Santral Sinir Sistemi Farmakolojisi

276 soru

Soru 101Soru

Kronik alkol kullanımı olan 4545 yaşında bir erkek hasta, uzun süreli açlık sonrası gelişen terleme, çarpıntı ve konfüzyon şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan değerlendirmede kan glukoz düzeyi 4242 mg/dLmg/dL olarak saptanıyor. Bu hastada görülen hipogliseminin altında yatan temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkol metabolizması sırasında artan NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranının glukoneogenezi inhibe etmesi

Cevap

Hipogliseminin temel nedeni, etanol metabolizması sırasında artan NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranının glukoneogenezi inhibe etmesidir.
Etanolün ADHADH ve ALDHALDH aracılığıyla metabolize edilmesi sırasında ortamdaki NAD+NAD^+ hızla tüketilir ve NADHNADH miktarı artar. Bu yüksek NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranı, glukoneogenezin önemli öncülleri olan piruvat ve oksaloasetatın kullanılabilirliğini azaltarak (piruvatın laktata, oksaloasetatın malata kayması nedeniyle) glikoz sentezini durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
Etanol metabolizmasının incelenmesi
Etanol \rightarrow Asetaldehit ve Asetaldehit \rightarrow Asetat dönüşümleri.
Alkol dehidrogenaz (ADHADH) ve aldehit dehidrogenaz (ALDHALDH) enzimleri bu reaksiyonları katalizler.
2
Kofaktör değişiminin belirlenmesi
Her iki basamakta da NAD+NAD^+ kullanılarak NADHNADH üretilir.
Bu durum sitozolde ve mitokondride NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranının dramatik şekilde artmasına yol açar.
3
Glukoneogenez üzerindeki etkinin analizi
Yüksek NADHNADH, piruvatın laktata ve oksaloasetatın malata dönüşümünü zorlar.
Glukoneogenez için gerekli olan piruvat ve oksaloasetatın azalması, özellikle açlık durumunda kan şekerinin üretilememesine neden olur.

Anahtar Kavram

Etanol metabolizması sonucu artan NADH düzeyi, karaciğerde glukoneogenezi inhibe ederek açlık hipoglisemisine yol açar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Üst motor nöron lezyonuna bağlı gelişen şiddetli spastisite şikayetiyle başvuran bir hastada, santral etkili bir kas gevşetici olan tizanidin tedavisi planlanmıştır. Bu ilacın farmakolojik özellikleri ve klinik kullanımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Omurilikteki α2\alpha_2-adrenerjik reseptörleri uyararak eksitatör aminoasit salınımını inhibe eder ve tedavi sürecinde karaciğer enzimlerinin takibi gerekir.

Cevap

Tizanidin, omurilikteki α2\alpha_2-adrenerjik reseptörleri aktive ederek eksitatör nörotransmitter salınımını inhibe eder ve hepatotoksisite riski nedeniyle karaciğer fonksiyon testlerinin izlenmesini gerektirir.
Tizanidin, spinal korddaki motor nöronlar üzerindeki presinaptik α2\alpha_2-adrenerjik reseptörleri uyararak eksitatör nörotransmitterlerin (özellikle glutamat) salınımını azaltır. Klinik kullanımında en önemli güvenlik uyarılarından biri, karaciğer enzimlerinde (ALT, AST) yükselmeye neden olabilmesidir; bu nedenle tedavi sırasında periyodik laboratuvar takibi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Tizanidinin etki mekanizmasını belirle
Tizanidin, spinal kord düzeyinde α2\alpha_2-adrenerjik reseptör agonistidir.
Klonidin analoğu olan bu ilaç, presinaptik α2\alpha_2 reseptörleri uyararak glutamat ve aspartat gibi eksitatör aminoasitlerin salınımını azaltır.
2
Klinik yan etki ve izlem gerekliliğini değerlendir
Tizanidin kullanımında hepatotoksisite riski bulunmaktadır.
Hastaların yaklaşık %5'inde karaciğer enzimlerinde yükselme görüldüğü için periyodik karaciğer fonksiyon testi (ALT/AST) takibi önerilir.
3
Diğer seçeneklerdeki ilaçlarla karşılaştır
Diğer seçenekler baklofen, dantrolen, siklobenzaprin ve diazepamın özelliklerini yanlış bağlamda sunmaktadır.
Doğru ayırıcı tanı, hem mekanizma hem de spesifik yan etki profilinin bilinmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

Tizanidinin α2\alpha_2-agonist mekanizması ve hepatotoksisite riski
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 103Soru

3030 yaşındaki bir hasta, intihar amacıyla bir miktar antifriz (etilen glikol) içtikten yaklaşık 1010 saat sonra acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon ve kussmaul solunumu saptanan hastanın laboratuvar incelemesinde belirgin anyon açığı artmış metabolik asidoz, serum kreatinin düzeyinde artış ve hipokalsemi (6.2 mg/dL6.2\text{ mg/dL}) tespit ediliyor. İdrar mikroskopisinde çok sayıda zarf şeklinde kristaller izleniyor.

Bu hastada gelişen böbrek yetmezliği ve hipokalsemiden doğrudan sorumlu olan etilen glikol metaboliti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oksalik asit

Cevap

Etilen glikol zehirlenmesinde kalsiyum ile çökerek kristal oluşturan ve hipokalsemiye neden olan metabolit oksalik asittir.
Oksalik asit, kalsiyum iyonlarına yüksek afinite göstererek kalsiyum oksalat tuzlarını oluşturur. Bu tuzlar böbrek tübüllerinde çökerek 'zarf' (envelope) şeklinde kristallerin görülmesine ve akut tübüler nekroza (akut böbrek yetmezliği) neden olur. Ayrıca serbest kalsiyumun çökmesi sistemik hipokalsemiye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Etilen glikol metabolizmasını analiz et.
Etilen glikol \rightarrow Glikolaldehit \rightarrow Glikolik asit \rightarrow Glikoksilik asit \rightarrow Oksalik asit.
Toksisiteden sorumlu olanın ana madde değil, metabolitleri olduğunu anlamak için metabolik yolu bilmek gerekir.
2
Klinik bulgularla metabolitleri eşleştir.
Glikolik asit asidoza, oksalik asit ise kristalüri ve hipokalsemiye yol açar.
Soruda spesifik olarak renal hasar ve kalsiyum düşüklüğü sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Etilen glikolün toksik metabolitleri farklı klinik tablolardan sorumludur; asidoz için glikolik asit, böbrek yetmezliği ve hipokalsemi için oksalik asit kritiktir.
Soru 104Soru

Kronik böbrek yetmezliği öyküsü olan 65 yaşındaki bir hastaya, geçirdiği ortopedik cerrahi sonrası postoperatif analjezi amacıyla paranteral bir opioid analjezik başlanmıştır. Tedavinin 3. gününde hastada artan anksiyete, tremor, multifokal miyoklonus ve ardından jeneralize tonik-klonik nöbet gelişmiştir. Fizik muayenede hastanın taşikardik olduğu ve diğer opioidlerin aksine pupillerinde miyozis gelişmediği (hafif midriyazis olduğu) saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olma olasılığı en yüksek olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meperidin (Petidin)

Cevap

Meperidin (Petidin)
Meperidin (Petidin), karaciğerde N-demetilasyon ile Normeperidin metabolitine dönüşür. Normeperidin yarı ömrü uzundur (15-20 saat) ve analjezik etkisi düşük olmasına rağmen güçlü bir SSS uyarıcısıdır (nörotoksik). Böbrek yoluyla atıldığı için böbrek yetmezliği olan hastalarda birikerek tremor, miyoklonus ve nöbetlere neden olur. Ayrıca Meperidin, diğer opioidlerin aksine antimuskarinik etkiye sahiptir; bu nedenle tipik opioid bradikardisi ve miyozisi yerine taşikardi ve midriyazise (veya normal pupil) neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki anahtar bulguları belirle
Böbrek yetmezliği, nöbet (eksitasyon), taşikardi ve miyozis yokluğu (antimuskarinik etki).
Tanı için semptom kümesini ayrıştırmak gerekir.
2
Böbrek yetmezliğinde nöbet yapan opioidleri değerlendir
Meperidin (Normeperidin), Morfin (M3G), Tramadol.
Metabolit birikimi toksisitenin ana nedenidir.
3
Antimuskarinik bulgular (taşikardi, midriyazis) ile ayırıcı tanı yap
Meperidin yapısal olarak atropine benzer ve antimuskarinik yan etkiler gösterir. Morfin ve diğerleri vagomimetiktir (bradikardi/miyozis yapar).
Meperidini diğer nöbet yapabilen opioidlerden (örn. tramadol, morfin-M3G) ayıran en önemli özellik antimuskarinik etkisidir.

Anahtar Kavram

Meperidinin aktif metaboliti normeperidinin nörotoksik etkileri (nöbet) ve ilacın kendine has antimuskarinik özellikleri.
Soru 105Soru

Genel anestezi uygulamasında kullanılan inhalasyon ve intravenöz ajanların farmakokinetik özellikleri, potansiyelleri ve sistemik etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan/gaz partisyon katsayısı düşük olan bir anestezik ajanın kanda çözünürlüğü azdır; bu durum alveol parsiyel basıncının hızla yükselmesine ve indüksiyonun daha çabuk gerçekleşmesine olanak tanır.

Cevap

Kan/gaz partisyon katsayısı düşük olan bir ajanın kanda çözünürlüğü az olduğu için alveol parsiyel basıncı hızla yükselir ve bu durum hızlı indüksiyona neden olur.
Genel anestezi indüksiyonunda hız, ajanın kandaki çözünürlüğüne bağlıdır. Kan/gaz partisyon katsayısı düşük olan ajanlar kanda çok az çözünürler, bu sayede alveoldeki parsiyel basınçları (PAP_A) hızla yükselir. Alveol ile beyin arasındaki parsiyel basınç dengesi hızla kurulduğu için bu ajanlar hızlı indüksiyon ve derlenme sağlarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kan/gaz partisyon katsayısı ile çözünürlük arasındaki ilişkiyi analiz et.
Katsayı ne kadar küçükse, ajanın kandaki çözünürlüğü o kadar azdır.
Çözünürlüğü az olan ajanlar, kan tarafından 'emilip' tutulmazlar.
2
Alveol parsiyel basıncı ile beyindeki parsiyel basınç (anestezi derinliği) ilişkisini değerlendir.
Kanda az çözünen ajanlar alveoldeki parsiyel basıncı hızla artırır.
Alveol basıncı beyin basıncı ile dengeye ulaştığı için alveol basıncının hızlı yükselmesi hızlı anestezi başlangıcı anlamına gelir.

Anahtar Kavram

İnhalasyon anesteziklerinde indüksiyon hızı, ajanın kan/gaz partisyon katsayısı (çözünürlüğü) ile ters orantılıdır.
Soru 106Soru

2424 yaşında jüvenil miyoklonik epilepsi (JMEJME) tanısı olan ve sodyum valproat tedavisi alan kadın hastada, nöbet kontrolünü optimize etmek amacıyla tedaviye yeni bir antiepileptik ilaç eklenmesi planlanmaktadır. Ancak eklenmesi düşünülen bu ilacın, valproat tarafından glukuronidasyonunun (UGTUGT enzim yolu) inhibe edilmesi nedeniyle plazma yarı ömrünün yaklaşık iki katına çıktığı ve bu etkileşimin ciddi kutanöz reaksiyon (StevensJohnsonStevens-Johnson sendromu) riskini belirgin şekilde artırdığı bilinmektedir.

Sözü edilen ve valproat ile olan bu kinetik etkileşimi nedeniyle klinik kullanımda dozunun çok yavaş artırılması (titrasyontitrasyon) gereken ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lamotrijin

Cevap

Lamotrijin
Doğru seçenek olan ilaç, metabolizması için glukuronidasyon yolunu kullanır. Valproat bu yolu inhibe ederek ilacın vücuttan atılımını yavaşlatır ve plazma konsantrasyonunu tehlikeli seviyelere çıkararak yaşamı tehdit eden kutanöz reaksiyonlara (SJS/TEN) zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada Jüvenil Miyoklonik Epilepsi (JMEJME) mevcuttur ve ilk seçenek tedavi olan valproat kullanılmaktadır.
Doğru antiepileptik seçimi için nöbet tipinin (miyoklonik) bilinmesi gerekir.
2
İlaç etkileşimini değerlendirme
Valproatın genel bir enzim inhibitörü olduğu ve özellikle glukuronidasyon yolunu (UDP-glukuronoziltransferaz) baskıladığı belirlenir.
Bazı antiepileptiklerin metabolizması bu yola bağımlıdır.
3
Spesifik yan etki ve kinetik eşleştirmesi yapma
Valproat ile birlikte kullanıldığında metabolizması yavaşlayan, yarı ömrü uzayan ve Stevens-Johnson sendromu (SJSSJS) riski artan ilacın lamotrijin olduğu saptanır.
Lamotrijin dozu, valproat kullanan hastalarda normal dozun yarısı kadar başlanmalı ve çok yavaş artırılmalıdır.

Anahtar Kavram

Valproat-Lamotrijin etkileşimi ve Stevens-Johnson Sendromu riski

Daha Fazla Pratik

Valproatın teratojenite (nöral tüp defektleri) ve hepatotoksisite risklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 107Soru

22 yaşında bir erkek, arkadaşlarıyla katıldığı bir partide 'pul' şeklinde bir madde kullandıktan sonra gelişen yoğun renkli halüsinasyonlar, zaman algısında bozulma ve 'sesleri görme' (sineztazisineztazi) şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Hastanın semptomlarının başlangıcından 1212 saat geçmesine rağmen etkilerin hala devam ettiği gözleniyor. Bu maddeyle ilgili farmakokinetik çalışmalarda, eliminasyon yarı ömrünün (t1/2t_{1/2}) sadece 33 saat civarında olduğu saptanmıştır.

Bu vakada, ilacın plazma konsantrasyonu hızla düşmesine rağmen klinik etkilerin bu kadar uzun sürmesinin altında yatan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reseptörün ekstraselüler halkasının (EL2EL2) ilacın üzerine kapanarak molekülü hapsedici bir 'kapak' oluşturması

Cevap

Reseptörün ekstraselüler halkasının (EL2EL2) ilacın üzerine kapanarak bir 'kapak' oluşturmasıdır.
LSD (LiserjikLiserjik AsitAsit DietilamidDietilamid), 5HT2A5-HT_{2A} reseptörlerine bağlandığında, reseptör yapısında bulunan ikinci ekstraselüler halka (EL2EL2) molekülün üzerine bir kapak gibi kapanır. Bu 'moleküler hapsolma' (molecularmolecular trappingtrapping) durumu, ilacın plazma konsantrasyonu düşse bile reseptörden ayrılmasını saatlerce engeller. Bu durum, LSD'nin neden bu kadar düşük dozlarda bile bu kadar uzun süreli halüsinojenik etki oluşturduğunu açıklayan temel yapısal mekanizmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Yoğun görsel halüsinasyon, sineztazi ve 'pul' kullanımı maddenin liserjik asit dietilamid (LSDLSD) olduğunu gösterir.
Sineztazi ve blotter paper (pul) kullanımı LSD için tipik bulgulardır.
2
Kinetik ve dinamik arasındaki paradoksu belirle
İlacın plazma yarı ömrü 33 saat iken etkinin 1212 saat sürmesi, ilacın reseptörü terk etme hızının çok yavaş olduğunu gösterir.
Plazma konsantrasyonu ile klinik etkinin korele olmaması yapısal bir mekanizmaya işaret eder.
3
LSD'nin moleküler bağlanma mekanizmasını hatırla
5HT2A5-HT_{2A} reseptörüne bağlanan LSD'nin üzerinde ekstraselüler loop 2 (EL2EL2) bir 'kapak' gibi kapanır.
Bu yapısal kapanma, ilacın bağlanma cebinden çıkışını engeller (molecular trapping).

Anahtar Kavram

LSD'nin 5HT2A5-HT_{2A} reseptöründeki 'Kinetik Selektivitesi' ve EL2 kapağı mekanizması.

Daha Fazla Pratik

5-HT2A reseptör sinyal yolağındaki 'biased agonism' (yanlı agonizma) kavramını ve LSD'nin neden sadece halüsinojenik etkileri tetiklediğini araştırınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 108Soru

Kaçak içki tüketimi sonrası acil servise başvuran 42 yaşındaki erkek hastada görme bulanıklığı, şiddetli karın ağrısı ve yüksek anyon açıklı metabolik asidoz saptanmıştır. Metanol zehirlenmesi tanısı alan bu hastada, retina hasarından birincil derecede sorumlu olan ve eliminasyonu folat ko-faktörüne bağımlı olan metabolit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Formik asit

Cevap

Metanol zehirlenmesinde oküler toksisite ve asidozdan sorumlu olan, folat bağımlı yolla karbondioksit ve suya yıkılan temel metabolit formik asittir.
Formik asit, metanolün metabolizması sonucu oluşan son üründür ve retina hücrelerinde sitokrom oksidazı inhibe ederek hücresel hipoksiye ve hasara yol açar. Ayrıca metabolik asidozun temel nedenidir. Formik asidin detoksifikasyon yolu folat kofaktörüne bağımlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metanolün biyotransformasyon yolunu belirleme
Metanol ADH\xrightarrow{ADH} Formaldehit ALDH\xrightarrow{ALDH} Formik asit
Alkol dehidrogenaz (ADH) ve aldehit dehidrogenaz (ALDH) enzimleri metanolün toksik ürünlere dönüşümünü sağlar.
2
Toksisiteden sorumlu ana maddeyi tanımlama
Formik asit birikimi
Formik asit, mitokondriyal sitokrom oksidazı inhibe ederek retinal hasara ve anyon açıklı metabolik asidoza yol açar.
3
Eliminasyon kofaktörünü belirleme
Folat bağımlı yıkım
İnsanlarda formik asidin karbondioksit (CO2CO_2) ve suya (H2OH_2O) dönüşümü folat (tetrahidrofolat) bağımlı bir reaksiyondur; bu nedenle tedavide folinik asit de kullanılır.

Anahtar Kavram

Metanol toksisitesinde doku hasarı metanolün kendisinden değil, metaboliti olan formik asitten kaynaklanır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 109Soru

Ev yapımı içki tükettikten yaklaşık 18 saat sonra görme bulanıklığı, şiddetli karın ağrısı ve bulantı şikayetleriyle acil servise getirilen 48 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde pupillerin ışığa yanıtının zayıf olduğu izleniyor. Laboratuvar incelemesinde belirgin anyon açıklıklı metabolik asidoz saptanan hastada metanol zehirlenmesinden şüpheleniliyor. Bu hastada toksik metabolitlerin oluşumunu engellemek amacıyla tercih edilen fomepizolün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkol dehidrogenaz enziminin inhibisyonu

Cevap

Alkol dehidrogenaz enziminin inhibisyonu
Doğru seçenek olan mekanizma, fomepizolün Alkol Dehidrogenaz (ADH) enzimini inhibe ederek metanolün formaldehit ve formik asit gibi toksik ara ürünlere dönüşümünü durdurmasını açıklar. Bu, metanol zehirlenmesindeki temel tedavi stratejisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Görme kaybı ve anyon açıklıklı metabolik asidoz metanol zehirlenmesini işaret eder.
Metanolün metaboliti olan formik asit retinal hasara ve asidoza neden olur.
2
Metabolizma yolunun analizi
Metanol ADH\xrightarrow{ADH} Formaldehit ALDH\xrightarrow{ALDH} Formik Asit.
Toksisiteyi önlemek için bu zincirin en başında yer alan ADH enziminin durdurulması gerekir.
3
Antidot mekanizmasının belirlenmesi
Fomepizol, ADH enzimini kompetitif olarak inhibe eder.
Böylece metanol metabolize edilmeden idrarla atılır ve toksik ürünler oluşmaz.

Anahtar Kavram

Metanol ve etilen glikol zehirlenmelerinde toksik metabolit oluşumunu engellemek için Alkol Dehidrogenaz (ADH) enziminin fomepizol ile inhibe edilmesi.
Soru 110Soru

Antidepresan veya antipsikotik ilaç kullanımı sırasında ortaya çıkabilen yüksek ateş, kas rijiditesi ve otonomik instabilite; hem Serotonin Sendromu hem de Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) için ortak klinik özelliklerdir. Bu iki tablonun ayırıcı tanısında, laboratuvar ve klinik seyir özellikleri birlikte değerlendirildiğinde Nöroleptik Malign Sendrom lehine değerlendirilen en karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirgin (genellikle >10.000 U/L) Kreatin Fosfokinaz (CPK) yüksekliği

Cevap

Nöroleptik Malign Sendrom (NMS) lehine değerlendirilen en karakteristik özellik, laboratuvar incelemesinde saptanan aşırı düzeydeki Kreatin Fosfokinaz (CPK) yüksekliğidir.
Nöroleptik Malign Sendrom'da (NMS), dopamin D2 reseptörlerinin blokajına bağlı olarak gelişen şiddetli kas rijiditesi ('kurşun boru' rijiditesi) mevcuttur. Bu yoğun kas kasılması, kas hücrelerinin yıkımına (rabdomiyoliz) ve buna bağlı olarak plazma Kreatin Fosfokinaz (CPK) seviyelerinde, Serotonin Sendromu'na kıyasla çok daha belirgin (genellikle on binlerle ifade edilen) bir artışa neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ortak klinik bulguların (ateş, rijidite, konfüzyon) tespiti
Ayırıcı tanı için Serotonin Sendromu ve NMS arasında kalınması.
Her iki tablo da benzer hayatı tehdit edici semptomlarla başvurur.
2
Nöromüsküler ve otonomik bulguların karşılaştırılması
Serotonin Sendromu'nda hiperrefleksi/klonus ve midriyazis; NMS'de ise 'kurşun boru' rijiditesi ve hiporefleksi saptanması.
Farklı mekanizmalar (serotonerjik aşırılık vs. dopaminerjik blokaj) farklı nöromüsküler çıktılar üretir.
3
Laboratuvar ve zaman çizelgesinin analizi
NMS'de aşırı CPK yüksekliğinin (rabdomiyolize sekonder) ve yavaş başlangıcın saptanması.
NMS'deki rijidite çok daha şiddetli olduğundan kas yıkımı ve CPK artışı daha belirgindir.

Anahtar Kavram

Serotonin Sendromu ile Nöroleptik Malign Sendrom'un Klinik ve Laboratuvar Ayırıcı Tanısı
Soru 111Soru

Genel anestezi indüksiyonu ve idamesinde kullanılan farmakolojik ajanların fizikokimyasal özellikleri, etki mekanizmaları ve klinik yan etki profilleri değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azot protoksit (N2ON_2O), kan/gaz partisyon katsayısı düşük (0,470,47) olduğu için hızlı indüksiyon ve derlenme sağlar; ancak MAC değeri %100'ün üzerinde olduğu için düşük potense sahiptir.

Cevap

Azot protoksit (N2ON_2O) düşük kan/gaz çözünürlüğü sayesinde hızlı indüksiyon sağlarken, yüksek MAC değeri nedeniyle düşük potensli bir ajandır.
Azot protoksit (N2ON_2O), kan/gaz partisyon katsayısının 0,470,47 gibi düşük bir değer olması sayesinde kanda hızla dengeye ulaşır ve hızlı indüksiyon sağlar. Ancak MAC değerinin %104 olması, normal atmosferik basınçta tek başına tam bir cerrahi anestezi oluşturmak için yeterli potense sahip olmadığını gösterir (çünkü %100 konsantrasyon bile yetersiz kalır).

Adım Adım Çözüm

1
MAC ve Potens ilişkisini değerlendir.
Minimum Alveolar Konsantrasyon (MAC) ile potens ters orantılıdır. MAC değeri ne kadar yüksekse, ilacın potensi o kadar düşüktir.
MAC, hastaların %50'sinde standart bir cerrahi uyarana yanıtı engelleyen alveolar konsantrasyondur.
2
Kan/Gaz Partisyon Katsayısı ve İndüksiyon Hızı ilişkisini değerlendir.
Kan/gaz partisyon katsayısı (çözünürlük) ne kadar düşükse, dengeye o kadar hızlı ulaşılır ve indüksiyon hızı o kadar artar.
Çözünürlüğü düşük olan ajanlar kanda hızla doygunluğa ulaşır ve beyne geçiş için gereken parsiyel basınç farkı hızla oluşur.
3
Azot protoksit (N2ON_2O) verilerini analiz et.
N2ON_2O'nun kan/gaz çözünürlüğü yaklaşık 0,470,47 (düşük) ve MAC değeri %104'tür (çok yüksek).
Bu veriler, ajanın hızlı etkili ancak düşük potensli olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

İnhalasyon anesteziklerinde MAC ile potens ters, kan/gaz çözünürlüğü ile indüksiyon hızı ters orantılıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 112Soru

Acil servise, bilinci kapalı halde getirilen 52 yaşındaki erkek hastanın arteryel kan gazı analizinde pH: 6.98, HCO3: 8 mEq/L ve anyon açığı: 34 mEq/L olarak saptanıyor. Hastanın yakınları, hastanın yaklaşık 24 saat önce kolonya benzeri bir sıvıyı yanlışlıkla içtiğini ve bilincini kaybetmeden önce 'etrafı karlı bir dağ manzarası gibi beyaz gördüğünden' yakındığını ifade ediyor. İdrar analizinde kalsiyum oksalat kristalleri görülmüyor. Bu hastada, biriken toksik metabolitin, 10-formiltetrahidrofolat sentetaz enzimi aracılığıyla karbondioksite dönüşümünü hızlandırarak retinotoksisiteyi azaltmak amacıyla tedavi protokolüne eklenmesi gereken ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Folinik asit (Lökovorin)

Cevap

Metabolik asidoz ve görme bozukluğuna neden olan formatın eliminasyonunu hızlandıran Folinik asittir.
Hastadaki klinik bulgular (derin asidoz, 'kar yağışı' şeklinde görme bozukluğu, yüksek anyon açığı) metanol zehirlenmesi ile uyumludur. Metanolün toksik metaboliti olan formik asit (format), karaciğerde 10-formiltetrahidrofolat sentetaz enzimi aracılığıyla CO2 ve suya metabolize edilir. Bu reaksiyon folat bağımlıdır. Tedaviye Folinik asit (Lökovorin) eklenmesi, hücre içi folat havuzunu artırarak formatın toksik olmayan son ürünlere dönüşümünü hızlandırır ve toksisiteyi sınırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Derin metabolik asidoz (pH 6.98), yüksek anyon açığı, tipik görme bozukluğu ('karlı manzara') ve oksalat kristali yokluğu Metanol zehirlenmesini işaret eder.
Etilen glikolde oksalat kristalleri görülür, metanolde ise görme bozuklukları ön plandadır.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Metanol, alkol dehidrogenaz ile formaldehite, o da aldehit dehidrogenaz ile formik asite (format) dönüşür. Toksisiteden format sorumludur.
Format birikimi mitokondriyal sitokrom oksidazı inhibe ederek histotoksik hipoksiye ve retinotoksisiteye neden olur.
3
Eliminasyon yolağına uygun kofaktörü seç
Format, tetrahidrofolat (THF) bağımlı bir yolla CO2 ve suya parçalanır. Folinik asit (Lökovorin), aktif THF sağlayarak bu süreci hızlandırır.
Primatlarda ve insanlarda bu basamak, folat eksikliği durumunda hız kısıtlayıcıdır; dışarıdan folat desteği toksik metabolitin atılımını artırır.

Anahtar Kavram

Metanol toksisitesinde biriken formatın eliminasyonu folat bağımlı bir süreçtir; bu nedenle tedaviye adjuvan olarak folinik asit eklenir.
Soru 113Soru

7272 yaşında, dekompanse karaciğer sirozu ve yaygın asiti olan bir erkek hasta, şiddetli uykusuzluk ve anksiyete nedeniyle bir yakınına ait olan sedatif-hipnotik ilaçtan çok sayıda içmiştir. Acil servise derin konfüzyon, ataksi ve solunum depresyonu ile getirilen hastaya intravenöz flumazenil uygulanmış ve klinik tabloda hızla düzelme izlenmiştir. Bu vakada kullanılan ilaç ve farmakolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğer kullanılan ilaç lorazepam ise, karaciğer yetmezliği bu ilacın eliminasyonunu diazepam kadar etkilemez; çünkü lorazepam sadece Faz IIII (glukuronidasyon) reaksiyonları ile metabolize edilmektedir.

Cevap

Lorazepam'ın sadece Faz IIII metabolizmasına uğraması nedeniyle karaciğer yetmezliğinden daha az etkilenmesi doğrudur.
Lorazepam, siroz gibi karaciğer hastalıklarında eliminasyonu en az etkilenen benzodiazepinlerden biridir. Bunun nedeni, oksidatif Faz II metabolizmasına uğramadan doğrudan Faz IIII (glukuronidasyon) reaksiyonları ile inaktive edilmesidir. Bu özellik LOTLOT (LorazepamLorazepam, OxazepamOxazepam, TemazepamTemazepam) kısaltmasıyla akılda tutulur ve bu hastalar için klinik önemi çok yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki klinik bulgular ve antidot yanıtı üzerinden ilaç grubunu tanımla.
Solunum depresyonu ve flumazenil yanıtı, ilacın bir Benzodiazepin (BZDBZD) veya ZZ-bileşiği olduğunu kanıtlar.
Flumazenil, BZDBZD reseptör alanına bağlanan ilaçların (BZD ve Z-bileşikleri) spesifik antagonistidir.
2
Karaciğer yetmezliği (siroz) ve yaşlılık bağlamında metabolizma yolaklarını değerlendir.
Faz II oksidasyon reaksiyonları karaciğer yetmezliğinde bozulur (DiazepamDiazepam gibi), ancak Faz IIII glukuronidasyon reaksiyonları (LorazepamLorazepam gibi) korunur.
LOTLOT grubu ilaçlar (LorazepamLorazepam, OxazepamOxazepam, TemazepamTemazepam) doğrudan Faz IIII ile atıldıkları için hepatik disfonksiyonda tercih edilir.
3
Seçeneklerdeki reseptör dinamiklerini ve alt birim selektivitesini analiz et.
BZDBZD = Frekans artışı; Barbitu¨ratBarbitürat = Süre (durationduration) artışı. Z-bileşikleri α1\alpha_1 selektiftir ancak flumazenil ile bloke edilirler.
Mekanizma farkları bu ilaç gruplarının güvenlik profilini ve yan etki spektrumunu belirler.

Anahtar Kavram

Hepatik disfonksiyonda Benzodiazepin seçimi (LOTLOT kuralı) ve moleküler etki mekanizması ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Karaciğer yetmezliği olan bir hastada hangi opioid analjeziğin karaciğer metabolizmasından bağımsız olarak (plazma esterazları ile) atıldığını araştırınız (Cevap: Remifentanil).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 114Soru

7878 yaşında, orta evre Alzheimer hastalığı tanısı konulan bir hastanın mevcut tedavisine nörotoksisiteyi azaltmak amacıyla NMDANMDA (NN-metil-DD-aspartat) reseptörlerini non-kompetitif olarak bloke eden bir ajan eklenmiştir. Bu hastanın tedavisine yeni eklenen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memantin

Cevap

Memantin
Memantin, Alzheimer hastalığının orta ve ileri evrelerinde kullanılan, glutamatın NMDANMDA reseptörleri üzerindeki aşırı etkisini (eksitotoksisite) engelleyen non-kompetitif bir antagonisttir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tanısını ve hedeflenen mekanizmayı belirle.
Tanı Alzheimer hastalığı, mekanizma NMDA reseptör blokajıdır.
Soruda spesifik olarak NMDA reseptör antagonizması yapan ilaç sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını karşılaştır.
Memantin dışındaki seçenekler asetilkolinesteraz inhibitörü sınıfındadır.
Alzheimer tedavisinde kullanılan iki ana grup vardır: Kolinesteraz inhibitörleri ve NMDA antagonistleri.

Anahtar Kavram

Memantin, Alzheimer hastalığında glutamat aracılı eksitotoksisiteyi önlemek için kullanılan non-kompetitif bir NMDANMDA reseptör antagonistidir.

İpuçları

1
Alzheimer tedavisinde kolinerjik sistemi değil, glutamaterjik sistemi etkileyen ilacı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Memantin'in hangi evre Alzheimer hastalarında tercih edildiğini ve yan etki profilini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 115Soru

2222 yaşında kadın hasta, jeneralize tonik-klonik nöbetleri için başlanan tedavinin ardından kilo alımı, saç dökülmesi ve adet düzensizliği şikayetleri ile başvurmuştur. Laboratuvar incelemesinde hiperamonyemi saptanan bu hastanın kullandığı ilaçla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer mikrozomal enzimlerini inhibe ederek beraberinde kullanılan diğer ilaçların plazma düzeylerini artırabilir.

Cevap

Valproik asit karaciğer mikrozomal enzimlerini inhibe ederek diğer ilaçların plazma düzeylerini artırır.
Klinik senaryoda tarif edilen saç dökülmesi, kilo alımı, adet düzensizliği ve hiperamonyemi gibi bulgular valproik asidin karakteristik yan etkileridir. Valproik asit, diğer birçok klasik antiepileptiğin aksine karaciğer mikrozomal enzimlerini inhibe ederek beraberinde kullanılan ilaçların plazma seviyelerini yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Kilo alımı, saç dökülmesi, polikistik over sendromu bulguları (adet düzensizliği) ve hiperamonyemi, valproik asit kullanımına özgü yan etkilerdir.
Hastanın kullandığı ilacın valproik asit olduğunu tespit etmek için.
2
Valproik asidin metabolik profilini değerlendirme
Valproik asit, karaciğerde sitokrom P450P450 enzimlerini (CYP2C9CYP2C9 gibi) inhibe eder.
Antiepileptikler arasındaki temel etkileşim farklarını (indüksiyon vs inhibisyon) ayırt etmek için.
3
Teratojenite ve spektrum özelliklerini gözden geçirme
Valproik asit geniş spektrumludur (absans dahil) ve nöral tüp defektine yol açar.
Diğer seçeneklerdeki yanlış bilgileri elemek için.

Anahtar Kavram

Valproik asit, geniş spektrumlu bir antiepileptiktir ve önemli bir enzim inhibitörüdür.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 116Soru

Günlük hayatta yaygın olarak tüketilen kafein, terapötik dozlarda kullanıldığında santral sinir sisteminde uyanıklığı artırır ve yorgunluk hissini azaltır. Kafeinin bu stimülan etkilerinden sorumlu olan birincil moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenozin A1A_1 ve A2AA_{2A} reseptörlerinin antagonize edilmesi

Cevap

Kafeinin terapötik dozlardaki stimülan etkisi, santral adenozin reseptörlerinin (A1A_1 ve A2AA_{2A}) antagonize edilmesine bağlıdır.
Kafein, düşük dozlarda adenozin reseptörlerine kompetitif antagonist olarak bağlanır. Adenozin normalde sedasyona ve uykulu halin oluşmasına neden olduğu için, bu reseptörlerin bloke edilmesi uyanıklık ve konsantrasyon artışı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın (Kafein) etki ettiği doz aralığını belirle.
Terapötik (günlük tüketim) dozlar.
Kafein doza bağımlı olarak farklı mekanizmalar sergiler; soru en düşük dozlarda görülen birincil mekanizmayı sormaktadır.
2
Adenozin nükleozidinin santral etkisini hatırla.
Adenozin, SSS'de inhibitör/sedatif bir nöromodülatördür.
Uyanıklık etkisinin, bu inhibitör sistemin baskılanmasıyla oluştuğu anlaşılmalıdır.
3
Diğer stimülan mekanizmalarla karşılaştır.
Fosfodiesteraz inhibisyonu ve kalsiyum mobilizasyonu sadece toksik dozlarda görülür.
Ayırıcı tanı yapılarak terapötik doz mekanizması olan adenozin antagonizması seçilir.

Anahtar Kavram

Kafeinin doza bağımlı etki mekanizması (Düşük doz: Adenozin antagonizması; Yüksek doz: PDE inhibisyonu/Kalsiyum salınımı).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 117Soru

Lokal anesteziklerin metabolizma yolakları ve kimyasal yapıları dikkate alındığında; amid grubuna dahil olmasına rağmen, molekül yapısında bulunan ek ester bağı sayesinde plazma kolinesterazları tarafından hızla hidroliz edilen ve bu özelliğiyle sistemik toksisite potansiyeli belirgin şekilde düşük olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artikain

Cevap

Artikain, amid yapısında olmasına rağmen plazma esterazları tarafından hızla hidroliz edilen benzersiz bir metabolizma profiline sahiptir.
Artikain, kimyasal olarak bir amid türevi olmasına rağmen, molekül yapısında (tiyofen halkası üzerinde) bulunan ek bir ester yan zinciri içerir. Bu yapısal özellik, ilacın plazma kolinesterazları (psödokolinesterazlar) tarafından çok hızlı bir şekilde inaktive edilmesini sağlar. Bu sayede yarı ömrü diğer amidlere göre çok daha kısadır ve sistemik toksisite potansiyeli düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Lokal anesteziklerin kimyasal sınıflandırmasını hatırla.
Lokal anestezikler 'ester' ve 'amid' olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
Metabolizma yeri kimyasal bağ yapısına göre belirlenir (Esterler plazmada, amidler karaciğerde).
2
Amid grubuna ait olup 'istisna' metabolizmaya sahip olan ilacı belirle.
Artikain amid yapısındadır ancak yapısında ek bir ester grubu barındırır.
Bu ek ester grubu, ilacın karaciğere gitmeden plazma kolinesterazları tarafından parçalanmasını sağlar.
3
Bu metabolizmanın klinik sonucunu değerlendir.
Yarı ömür kısalır (~20 dakika) ve sistemik toksisite riski azalır.
Hızlı eliminasyon, plazma düzeylerinin tehlikeli seviyelere çıkmasını engeller.

Anahtar Kavram

Artikain'in hibrit (amid/ester) metabolizma özelliği
Soru 118Soru

4242 yaşında şizofreni tanılı erkek hastanın tedavisi, haloperidol kullanımı sonrası gelişen şiddetli parkinsonizm tablosu nedeniyle değiştirilmek istenmektedir. Hastanın eşlik eden morbid obezite ve bozulmuş açlık glukozu olması sebebiyle metabolik açıdan en güvenli seçeneklerden biri tercih edilecektir. Yapılan EKG incelemesinde QTcQT_c mesafesinin sınırda (440440 ms) olduğu saptanmıştır. Bu klinik tabloda, metabolik yan etkilerinin azlığı nedeniyle avantajlı olan ancak QTQT intervalini uzatıcı etkisi sebebiyle bu hastada kullanımı sırasında dikkatli olunması gereken antipsikotik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ziprasidon

Cevap

Ziprasidon
Ziprasidon, atipik antipsikotikler arasında metabolik yan etki riski (kilo alımı, hiperglisemi, dislipidemi) en düşük olan ajanlardan biridir. Bu durum, obezite ve diyabet riski olan hastalar için büyük bir avantajdır. Ancak, ziprasidonun en karakteristik yan etkilerinden biri doz bağımlı olarak QTQT intervalini uzatmasıdır. Bu nedenle, kardiyak iletim bozukluğu riski olan veya sınırda EKG bulguları olan hastalarda dikkatli kullanılmalı veya EKG takibi yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın metabolik profilini değerlendir
Obezite ve bozulmuş açlık glukozu nedeniyle metabolik riski (kilo alımı, hiperglisemi) en düşük olan ilaçlar (Ziprasidon, Aripiprazol) ön plana çıkar.
Olanzapin ve Klozapin gibi ilaçlar metabolik durumu daha da kötüleştirebilir.
2
Kardiyak risk faktörünü analiz et
Sınırda QTcQT_c mesafesi (440440 ms), QTQT intervalini uzatma potansiyeli olan ilaçların riskli olduğunu gösterir.
Antipsikotikler arasında Ziprasidon, bu yan etki açısından en dikkat edilmesi gereken ajandır.
3
Klinik tabloyu sentezle
Metabolik avantajı olan ancak kardiyak risk uyarısı taşıyan ilacın Ziprasidon olduğu sonucuna varılır.
Ziprasidon hem düşük metabolik risk hem de yüksek QT uzatma riski ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Atipik antipsikotiklerin yan etki profillerindeki farklılıklar (Metabolik vs. Kardiyak)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 119Soru

Genel anesteziklerin farmakokinetik özellikleri, etki mekanizmaları ve yan etki profilleri dikkate alındığında, klinik uygulama ve ajan seçimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sevofluran, solunum yollarını irrite etmeyen hoş kokusu ve düşük kan/gaz partisyon katsayısı sayesinde pediatrik hastalarda maske indüksiyonu için tercih edilen temel ajandır.

Cevap

Sevofluran, düşük kan/gaz çözünürlüğü ve hava yolu irritasyonu yapmaması nedeniyle pediatrik maske indüksiyonunda tercih edilen ajandır.
Sevofluran, hem kan/gaz partisyon katsayısının düşük olması (~0.65) sayesinde hızlı bir indüksiyon ve uyanma sağlar hem de desfluran gibi irritan kokulu olmadığı için çocuklarda maske ile anestezi indüksiyonu (pediatrik indüksiyon) için en uygun seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
İnhalasyon anesteziklerinin kan/gaz partisyon katsayılarını değerlendir.
Düşük katsayı (örneğin sevofluran, desfluran) hızlı indüksiyon ve derlenme sağlarken, yüksek katsayı (örneğin halotan) süreci yavaşlatır.
Kandaki çözünürlük ne kadar azsa, alveoldeki ve dolayısıyla beyindeki parsiyel basınç o kadar hızlı yükselir.
2
MAC değerleri ile potens arasındaki ilişkiyi analiz et.
MAC=1/PotensMAC = 1/Potens ilişkisi vardır.
MAC değeri bir ilacın %50 hastada cerrahi uyarana yanıtı kesen konsantrasyonudur; düşük konsantrasyonda bu etkiyi sağlayan ajan daha güçlüdür.
3
Ajanların spesifik yan etki ve klinik kullanım özelliklerini karşılaştır.
Ketamin sempatomimetiktir, volatil ajanlar malign hipertermi tetikleyebilir, sevofluran ise pediatride irritasyon yapmadığı için avantajlıdır.
Klinik kararlar ajanın sadece kinetiğine değil, aynı zamanda farmakodinamik ve toksikolojik profiline göre verilir.

Anahtar Kavram

İnhalasyon anesteziklerinde kan/gaz çözünürlüğü ile indüksiyon hızı ters orantılı, MAC değeri ile potens ters orantılıdır.

İpuçları

1
İnhalasyon anesteziklerinin kana 'ne kadar çok' geçtiğini değil, beyne 'ne kadar hızlı' ulaştığını düşünün.
2
MAC değeri, ilacın etkisini göstermesi için gereken 'minimum' miktardır; bu miktar ne kadar azsa ilaç o kadar güçlüdür.
3
Pediatrik hastalarda maske indüksiyonu yapılırken, çocuğun öksürmemesi veya nefes tutmaması için ajanın kokusunun irritan olmaması gerektiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İnhalasyon anesteziklerinin 'ikinci gaz etkisi' ve 'diffüzyon hipoksisi' gibi özel kinetik fenomenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 120Soru

2222 yaşında erkek hasta, akut psikotik atak nedeniyle yatırıldığı serviste yüksek potensli bir tipik antipsikotik ilaç tedavisine başlanmıştır. Tedavinin 22. gününde hastada boyun kaslarında ani ve şiddetli kasılma sonucunda başın yana eğilmesi (tortikolis) ve göz kürelerinin yukarı doğru sabitlenmesi (okülogirik kriz) tablosu gelişmiştir. Hastanın vital bulguları normal sınırlardadır.

Bu hastada gelişen tablonun tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biperiden

Cevap

Antipsikotik kullanımına bağlı erken dönemde gelişen akut distoni tablosunda en uygun tedavi seçeneği Biperiden gibi antikolinerjik ilaçlardır.
Hastada tarif edilen tortikolis (boyun kasılması) ve okülogirik kriz (gözlerin yukarı kayması), antipsikotik tedavinin erken döneminde (ilk 244824-48 saat) ortaya çıkan 'akut distoni' yan etkisidir. Bu tablo, striatumdaki dopamin reseptörlerinin blokajı sonucu ortaya çıkan göreceli asetilkolin fazlalığından kaynaklanır. Tedavisinde santral etkili antikolinerjik ilaçlar (örneğin Biperiden) parenteral veya oral yolla verilerek dopamin/asetilkolin dengesi yeniden sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtileri ve zamanlamayı analiz et.
Tedavinin 22. gününde gelişen tortikolis ve okülogirik kriz, klasik bir 'Akut Distoni' tablosudur.
Akut distoni, tipik antipsikotiklerin (özellikle yüksek potensli olanlar) kullanımından sonraki ilk saatler veya günlerde ortaya çıkar.
2
Mekanizmayı değerlendir.
Nigrostriatal yolakta dopamin reseptör blokajı sonucu kolinerjik aktivite baskın hale gelmiştir.
Kasılmaların temel nedeni dopaminerjik/kolinerjik dengenin kolinerjik sistem lehine bozulmasıdır.
3
Tedavi seçeneğini belirle.
Dengeyi sağlamak için santral etkili antikolinerjikler kullanılmalıdır.
Biperiden veya difenhidramin gibi ilaçlar kolinerjik aşırılığı baskılayarak semptomları hızla düzeltir.

Anahtar Kavram

Antipsikotiklere bağlı gelişen ekstrapiramidal yan etkilerin (EPS) ayrımı ve tedavisi.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 6 / 14Sonraki
Santral Sinir Sistemi Farmakolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 6 | Examkin