Viroloji

458 soru

Soru 41Soru

11 yaşındaki bir erkek çocuk, ani başlayan öksürük, hırıltılı solunum ve burun kanadı solunumu ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenede taşipne ve ekspiratuar wheezing (hışıltı) saptanıyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında hiperinflasyon bulguları izleniyor. Klinik olarak bronşiyolit tanısı alan bu hastada en olası etken olan virüs ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Virion yüzeyinde tutunma (GG) ve füzyon (FF) proteinleri bulunurken, hemaglütinin ve nöraminidaz aktiviteleri saptanmaz.

Cevap

Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV), virion yüzeyinde G ve F proteinleri bulundurur ancak hemaglütinin ve nöraminidaz aktiviteleri içermez.
Klinik belirtiler (bronşiyolit, wheezing) süt çocuğunda RSV enfeksiyonunu işaret etmektedir. RSV, paramiksovirüs benzeri özellikler taşısa da hemaglütinin ve nöraminidaz aktivitelerine sahip olmayan, bunun yerine tutunma için G ve sinsityum oluşumu (füzyon) için F proteini kullanan özgün bir virüstür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendirerek en olası etkeni belirleyin.
Süt çocuğu döneminde hırıltılı solunum (wheezing) ve bronşiyolit tablosunun en sık nedeni Respiratuar Sinsityal Virüs'tür (RSV).
RSV, özellikle 22 yaş altındaki çocuklarda bronşiyolit ve pnömoninin başlıca viral etkenidir.
2
Belirlenen etkenin (RSV) genel virolojik özelliklerini hatırlayın.
RSV; Pneumoviridae ailesinden, negatif polariteli, tek zincirli RNA içeren, zarflı ve segmentsiz bir virüstür.
Sınıflandırma özellikleri, virüsün biyolojik davranışını ve replikasyon stratejisini belirler.
3
RSV'nin diğer solunum yolu virüslerinden (paramiksovirüsler ve ortomiksovirüsler) ayrılan karakteristik yapısal özelliklerini analiz edin.
RSV yüzeyinde füzyon (FF) ve tutunma (GG) proteinleri bulunur; ancak Hemaglütinin (HH) ve Nöraminidaz (NN) proteinleri/aktiviteleri bulunmaz.
Bu ayrım, RSV'yi diğer Paramyxoviridae üyelerinden ayıran en önemli patogenetik ve tanısal farklardan biridir.

Anahtar Kavram

Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) yapısal özellikleri ve patogenezi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

4545 yaşında erkek hasta, 1010 yıldır kronik HBVHBV taşıyıcısı olduğu bilinmektedir. Son rutin kontrollerinde ALT:135ALT: 135 U/L (Normal <40< 40 U/L) saptanıyor. Yapılan serolojik tetkiklerinde; HBsAgHBsAg (+), HBeAgHBeAg (-), AntiHBeAnti-HBe (+), HBVHBV DNA:3×105DNA: 3 \times 10^5 IU/mLIU/mL olarak bulunuyor. Bu hastadaki klinik tabloyu en iyi tanımlayan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HBeAgHBeAg negatif kronik hepatit (Pre-core mutant)

Cevap

HBeAg negatif kronik hepatit (Pre-core mutant)
HBeAgHBeAg negatif kronik hepatit tablosunda, virüsün pre-core veya core promoter bölgesindeki mutasyonlar nedeniyle HBeAgHBeAg sentezlenemez. Ancak virüs aktif olarak çoğalmaya devam eder. Bu durum, HBeAgHBeAg negatifliği ve AntiHBeAnti-HBe pozitifliğine rağmen yüksek ALTALT ve yüksek HBVHBV DNADNA seviyeleri ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kronisite durumunu değerlendir
10 yıllık öykü kronik bir süreci işaret eder.
Tanıyı akut veya kronik ayrımı yaparak daraltmak gerekir.
2
HBeAgHBeAg ve AntiHBeAnti-HBe durumunu analiz et
HBeAgHBeAg (-), AntiHBeAnti-HBe (+) saptandı.
Bu durum normalde viral replikasyonun azaldığı 'inaktif' evreyi düşündürür.
3
Replikasyon markerlarını (ALTALT ve DNADNA) kontrol et
ALTALT yüksek (135135 U/L) ve HBVHBV DNADNA yüksek (3×1053 \times 10^5 IU/mLIU/mL).
Aktif karaciğer hasarı ve yüksek viral yük mevcuttur.
4
Bulguları birleştirerek özel durumu tanımla
HBeAgHBeAg üretilememesine rağmen (HBeAgHBeAg negatif) aktif replikasyon devam ediyor.
Bu çelişki pre-core veya bazal core promoter mutasyonları sonucu oluşan HBeAg negatif kronik hepatit tablosudur.

Anahtar Kavram

HBeAg Negatif Kronik Hepatit (Pre-core Mutant)

İpuçları

1
HBeAgHBeAg negatifliği her zaman virüsün uykuda olduğu anlamına gelmez.

Daha Fazla Pratik

Pre-core mutantları ile inaktif taşıyıcılık arasındaki temel farkları bir tablo üzerinden tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

2222 yaşında bir erkek hasta; iştahsızlık, bulantı ve sağ üst kadranda ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede skleralarda ikter (sarılık) ve hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum transaminaz düzeylerinin (ALTALT ve ASTAST) belirgin derecede arttığı ve AntiHAVAnti-HAV IgMIgM testinin pozitif olduğu belirleniyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan virüsün yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif polariteli, tek iplikli RNA genomu ve zarfsız nükleokapsid yapısına sahiptir.

Cevap

Hepatit A virüsü, pozitif polariteli tek iplikli RNA genomuna sahip, zarfsız ve ikozahedral nükleokapsid yapılı bir virüstür.
Hepatit A virüsü (HAV), Picornaviridae ailesine özgü olarak pozitif polariteli, tek iplikli RNA genomu içerir. Zarfsız (çıplak) yapıda olması, virüsün mide asidine ve dış çevre koşullarına dayanıklı olmasını sağlayarak fekal-oral yolla bulaşmasına imkan tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve serolojiyi analiz et.
Sarılık, yüksek transaminazlar ve AntiHAVAnti-HAV IgMIgM pozitifliği, hastada Akut Hepatit A enfeksiyonu olduğunu gösterir.
AntiHAVAnti-HAV IgMIgM, akut enfeksiyonun altın standart tanısıdır.
2
Etken virüsü mikrobiyolojik olarak sınıflandır.
Hepatit A virüsü (HAV), Picornaviridae ailesinin Hepatovirus cinsine aittir.
Virolojik sınıflandırma, virüsün temel yapısal özelliklerini belirler.
3
Picornaviridae ailesinin yapısal özelliklerini belirle.
Bu ailedeki virüsler ++ ssRNA (pozitif polariteli tek iplikli RNA) genomuna sahiptir ve zarfsızdır.
Zarfsız olmaları, gastrointestinal sistemdeki asit ve safra tuzlarına karşı dirençli olmalarını sağlar (fekal-oral bulaş).

Anahtar Kavram

Hepatit A virüsü (HAV), Picornaviridae ailesinin bir üyesi olup, pozitif polariteli tek iplikli RNA genomuna sahip, zarfsız (çıplak) bir virüstür.
Soru 44Soru

Viral aşıların üretim teknolojileri, konakçı hücrelerdeki moleküler işlenme süreçleri ve indükledikleri immünolojik yanıt mekanizmaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canlı atenüe viral aşılar (KKKKKK, sarısarı hummahumma gibi), konakçı hücresinde aktif replikasyon yaparak sentezlettikleri proteinlerin sitozolik proteazomlarda yıkılıp TAPTAP proteinleri aracılığıyla ERER'ye taşınması sonucu MHCMHC SınıfSınıf II üzerinden güçlü bir hücresel immünite (CD8+CD8+) uyarırlar.

Cevap

Canlı atenüe viral aşıların konakçı hücresinde sentezlenen proteinleri endojen yolak (proteazomTAPproteazom-TAP bağımlı) üzerinden MHCMHC SınıfSınıf II molekülleri ile sunarak sitotoksik TT (CD8+CD8+) yanıtı uyarması doğrudur.
Canlı atenüe aşılar, zayıflatılmış da olsa aktif bir enfeksiyon sürecini taklit ederler. Virüs hücre içine girdiğinde kendi proteinlerini konakçı ribozomlarında sentezlettirir. Bu 'endojen' proteinler sitozolde bulunan proteazom kompleksi tarafından peptidlere parçalanır. Bu peptidler, TAPTAP (TransporterTransporter associatedassociated withwith AntigenAntigen ProcessingProcessing) proteinleri aracılığıyla endoplazmik retikuluma taşınarak orada bekleyen MHCMHC SınıfSınıf II moleküllerine yüklenir. Sonuçta, bu kompleks hücre yüzeyine çıkarak sitotoksik TT lenfositleri (CD8+CD8+) aktive eder. Bu süreç, canlı aşıların inaktive aşılara göre neden daha güçlü bir hücresel bağışıklık sağladığının temel açıklamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Aşı türlerini replikasyon yeteneği açısından sınıflandır.
Canlı aşılar konak hücrede replike olurken, inaktive ve subunit aşılar replike olamazlar.
Antijenin kaynağı (endojen/eksojen) immün işleme yolağını belirler.
2
Endojen antijen işleme mekanizmasını analiz et.
Hücre içinde sentezlenen proteinler proteazomda yıkılır, TAPTAP proteinleri ile endoplazmik retikuluma taşınır ve MHCMHC II ile birleşir.
Bu mekanizma sitotoksik CD8+CD8+ TT hücrelerini aktive etmek için gereklidir.
3
Eksojen antijen işleme mekanizmasını analiz et.
Dışarıdan alınan proteinler fago-lizozomlarda yıkılır ve MHCMHC IIII ile birleşir.
Bu mekanizma esas olarak inaktive aşılarda çalışır ve CD4+CD4+ yardımcı TT hücrelerini aktive eder.
4
Seçeneklerdeki özel aşı bilgilerini (HBV, IgA, Stabilite) doğrula.
HBV aşısı sadece HBsAgHBsAg içerir, canlı oral aşılar sIgAsIgA'da üstündür, canlı aşılar ısıya duyarlıdır.
TUS sınavında aşıların teknik ve klinik özellikleri sıklıkla ayırt edici unsur olarak sorulur.

Anahtar Kavram

Viral aşıların antijen işleme yolakları (MHCMHC II vs MHCMHC IIII) ve hücresel immünite farkları.

Daha Fazla Pratik

Farklı aşı tiplerinin gebelik ve HIV gibi özel durumlardaki kontrendikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Patojenlere karşı geliştirilen aşıların immünojenitesi, kullanılan antijenin sunum şekline ve aktive edilen lenfosit alt gruplarına göre farklılık gösterir. Özellikle hücre içi replikasyon gösteren aşılar, MHCMHC Sınıf II yolağını aktive ederek sitotoksik T lenfosit (CTLCTL) yanıtı indükleyebilirler. Buna göre, aşağıdaki viral aşılardan hangisi sitotoksik T hücre yanıtını en güçlü şekilde uyarma kapasitesine sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suçiçeği aşısı

Cevap

Suçiçeği aşısı, canlı atenüe yapıda olması nedeniyle hücre içi replikasyon yaparak sitotoksik T hücrelerini en güçlü şekilde uyaran seçenektir.
Suçiçeği aşısı canlı atenüe bir aşıdır. Canlı aşılar vücuda verildikten sonra konak hücreleri içerisinde çoğalmaya devam ederler. Bu süreçte üretilen viral proteinler 'endojen antijen' olarak kabul edilir ve proteazomlarda işlenerek MHCMHC Sınıf II molekülleri aracılığıyla hücre yüzeyine sunulur. Bu sunum, CD8+CD8^+ sitotoksik T lenfositlerinin (CTLCTL) özgül olarak uyarılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aşı türlerini sınıflandırın.
Suçiçeği canlı atenüe; Hepatit A, Kuduz ve IPV inaktive; Hepatit B ise rekombinant (subunit) aşıdır.
Antijen sunum mekanizması aşının canlı olup olmamasına bağlıdır.
2
Antijen sunum yolaklarını analiz edin.
Canlı aşılar hücre içinde protein üreterek endojen yolla MHCMHC Sınıf II üzerinden sunum yaparken, diğerleri eksojen yolla MHCMHC Sınıf IIII üzerinden sunum yapar.
MHCMHC Sınıf II sunumu CD8+CD8^+ sitotoksik T hücrelerinin aktivasyonu için gereklidir.

Anahtar Kavram

Canlı atenüe viral aşılar, doğal enfeksiyonu taklit ederek hem hümoral hem de hücresel (CTL) bağışıklığı indüklerler.
Tahmini Süre:50s
Soru 46Soru

Virüslerin nükleik asit yapıları ve replikasyon stratejileri, taksonomik sınıflandırmada temel kriterlerdir. Aşağıdaki virüs ailelerinden hangisi, genomunun kısmi çift iplikli dairesel DNA (dsDNAdsDNA) yapısında olmasıyla diğer DNA virüslerinden ayrılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hepadnaviridae

Cevap

Kısmi çift iplikli dairesel DNA yapısına sahip olan virüs ailesi Hepadnaviridae'dir.
Hepadnaviridae ailesinin (örneğin Hepatit B virüsü) genomu, dairesel yapıda olup bir ipliği tam boydayken diğer ipliği daha kısadır; bu nedenle 'kısmi çift iplikli dairesel DNA' (dsDNAdsDNA) olarak tanımlanır. Bu virüs, replikasyon döngüsünde RNA ara basamağını kullanarak revers transkripsiyon yapan tek DNA virüsüdür.

Adım Adım Çözüm

1
DNA virüslerinin genom yapılarını hatırla.
Çoğu DNA virüsü çift iplikli lineer DNA içerirken, bazıları dairesel (Papilloma, Polyoma, Hepadna) veya tek iplikli (Parvo) yapıdadır.
Virüs ailelerini yapısal özelliklerine göre ayırt etmek gerekir.
2
Hepadnaviridae (HBV) ailesinin spesifik genomik özelliğini belirle.
Bu ailenin en önemli özelliği genomunun dairesel olması ve bir ipliğinin tam, diğer ipliğinin ise eksik (kısmi çift iplikli) olmasıdır.
Bu benzersiz yapı replikasyon sırasında revers transkripsiyon basamağının kullanılmasını açıklar.

Anahtar Kavram

Hepadnaviridae (HBV) genomu kısmi çift iplikli dairesel DNA yapısındadır.
Tahmini Süre:45s
Soru 47Soru

HTLV1HTLV-1 (Human Tcell Lymphotropic Virus type 1Human \ T-cell \ Lymphotropic \ Virus \ type \ 1) enfeksiyonu sonucunda gelişen Erişkin T-hücreli Lösemi (ATLATL) patogenezinde, viral Tax proteini merkezi bir rol oynar. Tax proteininin T-lenfositlerde onkojenik transformasyona yol açan ve bu hücrelerin kontrolsüz proliferasyonunu sağlayan temel moleküler mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IL2IL-2 ve IL2RαIL-2R\alpha (CD25CD25) genlerinin ekspresyonunu transaktivasyon yoluyla artırarak otokrin bir çoğalma döngüsü oluşturması

Cevap

Tax proteini aracılığıyla IL2IL-2 ve IL2RαIL-2R\alpha (CD25CD25) genlerinin ekspresyonunun artırılması ve otokrin bir döngü oluşturulması
HTLV-1'in Tax proteini, konak hücre çekirdeğinde transaktivasyon yaparak hücresel genlerin ekspresyonunu değiştirir. Özellikle IL2IL-2 ve bu sitokinin reseptörü olan CD25CD25 (IL2RαIL-2R\alpha) genlerini indüklemesi, T-lenfositlerin dış uyarılardan bağımsız olarak kendi ürettikleri sitokinle sürekli bölünmesine (otokrin proliferasyon) neden olur. Bu durum Erişkin T-hücreli Lösemi/Lenfoma (ATLATL) patogenezinin temel taşını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
HTLV-1 Tax proteininin fonksiyonunu belirle
Tax, hem viral LTRLTR bölgesini hem de hücresel promoterları etkileyen bir transaktivatördür.
Tax'ın onkojenik potansiyeli, konak hücrenin büyüme sinyal yolaklarını manipüle etme yeteneğinden gelir.
2
Tax'ın hedef aldığı hücresel genleri tanımla
Tax, NFκBNF-\kappa B yolağını aktive ederek IL2IL-2 ve IL2RαIL-2R\alpha (CD25CD25) genlerinin transkripsiyonunu indükler.
T-hücrelerinin proliferasyonu normalde antijen sunumu ve sitokin uyarısına bağlıdır; Tax bu süreci bypass eder.
3
Otokrin döngünün etkisini analiz et
Hücre hem büyüme faktörünü (IL2IL-2) hem de reseptörünü (CD25CD25) aynı anda üreterek sürekli bölünme uyarısı alır.
Bu kontrolsüz proliferasyon, zamanla ek mutasyonların birikmesine ve ATLATL gelişimine yol açar.

Anahtar Kavram

HTLV-1 Tax proteininin IL2/IL2RIL-2/IL-2R otokrin döngüsü üzerinden T-hücre transformasyonuna yol açması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

İnfluenza virüslerine karşı geliştirilen aşı formülasyonları, üretim teknolojilerine bağlı olarak farklı immünolojik özellikler ve klinik uygulama kısıtlılıkları gösterir. Canlı atenüe influenza aşısı (LAIV) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretiminde kullanılan suşlar 'soğuğa adapte' (cold-adapted) mutantlar olup, 25C25^\circ C civarında replike olabilirken 37C37^\circ C'de replikasyon yetenekleri kısıtlıdır.

Cevap

Canlı atenüe influenza aşısı (LAIV), burun mukozası gibi düşük sıcaklıktaki bölgelerde replike olabilen 'soğuğa adapte' ve vücut sıcaklığında replikasyonu kısıtlanmış 'sıcaklığa duyarlı' mutant suşlar içerir.
Doğru ifade olan seçenek, LAIV'in 'soğuğa adapte' (cold-adapted) mutantlar içermesidir. Bu mutantlar burun boşluğundaki düşük sıcaklıklarda (25C25^\circ C) çoğalabilirken, akciğerlerin daha sıcak ortamında (37C37^\circ C) çoğalamazlar. Bu durum aşının hem lokal mukozal bağışıklık (IgA) sağlamasına hem de alt solunum yolu enfeksiyonu (zatürre) yapmadan güvenli kalmasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Aşı tipini belirleme
LAIV (Live Attenuated Influenza Vaccine) canlı atenüe bir aşıdır.
Canlı aşıların temel özelliği, konak hücresinde kısıtlı da olsa replikasyon yapabilmeleridir.
2
Üretim teknolojisini analiz etme
Bu aşıda 'soğuğa adapte' (cold-adapted) ve 'sıcaklığa duyarlı' (temperature-sensitive) mutantlar kullanılır.
Virüsün 25C25^\circ C'de (üst solunum yolu) çoğalması istenirken, 37C37^\circ C'de (akciğerler) çoğalarak hastalık yapması engellenir.
3
İmmünolojik yanıtı değerlendirme
İntranazal uygulama sayesinde güçlü mukozal IgAIgA ve hücresel (CD8+CD8+) yanıt tetiklenir.
Replike olan virüs antijenleri MHC Sınıf I üzerinden sunularak sitotoksik T hücrelerini aktive eder.
4
Klinik kısıtlılıkları kontrol etme
Gebelikte ve immün yetmezlikte kontrendikedir.
Kontrolsüz replikasyon ve sekonder yayılım riski nedeniyle inaktif alternatifler (IIV) tercih edilmelidir.

Anahtar Kavram

Canlı atenüe aşıların üretiminde kullanılan sıcaklığa duyarlı (temperature-sensitive) mutantların fizyolojik davranışları ve uygulama yolları.
Soru 49Soru

HTLV1HTLV-1 (Human T-cell Lymphotropic Virus Type 1), onkojenik bir retrovirüs olup erişkin T-hücreli lösemi/lenfoma (ATL) tablosundan sorumludur. Bu virüsün replikasyonunda ve patogenezinde kritik rol oynayan, konak hücredeki IL2IL-2 ve IL2RIL-2R gibi hücresel genlerin ekspresyonunu transaktivasyon mekanizmasıyla artırarak kontrolsüz T-hücre proliferasyonunu tetikleyen viral protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tax

Cevap

Tax proteini
Tax proteini, HTLV1HTLV-1 genomundaki pX bölgesinde kodlanan kritik bir regülatördür. Hem viral LTR (Long Terminal Repeat) bölgesine etki ederek viral replikasyonu hızlandırır hem de konak hücredeki IL2IL-2 ve IL2RIL-2R gibi büyüme faktörleri ve reseptörlerinin genlerini aktive eder. Bu durum T-hücrelerinin otokrin bir şekilde sürekli çoğalmasına ve sonuçta malign transformasyona yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Virüs ve hastalık ilişkisini belirleme
Soruda belirtilen HTLV1HTLV-1 virüsünün erişkin T-hücreli lösemi (ATL) etkeni olduğu teyit edilir.
Doğru proteini belirlemek için önce virüsün spesifik patolojik mekanizması anlaşılmalıdır.
2
Genomik bölgeleri ve regülatör genleri hatırlama
HTLV1HTLV-1 genomunun pX bölgesinde taxtax ve rexrex genlerinin bulunduğu hatırlanır.
Retrovirüslerde onkojenik potansiyel genellikle bu regülatör bölgelerle ilişkilidir.
3
Fonksiyonel eşleştirme yapma
Hücresel IL2IL-2 ve IL2RIL-2R genlerini aktive ederek proliferasyonu tetikleyen proteinin Tax olduğu sonucuna varılır.
Tax proteini bir trans-aktivatördür; Rex ise post-transkripsiyonel bir düzenleyicidir.

Anahtar Kavram

HTLV-1 Tax proteininin transaktivasyon yoluyla onkojenik süreçleri başlatması

Alternatif Yöntem

HTLV-1 ile ilişkili lösemi mekanizması sorulduğunda, her zaman 'pX bölgesi' ve bu bölgenin ana ürünü olan 'Tax' proteini aranmalıdır. HIV ile karıştırmamak için HIV'in onkojenik olmadığını (direkt olarak), HTLV'nin ise onkojenik olduğunu hatırlamak ayırt edicidir.
Tahmini Süre:50s
Soru 50Soru

Viral aşıların üretim teknolojisi, antijenin immün sistem tarafından işlenme yolunu ve aşının klinik kullanım sınırlarını belirleyen en önemli faktördür. Buna göre; konak hücrelerinde replike olarak viral proteinlerin endojen sentezini gerçekleştiren, MHC Sınıf I molekülleri aracılığıyla güçlü bir sitotoksik T hücre yanıtı uyarabilen ve gebelikte uygulanması kontrendike olan aşı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabakulak aşısı

Cevap

Kabakulak aşısı, canlı atenüe yapıda olması nedeniyle hücre içinde replike olur ve MHC Sınıf I üzerinden hücresel bağışıklığı uyarır.
Kabakulak aşısı canlı atenüe bir aşıdır. Canlı aşılar konak hücresine girip replike oldukları için viral proteinler sitoplazmada üretilir (endojen sentez). Bu proteinler proteazomlarda yıkılarak MHC Sınıf I molekülleriyle CD8+ sitotoksik T hücrelerine sunulur. Ayrıca bu aşılar canlı virüs içerdiği için gebelerde ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde kullanılmazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aşının immünolojik mekanizmasını belirle
MHC Sınıf I sunumu ve sitotoksik T hücre (CD8+) yanıtı için antijenin hücre içinde sentezlenmesi (endojen yol) gerekir.
Sadece canlı atenüe aşılar ve DNA aşıları konak hücresini enfekte ederek endojen protein sentezi yaptırabilir.
2
Seçeneklerdeki aşıların tiplerini sınıflandır
Hepatit A ve Kuduz inaktive; Hepatit B rekombinant; HPV alt birim (VLP); Kabakulak ise canlı atenüe aşıdır.
Aşı tipini bilmek, hangi sunum yolunu kullanacağını ve kontrendikasyonlarını anlamayı sağlar.
3
Kontrendikasyonları değerlendir
Canlı atenüe aşılar (Kabakulak gibi) gebelikte ve immünsüpresiflerde kontrendikedir.
Zayıflatılmış virüsün bu bireylerde kontrolsüz çoğalma veya fetüse zarar verme riski vardır.

Anahtar Kavram

Canlı atenüe aşılar, inaktive ve rekombinant aşılardan farklı olarak konak hücrelerinde replike olur, bu sayede hem MHC Sınıf I hem de MHC Sınıf II yollarını kullanarak kapsamlı bir immün yanıt oluştururlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 51Soru

Retrovirüsler ailesinde yer alan İnsan immün yetmezlik virüsü tip 2 (HIV2HIV-2), biyolojik özellikler açısından tip 1 (HIV1HIV-1) ile benzerlik gösterse de aksesuar gen içeriği bakımından önemli farklılıklara sahiptir. Özellikle miyeloid seriden hücrelerde (makrofajlar, dendritik hücreler) revers transkripsiyonun etkin bir şekilde gerçekleşebilmesi için hücresel bir kısıtlayıcı faktör olan SAMHD1SAMHD1’in (steril alfa motif ve HDHD domain içeren protein 1) ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Buna göre, HIV2HIV-2 genomu tarafından kodlanan ve SAMHD1SAMHD1 proteinini proteazomal yıkıma yönlendirerek virüsün miyeloid hücrelerde replikasyonuna olanak sağlayan aksesuar protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: VpxVpx

Cevap

İnsan immün yetmezlik virüsü tip 2 (HIV2HIV-2) tarafından kodlanan ve SAMHD1SAMHD1 kısıtlayıcı faktörünü yıkan aksesuar protein VpxVpx'tir.
VpxVpx proteini, sadece HIV2HIV-2 ve bazı SIVSIV suşlarında bulunan bir aksesuar proteindir. Hücresel bir nükleotit hidrolaz olan ve dNTPdNTP seviyelerini düşük tutarak revers transkripsiyonu engelleyen SAMHD1SAMHD1 proteinini proteazomal yıkıma uğratır. Bu sayede HIV2HIV-2, HIV1HIV-1’e kıyasla makrofaj ve dendritik hücre gibi miyeloid hücrelerde daha etkin bir replikasyon kapasitesine sahip olur.

Adım Adım Çözüm

1
HIV1HIV-1 ve HIV2HIV-2 arasındaki aksesuar gen farkını belirle.
HIV1HIV-1 genomunda VpuVpu bulunurken, HIV2HIV-2 genomunda VpxVpx bulunur.
Virolojik ayrım, soruların temelini oluşturur.
2
SAMHD1SAMHD1 proteininin hücresel fonksiyonunu analiz et.
SAMHD1SAMHD1, dNTPdNTP’leri yıkarak hücre içi konsantrasyonunu düşürür ve viral revers transkripsiyonu kısıtlar.
Kısıtlayıcı faktörlerin mekanizmasını anlamak viral karşı önlemleri açıklar.
3
VpxVpx proteininin SAMHD1SAMHD1 üzerindeki etkisini tanımla.
VpxVpx, SAMHD1SAMHD1’i bir E3E3 ubikitin ligaz kompleksine bağlayarak proteazomal yıkıma uğratır.
HIV2HIV-2’nin miyeloid hücrelerdeki yüksek tropizminin nedeni budur.

Anahtar Kavram

HIV2HIV-2’ye özgü VpxVpx proteini, konak hücredeki SAMHD1SAMHD1 kısıtlayıcı faktörünü antagonize ederek viral replikasyonu sağlar.
Soru 52Soru

Prion hastalıklarının (Bulaşıcı Süngerimsi Ensefalopatiler) patogenezinde, normal hücresel prion proteininden (PrPCPrP^C) köken alan enfeksiyöz izoformun (PrPScPrP^{Sc}) birikimi kilit rol oynar. Bu iki izoform arasındaki biyokimyasal farklar ve patolojik formun biyolojik etkileşimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Protein yapısındaki β\beta-tabaka (sheet) oranının artışı, ajanın proteazlara karşı kısmi direnç kazanmasına ve deterjanlarda çözünmez hale gelmesine neden olur.

Cevap

Proteinin üçüncül yapısındaki β\beta-tabaka (sheet) oranının artması, ajana proteaz direnci ve deterjanlarda çözünmezlik özelliği kazandırır.
Prion proteininin (PrPPrP) normal hücresel formu olan PrPCPrP^C baskın olarak α\alpha-heliks yapısındayken, patolojik formu olan PrPScPrP^{Sc} yüksek oranda β\beta-tabaka (sheet) içerir. Bu yapısal değişim, proteinin hidrofobikliğini artırarak deterjanlarda çözünmez hale gelmesine ve proteaz enzimlerine karşı direnç kazanarak dokularda amiloid benzeri plaklar şeklinde birikmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Prion proteinlerinin izoformları arasındaki temel farkı belirle.
PrPCPrP^C (normal) ve PrPScPrP^{Sc} (patolojik) arasındaki farkın post-translasyonel konformasyonel değişiklik olduğu saptanır.
Hastalık sürecinde proteinin primer aminoasit dizisi değişmez, sadece katlanma şekli değişir.
2
Yapısal değişikliğin biyokimyasal sonuçlarını analiz et.
α\alpha-heliks yapılarının yerini β\beta-tabakaların almasının proteini daha stabil hale getirdiği görülür.
β\beta-tabakalar proteinin agregasyonuna, deterjanlarda çözünmemesine ve proteaz K ile muamelede tamamen yıkılmak yerine PrP 2730PrP\ 27-30 gibi dirençli parçalar bırakmasına yol açar.
3
Enfeksiyöz ajanın biyolojik etkileşimlerini değerlendir.
Ajanın konakçı kökenli olması ve nükleik asit içermemesi nedeniyle immün yanıtın ve standart inaktivasyon duyarlılığının olmadığını doğrula.
Nükleik asit yokluğu radyasyon direncini, konakçı benzerliği ise immün toleransı açıklar.

Anahtar Kavram

Prion patogenezindeki kilit olay, konakçı proteini olan PrPCPrP^C'nin, proteaza dirençli ve agregasyon eğilimli β\beta-tabaka zengini PrPScPrP^{Sc} formuna dönüşmesidir.

Alternatif Yöntem

Prionların direncini akılda tutmak için, klasik virolojideki 'zarflı virüs < zarfsız virüs < bakteri sporu < prion' şeklindeki direnç hiyerarşisini kullanabilirsiniz. Prionlar, nükleik asit hedefli hiçbir yöntemden (UV, nükleaz, formol) etkilenmezler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Sanitasyon koşullarının yetersiz olduğu bir bölgeye seyahat sonrası ani gelişen sarılık, bulantı ve karaciğer enzimlerinde (ALT,AST>1000ALT, AST > 1000 U/LU/L) belirgin yükselme şikayetleri ile acil servise başvuran %30 haftalık gebe bir hastada, fulminan hepatit tablosuna bağlı yüksek mortalite riski taşıyan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hepatit E virüsü

Cevap

Hepatit E virüsü, gebelerde yüksek mortalite riski ile seyreden fulminan hepatite yol açan en olası etkendir.
Hepatit E virüsü (HEV), Hepeviridae ailesinde yer alan zarfsız bir RNA virüsüdür. Kontamine su ve gıdalarla (fekal-oral) bulaşır. HEV enfeksiyonunun en tipik özelliği, gebe kadınlarda (özellikle üçüncü trimestirde) fulminan hepatit tablosuna yol açabilmesi ve %15-25 gibi oldukça yüksek bir mortalite oranına sahip olmasıdır. Bu özellik TUS sınavlarında sıkça sorgulanan klasik bir bilgidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve risk faktörlerini değerlendirin.
Gebelikte ani gelişen sarılık ve fulminan seyir riski belirlenir.
Gebelikte hepatit vakalarında bazı etkenler daha ağır seyretmektedir.
2
Bulaş yolu ve epidemiyolojik verileri analiz edin.
Sanitasyon yetersizliği ve seyahat öyküsü fekal-oral bulaşlı (HAV, HEV) virüsleri düşündürür.
Hepatit A ve E virüsleri tipik olarak su ve gıdalarla bulaşır.
3
Ayırıcı tanıda spesifik mortalite oranlarını karşılaştırın.
Gebelerde fulminan hepatit ve yüksek mortalite (%15-25) sadece Hepatit E virüsü için karakteristiktir.
Hepatit A gebelerde genellikle şiddetli seyretmez.

Anahtar Kavram

Hepatit E virüsünün (HEV) gebelerdeki spesifik patojenitesi ve bulaş özellikleri.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 54Soru

55 yaşında, aşısız bir çocuk; yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve fotofobi şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde bukkal mukozada azı dişleri hizasında beyazımsı lekeler (Koplik lekeleri) ve kulak arkasından başlayarak gövdeye yayılan makülopapüler döküntü saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan virüsün biyolojik özellikleri ve replikasyon stratejisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Negatif polariteli RNA genomunun replike olabilmesi için nükleokapsid (NN) proteini ile tam olarak kaplanması ve genom uzunluğunun 66'nın tam katı olması (Rule of SixRule\ of\ Six) zorunludur.

Cevap

Kızamık virüsü (Morbillivirus), negatif polariteli ve segmentli olmayan bir RNA genomuna sahiptir. Bu virüslerin replikasyonu sitoplazmada gerçekleşir ve viral RNA polimerazın genomu hatasız kopyalayabilmesi için genom uzunluğunun nükleokapsid proteinlerinin her birinin kapladığı nükleotit sayısının tam katı (6 nükleotit) olması gerekir. Bu durum literatürde 'Rule of Six' (6 kuralı) olarak adlandırılır.
Doğru seçenek olan '6 kuralı', Paramyxovirinae alt ailesindeki (özellikle Morbillivirus ve Respirovirus cinsleri) virüsler için kritik bir genomik kısıtlamadır. Her bir nükleokapsid (N) proteini tam olarak 6 nükleotidi kaplar ve genomun verimli bir şekilde replike olabilmesi için toplam nükleotit sayısının 6'nın tam katı olması gerekir. Bu durum, virüsün evrimsel süreçte genom uzunluğunu korumasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
Koplik lekeleri ve döküntü Kızamık (Measles) hastalığını işaret eder.
Koplik lekeleri Kızamık için patognomonik bir bulgudur.
2
Etken virüsün sınıfını belirle.
Etken, Paramyxoviridae ailesinden Morbillivirus cinsine ait Kızamık virüsüdür.
Viroloji sınıflandırması, biyolojik özellikleri anlamak için temeldir.
3
Replikasyon stratejisini analiz et.
Negatif ssRNA, segmentli değil, sitoplazmik replikasyon, 'Rule of Six' gerekliliği.
Morbillivirüslerde nükleokapsid yapısının stabilitesi replikasyon verimliliğini doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Paramyxoviridae ailesinde genom organizasyonu ve 'Rule of Six' (Altı Kuralı) mekanizması.
Soru 55Soru

Viroloji prensiplerine göre, RNA virüslerinin büyük çoğunluğu replikasyon döngülerini konak hücrenin sitoplazmasında tamamlar. Ancak bazı istisnai virüs aileleri, genomik replikasyon ve transkripsiyon süreçleri için hücre nükleusuna ihtiyaç duyar. Aşağıdaki RNA virüs ailelerinden hangisi, replikasyonunun nükleusta gerçekleşmesi özelliğiyle diğerlerinden ayrılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orthomyxoviridae

Cevap

Orthomyxoviridae ailesi, replikasyonunu nükleusta gerçekleştiren bir RNA virüs grubudur.
Orthomyxoviridae ailesi üyeleri (Influenza A, B, C), replikasyon döngülerinin viral RNA sentezi aşamasını konak hücrenin nükleusunda gerçekleştirirler. Bu süreçte konak hücrenin mRNA başlıklarını (cap) kullanarak kendi mRNA'larını sentezlerler (cap-snatching).

Adım Adım Çözüm

1
RNA virüslerinin genel replikasyon yerini hatırla.
RNA virüsleri genellikle konak hücrenin sitoplazmasında replike olurlar.
Genomik RNA'nın doğrudan ribozomlara erişimi veya sitoplazmik enzim kullanımı nedeniyle çoğu grup sitoplazmayı tercih eder.
2
Bu genel kuralın istisnalarını belirle.
Orthomyxoviridae ve Retroviridae aileleri nükleusta replikasyon aşamaları gerçekleştirir.
Orthomyxoviruslar nükleer transkripsiyon ve 'cap-snatching' mekanizması için nükleusa ihtiyaç duyarlar.
3
Seçenekler arasından istisnai aileyi seç.
Orthomyxoviridae doğru seçenektir.
Diğer seçeneklerdeki (Paramyxo, Picorna, Rhabdo, Reo) virüslerin tamamı sitoplazmada replike olur.

Anahtar Kavram

RNA virüslerinde replikasyon yeri istisnaları (Orthomyxoviridae)
Tahmini Süre:50s
Soru 56Soru

Hızla ilerleyen kognitif yıkım ve miyoklonus şikayetleri ile başvuran bir hastada prion hastalığından şüphelenilmektedir. Bu hastalık etkeni olan prionların (patojenik formun) biyokimyasal ve immünolojik özellikleri düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konak hücrede bulunan normal prion proteininin (PrPcPrP^c) post-translasyonel bir konformasyonel değişikliğe uğraması sonucu oluşması

Cevap

Prionlar, konak hücrede doğal olarak bulunan prion proteinlerinin (PrPcPrP^c) post-translasyonel olarak konformasyon değiştirip beta-tabaka zengin patojenik formlara (PrPscPrP^{sc}) dönüşmesiyle oluşur.
Prion hastalıklarının temel mekanizması, normal hücresel prion proteininin (PrPcPrP^c) yapısal (konformasyonel) bir değişikliğe uğrayarak proteazlara dirençli patojenik forma (PrPscPrP^{sc}) dönüşmesidir. Bu süreçte proteinin amino asit dizisi değişmez, ancak ikincil ve üçüncül yapısındaki beta-tabaka oranı artar.

Adım Adım Çözüm

1
Prionların yapısal bileşenlerini hatırla.
Prionlar nükleik asit içermez, sadece proteinden oluşurlar.
Bu özellik onları virüslerden ve bakterilerden ayıran en temel farktır.
2
Normal ve patojenik protein arasındaki farkı incele.
Normal protein (PrPcPrP^c) alfa-heliks yapısındadır; patojenik protein (PrPscPrP^{sc}) beta-tabaka yapısındadır.
Amino asit dizisi (primer yapı) aynıdır ancak proteinin katlanma şekli (üçüncül yapı) değişmiştir.
3
Vücudun bu etkene verdiği yanıtı değerlendir.
İnflamatuar yanıt, antikor oluşumu veya interferon sentezi gerçekleşmez.
Prion proteini konakçının kendi geni tarafından kodlandığı için immün sistem tarafından yabancı olarak algılanmaz.

Anahtar Kavram

Prionların yanlış katlanmış proteinler olması ve immün yanıt tetiklememesi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 57Soru

Retrovirüs ailesinden HIV1HIV-1, hedef hücreye giriş yapmak için CD4CD4 reseptörünün yanı sıra kemokin reseptörlerini koreseptör olarak kullanır. Bazı bireylerde bu kemokin reseptörlerinden birini kodlayan genin her iki alelinde meydana gelen 32 baz çiftlik bir delesyon (Δ32\Delta 32), HIV1HIV-1 infeksiyonuna karşı belirgin bir direnç sağlar. Bu mutasyonun etkilediği ve virüsün hücreye girişinde görev alan koreseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CCR5CCR5

Cevap

CCR5CCR5 koreseptörü üzerindeki 32 baz çiftlik delesyon (CCR5Δ32CCR5-\Delta 32), virüsün hücreye girişini engelleyerek infeksiyona karşı direnç sağlar.
Doğru seçenek olan kemokin reseptörü, HIV1HIV-1'in makrofajlara ve bellek T hücrelerine girmek için kullandığı temel koreseptördür. CCR5CCR5 genindeki 32 baz çiftlik delesyon (CCR5Δ32CCR5-\Delta 32), proteinin hücre zarında eksprese edilmesini engeller. Homozigot bireylerde bu durum, virüsün (özellikle bulaşmadan sorumlu R5 suşlarının) hücreye girişini imkansız kılarak infeksiyona karşı yüksek düzeyde direnç sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Virüsün hücreye giriş mekanizmasını tanımla.
HIV1HIV-1 yüzey proteini gp120gp120, önce CD4CD4'e, ardından bir kemokin koreseptörüne bağlanır.
Viral füzyon ve giriş için koreseptör etkileşimi zorunludur.
2
Koreseptör tiplerini ve tropizmi analiz et.
İnfeksiyonun erken döneminde CCR5CCR5 (M-tropik), geç döneminde CXCR4CXCR4 (T-tropik) kullanılır.
Virüsün bulaşmasında ve erken yayılımında CCR5CCR5 kullanan suşlar kritiktir.
3
Genetik mutasyonun etkisini değerlendir.
CCR5CCR5 genindeki Δ32\Delta 32 mutasyonu, reseptörün yanlış katlanmasına ve yüzeye çıkamamasına yol açar.
Reseptör yüzeyde olmayınca virüs bağlanamaz ve hücreye giremez.

Anahtar Kavram

CCR5Δ32CCR5-\Delta 32 mutasyonu ve HIVHIV direnci
Tahmini Süre:50s
Soru 58Soru

Viral taksonomide RNA virüsleri; genom yapısı, polaritesi ve nükleokapsid simetrisi gibi kriterlere göre sınıflandırılır. Genel bir kural olarak pozitif polariteli RNA virüsleri ikosahedral simetri sergilerken, negatif polariteli RNA virüsleri helikal simetri sergilemektedir.

Buna göre; pozitif polariteli tek iplikli RNA ((+)ssRNA(+)ssRNA) genomuna sahip olmasına rağmen, bu genel kuralın dışına çıkarak helikal nükleokapsid simetrisi gösteren ve RNA virüsleri arasında bilinen en büyük genoma (273227-32 kb) sahip olan virüs ailesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Coronaviridae

Cevap

Coronaviridae ailesi, pozitif polariteli olmasına rağmen helikal simetri gösteren ve en büyük RNA genomuna sahip olan gruptur.
Doğru seçenek olan aile, RNA virüsleri içinde istisnai bir yapı sergiler. Normalde pozitif polariteli RNA virüsleri (Picornaviridae, Caliciviridae, Togaviridae vb.) ikosahedral simetriye sahipken, Coronaviridae ailesi pozitif polariteli olmasına rağmen helikal simetriye sahip tek zarflı virüs grubudur. Ayrıca 273227-32 kb aralığındaki genomuyla, segmentli olmayan en büyük RNA genomuna sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Virüsün genomik ve yapısal özelliklerini analiz et.
Pozitif polariteli RNA ((+)ssRNA(+)ssRNA) ve helikal nükleokapsid simetrisi kombinasyonu aranmalıdır.
Soruda belirtilen istisnai durum bu iki özelliğin bir arada bulunmasıdır.
2
Genom büyüklüğü kriterini değerlendir.
Yaklaşık 3030 kb büyüklüğündeki genom, RNA virüsleri için alışılmadık derecede büyüktür.
Çoğu RNA virüsünün genomu hata düzeltme mekanizması (proofreading) eksikliği nedeniyle 1515 kb altındadır.
3
Seçenekler arasında eşleştirme yap.
Coronaviridae ailesi tüm kriterleri (pozitif polarite, helikal simetri, en büyük genom) karşılar.
Coronavirüsler, eksonükleaz (ExoN) aktivitesi sayesinde büyük genomlarını koruyabilen ve helikal nükleokapsid taşıyan tek (+)ssRNA(+)ssRNA ailesidir.

Anahtar Kavram

RNA virüslerinde nükleokapsid simetrisi ve genom polaritesi istisnaları (Coronaviridae)

Alternatif Yöntem

Symmetry-Polarity (Simetri-Polarite) matrisi kullanılarak, (+) ve helikal kesişim kümesindeki tek ailenin Coronaviridae olduğu hatırlanabilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 59Soru

Beş yaşındaki bir kız çocuk, yanaklarında belirgin eritematöz "tokatlanmış yüz" görünümü ve gövdesinde dantela benzeri kaşıntılı döküntü şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede döküntülerin ekstremitelere doğru yayıldığı gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan virüsün yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek iplikçikli DNA genomuna sahip, zarfsız bir virüstür.

Cevap

Tek iplikçikli DNA genomuna sahip, zarfsız bir yapıda olması
Vaka sunumunda tarif edilen "tokatlanmış yüz" ve gövdedeki dantela benzeri döküntü, Parvovirüs B19'un neden olduğu Eritema İnfeksiyozum (Beşinci Hastalık) için tipiktir. Parvovirüs B19, Parvoviridae ailesinde yer alır ve insanlarda hastalık yapan DNA virüsleri arasında tek iplikçikli (ssDNA) genoma sahip olmasıyla benzersizdir. Ayrıca zarfsız bir virüstür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablodan etkeni tanımlama
Eritema infeksiyozum (Beşinci hastalık)
"Tokatlanmış yüz" ve dantela tarzı döküntü Parvovirüs B19 için patognomoniktir.
2
Etkenin mikrobiyolojik sınıflandırmasını yapma
Parvoviridae ailesi
Parvovirüs B19, insanlarda enfeksiyon yapan tek ssDNA virüsüdür.
3
Yapısal özellikleri doğrulama
Tek iplikçikli DNA ve zarfsız nükleokapsid
Parvovirüsler küçük, zarfsız ve tek iplikçikli DNA içeren virüslerdir.

Anahtar Kavram

Parvovirüs B19, insan patojeni DNA virüsleri arasında tek iplikçikli (ssDNA) olan tek virüstür ve zarfsızdır.

Daha Fazla Pratik

Parvovirüs B19'un eritrosit prekürsörlerindeki P antijenine bağlanarak replike olması ve aplastik kriz riskini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 60Soru

5252 yaşında erkek hasta, 88 ay önce böbrek nakli yapılmış olup takrolimus ve mikofenolat mofetil kullanmaktadır. Son 66 aydır devam eden ALTALT yüksekliği (8012080-120 U/LU/L) nedeniyle yapılan incelemelerde; HBsAgHBsAg negatif, AntiHCVAnti-HCV negatif ve AntiHIVAnti-HIV negatif saptanmıştır. Karaciğer biyopsisinde kronik hepatit bulguları izlenen hastanın serumunda HEVHEV RNARNA pozitifliği saptanıyor. Bu klinik tabloya yol açma olasılığı en yüksek olan etken ve bulaş yolu eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HEVHEV Genotip 33 - Az pişmiş domuz veya yaban domuzu eti tüketimi

Cevap

Hepatit E virüsü Genotip 33'ün az pişmiş hayvansal gıdalarla (özellikle domuz eti) bulaşması, immünsuprese hastalarda kronik hepatite en sık yol açan senaryodur.
Hepatit E virüsü (HEVHEV) normalde akut hepatit etkeni olsa da, özellikle organ nakli yapılmış ve immünsupresif tedavi alan hastalarda kronik hepatite yol açabilmektedir. Bu durumdan sorumlu olan genotipler genellikle domuz ve yaban domuzu gibi hayvanlardan zoonotik olarak (yetersiz pişmiş et tüketimiyle) bulaşan Genotip 33 ve Genotip 44'tür. Gelişmiş ülkelerde görülen sporadik vakaların çoğu bu şekildedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zemini analiz et.
Hasta böbrek nakilli ve immünsupresif ilaç kullanıyor, bu durum viral enfeksiyonların kronikleşmesi için risk faktörüdür.
Hepatit E normalde akut ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır ancak özel durumlarda kronikleşebilir.
2
HEVHEV epidemiyolojisini ve genotiplerini değerlendir.
HEVHEV Genotip 11 ve 22 sadece insanlarda enfeksiyon yapar ve akut seyirlidir. Genotip 33 ve 44 zoonotiktir.
Gelişmiş ülkelerde görülen ve kronikleşme potansiyeli olan vakaların çoğu hayvansal kaynaklı genotiplerle ilişkilidir.
3
Bulaş yolu ve genotip ilişkisini kur.
HEVHEV Genotip 33 (ve 44), az pişmiş et tüketimi (domuz, geyik, yaban domuzu) ile bulaşır ve immünsuprese konakta 66 aydan uzun süren kronik hepatit tablosu oluşturabilir.
Hepatit E virüsünün bu 'atipik' seyri son yıllarda tanımlanmış önemli bir klinik bilgidir.

Anahtar Kavram

Hepatit E virüsünün (HEVHEV) Genotip 33 ve 44 varyantları zoonotiktir ve organ nakli alıcıları gibi immünsuprese bireylerde kronik hepatite neden olabilir.

Daha Fazla Pratik

İmmünsuprese hastalarda kronik HEV enfeksiyonunun tedavisinde ribavirin monoterapisinin yerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 23Sonraki