Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları

298 soru

Soru 41Soru

'K' devleti vatandaşı olan ve çok uluslu bir ticari işletmenin bölge müdürü olarak görev yapan Bayan (Z), şirketine büyük bir altyapı ihalesinde avantaj sağlamak amacıyla 'L' devletindeki yerel yetkililere rüşvet vermiştir. Olayın uluslararası basına yansıması üzerine Bayan (Z), derhal vatandaşı olduğu 'K' devletine dönmüştür. 'L' devleti, rüşvet suçunun kendi sınırları içerisinde işlenmesi sebebiyle soruşturma başlatırken; 'K' devleti de failin kendi vatandaşı olmasını esas alarak, yurt dışında gerçekleşen bu eylem için kendi ceza kanunları uyarınca resen yargılama yetkisini kullanmıştır.

Buna göre, 'K' devletinin Bayan (Z) hakkında kendi ülkesi dışında işlenen bir suçtan dolayı yargı yetkisi kullanması, uluslararası hukukta devletin yargı yetkisini temellendiren aşağıdaki ilkelerden hangisine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik ilkesi

Cevap

Aktif şahsilik ilkesi
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşlarının nerede bulunurlarsa bulunsunlar ve suçu nerede işlerlerse işlesinler kendi ceza kanunlarına tabi olmaya devam etmelerine olanak tanıyan bir yargı yetkisi kuralıdır. Verilen olayda 'K' devleti, suç 'L' devleti sınırlarında işlenmesine rağmen, suçun faili olan Bayan (Z)'nin kendi vatandaşı olmasından hareketle (uyrukluk bağına dayanarak) yargı yetkisini kullanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki suçun nerede ve kim tarafından işlendiğinin tespit edilmesi.
Suç 'L' devleti sınırları içinde, 'K' devleti vatandaşı olan Bayan (Z) tarafından işlenmiştir.
Yargı yetkisinin hangi bağa dayandığını bulmak için failin ve fiilin konumunun netleştirilmesi gerekir.
2
Yargı yetkisini kullanan devletin fail ile olan hukuki bağının değerlendirilmesi.
'K' devleti, suç kendi ülkesinin dışında işlenmiş olmasına rağmen sırf failin kendi vatandaşı olması nedeniyle sürece dahil olmuştur.
Devletlerin yargı yetkisini sınır ötesine taşıyabilmesi için geçerli bir bağlama noktası (uyrukluk, mağduriyet, devletin güvenliği vb.) bulması şarttır.
3
Tespit edilen bu hukuki bağın uluslararası hukuk normları çerçevesinde isimlendirilmesi.
Devletin sırf failin uyrukluğuna dayanarak ceza yargılaması yapması 'aktif şahsilik ilkesi' olarak tanımlanır.
Failin vatandaşı olduğu devletin yetkisi aktif, suçtan zarar gören mağdurun vatandaşı olduğu devletin yetkisi ise pasif şahsilik olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Bir devletin kendi vatandaşlarının yurt dışında işledikleri suçlar üzerinde, failin uyrukluğuna dayanarak yargı yetkisi kullanması kuralı (Aktif Şahsilik İlkesi).
Soru 42Soru

F ülkesi vatandaşı olan (Z), G ülkesinde kurduğu bir telekomünikasyon merkezi üzerinden, H ülkesinde yaşayan kişileri telefonla arayarak organize bir dolandırıcılık faaliyeti yürütmüştür. Suçun tüm planlama ve arama (icra) hareketleri G ülkesinde yapılmış olmasına rağmen, mağdurların malvarlığındaki eksilme ve haksız kazancın elde edilmesi doğrudan H ülkesi sınırları içinde gerçekleşmiştir. H ülkesi adli makamları, eylemin mağdurların uyrukluğundan bağımsız olarak, haksız fiilin neticesinin doğrudan kendi topraklarında doğmasını esas alarak (Z) hakkında yargı yetkisi iddia etmiştir.

Buna göre, H ülkesinin yargı yetkisini tesis ederken dayandığı uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Objektif (nesnel) mülkilik ilkesi

Cevap

H ülkesinin yargı yetkisini, suçun icra hareketleri başka bir ülkede başlasa da haksız sonucun doğrudan kendi fiziki sınırları içinde meydana gelmesine dayandırması 'Objektif (nesnel) mülkilik ilkesi' ile açıklanır.
Devletlerin yargı yetkisi kurallarından olan mülkilik (yersellik) ilkesi, suçun işlendiği ülkenin yargı yetkisine sahip olmasını ifade eder. Bir eylemin icra hareketleri bir ülkede başlayıp neticesi başka bir ülkede doğuyorsa, eylemin icra edildiği devletin yetkisine 'subjektif mülkilik', neticenin gerçekleştiği (suçun tamamlandığı) devletin yetkisine ise 'objektif mülkilik' denir. Olayda H ülkesi, neticenin kendi topraklarında doğmasını esas aldığı için hukuki dayanağı objektif mülkilik ilkesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylemin başlangıç (icra) ve bitiş (netice) yerlerinin tespit edilmesi.
Suçun icra hareketleri G ülkesinde başlamış, ancak maddi zararı ifade eden netice H ülkesinde gerçekleşmiştir.
Sınır aşan suçlarda mülkilik ilkesinin hangi türünün uygulanacağını belirlemek için eylemin parçalara ayrılması gerekir.
2
H ülkesinin yetki iddiasının temel dayanağının sınıflandırılması.
H ülkesi, failin uyrukluğuna (aktif şahsilik) veya mağdurun uyrukluğuna (pasif şahsilik) değil, eylemin tamamlandığı 'yer' unsuruna dayanmaktadır.
Soru kökündeki 'haksız fiilin neticesinin doğrudan kendi topraklarında doğmasını esas alarak' ifadesi, şahsilik sistemini dışlayıp yersellik (mülkilik) sistemini öne çıkarır.
3
Netice yerine dayalı mülkilik ilkesinin terminolojik karşılığının bulunması.
İcra hareketlerinin yapıldığı yer yetkisi 'subjektif mülkilik', neticenin gerçekleştiği yer yetkisi ise 'objektif mülkilik' olarak adlandırılır.
Uluslararası hukukta mülkilik yetkisi, suçun sınır aşan yapısına göre bu şekilde iki alt kategoriye ayrılmaktadır.

Anahtar Kavram

Objektif Mülkilik (Nesnel Yersellik) İlkesi
Soru 43Soru

Kanada sınırları içerisinde faaliyet gösteren uluslararası bir teknoloji şirketinde görevli Brezilya uyruklu bir çalışan, aralarındaki mesleki husumet nedeniyle aynı departmanda uzman olarak çalışan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu bir personele ağır şekilde saldırmış ve yaralamıştır. Olayın ardından turistik amaçla Türkiye'ye giriş yapan Brezilyalı fail, kolluk kuvvetlerince yakalanmış ve hakkında Türk ceza yargısı süreci başlatılmıştır.

Suçun Türkiye'nin egemenlik alanında işlenmemesi, devletin güvenliği veya mali çıkarları gibi temel menfaatlerini doğrudan hedef almaması ve soykırım, deniz haydutluğu gibi tüm insanlığa karşı işlenmiş evrensel bir nitelik taşımamasına rağmen; failin Türkiye'de yargılanabilmesinin uluslararası hukuktaki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Şahsilik İlkesi

Cevap

Doğru yanıt Pasif Şahsilik İlkesi'ni belirten seçenektir.
Pasif Şahsilik İlkesi, bir devletin, kendi sınırları dışında ve yabancı bir kimse tarafından kendi vatandaşına karşı işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesine olanak tanır. Senaryoda failin yabancı (Brezilyalı), suç yerinin yabancı bir ülke (Kanada) olması ancak mağdurun Türk vatandaşı olması, Türkiye'nin yargı yetkisini mağdurun uyrukluğuna (pasif süje) dayandırdığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın nerede gerçekleştiğini ve failin uyruğunu analiz et
Olay Kanada'da gerçekleşmiş (Mülkilik dışlanır) ve fail Brezilya uyrukludur (Türkiye için Aktif Şahsilik dışlanır).
Yargı yetkisinin hangi ilkeye dayandığını bulmak için öncelikle yer ve fail unsurları elenmelidir.
2
Suçun niteliğini değerlendir
Suç bireysel bir yaralama olayıdır; ne uluslararası toplumu ne de doğrudan devletin güvenliğini hedef almıştır (Evrensellik ve Koruma ilkeleri dışlanır).
Suç tipinin, özel yargı yetkisi gerektiren istisnai hallere girip girmediği kontrol edilmelidir.
3
Mağdurun uyruğunu tespit et
Mağdur (zarar gören kişi) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.
Yurt dışında, yabancı fail tarafından işlenen adi suçlarda devlete yargı yetkisi veren yegane unsur mağdurun uyrukluğudur, bu da Pasif Şahsilik İlkesi ile açıklanır.

Anahtar Kavram

Pasif Şahsilik İlkesi
Soru 44Soru

Devletlerin ceza yargı yetkisi, uluslararası hukukta belirli ilkelere dayandırılarak kullanılmaktadır. Aşağıda farklı ceza yargı yetkisi uygulamalarına ilişkin üç örnek olay verilmiştir:

I. Açık denizde seyreden sivil gemilere yönelik deniz haydutluğu (korsanlık) eylemlerine karışan ve herhangi bir devletin uyruğunda bulunmayan (vatansız) bir şahsın, eylemle hiçbir hukuki veya fiili bağı olmayan C devleti makamlarınca yakalanarak C devleti mahkemelerinde yargılanması.
II. D devleti vatandaşı olan bir örgüt üyesinin, E devleti sınırları içerisinde gizli bir tesis kurarak B devletinin ulusal para birimini büyük miktarlarda sahte olarak basması üzerine, failin B devleti mahkemelerince yargılanması.
III. F devleti topraklarında turistik gezi amacıyla bulunan H devleti vatandaşına yönelik ağır yaralama suçu işleyen J devleti vatandaşının, olayın ardından mağdurun uyruğunda bulunduğu H devleti mahkemelerince yargılanması.

Uluslararası hukuktaki yargı yetkisi kuralları dikkate alındığında, yukarıdaki örnek olayların dayandığı yetki ilkeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensellik İlkesi – Koruma İlkesi – Pasif Şahsilik İlkesi

Cevap

Doğru sıralama Evrensellik İlkesi, Koruma İlkesi ve Pasif Şahsilik İlkesi şeklinde olan seçenektir.
Verilen olaylar sırasıyla incelendiğinde; I. olayda jus cogens (emredici kural) niteliğindeki deniz haydutluğu suçu için bağsız yetki olan evrensellik ilkesi uygulanmaktadır. II. olayda sahte para basımı, doğrudan mağdur devletin egemenlik haklarına ve ekonomik güvenliğine saldırı niteliği taşıdığından koruma ilkesini gerektirir. III. olayda ise yargılama yetkisi tamamen suçtan zarar görenin (mağdurun) uyrukluğuna dayandırıldığı için bu durum pasif şahsilik ilkesi ile açıklanır. Bu sebeple Evrensellik – Koruma – Pasif Şahsilik sıralaması doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
I. Olayı analiz ederek dayandığı yargı yetkisi ilkesini belirlemek.
Deniz haydutluğu suçu tüm insanlığa karşı işlenmiş (erga omnes) kabul edilir. Fail veya eylemle hiçbir bağı bulunmayan bir devletin dahi yargılama yapabilmesi 'Evrensellik İlkesi' ile açıklanır.
Evrensel yetki, suçun ağırlığı ve tüm uluslararası toplumu ilgilendirmesi sebebiyle her devlete yargılama yetkisi verir.
2
II. Olayı analiz ederek dayandığı yargı yetkisi ilkesini belirlemek.
Bir devletin ulusal para biriminin yabancılar tarafından yurtdışında sahte olarak basılması, o devletin varlığına ve ekonomik temellerine doğrudan bir saldırıdır. Bu durumda devletin kendi bekasını korumak için yetki iddia etmesi 'Koruma İlkesi'dir.
Koruma ilkesi, devletin güvenliği, para birimi ve resmi mühürleri gibi hayati menfaatlerine yönelik yurtdışında işlenen suçlarda uygulanır.
3
III. Olayı analiz ederek dayandığı yargı yetkisi ilkesini belirlemek.
Yurtdışında yabancı bir fail tarafından işlenen suçta, yargılamayı yapacak devletin yetkisinin sadece suçun mağdurunun kendi vatandaşı olmasına dayanması 'Pasif Şahsilik İlkesi' (Pasif Kişisel Yetki) olarak adlandırılır.
Kişisel yetki ilkesi failin vatandaşlığına dayanıyorsa aktif, mağdurun vatandaşlığına dayanıyorsa pasif şahsilik adını alır.

Anahtar Kavram

Devletlerin Ceza Yargı Yetkisi İlkeleri (Evrensellik, Koruma ve Şahsilik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Omega Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı, yabancı dil ve kültürünü tanıtmak amacıyla komşu ülke Sigma'nın başkentinde, yerel halka ücretli eğitim veren ve ticari kâr amacı güden bir dil akademisi açmıştır. Akademi binasının kiralanması için Sigma vatandaşı bir mülk sahibiyle yapılan sözleşmeden doğan kira borcunun ödenmemesi üzerine, mülk sahibi Sigma mahkemelerinde Omega Cumhuriyeti aleyhine alacak davası açmıştır. Omega Cumhuriyeti ise bu akademinin Eğitim Bakanlığına bağlı bir resmi kurum olduğunu ileri sürerek "yargı bağışıklığı" itirazında bulunmuştur.

Günümüz uluslararası hukukunda kabul gören "sınırlı (dar) yargı bağışıklığı" teorisi dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın çözümüne ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyuşmazlığa konu olan kira sözleşmesi özel hukuk nitelikli ticari bir işlem (acta jure gestionis) olduğundan, Omega Cumhuriyeti'nin yargı bağışıklığı itirazı reddedilmeli ve Sigma mahkemelerinde yargılama yapılmalıdır.

Cevap

Uyuşmazlığa konu olan kira sözleşmesi özel hukuk nitelikli ticari bir işlem (acta jure gestionis) olduğundan, Omega Cumhuriyeti'nin yargı bağışıklığı itirazı reddedilmeli ve Sigma mahkemelerinde yargılama yapılmalıdır.
Sınırlı (dar) yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, yabancı bir devletin egemenlik yetkilerine dayanarak yaptığı kamusal işlemler (acta jure imperii) yargı bağışıklığından yararlanırken, özel hukuk kişisi gibi hareket ederek yaptığı ticari nitelikli işlemler (acta jure gestionis) yargı bağışıklığından yararlanamaz. Olayda Omega Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığının ticari kâr amacı güden bir dil akademisi için bina kiralaması ticari bir tasarruftur. Bu nedenle, devlet bu ticari işlemden doğan uyuşmazlıklarda yargı bağışıklığı ileri süremez ve Sigma mahkemelerinin davayı görme yetkisi bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki devlet işleminin hukuki niteliğini (egemenlik tasarrufu mu, ticari tasarruf mu) tespit etmek.
Bakanlığa bağlı da olsa ücretli eğitim ve kâr amacıyla açılan akademinin bina kiralama sözleşmesi ticari bir tasarruftur (acta jure gestionis).
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi işlemin kim tarafından yapıldığına değil, niteliğine ve amacına odaklanır.
2
Ticari tasarruflar karşısında yabancı devletin yerel mahkemelerdeki yargı bağışıklığı durumunu değerlendirmek.
Devlet, özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği ticari işlemlerde yargı bağışıklığından yararlanamaz.
Günümüz uluslararası hukukunda benimsenen sınırlı (dar) yargı bağışıklığı teorisinin temel kuralı budur.
3
Yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı arasındaki farkı gözden geçirmek.
Yargı bağışıklığının ortadan kalkması, devletin egemenlik amaçlı kullanılan mallarına (temsilcilik binaları vb.) haciz konulabileceği yetkisini doğurmaz.
İcra bağışıklığı, yargı bağışıklığından bağımsız ve daha katı kurallara tabi bir rejimdir.

Anahtar Kavram

Sınırlı (Dar) Yargı Bağışıklığı Teorisi (Acta Jure Imperii ve Acta Jure Gestionis Ayrımı)
Soru 46Soru

Günümüz uluslararası hukukunda yaygın olarak kabul gören 'sınırlı yargı bağışıklığı' (restrictive immunity) teorisine göre devletler, yabancı bir devlet mahkemesi önünde yalnızca egemenlik yetkisinin kullanımı (acta jure imperii) kapsamındaki fiilleri için bağışıklığa sahiptir. Özel hukuk kişilerinin de yapabileceği ticari nitelikteki işlemler (acta jure gestionis) ise bu bağışıklık kapsamında değerlendirilmez. Bu teoriye göre bir işlemin niteliği (nature of the act) esas alınmaktadır. Buna göre, aşağıdaki durumlardan hangisinde bir devletin yabancı bir ülke mahkemesinde 'yargı bağışıklığından' yararlanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir devletin, kamu düzenini ve sınır güvenliğini korumak amacıyla bir bölgeyi yasak bölge ilan ederek mülkiyet kısıtlaması getirmesi

Cevap

Kamu düzeni ve sınır güvenliğini sağlamaya yönelik idari kararlar, niteliği gereği sadece devletin yapabileceği egemenlik tasarrufları (jure imperii) olduğu için bu işlemler yargı bağışıklığından yararlanır.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinde temel ayrım, işlemin bir özel hukuk kişisi tarafından yapılıp yapılamayacağıdır. Sınır güvenliğini korumak veya kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan idari kararlar (yasak bölge ilanı gibi), doğası gereği yalnızca egemen bir devletin yetkisindedir (acta jure imperii). Bu tür işlemler devletin 'yargı bağışıklığı' kapsamında kalmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Teoriyi Tespit Etme
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uygulanmalıdır.
Soruda günümüz hukukunda geçerli olan sınırlı bağışıklık teorisine vurgu yapılmıştır.
2
İşlemin Niteliğini Analiz Etme
İşlemler 'jure imperii' ve 'jure gestionis' olarak ayrılır.
Sınırlı bağışıklıkta işlemin 'amacı' (örneğin askeri amaç) değil, 'niteliği' (örneğin satın alma sözleşmesi) belirleyicidir.
3
Seçenekleri Değerlendirme
Güvenlik kararı egemenlik tasarrufudur; satın alma veya kredi verme ise ticari tasarruftur.
Özel hukuk kişileri sözleşme yapabilir ama yasak bölge ilanı gibi idari düzenlemeler yapamaz.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığında 'İşlemin Niteliği' Testi

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı arasındaki farkları, özellikle icra bağışıklığının yargı bağışıklığına göre daha mutlak bir karakter taşıdığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 47Soru

Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı arasındaki temel farklar ve bu bağışıklıkların kapsamı dikkate alındığında; bir devletin, başka bir devlet mahkemesinde yargılanmayı kabul ederek yargı bağışıklığından feragat etmesi durumunda, aleyhine verilen tazminat kararının uygulanması aşamasında aşağıdakilerden hangisi icra bağışıklığı kapsamında korunmaya devam eden ve haczedilemeyen varlıklar arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez bankası rezervleri ve diplomatik misyonun kullanımındaki taşınmazlar

Cevap

Merkez bankası rezervleri ve diplomatik misyonun kullanımındaki taşınmazlar, devletin egemenlik yetkisiyle doğrudan ilişkili varlıklar oldukları için icra bağışıklığı kapsamında korunurlar.
Devletin icra bağışıklığı, yargı bağışıklığına göre daha geniş bir koruma sağlar. Bir devletin mahkeme yetkisini kabul etmesi (yargı bağışıklığından feragat), icra işlemlerine de izin verdiği anlamına gelmez. Merkez bankası varlıkları, diplomatik misyon binaları ve askeri amaçlı kullanılan mülkler 'egemenlik işlemi' (jure imperii) kapsamında kabul edilir. Bu tür varlıklar, uyuşmazlığın temeli ticari olsa bile, devletin egemenlik yetkisinin devamlılığı için uluslararası hukuk tarafından mutlak koruma altına alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bağışıklık Türlerinin Ayrımı
Yargı bağışıklığı (mahkemede yargılanmama) ile icra bağışıklığının (varlıklara el konulmaması) uluslararası hukukta iki ayrı ve bağımsız kurum olduğu tespit edilir.
Yargı bağışıklığından feragat edilse dahi, icra aşaması için devletin ayrıca rızasının bulunması veya varlığın niteliğinin değerlendirilmesi gerekir.
2
Varlık Niteliğinin Belirlenmesi
Hangi varlıkların egemenlik amaçlı (jure imperii), hangilerinin ticari amaçlı (jure gestionis) olduğu sınıflandırılır.
Sınırlı bağışıklık teorisine göre sadece ticari nitelikteki varlıklar icraya konu edilebilirken, kamusal amaca özgülenmiş varlıklar korunmaya devam eder.
3
Mutlak Korunan Varlıkların Tespiti
Merkez bankası varlıkları, askeri teçhizatlar ve diplomatik mülkler gibi kategorilerin 'mutlak' koruma altında olduğu saptanır.
Bu varlıklar, nitelikleri gereği devletin bağımsızlığını ve egemenliğini temsil ettikleri için hiçbir koşulda (ticari bir uyuşmazlığın sonucu olsa bile) haczedilemezler.

Anahtar Kavram

İcra bağışıklığının yargı bağışıklığından bağımsızlığı ve jure imperii varlıkların dokunulmazlığı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı birbirinden bağımsız iki ayrı hukuk kurumu olarak kabul edilmektedir. Bir devletin yabancı bir devlet mahkemesinde yargılanmayı kabul etmesi (yargı bağışıklığından feragat etmesi), o devletin malvarlığına yönelik icra işlemlerine de rıza gösterdiği anlamına gelmez. Bazı malvarlığı kategorileri, devletin egemenlik fonksiyonlarını sürdürebilmesi için özel olarak korunmaktadır.

Buna göre, bir devletin yabancı bir ülkede bulunan aşağıdaki malvarlığı unsurlarından hangisi, uluslararası hukuk ilkeleri uyarınca icra bağışıklığından yararlanır ve haciz işlemlerine konu edilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin merkez bankası veya benzeri mali otoriteleri tarafından yönetilen fonlar ve varlıklar

Cevap

Devletin merkez bankası veya benzeri mali otoriteleri tarafından yönetilen fonlar ve varlıklar icra bağışıklığından yararlanır.
Doğru yanıt olan merkez bankası veya mali otorite fonları, uluslararası hukukta (özellikle 2004 tarihli BM Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığı Sözleşmesi uyarınca) devletin egemenliğini temsil eden ve mutlak surette icra bağışıklığından yararlanan varlıklar arasında sayılmıştır. Bu tür varlıklar, devletin para politikası ve egemenlik fonksiyonları ile doğrudan ilişkili olduğu için haciz işlemlerine konu edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı bağışıklığı ve icra bağışıklığı ayrımını yapın.
Yargı bağışıklığından feragat, icra bağışıklığından da feragat edildiği anlamına gelmez; icra için ayrı bir feragat veya özel şartlar gerekir.
İcra bağışıklığı, devletin egemenliğini doğrudan etkileyen daha ağır bir müdahale biçimidir.
2
Malvarlığı unsurlarını kullanım amacına göre (jure imperii vs. jure gestionis) sınıflandırın.
Merkez bankası varlıkları, diplomatik misyon malları ve askeri mülkler kamusal amaçlıdır; ticari işletme gelirleri ise özel hukuk niteliklidir.
Sınırlı bağışıklık teorisi uyarınca sadece kamusal amaçlı (jure imperii) mallar korunur.
3
Uluslararası sözleşmelerdeki (örneğin 2004 BM Sözleşmesi) korunan kategorileri belirleyin.
Merkez bankası fonları, kullanım amacına bakılmaksızın mutlak korunan kategoriler arasında yer alır.
Merkez bankası varlıkları devletin ekonomik istikrarının ve egemenliğinin temel bir unsuru olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

İcra Bağışıklığında Malvarlığı Kategorileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Artemis Devleti, ülke genelindeki hızlı tren ağını genişletmek amacıyla uluslararası finans piyasalarında yüksek tutarlı devlet tahvili ihraç etmiş ve bu tahvilleri yabancı yatırımcılara satmıştır. Artemis Devleti'nin vadesi gelen ödemeleri yapmaması üzerine yabancı bir banka, kendi ülkesindeki mahkemelerde alacak davası açmıştır. Günümüz uluslararası hukukunda geçerli olan 'sınırlı yargı bağışıklığı' teorisi ve bu teorideki 'işlemin niteliği' (naturenature ofof thethe actact) kriteri dikkate alındığında, bu uyuşmazlık hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahvil ihracı, özel bir hukuk kişisinin de yapabileceği bir borçlanma işlemi (özel hukuk tasarrufu) niteliğinde olduğundan, Artemis Devleti bu uyuşmazlıkta yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Cevap

Tahvil ihracı niteliği itibarıyla ticari bir borçlanma işlemi (acta jure gestionis) sayıldığından devletin yargı bağışıklığı bulunmamaktadır.
Tahvil ihracı ve bu yolla borçlanma, bir devletin egemenlik gücünü kullanmadan, herhangi bir özel hukuk kişisi gibi piyasa şartlarında gerçekleştirdiği bir işlemdir. Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, devletlerin bu tür 'özel hukuk tasarrufları' (actaacta jurejure gestionisgestionis) yabancı devlet mahkemelerinin yargı yetkisine tabidir. 'İşlemin niteliği' testi kullanıldığında, işlemin kamusal bir amaca (tren yolu yapımı) hizmet etmesi bu ticari niteliği değiştirmez ve devlete bağışıklık sağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın taraflarını ve uyuşmazlığa konu işlemi belirle.
İşlem, bir devletin (Artemis) yabancı özel yatırımcılara tahvil satarak borçlanmasıdır.
Yargı bağışıklığının kapsamını belirlemek için öncelikle işlemin ne tür bir hukuki ilişki doğurduğu analiz edilmelidir.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisindeki 'İşlemin Niteliği' (NatureNature ofof thethe actact) kriterini uygula.
Tahvil ihracı/borçlanma, sadece devletlerin değil özel şirketlerin veya bireylerin de yapabileceği bir sözleşme tipidir.
Nitelik kriterine göre, eğer işlem özel bir kişi tarafından da yapılabiliyorsa, bu işlem 'özel hukuk tasarrufu' (actaacta jurejure gestionisgestionis) olarak kabul edilir.
3
İşlemin amacı ile niteliği arasındaki farkı değerlendir.
İşlemin amacı 'demiryolu inşası' (kamusal) olsa bile, niteliği 'borçlanma' (ticari) olduğu için bağışıklık tanınmaz.
Modern uluslararası hukuk uygulamalarında 'amaç' kriteri, devletlere çok geniş bir bağışıklık alanı sağladığı için terk edilmiş, yerine daha dar ve objektif olan 'nitelik' kriteri geçmiştir.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve İşlemin Niteliği Kriteri

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığı (execution immunity) ile yargı bağışıklığı (jurisdictional immunity) arasındaki temel farkları gözden geçirebilirsiniz; zira bir mahkemenin yargılama yetkisine sahip olması, kararı devlet malı üzerinde doğrudan icra edebileceği anlamına gelmez.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığına ilişkin 'sınırlı bağışıklık' (restrictive immunity) teorisi çerçevesinde, bir devlet işleminin 'jure gestionis' (özel hukuk tasarrufu) kapsamında olup olmadığını belirlemek için kullanılan 'işlemin niteliği' (nature of the act) ölçütü aşağıdakilerden hangisini esas alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin benzerinin özel hukuk kişileri arasında da gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği

Cevap

İşlemin niteliği ölçütü, uyuşmazlığa konu olan işlemin hukuki karakterine odaklanarak, bu işlemin özel hukuk kişileri arasında da yapılabilecek bir işlem olup olmadığını sorgular.
Sınırlı bağışıklık teorisinin modern uygulamasında kullanılan 'işlemin niteliği' ölçütü, işlemin hukuki karakterine bakar. Eğer bir devletin yaptığı işlem (örneğin bir mal alımı veya kira sözleşmesi), herhangi bir özel kişi tarafından da yapılabilecek nitelikteyse, bu işlem 'jure gestionis' kabul edilir ve devlet yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Sınırlı bağışıklık teorisi, 'acta jure imperii' (egemenlik tasarrufu) ve 'acta jure gestionis' (özel hukuk tasarrufu) ayrımına dayanır.
Teorinin temel ayrım noktasını belirlemek gerekir.
2
Ölçüt Belirleme
Modern uluslararası hukukta bir işlemin 'jure gestionis' sayılması için 'amaç' (purpose) yerine 'nitelik' (nature) ölçütü tercih edilir.
Amaca bakılması devletlere çok geniş bir bağışıklık alanı sağladığından, hak arama özgürlüğü için nitelik ölçütü esas alınır.
3
Tanımlama
Nitelik ölçütü, 'Bu işlemi bir özel kişi yapabilir mi?' sorusuna verilen cevaptır.
İşlemin türü (satım, kira, hizmet sözleşmesi vb.) onun niteliğini belirler.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve İşlemin Niteliği Ölçütü

İpuçları

1
Devletin her yaptığı işlem egemenlik hakkı kullanımı mıdır, yoksa bazen tüccar gibi mi davranır?
2
Bir devletin yabancı bir ülkeden kâğıt kalem alması ile o ülkede üs kurması arasındaki farkı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığı (execution immunity) arasındaki temel farkları gözden geçirin; zira yargılanabilmek her zaman mallara el konulabileceği anlamına gelmez.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 51Soru

Uluslararası hukukta devlet görevlilerinin yargı bağışıklıkları, ulusal mahkemelerin yargı yetkisini kullanmasını engelleyen usuli bir engel niteliğindedir. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2002 tarihli 'Tutuklama Emri' (Yerodia) davasında vurgulanan ilkeler çerçevesinde, 'troyka' olarak adlandırılan üst düzey devlet görevlilerinin bağışıklıklarının kapsamı ve süresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev süresi sona eren bir dışişleri bakanı, görevde olduğu dönemde 'resmi sıfatla' gerçekleştirdiği fiiller için işlevsel bağışıklığından (ratione materiae) yararlanmaya devam eder.

Cevap

Görev süresi sona eren bir dışişleri bakanı, görevde olduğu dönemde resmi sıfatla gerçekleştirdiği fiiller için işlevsel bağışıklığından (ratione materiae) yararlanmaya devam eder.
Uluslararası hukukta, görev süresi sona eren bir troyka üyesinin (Devlet Başkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanı) kişisel bağışıklığı sona ererken, görevdeyken 'resmi sıfatla' gerçekleştirdiği fiiller için işlevsel bağışıklığı (ratione materiae) devam eder. Bu durum, devletin sürekliliği ve egemenliği ilkesinin bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bağışıklık türlerinin (kişisel ve işlevsel) süre ve kapsam farkını belirle.
Kişisel bağışıklık (ratione personae) görev süresince tüm fiilleri kapsarken, işlevsel bağışıklık (ratione materiae) sadece resmi fiilleri kapsar ve görevden sonra da devam eder.
Uluslararası hukukta troyka üyelerinin korunması, devletlerarası ilişkilerin kesintisiz sürmesi amacıyla bu iki ayrı rejime tabi tutulmuştur.
2
Görev süresi sona ermiş bir görevlinin (troyka) durumunu analiz et.
Görev bittiği için kişisel bağışıklık kalkar, ancak resmi işlemleri koruyan işlevsel bağışıklık baki kalır.
UAD'nin 2002 Yerodia kararı, görevden ayrılan bakanların resmi fiilleri nedeniyle yabancı mahkemelerce yargılanamayacağını, ancak özel fiilleri nedeniyle yargılanabileceğini teyit etmiştir.

Anahtar Kavram

Bağışıklık (Immunity) vs. Cezasızlık (Impunity) ve Yerodia Prensipleri
Soru 52Soru

(K) Devleti'nde faaliyet gösteren bir biyoteknoloji firması tarafından üretilen ve kasıtlı bir müdahale neticesinde içinde ölümcül bir virüs barındıran aşı serisi (L) Devleti'ne ihraç edilmiştir. Bu aşıların (L) Devleti'ndeki sağlık merkezlerinde uygulanması sonucunda çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. (L) Devleti'nin, suçun hazırlık ve icra hareketleri kendi ülkesi dışında başlamış olsa da neticenin kendi ülkesinde gerçekleşmiş olmasına dayanarak yargı yetkisi kullanması, mülkilik ilkesinin hangi alt türü kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel mülkilik ilkesi

Cevap

Fiilin ülke sınırları dışında başlayıp neticesinin ülke içinde gerçekleşmesi durumunda ilgili devletin yetki kullanması nesnel mülkilik ilkesi ile açıklanır.
Uluslararası hukukta mülkilik ilkesi, bir suçun unsurlarından en az birinin (icra veya netice) devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda o devlete yargı yetkisi tanır. Fiilin dışarıda başlayıp neticenin içeride meydana gelmesi durumu 'nesnel mülkilik' (objective territoriality) olarak tanımlanır. Soruda (L) Devleti'nin yetkisi neticenin kendi ülkesinde doğmasına dayandırıldığı için doğru cevap budur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki yer-fiil ilişkisini analiz et.
Fiil (sabotaj/üretim) (K) Devleti'nde başlamış, netice (ölümler) (L) Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesinin hangi türünün uygulanacağını belirlemek için fiilin başlangıç ve bitiş noktaları tespit edilmelidir.
2
Yetki iddia eden devletin (L) konumunu belirle.
(L) Devleti, fiilin kendi topraklarında tamamlanmış (netice doğurmuş) olmasına dayanmaktadır.
Uluslararası hukukta mülkilik ilkesi, fiilin gerçekleştiği veya sonuçlandığı yer esasına göre ikiye ayrılır.
3
Tanımlanan durumu uygun hukuk terimiyle eşleştir.
Neticenin gerçekleştiği yer esas alındığı için bu 'Nesnel Mülkilik' ilkesidir.
Neticenin (effect) ülke sınırları içinde olması devletin ülkesel yetkisinin nesnel boyutunu oluşturur.

Anahtar Kavram

Nesnel Mülkilik İlkesi (Objective Territoriality Principle)

Daha Fazla Pratik

Lotus Davası kararı ışığında mülkilik ilkesinin sınır aşan suçlardaki uygulamasını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 53Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisi türlerinden biri olan kişisel yetki kapsamında; bir devletin, kendi vatandaşının yabancı bir ülkede işlediği suçlar üzerinde failin uyrukluğu nedeniyle yargılama yapabilmesi aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik ilkesi

Cevap

Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşının (failin) ülke dışında işlediği suçlar üzerinde, şahsın vatandaşlık bağını esas alarak yargı yetkisi kullanmasıdır.
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşlarının nerede olurlarsa olsunlar işledikleri suçlar üzerinde yargılama yetkisine sahip olmasıdır. Burada yetkinin kaynağı suçun işlendiği yer değil, suçun failinin devlete olan vatandaşlık bağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı yetkisinin dayanağını belirleyin.
Soru kökünde yetkinin 'failin uyrukluğu' nedeniyle kullanıldığı belirtilmektedir.
Uluslararası hukukta yetki ilkeleri, dayanak noktalarına (yer, fail, mağdur, suçun niteliği) göre isimlendirilir.
2
Kişisel yetki türleri arasındaki ayrımı yapın.
Failin vatandaşlığına dayanılıyorsa 'aktif', mağdurun vatandaşlığına dayanılıyorsa 'pasif' şahsilik ilkesi söz konusudur.
Kişisel yetki ilkesi, fail ve mağdurun vatandaşlığına göre ikiye ayrılır.

Anahtar Kavram

Aktif şahsilik ilkesi, failin vatandaşlığı esasına dayanır.
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru

"M" Devleti'nin Milli Eğitim Bakanlığı, "N" Devleti'nde yerleşik özel bir yazılım firmasından, kamu okullarında kullanılacak bir uzaktan eğitim platformu için lisans hizmeti satın almıştır. Sözleşme şartlarına rağmen "M" Devleti'nin ödemeyi geciktirmesi üzerine firma, "N" Devleti mahkemelerinde alacak davası açmıştır. "M" Devleti, söz konusu işlemin eğitim gibi kamusal bir hizmetin yürütülmesi amacıyla yapıldığını belirterek yargı bağışıklığı itirazında bulunmuştur.

Sınırlı yargı bağışıklığı (restrictive immunity) teorisi uyarınca, mahkemenin bu uyuşmazlıkta yargı yetkisine sahip olduğuna karar vermesi için temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin niteliği itibarıyla bir 'acta jure gestionis' (özel hukuk tasarrufu) olması

Cevap

Mahkemenin yargı yetkisine sahip olduğuna karar vermesi için işlemin niteliği itibarıyla bir 'acta jure gestionis' (özel hukuk tasarrufu) olduğunu tespit etmesi gerekir.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, bir devlet yabancı bir ülkede özel bir hukuk kişisi gibi hareket ederek ticari sözleşmeler yaptığında (acta jure gestionis), bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yargı bağışıklığından yararlanamaz. Mahkemenin yargı yetkisini kabul etmesi için işlemin niteliği itibarıyla özel hukuk karakterinde olduğunu tespit etmesi yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık konusu işlemin türünü belirle.
İşlem, bir yazılım lisansı satın alma sözleşmesidir.
Sınırlı bağışıklık teorisinde yargı yetkisini belirlemek için işlemin karakterine bakılır.
2
İşlemi 'nitelik' testi (nature test) ile analiz et.
Yazılım satın alma işlemi, herhangi bir özel şirket veya birey tarafından da yapılabilecek ticari nitelikte bir işlemdir.
İşlemin 'amacının' (eğitim) kamusal olması, modern uygulamada işlemin özel hukuk niteliğini (acta jure gestionis) ortadan kaldırmaz.
3
Sınırlı bağışıklık teorisini uygula.
Devletin ticari ve özel hukuk nitelikli işlemleri (acta jure gestionis) için yargı bağışıklığı yoktur; ancak egemenlik tasarrufları (acta jure imperii) için bağışıklık devam eder.
Teori, devletin piyasada özel bir aktör gibi davrandığı durumlarda yargılanmasını mümkün kılar.

Anahtar Kavram

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinde 'nitelik' (nature) ölçütü esas alınarak egemenlik tasarrufu (jure imperii) ile özel hukuk tasarrufu (jure gestionis) ayrımı yapılır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 55Soru

Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığına ilişkin "sınırlı bağışıklık" (restrictive immunity) teorisi çerçevesinde, bir işlemin egemenlik tasarrufu (jure imperii) mu yoksa özel hukuk tasarrufu (jure gestionis) mu olduğunun belirlenmesinde işlemin "amacından" (purpose) ziyade "niteliğine" (nature) bakılması gerektiği kabul edilmektedir. Bu kritere göre, işlemin kamu hizmetine yönelik olması bağışıklık için yeterli görülmemekte; işlemin benzerinin özel bir kişi tarafından yapılıp yapılamayacağı esas alınmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki işlemlerden hangisi bu kriter uyarınca yabancı devletin yargı bağışıklığından yararlanamayacağı bir özel hukuk tasarrufu (acta jure gestionis) örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir devletin, yabancı bir ülkeye göndereceği resmi heyetin ulaşımı için o ülkede faaliyet gösteren bir şirketten araç filosu kiralaması

Cevap

Resmi bir heyet için araç kiralanması işlemi, niteliği gereği bir özel hukuk tasarrufudur.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinde kullanılan 'nitelik testi' uyarınca, uyuşmazlığa konu olan işlemin hukuksal karakteri incelenir. Bir devletin araç kiralama şirketinden araç kiralaması, hukuki mahiyeti itibarıyla bir kira sözleşmesidir ve bu işlem özel hukuk kişileri arasında da sıklıkla gerçekleşir. İşlemin amacının 'resmi bir heyeti taşımak' olması, işlemin ticari ve özel hukuk niteliğini değiştirmez. Bu nedenle, devlet bu tür bir işlemden doğan uyuşmazlıklarda yerel mahkemeler önünde yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Teorinin ve kriterin tanımlanması
Sınırlı bağışıklık teorisi, işlemin amacına (niçin yapıldığına) değil, niteliğine (işlemin hukuksal karakterine) bakar.
Uyuşmazlığın hangi hukuki rejime tabi olduğunu belirlemek için esas alınan modern kriter budur.
2
Seçeneklerdeki işlemlerin nitelik testinden geçirilmesi
Araç kiralama işlemi, herhangi bir özel hukuk kişisinin (şahıs veya şirket) de yapabileceği türden bir sözleşmedir.
Özel bir kişinin yapamayacağı işlemler (kanun çıkarma, diplomatik koruma vb.) egemenlik tasarrufu sayılırken, pazar ekonomisi içinde yapılabilecek işlemler ticari/özel hukuk tasarrufu kabul edilir.
3
Bağışıklık durumunun saptanması
Özel hukuk tasarruflarında (jure gestionis) devletin yargı bağışıklığı yoktur.
Sınırlı bağışıklık teorisi, devletlerin ticari faaliyetlerinde diğer özel kişilerle eşit şartlarda yargılanabilmesini amaçlar.

Anahtar Kavram

İşlemin Niteliği Kriteri (Nature of the Act)

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı bağışıklığından feragat etmesi durumunda mahkemelerin yetkisinin nasıl etkileneceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen bir festival sırasında, bir Fransız vatandaşı, orada görevli olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir gazeteciye yönelik kasten yaralama fiilini gerçekleştirmiştir. Bu olay üzerine Türkiye'nin, söz konusu yabancı uyruklu fail hakkında mağdurun Türk vatandaşı olması esasına dayanarak yargı yetkisi tesis etmesi uluslararası hukukta aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Şahsilik İlkesi

Cevap

Uluslararası hukukta devletin, kendi vatandaşına karşı yurt dışında bir yabancı tarafından işlenen suçlar üzerinde mağdurun uyrukluğuna dayanarak yetki kullanması Pasif Şahsilik İlkesi olarak adlandırılır.
Pasif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşına karşı yabancı bir ülkede işlenen suçlarda, sırf mağdurun kendi vatandaşı olması nedeniyle yargı yetkisine sahip olmasıdır. Senaryoda fail yabancı, suç yeri yabancı ülke ve mağdur Türk vatandaşı olduğu için Türkiye'nin kullanacağı yetki bu ilkeye dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın yerini ve kişilerin uyruğunu analiz etme
Suç yurt dışında (Brezilya) işlenmiş, fail yabancı (Fransız), mağdur ise Türk vatandaşıdır.
Devletin hangi yetki ilkesini kullanacağını belirlemek için fail, mağdur ve yer ilişkisinin tespit edilmesi gerekir.
2
Mağdur odaklı yetki ilkesini belirleme
Mağdurun uyrukluğu esas alındığı için yetki türü belirlenmiştir.
Uluslararası hukukta 'mağdurun kimliği' üzerinden kurulan yetki pasif şahsilik (passive personality) ilkesidir.

Anahtar Kavram

Pasif Şahsilik İlkesi

Daha Fazla Pratik

Aktif şahsilik ilkesinin uygulandığı, failin Türk vatandaşı olduğu benzer bir senaryoyu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 57Soru

Yabancı bir ülkede ikamet eden ve Türkiye ile hiçbir vatandaşlık bağı bulunmayan bir şahıs, bulunduğu ülkede Türkiye Cumhuriyeti'ne ait resmi devlet mühürlerini ve kıymetli damgalarını taklit ederek sahte belgeler üretmektedir. Şahsın bu eylemleri sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin idari düzeni ve güvenliği doğrudan zarar görmektedir.

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisini belirleyen ilkeler dikkate alındığında, Türkiye'nin kendi sınırları dışında bir yabancı tarafından işlenen bu suç üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini sağlayan temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma İlkesi

Cevap

Koruma İlkesi (Koruma Yetkisi)
Koruma ilkesi (veya gerçeklik ilkesi), bir devletin kendi güvenliğine, toprak bütünlüğüne, para birimine, resmi belgelerine veya mühürlerine yönelik olarak, yurt dışında bir yabancı tarafından işlenen suçları yargılama yetkisini ifade eder. Soruda belirtilen resmi mühürlerin ve kıymetli damgaların taklit edilmesi, devletin idari düzenini ve güvenliğini doğrudan tehdit eden bir eylem olduğu için Türkiye, koruma ilkesine dayanarak yargı yetkisi kullanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun nerede işlendiğini tespit etme
Suç yabancı bir ülkede işlenmiştir.
Mülkilik ilkesinin (ülkesellik) geçerli olup olmadığını anlamak için suçun mekanı kritiktir.
2
Failin ve mağdurun uyruğunu analiz etme
Fail bir yabancıdır, mağdur ise doğrudan devlet tüzel kişiliğinin menfaatleridir.
Aktif şahsilik (failin vatandaşlığı) ve pasif şahsilik (mağdurun vatandaşlığı) ilkelerini elemek için bu analiz gereklidir.
3
Suçun niteliğini değerlendirme
Suç, devletin resmi mühürleri ve kıymetli damgaları gibi egemenlik haklarını ve güvenliğini hedef almaktadır.
Devletin temel menfaatlerini koruma amacını güden 'Koruma İlkesi' suçun bu niteliğine dayalı olarak yargı yetkisi tanır.

Anahtar Kavram

Koruma İlkesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 58Soru

Uluslararası hukukta devletin "üçlü" (troika) olarak adlandırılan en üst düzey temsilcilerinin (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı) yargı bağışıklıkları, görev sürelerinin devam edip etmemesine göre farklılık göstermektedir. Buna göre, görev süresi sona ermiş bir Dışişleri Bakanı'nın yabancı bir devlet mahkemesindeki hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev süresi sona erdikten sonra, görevde olduğu dönemde gerçekleştirdiği resmi işlemler için işlevsel bağışıklığı (ratione materiae) devam eder; ancak özel nitelikli fiilleri için yargılanabilir.

Cevap

Görev süresi sona eren bir Dışişleri Bakanı, görev dönemindeki resmi işlemleri için işlevsel bağışıklıktan yararlanmaya devam ederken, özel fiilleri için yargılanabilir hale gelir.
Uluslararası hukukta görev süresi sona eren üst düzey yetkililer, görevdeyken sahip oldukları 'kişisel bağışıklığı' kaybederler. Ancak görev döneminde devlet adına gerçekleştirdikleri işlemler (resmi fiiller), 'işlevsel bağışıklık' kapsamında korunmaya devam eder. Bu durum, yabancı devlet mahkemelerinin bu kişileri sadece özel nitelikli (resmi olmayan) fiilleri için yargılamasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kişisel bağışıklık (ratione personae) kapsamını değerlendirme.
Devletin en üst düzey yetkilileri (Troika), görevdeyken hem resmi hem de özel tüm fiilleri için mutlak bağışıklığa sahiptir.
Bu bağışıklık, makamın onurunu ve devletler arası ilişkilerin kesintisiz sürdürülmesini korumayı amaçlar.
2
Görev sonu durumunu analiz etme.
Görev sona erdiğinde kişisel bağışıklık düşer. Ancak devlet adına yapılan "resmi işlemler" için tanınan işlevsel bağışıklık (ratione materiae) kalıcıdır.
Uluslararası hukukta resmi işlemler devlete isnat edildiği için, kişiden ziyade devletin egemenliği korunmaktadır.
3
Özel ve resmi fiil ayrımını uygulama.
Eski bakanın görev dönemindeki şahsi tatilleri veya özel mülkiyet uyuşmazlıkları (özel fiiller) yargılamaya konu olabilirken, resmi diplomatik görüşmeleri koruma altındadır.
Yerodia (2002) davasında vurgulanan temel doktrin budur.

Anahtar Kavram

Kişisel (Ratione Personae) ve İşlevsel (Ratione Materiae) Bağışıklık Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Adalet Divanı'nın 2002 tarihli 'Arrest Warrant' (Yerodia) davasını, bağışıklığın cezasızlık anlamına gelmediği tezi üzerinden inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru

Uluslararası hukukta bir devletin, suçun işlendiği yerle (ülkesellik), failin veya mağdurun uyrukluğuyla (şahsilik) ya da kendi devlet güvenliğine yönelik doğrudan bir tehditle (koruma) herhangi bir bağı bulunmamasına rağmen; söz konusu suçun tüm insanlığın ortak çıkarlarını zedeleyen niteliği gereği yargılama yetkisi kullanması durumuna ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel Yetki (Evrensellik İlkesi)

Cevap

Evrensel yetki ilkesi, suçun işlendiği yer veya kişilerin uyruğuna bakılmaksızın, insanlığın ortak vicdanını yaralayan ağır suçlarda her devletin yargılama hakkını ifade eder.
Evrensellik ilkesi, suçun işlendiği yer (mülkilik), failin uyruğu (aktif şahsilik), mağdurun uyruğu (pasif şahsilik) veya devletin doğrudan menfaati (koruma) ile hiçbir bağlantı olmasa dahi, suçun tüm uluslararası toplumu ilgilendiren ağırlığı sebebiyle kullanılan yargı yetkisidir. Bu yetki özellikle deniz haydutluğu, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi jus cogens niteliğindeki kuralların ihlalinde ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Yargılama yetkisinin geleneksel bağlarını (toprak, vatandaşlık, devlet çıkarı) analiz etme.
Soruda bu bağların hiçbirinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Geleneksel bağların yokluğu, yetkinin suçun niteliğine dayandığını gösterir.
2
Suçun niteliğini ve uluslararası toplum üzerindeki etkisini değerlendirme.
Suçun tüm insanlığın ortak çıkarlarını zedelediği tespiti yapılmıştır.
Soykırım, deniz haydutluğu ve insanlığa karşı suçlar gibi eylemler 'erga omnes' (herkese karşı) yükümlülükler doğurur.
3
Tanıma uygun olan hukuki ilkeyi saptama.
Herhangi bir bağ şartı aramayan tek ilke evrensellik ilkesidir.
Uluslararası hukukta bu durum 'aut dedere aut judicare' (ya iade et ya yargıla) kuralıyla da ilişkilendirilir.

Anahtar Kavram

Evrensel yetki, belirli ağır suçların faillerinin cezasız kalmamasını sağlamak amacıyla her devlete tanınan bir yetki türüdür.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 60Soru

Yabancı bir ülke vatandaşı olan şahsın, kendi ülkesindeki bir matbaada Türkiye Cumhuriyeti'ne ait sahte pasaport ve giriş vizeleri tanzim ettiği tespit edilmiştir. Bu şahsın eylemi Türkiye'nin idari düzenini ve güvenliğini doğrudan hedef aldığına göre, uluslararası hukuk uyarınca Türkiye'nin bu kişi üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini sağlayan ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma İlkesi

Cevap

Uluslararası hukukta devletin güvenliğini, ekonomik bütünlüğünü veya resmi belgelerini hedef alan dış kaynaklı suçlarda 'Koruma İlkesi' uyarınca yargı yetkisi kullanılır.
Koruma ilkesi, bir devletin kendi güvenliğini, mali bütünlüğünü (para basımı) veya resmi belgelerinin (pasaport, vize, mühür) güvenilirliğini korumak amacıyla, bu değerlere karşı yurtdışında yabancılar tarafından işlenen suçları cezalandırma yetkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemin niteliğini belirleyin.
Pasaport ve vize sahteciliği, doğrudan devletin güvenliğini ve idari otoritesini (resmi belgelerini) hedef alan bir eylemdir.
Koruma ilkesinin uygulanabilmesi için suçun devletin temel menfaatlerini (güvenlik, para, resmi mühür/belge) hedef alması gerekir.
2
Failin ve suçun işlendiği yerin durumunu analiz edin.
Fail yabancı uyrukludur ve eylem Türkiye toprakları dışında gerçekleşmiştir.
Eğer fail Türk olsaydı aktif şahsilik, eylem Türkiye'de olsaydı mülkilik ilkesi öncelikli olurdu. Bu şartlar altında geriye koruma veya evrensellik ihtimalleri kalır.
3
Doğru hukuk ilkesini saptayın.
Devletin hayati menfaatlerine yönelik bu saldırı 'Koruma İlkesi' (Protective Principle) kapsamına girer.
Koruma ilkesi, devletlere kendi varlıklarını ve güvenliğini tehdit eden yurtdışı kaynaklı eylemlere karşı tek taraflı yargı yetkisi tanır.

Anahtar Kavram

Koruma İlkesi: Devletin temel menfaatlerine yönelik yurtdışında işlenen suçlar üzerindeki yargı yetkisi.

Daha Fazla Pratik

Türk Ceza Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan 'Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar' başlığını inceleyerek koruma ilkesinin iç hukuktaki yansımalarını görebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 3 / 15Sonraki