Otakoidler ve Antiinflamatuar İlaçlar

204 soru

Soru 101Soru

28 yaşında kadın hasta, yaygın nazal polipozis ve astım tanısıyla izlenmektedir. Şiddetli eklem ağrısı nedeniyle aspirin kullanan hastada, ilaç alımından yaklaşık 30 dakika sonra hırıltılı solunum ve yaygın ürtiker gelişmiştir. Acil serviste yapılan muayenede belirgin bronkospazm saptanan bu hastadaki klinik tablonun patofizyolojisinden sorumlu temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Araşidonik asit metabolizmasının lipooksijenaz yolağına kayması sonucu sisteinil lökotrien üretiminin artması

Cevap

Aspirin kullanımı sonrası gelişen bronkospazmın temel nedeni, araşidonik asit metabolizmasının siklooksijenaz yolağından lipooksijenaz yolağına kayması sonucu artan sisteinil lökotrienlerin etkisidir.
Aspirin ve COX-1 enzimini güçlü şekilde inhibe eden diğer NSAİİ'ler, araşidonik asit metabolizmasını prostaglandin sentez yolundan uzaklaştırarak lipooksijenaz yolağına yönlendirirler. Bu durum, sisteinil lökotrienlerin (LTC4LTC_4, LTD4LTD_4, LTE4LTE_4) aşırı üretimine ve sonuç olarak duyarlı bireylerde (Samter triadı olan hastalar gibi) şiddetli bronkospazma yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut klinik verilerinin değerlendirilmesi
Astım, nazal polip ve aspirin duyarlılığı (Samter Triadı) saptanmıştır.
Bu üçlü tanı, hastanın NSAİİ'lere karşı aşırı duyarlı olduğunu gösterir.
2
Aspirinin etki mekanizmasının analiz edilmesi
Aspirin, siklooksijenaz (COX) enzimini inhibe eder.
COX inhibisyonu, araşidonik asidin prostaglandin ve tromboksanlara dönüşümünü durdurur.
3
Metabolik şant mekanizmasının kurulması
Hücrede biriken araşidonik asit, lipooksijenaz (LOX) yolağına yönlenir.
COX yolu tıkalı olduğu için substrat LOX enzimi tarafından metabolize edilir.
4
Mediyatör etkisinin belirlenmesi
LTC4LTC_4, LTD4LTD_4 ve LTE4LTE_4 gibi sisteinil lökotrienlerin sentezi artar.
Bu lökotrienler güçlü bronkokonstrüktör etkiye sahiptir ve klinik tablodaki nefes darlığını açıklar.

Anahtar Kavram

Aspirin ile Tetiklenen Solunum Yolu Hastalığı (AERD - Samter Triadı) mekanizması 'Lökotrien Şantı'dır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Sol dizinde ani başlayan şişlik, kızarıklık ve şiddetli ağrı şikayetiyle başvuran 5858 yaşındaki erkek hastada akut gut artriti atağı saptanmıştır. Bu hastanın akut atağını tedavi etmek amacıyla kullanılan ve nötrofillerin inflamasyon alanına göçünü mikrotübül polimerizasyonunu engelleyerek inhibe eden ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolşisin

Cevap

Kolşisin
Kolşisin, tübülin alt birimlerine bağlanarak mikrotübüllerin polimerizasyonunu engeller. Bu durum, nötrofillerin inflamasyon bölgesine hareketini (kemotaksis), fagositozu ve lökotrien B4B_4 salınımını inhibe ederek akut gut atağında inflamasyonu hızla dindirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumu analiz et
Hastada akut gut artriti atağı (sol dizde ani başlangıçlı inflamasyon) mevcuttur.
Tedavi seçimi akut ve kronik faz ayrımına göre yapılmalıdır.
2
İstenen mekanizmayı sorgula
Nötrofil göçünü (kemotaksis) mikrotübül inhibisyonu yoluyla engelleyen ilaç aranmaktadır.
Mikrotübüller, hücre içi taşıma ve hücre hareketliliği için kritiktir.
3
Seçenekleri mekanizma ve kullanım amacına göre değerlendir
Kolşisin bu mekanizmayla etki eden temel akut atak ilacıdır.
Diğer seçenekler (allopürinol, febuksostat, probenesid, peglotikaz) ürik asit düzeyini düşüren kronik tedavi ajanlarıdır.

Anahtar Kavram

Akut gut tedavisinde kolşisinin mikrotübül inhibisyonu mekanizması
Soru 103Soru

Pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAHPAH) tedavisinde prostasiklin yolağını hedefleyen ilaçların farmakolojik ve farmakokinetik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SelexipagSelexipag'ın aktif metaboliti, IPIP reseptörleri kadar EP1EP_1 ve EP3EP_3 reseptörlerini de güçlü bir şekilde uyararak vasküler düz kaslarda cAMPcAMP artışına ve paradoksal vazokonstriksiyona yol açar.

Cevap

Selexipag'ın aktif metabolitinin EP1 ve EP3 reseptörlerini uyararak vazokonstriksiyona neden olduğu ifadesi yanlıştır; aksine Selexipag bu reseptörlere karşı oldukça seçicidir.
Selexipag ve onun aktif metaboliti olan ACT333602ACT-333602, prostasiklin reseptörü olan IPIP reseptörüne karşı oldukça seçicidir. EpoprostenolEpoprostenol, I˙loprostİloprost ve TreprostinilTreprostinil gibi prostanoid analogları farklı derecelerde EP1EP_1 ve EP3EP_3 reseptörlerini de uyarabilirler. EP1EP_1 (GqG_q aracılı kalsiyum artışı) ve EP3EP_3 (GiG_i aracılı cAMPcAMP azalışı) reseptörlerinin aktivasyonu damar düz kaslarında kasılmaya (vazokonstriksiyon) neden olur. Selexipag'ın bu reseptörler üzerinde etkisinin olmaması, sadece vazodilatör olan IPIP reseptörünü (GsG_s aracılı cAMPcAMP artışı) tetiklemesini sağlar. Bu nedenle Selexipag'ın vazokonstriksiyona yol açtığı bilgisi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Pulmoner arteriyel hipertansiyonda prostasiklin (PGI2PGI_2) yolağını hedefleyen ilaçları sınıflandır.
Epoprostenol, İloprost ve Treprostinil prostanoid analoglarıyken; Selexipag prostanoid olmayan bir reseptör agonistidir.
İlaçların yapısal farkları, reseptör seçiciliklerini ve farmakokinetiklerini belirler.
2
Epoprostenol ve Treprostinil'in stabilite ve yarı ömür özelliklerini karşılaştır.
Epoprostenol çok kısa yarı ömürlü (<6<6 dk) ve instabil iken, Treprostinil daha stabildir ve subkutan/oral yolla kullanılabilir.
Kinetik özellikler klinik uygulama yöntemlerini doğrudan etkiler.
3
Selexipag'ın metabolizmasını ve reseptör etkileşimini analiz et.
Selexipag bir prodrugdur ve aktif metaboliti olan ACT333602ACT-333602, IPIP (prostasiklin) reseptörüne yüksek seçicilik gösterir.
Selexipag'ın en önemli avantajı, IP reseptörüne olan yüksek seçiciliğidir.
4
EP1EP_1 ve EP3EP_3 reseptörlerinin damar düz kası üzerindeki etkisini değerlendir.
EP1EP_1 (GqG_q) ve EP3EP_3 (GiG_i) reseptörlerinin uyarılması vazokonstriksiyona neden olur.
Prostanoid analogları bu reseptörleri de etkileyebilirken, Selexipag'ın bunları etkilememesi bir avantajdır.

Anahtar Kavram

Selexipag'ın seçici IP reseptör agonistliği ve prostanoid analoglarından yapısal farkı.

Daha Fazla Pratik

Selexipag ve diğer PGI2 analoglarının yan etki profillerindeki (baş ağrısı, çene ağrısı) benzerlikleri ve farmakolojik nedenlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 104Soru

İrritabl bağırsak sendromu (I˙BSİBS) tedavisinde kullanılan ve bir 5HT35-HT_3 reseptör antagonisti olan alosetronun, nadir ancak ciddi bir yan etki olan iskemik kolit riski nedeniyle kullanımı kısıtlanmıştır. Söz konusu ilacın hedef aldığı bu reseptör alt tipi, aşağıdakilerden hangisi ile diğer serotonin reseptörlerinden yapısal olarak ayrılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ligand kapılı iyon kanalı yapısında olması

Cevap

5-HT3 reseptörü, diğer tüm serotonin reseptörleri G-proteini ile kenetliyken, ligand kapılı iyon kanalı yapısında olmasıyla ayrılır.
Serotonin reseptör ailesi içinde 5HT35-HT_3 dışındaki tüm reseptörler (5HT15-HT_1, 22, 44, 55, 66, 77) G-proteini ile kenetli (GPCR) reseptörlerdir. 5HT35-HT_3 ise sodyum ve potasyum geçişine izin veren ligand kapılı bir iyon kanalıdır. Bu özelliği onu yapısal olarak benzersiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın hedef reseptörünü belirle
Alosetron bir 5HT35-HT_3 reseptör antagonistidir.
Soruda verilen klinik bağlamda ilacın etki mekanizması üzerinden reseptör tayini yapılır.
2
Serotonin reseptör ailelerini sınıflandır
5HT15-HT_1 (Gi), 5HT25-HT_2 (Gq), 5HT35-HT_3 (İyon kanalı), 5HT4,6,75-HT_4,6,7 (Gs) olarak gruplanır.
Reseptörlerin sinyal iletim yolakları ve yapısal özelliklerini hatırlamak farkı bulmayı sağlar.
3
Yapısal istisnayı tespit et
5HT35-HT_3 iyonotropiktir, diğerleri metabotropiktir.
Serotonin reseptörleri arasında sadece 3 numaralı alt tipin iyon kanalı olduğu temel bir farmakolojik bilgidir.

Anahtar Kavram

Serotonin reseptör alt tipleri ve yapısal özellikleri
Soru 105Soru

Viral enfeksiyon (influenza veya varisella gibi) geçirmekte olan bir çocukta ateş düşürücü olarak kullanıldığında; karaciğerde mikroveziküler yağlanma ve akut ensefalopati ile karakterize Reye sendromu gelişme riski nedeniyle kontrendike olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asetilsalisilik asit

Cevap

Asetilsalisilik asit (Aspirin), çocuklarda viral enfeksiyonlar (su çiçeği veya grip) sırasında kullanımıyla Reye sendromu riskini artıran temel ilaçtır.
Doğru seçenek olan asetilsalisilik asit, viral enfeksiyon geçiren çocuklarda kullanıldığında hepatositlerde mitokondriyal hasara yol açar. Bu durum, plazma amonyak düzeylerinde artış, karaciğerde mikroveziküler yağlanma ve akut ensefalopati ile seyreden Reye sendromuna neden olur. Bu nedenle çocuklarda ateş düşürücü olarak parasetamol veya ibuprofen tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Viral enfeksiyon (İnfluenza/Varisella) + Ateş düşürücü kullanımı + Karaciğer yetmezliği/Ensefalopati = Reye Sendromu.
Reye sendromunun klasik tetikleyici faktörlerini tanımlamak.
2
İlaç-hastalık ilişkisini kurma
Asetilsalisilik asit (aspirin), mitokondriyal beta-oksidasyonu inhibe ederek bu tabloyu tetikler.
Salisilatların çocuklarda viral zemin üzerindeki spesifik toksik etkisini belirlemek.

Anahtar Kavram

Salisilatların (Aspirin) çocuklarda viral enfeksiyonlar sırasında Reye Sendromu riski nedeniyle kontrendike olması.

Alternatif Yöntem

Hafıza tekniği: 'A'spirin ve 'A'kut ensefalopati/'A'ni karaciğer yağlanması (Reye) arasındaki 'A' harfi üzerinden ilişki kurulabilir. Ayrıca Kawasaki hastalığı, çocuklarda aspirinin kontrendike olmadığı nadir bir istisnadır.
Tahmini Süre:45s
Soru 106Soru

6565 yaşındaki bir erkek hasta, koroner arter hastalığı nedeniyle profilaktik olarak günde 100100 mg aspirinaspirin kullanmaktadır. Hasta, eşlik eden osteoartrit ağrıları için bir nonsteroid antiinflamatuar ilaç (NSAI˙I˙NSAİİ) almaya başlamıştır. Bir süre sonra yapılan tetkiklerde, aspirinaspirin'in trombosit agregasyonunu inhibe etme yeteneğinin belirgin şekilde azaldığı saptanmıştır.

Farmakodinamik olarak bu durumdan sorumlu olan ve aspirinaspirin'den önce alındığında trombositlerdeki COX1COX-1 enziminin hidrofobik kanalına bağlanarak aspirinaspirin'in erişimini engelleyen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbuprofen

Cevap

İbuprofen, COX1COX-1 enzim kanalına yarışmalı olarak bağlanarak aspirinaspirin'in geri dönüşümsüz etkisini engelleyen non-selektif bir NSAI˙I˙NSAİİ'dir.
İbuprofen, COX1COX-1 enziminin aktif bölgesindeki hidrofobik kanala yüksek afiniteyle bağlanır. Eğer aspirinaspirin alınmadan hemen önce uygulanırsa, aspirinaspirin'in bu kanaldan geçip serin kalıntısını asetillemesini engeller. Bu durum aspirinaspirin'in kardiyovasküler profilaksi gücünü azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
AspirinAspirin'in etki mekanizmasını belirle.
AspirinAspirin, trombositlerdeki COX1COX-1 enzimini serin kalıntısı üzerinden geri dönüşümsüz olarak asetiller ve tromboksan A2A_2 sentezini baskılar.
Bu etki aspirinaspirin'in kardiyovasküler koruyucu etkisinin temelidir.
2
Nonsteroid ilaçlar arasındaki farmakodinamik etkileşimi değerlendir.
Bazı non-selektif NSAI˙I˙NSAİİ'ler (özellikle ibuprofen), COX1COX-1 enziminin hidrofobik kanalına aspirinaspirin'den önce girip oraya bağlanabilir.
Bu durum, aspirinaspirin'in enzimin derinliklerindeki serin bölgesine ulaşmasını fiziksel olarak engeller.
3
Klinik sonucu analiz et.
AspirinAspirin enzimle kovalent bağ kuramadığı için antiagregan etkisi azalır.
Yarışmalı inhibitörlerin (ibuprofen gibi) etkisi geçicidir, ancak aspirinaspirin'in geri dönüşümsüz etkisini engellemeleri koruyucu tedaviyi başarısız kılar.

Anahtar Kavram

İbuprofen ve naproksen gibi ajanlar, aspirinaspirin'in COX1COX-1 üzerindeki antitrombotik etkisini yarışmalı inhibisyon yoluyla bozabilir.

Daha Fazla Pratik

Kardiyovasküler riski yüksek hastalarda hangi NSAI˙I˙NSAİİ'nin diğerlerine göre daha güvenli bir profil sergilediğini (örneğin Naproksen) incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 107Soru

Postoperatif dönemde şiddetli ağrısı olan bir hastada, analjezik etkinliğinin gücü nedeniyle opioidlere alternatif olarak kullanılabilen, ancak ciddi gastrointestinal ve renal yan etkileri sebebiyle tedavi süresinin 55 günü geçmemesi önerilen nonsteroid antiinflamatuar ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ketorolak

Cevap

Ketorolak, çok güçlü analjezik etkisi olan ancak toksisite riski nedeniyle kullanımı 5 günle sınırlandırılan ilaçtır.
Ketorolak, sistemik (parenteral veya oral) yolla kullanıldığında analjezik etkisi opioidlerle (düşük doz morfin) kıyaslanabilecek kadar güçlü olan tek NSAİİ'dir. Ancak, prostaglandin sentezini çok güçlü inhibe etmesi nedeniyle ciddi gastrointestinal kanama, perforasyon ve akut böbrek yetmezliği riski taşır. Bu nedenle prospektüs bilgisi ve klinik kılavuzlarda tedavinin 5 günü geçmemesi gerektiği vurgulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki klinik gereksinimi belirle.
Postoperatif şiddetli ağrı ve opioid alternatifi olma özelliği.
Bu özellikler ilacın yüksek analjezik potense sahip olması gerektiğini gösterir.
2
Spesifik kullanım kısıtlamasını değerlendir.
5 günlük süre kısıtlaması.
Ketorolak, NSAİİ'ler arasında en yüksek gastrointestinal ve renal toksisite riskine sahip olanlardan biri olduğu için bu kısıtlamaya tabidir.

Anahtar Kavram

NSAİİ Potensi ve Toksisite Kısıtlamaları

Daha Fazla Pratik

NSAİİ'lerin renal kan akımı üzerindeki etkilerini ve hangi hastalıklarda (örn. kalp yetmezliği, siroz) daha tehlikeli olduklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 108Soru

58 yaşında erkek hasta, son bir yıl içerisinde üç kez geçirdiği akut eklem ağrısı atakları ve fizik muayenesinde saptanan tofüs varlığı nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde renal transplant öyküsü bulunan ve immünsüpresif tedavi olarak azatiyoprin kullanan hastanın serum ürik asit düzeyi 9.4mg/dL9.4 \, mg/dL olarak ölçülüyor. Bu hastada kronik gut yönetimi amacıyla ksantin oksidaz inhibitörü olan allopurinol başlanması planlanıyor.

Allopurinol tedavisi eklendiğinde azatiyoprin kaynaklı kemik iliği toksisitesinden kaçınmak için yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azatiyoprin dozunun yaklaşık %75 oranında azaltılması

Cevap

Azatiyoprin dozunun yaklaşık %75 oranında azaltılması (başlangıç dozunun 1/4'üne indirilmesi) gerekir.
Allopurinol, ksantin oksidaz enzimini inhibe ederek ürik asit sentezini azaltan bir ajandır. Ancak aynı enzim, immünsüpresif bir ilaç olan azatiyoprinin aktif formu 6-merkaptopürinin inaktivasyonundan da sorumludur. Allopurinol kullanımı 6-merkaptopürinin yıkımını önemli ölçüde yavaşlatarak şiddetli kemik iliği toksisitesine (pansitopeni) yol açabilir. Bu nedenle, allopurinol ile birlikte azatiyoprin kullanan hastalarda azatiyoprin dozunun 1/3 veya 1/4 oranına indirilmesi (yaklaşık %75 azaltılması) zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
İlaçların metabolizma yolağını tanımla
Azatiyoprin, vücutta 6-merkaptopürine (6-MP) dönüşür. 6-MP'nin inaktivasyonu ksantin oksidaz (XO) enzimi tarafından gerçekleştirilir.
Etkileşimin mekanizmasını anlamak için metabolik yolağı bilmek gerekir.
2
Allopurinol etkisini analiz et
Allopurinol, XO enzimini inhibe ederek hem ürik asit sentezini hem de 6-MP'nin yıkımını durdurur.
Hangi enzimin inhibe edildiği ve hangi substratın birikeceği saptanmalıdır.
3
Klinik kararı ver
6-MP yıkımı azaldığı için plazma düzeyi yükselir ve ağır kemik iliği süpresyonu gelişebilir. Bu riski önlemek için azatiyoprin dozu standart dozun %25-33'üne düşürülmelidir.
Toksisiteyi önlemek için doz modifikasyonu şarttır.

Anahtar Kavram

Ksantin oksidaz inhibitörleri (allopurinol, febuxostat), pürin analoglarının (azatiyoprin, 6-MP) yıkımını inhibe ederek toksisitelerini artırır.

Daha Fazla Pratik

Allopurinol'ün en sık görülen ve en ciddi cilt yan etkisini (Stevens-Johnson Sendromu) ve bununla ilişkili HLA alelini (HLA-B*5801) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 109Soru

28 yaşında gebe bir hasta, şiddetli sabah bulantıları (hiperemezis gravidarum) nedeniyle tedavi altına alınıyor. Hastaya antiemetik amaçla parenteral yolla bir birinci kuşak H1H_1 reseptör blokörü uygulanıyor. Uygulamadan kısa bir süre sonra hastada çenede kilitlenme, boyun kaslarında istemsiz kasılmalar (akut distoni) ve kan basıncında belirgin bir düşüş (90/5090/50 mmHg) gözleniyor. Bu hastada gelişen yan etkilerin (distoni ve hipotansiyon) ortaya çıkmasından sorumlu olan temel farmakolojik mekanizmalar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dopamin D2D_2 reseptör blokajı ve alfa-1 adrenerjik reseptör blokajı

Cevap

Hastada görülen akut distoni ve hipotansiyon yan etkilerinin nedeni, kullanılan ilacın dopamin D2D_2 reseptör blokajı ve alfa-1 adrenerjik reseptör blokajı yapmasıdır.
Prometazin, yapısal olarak fenotiyazinlere (antipsikotiklere) benzeyen bir birinci kuşak H1H_1 reseptör blokörüdür. Bu yapısal benzerlik nedeniyle sadece histamin reseptörlerini değil, aynı zamanda dopamin D2D_2 reseptörlerini (akut distoniye neden olur) ve alfa-1 adrenerjik reseptörleri (hipotansiyona neden olur) de bloke eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analiz edilmesi
Hastada akut distoni (motor yan etki) ve hipotansiyon (vasküler yan etki) saptandı.
Bu bulgular dopaminerjik ve adrenerjik sistemler üzerindeki antagonistik etkileri düşündürür.
2
Kullanılan ilaç sınıfının ve spesifik üyenin belirlenmesi
Antiemetik amaçla kullanılan birinci kuşak H1H_1 blokörünün prometazin olduğu sonucuna varıldı.
Prometazin, hiperemezis gravidarumda kullanılan, fenotiyazin yapısında olduğu için D2D_2 ve alfa-1 blokajı yapabilen tipik bir ajandır.
3
Yan etkilerin farmakolojik mekanizmalarla eşleştirilmesi
Distoni \rightarrow D2D_2 blokajı; Hipotansiyon \rightarrow alfa-1 blokajı eşleşmesi sağlandı.
Bazal ganglionlarda D2D_2 blokajı ekstrapiramidal semptomlara, vasküler düz kasta alfa-1 blokajı ise vazodilatasyona neden olur.

Anahtar Kavram

Birinci kuşak antihistaminiklerden prometazin, fenotiyazin türevi olması nedeniyle antipsikotiklere benzer şekilde dopamin D2D_2 ve alfa-1 adrenerjik reseptörleri bloke ederek ciddi yan etkilere yol açabilir.
Soru 110Soru

Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ), genel olarak siklooksijenaz (COXCOX) enzimini geri dönüşümlü (reversibl) olarak inhibe ederler. Ancak bu gruptaki bir ilaç, enzimin aktif bölgesindeki serin kalıntısını asetilleyerek kovalent ve irreversibl (geri dönüşümsüz) bir inhibisyon sağlar. Bahsedilen bu etki mekanizmasına sahip ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asetilsalisilik asit

Cevap

Asetilsalisilik asit (Aspirin), siklooksijenaz enzimini kovalent bir bağ kurarak geri dönüşümsüz (irreversibl) şekilde inhibe eder.
Asetilsalisilik asit (Aspirin), siklooksijenaz enziminin (COX1COX-1 ve COX2COX-2) aktif kanalındaki bir serin aminoasit kalıntısına kendi yapısındaki asetil grubunu transfer eder. Bu kovalent bağlanma sonucunda enzim kalıcı olarak işlevsizleşir. Trombositler yeni enzim sentezleyemediği için bu etki trombositin ömrü (8118-11 gün) boyunca devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
NSAİİ'lerin genel etki mekanizmasını tanımla.
NSAİİ'ler, araşidonik asitten prostaglandin sentezini sağlayan siklooksijenaz (COXCOX) enzimini inhibe ederler.
İlaçların terapötik ve yan etkilerinin temelini bu mekanizma oluşturur.
2
İnhibisyonun doğasını (reversibl vs irreversibl) karşılaştır.
Piyasadaki hemen hemen tüm NSAİİ'ler enzimle zayıf bağlar kurarak reversibl inhibisyon yaparken, Aspirin kovalent bir asetilasyon gerçekleştirir.
Aspirin'in antiplatelet etkisinin uzun süreli olması (trombosit ömrü boyunca) bu irreversibl etkiden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Aspirin'in kovalent asetilasyon yoluyla irreversibl COXCOX inhibisyonu yapması.

İpuçları

1
Bu ilaç, antiplatelet etkisi için düşük dozlarda her gün değil, bazen gün aşırı bile kullanılsa etkisini sürdürebilir.
2
İnhibisyonun geri dönüşümsüz olması, hücrenin yeni enzim sentezleme kapasitesine bağlıdır.
3
Salisilat grubunun en bilinen üyesidir ve asetil grubu taşıması mekanizması için anahtardır.

Daha Fazla Pratik

Aspirin'in neden düşük dozda antiplatelet, yüksek dozda antiinflamatuar etki gösterdiğini (doza bağımlı kinetik) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 111Soru

Endotelin-1'in güçlü vazokonstriktör etkilerini önlemek amacıyla hem ETAET_A hem de ETBET_B reseptörlerini non-selektif olarak bloke eden ve pulmoner arteriyel hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bosentan

Cevap

Bosentan, endotelin-1'in vazokonstriktör etkilerini her iki reseptör tipini de bloke ederek engelleyen non-selektif bir antagonisttir.
Bosentan, güçlü bir vazokonstriktör olan endotelin-1'in bağlandığı ETAET_A (vazokonstriksiyon ve proliferasyondan sorumlu) ve ETBET_B (vazodilatasyon ve endotelin klerensinden sorumlu) reseptörlerinin her ikisini de bloke ederek pulmoner vasküler direnci azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın etki ettiği sistemi ve hedef reseptörleri belirleyin.
Endotelin sistemi (ETAET_A ve ETBET_B reseptörleri).
Soruda non-selektif endotelin blokajı istenmektedir.
2
Verilen ilaçlar arasında non-selektif endotelin reseptör antagonisti olanı seçin.
Bosentan.
Bosentan bu sınıfın prototip ilacıdır; ambrisentan ise selektif ET-A blokörüdür.

Anahtar Kavram

Endotelin reseptör antagonistlerinin selektivite farkları ve Bosentan'ın non-selektif etki mekanizması.
Tahmini Süre:45s
Soru 112Soru

Akut gut artriti atağı geçiren 4545 yaşındaki erkek hastada, tedavi amacıyla başlanan bir ilaçtan sonra şiddetli frontal baş ağrısı, sersemlik ve konfüzyon gelişmiştir. Bu ilacın aynı zamanda Bartter sendromu tedavisinde de kullanıldığı bilinmektedir. Bu klinik tabloya neden olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İndometasin

Cevap

Şiddetli frontal baş ağrısı gibi karakteristik santral sinir sistemi yan etkileri gösteren ve Bartter sendromunda kullanılan ilaç indometasindir.
Doğru seçenek olan ilaç, indometasindir. Bu ilaç, siklooksijenaz enzimlerini güçlü bir şekilde inhibe eder ve hastaların önemli bir kısmında frontal bölgeye lokalize şiddetli baş ağrısı, vertigo ve sersemlik gibi yan etkilere neden olur. Ayrıca, böbrekteki tuz kaybı ile giden Bartter sendromu tedavisinde ve duktus arteriyozus açıklığının (PDA) kapatılmasında kullanımı klasik bir bilgidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (frontal baş ağrısı, konfüzyon) ilaç kullanımıyla ilişkisini değerlendir.
Belirtilen yan etkiler, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ) arasında en çok indometasin ile ilişkilidir.
İndometasin, %25-50 oranında santral sinir sistemi yan etkilerine (özellikle frontal bölgede yoğunlaşan baş ağrısı) yol açan güçlü bir COX inhibitörüdür.
2
İlacın ikincil kullanım alanını (Bartter sendromu) kontrol et.
İndometasin, Bartter sendromu tedavisinde prostaglandin sentezini baskılamak için kullanılan temel ajandır.
Bartter sendromunda artmış prostaglandin sentezi klinik tabloya katkıda bulunur; indometasin bu süreci antagonize eder.

Anahtar Kavram

İndometasin'in karakteristik yan etki profili ve klinik kullanım alanları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 113Soru

Pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) tedavisinde kullanılan, yapısal olarak bir prostasiklin (PGI2PGI_2) analoğu olmamasına rağmen (non-prostanoid yapıda), IP reseptörlerine selektif agonist etki göstererek intrasellüler cAMP düzeyini artıran ve oral yolla kullanılan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selexipag

Cevap

Selexipag
Selexipag, prostasiklin (PGI2) reseptörü olan IP reseptörüne selektif olarak bağlanan ve aktive eden, oral yolla kullanılan, difenilpirazin yapısında bir ön ilaçtır (prodrug). Yapısal olarak araşidonik asit türevi (prostanoid) değildir, bu nedenle 'non-prostanoid IP reseptör agonisti' olarak sınıflandırılır. Vücutta aktif metaboliti olan ACT-333679'a dönüşerek etki gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
İlaç profilini analiz et
Aranan ilaç: 1) PAH tedavisinde kullanılıyor, 2) IP reseptör agonisti, 3) Oral yolla kullanılıyor, 4) Non-prostanoid yapıda.
Sorudaki anahtar kelimeler ilacın sınıfını ve kimyasal yapısını belirler.
2
Seçenekleri yapısal özelliklerine göre ele
Treprostinil, Epoprostenol ve İloprost yapısal olarak prostasiklin analoğu (prostanoid) oldukları için elenir.
Soru özellikle 'non-prostanoid' yapıda olanı sormaktadır.
3
Kalan seçenekleri mekanizmaya göre ele
Riociguat non-prostanoiddir ancak IP reseptör agonisti değil, sGC stimülatörüdür. Geriye sadece Selexipag kalır.
Selexipag, difenilpirazin yapısında olan ve aktif metaboliti (ACT-333679) üzerinden IP reseptörlerini uyaran oral bir ajandır.

Anahtar Kavram

Pulmoner Hipertansiyon Tedavisinde Prostasiklin Yolağı Agonistleri
Soru 114Soru

4545 yaşında erkek hasta, mide ağrısı ve yanma şikayetiyle bir ilaç kullanmaya başlamıştır. Tedavinin ikinci ayında hastada jinekomasti geliştiği ve epilepsi tedavisi için kullandığı fenitoin ilacının plazma düzeyinin toksik seviyelere ulaştığı saptanmıştır. Bu hastada gözlenen klinik tabloya neden olan ilacın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: H2H_2 reseptörlerinin kompetitif antagonizması

Cevap

H2H_2 reseptörlerinin kompetitif antagonizması
Hastada gözlenen jinekomasti ve fenitoin toksisitesi (P450 inhibisyonuna bağlı), klasik olarak H2H_2 reseptör blokörü olan simetidine özgü yan etkilerdir. Simetidin, pariyetal hücrelerdeki H2H_2 reseptörlerini kompetitif olarak bloke ederek mide asit salgısını azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın semptomlarını ve ilacın yan etkilerini değerlendiriniz.
Peptik şikayetler için kullanılan bir ilacın jinekomasti (antiandrojenik etki) ve P450 inhibisyonuna (fenitoin toksisitesi) neden olduğu görülmektedir.
Bu spesifik yan etki profili, ilk kuşak H2H_2 reseptör blokörü olan simetidini işaret etmektedir.
2
İlacın temel farmakolojik etkisini belirleyiniz.
Simetidin, mide pariyetal hücrelerindeki H2H_2 reseptörlerini bloke ederek mide asit salgısını azaltır.
İlacın terapötik etkisi asit salgısının inhibisyonu üzerinden gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Simetidin ve H2 Reseptör Antagonistlerinin Yan Etki Profili
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 115Soru

5252 yaşında kadın hasta, 1515 mg/haftamg/hafta metotreksat ve 22 g/gu¨ng/gün sülfasalazin tedavisi almasına rağmen aktif eklem şikayetlerinin devam etmesi üzerine tedavisine oral yolla uygulanan bir JanusJanus kinaz (JAKJAK) inhibitörü eklenmiştir. Bu hastada yeni başlanan tedaviye bağlı olarak aşağıdaki advers etkilerden hangisinin görülme riski diğerlerine göre daha yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herpes zoster reaktivasyonu

Cevap

Oral JAK inhibitörü tedavisi alan hastalarda en karakteristik ve sık görülen ciddi yan etkilerden biri herpes zoster reaktivasyonudur.
Tofasitinib, barisitinib ve upadasitinib gibi JAKJAK inhibitörleri, interlökinlerin ve interferonların hücre içi sinyal iletimini bloke eder. Bu durum özellikle virüslere karşı savunmada kritik rol oynayan hücresel bağışıklığı zayıflatır. Klinik pratikte, bu ilaçları kullanan hastalarda HerpesHerpes zosterzoster (zona) reaktivasyon riski, diğer tedavi seçeneklerine göre belirgin şekilde daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tedaviye direnç durumunu ve yeni başlanan ilaç grubunu tanımla.
Hasta metotreksat ve sülfasalazine yanıtsızdır; yeni başlanan ilaç grubu oral Janus kinaz (JAKJAK) inhibitörüdür (örn. tofasitinib, barisitinib).
Soruda belirtilen 'oral yolla uygulanan' ve 'JAK inhibitörü' ifadeleri spesifik bir ilaç grubuna işaret eder.
2
JAKJAK inhibitörlerinin mekanizmasını ve advers etki profilini analiz et.
Bu ilaçlar sitokin sinyal iletimini (özellikle IFNIFN yolaklarını) bloke ederek bağışıklık sistemini baskılar.
Mekanizma bilgisi, beklenen enfeksiyon risklerinin (viral, fungal, tüberküloz) anlaşılmasını sağlar.
3
Seçenekler arasında JAKJAK inhibitörleri için en spesifik olan yan etkiyi belirle.
HerpesHerpes zosterzoster (zona) riski bu grupta diğer biyolojik veya sentetik DMARDDMARD’lara göre anlamlı düzeyde daha yüksektir.
Klinik çalışmalarda JAK inhibitörleri ile zona reaktivasyonu arasında güçlü bir korelasyon saptanmıştır.

Anahtar Kavram

JAKJAK inhibitörleri ve fırsatçı viral enfeksiyon (HerpesHerpes zosterzoster) riski.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 116Soru

Alerjik rinit semptomları nedeniyle bir ilaç kullanmaya başlayan hastada; hapşırık ve burun akıntısının gerilediği, ancak buna ek olarak belirgin uyku hali (sedasyon), ağız kuruluğu ve görme bulanıklığı gibi şikayetlerin ortaya çıktığı gözlenmiştir. Bu ilacın farmakolojik özellikleri göz önüne alındığında, yan etkilerin ortaya çıkış mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan-beyin bariyerini kolaylıkla geçerek santral H1H_1 reseptörlerini ve periferik muskarinik reseptörleri bloke eden birinci kuşak bir antihistaminiktir.

Cevap

Kan-beyin bariyerini geçerek hem santral H1H_1 hem de muskarinik reseptörleri bloke eden birinci kuşak antihistaminik kullanımı bu tabloya yol açar.
Doğru seçenek, ilacın kan-beyin bariyerini geçtiğini ve sadece H1H_1 reseptörlerini değil, aynı zamanda muskarinik reseptörleri de bloke ettiğini belirten ifadedir. Birinci kuşak antihistaminikler (örneğin difenhidramin), lipofilik oldukları için santral sinir sistemine geçerek uyku haline (sedasyon) neden olurlar. Aynı zamanda atropin benzeri (antikolinerjik) etki göstererek ağız kuruluğu, görme bulanıklığı ve idrar retansiyonu gibi şikayetlere yol açarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki semptom analizini yapmak
Uyku hali santral H1H_1 blokajını; ağız kuruluğu ve görme bulanıklığı ise muskarinik (M) reseptör blokajını gösterir.
Yan etki profilinden sorumlu reseptörlerin belirlenmesi doğru ilaç sınıfını bulmamızı sağlar.
2
Antihistaminik kuşaklarını karşılaştırmak
Birinci kuşak antihistaminikler (difenhidramin, klorfeniramin vb.) lipofilik yapıları nedeniyle kan-beyin bariyerini geçer ve muskarinik reseptörlere de bağlanır.
Kuşaklar arasındaki fizikokimyasal ve farmakodinamik farklar klinik kullanımı ve yan etki riskini belirler.
3
Diğer seçenekleri elemek
İkinci kuşak ilaçlar SSS'ye geçmez, H2H_2 blokerleri asit salgısını hedefler ve agonistler semptomları kötüleştirir.
Ayırıcı tanı yapılarak en uygun farmakolojik açıklama teyit edilir.

Anahtar Kavram

Birinci kuşak H1H_1 reseptör antagonistlerinin düşük reseptör selektivitesi ve yüksek lipid çözünürlüğü nedeniyle sergilediği yan etki profili.

Daha Fazla Pratik

İkinci kuşak antihistaminiklerin (özellikle feksofenadin ve loratadin) P-glikoprotein substratı olmaları ve düşük lipid çözünürlükleri nedeniyle neden daha güvenli olduğunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 117Soru

Histaminin kardiyovasküler sistem üzerindeki etkileri incelendiğinde, damar yatağında hem H1 hem de H2 reseptörleri aracılığıyla vazodilatasyon oluşturduğu görülmektedir. H1 reseptörleri esas olarak endotel hücreleri üzerinden dolaylı bir mekanizmayla etki gösterirken, vasküler düz kas hücrelerinde bulunan H2 reseptörleri doğrudan gevşemeye neden olur. Buna göre, histaminin vasküler düz kas üzerindeki H2 reseptörlerini aktive etmesiyle ortaya çıkan bu doğrudan vazodilatasyonun birincil hücre içi sinyal mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gs proteini aktivasyonu ile adenilat siklaz uyarılması ve cAMP artışı

Cevap

Gs proteini aktivasyonu ile adenilat siklaz uyarılması ve cAMP artışı
Histamin H2 reseptörleri, Gs tipi G-proteinleri ile kenetlidir. Bu reseptörlerin aktivasyonu adenilat siklaz enzimini uyararak hücre içi siklik AMP (cAMP) düzeyini artırır. Vasküler düz kas hücrelerinde artan cAMP, Protein Kinaz A (PKA) aktivasyonu üzerinden miyozin hafif zincir kinazı (MLCK) inhibe ederek veya potasyum kanallarını açarak gevşemeye (vazodilatasyon) neden olur. Bu etki endotelden bağımsızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Histamin reseptör alt tiplerinin (H1, H2, H3, H4) sinyal yolaklarını hatırla.
H1: Gq, H2: Gs, H3/H4: Gi.
Her reseptör tipi farklı bir G-proteini ile kenetlidir.
2
Vasküler düz kasta H2 reseptörünün etkisini analiz et.
H2 reseptörü Gs proteini üzerinden adenilat siklazı aktive eder.
Bu aktivasyon cAMP seviyesini artırır.
3
cAMP artışının vasküler düz kastaki sonucunu belirle.
Artan cAMP, PKA'yı aktive ederek düz kas gevşemesine (vazodilatasyon) neden olur.
H1 aracılı etki endotelden NO salınımı (cGMP) ile olurken, H2 aracılı etki doğrudan cAMP ile olur.

Anahtar Kavram

H2 Reseptör Sinyal İletimi ve Vazodilatasyon Mekanizması
Soru 118Soru

Gastrointestinal sistem düz kaslarında bulunan 5HT45-HT_4 reseptörlerini selektif olarak uyararak asetilkolin salınımını artıran ve kronik kabızlık tedavisinde prokinetik etkinlik sağlayan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prukaloprid

Cevap

Prukaloprid, 5HT45-HT_4 reseptörleri üzerinden agonist etki göstererek prokinetik etkinlik sağlayan ilaçtır.
Prukaloprid, gastrointestinal kanaldaki enterik nöronlar üzerinde bulunan 5HT45-HT_4 reseptörlerine yüksek afinite ile bağlanan bir agonisttir. Bu bağlanma, düz kas kontraksiyonunu sağlayan asetilkolin salınımını artırarak gastrointestinal geçiş süresini hızlandırır ve prokinetik etki oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın hedef aldığı reseptörü belirle.
5HT45-HT_4 reseptörü.
Soruda prokinetik etki için bu reseptörün uyarılması gerektiği belirtilmiştir.
2
Reseptör üzerindeki etki türünü ve sonucunu değerlendir.
Agonist etki ve asetilkolin salınımında artış.
Enterik sinir sistemindeki 5HT45-HT_4 reseptörlerinin uyarılması kolinerjik nöronlardan asetilkolin salınımını tetikler.
3
Bu mekanizmaya sahip olan spesifik ilacı seçenekler arasından bul.
Prukaloprid.
Prukaloprid, bu sınıftaki en güncel ve selektif ilaçlardan biridir.

Anahtar Kavram

Serotonerjik reseptörlerin (5HT45-HT_4) gastrointestinal sistem motilitesi üzerindeki düzenleyici rolü ve agonist ilaçların prokinetik etkisi.
Tahmini Süre:45s
Soru 119Soru

5454 yaşında, kronik tofüslü gut tanısı olan ve standart ksantin oksidaz inhibitörlerine dirençli seyreden bir erkek hastaya, tedavi amacıyla parenteral yoldan uygulanan bir ajan başlanıyor. Tedavinin ikinci haftasında hastada ani gelişen halsizlik, sarılık ve koyu renkli idrar şikayetleri ortaya çıkıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin düzeyinde düşüş ve periferik yaymada 'ısırılmış hücreler' (bite cells) saptanıyor.

Bu hastadaki klinik tabloya neden olan ilacın etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ürik asidi daha yüksek çözünürlüğe sahip olan allantoine dönüştürmek

Cevap

Ürik asidi daha yüksek çözünürlüğe sahip olan allantoine dönüştürmek
Vakada tanımlanan ilaç Peglotikaz'dır. Peglotikaz, rekombinant bir ürat oksidaz (ürikaz) enzimidir. İnsanlarda doğal olarak bulunmayan bu enzim, ürik asidi oksidasyon yoluyla suda çok daha çözünür olan allantoine dönüştürür. Bu oksidasyon süreci sırasında hidrojen peroksit gibi oksidatif yan ürünler oluşabilir. Glukoz-66-fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği olan hastalarda bu oksidatif stres eritrositlerde hemolize ve periferik yaymada 'bite cells' (ısırılmış hücreler) oluşumuna yol açar. Bu nedenle Peglotikaz kullanımı öncesinde hastaların G6PD düzeyi açısından taranması önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Dirençli kronik gut, parenteral tedavi ve tedavi sonrası gelişen hemoliz bulguları (sarılık, bite cells) saptandı.
Hastalık seyri ve tedavi yolu ilaç grubunu daraltmak için gereklidir.
2
Yan etki ve enzim ilişkisinin kurulması
Gelişen tablonun G6PD (Glukoz-66-fosfat dehidrogenaz) eksikliğine bağlı bir hemolitik kriz olduğu anlaşıldı.
Isırılmış hücreler (bite cells), oksidatif strese bağlı hemoglobin denatürasyonunun (Heinz cisimcikleri) dalaktaki makrofajlarca temizlenmesi sonucu oluşur.
3
İlacın tanımlanması
Parenteral uygulanan, dirençli gutta kullanılan ve oksidatif stres yaratarak G6PD eksikliğinde hemoliz yapan ilacın Peglotikaz olduğu belirlendi.
Peglotikaz, insanlarda bulunmayan ürat oksidaz (ürikaz) enziminin pegile rekombinant formudur.
4
Mekanizmanın belirlenmesi
Peglotikaz'ın ürik asidi allantoin adı verilen suda çok daha çözünür bir maddeye çevirdiği sonucuna varıldı.
Ürikaz enzimi doğada bu reaksiyonu katalizler; insanlar bu enzimi kodlayan geni evrimsel süreçte kaybetmiştir.

Anahtar Kavram

Peglotikaz'ın etki mekanizması ve G6PD eksikliği kontrendikasyonu
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 120Soru

Aspirin ile tetiklenen solunum yolu hastalığı (AERD/Samter TriadıAERD/Samter\ Triadı) olan bireylerde, aspirin kullanımı sonrası gelişen şiddetli bronkokonstriksiyonun patogenezinde rol oynayan temel hücresel ve moleküler değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bronşiyal dokuda lökotrien C4C_4 (LTC4LTC_4) sentaz enziminin aşırı ekspresyonu ve aktivite artışı

Cevap

Bronşiyal dokuda lökotrien C4C_4 (LTC4LTC_4) sentaz enziminin aşırı ekspresyonu ve aktivite artışı
Aspirin ile tetiklenen solunum yolu hastalığında (AERD), sağlıklı bireylere kıyasla bronşiyal mukozada lökotrien C4C_4 (LTC4LTC_4) sentaz enzimi belirgin şekilde (yaklaşık 18 kat) daha fazla eksprese edilir. Aspirin COX-1'i inhibe ettiğinde, araşidonik asit lipooksijenaz yoluna kayar ve bu aşırı eksprese olan enzim nedeniyle anormal miktarda sisteinil lökotrien sentezlenerek şiddetli bronkospazma yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
AERD (Aspirin-Exacerbated Respiratory Disease) hastalarındaki biyokimyasal zemini tanımla.
Bu hastalarda bazal olarak LOX yolağı aktivitesi yüksek ve COX yolağı duyarlıdır.
Patogenezi anlamak için hastadaki mevcut anomaliyi belirlemek gerekir.
2
Aspirin etkisini analiz et.
Aspirin COX-1 enzimini inhibe ederek PGE2PGE_2 sentezini baskılar.
PGE2 normalde mast hücrelerini stabilize eder ve 5-LOX enzimini inhibe eder.
3
Substrat kayması (shunting) ve spesifik enzim rolünü değerlendir.
COX yolu kapanınca araşidonik asit LOX yoluna kayar. AERD hastalarında aşırı bulunan LTC4LTC_4 sentaz, bu substratı hızla LTC4LTC_4'e dönüştürür.
LTC4 sentazın aşırı ekspresyonu, bu hastalardaki aşırı lökotrien yanıtının temel moleküler nedenidir.
4
Klinik sonucu belirle.
Artan sisteinil lökotrienler (LTC4,LTD4,LTE4LTC_4, LTD_4, LTE_4) şiddetli bronkospazm, burun akıntısı ve mukozal ödeme yol açar.
Bu maddeler bilinen en güçlü bronkokonstriktörler arasındadır.

Anahtar Kavram

Aspirin intoleransında (AERD) LTC4LTC_4 sentaz enziminin aşırı ekspresyonu ve COX inhibisyonu sonrası lökotrien patlaması gerçekleşmesi.
ÖncekiSayfa 6 / 11Sonraki
Otakoidler ve Antiinflamatuar İlaçlar — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 6 | Examkin