Buzul Şekilleri

86 soru

Soru 1Soru →

Türkiye'de dış kuvvetlerin yer şekilleri üzerindeki şekillendirici etkisi incelendiğinde, buzulların etkisinin akarsulara oranla oldukça kısıtlı bir alanda kaldığı görülür. Bu durum Türkiye'nin mutlak konumuyla doğrudan ilişkilidir. Ancak geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan iklim salınımları, yüksek dağ kütlelerimizin zirvelerinde karakteristik buzul aşınım ve birikim şekillerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Kuvaterner buzullaşmalarının Türkiye'deki etkileri ve buzul şekillerinin dağılışı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hatalı bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Buzul şekillerinin oluşumu ve dağılışı yalnızca dağların yükseltisine bağlı olduğu için, enlem faktörünün kar sınırı üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.

Cevap

Buzul şekillerinin oluşumu ve dağılışı yalnızca dağların yükseltisine bağlı değildir; enlem faktörü kalıcı kar sınırının başladığı yükselti üzerinde doğrudan etkilidir.
Buzul şekillerinin dağılışı hem mutlak konum (enlem etkisiyle kar sınırının kuzeye gidildikçe alçalması) hem de özel konum (dağların yükseltisi) ile açıklanır. Sadece yükseltinin etkili olduğunu ve enlemin etkisi olmadığını savunan yargı, Türkiye coğrafyasındaki matematik konum gerçekleriyle çeliştiği için yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Matematik ve özel konum etkisinin analiz edilmesi.
Türkiye'nin orta kuşakta olması (matematik konum) buzulların etkisini sınırlar; ancak yüksek dağların varlığı (özel konum) buzul oluşumuna izin verir.
Buzul dağılışını anlamak için hem enlem hem de yükselti faktörü birlikte değerlendirilmelidir.
2
Kalıcı kar sınırının enlemle değişiminin incelenmesi.
Güneyde (Akdeniz) kalıcı kar sınırı daha yüksekten (35003500 m+) başlarken, kuzeyde (Karadeniz) daha alçaktan (28002800 m+) başlar.
Bu durum, ekvatordan kutuplara doğru sıcaklığın azalmasıyla açıklanan matematik konum etkisidir.
3
Kuvaterner buzullaşması ve yükselti eşiğinin kontrolü.
Geçmişte kar sınırı 22002200 metreye kadar inmiş olsa da, Yıldız ve Canik gibi dağlar bu sınırın altında kaldığı için buzul etkisi görülmez.
Bir dağın buzul aşındırmasına uğraması için o dönemdeki kar sınırının üzerine çıkacak kadar yüksek olması gerekir.

Anahtar Kavram

Buzul Şekillerinin Dağılışı: Enlem ve Yükselti İlişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 2Soru →

Türkiye'de dördüncü jeolojik zamanın (Kuvaterner) soğuk dönemlerinde, kalıcı kar sınırı bugünkü seviyesinden daha aşağılara (yaklaşık 22002200 metreye) inmiş ve yüksek dağlık kütleler üzerinde buzullaşma etkili olmuştur. Bu dönemde oluşan sirk çukurları, moren yığınları ve buzul vadileri günümüzde Anadolu'nun birçok yüksek zirvesinde gözlenebilmektedir.

Buna göre, yer şekli özellikleri ve yükselti değerleri göz önüne alındığında aşağıdaki dağların hangisinde Kuvaterner buzullaşmasına ait izlere rastlanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız Dağları

Cevap

Yıldız Dağları'nda buzul şekillerine rastlanmaz çünkü bu dağların yükseltisi Kuvaterner'deki buzul sınırı olan 2200 metrenin çok altındadır.
Türkiye'de Kuvaterner (4. Jeolojik Zaman) buzullaşması, o dönemde yaklaşık 22002200 metreye kadar inen kalıcı kar sınırı nedeniyle sadece yüksek dağlarda etkili olmuştur. Yıldız Dağları'nın (Istranca Dağları) en yüksek noktası 10311031 metre (Mahya Dağı) olduğu için, bu dağlar geçmiş jeolojik dönemlerde buzullaşma etkisine girmemiş ve buzul şekilleri oluşmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvaterner buzullaşma sınırını belirleme
Türkiye'de dördüncü jeolojik zamanda buzullaşma etkisinin görülebilmesi için yükseltinin yaklaşık 2200−25002200-2500 metrenin üzerinde olması gerekir.
Buzullaşma, kalıcı kar sınırının altına inen sıcaklık değerlerine bağlıdır ve Türkiye'nin enlem değerleri nedeniyle bu durum sadece yüksek zirvelerde gerçekleşmiştir.
2
Seçeneklerdeki dağların yükseltilerini karşılaştırma
Kaçkar (39323932 m), Bolkar (35243524 m), Cilo (41354135 m) ve Erciyes (39173917 m) dağları bu sınırın üzerindeyken; Yıldız Dağları (10311031 m) sınırın çok altındadır.
Yıldız Dağları (Istranca), Marmara Bölgesi'nde düşük yükseltili bir kütledir.
3
Sonucu doğrulama
Yıldız Dağları'nda buzul aşındırma veya biriktirme şekillerine rastlanması mümkün değildir.
Yetersiz yükselti, dördüncü zamanın en soğuk dönemlerinde bile bu sahada buzul oluşumuna izin vermemiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Buzullaşma ve Yükselti İlişkisi

Alternatif Yöntem

Türkiye'de buzul şekilleri arandığında genellikle 'Marmara'nın batısı, Ege'nin kıyı kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'nun alçak yerleri' dışındaki yüksek dağlık alanlara bakılmalıdır. Yıldız Dağları Marmara'nın kuzeybatısında ve alçak olduğu için elenir.
Tahmini Süre:50s
Soru 3Soru →

Türkiye’de dış kuvvetler içerisinde etki alanı en dar olan buzul şekillerine, yalnızca yüksek dağ kütlelerinin zirve kısımlarında rastlanmaktadır. Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan buzul dönemlerinde Türkiye'de kalıcı kar sınırı 22002200 metre seviyelerine kadar inmiş, bu durum pek çok dağ kütlesinde sirk çukurları, buzullaşmış vadiler ve moren yığınlarının oluşmasına imkân tanımıştır.

Buna göre, Türkiye’nin yer şekilleri ve yükselti özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki dağ kütlelerinin hangisinde Kuvaterner buzullaşmasına ait bu tür jeomorfolojik izlerin görülmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canik Dağları

Cevap

Canik Dağları, Orta Karadeniz'de ortalama yükseltisi az olan ve 22002200 metrelik Kuvaterner buzullaşma sınırının altında kalan bir dağ sırası olduğu için buzul şekillerine sahip değildir.
Doğru seçenek olan dağ kütlesi, Orta Karadeniz bölümünde yer alan ve kıyıya paralel uzanan ancak yükseltisi oldukça az olan bir sıradır. Kuvaterner döneminde buzullaşma sınırı yaklaşık 22002200 metreye kadar inmiş olsa da, bu dağların zirveleri bu yükseltinin altında kaldığı için sirk veya moren gibi şekiller oluşmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvaterner buzullaşma sınırının belirlenmesi
22002200 metre
Türkiye'de 44. Jeolojik Zaman'daki soğuma dönemlerinde buzullaşma bu seviyeye kadar inmiştir.
2
Seçeneklerdeki dağların yükseltilerinin analiz edilmesi
Uludağ (25432543 m), Kaçkar (39323932 m), Aladağlar (37563756 m), Sandras (22952295 m), Canik (15001500-20002000 m)
Buzul izi görülebilmesi için dağın Kuvaterner'deki kalıcı kar sınırından yüksek olması gerekir.
3
Yükselti ve buzullaşma ilişkisinin kurulması
Canik Dağları'nın elenmesi
Canik Dağları, Orta Karadeniz'in alçak yapısı nedeniyle 22002200 metreyi aşamadığı için buzullaşmadan etkilenmemiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Buzul Şekillerinin Dağılışı ve Yükselti Sınırı

İpuçları

1
Türkiye'de buzullaşma izleri için dağın Kuvaterner dönemindeki sınırı (22002200 m) aşması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Karadeniz'deki dağ sıralarının (Batı-Orta-Doğu) yükselti farklarının buzul ve kıyı şekilleri üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru →

Türkiye'de buzul aşındırmasının etkili olduğu yüksek dağlık sahalarda, dirençli kayaçların buzul kütlesi tarafından aşındırılarak törpülenmesi ve cilalanması sonucunda ortaya çıkan, morfolojik olarak bir koyun sürüsünü veya deve sırtını andıran yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hörgüç kaya

Cevap

Hörgüç kaya, buzulların dirençli kayaları aşındırarak törpülemesi sonucu oluşan tepeliklerdir.
Hörgüç kaya, buzulun hareketi sırasında altındaki sert ve dirençli kayaları aşındırıp üzerini cilalamasıyla oluşan, bir tarafı hafif eğimli ve pürüzsüz, diğer tarafı ise daha dik ve pürüzlü olan tepeliklerdir. Bu şekillerin toplu halde bulunduğu alanlar uzaktan bir koyun sürüsüne benzetildiği için bu isimle anılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Dış kuvveti belirle.
Soruda buzul aşındırmasından söz edilmektedir.
Yer şeklinin kökenini anlamak için ana etkenin tespit edilmesi gerekir.
2
Yer şeklinin oluşum sürecini analiz et.
Dirençli kayaların törpülenmesi, cilalanması ve bombeli bir yapı kazanması söz konusudur.
Hörgüç kaya oluşumu, buzulun mekanik aşındırma gücüyle kayayı yontması sürecidir.
3
Benzerlik kurulan görseli eşleştir.
Koyun sürüsü veya deve hörgücü görünümü 'hörgüç kaya' terimi ile birebir örtüşmektedir.
Bu yer şekli literatürde yaygın olarak bu benzetmelerle tanımlanır.

Anahtar Kavram

Buzul aşınım şekilleri ve hörgüç kaya morfolojisi

İpuçları

1
Bu yer şekli buzulların biriktirme değil, aşındırma faaliyeti sonucunda ortaya çıkar.
2
Şeklin ismi, görünümünün benzetildiği bir hayvan organından gelmektedir.
3
Sert kayaların üzerinden geçen buzulun, kayayı zımparalayarak cilalamasıyla oluşan bu şekle 'hörgüç kaya' denir.

Daha Fazla Pratik

Buzul aşınım şekillerinden 'sirk' (buz yalağı) ve 'U tipi vadi' oluşumlarını da gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru →

Buzulların hareket halindeyken altındaki kayaları aşındırıp cilalaması ve dirençli kayalara deve hörgücüne benzer pürüzsüz şekiller vermesiyle oluşan yer şekillerine "hörgüç kaya" denir.

Türkiye'de bazı yüksek dağ kütlelerinde bu yer şekillerine rastlanması, aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmiş jeolojik dönemlerde buzulların günümüze göre daha geniş alanlarda etkili olduğunu

Cevap

Geçmiş jeolojik dönemlerde buzulların günümüze göre daha geniş alanlarda etkili olduğunu gösterir.
Hörgüç kaya, buzulların hareket ederken altlarındaki sert kayaları törpülemesiyle oluşan bir aşınım şeklidir. Türkiye gibi orta kuşak ülkelerinde bu tür 'fosil' buzul şekillerine rastlanması, Kuvaterner (Dördüncü Zaman) döneminde yaşanan buzul çağlarında, buzulların etki alanının bugünkünden çok daha aşağılara (yaklaşık 22002200 metreye kadar) indiğini ve ülkenin yer şekillerini etkilediğini doğrudan kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramın tanımlanması
Hörgüç kaya, buzul aşındırması sonucu oluşan pürüzsüz, oval kaya kütlesidir.
Soruda verilen yer şeklinin hangi dış kuvvet tarafından oluşturulduğunu netleştirmek gerekir.
2
Türkiye'nin coğrafi özellikleriyle ilişkilendirme
Türkiye orta kuşaktadır ve günümüzde buzullar sadece 3000−35003000-3500 metre üzerindeki çok yüksek zirvelerde (aktif olarak) etkilidir.
Mevcut iklim şartlarında buzulların etki alanının sınırlı olduğunu anlamak için.
3
Jeolojik zaman analizi yapma
Günümüzde buzul bulunmayan ancak geçmişte buzullaşmaya uğramış vadi ve dağlarda bu şekillere rastlanması, Kuvaterner'deki iklim değişimlerini kanıtlar.
Dış kuvvetlerin zaman içindeki etkisini ve geçmiş iklim koşullarını yorumlamak için.

Anahtar Kavram

Buzul Aşınım Şekilleri ve Geçmiş Buzullaşma Kanıtları

İpuçları

1
Hörgüç kaya kavramının hangi dış kuvvet (akarsu, rüzgar, buzul vb.) ile ilgili olduğunu hatırlayın.
2
Türkiye'nin orta kuşakta yer almasının buzulların etki alanı üzerindeki kısıtlayıcı etkisini düşünün.
3
Bugün buzul olmayan yerlerde buzul izlerine rastlanması, geçmişteki iklim şartlarının bugünkünden farklı (daha soğuk) olduğunu gösterir.

Daha Fazla Pratik

Buzul birikim şekilleri olan morenlerin günümüzdeki dağılımı ile kalıcı kar sınırı arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 6Soru →

Ülkemizin jeomorfolojik yapısında buzulların payı, bulunduğu enlem dereceleri sebebiyle diğer dış kuvvetlere oranla oldukça düşüktür. Buna rağmen Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan iklim değişimleri sonucunda kalıcı kar sınırı 22002200 metrelere kadar inmiş ve bu seviyeyi aşan yüksek kütlelerde sirk, buzul vadisi ve moren gibi şekiller meydana gelmiştir. Buna göre, aşağıdaki dağ kütlelerinden hangisinde belirtilen jeolojik süreçte oluşmuş buzul şekillerine rastlanması mümkündür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aladağlar

Cevap

Aladağlar, yükseltisinin 37003700 metreyi aşması nedeniyle Kuvaterner dönemindeki buzul sınırının üzerinde yer almış ve buzul şekilleri oluşmuştur.
Aladağlar, Orta Toroslar üzerinde yer alan ve zirveleri 37003700 metreyi aşan bir kütledir. Türkiye'de Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) döneminde buzulların etki sınırı 22002200 metrelere kadar inmiştir. Aladağlar bu sınırın çok üzerinde kaldığı için sirk gölleri ve moren gibi buzul şekilleri bu dağda yaygın olarak görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) dönemindeki buzul etki sınırını belirleme.
Buzul etki sınırı Türkiye için yaklaşık 22002200 metredir.
Bir dağın buzul şekillerine sahip olabilmesi için o dönemdeki kalıcı kar sınırından yüksek olması gerekir.
2
Seçeneklerde verilen dağların yükselti değerlerini karşılaştırma.
Aladağlar (37563756 m), Kaz Dağları (17741774 m), Canik Dağları (~20002000 m), Yıldız Dağları (~10001000 m), Aydın Dağları (~18001800 m).
Dağların güncel zirve yükseltileri, buzul topoğrafyasının varlığını açıklayan en temel dikey ölçüttür.
3
Yükseltisi 22002200 metrenin üzerinde olan seçeneği işaretleme.
Sadece Aladağlar bu eşiğin belirgin şekilde üzerindedir.
Yeterli yükseltiye sahip olmayan dağlarda düşük sıcaklık şartları oluşmadığı için buzul aşındırması gerçekleşemez.

Anahtar Kavram

Buzul şekillerinin oluşumu mutlak konumdan ziyade özel konuma (yükseltiye) bağlıdır; Türkiye'de bu etki için 22002200 metre eşiği kritiktir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 7Soru →

Türkiye’de yer şekillerinin oluşumunda buzulların etkisi, ülkenin orta kuşakta yer alması nedeniyle diğer dış kuvvetlere oranla oldukça sınırlıdır. Ancak Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) buzullaşma dönemlerinde iklimdeki soğumaya bağlı olarak kalıcı kar sınırı 22002200 metre seviyelerine kadar inmiş, bu durum bazı yüksek dağlarımızın zirvelerinde buzul aşınım ve birikim şekillerinin oluşmasına imkan tanımıştır.

Buna göre, Türkiye'nin buzul şekilleri ve bunların dağılışı ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küre Dağları'nın zirvesini oluşturan Yaralıgöz Dağı (20192019 m), Türkiye'nin kuzeyinde yer alması ve nemliliğin etkisiyle Kuvaterner buzullaşmasına ait belirgin sirk göllerini barındırmaktadır.

Cevap

Küre Dağları içerisinde yer alan Yaralıgöz Dağı'nın nemlilik veya enlem etkisiyle buzul şekillerine sahip olduğu ifadesi yanlıştır.
Türkiye'de Kuvaterner (4. Jeolojik Zaman) döneminde buzullaşma sınırı en fazla 22002200 metre seviyelerine kadar inmiştir. Küre Dağları'nın en yüksek noktası olan Yaralıgöz Dağı yaklaşık 20192019 metre yükseltiye sahiptir. Dolayısıyla bu dağ, enlem olarak kuzeyde yer alsa ve nemli bir yapıda olsa dahi, yükseltisi buzul aşındırmasına izin verecek kritik eşiği aşamadığı için sirk gölü veya moren gibi şekilleri barındırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin matematik konumunun buzullaşma üzerindeki etkisini analiz etme
Türkiye orta kuşakta yer aldığı için buzullar deniz seviyesine inemez, sadece yüksek dağlarda etkilidir.
Enlem etkisi nedeniyle sıcaklıklar kıyı kuşağında buzullaşmaya izin verecek kadar düşmemiştir.
2
Kuvaterner (Pleistosen) dönemindeki buzul sınırını belirleme
Kuvaterner döneminde Türkiye'de buzullaşma sınırı yaklaşık 22002200 metreye kadar inmiştir.
4. Jeolojik Zaman'daki küresel soğuma, kalıcı kar sınırını bugünkü seviyesinden (yaklaşık 3000−35003000-3500 m) aşağı çekmiştir.
3
Verilen dağların yükseltilerini bu sınırla karşılaştırma
Uludağ (25432543 m) ve Kaçkar (39373937 m) sınırın üstündeyken; Yaralıgöz (20192019 m) ve Yıldız (10311031 m) sınırın altındadır.
Yükseltisi 22002200 metreyi aşmayan dağlarda, kuzeyde olsalar bile Kuvaterner buzullaşma izlerine rastlanmaz.
4
Yanlış yargıyı tespit etme
Yaralıgöz Dağı'nda sirk göllerinin bulunduğu ifadesi hatalıdır.
Dağın yükseltisi, enlem avantajına rağmen buzul oluşumu için gereken kritik eşiğin altındadır.

Anahtar Kavram

Kuvaterner Buzullaşma Sınırı ve Yükselti İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de güncel buzulların bulunduğu dağları (Cilo, Ağrı, Kaçkar, Erciyes, Süphan, Aladağlar, Bolkarlar) harita üzerinde inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru →

Türkiye'de Kuvaterner (Dördüncü Jeolojik Zaman) buzullaşmasına ait izlerin (sirk, buz yalağı, moren) görüldüğü alt sınır, bölgeler arasında belirgin farklılıklar sergiler. Örneğin; Doğu Karadeniz Dağları’nın (Kaçkarlar) denize bakan kuzey yamaçlarında buzul izlerine 2000−22002000-2200 metrelerde rastlanabilirken, benzer enlemlerdeki iç kesim dağlarında veya daha güneydeki Toroslar'da bu sınırın 2500−28002500-2800 metrenin altına pek inmediği gözlemlenmiştir. Doğu Karadeniz kıyı kuşağında buzul alt sınırının diğer bölgelere göre daha aşağıda (deniz seviyesine daha yakın) oluşmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nemlilik ve bol yağışın kalıcı kar (toklutaş) sınırını ve buzullaşma etkisini deniz seviyesine doğru yaklaştırması

Cevap

Nemlilik ve yağış miktarının fazla olması, kalıcı kar sınırını ve dolayısıyla geçmişteki buzul aşındırma sınırını aşağı çekmektedir.
Türkiye'de kalıcı kar ve buzul sınırını belirleyen iki temel faktör vardır: Enlem ve Nemlilik. Kuzeye doğru gidildikçe enlem etkisiyle buzul sınırı deniz seviyesine yaklaşır. Ancak Doğu Karadeniz'de bu sınırın diğer bölgelere göre ekstra bir düşüş göstermesi, bölgenin aşırı nemli olması ve bol yağış almasıyla (özel konum) açıklanır. Nem, karın birikmesini kolaylaştırır ve erimesini geciktirerek buzul şekillerinin daha alçak seviyelerde (2000−22002000-2200 m) oluşmasına imkan sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'de buzul sınırını etkileyen faktörleri (enlem ve özel konum) analiz et.
Matematik konum (enlem) gereği buzulların kuzeye gidildikçe deniz seviyesine yaklaşması beklenir.
Kuzeye gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı daralır ve sıcaklık düşer.
2
Doğu Karadeniz ve Toroslar arasındaki 500−700500-700 metrelik sınır farkını karşılaştır.
Doğu Karadeniz'deki sınırın (21002100 m), Toroslar'daki sınırdan (27002700 m) çok daha aşağıda olduğu görülür.
Bu durum sadece enlemle açıklanamayacak kadar büyük bir farktır.
3
Özel konum faktörlerinden nemliliğin etkisini değerlendir.
Denizel ve nemli olan Doğu Karadeniz'de bol kar yağışı, kalıcı kar sınırını matematik konumun öngördüğünden daha aşağı çekmiştir.
Nemli bölgelerde kar birikimi daha fazla ve erime daha yavaştır, bu da buzullaşmanın daha alçak seviyelerde başlamasını sağlar.

Anahtar Kavram

Buzul Alt Sınırı ve Nem İlişkisi

İpuçları

1
Buzullaşma sınırını etkileyen temel faktörlerin enlem ve özel konum (nemlilik, yükselti) olduğunu hatırlayın.
2
Bir yer ne kadar çok yağış alıyorsa, kar birikimi o kadar fazla olur ve erime o kadar zorlaşır; bu da buzulların daha aşağılara inmesini sağlar.
3
Enlem etkisine göre kuzey soğuktur, ancak Doğu Karadeniz'de sınırın İç Anadolu'ya göre çok daha aşağıda olması 'denizellik ve nem' ile ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Buzul aşındırma şekilleri ile biriktirme şekillerini (moren, sander) ayırt etmeye yönelik soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru →

Bir jeomorfolog, Türkiye'deki Kaçkar Dağları'nın yüksek kesimlerinde yaptığı saha çalışmasında buzullaşma etkisiyle oluşmuş çeşitli yer şekillerini gözlemlemiştir.

Araştırmacının raporunda yer alan;
I. Sirk (Buz yalağı)
II. Moren (Buzultaş)
III. Hörgüt kaya

yer şekillerinden hangileri buzulların aşındırma süreçleri neticesinde ortaya çıkmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Buzulların aşındırma faaliyetleri sonucunda sirk çukurları ve hörgüt kayalar oluşurken; morenler buzulların taşıdığı malzemeleri biriktirmesiyle oluşan şekillerdir.
Buzul aşındırması; hareket halindeki buzul kütlesinin zemini kazıması (sirk/buz yalağı), vadileri derinleştirmesi (tekne vadi) ve sert kaya kütlelerini törpüleyip cilalaması (hörgüt kaya) şeklinde gerçekleşir. Bu nedenle sirk ve hörgüt kaya ifadelerini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Buzul aşındırma şekillerini belirlemek
Sirk (Buz yalağı) ve Hörgüt kaya aşındırma şekilleridir.
Buzulların zemini kazımasıyla sirkler, sert kayaları törpülemesiyle hörgüt kayalar oluşur.
2
Buzul biriktirme şekillerini belirlemek
Moren (Buzultaş) bir biriktirme şeklidir.
Buzullar eridiği yerlerde taşıdıkları materyalleri (tillit) üst üste yığarak moren setlerini oluşturur.
3
Verilen öncülleri gruplandırmak
I ve III numaralı öncüller aşındırma, II numaralı öncül biriktirme kategorisindedir.
Soruda sadece aşındırma süreçleri sorulduğu için doğru eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Buzul Yer Şekillerinin Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru →

Türkiye'nin jeomorfolojik gelişiminde dış kuvvetlerin etkisi incelendiğinde, buzulların etki alanının diğer dış kuvvetlere oranla daha dar olduğu ancak dördüncü jeolojik zamanda (Kuvaterner) bu etkinin bugünkünden daha alçak seviyelere kadar indiği görülmektedir.

Orta Toroslar'da deniz seviyesinden yaklaşık 21002100 metre yükseklikte saha çalışması yapan bir araştırma grubunun, bölgenin geçmiş jeolojik dönemlerde buzul topoğrafyasına maruz kaldığını kanıtlamak için aşağıdaki yer şekillerinden hangisini gözlemlemesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sirk çukurları ve moren setleri

Cevap

Sirk çukurları ve moren setlerinin bulunduğu seçenek doğru cevaptır.
Türkiye'nin matematik konumu gereği buzullar deniz seviyesine hiçbir zaman inmemiştir. Ancak Kuvaterner döneminde yaşanan buzul çağlarında, dağlardaki kalıcı kar ve buzul aşındırma sınırı yaklaşık 21002100 metrelere kadar gerilemiştir. Bu nedenle bugün buzul bulunmayan ancak bu yükseltide olan Aladağlar gibi kütlelerde sirk çukurları ve morenler geçmişin izi olarak kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yükselti sınırının analiz edilmesi
Araştırma yapılan bölge 21002100 metredir.
Türkiye'de güncel buzullar 35003500 metrenin üzerindedir, ancak geçmişte bu sınır daha aşağıdaydı.
2
Kuvaterner (Pleistosen) buzul sınırının hatırlanması
Geçmişte buzul etkisi 20002000-22002200 metrelere kadar inmiştir.
Dünya genelindeki soğuma Türkiye'deki dağların orta kesimlerini de etkilemiştir.
3
Buzul yer şekillerinin belirlenmesi
Sirk (buz yalağı), moren (buzul taş), hörgüç kaya ve buzul vadisi buzul şekilleridir.
Bu şekillerin varlığı, o sahanın geçmişte veya günümüzde buzul etkisi altında kaldığının fiziki kanıtıdır.

Anahtar Kavram

Buzul etki sınırının jeolojik zamanlara göre değişimi ve karakteristik buzul şekilleri.

İpuçları

1
Türkiye'de buzulların bugün sadece en yüksek zirvelerde olduğunu ancak geçmişte daha geniş bir alana yayıldığını düşünün.
2
Toros Dağları'nda 21002100 metre, geçmişteki buzul etki sınırının (Kuvaterner) tam içindedir.
3
Seçeneklerde sadece buzullara özgü aşınım (çukurluk) ve birikim (yığın) terimlerini arayın.

Daha Fazla Pratik

Buzul şekillerinin dağılımında bakı faktörünün (Kuzey vs Güney yamaç) kalıcı kar sınırını nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 11Soru →

Türkiye'de Pleistosen (Kuvaterner) döneminde etkili olan buzullaşmanın sınırları; dağların uzanış doğrultusu, nemlilik kaynağına olan uzaklık ve enlem derecesi gibi faktörlerin karmaşık etkileşimiyle belirlenmiştir. Bu durum, buzul aşınım ve biriktim şekillerinin (sirk, U-vadi, moren) görüldüğü 'alt limit' değerlerinin ülke genelinde homojen olmayan bir dağılım sergilemesine neden olmuştur.

Coğrafi konum özellikleri ve buzul topoğrafyasının gelişimi dikkate alındığında, aşağıdaki dağ silsilelerinin hangisinde buzul şekillerinin rastlandığı 'en alt sınır' (irtifa), Türkiye genelindeki en düşük seviyesine ulaşmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Dağları - Kaçkar Silsilesi

Cevap

Buzul şekillerinin görüldüğü en alt sınıra, yüksek nemlilik ve kuzey enlem avantajıyla Doğu Karadeniz Dağları'nın Kaçkar silsilesinde rastlanır.
Doğu Karadeniz Dağları (Kaçkar Silsilesi), Türkiye'nin en kuzeyinde yer alarak düşük sıcaklık avantajına sahiptir. Ancak asıl belirleyici faktör, Karadeniz'den gelen nemli hava kütlelerinin kuzey yamaçlarda bıraktığı yoğun kar yağışıdır. Bu yoğun yağış (beslenme sahası), buzulların erimeye karşı direnç göstermesini sağlayarak 20002000-21002100 metre gibi Türkiye'nin en düşük irtifalarına kadar inmesine imkan tanımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Buzul sınırını etkileyen faktörlerin analizi
Sıcaklık (enlem), nemlilik (beslenme sahası) ve bakı etkisinin sentezlenmesi.
Buzulun deniz seviyesine ne kadar yaklaşabileceği, sadece enlemle değil, kar yağışının miktarı (nemlilik) ile de doğrudan ilişkilidir.
2
Türkiye'deki dağların karşılaştırılması
Kaçkar (Kuzey+Nemli), Cilo (Güney+Karasal), Uludağ (Batı+Orta Enlem) karşılaştırması.
En düşük sınırı bulmak için en kuzeydeki ve en nemli (yağışlı) alanı tespit etmek gerekir.
3
Nemlilik farkının etkisinin hesaplanması
Doğu Karadeniz'in ekstrem nemliliği, buzul sınırını matematik konumun öngördüğünden daha aşağı çekmiştir.
Yüksek nemlilik, bulutluluğu artırarak güneşlenmeyi azaltır ve karın erimesini zorlaştırarak sınırın 20002000 metreye kadar inmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Buzul topoğrafyasında enlem ve nemlilik etkileşimi (Beslenme Sahası Dinamiği)

İpuçları

1
Buzulun aşağı inebilmesi için havanın sadece soğuk olması yetmez, aynı zamanda çok kar yağması (nem) gerekir.
2
Türkiye'nin en kuzey ucu ile en nemli bölgesinin kesiştiği noktayı düşünün.
3
Kaçkar Dağları'nın kuzey yamaçları, Türkiye'de buzul aşınım şekillerinin deniz seviyesine en çok yaklaştığı alandır.

Daha Fazla Pratik

Buzul şekillerinin görüldüğü bu dağların yükseltilerini ve Türkiye'deki 'Kalıcı Kar Sınırı' haritasını incelemek bu kavramı pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Matematik konum (Enlem) ve Özel konum (Nemlilik) değişkenlerini bir matris üzerinde değerlendirerek, her iki değişkenin de sınırı aşağı çektiği bölgeyi seçebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru →

Türkiye, orta kuşakta yer alan bir ülke olduğu için buzulların etkisi diğer dış kuvvetlere (akarsu, rüzgar vb.) oranla oldukça sınırlıdır. Ancak yükseltisi 25002500 metrenin üzerine çıkan dağlarda buzul aşınım ve biriktirme şekillerine rastlanabilmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin yüksek dağlık alanlarında görülen buzul şekillerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lapya

Cevap

Türkiye'nin yüksek kesimlerinde rastlanan ancak buzul şekli olmayan yer şekli lapyadır.
Lapyalar, kireçtaşlarının sular tarafından çözünmesiyle oluşan en küçük karstik aşınım şekilleridir. Türkiye'de özellikle Toros Dağları üzerinde yaygın olarak görülseler de bu şekillerin oluşumunda buzullar değil, kimyasal çözünme etkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış kuvvetlerin etki alanlarını ve oluşturdukları şekilleri sınıflandırın.
Sirk, hörgüç kaya, moren ve buzul vadisi 'buzullar' tarafından oluşturulurken; lapya 'karstik süreçler' (yeraltı ve yerüstü suları) sonucu oluşur.
Soruda hangisinin buzul şekli olmadığı sorulmaktadır.
2
Lapya oluşum mekanizmasını analiz edin.
Lapya, kalker gibi çözünebilen kayaçların kimyasal aşınımıyla oluşan karstik bir şekildir.
Lapyaların yüksek dağlarda (Toroslar gibi) görülmesi, onların buzul şekli olduğu anlamına gelmez; bu durum kayaç yapısıyla ilgilidir.

Anahtar Kavram

Buzul aşınım ve birikim şekilleri ile diğer dış kuvvetlerin oluşturduğu şekillerin ayrımı.

İpuçları

1
Seçeneklerdeki yer şekillerinin hangi dış kuvvet (akarsu, rüzgar, buzul, dalga, karstik süreç) tarafından oluşturulduğunu düşünün.
2
Lapya, dolin, uvala gibi terimlerin hangi konu başlığı (karstik şekiller) altında işlendiğini hatırlayın.
3
Buzul şekilleri genellikle 'sirk' ve 'moren' kelimeleriyle anılırken; lapya kireçtaşlarının (kalker) erimesiyle ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de buzul şekillerine rastlanan dağlar (Kaçkar, Erciyes, Ağrı, Aladağlar, Bolkar, Uludağ vb.) ile rastlanmayan dağları (Yıldız Dağları, Biga Dağları, Canik Dağları vb.) yükselti faktörüne göre karşılaştırın.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru →

Türkiye'nin jeomorfolojik gelişim sürecinde dış kuvvetlerin etkisi incelendiğinde; buzulların, ülkenin orta kuşaktaki mutlak konumu nedeniyle diğer dış kuvvetlere oranla daha dar alanlarda şekillendirici olduğu görülür. Ancak Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan iklim soğumalarıyla birlikte kalıcı kar sınırı günümüzdeki seviyesinden yaklaşık 800800-10001000 metre daha aşağıya inerek 22002200 metre civarına kadar gerilemiştir. Bu durum, yükseltisi bu sınırın üzerinde kalan pek çok dağ kütlesinde buzul aşınım ve birikim şekillerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Buna göre, Türkiye'nin genel yer şekilleri özellikleri ve dağların yükselti değerleri dikkate alındığında, aşağıdaki dağların hangisinde geçmiş jeolojik dönemlere ait sirk gölleri, hörgüç kayalar veya moren setleri gibi buzul izlerine rastlanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canik Dağları

Cevap

Canik Dağları, yükseltisinin Kuvaterner dönemindeki kalıcı kar sınırının (22002200 m) altında kalması nedeniyle buzul şekillerine sahip değildir.
Canik Dağları, Orta Karadeniz bölümünde yer alan ve ortalama yükseltisi diğer seçeneklere göre oldukça az olan bir dağ sırasıdır. En yüksek noktası yaklaşık 20012001 metredir. Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca Türkiye'de kalıcı kar sınırı en fazla 22002200 metreye kadar inmiştir. Canik Dağları'nın zirvesi bu sınırın altında kaldığı için geçmiş jeolojik dönemlerde bu dağ üzerinde buzul oluşumu gerçekleşmemiş, dolayısıyla buzul şekilleri meydana gelmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvaterner dönemindeki buzul sınırını belirle.
Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca Türkiye'de kalıcı kar sınırı (buzullaşma alt sınırı) yaklaşık 22002200 metreye kadar inmiştir.
Buzul şekillerinin oluşabilmesi için bir dağın yükseltisinin o dönemdeki kar sınırından fazla olması gerekir.
2
Seçeneklerdeki dağların yükselti değerlerini karşılaştır.
Aladağlar, Bolkar, Munzur ve Yalnızçam dağları 30003000 metrenin üzerindeki yükseltileriyle bu sınırın çok üstündedir. Canik Dağları ise yaklaşık 20002000 metre yükseltisiyle bu sınırın altında kalmaktadır.
Yükseltisi 22002200 metreyi aşmayan dağlarda, buzullar kalıcı olamadığı için aşınım veya birikim şekli oluşturamamıştır.

Anahtar Kavram

Buzul Şekillerinin Dağılımında Yükselti Eşiği

Daha Fazla Pratik

Buzul şekillerinin görüldüğü dağları harita üzerinde çalışırken, Orta Karadeniz (Canik) ve Marmara'nın çoğu (Uludağ hariç) gibi alçak kesimlerin neden kapsam dışı kaldığını yükselti değerleriyle analiz edin.
Tahmini Süre:50s
Soru 14Soru →

Türkiye'de dış kuvvetler içerisinde etki alanı en dar olan kuvvet buzullardır. Ancak Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan iklim değişimleri sonucunda yüksek dağlık alanlarda buzul aşındırma ve biriktirme şekilleri oluşmuştur. Buna göre, aşağıdaki dağların hangisinin zirve kısımlarında sirk (buzul yalağı) adı verilen yer şekillerine rastlanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aladağlar

Cevap

Toros Dağları sistemi içerisinde yer alan Aladağlar, yüksekliği nedeniyle buzul aşındırma şekilleri olan sirk göllerinin görüldüğü alanlardan biridir.
Aladağlar, Toros sıradağlarının en yüksek bölümlerinden biri olup, Kuvaterner döneminde buzullaşmaya uğramış ve günümüzde de sirk gölleri, morenler gibi şekilleri bünyesinde barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki buzul etkisinin sınırlarını belirlemek.
Türkiye'de buzul izleri genellikle 22002200 metre ve üzerindeki dağlarda görülür.
Matematik konum gereği orta kuşakta yer aldığımız için buzullar sadece yüksek kesimlerde etkili olmuştur.
2
Seçeneklerdeki dağların yükseltilerini karşılaştırmak.
Yıldız, Canik ve Aydın Dağları oldukça alçaktır; Nur Dağları ise yeterli yüksekliğe rağmen konumu nedeniyle buzul etkisinden uzaktır.
Buzul şekilleri için dağın yükseltisinin kalıcı kar sınırı (toktağan kar) seviyesine ulaşması gerekir.
3
En yüksek ve buzul geçmişi olan dağı seçmek.
Aladağlar, Türkiye'nin en karakteristik buzul şekillerine sahip dağlarından biridir.
Kuvaterner buzullaşmasında 30003000 metrenin üzerindeki alanlar yoğun buzul aşındırmasına maruz kalmıştır.

Anahtar Kavram

Buzul Şekillerinin Yükselti ile İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru →

Türkiye'de yer şekillerinin oluşumunda buzulların etkisi, ülkenin orta kuşakta yer alması nedeniyle oldukça sınırlıdır. Ancak Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) buzullaşması döneminde iklimin soğumasıyla birlikte kalıcı kar sınırı deniz seviyesine doğru alçalmıştır. Bu alçalmanın seviyesi enlem ve nemlilik faktörlerine bağlı olarak bölgeden bölgeye farklılık göstermiştir. Örneğin; Kuzey Anadolu Dağları'nda bu sınır 2000−2200 metreye2000-2200 \text{ metreye} kadar inerken, Toroslar ve Batı Anadolu'da genellikle 2500 metrenin2500 \text{ metrenin} üzerinde kalmıştır.

Buna göre, aşağıdaki dağlardan hangisi, yükseltisi 2000 metrenin2000 \text{ metrenin} üzerinde olmasına rağmen bulunduğu konumdaki kalıcı kar sınırının altında kalması nedeniyle üzerinde Kuvaterner dönemine ait buzul şekilleri barındırması beklenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aydın Dağları

Cevap

Aydın Dağları, zirve yükseltisi 2159 metre2159 \text{ metre} olmasına rağmen, bulunduğu coğrafi konumdaki (Batı Anadolu) Kuvaterner kalıcı kar sınırının (2500 m2500 \text{ m}) altında kaldığı için buzul şekillerine ev sahipliği yapmaz.
Aydın Dağları'nın en yüksek zirvesi olan Beydağ 2159 metredir2159 \text{ metredir}. Ancak Türkiye'nin batı ve güney kesimlerinde Kuvaterner buzullaşması döneminde dahi kalıcı kar sınırı 2500 metrenin2500 \text{ metrenin} altına inmediği için bu kütlede buzul aşındırma veya biriktirme şekilleri oluşmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvaterner buzullaşmasının Türkiye üzerindeki etkisini ve kar sınırı farklarını analiz et.
Kuzey Anadolu'da sınır 2000−2200 m2000-2200 \text{ m}, Güney/Batı'da ise 2500−2700 m2500-2700 \text{ m} civarındadır.
Enlem ve nemlilik farkı, kalıcı kar sınırının kuzeyde daha alçak, güneyde daha yüksek olmasına neden olur.
2
Seçeneklerdeki dağların yükseltilerini ve bulundukları bölgelerdeki limitleri karşılaştır.
Kaçkar (3932>20003932 > 2000), Uludağ (2543>22002543 > 2200), Sultan (2610>24002610 > 2400) ve Bolkar (3524>25003524 > 2500) sınırın üzerindedir. Aydın Dağları (2159<25002159 < 2500) sınırın altındadır.
Bir dağda buzul şekli oluşması için zirvenin, o bölgedeki paleo-kar sınırını aşması zorunludur.

Anahtar Kavram

Buzul şekillerinin oluşumunda 'Kalıcı Kar Sınırı' ve 'Yükselti' ilişkisi; enlem etkisine bağlı bölgesel değişim.
Soru 16Soru →

Türkiye'de Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca etkili olan buzullaşma süreci, dağların mutlak yükseltisine bağlı olarak farklı izler bırakmıştır. Bir dağın yamaçlarında veya zirvesinde sirk (buzul yalağı), moren veya hörgüçkaya gibi şekillere rastlanabilmesi için o dağın yaklaşık 22002200 metre olan buzul alt sınırının üzerinde bir yükseltiye sahip olması gerekir.

Buna göre, aşağıdaki dağların hangisi bu yükseltinin altında kaldığı için üzerinde buzul şekillerine rastlanmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaz Dağları

Cevap

Kaz Dağları, yükseltisi buzul sınırının (22002200 m) altında kaldığı için buzul şekillerine sahip değildir.
Kaz Dağları, yaklaşık 17741774 metrelik zirve yüksekliğiyle Türkiye'de Kuvaterner buzullaşmasının etkili olabildiği alt sınırın (22002200 metre) altında kalmıştır. Bu nedenle üzerinde sirk gölü veya moren gibi buzul izleri oluşmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Buzul şekillerinin oluşum şartını hatırla.
Türkiye'de buzul şekillerinin oluşabilmesi için dağların Kuvaterner dönemindeki kalıcı kar sınırını (yaklaşık 22002200 metre) aşması gerekir.
Türkiye orta kuşakta yer aldığı için buzullar deniz seviyesine kadar inemez, sadece yüksek kesimlerde etkili olabilir.
2
Seçeneklerdeki dağların yükseltilerini karşılaştır.
Kaçkar (39373937 m), Aladağlar (37563756 m), Erciyes (39173917 m) ve Cilo (41354135 m) dağları 22002200 metre sınırının çok üzerindedir. Kaz Dağları ise yaklaşık 17741774 metre yükseltiye sahiptir.
Hangi dağın buzul etkisinden mahrum kaldığını belirlemek için mutlak yükseltisi en düşük olanı bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Buzul Etki Sınırı ve Yükselti İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru →

Buzulların, daha önce akarsular tarafından açılmış olan vadilere yerleşerek bu yatakları derinleştirmesi ve yanlara doğru genişletmesi sonucunda 'U' profilli tekne vadiler oluşur. Türkiye'nin genel yer şekilleri ve yükselti özellikleri dikkate alındığında, bu tip vadilere aşağıdaki alanların hangisinde rastlanma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaçkar Dağları

Cevap

Doğu Karadeniz'de bulunan ve yükseltisi oldukça fazla olan Kaçkar Dağları'nda buzul aşınım şekillerine rastlanır.
Türkiye'de buzul aşındırması sonucunda oluşan yeryüzü şekilleri sadece yükseltinin çok fazla olduğu dağlık kütlelerde görülür. Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan Kaçkar Dağları, 39003900 metreyi aşan zirveleriyle Türkiye'de buzullaşmanın en etkili olduğu ve 'U' şekilli tekne vadilerin en net görüldüğü alanlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımı
U şekilli vadilerin (tekne vadi) bir buzul aşınım şekli olduğu belirlenir.
Soruda tarif edilen yer şeklinin hangi dış kuvvet tarafından oluşturulduğunu anlamak çözümün ilk adımıdır.
2
Türkiye Şartlarını Uygulama
Türkiye'de buzul şekillerine rastlamak için yükseltinin çok fazla (genellikle 22002200 metrenin üzerinde) olması gerektiği hatırlanır.
Türkiye'nin matematik konumu gereği buzullar sadece yüksek dağlık alanlarda etkili olabilmiştir.
3
Seçenek Analizi
Verilen alanlar arasında yükseltisi en fazla olan ve aktif/kuvaterner buzullaşma izlerini taşıyan Kaçkar Dağları seçilir.
Yıldız, Canik veya Aydın gibi dağların yükseltisi buzul oluşumu için yetersizdir.

Anahtar Kavram

Buzul Aşınım Şekilleri ve Dağılışı

İpuçları

1
Türkiye'de buzul şekilleri sadece çok yüksek dağlarda bulunur.
2
Doğu Karadeniz'deki dağların yükseltisini Marmara veya Ege'deki dağlarla kıyaslayın.
3
Buzul vadileri genellikle 'U' şeklindedir, akarsu vadileri ise 'V' şeklindedir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer buzul aşınım şekilleri olan sirk çukurlarını ve hörgüç kayaları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita bilgisi üzerinden giderek Türkiye'nin en yüksek noktalarının (Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz) nerede yoğunlaştığını düşünerek de sonuca ulaşılabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru →

Türkiye, bulunduğu enlem dereceleri nedeniyle buzulların etkisi altında kalan bir ülke değildir. Ancak dördüncü jeolojik zamanda (Kuvaterner) yaşanan iklim değişimleri sonucunda yüksek dağlık alanlarda buzul şekilleri oluşmuştur. Günümüzde Türkiye'de buzul aşındırma ve biriktirme şekillerinin dağılışı dikkate alındığında, bu şekillerin oluşumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Buzul şekillerinin büyük bir kısmı 4. Jeolojik Zaman'daki soğuma dönemlerinde meydana gelmiştir.

Cevap

Türkiye'deki buzul şekillerinin temel oluşum dönemi 4. Jeolojik Zaman'dır (Kuvaterner).
Türkiye'deki buzul aşınım (sirk, buzul vadisi, hörgüç kaya) ve birikim (moren) şekilleri, Kuvaterner adı verilen 4. Jeolojik Zaman'daki buzullaşma dönemlerinde, yükseltisi yaklaşık 2200-2500 metrenin üzerinde olan dağlarda oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin matematik konumunun etkisini belirle
Türkiye orta kuşaktadır, bu nedenle buzullar sadece yüksek dağlarda etkilidir.
Buzulların etki alanını enlem ve yükselti belirler.
2
Oluşum zamanını tespit et
4. Jeolojik Zaman'da (Kuvaterner) dünya genelinde yaşanan soğuma Türkiye'deki dağları da etkilemiştir.
Günümüzdeki buzul izleri bu dönemden kalmadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Buzul Şekilleri ve Oluşum Zamanı

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kalıcı buzulların bulunduğu dağları (Ağrı, Cilo, Kaçkar vb.) harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 19Soru →

Türkiye'nin matematik konumuna bağlı olarak buzulların etki alanı deniz seviyesine kadar inememiş, bu dış kuvvet yalnızca yüksek dağlık alanlarda etkili olmuştur. Kuvaterner (4.4. Jeolojik Zaman) buzullaşma döneminde Türkiye'de kalıcı kar sınırı 22002200 metreye kadar alçalmıştır. Bu durum, o dönemde bu yükseltinin üzerinde olan dağlarda sirk gölleri ve buzul vadileri gibi yer şekillerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Buna göre, aşağıda verilen dağların hangisinde buzul aşındırma ve biriktirme şekillerine rastlanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canik Dağları

Cevap

Canik Dağları, yükseltisi Kuvaterner dönemindeki buzullaşma sınırı olan 22002200 metrenin altında kaldığı için buzul şekillerine rastlanmayan seçenektir.
Doğru cevap olan seçenekte belirtilen dağ kütlesi, Orta Karadeniz'de yer alan ve yükseltisi oldukça az olan bir sıradır. Türkiye'de Kuvaterner (4.4. Jeolojik Zaman) soğuması sırasında buzullar ancak 22002200 metre ve üzerindeki alanlarda şekillendirme yapabilmiştir. Bu dağ sırasının yükseltisi yaklaşık 15001500 metre olduğu için buzul aşındırmasına uğramamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'de buzullaşmanın etkili olabilmesi için gerekli olan yükselti sınırını belirlemek.
Kuvaterner (4. Jeolojik Zaman) döneminde buzullaşma sınırı 22002200 metredir.
Bir dağda buzul şekli oluşabilmesi için o dağın ilgili jeolojik dönemdeki kalıcı kar sınırının üzerinde olması gerekir.
2
Seçeneklerde verilen dağların yükselti özelliklerini karşılaştırmak.
Cilo, Munzur, Süphan ve Yalnızçam dağları 22002200 metrenin çok üzerindeyken, Canik Dağları yaklaşık 15001500 metre yükseltidedir.
Orta Karadeniz'de yer alan Canik Dağları, Karadeniz'in en alçak dağ sıralarından biridir.

Anahtar Kavram

Buzul şekillerinin oluşumu için yükseltinin kalıcı kar sınırını (toktağan kar sınırı) aşması zorunludur.
Soru 20Soru →

Türkiye, mutlak konumu nedeniyle buzulların şekillendirici etkisinin en az olduğu ülkelerden biridir. Ancak Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) boyunca yaşanan iklim soğumaları, yükseltisi fazla olan bazı dağlarımızın zirvelerinde buzul şekillerinin oluşmasına imkan tanımıştır.

Buna göre, aşağıdaki dağların hangisinde buzul aşındırma veya biriktirme şekillerine rastlanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıldız Dağları

Cevap

Yıldız Dağları'nın yükseltisi, buzullaşmanın meydana gelebilmesi için gerekli olan alt sınırın altında kaldığı için bu dağda buzul şekillerine rastlanmaz.
Buzul şekillerinin oluşabilmesi için bir dağın kalıcı kar sınırının (22002200-25002500 m) üzerinde bir yükseltiye sahip olması gerekir. Yıldız Dağları (Istrancalar), yaklaşık 10001000 metrelik zirve yüksekliği ile bu sınırın çok altında kaldığından, ne geçmiş jeolojik zamanlarda ne de günümüzde buzul aşındırmasına maruz kalmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki buzul etkisinin sınırlarını değerlendirme
Kuvaterner (44. Jeolojik Zaman) döneminde Türkiye'de buzullar yaklaşık 22002200 metre yüksekliğe kadar inebilmiştir.
Bir dağda buzul şekli görülebilmesi için o dağın bu yükselti sınırının üzerinde olması gerekir.
2
Seçeneklerdeki dağların yükselti değerlerini karşılaştırma
Kaçkar, Erciyes, Aladağlar ve Cilo Dağları 35003500 metrenin üzerindeyken, Yıldız Dağları yaklaşık 10001000 metredir.
Yükseltisi az olan dağlar kalıcı kar sınırının altında kaldığı için dış kuvvet olarak buzulların etkisine maruz kalmamıştır.

Anahtar Kavram

Buzul Şekilleri ve Yükselti Eşiği
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 5Sonraki