Yönetim Kuramları

154 soru

Soru 21Soru

Postmodern yönetim anlayışı; modernizmin katı, dikey bütünleşmiş ve hiyerarşik yapılarını eleştirerek daha esnek ve geçişken 'şebeke (network) örgüt' modellerini ön plana çıkarmıştır. Bu modeller içerisinde yer alan 'dinamik şebeke' yapısı, değişken çevre koşullarına uyum sağlamada en esnek model olarak kabul edilir.

Buna göre, dinamik şebeke örgüt yapılarının temel işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımsız işletmelerin, belirli bir proje veya iş amacıyla teknolojik ağlar üzerinden geçici ve esnek ortaklıklar kurması

Cevap

Bağımsız işletmelerin, belirli bir proje veya iş amacıyla teknolojik ağlar üzerinden geçici ve esnek ortaklıklar kurması
Dinamik şebeke yapısı, postmodern yönetim anlayışının en uç esneklik modelidir. Bu yapıda işletmeler, tüm üretim fonksiyonlarını kendi bünyelerinde tutmak yerine (dikey bütünleşme), her biri kendi alanında uzmanlaşmış farklı bağımsız kuruluşlarla sadece belirli bir iş veya proje süresince iş birliği yaparlar. İş bittiğinde bu ağ dağılır veya yeni bir proje için yeniden yapılandırılır. Bu durum, 'geçici ve esnek ortaklıklar' ifadesiyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Şebeke (Network) örgüt türlerini analiz etme
Şebeke örgütler; içsel, dengeli ve dinamik olmak üzere üç ana türe ayrılır.
Soruda sorulan 'dinamik şebeke' modelinin diğerlerinden ayrılan yönünü belirlemek için bu sınıflandırma gereklidir.
2
Dinamik şebekenin temel karakteristiğini belirleme
Dinamik şebekeler; süreklilikten ziyade geçicilik, mülkiyetten ziyade iş birliği ve hiyerarşiden ziyade teknolojik ağlara dayanır.
Postmodernizmin 'esneklik' ve 'parçalanmışlık' prensipleri en iyi bu modelde vücut bulur.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Bağımsız işletmelerin geçici bir hedef doğrultusunda birleşmesi ifadesi, dinamik şebekenin 'proje bazlı' yapısını tam olarak karşılamaktadır.
Diğer seçenekler ya klasik bürokrasiyi ya da şebeke örgütün daha statik olan diğer türlerini (içsel veya dengeli) tarif etmektedir.

Anahtar Kavram

Dinamik Şebeke Örgütleri (Dynamic Network Organizations)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 22Soru

Frederick W. Taylor, bilimsel yönetim ilkeleri çerçevesinde yaptığı çalışmalarda; işçilerin kullandığı küreklerin büyüklüğünden, tezgahların yüksekliğine ve hammadde akışına kadar tüm fiziksel unsurların en verimli sonucu verecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini savunmuştur. Taylor'ın araç, gereç ve çalışma yöntemlerinde bu tür bir düzenlemeye gitmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşin yürütülmesinde tesadüfiliği dışlayarak en yüksek verimliliği sağlayacak standartları oluşturmak

Cevap

İşin yürütülmesinde tesadüfiliği dışlayarak en yüksek verimliliği sağlayacak standartları oluşturmak
Taylor'ın araç, gereç ve çalışma koşullarını bilimsel olarak analiz edip düzenlemesi, işin yürütülmesindeki tesadüfi ve öznel yaklaşımları (parmak hesabı) ortadan kaldırarak verimliliği maksimize edecek standart yöntemleri oluşturmayı amaçlar. Bu durum, 'En İyi Tek Yol' (One Best Way) ilkesinin fiziksel dünyadaki karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Taylor'ın araç ve gereçler üzerindeki deneylerini analiz etme
Taylor'ın kürek deneyi gibi çalışmaları, her iş türü için en uygun aracın ve yöntemin bilimsel olarak belirlenebileceğini göstermiştir.
Bilimsel Yönetim'in ilk ilkesi olan 'parmak hesabı yerine bilimin kullanılması' prensibini anlamak için gereklidir.
2
Standartlaştırma kavramı ile verimlilik arasındaki bağı kurma
Araçların ve hareketlerin standartlaştırılması, işçiden işçiye değişen verimsiz yöntemleri ortadan kaldırır.
Taylorizm'in 'En İyi Tek Yol' (One Best Way) felsefesinin uygulama biçimini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Standartlaştırma ve Bilimsel Yöntem (Taylorizm)
Soru 23Soru

Hawthorne Araştırmaları bünyesinde gerçekleştirilen "Mülakat Programı" (Interviewing Program) evresinde, araştırmacıların başlangıçta uyguladıkları doğrudan soru-cevap yöntemini terk ederek işçilerin kendi belirledikleri konularda serbestçe konuşmalarına olanak tanıyan "yönlendirmesiz mülakat" (non-directive interviewing) tekniğine geçmelerinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşçilerin çalışma ortamına ilişkin öznel algılarını, duygularını ve grup içi sosyal ilişkilerini rasyonel kalıplara sığmadan keşfetmek

Cevap

İşçilerin çalışma ortamına ilişkin öznel algılarını, duygularını ve grup içi sosyal ilişkilerini rasyonel kalıplara sığmadan keşfetmek
Doğru yanıt olan seçenek, Hawthorne araştırmalarının en önemli keşiflerinden biri olan 'işçinin bir sosyal varlık olduğu' gerçeğine vurgu yapar. Mülakat programında yönlendirmesiz tekniğe geçilmesinin temel nedeni, işçilerin yönetim tarafından dayatılan resmi yapı dışındaki gerçek duygu, şikayet ve informel ilişkilerini ortaya çıkarmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırma evresini tanımla
Mülakat Programı (1928-1930) aşamasına odaklanılmıştır.
Soruda spesifik olarak mülakat aşamasındaki yöntem değişikliğinin nedeni sorulmaktadır.
2
Yöntem değişikliğini analiz et
Doğrudan sorulardan yönlendirmesiz (serbest) mülakata geçilmiştir.
İşçilerin kendilerini kısıtlanmış hissetmeden gerçek duygu ve tutumlarını (sentiments) ifade etmeleri amaçlanmıştır.
3
Kuramsal sonucu belirle
Örgütün sadece teknik/ekonomik değil, sosyal bir sistem olduğu anlaşılmıştır.
Bu evre, işçilerin iş yerindeki davranışlarının arkasındaki psikolojik ve sosyal faktörlerin rasyonel yönetim planlarından daha etkili olduğunu kanıtlamıştır.

Anahtar Kavram

İnsan İlişkileri Yaklaşımı - Mülakat Programı ve Sosyal İnsan Varsayımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 24Soru

Davranışsal yönetim kuramcılarından Chris Argyris, "Olgunlaşma Kuramı" (Maturity Theory) çerçevesinde bireylerin psikolojik gelişim süreçleri ile klasik yönetim anlayışının dayattığı yapılar arasındaki çelişkiyi incelemiştir. Argyris'e göre; iş bölümü, hiyerarşi ve merkezi denetim gibi klasik yönetim ilkelerinin hakim olduğu bir örgüt yapısı, çalışanlar üzerinde aşağıdaki sonuçlardan hangisine neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çalışanların pasif, bağımlı ve kısa vadeli bakış açısına sahip birer "olgunlaşmamış" birey gibi davranmaya zorlanmasına

Cevap

Çalışanların pasif, bağımlı ve kısa vadeli bakış açısına sahip birer 'olgunlaşmamış' birey gibi davranmaya zorlanması
Doğru yanıt olan bireylerin pasif ve bağımlı davranmaya zorlanması ifadesi Argyris'in temel tezidir. Argyris'e göre; iş bölümü çalışanı sadece küçük bir alana hapseder (pasiflik), hiyerarşi ve merkezi denetim ise çalışanı yöneticiye mahkum eder (bağımlılık). Bu durum, psikolojik gelişimini tamamlamak isteyen yetişkin bireyin 'olgun' davranış sergilemesini engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Argyris'in Olgunlaşma Kuramı'nın temel varsayımını analiz etme
Bireyler pasiflikten aktifliğe, bağımlılıktan bağımsızlığa doğru bir gelişim (olgunlaşma) sergilemek isterler.
Kuramın temel çıkış noktasını belirlemek için gereklidir.
2
Klasik yönetim ilkelerinin (iş bölümü, hiyerarşi vb.) birey üzerindeki etkisini değerlendirme
Bu ilkeler işi basitleştirir ve çalışanı üstlerine bağımlı kılarak kontrol altında tutar.
Klasik yapının bireyi nasıl konumlandırdığını anlamak için gereklidir.
3
Bireysel gelişim ile örgütsel yapı arasındaki çelişkiyi saptama
Klasik yapı, bireyi 'olgunlaşmamış' (pasif ve bağımlı) kalmaya zorlar.
Argyris'in temel eleştirisine ve sorunun doğru cevabına ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Argyris'in Olgunlaşma Kuramı ve Klasik Yönetim Eleştirisi

İpuçları

1
Argyris'in kuramı, bir çocuğun gelişim süreci ile bir çalışanın örgüt içindeki konumu arasında bir paralellik kurar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru

Henri Fayol tarafından geliştirilen Yönetim Süreci Yaklaşımı'na (Fayolizm) göre, bir örgütteki farklı birimlerin ve çalışanların yürüttüğü faaliyetleri birbiriyle uyumlu hale getirmeyi, çabaları birleştirmeyi ve ortak amaca yönelik bir senkronizasyon sağlamayı amaçlayan yönetim fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koordinasyon

Cevap

Koordinasyon fonksiyonu, bir örgütteki tüm çabaların birleştirilmesi, uyumlaştırılması ve faaliyetlerin birbirini aksatmayacak şekilde senkronize edilmesi sürecini ifade eder.
Henri Fayol'un yönetim kuramında koordinasyon, örgütün hayatını kolaylaştırmak ve başarısını sağlamak amacıyla bütün faaliyetlerin birbiriyle uyumlaştırılması sürecidir. Bu fonksiyon, iş bölümü sonucu ayrışan birimlerin ortak bir amaca yönelik olarak bir arada tutulmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Fayol'un yönetim fonksiyonlarını (POCCC) analiz etme
Fayol yönetimi beş fonksiyona ayırır: Planlama (Planning), Örgütleme (Organizing), Yöneltme/Kumanda (Commanding), Koordinasyon (Coordinating) ve Denetim (Controlling).
Soruda sorulan unsurun bu beş fonksiyondan biri olması gerekir.
2
Anahtar kavramları eşleştirme
Sorudaki 'uyumlu hale getirme', 'çabaları birleştirme' ve 'senkronizasyon' ifadeleri doğrudan Koordinasyon (Eşgüdüm) kavramının tanımıdır.
Her yönetim fonksiyonunun kendine özgü bir odak noktası vardır; koordinasyonun odağı birimler arası harmoni ve uyumdur.

Anahtar Kavram

Fayol'un Yönetim Fonksiyonları (Koordinasyon)
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru

Hawthorne Araştırmaları kapsamında gerçekleştirilen 'Seri Bağlama Gözlem Odası' (Bank Wiring Observation Room) deneyinde, çalışanların bireysel ekonomik çıkarlarını maksimize etmek yerine grup tarafından belirlenen gizli üretim standartlarına uymaları ve bu standartların dışına çıkanları dışlamaları, yönetim biliminde aşağıdakilerden hangisiyle açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnformel (kayıt dışı) örgüt yapısının oluşturduğu sosyal normlar ve grup baskısının verimlilik üzerindeki belirleyici rolü

Cevap

İnformel (kayıt dışı) örgüt yapısının oluşturduğu sosyal normlar ve grup baskısının verimlilik üzerindeki belirleyici rolü
Doğru yanıt olan seçenek, Hawthorne Araştırmaları'nın yönetim bilimine kazandırdığı en temel perspektifi sunmaktadır. Seri Bağlama Gözlem Odası aşamasında, işçilerin yönetim tarafından belirlenen resmi standartlara değil, kendi aralarında oluşturdukları gayri resmi normlara uydukları gözlemlenmiştir. Bu durum, örgüt içinde 'informel' bir yapının varlığını ve bu yapının verimlilik üzerindeki etkisini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Seri Bağlama Gözlem Odası deneyi verilerini analiz edin.
İşçilerin grup içinde 'hızlı çalışan' (rate buster) veya 'yavaş çalışan' (chiseler) olarak etiketlenmemek için belirli bir üretim düzeyini korudukları görülmüştür.
Grup üyeliğini kaybetmemek ve sosyal kabul görmek, bireysel ekonomik kazancın önüne geçmiştir.
2
Bulguyu Neoklasik (İnsan İlişkileri) Kuramı kavramlarıyla eşleştirin.
Bu durum 'İnformel Örgüt' ve 'Sosyal Normlar' kavramlarıyla doğrudan ilişkilidir.
Klasik kuramın aksine insanın sadece 'ekonomik' değil, 'sosyal' bir varlık olduğu Hawthorne ile kanıtlanmıştır.

Anahtar Kavram

İnformel Örgüt ve Sosyal Normlar
Soru 27Soru

Yönetim kuramları içerisinde yer alan Sistem Yaklaşımı'na göre, bir örgütün dış çevreden enerji ve bilgi alarak kendini yenilemesi ve zamanla yok olmaya (kaosa) gidiş eğilimini durdurma süreci aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Negatif entropi

Cevap

Negatif entropi, sistemin çevreden enerji alarak bozulmayı durdurmasıdır.
Negatif entropi, açık sistemlerin çevrelerinden enerji, hammadde ve bilgi alarak içsel düzensizliği (entropiyi) dengeleme ve varlıklarını sürdürme yeteneğidir. Bu kavram, sistemin yaşam döngüsünün devam etmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sistem Yaklaşımı'nın temel kavramlarını analiz edin.
Sistemler (özellikle açık sistemler) çevreleriyle sürekli madde, enerji ve bilgi alışverişinde bulunur.
Bu alışveriş, sistemin hayatta kalması için zorunludur.
2
Entropi ve negatif entropi arasındaki farkı belirleyin.
Entropi bozulma eğilimi iken, negatif entropi bu bozulmaya karşı koyma (enerji ithal etme) sürecidir.
Soru, bozulmaya karşı koyma ve kendini yenileme sürecini sormaktadır.

Anahtar Kavram

Negatif Entropi
Soru 28Soru

Modern yönetim kuramları, örgüt yapılarını ve süreçlerini rasyonel, evrensel ve öngörülebilir prensipler çerçevesinde açıklayan "büyük anlatılar" (grand narratives) üzerine inşa edilmiştir. Buna karşın postmodern yaklaşım; bu evrenselci bakış açısını reddederek bilginin yerel, parçalı ve özneye bağımlı (dil oyunları) olduğunu savunmaktadır. Bu doğrultuda, postmodern yönetimin nesnel ve evrensel bir "hakikat zemini" arayışına kökten karşı çıkan temel felsefi tutumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-temelcilik

Cevap

Postmodern yönetimin evrensel bir hakikat zemini arayışına karşı çıkan temel felsefi tutumu anti-temelciliktir.
Anti-temelcilik, modernizmin her şeyi açıklayan evrensel rasyonalite ve objektif bilgi arayışına (temelciliğe) karşı çıkan postmodern felsefi tutumdur. Postmodern yönetimde bu tutum; hiyerarşinin reddedilmesi, bilginin paylaşımı ve esnek örgüt yapıları olarak somutlaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern yönetim kuramlarının temel varsayımını analiz etme
Modernizm; rasyonalite, evrensellik ve hiyerarşi gibi 'büyük anlatılara' dayanır.
Soruda postmodernizmin neye karşı çıktığını anlamak için modernizmin temellerini bilmek gerekir.
2
Postmodernizmin bilgi ve hakikat anlayışını değerlendirme
Postmodernizm; bilginin yerel, öznel ve parçalı olduğunu, evrensel bir 'temel' olmadığını savunur.
Postmodern yönetim, modernizmin öngördüğü sabit yapılar yerine esnekliği ve farklılığı savunur.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Evrensel hakikat arayışına karşı çıkma durumu 'anti-temelcilik' (anti-foundationalism) terimiyle ifade edilir.
Bu terim, postmodernizmin felsefi kökeninde yer alan en belirleyici kavramdır.

Anahtar Kavram

Postmodern Yönetim Felsefesi (Anti-temelcilik)
Soru 29Soru

Sistem Yaklaşımı'na göre, bir organizasyonu oluşturan alt sistemlerin eş güdümlü bir etkileşim içine girerek, bu parçaların bireysel katkılarının toplamından daha yüksek bir performans veya değer ortaya çıkarması durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinerji

Cevap

Sinerji kavramı, alt sistemlerin bir araya gelerek tek başlarına üretebilecekleri toplam değerden daha fazla bir değer ortaya çıkarmasını ifade eder.
Sinerji kavramı, bir sistemi oluşturan alt birimlerin koordineli çalışması sayesinde ortaya çıkan toplam çıktının, her bir birimin ayrı ayrı elde edeceği çıktıların toplamından daha fazla olması durumunu tanımlar. Bu durum genellikle '1+1>21+1 > 2' formülü ile sembolize edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel önermeyi analiz edin.
Organizasyonu oluşturan parçaların toplamından daha yüksek bir performansın hedeflendiği görülmektedir.
Sistem Yaklaşımı'nın bütünsel bakış açısını anlamak için bu temel ilke kritik bir noktadır.
2
Bu önermeyi Sistem Yaklaşımı'na ait kavramlarla eşleştirin.
'Bütün, parçaların toplamından büyüktür' ilkesinin sinerji kavramına karşılık geldiği belirlenir.
Sinerji, sistemin alt birimlerinin uyumlu çalışması sonucu ortaya çıkan ek katma değeri ifade eden teknik terimdir.

Anahtar Kavram

Sinerji
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

Woodward, Burns ve Stalker ile Lawrence ve Lorsch gibi araştırmacıların çalışmalarına dayanan; yönetimde "en iyi tek bir yol" olmadığını (no one best way), en uygun yönetim ve örgüt yapısının teknoloji ve çevresel değişkenlere bağlı olarak şekillenmesi gerektiğini savunan yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Durumsallık Yaklaşımı

Cevap

Durumsallık Yaklaşımı, yönetimde evrensel tek bir doğrunun olmadığını, en iyi yönetim biçiminin örgütün karşılaştığı durumlara (çevre, teknoloji, ölçek vb.) göre değişeceğini savunur.
Durumsallık Yaklaşımı, yönetim ve örgüt teorisinde modern bir aşamadır ve en temel önermesi "koşullara bağımlılık"tır. Klasik teorilerin aksine, her kurum için geçerli tek bir ideal yapı olmadığını, örgütlerin çevrelerindeki değişimlere ve kullandıkları teknolojiye göre farklı yapılar (mekanik veya organik) seçmesi gerektiğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde verilen temel prensibi analiz edin.
"En iyi tek bir yol yoktur" (No one best way) ilkesi belirlendi.
Bu ilke, modern yönetim kuramları içinde durumsallık yaklaşımının ayırt edici temel taşıdır.
2
Bahsedilen araştırmacıların (Woodward, Burns & Stalker, Lawrence & Lorsch) hangi kuramla ilişkili olduğunu hatırlayın.
Bu isimlerin tamamı durumsallık yaklaşımının öncüleri arasındadır.
Çevresel belirsizlik ve teknoloji ile örgüt yapısı arasındaki ilişkiyi ampirik olarak kanıtlayan araştırmacılardır.

Anahtar Kavram

Durumsallık Yaklaşımı (Contingency Theory)

Daha Fazla Pratik

Burns ve Stalker'ın 'Mekanik ve Organik Yapı' ayrımını inceleyerek durumsallık yaklaşımının kamu kurumlarına nasıl uygulanabileceğini değerlendirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 31Soru

Frederick W. Taylor tarafından geliştirilen Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'na göre, örgütlerde verimliliği artırmak amacıyla "planlama" ve "uygulama" (yapma) faaliyetlerinin birbirinden kesin hatlarla ayrılması gerekmektedir. Taylor'un bu ilkesine göre, işin en iyi şekilde nasıl yapılacağını belirleme ve iş süreçlerini bilimsel yöntemlerle tasarlama sorumluluğu aşağıdakilerden hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetime (Yöneticilere)

Cevap

Yönetime (Yöneticilere)
Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nın temel taşlarından biri olan 'işin planlanması ile uygulanmasının ayrılması' ilkesi, işçinin sadece kas gücünden yararlanılmasını, işin metodolojisinin ise yönetim tarafından bilimsel olarak (zaman ve hareket etütleri ile) belirlenmesini öngörür. Bu nedenle planlama sorumluluğu profesyonel yöneticilere aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Taylor'un Bilimsel Yönetim İlkelerini analiz et.
Taylor, işin 'planlanması' (tasarlanması) ile 'uygulanması' (fiziksel olarak yapılması) aşamalarının ayrılmasını savunur.
Geleneksel 'el yordamı' yöntemlerinin yerine bilimsel yöntemlerin konulması ancak uzman bir yönetim kadrosuyla mümkündür.
2
Planlama sorumluluğunun kime verildiğini belirle.
İşçilerin kendi yöntemlerini geliştirmesi verimsiz kabul edilir; bu nedenle planlama sorumluluğu tamamen yönetime devredilmiştir.
İşçiler uygulama birimi, yönetim ise düşünme ve tasarlama birimidir.

Anahtar Kavram

Planlama ve Uygulama Faaliyetlerinin Ayrılması (Taylorizm)

Daha Fazla Pratik

Taylor'un 'Fonksiyonel Ustabaşılık' sisteminde planlama ve uygulama birimlerinin nasıl daha alt uzmanlık dallarına ayrıldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru

Burns ve Stalker'ın yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya koydukları; belirsizliğin az olduğu durağan çevrelerde "mekanik", belirsizliğin yüksek olduğu dinamik çevrelerde ise "organik" yapıların daha etkin olduğunu savunan yönetim anlayışının temel önermesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütsel etkinliğin sağlanması için yapısal özelliklerin dış çevre koşulları ve teknoloji gibi değişkenlerle uyumlu hale getirilmesi

Cevap

Örgütsel etkinliğin sağlanması için yapısal özelliklerin dış çevre koşulları ve teknoloji gibi değişkenlerle uyumlu hale getirilmesi gerekliliğidir.
Durumsallık yaklaşımı, yönetimin evrensel ilkeleri olduğu fikrini reddederek örgütsel yapının ve yönetim tarzının çevre, teknoloji, büyüklük gibi faktörlere göre tasarlanması gerektiğini savunur. Burns ve Stalker'ın çalışması da dış çevrenin değişim hızının, örgütün hiyerarşik ve esneklik yapısını (mekanik veya organik) nasıl etkilemesi gerektiğini ortaya koyarak bu yaklaşımın temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen Burns ve Stalker ismini ve mekanik-organik yapı kavramlarını analiz et.
Bu isimler ve kavramlar Durumsallık Yaklaşımı'nın (Contingency Approach) temel çalışmaları arasındadır.
Durumsallık yaklaşımı, 'en iyi tek bir yolun' olmadığını, en iyi yapının duruma göre değiştiğini savunur.
2
Mekanik ve organik yapıların hangi koşullarda başarılı olduğunu değerlendir.
Durağan çevre = Mekanik Yapı; Dinamik çevre = Organik Yapı.
Bu eşleşme, örgüt yapısı ile dış çevre arasındaki uyumun (fit) başarıyı belirlediğini gösterir.
3
Durumsallık yaklaşımının temel felsefesi ile seçenekleri karşılaştır.
Evrensel ilkeleri reddeden ve 'duruma göre değişir' diyen seçeneği belirle.
Durumsallık yaklaşımı, bağımsız değişkenler (çevre, teknoloji) ile bağımlı değişken (yapı) arasındaki ilişkiyi inceler.

Anahtar Kavram

Durumsallık Yaklaşımı ve Yapı-Çevre Uyumu

Daha Fazla Pratik

Joan Woodward'ın teknoloji-yapı ilişkisi üzerine yaptığı araştırmaları inceleyerek durumsallık yaklaşımının farklı bir boyutunu öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 33Soru

Davranışsal yönetim yaklaşımı, klasik kuramların (Taylorizm, Fayolizm ve Weberci Bürokrasi) rasyonellik ve verimlilik odaklı katı yapılarını, hem bireyin psikolojik gelişimi hem de örgütsel etkinliğin sürdürülebilirliği açısından eleştiriye tabi tutmuştur. Bu eleştirel süzgeçten geçen kuramcılar, klasik yönetim anlayışının insan doğasına ilişkin varsayımlarının (Teori X) örgütsel disfonksiyonlara yol açtığını savunmuşlardır.

Buna göre; Chris Argyris'in 'Olgunlaşma Kuramı' ve Douglas McGregor'un 'Teori Y' yaklaşımları sentezlendiğinde, davranışsal ekolün klasik yönetim yapılarına yönelttiği temel eleştiri ve önerdiği alternatif yönetim felsefesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik yapıların bireyi pasiflik, bağımlılık ve dar bir bakış açısına mahkûm ederek 'psikolojik başarısızlık' yarattığı; çözümün ise bireyin öz-denetim ve özerklik kazanarak kişisel gelişimi ile örgüt amaçlarını bütünleştirebileceği yapılar olduğu.

Cevap

Klasik yapıların bireyi pasiflik ve bağımlılığa zorlayarak psikolojik gelişimini engellediği; çözümün ise bireyin öz-denetim ve özerklik yoluyla kişisel amaçları ile örgüt amaçlarını bütünleştirebileceği yapılar olduğu yönündeki açıklama doğrudur.
Davranışsal yönetim yaklaşımının özü, klasik kuramların rasyonel-mekanik örgüt yapısı ile insan kişiliğinin gelişimsel ihtiyaçları (olgunlaşma) arasındaki temel çatışmayı ortaya koymaktır. Chris Argyris, bürokratik yapıların insanı pasif ve bağımlı kıldığını (olgunlaşmamışlık); McGregor ise Teori Y çerçevesinde, yönetimin temel görevinin bireyin amaçları ile örgüt amaçlarını 'bütünleştirmek' (Integration) olduğunu savunur. Bu iki düşünce birleştiğinde, örgütün bireyin potansiyelini gerçekleştirmesine (özerklik/öz-denetim) izin vermesi gerektiği sonucu çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik yönetim kuramlarının (Taylor, Weber) yapısal özelliklerini analiz et.
Klasik kuramların hiyerarşi, katı denetim ve uzmanlaşma yoluyla bireyi bir makine parçası gibi gördüğü (Teori X varsayımları) tespit edilir.
Eleştirinin temelini anlamer için önce eleştirilen nesneyi tanımlamak gerekir.
2
Chris Argyris'in Olgunlaşma Kuramı varsayımlarını değerlendir.
Argyris'e göre sağlıklı bireyler pasiflikten aktifliğe, bağımlılıktan özerkliğe doğru gelişmek ister; ancak klasik yapılar bireyi 'olgunlaşmamışlık' düzeyinde tutar.
Birey-örgüt çatışmasının psikolojik kökenini belirlemek için gereklidir.
3
Douglas McGregor'un Teori Y ve bütünleşme ilkesini sürece dahil et.
Teori Y, bireyin işten nefret etmediğini ve uygun koşullarda sorumluluk alacağını savunur; bu da birey ve örgüt amaçlarının çelişmek yerine bütünleşebileceğini gösterir.
Klasik yaklaşıma karşı önerilen alternatif felsefeyi formüle etmek için gereklidir.
4
Elde edilen verileri sentezleyerek doğru seçeneği belirle.
Klasik yapıların bireyin olgunlaşmasını engellediği eleştirisi ile demokratik/katılımcı yapıların (bütünleşme) gerekliliği birleştirilir.
Soru kökündeki sentez talebini karşılamak için nihai mantıksal çıkarım yapılır.

Anahtar Kavram

Birey ve Örgüt Amaçlarının Bütünleşmesi (Integration/Congruence Theory)

Daha Fazla Pratik

Herzberg'in çift faktör kuramı ile Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi arasındaki doğrudan ilişkiyi inceleyen karşılaştırmalı soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 34Soru

Modern kamu yönetiminin gelişiminde Max Weber'in bürokrasi yaklaşımı, otoritenin kişisellikten uzaklaşarak kurumsal bir kimlik kazanmasını sağlamıştır. Weber’in "İdeal Tip" olarak kavramsallaştırdığı bu yapı içerisinde otoritenin meşruiyet zemini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otorite, belirli bir makamı işgal eden kişinin şahsi özelliklerine değil, o makama yasal olarak tanınmış yetkilere ve gayrişahsi kurallara dayanır.

Cevap

Bürokraside otorite, kişisel özelliklerden ziyade makama yasal olarak tanınmış yetkilere ve gayrişahsi kurallara dayanır.
Weber'in bürokrasi kuramında meşruiyetin temeli yasal-rasyonel otoritedir. Bu otorite tipinde güç, kişilerin şahsi karizmasından veya geleneksel konumlarından değil; rasyonel şekilde oluşturulmuş yazılı kurallardan ve hiyerarşik makamların tanımlanmış yetkilerinden kaynaklanır. Bu durum yönetimin tarafsız ve öngörülebilir olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Weber'in otorite sınıflamasını analiz etme
Weber otoriteyi; Geleneksel, Karizmatik ve Yasal-Rasyonel olmak üzere üç gruba ayırır.
Bürokrasinin hangi temel üzerinde yükseldiğini anlamak için doğru otorite tipini belirlemek gerekir.
2
Bürokrasinin meşruiyet kaynağını saptama
Weber'e göre modern bürokrasi, 'Yasal-Rasyonel' otorite tipine dayanır.
Bürokraside itaat lidere değil, akılcı yollarla oluşturulmuş hukuk kurallarına ve makamın yetkisine yapılır.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre değerlendirme
Otoritenin makama ve kurallara dayandığını belirten ifade, Weber'in modeline tam uyum sağlar.
Gayrişahsilik (personalsizlik), bürokrasinin temel işleyiş ilkesidir.

Anahtar Kavram

Yasal-Rasyonel Otorite (Legal-Rational Authority)

Daha Fazla Pratik

Bürokrasinin araçların amaca dönüşmesi gibi olumsuz çıktılarını inceleyen Robert Merton'un bürokrasi modelini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 35Soru

Modern yönetim düşüncesi, örgütleri rasyonel bir otorite ve sabit hiyerarşiler üzerine inşa edilen istikrarlı yapılar olarak tanımlarken; postmodern yaklaşım bu yapıların nesnel bir gerçeklikten ziyade "söylemsel bir kurgu" olduğunu savunur. Postmodern paradigmanın "merkezsizleşme" (decentering) ve "sınırsızlık" (boundarylessness) ilkeleri, geleneksel bürokratik kalıpların çözülmesine yol açmıştır. Bu felsefi temeller dikkate alındığında, postmodern örgüt yapılarının temel işleyiş mantığına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütsel yapılar, önceden tanımlanmış sabit sınırlar yerine, sürekli değişen projeler ve uzmanlık alanları etrafında geçici olarak kümelenen akışkan ağlardan oluşur.

Cevap

Postmodern örgüt yapıları, sabit sınırlar yerine sürekli değişen projeler ve uzmanlık alanları etrafında geçici olarak kümelenen akışkan ağlardan oluşur.
Postmodern yönetim kuramı, örgütü sabit bir nesne olarak değil, sürekli değişen söylemsel bir süreç olarak görür. Bu bağlamda, 'akışkan ağlar' ifadesi, postmodernizmin sınırsızlık, merkezsizleşme ve istikrarsızlığı kucaklama ilkeleriyle tam olarak örtüşür. Bu yapılarda otorite hiyerarşik bir makamdan değil, o anki projenin gerektirdiği uzmanlıktan kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern ve Postmodern paradigmaların temel varsayımlarını karşılaştırın.
Modernizm istikrar ve evrensel rasyonalite ararken, postmodernizm değişkenliği ve yerel söylemleri vurgular.
Örgüt yapısının neden 'akışkan' olması gerektiğini anlamak için felsefi temeli saptamak gerekir.
2
'Merkezsizleşme' ve 'Sınırsızlık' kavramlarının yapısal karşılığını analiz edin.
Bu kavramlar, katı hiyerarşilerin (merkez) ve departman duvarlarının (sınır) ortadan kalktığı şebeke tipi yapıları işaret eder.
Yeni örgüt yapılarının (network, sanal, modüler) neden hiyerarşiyi reddettiğini açıklar.
3
Seçeneklerdeki 'istikrar' ve 'optimal uyum' arayışlarını eleyin.
Durumsallık ve Sistem kuramları denge ve uyum ararken, postmodernizm belirsizliği bir veri olarak kabul eder.
Öğrencinin durumsallık yaklaşımı ile postmodern yaklaşımı karıştırmasını engeller.

Anahtar Kavram

Postmodernizmde Örgütsel Akışkanlık ve Şebeke Yapıları

Alternatif Yöntem

Modernizmin 'tek doğru, rasyonel uyum, merkezi otorite' üçlemesine karşılık; postmodernizmin 'çok seslilik, merkezsiz ağlar, geçici yapılar' üçlemesini kullanarak seçenekleri eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Sistem Yaklaşımı'na göre kamu örgütleri, çevrelerinden bağımsız yapılar değil, sürekli girdi-çıktı alışverişi yapan açık sistemlerdir. Bir kamu örgütünün dış çevreden enerji ve bilgi alarak kendi içindeki doğal bozulma ve kaosa sürüklenme eğilimini durdurması (II) ve çevresel değişimlere rağmen kendi temel yapısını koruyarak dinamik bir denge durumuna ulaşması (IIII) hayati önem taşır.

Buna göre, yukarıdaki metinde II ve IIII numaralı boşluklara getirilmesi gereken kavramlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Negatif Entropi - Homeostazi (Dengeli Durum)

Cevap

Negatif Entropi ve Homeostazi (Dengeli Durum) kavramlarını içeren seçenek doğrudur.
Negatif Entropi ve Homeostazi seçeneği doğrudur çünkü negatif entropi açık sistemlerin çevreden enerji alarak hayatta kalma (bozulmaya direnme) yeteneğini, homeostazi ise bu süreçte ulaşılan hareketli/dinamik denge halini tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki birinci süreci (II) analiz edin.
Negatif Entropi
Sistemin dışarıdan enerji/bilgi alarak bozulma eğilimini (entropiyi) tersine çevirmesi negatif entropi olarak adlandırılır.
2
Metindeki ikinci süreci (IIII) analiz edin.
Homeostazi (Dengeli Durum)
Bir sistemin çevresel değişimlere uyum sağlayarak kendi iç kararlılığını ve dinamik dengesini koruma çabası homeostazidir.
3
Kavramları seçeneklerdeki sıralamayla eşleştirin.
Negatif Entropi - Homeostazi eşleşmesi
Sırasıyla bozulmayı durdurma ve dinamik dengeyi sağlama süreçleri bu kavram çiftiyle ifade edilir.

Anahtar Kavram

Açık Sistemlerde Hayatta Kalma Mekanizmaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

Frederick W. Taylor, bilimsel yönetim ilkelerini açıklarken geleneksel "askerî tip" (komuta-hat) örgüt yapısının verimsiz olduğunu savunmuş ve bunun yerine "fonksiyonel ustabaşılık" sistemini önermiştir. Taylor'ın bu sistemle yetki devri ve denetim mekanizmalarında yaptığı köklü değişikliğin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek bir gözetmenin (ustabaşının) işin hem planlama hem de uygulama boyutlarında gereken tüm teknik uzmanlığa ve zihinsel kapasiteye sahip olamayacağı gerçeği.

Cevap

Bir gözetmenin hem planlama hem de uygulama süreçlerinde uzmanlaşmasının imkânsızlığı nedeniyle işin farklı teknik yönlerinin ayrı uzmanlarca (fonksiyonel ustabaşılık) denetlenmesi gerekliliği.
Doğru yanıt olan seçenek, Taylor'ın insan kapasitesinin sınırlarını ve uzmanlaşmanın gerekliliğini vurgulayan temel düşüncesini yansıtır. Taylor'a göre geleneksel bir ustabaşının hem işin nasıl yapılacağını planlaması hem de işçiyi her konuda denetlemesi verimsizdir. Bu nedenle 88 farklı fonksiyonel uzman (hazırlık ve uygulama odaları arasında bölüştürülmüş) tek bir işçiyi kendi uzmanlık alanlarında denetlemelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Taylor'ın geleneksel yapıya yönelik eleştirisini analiz etme
Taylor, "askerî tip" yapıda bir ustabaşının çok fazla görevle yüklendiğini ve her alanda uzman olamayacağını saptar.
Fonksiyonel ustabaşılık sisteminin çıkış noktasını anlamak için geleneksel yapının yetersizliğini görmek gerekir.
2
Planlama ve uygulama (yapma) ayrımını değerlendirme
İşin zihinsel hazırlığı (planlama) ile fiziksel icrası (uygulama) birbirinden ayrılır.
Taylorizmin temel taşlarından biri olan bu ayrım, ustabaşıların da görev tanımlarını belirler.
3
Fonksiyonel Ustabaşılık yapısını inceleme
Bir işçiye 44 tanesi planlama (hazırlık), 44 tanesi uygulama (icra) odasında olmak üzere toplam 88 uzman ustabaşı atanır.
Her ustabaşı sadece kendi uzmanlık alanında (hız, tamirat, disiplin vb.) işçiye emir verir.
4
Teorik sonuçları karşılaştırma
Bu sistem Henri Fayol'un savunduğu "emir-komuta birliği" (unity of command) ilkesini açıkça ihlal eder.
Sınavlarda en çok sorulan çelişki, Taylor'ın uzmanlaşma uğruna tek bir amirden emir alma kuralından vazgeçmesidir.

Anahtar Kavram

Fonksiyonel Ustabaşılık ve Uzmanlaşma

Daha Fazla Pratik

Taylor'ın bilimsel yönetiminde 'istisnalarla yönetim' (management by exception) ilkesinin yöneticilerin zaman kullanımı üzerindeki etkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Frederick W. Taylor tarafından geliştirilen Bilimsel Yönetim Yaklaşımı'nın temel unsurlarından biri olan 'Değişken Parça Başı Ücret Sistemi' (Differential Piece-Rate System) uyarınca; zaman ve hareket etütleri sonucunda bilimsel olarak belirlenmiş 'standart iş miktarını' (görevini) tam olarak yerine getiren veya bu miktarın üzerine çıkan bir işçiye uygulanacak olan ücretlendirme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Standart iş miktarını karşılayan işçiye, ürettiği tüm parçalar üzerinden hesaplanan daha yüksek bir birim ücret ödenmesi.

Cevap

Standart iş miktarını karşılayan veya aşan işçiye, ürettiği parçaların tamamı için daha yüksek bir birim ücret üzerinden ödeme yapılması.
Taylor'un değişken parça başı ücret sistemi, bilimsel olarak belirlenmiş görevi başaran işçiyi ödüllendirmek, başaramayanı ise cezalandırmak üzerine kuruludur. Bu sistemde, standart iş miktarına ulaşıldığında birim ücret bir basamak atlar ve işçinin o periyottaki tüm üretimi bu yüksek birim fiyat üzerinden hesaplanır. Bu, işçiyi tam kapasite ile çalışmaya iten en güçlü motivasyon aracıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bilimsel Görev Tayini
Zaman ve hareket etütleri yapılarak bir işçinin bir günde yapması gereken 'standart iş miktarı' belirlenir.
Sistematik kaytarmayı önlemek ve performansı objektif olarak ölçmek için temel bir ölçüt gereklidir.
2
Ücret Baremlerinin Belirlenmesi
Standardın altında kalanlar için düşük birim ücret, standarda ulaşan veya aşanlar için yüksek birim ücret belirlenir.
Teşvik edici bir fark yaratılarak işçinin standarda ulaşması hedeflenir.
3
Teşvik Uygulaması
İşçi standardı yakaladığı anda, o gün ürettiği tüm birimler yüksek baremden çarpılarak ödeme yapılır.
Taylor'un 'ekonomik insan' varsayımı gereği, işçi maddi kazancını maksimize etmek için en yüksek çabayı gösterecektir.

Anahtar Kavram

Değişken Parça Başı Ücret Sistemi ve Ekonomik İnsan Modeli

Daha Fazla Pratik

Taylor'un 'Fonksiyonel Ustabaşılık' sisteminin Fayol'un 'Emir-Komuta Birliği' ilkesiyle neden ve nasıl çatıştığını analiz eden bir soruya geçebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

Sistem Yaklaşımı çerçevesinde bir kamu kurumunun, sunduğu hizmetlerden yararlanan vatandaşların memnuniyet düzeyini ölçmesi ve bu ölçüm sonuçlarına göre hizmet kalitesini artırmak için çalışma yöntemlerini güncellemesi, aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geri bildirim

Cevap

Vatandaş memnuniyetinin ölçülerek hizmetlerin güncellenmesi süreci 'geri bildirim' kavramı ile açıklanır.
Geri bildirim, açık bir sistemin çevresinden aldığı tepkileri değerlendirerek faaliyetlerini bu verilere göre yeniden düzenlemesidir. Vatandaş şikayet ve önerilerinin hizmet kalitesini artırmak için kullanılması, bu bilgi döngüsünün en somut örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryoyu analiz edin
Bir kurumun çıktısı (hizmet) hakkında bilgi toplaması ve bu bilgiyi sisteme tekrar girdi olarak sokması süreci tanımlanmaktadır.
Sistem Yaklaşımı'ndaki döngüsel akışın hangi aşamada olduğunu belirlemek gerekir.
2
Kavramsal eşleştirme yapın
Çıktıların başarısı hakkında merkeze dönen bilgi akışı ve buna bağlı düzeltme eylemi 'geri bildirim' (feedback) mekanizmasıdır.
Geri bildirim, sistemin kendi kendini düzenlemesini ve çevreye uyum sağlamasını sağlayan temel denetim aracıdır.

Anahtar Kavram

Sistemin denge (homeostazi) durumunu korumak ve hataları düzeltmek için çıktılardan elde edilen bilgiyi kullanması (Geri Bildirim).

Daha Fazla Pratik

Sistem yaklaşımındaki 'homeostazi' (dinamik denge) kavramının geri bildirim mekanizmasıyla nasıl birleştiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru

Postmodern yönetim paradigması, modernizmin 'büyük anlatılarına' ve rasyonel hiyerarşik yapılarına karşı çıkarak esnek, parçalı ve ağ temelli yapıları ön plana çıkarır. Bu doğrultuda, postmodernizmin örgütsel yansıması olarak kabul edilen 'şebeke örgütler' (network organizations) için aşağıdakilerden hangisi en belirgin özelliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örgütün yalnızca en iyi olduğu 'temel yetkinlik' (core competence) alanına odaklanarak diğer faaliyetleri dış kaynaklardan (outsourcing) sağlaması

Cevap

Şebeke örgütlerin en belirgin özelliği, örgütün kendi uzmanlık alanı olan temel yetkinliklerine odaklanıp diğer tüm destek ve üretim işlerini dış kaynak kullanımı (outsourcing) yoluyla ağ ortaklarına devretmesidir.
Postmodern örgüt yapılarından biri olan şebeke örgütler, hiyerarşik ve bürokratik hantallıktan kurtulmak için sadece en iyi oldukları 'temel yetkinlik' (core competence) alanında kalırlar. Diğer tüm fonksiyonlar (üretim, lojistik, tasarım vb.) dış kaynak kullanımı (outsourcing) yoluyla uzman ağ ortaklarına devredilerek esneklik ve hız kazanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Paradigmayı Belirleme
Postmodern yönetim paradigmasının modernizmin katı ve hiyerarşik yapılarını reddettiği saptandı.
Postmodernizmin esneklik, merkezsizleşme ve ağ temelli ilişki vurgusunu anlamak sorunun temelini oluşturur.
2
Örgütsel Yapı Analizi
Şebeke örgüt (network organization) kavramının 'temel yetkinlik' ve 'dış kaynak kullanımı' prensiplerine dayandığı belirlendi.
Şebeke örgütler, bir ana işletmenin merkezde olduğu ve uzmanlaşmış diğer işletmelerle sözleşmeye dayalı iş birliği yaptığı yapılardır.
3
Seçenek Eleme
Merkeziyetçilik, dikey bütünleşme ve 'tek en iyi yol' gibi modern/klasik kavramlar elenerek doğru sonuca ulaşıldı.
Şebeke örgüt yapısı, katı hiyerarşik sınırların kalktığı ve kaynakların ağ ortakları arasında paylaşıldığı bir modeldir.

Anahtar Kavram

Şebeke Örgütler ve Temel Yetkinlik Odaklılık
ÖncekiSayfa 2 / 8Sonraki
Yönetim Kuramları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 2 | Examkin