Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları

298 soru

Soru 61Soru

Alfa Devleti vatandaşı olan bir tıp doktoru, tatil amacıyla bulunduğu Beta Devleti'nde yerel bir klinikte tıbbi etik kurallarına ve yerel yasalara aykırı bir cerrahi operasyon gerçekleştirmiştir. Failin kendi ülkesi olan Alfa Devleti, bu kişinin yurt dışında işlediği bu fiil nedeniyle kendi mahkemelerinde yargılanmasına karar vermiştir. Buna göre, Alfa Devleti'nin kendi vatandaşı üzerindeki bu yargı yetkisi uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif Şahsilik İlkesi

Cevap

Alfa Devleti'nin kendi vatandaşının yurt dışındaki fiili üzerinde yetki kullanması Aktif Şahsilik İlkesi olarak tanımlanır.
Aktif Şahsilik İlkesi, bir devletin kendi vatandaşının (uyruğunun) yabancı bir devlet ülkesinde işlemiş olduğu suçlar veya hukuka aykırı fiiller üzerinde yargı yetkisine sahip olmasıdır. Senaryoda Alfa Devleti, kendi vatandaşı olan doktorun Beta Devleti'ndeki eylemini yargılamaktadır, bu da doğrudan aktif şahsilik kapsamına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Failin (doktorun) vatandaşlığını tespit etme
Doktor Alfa Devleti vatandaşıdır.
Yargı yetkisinin türünü belirlemek için fail ile devlet arasındaki bağın niteliği önemlidir.
2
Fiilin işlendiği yeri ve yargılamak isteyen devleti karşılaştırma
Fiil Beta Devleti'nde işlenmiş ancak Alfa Devleti yargılamak istemektedir.
Fiil Alfa Devleti dışında gerçekleştiği için mülkilik ilkesi dışında bir şahsilik bağı aranmalıdır.
3
Uluslararası hukuk ilkeleriyle eşleştirme
Failin vatandaşlığına dayalı yetki Aktif Şahsilik İlkesidir.
Aktif şahsilik, devletin kendi vatandaşını yurt dışındaki eylemlerinden dolayı takip edebilmesine imkan tanır.

Anahtar Kavram

Kişisel Yetki (Aktif Şahsilik İlkesi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini düzenleyen kurallar çerçevesinde; bir devletin, kendi vatandaşı olan bir kişinin yabancı bir devletin ülkesinde işlediği iddia edilen bir suç nedeniyle "vatandaşın iade edilmemesi" kuralına dayanarak iade talebini reddetmesi ve ardından bu kişiyi kendi ceza kanunları uyarınca yargılaması durumu, aşağıdaki ilkelerden hangisinin doğrudan bir tezahürüdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik ilkesi

Cevap

Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşının ülke dışında işlediği fiillere müdahale edebilmesini ve yargılamasını sağlayan temel ilkedir.
Aktif şahsilik ilkesi uyarınca bir devlet, kendi vatandaşı olan kişilerin dünyanın neresinde olursa olsun işledikleri belirli suçlar üzerinde yargı yetkisine sahiptir. Soruda belirtilen 'vatandaşın iade edilmemesi' kuralı, devletin kendi tebaasını koruma ve aynı zamanda onlardan hesap sorma hakkının bir sonucudur. Bu durum, failin uyruğuna dayalı bir yetki kullanımı olduğu için doğrudan aktif şahsilik ilkesinin bir uygulamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki failin (suç işleyen kişinin) vatandaşlık bağına odaklanılması.
Failin, yargılamayı başlatan devletin vatandaşı olduğu belirlenmiştir.
Kişisel yetki kuralları, fail ile devlet arasındaki hukuki ve siyasi bağ olan uyrukluğu esas alır.
2
Suçun işlendiği yerin ve mağdurun kimliğinin etkisinin değerlendirilmesi.
Suçun yabancı bir ülkede işlendiği ve mağdurun yabancı olduğu tespit edilmiştir.
Bu unsurlar mülkilik veya pasif şahsilik kapsamında kalsa da, devletin failin kendi vatandaşı olması nedeniyle yargı yetkisi tesis etmesi aktif şahsilik ilkesini işaret eder.
3
"Vatandaşın iade edilmemesi" kuralı ile yargılama yetkisi arasındaki bağın kurulması.
Devletin iadeyi reddedip bizzat yargılama yoluna gitmesinin hukuki temeli tanımlanmıştır.
Devletlerin kendi vatandaşlarını iade etmemesi anayasal veya yasal bir ilkedir; bu durumun doğurduğu yargılama yetkisi aktif şahsilik ilkesine dayanır.

Anahtar Kavram

Aktif Şahsilik (Personal Jurisdiction - Active Personality)

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'iade talebinin kimin için reddedildiğine' bakın. Eğer devlet 'kendi vatandaşını' iade etmiyorsa, bu vatandaşlık bağından kaynaklanan bir 'kişisel yetki' kullanımıdır ve fail odaklı olduğu için 'aktif' niteliktedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

A Devleti vatandaşı olan bir kişi, turistik amaçla bulunduğu B Devleti'nde yerel bir bankaya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçu işlemiş ve ardından kendi ülkesine dönmüştür. B Devleti'nin iade talebi, A Devleti tarafından "kendi vatandaşını iade etmeme" kuralı uyarınca reddedilmiş; ancak A Devleti, söz konusu kişiyi kendi ceza kanunları kapsamında yargılamaya başlamıştır. Bu olayda A Devleti'nin yargı yetkisini kullanırken dayandığı uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik ilkesi

Cevap

Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşı olan kişinin yabancı bir ülkede işlediği suçlar üzerindeki yargı yetkisini ifade eder.
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşının yabancı bir devlet ülkesinde işlemiş olduğu suçlar üzerinde yargılama yetkisine sahip olmasıdır. Senaryoda A Devleti, kendi vatandaşının B Devleti'nde işlediği suç için yargılama yapmaktadır; bu durum failin uyrukluğuna dayalı bir yetki kullanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Failin (suçu işleyen kişinin) uyruğunu tespit etmek.
Failin, yargılama yetkisini kullanan A Devleti'nin vatandaşı olduğu görülmektedir.
Kişisel yetki türlerini belirlemek için fail ve mağdurun vatandaşlık bağı kontrol edilmelidir.
2
Suçun işlendiği yerin (suç mahallinin) konumunu belirlemek.
Suçun A Devleti'nin sınırları dışında, yani B Devleti'nde işlendiği anlaşılmaktadır.
Eğer suç A Devleti'nde işlenseydi mülkilik ilkesi esas alınacaktı; dışarıda işlendiği için şahsilik ilkeleri değerlendirilir.
3
Failin vatandaşlığına dayalı dış yetki kuralını adlandırmak.
Failin vatandaşlığına dayanan bu yetki türü aktif şahsilik ilkesidir.
Uluslararası hukukta failin vatandaşlığı 'aktif', mağdurun vatandaşlığı ise 'pasif' şahsilik olarak nitelendirilir.

Anahtar Kavram

Aktif şahsilik ilkesi (Active Personality Principle)

Daha Fazla Pratik

Pasif şahsilik ilkesinin uygulanabilmesi için suçun mağdurunun vatandaş olması ve fiilin ilgili ülkede de suç sayılması (çifte suçluluk) gibi şartları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 64Soru

Uluslararası hukukta devletlerin cezai yargı yetkisini (jurisdiction) tesis ederken kullandıkları bağlantı noktaları; fiilin işlendiği yer, failin uyruğu, korunan hukuki menfaatin niteliği veya doğrudan mağdurun uyruğu gibi unsurlara dayanmaktadır. Özellikle 19271927 tarihli 'Lotus Davası' ile uluslararası hukuk literatüründe geniş çaplı bir tartışma alanı bulan ve bir devletin, kendi sınırları dışında bir yabancı tarafından kendi vatandaşına karşı işlenen suçlarda yargı yetkisi iddia etmesini sağlayan doktrin, pek çok ulusal ceza kanununda (örneğin TCK Madde 1212) belirli şartlara bağlanarak düzenlenmiştir.

Açık denizde seyreden Liberya bayraklı bir petrol sondaj platformunda görev yapan Türk vatandaşı bir mühendisin, aralarında çıkan bir husumet neticesinde Yunanistan vatandaşı bir meslektaşı tarafından kasten ağır şekilde yaralanması olayında; Türk makamlarının söz konusu suçla ilgili yargı yetkisini münhasıran 'mağdurun Türk vatandaşı olması' gerekçesine dayandırması, aşağıdaki yetki ilkelerinden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Şahsilik İlkesi

Cevap

Türk makamlarının yargı yetkisini münhasıran mağdurun vatandaşlığına dayandırması 'Pasif Şahsilik İlkesi' olarak adlandırılır.
Pasif Şahsilik İlkesi, bir devletin, kendi ülkesi dışında bir yabancı tarafından kendi vatandaşına karşı işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanmasıdır. Soruda verilen senaryoda Türkiye, yargı yetkisini ne suçun işlendiği yere (Liberya platformu) ne de failin kimliğine (Yunan vatandaşı) dayandırmakta; sadece mağdurun Türk vatandaşı olmasını esas almaktadır. Bu durum, doktrinde ve Türk Ceza Kanunu Madde 1212'de tanımlanan pasif şahsilik ilkesinin tipik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın yer ve kişi unsurlarının analiz edilmesi
Suç, Türk egemenlik alanı dışında (açık deniz/yabancı bayraklı platform), bir yabancı (Yunan vatandaşı) tarafından bir Türk vatandaşına karşı işlenmiştir.
Yargı yetkisinin hangi ilkeye gireceğini belirlemek için temel bağlantı noktalarını ayırmak gerekir.
2
Fail odaklı yetki ilkesinin kontrol edilmesi
Fail Türk vatandaşı olmadığı için Aktif Şahsilik İlkesi uygulanamaz.
Aktif şahsilik, devletin kendi vatandaşı olan fail üzerindeki yetkisidir.
3
Yer odaklı yetki ilkesinin kontrol edilmesi
Olay Liberya bayraklı bir platformda (açık deniz) gerçekleştiği için Mülkilik İlkesi (bayrak devleti yetkisi dışında) Türkiye için geçerli değildir.
Mülkilik, suçun işlendiği coğrafi veya hukuki alanla ilgilidir.
4
Mağdur odaklı yetki ilkesinin tanımlanması
Türkiye'nin yetki iddiası sadece mağdurun Türk vatandaşı olmasına dayandığı için bu durum Pasif Şahsilik İlkesi kapsamına girer.
Pasif şahsilik, devletin yurt dışında zarara uğrayan vatandaşını koruma yetkisidir.

Anahtar Kavram

Pasif Şahsilik İlkesi (Passive Personality Principle)

Daha Fazla Pratik

Türk Ceza Kanunu'nun 12. maddesindeki 'çifte cezalandırılabilirlik' ve 'ceza alt sınırı' gibi ek şartları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini (jurisdiction) tesis ederken başvurdukları temel kriterlerden biri, fail ile devlet arasındaki vatandaşlık bağına dayanmaktadır. Bu çerçevede; (A) Devleti vatandaşı olan bir mimarın, (B) Devleti sınırları içerisinde yürüttüğü bir restorasyon projesi sırasında tarihi eser kaçakçılığı suçuna karıştığı iddia edilmektedir. Şahsın (A) Devleti'ne dönmesinin ardından (B) Devleti'nin iade talebi, 'vatandaşın iade edilmemesi' ilkesi gereği reddedilmiş; ancak (A) Devleti, kendi ceza kanunlarını işleterek bu kişiyi yargılama sürecini başlatmıştır. (A) Devleti'nin yabancı bir ülkede işlenen bu fiil üzerinde yargı yetkisi kullanması, aşağıdaki ilkelerden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif Şahsilik İlkesi

Cevap

Aktif Şahsilik İlkesi, devletin ülke dışında suç işleyen kendi vatandaşlarını yargılama yetkisini ifade eder.
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşının yabancı bir ülkede işlediği suç üzerinde yargı yetkisine sahip olmasını ifade eder. Senaryoda (A) Devleti, iade talebini reddedip kendi vatandaşını yargılamaya karar vererek bu yetkiyi doğrudan fail ile olan vatandaşlık bağına dayandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Failin vatandaşlığını tespit etme
Fail (mimar), (A) Devleti vatandaşıdır.
Yargı yetkisi türünü belirlemek için fail ile devlet arasındaki bağı anlamak gerekir.
2
Suçun işlendiği yeri belirleme
Suç, (B) Devleti'nde işlenmiştir (Ülke dışı).
Mülkilik ilkesinin dışına çıkıldığını teyit etmek için suçun nerede işlendiği önemlidir.
3
Yargı yetkisini kullanan devleti ve dayanağını analiz etme
(A) Devleti, kendi vatandaşını iade etmeyerek 'failin uyrukluğu' temelinde yargılamaktadır.
Uluslararası hukukta failin vatandaşlığına dayalı yetki 'Aktif Şahsilik' olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Kişisel Yetki (Aktif Şahsilik İlkesi)

Daha Fazla Pratik

Vatandaşın iade edilmemesi kuralı ile 'aut dedere aut judicare' (ya iade et ya yargıla) ilkesi arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 66Soru

A Ülkesi topraklarında bulunan bir kişi, sınırın hemen ötesindeki B Ülkesi sınırları içerisinde seyir halindeki bir trenin makinistine ateş açmış; mermi B Ülkesi hava sahasını katederek makiniste isabet etmiş ve yaralanmasına neden olmuştur. Bu olayda suçun icra hareketleri A Ülkesi'nde başlamış olsa da neticesinin B Ülkesi'nde gerçekleşmiş olması sebebiyle B Ülkesi'nin yargı yetkisini kullanması, mülkilik ilkesinin hangi alt görünümü ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (Objektif) mülkilik ilkesi

Cevap

Suçun neticesinin gerçekleştiği devletin (B Ülkesi) yargı yetkisi kullanması Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi olarak adlandırılır.
Mülkilik ilkesine göre devletler, kendi ülkelerinde işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisine sahiptir. Suçun icra hareketlerinin bir ülkede başlayıp neticesinin başka bir ülkede gerçekleştiği durumlarda; neticenin gerçekleştiği devletin yetkisi 'Nesnel (Objektif) Mülkilik' olarak tanımlanır. Soruda B ülkesi neticenin gerçekleştiği yer olduğu için bu ilke uyarınca yetkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki fiil ve netice yerlerini saptayın.
Fiil (ateş açma) A Ülkesi'nde, netice (yaralanma) B Ülkesi'ndedir.
Mülkilik ilkesinin hangi alt dalının uygulanacağını belirlemek için suçun unsurlarının dağılımı önemlidir.
2
Neticenin gerçekleştiği yerin hukuk kurallarını hatırlayın.
Netice bir devletin ülkesinde gerçekleşmişse, o devlet 'Nesnel Mülkilik' uyarınca yetkilidir.
Uluslararası hukukta sınır aşan suçlarda (cross-border crimes) yetki paylaşımı bu kavramlarla yapılır.

Anahtar Kavram

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi

Daha Fazla Pratik

Lotus Davası (1927) kararı, nesnel mülkilik ilkesinin uluslararası yargıdaki en önemli uygulama örneklerinden biridir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 67Soru

Uluslararası hukukta devletlerin ceza yargı yetkisi genellikle ülkesellik, failin uyruğu (aktif şahsilik) veya mağdurun uyruğu (pasif şahsilik) gibi belirli bir bağa dayanmaktadır. Ancak bazı suçların tüm uluslararası toplumu hedef aldığı ve bu suçları işleyenlerin "insanlığın ortak düşmanı" (*hostis humani generis*) kabul edildiği durumlarda; suçun işlendiği yer, failin veya mağdurun uyruğu ile hiçbir bağı bulunmayan bir devletin yargı yetkisini kullanması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel Yetki İlkesi

Cevap

Evrensel yetki ilkesi, suçun ağırlığı ve uluslararası toplumun ortak çıkarlarını zedelemesi nedeniyle, devlet ile suç arasında klasik bir bağ (ülke veya vatandaşlık) olmasa dahi tanınan yargı yetkisidir.
Evrensel yetki ilkesi, bir devletin suçun işlendiği yer veya kişilerin uyruğu ile bir bağı olmasa bile, insanlığın ortak çıkarlarını korumak adına (soykırım, savaş suçları, deniz haydutluğu gibi) yargılama yetkisi kullanabilmesidir. Soru kökündeki 'insanlığın ortak düşmanı' ifadesi bu ilkeye işaret eden temel kavramdır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun niteliğini ve hedefini analiz et.
Suçun tüm insanlığı ilgilendiren, insanlığın ortak düşmanı tarafından işlenen (soykırım, deniz haydutluğu vb.) bir fiil olduğu tespit edildi.
Evrensel yetki sadece bu tür ağır suçlar için geçerlidir.
2
Yargı yetkisi tesis eden devlet ile olay arasındaki bağları kontrol et.
Ülkesel bağ, fail bağı veya mağdur bağı gibi geleneksel bağların (nexus) bulunmadığı görülmektedir.
Evrensel yetkiyi diğer ilkelerden ayıran temel özellik herhangi bir özel bağ aranmamasıdır.
3
Uygun uluslararası hukuk ilkesini belirle.
Bu özelliklere sahip yargı yetkisi 'Evrensel Yetki'dir.
Uluslararası toplumun ortak değerlerini koruma amacı güder.

Anahtar Kavram

Evrensel yetki ilkesi, deniz haydutluğu, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi tüm devletleri ilgilendiren ağır suçlarda, hiçbir bağ aranmaksızın her devletin yargılama yapabilmesini ifade eder.
Soru 68Soru

Bir devletin, kendi ülkesi dışında işlenen ve ne failin ne de mağdurun kendi vatandaşı olmadığı bir suç üzerinde; sırf suçun tüm uluslararası toplumu hedef alan, 'insanlığın ortak düşmanı' (*hostis humani generis*) niteliğindeki ağır bir eylem olması sebebiyle ceza yargı yetkisi kullanması, uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensellik İlkesi

Cevap

Evrensellik İlkesi, devletin suçun işlendiği yer veya tarafların uyruğuna bakmaksızın, uluslararası toplumun ortak vicdanını zedeleyen suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanmasıdır.
Evrensellik ilkesi (evrensel yetki), suçun işlendiği yer, failin uyruğu veya mağdurun uyruğu ile herhangi bir bağlantı (nexus) olmaksızın, sırf işlenen suçun niteliği (soykırım, insanlığa karşı suçlar, deniz haydutluğu vb.) nedeniyle her devletin o suçu yargılama yetkisine sahip olduğunu savunan bir uluslararası hukuk kuralıdır. Bu kural, belirli suçların tüm insanlığa karşı işlendiği ve bu suçları işleyenlerin 'insanlığın ortak düşmanı' (*hostis humani generis*) olduğu anlayışına dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun işlendiği yer ve tarafların uyruğuna dair bağlantıları analiz etme
Suçun devletin ülkesi dışında işlendiği ve fail/mağdurun o devletin vatandaşı olmadığı tespit edilmiştir.
Mülkilik ve şahsilik ilkelerinin (aktif/pasif) elenmesi için bu analiz gereklidir.
2
Suçun niteliğini değerlendirme
Suçun 'insanlığın ortak düşmanı' (*hostis humani generis*) niteliğinde olduğu görülmektedir.
Bu nitelik, devletlerin evrensel bir yetkiye sahip olup olamayacağını belirler.
3
Uygun hukuk ilkesini belirleme
Herhangi bir geleneksel bağlantı noktası (ülke veya vatandaşlık) olmaksızın tanınan bu yetki evrensellik ilkesidir.
Uluslararası hukukta deniz haydutluğu, soykırım ve insanlığa karşı suçlar bu yetki kapsamına girer.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

Uluslararası hukukta devletin 'troyka' (Üçlü) olarak adlandırılan en üst düzey temsilcilerinin yargı bağışıklıkları, ulusal ve uluslararası yargı yetkisi arasındaki hassas dengeyi yansıtmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı'nın 20022002 tarihli 'Tutuklama Emri' (Yerodia) davasındaki içtihadı ve mevcut uluslararası teamül hukuku kuralları dikkate alındığında; görevdeki bir Dışişleri Bakanı'nın yabancı bir devletin ulusal mahkemeleri karşısındaki hukuki statüsü ve bağışıklığının niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevdeki bir Dışişleri Bakanı, işlediği iddia edilen suçun niteliğine bakılmaksızın yabancı devletlerin ulusal mahkemeleri önünde tam bir kişisel bağışıklıktan yararlanır; ancak bu durum bir cezasızlık (impunity) teşkil etmeyip yalnızca usuli bir yargı engeli niteliğindedir.

Cevap

Görevdeki bir Dışişleri Bakanı, suçun niteliğine bakılmaksızın yabancı ulusal mahkemeler önünde mutlak kişisel bağışıklıktan yararlanır; bu durum cezasızlık değil, yalnızca usuli bir yargı engelidir.
Uluslararası Adalet Divanı'nın Yerodia kararında vurguladığı üzere, troyka üyeleri görevleri devam ederken yabancı devletlerin cezai yargı yetkisinden tam bir muafiyete sahiptir. Bu koruma, kişinin özel veya resmi kapasiteyle işlediği tüm fiilleri kapsar. Ancak bağışıklık, kişinin işlediği suçtan sorumlu olmadığını ifade eden bir 'cezasızlık' durumu değildir; yalnızca yargılamanın o an yapılamayacağına dair 'usuli' bir engeldir. Kişi görevden ayrıldıktan sonra veya devleti bağışıklıktan feragat ettiğinde yargılanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin statüsünü belirle
Dışişleri Bakanı, 'Troyka' (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı, Dışişleri Bakanı) üyesidir.
Troyka üyeleri uluslararası hukukta devletin en yüksek temsil yetkisine sahip kişileridir.
2
Bağışıklık türünü tespit et
Görev süresi devam ettiği için 'ratione personae' (kişisel bağışıklık) söz konusudur.
Kişisel bağışıklık, görevi gereği devletin dış ilişkilerini kesintisiz sürdürebilmesi için tanınan mutlak bir korumadır.
3
UAD Yerodia Davası (20022002) ilkelerini uygula
Ağır uluslararası suçlar (savaş suçları vb.) dahi ulusal mahkemeler nezdindeki kişisel bağışıklığı ortadan kaldırmaz.
UAD, ulusal mahkemelerin bu bağışıklığı ihlal etmesinin devletlerarası hukuku bozacağına hükmetmiştir.
4
Bağışıklık ve cezasızlık ayrımını yap
Bağışıklık bir 'usuli engel'dir (procedural bar), cezasızlık (impunity) değildir.
Kişi hala hukuken sorumludur; ancak yargılanabilmesi için bağışıklığın sona ermesi (görev bitişi), feragat edilmesi veya uluslararası bir mahkemenin devreye girmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Bağışıklık (Immunity) ve Cezasızlık (Impunity) Ayrımı
Soru 70Soru

Ütopya Devleti'nde ikamet eden bir yazılımcı, sınır komşusu olan Arkadya Devleti'nin demiryolu ağını yöneten merkezi kontrol sistemine uzaktan sızmış ve trenlerin hız limitlerini devre dışı bırakan bir komut dizisi çalıştırmıştır. Bu müdahalenin ardından Arkadya Devleti topraklarındaki yoğun bir kavşak noktasında bir tren raydan çıkmış ve ciddi can kayıpları ile geniş çaplı maddi hasar meydana gelmiştir.

Bu olayda, fiilin icra hareketleri Ütopya Devleti'nde başlamış ancak suçun kanuni tanımındaki netice Arkadya Devleti ülkesinde gerçekleşmiştir. Arkadya Devleti'nin bu kişi üzerinde yargı yetkisi kullanmasını mümkün kılan uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Cevap

Arkadya Devleti'nin yargı yetkisi Nesnel (objektif) mülkilik ilkesine dayanmaktadır.
Uluslararası hukukta mülkilik ilkesi 'öznel' ve 'nesnel' olmak üzere ikiye ayrılır. Nesnel (objektif) mülkilik ilkesine göre, bir devletin ülkesi dışında başlayan ancak unsurlarından biri veya özellikle 'neticesi' kendi ülkesinde gerçekleşen bir suç üzerinde o devletin yargı yetkisi vardır. Olayda tren kazası ve can kayıpları Arkadya Devleti topraklarında gerçekleştiği için, Arkadya'nın yetkisi nesnel mülkilik ilkesine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki yer ve eylem analizini yapın.
Fiil Ütopya'da başlamış (yazılım müdahalesi), netice Arkadya'da (tren kazası) gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesinin hangi görünümünün uygulanacağını belirlemek için fiil ile netice arasındaki ülkesel bağı saptamak gerekir.
2
Mülkilik ilkesinin türlerini ayırt edin.
Öznel mülkilik fiilin başladığı yerle, nesnel mülkilik ise neticenin gerçekleştiği yerle ilgilidir.
Sınır aşan suçlarda yargı yetkisinin hukuki temelini doğru isimlendirmek için bu ayrım kritiktir.
3
Yargı yetkisi isteyen devletin konumunu değerlendirin.
Arkadya Devleti neticenin (zararın) meydana geldiği yer olduğu için nesnel mülkilik ilkesine dayanır.
Uluslararası hukukta (Lotus Davası örneğinde olduğu gibi) suçun bir unsurunun veya neticesinin ülkede gerçekleşmesi o devlete yargı yetkisi verir.

Anahtar Kavram

Mülkilik ilkesi, bir devletin kendi ülkesi sınırları içinde gerçekleşen olaylar üzerindeki mutlak yargı yetkisini ifade eder; suçun ülkede başlayıp dışarıda bitmesi (öznel) veya dışarıda başlayıp ülkede bitmesi (nesnel) durumlarını kapsar.
Soru 71Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini belirleyen temel doktrinler çerçevesinde; devletin kendi güvenliği, para birimi veya hayati çıkarlarını korumaya yönelik ülke dışında işlenen suçlara müdahale etmesini sağlayan yetki türü ile sıklıkla karıştırılan; ancak bu türden farklı olarak "devlet odaklı" bir korumadan ziyade "insanlık odaklı" bir cezalandırma gayesi güden ve "hostis humani generis" (insanlık düşmanı) kavramına dayanan yetki ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensellik İlkesi

Cevap

İnsanlığın ortak çıkarlarını korumayı amaçlayan ve suçun unsurları ile devlet arasında hiçbir organik bağ bulunmasa dahi yargılama imkanı tanıyan Evrensellik İlkesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, uluslararası hukukta 'bağsız yetki' olarak da bilinen ve suçun niteliğinin (jus cogens norm ihlali) herhangi bir devlete yargılama hakkı tanıdığı durumu tanımlamaktadır. Bu ilke, suçlunun 'hostis humani generis' (insanlık düşmanı) olarak kabul edildiği deniz haydutluğu, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi alanlarda, hiçbir devletin bizzat kendi güvenliği hedef alınmasa dahi devreye girer.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramsal Ayrım
Soruda devletin kendi çıkarlarını korumaya yönelik (Koruma İlkesi) yetki ile tüm insanlığın çıkarlarını korumaya yönelik yetki arasındaki fark sorulmaktadır.
Öğrencinin Koruma ve Evrensellik ilkeleri arasındaki ince sınırı fark etmesi gerekir.
2
Terim Analizi
Hostis humani generis (İnsanlık düşmanı) ve erga omnes (herkese karşı) niteliğindeki suçlar tanımlanmaktadır.
Bu terimler uluslararası ceza hukukunda doğrudan Evrensellik ilkesine işaret eder.
3
Eleme Süreci
Aktif ve Pasif Şahsilik vatandaşlık (tabiiyet) bağı gerektirdiği için elenir. Ülkesellik ise yer bağı gerektirdiği için elenir.
Soruda suçun işlendiği yer veya tarafların uyruğu ile bir bağ bulunmadığı vurgulanmıştır.
4
Sentez ve Sonuç
Bağsızlık, insanlık odaklılık ve hostis humani generis kavramlarının birleştiği tek nokta Evrensellik İlkesidir.
Bu ilke, insanlığın ortak vicdanını sarsan suçların cezasız kalmamasını hedefler.

Anahtar Kavram

Uluslararası hukukta ceza yargı yetkisi ilkeleri ve Evrensel Yetki'nin ayırt edici nitelikleri.

Daha Fazla Pratik

Evrensel yetkinin tarihsel kökeni olan 'deniz haydutluğu' (piracy) ile günümüzdeki 'soykırım' (genocide) suçları arasındaki yetki benzerliklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 72Soru

AA Devleti, BB Devleti'nde faaliyet gösteren özel bir mühendislik firmasından, kendi ülkesindeki kamu binalarının enerji altyapısını modernize etmek amacıyla teknik danışmanlık hizmeti satın almıştır. Sözleşmeden doğan ödeme uyuşmazlığı nedeniyle firmanın BB Devleti mahkemelerinde açtığı davada AA Devleti, yargı bağışıklığı itirazında bulunmuştur.

Günümüz uluslararası hukukunda kabul gören "sınırlı yargı bağışıklığı" teorisi uyarınca, bu uyuşmazlığın çözümüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözleşmenin bir özel hukuk işlemi (jure gestionis) niteliğinde olması durumunda, A Devleti bu uyuşmazlıkta yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Cevap

Sözleşmenin bir özel hukuk işlemi (jure gestionis) niteliğinde olması durumunda, devletin yargı bağışıklığından yararlanamayacağı ifadesi doğrudur.
Güncel uluslararası hukuk uygulamasında ve sınırlı bağışıklık teorisinde, devletin yabancı bir mahkemede yargılanıp yargılanmayacağı işlemin hukuki niteliğine dayanır. Eğer devlet, bir kamu otoritesi olarak değil de özel bir hukuk kişisi gibi hareket ederek sözleşme yapmışsa (acta jure gestionis), yargı bağışıklığı iddiası kabul edilmez. Mühendislik hizmeti satın alımı tipik bir özel hukuk işlemidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin Niteliğini Belirleme
Bir devletin özel bir firmadan danışmanlık hizmeti alması, herhangi bir özel kişinin de yapabileceği bir sözleşme (ticari/özel hukuk işlemi) niteliğindedir.
Sınırlı bağışıklık teorisinde işlemin 'doğası' (nature of the act) belirleyicidir.
2
Teorik Çerçeveyi Uygulama
Sınırlı bağışıklık teorisine göre, egemenlik tasarrufları (acta jure imperii) bağışıklık kapsamındayken, ticari tasarruflar (acta jure gestionis) bu kapsam dışındadır.
Devletin piyasaya bir ticari aktör gibi girdiği durumlarda yargı muafiyetinden mahrum bırakılması adaleti sağlamak içindir.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Acta Jure Imperii vs. Acta Jure Gestionis)

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı bağışıklığından yararlandığı bir durumda, kararın icrası aşamasında 'icra bağışıklığı' (immunity from execution) kurallarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru

2025 yılında Çad'da insani yardım faaliyetleri yürüten bir Türk sivil toplum kuruluşu gönüllüsünün, bu ülkede yerel bir militan grup tarafından alıkonulması ve fiziksel saldırıya uğraması olayında; Türkiye Cumhuriyeti'nin, suçun faili olan yabancı uyruklu şahısları yargılama yetkisini kendi vatandaşının mağduriyetine dayandırarak ileri sürmesi, uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini belirleyen aşağıdaki ilkelerden hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Şahsilik İlkesi

Cevap

Pasif Şahsilik İlkesi
Uluslararası hukukta bir devletin, suçun kendi ülkesi dışında işlenmesine ve failin yabancı olmasına rağmen, mağdurun kendi vatandaşı olması nedeniyle yargı yetkisi tesis etmesine 'Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) İlkesi' denir. Senaryoda Türk vatandaşı olan gönüllünün mağdur olması, Türkiye'nin bu ilke çerçevesinde yetki ileri sürmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki bağlantı noktalarını analiz et.
Fiil yurt dışında (Çad) işlenmiş, fail yabancı (yerel militan), mağdur ise Türk vatandaşıdır.
Uluslararası hukukta yargı yetkisinin hangi esasa dayandığını belirlemek için fail, mağdur ve yer unsurları incelenmelidir.
2
Yargı yetkisi ilkelerini karşılaştır.
Türkiye'nin yetki iddiası sadece mağdurun Türk vatandaşı olmasına dayanmaktadır.
Vatandaşın yurt dışında uğradığı zararlar nedeniyle devletin yargılama hak iddia etmesi pasif kişilik/şahsilik kapsamında yer alır.

Anahtar Kavram

Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki), bir devletin kendi vatandaşına karşı yurt dışında işlenen suçlar üzerinde, mağdurun uyrukluğuna dayanarak yargı yetkisi tesis etmesidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru

A Devleti, B Devleti'nde faaliyet gösteren özel bir inşaat firmasıyla imzaladığı ticari sözleşmeden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda B Devleti mahkemelerinin yargı yetkisini açıkça kabul etmiştir. Sözleşmenin ihlali nedeniyle açılan davada A Devleti tazminata mahkûm edilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı şirket, alacağını tahsil etmek amacıyla A Devleti'nin B Devleti karasularında bulunan ve askeri lojistik hizmetlerinde kullanılan bir ikmal gemisine haciz konulmasını talep etmektedir.

Uluslararası hukukta devletin bağışıklıkları rejimi dikkate alındığında, bu talebin hukuki sonucuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı bağışıklığından feragat icra bağışıklığından feragati kapsamaz ve askeri amaçlı kullanılan mallar icra bağışıklığından mutlak olarak yararlanmaya devam eder.

Cevap

Yargı bağışıklığından feragatin icra bağışıklığını kapsamaması ve askeri malların mutlak korunması ilkesi gereği haciz talebi reddedilmelidir.
Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı bağımsız kurumlardır. Bir devletin mahkeme yetkisini kabul etmesi (yargı bağışıklığından feragat), bu mahkeme kararının icrası için mallarının haczedilebileceği (icra bağışıklığından feragat) anlamına gelmez. Ayrıca, 'Birleşmiş Milletler Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin Sözleşmesi' (2004) uyarınca, askeri nitelikteki veya askeri işlevlerin yerine getirilmesinde kullanılan mallar, ticari amaç dışı devlet malı sayılır ve icra işlemlerinden mutlak surette muaftır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı ve icra bağışıklığı ilişkisini belirleme
Yargı ve icra bağışıklıkları iki ayrı kurumdur.
Uluslararası hukukta (özellikle 2004 BM Sözleşmesi uyarınca) bir devletin yargı yetkisini kabul etmesi, icra yetkisini de kabul ettiği anlamına gelmez.
2
Malın (geminin) kullanım amacını analiz etme
Gemi askeri lojistik (askeri amaç) için kullanılmaktadır.
Malın kullanım amacı 'ticari olmayan kamu hizmeti' (jure imperii) ise icra bağışıklığı daha katı uygulanır.
3
Mutlak koruma altındaki kategorileri kontrol etme
Askeri gemiler mutlak icra bağışıklığına sahip varlıklardır.
Askeri mallar, merkez bankası varlıkları ve diplomatik mallar icra bağışıklığından feragat edilse dahi özel korumaya tabidir.

Anahtar Kavram

İcra Bağışıklığının Bağımsızlığı ve Askeri Malların Korunması

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığından feragat etmesi durumunda bile Merkez Bankası fonlarının neden özel korumaya tabi olduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

Uruguay'ın Montevideo kentinde düzenlenen bir teknoloji fuarına katılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir yazılımcı, fuar alanı dışında bir Arjantin vatandaşı tarafından gasp edilmiş ve fiziksel saldırıya uğrayarak yaralanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin, suçun faili yabancı bir devlet vatandaşı olmasına ve fiilin yabancı bir ülkede gerçekleşmesine rağmen, mağdurun kendi vatandaşı olması hasebiyle cezai yargı yetkisini tesis etmesi uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Şahsilik İlkesi

Cevap

Uluslararası hukukta devletin, vatandaşının yurt dışında mağdur olduğu bir suç nedeniyle yargı yetkisi kullanması Pasif Şahsilik İlkesi olarak tanımlanır.
Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini (jurisdiction) belirleyen ilkelerden biri olan Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) ilkesi, bir devletin kendi vatandaşına karşı ülke dışında işlenen suçlar nedeniyle cezai yargı yetkisini kullanabilmesini ifade eder. Senaryoda mağdurun Türk vatandaşı olması ve Türkiye'nin bu bağlantıya dayanarak yargılama yapmak istemesi, bu ilkenin doğrudan uygulamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin gerçekleştiği yeri ve faillerin niteliğini belirlemek.
Olay Uruguay'da (yabancı ülke) gerçekleşmiş ve fail bir Arjantin vatandaşıdır (yabancı).
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin elenmesi için bu tespit gereklidir.
2
Mağdurun uyrukluğunu ve devletin bağlantı noktasını tespit etmek.
Mağdur bir Türk vatandaşıdır ve Türkiye yargı yetkisini bu bağa dayanarak kurmaktadır.
Devletin yetkisini hangi 'şahıs' üzerinden kurduğunu anlamak ilkeyi netleştirir.
3
Yargı yetkisi türleri arasından uygun olanı seçmek.
Mağdur odaklı yetki pasif şahsilik (pasif kişisel yetki) ilkesidir.
Aktif şahsilik (fail odaklı) ile pasif şahsilik (mağdur odaklı) arasındaki temel ayrım budur.

Anahtar Kavram

Pasif Şahsilik İlkesi (Passive Personality Principle)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru

Yabancı bir ülke vatandaşı olan ve Türkiye ile herhangi bir vatandaşlık bağı bulunmayan bir şahıs, ikamet ettiği yabancı bir devletin topraklarında, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenini ve devletin bütünlüğünü hedef alan silahlı bir örgütün finansmanını sağlamak amacıyla yardım toplamış ve stratejik saldırı planları hazırlamıştır. Şahsın gerçekleştirdiği bu eylemlerin tamamı Türkiye sınırları dışında vuku bulmuştur.

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisi ilkeleri dikkate alındığında, Türkiye'nin söz konusu şahıs üzerinde ceza yargı yetkisi kullanmasının temel hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma İlkesi

Cevap

Türkiye'nin bu olay üzerindeki yargı yetkisi Koruma İlkesi'ne dayanmaktadır.
Koruma ilkesi, bir devletin kendi güvenliğine, bütünlüğüne, anayasal düzenine veya mali sistemine (para basımı, resmi mühürler vb.) yönelik olarak yurtdışında yabancılar tarafından işlenen suçları yargılama yetkisini ifade eder. Senaryoda Türkiye'nin anayasal düzenine yönelik bir saldırı planı ve finansmanı söz konusu olduğundan, bu durum koruma ilkesinin klasik bir uygulama alanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Failin vatandaşlığı ve fiilin gerçekleştiği yerin tespit edilmesi
Fail yabancı uyrukludur ve fiillerin tamamı Türkiye sınırları dışında gerçekleşmiştir.
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin uygulanabilirliğini denetlemek için bu tespit gereklidir.
2
Suçun hedef aldığı hukuki değerin analiz edilmesi
Suç, Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal düzenini ve devlet bütünlüğünü doğrudan hedef almaktadır.
Yargı yetkisinin 'koruma' mı yoksa 'pasif şahsilik' mi olduğunu belirlemek için hedefin devlet mi yoksa şahıs mı olduğu kritiktir.
3
Uluslararası hukuk ve ulusal mevzuat (TCK Madde 13) çerçevesinde yetki ilkesinin belirlenmesi
Devletin varlığına ve güvenliğine yönelik saldırılar 'Koruma İlkesi' (Protective Principle) kapsamında değerlendirilir.
Koruma ilkesi, devletlerin kendi hayati menfaatlerini korumak amacıyla yer ve kişi sınırlaması olmaksızın yetki kullanmasına izin verir.

Anahtar Kavram

Koruma İlkesi (Protective Principle)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 77Soru

(K) Devleti sınırları içerisinde bulunan bir şahıs, (L) Devleti'nde yer alan bir maden işletmesine ait hisse senetlerinin sahtesini üretmiş ve bu sahte senetleri (L) Devleti'ndeki borsada işleme sokarak yatırımcıların büyük maddi zarara uğramasına neden olmuştur. Suçun hazırlık ve icra hareketlerinin bir kısmı (K) Devleti'nde gerçekleşmiş olsa da, suçun hukuki neticesi (L) Devleti topraklarında meydana gelmiştir. (L) Devleti'nin, fiilin kendi ülkesinde neticelenmesi gerekçesiyle bu suç üzerinde yargı yetkisi tesis etmesi, uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (Objektif) mülkilik ilkesi

Cevap

Nesnel (Objektif) mülkilik ilkesi
Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir suçun icra hareketleri başka bir devletin ülkesinde başlasa bile, suçun tamamlandığı veya neticesinin meydana geldiği devletin yargı yetkisi kullanabilmesini sağlar. Soruda (L) Devleti'nin yetkisi, suçun kendi ülkesinde neticelenmiş (borsada işlem ve zarar) olmasına dayandığı için bu kavram en doğru ifadedir. Bu ilkenin en bilinen örneği 1927 tarihli Lotus davasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin gerçekleşme yerini analiz etme
Fiilin (hazırlık/icra) K Devleti'nde başladığı, ancak neticesinin (zararın oluşması) L Devleti'nde meydana geldiği tespit edilir.
Uluslararası hukukta yetki sınırlarını belirlemek için fiil ve netice yerinin ayrıştırılması gerekir.
2
Mülkilik ilkesinin türünü belirleme
Neticeye dayalı yetki kullanımının 'Nesnel Mülkilik' olduğu belirlenir.
Mülkilik ilkesi; fiilin başladığı yerin yetkisini (öznel) ve fiilin tamamlandığı/neticelendiği yerin yetkisini (nesnel) kapsar.

Anahtar Kavram

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi

Daha Fazla Pratik

Mülkilik ilkesinin bir istisnası olan 'zararsız geçiş hakkı' ve 'yabancı savaş gemilerinin statüsü' konularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 78Soru

Uluslararası hukuk düzeninde, bazı suçların sadece belirli bir devleti değil, tüm insanlığı ve uluslararası kamu düzenini hedef aldığı kabul edilmektedir. Bu tür suçların faillerinin cezasız kalmaması adına, klasik yargı yetkisi bağlantılarının (yer veya kişi) mevcut olmadığı durumlarda dahi, faili elinde bulunduran herhangi bir devletin yargılama yapabilmesine imkan tanınır.

Bu bağlamda; suçun işlendiği yere, failin vatandaşlığına veya mağdurun uyruğuna bakılmaksızın, sırf suçun niteliği gereği uluslararası toplumun ortak çıkarlarını korumak amacıyla kullanılan yargı yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensellik İlkesi

Cevap

Uluslararası hukukta hiçbir mülki veya şahsi bağ bulunmasa dahi suçun niteliği gereği kullanılan yargı yetkisi Evrensellik İlkesi'dir.
Evrensellik ilkesi (Universal Jurisdiction), uluslararası hukukun en istisnai yetki türüdür. Bu ilkeye göre, bazı suçlar (deniz haydutluğu, soykırım, insanlığa karşı suçlar, işkence) uluslararası toplumun tamamına karşı işlenmiş sayılır. Bu nedenle suçun nerede işlendiğine veya tarafların uyruğuna bakılmaksızın, faile ulaşan her devlet yargılama yapma yetkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki yargı yetkisi kriterlerini analiz etme
Suçun işlendiği yer (mülkilik), failin uyruğu (aktif şahsilik) ve mağdurun uyruğu (pasif şahsilik) ile bir bağ aranmadığı tespit edildi.
Uluslararası hukukta yargı yetkisinin sınırlarını belirleyen temel ilkeleri birbirinden ayırmak için bu kriterler gereklidir.
2
Suçun niteliğini ve korunmaya çalışılan hukuki değeri belirleme
Suçun 'tüm insanlığı ve uluslararası kamu düzenini hedef aldığı' ve 'uluslararası toplumun ortak çıkarlarını' korumayı amaçladığı görüldü.
Evrensellik ilkesi, devletin özel çıkarlarından ziyade insanlığın ortak vicdanını korumaya odaklanır.
3
Belirlenen özellikleri hukuki kavramla eşleştirme
Yer ve kişi bağlantısı aramayan, insanlık düşmanı (hostis humani generis) olarak görülen suçlar üzerindeki bu yetki Evrensellik (Evrensel Yetki) İlkesi'dir.
Deniz haydutluğu, soykırım ve insanlığa karşı suçlar bu ilkenin klasik uygulama alanlarıdır.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)

Daha Fazla Pratik

Evrensellik ilkesinin uygulanabildiği 'jus cogens' (emredici norm) niteliğindeki suç listesini ve 'aut dedere aut judicare' (ya iade et ya yargıla) kuralı ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 79Soru

Yabancı bir devletin vatandaşı olan ve Türkiye ile herhangi bir uyrukluk bağı bulunmayan bir şahıs, ikamet ettiği başka bir yabancı devletin topraklarında Türkiye Cumhuriyeti'ne ait resmi "soğuk damga" ve "devlet mühürlerini" gerçeğe aykırı olarak taklit ederek sahte resmi belgeler tanzim etmiştir. Söz konusu fiilin tamamı Türkiye sınırları dışında gerçekleşmiş olmasına rağmen, Türkiye'nin bu şahsı kendi mahkemelerinde yargılayabilmek için uluslararası hukuk uyarınca dayanabileceği yargı yetkisi ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma İlkesi

Cevap

Türkiye'nin bu durumda dayanabileceği yargı yetkisi ilkesi Koruma İlkesidir.
Koruma ilkesi, bir devletin kendi güvenliğine, mali bütünlüğüne (para basımı gibi) veya resmi belgelerinin (mühür, pasaport, damga) doğruluğuna karşı yabancılar tarafından ülke dışında işlenen suçları cezalandırma yetkisini ifade eder. Soruda belirtilen resmi soğuk damga ve mühür taklidi, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik haklarını ve idari güvenliğini hedef aldığı için Türkiye bu ilke çerçevesinde yargı yetkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın yer ve fail unsurlarını analiz etme
Suç yabancı bir ülkede, bir yabancı tarafından işlenmiştir; bu nedenle mülkilik veya aktif şahsilik ilkeleri uygulanamaz.
Yargı yetkisinin sınırlarını belirlemek için failin ve fiilin konumunu tespit etmek gerekir.
2
Suçun konusunu ve hedef alınan menfaati değerlendirme
Suç, Türkiye Cumhuriyeti'ne ait resmi mühür ve soğuk damgaları hedef almaktadır, bu da devletin egemenlik ve güvenlik çıkarlarını temsil eder.
Uluslararası hukukta devletin temel çıkarlarını (para, mühür, güvenlik) korumaya yönelik özel bir yetki rejimi bulunmaktadır.
3
Bulguları yargı yetkisi ilkeleriyle eşleştirme
Devletin hayati çıkarlarını korumak amacıyla, failin uyruğuna veya suçun işlendiği yere bakılmaksızın kullanılan yetki Koruma İlkesidir.
Koruma ilkesi, devletlerin kendi varlıklarını ve resmi sembollerini yurt dışından gelen saldırılara karşı korumasına olanak tanır.

Anahtar Kavram

Koruma İlkesi (Protective Principle)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 80Soru

(A) Devleti sınırları içerisinde faaliyet gösteren bir biyokimya uzmanı, (B) Devleti'ne ihraç edilmek üzere hazırlanan bir tarımsal gübre içeriğine, ancak (B) Devleti'nin toprak florasıyla temas ettiğinde aktif hale gelecek bir patojen yerleştirmiştir. Söz konusu madde (B) Devleti topraklarına ulaşıp kullanılmaya başlandığında, bölgedeki tüm tarımsal üretimin durmasına ve ekosistemin geri dönülemez şekilde çökmesine neden olan bir sonuç doğurmuştur.

Bu olayda, suçun icra hareketlerinin (A) Devleti'nde başlamasına rağmen, suçun tamamlandığı yer veya zararlı sonuçların meydana geldiği yer sıfatıyla (B) Devleti'nin bu fiil üzerinde yargı yetkisi kullanmasını meşrulaştıran mülkilik ilkesi görünümü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi

Cevap

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi
Doğru cevap olan Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi, bir suçun icra hareketleri başka bir devletin ülkesinde başlasa bile, suçun tamamlandığı veya kanuni unsuru olan neticenin gerçekleştiği devletin yargı yetkisine sahip olduğunu ifade eder. Senaryoda (B) Devleti, patojenin kendi topraklarında yıkıma yol açması (neticenin gerçekleşmesi) nedeniyle bu yetkiyi kullanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin ve neticenin gerçekleştiği yerleri belirleyin.
İcra hareketi (laboratuvar çalışması) (A) Devleti'nde, suçun neticesi (ekolojik yıkım) (B) Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesinin hangi görünümünün uygulanacağını saptamak için sınır ötesi suçun unsurlarının dağılımı analiz edilmelidir.
2
Ülkesel yetki (mülkilik) alt başlıklarını uyuşmazlığa uygulayın.
(B) Devleti, suçun kendi ülkesinde tamamlanması veya sonucun kendi ülkesinde doğması nedeniyle yetki talep etmektedir.
Mülkilik ilkesi; suçun başladığı yere (öznel) veya bittiği/etki doğurduğu yere (nesnel) göre ikiye ayrılır.
3
Doğru hukuki kavramı seçin.
Neticeye dayalı yetki tesisini sağlayan kavram Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesidir.
Uluslararası hukukta (Lotus davası örneğinde olduğu gibi), suçun unsurlarından herhangi birinin (özellikle neticenin) ülke sınırları içinde gerçekleşmesi nesnel mülkilik kapsamında o devlete yargı hakkı verir.

Anahtar Kavram

Ülkesel Yetki (Mülkilik İlkesi) ve Nesnel Görünümü

Alternatif Yöntem

Lotus Davası (Fransa v. Türkiye) mantığını hatırlamak: Gemilerin çarpışması sonucu ölüm olayının (neticenin) Türk gemisinde gerçekleşmesi, Türkiye'ye nesnel mülkilik temelinde yargı yetkisi vermiştir. Bu soruda da patojenin (neticenin) etkisini gösterdiği yer aynı mantıkla yetkiyi belirler.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 15Sonraki
Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 4 | Examkin