Nöroloji

293 questions

Question 61Question →

44 yaşında bir çocuk, gövdesinde istemsiz kasılmalar, konuşma güçlüğü ve kollarında dalgalanan sertlik şikayetleriyle getiriliyor. Öyküsünden miadında doğduğu, yenidoğan döneminde şiddetli indirekt hiperbilirubinemi nedeniyle kan değişimi uygulandığı öğreniliyor. Fizik muayenede; emosyonel stresle artan koreoatetotik hareketler, distonik postür ve yukarı bakış kısıtlılığı saptanıyor. Bilişsel fonksiyonları yaşına uygun bulunan bu çocukta, kraniyal manyetik rezonans (MRMR) görüntülemede aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Bilateral globus palliduslarda T2T2 ağırlıklı kesitlerde hiperintensite

Answer

Bilateral globus palliduslarda T2T2 ağırlıklı kesitlerde hiperintensite görülmesi en olası bulgudur.
Hastanın öyküsündeki şiddetli sarılık ve kan değişimi gereksinimi, klinik tablodaki koreoatetotik hareketler ve yukarı bakış kısıtlılığı ile birleştiğinde 'Kernikterus' tanısını koydurur. Kernikterusta bilirubin, bazal ganglionların özellikle globus pallidus bölgesine yerleşerek nörotoksik hasar oluşturur. Bu durum MRMR görüntülemede bilateral globus palliduslarda T2T2 sinyal artışı olarak izlenir. Zekanın korunmuş olması da diskinetik tip SPSP için tipik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tipin belirlenmesi
Diskinetik (ekstrapiramidal) serebral palsi
Koreoatetoz, distoni ve yukarı bakış kısıtlılığı gibi bulgular ekstrapiramidal sistem hasarına işaret eder.
2
Etiyolojik ipuçlarının değerlendirilmesi
Kernikterus (bilirubin ensefalopatisi) sekeli
Yenidoğan döneminde şiddetli sarılık ve kan değişimi öyküsü ile zekanın korunmuş olması kernikterusu güçlü bir şekilde destekler.
3
Nöroradyolojik korelasyonun kurulması
Globus pallidus tutulumu
Bilirubin toksisitesi bazal ganglionlar içinde en spesifik olarak globus pallidusu (ve bazen subtalamik nükleusları) etkiler.

Key Concept

Kernikterus kaynaklı diskinetik serebral palside karakteristik üçlü: koreoatetoz, sensörinöral işitme kaybı/yukarı bakış kısıtlılığı ve globus pallidus tutulumu.

Alternative Method

Semptomlar ve öykü arasındaki korelasyonu (Sarılık + Göz bulgusu + Normal IQ) kullanarak seçeneklerdeki anatomik bölgeleri eleme yöntemi uygulanabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 62Question →

11 haftalık (77 günlük) bir yenidoğan, gövde ve ekstremitelerde öne doğru katlanma şeklinde ani tonik kasılmaların (spazmlar) gün içinde defalarca tekrarlaması nedeniyle getiriliyor. Doğum öyküsünde perinatal asfiksi saptanmayan bebeğin nörolojik muayenesinde belirgin aksiyel hipotoni ve emme zayıflığı saptanıyor. Elektroensefalografisinde (EEG) hem uyanıklık hem de uyku sırasında devam eden, yüksek voltajlı yavaş dalga ve multifokal dikenlerin (burstburst) ardından gelen 2−52-5 saniyelik düzleşme (supresyon/baskılanmasupresyon/baskılanma) periyotları izleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ohtahara sendromu

Answer

Ohtahara sendromu (Erken İnfantil Epileptik Ensefalopati)
Ohtahara sendromu (Erken İnfantil Epileptik Ensefalopati), yaşamın ilk 33 ayında (sıklıkla ilk 1010 günde) başlayan, en sık tonik spazmların görüldüğü ağır bir tablodur. En karakteristik özelliği, EEG'de hem uyanıklık hem de uyku sırasında izlenen 'burst-supresyon' (patlama-baskılanma) paternidir. Bu hastalar sıklıkla ağır hipotoni gösterir ve tabloları ilerleyen aylarda West sendromuna dönüşebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik yaş ve nöbet tipini analiz etme
Hasta 11 haftalık (yenidoğan) ve nöbetler tonik spazm karakterindedir.
Yenidoğan döneminde başlayan şiddetli epileptik ensefalopatilerde ayırıcı tanı yaş ve nöbet tipi üzerinden yapılır.
2
EEG bulgularını yorumlama
Hem uyanıklık hem uyku sırasında devam eden burst-supresyon (patlama-sönme) paterni saptanmıştır.
Bu patern, Ohtahara sendromu için karakteristiktir ve onu uykuda daha belirgin burst-supresyon gösteren erken miyoklonik ensefalopatiden ayırır.
3
Etyolojik ve prognostik değerlendirme
Genellikle yapısal beyin anomalileri ile ilişkilidir ve prognozu kötüdür, sıklıkla West sendromuna evrilir.
Tanı, klinik ve EEG uyumu ile kesinleştirilir.

Key Concept

Ohtahara sendromu (EIEE), yenidoğan döneminde başlayan, tonik spazmlarla karakterize ve EEG'de hem uyanıklık hem uykuda burst-supresyon paterni veren en erken başlangıçlı epileptik ensefalopatidir.

Practice More

Yenidoğan dönemindeki burst-supresyon paterninin diğer nedenlerini (hipoksik iskemik ensefalopati vb.) ve West sendromuna evrilme süreçlerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 63Question →

2222 aylık bir çocuk, ilk kez geçirdiği ateşli bir nöbet nedeniyle acil servise getirilmiştir. Nöbetin 3535 dakika sürdüğü ve hastaneye ulaşana kadar devam ettiği, damar yolu açılarak uygulanan intravenöz midazolam ile durdurulabildiği öğrenilmiştir. Nöbet sonrası dönemde hastanın klinik takibi planlanmaktadır. Bu hastadaki klinik tablo ve olası sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nöbet süresi 3030 dakikayı geçtiği için 'febril status epileptikus' olarak sınıflandırılır ve bu hastalarda ileride mezial temporal lob epilepsisi riski artmıştır.

Answer

Nöbetin 30 dakikadan uzun sürmesi 'febril status epileptikus' olarak tanımlanır ve bu durum ileride hipokampal skleroz ve mezial temporal lob epilepsisi gelişme riskini artırır.
Doğru olan ifade, nöbetin 30 dakikayı aşması nedeniyle febril status epileptikus olarak sınıflandırılması ve bu spesifik durumun mezial temporal lob epilepsisi için bir risk faktörü olduğudur. Basit febril nöbetlerin aksine, status düzeyindeki nöbetler hipokampal yapılar üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.

Step-by-Step Solution

1
Nöbet süresini değerlendir
Nöbet 3535 dakika sürmüştür.
Sürenin 1515 dakikayı geçmesi 'komplike febril nöbet', 3030 dakikayı geçmesi ise 'febril status epileptikus' (FSE) tanımı için kritiktir.
2
Klinik sınıflandırmayı yap
Hasta 'febril status epileptikus' tablosundadır.
Febril status epileptikus, komplike febril nöbetlerin en ağır formudur.
3
Uzun dönem riskleri belirle
Hipokampal hasar ve mezial temporal lob epilepsisi riski mevcuttur.
Çalışmalar (örn. FEBSTAT), febril status geçiren çocuklarda hipokampusta akut şişme ve sonrasında skleroz gelişebildiğini göstermiştir.

Key Concept

Febril Status Epileptikus ve Uzun Dönem Komplikasyonları

Practice More

Febril nöbetlerde tekrarlama riskini artıran 'düşük ateş' ve 'erken başlangıç' gibi kriterleri tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 64Question →

66 aylık bir süt çocuğunun rutin sağlık izleminde yapılan nörolojik muayenesinde saptanan aşağıdaki bulgulardan hangisi, gelişimsel bir patolojinin göstergesi olarak kabul edilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Avuç içine yapılan mekanik uyarı ile parmakların istemsizce kapanması (palmar yakalama refleksi)

Answer

Avuç içine yapılan mekanik uyarı ile parmakların istemsizce kapanması (palmar yakalama refleksi) bu yaş grubunda patolojik bir bulgudur.
Palmar yakalama refleksi gestasyonun 2828. haftasında başlar ve postnatal 2−32-3. aylarda kaybolur. Bu refleksin entegre olması (kaybolması), bebeğin objeleri istemli olarak yakalamaya başlaması için bir ön koşuldur. 66. ayda bu refleksin halen istemsiz bir şekilde aktif olması, piramidal yol hasarını veya genel bir nörolojik gelişim geriliğini (serebral palsi gibi) düşündüren önemli bir patolojik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kronolojik yaşını ve gelişimsel evresini belirleyin.
Bebek 66 aylıktır; bu dönemde birçok primitif refleksin kaybolmuş olması ve istemli hareketlerin başlaması beklenir.
Nörolojik muayene bulguları çocuğun ayına göre yorumlanmalıdır.
2
Seçeneklerdeki reflekslerin normal kaybolma (entegrasyon) zamanlarını karşılaştırın.
Palmar yakalama 2−32-3 ay, Moro 4−64-6 ay, Plantar yakalama 1010 ay, Babinski 2424 ay.
Primitif reflekslerin vaktinde kaybolmaması santral sinir sistemi hasarının (örn. serebral palsi) erken göstergesidir.

Key Concept

Primitif reflekslerin (özellikle palmar yakalama ve Moro) vaktinde kaybolması, kortikal kontrolün geliştiğini gösterir.
Question 65Question →

66 aylık sağlıklı bir süt çocuğunun rutin çocuk sağlığı izlemi sırasında nörolojik muayenesi yapılmaktadır. Bu bebeğin yaşı ve normal gelişim basamakları göz önüne alındığında, aşağıdaki gelişimsel reflekslerden hangisinin halen pozitif (alınabilir) saptanması nörolojik gelişimde bir sapma veya gecikme olduğunu düşündürür?

Show answer & explanation

Answer: Palmar yakalama refleksi

Answer

Palmar yakalama refleksi, normal gelişim sürecinde en erken kaybolan reflekslerden biri olup genellikle yaşamın 2. veya 3. ayında negatifleşmesi beklenir.
Palmar yakalama refleksi, bebeğin avuç içine dokunulduğunda parmaklarını kapatmasıdır ve normalde 2.2. veya 3.3. ayda kaybolur. 66 aylık bir bebekte bu refleksin halen alınabiliyor olması, genellikle serebral palsi gibi üst motor nöron lezyonlarını veya yaygın nörolojik gelişimsel gecikmeyi düşündüren patolojik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Bebeğin kronolojik yaşını belirleyin.
Bebek 66 aylıktır.
Değerlendirme yapılacak gelişimsel eşiği belirlemek için yaş kritiktir.
2
Seçeneklerdeki reflekslerin normal kaybolma sürelerini karşılaştırın.
Plantar yakalama (9−109-10 ay), Landau (12−2412-24 ay), Palmar yakalama (2−32-3 ay), Babinski (2424 ay).
Hangi refleksin 6.6. aydan önce kaybolmuş olması gerektiğini belirlemek gerekir.
3
Patolojik bulguyu saptayın.
Palmar yakalama refleksinin 6.6. ayda halen pozitif olması anormaldir.
66 aylık bir bebekte 2−32-3. ayda kaybolması gereken bir refleksin persists etmesi nörolojik matürasyon kusurunu gösterir.

Key Concept

İlkel (primitif) reflekslerin kaybolma zamanları nörolojik matürasyonun en önemli göstergelerinden biridir.
Estimated Time:1m 0s
Question 66Question →

Serebral palsi (SPSP) klinik formlarının özellikleri, nöroradyolojik bulguları ve ayırıcı tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diskinetik SPSP formunda derin tendon refleksleri genellikle normal veya hafif artmış saptanırken, spastik tiplerin aksine kalıcı eklem kontraktürleri daha nadir ve geç dönemde gelişir.

Answer

Diskinetik serebral palside derin tendon refleksleri genellikle korunur ve spastik formlara kıyasla eklem kontraktürleri daha nadir/geç görülür.
Doğru olan ifade diskinetik SPSP ile ilgilidir. Bu formda lezyon bazal ganglionlardadır, bu nedenle spastik tiplerde görülen artmış derin tendon refleksleri ve erken dönem kontraktürler beklenmez. İstemsiz hareketler (koreoatetoz, distoni) ön plandadır ve bunlar uyku sırasında kaybolur.

Step-by-Step Solution

1
Serebral palsi tiplerinin fizyolojik ve topografik özelliklerini karşılaştırın.
Spastik formlarda piramidal sistem (motor korteks/traktuslar), diskinetik formlarda ise ekstrapiramidal sistem (bazal ganglionlar) etkilenir.
Klinik bulguların (refleksler, tonus değişkenliği) ayrımı bu temel farka dayanır.
2
Tipler arası nöbet ve zeka geriliği riskini değerlendirin.
Spastik kuadripleji en ağır gruptur; dipleji ve hemiplejide prognoz daha iyidir.
Beyindeki hasarın yaygınlığı (global atrofi vs fokal lezyon) komorbiditeleri belirler.
3
Nöroradyolojik bulguları etiyoloji ile eşleştirin.
Prematürite →\rightarrow PVLPVL (Dipleji); Term/Asfiksi →\rightarrow Status Marmoratus (Diskinetik) veya Parasagittal Hasar (Kuadripleji).
Beynin maturasyon evresine göre hasar alan bölgeler farklılık gösterir.

Key Concept

Serebral Palsi Klinik Sınıflandırması ve Fenotip-Genotip/Radyoloji Korelasyonu

Practice More

Serebral palsili bir hastada hangi klinik tipin kernikterus veya ağır asfiksi (talamik hasar) sonrası daha sık görüldüğünü inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 67Question →

On altı aylık önceden sağlıklı bir kız bebek, evde aniden başlayan kasılmalar nedeniyle ailesi tarafından acil servise getiriliyor. Aileden alınan öyküde, hastanın ateşinin aniden yükseldiği, ardından tüm vücudunda kasılma ve çırpınma tarzında hareketler başladığı ve bu durumun aralıksız 18 dakika boyunca devam ettiği öğreniliyor. Özgeçmişinde herhangi bir özellik bulunmayan ve Sağlık Bakanlığı aşı takvimine uygun olarak eksiksiz aşılandığı belirtilen hastanın acil servisteki vücut sıcaklığı 39.4∘C39.4^\circ C olarak ölçülüyor. Nöbeti kendiliğinden sonlanan hastanın yapılan fizik ve nörolojik muayenesinde bilinci açık, çevreyle ilgili olduğu görülüyor; ense sertliği, fokal nörolojik defisit veya kafa içi basınç artışı bulgusu saptanmıyor.

Bu hastanın klinik durumu ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nöbet süresinin 15 dakikadan uzun olması nedeniyle tablo komplike febril nöbet olarak değerlendirilir ve ileride epilepsi gelişme riski basit febril nöbetlere göre daha yüksektir.

Answer

Hastanın nöbet süresinin 15 dakikayı aşması nedeniyle tablonun komplike febril nöbet olarak değerlendirilmesi ve bu durumun basit febril nöbetlere kıyasla daha yüksek epilepsi riskine sahip olduğunu belirten ifadedir.
Febril nöbetler; basit ve komplike olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Bir nöbetin komplike febril nöbet sayılabilmesi için fokal başlaması, 15 dakikadan uzun sürmesi veya aynı hastalık evresinde 24 saat içinde tekrarlaması kriterlerinden en az birini taşıması gerekir. Bu hastadaki nöbet jeneralize olsa da 18 dakika (15 dakikadan uzun) sürmüştür. Komplike febril nöbet öyküsü olan çocuklarda, basit febril nöbet geçirenlere kıyasla ileriki dönemde epilepsi gelişme riski anlamlı düzeyde daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını, ateşi, nöbet süresini ve nöbet tipini analiz et.
16 aylık hasta, 39.4∘C39.4^\circ C ateş, 18 dakika süren, jeneralize nöbet geçirmiştir. Nöbet süresi 15 dakikayı aşmıştır.
Vakanın basit mi yoksa komplike febril nöbet mi olduğunu ayırt edebilmek için.
2
Febril nöbet tipini klinik bulgulara göre sınıflandır.
Nöbet jeneralize karakterde olsa da süresi 15 dakikayı aştığı için klinik olarak 'komplike febril nöbet' kabul edilir.
Komplike febril nöbet kriterleri: Fokal özellik göstermesi, 15 dakikadan uzun sürmesi veya 24 saat içinde (aynı ateşli hastalık döneminde) tekrarlamasıdır.
3
Seçeneklerdeki prognostik farklılıkları ve BOS analiz bilgilerini değerlendir.
Komplike febril nöbetlerde ileride epilepsi gelişme riski, basit febril nöbetlere göre anlamlı oranda yüksektir. Ayrıca menenjit şüphesinde viral etkenlerde BOS glukozu normal beklenirken, yanlış seçeneklerde düşük olarak verilmiştir.
Çeldiricileri elemek ve doğru prognostik ifadeyi bulmak için.

Key Concept

Febril nöbetlerde basit ve komplike ayrımı, tanı kriterleri ve prognoz
Question 68Question →

1111 aylık bir kız bebek, yüksek ateş ve nöbet geçirme şikayetiyle acil servise getiriliyor. Annesi, çocuğun sağ kol ve bacağında yaklaşık 1212 dakika süren kasılmalar olduğunu ifade ediyor. Fizik muayenesinde ateşi 39.2∘C39.2^\circ C ölçülüyor; bebek huzursuz ancak bilinci açık saptanıyor. Ense sertliği ve diğer meningeal irritasyon bulguları saptanmıyor. Öyküsünden, yaklaşık 1010 saat önce başka bir merkezde ateş nedeniyle tek doz seftriakson uygulandığı öğreniliyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Önceden antibiyotik kullanımı menenjit klinik bulgularını maskeleyebileceği için mutlaka lomber ponksiyon yapılmalıdır.

Answer

Önceden antibiyotik kullanımı menenjit klinik bulgularını maskeleyebileceği için mutlaka lomber ponksiyon yapılmalıdır.
Hastanın 12 aydan küçük olması, nöbetin fokal karakterde (komplike) olması ve en önemlisi önceden antibiyotik kullanmış olması, lomber ponksiyon (LP) yapılması için en güçlü endikasyonlardır. Antibiyotikler, menenjit tablosunda BOS biyokimyasını ve kültürünü etkileyebileceği gibi, fizik muayenedeki ense sertliği gibi kritik bulguları da gizleyebilir (maskelenmiş menenjit).

Step-by-Step Solution

1
Nöbetin özelliklerini değerlendir.
Nöbetin fokal (sağ taraf) olması nedeniyle 'komplike febril nöbet' tanısı konur.
Süreden bağımsız olarak fokalite veya 24 saat içinde tekrar komplike kriteridir.
2
Hastanın yaşını ve tedavi öyküsünü analiz et.
11 aylık (kritik yaş grubu) ve seftriakson (güçlü antibiyotik) almış olması saptandı.
12 aydan küçük bebeklerde ve antibiyotik kullananlarda menenjit bulguları silik olabilir.
3
Menenjit riskini değerlendir.
Antibiyotik kullanımı 'masked meningitis' (maskelenmiş menenjit) riskini doğurur.
Klinik muayene bu durumda güvenilir değildir, kesin tanı için BOS analizi gerekir.

Key Concept

Antibiyotik alan çocuklarda febril nöbet gelişmesi, fizik muayene bulguları normal olsa dahi menenjit dışlanamadığı için lomber ponksiyon endikasyonudur.

Hints

1
Nöbetin sadece sağ tarafta olması sınıflamayı nasıl etkiler?
2
Antibiyotik almış bir bebekte ense sertliğinin olmaması menenjiti kesin olarak dışlar mı?

Practice More

Febril nöbetlerde EEG ve görüntüleme endikasyonlarını tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 69Question →

İki aylık bir erkek bebek; belirgin hipotoni, zayıf emme ve baş çevresinde hızlı artış şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede makrosefali, generalize hipotoni, arefleksi ve kaba nistagmus saptanmıştır. Oftalmolojik değerlendirmede bilateral mikroftalmi, katarakt ve retina displazisi izlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi 8800 U/L8800 \text{ U/L} (Normal: 50−20050-200) olarak ölçülmüştür. Kraniyal MRG'de yaygın "parke taşı" (cobblestone) görünümünde lissensefali, ciddi ventrikülomegali, serebellar hipoplazi ve ponsun belirgin hipoplazisine bağlı beyin sapında "ZZ-şekilli" (kinked) deformite izlenmiştir. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Walker-Warburg Sendromu

Answer

Sunulan vakadaki klinik ve radyolojik bulgular doğrultusunda en olası tanı Walker-Warburg Sendromu'dur.
Walker-Warburg Sendromu; konjenital müsküler distrofiler içinde en ağır fenotip olup, Tip 2 lissensefali (cobblestone), hidrosefali, serebellar hipoplazi ve ağır oküler anomaliler (mikroftalmi, katarakt) ile karakterizedir. Beyin sapındaki hipoplaziye bağlı gelişen ZZ şeklindeki kıvrılma (kinking) bu hastalık için tanısal bir ipucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadı değerlendir
Hipotoni + Göz anomalileri + SSS malformasyonu saptandı.
Bu üçlü bulgu kümesi konjenital müsküler distrofilerin ( α\alpha-distrogliyanopatiler) temel özelliğidir.
2
Laboratuvar verisini analiz et
Serum CKCK düzeyi normalin yaklaşık 4040 katı saptandı.
Bu derece yüksek CKCK değerleri, primer beyin malformasyonlarından ziyade kas dokusunun da etkilendiği distrofileri gösterir.
3
Radyolojik belirteçleri yorumla
Cobblestone lissensefali ve ZZ-şekilli beyin sapı deformitesi belirlendi.
Beyin sapındaki bükülme (kinking) ve ZZ görünümü, Walker-Warburg Sendromu için oldukça spesifik bir radyolojik bulgudur.
4
Ayırıcı tanı yap
Bulguların şiddeti dikkate alınarak en ağır fenotip seçildi.
Muscle-Eye-Brain ve Fukuyama daha hafif seyrederken, sunulan tablodaki ağır oküler ve SSS bulguları en ağır form olan Walker-Warburg'u işaret eder.

Key Concept

Walker-Warburg Sendromu, cobblestone (Tip 2) lissensefali, ağır göz anomalileri ve konjenital müsküler distrofi ile karakterize, α\alpha-distrogliyan glikozilasyon bozukluğudur.
Question 70Question →

33 aylık bir bebekte jeneralize hipotoni, "kurbağa bacağı" pozisyonunda yatma, derin tendon reflekslerinin alınamaması ve dilde fasikülasyonlar saptanıyor. Bebeğin çevreyle etkileşiminin canlı ve sosyal gülümsemesinin olması üzerine Spinal Müsküler Atrofi (SMASMA) Tip 11 (Werdnig-Hoffmann) tanısı konuyor. Aşağıdakilerden hangisi bu hastadaki klinik tablonun şiddetini belirleyen ve SMASMA Tip 22 veya 33 gibi daha hafif formların ortaya çıkmasını sağlayan temel genetik mekanizmadır?

Show answer & explanation

Answer: SMN2SMN2 gen kopya sayısındaki artış

Answer

SMA hastalarında klinik şiddetin en önemli belirleyicisi SMN2SMN2 geninin kopya sayısıdır.
Spinal Müsküler Atrofi (SMASMA), SMN1SMN1 genindeki homozigot delesyon sonucu ortaya çıkar. Ancak insanların genomunda bu genin bir yedeği olan SMN2SMN2 geni de bulunur. SMN2SMN2 geni, alternatif kırpılma (splicing) nedeniyle sadece az miktarda tam boy fonksiyonel protein üretebilir. Bir bireyde SMN2SMN2 geninin kopya sayısı ne kadar fazlaysa (genellikle 33 veya daha fazla), üretilen toplam fonksiyonel SMN proteini miktarı o kadar artar ve bu durum hastanın daha hafif bir klinik tabloya (Tip 22 veya 33) sahip olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Bebekte hipotoni, arefleksi ve dilde fasikülasyon varlığı alt motor nöron hasarını (SMA) gösterir.
Dilde fasikülasyon SMA Tip 1 için patognomonik bir bulgudur.
2
Genetik mekanizmayı hatırla
Tüm SMA tiplerinde ana sorun SMN1SMN1 geninin homozigot kaybıdır.
SMN proteininin büyük kısmı bu genden üretilir.
3
Modifikatör geni belirle
SMN2SMN2 geni, SMN1SMN1'in bir yedeği gibidir ancak sadece %10\%10 oranında fonksiyonel protein üretebilir.
SMN2 kopya sayısı ne kadar fazlaysa, toplam fonksiyonel protein o kadar artar ve klinik tablo hafifler (Tip 2, 3 veya 4).

Key Concept

SMA'da klinik fenotip (şiddet), modifikatör gen olan SMN2SMN2 kopya sayısı ile ters orantılıdır.
Question 71Question →

33 aylık bir erkek bebek, doğumdan itibaren var olan belirgin kas gevşekliği, emme güçlüğü ve başını tutamama şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde jeneralize hipotoni, derin tendon reflekslerinin alınamaması ve fiksasyon kaybı saptanmıştır. Oftalmolojik muayenesinde bilateral mikroftalmi ve katarakt izlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 12.400 U/L12.400 \, U/L olarak saptanmıştır. Kraniyal MR görüntülemede kortikal girusların izlenmediği (lizensefali), korteksin pütürlü göründüğü (parke taşı görünümü), hidrosefali ve serebellar hipoplazi bulguları mevcuttur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Walker-Warburg sendromu

Answer

Walker-Warburg sendromu
Doğru yanıt olan Walker-Warburg sendromu, konjenital müsküler distrofierin (KMD) bir formu olan distrogli-kanopatilerin en ağır klinik tablosudur. Hastada saptanan jeneralize hipotoni ve 10.000 U/L10.000 \, U/L üzerindeki CK düzeyi bir müsküler distrofiyi desteklerken; eşlik eden 'cobblestone' lizensefali (tip II lizensefali) ve bilateral katarakt/mikroftalmi bulguları Walker-Warburg sendromu için klasiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sunumun analizi
Belirgin hipotoni ve ekstrem CK yüksekliği (12.400 U/L12.400 \, U/L) saptandı.
Yüksek CK düzeyi, problemin nörojenik (SMA gibi) değil, miyojenik (distrofi) kökenli olduğunu gösterir.
2
Sistemik bulguların değerlendirilmesi
Mikroftalmi ve katarakt gibi ciddi göz anomalileri belirlendi.
Konjenital müsküler distrofierin (KMD) bir alt grubu olan distrogli-kanopatilerde göz tutulumu ayırt edicidir.
3
Görüntüleme bulgularının yorumlanması
Cobblestone (parke taşı) lizensefali ve serebellar hipoplazi saptandı.
Walker-Warburg sendromu, santral sinir sistemi malformasyonlarının en ağır görüldüğü KMD tipidir.
4
Tanının netleştirilmesi
Kas-Göz-Beyin tutulumu (WWS) tanısı konuldu.
Kas distrofisi bulguları, lizensefali ve katarakt birlikteliği WWS için patognomoniktir.

Key Concept

Walker-Warburg sendromu, konjenital müsküler distrofierin en ağır formu olup kas distrofisi, lizensefali ve göz anomalileri triadı ile karakterizedir.

Alternative Method

Ayırıcı tanıda 'Hipotoni + Yüksek CK + Beyin MR' algoritmasını kullanmak. Eğer MR'da lizensefali varsa Fukuyama veya Walker-Warburg; eğer beyaz cevher değişikliği varsa Merozin eksikliği düşünülür.
Estimated Time:2m 0s
Question 72Question →

55 yaşında bir erkek çocuk, vücudundaki lekeler ve sol bacağındaki şekil bozukluğu nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövde ve ekstremitelerde en büyüğü 22 cm olan 88 adet sütlü kahve lekesi (café-au-lait) ve her iki aksiller bölgede çillenme (Crowe belirtisi) saptanıyor. Ortopedik muayenesinde sol tibiada anterolateral eğilme izleniyor. Bu hastada tanıyı desteklemek için yapılacak oftalmolojik muayenede aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Lisch nodülleri

Answer

Lisch nodülleri
Vakadaki çocuk; 6'dan fazla sütlü kahve lekesi, aksiller bölgede çillenme (Crowe belirtisi) ve karakteristik bir kemik lezyonu (tibial displazi/anterolateral eğilme) ile Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısı almaktadır. NF1 hastalarında iris üzerinde yerleşen iyi huylu hamartomlar olan Lisch nodülleri, yaşla birlikte sıklığı artan ve tanıyı kesinleştiren en olası oftalmolojik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları (8 adet sütlü kahve lekesi, aksiller çillenme ve anterolateral tibial eğilme) değerlendirerek olası tanıyı belirleyin.
Hasta, NIH tarafından belirlenen Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanı kriterlerinden üçünü karşılamaktadır (6+ leke, çillenme, karakteristik kemik lezyonu).
NF1 tanısı koymak için mevcut kriterlerin bilinmesi gereklidir.
2
NF1 ile en sık ilişkili olan oftalmolojik bulguyu tanımlayın.
İris üzerinde yerleşen melanositik hamartomlar olan Lisch nodülleri, NF1 tanısını destekleyen en yaygın oftalmolojik bulgudur.
Lisch nodülleri tanı kriterlerinden biridir ve hastaların büyük kısmında izlenir.

Key Concept

Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) Tanı Kriterleri
Estimated Time:1m 15s
Question 73Question →

1818 aylık bir kız çocuk, evde ateşinin 39.5∘C39.5^\circ C ölçülmesinin ardından başlayan, 1818 dakika süren, tüm vücutta yaygın tonik-klonik tarzda kasılma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde genel durumu iyi, meninks iritasyon bulguları saptanmayan ve nörolojik gelişim basamakları yaşına uygun olan hastanın nöbetinin kendiliğinden durduğu öğreniliyor.

Bu çocuk için en olası tanı ve izlemde yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Komplike febril nöbet; ateş odağının araştırılması ve gözlem

Answer

Komplike febril nöbet; ateş odağının araştırılması ve gözlem
Hastanın nöbet süresinin 1515 dakikayı aşması (1818 dakika), nöbeti 'komplike febril nöbet' kategorisine sokar. Meninks iritasyon bulgusu bulunmayan, nörolojik gelişimi normal ve 1212 aydan büyük çocuklarda nöbet durmuşsa, öncelikli yaklaşım ateşin kaynağını bulmak ve hastayı gözlemlemektir.

Step-by-Step Solution

1
Nöbetin özelliklerini (süre, tip, tekrar) değerlendir.
Nöbet 18 dakika sürmüştür (süre > 15 dakika).
15 dakikadan uzun süren nöbetler komplike febril nöbet olarak tanımlanır.
2
Hastanın yaşını ve fizik muayene bulgularını (meningeal irritasyon) kontrol et.
18 aylık, meninks iritasyon bulgusu yok.
Menenjit şüphesi yoksa ve çocuk 12 aydan büyükse invaziv girişimlerden (LP) önce gözlem ve odak araştırması önceliklidir.
3
Uygun tanı ve yönetim planını belirle.
Komplike febril nöbet tanısı ile odak araştırması ve klinik takip.
Nöbet durmuş olduğu için acil antiepileptik müdahale gerekmez, etiyolojiye odaklanılmalıdır.

Key Concept

Febril nöbetlerin süreye göre (15 dakika sınırı) basit ve komplike olarak sınıflandırılması.

Practice More

Basit ve komplike febril nöbet ayrımında kullanılan 'fokal özellik' ve '24 saat içinde tekrar' kriterlerini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 74Question →

1010 yaşındaki bir çocuk, sağ üst göz kapağında giderek büyüyen, palpasyonla "torba içinde solucan" kıvamında hissedilen yumuşak kitle ve eşlik eden ptozis şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde gövdede 1515'den fazla, en büyüğü 33 cm çapında sütlü kahve lekeleri (café-au-lait) saptanıyor. Bu hastadaki göz kapağı kitlesi için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pleksiform nörofibrom

Answer

Pleksiform nörofibrom
Hastanın fizik muayenesinde saptanan çok sayıda café-au-lait lekesi Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısını koydurur. NF1'de göz kapağında görülen, ptozise yol açan ve palpasyonla 'torba içinde solucan' (bag of worms) hissi veren yumuşak kitle, pleksiform nörofibromun patognomonik bir bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Göz kapağında ptozis yapan kitle ve vücuttaki çok sayıda café-au-lait lekesi, hastada Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) olduğunu gösterir.
NF1 tanısı için 6 veya daha fazla café-au-lait lekesi ve pleksiform nörofibrom varlığı temel kriterlerdendir.
2
Kitle karakteristiğinin değerlendirilmesi
Göz kapağındaki kitlenin palpasyonda 'torba içinde solucan' (bag of worms) hissi vermesi, pleksiform nörofibromun klasik klinik tanımıdır.
Bu bulgu, sinir kılıfı boyunca yayılan diffüz nörofibromatöz dokuyu temsil eder.

Key Concept

Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanı kriterleri ve pleksiform nörofibromun 'bag of worms' karakteristiği.

Hints

1
Café-au-lait lekeleri hangi nörokütanöz sendromun temel tanı kriteridir?
2
NF1'de görülen ve 'torba içinde solucan' olarak tanımlanan yumuşak doku tümörünü hatırlayın.
3
Göz kapağındaki bu kitle hem selim bir tümördür hem de NF1 hastalarında ptozisin en sık nedenlerinden biridir.

Practice More

NF1 ve NF2 arasındaki tanı kriteri farklarını (örneğin Lisch nodülleri vs. posterior subkapsüler katarakt) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 75Question →

Beş aylık bir erkek bebek; vücudun sol tarafında belirgin motor güçsüzlük ve sağ vücut yarısında fokal nöbetler nedeniyle getirilmiştir. Hastanın kraniyal MRG incelemesinde; sağ hemisferde pial yüzeyden lateral ventriküle kadar uzanan, içi beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) ile dolu bir yarık izlenmiştir. Bu yarığın duvarlarının heterotopik gri cevher ile döşeli olduğu saptanmıştır. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şizensefali

Answer

Şizensefali, kraniyal görüntülemede korteksten ventriküle uzanan ve duvarları gri cevher ile döşeli olan karakteristik yarık görünümü ile porensefaliden ayırt edilir.
Şizensefali, beyin parankimi boyunca pial yüzeyden ventriküler epandime kadar uzanan yarıklarla karakterize bir nöronal migrasyon kusurudur. En spesifik radyolojik özelliği, bu yarığın duvarlarının heterotopik veya displastik gri cevher ile döşeli olmasıdır. Klinik olarak hemiparezi, mikrosefali, gelişimsel gerilik ve dirençli nöbetlerle seyredebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Motor güçsüzlük (hemiparezi) ve fokal nöbetler fokal bir beyin lezyonuna işaret eder.
Konjenital malformasyonların klinik sunumu genellikle nörolojik defisitler ve nöbetlerdir.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Korteksten ventriküle uzanan yarık saptanmıştır.
Bu bulgu hem şizensefali hem de porensefalide görülebilir.
3
Yarık duvarının içeriğini incele
Yarık duvarının gri cevher ile döşeli olması ayırt edicidir.
Şizensefalide duvarlar gri cevher (nöronal migrasyon kusuru) ile döşeliyken, porensefalide gliozis/beyaz cevher ile döşelidir.

Key Concept

Şizensefali ile Porensefali arasındaki en temel radyolojik fark, yarık duvarını döşeyen dokunun tipidir (gri cevher vs. beyaz cevher).

Hints

1
Görüntülemede ventrikülden kortekse uzanan yarıklar hangi malformasyonlarda görülür?
2
Yarığın duvarının hangi dokuyla döşeli olduğu (gri cevher vs. beyaz cevher) tanıyı netleştirir.

Practice More

Nöronal migrasyon kusurları arasındaki temel farkları (lizensefali, şizensefali, gri cevher heterotopileri) tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 76Question →

22 aylık bir kız bebek, yüzünün sol tarafında geniş bir alanı kaplayan, segmenter dağılımlı büyük bir fasiyal hemanjiyom nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan ekokardiyografik incelemede aort koarktasyonu saptanıyor.

Bu klinik bulgular ışığında, hastada aşağıdaki santral sinir sistemi anomalilerinden hangisinin bulunma olasılığı en yüksektir?

Show answer & explanation

Answer: Dandy-Walker malformasyonu

Answer

Dandy-Walker malformasyonu, PHACE sendromunun en sık görülen nörolojik bileşenidir.
Hastada saptanan segmenter fasiyal hemanjiyom ve aort koarktasyonu, PHACE sendromu (Posterior fossa anomalileri, Hemanjiyom, Arteriyel anomaliler, Kardiyak defektler/Aort koarktasyonu, Eye/Göz anomalileri) tanısını koydurur. Bu sendromun en sık görülen nörolojik bileşeni posterior fossa malformasyonlarıdır ve bunlar arasında Dandy-Walker malformasyonu en tipik olanıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları birleştirerek sendromu tanımla.
Segmenter fasiyal hemanjiyom ve aort koarktasyonu (kardiyak anomali) birlikteliği PHACE sendromunu işaret eder.
PHACE; Posterior fossa anomalileri, Hemanjiyom, Arteriyel anomaliler, Kardiyak defektler ve Eye (göz) bulgularının akronimidir.
2
Tanımlanan sendroma özgü nörolojik bulguyu belirle.
Posterior fossa malformasyonları, özellikle Dandy-Walker malformasyonu en sık eşlik eden bulgudur.
PHACE sendromu tanısı alan hastaların yaklaşık %80-90'ında bu yapısal anomalilerden en az biri bulunur.

Key Concept

PHACE sendromu tanısı ve bileşenleri

Practice More

PHACE sendromlu bir hastada serebrovasküler olay riskini değerlendirmek için istenecek en uygun görüntüleme yöntemini gözden geçirin (MR anjiyografi).
Estimated Time:1m 15s
Question 77Question →

"Gevşek bebek" (floppy infant) klinik tablosuyla değerlendirilen 44 aylık bir süt çocuğunda, aşağıdaki bulgulardan hangisinin varlığı Spinal Müsküler Atrofi (SMASMA) Tip 11 tanısından ziyade öncelikle Pompe hastalığını (Glikojen depo hastalığı Tip 22) düşündürmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Belirgin kardiyomegali ve EKGEKG'de yüksek QRSQRS voltajları

Answer

Belirgin kardiyomegali ve EKGEKG'de yüksek QRSQRS voltajları
Belirgin kardiyomegali ve EKGEKG'de yüksek QRSQRS voltajları bulgusu Pompe hastalığı (Tip 22 Glikojen Depo Hastalığı) için karakteristiktir. SMASMA sadece motor nöronları etkileyen bir hastalık olduğu için kalp kası tutulumu ve buna bağlı EKGEKG değişiklikleri veya radyolojik kardiyomegali saptanmaz.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et.
Hasta 'floppy infant' (hipotonik bebek) tablosundadır ve arefleksiktir. Bu durum hem nöromüsküler hem de metabolik hastalıkları düşündürür.
Ayırıcı tanıda SMA, Pompe hastalığı, Botulizm ve konjenital myopatiler yer alır.
2
SMA Tip 1 (Werdnig-Hoffmann) özelliklerini hatırla.
Ön boynuz hücresi dejenerasyonu, dilde fasikülasyon, normal bilişsel fonksiyonlar, SMN1SMN1 gen delesyonu.
Hastalık sadece motor nöronları etkiler, visseral organlar (kalp, karaciğer) korunur.
3
Pompe hastalığı (Tip 2 Glikojenoz) özelliklerini karşılaştır.
Asit maltaz eksikliği, jeneralize hipotoni, makroglosşi, hepatomegali ve en önemlisi hipertrofik kardiyomiyopati.
Pompe hastalığında kalp tutulumu (kardiyomegali ve EKG bulguları) tanıyı SMA'dan ayıran en önemli klinik ipucudur.

Key Concept

Hipotonik bebeklerde kalp ve visseral organ tutulumu, tanıyı nöromüsküler hastalıklardan (SMA) metabolik hastalıklara (Pompe) kaydırır.
Question 78Question →

1212 yaşında bir çocuk, son birkaç aydır özellikle fiziksel zorlanma, öksürük ve hapşırma sonrası artan ensede (oksipital bölge) ağrı şikayetiyle polikliniğe getirilmiştir. Hastanın nörolojik muayenesi tamamen normal saptanmıştır. Çekilen kraniyal MR incelemesinde serebellar tonsillerin foramen magnum düzeyinden 7 mm7\text{ mm} aşağıya yerleştiği (sarktığı) görülmüştür. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chiari Tip I malformasyonu

Answer

Serebellar tonsillerin foramen magnum düzeyinden 7 mm7\text{ mm} aşağıya yerleştiği ve Valsalva manevralarıyla artan oksipital ağrısı olan hasta için en olası tanı Chiari Tip I malformasyonudur.
Chiari Tip I malformasyonu, serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağıya doğru herniye olmasıdır. Tanı için genellikle tonsillerin foramen magnum hattının (McRae hattı) en az 5 mm5\text{ mm} altında olması kriter olarak kabul edilir. Klinik olarak adölesan veya genç erişkin dönemde, Valsalva manevraları (öksürme, hapşırma, ağırlık kaldırma) ile şiddetlenen oksipital baş ağrısı ve boyun ağrısı en sık başvuru semptomudur. Bu hastadaki 7 mm7\text{ mm}'lik herniasyon ve tipik ağrı karakteri tanıyı doğrulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını analiz et.
Valsalva manevraları (öksürük, zorlanma) ile tetiklenen oksipital baş ağrısı, Chiari Tip I için tipik bir başvuru şeklidir.
Artan intrakraniyal basıncın foramen magnum düzeyindeki tonsil basısını artırması ağrıyı tetikler.
2
Radyolojik bulguları değerlendir.
Serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağıya sarkması (>5 mm> 5\text{ mm}) Chiari Tip I tanısını doğrular.
Tip I malformasyonda sadece tonsiller etkilenirken, Tip II'de vermis ve beyin sapı da etkilenir ve genellikle miyelomeningosel eşlik eder.

Key Concept

Chiari Tip I malformasyonu tanısı için serebellar tonsillerin foramen magnumdan 5 mm5\text{ mm}'den fazla sarkması gereklidir.
Estimated Time:45s
Question 79Question →

On beş (1515) günlük bir yenidoğan; epizodik hiperpne ve apne atakları ile jeneralize hipotoni nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılıyor. Yapılan fizik muayenesinde okülomotor apraksi, nistagmus ve belirgin ataksi saptanıyor. Kraniyal MRG incelemesinde serebellar vermis hipoplazisi, derinleşmiş interpedinküler fossa ve uzamış superior serebellar pedinküllerin oluşturduğu "molar diş" (molar tooth) görünümü izleniyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Joubert sendromu

Answer

Joubert sendromu
Joubert sendromu, serebellar vermis hipoplazisi/agenezisi ile birlikte superior serebellar pedinküllerin kalınlaşması ve uzaması, ayrıca interpedinküler fossanın derinleşmesi sonucu aksiyel MRG kesitlerinde 'molar diş' (molar tooth) görünümü vermesiyle karakterize bir otozomal resesif siliopatidir. Klinik olarak yenidoğan döneminde hiperpne-apne atakları, hipotoni, okülomotor apraksi ve ataksi en sık görülen bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Yenidoğan döneminde epizodik solunum düzensizlikleri (hiperpne/apne), hipotoni ve okülomotor apraksi saptandı.
Bu klinik bulgular posterior fossa malformasyonlarını, özellikle Joubert sendromu ve varyantlarını akla getirir.
2
Radyolojik bulguların yorumlanması
MRG'de serebellar vermis hipoplazisi, derin interpedinküler fossa ve uzamış superior serebellar pedinküller izlendi.
Bu bulguların birleşimi Joubert sendromu için patognomonik olan 'molar diş' görünümünü oluşturur.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Joubert sendromu tanısı kesinleştirildi.
Klinik triad (hipotoni, gelişim geriliği ve molar diş görünümü) Joubert sendromu tanısı için yeterlidir.

Key Concept

Joubert sendromu ve Molar Diş Görünümü
Estimated Time:1m 30s
Question 80Question →

22 yaşında bir çocuk; gövdede ve ekstremitelerde istemsiz, yavaş, kıvrılma tarzında hareketler (atetozatetoz) ve distonik postür nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde yenidoğan döneminde ağır hiperbilirubinemi nedeniyle kan değişimi yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde aksiyel hipotoniye eşlik eden ekstremite rijititesi saptanıyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Erken çocukluk döneminde belirgin eklem kontraktürleri gelişmesi beklenir.

Answer

Erken çocukluk döneminde belirgin eklem kontraktürleri gelişmesi beklenir ifadesi yanlıştır.
Serebral palsinin diskinetik formunda (koreoathetotik veya distonik), spastik formun aksine sürekli ve sabit bir kas sertliği (hipertonisite) yoktur. Kas tonusu dinamik olarak değişir. Bu nedenle, eklemlerin belirli bir pozisyonda kalarak kısalması sonucu oluşan kontraktürler, diskinetik tipte nadir görülür veya çok ileri yaşlarda ortaya çıkar. Erken kontraktür gelişimi spastik SP (özellikle dipleji ve kuadripleji) için tipik bir özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların ve özgeçmişin sentezlenmesi
Atetoz, distoni ve kernikterus (ağır sarılık) öyküsü hastada 'Diskinetik Serebral Palsi' olduğunu gösterir.
İstemsiz hareketler bazal ganglion hasarının (özellikle globus pallidus) karakteristik bulgusudur.
2
Diskinetik SP motor özelliklerinin analizi
Bu tipte tonus değişkendir (hipotoni ve hipertoni atakları); piramidal sistem etkilenmediği için DTR'ler normaldir ve sabit spastisite yoktur.
Eklem kontraktürleri, kasın sürekli kısa pozisyonda kaldığı sabit spastisite durumlarında (spastik tip) gelişir.
3
Yanlış olan seçeneğin belirlenmesi
Diskinetik tipte eklem kontraktürleri erken dönemde beklenen bir bulgu değildir; çok geç dönemde veya hiç gelişmeyebilir.
Tonusun değişkenliği ve istemsiz hareketler eklemlerin sürekli tek bir pozisyonda kalmasını engeller.

Key Concept

Diskinetik Serebral Palsi Klinik Özellikleri
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 4 / 15Next
Nöroloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 4 | Examkin