İdarenin Faaliyetleri

162 soru

Soru 61Soru

Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kurulan bir pazar yerinde, özel idari kolluk olan belediye zabıtası, ruhsatsız gıda satışı yapan seyyar satıcılara müdahale etmektedir. Ancak satıcıların direnmesi üzerine olay büyümüş ve genel kamu düzenini, güvenlik ve dirliği ciddi şekilde tehdit eden geniş çaplı bir arbedeye dönüşmüştür. Bunun üzerine olay yerine intikal eden genel idari kolluk makamları (polis) duruma el koymuştur. Ancak polis ekipleri, kalabalığı dağıtmak amacıyla, direnmeyen satıcıların da mallarına zarar verecek ve bedensel bütünlüklerini orantısız şekilde zedeleyecek seviyede aşırı güç kullanmıştır.

İdare hukukunda yer alan 'kolluk yetkilerinin yarışması' kuralları ve kolluk yetkisinin anayasal sınırları dikkate alındığında, bu olayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel idari kolluk, özel kolluğun görev alanında kamu düzeni ciddi şekilde bozulduğunda olaya el koyma yetkisine sahip olmakla birlikte; uygulanan müdahale zorunluluk ve ölçülülük ilkelerini ihlal ettiğinden kolluk faaliyetinin sınırları aşılmıştır.

Cevap

Genel idari kolluk, özel kolluğun görev alanında genel kamu düzeni bozulduğunda olaya el koyma yetkisine sahip olmakla birlikte; uygulanan müdahale zorunluluk ve ölçülülük ilkelerini ihlal ettiğinden kolluk faaliyetinin sınırları aşılmıştır.
İdare hukukunda, aynı yer ve konuda genel idari kolluk ile özel idari kolluk yetkilerinin çatışması (yarışması) halinde asıl ve asli olan genel idari kolluk yetkisidir. Özel kolluğun (zabıtanın) görev yaptığı alanda asayişin ve genel kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması durumunda genel kolluğun (polisin) olaya el koyması hukuka uygundur ve yetki gaspı veya tecavüzü oluşturmaz. Ancak Anayasa uyarınca, her türlü kolluk faaliyetinin, temel hak ve hürriyetleri sınırlarken 'ölçülülük' ve 'zorunluluk' ilkelerine uygun hareket etmesi gerekir. Direnmeyen kişilere zarar verilmesi ve aşırı güç kullanımı, kolluk yetkisinin anayasal sınırlarının aşıldığını, dolayısıyla bu yönüyle eylemin hukuka aykırı hale geldiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki kolluk makamlarının yetki alanlarının belirlenmesi ve yarışma kuralının tespiti.
Belediye zabıtası özel idari kolluk, polis ise genel idari kolluktur. Özel kolluğun yetki alanında kamu düzeni genel anlamda bozulduğunda, genel kolluğun olaya el koyma yetkisi vardır.
Genel kolluğun (polis) temel görevi istisnasız olarak genel güvenlik ve asayişi sağlamaktır.
2
Polisin olaya müdahalesinin kolluk yetkisinin sınırları bağlamında değerlendirilmesi.
Polisin olaya el koyması yetki yönünden hukuka uygun olsa da, direnmeyen kişilere zarar vermesi ve aşırı şiddet uygulaması kolluk yetkisinin sınırlarını aşmıştır.
Anayasa gereği kolluk tedbirleri temel hakları sınırlarken mutlaka 'ölçülülük' (orantılılık) ve 'zorunluluk' ilkelerine uymak zorundadır.

Anahtar Kavram

Kolluk Yetkisinin Sınırları ve Yarışması
Tahmini Süre:1m 20s
Soru 62Soru

İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı bir polis ekibi, stadyum çevresinde maç öncesi yaşanabilecek taşkınlıkları engellemek amacıyla devriye görevi yürütmektedir. Görev sırasında iki grup arasında silahlı bir kavga çıkmış ve yaralanmalar meydana gelmiştir. Bunun üzerine polis ekibi olaya derhal müdahale etmiş, şüphelileri yakalayarak suç aletlerine el koymuş ve durumu nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirerek ondan aldığı talimatlar doğrultusunda hareket etmiştir.

Bu olaydaki kolluk faaliyetlerinin niteliği ve tabi oldukları hukuki rejim dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şüphelilerin yakalanması ve suç aletlerine el konulması işlemlerinin hukuka aykırılığı iddiasıyla idari yargıda iptal davası açılabilir.

Cevap

Şüphelilerin yakalanması ve suç aletlerine el konulması işlemlerinin hukuka aykırılığı iddiasıyla idari yargıda iptal davası açılabileceğini ifade eden seçenek yanlıştır.
İdari kolluk faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargı (idare ve vergi mahkemeleri, Danıştay) iken; adli kolluk faaliyetlerinden (yakalama, arama, el koyma, gözaltına alma vb.) doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargıdır. Olayda polis ekibinin kavgaya müdahale ederek şüphelileri yakalaması ve suç aletlerine el koyması işlemleri, Cumhuriyet savcısının talimatıyla gerçekleştirilen adli nitelikte faaliyetlerdir ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerine tabidir. Bu tür adli işlemlere karşı idari bir işlemmiş gibi idare mahkemelerinde iptal davası açılamaz; itirazlar CMK kapsamında ilgili adli yargı mercilerine (örneğin Sulh Ceza Hakimliğine) yapılmalıdır. Dolayısıyla bu yöndeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki faaliyetlerin önleyici/bastırıcı karakterini tespit etmek.
Maç öncesi devriye kamu düzenini sağlamaya yönelik önleyici bir faaliyet (idari kolluk), kavgaya müdahale ve delil toplama ise suç sonrası bastırıcı bir faaliyettir (adli kolluk).
İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki temel ayraç, faaliyetin suç işlenmeden önce mi (önleyici) yoksa suç işlendikten sonra mı (bastırıcı) yapıldığıdır.
2
Adli kolluk faaliyetlerinin tabi olduğu hukuki rejimi ve yargı yolunu belirlemek.
Adli kolluk faaliyetleri İdare Hukukuna değil, Ceza Muhakemesi Hukukuna tabidir. Bu eylemlerden kaynaklı uyuşmazlıklar idari yargıda değil, adli yargıda çözümlenir.
Yakalama, el koyma gibi savcı talimatıyla yapılan CMK tedbirleri idari bir işlem olmadığından idare mahkemelerinde iptal davasına konu edilemez.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk ve Adli Kolluk Ayrımı ile Tabi Oldukları Yargı Yolları
Soru 63Soru

Bir sivil havaalanı işletme sahasında, sivil havacılık mevzuatına dayanan özel kolluk makamı, uçuş güvenliği gerekçesiyle terminal binasına girişte belirli eşyaların taşınmasını yasaklamıştır. Ancak bölgedeki mülki idare amiri (vali), yaklaşan bir uluslararası zirve nedeniyle genel güvenlik risklerini değerlendirerek, aynı alanda özel kolluk makamının yasaklamadığı bazı ek maddelerin de taşınmasını engelleyen daha kısıtlayıcı bir emir yayımlamıştır. İdare hukukunda "kolluk yetkilerinin yarışması" ilkeleri dikkate alındığında, bu durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel kolluk yetkisinin bulunduğu alanlarda genel kolluk yetkisi saklıdır; bu tür bir yarışma durumunda kamu düzenini sağlamak adına daha kısıtlayıcı (ağırlaştırıcı) olan kural uygulanır.

Cevap

Özel kolluk yetkisinin bulunduğu alanlarda genel kolluk yetkisinin saklı olduğu ve yarışma durumunda daha kısıtlayıcı olan kuralın uygulanacağı ifadesi doğrudur.
İdare hukukunda genel idari kolluk (Vali, Kaymakam vb.) makamlarının yetkisi aslidir ve özel bir düzenleme ile kaldırılmadıkça her yerde geçerlidir. Özel kolluk (gümrük, orman, sivil havacılık vb.) ise belirli bir alanda uzmanlaşmış yetkilere sahiptir. Bu iki makamın yetkisi aynı olay veya mekan üzerinde çakıştığında (yarışma), genel kolluğun yetkisi sona ermez. Eğer iki makam da farklı sınırlamalar getirmişse, kamu düzenini koruma amacı doğrultusunda 'en kısıtlayıcı/ağır' olan tedbir uygulanır. Valinin daha sıkı bir yasak getirmesi, havalimanı güvenliğini tehlikeye atmadığı sürece hukukidir ve uygulanması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamlarının statüsünü belirlemek.
Vali (genel idari kolluk) ve sivil havacılık otoritesi (özel idari kolluk) tanımlanmıştır.
Yetki çatışmasının çözümü için makamların hukuksal niteliği bilinmelidir.
2
Yetki yarışması (concurrence) kuralını uygulamak.
Özel kolluğun yetkili olması, genel kolluğun o alandaki yetkisini sona erdirmez (yetki saklılığı).
Kamu düzeni bölünmez bir bütündür ve genel kolluk her zaman asli yetkilidir.
3
Ağırlaştırıcı yarışma ilkesini değerlendirmek.
Aynı konuda iki farklı kolluk emri olduğunda, kamu düzenini daha sıkı koruyan (kısıtlayıcı) kural öncelikle uygulanır.
Kolluk faaliyetlerinin amacı kamu düzenini en üst seviyede sağlamaktır.

Anahtar Kavram

Ağırlaştırıcı Yarışma İlkesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru

Türkiye'de idari kolluk teşkilatlanması içerisinde yer alan makamlar, merciler ve personelin hukuki statüleri ile aralarındaki hiyerarşik ilişkiler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köy muhtarı, köy sınırları içerisinde kamu düzenini sağlamakla görevli bir kolluk makamı olmasına rağmen, genel idari kolluk personeli olan jandarmaya doğrudan emir verme veya disiplin cezası uygulama yetkisine sahip değildir.

Cevap

Köy muhtarı bir kolluk makamı olmasına rağmen, merkezi idarenin personeli olan jandarma üzerinde hiyerarşik bir yetkiye (emir-komuta veya disiplin) sahip değildir.
Köy muhtarı, Köy Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca köyün huzur ve asayişinden sorumlu bir yerel kolluk makamıdır. Ancak muhtarın, merkezi idarenin hiyerarşisinde yer alan Jandarma personeli üzerinde bir emir verme, sicil tutma veya disiplin cezası verme yetkisi yoktur. Muhtar sadece kamu düzeni bozulduğunda genel kolluktan (Jandarma/Emniyet) yardım isteme yetkisine sahiptir. Bu durum makam ile personel arasındaki teşkilat farkından kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamı ve personel ayrımını yapın.
Makam (karar alan): Vali, Kaymakam, Muhtar, Belediye Başkanı. Personel (uygulayan): Polis, Jandarma, Zabıta, Korucu.
İdare hukukunda yetki kullanan makam ile emri uygulayan personel farklı hukuki rejimlere tabidir.
2
Merkezi idare ile mahalli idare arasındaki ilişkiyi analiz edin.
Kaymakam (Merkez) ile Belediye/Köy (Yerinden Yönetim) arasında hiyerarşi değil, idari vesayet vardır.
Anayasal 'idarenin bütünlüğü' ilkesi gereği farklı tüzel kişilikler arasında hiyerarşi kurulamaz.
3
Genel ve özel kolluk hiyerarşisini kontrol edin.
Her özel kolluk birimi (Gümrük, Orman vb.) kendi bağlı olduğu bakanlığın hiyerarşisi içindedir.
İçişleri Bakanı sadece genel idari kolluktan (Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik) sorumlu en üst makamdır.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Teşkilatında Hiyerarşi ve İdari Vesayet Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk makamlarının ayrımını ve adli kolluk personeli üzerindeki savcılık denetimini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

İdare hukukunda bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olarak nitelendirilmesi ve bu kavramın unsurları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi unsur (kamu yararı), bir faaliyetin kamu hizmeti sayılması için tek başına yeterli bir ölçüttür; özel kişilerin kamu yararına yönelik kâr amacı gütmeyen tüm faaliyetleri hukuken kamu hizmeti statüsündedir.

Cevap

Maddi unsurun (kamu yararı) bir faaliyetin kamu hizmeti sayılması için tek başına yeterli olduğunu savunan ve özel kişilerin her yararlı faaliyetini bu kapsama alan seçenek yanlıştır.
Kamu hizmetinin varlığı için 'maddi unsur' (kamu yararı) gerekli bir şart olsa da yeterli değildir. Bir faaliyetin hukuken kamu hizmeti sayılabilmesi için 'organik unsur' (bir kamu tüzel kişisince veya denetiminde yürütülmesi) ve 'şekli unsur' (faaliyetin idari bir rejime tabi tutulması) kümülatif olarak bir arada bulunmalıdır. Örneğin, bir hayır vakfının aşevi işletmesi kamu yararına bir faaliyettir (maddi unsur vardır) ancak idare tarafından kurulup idari rejime tabi tutulmadığı sürece bir 'kamu hizmeti' değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetinin kurucu unsurlarını (maddi, organik, şekli) hatırlamak.
Bir faaliyetin kamu hizmeti olması için sadece kamu yararı gütmesi (maddi unsur) yetmez; aynı zamanda idarenin bu işi üstlenmesi (organik unsur) ve idari bir rejime tabi tutması (şekli unsur) gerekir.
Kavramın hukuki çerçevesini belirlemek.
2
Özel kesimin kamu yararı güden faaliyetlerini değerlendirmek.
Vakıfların, derneklerin veya şahısların yürüttüğü kamu yararlı faaliyetler, devlet tarafından 'kamu hizmeti' olarak kurulmadığı ve idari rejime tabi kılınmadığı sürece özel hukuk faaliyeti olarak kalır.
Maddi unsurun tek başına yeterli olmadığını saptamak.
3
Yanlış önermeyi tespit etmek.
Kamu yararının yeterli olduğunu ve tüm hayır işlerinin kamu hizmeti sayıldığını iddia eden önermenin hukuki gerçeklikle bağdaşmadığı görülür.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Unsurları (Maddi, Organik, Şekli)
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 66Soru

Kamu hizmetlerinin değişkenlik (uyarlanma) ilkesi gereğince idare, değişen toplumsal ihtiyaçlar ve teknolojik gelişmelere göre hizmetin sunuluş biçimini ve hukuki rejimini her zaman değiştirme yetkisine sahiptir. Bu ilkenin uygulanması ve sonuçları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmetinden yararlananlar için hizmetin sunuluş biçimi ve statüsü konusunda kural olarak kazanılmış bir hak söz konusu değildir.

Cevap

Kamu hizmetinden yararlananlar için hizmetin sunuluş biçimi ve statüsü konusunda kural olarak kazanılmış bir hak söz konusu değildir.
Kamu hizmetlerine egemen olan değişkenlik (uyarlanma) ilkesi, idareye hizmetin hukuki rejimini ve sunum yöntemlerini tek taraflı olarak değiştirme yetkisi verir. Bu yetkinin sonucu olarak, hizmetten faydalanan kişilerin statüsü 'nesnel-kanuni' bir nitelik taşıdığından, bu kişilerin hizmetin eski sunuluş biçimine dair bir kazanılmış hakkı (haklı beklenti ötesinde hukuken korunan mutlak hakkı) bulunmamaktadır. İdare, kamu yararını gözeterek hizmeti güncelleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Değişkenlik (Uyarlanma) ilkesinin tanımını analiz et.
İdarenin, kamu hizmetini günün şartlarına, teknolojik gelişmelere ve değişen kamu yararı anlayışına göre modernize etme yükümlülüğü ve yetkisidir.
İlkenin temel amacı hizmetin etkinliğini korumaktır.
2
İlkenin kullanıcılar üzerindeki hukuki etkisini değerlendir.
Kullanıcılar 'statüter' (kanuni) bir durumda oldukları için, hizmetin eski işleyiş tarzına dair kazanılmış hak iddia edemezler.
Nesnel hukuki durumlar her zaman kamu yararı lehine değiştirilebilir.

Anahtar Kavram

Değişkenlik (Uyarlanma) İlkesi ve Kazanılmış Hak Sınırı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 67Soru

Bir ilçede düzenlenen geniş çaplı bir açık hava etkinliğinde, hem genel asayişin sağlanması hem de etkinlik alanındaki ticari faaliyetlerin ve temizliğin denetlenmesi amacıyla idarenin çeşitli kolluk birimleri koordineli olarak görev yapmaktadır.

Bu etkinlikte yürütülen idari kolluk faaliyetleri ile görevli birimlerin idare hukukundaki statülerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkinlik alanında genel kamu düzenini sağlamaya yönelik tedbir kararları alma yetkisi taşra genel idari kolluk makamı olan Kaymakama aittir ve bu kararlar genel kolluk personeli tarafından uygulanır.

Cevap

Doğru seçenek, ilçe sınırları içinde genel kamu düzenini koruma yetkisinin genel idari kolluk makamı olan Kaymakamda bulunduğunu ve alınan kararların polis, jandarma gibi genel kolluk personeli tarafından sahada icra edildiğini belirten ifadedir.
İdare hukukunda kolluk teşkilatlanması makam, merci ve personel olarak hiyerarşik bir düzene tabidir. İlçe sınırları içerisinde genel asayişi ve kamu düzenini korumakla görevli asli makam, mülki idare amiri sıfatıyla Kaymakamdır. Kaymakamın aldığı tedbir kararlarını sahada maddi eyleme dönüştüren icrai güç ise genel idari kolluk personeli olarak adlandırılan polis veya jandarma teşkilatıdır. Bu ifadede teşkilat yapısı, karar alma yetkisi ve uygulama görevi hukuki esaslara tam olarak uygun biçimde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari kolluk teşkilatındaki 'makam', 'merci' ve 'personel' kavramlarının işlevlerini tanımlamak.
Makamlar bireysel veya düzenleyici işlem tesis ederek kural koyar (Kaymakam, Belediye Encümeni). Personel ise bu kuralları sahada maddi eylemlerle uygular (Polis, Zabıta, Bekçi).
Karar alma yetkisi ile kararı icra etme görevinin hukuki statüleri farklıdır.
2
Genel kolluk ile özel (mahalli) kolluk ayrımlarını senaryodaki aktörlere uyarlamak.
Genel asayişten mülki amir sıfatıyla Kaymakam (genel idari kolluk makamı) ve Polis/Jandarma (genel kolluk personeli) sorumludur. Ticari düzen ve temizlikten ise Belediye organları (mahalli idare makamı) ve Zabıta (özel kolluk personeli) sorumludur.
Merkezi idare ile yerinden yönetim kuruluşlarının görev alanları ve personelleri birbirine karıştırılmamalıdır.
3
Seçeneklerdeki yetki ve hiyerarşi eşleştirmelerini test etmek.
Zabıta ve bekçilerin makam olarak nitelendirilmesi hatalıdır. İl İdare Kurulunun sahada uygulama yapacağı yanlıştır. Belediye Başkanının polise hiyerarşik emir vereceği iddiası yetki ve teşkilat kurallarına aykırıdır.
Çeldiricilerde hiyerarşik kademeler ve makam-personel statüleri kasıtlı olarak yer değiştirilmiştir.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Makam, Merci ve Personel Ayrımı ile Merkezi İdare-Mahalli İdare Yetki Dağılımı
Soru 68Soru

Bir ilde gerçekleştirilmesi planlanan geniş katılımlı bir açık hava toplantısının, kamu düzenini ve genel sağlığı tehlikeye düşüreceği yönündeki somut bilgiler üzerine Vali tarafından yasaklanması ve toplantı alanında önleyici aramaların yapılması talimatı verilmiştir. Ancak yasak kararına rağmen toplanan grubun dağılmaması üzerine çıkan arbedede, bazı kişilerin yaralanmasıyla birlikte suç delillerinin toplanması ve şüphelilerin yakalanması süreci başlatılmıştır.

Bu olaydaki kolluk faaliyetlerinin hukuki niteliği ve yargısal denetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valinin yasaklama kararı ve önleyici arama talimatı idari kolluk faaliyeti olup idari yargı denetimine tabidir; arbede sonrası suç delillerinin toplanması ise adli kolluk faaliyeti olup adli yargı rejimine tabidir.

Cevap

Valinin toplantıyı yasaklaması ve önleyici arama talimatı vermesi idari kolluk faaliyetidir ve idari yargı denetimine tabidir; suç sonrası delil toplama ve yakalama işlemleri ise adli kolluk faaliyeti olup adli yargı rejimine tabidir.
İdari ve adli kolluk ayrımında temel ölçüt 'suç' olgusudur. Suç işlenmeden önce kamu düzenini korumak, tehlikeleri önlemek amacıyla yapılan işlemler (yasaklama, önleyici arama) idari kolluktur ve idari yargı denetimine tabidir. Bir suç işlendikten sonra delillerin tespiti ve şüphelilerin yakalanması gibi işlemler ise adli kolluk faaliyetidir ve adli yargı rejimine (CMK hükümleri) tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın safhalarını analiz etme
Olay iki aşamadan oluşmaktadır: Suç öncesi (yasaklama ve önleme) ve suç sonrası (delil toplama ve yakalama).
İdari ve adli kolluk ayrımındaki en temel kriter, faaliyetin bir suçun işlenmesinden önce mi yoksa sonra mı yapıldığıdır.
2
Faaliyetlerin amacını belirleme
Yasaklama ve önleyici arama 'önleyici' (idari), suç delillerini toplama 'bastırıcı' (adli) niteliktedir.
İdari kolluk kamu düzeninin bozulmasını engellemeyi, adli kolluk ise işlenmiş bir suçun aydınlatılmasını hedefler.
3
Yargı yolunu tespit etme
İdari kolluk işlemleri için idari yargı (İdare Mahkemesi/Danıştay), adli kolluk işlemleri için adli yargı (Ceza Mahkemeleri) görevlidir.
Türk hukuk sisteminde kolluk faaliyetlerinin denetimi, faaliyetin niteliğine göre yargı kolları arasında bölüştürülmüştür.

Anahtar Kavram

İdari kolluk önleyicidir ve idari yargıya tabidir; adli kolluk bastırıcıdır (suç sonrası) ve adli yargıya tabidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 69Soru

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı bir devriye ekibi, denizlerde can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla seyir halindeki gezi teknelerinde rutin evrak, donanım ve can yeleği denetimi yapmaktadır. Aynı ekip devriye görevinin devamında, uluslararası sulardan yasa dışı yollarla kıyıya kaçak eşya indirmeye çalışan bir tekneye müdahale etmiş, şüphelileri yakalayarak suç delillerini muhafaza altına almış ve durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmiştir.

Bu olayda Sahil Güvenlik ekibinin yürüttüğü faaliyetler bağlamında, idari kolluk ile adli kolluk ayrımına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gezi teknelerinde yapılan rutin denetimler önleyici amaçlı bir idari kolluk faaliyeti iken, kaçakçılık olayına yapılan müdahale bastırıcı nitelikteki adli kolluk faaliyetidir.

Cevap

İdari kolluk önleyici (suç öncesi), adli kolluk ise bastırıcıdır (suç sonrası). Bu nedenle rutin denetimler idari kolluk, kaçakçılık olayı sonrası işlemler ise adli kolluktur.
Doğru seçenek, idari ve adli kolluk ayrımının temelini oluşturan 'maddi (amaçsal) kriteri' eksiksiz yansıtmaktadır. İdare hukukunda idari kolluğun temel amacı, kamu düzeni bozulmadan (suç işlenmeden) önce gerekli tedbirleri almak ve önleyici faaliyette bulunmaktır. Örnek olaydaki gezi teknelerinin rutin denetimi bu kapsama girer. Adli kolluğun amacı ise kamu düzeni bozulduktan (suç işlendikten) sonra bastırıcı bir rol üstlenerek delilleri toplamak, şüphelileri yakalamak ve adli mercilere teslim etmektir. Kaçakçılık eylemine müdahale edilip durumun savcıya bildirilmesi tam olarak bu süreci tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki iki farklı faaliyeti zaman ve amaç (maddi kriter) yönünden analiz etme.
Birinci faaliyet suç öncesinde tehlikeleri önlemeye dönük, ikinci faaliyet ise suç oluştuktan sonra failleri ve delilleri bulmaya dönüktür.
İdari ve adli kolluk ayrımında temel alınan maddi kritere (işlemin niteliğine) göre sınıflandırma yapmak için.
2
Önleyici faaliyetin hukuki rejimini belirleme.
Rutin can yeleği ve evrak denetimi, kamu düzeninin unsurlarından olan güvenliği sağlamak amacını taşıdığından idari kolluk faaliyetidir.
İdare hukukunda genel asayiş ve güvenliği koruma görevleri idari kolluğa aittir.
3
Bastırıcı faaliyetin hukuki rejimini ve makamını belirleme.
Kaçakçılık olayına (suçüstü) müdahale edip savcıya bilgi vermek ve delil toplamak Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde yürütülen bir adli kolluk faaliyetidir.
Suç olgusu oluştuktan sonra yargılama sürecine hizmet eden faaliyetler adli makamların gözetiminde adli kollukça yürütülür.

Anahtar Kavram

İdari ve adli kolluğun maddi kriter (amaç) ve tabi oldukları hukuki rejim (idari vs. adli yargı) bakımından birbirinden ayrılması.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 70Soru

Bir kıyı ilçesinde, deniz suyunda tespit edilen tehlikeli bir kimyasal sızıntının halk sağlığını tehdit etmesi üzerine, yetkili özel idari kolluk makamı sıfatıyla İlçe Belediyesi, sahil şeridinde denize girilmesini günün belirli saatlerinde kısıtlayan bir karar almıştır. Ancak ilçenin genel idari kolluk makamı olan Kaymakam, kirliliğin ciddiyetini ve kamu sağlığına yönelik ağır riski göz önüne alarak, söz konusu tedbiri yetersiz bulmuş ve sahil şeridinin tam gün boyunca her türlü kullanıma kapatılmasına yönelik daha ağır bir kolluk işlemi tesis etmiştir.

İdare hukukunda yer alan 'kolluk yetkilerinin yarışması' kuralları ve idari teşkilat yapısı dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel idari kolluk makamı olan Kaymakam, kamu düzenini sağlamak amacıyla özel idari kolluğun aldığı tedbiri daha da ağırlaştıran bir işlem tesis edebilir ve olayda bu ağırlaştırıcı nitelikteki karar uygulanır.

Cevap

Genel idari kolluk makamı olan Kaymakamın, özel idari kolluğun aldığı tedbiri yetersiz bulması durumunda daha kısıtlayıcı bir işlem tesis edebileceğini ve olayda bu ağırlaştırıcı kararın uygulanacağını belirten ifadedir.
Kolluk yetkilerinin yarışması kuralına göre, belirli bir alanda ve konuda hem genel idari kolluk makamları hem de özel idari kolluk makamları yetkiliyse, öncelikle o alana özgülenmiş olan özel idari kolluğun tedbir alması kuraldır. Ancak, özel idari kolluğun kamu düzenini (veya sağlığını) korumak için aldığı tedbir yetersiz kalıyorsa, genel idari kolluk makamı her zaman duruma el koyarak daha ağır ve kısıtlayıcı tedbirler alabilir. Bu durumda hukuken geçerli olan ve uygulanması gereken karar, genel idari kolluğun aldığı ağırlaştırıcı karardır. Olayda Kaymakam genel idari kolluk makamı sıfatıyla tam olarak bu hukuki kuralı işletmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari makamların hukuki niteliklerinin tespit edilmesi.
İlçe Belediyesi yerel nitelikte bir özel idari kolluk makamı, Kaymakam ise merkezi idarenin taşradaki temsilcisi olarak genel idari kolluk makamıdır.
Kolluk yetkilerinin yarışması kurallarının hangi makamlar arasında cereyan ettiğini netleştirmek için.
2
Kolluk yetkilerinin yarışması ilkesinin somut olaya uygulanması.
Aynı mekanda ve konuda hem genel hem özel kolluğun yetki alanının kesişmesi durumunda, kural olarak özel kolluğun işlemi geçerlidir. Fakat bu işlem yetersiz kalıyorsa genel kolluk makamı ağırlaştırıcı nitelikte yeni bir işlem yapabilir.
Hangi makamın aldığı kararın hukuken geçerli ve uygulanabilir olduğunu bulmak için.
3
Diğer seçeneklerde yer alan idari teşkilat ve işlem sakatlığı kavramlarının analiz edilmesi.
Kaymakam ile Belediye arasında hiyerarşi değil idari vesayet vardır. İşlem hukuka uygun olduğu için yetki gaspı veya yetki saptırması iddiaları geçersizdir.
Çeldirici seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları ve hukuki hataları tespit edip elemek için.

Anahtar Kavram

Kolluk Yetkilerinin Yarışmasında Ağırlaştırma Kuralı
Soru 71Soru

İdare hukuku doktrininde bir faaliyetin "kamu hizmeti" olarak nitelendirilebilmesi için maddi, organik ve şekli unsurların bir arada bulunması gerektiği kabul edilmektedir. Bu unsurların mahiyeti ve birbirleriyle olan ilişkisi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Organik unsur, faaliyetin bizzat bir kamu tüzel kişisi ve onun personeli tarafından yürütülmesini şart koştuğundan; hizmetin bir sözleşme aracılığıyla özel bir şirkete devredilmesi durumunda bu unsur tamamen işlevini yitirmiş sayılır.

Cevap

Organik unsurun, hizmetin özel bir şirkete devredilmesiyle tamamen işlevini yitireceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü denetim ve sorumluluk bağı devam eder.
İdare hukukunda organik unsur, faaliyetin mutlaka bir kamu tüzel kişisinin kendi memuru veya işçisi tarafından fiziksel olarak icra edilmesini gerektirmez. Önemli olan, faaliyetin bir kamu tüzel kişisi tarafından üstlenilmiş olması ve onun denetimi altında yürütülmesidir. İmtiyaz veya yap-işlet-devret gibi yöntemlerle özel kişilere devredilen hizmetlerde de idarenin gözetim ve denetim yetkisi devam ettiği için organik unsur varlığını sürdürür. Dolayısıyla, özel kişilere devir durumunda bu unsurun işlevini yitirdiğini savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetinin üç temel unsurunu (maddi, organik, şekli) analiz edin.
Maddi unsur içerik/amaç, organik unsur kurum/sorumluluk, şekli unsur ise uygulanan rejimdir.
Bir faaliyetin kamu hizmeti sayılması için bu üç kriterin kümülatif olarak değerlendirilmesi gerekir.
2
Organik unsurun kapsamını inceleyin.
Organik unsur, hizmetin mülkiyeti ve idaresinin bir kamu tüzel kişisine ait olmasını, hizmetin onun otoritesi altında yürütülmesini ifade eder.
Hizmetin kimin tarafından 'fiilen' yürütüldüğü değil, 'kimin adına ve sorumluluğunda' yürütüldüğü önemlidir.
3
Hizmetin özel kişilere gördürüldüğü usulleri (delegasyon) değerlendirin.
İdare, hizmeti özel kişilere devretse bile üzerinde gözetim ve denetim (idari vesayet benzeri bir denetim yetkisi) hakkını saklı tutar.
Özel kişi faaliyeti yürütürken idarenin bir ajanı gibi hareket eder ve organik bağ denetim yoluyla korunur.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Organik Unsuru ve Delegasyon İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İdarenin kamu hizmetlerini özel kişilere gördürme usulleri (imtiyaz, yap-işlet-devret) ile bu süreçte idarenin sahip olduğu denetim yetkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

İdare hukukunda bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olarak nitelendirilmesi ve bu kavramın unsurlarına ilişkin anayasal ve yasal çerçeve dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir faaliyetin toplumsal bir ihtiyacı karşılaması ve kamu yararına yönelik olması (maddi unsur), o faaliyetin kendiliğinden kamu hizmeti sayılması için yeterli olmayıp; ayrıca o faaliyetin bir kamu tüzel kişisi tarafından üstlenilmiş veya sıkı denetimi altına alınmış olması (organik unsur) gerekir.

Cevap

Bir faaliyetin maddi unsura (kamu yararı) sahip olmasının yanında, organik unsurla (bir kamu tüzel kişisi tarafından üstlenilme veya denetim) bütünleşmesi o faaliyetin kamu hizmeti sayılması için zorunludur.
İdare hukukunda bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olabilmesi için o işin sadece kamu yararına olması (maddi unsur) yetmez; aynı zamanda o işin bir kamu tüzel kişisine bağlanmış veya onun gözetimine alınmış olması (organik unsur) gerekir. Bu iki şart kümülatif olarak gerçekleştiğinde ve yasal bir dayanağa kavuştuğunda faaliyet kamu hizmeti kimliği kazanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramın Maddi Unsurunu Analiz Et
Faaliyetin toplumsal bir ihtiyacı karşılaması ve kamu yararını hedeflemesi gerektiği saptanır.
Maddi unsur, faaliyetin içeriği ve amacı ile ilgilidir.
2
Kavramın Organik Unsurunu Analiz Et
Faaliyetin bir kamu tüzel kişisi tarafından üstlenilip üstlenilmediği kontrol edilir.
Bir işin sadece yararlı olması onu kamu hizmeti yapmaz; idarenin o işi görev edinmesi gerekir.
3
Kanunilik İlkesi ile İlişkilendir
Bu iki unsurun bir araya gelmesinin ancak kanun veya kanunun verdiği yetkiyle (yasama tasarrufu) mümkün olduğu sonucuna varılır.
Kamu hizmetleri idarenin serbest takdiriyle değil, yasal çerçevede kurulur.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Maddi ve Organik Unsurlarının Bütünleşmesi

Daha Fazla Pratik

Kamu hizmetlerine egemen olan ilkelerden 'süreklilik' ve 'nesnellik' kavramlarını vaka analizleri üzerinden çalışmak faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 73Soru

İdari kolluk faaliyetlerinin kapsamını belirleyen 'kamu düzeni' kavramı, statik bir yapıdan ziyade toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenen ancak hukuk devleti ilkesi gereği belirli sınırlar içerisinde kalan bir kavramdır. Kamu düzeninin klasik unsurlarından biri olan 'genel ahlak' (kamu ahlakı) bakımından idari kolluk yetkisinin kullanımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi idare hukuku ilkeleri ve yargı içtihatları çerçevesinde doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolluk makamlarının genel ahlak kapsamında müdahalede bulunabilmesi için, söz konusu davranışın dış dünyaya yansıması ve kamusal alanda somut bir düzensizlik veya rahatsızlık yaratması şarttır.

Cevap

Kolluk makamlarının genel ahlak gerekçesiyle müdahale edebilmesi için eylemin dış dünyaya yansıması ve kamusal bir düzensizliğe yol açması gerekir.
İdare hukukunda genel ahlak, kamu düzeninin en tartışmalı unsuru olmakla birlikte, modern hukuk devletinde 'objektif' bir nitelik taşır. Danıştay ve doktrine göre, bir eylemin genel ahlak gerekçesiyle idari kolluk tarafından kısıtlanabilmesi için o eylemin mutlaka dış dünyaya yansıması (aleniyet) ve toplumda somut bir huzursuzluk veya düzensizlik yaratması gerekir. Bireylerin özel yaşam alanlarındaki eylemleri veya sadece düşünce aşamasında kalan değer yargıları idari kolluğun görev alanı dışındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu düzeninin unsurlarını analiz et.
Kamu düzeni; güvenlik, dirlik ve esenlik, genel sağlık ve genel ahlak olmak üzere dört temel unsurdan oluşur.
Müdahalenin hukuki sebebini belirlemek için kamu düzeninin hangi unsurunun ihlal edildiğini saptamak gerekir.
2
Genel ahlak unsurunun sınırlarını belirle.
Genel ahlak, 'sübjektif ahlak' (bireyin kendi vicdanı) ile değil, 'objektif/kamusal ahlak' (toplumun bir arada yaşaması için gerekli asgari kurallar) ile ilgilidir.
İdarenin bireylerin iç dünyasına müdahale yetkisi bulunmadığı için dışsallık kriteri hayati önem taşır.
3
Yargı içtihatları (Danıştay) çerçevesinde müdahale şartlarını değerlendir.
Müdahale için eylemin aleniyet kazanması ve başkalarının huzurunu bozacak nitelikte kamusal alana taşması zorunludur.
Hukuk devleti ilkesi, kolluk yetkisinin bireysel özgürlükleri keyfi olarak kısıtlamasını engeller.

Anahtar Kavram

İdari Kollukta Genel Ahlakın Objektifliği ve Dışsallığı

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ve adli kolluk arasındaki ayrımı belirleyen 'amaç' ve 'tabi olunan hukuk rejimi' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 74Soru

İdarenin, toplumsal kalkınmayı hızlandırmak ve belirli ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla yürüttüğü 'özendirme ve destekleme' faaliyetlerini; kolluk ve kamu hizmeti gibi diğer temel idari faaliyetlerden ayıran en belirgin hukuki özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin bu faaliyetler kapsamındaki imkanlardan yararlanmasının tamamen isteğe bağlı olması ve idarenin bu yolla bireylere doğrudan bir ödev yüklememesi

Cevap

İdarenin özendirme ve destekleme faaliyetlerinde bireylerin bu imkanlardan faydalanması tamamen kendi iradelerine bağlıdır ve bu faaliyetler bireyler için emredici bir yükümlülük doğurmaz.
Doğru yanıt olan seçenek, özendirme ve destekleme faaliyetlerinin en temel ayırıcı özelliğini vurgulamaktadır. İdare, toplum için yararlı gördüğü ekonomik veya sosyal bir amacı gerçekleştirmek amacıyla bireylere çeşitli avantajlar (vergi muafiyeti, düşük faizli kredi, ödül vb.) sunar. Ancak bireylerin bu imkanlardan yararlanması kendi isteklerine bağlıdır ve bu yönüyle, ihlali halinde yaptırım uygulanan 'emredici' nitelikteki kolluk faaliyetlerinden kesin olarak ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari faaliyet türlerinin hukuki karakterlerinin karşılaştırılması
Kolluk faaliyetlerinin emredici/zorlayıcı, kamu hizmetlerinin sunum odaklı olduğu, özendirme faaliyetlerinin ise teşvik edici olduğu belirlenir.
Özendirme ve destekleme faaliyetlerinin diğer faaliyetlerden ayrılan yönünü bulmak için 'zorunluluk' kriterine bakılmalıdır.
2
Birey ve idare arasındaki ilişkinin gönüllülük esası açısından analizi
İdare belirli alanları desteklemek için vergi muafiyeti, sübvansiyon veya ödül gibi araçlar kullansa da bireyin bu sürece dahil olması kendi başvurusuna bağlıdır.
Hukuk devleti ilkesi gereği, idarenin teşvik amaçlı faaliyetleri birey üzerinde bir külfet yaratmaz.
3
Kalkınma planlarının etkisinin değerlendirilmesi
Planlamanın kamu kesimi için emredici, özel kesim için rehberlik edici olduğu sonucuna ulaşılır.
Soruda geçen özendirme ve destekleme karakteri, planlamanın özel kesim üzerindeki etkisiyle uyumludur.

Anahtar Kavram

İdarenin Özendirme, Destekleme ve Planlama Faaliyetlerinin Gönüllülük Karakteri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru

Türkiye'deki idari kolluk teşkilatlanmasında yer alan makamlar ve personelin hukuki statüleri ile yetki alanları dikkate alındığında, bu yapıların işleyişi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali, il sınırları içerisinde genel idari kolluk makamı sıfatıyla kamu düzenini korumak için genel emirler çıkarma yetkisine sahipken; il emniyet müdürü bir kolluk makamı değil, kolluk personeli teşkilatının amiridir.

Cevap

Vali, il sınırları içerisinde genel idari kolluk makamı olarak genel emir çıkarma yetkisine sahipken; il emniyet müdürü makam değil, personel hiyerarşisinin amiri statüsündedir.
Doğru olan ifadede belirtildiği üzere; Vali ve Kaymakam gibi mülki idare amirleri 'genel idari kolluk makamı' statüsündedir ve bu sıfatla kolluk alanında düzenleyici işlemler (genel emirler) yapabilirler. Buna karşın il emniyet müdürü, il jandarma komutanı veya ilçe emniyet müdürü gibi unvanlar 'kolluk makamı' değil, o ilde/ilçede görev yapan kolluk personel teşkilatının hiyerarşik sorumlusu olan 'birim amirleri'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamı ve kolluk personeli ayrımını yapınız.
Makamlar (Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali, Kaymakam, Belediye Başkanı, Muhtar) karar alma ve düzenleme yetkisine sahiptir; personel (Polis, Jandarma, Zabıta) ise bu kararları uygular.
İdare hukukunda düzenleme yapma yetkisi sadece 'makam' sıfatına haiz kişilere tanınmıştır.
2
Genel ve özel idari kolluk makamlarını tasnif ediniz.
Genel kolluk makamları devlet tüzel kişiliği içindeki mülki amirlerdir (Vali, Kaymakam vb.); özel kolluk makamları ise yerinden yönetim kuruluşlarındaki organlardır (Belediye Başkanı, Muhtar).
Yetki alanının kapsamı (genel asayiş vs. belirli hizmet alanı) ayrımın temelini oluşturur.
3
Seçeneklerdeki makam-personel ve hiyerarşi ilişkilerini kontrol ediniz.
Valinin makam, emniyet müdürünün ise personel amiri olduğu tespiti doğrudur.
İl İdaresi Kanunu uyarınca vali mülki amir sıfatıyla kolluk yetkilerini bizzat kullanır veya personel aracılığıyla kullandırır.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Makam ve Personeli Ayrımı

İpuçları

1
Genel idari kolluk makamlarının devlet tüzel kişiliği (merkezi idare) içinde yer aldığını unutmayın.
2
Makam (yetki kullanan organ) ile personel (emirleri uygulayan güç) arasındaki farka odaklanın. Emniyet müdürleri emir verme yetkisine sahip amirler olsa da idare hukukunda 'kolluk makamı' sayılmazlar.
3
Vali ve kaymakamın genel emir çıkarma yetkisi, onların kolluk makamı olma özelliğinin en somut göstergesidir.

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk personeli arasındaki görev ve bağlılık farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru

İdare hukukunda bir faaliyetin kamu hizmeti olarak nitelendirilebilmesi için belirli unsurları taşıması gerekir. Bu çerçevede, yürütülen faaliyetin toplumsal bir ihtiyacı karşılamasını ve özünde "kamu yararı" amacını taşımasını ifade eden unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi unsur

Cevap

Maddi unsur
İdare hukukunda maddi unsur (veya konu unsuru), bir faaliyetin kamu hizmeti sayılabilmesi için o faaliyetin kamu yararına yönelik olmasını ve genel bir toplumsal ihtiyacı karşılamasını ifade eden temel ölçüttür.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen kriteri belirle
Soruda faaliyetin 'kamu yararı' amacına ve 'toplumsal ihtiyaca' yönelik olma şartı sorulmaktadır.
Bu kriterler kamu hizmetinin özünü ve konusunu oluşturur.
2
Kamu hizmeti unsurları ile eşleştir
İdare hukukunda kamu yararı amacını ve faaliyetin içeriğini temsil eden terim 'maddi unsur'dur.
Maddi (konu) unsur, faaliyetin niteliğine odaklanır.
3
Diğer seçenekleri ele
Organik unsur özneyle, şekli unsur ise hukuki rejimle ilgilidir; hiyerarşi ve siyasi nitelikler ise kavramın unsuru değildir.
Kavram karmaşasını önlemek için tanımlar arasındaki ayrımı netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Maddi Unsuru
Tahmini Süre:45s
Soru 77Soru

İdare hukukunda kolluk faaliyetleri, 'önleyici' nitelikteki idari kolluk ve 'bastırıcı' nitelikteki adli kolluk olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrım, hem görevli makamların belirlenmesinde hem de uyuşmazlıkların çözümünde hangi yargı kolunun yetkili olacağında belirleyicidir. Buna göre, idari kolluk ile adli kolluk ayrımı ve bu faaliyetlerin tabi olduğu hukuki rejim hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolluk faaliyetinin niteliğini belirlemede işlemin yapıldığı makamdan ziyade işlemin amacı (maddi kriter) esas alınır; kamu düzenini korumaya yönelik önleyici faaliyetler idari yargı denetimine, suçun işlenmesinden sonra delil toplamaya yönelik bastırıcı faaliyetler ise adli yargı denetimine tabidir.

Cevap

Kolluk faaliyetinin niteliğini belirlemede işlemin amacı (maddi kriter) esas alınır; önleyici faaliyetler idari yargıya, bastırıcı faaliyetler ise adli yargıya tabidir.
Doğru olan seçenek, kolluk faaliyetlerinin ayrımında işlemin amacının (maddi kriter) esas alındığını belirtmektedir. İdari kolluk, kamu düzeninin bozulmasını önlemek için suç işlenmeden önce faaliyette bulunur ve bu işlemler idari işlem niteliğinde olduğu için idari yargıya tabidir. Adli kolluk ise bir suç işlendikten sonra delilleri tespit etmek ve suçluları yakalamak amacıyla hareket eder; bu faaliyetler yargı fonksiyonuyla ilgili kabul edildiğinden adli yargı denetimine tabidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk faaliyetinin amacını analiz et.
Faaliyet kamu düzenini korumaya (önleyici) mı yoksa bir suçun delillerini toplamaya (bastırıcı) mı yönelik?
İdari ve adli kolluk arasındaki temel fark amaç (maddi kriter) üzerinden kurulur.
2
Yargısal denetim yolunu belirle.
İdari kolluk işlemleri için İdare Mahkemesi/Danıştay, adli kolluk işlemleri için Ceza/Hukuk mahkemeleri yetkilidir.
Anayasa ve idare hukuku ilkeleri uyarınca idarenin faaliyetleri idari yargıda, adli faaliyetler adli yargıda denetlenir.
3
Görevli makamları kontrol et.
İdari kollukta Vali/Kaymakam (mülki amir), adli kollukta Cumhuriyet Savcısı yetkilidir.
Hiyerarşik ve fonksiyonel bağlılık makamları görev alanına göre değişir.

Anahtar Kavram

İdari ve adli kolluk ayrımında maddi kriter (amaç) ve yargı kolu yetkisi.

Daha Fazla Pratik

Adli kolluk görevlilerinin suç soruşturması sırasındaki sorumlulukları ve CMK hükümlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 78Soru

İdare hukukunda idari kolluk faaliyetlerinin kapsamını ve sınırlarını belirleyen "kamu düzeni" kavramının öğelerinden biri olan "genel ahlak" ile ilgili olarak, Danıştay içtihatları ve doktrindeki "dışsallık" (externalityexternality) ilkesi dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari kolluk yetkisinin genel ahlak temelinde kullanılabilmesi için, ahlaka aykırı olduğu ileri sürülen tutumun bireyin iç dünyasında kalmayıp dışa yansıması ve toplumsal düzeni, huzur ve sükunu doğrudan etkileyecek bir niteliğe bürünmesi zorunludur.

Cevap

İdari kolluk yetkisinin genel ahlak temelinde kullanılabilmesi için, ahlaka aykırı olduğu ileri sürülen tutumun bireyin iç dünyasında kalmayıp dışa yansıması ve toplumsal düzeni, huzur ve sükunu doğrudan etkileyecek bir niteliğe bürünmesi gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
İdari kolluk faaliyetlerinin temel karakteri 'önleyici' olması ve sadece 'kamu düzenini' hedeflemesidir. Kamu düzeninin bir parçası olan genel ahlak öğesi kapsamında işlem yapılabilmesi için, doktrin ve Danıştay içtihatlarında kabul edilen 'dışsallık' ilkesi uyarınca, söz konusu fiilin kamuya yansıması ve toplumsal huzuru bozacak bir nitelik taşıması şarttır. Topluma yansımayan, özel alanla sınırlı kalan veya sadece bireyin vicdanını ilgilendiren hususlar kolluk müdahalesinin dışında kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu düzeninin öğelerini tanımlama
Kamu düzeni; kamu güvenliği, kamu huzuru ve sükunu, genel sağlık ve genel ahlak olmak üzere dört klasik öğeden oluşur.
Sorunun temelini oluşturan idari kolluk yetkisinin kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Dışsallık ilkesini uygulama
İdari kolluk, bireylerin düşünceleri veya topluma yansımayan özel yaşamları ile değil, sadece dış dünyaya yansıyan ve düzeni bozan eylemleriyle ilgilenir.
Kolluk yetkisinin sınırlarını Danıştay içtihatları doğrultusunda belirlemek için gereklidir.
3
Genel ahlak ve özel hayat ayrımını yapma
Ahlaka aykırı olduğu düşünülen bir fiil, eğer dış dünyaya yansımıyor ve toplumu rahatsız etmiyorsa idari kolluk müdahalesine konu olamaz.
Genel ahlakın subjektif bir ahlak dersi verme aracı değil, objektif bir düzen koruma aracı olduğunu doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari Kolluğun Dışsallığı ve Kamu Düzeninin Genel Ahlak Öğesi

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki ayrımın kriterlerini (amaç, bağlı oldukları makamlar, yargısal denetim) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 79Soru

İdare hukukunda, bir kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan yeni teknik imkânlar ve değişen toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda idarenin hizmetin sunuluş usullerini değiştirmesi ve bu süreçte hizmetin aksamaması için özel hukuk kişisiyle olan sözleşme şartlarına müdahale etmesi söz konusudur. Kamu hizmetlerine egemen olan ilkeler bağlamında, bu durum ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmetten yararlanan kişilerin, eski sunum usullerinin veya fiyatlandırmanın kendileri için bir 'kazanılmış hak' teşkil ettiğini ileri sürerek değişikliğe karşı çıkma hakları bulunur.

Cevap

Kamu hizmetinden yararlanan kişilerin eski usuller için kazanılmış hak iddiasında bulunabileceğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap, kamu hizmetinden yararlananların kazanılmış hak iddiasında bulunabileceğini öne süren ifadedir. İdare hukukunda kamu hizmetleri 'statüer' bir rejimdir. Uyarlanma (değişkenlik) ilkesi gereğince idare, hizmetin sunuluş biçimini, teknik şartlarını veya ücretini tek yanlı olarak değiştirebilir. Hizmetten yararlanan kişilerin, bu kuralların değişmeyeceği yönünde bir kazanılmış hakkı yoktur; zira kamu hizmeti kuralları kişiye özel değil, genel ve objektiftir.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin hizmeti güncelleme yetkisini analiz etme
Uyarlanma (Değişkenlik) ilkesi gereği idare, teknolojik ve toplumsal gelişmelere göre hizmet rejimini tek taraflı değiştirme yetkisine sahiptir.
Kamu hizmeti statiktir; değişen kamu yararına uyum sağlamalıdır.
2
Hizmetten yararlananların hukuki durumunu belirleme
Kullanıcılar ile idare arasında bir sözleşme değil, 'statüer durum' vardır. İdare bu statüyü her zaman genel ve objektif düzenlemelerle değiştirebilir.
Statüer durumda bireylerin kurallar üzerinde kazanılmış hak iddiası dinlenmez; sadece geçmişte tamamlanmış haklar korunur.
3
Diğer ilkeleri denetleme
Sürekliliği sağlamak için grev yasağı ve öngörülemezlik gibi araçlar kullanılır; nesnellik için laiklik ve tarafsızlık şarttır; bedelsizlik ise kamu gelirleriyle finanse edilse de istisnai ücretlendirmeye açıktır.
Kamu hizmeti ilkeleri bir bütün olarak hizmetin verimliliğini ve adaletini sağlar.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetine Egemen İlkelerin Hukuki Sonuçları

Daha Fazla Pratik

İdari sözleşmelerde 'mali dengenin korunması' ile 'uyarlanma ilkesi' arasındaki dengeyi inceleyen yargı kararlarına göz atılabilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 80Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin görülme usulleriyle ilgili olarak; hizmetin kurulması ve işletilmesinin masrafları ile kâr ve hasarının idareye ait olduğu, ancak hizmetin yönetiminin bir özel işletmeciye bırakıldığı ve bu işletmeciye hizmetten elde edilen kârdan bir pay verildiği usul aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müşterek emanet usulü

Cevap

Müşterek emanet usulü
Müşterek emanet usulü, kamu hizmetinin kâr ve zararı (hasarı) idareye ait olmak üzere, masrafları idarece karşılanan ancak yönetiminin bir özel işletmeciye bırakıldığı yöntemdir. Bu yöntemde işletmeci hizmetten elde edilen kârdan belli bir pay alır; böylece idarenin sermayesi ile özel kişinin teknik becerisi ortaklaşa (müşterek) kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hizmetin masraf ve risk (kâr/hasar) dağılımını analiz etme
Masraflar idareye aittir, kâr ve hasar idarenin üzerindedir.
Müşterek emanet usulünde sermaye ve risk idareye aittir.
2
Hizmeti fiilen yürüten tarafı ve ödeme yöntemini belirleme
Hizmet özel kişi tarafından yürütülmekte ve karşılığında kârdan pay alınmaktadır.
Bu özellik 'müşterek' (ortaklaşa) bir yapıyı, yani idarenin sermayesi ile özel kişinin emeğinin birleşmesini ifade eder.
3
Tanımlanan özellikleri yönetim usulleriyle eşleştirme
Tanım müşterek emanet usulüne uymaktadır.
Diğer usullerde ya risk özel kişiye aittir ya da özel kişi devre dışıdır.

Anahtar Kavram

Müşterek Emanet Usulü
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 4 / 9Sonraki