Mikoloji

596 soru

Soru 281Soru

Antifungal ilaçlar, seçici toksisite sağlamak amacıyla mantar hücresindeki farklı metabolik süreçleri ve yapısal bileşenleri hedeflerler. Mantar hücresi içerisinde Fe3+Fe^{3+} ve Al3+Al^{3+} gibi çok değerli katyonları şelatlayarak, katalaz ve peroksidaz gibi metal bağımlı enzimlerin fonksiyonlarını inhibe eden ve bu yolla hücre membran transport sistemlerini bozan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siklopiroks olamin

Cevap

Siklopiroks olamin, Fe3+Fe^{3+} ve Al3+Al^{3+} katyonlarını şelatlayarak metal bağımlı enzimleri inhibe eden antifungal ilaçtır.
Siklopiroks olamin, bir hidroksipiridon türevidir ve diğer antifungallerden farklı olarak ergosterol sentezi üzerine direkt etki etmez. Bunun yerine Fe3+Fe^{3+} ve Al3+Al^{3+} gibi çok değerli katyonları şelatlayarak, mantar hücresinin metabolizması için kritik olan katalaz ve peroksidaz gibi metal bağımlı enzimlerin aktivitesini bozar. Bu durum hücre membran transport sistemlerinin çökmesine ve hücre ölümüne yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Etki mekanizmasını tanımla
Katyon şelasyonu (Fe3+Fe^{3+}, Al3+Al^{3+}) ve metal bağımlı enzim (katalaz, peroksidaz) inhibisyonu.
Siklopiroks olaminin özgün mekanizması diğer antifungal sınıflarından farklıdır.
2
Seçeneklerdeki ilaçların mekanizmalarını karşılaştır
Amorolfin ergosterol sentezini (redüktaz/izomeraz), Tavaborol protein sentezini (LeuRS), Butenafin ve Naftifin ise skualen epoksidazı inhibe eder.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru ilaca ulaşmak için sınıfların bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Siklopiroks olaminin katyon şelasyonu yoluyla enzim inhibisyonu mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 282Soru

Dermatofitler, keratinize dokularda enfeksiyon oluşturan mantarlardır. Klinik pratikte bu mantarların doku tropizmlerine göre ayırt edilmesi tanıda önemlidir. Buna göre, aşağıdaki özelliklerden hangisi Trichophyton cinsini Epidermophyton cinsinden ayırmada kullanılan temel bir farktır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saç ve kıl yapılarını enfekte edebilme yeteneği

Cevap

Trichophyton cinsi saç, deri ve tırnak yapılarını enfekte edebilirken; Epidermophyton cinsi saçı enfekte etmez, sadece deri ve tırnak tutulumu yapar.
Dermatofit cinsleri arasında doku tropizmi açısından belirgin farklar vardır. Trichophyton cinsi; deri, saç ve tırnak yapılarının her üçünü de enfekte etme yeteneğine sahiptir. Buna karşın Epidermophyton cinsi sadece deri ve tırnakları enfekte eder, saç ve kıl yapılarını tutmaz. Bu klinik fark, etkenin tanımlanmasında temel bir kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Dermatofitlerin (Trichophyton, Microsporum, Epidermophyton) hedef dokularını hatırla.
Trichophyton: Deri, Saç, Tırnak; Microsporum: Deri, Saç; Epidermophyton: Deri, Tırnak.
Her cinsin spesifik keratinize doku tercihlerini bilmek ayırıcı tanı için esastır.
2
Seçeneklerdeki özellikleri karşılaştır.
Saç tutulumu Trichophyton'da var, Epidermophyton'da yok.
Epidermophyton'un saçı enfekte etmemesi, onu diğer iki dermatofit cinsinden ayıran en karakteristik klinik farktır.

Anahtar Kavram

Dermatofitlerin doku tropizmi (Yerleşim yerleri)
Tahmini Süre:45s
Soru 283Soru

Fırsatçı mantar enfeksiyonlarının patogenezinde, maya formundan hif formuna geçiş sırasında eksprese edilen, doğrudan konak epitel hücre membranlarında delikler (pore) oluşturarak doku hasarını ve inflamatuar yanıtı tetikleyen, ECE1ECE1 geni tarafından kodlanan sitolitik peptit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kandidalizin

Cevap

Kandidalizin, hif formundaki Candida albicans tarafından salgılanan ve epitel hasarı oluşturan temel virülans faktörüdür.
Kandidalizin, Candida albicans hifleri tarafından salgılanan, 3232 amino asitlik bir peptit toksindir. ECE1ECE1 geni tarafından kodlanır ve epitel hücre membranlarında 'pore' (delik) oluşturarak doğrudan doku hasarına ve pro-inflamatuar sitokinlerin salınımına yol açar. Bu özelliği ile mantar dünyasında tanımlanmış ilk gerçek peptit toksinidir.

Adım Adım Çözüm

1
Etkenin morfolojik değişimini değerlendir
Candida albicans enfeksiyon sırasında maya formundan hif formuna geçiş yapar (dimorfizm).
Birçok virülans faktörü sadece hif formuna geçişle birlikte sentezlenir.
2
ECE1ECE1 gen ürününü tanımla
ECE1 geni, Kandidalizin (Candidalysin) adı verilen bir prekürsörü kodlar.
Bu genin ekspresyonu hif gelişimi ile sıkı bir şekilde ilişkilidir.
3
Toksinin etki mekanizmasını analiz et
Kandidalizin, epitel hücre membranlarında delikler oluşturarak sitoliz ve inflamatuar sitokin (IL-1, IL-17 yolu) salınımına neden olur.
Bu mekanizma, mantarın doku invazyonu ve konak immün yanıtını tetiklemesi için kritiktir.

Anahtar Kavram

Candida albicans hiflerine özgü bir virülans faktörü olan Kandidalizin, epitel hücrelerinde pore oluşturarak hasar verir ve Th17 yanıtını tetikler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 284Soru

42 yaşında bir erkek hasta; ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle doktora başvuruyor. Hastanın öyküsünden, yakın zamanda güvercinlerin yuva yaptığı eski bir tavan arasını temizlediği öğreniliyor. Akciğer radyografisinde yaygın nodüler infiltrasyonlar ve hiler lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde, klinik örneğin 25C25^\circ C'de Sabouraud dekstroz agardaki kültüründe hif yapısı üzerinde büyük, kalın duvarlı ve parmaksı çıkıntıları olan (tüberkülat) makrokonidyumlar ürediği görülüyor. Aynı etkenin 37C37^\circ C'deki kültüründe ve biyopsi materyalinde ise fagositoz yapmış hücrelerin sitoplazmasında oval, tomurcuklanan yapılar izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan mantar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Histoplasma capsulatum

Cevap

Histoplasma capsulatum
Histoplasma capsulatum, kuş ve yarasa dışkısı ile kirlenmiş ortamlardan solunum yoluyla alınan, doğada küf (tüberkülat makrokonidyum), dokuda ise makrofaj içi küçük maya formunda bulunan termal dimorfik bir mantardır. Soruda verilen maruziyet öyküsü ve morfolojik veriler bu etkenle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve çevresel maruziyetin değerlendirilmesi
Eski tavan arası temizliği ve yoğun kuş dışkısı maruziyeti Histoplasma capsulatum için tipik bir risk faktörüdür.
Sistemik mikozların tanısında hastanın bulunduğu coğrafi bölge ve spesifik maruziyet öyküsü (kuş/yarasa dışkısı, mağara gezisi vb.) tanı koydurucudur.
2
Kültür morfolojisinin (25C25^\circ C) incelenmesi
Hifler üzerinde büyük, kalın duvarlı ve çıkıntılı (tüberkülat) makrokonidyumların görülmesi.
Tüberkülat makrokonidyumlar, Histoplasma capsulatum'un küf fazı için patognomonik bir morfolojik özelliktir.
3
Doku ve 37C37^\circ C morfolojisinin değerlendirilmesi
Mononükleer fagositer sistem hücrelerinin (makrofajlar) içinde küçük, oval maya hücrelerinin saptanması.
Histoplasma, sistemik mikozlar arasında dokuda tipik olarak hücre içi (intrasellüler) yerleşim gösteren tek etkendir.

Anahtar Kavram

Histoplasma capsulatum'un termal dimorfizmi ve hücre içi yerleşim özelliği.
Soru 285Soru

68 yaşında kronik lenfositik lösemi (KLLKLL) tanısı olan erkek hasta; yaklaşık üç haftadır devam eden ilerleyici baş ağrısı, düşük dereceli ateş ve kafa karışıklığı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde bilateral papil ödemi ve ense sertliği saptanmıştır. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde açılış basıncı 300 mmH2O300\text{ mmH}_2\text{O} olarak ölçülmüş; lenfositik pleositoz ve glukoz düzeyinde belirgin düşüş saptanmıştır. BOS yaymasında çini mürekkebi ile yapılan incelemede maya hücreleri ve etrafında geniş, şeffaf kapsül yapıları izlenmiştir.

Bu klinik tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kapsül yapısındaki glukuronoksilomannan (GXMGXM), fagositozu ve lökosit kemotaksisini inhibe ederek immün sistemden kaçışta rol oynar

Cevap

Etkenin en önemli virülans faktörü olan kapsüler glukuronoksilomannan (GXMGXM), fagositozu ve lökositlerin kemotaksisini inhibe edici etkiye sahiptir.
Kriptokokların en önemli virülans faktörü olan glukuronoksilomannan (GXMGXM) yapısındaki kapsül, fagositozu engellemesinin yanı sıra kompleman aktivasyonunu bozar ve lökositlerin enfeksiyon bölgesine göçünü (kemotaksis) inhibe ederek patogenezde anahtar rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin ve laboratuvar bulgularının analizi
Bağışıklığı baskılanmış (KLLKLL) hastada subakut menenjit tablosu, yüksek BOS basıncı ve çini mürekkebinde kapsüllü maya görülmesi CryptococcusCryptococcus neoformansneoformans enfeksiyonuna işaret eder.
Yüksek BOS basıncı ve kapsüllü maya görünümü kriptokokkal menenjit için patognomoniktir.
2
Etkenin virülans faktörlerinin değerlendirilmesi
Kriptokokların ana virülans faktörü olan polisakkarit kapsülün (GXMGXM), konak immün yanıtını çok yönlü baskıladığı bilinmektedir.
GXM sadece fiziksel bir bariyer değil, aynı zamanda sitokin yanıtını ve hücre göçünü modüle eden aktif bir moleküldür.
3
Ayırıcı tanı ve biyokimyasal özelliklerin kontrolü
Kriptokokların monomorfik maya olduğu, üreaz pozitif ancak nitrat negatif olduğu ve fermantasyon yapmadığı doğrulanır.
TUS düzeyinde fırsatçı mayaların metabolik profilleri (üreaz, nitrat, inositol) kritik ayırıcı tanı noktalarıdır.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans patogenezi ve biyokimyasal ayırt edici özellikleri
Soru 286Soru

55 aylık bir erkek bebekte tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, persistan oral kandidiyazis ve gelişme geriliği saptanmıştır. Solunum sıkıntısının artması üzerine çekilen toraks BTBT'de bilateral yaygın buzlu cam opasiteleri izlenmiş; bronkoalveoler lavaj örneğinin gümüşleme (GMSGMS) boyamasında santralinde koyu alanlar bulunan, 'ezilmiş ping-pong topu' görünümünde kistler görülmüştür. Bu tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik membranında temel sterol olarak kolesterol bulunduğu için amfoterisin B'ye doğal dirençlidir.

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunur, bu nedenle amfoterisin B'ye doğal dirençlidir.
Pneumocystis jirovecii'nin biyolojik yapısı atipiktir; sitoplazmik membranında diğer mantarlardan farklı olarak ergosterol yerine kolesterol bulunur. Bu durum, amfoterisin B'nin etki edeceği hedef sterolün bulunmaması nedeniyle doğal dirençle sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Bebekteki immün yetmezlik (SCID şüphesi), radyolojideki buzlu cam manzarası ve GMS boyasındaki ping-pong topu görünümü, etkenin Pneumocystis jirovecii olduğunu gösterir.
P. jirovecii, özellikle T-hücre kusuru olanlarda (HIV+, SCID) görülen atipik bir mantardır.
2
Etkenin biyokimyasal özelliklerini analiz et.
P. jirovecii'nin tipik mantarlardan en önemli farkı, membranında ergosterol yerine kolesterol bulundurmasıdır.
Bu biyokimyasal fark, standart antifungal ilaçlara karşı yanıtı belirler.
3
İlaç direnç mekanizması ile ilişkilendir.
Amfoterisin B ergosterole bağlanarak etki eder; ergosterol içermeyen bir membranda bu ilaç etkisizdir.
Hücre zarındaki hedef molekülün (ergosterol) eksikliği doğal direnç mekanizmasıdır.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranı kolesterol içerir, bu nedenle ergosterolü hedef alan amfoterisin B ve azollere dirençlidir; tedavide TMP-SMX kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Pneumocystis jirovecii profilaksisi için CD4+ T hücre eşik değerlerini ve TMP-SMX dışındaki alternatif ilaçları (dapson, atovakuon) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 287Soru

Güney Amerika'da uzun yıllar kahve plantasyonlarında çalışmış olan 52 yaşındaki erkek hasta, son aylarda giderek artan öksürük, nefes darlığı ve ağız içinde ağrılı, granülomatöz karakterde ülseratif lezyonlar şikayetiyle başvuruyor. Mukoza lezyonlarından alınan biyopsi örneğinin mikroskobik incelemesinde, ana hücre etrafında çok sayıda tomurcuklanma gösteren, karakteristik "pilot dümeni" (mariner's wheel) görünümünde maya hücreleri izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Isı ile indüklenen dimorfizm gösterir; doğada 25°C'de küf, dokuda ise 37°C'de maya formunda bulunur.

Cevap

Etken olan Paracoccidioides brasiliensis, ısıya bağlı dimorfizm gösteren bir mantardır; 25°C'de küf (hif), 37°C'de (dokuda) ise çok sayıda tomurcuklanan maya formundadır.
Vakada tanımlanan "pilot dümeni" görünümü ve Latin Amerika maruziyeti Paracoccidioides brasiliensis'i işaret eder. Bu mantar, sistemik mikozların genel karakteristiği olan termal dimorfizm özelliğine sahiptir. Doğada (toprakta) ve oda sıcaklığındaki (25°C) laboratuvar kültürlerinde küf (hif ve konidi) formundayken; insan dokusunda veya 37°C'deki özel besiyerlerinde maya formuna dönüşür. Doğru seçenekte bu faz değişimi ve sıcaklıklar tam olarak belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki ipuçlarını değerlendir.
Güney Amerika (Latin Amerika), tarım işçiliği (kahve plantasyonu) ve ağız içi mukozal lezyonlar endemik bir mikozu, özellikle Paracoccidioidomycosis'i düşündürür.
Coğrafi bölge ve maruziyet hikayesi sistemik mikoz tanısında kritiktir.
2
Morfolojik bulguyu analiz et.
Dokuda izlenen "pilot dümeni" görünümü, Paracoccidioides brasiliensis'in patognomonik maya formudur.
Çok sayıda tomurcuklanma (multipolar budding) bu etkene özgü morfolojik tanıdır.
3
Etkenin biyolojik özelliklerini belirle.
Sistemik mikozların genel özelliği olan termal dimorfizm (25°C küf, 37°C maya) bu etken için de geçerlidir.
Dimorfizm, bu grup mantarların tanı ve fizyolojisindeki en temel özelliktir.

Anahtar Kavram

Sistemik mikozlarda termal dimorfizm ve Paracoccidioides brasiliensis'in morfolojik özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Histoplasma capsulatum'un hücre içi maya formu ile leishmania amastigot formunun ayrımını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 288Soru

Amerika Birleşik Devletleri’nin güneybatısındaki San Joaquin Vadisi’nde bir arkeolojik kazı çalışmasına katılan 38 yaşındaki erkek hasta; öksürük, ateş ve yaygın eklem ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın balgam örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde, 37C37^{\circ}C’de içinde çok sayıda endospor barındıran, kalın duvarlı büyük sferüller izleniyor. Bu etkenin 25C25^{\circ}C’deki kültüründe aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiflerin parçalanmasıyla oluşan fıçı şeklinde artrokonidyumlar

Cevap

Hiflerin parçalanmasıyla oluşan fıçı şeklinde artrokonidyumlar
Vakada tanımlanan klinik tablo (vadi humması) ve morfolojik yapı (endosporlu sferüller) Coccidioides türlerini işaret etmektedir. Bu mantarlar doğada veya 25C25^{\circ}C’deki laboratuvar kültürlerinde septalı hifler oluşturur ve bu hiflerin fragmanlara ayrılmasıyla 'artrokonidyum' adı verilen, fıçı şeklinde karakteristik yapılar meydana gelir. Bu yapılar oldukça enfektiftir ve laboratuvar çalışanları için risk oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki ipuçlarını (San Joaquin Vadisi, eklem ağrısı/Valley Fever ve 37C37^{\circ}C’deki endosporlu sferüller) değerlendir.
Etkenin Coccidioides immitis veya Coccidioides posadasii olduğu saptanır.
Sferül yapısı bu cinsin doku fazına özgü tanısal bir kriterdir.
2
Etkenin termal dimorfizm özelliğini hatırla.
Coccidioides diğer sistemik mikozlardan farklı olarak dokuda maya değil, sferül oluşturur; 25C25^{\circ}C’de (kültür fazı) ise hif yapısındadır.
Sistemik mikozların çoğu ısıya bağlı olarak faz değiştirir.
3
Kültür fazındaki spesifik morfolojik yapıyı belirle.
Septalı hiflerin parçalanmasıyla (disartikülasyon) bulaşıcı özellik taşıyan fıçı şeklinde artrokonidyumlar oluşur.
Artrokonidyumlar Coccidioides'in laboratuvarda ürediğinde görülen karakteristik enfektif formudur.

Anahtar Kavram

Coccidioides türlerinin dokuda (37C37^{\circ}C) sferül, kültürde (25C25^{\circ}C) ise artrokonidyum oluşturması.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 289Soru

Diabetes mellitus tanılı 6262 yaşında kadın hasta, tekrarlayan vajinal akıntı şikayetiyle başvurmuştur. Hastaya daha önce verilen ampirik flukonazol tedavisine yanıt alınamadığı öğrenilmiştir. Vajinal sürüntü örneğinin Sabouraud Dextrose Agar (SDA) besiyerindeki ekiminde kremsi, düzgün yüzeyli koloniler üremiştir. Mısır unlu (Cornmeal-Tween 80) agar üzerinde yapılan mikroskobik incelemede yalnızca küçük, oval, tomurcuklanan maya hücreleri (blastokonidyum) gözlenmiş; yalancı hif (psödohif) veya klamidospor oluşumu saptanmamıştır. Bu hastada enfeksiyona neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida glabrataCandida\ glabrata

Cevap

En olası etken Candida glabrataCandida\ glabrata maya mantarıdır.
Candida glabrataCandida\ glabrata, tıbbi açıdan önemli CandidaCandida türleri arasında mikroskobik olarak yalancı hif (psödohif) ve klamidospor oluşturmayan, sadece küçük tomurcuklanan maya hücreleri (blastokonidyum) şeklinde görülen türdür. Klinik olarak flukonazole karşı intrinsik veya kazanılmış direnç göstermesi, özellikle diyabetik hastalarda tekrarlayan enfeksiyonlara neden olması tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Diabetes mellitus varlığı ve flukonazol tedavisine yanıtsızlık, dirençli bir türü akla getirir.
Candida glabrataCandida\ glabrata özellikle yaşlılarda ve diyabetiklerde sık görülür; azollere karşı doğal olarak düşük duyarlıdır.
2
Mikroskobik morfolojiyi analiz et.
Yalnızca tomurcuklanan küçük maya hücreleri (blastokonidyum) görülmüş, yalancı hif saptanmamıştır.
Candida glabrataCandida\ glabrata tıbbi önemi olan CandidaCandida türleri arasında yalancı hif (psödohif) yapmayan tek ana patojendir.
3
Tür ayrımını tamamla.
Morfolojik ve klinik veriler birleştiğinde tanı kesinleşir.
Yalancı hif yokluğu C. glabrataC.\ glabrata için patognomonik bir laboratuvar ayrımı sağlar.

Anahtar Kavram

Candida glabrataCandida\ glabrata'nın en tipik ayırıcı özelliği yalancı hif (psödohif) oluşturmamasıdır.

Daha Fazla Pratik

Candida aurisCandida\ auris'in direnç profili ve 42C42^{\circ}C'de üreyebilme özelliğini tekrar etmeniz önerilir.

Alternatif Yöntem

CHROMAgar besiyerinde Candida glabrataCandida\ glabrata genellikle koyu pembe-mor (mauve) koloniler oluşturmasıyla da flukonazol duyarlı türlerden ayrılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 290Soru

Saçlı deride skutula adı verilen sarı renkli, çanak benzeri krutlar ve kalıcı (sikatrisyel) alopesi ile seyreden bir klinik tabloda, saç telinin mikroskobik incelemesinde saç içinde hifler ve hava boşlukları saptanmıştır. Bu tabloya neden olan etken ve laboratuvar bulguları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken Trichophyton schoenleinii'dir ve Wood lambası ile yapılan muayenede donuk yeşil floresans verir.

Cevap

Etken Trichophyton schoenleinii olup, Wood lambasında donuk yeşil floresans vermesi ve favus tipi saç tutulumu (hif ve hava boşlukları) tipiktir.
Tinea favosa, Trichophyton schoenleinii tarafından oluşturulan, skutula oluşumu ve kalıcı kellik (sikatrisyel alopesi) ile karakterize ağır bir tinea capitis formudur. Mikroskobik olarak saç teli içinde (endotriks varyasyonu olan favus tipi) hifler ve karakterstik hava boşlukları görülür. Wood lambası muayenesinde bu etken donuk (soluk) yeşil floresans verir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Skutula (sarı krut) ve sikatrisyel alopesi varlığı Tinea favosa'yı işaret eder.
Bu bulgular favus tablosunun patognomonik özellikleridir.
2
Mikroskobik bulguları değerlendir.
Saç içinde hif ve hava boşlukları (favik tutulum) saptanmıştır.
Bu mikroskobik görünüm Trichophyton schoenleinii enfeksiyonu için karakteristiktir.
3
Tanıyı ve laboratuvar özelliklerini eşleştir.
T. schoenleinii, Wood lambasında donuk yeşil floresans verir.
Dermatofitler arasında Wood floresansı veren etkenlerin ayrımı tanıda kritiktir.

Anahtar Kavram

Tinea Favosa Tanısı ve Trichophyton schoenleinii Özellikleri
Soru 291Soru

5050 yaşında böbrek nakli yapılmış ve immünsüpresif tedavi (takrolimus ve mikofenolat mofetil) alan bir erkek hasta; son iki haftadır giderek artan baş ağrısı, hafif ateş ve konfüzyon şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede ense sertliği saptanıyor. Beyin omurilik sıvısının (BOS) biyokimyasal analizinde glukoz 30mg/dL30 mg/dL, protein 120mg/dL120 mg/dL ve hücre sayımında lenfosit hakimiyeti (80/mm380/mm^3) gözleniyor. BOS örneğinde uygulanan lateks aglutinasyon testi ile kapsüler polisakkarit antijeni pozitif sonuç veriyor.

Buna göre, bu klinik tabloya yol açan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üreaz enzimi aktivitesine sahiptir.

Cevap

Menenjit tablosuna yol açan ve lateks aglutinasyon testi pozitif olan Cryptococcus neoformans'ın biyokimyasal özelliklerinden biri üreaz enzimi aktivitesine sahip olmasıdır.
Klinik senaryodaki bulgular (transplant hastası, subakut menenjit, BOS'ta lenfositik pleositoz ve pozitif lateks aglutinasyon testi) Cryptococcus neoformans enfeksiyonunu işaret etmektedir. Cryptococcus türleri, biyokimyasal olarak üreaz enzimi aktivitesine sahip olmalarıyla karakterizedir. Bu enzim üreyi amonyak ve karbondioksite parçalayarak ortamın pH'ını yükseltir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın immün durumunu ve klinik tablosunu değerlendir.
Böbrek nakli sonrası immünsüpresif kullanımına bağlı gelişen subakut menenjit tablosu saptandı.
Cryptococcus neoformans, hücresel bağışıklığı baskılanmış hastalarda en sık görülen fungal menenjit etkenidir.
2
BOS analizini ve spesifik tanı testini yorumla.
Düşük glukoz, yüksek protein ve lenfositik pleositoz ile birlikte kapsüler polisakkarit antijeninin pozitif olması Cryptococcus neoformans tanısını kesinleştirir.
Lateks aglutinasyon testi, etkenin GXM (glukuronoksilomannan) kapsül antijenini saptar.
3
Etkenin biyokimyasal özelliklerini seçeneklerle eşleştir.
Cryptococcus türlerinin üreaz pozitif olduğu bilgisi ile doğru seçenek belirlendi.
Kriptokoklar üreaz testi ve kuş yemi (Niger seed) agarda melanin üretimi (fenol oksidaz) ile diğer mayalardan ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans, kapsüllü, üreaz pozitif ve monomorfik bir mayadır; özellikle immünsüpresif bireylerde menenjite yol açar.
Soru 292Soru

Vajinal akıntı ve kaşıntı şikayeti ile başvuran bir hastanın jinekolojik muayenesinde vajen duvarında beyaz, peynir kesiği benzeri plaklar saptanmıştır. Alınan örneğin laboratuvar incelemesinde germ tüp (germ tube) testi uygulanmış ve mikroskobik incelemede, tomurcuklanan maya hücresinden (blastokonidyum) köken alan tüpsü uzantıların ana hücre ile birleşme yerinde belirgin bir daralma (konstriksiyon) saptandığı rapor edilmiştir. Bu laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisi ile en doğru şekilde tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Negatif germ tüp testi; gözlenen yapılar psödohif olarak değerlendirilmelidir.

Cevap

Negatif germ tüp testi; gözlenen yapılar psödohif olarak değerlendirilmelidir.
Maya mantarlarında germ tüp testi, Candida albicans ve Candida dubliniensis'in hızlı tanısında kullanılır. Gerçek bir germ tüpü (true hypha), blastokonidyumdan (ana hücre) köken alan, paralel kenarlı ve başlangıç noktasında herhangi bir daralma (konstriksiyon) veya boğumlanma içermeyen bir uzantıdır. Soruda belirtilen 'daralma' (konstriksiyon) bulgusu, bu yapının bir psödohif olduğunu ve dolayısıyla germ tüp testinin negatif olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Germ tüp testi sonucunun mikroskobik olarak değerlendirilmesi.
Blastokonidyum ile tüpsü uzantı arasında daralma (konstriksiyon) saptanması.
Gerçek hif (germ tüpü) ile psödohif ayrımındaki en kritik morfolojik fark, başlangıç noktasındaki daralmanın varlığıdır.
2
Elde edilen morfolojik bulgunun tür tanımlaması ile ilişkilendirilmesi.
Testin negatif olarak yorumlanması ve etkenin Candida albicans/dubliniensis dışı bir tür olduğunun düşünülmesi.
Candida albicans ve Candida dubliniensis daralma içermeyen gerçek germ tüpleri oluştururken, diğer türler (örneğin C. tropicalis) daralma içeren psödohifler oluşturur.

Anahtar Kavram

Maya mantarlarının ayırıcı tanısında germ tüp testi ve psödohif morfolojisi arasındaki fark.
Soru 293Soru

Brezilya'nın kırsal kesiminde kahve tarımıyla uğraşan 48 yaşındaki erkek hasta; ağız mukozasında 'dut görünümünde' (moriform) ağrılı, kanamalı ülseratif lezyonlar, öksürük ve servikal lenfadenopati şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan biyopsi örneğinin 37C37^{\circ}C'deki inkübasyonunda, kalın duvarlı bir ana hücreden çok sayıda tomurcuklanma gösteren 'pilot dümeni' (mariner’s wheel) görünümünde maya hücreleri saptanıyor. Bu enfeksiyon etkeni ve hastalığın epidemiyolojisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konaktaki östrojen hormonunun, mantarın hif formundan patojen maya formuna dönüşümünü inhibe etmesi nedeniyle klinik hastalık kadınlarda çok daha nadir görülür.

Cevap

Paracoccidioides brasiliensis enfeksiyonunda östrojen hormonunun hif-maya dönüşümünü inhibe etmesi, klinik tablonun erkeklerde çok daha sık görülmesine neden olur.
Vakada tanımlanan etken Paracoccidioides brasiliensis'tir. Bu mantarın en dikkat çekici özelliklerinden biri, deri testleri erkek ve kadınlarda benzer maruziyeti gösterse de, klinik hastalığın erkeklerde çok daha fazla görülmesidir. Bunun nedeni, kadınlık hormonu olan östrojenin (17β17\beta-estradiol), mantarın dokuda çoğalan patojen maya formuna dönüşmesini önleyen bir inhibitör etki göstermesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki klinik ve morfolojik ipuçlarını analiz et.
Brezilya (endemik bölge), moriform stomatit (karakteristik klinik bulgu) ve 'pilot dümeni' görünümü (patognomonik morfoloji) bizi Paracoccidioides brasiliensis tanısına götürür.
Sistemik mikozların tanısında coğrafi bölge ve tipik maya morfolojisi en önemli ayırıcı kriterlerdir.
2
Paracoccidioides brasiliensis'in biyolojik özelliklerini ve cinsiyet dağılımındaki farkın nedenini değerlendir.
Hastalık erkeklerde kadınlara oranla 15-20 kat daha sık görülür. Bunun nedeni kadınlardaki östrojen hormonunun (17β17\beta-estradiol) mantarın enfeksiyöz hif formundan, hastalık yapıcı maya formuna geçişini hücresel düzeyde engellemesidir.
Hormonal etkileşim, bu mikozun epidemiyolojik olarak en ayırıcı ve zorlayıcı teorik bilgisidir.

Anahtar Kavram

Paracoccidioides brasiliensis termal dimorfizmi ve östrojenin koruyucu etkisi

Daha Fazla Pratik

Diğer dimorfik mantarların (Histoplasma, Blastomyces, Coccidioides) 25°C ve 37°C'deki morfolojik farklarını tablo halinde karşılaştırarak çalışmanız önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 294Soru

HIV pozitif veya immünsüpresif hastalarda ağır interstisyel pnömoni tablolarına yol açabilen, ancak laboratuvar tanısında Sabouraud Dekstroz Agar (SDASDA) gibi rutin besiyerlerinde üretilemeyen mantar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii

Cevap

Pneumocystis jirovecii, rutin mantar besiyerlerinde üretilemeyen tek fırsatçı mantar etkenidir.
Pneumocystis jirovecii, taksonomik olarak mantarlar aleminde yer almasına rağmen, Sabouraud Dekstroz Agar (SDA) gibi klasik mikoloji besiyerlerinde üretilemez. Tanısı genellikle bronkoalveoler lavaj (BAL) gibi örneklerde kist ve trofozoitlerin mikroskobik olarak gösterilmesiyle konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı değerlendir.
HIV pozitif veya immünsüpresif hastada interstisyel pnömoni tablosu akla Pneumocystis jirovecii'yi getirir.
Bu mikroorganizma bu hasta grubunda en sık görülen fırsatçı enfeksiyon etkenlerinden biridir.
2
Mikroorganizmanın üreme özelliklerini hatırla.
Pneumocystis jirovecii'nin hücre dışı (invitro) rutin besiyerlerinde üretilmesi mümkün değildir.
Mantarlar aleminde yer alsa da, biyokimyasal ve fizyolojik özellikleri nedeniyle klasik besi yerlerinde koloni oluşturamaz.
3
Doğru seçeneği belirle.
Seçenekler arasında yer alan diğer mantarlar (Candida, Aspergillus, Cryptococcus, Rhizopus) rutin besiyerlerinde üreyebilir.
Pneumocystis jirovecii tanısında altın standart besiyeri değil, mikroskopi (GMS boyama vb.) veya PCR yöntemidir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin invitro rutin besiyerlerinde üretilememesi.

Daha Fazla Pratik

Pneumocystis jirovecii'nin hücre duvarında ergosterol yerine kolesterol bulunmasının tedavi seçeneklerini (azollerin etkisizliği) nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 295Soru

Romatoid artrit tanısıyla metotreksat ve düşük doz steroid tedavisi alan 6868 yaşında bir kadın hasta; son iki haftadır giderek artan kuru öksürük, düşük dereceli ateş ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin bir raller veya frotman saptanmıyor; ancak arteryel kan gazında hipoksemi izleniyor. Akciğer grafisinde bilateral perihiler interstisyel infiltratlar (buzlu cam görünümü) saptanan hastanın bronkoalveolar lavaj (BAL) örneğinde Gomori Methenamine Silver (GMSGMS) boyama ile kistik yapılar izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunur.

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunur.
Doğru seçenek olan ifade Pneumocystis jirovecii'nin en ayırıcı biyokimyasal özelliğini tanımlar. Bu mantar, diğer mantarların çoğunda bulunan ergosterol yerine hücre membranında kolesterol (veya diğer fitosteroller) sentezler. Bu yapısal fark, amfoterisin B ve azol grubu ilaçların etkisiz kalmasına neden olurken, tedavide folat metabolizmasını hedefleyen TMP-SMX kullanımını zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve risk faktörlerini değerlendir.
Bağışıklığı baskılanmış (metotreksat ve steroid kullanımı) hastada interstisyel pnömoni ve hipoksemi varlığı.
Bu tablo fırsatçı bir enfeksiyonu, özellikle Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PJP) düşündürür.
2
Tanısal bulguyu analiz et.
GMS boyamasında kistik yapıların görülmesi P. jirovecii tanısını doğrular.
GMS boyası, kist duvarındaki polisakkaritleri boyayarak karakteristik 'çökmüş ping-pong topu' görünümünü ortaya çıkarır.
3
Mikroorganizmanın biyokimyasal özelliklerini hatırla.
Hücre membranında ergosterol yoktur, kolesterol bulunur.
Bu benzersiz özellik, P. jirovecii'nin klasik antifungal ilaçlara dirençli olmasının ve TMP-SMX ile tedavi edilmesinin temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin taksonomik olarak mantar olmasına rağmen hücre membranında kolesterol içermesi ve rutin besiyerlerinde ürememesi.
Soru 296Soru

4242 yaşında bir erkek hasta, kırsal alanda geçirdiği trafik kazası sonrası bacağında gelişen yaygın yumuşak doku nekrozu nedeniyle opere ediliyor. Nekrotik dokunun histopatolojik incelemesinde geniş çaplı, dik açılı dallanma gösteren ve çok az bölmeli (pauciseptate) hif yapıları izleniyor. Klinik örnekten yapılan ekimde Sabouraud Dekstroz Agar'da (SDASDA) 4848 saat içinde tüm besiyerini kaplayan, beyaz, pamuksu bir küf mantarı ürediği görülüyor. Ancak bir hafta boyunca yapılan mikroskobik incelemelerde herhangi bir sporülasyon yapısı (sporangiyum, konidiyum vb.) saptanamıyor. Bu mantarın tanısını kesinleştirmek için aşağıdaki uygulamalardan hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantarın distile su veya besini kısıtlı besiyerlerine (su agar vb.) aktarılması

Cevap

Mantarın distile su veya besini kısıtlı besiyerlerine (su agar vb.) aktarılması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan distile su veya besini kısıtlı besiyerlerine aktarma yöntemi, Saksenaea vasiformis ve Apophysomyces elegans gibi 'sterile' veya 'recalcitrant' sporülasyon gösteren mantarlarda spor oluşumunu indüklemek için kullanılan altın standart yöntemdir. Bu mantarlar zengin besiyerlerinde aşırı vejetatif üreme yaparlar ancak spor yapılarını göstermezler. Su agarı veya distile su blokları üzerinde yapılan subkültürler, mantarın hayatta kalma mekanizması olarak sporlanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve histopatolojik bulguların sentezlenmesi
Travma sonrası yumuşak doku nekrozu ve dokuda geniş, az bölmeli hiflerin görülmesi Mucorales enfeksiyonunu (Zygomycosis) düşündürür.
Mucorales takımı üyeleri karakteristik olarak geniş (102010-20 μm\mu m), septumsuz veya pauciseptate hif yapısına ve dik açılı dallanmaya sahiptir.
2
Kültür özelliklerinin değerlendirilmesi
SDASDA'da hızlı üreme (lid-lifter) ve pamuksu görünüm Mucorales ile uyumludur.
Mucorales üyeleri besiyerini çok hızlı kaplayan, hava hifleri zengin küflerdir.
3
Tanısal problemin tanımlanması
Hızlı üremeye rağmen sporülasyonun olmaması, bazı spesifik generlerin (Saksenaea, Apophysomyces) varlığını akla getirir.
Saksenaea vasiformis ve Apophysomyces elegans gibi türler zengin besiyerlerinde sadece vejetatif hif yaparlar, spor yapılarını besin yönünden fakir ortamlarda geliştirirler.
4
Tanısal yöntemin seçilmesi
Su agarı veya steril su blokları kullanılarak sporülasyonun indüklenmesi.
Bu yöntemle Saksenaea'da şişe benzeri, Apophysomyces'te ise çan benzeri sporangiyum yapıları görülerek kesin tanıya gidilir.

Anahtar Kavram

Bazı Mucorales üyelerinin (Saksenaea, Apophysomyces) standart besiyerlerinde spor oluşturmaması (recalcitrant sporulators) ve sporülasyon indüksiyonu için fakir besiyeri gereksinimi.

Daha Fazla Pratik

Mucorales üyeleri ile Aspergillus arasındaki morfolojik (septum varlığı, dallanma açısı) ve laboratuvar (galaktomannan ve beta-glukan negatifliği) farklarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 297Soru

Yoğun bakım ünitesinde 33 haftadır yatan ve santral venöz kateteri bulunan 5555 yaşındaki hastada, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen ateş saptanmıştır. Kan kültürlerinden izole edilen maya mantarı; flukonazol ve amfoterisin B'ye dirençli bulunmuştur. Otomatize biyokimyasal sistemlerde *Candida haemulonii* olarak tanımlanan bu izolatın, yapılan ileri incelemelerinde 42C42^\circ C'de üreyebildiği ve %10\%10 NaClNaCl içeren besiyerlerinde çoğalabildiği saptanmıştır. Bu hastada enfeksiyona neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Candida auris*

Cevap

Sunulan klinik ve laboratuvar verileri doğrultusunda en olası etken *Candida auris*'tir.
Doğru yanıt olan seçenek, otomatize biyokimyasal sistemlerin sıklıkla *Candida haemulonii* olarak yanlış tanımladığı, flukonazol ve amfoterisin B gibi çoklu antifungallere dirençli olabilen ve 42C42^\circ C gibi yüksek sıcaklıklar ile %10\%10 NaClNaCl gibi tuzlu ortamlarda üreyebilme yeteneği ile karakterize olan *Candida auris*'i ifade etmektedir. Bu özellikler, suşu hem klinik hem de laboratuvar açısından diğer fırsatçı mayalardan ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı ve direnç profilini değerlendir.
Yoğun bakımda yatan, kateteri olan ve çoklu ilaç direnci (MDR) gösteren bir Kandida suşu saptanmıştır.
Bu tablo, son yıllarda hastane kaynaklı salgınlara neden olan ve dirençli yapısıyla bilinen *C. auris*'i düşündürür.
2
Otomatize sistemlerdeki tanımlama hatasını analiz et.
Vitek 2 veya API 20AUX gibi geleneksel yöntemlerin *C. auris*'i sıklıkla *C. haemulonii* veya *C. famata* olarak yanlış tanımladığı bilinmektedir.
Biyokimyasal benzerlikler nedeniyle ileri yöntemler (MALDI-TOF veya moleküler) gerekebilir.
3
Spesifik üreme özelliklerini kontrol et.
42C42^\circ C ve yüksek tuz konsantrasyonu (%10\%10 NaClNaCl), *C. auris*'i yakın akrabası olan *C. haemulonii*'den ayırır.
*C. haemulonii* bu ekstrem koşullarda üreyemezken, *C. auris* termotoleran ve halotolerandır.

Anahtar Kavram

*Candida auris*'in laboratuvar tanımlamasındaki zorluklar ve biyokimyasal ayırt edici özellikleri.

Daha Fazla Pratik

*Candida auris*'in kesin tanısında kullanılan MALDI-TOF MS yönteminin önemini ve suşun hastane ortamında bulaşıcılığını artıran biyofilm özelliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 298Soru

İmmün yetmezliği olan bir hastadan alınan bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin mikroskobik incelemesinde; trofozoit formları Giemsa boyası ile, kist formları ise Gomori Methenamine Silver (GMS) boyası ile gösterilmiştir. Ancak klinik örnekten yapılan ekimlerde klasik mantar besiyerlerinde herhangi bir üreme saptanmamıştır. Bu mikroorganizmanın biyolojik özellikleri ve tedavi yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında kolesterol bulunması nedeniyle poliyen grubu antifungallere karşı doğal dirençlidir.

Cevap

Hücre membranında kolesterol bulunması nedeniyle poliyen grubu antifungallere karşı doğal dirençlidir.
Pneumocystis jirovecii, taksonomik olarak mantarlar aleminde yer alsa da membran yapısı bakımından diğer mantarlardan ayrılır. Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol değil, kolesterol (veya diğer fitosteroller) bulunur. Amfoterisin B gibi poliyen antifungaller doğrudan ergosterole bağlanarak etki ettikleri için, P. jirovecii bu ilaçlara karşı doğal dirençlidir. Bu nedenle tedavide antifungaller yerine trimetoprim-sulfametoksazol (TMP-SMX) gibi folat metabolizmasını hedefleyen ilaçlar tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mikroorganizmanın tanımlanması
Pneumocystis jirovecii
GMS ile boyanan kistler, kültürel üremenin olmaması ve immün yetmezlik bağlamı bu etkeni işaret eder.
2
Membran yapısının analizi
Ergosterol yok, Kolesterol var
P. jirovecii'nin en tipik biyokimyasal farkı membran sterol yapısıdır.
3
İlaç direnç mekanizmasının belirlenmesi
Amfoterisin B ve Azollere direnç
Hedef molekül olan ergosterol bulunmadığı için bu grup ilaçlar etki gösteremez.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin membran yapısında ergosterol yerine kolesterol bulunması, poliyen (amfoterisin B) ve azol grubu antifungallere karşı doğal direnç nedenidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 299Soru

Göğüs ve sırt bölgesinde açık renkli, ince skuamlı ve kaşıntısız lekeler şikayetiyle başvuran hastanın deri kazıntısının potasyum hidroksit (KOHKOH) ile mikroskobik incelemesinde; kısa, kalın hifler ve kümelenmiş maya hücreleri ('spagetti ve köfte' görünümü) saptanmıştır. Bu klinik tabloya en sık neden olan mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Malassezia furfur

Cevap

Pityriasis versicolor kliniği ve 'spagetti ve köfte' görünümü ile karakterize olan etken Malassezia furfur'dur.
Malassezia furfur, derinin en üst tabakası olan stratum corneum'u tutan yüzeyel bir mikoz etkenidir. Oluşturduğu Pityriasis versicolor tablosunda, deri kazıntısının KOH ile incelenmesi tanıda altın standarttır ve bu incelemede görülen kısa, kalın hifler ile yuvarlak maya hücrelerinin oluşturduğu kümelenme 'spagetti ve köfte' görünümü olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Gövdede açık renkli (hipopigmente), kaşıntısız lekeler Pityriasis versicolor'u düşündürür.
Bu belirtiler yüzeyel mikozların en tipik prezentasyonudur.
2
Mikroskobik bulguları yorumla
'Spagetti ve köfte' (kısa hif + maya kümeleri) Malassezia furfur için patognomoniktir.
Bu mikroskobik morfoloji diğer mantar türlerinden ayırıcı tanıyı sağlar.

Anahtar Kavram

Pityriasis versicolor tanısında KOH incelemesindeki karakteristik morfoloji.

İpuçları

1
Soruda bahsedilen 'spagetti ve köfte' terimi, bir mantarın hif ve maya formlarının bir arada bulunmasını tarif eder.
2
Bu etken, lipidlere bağımlı (lipofilik) bir maya olup, Wood lambası altında altın sarısı floresans verir.
3
Gövdede hipopigmente lekeler ve KOH'ta kısa hif-maya kümeleri görülen tablo Pityriasis versicolor'dur.

Daha Fazla Pratik

Wood lambası muayenesinde farklı renk floresans veren diğer mantar ve bakteri etkenlerini (örneğin Corynebacterium minutissimum - mercan kırmızısı) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 300Soru

Dermatomiyozit tanısıyla üç aydır yüksek doz metilprednizolon (1 mg/kg/gu¨n1\text{ mg/kg/gün}) ve metotreksat tedavisi alan 4242 yaşında kadın hasta; giderek artan nefes darlığı, kuru öksürük ve ateş şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde takipne ve bilateral raller saptanıyor. Akciğer grafisinde perihiler bölgeden çevreye yayılan bilateral yaygın buzlu cam manzarası izleniyor. Bu hastada öncelikle düşünülen etkene ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ana sterol bileşeni olarak ergosterol yerine kolesterol içermesi

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunur.
Doğru ifade Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ana sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulundurmasıdır. Bu özellik TUS sınavlarında sıkça sorgulanan ve organizmayı diğer mantarlardan ayıran temel bir biyokimyasal farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
İmmünsüpresif bir hastada (steroid ve metotreksat kullanımı) gelişen subakut seyirli ateş, kuru öksürük ve radyolojik olarak 'buzlu cam' manzarası Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PJP) düşündürür.
Bu bulgular HIV negatif ancak hücresel immünitesi baskılanmış hastalarda PJP için tipiktir.
2
Etkenin biyokimyasal özelliklerini analiz et
P. jirovecii, çoğu mantardan farklı olarak hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içerir.
Bu biyokimyasal fark, organizmanın Amfoterisin B ve azol grubu antifungal ilaçlara neden doğal dirençli olduğunu açıklar.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğruyu belirle
Membran yapısına ilişkin bilgi doğruyken, kültür, boyanma özellikleri ve sınıflandırmaya ilişkin diğer bilgiler hatalıdır.
P. jirovecii kültürü yapılamayan, kist formları GMS ile boyanan ve filogenetik olarak mantar olan bir etkendir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin kolesterol içeren membran yapısı ve bunun klinik önemi
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 15 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 15 | Examkin