Maliye Politikası Araçları

164 soru

Soru 121Soru

Makroekonomik hedeflere ulaşmada kullanılan kamu harcamaları politikası araçları, bunların çarpan etkileri ve farklı iktisadi yaklaşımlar altındaki sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denk bütçe çarpanı teoremine (Haavelmo Kuralı) göre, otonom kamu harcamalarındaki artışın tamamının vergilerle finanse edilmesi durumunda; vergi çarpanının mutlak değerinin (c1c|\frac{-c}{1-c}|), harcama çarpanından (11c\frac{1}{1-c}) büyük olması nedeniyle milli gelirde net bir daraltıcı etki ortaya çıkar.

Cevap

Kamu harcamalarındaki artışın tamamının vergilerle finanse edilmesi durumunda vergi çarpanının mutlak değerinin harcama çarpanından büyük olduğunu ve daraltıcı etki yarattığını iddia eden seçenek yanlıştır.
Yanlış olan ifade Haavelmo Kuralı (Denk Bütçe Çarpanı) ile ilgili olandır. Bu teoreme göre, kamu harcamalarındaki 1 birimlik artışın tamamen 1 birimlik vergi artışıyla finanse edilmesi durumunda milli gelir azalmaz, tam tersine 1 birim artar. Bunun temel sebebi, kamu harcamaları çarpanının (11c\frac{1}{1-c}), vergi çarpanından (c1c|\frac{-c}{1-c}|) mutlak değerce büyük olmasıdır. Devlet, özel sektörün tasarruf edeceği fonları da vergilendirip harcadığı için toplam talep genişler.

Adım Adım Çözüm

1
Denk bütçe çarpanının (Haavelmo Teoremi) etkisini oluşturan iki temel çarpanı formüle et.
Kamu harcamaları çarpanı 11c\frac{1}{1-c} ve Vergi çarpanı c1c\frac{-c}{1-c}'dir.
Milli gelirdeki toplam değişimi bulmak için her iki mali aracın gelir üzerindeki bağımsız etkilerini bilmek gerekir.
2
Bu iki çarpanın mutlak değerlerini marjinal tüketim eğilimi (0<c<10 < c < 1) kısıtı altında karşılaştır.
11c>c1c\frac{1}{1-c} > |\frac{-c}{1-c}| olduğu matematiksel olarak kanıtlanır.
Kamu harcamaları toplam talebe doğrudan katılırken, vergiler geliri azalttıktan sonra marjinal tüketim eğilimi (cc) kadar talebi düşürür. İlk etki her zaman daha güçlüdür.
3
%ΔG=%ΔT\%\Delta G = \%\Delta T durumunda milli gelirdeki net değişimi hesapla.
ΔY=[11c+c1c]×ΔG=1×ΔG\Delta Y = [\frac{1}{1-c} + \frac{-c}{1-c}] \times \Delta G = 1 \times \Delta G. Yani bütçe denk olarak büyüdüğünde milli gelir bütçe artışı kadar artar (genişletici etki).
Çarpanların toplamı her zaman 1'e eşittir. Bu durum, yanlış ifadenin hem matematiksel önermesini hem de ekonomik sonucunu çürütür.

Anahtar Kavram

Denk Bütçe Çarpanı ve Harcama Türlerinin Etkinliği
Soru 122Soru

Bir ekonomide siyasi otorite, daralan toplam talebi canlandırmak maksadıyla kamu harcamalarının hacmini değiştirmeden otonom vergilerde indirime gitme kararı almış ve bu kararın yarattığı bütçe açığını tamamen yurtiçi piyasalardan tahvil ihracı (iç borçlanma) yoluyla finanse etmiştir.

Uygulanan bu maliye politikasının makroekonomik sonuçlarına ve iktisadi okulların bu duruma ilişkin analizlerine dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rikardocu Denklik Hipotezi çerçevesinde, karar birimleri bugünkü vergi indirimini gelecekteki vergi artışlarının habercisi olarak algılayacağından cari tüketim eğilimleri değişmez ve politika toplam talep üzerinde etkisiz kalır.

Cevap

Doğru yanıt, Rikardocu Denklik Hipotezi gereği rasyonel bireylerin bugünkü vergi indirimini gelecekteki vergi artışı olarak algılayıp tasarruflarını artırması sonucunda politikanın toplam talep üzerinde etkisiz kalacağını belirten ifadedir.
Rikardocu Denklik Hipotezi (Ricardo-Barro Etkisi), devletin harcamalarını sabit tutup vergileri indirdiği ve bütçe açığını borçlanmayla finanse ettiği durumlarda ekonomik birimlerin davranışlarını inceler. Rasyonel beklentilere sahip tüketiciler, bugünkü borçlanmanın gelecekte anapara ve faiziyle birlikte ödenebilmesi için vergilerin artırılacağını öngörürler. Bu nedenle, vergi indirimi sayesinde elde ettikleri ilave harcanabilir geliri tüketmek yerine tasarruf ederler. Sonuç olarak tüketim ve toplam talep değişmez, maliye politikası beklenen genişletici etkiyi yaratamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Politika senaryosunu analiz etme
Hükümet harcamaları sabitken vergileri indirmiş ve oluşan açığı borçlanmayla finanse etmiştir.
Soruda verilen makroekonomik problemin temel bileşenlerini belirlemek için gereklidir.
2
İktisadi okulların iç borçlanmaya bakış açılarını değerlendirme
Keynesyenler dışlama etkisini (faiz artışını), Klasikler tam dışlamayı, Barro-Ricardo yaklaşımı ise vergi ve borçlanmanın makroekonomik olarak eşdeğer olduğunu savunur.
Seçeneklerdeki teorik ifadelerin doğruluğunu test etmek için şarttır.
3
Seçenekleri teorik çerçeve ile eşleştirme
Rikardocu Denklik Hipotezini açıklayan ifadenin, borçlanmanın tüketim ve talep üzerindeki nötr etkisini doğru bir şekilde yansıttığı tespit edilmiştir.
Yanlış teorik eşleştirmeleri ve kavram yanılgılarını elemek içindir.

Anahtar Kavram

İç Borçlanmanın Makroekonomik Etkileri ve Rikardocu Denklik Hipotezi
Soru 123Soru

Basit Keynesyen makroekonomik modelin geçerli olduğu dışa kapalı bir ekonomide, hükümet gelir dağılımında adaleti sağlamak amacıyla yeni bir maliye politikası paketi uygulamaya karar vermiştir. Ancak hükümet, mevcut makroekonomik dengeyi bozmamak için bu politikanın milli gelir seviyesi (toplam talep) üzerinde genişletici veya daraltıcı hiçbir etki yaratmamasını hedeflemektedir.

Vergilerin otonom olduğu varsayıldığında, hükümetin hem milli gelir seviyesini sabit tutma hem de gelir dağılımını iyileştirme hedeflerine eş anlı olarak ulaşabilmesi için aşağıdaki politika bileşimlerinden hangisini uygulaması teorik olarak en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transfer harcamaları ile otonom vergileri eşit miktarda artırması

Cevap

Hükümetin, transfer harcamaları ile otonom vergileri eşit miktarda artırması en uygun politikadır.
Basit Keynesyen modelde transfer harcamaları çarpanı (c/(1c)c / (1-c)) ile vergi çarpanı (c/(1c)-c / (1-c)) mutlak değer olarak birbirine eşittir ancak işaretleri zıttır. Bu nedenle, transfer harcamaları ve otonom vergiler eşit miktarda artırıldığında, ekonomiye enjekte edilen ek talep ile sistemden sızan talep birbirini tam olarak dengeler ve milli gelir sabit kalır (ΔY=0\Delta Y = 0). Aynı zamanda, kamu tarafından toplanan ek vergilerin transfer ödemeleri yoluyla ihtiyaç sahiplerine dağıtılması varsayımı, gelir dağılımında yeniden dağıtıcı ve iyileştirici bir etki yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Politika araçlarının basit Keynesyen modeldeki çarpan formüllerini belirle.
Reel harcama çarpanı: kG=11ck_G = \frac{1}{1-c}, Vergi çarpanı: kT=c1ck_T = \frac{-c}{1-c}, Transfer çarpanı: kTR=c1ck_{TR} = \frac{c}{1-c}
Uygulanacak politika bileşiminin milli gelir (ΔY\Delta Y) üzerindeki net matematiksel etkisini hesaplamak için bu çarpanlara ihtiyaç vardır.
2
Milli geliri sabit tutma (ΔY=0\Delta Y = 0) şartını sağlayan harcama ve vergi bileşimini analiz et.
Transfer harcamaları (ΔTR\Delta TR) ve vergiler (ΔT\Delta T) eşit miktarda artarsa: ΔY=ΔTR(c1c)+ΔT(c1c)=0\Delta Y = \Delta TR \cdot (\frac{c}{1-c}) + \Delta T \cdot (\frac{-c}{1-c}) = 0.
Transfer harcamaları ve vergiler eşit miktarda artırıldığında, mutlak değerce eşit ve zıt işaretli çarpanları nedeniyle milli gelir üzerinde tam olarak nötrleyici bir etki yaratırlar.
3
Bulunan politikanın 'gelir dağılımını iyileştirme' şartını sağlayıp sağlamadığını kontrol et.
Transfer ödemelerindeki artış genel olarak dar gelirlileri desteklerken, vergilerdeki artış ödeme gücü olanlardan kamuya kaynak aktarılmasını sağlar. Böylece yeniden dağıtıcı bir etki oluşur.
Soru kökündeki ikinci ana hedef olan sosyal adaletin sağlanması, kaynakların nispeten zengin kesimlerden alınıp yoksul kesimlere aktarılmasını gerektirir.

Anahtar Kavram

Transfer ve Vergi Çarpanlarının Milli Gelir ve Gelir Dağılımı Üzerindeki Eş Anlı Etkisi
Soru 124Soru

Bir ülkenin uyguladığı yeni mali reform paketi kapsamında; mevcut artan oranlı gelir vergisi sistemi kaldırılarak yerine eşdeğer vergi hasılatı sağlayacak tek oranlı ve geniş tabanlı bir tüketim vergisi getirilmiştir. Eş zamanlı olarak, konjonktürel daralma dönemlerinde artış gösteren işsizlik sigortası ödemeleri iptal edilmiş, bunun yerine tüm vatandaşlara ekonomik koşullardan bağımsız olarak sabit tutarlı bir 'temel vatandaşlık geliri' bağlanmıştır.

Buna göre, söz konusu mali reformun ekonomideki otomatik istikrar sağlayıcı mekanizmaların gücü ve çarpan katsayısının büyüklüğü üzerindeki beklenen etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otomatik istikrar mekanizmalarının gücü zayıflar ve bütçenin gelire esnekliği azaldığı için harcama çarpanının katsayısı büyür.

Cevap

Otomatik istikrar mekanizmalarının gücü zayıflar ve bütçenin gelire esnekliği azaldığı için harcama çarpanının katsayısı büyür.
Artan oranlı gelir vergisi ve konjonktüre duyarlı işsizlik sigortası, ekonomideki dalgalanmalara karşı kendiliğinden tepki veren en güçlü otomatik istikrar sağlayıcılardır. Bunların yerine tek oranlı tüketim vergisi (düşük esneklik) ve konjonktürden bağımsız sabit temel gelir (sıfır esneklik) getirilmesi, bütçe sisteminin milli gelire duyarlılığını neredeyse ortadan kaldırır. Makroekonomik modelde, vergi haddinin ve transfere bağlı esnekliğin düşmesi, harcama çarpanının (çoğaltan) paydasındaki sızıntı oranlarını küçültür. Sızıntıların azalması, çarpan katsayısının büyümesine yol açar; bu da ekonomiyi dışsal şoklara karşı çok daha kırılgan ve savunmasız hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Vergi reformunun bütçe esnekliğine etkisini analiz etmek
Artan oranlı gelir vergisinden tek oranlı tüketim vergisine geçiş, vergi sisteminin milli gelire olan duyarlılığını (esnekliğini) önemli ölçüde düşürür.
Artan oranlı vergiler genişleme dönemlerinde gelirden daha hızlı artarak, daralma dönemlerinde ise daha hızlı azalarak şokları emer. Tek oranlı vergilerde bu esneklik zayıftır.
2
Transfer harcamalarındaki değişikliğin etkisini değerlendirmek
İşsizlik sigortası gibi konjonktüre ters yönlü çalışan bir transferin yerine sabit bir temel gelir getirilmesi, harcamalar yönünden sağlanan otomatik istikrarı yok eder.
İşsizlik sigortası resesyonda otomatik olarak artarak talebi destekler. Sabit temel gelir ise konjonktürel duruma tepki vermez (gelire duyarlılığı sıfırdır).
3
Bütçe esnekliğindeki düşüşün harcama çarpanına etkisini hesaplamak
Vergi ve transfer esnekliklerinin azalması, çarpan formülünün paydasındaki sızıntı oranlarını küçülttüğü için harcama çarpanının katsayısı büyür.
Dışa kapalı bir ekonomide çarpan katsayısı basitçe 1/(1c(1t))1 / (1 - c(1 - t)) formülüyle ifade edilir. Marjinal vergi haddi (tt) düştüğünde payda küçülür ve otonom harcama şoklarının milli gelir üzerindeki etkisi (çarpan katsayısı) büyür.

Anahtar Kavram

Otomatik İstikrar Sağlayıcılar ve Çarpan Mekanizması

İpuçları

1
Artan oranlı vergiler ile tek oranlı vergilerin milli gelir değişimlerine nasıl tepki verdiğini (marjinal duyarlılığını) karşılaştırın.
2
İşsizlik sigortası sadece resesyon dönemlerinde ödenirken, temel vatandaşlık geliri her koşulda aynı miktarda ödenir. Bu durumun çarpan formülünün paydasındaki sızıntılara etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Otomatik istikrar sağlayıcıların gücünün zayıfladığı bir ekonomide, hükümetin makroekonomik istikrarı sağlamak için iradi (ihtiyari) maliye politikalarına daha fazla başvurmak zorunda kalacağı durumları inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 125Soru

Bir ülkenin makroekonomik verileri incelendiğinde, hanehalkının harcanabilir gelirindeki her 100100 birimlik artışın 8080 birimini tüketime ayırdığı (c=0,80c = 0,80) ve devletin elde edilen gelirden %25\%25 oranında (t=0,25t = 0,25) oransal vergi kestiği görülmektedir.

Dışa kapalı bir yapıda olan bu ülkede, mevcut durumda 600600 milyar TL büyüklüğünde bir deflasyonist açık tespit edilmiştir. Karar alıcılar, bu açığı kapatarak tam istihdamı sağlamak amacıyla iki alternatif maliye politikası paketi üzerinde çalışmaktadır:

Paket A: Haavelmo Teoremi (denk bütçe) yaklaşımıyla, kamu harcamaları ile otonom vergilerin aynı anda ve eşit miktarda artırılması.
Paket B: Sistemdeki oransal vergilerin otomatik istikrar sağlayıcı gücü dikkate alınarak, sadece maktu (otonom) vergilerin iradi bir kararla düşürülmesi.

Buna göre, tam istihdamın sağlanması için Paket A kapsamında bütçe büyüklüğünün ne kadar artırılması ve Paket B kapsamında maktu (otonom) vergilerin ne kadar düşürülmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paket A: 12001200 milyar TL, Paket B: 300300 milyar TL

Cevap

Paket A için bütçe büyüklüğünün 1200 milyar TL artırılması ve Paket B için maktu vergilerin 300 milyar TL düşürülmesi gerekir.
Oransal gelir vergisi olan bir ekonomide Haavelmo Teoremi'nin öngördüğü denk bütçe çarpanı 11'e eşit değildir. c=0,80c = 0,80 ve t=0,25t = 0,25 iken denk bütçe çarpanı 1c1c(1t)\frac{1-c}{1-c(1-t)} formülü ile hesaplandığında 0,50,5 olarak bulunur. 600600 birimlik deflasyonist açığı kapatmak için 600=0,5×ΔB600 = 0,5 \times \Delta B eşitliğinden bütçe büyüklüğünün (hem kamu harcamalarının hem maktu vergilerin) 12001200 birim artırılması gerekir. İkinci senaryoda sadece iradi maktu vergilerle politika yapıldığında, otomatik istikrar sağlayıcı oransal vergi etkisini sürdürür ve vergi çarpanı c1c(1t)\frac{-c}{1-c(1-t)} formülünden 2,0-2,0 olur. Bu durumda 600=2×ΔT0600 = -2 \times \Delta T_0 eşitliğinden vergilerin 300300 birim düşürülmesi gerektiği bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik verilerin matematiksel olarak tanımlanması
c=0,80c = 0,80 ve t=0,25t = 0,25
Her 100 birimlik gelirin 80 biriminin tüketilmesi marjinal tüketim eğilimini, %25 kesinti ise oransal vergi oranını ifade eder.
2
Ekonomideki çarpan katsayılarının hesaplanması
Harcama çarpanı kG=11c(1t)=2,5k_G = \frac{1}{1-c(1-t)} = 2,5; Vergi çarpanı kT=c1c(1t)=2,0k_T = \frac{-c}{1-c(1-t)} = -2,0; Denk bütçe çarpanı kBB=kG+kT=0,5k_{BB} = k_G + k_T = 0,5
Oransal vergi sisteminin varlığı nedeniyle çarpan katsayıları otomatik olarak küçülür ve denk bütçe çarpanı 1'den küçük değer alır.
3
Paket A için gerekli bütçe artışının bulunması
Bütçe artışı (ΔB\Delta B) = 12001200 milyar TL
Denk bütçe çarpanı (0,50,5) ile bütçe artışının çarpımı 600600 milyarlık açığa eşit olmalıdır (ΔY=kBB×ΔB600=0,5×1200\Delta Y = k_{BB} \times \Delta B \Rightarrow 600 = 0,5 \times 1200).
4
Paket B için gerekli vergi indiriminin bulunması
Otonom vergi değişimi (ΔT0\Delta T_0) = 300-300 milyar TL
Vergi çarpanı (2,0-2,0) ile otonom vergi değişiminin çarpımı 600600 milyarlık açığa eşit olmalıdır (ΔY=kT×ΔT0600=2×(300)\Delta Y = k_T \times \Delta T_0 \Rightarrow 600 = -2 \times (-300)).

Anahtar Kavram

Vergi Çarpanı ve Denk Bütçe Çarpanı (Haavelmo Teoremi)
Soru 126Soru

Makroekonomik dengelerin tam istihdam seviyesine yakın şekillendiği ve talep yönlü fiyat artışlarının giderek belirginleştiği bir ekonomide, Hazine yönetimi yapısal bütçe açıklarını finanse etmek için strateji değişikliğine gitmiştir. Hazine, Merkez Bankası kaynaklarına (kısa vadeli avans kullanımına) başvurmak yerine, doğrudan banka dışı özel kesime (hanehalkı ve firmalar) yönelik uzun vadeli tahvil ihraç etme kararı almıştır.

Uygulanan bu yeni borçlanma stratejisinin makroekonomik etkilerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi teorik olarak doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez Bankası kaynaklarına başvurulmaması para tabanının genişlemesini önleyerek enflasyonist süreci baskılar; ancak piyasadaki likiditenin emilmesi faiz oranlarını yükselteceği için özel kesim yatırımlarında dışlama (crowding-out) etkisine yol açar.

Cevap

Borçlanmanın Merkez Bankası yerine banka dışı özel kesimden yapılması, para arzının artmasını (parasallaşmayı) önleyerek enflasyonist baskıyı kırar; ancak piyasadaki ödünç verilebilir fonların Hazine tarafından emilmesi faiz oranlarını yükselterek özel kesim yatırımlarında dışlama (crowding-out) etkisine neden olur.
Kamu açıklarının Merkez Bankası kaynakları (emisyon) ile finanse edilmesi borcun parasallaşması anlamına gelir ve para arzını artırarak enflasyonu tetikler. Hazine'nin bu yöntemden vazgeçip banka dışı özel kesimden borçlanması, para tabanının genişlemesini önlediği için anti-enflasyonisttir (likidite emici etki). Ancak, kamunun ödünç verilebilir fonlar piyasasına girerek yüksek miktarda tahvil arz etmesi ve fon talep etmesi, faiz oranlarını yukarı iter. Tam istihdam sınırındaki bir ekonomide atıl fon bulunmadığı için, yükselen faiz oranları özel kesimin yatırım harcamalarını kısmasına, yani meşhur 'dışlama' (crowding-out) etkisine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonominin mevcut durumunu analiz et.
Ekonomi tam istihdama yakın seviyede ve talep yönlü enflasyon baskısı altındadır. Bu durum, ekonomide atıl kapasitenin ve atıl fonların olmadığını gösterir.
Sorudaki makroekonomik kısıtları ve faiz oranlarının tepkisini belirlemek için başlangıç noktası tam istihdam varsayımıdır.
2
Politika değişikliğinin parasal etkisini değerlendir.
Hazine'nin Merkez Bankası'ndan borçlanmaması (parasallaşmadan vazgeçilmesi), piyasaya yeni emisyon (yüksek güçlü para) çıkışını engeller. Bu, enflasyonla mücadeleye destek verir.
Merkez Bankası avansları para tabanını doğrudan genişlettiği için en enflasyonist borçlanma türüdür.
3
Politika değişikliğinin piyasa likiditesi ve faiz üzerindeki etkisini belirle.
Hazine'nin doğrudan banka dışı özel kesime tahvil satması, piyasadaki mevcut likiditeyi (ödünç verilebilir fonları) emer. Atıl fon da olmadığı için tahvil arzındaki artış faiz oranlarını kesin olarak yükseltir.
Fon arzı sabitken kamu kesiminin fon talebinin artması, paranın maliyetini (faizi) yukarı çeker.
4
Faiz artışının reel ekonomi üzerindeki sonucunu tespit et.
Yükselen faiz oranları, yatırım maliyetlerini artıracağından özel kesim yatırımlarının azalmasına (dışlama / crowding-out etkisine) yol açar.
Özel sektör yatırımları faiz oranına duyarlıdır. Kamunun piyasadan borçlanması, özel sektörü kredi piyasasının dışına iter.

Anahtar Kavram

İç Borçlanmanın Kaynakları ve Dışlama (Crowding-out) Etkisi
Soru 127Soru

Maliye literatüründe bazı istikrar araçları, makroekonomik verilerdeki dalgalanmalara otomatik bir şekilde tepki verecek biçimde kurgulanır. Ancak bu araçlar mevcut mali yapının doğal bir sonucu olarak değil; karar alıcıların, gelecekte ortaya çıkabilecek kriz durumlarına karşı hangi adımların atılacağını önceden yasal bir şarta endekslemesiyle çalışır. İlgili gösterge hedeflenen kritik seviyeyi aştığında, herhangi bir yeni idari onay veya meclis kararı beklenmeksizin önceden planlanan mali müdahale hayata geçer.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi özellikleri anlatılan bu mali mekanizmaya (formül esnekliğine) uygun bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aylık enflasyon oranının ardışık iki ay %5\%5'i geçmesi hâlinde, temel tüketim mallarındaki katma değer vergisi oranlarının önceden yasayla belirlenmiş puan kadar otomatik olarak düşürülmesi

Cevap

Doğru örnek, aylık enflasyon oranının belirli bir eşiği geçmesi hâlinde katma değer vergisi oranlarının önceden belirlenmiş bir yasal kural çerçevesinde otomatik olarak düşürülmesidir.
Formül esnekliği, makroekonomik dalgalanmalara karşı yasama organının daha önceden belirlediği bir kuralın, ilgili ekonomik gösterge (işsizlik, enflasyon, büyüme vb.) eşik değeri aştığında kendiliğinden devreye girmesidir. Doğru seçenekte belirtilen 'enflasyonun %5\%5'i aşması durumunda vergi indiriminin otomatik gerçekleşmesi', doğrudan bu mekanizmaya örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramsal çerçevenin analiz edilmesi
Önceden belirlenen bir makroekonomik göstergenin eşik değeri aşmasına (şarta) bağlı olarak, yeni bir meclis kararı olmaksızın devreye giren mali aracın 'formül esnekliği' olduğu tespit edilir.
Hangi politikanın arandığını netleştirmek için sistemin çalışma prensibini doğru ayrıştırmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki maliye politikası uygulamalarının sınıflandırılması
Seçeneklerin sırasıyla; formül esnekliği, otomatik istikrar sağlayıcı, iradi (ihtiyari) politika, mali sürüklenme ve kaynak tahsisi politikası olduğu belirlenir.
Çeldiricileri eleyerek istenilen eşleşmeyi doğru yapabilmek için her seçeneğin literatürdeki tam karşılığı bulunmalıdır.
3
Tanıma uygun örneğin tespit edilip işaretlenmesi
Enflasyonun %5\%5'i geçmesi şartına bağlı olarak önceden yasalaşmış vergi indiriminin devreye girmesi, formül esnekliğinin önceden kurala bağlama ilkesini karşıladığı için doğru yanıt olarak seçilir.
Soru kökündeki yasal şarta endeksleme ve göstergenin kritik seviyeyi aşması koşulları yalnızca bu örnekte yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Formül Esnekliği (Formula Flexibility)
Soru 128Soru

Çağdaş maliye politikasında, ekonomik dalgalanmaların şiddetini daraltmak amacıyla sisteme entegre edilen otomatik istikrar sağlayıcı araçların başında "işsizlik sigortası" gelmektedir. Bu sistem, konjonktürün farklı aşamalarında hükümetin herhangi bir ilave kararına gerek duymaksızın devreye giren bir mekanizmaya sahiptir.

Buna göre, işsizlik sigortası sisteminin otomatik istikrar sağlayıcı işleviyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Resesyon dönemlerinde prim gelirlerinin kendiliğinden azalıp tazminat ödemelerinin artması sonucunda, bütçede açık yönlü bir etki yaratarak daralan toplam talebi destekler.

Cevap

Resesyon dönemlerinde prim gelirlerinin kendiliğinden azalıp tazminat ödemelerinin artması sonucunda, bütçede açık yönlü bir etki yaratarak daralan toplam talebi destekleyen seçenektir.
İşsizlik sigortası, ekonomik faaliyet hacminin daraldığı dönemlerde işsiz kalanların sayısının artmasıyla kendiliğinden devreye girer. Bu süreçte devletin topladığı işsizlik primleri (gelirler) azalırken, işsiz kalanlara ödenen tazminatlar (giderler) artar. Herhangi bir yeni yasal düzenlemeye gerek kalmadan bütçede oluşan bu açık yönlü etki, ekonomideki satın alma gücündeki düşüşü sınırlar ve toplam talebi destekleyerek durgunluğun derinleşmesini önler.

Adım Adım Çözüm

1
Otomatik istikrar sağlayıcıların temel çalışma prensibini hatırlayın.
Bu araçlar, yasal bir değişikliğe veya hükümet kararına gerek kalmadan, milli gelirdeki değişmelere bağlı olarak bütçe gelir ve giderlerini ters yönde etkileyen mekanizmalardır.
Sorunun çözüm anahtarı, 'kendiliğinden' çalışma prensibini iradi politikalardan ayırt etmektir.
2
İşsizlik sigortasının konjonktürel aşamalara göre nasıl tepki verdiğini analiz edin.
Genişleme döneminde işsizlik azalır, prim gelirleri artar, tazminat ödemeleri düşer (bütçe fazlası etkisi). Daralma döneminde işsizlik artar, prim gelirleri düşer, tazminat ödemeleri artar (bütçe açığı etkisi).
İşsizlik sigortasının gelir (prim) ve gider (tazminat) ayaklarının konjonktüre karşıt (counter-cyclical) çalışması, onun istikrar gücünü oluşturur.
3
Seçenekleri otomatik istikrar prensibi ile karşılaştırın.
İradi karar, yasa değişikliği veya formül esnekliği içeren seçenekler elenir. Sadece primlerin azalıp ödemelerin kendiliğinden arttığı senaryoyu içeren ifade doğru kabul edilir.
Otomatik istikrarın tanımına ve işsizlik sigortasının mekanizmasına uyan tek bir doğru açıklama bulunmaktadır.

Anahtar Kavram

İşsizlik Sigortasının Otomatik İstikrar Sağlayıcı Etkisi

İpuçları

1
Otomatik istikrar sağlayıcıların en önemli özelliği, 'hükümetin iradi bir kararına' veya 'yeni bir yasaya' ihtiyaç duymadan çalışmalarıdır.
2
Durgunluk dönemlerinde işsizliğin artması fonun gelir ve gider dengesini nasıl etkiler? Giderlerin (ödemelerin) artması ekonomiye nasıl bir etki yapar?

Daha Fazla Pratik

Otomatik istikrar sağlayıcıların etkisini zayıflatan 'mali sürüklenme' kavramını ve aralarındaki ilişkiyi gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 129Soru

Bir ülkenin siyasi otoritesi, bütçe açığı hedeflerini korumak amacıyla toplam kamu harcamalarının hacmini değiştirmeden harcama bileşiminde yapısal bir reforma gitmiştir. Bu reform kapsamında, dar gelirlilere yönelik yapılan ve herhangi bir üretim faktörü kullanımı gerektirmeyen sosyal ödemeler önemli ölçüde kesilmiş; serbest kalan bu fonların tamamı yeni otoyol, baraj ve liman inşaatlarının finansmanına aktarılmıştır.

Buna göre, söz konusu politika değişikliğinin yaratacağı makroekonomik sonuçlara ve maliye politikasının amaçlarına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İktisadi faaliyet hacmi ve milli gelir genişletici yönde etkilenirken; devletin gelir dağılımını düzeltici rolü zayıflamış, kaynak tahsisine olan doğrudan müdahalesi ise artmıştır.

Cevap

İktisadi faaliyet hacmi ve milli gelir genişletici yönde etkilenirken; devletin gelir dağılımını düzeltici rolü zayıflamış, kaynak tahsisine olan doğrudan müdahalesi ise artmıştır.
Doğru seçenek hem makroekonomik mekanizmayı hem de maliye teorisindeki devlet fonksiyonlarını eksiksiz özetlemektedir. Matematiksel olarak ΔG\Delta G artışı ve ΔTR\Delta TR azalışı eşit miktarda olduğunda; ΔY=ΔG×(11c)ΔTR×(c1c)\Delta Y = \Delta G \times (\frac{1}{1-c}) - \Delta TR \times (\frac{c}{1-c}) denklemi gereği net milli gelir artışı sağlanır. Ayrıca, Musgrave'in üçlü tasnifine göre, sosyal ödemeler gelir dağılımı fonksiyonuna aittir ve kesilmeleri bu hedefi zayıflatır. Yeni inşaat projeleri ise kaynak tahsisi (kamusal malların üretimi) fonksiyonunu güçlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika değişikliğinin türünü analiz et.
Transfer harcamaları (TRTR) azaltılmış, tam olarak aynı miktarda reel (altyapı) harcamalar (GG) artırılmıştır. ΔG=ΔTR>0\Delta G = -\Delta TR > 0. Toplam bütçe değişmemiştir.
Sorudaki bütçe bileşimi değişiminin matematiksel karşılığını kurmak için.
2
Çarpan katsayılarını karşılaştırarak milli gelir üzerindeki net etkiyi hesapla.
Reel harcama çarpanı kG=11ck_G = \frac{1}{1-c}, transfer harcaması çarpanı ise kTR=c1ck_{TR} = \frac{c}{1-c}'dir. kG>kTRk_G > k_{TR} olduğundan, aynı miktardaki kesinti ve artış bir arada uygulandığında, reel harcamanın genişletici etkisi transfer kesintisinin daraltıcı etkisinden büyük olur. Sonuç: Milli gelir (toplam talep) artar.
Makroekonomik etkinin yönünü (genişletici/daraltıcı) bulmak için.
3
Maliye politikasının alt amaçları (tahsis vs. dağılım) üzerindeki etkiyi değerlendir.
Sosyal yardımların (transferlerin) temel amacı gelir dağılımında adaleti sağlamaktır; bunların kesilmesi bu amacı zayıflatır. Otoyol/baraj gibi altyapı yatırımları (reel harcamalar) ise devletin kaynak tahsisine doğrudan müdahalesidir.
Harcama türlerinin kamu maliyesi fonksiyonlarıyla (Musgrave) eşleştirilmesi için.

Anahtar Kavram

Reel ve Transfer Harcamalarının Çarpan Etkileri ile Mali İşlevleri
Soru 130Soru

Bütçe açıklarının finansmanında başvurulan iç borçlanma politikasının makroekonomik etkilerine ve bu politikalara yönelik iktisadi yaklaşımlara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enflasyonla mücadele sürecinde kamu otoritesinin borçlanma vadesini kısaltması ve tahvil satışlarında banka dışı kesim yerine ticari bankalara ağırlık vermesi, piyasadaki atıl likiditeyi daraltarak fiyat istikrarı amacına ulaşılmasını destekler.

Cevap

Enflasyonla mücadelede borçlanma vadesinin kısaltılmasının ve tahvillerin ticari bankalara satılmasının fiyat istikrarını destekleyeceğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap, yanlış bir iddia barındıran seçenektir. Enflasyonist bir ortamda kamu borçlanma politikasının temel amacı piyasadaki aşırı likiditeyi ve talebi emmektir. Bu amaca ulaşmak için tahvillerin vadesinin mümkün olduğunca uzun tutulması ve alıcı olarak ticari bankalar yerine banka dışı kesimin (halkın) tercih edilmesi gerekir. Borçlanma vadesini kısaltmak tahvillere 'yarı-para' özelliği kazandırarak likiditeyi artırır; ticari bankalara satmak ise para arzı çarpanını etkileyerek enflasyonist süreci körükler. Bu nedenle belirtilen strateji fiyat istikrarına katkı sağlamaz, aksine zarar verir.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlanmanın vadesi ve enflasyon ilişkisini analiz et.
Kısa vadeli kamu borçlanma senetleri yüksek likiditeye sahip olduğu için 'yarı-para' (near-money) işlevi görür ve ekonomideki toplam harcama eğilimini (enflasyonist baskıyı) artırır.
Enflasyonla mücadelede piyasadaki fazla satın alma gücünün uzun süreliğine dondurulması (uzun vadeli borçlanma) gerekir.
2
Borçlanmanın kaynağı ve para arzı ilişkisini değerlendir.
Ticari bankalara borçlanmak, bankaların kaydi para (mevduat) yaratma mekanizmasını harekete geçirebileceği için para arzını genişletici etki yapabilir.
Piyasadaki fiili likiditeyi emmek için borçlanmanın bizzat harcama yapma potansiyeli olan banka dışı özel kesimden (halktan ve kurumsal yatırımcılardan) yapılması zorunludur.
3
İktisadi yaklaşımların dışlama (crowding-out) etkisine bakışını kontrol et.
Keynesyenler kısmi dışlama, Monetaristler tam dışlama, Yeni Klasikler ise Rikardocu Denklik gereği nötr etki savunur. İlgili seçeneklerdeki tüm bu teorik tanımlar doğrudur.
Soruda yanlış olan ifade arandığı için, teori dışı ve enflasyonist ortama uygun olmayan politika stratejisi (kısa vade + ticari banka) doğru yanıt olarak seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Makroekonomik Teorilerde Borçlanma ve Anti-Enflasyonist Borç Yönetimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 131Soru

Bir ülke ekonomisinde enflasyonist eğilimlerin belirdiği bir canlanma döneminde, artan nominal gelirler nedeniyle mükelleflerin daha yüksek oranlı vergi dilimlerine geçmesi sonucu bütçe fazlası otonom olarak büyümüş ve bu durum ekonomik büyümeyi hedeflenenin ötesinde yavaşlatmıştır. Diğer taraftan karar alıcılar, daha önce yasalaşan bir düzenleme gereğince, enflasyon oranı önceden belirlenmiş bir eşik değeri aştığında dar gelirlilere yapılacak sosyal transferlerin herhangi bir yeni meclis kararına gerek kalmadan artırılmasını uygulamaya koymuştur.

Bu senaryodaki maliye politikası mekanizmaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mükelleflerin üst vergi dilimlerine geçerek büyümeyi yavaşlatması "mali sürüklenme" etkisini, sosyal transferlerin belirli bir eşik değere bağlı olarak artırılması ise "formül esnekliğini" ifade etmektedir.

Cevap

Doğru seçenek, mükelleflerin üst vergi dilimlerine geçerek büyümeyi yavaşlatmasının "mali sürüklenme" etkisini, transferlerin bir eşik değere bağlı artmasının ise "formül esnekliğini" ifade ettiğini belirten seçenektir.
Verilen senaryoda iki farklı mali araç işlemektedir. Birincisi; artan oranlı vergi tarifesinin enflasyon nedeniyle nominal gelirleri artan mükelleflerden otonom olarak daha fazla vergi alması ve bunun büyümeyi yavaşlatmasıdır. Bu durum maliye literatüründe 'mali sürüklenme' olarak adlandırılır. İkincisi ise; sosyal transferlerin yeni bir yasaya gerek kalmadan fakat ancak enflasyonun belirli bir eşik değeri geçmesi şartıyla (bir formüle bağlı olarak) artırılmasıdır. Bu da 'formül esnekliği' mekanizmasının tam karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki ilk durumu (vergi dilimlerindeki artışın büyümeyi yavaşlatması) analiz et.
Artan oranlı vergi sisteminin enflasyonist büyüme dönemlerinde nominal gelir artışlarıyla birlikte vergi yükünü otonom olarak artırması ve ekonomiyi istenenden fazla soğutması 'mali sürüklenme' (fiscal drag) olarak adlandırılır.
Mali sürüklenmenin tanımını ve otomatik istikrar sağlayıcıların bütçe gelirleri (fazla) üzerindeki aşırı etkisini tespit etmek.
2
Senaryodaki ikinci durumu (enflasyon oranının bir eşik değeri aşmasıyla transferlerin artırılması) analiz et.
Herhangi bir yeni meclis kararına ihtiyaç duyulmadan, ancak sadece spesifik bir makroekonomik göstergenin (enflasyon eşiği) tetiklemesiyle devreye giren harcama politikaları 'formül esnekliği' (formula flexibility) uygulamasıdır.
Saf otomatik istikrar sağlayıcılar ile belirli bir eşik değere bağlı olarak yarı-otomatik çalışan formül esnekliği arasındaki farkı ortaya koymak.
3
Seçenekleri bu iki temel kavramla eşleştir.
İlk durum mali sürüklenmeyi, ikinci durum formül esnekliğini tam ve doğru olarak tanımlayan ifade tespit edilmiştir.
Verilen iki maliye politikası mekanizmasının literatürdeki doğru adlandırmalarını bularak analizi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Otomatik İstikrar Sağlayıcılar, Mali Sürüklenme ve Formül Esnekliği Arasındaki Ayrımlar
Soru 132Soru

Bir ekonomide uzun süredir devam eden talep enflasyonu sorunu yaşanmakta olup, aynı dönemde kamu bütçesi yapısal olarak yüksek oranda fazla vermektedir. Ülkenin maliye bakanı, bütçenin fazla veriyor olmasını ana gerekçe göstererek vergilerde genel bir indirime gidilmesini ve kamu altyapı yatırımlarının artırılmasını teklif etmiştir. Ancak Abba Lerner tarafından geliştirilen "İşlevsel (Fonksiyonel) Maliye" yaklaşımını sıkı sıkıya benimseyen bir ekonomi başdanışmanı, bakanın bu teklifine şiddetle karşı çıkmıştır.

İşlevsel maliye yaklaşımını benimseyen bu danışmanın, bakanın vergi indirimi teklifine karşı çıkarken öne süreceği temel teorik gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergilerin asıl varlık nedeni bütçeye finansman sağlamak değil, özel kesimin satın alma gücünü kısarak enflasyonu önlemektir; bu yüzden bütçe fazla verse dahi enflasyonist ortamda vergi indirimi yapılamaz.

Cevap

İşlevsel maliye teorisine göre vergilerin varlık nedeni devletin harcamalarını finanse etmek değil, enflasyonu önlemek için toplumun harcanabilir gelirini kontrol etmektir. Bütçe fazla verse dahi enflasyonist ortamda vergiler düşürülemez.
Abba Lerner tarafından ortaya atılan İşlevsel (Fonksiyonel) Maliye yaklaşımına göre, kamu maliyesinin ve bütçenin geleneksel ilkeleri (denklik, gelir bulma vb.) tamamen terk edilmelidir. Hükümetin bütçe politikası kararları, sadece ekonomide yaratacakları makroekonomik sonuçlara (istihdam ve enflasyon) göre değerlendirilmelidir. Bu yaklaşıma göre vergilerin temel fonksiyonu kamu harcamalarını finanse etmek değildir; devletin harcama yapmak için vergiye ihtiyacı yoktur. Vergi, yalnızca özel kesimin harcamalarının çok yüksek olduğu ve enflasyon yarattığı dönemlerde, halkın elindeki satın alma gücünü çekmek için alınır. Dolayısıyla, ekonomide enflasyon varken bütçe ne kadar fazla verirse versin vergi indirimi yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Abba Lerner'in İşlevsel Maliye teorisinin temel ilkesini hatırlamak.
İşlevsel maliyede bütçe araçlarının salt mali bir amacı yoktur; tek amaç makroekonomik istikrardır (tam istihdam ve fiyat istikrarı).
Soruda başdanışmanın İşlevsel Maliye yaklaşımını sıkı sıkıya benimsediği vurgulanmıştır.
2
Teoriye göre vergilerin ekonomideki fonksiyonunu belirlemek.
Devletin harcama yapmak için vergi geliri toplamaya ihtiyacı yoktur. Vergi, yalnızca halkın harcaması istenmediği zaman (enflasyon dönemlerinde) satın alma gücünü emmek için toplanır.
Maliye bakanının vergi indirimi teklifine teorik bir karşı çıkış oluşturulması gerekmektedir.
3
Senaryodaki enflasyon olgusu ile teoriyi sentezlemek.
Bütçenin halihazırda fazla veriyor olması, enflasyon sürerken vergi oranlarını düşürmek için geçerli bir mazeret değildir. Talep enflasyonunu kırmak için yüksek vergi baskısı korunmalıdır.
Ekonomik konjonktür, bütçe tablosundan daha önceliklidir.

Anahtar Kavram

İşlevsel (Fonksiyonel) Maliye Yaklaşımı
Soru 133Soru

Ekonomik şokların makroekonomik dengeler üzerindeki yıkıcı etkilerini sınırlandırmak amacıyla, yasama organının zaman alan onay süreçlerine ihtiyaç duymadan devreye giren mali araçlar geliştirilmiştir. Bu bağlamda 'otomatik istikrar sağlayıcılar' ve 'formül esnekliği' uygulamaları, gecikme sorununu aşmayı hedefleyen iki farklı mekanizma olarak öne çıkmaktadır.

Aşağıdakilerin hangisinde, otomatik istikrar sağlayıcıları formül esnekliğinden ayıran temel fark doğru bir şekilde ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otomatik istikrar sağlayıcıların ekonomik faaliyetteki değişime paralel olarak anında ve kesintisiz çalışması, formül esnekliğinin ise yasal olarak belirlenmiş spesifik bir makroekonomik göstergenin kritik bir eşiği aşmasıyla tetiklenmesi

Cevap

Otomatik istikrar sağlayıcıları formül esnekliğinden ayıran temel fark, otomatik mekanizmaların anında ve kesintisiz çalışırken, formül esnekliğinin önceden belirlenmiş bir göstergenin eşik değeri aşmasıyla tetiklenmesidir.
Otomatik istikrar sağlayıcılar (artan oranlı gelir vergisi, işsizlik sigortası vb.) ekonomik faaliyetteki değişime bağlı olarak anında ve kesintisiz şekilde tepki vererek geliri dengeleme işlevi görürler. Herhangi bir göstergenin belli bir seviyeye gelmesini beklemezler. Buna karşılık formül esnekliği, ancak ve ancak yasal bir düzenlemeyle önceden saptanmış spesifik bir makroekonomik değişkenin (örneğin işsizlik oranının %10'u aşması gibi) belirli bir eşik değeri aşması durumunda tetiklenir ve yürürlüğe girer. İki kavramı birbirinden ayıran en temel özellik, bu tetiklenme ve kesintisizlik farklılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Otomatik istikrar sağlayıcıların işleyiş mantığını analiz etmek
Mevcut sistem içinde (örneğin artan oranlı vergiler) milli gelirdeki her değişime anında, bekleme süresi olmaksızın tepki veren sürekli bir dengeleme aracı olduğu görülür.
Mekanizmanın doğasını kavramak için tepki hızını ve çalışma koşulunu belirlemek.
2
Formül esnekliğinin işleyiş koşullarını incelemek
Kanunda önceden tanımlanmış bir göstergenin (örn: işsizlik oranı veya enflasyon) kritik bir eşik noktasına ulaşmasıyla, önceden belirlenmiş adımların (örn: vergi oranında indirim) devreye girdiği görülür.
İki mekanizma arasındaki tetikleyici unsurların farkını ortaya koymak.
3
Seçenekleri kavramsal ayrımlara göre değerlendirmek
Otomatik istikrarın sürekli bir akış, formül esnekliğinin ise eşiğe bağlı koşullu bir müdahale olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu doğrulanır.
Mekanizmaların birbirine karıştırılan özelliklerini (inisiyatif gerektirip gerektirmemesi, harcama-vergi ayrımı vb.) netleştirmek.

Anahtar Kavram

Otomatik İstikrar Sağlayıcılar ve Formül Esnekliği
Soru 134Soru

Maliye politikasında makroekonomik istikrarı sağlamaya yönelik araçlar; idari bir karar gerektirip gerektirmemesine, etki mekanizmasına (gelir veya harcama yönlü) ve tetiklenme biçimine göre farklı kavramlarla ifade edilmektedir.

Bu kapsamda, aşağıdaki mali araç ve mekanizma eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik daralma dönemlerinde işsiz kalan birey sayısındaki artış nedeniyle, işsizlik sigortası ödemeleri toplamının herhangi bir idari karara gerek kalmaksızın genişlemesi – Formül esnekliği

Cevap

İşsizlik sigortası ödemeleri toplamının işsiz sayısındaki artışla kendiliğinden genişlemesinin formül esnekliği olarak tanımlandığı seçenek yanlıştır. Bu mekanizma bir harcama yönlü otomatik istikrar sağlayıcıdır.
Yanlış olan eşleştirme işsizlik sigortası ödemelerindeki artışın formül esnekliği olarak tanımlanmasıdır. İşsiz sayısının artmasına bağlı olarak bütçeden çıkan transfer ödemelerinin idari bir karar olmaksızın artması, harcama yönlü otomatik istikrar sağlayıcı bir mekanizmadır. Formül esnekliğinde ise, örneğin 'işsizlik oranı belli bir seviyeyi aşarsa vergi oranları şu kadar indirilir' şeklinde yasada önceden saptanmış parametrik bir değişim söz konusudur. Sadece harcama hacminin mevcut kurallar çerçevesinde genişlemesi formül esnekliği sayılmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki maliye politikası araçlarının tanımlarını analiz et.
Otomatik istikrar sağlayıcılar mevcut kurallar altında hacimsel değişim yaratır; formül esnekliğinde ise kurallar (oranlar) bir göstergeye endeksli olarak değişir. Mali sürüklenme, otomatik istikrarın olumsuz yan etkisidir. İradi politikalar ise yeni karar gerektirir.
Yanlış eşleştirmeyi bulmak için kavramsal farkların, özellikle otomatik istikrar sağlayıcı ile formül esnekliği arasındaki farkın netleşmesi gerekir.
2
İşsizlik sigortası ödemelerindeki artışın niteliğini değerlendir.
İşsizlik maaşı alan kişi sayısının artması, sistemin kurallarında (maaş bağlama oranı, süresi vb.) bir değişiklik yaratmaz; sadece faydalanıcı sayısı arttığı için toplam transfer harcaması artar. Bu durum formül esnekliği değil, doğrudan harcama yönlü otomatik istikrar sağlayıcıdır.
Hacimsel artış ile yasal parametre değişimi (formül esnekliği) birbirine karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Otomatik İstikrar Sağlayıcılar ve Formül Esnekliği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 135Soru

Bir makroekonomik sistemde marjinal tüketim eğilimi (cc) 0,800,80 olarak tahmin edilmektedir. Ekonomi yönetimi, tam istihdam düzeyine ulaşmak amacıyla Denk Bütçe Çarpanı (Haavelmo Teoremi) yaklaşımına uygun olarak, kamu harcamalarını (ΔG\Delta G) ve otonom vergileri (ΔT0\Delta T_0) eş anlı olarak 200200 milyar TL artıracak iradi (ihtiyari) bir maliye politikası paketi açıklamıştır.

Politikanın etkinliğini değerlendiren uzmanlar, ekonomideki vergi sisteminin sadece otonom vergilerden oluşması durumu ile sisteme 0,250,25 oranında gelirle orantılı verginin (t=0,25t=0,25) dahil edilmesi durumlarını karşılaştırmışlardır.

Bu karşılaştırma ve maliye politikası araçlarının işleyişi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sisteme oransal verginin dahil edilmesi otomatik istikrar sağlayıcı bir etki yaratarak, iradi politikanın milli gelir üzerindeki net genişletici etkisini yarı yarıya düşürür ve artışı 100100 milyar TL ile sınırlar.

Cevap

Sisteme oransal verginin dahil edilmesi otomatik istikrar sağlayıcı bir etki yaratarak, iradi politikanın milli gelir üzerindeki net genişletici etkisini yarı yarıya düşürür ve artışı 100100 milyar TL ile sınırlar.
Sadece otonom vergilerin bulunduğu bir ekonomide kamu harcamaları çarpanı 1/(1c)=1/0,2=51/(1-c) = 1/0,2 = 5 ve otonom vergi çarpanı c/(1c)=0,8/0,2=4-c/(1-c) = -0,8/0,2 = -4'tür. Denk bütçe çarpanı (54=1)(5-4=1) gereği 200200 milyarlık eş anlı artış geliri 200200 milyar TL artırır. Ancak t=0,25t=0,25 oranında gelirle orantılı vergi sisteme dahil edildiğinde, bu vergi otomatik istikrar sağlayıcı olarak çalışarak çarpanları küçültür. Yeni harcama çarpanı 1/[10,8(10,25)]=2,51/[1-0,8(1-0,25)] = 2,5 ve yeni otonom vergi çarpanı 0,8/[10,8(10,25)]=2-0,8/[1-0,8(1-0,25)] = -2 olur. Bu durumda milli gelirdeki değişim: ΔY=2,5(200)2(200)=500400=100\Delta Y = 2,5(200) - 2(200) = 500 - 400 = 100 milyar TL olur. Dolayısıyla oransal vergi, iradi politikanın genişletici etkisini 200200 milyardan 100100 milyara düşürerek yarı yarıya sınırlamış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Oransal vergi olmayan (t=0t=0) basit model için çarpanları ve gelir değişimini hesaplamak.
KG=110,8=5K_G = \frac{1}{1-0,8} = 5, KT=0,810,8=4K_T = \frac{-0,8}{1-0,8} = -4. ΔY=5(200)4(200)=200\Delta Y = 5(200) - 4(200) = 200 milyar TL artış.
Referans senaryodaki (basit Haavelmo modeli) tam genişletici etkiyi görmek için.
2
Oransal vergi olan (t=0,25t=0,25) durum için yeni çarpanları hesaplamak.
Marjinal sızıntı oranı: 10,8(10,25)=10,6=0,41 - 0,8(1-0,25) = 1 - 0,6 = 0,4. Yeni çarpanlar: KG=10,4=2,5K_G = \frac{1}{0,4} = 2,5, KT=0,80,4=2K_T = \frac{-0,8}{0,4} = -2.
Otomatik istikrar sağlayıcının çarpan katsayılarını nasıl küçülttüğünü belirlemek için.
3
Yeni çarpanlarla iradi eş anlı politikanın milli gelire net etkisini bulmak.
ΔY=2,5(200)2(200)=500400=100\Delta Y = 2,5(200) - 2(200) = 500 - 400 = 100 milyar TL.
İkinci senaryodaki net genişletici etkiyi tespit etmek için.
4
İki durumu karşılaştırıp sonuç çıkarmak.
Milli gelir artışı 200200 milyar TL'den 100100 milyar TL'ye düşmüştür, yani yarı yarıya azalmıştır.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu matematiksel olarak değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

İradi Maliye Politikası ve Otomatik İstikrar Sağlayıcıların Etkileşimi (Vergi Çarpanları)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 136Soru

Maliye literatüründe, kamu kesimi gelir ve giderlerinin konjonktürel dalgalanmalara karşı gösterdiği tepki mekanizmaları çeşitli kavramlarla ifade edilmektedir. Bu bağlamda bir ülke ekonomisinde gözlemlenen aşağıdaki üç durum şöyledir:

I. Ekonomik daralma evresinde, yasama organının herhangi bir yeni kararına ihtiyaç duyulmaksızın işsizlik sigortası ödemelerinin hacimce artarak hanehalkı harcanabilir gelirindeki düşüşü yavaşlatması
II. Ülkenin mali mevzuatında yer alan bir kural gereği, işsizlik oranının art arda üç ay %10\%10'un üzerinde seyretmesi hâlinde, önceden belirlenmiş olan ilave istihdam teşviklerinin yürütme organı kararına gerek kalmadan devreye girmesi
III. Enflasyonist bir canlanma döneminde, artan oranlı gelir vergisi sistemine bağlı olarak nominal gelirleri yükselen mükelleflerin daha üst vergi dilimlerine tabi olmasıyla ekonomideki toplam talebin kendiliğinden frenlenmesi

Yukarıdaki mekanizmaların maliye politikasındaki kavramsal karşılıkları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otomatik İstikrar Sağlayıcı – Formül Esnekliği – Mali Sürüklenme

Cevap

Doğru sıralama Otomatik İstikrar Sağlayıcı, Formül Esnekliği ve Mali Sürüklenme şeklindedir.
Verilen öncüllerdeki mekanizmalar incelendiğinde; birinci durum, konjonktüre karşı ters yönlü çalışan klasik bir otomatik istikrar sağlayıcıdır. İkinci durum, kanunla önceden belirlenmiş belirli bir oranın (işsizlik eşiği) gerçekleşmesine bağlı olarak tetiklenen formül esnekliği uygulamasıdır. Üçüncü durum ise, artan oranlı gelir vergisi tarifesinin enflasyonist dönemlerde mükellefleri üst dilime iterek talebi daraltmasına neden olan mali sürüklenme olgusudur. Bu kavramları doğru sırayla sunan seçenek aranılan cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
I. numaralı durumu analiz et.
İşsizlik sigortası, konjonktürel dalgalanmalara karşı herhangi bir idari karar gerektirmeden kendiliğinden çalışan bir transfer harcamasıdır.
Bu özellik, doğrudan 'Otomatik İstikrar Sağlayıcı' kavramını tanımlar.
2
II. numaralı durumu analiz et.
İstihdam teşviklerinin devreye girmesi doğrudan değil, makroekonomik bir göstergenin (işsizlik oranının %10 olması) belirli bir eşiği aşması şartına bağlanmıştır.
Mevzuatta önceden belirlenen bir formüle/endekse bağlı olarak idari karar olmaksızın devreye giren bu mekanizmalar 'Formül Esnekliği' olarak adlandırılır.
3
III. numaralı durumu analiz et.
Enflasyon ortamında bireylerin sadece nominal gelirleri arttığı hâlde üst vergi dilimlerine geçmeleriyle ödedikleri verginin artması ve bunun büyümeyi yavaşlatması durumu tespit edilmiştir.
Artan oranlı vergi sisteminin bu yan etkisine maliye literatüründe 'Mali Sürüklenme' (Fiscal Drag) adı verilir.

Anahtar Kavram

Otomatik İstikrar Sağlayıcılar, Formül Esnekliği ve Mali Sürüklenme Kavramları Arasındaki Ayrımlar
Soru 137Soru

Maliye politikası uygulamalarında karşılaşılan en büyük engellerden biri, konjonktürel dalgalanmalara zamanında müdahale edilmesini zorlaştıran politika gecikmeleridir (lags). Bu sorunu asgariye indirmek amacıyla geliştirilen 'formül esnekliği' uygulamasında; önceden yasalaştırılmış nesnel makroekonomik göstergelerin (örneğin işsizlik oranının veya büyüme verilerinin) belirli eşik değerlere ulaşması şartına bağlı olarak, yürütme organına herhangi bir yeni kanuni düzenlemeye gerek duymaksızın vergi oranları veya kamu harcamalarında anında değişiklik yapma yetkisi tanınmaktadır.

Buna göre, formül esnekliği mekanizmasının teorik yapısı ve politika gecikmeleri üzerindeki etkisi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni bir yasama onayına ihtiyaç duyulmadığı için karar gecikmesini büyük ölçüde ortadan kaldırsa da, makroekonomik verilerin toplanıp analiz edilmesine dayandığı için tanıma (teşhis) gecikmesini tamamen yok edemez.

Cevap

Formül esnekliğinin yasal süreç gerektirmediği için karar gecikmesini önlediğini, ancak makroekonomik verilerin açıklanmasını beklediği için tanıma (teşhis) gecikmesini tamamen yok edemediğini belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, formül esnekliğinin karar gecikmesini ortadan kaldırdığı ancak tanıma gecikmesini önleyemediği saptamasıdır. Formül esnekliğinde müdahalenin çerçevesi yasama organı tarafından önceden belirlenir. Bu nedenle bir ekonomik şok yaşandığında parlamentonun toplanıp yasa çıkarması için geçecek süre (karar gecikmesi) elimine edilir. Ancak sistemin otomatik tetiklenebilmesi için hedeflenen makroekonomik göstergenin (örn. TÜFE veya GSYH verisinin) resmi olarak derlenip açıklanması gerekir. Veri toplama ve yayımlama süreci zaman aldığından, sorunun varlığının tespit edilmesine kadar geçen süre olan 'tanıma (teşhis) gecikmesi' formül esnekliğinde varlığını sürdürür.

Adım Adım Çözüm

1
Formül esnekliğinin işleyiş mantığını analiz etme.
Bu sistemde kanun önceden çıkarılır, ancak belirli bir makroekonomik verinin (örneğin enflasyonun %10'u aşması) istatistik kurumu tarafından resmen açıklanması beklenir.
Mekanizmanın tam olarak hangi anlarda devreye girdiğini tespit etmek için.
2
Mekanizmayı politika gecikmeleri (lags) açısından değerlendirme.
Kanun çıkarma ve parlamento onayı gerekmediği için 'karar alma gecikmesi' ortadan kalkar. Ancak verilerin sahadan toplanıp hesaplanması zaman aldığı için 'tanıma (teşhis) gecikmesi' kaçınılmazdır.
Seçeneklerdeki gecikme türleri analizlerinin doğruluğunu sınamak için.
3
Diğer maliye politikası araçlarıyla kıyaslama yapma.
Formül esnekliği; saf otomatik istikrar sağlayıcı (anında tepki verir, gösterge beklemez), iradi politika (yeni kanun gerektirir) ve mali sürüklenmeden (artan oranlı verginin yan etkisidir) yapısal olarak farklıdır.
Çeldiricilerde yer alan hatalı sınıflandırmaları elemek için.

Anahtar Kavram

Formül Esnekliği ve Politika Gecikmeleri (Lags)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 138Soru

Dışa kapalı bir ekonomide faaliyet gösteren maliye otoritesi, eksik istihdam sorununu çözmek amacıyla bir politika paketi tasarlamaktadır. Modelde hanehalkının marjinal tasarruf eğilimi (MPSMPS) 0,400,40 olarak tahmin edilmiştir. Vergi sistemi yalnızca maktu (otonom) vergilerden oluşmakta olup gelire duyarlı oransal bir vergi mekanizması mevcut değildir. Tam istihdam düzeyine ulaşmak için hedeflenen milli gelir artışı 900900 milyar TL'dir.

Buna göre, uygulanacak vergi ve harcama politikalarıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistemde oransal gelir vergisi gibi bir otomatik istikrar sağlayıcı bulunmadığından iradi politika uygulanması zorunludur; bütçe dengesi değiştirilmek istenmiyorsa (Haavelmo teoremi), otonom vergiler ve kamu harcamaları eş anlı olarak 900900 milyar TL artırılmalıdır.

Cevap

Sistemde oransal gelir vergisi gibi bir otomatik istikrar sağlayıcı bulunmadığından iradi politika uygulanması zorunludur; bütçe dengesi değiştirilmek istenmiyorsa, otonom vergiler ve kamu harcamaları eş anlı olarak 900 milyar TL artırılmalıdır.
Sorudaki modelde vergiler sadece maktu (otonom) olduğu için milli gelirdeki dalgalanmalara karşı vergi hasılatı otomatik olarak değişmez; yani sistemde otomatik istikrar sağlayıcı bir mekanizma yoktur. Bu sebeple ekonomiyi tam istihdama taşımak için hükümetin iradi kararlar alması zorunludur. Bütçe dengesini bozmadan (Haavelmo teoremi) gelir artırılmak istenirse, Denk Bütçe Çarpanı (kB=1k_B = 1) devreye girer. Bu durumda, hedeflenen 900 milyar TL'lik gelir artışı için kamu harcamaları ve otonom vergiler eşit miktarda, yani 900 milyar TL artırılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Marjinal Tüketim Eğilimini (c) hesapla.
c=1MPS=10,40=0,60c = 1 - MPS = 1 - 0,40 = 0,60
Çarpan formüllerinde kullanmak üzere tüketime giden payı bulmak için.
2
Kamu Harcamaları (kGk_G) ve Vergi Çarpanını (kTk_T) hesapla.
kG=11c=10,40=2,5k_G = \frac{1}{1-c} = \frac{1}{0,40} = 2,5 ve kT=c1c=0,600,40=1,5k_T = \frac{-c}{1-c} = \frac{-0,60}{0,40} = -1,5
İradi harcama ve vergi politikalarının milli gelir üzerindeki nispi etkilerini belirlemek için.
3
Denk Bütçe (Haavelmo) Çarpanını hesapla.
kB=kG+kT=2,5+(1,5)=1k_B = k_G + k_T = 2,5 + (-1,5) = 1
Bütçe dengesi korunarak (ΔG=ΔT\Delta G = \Delta T) yapılacak bir müdahalenin etkisini ölçmek için.
4
Seçenekleri mekanizmaya göre değerlendir.
Haavelmo denklemine göre ΔY=1×ΔG\Delta Y = 1 \times \Delta G. Dolayısıyla ΔY=900\Delta Y = 900 olması için ΔG=900\Delta G = 900 ve ΔT=900\Delta T = 900 olmalıdır.
Hedeflenen 900 milyar TL'lik genişlemeyi bütçe açığı vermeden sağlamanın matematiksel şartını bulmak için.

Anahtar Kavram

Vergi Çarpanı, Denk Bütçe Çarpanı ve Otomatik İstikrar Sağlayıcılar
Soru 139Soru

Bağımsız bir ekonomi enstitüsü, bir ülkenin beş yıllık makroekonomik ve mali verilerini incelediğinde şu bulgulara ulaşmıştır:

Bu dönemde ülkede istikrarlı bir enflasyon yaşanmış, çalışanların nominal ücretleri her yıl enflasyon oranında artırılarak vergi öncesi reel gelirleri korunmuştur. Hükûmet bu süreçte vergi mevzuatında veya artan oranlı gelir vergisi tarifesinin gelir dilimi tutarlarında herhangi bir yasal değişiklik (güncelleme) yapmamıştır. Buna rağmen, tahsil edilen gelir vergisinin GSYH'ye oranının belirgin bir şekilde arttığı ve hanehalkının vergi sonrası reel harcanabilir gelirinin düşerek toplam talepte daralmaya yol açtığı tespit edilmiştir.

Bu ekonomik tabloda, hanehalkının harcanabilir gelirini azaltarak toplam talebi daraltan ve ekonomik büyümeyi yavaşlatan maliye politikası olgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mali sürüklenme

Cevap

Ekonomik tabloda hanehalkının harcanabilir gelirini azaltan olgu mali sürüklenmedir.
Soruda verilen senaryoda, enflasyon nedeniyle çalışanların nominal gelirleri artmış ancak vergi öncesi reel gelirleri sabit kalmıştır. Artan oranlı gelir vergisi tarifesindeki dilimler enflasyona göre güncellenmediği için, bireyler sadece nominal artıştan dolayı daha yüksek vergi dilimlerine girmiş ve ortalama vergi oranları artmıştır. Hiçbir yasal değişiklik yapılmadan vergi hasılatının artması ve harcanabilir gelirin düşerek toplam talebi kısması olgusuna maliye literatüründe 'mali sürüklenme' (fiscal drag) adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel makroekonomik durumu analiz et.
Enflasyon ortamında nominal gelirler artmakta, ancak çalışanların vergi öncesi reel gelirleri sabit kalmaktadır.
Soruda çalışanların ücretlerinin enflasyon oranında artırıldığı belirtilmiştir.
2
Vergi sisteminin özelliklerini ve hükümetin politikasını değerlendir.
Artan oranlı gelir vergisi tarifesi geçerlidir ve hükümet herhangi bir yasal değişiklik (dilim güncellemesi) yapmamıştır.
Mevzuatta veya dilim tutarlarında değişiklik yapılmadığı açıkça vurgulanmıştır.
3
Bu iki durumun birleşiminin hanehalkı üzerindeki etkisini belirle.
Nominal geliri artan bireyler, vergi dilimleri sabit kaldığı için otomatik olarak daha üst vergi dilimlerine geçerler ve ortalama vergi yükleri artar.
Artan oranlı tarifenin enflasyonist ortamda güncellenmeden uygulanmasının matematiksel sonucudur.
4
Ortaya çıkan maliye politikası kavramını tanımla.
Hiçbir yasal karar alınmaksızın (otomatik olarak) vergi yükünün artması ve ekonomide daraltıcı etki yaratması 'Mali Sürüklenme' olgusudur.
Bu durum, otomatik istikrar sağlayıcı mekanizmaların ekonomik toparlanmayı frenleyen istenmeyen bir yan etkisidir.

Anahtar Kavram

Artan oranlı gelir vergisi sistemlerinde, enflasyonist dönemlerde tarife dilimlerinin enflasyona göre endekslenmemesi sonucu bireylerin reel gelirleri artmasa bile nominal gelirlerindeki artış nedeniyle daha yüksek vergi dilimlerine girmeleri ve vergi yüklerinin artmasıdır.
Soru 140Soru

Makroekonomik dengesizliklerin yaşandığı dışa kapalı bir ekonomide, maliye bakanlığı toplam kamu harcamaları hacmini sabit tutarak harcama kalemleri arasında yapısal bir değişikliğe gitmiştir. Alınan yeni kararla; sosyal yardımlar, emekli maaşı zamları ve sübvansiyonlardan oluşan karşılıksız ödemeler 300300 milyar TL kısılarak, bu kaynağın tamamı yeni otoyol projeleri ve kamu personeli alımı için tahsis edilmiştir. Tüketicilerin harcanabilir gelirlerindeki her 11 TL'lik artışın 0,750,75 TL'sini tüketime ayırdığı bilinmektedir.

Keynesyen yaklaşıma göre, maliye bakanlığının uygulamaya koyduğu bu harcama kompozisyonu değişikliğinin milli gelir üzerindeki net etkisi ve maliye politikasının amaçları açısından doğuracağı sonuç aşağıdakilerin hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli gelir 300300 milyar TL artar; gelir dağılımında adalet amacından ödün verilerek kaynak dağılımında etkinlik ve ekonomik istikrara öncelik verilmiştir.

Cevap

Milli gelir 300300 milyar TL artar ve bu politika değişikliğiyle gelir dağılımında adalet amacından vazgeçilerek kaynak dağılımında etkinlik ile ekonomik istikrara odaklanılır.
Harcama kompozisyonundaki değişiklikte, reel harcamaların çarpan etkisi (kG=1/(10,75)=4k_G = 1/(1-0,75) = 4), transfer harcamalarının çarpan etkisinden (kTr=0,75/(10,75)=3k_{Tr} = 0,75/(1-0,75) = 3) daha büyüktür. Toplamda 300300 milyar TL'lik yer değiştirme, milli geliri net olarak 300300 milyar TL artırır (+1.200900=+300+1.200 - 900 = +300). Kavramsal olarak değerlendirildiğinde; transfer harcamalarının (sosyal yardımlar ve emekli zamları) asıl işlevi gelir dağılımında adaleti sağlamaktır. Bunların kesilip kaynağın otoyol ve personel gibi doğrudan mal ve hizmet alımına (reel harcamalara) yönlendirilmesi, sosyal devlet anlayışından (gelir dağılımı) ziyade kaynak dağılımında etkinliğe ve doğrudan talep yaratılarak ekonomik istikrara öncelik verildiğini açıkça göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Reel harcama çarpanını hesaplama.
kG=110,75=10,25=4k_G = \frac{1}{1 - 0,75} = \frac{1}{0,25} = 4
Otoyol ve personel alımı gibi üretime doğrudan katılan reel harcamaların milli gelire genişletici etkisini bulmak için.
2
Transfer harcaması çarpanını hesaplama.
kTr=0,7510,75=0,750,25=3k_{Tr} = \frac{0,75}{1 - 0,75} = \frac{0,75}{0,25} = 3
Sosyal yardım ve sübvansiyon kesintilerinin tüketimi kısarak milli geliri ne kadar daraltacağını belirlemek için.
3
Milli gelirdeki net değişimi hesaplama.
ΔY=(ΔG×kG)+(ΔTr×kTr)=(300×4)+(300×3)=1.200900=+300\Delta Y = (\Delta G \times k_G) + (\Delta Tr \times k_{Tr}) = (300 \times 4) + (-300 \times 3) = 1.200 - 900 = +300 milyar TL.
Aynı anda uygulanan iki zıt yönlü mali politikanın eşzamanlı ve net makroekonomik etkisini bulmak için.
4
Maliye politikası amaçlarındaki yapısal değişimi kavramsal olarak analiz etme.
Sosyal yardımların (transferlerin) kesilmesiyle 'gelir dağılımında adalet' amacından ödün verilmiş; kaynağın altyapı ve personel alımına (reel harcamalara) ayrılmasıyla 'kaynak dağılımında etkinlik' ve doğrudan talep artışıyla 'ekonomik istikrar' öne çıkmıştır.
Farklı kamu harcaması türlerinin maliye politikasının farklı temel işlevlerine hizmet ettiğini değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

Harcama Kompozisyonu Çarpanı ve Maliye Politikası Amaçları
ÖncekiSayfa 7 / 9Sonraki
Maliye Politikası Araçları Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 7 | Examkin