Serum fosforu (6.26.2 mg/dLmg/dL) yüksek, PTH (250250 pg/mLpg/mL) belirgin şekilde artmış.
Evre 4 KBY'de fosfor atılımı azalır, bu da sekonder hiperparatiroidiyi tetikler.
2
Tedavi önceliklerini belirle.
PTH baskılanmadan önce serum fosfor düzeyi hedef aralığa çekilmelidir.
Hiperfosfatemi varlığında aktif D vitamini kullanımı kalsiyum-fosfor çarpımını (Ca×PCa \times P) tehlikeli düzeylere çıkarabilir.
3
Uygun başlangıç tedavisini seç.
Diyetle fosfor kısıtlaması ve kalsiyum karbonat gibi fosfor bağlayıcılar.
Fosfor bağlayıcılar bağırsaktan fosfor emilimini azaltarak serum düzeyini düşürür.

Key Concept

KBY'de Mineral Kemik Bozukluğu Yönetimi
Estimated Time:1m 30s
Question 48Question

44 yaşında bir çocuk, göz kapaklarında ve bacaklarında şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın gode bırakan ödem saptanan hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
İdrar Proteini4(+)4(+)
Serum Albümin1.8 g/dL1.8 \text{ g/dL}
Total Kolesterol310 mg/dL310 \text{ mg/dL}

Bu klinik tabloyla uyumlu olan ve çocukluk çağında idiyopatik nefrotik sendromun en sık nedeni olan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Minimal Değişim Hastalığı

Answer

Çocukluk çağında idiyopatik nefrotik sendromun en sık nedeni Minimal Değişim Hastalığıdır.
Çocukluk çağındaki idiyopatik nefrotik sendrom vakalarının büyük çoğunluğu (%85-90) Minimal Değişim Hastalığı kaynaklıdır. Bu hastalık ışık mikroskobunda normal görünüm, elektron mikroskobunda ise podositlerin ayak çıkıntılarında silinme ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Nefrotik Sendrom tanısı
Yaygın ödem, masif proteinüri (4+4+), hipoalbüminemi (<2.5 g/dL<2.5 \text{ g/dL}) ve hiperlipidemi bulguları klasik nefrotik sendrom tetradını oluşturur.
2
Etiyolojik sıklığın değerlendirilmesi
Minimal Değişim Hastalığı
Pediatrik yaş grubunda, özellikle 2-6 yaş arası çocuklarda idiyopatik nefrotik sendromun yaklaşık %90 nedeni Minimal Değişim Hastalığıdır.

Key Concept

Pediatrik Nefrotik Sendrom Etiyolojisi
Estimated Time:45s
Question 49Question

On aylık bir erkek bebek, iki gündür devam eden şiddetli sulu ishal ve hafif kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde letarjik görünümde olduğu, göz kürelerinin çökük, mukozalarının kuru olduğu ve cilt turgorunun belirgin azaldığı saptanıyor. Hastanın kan gazı ve elektrolit analiz sonuçları aşağıda verilmiştir:

- pH:7.25pH: 7.25
- pCO2:28 mmHgpCO_2: 28\text{ mmHg}
- HCO3:12 mEq/LHCO_3^-: 12\text{ mEq/L}
- Na+:138 mEq/LNa^+: 138\text{ mEq/L}
- K+:3.2 mEq/LK^+: 3.2\text{ mEq/L}
- Cl:114 mEq/LCl^-: 114\text{ mEq/L}

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Normal anyon açıklıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz

Answer

Normal anyon açıklıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz
Hastanın pH (7.257.25) ve bikarbonat (12 mEq/L12\text{ mEq/L}) değerleri metabolik asidozu göstermektedir. Anyon açığı formülü [Na(Cl+HCO3)Na - (Cl + HCO_3)] uygulandığında sonuç 1212 çıkmaktadır. 12±212 \pm 2 aralığı normal kabul edildiği için bu durum 'Normal Anyon Açıklıklı Metabolik Asidoz' olarak tanımlanır. Diyare vakalarında dışkı ile bikarbonat kaybedilmesi ve plazma klorunun buna sekonder artması (hiperkloremi) tipik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Primer asit-baz bozukluğunu belirle
pH 7.257.25 ve HCO312 mEq/LHCO_3^- 12\text{ mEq/L} asidozu ve metabolik kökeni gösterir.
pH değerinin 7.357.35'in altında olması asidemi, düşük bikarbonat değeri ise metabolik kaynaklı olduğunu kanıtlar.
2
Anyon açığını (Anyon Gap) hesapla
AG=Na(Cl+HCO3)=138(114+12)=12AG = Na - (Cl + HCO_3) = 138 - (114 + 12) = 12.
Metabolik asidozun ayırıcı tanısında anyon açığının normal mi yoksa artmış mı olduğunu bilmek kritiktir.
3
Sonucu klinik tabloyla ilişkilendir
Normal anyon açığı (12±212 \pm 2) ve eşlik eden yüksek klor düzeyi (114 mEq/L114\text{ mEq/L}).
Diyare, gastrointestinal kanaldan bikarbonat kaybına yol açarak hiperkloremik normal anyon açıklıklı asidoza neden olur.

Key Concept

Diyarede bikarbonat kaybına bağlı olarak 'Normal Anyon Açıklıklı (Hiperkloremik) Metabolik Asidoz' gelişir.
Question 50Question

3 yaşında bir kız çocuk, büyüme geriliği, poliüri ve polidipsi şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve ağırlığı 3. persentilin altındadır. Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar saptanmıştır:

* Na:138 mEq/LNa: 138 \text{ mEq/L}
* K:2.6 mEq/LK: 2.6 \text{ mEq/L}
* Cl:116 mEq/LCl: 116 \text{ mEq/L}
* Ca:9.4 mg/dLCa: 9.4 \text{ mg/dL}
* Mg:2.1 mg/dLMg: 2.1 \text{ mg/dL}
* Kan pH:7.24pH: 7.24
* HCO3:13 mEq/LHCO_3: 13 \text{ mEq/L}
* pCO2:29 mmHgpCO_2: 29 \text{ mmHg}
* İdrar pH:6.8pH: 6.8

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz

Answer

Tip 1 (Distal) renal tübüler asidoz
Hastada saptanan hiperkloremik metabolik asidoz, hipokalemi ve sistemik asidoza rağmen idrar pH'ının 5.5'in altına inememesi (6.8), Tip 1 (Distal) Renal Tübüler Asidoz tanısını koydurur. Büyüme geriliği (3. persentil altı) ve poliüri/polidipsi bu klinik tablonun klasik bileşenleridir.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendirin
Kan pH: 7.24 ve HCO3HCO_3: 13 mEq/L olduğu için hastada metabolik asidoz vardır.
Tanıya giden ilk adım temel metabolik tabloyu belirlemektir.
2
Potasyum ve klor düzeylerini analiz edin
K: 2.6 mEq/L (Hipokalemi) ve Cl: 116 mEq/L (Hiperkloremik).
Hiperkloremik metabolik asidoz ve hipokalemi birlikteliği renal tübüler asidozları (Tip 1 ve 2) akla getirir.
3
İdrar pH'ını kontrol edin
İdrar pH'ı 6.8 olarak saptanmıştır.
Sistemik asidoza rağmen idrar pH'ının 5.5'in altına düşürülememesi, distal tübülde hidrojen iyonu salgı bozukluğunu (Tip 1 RTA) gösterir.

Key Concept

Distal RTA (Tip 1), sistemik asidoza rağmen idrarın asidifiye edilememesi (pH>5.5pH > 5.5) ve hipokalemi ile karakterizedir.
Question 51Question

66 yaşında, steroid dirençli nefrotik sendrom tanısıyla izlenen bir kız çocuk, anazarka tarzı ödem nedeniyle hastaneye yatırılarak tedaviye alınıyor. İntravenöz 22 mg/kg/gün dozunda furosemid başlanan hastanın izleminin 4848. saatinde vücut ağırlığının 2,52,5 kg azaldığı, ancak idrar çıkışının 0,40,4 mL/kg/saat düzeyine gerilediği ve serum kreatinin değerinin 0,40,4 mg/dL'den 1,21,2 mg/dL'ye yükseldiği saptanıyor.

Laboratuvar incelemesinde; serum Na:135Na: 135 mEq/L, idrar Na:9Na: 9 mEq/L, serum kreatinin: 1,21,2 mg/dL, idrar kreatinin: 8080 mg/dL ve idrar osmolalitesi: 580580 mOsm/kg olarak bulunuyor.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Prerenal azotemi

Answer

Prerenal azotemi
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki laboratuvar bulgularıyla tam uyumludur. Hesaplanan fraksiyonel sodyum ekskresyonunun %0,1\%0,1 olması (<%1< \%1) ve idrar osmolalitesinin 500500 mOsm/kg üzerinde olması, böbrek parankiminin sağlam olduğunu ancak perfüzyonun azaldığını gösterir. Klinik öyküdeki hızlı kilo kaybı ve diüretik kullanımı da intravasküler volüm azalmasını desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Fraksiyonel sodyum ekskresyonunu (FENaFE_{Na}) hesapla.
FENa=(UNa×PCrPNa×UCr)×100=(9×1,2135×80)×100=0,1%FE_{Na} = (\frac{U_{Na} \times P_{Cr}}{P_{Na} \times U_{Cr}}) \times 100 = (\frac{9 \times 1,2}{135 \times 80}) \times 100 = 0,1\%
Prerenal ve renal ayrımı için en duyarlı parametrelerden biridir.
2
İdrar osmolalitesini ve sodyum değerini değerlendir.
İdrar osmolalitesi 580580 mOsm/kg (>500> 500) ve İdrar Na:9Na: 9 mEq/L (<20< 20).
Yüksek osmolalite ve düşük sodyum, böbreğin idrarı konsantre etme ve sodyumu tutma yeteneğinin (tübüler fonksiyonların) sağlam olduğunu kanıtlar.
3
Klinik tabloyu laboratuvar bulgularıyla birleştir.
Agresif diüretik tedavisi sonucu intravasküler volüm azalmış ve prerenal azotemi gelişmiştir.
Nefrotik sendromlu hastalarda aşırı diürez, halihazırda düşük olan efektif arteriyel volümü daha da azaltarak perfüzyonu bozabilir.

Key Concept

Prerenal azotemide böbrek tübülleri sağlamdır; bu nedenle sodyumu tutmaya (FENa<FE_{Na} < %1) ve idrarı konsantre etmeye (UOsm>500U_{Osm} > 500 mOsm/kg) çalışır.

Practice More

Prerenal azotemi ile ATN ayrımında kullanılan diğer indeksleri (BUN/Kreatinin oranı, idrar sedimenti bulguları) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 52Question

7 yaşındaki bir kız hasta; göz kapaklarında şişlik, bacaklarda ödem ve karın şişliği yakınmalarıyla polikliniğe getiriliyor. Hastanın yapılan ilk incelemelerine ait sonuçlar aşağıdadır:

İncelemeSonuç
Proteinüri55 g/gu¨ng/gün
Serum Albümin2.12.1 g/dLg/dL
Serum Total Kolesterol350350 mg/dLmg/dL
Serum C3C3 DüzeyiNormal
İdrar MikroskobisiNormal (Hematüri saptanmadı)

Bu hastaya 22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün dozunda oral prednisolon tedavisi başlanıyor. Tedavinin 4. haftasında yapılan kontrolde hastanın yaygın ödeminin ve ağır proteinürisinin (4.84.8 g/gu¨ng/gün) devam ettiği saptanıyor.

Bu hasta için en olası ön tanı ve yapılması gereken bir sonraki adım aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Fokal segmental glomeruloskleroz - Renal biyopsi yapılması

Answer

Fokal segmental glomeruloskleroz ön tanısı ile renal biyopsi yapılması en uygun yaklaşımdır.
Çocuklarda nefrotik sendrom tablosunda 4 haftalık günlük steroid tedavisine yanıt alınamaması 'steroid direnci' olarak kabul edilir. Steroid dirençli nefrotik sendromun çocukluk çağındaki en sık nedeni fokal segmental glomerulosklerozdur (FSGS) ve bu hastalarda tanısal netlik ve tedavi yönetimi için renal biyopsi yapılması şarttır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın başlangıç klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendiriniz.
Nefrotik sendrom (ağır proteinüri, hipoalbüminemi, hiperlipidemi, ödem) saptanmıştır. Normal C3 ve hematüri yokluğu öncelikle Minimal Değişiklik Hastalığı'nı düşündürür.
Çocukluk çağında nefrotik sendromun %85-90 nedeni Minimal Değişiklik Hastalığıdır ve başlangıçta biyopsisiz steroid başlanması standart yaklaşımdır.
2
Steroid tedavisine verilen yanıtı süre bazında analiz ediniz.
4 haftalık standart doz (22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün) günlük steroid tedavisine rağmen proteinüri devam etmektedir.
Pediatrik pratikte, 4 haftalık günlük steroid tedavisi sonrası remisyon sağlanamaması 'Steroid Dirençli Nefrotik Sendrom' (SRNS) olarak tanımlanır.
3
Steroid direnci durumunda yapılması gereken tanısal işlemi belirleyiniz.
Renal biyopsi endikasyonu oluşmuştur.
Dirençli vakalarda altta yatan nedenin (en sık FSGS) kesin tanısını koymak ve tedavi stratejisini belirlemek için biyopsi şarttır.

Key Concept

Steroid Dirençli Nefrotik Sendromda (SRNS) biyopsi endikasyonu ve en sık etiyolojik neden.

Hints

1
Hastanın laboratuvar bulgularında C3 düzeyinin normal olmasına ve hematüri olmamasına dikkat edin.
2
Çocuklarda 4 haftalık günlük steroid tedavisine yanıt alınamaması hangi klinik durumu tanımlar?

Practice More

Steroid dirençli nefrotik sendromda genetik mutasyonların (NPHS1, NPHS2) rolünü ve biyopsi endikasyonlarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 53Question

66 yaşında bir erkek çocuk, boğaz ağrısı ve yüksek ateş şikayetinin başladığı gün idrar renginin koyu kırmızı/çay rengine dönüştüğü fark edilerek polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde genel durumu iyi, kan basıncı 105/70105/70 mmHg (509050-90. persentil) olup pretibiyal ödem saptanmıyor. İdrar mikroskobisinde bol dismorfik eritrosit ve eritrosit silendirleri izleniyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi normal, C3C3 ve C4C4 kompleman seviyeleri ise normal sınırlar içerisinde bulunuyor. Bu çocukta en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IgA nefropatisi

Answer

IgA nefropatisi
IgA nefropatisi, çocuklarda en sık görülen primer glomerulonefrit olup, sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında veya hemen sonrasındaki 244824-48 saat içinde ortaya çıkan makroskobik hematüri atakları ile karakterizedir. Laboratuvarda serum C3C3 ve C4C4 düzeylerinin normal olması, bu tanıyı kompleman tüketen APSGN ve MPGN gibi durumlardan ayırmak için en kritik veridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prezantasyonun zamanlamasını değerlendir
Hematürinin enfeksiyonla aynı gün (senfarenjitik) başlaması
Enfeksiyon ile hematüri arasındaki sürenin kısa olması (ilk 131-3 gün) IgA nefropatisi lehinedir; latent dönem (haftalar) ise post-enfeksiyöz GN lehinedir.
2
Kompleman (C3, C4) düzeylerini incele
C3C3 ve C4C4 düzeylerinin normal bulunması
APSGN ve MPGN gibi hastalıklarda kompleman tüketimi nedeniyle C3C3 düşüklüğü beklenirken, IgA nefropatisinde kompleman düzeyleri normaldir.
3
İdrar sedimenti ve klinik bulguları birleştir
Dismorfik eritrositler, eritrosit silendirleri ve normal kan basıncı
Bu bulgular bir glomerüler hasarı (nefritik tablo) doğrular ve hastanın klinik seyriyle en uyumlu tanı IgA nefropatisidir.

Key Concept

Senfarenjitik hematüri ve normal kompleman düzeyleri IgA nefropatisi tanısı için anahtar bulgulardır.
Estimated Time:1m 15s
Question 54Question

Üç haftalık bir erkek bebek, her beslenme sonrası olan fışkırır tarzda ve safrasız kusma şikayeti ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanıyor ve epigastriumun sağında zeytin benzeri sert bir kitle palpe ediliyor. Hastanın laboratuvar tetkiklerinde şu sonuçlar saptanıyor:

TetkikSonuç
pH7.527.52
pCO2pCO_24848 mmHg
HCO3HCO_3^-3636 mEq/L
Na+Na^+134134 mEq/L
K+K^+3.13.1 mEq/L
ClCl^-8888 mEq/L

Buna göre, bu hastada idrar analizi ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Paradoksal asidüri

Answer

Bu hastada en olası idrar bulgusu paradoksal asidüridir.
Paradoksal asidüri, sistemik metabolik alkaloz tablosunda idrarın alkali olması gerekirken asidik olmasıdır. Pilor stenozunda mide asidi kaybı alkaloz yapar; ancak eşlik eden ağır dehidratasyon aldosteron sistemini uyarır. Böbrek, sodyumu geri emmek için potasyum veya hidrojen iyonunu idrara atar. Hastada hipokalemi de olduğu için böbrek potasyum yerine hidrojeni feda eder, bu da alkalozda asidik idrar çıkışına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu analiz et
pH 7.527.52 ve HCO3HCO_3^- 3636 mEq/L değerleri hastada metabolik alkaloz olduğunu gösterir.
Vignette'deki safrasız kusma öyküsü, mide asidi (HClHCl) kaybına bağlı tipik hipokloremik metabolik alkaloz tablosuyla uyumludur.
2
Renal kompanzasyon mekanizmasını değerlendir
Dehidratasyon nedeniyle aktive olan aldosteron, Na+Na^+ geri emilimini artırırken distal tübülden K+K^+ veya H+H^+ salgılanmasını uyarır.
Vücut, hacim kaybını düzeltmek için sodyumu tutmaya öncelik verir.
3
Hipokaleminin etkisini belirle
Belirgin hipokalemi (K+K^+: 3.13.1 mEq/L) nedeniyle distal tübülde sodyum karşılığında potasyum yerine hidrojen iyonları salgılanır.
Sistemik alkaloz olmasına rağmen idrarın asidik kalması (paradoksal asidüri) bu mekanizma ile gerçekleşir.

Key Concept

Hipertrofik pilor stenozunda görülen hipokloremik, hipokalemik metabolik alkalozda renal perfüzyonu koruma çabası (aldosteron etkisi) ve potasyum eksikliği, sistemik alkalemiye rağmen idrarın asitleşmesine (paradoksal asidüri) neden olur.
Question 55Question

44 yaşında bir kız çocuk; boy kısalığı ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Öyküsünde bebekliğinden itibaren belirgin olan çok su içme (polidipsipolidipsi) ve sık idrara çıkma (poliu¨ripoliüri) yakınmalarının olduğu, son bir yıldır büyüme hızının akranlarının gerisinde kaldığı öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 3.3. persentilin altındadır. Kan basıncı 90/6090/60 mmHgmmHg (normalnormal) olarak saptanmıştır. Laboratuvar incelemelerinde şu bulgular elde edilmiştir:

* Serum Na:138Na: 138 mEq/LmEq/L
* Serum K:2.7K: 2.7 mEq/LmEq/L
* Serum Cl:115Cl: 115 mEq/LmEq/L
* Serum Ca:9.4Ca: 9.4 mEq/LmEq/L
* Serum Mg:2.0Mg: 2.0 mg/dLmg/dL
* Kan gazı: pH:7.26,pH: 7.26, HCO3:13HCO_3: 13 mEq/L,mEq/L, pCO2:28pCO_2: 28 mmHgmmHg
* İdrar tetkiki: pH:6.8,pH: 6.8, glukoz (),(-), protein ()(-)
* İdrar anyon açığı: Pozitif
* Üriner USG: Bilateral medüller nefrokalsinozis

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 11 (Distal) renal tübüler asidoz

Answer

Tip 11 (Distal) renal tübüler asidoz
Hastada saptanan büyüme geriliği, poliüri/polidipsi ve hipokalemik hiperkloremik metabolik asidoz tablosu bir renal tübüler asidoz (RTA) lehinedir. Sistemik asidoz varlığında idrar pHpH'ının 5.55.5'in altına düşememesi (6.86.8), idrar anyon açığının pozitif olması ve görüntülemede nefrokalsinozis saptanması Tip 11 (Distal) RTA tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Metabolik tablonun belirlenmesi
pH:7.26pH: 7.26 ve HCO3:13HCO_3: 13 mEq/LmEq/L değerleri hastada metabolik asidoz olduğunu gösterir.
Sistemik asidemi varlığında anyon açığı (Na[Cl+HCO3]Na - [Cl + HCO_3]) 1010 mEq/LmEq/L (normalnormal) saptanmış olup, tablo hiperkloremik metabolik asidozdur.
2
Renal asidifikasyon kapasitesinin değerlendirilmesi
Sistemik asidoza rağmen idrar pHpH'ının 6.86.8 olması, böbreğin distal tübül seviyesinde hidrojen iyonu salgılama yeteneğinin bozulduğunu gösterir.
Tip 11 RTA'da distal tübülde H+H^+ sekresyonu bozuk olduğu için idrar pHpH'ı asidoz sırasında bile 5.55.5'in altına düşemez.
3
Ayırıcı tanı için ek bulguların analizi
İdrar anyon açığının pozitif olması renal kaynaklı bir asidozu desteklerken, nefrokalsinozis varlığı tanıyı distal RTA'ya yönlendirir.
Distal RTA'da hiperkalsiüri ve düşük idrar sitrat seviyeleri nedeniyle medüller nefrokalsinozis sık görülen bir komplikasyondur.

Key Concept

Tip 11 (Distal) RTA'da temel defekt distal tübülde hidrojen iyonu sekresyonunun bozulmasıdır; bu durum hipokalemik hiperkloremik metabolik asidoz, yüksek idrar pHpH'ı (>5.5>5.5) ve nefrokalsinozis ile karakterizedir.

Practice More

Distal RTA'da nefrokalsinozis gelişim mekanizmasını (hiperkalsiüri ve hipositratüri) gözden geçirmek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 56Question

44 haftalık bir erkek bebek, yaklaşık 11 haftadır devam eden, her beslenme sonrası fışkırır tarzda safrasız kusma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin dehidratasyon bulguları (çökmüş ön fontanel, azalmış cilt turgoru) saptanıyor ve epigastrik bölgede palpasyonla 22 cmcm çapında, sert, hareketli 'zeytin' benzeri bir kitle hissediliyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan değerler şu şekildedir:

İncelemeSonuç
pHpH7.557.55
pCO2pCO_24848 mmHgmmHg
HCO3HCO_3^-3636 mEq/LmEq/L
Na+Na^+132132 mEq/LmEq/L
K+K^+2.92.9 mEq/LmEq/L
ClCl^-8282 mEq/LmEq/L

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki metabolik bozukluk ve beklenen idrar bulgusu aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokloremik hipokalemik metabolik alkaloz - Paradoksal asidüri

Answer

Hastada saptanan bulgular hipokloremik hipokalemik metabolik alkaloz ve paradoksal asidüri tablosuyla uyumludur.
Hipertrofik pilor stenozunda mide içeriğindeki HClHCl kaybı sonucunda sistemik bir metabolik alkaloz gelişir. Bu duruma dehidratasyonun uyardığı sekonder hiperaldosteronizm eşlik eder. Böbrekler, azalan intravasküler volümü korumak için distal tübülde sodyumu geri emerken, lümene potasyum veya hidrojen salgılamak zorundadır. Hastada hipokalemi de mevcut olduğu için böbrek öncelikle hidrojen iyonlarını salgılar. Sonuç olarak, kan pHpH'ı alkali olmasına rağmen idrar asidik hale gelir (paradoksal asidüri).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve laboratuvar değerlerinin analiz edilmesi.
Fışkırır tarzda safrasız kusma ve 'zeytin' kitle pilor stenozunu; pHpH 7.557.55 ve yüksek HCO3HCO_3^- alkalozu; düşük ClCl^- ve K+K^+ ise elektrolit kayıplarını gösterir.
Tanıyı ve asit-baz bozukluğunun tipini belirlemek için gereklidir.
2
Böbreklerin volüm kontraksiyonuna ve elektrolit eksikliğine verdiği yanıtın değerlendirilmesi.
Dehidratasyon nedeniyle aktive olan aldosteron, Na+Na^+ geri emilimini artırır; ancak ortamda yeterli ClCl^- ve K+K^+ olmadığı için geri emilim H+H^+ atılımı karşılığında yapılır.
İdrar pHpH'ının neden sistemik durumla zıt (asidik) olduğunu açıklamak için gereklidir.
3
Metabolik tablo ve idrar bulgusunun eşleştirilmesi.
Hipokloremik hipokalemik metabolik alkaloz ve paradoksal asidüri.
TUS sınavında sıkça sorgulanan klasik pediatrik asit-baz mekanizmasını doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Hipertrofik pilor stenozunda görülen paradoksal asidüri mekanizması, volüm kontraksiyonu ve hipokalemi varlığında distal tübülde sodyum tutulumu için hidrojen iyonlarının feda edilmesine dayanır.
Estimated Time:1m 30s
Question 57Question

1212 yaşında bir erkek çocuk, basketbol takımı seçmeleri öncesi yapılan rutin sağlık taramasında idrar tetkikinde anormallik saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 110/70110/70 mmHg (normal) ölçülüyor, ödem veya eklem bulgusu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

TetkikSonuç
İdrar Sedimentinde Eritrosit Sayısı152015-20 eritrosit/BBA
Dismorfik Eritrosit Oranı%25\%25
Akantosit (G3 hücresi) Oranı%6\%6
İlk Sabah İdrarı Protein/Kreatinin Oranı0,150,15
Gün İçi İdrar Protein/Kreatinin Oranı0,850,85

Bu hastadaki bulgular değerlendirildiğinde, klinik tablo ve hematürinin kaynağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hematüri glomerüler kaynaklıdır; proteinüri ise selim (ortostatik) karakterdedir.

Answer

Hematüri, idrardaki akantosit oranının %5'in üzerinde olması nedeniyle glomerüler kaynaklıdır; proteinüri ise sabah örneğinde normal olup gün içinde artış gösterdiği için ortostatik (selim) karakterdedir.
Doğru seçenek, proteinürinin ortostatik (sabah normal, gün içi yüksek) ve hematürinin glomerüler (akantosit oranı >%5) olduğunu belirten seçenektir. Akantositler (halka şeklinde üzerinde çıkıntıları olan hücreler), glomerüler kanama için patognomoniğe yakındır.

Step-by-Step Solution

1
Proteinüri tipini belirle
İlk sabah idrarı P/C<0,2P/C < 0,2 ve gün içi P/C>0,2P/C > 0,2 olması, proteinürinin 'ortostatik' olduğunu gösterir.
Ortostatik proteinüri, çocukluk çağında asemptomatik proteinürinin en sık selim nedenidir.
2
Hematüri kaynağını analiz et
Akantosit (G3 hücresi) oranının %6\%6 (eşik değer >%5>\%5) olması hematürinin 'glomerüler' olduğunu gösterir.
Akantositler, glomerüler filtrasyon bariyerinden geçerken hasar gören eritrositlerin spesifik bir formudur.
3
Klinik tabloyu birleştir
Hasta selim bir proteinüri tipine ve muhtemelen asemptomatik bir glomerüler sürece (İnce bazal membran hastalığı vb.) sahiptir.
Genel dismorfik eritrosit oranı %40'ın altında olsa bile, akantositlerin varlığı tanıyı glomerüler tarafa kaydırır.

Key Concept

İdrar sedimentinde akantosit (G3 hücresi) varlığı glomerüler hematüri için son derece spesifiktir; ortostatik proteinüri ise sabah idrarı ile gün içi idrarın karşılaştırılmasıyla tanınır.
Estimated Time:2m 0s
Question 58Question

99 yaşında bir kız çocuk, vezikoüreteral reflüye sekonder gelişen evre 44 kronik böbrek yetmezliği (GFHGFH: 2222 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) tanısıyla izlenmektedir. Hastanın yapılan rutin kontrollerinde laboratuvar değerleri şu şekilde saptanmıştır:

ParametreSonuç
Hemoglobin (HbHb)9.29.2 g/dLg/dL
Serum Kalsiyum (CaCa)8.28.2 mg/dLmg/dL
Serum Fosfor (PP)6.86.8 mg/dLmg/dL
Serum PTHPTH280280 pg/mLpg/mL

Bu hastada gelişen kemik-mineral bozukluğunun yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Öğünlerle birlikte kalsiyum karbonat tedavisi başlanması

Answer

Öğünlerle birlikte kalsiyum karbonat tedavisi başlanması
Kronik böbrek yetmezliğinde glomerüler filtrasyon değerinin düşmesiyle birlikte fosfor atılımı azalır ve serum fosforu yükselir. Bu durum, serum kalsiyumunun düşmesine ve PTH'nın yükselmesine (sekonder hiperparatiroidi) neden olur. Öğünlerle birlikte alınan kalsiyum karbonat, bağırsak lümeninde fosforu bağlayarak emilmesini engeller ve hastadaki hiperfosfatemi ile hipokalsemi tablosunun düzeltilmesinde ilk basamak tedaviyi oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularının analizi
Hastada hipokalsemi (8.28.2 mg/dLmg/dL), hiperfosfatemi (6.86.8 mg/dLmg/dL) ve sekonder hiperparatiroidi (PTHPTH 280280 pg/mLpg/mL) saptanmıştır.
Kronik böbrek yetmezliğinde (KBY) fosfor atılımının azalması ve D vitamini aktivasyonunun bozulması bu tabloya yol açar.
2
Tedavi önceliğinin belirlenmesi
Öncelikle serum fosfor düzeyinin düşürülmesi ve eş zamanlı olarak kalsiyumun desteklenmesi hedeflenmelidir.
Yüksek fosfor düzeyleri PTH salınımını doğrudan uyarır ve kalsiyum-fosfor dengesini bozar.
3
Uygun terapötik ajanın seçilmesi
Kalsiyum içeren fosfor bağlayıcıların (kalsiyum karbonat gibi) öğünlerle birlikte kullanılması.
Bu ajanlar diyetteki fosforu bağlayarak emilimini engellerken, bir miktar kalsiyumun emilmesini sağlayarak hipokalsemiyi de düzeltir.

Key Concept

Kronik Böbrek Yetmezliği - Mineral Kemik Bozukluğu (KBY-MKB) Yönetimi

Hints

1
Hastadaki fosfor ve PTH değerlerinin yüksekliğine dikkat edin.

Practice More

GFR düzeyine göre KBY evrelemesini ve diyaliz endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 59Question

Kronik böbrek yetmezliği (KBY) tanısıyla izlenen ve glomerüler filtrasyon hızı (GFHGFH) 2020 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2 (Evre 4) olarak saptanan 11 yaşındaki bir kız hastanın biyokimyasal değerlendirmesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Hiperkalemi ve metabolik asidoz

Answer

Hiperkalemi ve metabolik asidoz
Kronik böbrek yetmezliğinde glomerüler filtrasyon hızı (GFHGFH) kritik seviyelerin altına düştüğünde (özellikle Evre 4 ve 5), böbreklerin potasyumu süzme ve tübüllerden salgılama yeteneği azalır, bu da hiperkalemiye yol açar. Aynı zamanda, metabolik faaliyetler sonucu oluşan asitlerin (hidrojen iyonları) atılamaması ve yeni bikarbonat üretiminin durması nedeniyle anyon açığı artmış metabolik asidoz gelişir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut böbrek fonksiyon düzeyini analiz et.
GFHGFH 2020 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2 olması, hastanın Evre 4 (ileri evre) kronik böbrek yetmezliğinde olduğunu gösterir.
Böbrek fonksiyonlarındaki belirgin azalma, atık maddelerin ve elektrolitlerin dengelenmesini zorlaştırır.
2
Azalan nefron sayısının elektrolit atılımına etkisini değerlendir.
Potasyum (K+K^+) atılımı azalır, bu durum serumda hiperkalemiye yol açar.
Böbrek, vücuttaki potasyum dengesini sağlayan ana organdır; GFH düştükçe atılım kapasitesi aşılır.
3
Böbreğin asit-baz dengesi üzerindeki rolünü incele.
Hidrojen (H+H^+) iyonu atılımının azalması ve bikarbonat (HCO3HCO_3^-) üretiminin bozulması sonucu metabolik asidoz gelişir.
Üremik toksinlerin birikmesi ve renal tübüler fonksiyon kaybı asit birikimine neden olur.

Key Concept

Kronik böbrek yetmezliğinde (Evre 4-5) nefron kaybına bağlı olarak potasyum, fosfor ve hidrojen iyonları vücutta birikir; bu da karakteristik olarak hiperkalemi, hiperfosfatemi ve metabolik asidoz tablosu oluşturur.
Estimated Time:45s
Question 60Question

1212 yaşında, dilate kardiyomiyopati tanısıyla izlenen ve dekompanse kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatırılan bir çocukta, tedavi amacıyla intravenöz furosemid infüzyonu başlanıyor. Yatışının 22. gününde idrar miktarının belirgin azaldığı fark edilen hastanın laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyinin 0.70.7 mg/dL'den 2.32.3 mg/dL'ye yükseldiği, kan üre azotunun (BUN) ise 6565 mg/dL olduğu saptanıyor. Fizik muayenede yaygın periferik ödemine rağmen kan basıncının 82/5082/50 mmHg (düşük), kalp hızının 130130/dakika (taşikardik) ve ekstremitelerinin soğuk olduğu gözleniyor. İdrar analizinde idrar sodyumu (UNaU_{Na}) 4444 mEq/L, fraksiyonel sodyum ekskresyonu (FENaFE_{Na}) ise %1.8\%1.8 olarak hesaplanıyor.

Bu hastada furosemid kullanımına bağlı olarak yanıltıcı sonuç verebilen sodyum bazlı indeksler yerine, mevcut tablonun prerenal bir nedene (düşük efektif arteriyel hacim) bağlı olduğunu kanıtlamak için kullanılması gereken en uygun laboratuvar parametresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fraksiyonel üre ekskresyonu (FEUreaFE_{Urea})

Answer

Fraksiyonel üre ekskresyonu (FEUreaFE_{Urea}) hesaplanması
Fraksiyonel üre ekskresyonu (FEUreaFE_{Urea}), diüretik tedavisi alan hastalarda prerenal azotemiyi Akut Tübüler Nekrozdan (ATN) ayırt etmede en güvenilir parametredir. Loop diüretikleri sodyumun geri emilimini bozarak FENaFE_{Na} değerini yanıltıcı şekilde yükseltirken, üre geri emilimi proksimal tübülde devam eder. FEUreaFE_{Urea} değerinin %35\%35'in altında olması, böbrek perfüzyonunun azaldığını ve tübüler fonksiyonların (özellikle proksimal tübül) korunduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun analizi
Hastada kalp yetersizliği ve diüretik kullanımı zemininde Akut Böbrek Hasarı (ABH) gelişmiştir.
Serum kreatinin bazal değerin 33 katından fazla artmıştır.
2
Diüretik etkisinin değerlendirilmesi
Furosemid, Henle kulpunun çıkan kalın kolundaki sodyum geri emilimini inhibe eder.
Bu durum, hasta prerenal evrede olsa dahi idrar sodyumunun ve FENaFE_{Na} değerinin yapay olarak yükselmesine neden olur.
3
Üre metabolizmasının incelenmesi
Üre geri emilimi büyük oranda proksimal tübülde gerçekleşir ve diüretiklerden (loop diüretikleri) etkilenmez.
Prerenal azotemide su tutulumu ile birlikte üre geri emilimi arttığından fraksiyonel üre ekskresyonu düşer.
4
Karar verme
FEUrea<%35FE_{Urea} < \%35 olması prerenal azotemiyi destekler.
Bu parametre, diüretik alan hastalarda prerenal ayrımı için altın standarttır.

Key Concept

Diüretik alan hastalarda prerenal ABH ve ATN ayrımında FENaFE_{Na} güvenilir değildir; proksimal tübül fonksiyonlarını yansıtan FEUreaFE_{Urea} tercih edilmelidir.

Hints

1
Loop diüretiklerinin etki mekanizmasını ve hangi elektrolitin atılımını doğrudan artırdığını hatırlayın.
2
Prerenal azotemide böbrekler suyu ve tuzu tutmaya çalışır; ancak bir ilaç bu tutulumu engelliyorsa başka hangi solütün geri emilimine bakılabilir?
3
Üre geri emilimi proksimal tübülde gerçekleşir ve furosemid gibi ilaçlardan etkilenmez; bu nedenle ekskresyonunun düşük olması prerenal perfüzyon düşüklüğünü gösterir.

Practice More

Prerenal ABH ve ATN ayrımında kullanılan diğer indekslerin (BUN/Kreatinin oranı, U/PU/P Kreatinin) diüretiklerden nasıl etkilendiğini inceleyin.
Estimated Time:2m 30s
PreviousPage 3 / 18Next
Nefroloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin