İdarenin Faaliyetleri

162 soru

Soru 41Soru

İdare hukukunda kolluk faaliyetleri; kamu düzeninin bozulmasını önlemeye yönelik 'idari kolluk' ve suç işlendikten sonra delillerin tespiti ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik 'adli kolluk' olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrımın esaslarına ve denetimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolluk faaliyetinin niteliği belirlenirken 'amaç' (fonksiyonel) kriteri esas alınır ve idari kolluk işlemleri idari yargı denetimine tabidir.

Cevap

Kolluk faaliyetinin niteliği belirlenirken 'amaç' (fonksiyonel) kriteri esas alınır ve idari kolluk işlemleri idari yargı denetimine tabidir.
Kolluk faaliyetlerinin idari mi yoksa adli mi olduğunu belirleyen temel unsur, faaliyetin 'amacı'dır. Eğer faaliyet suç işlenmesini önlemeye ve kamu düzenini sağlamaya yönelikse (önleyici) idari kolluk; bir suç işlendikten sonra suçluyu bulmaya ve delil toplamaya yönelikse (bastırıcı) adli kolluk faaliyeti söz konusudur. İdari kolluk işlemleri idarenin kamu hukuku alanındaki tek taraflı irade açıklamaları olduğundan, bu işlemlerden doğan uyuşmazlıklar idari yargıda çözümlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk türlerinin ayrım kriterini belirleyin.
Ayrımda 'fonksiyonel (amaç) kriter' esastır.
Türkiye'de aynı personel hem adli hem idari kolluk görevi yapabildiği için ayrım yapanın kim olduğuna değil, yapılan işin amacına bakılarak yapılır.
2
İdari kolluğun amacını ve yargısal denetimini analiz edin.
Amaç kamu düzenini korumak (önleyici), denetim ise idari yargıdır.
İdari kolluk, idarenin bir faaliyeti olduğu için tesis edilen işlemler idari işlem niteliğindedir.
3
Adli kolluğun amacını ve yargısal denetimini analiz edin.
Amaç suç ve suçluyu bulmak (bastırıcı), denetim ise adli yargıdır.
Adli kolluk faaliyetleri, yargı fonksiyonuna yardımcı bir faaliyet olduğu için adli yargı rejimine tabidir.

Anahtar Kavram

Fonksiyonel Ayrım Kriteri
Soru 42Soru

İdari kolluk faaliyetleri kapsamında, genel idari kolluk ile özel idari kolluk yetkilerinin aynı alanda ve aynı konuda çakışması (kolluk yetkilerinin yarışması) durumunda geçerli olan temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel idari kolluk makamları, genel idari kolluk makamlarının getirdiği kısıtlamaları ancak kamu düzenini daha fazla koruyacak şekilde ağırlaştırabilir.

Cevap

Özel idari kolluk makamlarının, genel idari kolluk kısıtlamalarını ancak kamu düzenini daha fazla koruyacak şekilde ağırlaştırabileceğini belirten seçenek doğrudur.
İdare hukukunda genel idari kolluk makamları, tüm toplum için geçerli olan asgari kamu düzeni kurallarını belirler. Özel idari kolluk makamları ise kendi uzmanlık alanlarında (örneğin belediye sınırları içinde veya orman alanlarında) kamu düzenini sağlamakla görevlidir. Bu iki yetki aynı alanda çakıştığında, özel kolluk makamları genel kolluğun koyduğu kuralları kaldıramaz veya hafifletemez; ancak yerel veya hizmete özel ihtiyaçlar doğrultusunda bu kuralları daha sıkı (ağır) hale getirebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamları arasındaki yetki paylaşımını analiz etme
Genel idari kolluk (Vali, Kaymakam vb.) tüm ülke veya bölge için genel kamu düzenini sağlar; özel idari kolluk (Belediye, Orman vb.) ise belirli bir hizmet veya alan için kurulmuştur.
Yetki yarışmasının çözümünde makamların statüsünü belirlemek temel adımdır.
2
Yarışma (çakışma) durumunda uygulanacak kuralı uygulama
Genel kolluk 'taban' standardı belirler. Özel kolluk bu standardın altına düşemez (esnetemez), ancak hizmetin gereği olarak standardı yükseltebilir (ağırlaştırabilir).
Kamu düzeninin korunmasında en üst düzeyde koruma sağlayan kuralın önceliği esastır.

Anahtar Kavram

Kolluk yetkilerinin yarışmasında 'ağırlaştırma' kuralı geçerlidir; özel kolluk genel kolluğun yasaklarını hafifletemez.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

İdarenin faaliyetlerinden biri olan 'planlama' kapsamında hazırlanan kalkınma planlarının kamu kesimi ve özel kesim açısından hukuki bağlayıcılığı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalkınma planları kamu kesimi için bağlayıcı ve emredici, özel kesim için ise yol gösterici ve özendirici niteliktedir.

Cevap

Kalkınma planları kamu kesimi için bağlayıcı ve emredici, özel kesim için ise yol gösterici ve özendirici niteliktedir.
İdarenin planlama faaliyeti, kamu kaynaklarının öncelikli alanlara yönlendirilmesini amaçlar. Bu doğrultuda hazırlanan Beş Yıllık Kalkınma Planları, kamu idareleri için yatırımlar ve bütçe kullanımı açısından emredici bir rehber niteliğindeyken; özel kesimin hürriyetini kısıtlamamak adına onlar için sadece yol gösterici ve teşvik edici (özendirici) bir özellik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin planlama faaliyetinin hukuki niteliğini belirle.
Planlama, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı hızlandırmak amacıyla kaynakların verimli kullanılmasını hedefleyen bir idari faaliyettir.
Faaliyetin türünü belirlemek, tabi olduğu hukuki rejimi anlamayı sağlar.
2
Kalkınma planlarının taraflar üzerindeki etkisini analiz et.
Anayasa m. 166 uyarınca devlet, kalkınma planlarını hazırlar. Bu planlar, kamu kurumları (yatırımcı kuruluşlar) için emredicidir.
Kamu kaynaklarının disiplinli yönetimi için emredicilik şarttır.
3
Özel kesim açısından sınırlamayı değerlendir.
Demokratik hukuk devletinde ve serbest piyasa ekonomisinde, özel teşebbüse planla emredici bir rota çizilemez; ancak teşviklerle yönlendirilebilir.
Özel teşebbüs hürriyeti planın özel kesim için sadece 'yol gösterici' olmasını zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Kalkınma Planlarının Bağlayıcılığı

İpuçları

1
İdarenin planlama yaparken kamu idareleri üzerindeki otoritesi ile özel sektör üzerindeki etkisi aynı mıdır?
2
Anayasa'nın 166. maddesi devletin ekonomik kalkınmayı planlama görevini düzenlerken özel teşebbüs hürriyetini nasıl korumuştur?

Daha Fazla Pratik

İdarenin özendirme ve destekleme araçları olan 'vergi muafiyeti' ve 'teşvik belgesi' kavramlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 44Soru

Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde, idarenin değişen toplumsal ihtiyaçlara ve kamu yararı gereklerine göre hizmetin statüsünde tek taraflı düzenlemeler yapabilmesi ve bu durumun bir sonucu olarak hizmetten yararlananların eski düzenlemelere dayalı bir "kazanılmış hak" (müktesep hak) ileri sürememesi, kamu hizmetlerine egemen olan aşağıdaki ilkelerden hangisinin doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişkenlik (Uyarlama) ilkesi

Cevap

Kamu hizmetlerinin dinamik yapısını ve idarenin tek taraflı düzenleme yetkisini açıklayan Değişkenlik (Uyarlama) ilkesi doğru cevaptır.
Değişkenlik (Uyarlama) ilkesi, kamu hizmetlerinin durağan olmadığını, toplumun değişen ihtiyaçlarına ve teknolojik gelişmelere uyum sağlaması gerektiğini ifade eder. Kamu hizmetinden yararlananlar ile idare arasındaki ilişki nesnel (statüsel) bir ilişki olduğu için idare, kamu yararını gözeterek hizmetin işleyiş kurallarını tek taraflı olarak her zaman değiştirebilir. Bu durumun en önemli hukuki sonucu, kişilerin değişen bu statü karşısında eski kuralların devamını talep edebilecekleri bir 'kazanılmış hak' ileri sürememeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki ilişkinin niteliğini belirlemek.
Hizmetten yararlananlar ile idare arasındaki ilişkinin sözleşmesel değil, statüsel (nesnel) bir ilişki olduğu tespit edilir.
Kamu hizmetinden yararlanma kuralları kanun ve yönetmeliklerle önceden belirlenmiş genel kurallardır.
2
Kazanılmış hak kavramını kamu hizmeti bağlamında değerlendirmek.
Genel ve nesnel kuralların (statünün) değişmesi durumunda, bireylerin eski kuralların aynen devam etmesini isteme haklarının olmadığı sonucuna varılır.
Kamu yararı, hizmetin her zaman en güncel ve etkili yöntemlerle sunulmasını gerektirir.
3
Tanımlanan unsurları kamu hizmeti ilkeleriyle eşleştirmek.
İdarenin tek taraflı değişiklik yetkisi ve kazanılmış hak yokluğu "Değişkenlik" veya "Uyarlama" ilkesi olarak adlandırılır.
Hizmetin yeni şartlara adapte edilmesi bu ilkenin temel varlık sebebidir.

Anahtar Kavram

Değişkenlik (Uyarlama) İlkesi ve Statüsel İlişki
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Türkiye'deki idari kolluk teşkilatlanmasında yer alan makamlar, bu makamların yetki alanları ve bağlı kolluk personeli ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahalli idari kolluk alanında (belediyeler), kamu düzenine ilişkin genel ve sürekli kurallar içeren düzenleyici işlemler (tembihname) yapma yetkisi makam sıfatıyla belediye başkanına aittir.

Cevap

Belediye sınırları içerisinde genel ve sürekli kurallar içeren düzenleyici işlemler yapma yetkisi Belediye Meclisi'ne aittir; Belediye Başkanı'na ait değildir.
Belediye idaresinde kamu düzenini sağlamak amacıyla çıkarılan ve 'belediye tembihnamesi' olarak bilinen genel düzenleyici işlemler, belediyenin en üst karar organı olan Belediye Meclisi tarafından kabul edilir. Belediye başkanı bu kolluk kurallarını uygulamakla ve zabıta teşkilatını yönetmekle görevli olan 'başmakam' veya 'yürütme organı'dır, ancak kural koyma yetkisi kendisine münhasır değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk 'makamı' ve 'personeli' ayrımını yapın.
Makam, idare adına tek taraflı irade açıklayarak hukuki sonuç doğuran otoritedir (Cumhurbaşkanı, Vali, Belediye Başkanı vb.). Personel ise bu emirleri uygulayan fiziksel güçtür (Polis, Zabıta vb.).
Soru hem hiyerarşiyi hem de yetki kullanımını ölçmektedir.
2
Genel ve özel kolluk ayrımını değerlendirin.
Polis ve Jandarma genel kolluktur; belediye zabıtası ise bir tür yerinden yönetim kolluğu (özel kolluk) olarak kabul edilir.
Seçeneklerdeki sınıflandırmanın doğruluğunu kontrol etmek için gereklidir.
3
Belediye organlarının kolluk yetkilerini analiz edin.
Belediye Meclisi 'tembihname' (düzenleyici işlem) çıkarır, Belediye Encümeni yasaklara aykırı davrananlara ceza verir, Belediye Başkanı ise kolluk teşkilatının amiri olarak bunları uygular.
Makamların yetki sınırlarını belirlemek için temel hukuk bilgisidir.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Makamlarının Yetki Dağılımı
Soru 46Soru

İdare hukukunda idari kolluk, kamu düzenini korumak ve bozulmasını önlemek amacıyla yürütülen, kural olarak idare hukuku rejimine tabi faaliyetlerin bütünüdür. İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki ayrım, idarenin faaliyetlerinin niteliği ve tabi olduğu hukuk rejimi açısından kritik öneme sahiptir.

Buna göre, idari kolluk faaliyetlerinin niteliği ve yürütülüşü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu düzeninin bozulmasını önlemeye yönelik, kural olarak idare hukuku kurallarına tabi olan önleyici nitelikteki faaliyetlerdir.

Cevap

İdari kolluk faaliyetleri, kamu düzeninin bozulmasını önlemeye yönelik, kural olarak idare hukuku kurallarına tabi olan önleyici nitelikteki faaliyetlerdir.
İdari kolluk faaliyetleri, henüz bir kamu düzeni ihlali veya suç oluşmadan önce, toplumun huzurunu ve güvenliğini korumak amacıyla yürütülür. Bu niteliği gereği 'önleyici'dir. İdari makamlar tarafından yürütüldüğü için de idare hukukuna tabi olup, olası uyuşmazlıklar idari yargı yerlerinde (İdare Mahkemeleri, Danıştay) çözümlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk faaliyetinin zamanlamasını belirle.
Faaliyet suç işlenmeden önce gerçekleştiği için 'önleyici' (preventive) niteliktedir.
İdari kolluk, düzenin bozulmasını beklemek yerine onu korumayı amaçlar.
2
Faaliyetin tabi olduğu hukuk rejimini saptanması.
İdare hukukuna tabi bir idari işlem veya eylem söz konusudur.
Kolluk makamları (Vali, Kaymakam vb.) idari hiyerarşi içinde bu yetkiyi kullanırlar.
3
Adli kolluk ile karşılaştır.
Suç sonrası bastırıcı faaliyetler adli kolluğun, suç öncesi önleyici faaliyetler idari kolluğun alanıdır.
İdari ve adli kolluk ayrımı, fonksiyonel bir ayrımdır.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk ve Adli Kolluk Ayrımı (Önleyicilik vs. Bastırıcılık)

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk makamları ile adli kolluk makamları arasındaki organik ve fonksiyonel ayrımı tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 47Soru

Türkiye'deki idari kolluk teşkilatında yer alan makamlar ve personel arasındaki hiyerarşik ilişki ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlçe sınırları içerisinde genel idari kolluk personeli olan polis ve jandarmanın hiyerarşik amiri kaymakamdır.

Cevap

İlçe sınırları içerisinde genel idari kolluk personeli olan polis ve jandarmanın hiyerarşik amiri kaymakamdır.
Doğru seçenek, kaymakamın ilçe düzeyinde genel idari kolluk personeli olan polis ve jandarmanın hiyerarşik amiri olduğunu belirtmektedir. Türkiye'de merkezi idarenin taşra teşkilatlanmasında kaymakam, ilçede devletin ve hükümetin temsilcisi olarak genel kolluk üzerinde emir ve talimat verme yetkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Genel ve mahalli kolluk ayrımını yapma
Polis ve jandarma genel idari kolluk; zabıta mahalli idari kolluktur.
Kolluk teşkilatının hangi birime bağlı olduğunu anlamak için bu ayrım temeldir.
2
Taşra teşkilatındaki hiyerarşik amirleri belirleme
İlde vali, ilçede kaymakam genel idari kolluğun hiyerarşik amiridir.
İl İdaresi Kanunu gereği merkezi idarenin taşra temsilcileri kolluk amiri sıfatını taşır.
3
Yetki genişliği ve idari vesayet gibi kavramları kontrol etme
Kaymakamın yetki genişliği yoktur; bakan ile belediye başkanı arasında vesayet ilişkisi vardır.
Diğer seçeneklerdeki kavramsal hataları elemek için bu hukuksal ilkeler doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Hiyerarşisi ve Makam-Personel İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki görev ve makam farklarını çalışarak kolluk hukukuna dair bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 48Soru

İdare hukukunda idari kolluk, kamu düzenini korumak ve bozulmasını önlemek amacıyla yürütülen önleyici faaliyetlerin bütünüdür. Kamu düzeni kavramının içeriği ve idari kolluk yetkilerinin sınırları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari kolluk makamları, sadece estetik ve görsel güzelliği sağlamak amacıyla, bu durumu güvenlik veya sağlık gibi diğer unsurlarla ilişkilendirmeden kolluk yetkisini kullanarak genel yasaklar getirebilir.

Cevap

İdari kolluk makamlarının sadece estetik gerekçelerle, diğer kamu düzeni unsurlarıyla ilişkilendirmeden kısıtlama getirebileceği yönündeki ifade yanlıştır.
İdari kolluğun müdahale edebileceği kamu düzeni alanları klasik olarak genel güvenlik, genel sağlık, genel ahlak ve dirlik-esenlik ile sınırlıdır. Estetik değerler, görsel güzellik veya kültürel tercihler; genel güvenlik, sağlık veya huzurla doğrudan ilişkilendirilmediği sürece idari kolluğun genel yetkiyle yasaklama getirebileceği bir alan değildir. Bu nedenle sadece estetiğe dayanan kısıtlama yetkisi idari kolluk hukukuna aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu düzeninin klasik unsurlarını (güvenlik, sağlık, dirlik ve esenlik, genel ahlak) belirlemek.
Estetik unsuru bu klasik unsurlar arasında yer almaz.
Kolluk yetkisinin sınırlarını belirlemek için kapsamı bilmek gerekir.
2
Danıştay içtihatları ve doktrindeki 'estetik' görüşünü analiz etmek.
Estetiğin ancak güvenlik veya sağlık gibi bir unsurla birleştiğinde kolluk faaliyetine konu olabileceği, tek başına yeterli olmadığı saptanır.
İdarenin yetkilerini genişletici hatalı yorumları ayıklamak gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak hukuka aykırı ifadeyi bulmak.
Estetiğin bağımsız bir kısıtlama sebebi sayıldığı seçeneğin yanlış olduğu sonucuna varılır.
Soru kökünde 'yanlış' olan ifade istendiği için bu tespit sonuca götürür.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk ve Kamu Düzeninin Sınırları

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluğun görevli olduğu yargı mercileri ve bağlı oldukları makamlar arasındaki farkları inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

İdare hukukunda idari kolluk, kamu düzenini korumak ve bozulmasını önlemek amacıyla yürütülen, kural olarak idari makamlarca gerçekleştirilen önleyici faaliyetlerdir. Kamu düzeninin ise Danıştay kararları ve doktrinle çerçevesi çizilmiş klasik öğeleri bulunmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu düzeninin klasik (geleneksel) öğeleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suç işlendikten sonra faillerin yakalanması

Cevap

Suç işlendikten sonra faillerin yakalanması ve delillerin toplanması faaliyeti, idari kolluğun değil adli kolluğun görev alanına girer.
Suç işlendikten sonra faillerin yakalanması ve delillerin toplanması faaliyeti, niteliği gereği bastırıcıdır ve adli makamların emir ve talimatları doğrultusunda yürütülen adli kolluk faaliyetidir. İdari kolluk ise sadece önleyici niteliktedir ve kamu düzeninin dört klasik öğesi olan kamu güvenliği, genel sağlık, kamu huzur ve sükunu ile genel ahlakı korumayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
İdari kolluğun temel amacını belirle.
İdari kolluk, kamu düzenini bozulmadan önce korumayı amaçlayan 'önleyici' bir faaliyettir.
Soruda istenen klasik öğelerin hangi faaliyet alanı (idari vs adli) ile ilgili olduğunu saptamak için bu ayrım kritiktir.
2
Kamu düzeninin klasik öğelerini hatırla.
Klasik öğeler: Kamu güvenliği, genel sağlık, kamu huzur ve sükunu (dirlik ve esenlik) ve genel ahlaktır.
Danıştay içtihatları ile sabitlenen bu dört öğe, idari kolluğun müdahale alanını belirler.
3
Seçeneklerdeki faaliyetlerin niteliğini karşılaştır.
Suç faillerinin yakalanması faaliyeti, suç işlendikten sonra yapılan 'bastırıcı' bir işlemdir ve adli makamlara yardımcı olmayı hedefler.
Bastırıcı nitelikteki işlemler adli kolluk rejimine tabidir; bu nedenle kamu düzeninin idari kollukça korunan klasik bir öğesi sayılamaz.

Anahtar Kavram

İdari kolluk faaliyetleri, kamu düzenini (güvenlik, sağlık, huzur, ahlak) korumaya yönelik önleyici işlemlerdir.

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki yetki, makam ve yargısal denetim farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 50Soru

Kamu hizmetlerine egemen olan temel ilkelerin kapsamı, sınırları ve idarenin bu ilkeler çerçevesindeki yetkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Türk idare hukuku öğretisi ve yargı içtihatları çerçevesinde doğru bir ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süreklilik ilkesinin bir sonucu olarak, kamu hizmetini idare ile yaptığı bir sözleşme çerçevesinde yürüten özel hukuk kişileri, idarenin mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda ödemezlik def'i ileri sürerek hizmeti durduramazlar.

Cevap

Süreklilik ilkesinin bir sonucu olarak, kamu hizmetini yürüten özel kişilerin, idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda hizmeti durduramayacağını belirten seçenek doğrudur.
Kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi, hizmetin hiçbir kesintiye uğramadan sunulmasını gerektirir. Bu ilkenin özel hukuk sözleşmelerine en önemli etkisi, 'ödemezlik def'i' yasağıdır. Kamu hizmetini yürüten taraf, idare kendisine ödeme yapmasa dahi kamu yararı ve hizmetin devamlılığı gereği faaliyeti durduramaz; ancak uğradığı zararın tazminini bilahare yargı yoluyla isteyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki idari hukuk ilkelerinin (süreklilik, uyarlanma, bedelsizlik, nesnellik) tanımlarını ve sınırlarını analiz et.
İlkelerin her birinin mutlak olmadığını, kamu yararı doğrultusunda belirli kısıtlamalara ve istisnalara tabi olduğunu fark et.
Soruda 'doğru' olan ifade istendiği için ilkelerin hukuki rejimindeki istisnaların bilinmesi gerekir.
2
Bedelsizlik ve Uyarlanma ilkelerine ilişkin seçenekleri değerlendir.
Bedelsizliğin mutlak olmadığı (katılım payı alınabilir) ve uyarlanma karşısında kazanılmış hakkın bulunmadığı (statü hukuku gereği) sonucuna ulaş.
Bu iki seçenek, adayların en çok düştüğü yanılgıları içerir.
3
Süreklilik ilkesinin sözleşmeler hukukundaki yansımasını incele.
Özel hukukta geçerli olan 'ödemezlik def'i' (karşı taraf borcunu ifa etmezse benim de ifa etmeme hakkım) ilkesinin kamu hizmeti sözleşmelerinde, süreklilik ilkesi nedeniyle uygulanamayacağını doğrula.
Kamu hizmetinin kesintiye uğraması kamu düzenini bozacağı için süreklilik ilkesi özel hukuk kurallarına üstün gelir.

Anahtar Kavram

Ödemezlik Def'inin Uygulanamaması (Süreklilik İlkesi)
Soru 51Soru

İdare hukukunda bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olarak nitelendirilebilmesi için organik (özne), maddi (konu/amaç) ve şekli (hukuki rejim) unsurları taşıması gerektiği klasik bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Ancak zamanla devletin görev alanının genişlemesi ve yeni ekonomik modellerin benimsenmesiyle birlikte bu unsurların katı kurallarında bazı esnemeler yaşanmıştır.

Buna göre, modern idare hukuku anlayışında kamu hizmeti kavramı ve unsurları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir faaliyetin salt toplumsal bir ortak ihtiyacı karşılaması ve kamu yararı amacı gütmesi, o faaliyetin idare hukuku bağlamında bir kamu hizmeti olarak kabul edilmesi için tek başına yeterlidir.

Cevap

Bir faaliyetin salt toplumsal bir ortak ihtiyacı karşılaması ve kamu yararı amacı gütmesi, o faaliyetin idare hukuku bağlamında kamu hizmeti olarak kabul edilmesi için tek başına yeterli değildir.
Doğru yanıt, sadece kamu yararı taşımanın bir faaliyeti kamu hizmeti yapmaya yeteceğini iddia eden seçenektir. İdare hukukunda bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olabilmesi için maddi unsur (kamu yararı/toplumsal ihtiyaç) tek başına hiçbir zaman yeterli değildir. Örneğin, mahalledeki bir manav veya özel bir eczane de toplumsal ihtiyacı karşılar ve kamu yararına hizmet eder; ancak bunlar kamu hizmeti sayılmaz. Bir faaliyetin kamu hizmeti sayılabilmesi için maddi unsurun yanı sıra, o faaliyetin yasama iradesiyle kamu hizmeti olarak 'ihdas edilmesi' (kurulması) ve idarenin gözetim, denetim veya sorumluluğu altında (organik unsur) yürütülmesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetinin unsurlarını (maddi, organik, şekli) analiz etme
Maddi unsurun kamu yararı, organik unsurun idari bağ, şekli unsurun hukuki rejim olduğu belirlenir.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu değerlendirmek için klasik kuralları ve modern istisnaları hatırlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri güncel idare hukuku kurallarıyla karşılaştırma
Özel kişilerin de kamu hizmeti yürütebileceği, özel hukuk kurallarının uygulanabileceği, kanuni ihdas şartı olduğu ve asli yetkilerin devredilemeyeceği doğrulanır.
Kamu hizmeti unsurlarındaki esnemelerin ve katı kuralların sınırlarını doğru çizebilmek için.
3
Yanlış olan ifadeyi tespit etme
Sadece kamu yararı amacı taşımanın (maddi unsurun) bir faaliyeti hukuken kamu hizmeti yapmaya yetmeyeceği sonucuna ulaşılır.
Özel hastaneler, fırınlar veya marketler de kamu yararı taşır ve toplumsal ihtiyacı karşılar, ancak bunlar idare hukuku anlamında 'kamu hizmeti' teşkil etmezler. Yasama iradesi ve idari bağ (organik unsur) zorunludur.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Unsurları ve İhdası
Soru 52Soru

İdare hukukunda kolluk faaliyetleri yürütülürken; işlemi tesis eden 'makam', kararın alınmasında görev alan 'merci' ve sahada eylemi fiilen gerçekleştiren 'personel' statüleri birbirinden farklıdır. Ayrıca kolluk teşkilatı, yetki alanları ve hizmet konularına göre genel, özel ve mahalli idari kolluk olarak kısımlara ayrılmaktadır.

Bu idari kolluk teşkilat yapısı ve birimlerin hukuki yetkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaymakamın ilçe sınırları içinde genel idari kolluk makamı sıfatıyla aldığı kamu düzenini sağlayıcı kararların fiili uygulaması, genel idari kolluk personeli olan jandarma veya polis tarafından yerine getirilir.

Cevap

Doğru seçenek, kaymakamın ilçe sınırları içindeki genel idari kolluk makamı olduğu ve kararlarının jandarma/polis gibi genel idari kolluk personeli tarafından uygulandığını belirten ifadedir.
İdare hukukunda genel idari kolluk makamları (Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali, Kaymakam) karar almaya yetkili iken, genel idari kolluk personeli (Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik, Çarşı ve Mahalle Bekçileri) bu kararları sahada icra etmekle görevlidir. İlçede mülki idare amiri sıfatıyla kaymakam en büyük kolluk makamıdır ve kolluk hizmetleri doğrudan onun hiyerarşik emrindeki polis ve jandarma kuvvetleri aracılığıyla yürütülür.

Adım Adım Çözüm

1
İdari kolluk unsurlarının (makam, merci, personel) hukuki tanımlarını ve yetki alanlarını (genel, mahalli, özel) analiz et.
Makamların karar alıcı, personelin ise uygulayıcı olduğu; genel kolluğun tüm ülke/bölge çapında, mahalli kolluğun ise yerel ihtiyaçlar için görev yaptığı belirlenir.
Seçeneklerdeki eşleştirmelerin doğruluğunu değerlendirebilmek için temel kavramların sınırlarının çizilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki makam ve personel eşleştirmelerini kontrol et.
Kaymakamın makam, polisin/jandarmanın personel olduğu eşleştirme doğruyken; belediye başkanının polise doğrudan emir verebileceği veya orman muhafaza memurunun makam olduğu ifadeleri yanlıştır.
Hiyerarşik bağların (Belediye-Zabıta, Merkezi İdare-Polis) ve statü ayrımlarının (Makam-Personel) test edilmesi sorunun ana hedefidir.
3
Merkezi idare ile mahalli idareler arasındaki denetim türünü (hiyerarşi vs. idari vesayet) değerlendir.
Valinin, köy muhtarı üzerindeki yetkisinin hiyerarşi değil idari vesayet olduğu tespit edilir.
İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği farklı tüzel kişilikler arasındaki denetimin vesayet, aynı tüzel kişilik içindekinin hiyerarşi olduğunun bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

İdari kolluk makamları ile personeli arasındaki ayrım ve hiyerarşik/vesayet ilişkileri
Soru 53Soru

1982 Anayasası'nın 166. maddesi çerçevesinde düzenlenen "planlama" faaliyetleri ile idarenin bu kapsamda yürüttüğü "özendirme ve destekleme" faaliyetlerinin hukuki rejimi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel kesim teşebbüslerinin kalkınma planlarında öngörülen hedeflere aykırı yatırım yapması durumunda, planın bağlayıcılığı gereği idari kolluk yaptırımları uygulanır.

Cevap

Özel kesim teşebbüslerinin kalkınma planındaki hedeflere uymaması durumunda kolluk yaptırımı uygulanabileceği ifadesi yanlıştır; zira planlar özel kesim için sadece yol göstericidir.
Beş Yıllık Kalkınma Planları, 1982 Anayasası uyarınca özel sektör için emredici bir güç taşımaz; sadece rehberlik ve özendirme amacı güder. Bu nedenle, özel bir firmanın plan hedeflerine uymaması bir suç veya idari kabahat teşkil etmez, dolayısıyla bu duruma kolluk yaptırımı (para cezası, kapatma vb.) bağlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kalkınma planlarının hukuki niteliğini analiz etme
1982 Anayasası m. 166'ya göre planlar kamu kesimi için bağlayıcı, özel kesim için yol göstericidir.
Özel teşebbüs hürriyeti gereği planların özel sektöre emredici olması mümkün değildir.
2
Özendirme faaliyetleri ile kolluk faaliyetlerini karşılaştırma
Özendirme faaliyetleri imkan sağlayıcı ve gönüllülük esasına dayalıyken, kolluk faaliyetleri sınırlayıcı ve zorlayıcıdır.
Bir faaliyetin kolluk yaptırımına konu olabilmesi için kamu düzenini bozan bir hukuki yükümlülük ihlali gereklidir.
3
Hatalı seçeneği belirleme
Özel sektörün plana uymamasının yaptırıma (kolluk cezasına) tabi tutulması hukuken imkansızdır.
Planın yol gösterici niteliği, ihlal durumunda cezai yaptırım uygulanmasını engeller.

Anahtar Kavram

Kalkınma Planlarının Bağlayıcılığı

Daha Fazla Pratik

İdarenin özendirme faaliyetleri kapsamında verdiği 'teşvik belgesi' ile kolluk kapsamında verdiği 'ruhsat' arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 54Soru

Kanunla veya kanunun açıkça yetki vermesi halinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülmesinde idare hukuku kapsamında farklı usuller uygulanabilmektedir.

Bir büyükşehir belediyesi, kendi bütçesinden finanse ederek kurduğu 'akıllı atık yönetimi ve geri dönüşüm tesisi'nin işletilmesi için ihale yoluyla bir özel şirketle sözleşme yapmıştır. Sözleşmeye göre;

I. İdare, işletmeci şirkete hizmet karşılığında aylık maktu (sabit) bir işletme bedeli ödeyecek, ayrıca hedeflenen geri dönüşüm oranının aşılması durumunda elde edilen ek gelirin %15'ini şirkete teşvik primi olarak verecektir. Tesisin işletilmesinden doğabilecek nihai zarar veya kar (mali risk) ise idareye aittir.
II. İdare, sözleşme süresi içinde atık ayrıştırma teknolojilerinde meydana gelen yeni gelişmelere uyum sağlanması amacıyla, tesiste kullanılacak donanımların güncellenmesini tek taraflı olarak işletmeciden talep etme yetkisine sahiptir.

Buna göre, I. durumda uygulanan kamu hizmeti görülme usulü ile II. durumun hukuki dayanağını oluşturan kamu hizmeti ilkesi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müşterek Emanet – Değişkenlik (Uyarlama)

Cevap

Kamu hizmeti görülme usulünün Müşterek Emanet, kamu hizmeti ilkesinin ise Değişkenlik (Uyarlama) olduğu seçenektir.
I. durumda, önceden idarece kurulmuş bir tesisin işletilmesinin, mali riskin (kar-zarar) idarede kalması şartıyla, maktu bir bedel ve verimlilik primi karşılığında özel kişiye devredilmesi 'müşterek emanet' usulünün tam tanımıdır. II. durumda ise, idarenin kamu hizmetini yeni teknolojik gelişmelere ve değişen toplumsal ihtiyaçlara uydurmak amacıyla sözleşmede tek taraflı değişiklik yapabilme (mutabilite) yetkisi, kamu hizmetlerine egemen olan 'değişkenlik (uyarlama)' ilkesinin doğrudan bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
I. durumda verilen işletme modelini analiz et.
Tesis idare tarafından kurulmuş, işletmeciye sabit bedel ve prim ödeniyor, mali risk (kar/zarar) ise idareye ait. Bu özellikler 'Müşterek Emanet' usulüne aittir.
İltizamda mali risk özel kişidedir; imtiyazda hem tesisin kurulumu hem mali risk özel kişidedir.
2
II. durumda idarenin tek taraflı güncelleme talep yetkisinin hangi ilkeye dayandığını tespit et.
Hizmetin yeni gelişmelere ve değişen ihtiyaçlara uydurulması için idarenin sözleşmeyi tek taraflı değiştirebilme yetkisi 'Değişkenlik (Uyarlama)' ilkesinden doğar.
Süreklilik ilkesi hizmetin kesintiye uğramamasını, nesnellik ilkesi ise tarafsızlığı ve eşit yararlanmayı ifade eder.
3
Bulguları birleştirerek doğru seçeneği belirle.
Müşterek Emanet ve Değişkenlik (Uyarlama) kavramlarını sırasıyla içeren seçenek doğru cevaptır.
Soru kökündeki iki durumun hukuki karşılıkları eksiksiz olarak eşleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerinin Görülme Usulleri ve Kamu Hizmeti İlkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

Kamu düzeninin korunması amacıyla yürütülen idari kolluk faaliyetleri, devletin merkezi idare teşkilatı ve yerinden yönetim kuruluşları tarafından farklı makam ve personeller aracılığıyla yerine getirilir.

İdari kolluk yetkisinin kullanımı ile makam-personel ilişkisi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi idare hukuku esaslarına uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel idari kolluk makamlarından biri olan valinin aldığı kararlar polis ve jandarma gibi genel idari kolluk personeli tarafından uygulanırken; mahalli bir idari kolluk makamı olan belediye encümeninin kararları özel idari kolluk personeli statüsündeki zabıta tarafından icra edilir.

Cevap

Vali genel idari kolluk makamı olup emirleri genel kolluk personeli tarafından uygulanır; belediye encümeni ise mahalli kolluk makamı olup emirleri özel kolluk personeli olan zabıta tarafından icra edilir.
Türk İdare Hukuku'nda kolluk teşkilatı yapısal olarak makam ve personel şeklinde tasnif edilir ve her makam kendi teşkilatındaki personele hiyerarşik talimat verir. Merkezi idarenin taşra teşkilatındaki en yüksek amiri olan vali, genel idari kolluk makamıdır ve kamu düzenini sağlamaya yönelik kararları genel idari kolluk personeli statüsündeki polis veya jandarma tarafından uygulanır. Yerinden yönetim esasına dayanan belediyelerde ise, kolluk makamı niteliği taşıyan belediye encümeninin aldığı kararlar, mahalli idarelerin kendi personeli olan ve özel idari kolluk sınıfında yer alan zabıta tarafından icra edilir. Bu seçenek idare hukukundaki genel-özel ve makam-personel ayrımlarını kusursuz şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamı ve kolluk personeli kavramlarının merkezi idare ile mahalli idareler bazında tasnif edilmesi.
Genel idari kolluk makamları (Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali, Kaymakam) ile mahalli idari kolluk makamları (belediye başkanlığı/encümeni, il özel idaresi organları, muhtar) birbirlerinden hukuken ayrıştırılır.
Makam ile personel arasındaki yetki/emir ilişkisini kurabilmek için teşkilat yapısının sınırlarının belirlenmesi zorunludur.
2
Seçeneklerdeki makam-personel eşleşmelerinin ve idari ilişkilerin hiyerarşi ile idari vesayet ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi.
Merkezi idare temsilcilerinin (örneğin vali) genel kolluk personeline (polis/jandarma), mahalli idare makamlarının (örneğin encümen) kendi kolluk personeline (zabıta) talimat verebileceği; organlar arası yetki devri veya çapraz emir uygulanamayacağı tespit edilir.
İdarenin bütünlüğü ilkesi uyarınca, ayrı tüzel kişiliklere sahip birimler arasında doğrudan hiyerarşik talimat verilemez.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Makam ve Personeli Arasındaki Görev/Yetki Dağılımı
Soru 56Soru

İdare, anayasal görevleri kapsamında ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlamak için özendirme, destekleme ve planlama faaliyetleri yürütür.

Bu faaliyetlerin hukuki niteliğine ve uygulanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özendirme ve destekleme faaliyetleri, kolluk faaliyetlerinden farklı olarak bireylere emredici yükümlülükler getirmek yerine, onlara çeşitli avantajlar sunarak istenen alanlara yönlendirmeyi amaçlar.

Cevap

İdarenin özendirme ve destekleme faaliyetleri, emredici ve kısıtlayıcı kurallar koyan kolluk faaliyetlerinin aksine, bireyleri ve kurumları teşvikler ile yönlendiren idari işlemlerdir.
İdarenin özendirme ve destekleme (teşvik) faaliyetleri, bireylere doğrudan emredici yükümlülükler veya yasaklar getiren kolluk faaliyetlerinden nitelik olarak ayrılır. Özendirme faaliyetlerinde idare; vergi muafiyeti, sübvansiyon, bedelsiz arsa tahsisi veya ucuz kredi gibi çeşitli avantajlar sunarak, bireyleri ve özel teşebbüsü kendi istekleriyle kamu yararına uygun ekonomik veya sosyal alanlara (örneğin az gelişmiş bölgelere yatırım yapmaya) yönlendirmeyi amaçlar. Bu yönüyle idari müdahale baskıcı değil, yönlendirici ve cezbedicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalkınma planlarının kamu ve özel kesim üzerindeki bağlayıcılık durumunu değerlendir.
Anayasa'ya göre kalkınma planları kamu idareleri için emredici (bağlayıcı), özel sektör için ise sadece yol gösterici ve özendiricidir.
Planlamanın sınırlarını bilmek, özel sektöre müdahalenin niteliğini anlamak için zorunludur.
2
Teşvik alan özel sektör yatırımlarının hukuki statüsündeki değişimi analiz et.
Sübvansiyon veya kredi desteği alan bir özel faaliyet, kamu tüzel kişiliğinin güvencesi altına girmediği için doğrudan bir kamu hizmeti vasfı kazanmaz.
Kamu hizmeti ile idarece desteklenen özel faaliyet ayrımını doğru yapabilmek için bu gereklidir.
3
Kolluk faaliyetleri ile özendirme/destekleme faaliyetlerinin uyguladıkları yöntemleri karşılaştır.
Kolluk faaliyeti kamu gücünü kullanarak kısıtlamalar (otoriter işlemler) yaparken; özendirme faaliyeti vergi muafiyeti, ödül gibi teşviklerle kendi rızasıyla yatırım yapacak kişileri yönlendirir.
Seçenekler arasında doğru idari faaliyet tanımını tespit etmek için temel yöntem farklarının görülmesi gerekir.

Anahtar Kavram

İdarenin başlıca faaliyet türleri (kolluk, kamu hizmeti, özendirme/destekleme) arasındaki farklar ve planlamanın hukuki niteliği.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 57Soru

Türkiye'nin idari teşkilatlanmasında, il sınırları içerisinde kamu düzenini korumak ve sağlamakla görevli olan en yüksek "genel idari kolluk makamı" aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali

Cevap

İl düzeyinde kamu düzenini sağlamakla görevli en yüksek genel idari kolluk makamı Vali'dir.
İdare hukukuna göre, il idaresinin başı olan Vali, il sınırları içerisinde kamu düzenini (güvenlik, dirlik-esenlik, genel sağlık ve genel ahlak) korumakla yetkili en yüksek genel idari kolluk makamıdır. Vali, bu yetkisini kullanırken ildeki kolluk kuvvetlerine (polis ve jandarma) emir ve talimat verir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk türünü belirleyin.
Soruda 'genel idari kolluk' sorulmaktadır. Genel idari kolluk makamları; Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali ve Kaymakam'dır.
Kolluk faaliyetleri genel ve özel (belediye, orman vb.) olarak ikiye ayrılır.
2
Teşkilat düzeyini analiz edin.
Soru 'il sınırları' içerisindeki yetkiyi sorgulamaktadır.
İdare hukukunda yetki, coğrafi sınırlarla belirlenir.
3
Makam ve personel ayrımını yapın.
Vali bir makamdır, emniyet müdürü ve jandarma komutanı ise bu makama bağlı çalışan kolluk personelidir.
Kolluk makamı karar alır, kolluk personeli ise bu kararları uygular.

Anahtar Kavram

İl düzeyindeki genel idari kolluk makamının Vali olduğu bilgisi.
Soru 58Soru

İdare hukuku kapsamında bir il belediyesinin yürüttüğü faaliyetlerde karşılaşılan bazı durumlar aşağıda verilmiştir:

I. Toplu taşıma imtiyazı verilmiş olan özel bir şirketin ödeme güçlüğüne düşerek seferleri durdurma noktasına gelmesi üzerine, idarenin hizmetin aksamaması için araçlara ve tesislere geçici olarak el koyarak taşımacılığı bizzat sürdürmesi
II. Şehrin gelişim yönünün değişmesi ve yeni yerleşim alanlarının kurulması üzerine, idarenin daha önceden belirlediği tramvay hat güzergâhlarını, bölge esnafının maddi kayıp yaşayacakları yönündeki itirazlarına rağmen tek yanlı kararıyla değiştirmesi
III. İçme suyu arıtma tesisinde görevli kamu personelinin, çalışma şartlarını protesto etmek amacıyla iş yavaşlatma eylemi yapmasının yasal düzenlemelerle engellenmiş olması

Buna göre, verilen idari uygulamalardan hangileri kamu hizmetinin "sürekliliği (kesintisizliği)" ilkesinin doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Kamu hizmetinin sürekliliği ilkesini yansıtan öncüller I ve III'tür.
I numaralı durumdaki idarenin hizmete geçici el koyması (muvakkat idare) ve III numaralı durumdaki kamu personeline yönelik grev/iş yavaşlatma yasağı, kamu hizmetlerinin hiçbir şart altında kesintiye uğramaması gerektiğini emreden 'süreklilik' ilkesinin temel hukuki sonuçlarıdır. II numaralı durumda belirtilen güzergâh değişikliği ise, idarenin kamu hizmetini değişen toplumsal ihtiyaçlara uydurabilmesini ve bu tek yanlı değişikliklere karşı esnafın vb. kişilerin 'kazanılmış hak' iddia edememesini ifade eden 'değişkenlik (uyarlanma)' ilkesinin bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı durumun analiz edilmesi
İdarenin hizmete geçici el koyması (muvakkat idare) süreklilik ilkesinin bir sonucudur.
Kamu hizmeti imtiyazcısı kusursuz olarak acze düştüğünde, kamu yararı gereği hizmetin kesintiye uğramaması esastır.
2
II numaralı durumun analiz edilmesi
Güzergâh değişikliğinin değişkenlik (uyarlanma) ilkesine ait olduğu belirlenir.
İdarenin, hizmetin sunuluş koşullarını değişen toplumsal ihtiyaçlara göre tek yanlı değiştirebilmesi ve buna karşı kazanılmış hak iddia edilememesi değişkenlik ilkesini tanımlar.
3
III numaralı durumun analiz edilmesi
Memurlara yönelik grev ve iş yavaşlatma yasaklarının süreklilik ilkesinin bir sonucu olduğu tespit edilir.
Toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan kamu hizmetlerinin personel kaynaklı eylemlerle durdurulmaması için memurlara grev yasağı getirilmiştir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerine Egemen Olan İlkeler ve Hukuki Sonuçları
Soru 59Soru

İdare hukukunda 'kolluk yetkilerinin yarışması' olarak adlandırılan, aynı yer ve konuda hem genel idari kolluk makamlarının hem de özel idari kolluk makamlarının yetkili olması durumunda uygulanacak hukuki rejimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel idari kolluk makamları, özel idari kolluk makamlarının aldığı önlemleri kamu düzenini korumak amacıyla ağırlaştırabilir ancak bu önlemleri hafifletemez.

Cevap

Genel idari kolluk makamları, özel idari kolluk makamlarının aldığı önlemleri ağırlaştırabilir ancak hafifletemez.
İdare hukukunda genel idari kolluk, kamu düzenini korumada asıl ve genel yetkili makamdır. Özel idari kolluk makamları ile genel idari kolluk makamlarının yetkileri aynı olayda çakıştığında (yarışma), genel kolluk makamları özel kolluğun getirdiği kısıtlamaları kamu düzenini daha üst seviyede korumak için ağırlaştırabilir. Ancak özel kolluğun getirdiği bir koruma önlemini hafifleterek kamu düzeni standardını düşüremez.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk türleri arasındaki yetki paylaşımını analiz etme
Genel idari kolluğun (Vali, Kaymakam vb.) genel yetkili olduğu, özel idari kolluğun (Belediye, Orman kolluğu vb.) ise sadece belirli alanlarda yetkili olduğu tespit edilir.
Yarışma durumunun hangi makamlar arasında gerçekleştiğini anlamak için gereklidir.
2
Yetkilerin yarışması kuralını uygulama
Genel kolluğun, özel kolluğun tedbirlerini ancak daha sıkı hale getirebileceği (ağırlaştırma) kuralı hatırlanır.
Özel kolluğun varlığının genel kolluğu dışlamadığı ve genel kolluğun asgari düzeni koruma yükümlülüğü olduğu prensibine dayanır.

Anahtar Kavram

Kolluk Yetkilerinin Yarışması

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk ayrımını ve kolluk yetkisinin sınırlarını (ölçülülük, gereklilik) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 60Soru

Bir il sınırları içerisinde yer alan ve kanunla münhasıran 'Orman Muhafaza ve Milli Parklar Özel Kolluğu'nun denetimine bırakılmış olan geniş bir tabiat parkında, çevre kirliliğini protesto eden eylemcilerin çıkardığı büyük çaplı olaylar nedeniyle genel kamu düzeni ciddi şekilde bozulmuştur. Alandaki özel idari kolluk kuvvetlerinin olayları bastırmada ve kamu düzenini sağlamada yetersiz kalması üzerine, İl Valisi genel kolluk kuvvetlerini (polis ve jandarma) alana sevk etmiş ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde parka girişleri geçici olarak yasaklamıştır. Aynı esnada, Büyükşehir Belediye Başkanı da mahalli müşterek nitelikteki huzuru sağlamak gerekçesiyle kendi genel idari kolluk yetkisine (zabıta) dayanarak parkın süresiz kapatılmasına karar vermiştir.

Bu olaydaki kolluk yetkilerinin yarışması, anayasal sınırlar ve tesis edilen idari işlemlerin hukuki niteliği bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi idare hukuku esaslarına göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel idari kolluğun kanunla tahsis edilmiş görev alanı, genel idari kolluğun kamu düzenini koruma asli yetkisini bütünüyle ortadan kaldırmayacağından; özel kolluğun yetersiz kaldığı bu istisnai olayda valinin ölçülülük ilkesine riayet ederek müdahalede bulunması hukuka uygundur.

Cevap

Doğru yanıt, özel kolluğun yetersiz kaldığı hallerde genel idari kolluğun asli yetkisini kullanarak müdahale etmesinin hukuka uygun olduğunu belirten ifadedir.
İdare hukukunda genel kural olarak bir konuda hem genel idari kolluk hem de özel idari kolluk yetkili kılındığında, görev kural olarak özel idari kolluğa aittir. Ancak bu durum, genel idari kolluğun yetkisini mutlak surette ortadan kaldırmaz. Olaydaki gibi büyük çaplı ve özel kolluğun yetersiz kaldığı, genel kamu düzeninin ciddi şekilde tehdit edildiği acil hallerde, genel idari kolluğun başı konumundaki valinin ölçülülük ilkesi sınırları içinde (geçici yasaklama gibi) önlemler alması hukuka uygundur ve yetki tecavüzü oluşturmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki makamların idare hukuku statülerinin belirlenmesi
Vali merkezi idarenin genel idari kolluğu, Belediye Başkanı mahalli idarenin genel idari kolluğu, Orman Muhafaza ise idarenin özel kolluğudur.
Kolluk yetkilerinin yarışması kurallarını doğru tatbik edebilmek için makamların hukuki niteliklerinin netleştirilmesi şarttır.
2
Genel kolluk ile özel kolluk arasındaki yarışma kuralının analizi
Belirli bir alanda özel idari kolluğun yetkili kılınması, genel idari kolluğun kamu düzenini sağlama görevini tamamen ortadan kaldırmaz. Özel kolluğun bulunmadığı veya yetersiz kaldığı acil durumlarda genel kolluk devreye girmek zorundadır.
Genel kamu düzeninin kesintiye uğramaması ve kamu hizmetinin sürekliliği esastır.
3
Diğer seçeneklerde yer alan idare hukuku kavramlarının (hiyerarşi, vesayet, yokluk, iptal, sebep, maksat) kontrol edilmesi
Vali-Belediye ilişkisinin hiyerarşi değil vesayet olduğu, yetki tecavüzünün yokluk değil iptal edilebilirlik doğurduğu, yetki saptırmasının sebep değil maksat unsuru sakatlığı olduğu görülür.
Çeldiricilerdeki kavramsal hataların elenmesiyle tek doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Yetkilerinin Yarışması ve İdari İşlemin Unsurları
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 9Sonraki
İdarenin Faaliyetleri Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 3 | Examkin