Mikoloji

596 soru

Soru 261Soru

Yüzme antrenmanları yapan 2222 yaşında erkek hasta, burun deliğinden dışarı sarkan, saplı, pembe renkli ve kolay kanayan polipoid bir kitle şikayetiyle başvurmuştur. Alınan biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde, çok sayıda endospor içeren 300μm300 \mu m çapında büyük sferüller görülmüştür. Bu hastalık tablosu ve etkeni ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken, Mesomycetozoea grubunda yer alan ve rutin mikolojik besiyerlerinde üretilemeyen bir mikroorganizmadır

Cevap

Rhinosporidium seeberi, Mesomycetozoea grubunda yer alan ve rutin mikolojik besiyerlerinde üretilemeyen bir mikroorganizmadır.
Vakadaki klinik (nazal polip, su teması) ve histopatolojik (300μm300 \mu m büyüklüğünde endosporlu sferüller) bulgular Rhinosporidium seeberi'yi işaret etmektedir. Bu etkenin en karakteristik özelliği Mesomycetozoea grubunda yer alması ve rutin laboratuvar besiyerlerinde kültüre edilememesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Yüzücü/su teması öyküsü, nazal polip ve kanama bulguları rinosporidiyozu (Rhinosporidium seeberi) düşündürür.
Rinosporidiyoz tipik olarak burun ve konjonktiva mukozasında polipoid kitlelerle seyreder.
2
Histopatolojik boyutu analiz et
300μm300 \mu m çapında sferüller saptanmıştır.
Rhinosporidium seeberi sferülleri (100350μm100-350 \mu m), Coccidioides immitis sferüllerinden (2060μm20-60 \mu m) çok daha büyüktür ve tanı koydurucudur.
3
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla
Rhinosporidium seeberi kültürü yapılamayan bir etkendir.
Geleneksel olarak mantarlar arasında incelense de, moleküler analizler sonucu Mesomycetozoea grubunda sınıflandırılmıştır ve yapay besiyerlerinde üremez.

Anahtar Kavram

Rhinosporidium seeberi'nin kültürü yapılamaz ve modern sınıflamada Mesomycetozoea grubunda yer alır.

Daha Fazla Pratik

Coccidioides immitis ve Rhinosporidium seeberi sferüllerini çap ve konak öyküsü açısından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 262Soru

Mantarların genel biyokimyasal özellikleri ve laboratuvar tanısında kullanılan temel yöntemler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termal dimorfik mantarlar, insan dokusunda veya 37C37^\circ C inkübasyonda küf (mold) morfolojisi sergilerler.

Cevap

Termal dimorfik mantarların vücut sıcaklığında (37C37^\circ C) küf morfolojisi sergilediğini belirten ifade yanlıştır.
Termal dimorfik mantarların (örn. Histoplasma capsulatum, Blastomyces dermatitidis) en karakteristik özelliği sıcaklığa bağlı form değiştirmeleridir. Bu mantarlar doğada veya oda sıcaklığında (25C25^\circ C) küf (mold) formunda (hifler ve sporlar) bulunurken, insan vücudunda veya laboratuvarda vücut sıcaklığında (37C37^\circ C) maya (yeast) formunda bulunurlar. Sorudaki ifade bu biyolojik kuralın tam tersini iddia ettiği için yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların hücresel yapı farklarını değerlendirin.
Mantarlar ökaryottur, hücre duvarında kitin ve β\beta-glukan, membranında ergosterol bulunur. Bakterilerde bu yapılar yoktur.
Bu özellikler antifungal ilaç hedeflerini ve tanı yöntemlerini belirler.
2
Tanı yöntemlerinin mekanizmalarını inceleyin.
KOH alkalidir ve keratini eritir; SDA asidiktir ve bakterileri baskılar; Çini mürekkebi kapsülü gösterir.
Laboratuvar tanısının temeli mantarın yapısal dayanıklılığına ve spesifik bileşenlerine dayanır.
3
Termal dimorfizm kuralını kontrol edin.
25C25^\circ C (Doğa/Laboratuvar) = Küf (Mold); 37C37^\circ C (Vücut/Zengin besiyeri) = Maya (Yeast).
Termal dimorfizm sıcaklığa bağlı morfolojik değişimdir ve TUS sınavlarında en sık sorulan konulardan biridir.

Anahtar Kavram

Mantar Hücre Yapısı ve Termal Dimorfizm Kuralları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 263Soru

Hematolojik malignite tanısıyla kemoterapi alan nötropenik bir hastanın kan kültüründen izole edilen maya mantarı, ticari otomatize biyokimyasal identifikasyon sistemlerinde "Candida haemulonii" olarak tanımlanmıştır. Antifungal duyarlılık testinde flukonazol, amfoterisin B ve ekinokandinlere karşı yüksek minimum inhibitör konsantrasyonu (MI˙KMİK) değerleri saptanan bu suşun, mısır unu agarda yapılan mikroskobik incelemesinde psödohif oluşturmadığı, sadece tomurcuklanan maya hücreleri şeklinde olduğu görülmüştür. Bu klinik tabloya neden olan ve hastane salgınları ile ilişkilendirilen en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida auris

Cevap

En olası etken, ticari sistemlerde hatalı tanımlanan ve çoklu ilaç direnci gösteren Candida auris'tir.
Candida auris, son yıllarda küresel bir sağlık tehdidi haline gelen, hastanelerde ciddi salgınlara yol açabilen ve flukonazol dahil olmak üzere birden fazla antifungal sınıfa direnç gösterebilen bir maya mantarıdır. En tipik özelliği, eski nesil ticari otomatize sistemlerde hatalı olarak Candida haemulonii olarak tanımlanmasıdır. Psödohif oluşturmaması ve sadece tomurcuklanan maya hücreleri şeklinde görülmesi tanıyı destekleyen morfolojik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlama hatasının analizi
Ticari sistemlerin (Vitek 2 vb.) Candida auris'i sıklıkla Candida haemulonii, C. famata veya C. guilliermondii olarak yanlış tanımladığı bilinmektedir.
C. auris biyokimyasal olarak bu türlere benzerlik gösterir ve kütüphane güncellemeleri olmadan doğru tanımlanamaz.
2
Direnç profilinin değerlendirilmesi
Suşun flukonazol, amfoterisin B ve ekinokandinlere karşı dirençli olması 'Çoklu İlaç Direnci' (MDR) tanımına uyar.
C. auris suşlarının %90'ı flukonazole, %30'u amfoterisine ve bir kısmı ekinokandinlere dirençli seyrederek tedavi seçeneklerini kısıtlar.
3
Morfolojik bulguların incelenmesi
Mısır unu agarda psödohif görülmemesi, sadece maya hücrelerinin saptanması.
C. auris tipik olarak tomurcuklanan maya formundadır; psödohif oluşumu nadirdir veya rudimenterdir.

Anahtar Kavram

Candida auris'in laboratuvar tanısında karşılaşılan zorluklar (C. haemulonii ile karışma) ve çoklu ilaç direnci (MDR) profili.

Daha Fazla Pratik

Candida auris'in diğer Candida türlerinden ayrımında kullanılan MALDI-TOF MS yönteminin önemini ve polien/azollere karşı gelişen direnç mekanizmalarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 264Soru

3535 yaşında bir kadın hasta, el tırnaklarında kalınlaşma ve renk değişikliği ile el sırtında kaşıntılı, eritemli lezyonlar nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede tırnaklarda onikomikoz ve el sırtında halka şeklinde skuamlı plaklar saptanırken, saçlı derinin tamamen doğal olduğu görülüyor. Lezyon kazıntısının Sabouraud dekstroz agarda (SDASDA) yapılan kültüründe yeşilimsi-sarı renkli, kadifemsi koloniler üremiş; mikroskobik incelemede ise kümeler oluşturmuş, 22-44 hücreli, düz duvarlı ve lobut (tokmak) şeklinde makrokonidyumlar gözlenmiştir. Mikrokonidyum ise saptanmamıştır. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, enfeksiyondan sorumlu olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epidermophyton floccosum

Cevap

Enfeksiyondan sorumlu olan en olası etken, sadece deri ve tırnak tutulumu yapan, lobut şeklinde makrokonidyumlara sahip olan Epidermophyton floccosum'dur.
Epidermophyton floccosum, dermatofitler arasında saçı enfekte etmeyen tek cinstir; sadece deri ve tırnakları tutar. Mikroskobik incelemede, düz duvarlı, lobut (club-shaped/tokmak) şeklinde, 22-44 hücreli makrokonidyumların kümeler oluşturması ve mikrokonidyum saptanmaması bu etken için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Tırnak ve deri tutulumu var (onikomikoz ve tinea corporis), ancak saç tutulumu yok.
Dermatofit cinslerinin (Trichophyton, Microsporum, Epidermophyton) doku tropizmleri farklıdır. Epidermophyton cinsi saçı tutmaz; sadece deri ve tırnağı tutar.
2
Kültür ve mikroskobik bulguları değerlendir
Lobut (tokmak) şeklinde, düz duvarlı ve kümeler yapmış makrokonidyumlar saptandı; mikrokonidyum gözlenmedi.
Lobut şeklinde makrokonidyum yapısı ve mikrokonidyum içermemesi Epidermophyton floccosum'un en tipik mikroskobik ayırıcı özelliğidir.
3
Elde edilen verileri birleştirerek tanıya ulaş
Klinik ve mikroskobik bulgular Epidermophyton floccosum ile tam uyumludur.
Doku tropizmi ve karakteristik morfoloji tek bir dermatofit türünü işaret eder.

Anahtar Kavram

Epidermophyton floccosum: Sadece deri ve tırnak tutulumu yapar (saç tutulumu yapmaz); mikroskobik olarak lobut şeklinde makrokonidyumlara sahiptir.

Daha Fazla Pratik

Diğer dermatofit türlerinin (özellikle Microsporum audouinii) Wood lambası altındaki flöresan özelliklerini ve Microsporum ile Trichophyton'un saç tutulum tiplerini (endotriks-eksotriks) gözden geçirmek faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Hastanın Wood lambası muayenesinin negatif olması da Microsporum canis gibi flöresan veren türlerin dışlanmasında yardımcı bir klinik ipucu olabilirdi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 265Soru

Kronik lenfositik lösemi (KLL) tanısıyla fludarabin tedavisi alan 65 yaşında bir erkek hastada, son bir haftadır ilerleyen efor dispnesi, kuru öksürük ve hipoksemi gelişiyor. Yapılan bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori Methenamine Silver (GMS) boyamasında 'ezilmiş pinpon topu' görünümünde kistler saptanıyor. Bu mikroorganizmanın biyokimyasal özellikleri ve tedavi yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ana sterol olarak kolesterol bulunur; bu durum amfoterisin B ve azol grubu ilaçlara doğal direnç nedenidir.

Cevap

Hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunur; bu durum amfoterisin B ve azol grubu ilaçlara doğal direnç nedenidir.
Pneumocystis jirovecii, mantarlar aleminde yer almasına rağmen biyokimyasal olarak benzersizdir. Hücre membranında çoğu mantarda bulunan ergosterol yerine kolesterol bulundurur. Bu özellik, ergosterele bağlanarak etki eden amfoterisin B ve ergosterol sentezini engelleyen azol grubu (flukonazol, itrakonazol vb.) antifungallere karşı doğal dirençli olmasına neden olur. Tedavide folat metabolizmasını hedef alan trimetoprim-sulfametoksazol (TMP-SMX) ilk seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik verileri değerlendir
İmmünsüpresif hasta, interstisyel pnömoni ve GMS boyasında 'ezilmiş pinpon topu' kistleri Pneumocystis jirovecii tanısını koydurur.
Tanısal morfoloji P. jirovecii için karakteristiktir.
2
Etkenin biyokimyasal ayırt edici özelliklerini hatırla
P. jirovecii mantar olmasına rağmen hücre zarında ergosterol yerine kolesterol bulundurur.
Bu biyokimyasal fark, fungal sınıflandırmada ve ilaç direncinde anahtar rol oynar.
3
Tedavi protokolü ile ilişkilendir
Ergosterol sentezini veya yapısını bozan ilaçlar (azollar, amfoterisin B) etkisizdir; TMP-SMX temel tedavidir.
Hedef molekül (ergosterol) bulunmadığı için ilaçlar bağlanamaz.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması ve bunun amfoterisin B/azol direncine yol açması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 266Soru

Kırsal bölgede yaşayan 1414 yaşında bir çocuk, kafa derisinde uzun süredir var olan, sarı renkli, kükürt kokulu ve çanak şeklinde krutlarla (skutulaskutula) karakterize bir tablo ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kalıcı sikatrisyel alopesi saptanıyor. Lezyonlu bölgeden yapılan Wood lambası incelemesinde soluk yeşil floresan alındığı görülüyor.

Bu klinik tabloya yol açan mantar türü ve laboratuvar özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken, saç şaftının içinde (endotriks) yerleşir ve hiflerin parçalanması sonucu karakteristik hava kabarcıkları ve tüneller oluşturur.

Cevap

Etken saç şaftı içinde yerleşen (endotriks) bir mantardır ve hiflerin parçalanmasıyla hava kabarcıkları/tünelleri oluşturur.
Vakada tanımlanan skutula, sikatrisyel alopesi ve fare ölüsü kokusu Tinea favosa (Favus) tablosu için tipiktir. Bu tabloya Trichophyton schoenleinii neden olur. T. schoenleinii, diğer birçok Trichophyton türünün aksine Wood lambasında soluk yeşil floresan verir. Bu mantar saç şaftı içinde yerleşen (endotriks) bir türdür ve saç içinde sporların yanı sıra karakteristik hava tünelleri ve kabarcıkları oluşturması ayırt edici bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Skutula (çanak şeklinde krut), sikatrisyel alopesi ve kükürt/fare ölüsü kokusu Tinea Favosa (Favus) tanısını koydurur.
Bu üçlü bulgu dermatofit enfeksiyonları içinde Favus için patognomoniktir.
2
Etkeni tanımla ve Wood lambası bulgusunu değerlendir.
Etken Trichophyton schoenleinii'dir. Diğer Trichophyton türlerinin aksine Wood lambasında floresan verir.
T. schoenleinii, Wood lambasında soluk yeşil floresan veren nadir Trichophyton türlerinden biridir.
3
Saç tutulum tipini ve spesifik mikroskobik bulguyu belirle.
Etken bir endotriks enfeksiyonu yapar ve saç içinde 'hava tünelleri' oluşturur.
Favus'ta hiflerin parçalanması sonucu saç içinde hava boşlukları kalması karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Tinea favosa (Favus) ve Trichophyton schoenleinii özellikleri
Soru 267Soru

Amerika Birleşik Devletleri'nin Arizona eyaletindeki kurak bölgelere yaptığı seyahat sonrası ateş, kuru öksürük ve diz eklemlerinde ağrı şikayetleri gelişen 40 yaşındaki erkek hastanın balgam örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde; 50μm50 \mu m çapında, kalın duvarlı ve içerisinde çok sayıda endospor barındıran sferül yapıları saptanmıştır. Bu enfeksiyon etkeninin morfolojik özellikleri ve laboratuvar tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oda ısısındaki (25C25^\circ C) besiyerinde hiflerin parçalanmasıyla oluşan fıçı şeklinde eklemli sporlar (artrokonidyum) izlenir.

Cevap

Coccidioides türleri oda ısısında (25C25^\circ C) hifli küf formundadır ve bu evrede fıçı şeklinde artrokonidyumlar oluştururken, dokuda endosporlu sferüllere dönüşürler.
Coccidioides türleri sistemik (endemik) mikoz etkenleri arasında yer alan dimorfik mantarlardır. Toprakta ve oda ısısı laboratuvar kültürlerinde (25C25^\circ C) hiflerden oluşan küf formunda ürerler. Bu hiflerin olgunlaşması ve parçalanmasıyla, fıçı (barrel) şeklinde, oldukça dayanıklı ve enfektif olan artrokonidyumlar (eklemli sporlar) meydana gelir. İnsan vücuduna (dokulara) girdiğinde ise bu sporlar büyüyerek kalın duvarlı sferüllere dönüşür ve içlerinde endosporlar üretirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Arizona seyahati, ateş, öksürük ve eklem ağrısı (çöl romatizması) ile sferül/endospor görülmesi etkenin Coccidioides immitis/posadasii olduğunu gösterir.
Coccidioides endemik bölgelerde (Güneybatı ABD) toprakta bulunur ve dokuda sferül oluşturması en tipik özelliğidir.
2
Etkenin termal dimorfizm özelliklerini analiz et.
Etken 25C25^\circ C'de küf (hif), dokuda ise sferül formundadır.
Sistemik mikoz etkenlerinin çoğu dimorfiktir; çevresel sıcaklıkta küf, vücut sıcaklığında ise maya veya sferül formuna geçerler.
3
Küf fazının spesifik morfolojisini tanımla.
Küf fazındaki hifler parçalanarak enfektif artrokonidyumları (eklemli sporlar) oluşturur.
Bu artrokonidyumlar solunum yoluyla alınarak enfeksiyonu başlatır; fıçı (barrel-shaped) görünümü ayırıcı tanıda önemlidir.

Anahtar Kavram

Coccidioides türlerinin yaşam döngüsü ve termal dimorfizmi (Artrokonidyum → Sferül geçişi).

Daha Fazla Pratik

Diğer dimorfik mantarların (Histoplasma, Blastomyces, Paracoccidioides) doku ve kültür formlarını bir tablo halinde karşılaştırarak çalışmanız akılda kalıcılığı artıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 268Soru

Tarım işçisi olarak çalışan 4545 yaşındaki erkek hasta, sağ ayak tabanında yaklaşık 22 yıldır devam eden, giderek büyüyen ve üzerinden yer yer iltihaplı akıntı gelen ağrısız şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede ayak sırtına doğru yayılan tümefaksiyon ve çok sayıda sinüs ağzı saptanıyor. Akıntının mikroskobik incelemesinde 121-2 mm çapında, sert yapıda siyah renkli granüller (tanecikler) gözleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madurella mycetomatis

Cevap

Hastada saptanan tümefaksiyon, sinüs yolları ve siyah granül varlığı, en sık Madurella mycetomatis tarafından oluşturulan eumisetoma (mantar kaynaklı miçetoma) tablosunu işaret etmektedir.
Hastada tarif edilen klinik tablo (tümefaksiyon, sinüs yolları ve granüller) miçetoma triadıdır. Akıntıda saptanan siyah renkli granüller, etkenin bir mantar olduğunu (eumisetoma) kesinleştirir. Madurella mycetomatis, siyah granül oluşturan eumisetoma vakalarının en yaygın nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik üçlünün değerlendirilmesi
Tümefaksiyon (şişlik), sinüs yolları ve granüllü akıntı varlığı 'Miçetoma' tanısını koydurur.
Bu üçlü bulgu subkutan dokuların kronik, destrüktif granülomatöz enfeksiyonu için karakteristiktir.
2
Etiyolojik ayrımın yapılması (Aktinomisetoma vs Eumisetoma)
Siyah renkli granüller saptanması, enfeksiyonun mantar kaynaklı (eumisetoma) olduğunu gösterir.
Bakteriyel etkenler (Nocardia, Actinomadura vb.) siyah granül oluşturmaz; siyah granül her zaman mantarları işaret eder.
3
En olası mantar etkeninin belirlenmesi
Eumisetoma tablolarında dünyada ve Türkiye'de en sık izole edilen siyah granül etkeni Madurella mycetomatis'tir.
Epidemiyolojik veriler ve morfolojik özellikler bu etkeni ön plana çıkarır.

Anahtar Kavram

Miçetoma tanısında granül rengi; etkenin bakteriyel (aktinomisetoma) mi yoksa fungal (eumisetoma) mı olduğunun ayrımında kritik öneme sahiptir.

İpuçları

1
Şişlik, sinüs yolları ve granüllerden oluşan tablo 'miçetoma' olarak adlandırılır.
2
Granüllerin siyah olması, etkenin bakteriyel değil, mantar kaynaklı (eumisetoma) olduğunu gösterir.
3
Eumisetoma vakalarında dünyada en sık saptanan siyah granül etkenini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Aktinomisetoma ile eumisetoma arasındaki tedavi farklarını (antibiyotik vs antifungal) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 269Soru

Mantarların biyokimyasal yapıları, morfolojik değişim süreçleri ve laboratuvar tanısında kullanılan parametreler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar hücre duvarındaki β\beta-1,3-D-glukan sentezi, hücre membranında yer alan glukan sentaz enzimi tarafından gerçekleştirilir ve bu bileşen Mucorales dışındaki çoğu invaziv mantar enfeksiyonunun tanısında serumda saptanabilen bir biyobelirteçtir.

Cevap

Mantar hücre duvarındaki β\beta-1,3-D-glukan sentezinin membran yerleşimli enzimlerle yapıldığı ve Mucorales dışındaki türlerin tanısında biyobelirteç olarak kullanıldığı ifadesi doğrudur.
Doğru ifadede belirtildiği gibi, β\beta-1,3-D-glukan çoğu mantarın (Aspergillus, Candida vb.) hücre duvarında bulunur ve sentezi hücre membranındaki enzimlerce yapılır. Bu bileşenin serumda saptanması invaziv fungal enfeksiyon tanısında kullanılır, ancak Mucorales ve Cryptococcus gibi mantarların duvar yapısında belirgin düzeyde bulunmaması tanısal bir kısıtlılıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre duvarı bileşenlerini analiz et.
Mantarlarda kitin ve glukan iskeleti bulunur. β\beta-1,3-D-glukan sentezi membrandaki glukan sentaz tarafından yapılır.
Mantar hücresinin temel yapısal bütünlüğü bu polimerlere bağlıdır.
2
Tanısal yöntemlerle ilişkilendir.
Serumda β\beta-D-glukan testi (G-test), invaziv kandidiyaz ve aspergillozda pozitiftir ancak Mucorales'te negatiftir.
Farklı mantar gruplarının hücre duvarı kompozisyonu tanısal duyarlılığı etkiler.
3
Termal dimorfizm özelliklerini hatırla.
Soğukta (25C25^{\circ}C) küf, sıcakta (37C37^{\circ}C) maya.
Konak adaptasyonu için morfolojik değişim gereklidir.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarı biyokimyası ve tanısal belirteçler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 270Soru

Akut lösemi tanısıyla kemoterapi alan ve invaziv aspergilloz profilaksisi amacıyla vorikonazol kullanan nötropenik bir hastada, ateş ve akciğerde kavitasyon gösteren nodüler lezyonlar saptanıyor. Transtorasik biyopsi örneğinin doğrudan mikroskobik incelemesinde geniş, şerit benzeri ve bölmesiz (aseptat) hif yapıları izleniyor. Bu etkenin morfolojik özelliklerine dayanarak, benzer klinik tabloya neden olabilen Aspergillus türlerinden ayırt edilmesinde kullanılan en tipik mikroskobik kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dallanmaların hif gövdesinden yaklaşık 9090^\circ açıyla çıkması

Cevap

Dallanmaların hif gövdesinden yaklaşık 9090^\circ açıyla çıkması
Mucorales ordusu üyeleri (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia vb.) dokuda geniş (ribbon-like), bölmesiz veya çok az bölmeli (pauciseptat) hifler oluşturur. Bu hiflerin en karakteristik özelliği, dallanmaların ana hif gövdesinden yaklaşık 9090^\circ (dik) açıyla çıkmasıdır. Aspergillus türleri ise daha dar, düzenli bölmeli hiflere sahiptir ve dallanmaları tipik olarak 4545^\circ (dar) açıyla gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryonun ve profilaksi başarısızlığının değerlendirilmesi
Vorikonazol profilaksisi altında gelişen 'breakthrough' enfeksiyon, vorikonazole doğal dirençli olan Mucorales (örn. Rhizopus, Mucor) şüphesini artırır.
Vorikonazol aspergillozda etkiliyken, Mukormikoz etkenlerine karşı etkinliği yoktur.
2
Mikroskobik morfolojiye dayanarak etken grubunun tanımlanması
Geniş, şerit benzeri ve bölmesiz hif yapıları Mukormikoz etkenleri için patognomoniktir.
Aspergillus hifleri dar ve düzenli bölmelidir.
3
Etkenin Aspergillus türlerinden ayırt edilmesini sağlayan temel mikroskobik özelliğin belirlenmesi
Dallanma açısının yaklaşık 9090^\circ (dik açı) olması en güvenilir morfolojik ayırıcı kriterdir.
Aspergillus'ta dallanma açısı dar (4545^\circ) karakterdedir.

Anahtar Kavram

Mucorales ve Aspergillus hif morfolojisinin ayırıcı tanısı

Daha Fazla Pratik

Mucorales üyeleri arasında rhizoid varlığı ve yerleşimine (nodal/internodal) göre yapılan ayrımı gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 271Soru

Tekrarlayan bakteriyel ve fungal enfeksiyonlar nedeniyle tetkik edilen 88 yaşındaki bir erkek hastada, nötrofillerin fagositoz sonrası "respiratory burst" (solunumsal patlama) sırasında süperoksit anyonu üretemediği saptanmıştır. Hastanın çekilen akciğer tomografisinde saptanan nodüler lezyondan alınan biyopsi örneğinde; bölmeli (septalı) ve yaklaşık 4545 derecelik dar açıyla dallanan hif yapıları gözlenmiştir.

Bu hastada saptanan etkenin fagositer hücrelerden kaçarak ağır enfeksiyon oluşturabilmesinin en önemli mikrobiyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katalaz enzimi aracılığıyla, ortamdaki sınırlı miktardaki hidrojen peroksiti parçalaması

Cevap

Etkenin katalaz enzimi aracılığıyla hidrojen peroksiti parçalaması fagositozdan kaçışın temel nedenidir.
Kronik Granülomatöz Hastalıkta (KGH) fagositer hücrelerde NADPH oksidaz enzim kompleksi bozuktur ve süperoksit radikalleri ile hidrojen peroksit (H2O2H_2O_2) üretilemez. Aspergillus türleri katalaz pozitif oldukları için ortamdaki veya kendi metabolik süreçlerinde oluşan H2O2H_2O_2'yi parçalayarak nötrofillerin myeloperoksidaz sistemi tarafından öldürülmekten kurtulurlar. Bu nedenle KGH hastalarında en sık görülen fungal enfeksiyon etkenidirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve immün yetmezliğin tanımlanması
Kronik Granülomatöz Hastalık (KGH)
Süperoksit anyonu üretilememesi (NADPH oksidaz eksikliği) KGH'yi işaret eder.
2
Mikrobiyolojik morfolojinin yorumlanması
Aspergillus türleri
Septalı ve 45 derece dar açılı dallanan hifler Aspergillus için karakteristiktir.
3
İmmün yetmezlik ve etken ilişkisinin kurulması
Katalaz pozitifliğinin önemi
KGH hastaları, kendi hidrojen peroksitini üretemez ancak katalaz negatif bakterilerin hidrojen peroksitini kullanabilir; Aspergillus katalaz pozitif olduğu için bu imkanı ortadan kaldırır.

Anahtar Kavram

Kronik Granülomatöz Hastalıkta (KGH), nötrofiller hidrojen peroksit (H2O2H_2O_2) üretemez. Katalaz pozitif mikroorganizmalar (Aspergillus, S. aureus vb.) kendi ürettikleri H2O2H_2O_2'yi de parçaladıkları için bu hastalarda ağır enfeksiyon yaparlar.
Soru 272Soru

Ayak parmak aralarında kaşıntılı, masere lezyonları ve tırnaklarında kalınlaşma olan 4040 yaşındaki erkek hastanın lezyonlarından yapılan Sabouraud dekstroz agar (SDASDA) kültüründe; başlangıçta beyaz, zamanla sarı-yeşil renk alan kadifemsi koloniler üremiştir. Mikroskobik muayenede; ince ve düzgün çeperli, 242-4 hücreli, kümeler oluşturmuş "tokmak" (klava) benzeri makrokonidyumlar saptanmış, ancak mikrokonidyum görülmemiştir.

Bu tabloya neden olan mantar etkeni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıl ve saç gibi keratinize dokuları enfekte etme özelliği yoktur.

Cevap

Doğru yanıt, etkenin saç ve kıl gibi yapıları enfekte etme özelliğinin bulunmadığını belirten seçenektir.
Soruda tanımlanan kümeler halindeki tokmak (klava) benzeri, ince ve düzgün çeperli makrokonidyumlar ve mikrokonidyumların izlenmemesi, tipik olarak Epidermophyton floccosum morfolojisidir. Epidermophyton türleri, dermatofitler içerisinde keratinize dokulardan sadece deri ve tırnakları enfekte eder; saç ve kıl yapılarını enfekte etme yetenekleri yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik analizi yap
Tokmak (klava) şeklinde, ince-düzgün çeperli makrokonidyum kümeleri ve mikrokonidyum yokluğu.
Bu mikroskobik özellikler dermatofitlerden Epidermophyton floccosum'a özgüdür.
2
Etkenin doku tropizmini hatırla
Epidermophyton cinsi deri ve tırnakları tutar, ancak saçı/kılı tutmaz.
Dermatofit cinslerinin (Microsporum, Trichophyton, Epidermophyton) klinik ayrımında doku tercihi kritiktir.
3
Seçenekleri klinik ve laboratuvar verilerle karşılaştır
Saç tutulumunun olmaması Epidermophyton floccosum için doğru bir ifadedir.
Diğer seçeneklerdeki Wood floresansı (Microsporum), saç delme testi (T. mentagrophytes) ve morfolojik tanımlar (Trichophyton veya Malassezia) farklı etkenlere aittir.

Anahtar Kavram

Epidermophyton floccosum'un mikroskobik morfolojisi (tokmak şeklinde makrokonidyum, mikrokonidyum yok) ve doku tropizmi (saç tutulumu yapmaması).
Soru 273Soru

Mantar hücrelerinde, mannoproteinlerin hücre duvarına çapalanmasını sağlayan glikozilfosfatidilinozitol (GPI) biyosentez yolunu, inositolün asilasyonundan sorumlu olan Gwt1 enzimini seçici olarak inhibe ederek bozan yeni nesil antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fosmanogepix

Cevap

Fosmanogepix, mantar hücrelerinde Gwt1 enzimini inhibe ederek GPI çapa biyosentezini bozan ve mannoproteinlerin hücre duvarına sabitlenmesini engelleyen ilaçtır.
Fosmanogepix, bir ön ilaçtır ve aktif formu olan Manogepix, mantar hücresindeki Gwt1 proteinini (inositol asiltransferaz) inhibe eder. Bu durum, glikozilfosfatidilinozitol (GPI) çapasının sentezlenmesini engeller. Sonuç olarak, hücre duvarının bütünlüğü için kritik olan mannoproteinler hücre yüzeyine taşınamaz ve mantar büyümesi durur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre duvarı proteinlerinin (mannoproteinler) duvara nasıl sabitlendiğini belirle.
Mannoproteinler, GPI (glikozilfosfatidilinozitol) adı verilen özel bir moleküler çapa aracılığıyla hücre duvarına bağlanır.
Antifungal hedefin hangi biyokimyasal yolda olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Soru kökündeki spesifik enzimi (Gwt1) ve etkisini analiz et.
Gwt1 enzimi, inositolün asilasyonunu sağlayarak GPI çapa biyosentezinin erken basamaklarında görev alır.
İlacın moleküler etki mekanizmasını tanımlamak için.
3
Bu mekanizmaya sahip ilacı seçenekler arasından seç.
Fosmanogepix (Manogepix'in ön ilacı), Gwt1 enziminin bilinen spesifik inhibitörüdür.
Doğru antifungal ajanı tanımlamak için.

Anahtar Kavram

Fosmanogepix ve GPI Çapa İnhibisyonu

Daha Fazla Pratik

Fosmanogepix'in geniş spektrumlu etkinliği (Candida auris ve Scedosporium dahil) ve oral/IV kullanım avantajlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 274Soru

Kemik iliği transplantasyonu yapılan ve profilaktik flukonazol tedavisi alan 4545 yaşındaki nötropenik bir hastada, tedavi altında gelişen fungemi tablosunda kan kültüründen izole edilen maya mantarı Sabouraud dekstroz agarda krem rengi, kuru ve mat koloniler oluşturmaktadır. CHROMAgar besiyerinde büyük, yaygın, soluk pembe renkli ve pürüzlü (kadifemsi) koloniler gözlenirken; mısır unlu (cornmeal) agardaki mikroskobik incelemede yalancı hiflerin (pseudohyphae) uçlarında ve eklem yerlerinde "kibrit çöpü" (matchstick) görünümünde uzamış blastokonidyumlar saptanmıştır. Bu mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Flukonazole karşı intrinsik (doğal) direnç gösterir.

Cevap

Tanımlanan mikroorganizma Candida krusei olup, en önemli özelliği flukonazole karşı intrinsik (doğal) dirençli olmasıdır.
Vakada tanımlanan büyük, pürüzlü, mat pembe koloniler ve mikroskobik incelemedeki 'kibrit çöpü' görünümü Candida krusei için patognomoniktir. Bu mikroorganizma, sitokrom P450P450 1414-alfa-demetilaz enzimindeki düşük afinite nedeniyle flukonazole karşı doğal (intrinsik) direnç gösterir ve bu durum tedavide büyük önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Nötropenik hastada flukonazol profilaksisi altında gelişen fungemi, flukonazole dirençli bir türü (C. krusei veya C. glabrata) düşündürür.
Profilaktik tedaviye rağmen gelişen enfeksiyonlar genellikle dirençli suşlardan kaynaklanır.
2
Kültür ve morfolojik özellikleri analiz et.
CHROMAgar'da pürüzlü pembe koloniler ve mısır unlu agarda 'kibrit çöpü' görünümü Candida krusei'yi tanımlar.
Kandida türlerinin ayırıcı tanısında koloni morfolojisi ve blastokonidyum dizilimi spesifiktir.
3
Etkenin biyolojik özelliklerini belirle.
Candida krusei'nin en tipik özelliği flukonazole karşı yapısal (intrinsik) direncidir.
TUS sınavlarında direnç mekanizmaları ve tür ayırımı sıkça sorgulanmaktadır.

Anahtar Kavram

Candida krusei'nin morfolojik (kibrit çöpü görünümü) ve antifungal direnç (intrinsik flukonazol direnci) özellikleri.
Soru 275Soru

Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletindeki San Joaquin Vadisi'ne yaptığı bir seyahatten dönen 28 yaşındaki kadın hasta; ateş, öksürük, göğüs ağrısı ve her iki bacağının ön yüzünde ağrılı, kızarık nodüller (eritema nodozum) şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerinde akciğerde hiler lenfadenopati saptanıyor. Bu hastadan alınan balgam örneğinin mikroskobik incelemesinde saptanması beklenen, etken mantarın doku formuna (37°C) özgü karakteristik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalın duvarlı, içinde çok sayıda endospor bulunan sferüller

Cevap

Kalın duvarlı, içinde çok sayıda endospor bulunan sferüller
Vaka sunumundaki coğrafi bölge (Kaliforniya, San Joaquin Vadisi) ve klinik tablo (akut pulmoner enfeksiyon + eritema nodozum), 'vadi ateşi' veya 'çöl romatizması' olarak bilinen koksidioidomikozu tanımlamaktadır. Coccidioides türleri dimorfik mantarlardır; çevrede (25°C) bölmeli hifler ve fıçı şeklinde artrokonidyumlar oluştururken, dokuda (37°C) kalın duvarlı ve içi endospor dolu sferüller şeklinde görülürler.

Adım Adım Çözüm

1
Coğrafi bölge ve klinik bulguları analiz etme
Kaliforniya (San Joaquin Vadisi) ve eritema nodozum (çöl romatizması) bulguları Coccidioides immitis enfeksiyonunu işaret eder.
Coccidioides, ABD'nin güneybatı bölgelerinde endemik olan bir mantardır.
2
Etkenin termal dimorfizm özelliğini değerlendirme
Coccidioides immitis dimorfik bir mantardır ancak diğer sistemik mikozlardan farklı olarak 37°C'de maya değil, sferül oluşturur.
Vücut ısısında (37°C) veya dokuda artrokonidyumlar sferüllere dönüşür.
3
Karakteristik morfolojik yapıyı belirleme
Sferüllerin içinde endosporların bulunması tanıyı kesinleştirir.
Olgunlaşan sferüller yırtılarak içindeki endosporları dokuya salar ve enfeksiyon yayılır.

Anahtar Kavram

Coccidioides immitis'in doku formundaki (37°C) karakteristik 'sferül' yapısı ve diğer dimorfik mantarlardan bu yönüyle ayrılması.
Soru 276Soru

Onkoloji servisinde izlenen ve santral venöz kateteri bulunan bir hastada gelişen fungemi tablosunda, kan kültüründen izole edilen maya mantarının mikroskobik incelemesinde 24μm2-4 \mu m boyutunda, oldukça küçük tomurcuklanan maya hücreleri görülmüştür. Mısır unu agarda (cornmeal agar) yapılan incelemede seyrek, kısa ve ince yalancı hifler saptanmıştır. Kromojenik agarda (CHROMAgar) pembe-menekşe (lavanta) renginde koloniler oluşturan bu izolatın kaspofungin ve anidulafungin duyarlılıkları araştırıldığında yüksek MI˙KMİK değerleri saptanmıştır.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları aşağıdaki mantarlardan hangisini en öncelikli olarak düşündürmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida guilliermondii

Cevap

Candida guilliermondii
Candida guilliermondii, Candida türleri arasında en küçük boyutlu olanlardan biridir (24μm2-4 \mu m). Mısır unu agarda kısa ve seyrek yalancı hifler oluşturmasıyla, hiç hif yapmayan Candida glabrata'dan ayrılır. Ayrıca ekinokandin grubu antifungallere (kaspofungin, mikafungin, anidulafungin) karşı karakteristik olarak yüksek MİK değerleri sergilemesi, klinik tanıda en önemli ayırt edici özelliklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik değerlendirme yapılması
İzolatın 24μm2-4 \mu m boyutunda olması, onun en küçük Candida türlerinden biri olduğunu gösterir.
Candida albicans (46μm4-6 \mu m) gibi yaygın türlerden boyut farkı ile ayrılır.
2
Yalancı hif varlığının kontrol edilmesi
Seyrek ve kısa yalancı hiflerin varlığı, benzer boyuttaki Candida glabrata'yı dışlar.
Candida glabrata sadece blastokonidiler oluşturur, asla hif veya yalancı hif yapmaz.
3
Antifungal duyarlılık profilinin analiz edilmesi
Ekinokandin (kaspofungin, anidulafungin) MİK değerlerinin yüksek olması spesifik bir ipucudur.
Candida guilliermondii ve Candida parapsilosis ekinokandinlere doğal olarak daha yüksek MİK değerlerine sahip olma eğilimindedir.
4
Tüm bulguların sentezlenmesi
Küçük boyut + yalancı hif + pembe CHROMAgar kolonisi + ekinokandin direnci birleşimi hedefe götürür.
Bu kombinasyon en tipik olarak Candida guilliermondii enfeksiyonlarında görülür.

Anahtar Kavram

Candida türlerinin ayırıcı tanısında hücre boyutu, yalancı hif morfolojisi ve ekinokandin direnç profilinin kullanımı.
Soru 277Soru

Mantar hücresine girişi sitozin permeaz ile sağlanan, hücre içinde sitozin deaminaz enzimi aracılığıyla aktif metabolitine dönüştükten sonra timidilat sentetazı inhibe ederek nükleik asit sentezini baskılayan antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Flusitozin

Cevap

Flusitozin, mantar hücresine sitozin permeaz ile giren ve sitozin deaminaz ile aktifleşerek nükleik asit sentezini engelleyen ajandır.
Söz konusu ilaç, seçici bir şekilde mantar hücrelerindeki sitozin permeaz ve deaminaz sistemlerini kullanarak DNA ve RNA sentezini bozmaktadır. Bu özgün aktivasyon yolu flusitozine hastır.

Adım Adım Çözüm

1
Hücreye giriş mekanizmasının tespiti
İlaç sitozin permeaz enzimi yardımıyla mantar hücresine alınır.
Flusitozin, mantar hücrelerindeki spesifik taşıyıcı proteinleri kullanarak sitoplazmaya geçer.
2
İntrasellüler aktivasyonun analizi
Sitozin deaminaz enzimi ile 5-fluorourasil (5-FU) oluşur.
Bu enzim memeli hücrelerinde bulunmaz, bu da ilacın seçici toksisitesini sağlar.
3
Etki hedefinin belirlenmesi
Timidilat sentetaz inhibisyonu sonucu DNA sentezi durur.
Oluşan 5-FU metabolitleri hem DNA hem de RNA sentez basamaklarını bozarak fungistatik etki gösterir.

Anahtar Kavram

Flusitozin'in enzimatik aktivasyon basamakları ve seçici toksisitesi
Soru 278Soru

PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii pnömonisi şüphesiyle incelenen bağışıklığı baskılanmış bir hastanın bronkoalveoler lavaj örneğinde; mikroorganizmanın kistlerini siyah renkte boyayan ve karakteristik "ezilmiş pin-pon topu" görünümü veren boyama yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası

Cevap

Pneumocystis jirovecii kistlerini en iyi gösteren ve tipik gümüşleme görüntüsü veren yöntem Gomori metenamin gümüş (GMS) boyasıdır.
Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası, mantar kist duvarındaki karbonhidrat gruplarını oksitleyerek gümüş iyonlarının indirgenmesini sağlar. Bu işlem sonucunda kistler mikroskop altında siyah veya koyu kahverengi görünür. PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii kistleri genellikle ortası çökük, parantez benzeri kalınlaşmalar içeren veya "ezilmiş pin-pon topu" olarak tarif edilen karakteristik bir morfoloji sergiler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik örnekteki kist formlarının hedeflendiğini belirle.
Tanı için kist duvarının boyanması gereklidir.
Mikroorganizmanın trofik formlarından ziyade kist formları tanısal morfoloji için daha belirgindir.
2
Kist duvarını siyah renkte boyayan yöntemi hatırla.
Gümüşleme yöntemleri (GMS), kist duvarını karakteristik olarak siyah boyar.
Gümüş nitratın kist duvarındaki oksitlenmiş polisakkaritlere bağlanması sonucu siyah bir çökelti oluşur.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii tanısında Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası altın standarttır ve kistlerin siyah, çökmüş (ezilmiş pin-pon topu) görünmesine neden olur.
Soru 279Soru

5858 yaşında, sarkoidoz tanısıyla 44 aydır 20 mg/gu¨n20\text{ mg/gün} dozunda metilprednizolon tedavisi almakta olan kadın hasta; son iki haftadır ilerleyici baş ağrısı, bulantı ve görme bulanıklığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede ense sertliği ve bilateral papil ödemi saptanıyor. Lomber ponksiyon ile yapılan beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; açılış basıncı 310 mmH2O310\text{ mmH}_2\text{O}, protein 135 mg/dL135\text{ mg/dL}, glukoz 32 mg/dL32\text{ mg/dL} (eş zamanlı kan glukozu 110 mg/dL110\text{ mg/dL}) ve 75/mm375/\text{mm}^3 (%90{\%90} lenfosit) lökosit saptanıyor. BOS örneğinin çini mürekkebi preparatında geniş kapsüllü maya hücreleri izleniyor. Bu etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenol oksidaz (lakkaz) enzimi aracılığıyla fenolik bileşiklerden melanin sentezleyerek pigmentli koloniler oluşturur.

Cevap

Fenol oksidaz (lakkaz) enzimi aracılığıyla fenolik bileşiklerden melanin sentezleyerek pigmentli koloniler oluşturması Cryptococcus türleri için karakteristik bir özelliktir.
Doğru yanıt olan seçenek, Cryptococcus neoformans'ın en tipik laboratuvar özelliklerinden birini tanımlamaktadır. Bu mantar, fenol oksidaz (lakkaz) enzimine sahiptir ve bu enzim aracılığıyla GuizotiaGuizotia abyssinicaabyssinica (nijer tohumu) içeren besiyerindeki fenolik bileşikleri (kafeik asit gibi) oksitleyerek melanin sentezler. Bu durum kolonilerin koyu kahverengi-siyah renk almasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Steroid kullanımı (immünsüpresyon), yüksek BOS basıncı (>200 mmH2O>200\text{ mmH}_2\text{O}), lenfositik pleositoz, düşük glukoz ve çini mürekkebinde kapsüllü maya görülmesi Cryptococcus neoformans menenjitini işaret eder.
Hastanın risk faktörleri ve BOS bulguları tipik bir fırsatçı fungal menenjit tablosudur.
2
Tanısal mikrobiyolojik özellikleri değerlendir.
Etkenin en önemli virülans faktörleri kapsül ve melanin sentezidir. Melanin sentezi fenol oksidaz (lakkaz) enzimi ile gerçekleşir.
Kriptokokları diğer mayalardan ayıran en önemli biyokimyasal özelliklerden biri melanin üretimidir.
3
Ayırıcı tanı ve yanlış seçenekleri ele.
Artrokonidyum (Trichosporon), galaktomannan (Aspergillus), dimorfizm (Endemik mikozlar) ve üreaz negatifliği (Candida) bu etkenle uyumlu değildir.
Her bir şık farklı bir fırsatçı veya sistemik mantar özelliğini test etmektedir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans tanısında fenol oksidaz (lakkaz) aktivitesi ve melanin sentezi.
Soru 280Soru

Sistemik mikoz şüphesi olan bir hastadan alınan klinik örneklerin incelenmesi sonucunda termal dimorfizm özelliği gösteren bir mantar izole edilmiştir.

Bu mantarın hücresel organizasyonu ve laboratuvar tanı özellikleri değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarına rijidite sağlayan kitin, N-asetilglukozamin ünitelerinin β\beta-(1,4) bağları ile dizilmesiyle oluşan bir homopolimerdir.

Cevap

Hücre duvarına rijidite sağlayan kitin tabakasının N-asetilglukozamin ünitelerinden oluşan bir homopolimer olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Kitin, mantarların hücre duvarına yapısal sağlamlık veren en temel bileşendir ve N-asetilglukozamin birimlerinden oluşan lineer bir homopolimerdir. Bu yapı, mantarları hem bitkilerden hem de bakterilerden ayıran en önemli biyokimyasal özelliklerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların ökaryotik hücre yapısını ve ayırt edici özelliklerini hatırla.
Mantarlar, bitkilerden (selüloz) ve bakterilerden (peptidoglikan) farklı olarak hücre duvarında kitin ve beta-glukan içerir.
Hücre duvarı bileşimi, mantarların taksonomik sınıflandırmasında ve ilaç hedeflerinde kritiktir.
2
Kitin tabakasının biyokimyasal yapısını analiz et.
Kitin, N-asetilglukozamin (NAGNAG) moleküllerinin lineer bir polimeridir (PeptidoglikanPeptidoglikan ise NAGNAG ve NAMNAM içerir).
Biyokimyasal homopolimer/heteropolimer ayrımı akademik ve klinik sınavlarda sıkça sorgulanır.
3
Termal dimorfizm ve membran yapısı gibi diğer seçeneklerdeki iddiaları doğrula.
Termal dimorfizm 3737 derecede maya, 2525 derecede küf şeklindedir; membran sterolü ise ergosteroldür.
Sıcaklık/form ilişkisi ve sterol tipi, mantarların patogenezi ve tedavisi için temel bilgidir.

Anahtar Kavram

Mantar Hücre Duvarı ve Termal Dimorfizm İlkeleri

Daha Fazla Pratik

Mantarlarda hücre duvarı sentezini inhibe eden ilaçlar (Ekinokandinler) ve membran geçirgenliğini bozan ilaçlar (Amfoterisin B) arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
ÖncekiSayfa 14 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 14 | Examkin